Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Verimlilik

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karsan Otonom E-ATAK Hava Ulaşımında Sahneye Çıktı Haber

Karsan Otonom E-ATAK Hava Ulaşımında Sahneye Çıktı

“Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, otonom teknolojisinin ulaştığı noktayı gözler önüne sermeye devam ediyor. Dünyanın ilk Seviye-4 otonom toplu ulaşım aracı olarak 2021’den bu yana gerçek yol şartlarında hizmet veren Karsan Otonom e-ATAK, toplu ulaşımdaki başarısını şimdi de farklı operasyonel kullanım alanlarında da gerçekleştirebileceğini kanıtladı. Bu kapsamda şirket, teknoloji partneri ADASTEC ve Türk Hava Yolları ile İGA İstanbul Havalimanı’nda bir demo operasyonu gerçekleştirdi. Karsan Otonom e-ATAK apron sahasında gerçek operasyon koşullarında test edildi. Demo sürüşleri iki farklı senaryo üzerinden kurgulandı. İlk senaryoda araç, Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi – Ekip Terminali başlangıç noktasından Smart Kargo Sahası’na (SMARTIST Binası önü) yaklaşık 3,5 kilometrelik bir rotada ilerledi. İkinci senaryoda ise yine Türk Hava Yolları Operasyon Merkezi – Ekip Terminali başlangıç alınarak 200’lü Açık Park Sahası’na yaklaşık 1,5 kilometrelik bir sürüş gerçekleştirildi. Vardiya ekiplerinin çalışma alanlarına ve uçuş ekiplerinin uçak park pozisyonlarına ulaştırılmasını simüle eden bu senaryolar; otonom sürüş performansının gerçek operasyon koşullarında doğrulanması, algılama ve navigasyon sistemlerinin test edilmesi, güvenlik ve acil durum senaryolarının değerlendirilmesi ile operasyonel trafik etkileşiminin analiz edilmesi açısından önemli veriler ortaya koydu. Apron yolunda diğer hizmet araçlarıyla birlikte gerçek operasyon trafiği içerisinde hareket eden Karsan Otonom e-ATAK, üzerindeki LiDAR, radar, kamera ve gelişmiş sensör sistemleriyle rotasını sorunsuz şekilde tamamlayarak, otonom teknolojisinin havayolu lojistiğindeki potansiyelini de gözler önüne serdi. Otonom teknolojisinin potansiyelini açıkça gösterdik! Bu önemli testin otonom teknolojinin gerçek operasyon ortamındaki kabiliyetini ve havacılık sektöründeki dijital dönüşüm potansiyelini net şekilde ortaya çıkardığını söyleyen Karsan Yurtiçi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, “Yakın zamanda Otonom e-ATAK ile, Frankfurt Havalimanı’nda iki haftalık demo operasyonunu başarıyla tamamlamıştık. Şimdi de İGA İstanbul Havalimanı’ndaki bu başarılı demo ile apron operasyonlarında otonom mobilitenin uzun vadeli potansiyelini açık olarak gösterdik” dedi. Apronların yüksek güvenlik gerektiren alanlar olduğunu ifade eden Muzaffer Arpacıoğlu, şöyle devam etti: “Bu kapsamda Karsan Otonom e-ATAK; operasyonel verimlilik, insan hatasının minimize edilmesi, güvenlik standartlarının artırılması, dijitalleşme ve otomasyon ihtiyaçlarına güçlü şekilde cevap verdi. Bu başarılı demoyu, otonom teknolojisinin yalnızca toplu ulaşımda değil, farklı operasyonel kullanım alanlarında da konumlandırabildiğini göstermesi açısından stratejik bir adım olarak nitelendiriyoruz.” Karsan, Türk Hava Yolları ve ADASTEC ekiplerinin bir araya geldiği toplantıda, apron içi yolcu taşımacılığı ve güvenlik süreçlerine yönelik değerlendirmelerin ardından, geleceğin mobilite çözümlerine ışık tutan demo sürüşü apron sahasında gerçekleştirildi. Toplantı sonrasında Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı Kerem Kızıltunç: “Türk Hava Yolları olarak, Türkiye'de bir havalimanı apron sahasında gerçekleştirilen ilk otonom otobüs demo çalışmasına imza atarak sektörde yine öncü olduk. Karsan Otomotiv ve ADASTEC iş birliğiyle geliştirilen otonom otobüslerle, havalimanı operasyonlarımız için gerçekleştirdiğimiz bu test sürüşünde Ekip Terminalimizden başlayan yolculuğumuzu, Smartist kargo binamıza ve açık park pozisyonlarına da uğrayarak 11 kilometrelik bir rotada tamamen otonom şekilde tamamladık. Havacılığın kalbinin attığı apronda bu teknolojiyi sahada öncü olarak test etmek ve otonom sürüş deneyimini güvenli şekilde bizzat yaşamak gerçekten heyecan vericiydi. Bu çalışmaya katkı veren herkese teşekkür ediyorum.” açıklamalarında bulundu. Atalay Taşkoparan, ADASTEC Kurucu Ortağı ve CCO’su olarak, şirketin Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle havalimanı operasyonlarında güvenilir, ölçeklenebilir ve sahada karşılığı olan çözümler sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İGA, Avrupa Birliği’nin en yoğun havalimanı. Burada, ADASTEC’in otonom sürüş teknolojisini kullanan Karsan Otonom e-ATAK ile, gerçek trafik koşullarında bir personel taşıma senaryosu uyguladık. Senaryo, terminal binası ile uçak altı arasındaki taşıma ihtiyacına odaklandı. Otonom aracın gerçek trafik ortamındaki performansı, aprondaki ekip taşımacılığında operasyonel verimlilik ve güvenlik beklentilerini karşılayan, uygulanabilir bir çözüm olabileceği öngörüldü. Farklı havalimanı projelerinde edindiğimiz saha deneyimiyle, otonom mobilitenin havacılık operasyonlarında bir dizi sorunu çözeceğine ve büyük ölçüde yer tutacağına inanıyoruz. ADASTEC olarak, Karsan ile birlikte havalimanlarının güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Dünyanın farklı havalimanlarını geleceğin operasyonlarını birlikte şekillendirmeye davet ediyoruz.” 60 bin yolcu deneyimiyle Dünyada ilk ve tek! Otonom teknolojisinin mobilitenin dönüşümünde giderek daha önemli bir rol üstlenmesiyle birlikte Karsan Otonom e-ATAK, Avrupa ve ABD’de hayata geçirilen projelerle gerçek trafik koşullarında yolcu taşıyarak önemli başarılara imza atıyor. ABD’de Michigan State University kampüsünde 1,5 yıl boyunca 5 kilometrelik bir rotada yolcu taşıyan araç, Norveç’in Stavanger şehrinde ise 2022 yılından bu yana biletli yolcu taşımayı sürdürüyor ve tünelden geçen ilk otonom otobüs olarak dikkat çekiyor. Rotterdam’da Avrupa’nın ilk otonom havalimanı shuttle’ını devreye alan Karsan, İsviçre ve İsveç’te açık trafikte yolcu taşıyan ilk otonom otobüs projelerini hayata geçirirken, Hannover’de ise KBA onayıyla kamuya açık yollarda test sürüşü gerçekleştiren ilk otonom otobüs oldu. Frankfurt’ta gerçekleştirilen otonom apron demo çalışması ise Karsan’ın havalimanı operasyonları gibi yüksek güvenlik ve hassasiyet gerektiren alanlarda da otonom mobilite çözümleri sunabilme yetkinliğini ortaya koydu. 2026 yılında Salen ve Paris RATP’de gerçekleştirilen otonom demo projeleriyle birlikte Karsan, farklı kullanım senaryolarında otonom teknolojisini geliştirmeyi sürdürecek. 160 bin kilometrenin üzerinde otonom sürüş deneyimine, 60 binden fazla taşınan yolcuya ve yüzde 99,5 başarı oranına ulaşan Karsan, bugün 12 ülkede 16 farklı otonom proje ile dünyada açık trafikte yolcu taşıyan Seviye-4 ilk ve tek otonom otobüs olma özelliğini korumaya devam ediyor. Karsan Otonom e-ATAK sürekli hizmete hazır! Gelişmiş Sensör Paketi ile donatılan Karsan Otonom e-ATAK, farklı hava koşullarında hassas navigasyon ve durumsal farkındalık sağlamak için birlikte çalışan LiDAR, radar, kameralar, GNSS ve en son teknoloji sensörlerin bir kombinasyonunu kullanıyor. Gece veya gündüz, farklı hava koşullarında 40 km/s hıza otonom sürüşte çıkabilen araç, bir otobüs sürücüsünün yaptığı; rota üzerindeki duraklara yanaşma, inme-binme süreçlerini yönetme, kavşak ve geçitlerle trafik ışıklarındaki sevk ve idareyi sağlama benzeri tüm işlemleri sürücüsüz olarak gerçekleştiriyor. Otobüsün AC ünitelerle 5 saatte, DC ünitelerle ise 3 saatte tam olarak şarj olabilme yeteneği, aracın sürekli hizmete hazır olmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektronik Cihazlar İçin Aşırı Gerilim Kalkanı Haber

Elektronik Cihazlar İçin Aşırı Gerilim Kalkanı

Elektrik altyapılarında güvenlik, günümüzde yalnızca enerji sürekliliği açısından değil, cihazların korunması ve operasyonel verimlilik açısından da büyük önem taşıyor. Özellikle yıldırım kaynaklı gerilim darbeleri ve şebeke dalgalanmaları, elektrik tesisatlarında ciddi hasarlara yol açabiliyor. Bu risklere karşı geliştirilen koruma sistemleri ise hem konutlarda hem de ticari yapılarda kritik rol oynuyor. Günsan Elektrik’in geliştirdiği Parafudr çözümü de bu ihtiyaçtan hareketle, tesisatlarda güvenli ve sürdürülebilir koruma sağlamayı amaçlıyor. Elektrik tesisatlarında kritik koruma noktası Sayaç sonrası panolarda kullanılmak üzere tasarlanan Günsan Parafudr, elektrik enerjisinin iç tesisata dağıtıldığı noktada devreye giriyor. Şebekeden gelen veya dış kaynaklı oluşan yüksek voltajı algılayan sistem, bu enerjiyi hızlı şekilde topraklama hattına yönlendiriyor. Böylece tesisata bağlı elektronik cihazlar, makineler ve hassas ekipmanlar zarar görmeden korunabiliyor. Konutlardan sanayi tesislerine geniş kullanım alanı Parafudr sistemleri; konut projeleri, ticari yapılar, sanayi tesisleri ve enerji altyapılarında güvenliğin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Açık arazilerde yer alan yapılar, yüksek katlı binalar ve enerji üretim alanları ise yıldırım kaynaklı risklere karşı daha fazla koruma ihtiyacı duyuyor. Günsan’ın geliştirdiği çözüm, farklı kullanım alanlarına uygun yapısıyla geniş ölçekli projelerde de güvenilir performans sunuyor. DIN rayına uyumlu modüler tasarımı sayesinde kolay montaj avantajı sağlayan ürün, pano içerisinde minimum alan kaplayarak uygulama kolaylığı da sunuyor. Dayanıklı bileşen yapısıyla uzun süreli kullanım hedefleyen Günsan Parafudr, elektrik sistemlerinde güvenliği destekleyen kompakt ve etkili bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Kayseri’de Yeni Bayilik Modelini Devreye Aldı Haber

CW Enerji Kayseri’de Yeni Bayilik Modelini Devreye Aldı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını ve bayi ağını güçlendirmeyi sürdürüyor. Firma, yeni nesil bayilik yapılanması kapsamında geliştirdiği CW Enerji bayilik konseptinin ilk örneğini Kayseri’de hayata geçirdi. Kayseri’de hizmete başlayan yeni bayi ile birlikte CW Enerji, bölgedeki müşterilerine daha hızlı, etkin ve kapsamlı hizmet sunmayı hedefliyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda Türkiye genelindeki bayi ağlarını güçlendirmeye devam ettiklerini söyledi. CW Enerji’nin geliştirdiği bayi modelinin iş ortaklarına daha güçlü bir kurumsal yapı, teknik destek ve operasyonel verimlilik sağladığını ifade eden Sarvan, yeni yapılanmanın Kayseri’de yenilenebilir enerji yatırımlarının gelişimine katkı sunacağını belirtti. CW Enerji bayilik konseptinin ilkini Kayseri’de hizmete açtıklarını ifade eden Sarvan, Kayseri bayisinin bölgedeki müşterilere daha hızlı çözümler sunulması açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti. Sarvan, “Bu yapılanmamız ile iş ortaklarımızın kurumsal altyapılarını güçlendirirken aynı zamanda teknik destek, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreçlerde daha verimli bir sistem oluşturuyoruz. Kayseri’de hizmete giren yeni bayimizin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Tarık Sarvan, CW Enerji’nin sadece bayi yapılanmasıyla değil, üretim gücüyle de sektörde fark oluşturduğunu belirterek, “Bugün geldiğimiz noktada yerli ve milli üretim gücümüzle Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sunuyoruz. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren güneş hücresi fabrikamız, alüminyum üretim tesisimiz ve EVA-EPE-POE üretimimiz sayesinde üretim süreçlerimizi daha entegre ve sürdürülebilir bir yapıya taşıyoruz. Bu yatırımlarımız ile dışa bağımlılığı azaltırken aynı zamanda iş ortaklarımıza daha güçlü, daha hızlı ve daha rekabetçi çözümler sunabiliyoruz” dedi. Tarık Sarvan: Kayseri’nin yenilenebilir enerji alanındaki potansiyeline inanıyoruz Bayi modelinin uzun vadeli stratejik bir çözüm ortaklığı sunduğunu vurgulayan Sarvan, “Kayseri’de hayata geçirilen bu yapılanma ile bölgesel kalkınmaya, istihdama ve sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyoruz. Kayseri’nin sanayi ve üretim gücüyle Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu biliyoruz. Özellikle organize sanayi bölgeleri, üretim tesisleri ve tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu şehirde yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik talep her geçen gün artıyor. Kayseri de bu şehirler arasında yer alıyor. Yeni bayimiz sayesinde Kayseri’deki müşterilerimizin güneş enerjisi çözümlerine daha hızlı ve kolay erişmesini sağlayacağız” diye konuştu. Sarvan, Kayseri bayisinin CW Enerji Bayilik konseptinin faaliyete geçen ilk örneği olduğunu da belirtti. Kayseri’de hayata geçirilen bu yapılanma ile sadece satış süreçlerini değil, teknik destek, proje geliştirme ve satış sonrası hizmetleri de daha güçlü hale getireceklerini dile getiren Sarvan, şöyle devam etti: “Bölgedeki işletmelerin enerji maliyetlerini düşürmelerine katkı sunarken aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına destek olacağız. Kayseri’nin yenilenebilir enerji alanındaki potansiyeline inanıyoruz ve bu şehirde uzun vadeli büyümeyi hedefliyoruz. Çevre dostu enerji çözümlerimizi Kayseri genelinde daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. CW Enerji’den Girişimcilere 7 Farklı Bayilik Konsepti: CW Plus’ın Yanı Sıra Yeni Nesil İş Modelleri CW Enerji’nin bayilik sistemindeki dönüşüm sadece CW Plus Bayiliği modeliyle sınırlı kalmıyor; farklı müşteri ihtiyaçlarına ve kullanım alanlarına göre şekillendirilmiş özel konsept bayilik yapıları da oluşturulmuş durumda. CW Enerji bayilik konsepti; on-grid ve off-grid sistemler, akıllı yaşam ürünleri, lityum depolama çözümleri, sulama inverterleri, esnek paneller ve solar akıllı ev çözümleriyle geniş bir ürün gamını kapsıyor. CW Enerji PV Home Solutions konsepti, beyaz eşya ve solar akıllı ev sistemlerinin yanı sıra güneş paneli ürünlerini içeren bir yapıda konumlanıyor. CW Agri bayilik modeli ise özellikle tarımsal uygulamalara yönelik solar sulama inverterleri, off-grid çözümler, lityum bataryalar ve panel ürünleri ile farklı enerji ihtiyaçlarına odaklanıyor. Enerji depolama alanına odaklanan CW Storage konsepti; forklift, transpalet, golf aracı ve temizlik aracı gibi araçlara yönelik özel lityum batarya çözümleriyle ön plana çıkıyor. CW Marine konsepti, denizcilik sektörüne yönelik esnek paneller, özel tasarım güç üniteleri ve off-grid çözümlerle donatılmış yapısıyla öne çıkarken; CW Heat Pump konsepti ise ev tipi, havuz tipi ve endüstriyel tip ısı pompalarıyla sürdürülebilir ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını karşılamaya yönelik çözümler sunuyor. Bu konsept çeşitliliği sayesinde CW Enerji, farklı sektörlerdeki enerji ihtiyaçlarını karşılayan, esnek ve kapsayıcı bir bayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. CW Enerji, önümüzdeki dönemde bu yapıyı Türkiye geneline yayarak, 81 ilin tamamında ve yurt dışında da tüm bayi konseptleriyle yer alarak sürdürülebilir enerji çözümlerini her coğrafyaya ulaştırmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Goodyear'da Üst Yönetim Değişikliği: Mahmut Sarıoğlu Genel Müdürlük Görevini de Üstlenecek Haber

Goodyear'da Üst Yönetim Değişikliği: Mahmut Sarıoğlu Genel Müdürlük Görevini de Üstlenecek

Goodyear Lastikleri T.A.Ş. (BIST: GOODY), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada üst yönetimde önemli bir görev değişikliğine gidildiğini duyurdu. Şirket Yönetim Kurulu’nun 20 Mayıs 2026 tarihli kararı doğrultusunda, mevcut Genel Müdür Octavian Grigore Velcan’ın görevinden ayrılması kabul edilirken, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Sarıoğlu’nun 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren Genel Müdür olarak atanmasına karar verildi. Böylece Mahmut Sarıoğlu, Goodyear Lastikleri’nde hem Yönetim Kurulu Başkanlığı hem de Genel Müdürlük görevlerini birlikte yürütecek. Mahmut Sarıoğlu Çift Görev Üstlenecek Şirket tarafından yapılan açıklamada, aynı kişinin hem Yönetim Kurulu Başkanı hem de Genel Müdür olarak görev yapmasının temel nedenleri detaylı şekilde paylaşıldı. KAP açıklamasına göre Mahmut Sarıoğlu’nun İstanbul’da yerleşik olması sayesinde: karar alma süreçlerinde operasyonel hızın artırılması, yönetim etkinliğinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güçlü odaklanılması, gelir ve kârlılık hedeflerinin desteklenmesi, amaçlanıyor. Şirket ayrıca bu yönetim yapısının Goodyear markasının değerini daha da güçlendirmesinin hedeflendiğini belirtti. Goodyear Lastikleri’nde Yeni Dönem Başlıyor Türkiye lastik sektörünün önemli oyuncularından biri olan Goodyear Lastikleri T.A.Ş., yeni yönetim yapısıyla birlikte operasyonel verimlilik ve stratejik büyüme hedeflerine odaklanmayı sürdürüyor. Özellikle otomotiv sektöründeki dönüşüm, elektrikli araç teknolojileri ve global rekabet ortamı göz önünde bulundurulduğunda, şirketlerin daha hızlı karar alma süreçlerine yöneldiği dikkat çekiyor. Goodyear Lastikleri’nin aldığı bu kararın da şirketin yönetim süreçlerinde çeviklik ve etkinliği artırmayı hedeflediği değerlendiriliyor. KAP Açıklamasında Dikkat Çeken Mesaj Şirketin açıklamasında özellikle “operasyonel hız” ve “sürdürülebilir büyüme” vurgusu öne çıktı. Uzmanlara göre şirketlerin üst yönetim yapılanmalarında son dönemde: daha hızlı karar alma, lokal yönetim gücü, operasyonel çeviklik, maliyet optimizasyonu, stratejik koordinasyon, gibi başlıklara daha fazla önem verdiği görülüyor. Goodyear Lastikleri’nin yeni yönetim modelinin de bu dönüşüm yaklaşımının bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Goodyear Lastikleri Hisseleri ve Yatırımcı Gündemi GOODY hisseleri yatırımcılar tarafından yakından takip edilirken, üst yönetimde gerçekleşen değişikliklerin şirket stratejilerine olası etkileri de piyasa açısından önem taşıyor. Şirketin önümüzdeki dönemde: büyüme stratejileri, operasyonel performansı, kârlılık hedefleri, yatırım planları, yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle Haber

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle

Ford, bayileri ve iş ortaklarıyla düzenlediği toplantıda, Avrupa’daki geleceğine yönelik yeni dinamik vizyonunu paylaştı. Önümüzdeki üç yıl içinde ticari ve bireysel müşteriler için kapsamlı bir ürün ve teknoloji planı devreye almaya hazırlanan Ford, Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere yönelik vaatlerini yeniliyor. Ford Avrupa stratejisini, markanın gerçek anlamda güçlü olduğu ve farklılaştığı alanlara odaklanan yeni küresel marka platformu Ready-Set-Ford ile gözler önüne seriyor: İnşa Et (Build), Heyecan Ver (Thrill) ve Maceraya Atıl (Adventure). Avrupa’da ‘Ready-Set-Ford’ çatısı altındaki ilk kampanyalar bu ay başlıyori Ford Pro, Avrupa İşletmeleri için Araç Üreticisinden Üretkenlik Ortağına Dönüşüyor Onbir yıldır Avrupa'nın lider ticari araç markası olan Ford Pro1, her bir araçtan elde edilen çıktıyı en üst düzeye çıkarmak için yazılım ve hizmetlerden yararlanarak, bir araç üreticisinden her büyüklükteki işletme için vazgeçilmez bir üretkenlik ortağına dönüşüyor. Ford Pro’nun Avrupa’daki işin bel kemiği olduğunu ifade eden Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick, görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Biz sadece van ve pick-up satmıyoruz; araçlar, yazılım ve hizmetlerden oluşan entegre bir ekosistem sunuyoruz. Araçlarımız pazara liderlik ediyor ve onların etrafında rakiplerimizin karşılık veremeyeceği bir üretkenliği hızlandıran bir ekosistem inşa ettik. Müşterilerimiz için bu yalnızca ulaşım değil, daha iyi bir yatırım getirisi anlamına geliyor.” Ford Pro’nun Uptime Services hizmetleri, bağlantılı araç verilerini ve öngörüsel zekâyı kullanarak sorunları probleme dönüşmeden önce tespit ediyor. 2019’dan bu yana her Ford Pro aracı entegre modemle üretiliyor. Bugün Avrupa’da 1,2 milyondan fazla müşterinin aracı bağlantılı durumda ve bu araçlar, araç sağlığı hakkında günde yaklaşık 6 milyon sinyal üretiyor. Sadece geçtiğimiz yıl, Ford’un bağlantılı hizmetleri müşterilerimizin kesintisiz çalışma süresini yaklaşık bir milyon gün artırdı. Ford Pro şimdi bu yetenekleri ilk kez küçük işletmelere de taşıyor. Yeni “Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti” sayesinde her Ford bayisi özel bir operasyon yöneticisine dönüşebiliyor; araç sağlığını izleyebiliyor, müşterilere proaktif şekilde ulaşabiliyor, araç gelmeden önce parça ve servis hazırlıklarını yapabiliyor. Bu hizmet ile Avrupa’da yapılan ilk pilot uygulamalar, araçların onarım sürelerinin yüzde 50’ye kadar kısaldığını ve onarımların yüzde 80’inin proaktif şekilde tespit edildiğini gösteriyor.2 Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti, iş sahibi müşteriler açısından daha fazla çalışma süresi, daha verimli ve üretken bir iş günü ve sahip oldukları her araçtan daha fazla gelir elde etmek anlamına geliyor. Bayiler açısından ise daha fazla servis fırsatı, daha güçlü müşteri bağlılığı ve gelir potansiyelinde önemli bir artış anlamına geliyor. Tüm bunlar bayilerin araç ve servis sağlayıcı olmanın ötesinde, ticari müşterilerinin kazanç sağlamaya devam etmesine yardımcı olan; içgörü, araç ve bağlantı kabiliyetleriyle donatılmış, veri destekli bir verimlilik ortağına dönüşmeleri ile mümkün oluyor. Ayrıca, Ford Pro ürün gamına zorlu görevler için tasarlanan Ranger Super Duty‘i ekliyor. Ranger Super Duty: Avrupa’nın En Zorlu Görevleri İçin Sınırları Zorlayan Kabiliyet Ranger, 11 yıldır üst üste Avrupa’nın en çok satan pick-up modeli konumunda.1 Yeni Ranger Super Duty, bu model ailesini, acil durum hizmetleri, ormancılık, madencilik ve askeriye gibi zorlu iş alanlarına da taşıyor. Model; toplam 8 ton birleşik kütle kapasitesiyle3,4 4,5 tona kadar çekme kapasitesi4 ve yaklaşık 2 ton taşıma kapasitesi3 sunuyor. Araç fabrikadan çıktığı andan itibaren ağır hizmet tipi süspansiyon, ekstra alt gövde koruması ve rakiplerine göre yerden daha yüksek bir yapı ile donatılıyor. Ranger’ın standart kabin konforu, bağlantı özellikleri ve sürüş destek teknolojileriyle5, iş odaklı yaklaşım bu araçta birleştiriyor. Jim Baumbick, Ranger Super Duty için şunları ifade etti “Avrupa’daki kamu kurumları ve savunma sanayisine hizmet veren dönüşüm firmaları, sınırları zorlayan özellikler sunan hazır araçlara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Aslında Ranger Super Duty, tam olarak bu görevler için tasarlandı. Şimdiye kadar geliştirdiğimiz en kabiliyetli Ranger olan model, aynı zamanda Avrupa’da yeni bir ağır hizmet kamyonet segmenti oluşturuyor. Ranger Super Duty, fabrikamızdan doğrudan ve yüksek adetlerde temin edilebiliyor.” Avrupa’da Ford Binek Araçları İçin Yeni Bir Dönem Ford’un özellikle Avrupa’nın kendi yarış formatı olan ralli dünyasında bir asrı aşan yarış mirası bulunuyor. Ford, bu off-road ruhunu sürüş performansıyla birleştirerek Avrupa’ya özel ralli ruhu taşıyan araçlar geliştirecek. Ford Avrupa’nın yeni ürün ailesi, kontrol ve hassasiyetten ödün vermeden heyecan ve macerayı bir araya getiren “multi energy” çözümler sunacak. Bu araçlar, Avrupa’nın Alp geçitleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve virajlı yolları gibi kendine özgü zorlukların üstesinden gelebilecek karaktere sahip. Ford, 2029 sonuna kadar Avrupa’da, Avrupa için üretilen tamamen yeni beş binek aracı lanse edecek: Global Bronco ailesinin yeni üyesi Avrupa’ya geliyor: Global Bronco ailesinin bu yeni “multi energy” üyesi, güçlü karaktere sahip kompakt bir SUV olacak. Model 2028’den itibaren Ford’un İspanya Valencia’daki fabrikasında üretilecek. Elektrikli Hatchback: Bu yeni küçük elektrikli araç, özgün tasarımı Ford’un imza niteliğindeki sürüş dinamikleriyle birleştirerek “yarıştan yola” uzanan kabiliyetleri B segmentine taşıyacak. Küçük Elektrikli SUV: Ralli mirasından gelen tasarım dilini ve sürüş dinamiklerini şehir kullanımına uygun bir paket içinde sunan dinamik, tamamen elektrikli küçük SUV. İki Multi Energy Enerji Crossover: Ralli ruhu taşıyan iki yeni crossover modeli, 2029 sonuna kadar yeni ürün gamına katılacak. Hız ve Ölçek için İş Birlikleri Stratejik iş birlikleri, Ford’un Avrupa’daki rekabet yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Geliştirme süreçlerini hızlandıran bu iş birlikleri ölçek ekonomisine zemin sağlarken hem ticari araç hem de binek araç segmentlerinde değer yaratıyor. Ford ve iş ortaklarının uzmanlığını, endüstriyel ayak izini ve tedarik altyapısını bir araya getirmek, her iki tarafa da dünyanın en rekabetçi bölgelerinden birinde kazanmak için gerekli verimlilik, rekabet gücü ve üretim imkanı sağlıyor. Baumbick, “Bunlar yalnızca birer anlaşma değil, stratejik kaldıraçlar. Hız ve ölçekle hareket etmek için en iyilerle iş birliği yapıyoruz ve ürünlere tutkuyla, belirgin şekilde Ford karakteri taşıyan araçlar sunmaya odaklanıyoruz.” dedi. Ford Türkiye İş Birimi Lideri Özgür Yücetürk ise “Ready-Set-Ford, Ford’un Avrupa’daki yeni bir marka platformu olmanın ötesinde aslında Ford’un Avrupa pazarında rekabete karşılık kendi off-road ruhunu ve asırlık ralli mirasını, müşteri merkezci bir yaklaşımla “multi energy” seçenekleri ve yeni bağlantılı hizmetlerle bir araya getirdiği yeni bir çağın habercisi. Ford Türkiye olarak önceliğimiz binekte ve ticari araçlarda ürünü, finansmanı, satış kanalını ve müşteri deneyimini birlikte yöneten bir yapı ile değer yaratmak. Ready Set Ford stratejisinin altındaki müşteri merkezci felsefe ve yenilikler, bu yapımız için önemli bir zemin sağlayacak.” dedi. Karbonsuz Mobiliteye Gerçekçi Bir Yol Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere 100 yılı aşkın süredir sevdikleri ve hayatlarını kolaylaştıran otomobiller, kamyonetler ve van modelleri sunan Ford, sıfır emisyonlu geleceğe doğru yolculukta, müşterilerini desteklemekte kararlı. Ancak emisyon hedefleri tüketici talebinin gerçeklerinden koptuğunda sonuçlar ters etki yaratabiliyor: Alıcılar daha eski ve daha yüksek emisyonlu araçlarını daha uzun süre kullanmaya devam ediyor; endüstriyel yatırımın ekonomik temelleri zayıflıyor. Buna ek olarak, “Made in Europe” düzenlemelerinin bölgesel entegre tedarik zincirlerinin gerçekliğini ve Türkiye, Fas ve Birleşik Krallık gibi bölgesel ortakların endüstriyel ekosistemimizde oynadığı önemli rolü yansıtması önem taşıyor. Bu pazarların dışarıda bırakılması veya kısıtlanması Avrupa’nın rekabet gücünü zayıflatacak ve sonuçta tüketiciler için maliyetleri artıracaktır. Avrupa’nın acil ihtiyacı, hedefleri tüketici tercihleriyle uyumlu hale getiren ve gerçekçi, güvenilir bir planlama ufku sağlayan düzenleyici bir çerçevedir. Ford, müşteri öncelikli bir yaklaşım çağrısında bulunuyor: · Gerçekçi Hedefler ve Doğru Şarj Altyapısı: CO2 hedefleri gerçek tüketici talebini ve altyapı koşullarını yansıtmalı. Pazarın hareket edebileceğinden daha hızlı bir geçişi zorlamak, emisyonların azaltılmasında kritik öneme sahip araç parkı yenilenme hızını yavaşlatma riski taşıyor. · Yeni Bir Yol: Mevzuat, plug-in hibritler (PHEV) ve menzil artırıcılı elektrikli araçlar (EREV) gibi elektrikli teknolojileri desteklemeli ve teşvik etmeli. Bu teknolojiler, tamamen elektrikli bir geleceğe pratik bir geçiş yolu sunuyor. Ailelerin ve işletmelerin Avrupa genelinde gerekli şarj altyapısı kurulurken bugünden emisyonlarını azaltmaya başlamasını, elektrikli kilometre kullanımını en üst seviyeye çıkarmasını sağlıyor. · Küçük İşletmeler İçin Koruma: Yeni van satışlarının yaklaşık yüzde 10’u elektrikli araçlardan oluşuyor. İşletmeler, binek araçlara göre optimize edilmiş şarj altyapısı ve depolar için şebeke erişiminde yaşanan gecikmeler nedeniyle zorlanıyor. Ticari araçlara agresif hedefler dayatmak; Avrupa ekonomisini ayakta tutan tesisatçılar, inşaatçılar ve dağıtım sürücüleri üzerinde ek bir vergi etkisi yaratıyor. Baumbick, “Biz araçları regülasyon zorunluluklarını karşılamak için değil, insanlar için üretiyoruz. Sıfır emisyona giden en hızlı yol, müşterilerin gerçekten tercih edeceği yoldur. Müşterilerin mümkün olduğunda elektrikli sürüş yapmasını sağlayan hibrit teknolojilerle emisyon azaltımını bugünden hızlandırabiliriz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji, Endüstriyel IoT ve Yapay Zeka Çözümleriyle Öne Çıkıyor Haber

Nu Teknoloji, Endüstriyel IoT ve Yapay Zeka Çözümleriyle Öne Çıkıyor

Endüstriyel IoT (Nesnelerin İnterneti) ve yapay zekâ destekli sistemler sayesinde üretim hatları mekanik yapılar olmaktan çıkarak; enerji tüketimini, performans kayıplarını, bakım ihtiyaçlarını ve olası arıza risklerini anlık olarak analiz edebilen akıllı sistemlere dönüşüyor. Nu Teknoloji, Endüstriyel IoT ve yapay zekâ destekli sistemlerle sanayide enerji verimliliği, uzaktan makine yönetimi ve üretim optimizasyonuna odaklanıyor. Bugün endüstriyel IoT teknolojileri, üretim sektöründe yalnızca otomasyon değil; maliyet yönetimi, enerji verimliliği ve rekabet avantajı açısından da kritik bir dönüşüm alanı olarak görülüyor. Küresel ölçekte endüstriyel IoT pazarı da hızlı büyüyor. Grand View Research verilerine göre, 2024 yılında yaklaşık 483 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel endüstriyel IoT pazarının 2030’a kadar 1,6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyümenin temelinde enerji verimliliği, kestirimci bakım, uzaktan yönetim teknolojilerine yönelik artan talep ve 5G IoT altyapılarının yaygınlaşmaya başlaması yer alıyor. Global endüstriyel IoT uygulamalarında, üretim tesislerinde enerji tüketiminde yüzde 10 ila yüzde 30 arasında optimizasyon sağlanabildiği, plansız makine duruşlarının ise önemli ölçüde azaltılabildiği belirtiliyor. Özellikle enerji maliyetlerinin yükseldiği ve üretim sürekliliğinin kritik hale geldiği sektörlerde veri odaklı üretim sanayi kuruluşları açısından stratejik önem taşıyor. Nu Teknoloji, geliştirdiği endüstriyel IoT ve yapay zekâ destekli sistemlerle; gerçek zamanlı veri takibi, enerji optimizasyonu, uzaktan erişim ve arıza tahmini gibi alanlarda sanayi kuruluşlarına yönelik çözümler geliştiriyor. Şirketin geliştirdiği sistemler mevcut üretim altyapılarına düşük yatırım maliyetiyle entegre edilebilirken, kablosuz haberleşme altyapısı sayesinde işletmelerin yüksek maliyetli yeni kablolama süreçlerine ihtiyaç duymadan ve üretimi durdurmadan dijital dönüşüm uygulamalarına geçiş yapabilmesine olanak sağlıyor. Ayşe Nur Koroğlu: “Geleceğin güçlü şirketleri, yalnızca büyük üretim tesislerine sahip olanlar değil; veriyi doğru okuyabilen, analiz edebilen ve yöneten şirketler olacak.” Nu Teknoloji’nin İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, sanayide rekabetin artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, veri yönetimiyle şekillendiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Sanayide dijital dönüşüm artık yalnızca otomasyon yatırımlarıyla sınırlı değil; veriyi doğru okuyabilen, analiz edebilen ve yöneten şirketler rekabette öne çıkıyor. Endüstriyel IoT sistemleri sayesinde makineler; enerji tüketiminden performans kayıplarına, bakım ihtiyaçlarından olası arıza risklerine kadar birçok veriyi anlık olarak aktarabiliyor. Yapay zekâ destekli analiz altyapıları ise bu verileri anlamlandırarak işletmelere operasyonel verimlilik, enerji optimizasyonu ve kestirimci bakım alanlarında önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle plansız duruşların azaltılması ve bakım süreçlerinin öngörülebilir hale gelmesi, üretim sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde üretimde rekabet avantajı, yalnızca kapasite artışıyla değil, enerji verimliliği, veri yönetimi ve dijital altyapı yetkinlikleriyle şekillenecek. Aynı zamanda veri güvenliği, kesintisiz haberleşme altyapıları ve yapay zekâ destekli otomasyon sistemleri sanayi şirketlerinin yatırım gündeminde daha fazla yer alacak. Nu Teknoloji olarak biz de üretim tesislerinin dijitalleşmesini kolaylaştıran, sahadan veri toplayan ve bu veriyi anlamlandıran sistemlerle sanayinin görünmeyen dijital altyapısını geliştirmeye odaklanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırat EDAŞ'tan Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme Haber

Fırat EDAŞ'tan Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme

Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), sorumluluk alanında bulunan Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli illerindeki yürüttüğü faaliyetlere ilişkin 2025 yılı ilçe performanslarını değerlendirdiği toplantıyı Elazığ’da gerçekleştirdi. İl ve ilçe yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılına ait operasyonel veriler kapsamlı şekilde incelenerek, hizmet kalitesi, operasyonel verimlilik ve saha performansı gibi kritik göstergeler üzerinden yapılan değerlendirmeler doğrultusunda başarılı olan ilçeler ödüllendirildi. Aksa Elektrik Dağıtım Operasyonları Genel Müdürü Alper Erbaş, Aksa Elektrik Dağıtım Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Çakmak ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fırat Doğan’ın katılım sağladığı ödül töreninde 142 çalışan, gösterdikleri performans doğrultusunda ödüle layık görüldü. Saha operasyonlarındaki başarının sürdürülebilirliği açısından ekiplerin rolüne dikkat çekilen tören kapsamında, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) bağış yapılarak çocukların eğitimine destek sağlandı. Bu yaklaşım, Fırat EDAŞ’ın sahadaki başarısı ile sosyal sorumluluğu birlikte ele alan bütüncül yönetim anlayışının bir yansıması olarak öne çıktı. Şirket, önümüzdeki dönemde de veri odaklı yönetim anlayışıyla operasyonel verimliliği artırmaya ve paydaşlarına kesintisiz, kaliteli enerji hizmeti sunmaya odaklanmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GTech’in Afrika Açılımı Ödül İle Taçlandı Haber

GTech’in Afrika Açılımı Ödül İle Taçlandı

Finansal teknolojiler, veri yönetimi ve yapay zekâ alanlarındaki uzmanlığıyla, 10’dan fazla ülkede kurumların dijital dönüşümlerine yön veren GTech; global büyüme yolculuğuna harcadığı eforun büyük bir kısmını, finans sektörünün hızla geliştiği Doğu Afrika’ya ayırıyor. GTech’i bölgede 10 kat büyümeye taşıyan strateji, Business Honors Awards 2026’da “Pazar Genişletme ve Yeni Pazarlar Stratejileri” kategorisinde ödüle layık görüldü. Başta Kenya, Ruanda, Uganda, Etiyopya ve Tanzanya ülkelerinde faaliyet gösteren kurumlarla yapılan stratejik iş birlikleri ve Symphony Banking ürün ailesiyle; modern ana bankacılık sistemlerine ve veri altyapılarına geçiş hızlandırılıyor, operasyonel verimlilik artırılıyor ve yeni nesil dijital bankacılık yetkinliklerinin sürdürülebilir şekilde devreye alınmasına olanak sağlanıyor. Doğu Afrika’da rekabetin son derece yüksek olduğu, 8 milyar dolar büyüklüğündeki finansal teknolojiler pazarında önümüzdeki 5 yıldaki hedefini 50 milyon dolar olarak açıklayan GTech, güçlü partner ağı, yerel pazara uyumlu ürün stratejisi ve veri, yapay zekâ odaklı çözümleriyle Türkiye’nin finansal teknolojilerdeki yetkinliğinin küresel bazdaki temsilcisi olmayı sürdürecek. GTech CEO’su Mine Taşkaya ve GTech Yönetici Ortağı Gürhan Taşkaya; iş dünyasında güçlü etkiler yaratan, sektörlerine yön veren, yenilikçi ve sürdürülebilir markaları ödüllendiren Business Honor Awards’un 12 Mayıs’da düzenlenen törenine katılarak başarılarını taçlandıran ödülü aldılar. Kazandıkları bu anlamlı ödül hakkında görüşlerini dile getiren Gürhan Taşkaya; “2 yıl önce girdiğimiz Afrika pazarının finansal alt yapısını geliştirmekten çok mutluyuz. Bank of Kigali gibi güçlü referanslarla yerel ekosistemle kurduğumuz stratejik bağlar bizi bölgenin en hızlı büyüyen teknoloji aktörlerinden biri yapıyor. Önümüzdeki 5 yılda da bölgede faaliyetlerimizi sürdürerek Afrika’nın dijital dönüşüm yolculuğunda daha çok katma değer yaratmayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji, 2026 Yılının İlk Çeyreğinde 3,3 Milyar TL FAVÖK Elde Ederek Marjını %33’e Yükseltti Haber

Aksa Enerji, 2026 Yılının İlk Çeyreğinde 3,3 Milyar TL FAVÖK Elde Ederek Marjını %33’e Yükseltti

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzerindeki kurulu gücüyle enerjide global bir oyuncu olan Aksa Enerji, 2026 yılı ilk çeyrek konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Uzun vadeli ABD doları bazlı garantili satış anlaşmaları, farklı coğrafyalara yayılan operasyonel yapısı ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde güçlü kârlılık performansını sürdüren Şirket, yılın ilk çeyreğinde 565 milyon TL net dönem kârı elde etti. Aksa Enerji’nin konsolide gelirleri 10 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, FAVÖK 3,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı ise yıllık bazda 4 puanlık artışla %33 seviyesine ulaştı. Global ölçekte enerji arz güvenliği ve finansmana erişimin stratejik önemini koruduğu bir dönemde Aksa Enerji; coğrafi çeşitliliğin sağladığı portföy dengesi, yüksek operasyonel verimlilik ve öngörülebilir gelir yapısı sayesinde güçlü nakit akışı yaratmayı sürdürdü. Aksa Enerji, 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme stratejisinin iki temel alanında önemli ilerleme kaydetti; operasyonel kapasite artışı ve güçlü finansman altyapısı. Şirket, Gana’da inşa ettiği Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin ilk fazını basit çevrim 130 MW kurulu güçle ocak ayında devreye alırken, Africa Finance Corporation (AFC) ile imzaladığı 300 milyon ABD doları büyüklüğünde yeni kredi anlaşmasıyla Afrika’daki yatırımlarını destekleyen uzun vadeli finansman yapısını daha da güçlendirdi. Şirketin ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal şunları söyledi: “2026 yılının ilk çeyreği, global ölçekte enerji talebinin artmaya devam ettiği, enerji arz güvenliği ve finansmana erişimin stratejik önem kazandığı bir dönem oldu. Aksa Enerji olarak bu dönemde; çeşitlendirilmiş coğrafi portföyümüz, döviz bazlı gelir yapımız ve disiplinli yatırım yaklaşımımız sayesinde güçlü finansal performansımızı korurken sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Türkiye, Afrika ve Orta Asya’daki yatırımlarımızla yalnızca kurulu gücümüzü artırmıyor; aynı zamanda bulunduğumuz ülkelerin enerji altyapısına uzun vadeli katkı sağlayan sürdürülebilir projeler geliştiriyoruz. Gana Kumasi Santralimizin ilk fazında basit çevrim 130 MW kurulu güce ulaşmamız ve Africa Finance Corporation ile toplam 450 milyon ABD doları seviyesine ulaşan finansman iş birliğimiz, uluslararası ölçekte duyulan güvenin güçlü bir göstergesi oldu. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımız, yüksek mühendislik yetkinliğimiz ve esnek iş modelimizle sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi desteklemeye devam edeceğiz. Enerji dönüşümünün hız kazandığı bu süreçte hem geleneksel enerji yatırımlarında hem de yeni nesil enerji çözümlerinde aktif rol üstlenerek global ölçekte değer üretmeyi sürdüreceğiz.” Gana Kumasi Santrali’nde İlk Faz Basit Çevrim Olarak Devreye Alındı Aksa Enerji’nin Gana’da yatırımını sürdürdüğü Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı. Santralin kademeli olarak tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte, Gana’nın artan enerji ihtiyacına uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlanması hedefleniyor. 20 yıl süreli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında geliştirilen Kumasi Santrali’nin finansmanı, mühendisliği, inşası, işletmesi ve bakım süreçleri Aksa Enerji tarafından yürütülüyor. Proje, şirketin Afrika’daki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Afrika’daki Büyüme Güçlü Finansman Yapısıyla Destekleniyor Aksa Enerji, yılın ilk çeyreğinde Afrika’daki enerji yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere Africa Finance Corporation (AFC) ile 300 milyon ABD doları tutarında yeni bir kredi anlaşmasına imza attı. Haziran 2025’te sağlanan 150 milyon ABD doları tutarındaki finansmana ek olarak gerçekleştirilen bu yeni anlaşmayla birlikte, şirketin AFC ile imzaladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Söz konusu finansman yapısı, Aksa Enerji’nin Afrika’daki mevcut yatırımlarını desteklerken aynı zamanda şirketin gelecekteki büyüme projeleri için de güçlü bir finansal esneklik sağlamayı hedefliyor. Aksa Enerji, Türkiye’den Afrika ve Orta Asya’ya uzanan yatırımlarıyla global ölçekte sürdürülebilir değer yaratmayı ve enerji sektöründeki güçlü konumunu daha ileri taşımayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.