Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Verimlilik

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Horoz Lojistik Uluslararası Operasyonlarını Deneyimli Bir İsimle Güçlendirdi Haber

Horoz Lojistik Uluslararası Operasyonlarını Deneyimli Bir İsimle Güçlendirdi

Horoz Lojistik, uluslararası operasyonlarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda üst yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde 20 yılı aşkın deneyime sahip Mustafa Düzgün, Horoz Lojistik'te Yurtdışı Depolar Grup Başkanı olarak göreve başladı. Düzgün, yeni görevinde şirketin uluslararası depolama operasyonlarının yönetimine, yurt dışı depo ağının geliştirilmesine ve küresel büyüme hedeflerine liderlik edecek. Mustafa Düzgün Hakkında Lojistik sektöründeki kariyerine Logwin AG'de başlayan Mustafa Düzgün, hava kargo operasyonları ve iş geliştirme alanlarında çeşitli görevler üstlendikten sonra Metro/Makro Cash & Carry'de tedarik zinciri yönetimi alanında görev yaptı. Ardından CEVA Logistics (eski adıyla Borusan Lojistik) bünyesinde yaklaşık 11 yıl boyunca Operasyon Müdürü, Kıdemli Operasyon Müdürü, Depo Operasyonları Başkanı ve Depo Operasyonları Direktörü görevlerinde bulunan Düzgün; büyük ölçekli depo operasyonları, ekip yönetimi, müşteri deneyimi, bütçe yönetimi, karlılık ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli projelere liderlik etti. Son olarak CEVA Logistics'te Depo Operasyonları Direktörü olarak görev yapan Düzgün, Eylül 2026 itibarıyla Horoz Lojistik ailesine katıldı. Yeni görevinde Mustafa Düzgün, Horoz Lojistik'in uluslararası depolama faaliyetlerinin stratejik gelişimine liderlik edecek. Düzgün; şirketin yurt dışındaki depo operasyonlarının büyütülmesi, hizmet kalitesinin geliştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve müşterilerine sunduğu uluslararası lojistik çözümlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yönetecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile  İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile İş Birliğini Güçlendiriyor

İş birliği kapsamında MNG Havayolları ve HKIA; hava bağlantılarının geliştirilmesi, operasyonel verimlilik ve hizmet kalitesinin artırılması, yönetim deneyimi ve bilgi paylaşımı ile sürdürülebilirlik alanlarında ortak çalışmalar yürütecek. Taraflar ayrıca Hong Kong Uluslararası Havacılık Akademisi’nin eğitim programları aracılığıyla yetenek gelişimini destekleyecek. İmza törenine MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç ve Hong Kong Havalimanı Otoritesi CEO’su Vivian Cheung katılırken, Belt and Road Sorumlusu Nicolas Ho Lik-chi de törene eşlik etti. MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Hong Kong, küresel hava kargo taşımacılığının en önemli merkezlerinden biri. Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile attığımız bu adımın, Türkiye ile Asya arasındaki hava kargo bağlantılarının gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. MNG Havayolları olarak operasyonel gücümüz, esnek hizmet anlayışımız ve genişleyen uçuş ağımızla müşterilerimize sunduğumuz çözümleri geliştirirken, küresel pazarlardaki varlığımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz.” HKIA CEO’su Vivian Cheung ise, “Mart 2026 itibarıyla HKIA, 41 Belt and Road bölgesindeki 78 havalimanına bağlantı sağlıyor. Belt and Road ülkeleriyle havacılık alanındaki ilişkilerimizi daha ileriye taşımaktan ve HKIA’nın uluslararası bir havacılık merkezi olarak konumunu pekiştirmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi. İstanbul Havalimanı merkezli operasyonlarını sürdüren Türkiye’nin ilk özel kargo havayolu MNG Havayolları, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da 60’tan fazla destinasyona kargo uçuşları gerçekleştiriyor. Türkiye ile Hong Kong arasında haftada 8 ila 10 uçuş gerçekleştiren şirket, bu hatta artan talebi karşılamak üzere uçuş frekansını artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arteche'nin Küresel Büyümesine Türkiye'den Güçlü Katkı Haber

Arteche'nin Küresel Büyümesine Türkiye'den Güçlü Katkı

Dünyanın en büyük üç ölçü ve koruma trafosu üreticisinden biri olan İspanya merkezli Arteche, 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Yılın ilk altı ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,3 artırarak 30,6 milyon Euro'ya çıkaran şirket, siparişlerini yüzde 15,7, satışlarını ise yüzde 10,7 artırdı. Arteche'nin küresel ölçekte devam eden büyümesinde Türkiye fabrikası da üretim, mühendislik ve ihracat kabiliyetiyle stratejik rol üstleniyor. Arteche'nin açıkladığı 2026 ilk yarı sonuçlarına göre şirketin siparişleri 338 milyon Euro'ya, satışları ise 277,9 milyon Euro'ya ulaştı. Operasyonel verimlilik ve ürün karmasındaki gelişimin de katkısıyla FAVÖK yüzde 29,2 artışla 51,1 milyon Euro seviyesine yükselirken, FAVÖK marjı yüzde 18,4 olarak gerçekleşti. Özellikle Türkiye'nin de içinde bulunduğu EMEA bölgesinde siparişlerin yüzde 23,4, satışların ise yüzde 18,8 artması, bölgenin Arteche'nin küresel büyüme stratejisindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Bayram: "Türkiye fabrikamız küresel büyümenin önemli yapı taşlarından biri" Arteche'nin Türkiye ve Endonezya fabrikalarından sorumlu Genel Müdürü Murat Bayram, grubun ilk yarı performansını değerlendirirken, güçlü finansal sonuçların arkasında teknoloji, insan kaynağı, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme anlayışının bulunduğunu belirtti. Bayram, "Arteche'nin 2026 yılının ilk yarısında ortaya koyduğu güçlü performans, küresel ölçekte izlediğimiz uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir sonucu. Özellikle EMEA bölgesinde kaydedilen büyüme bizim açımızdan ayrıca değerli. Türkiye fabrikamız; sahip olduğu üretim kabiliyeti, mühendislik gücü, kalite standartları ve ihracat yetkinliğiyle Arteche'nin bu bölgedeki ve küresel pazarlardaki büyümesinin önemli yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor" dedi. Birçok alanda etkin çalışma Öte yandan, Türkiye operasyonunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yalın üretim uygulamalarını öncelikli alanlar arasında tutan Arteche; üretim süreçlerinin gerçek zamanlı izlenebilirliğinden enerji verimliliğine, çevre dostu ürün geliştirmeden kaynakların etkin kullanımına kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyor. Türkiye fabrikasında mühendislik, inovasyon, kalite ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alındığı yaklaşım, şirketin daha önce açıkladığı uzun vadeli büyüme stratejisinin de temelini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özel Sermaye Fonları Enerji, Sağlık, Altyapı Ve Savunma Gibi Daha Dayanıklı Sektörlere Yöneliyor Haber

Özel Sermaye Fonları Enerji, Sağlık, Altyapı Ve Savunma Gibi Daha Dayanıklı Sektörlere Yöneliyor

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY'ın yayımladığı EY Private Equity Pulse 2026 araştırması, küresel özel sermaye piyasasının 2026'nın ilk yarısında belirsizliklere rağmen dirençli bir görünüm sergilediğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, yatırımcılar piyasadan tamamen uzaklaşmak yerine yatırım kararlarında daha seçici davranıyor. Buna ek olarak, teknoloji odaklı işlemlerde geçen yılın aynı dönemine göre %50 düşüş yaşanırken, teknoloji dışındaki işlemlerin değerinde %9 artış görülüyor. Küresel ölçekte özel sermaye satın alımlarında toplam işlem değeri büyük ölçüde yatay seyretti. Bu tablo, yatırımcıların özellikle yapay zekânın dönüştürdüğü alanlarda daha temkinli hareket ettiğini, buna karşılık uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan sektörlere yönelmeyi sürdürdüğünü gösteriyor. Yatırım odağı dayanıklı sektörlere kayıyor Araştırmaya göre yatırımcıların ilgisi enerji, dijital altyapı, savunma ve sağlık gibi uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan alanlara yöneliyor. Özel sermaye fonu yöneticilerinin yaklaşık yarısı, önümüzdeki 12-24 aylık dönemde sağlık hizmetleri ve dijital altyapıyı öncelikli yatırım alanları arasında görüyor. Veri merkezleri önemini korurken, yatırımcıların odağı artık yalnızca yapay zekâ uygulamalarına değil, bu dönüşümü mümkün kılan elektrik şebekeleri, enerji üretimi, soğutma sistemleri, yarı iletkenler ve yazılım gibi tamamlayıcı alanlara da genişliyor. Stratejik satışlar, çıkış piyasasını destekliyor Araştırmaya göre, 2026'nın ilk yarısında açıklanan çıkış işlemlerinin toplam değeri geçen yılın aynı dönemine göre %9 arttı. Kurumsal alıcıların ilgisi sayesinde stratejik satışlar çıkış piyasasının temel itici gücü olmaya devam etti. Son altı ayda toplam çıkış değerinin %71'ini stratejik satışlar, özel sermaye fonları arasındaki işlemler ve halka arzlar ise kalan kısmını oluşturdu. Kurumsal şirketler, ölçekli ve kaliteli varlıklara erişmek amacıyla özel sermaye destekli şirketlere yönelik ilgisini sürdürüyor. Araştırma ayrıca, satıcıların fiyat beklentilerinde daha gerçekçi bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyuyor. Fon yöneticilerinin %90'ı, uzun süredir portföylerinde bulunan varlıklarda daha hızlı likidite sağlayabilmek için belirli oranlarda değerleme indirimi kabul edebileceğini belirtiyor. Çıkış hazırlığında yapay zekâ ve operasyonel verimlilik öne çıkıyor Jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin sürdüğü piyasa koşullarında özel sermaye şirketleri, olası çıkış süreçlerine daha erken hazırlanmaya odaklanıyor. Katılımcıların %76'sı yapay zekâ, otomasyon ve veri altyapısını en önemli öncelikleri arasında gösterirken; bunu %62 ile kârlılık ve maliyet dönüşümü, %52 ile nakit ve işletme sermayesi yönetimi izliyor. Özel sermaye fonları gelecek döneme ilişkin iyimserliğini koruyor Araştırmaya göre, fon yöneticilerinin %72'si önümüzdeki altı ayda yatırım faaliyetlerinin artmasını beklerken, %56'sı çıkış işlemlerinin hızlanacağını öngörüyor. Katılımcıların yalnızca %14'ü yatırım faaliyetlerinde gerileme beklediğini ifade ediyor. Bununla birlikte değerleme farklılıkları, faiz oranları ve jeopolitik gelişmeler yatırım kararlarını etkilemeye devam eden başlıca riskler arasında yer alıyor. EY Türkiye Özel Sermaye Fonları Sektör Lideri Musa Gezer araştırma sonuçlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “EY Private Equity Pulse 2026 araştırması, Özel Sermaye yatırımcılarının günümüzdeki belirsizlik ortamında daha disiplinli ve seçici bir yatırım yaklaşımı benimsediğini ortaya koyuyor. Teknoloji odaklı işlemlerde yavaşlama görülürken, enerji, altyapı, sağlık ve savunma gibi dayanıklı sektörlere ilginin arttığını gözlemliyoruz. Yapay zekâ yatırımları da yalnızca uygulama tarafıyla sınırlı kalmayıp, bu dönüşümü mümkün kılan alanlara doğru genişliyor. Diğer yandan stratejik satışlar ve kurumsal alıcıların güçlü talebi, çıkış piyasasının istikrarlı seyrini desteklemeyi sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde finansman koşullarındaki iyileşme, satışa çıkacak varlık sayısındaki artış ve yapay zekâ ekosisteminin oluşturduğu yeni yatırım alanlarının özel sermaye piyasasını desteklemeye devam edeceğini öngörüyoruz. Belirsizlik dönemleri aynı zamanda uzun vadeli değer yaratabilecek yatırım fırsatlarını da beraberinde getiriyor. Bu süreçte, doğru sektörleri ve doğru varlıkları seçebilen yatırımcıların önemli avantaj elde edeceğine inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, AI in Finance Awards'ta Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlıkta İki Ödül Kazandı Haber

Garanti BBVA, AI in Finance Awards'ta Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlıkta İki Ödül Kazandı

Banka, yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş finansal danışmanlık alanındaki yaklaşımıyla hem Türkiye'de hem de Batı Avrupa'da ödüle layık görüldü. Kazanılan iki ödül, Garanti BBVA'yı Ekim ayında Singapur'da açıklanacak küresel final değerlendirmesi (Round II) için de adaylar arasına taşıdı. Garanti BBVA, Global Finance'in bu yıl ikinci kez düzenlediği AI in Finance Awards 2026 kapsamında "Best Personalized Financial Advice in Turkey" (Türkiye'nin En İyi Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlık Hizmeti) ve "Best Personalized Financial Advice in Western Europe" (Batı Avrupa'nın En İyi Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlık Hizmeti) kategorilerinde iki önemli ödülün sahibi oldu. Banka, veri odaklı karar mekanizmalarıyla her müşteriye doğru zamanda, doğru kanaldan kişiselleştirilmiş finansal öneriler sunan yapay zekâ ekosistemiyle ödüle layık görüldü. Garanti BBVA, müşterilerinden tüm temas noktalarında topladığı geri bildirimleri davranışsal verilerle birlikte yapay zekâ destekli analizlerden geçirerek 18,5 milyon aktif mobil müşterisine doğru zamanda, doğru kanaldan kişiselleştirilmiş finansal öneriler sunuyor. Garanti BBVA’nın çok sayıda yapay zekâ modelinden oluşan ekosistemi, gerçek zamanlı karar mekanizmalarıyla müşteri ihtiyaçlarını öngörürken elde edilen içgörüleri de kişiselleştirilmiş önerilere dönüştürüyor. Bu yapının müşteriye açılan kritik temas noktalarından biri de bankanın dijital asistanı Ugi. Üretken yapay zekâ yetkinlikleriyle desteklenen Ugi, bankanın veri odaklı içgörülerini gerçek zamanlı, bağlama duyarlı ve proaktif finansal önerilere dönüştürerek müşterilerine doğal dilde, kişiselleştirilmiş ve sezgisel bir bankacılık deneyimi sunuyor. Son 1 yılda 9,2 milyon kullanıcıya ulaşan Ugi, 76 milyon etkileşimle Garanti BBVA'nın kişiselleştirilmiş finansal danışmanlık yaklaşımını milyonlarca müşteriyle buluşturdu. Global Finance tarafından düzenlenen AI in Finance Awards, finans sektöründe yapay zekâ teknolojilerini müşteri deneyimi, karar destek sistemleri, operasyonel verimlilik ve inovasyon alanlarında en etkili şekilde kullanan kurumları ödüllendiriyor. Başvurular, alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendiriliyor; kazananlar ise Global Finance editörlerinin nihai seçimiyle belirleniyor. Program, yapay zekânın finans sektöründeki gelişimine katkı sağlayan uygulamaları uluslararası ölçekte görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yılın ilk aşamasında ödül kazanan kurumlar, Ekim ayında Singapur'da düzenlenecek AI in Finance Awards töreninde açıklanacak Round II değerlendirmesinde bölgesel ve küresel ödüller için yarışmaya hak kazanıyor. Garanti BBVA da kazandığı iki ödülle dünya genelindeki en başarılı finans kuruluşları arasında yer almak üzere değerlendirmeye alınacak. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Müşterilerimiz bugün bankacılıktan kendilerini anlayan, ihtiyaçlarını doğru zamanda fark eden ve hayatlarını kolaylaştıran bir deneyim bekliyor. Biz de Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımızla tüm müşteri yolculuklarımızı bu anlayışla yeniden tasarlıyoruz. Bu yolculukta yapay zekâ, Radikal Müşteri Perspektifimizi milyonlarca müşterimize aynı özen ve aynı kaliteyle ulaştırmamızı sağlayan en önemli araçlardan biri. Müşterilerimizle kurduğumuz her etkileşimi bir öğrenme fırsatı olarak görüyor; farklı temas noktalarından elde ettiğimiz geri bildirimleri yapay zekâ ile analiz ederek her müşterimize bulunduğu ana ve ihtiyacına uygun öneriler sunuyoruz. Ugi de bu deneyimin müşterilerimizle buluştuğu en önemli kanallardan biri olarak öne çıkıyor. Global Finance AI in Finance Awards kapsamında iki kategoride ödül almak, müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımızın uluslararası ölçekte de değer gördüğünü ortaya koyuyor. Geliştirdiğimiz çözümlerle müşterilerimize doğru zamanda değer sunmaya devam edeceğiz.” dedi. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, ise ödüller konusunda yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Yapay zekânın gerçek değeri, milyonlarca kişiye aynı kaliteyle ulaşabildiğiniz noktada ortaya çıkıyor. Bunun için de güçlü modeller geliştirmek kadar, bu modelleri güvenli, hızlı ve ölçeklenebilir bir altyapıyla desteklemek gerekiyor. 240 veri bilimci ve makine öğrenmesi mühendisinden oluşan ekiplerimizle geliştirdiğimiz yapay zekâ modelleri; müşteri deneyiminden fiyatlama modellerine, risk yönetiminden dolandırıcılık önlemeye kadar bankacılığın birçok alanında kullanılıyor. Yatırım danışmanlığı, müşteri içgörüsü ve bilgi yönetimi alanlarında kullandığımız yapay zekâ destekli copilot çözümleri de çalışanlarımızın müşterilerimize daha hızlı, daha isabetli ve daha kişiselleştirilmiş hizmet sunmasını desteklerken, karar alma süreçlerini de güçlendiriyor. Global Finance AI in Finance Awards'ta kazandığımız ödüller, teknolojiye yaptığımız yatırımların ve geliştirdiğimiz yapay zekâ yetkinliklerinin uluslararası düzeyde takdir edilmesi açısından bizim için değer taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Horoz Lojistik Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi Haber

Horoz Lojistik Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi

Horoz Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosuna iki deneyimli ismi dahil etti. Uluslararası lojistik, satış ve iş geliştirme alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Rukiye Kara, Yurtdışı Depolar ve Dağıtım Avrupa Bölge Direktörü; lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde 20 yılı aşkın tecrübeye sahip Hüseyin Daş ise Yurtiçi Komple Taşıma Ege ve Akdeniz Bölge Direktörü olarak Horoz Lojistik ailesine katıldı. Avrupa Bölge Direktörlüğü görevine Rukiye Kara getirildi Lojistik sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip Rukiye Kara; kariyeri boyunca deniz, hava ve karayolu taşımacılığı, küresel satış yönetimi, uluslararası iş ağı geliştirme, satın alma ve stratejik planlama gibi farklı alanlarda yöneticilik görevleri üstlendi. Kariyerine DHL’de başlayan Kara; Kuehne + Nagel, Panalpina, Zer Merkezi Hizmetler, Gezairi Transport, TAN Groups, ESALCO Logistics, Galata Taşımacılık ve Kıta Logistics gibi sektörün önde gelen şirketlerinde satış, operasyon ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevlerinde bulundu. Son olarak NTG Türkiye | Nordic Transport Group bünyesinde görev yapan Kara, Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katıldı. Kara, yeni görevinde Horoz Lojistik’in Avrupa’daki depo ve dağıtım faaliyetlerinin yönetimine liderlik edecek; şirketin bölgedeki büyüme hedefleri, iş ortaklıklarının geliştirilmesi ve müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yönetecek. Ege ve Akdeniz Bölgesi Hüseyin Daş’a emanet Lojistik ve tedarik zinciri alanında 20 yılı aşkın sektör, 16 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Hüseyin Daş; operasyon ve tedarik zinciri yönetimi, yurtiçi komple taşımacılık, müşteri hizmetleri, saha ve bölge yönetimi ile operasyonel verimlilik alanlarında uzmanlığıyla öne çıkıyor. Horoz Lojistik öncesinde CEVA Logistics’te Ege ve Akdeniz Bölge Grup Müdürü olarak görev yapan Daş, kariyerinin yaklaşık 18 yılını Borusan Lojistik bünyesinde geçirdi. Borusan Lojistik’te Bölge Grup Müdürlüğü ile Çukurova Bölgesi operasyon ve müşteri hizmetleri yönetimi başta olmak üzere farklı sorumluluklar üstlenen Daş, daha önce KSN Lojistik’te de operasyon alanında görev yaptı. Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katılan Daş, yeni görevinde şirketin Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki yurtiçi komple taşıma operasyonlarını yönetecek. Daş; operasyonel verimliliğin artırılması, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve bölgedeki müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Bağlı ortaklıkların ve ilgili iştiraklerin performansını daha geniş bir çerçevede ele alan rapor, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümünü güçlü ve ölçülebilir sonuçlarla ortaya koyuyor. 133 dijital projeyle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlanması, D-Charge’ın 45 ilde 621 şarj soketine ulaşması, Şekerpınar Lojistik Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünün güneş enerjisinden karşılanması ve kurumsal yönetim derecelendirme notunun 9,81’e yükselmesi, 2025 yılının öne çıkan performansları arasında yer aldı. Otomotiv sektörünün elektrifikasyon, dijital teknolojiler, yeni iş modelleri ve değişen müşteri beklentileriyle yeniden şekillendiği bir dönemde yayımlanan 2025 raporu, Doğuş Otomotiv’in dönüşüme nasıl hazırlandığını ve mobilite alanındaki güçlü konumunu geleceğe nasıl taşıdığını gösteriyor. Raporda şirketin iş modeli ve değer zinciri; finansal performans, elektrifikasyon, dijitalleşme, iklim yönetimi, insan kaynağı, toplumsal katılım ve kurumsal yönetişim alanlarındaki gelişmelerle birlikte değerlendiriliyor. . “Geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz” Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su E. Ali Bilaloğlu, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümde üstlendiği role ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Mobilite artık sadece araç sahipliğiyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak enerji, veri, yazılım, şarj altyapısı, müşteri deneyimi, satış sonrası hizmetler ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla birlikte yönetilen bütüncül bir ekosisteme dönüşüyor. Doğuş Otomotiv olarak bu dönüşümü yalnızca izlemekle yetinmiyor, geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz. 2025 yılı performansımız, güçlü finansal yapımızı, dijital yetkinliklerimizi, elektrikli mobilite yatırımlarımızı, insan kaynağımızı ve yönetişim yaklaşımımızı aynı değer yaratma modeli içinde ilerletebildiğimizi gösteriyor. Geçmişimizden aldığımız güçle değişimi yöneten, dönüşümün yönünü okuyan ve yarını şekillendirmek için sorumluluk alan bir şirket olmayı sürdüreceğiz.” Dijital projeler 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağladı Dijital dönüşüm, Doğuş Otomotiv’in 2025 performansının en güçlü alanlarından biri oldu. Müşteri deneyimi, yapay zekâ, veri analitiği, robotik süreç otomasyonu ve IoT tabanlı lojistik uygulamalarını kapsayan tamamlanmış dijital proje sayısı 133’e ulaştı. Bu projelerle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlandı. Çalışanların süreçlerin geliştirilmesine doğrudan katılımını sağlayan Fikir Platformu’na yıl boyunca 2.844 fikir sunuldu. Bunlardan 601’i hayata geçirilerek 175 milyon TL proje getirisi elde edildi. Şirket, yapay zekâ uygulamalarının ortak kurumsal standartlarla yönetilmesi amacıyla Yapay Zekâ Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçirdi. Çalışanların kurumsal bilgilere daha hızlı ulaşmasını sağlayan üretken yapay zekâ destekli AsistOn kullanıma sunulurken, kritik yeteneklerin elde tutulmasına yönelik makine öğrenmesi tabanlı erken uyarı mekanizması geliştirildi. İklim çalışmalarının kapsamı değer zincirinde genişledi Doğuş Otomotiv, 2025 yılında iklim çalışmalarının kapsamını tedarikçiler, lojistik süreçleri, Yetkili Satıcı ve Servis ağı, şarj hizmetleri ve araçların kullanım aşamasını içerecek biçimde genişletti. Kapsam 3 emisyonlarının yaklaşık yüzde 98’i hesaplama kapsamına alınırken, değer zincirinden kaynaklanan emisyonların daha sistematik ve izlenebilir biçimde yönetilmesine yönelik önemli bir altyapı oluşturuldu. Şekerpınar Lojistik Merkezi’nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali, 2025 yılında 4.382.500 KWh elektrik üretti ve tesisin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünü karşıladı. Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş., 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını 2021 baz yılına göre yüzde 20 azaltmayı ve elektrik tüketiminde yüzde 100 yenilenebilir kaynak kullanımına geçmeyi hedeflediğini de rapor kapsamında açıkladı. Yetkili Satıcı ve Servis ağındaki çevresel dönüşüm de 2025 yılında hız kazandı. Ağ genelinde 44 GES lokasyonuna ulaşılırken enerji tüketiminin izlenmesi, karbon ayak izi hesaplamaları ve çevresel standartlara uyum çalışmaları yaygınlaştırıldı. Güçlü pazar performansı yeni mobilite yatırımlarıyla birleşti Elektrifikasyondaki gelişimi araç portföyüyle sınırlamayan Doğuş Otomotiv, şarj altyapısı ve teknik servis kapasitesini de büyüttü. Şirketin şarj çözümleri markası D-Charge, 254 AC ve 367 DC olmak üzere 45 ilde toplam 621 şarj soketine ulaştı. Yüksek voltajlı batarya onarım merkezlerinin sayısı 7’ye çıkarıldı. Böylece elektrikli araç müşterilerine satıştan şarja, teknik servisten ikinci el değer yönetimine uzanan kapsamlı bir hizmet altyapısı sunuldu. Kurumsal yönetim notu 9,81’e yükseldi Doğuş Otomotiv’in kurumsal yönetim derecelendirme notu 2025 yılında 9,81’e yükseldi. Yetkili Satıcı ve Servis ağında gerçekleştirilen 518 adet ISO 9001, DOS5 ve marka standardı denetiminde yüzde 94,59 genel başarı oranına ulaşıldı. Şirket, insan hakları, etik ve uyum, iç kontrol, risk yönetimi, bilgi güvenliği ve değer zinciri yönetimi alanlarındaki yapısını güçlendirirken sürdürülebilirlikle bağlantılı gelişmeleri strateji ve karar alma süreçleriyle daha güçlü biçimde ilişkilendirdi. Çalışan katılımı somut sonuçlara dönüştü Doğuş Otomotiv çalışanlarına yıl boyunca toplam 33.769 saat eğitim verilirken mavi yakalı çalışanların kişi başına ortalama eğitim süresi yüzde 86,22 artarak 49,63 saate yükseldi. Dijital yetkinlikler, elektrikli araç teknolojileri, liderlik, iş sağlığı ve güvenliği ile mesleki gelişim programları, çalışanların otomotiv sektöründeki dönüşüme hazırlanmasını destekledi. Doğuş Otomotiv çalışanları aynı dönemde toplumsal katılım çalışmaları kapsamında bir önceki yıla göre yüzde 64 artışla 1.315 saat gönüllülük faaliyeti gerçekleştirdi. Uzun soluklu programlarla binlerce kişiye ulaşıldı “Trafik Hayattır!” platformu 21’inci yılında güvenli mobilite kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen “Güvenli Trafik Becerileri” programı kapsamında otizmli bireylerin trafikte daha güvenli ve bağımsız hareket etme becerilerini desteklemek amacıyla kendilerine ve ebeveynlerine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. “Doğaya Kanat Açtık” programı kapsamında ise bugüne kadar 60 bin kilometreden fazla yol kat edildi, Türkiye genelinde 395 kuş ve 30 memeli türü gözlemlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü  Haber

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü 

Yurt içinde uygulanan dezenflasyon programı ve sıkı para politikası koşullarının tüketici talebini sınırlandırmaya devam ettiği ve döviz kurlarının enflasyon artışının belirgin ölçüde altında seyrettiği yılın ilk yarısında, Koton’un konsolide satışları yaklaşık 18 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Satın alma maliyetlerini enflasyonun altında tutmayı başaran ve stok yönetimindeki etkinliğini artıran Koton, jeopolitik gerilimlerin maliyetler üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen brüt kâr marjını yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla 0,5 puan artırarak %54,7 seviyesine taşıdı. Enflasyonist baskıların ve enflasyonun üzerinde artan kira giderlerinin etkisi altındaki bu dönemde faaliyet giderleri etkin şekilde yönetildi. Kur farkı gelirlerindeki önemli gerilemeye karşın, disiplinli gider yönetimi sayesinde FAVÖK marjı dirençli kalarak %21,4 seviyesinde gerçekleşti. Koton, bu dönemde stoklarını yıllık bazda %15 ve finansman giderlerini %27 azaltarak yaklaşık 1,8 milyar TL seviyesinde güçlü serbest nakit akışı yarattı. Yurt İçi Mağazacılıkta Sektöre Paralel, Yurt Dışı Mağazacılıkta ise %10 Reel Büyüme Gerçekleşti Yurt içinde tüketici talebindeki zayıflığın yılın ilk yarısında artarak devam etmesi, hazır giyim sektörünü baskı altında tutarken, Koton’un yurt içi mağazacılık satışları sektöre paralel bir performans sergiledi. Yurt dışı mağazacılık satışları ise, faaliyet gösterilen coğrafyalardaki jeopolitik çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, yeni açılan mağazaların ve operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla yılın ilk yarısında %10 reel büyüme kaydetti. Bu dönemde yurt dışı operasyonlarının brüt kâr marjı da yıllık bazda 11 puan arttı. Körfez Bölgesi’nde Toplam Satışlar ABD Doları Bazında %99 Büyüdü Apparel Group ortaklığıyla yönetilen Körfez Bölgesi’nde, Temmuz 2026 itibarıyla yıl başından bu yana 6 yeni mağaza daha açıldı. Bölgede yaşanan çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, LFL mağazacılık satışları yılın ilk yarısında ABD Doları bazında %4,7, dönüşüm programı ve yeni açılan mağazaların katkısıyla toplamda ise yıllık bazda %99 büyüdü. Koton’un Mağaza Sayısı 466’ya Ulaştı Koton, 2026 yılının ilk yarısında 11 yeni mağaza açılışı ve 11 mağaza kapanışı gerçekleştirdi. Temmuz ve Ağustos ayının ilk yarısında yurt dışındaki yeni açılışların katkısıyla toplam mağaza sayısı 466’ya yükseldi. Şirket, yılın ikinci yarısında uluslararası büyümesini hızlandırarak özellikle yurt dışı pazarlardaki mağaza yatırımlarına ağırlık vermeyi planlıyor. Koton Club 10 Milyon Üyeyi Aştı, Omnichannel Dönüşüm Tamamlandı Koton’un müşteri sadakat programı Koton Club’ın yurt içindeki üye sayısı Temmuz 2026 itibarıyla 10 milyonu aştı. Programın, yurt dışında CIS Bölgesi ve Sırbistan’ın ardından, yılın ikinci yarısında Gürcistan ve Fas’ta da devreye alınması planlanıyor. Omnichannel stratejisi kapsamında yurt içinde mağaza stoklarının e-ticaret kanalıyla entegrasyonu tamamlandı. Temmuz ayında Gebze’deki e-ticaret deposunun kapatılmasıyla stokların daha etkin yönetilerek operasyonel verimliliğin artırılması ve müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verilmesi hedefleniyor. CEO Dr. A. Bülent Sabuncu’nun Değerlendirmeleri Koton CEO’su Dr. A. Bülent Sabuncu, şirketin 2026 yılı ilk yarı performansı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılına, Türkiye’de enflasyonun ve buna bağlı olarak finansman maliyetlerinin kademeli olarak gerileyeceği ve faaliyet ortamının yıl içinde öngörülebilirliğinin artacağı beklentisiyle başlamıştık. Ancak ilk çeyrek sonunda Ortadoğu’da başlayan jeopolitik gerilim ve CIS Bölgesi’nde devam eden çatışma ortamının etkisiyle küresel ve yurt içi piyasalarda artan dalgalanmalar, faaliyet ortamının yılın başında öngördüğümüzden daha zorlu ve belirsiz hale gelmesine neden oldu. Türkiye’de dezenflasyon programı ve sıkı para politikası da tüketici talebi üzerindeki baskısını sürdürürken, küresel çatışmaların etkisiyle maliyetler ve finansman giderlerinde artışlar gerçekleşti. Bu zorlu ortamda, güçlü operasyonel çevikliğimiz ve finansal disiplinimiz sayesinde dirençli bir performans sergiledik. Etkin stok ve işletme sermayesi yönetimi ile disiplinli gider kontrolü sayesinde operasyonel karlılığımızı ve nakit yaratma gücümüzü korurken, yüksek faiz ortamında finansman giderlerimizi azaltmayı başardık. Yurt içinde sektöre paralel bir performans gösterirken, yurt dışında enflasyonun altında artan döviz kurlarına rağmen reel büyümemizi hızlandırarak büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Yılın ilk yarısında yaşanan makroekonomik gelişmeler ve T.C. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyonu beklentisindeki yukarı yönlü güncelleme doğrultusunda, yıl sonu beklentilerimizi güncelliyoruz. Yıl sonu satış büyüme beklentimizi yatay – düşük tek haneli büyüme olarak yeniliyoruz. Bu yıl içinde açmayı planladığımız bazı yeni mağaza açılışlarını bir sonraki yıla erteliyoruz ve yıl sonu net mağaza artış beklentimizi 5’in üzerinde olacak şekilde güncelliyoruz. Kar marjları, net finansal borçluluğun FAVÖK’e ve yatırım harcamalarının satışa oranları beklentilerimizi ise koruyoruz. Önümüzdeki dönemde uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda operasyonel verimlilik ve finansal disiplin odağımızı korurken, faaliyetlerimizi ve müşteri deneyimimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Brand Finance tarafından Türkiye’nin en değerli 35. markası olarak gösterilmemiz, Koton’un güçlü marka konumunun ve uzun vadeli değer yaratma potansiyelinin önemli bir göstergesi olurken, önümüzdeki dönemde de bu değeri daha da ileri taşımaya odaklanacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tera Yatırım Kıraç Galvaniz Analizini Paylaştı Haber

Tera Yatırım Kıraç Galvaniz Analizini Paylaştı

Tera Yatırım tarafından 14 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan Kıraç Galvaniz (TCKRC) şirket raporunda; şirketin Bozüyük yatırımıyla artan üretim kapasitesi, yeni ürün grupları, savunma sanayindeki gelişmeler ve Avrupa pazarlarına yönelik büyüme stratejisi yatırım tezinin ana unsurları arasında gösterildi. Raporda TCKRC için 155,90 TL referans fiyat üzerinden 296,17 TL 12 aylık hedef fiyat hesaplanırken, bunun yaklaşık %90 getiri potansiyeline işaret ettiği belirtildi. 2027 İçin Güçlü Büyüme Beklentisi: Ciroda Dev Sıçrama Tera Yatırım’ın tahminlerine göre Kıraç Galvaniz’in net satışlarının 2026 yılında 6,9 milyar TL, 2027 yılında ise 20,7 milyar TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Aynı dönemde FAVÖK’ün 2026’da 2,8 milyar TL’den, 2027’de yaklaşık 8,0 milyar TL’ye; net kârın ise 2,35 milyar TL’den 6,62 milyar TL’ye yükselmesi öngörülüyor. Raporda 2027 tahminleri üzerinden TCKRC’nin FD/FAVÖK çarpanının 3,5x seviyesine gerileyebileceği ve şirketin küresel benzerlerine göre yaklaşık %49,7 iskontolu işlem görebileceği hesaplandı. İNA Değerlemesinde 367,39 TL Hedef Fiyat Tera Yatırım, TCKRC değerlemesinde İndirgenmiş Nakit Akımları (İNA) ve benzer şirket çarpanları yöntemlerini birlikte kullandı. İNA modeli tek başına TCKRC için 367,39 TL hedef fiyata işaret ederken, Tera Yatırım nihai değerlemesinde İNA yöntemine %35, benzer şirket çarpanlarına ise %65 ağırlık verdi. Bu yöntem sonucında 12 aylık hedef fiyat 296,17 TL olarak belirlendi. Bozüyük Yatırımı Büyüme Hikayesinin Merkezinde Raporda, 2025 yılında devreye alınan Bozüyük tesisiyle Kıraç Galvaniz’in üretim kapasitesinin yaklaşık beş katına çıktığı; yıllık sıcak daldırma galvanizleme kapasitesinin 220 bin tona, metal imalat kapasitesinin ise 180 bin tona ulaştığı belirtildi. Tera Yatırım, Bozüyük yatırımını yalnızca kapasite artışı sağlayan bir yatırım olarak değil, birim maliyetlerin iyileştirilmesi ve operasyonel verimlilik açısından da stratejik bir hamle olarak değerlendiriyor. Savunma Sanayii ve Avrupa Pazarı Yeni Büyüme Katalizörü Kıraç Galvaniz’in geleneksel yol güvenliği ve galvaniz faaliyetlerinin yanı sıra savunma sanayii ve enerji alanlarındaki yeni ürün gruplarına yönelmesine dikkat çekilen raporda; ASELSAN NET ile gerçekleştirilen çalışmalar, YETEN programına dahil olunması, Tesis Güvenlik Belgesi ile NSPA ve MKE tedarik platformlarına kabul edilmesi şirketin savunma sanayindeki potansiyelini destekleyen gelişmeler arasında gösterildi. Ayrıca Romanya’daki iştirak, Avrupa pazarlarına yönelik sertifikasyon çalışmaları ve uluslararası ihale kanallarına erişimi, şirketin artan kapasitesini küresel pazarlarda değerlendirmesi açısından kritik büyüme alanları olarak vurgulandı. Başköy Yatırımı İle “İkinci Büyüme Fazı” Başköy yatırımının da Bozüyük ile başlayan kapasite artışının ardından Kıraç Galvaniz’in “ikinci büyüme fazının önemli unsurlarından biri” olduğu belirtilen raporda; yeni yatırımların devreye alınması ve artan kapasitenin satış hacmine dönüşmesiyle birlikte şirketin gelir ve kârlılığında özellikle 2027 itibarıyla güçlü bir artış öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.