Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Verimlilik

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Castrol ve Komatsu’dan   Stratejik İş Birliği Haber

Castrol ve Komatsu’dan Stratejik İş Birliği

Castrol, Türkiye distribütörlüğü Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. tarafından yürütülen dünyanın önde gelen iş ve maden makineleri üreticilerinden Komatsu ile madeni yağların geliştirilmesi ve üretimini kapsayan üç yıllık bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında Komatsu markalı madeni yağlar, Castrol’ün Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezinin altyapısından yararlanılarak geliştirilecek ve üretilecek. İş birliği, madeni yağların üretim ve dolum süreçlerinin ötesine uzanıyor. Komatsu madeni yağlarının formülasyon, ürün geliştirme ve teknik onay süreçlerinde Castrol’ün mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığından yararlanılırken, ürünlerin geliştirilmesinde Komatsu’nun global kalite ve performans standartları esas alınıyor. Böylece iki markanın bilgi birikimi, zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren müşterilere yönelik çözümlerde bir araya geliyor. Castrol’ün Gemlik’teki teknoloji gücü, Komatsu’nun mühendislik standartları ile buluşuyor Castrol’ün Türkiye’deki önemli yatırımlarından olan Gemlik üretim tesisi ve teknoloji merkezi, iş birliğinde önemli bir rol üstleniyor. Madeni yağların geliştirilmesinden üretimine kadar farklı süreçleri bir araya getiren bu altyapı, Komatsu markalı madeni yağların geliştirilmesi ve üretiminde kullanılacak. Üç yıl boyunca devam edecek iş birliğiyle Castrol, formülasyon, teknik onay, mühendislik ve üretim alanlarındaki bilgi birikimini projeye aktarırken, Komatsu'nun yüksek kalite ve performans beklentilerine uygun çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacak. Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye’deki faaliyetlerini sürdüren Komatsu ile gerçekleştirilen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, “Castrol olarak dünyanın önde gelen markalarıyla geliştirdiğimiz iş birliklerinde yalnızca üretim kapasitemizle değil, mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığımızla da değer yaratıyoruz. Komatsu ve Marubeni Dağıtım ve Servis ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezimizin yetkinliklerini dünyanın önde gelen iş makinesi markalarından biriyle buluşturuyor. Gemlik’teki üretim tesisimiz ve teknoloji merkezimiz, madeni yağların geliştirilmesinden formülasyon ve teknik onay süreçlerine, üretimden doluma kadar geniş bir yetkinliğe sahip. Bu bilgi birikimimizi ve teknolojik altyapımızı Komatsu madeni yağlarının geliştirilmesi ve üretiminde kullanacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer yaratacağına inanıyoruz” dedi. Komatsu’nun operasyonel verimliliğine katkı sağlayacak iş birliği Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., Komatsu ile 1983 yılından bu yana sürdürdüğü güçlü iş ortaklığı kapsamında iş ortaklarına sunduğu ürün ve satış sonrası hizmetleri geliştirmeye devam ediyor. Castrol ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği, Komatsu’nun yüksek kalite ve performans standartlarını madeni yağ teknolojileri alanındaki uzmanlıkla buluşturuyor. Bu iş birliğiyle zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren Komatsu müşterilerinin makine performansı, dayanıklılık ve operasyonel süreklilik beklentilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Castrol ile olan statejik iş birliği ile ilgili olarak Marubeni Dağıtım ve Servis CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar, “Marubeni Dağıtım ve Servis olarak, Komatsu’nun global kalite ve mühendislik standartlarını güçlü satış sonrası hizmetlerimizle desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Castrol ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, iki global markanın teknoloji ve mühendislik alanındaki uzmanlıklarını bir araya getirirken, müşterilerimizin operasyonel verimlilik ve yüksek performans beklentilerine yönelik çözümlerimizi de güçlendirecek. Amacımız yalnızca üstün nitelikli ürünler sunmak değil, iş ortaklarımızın operasyonlarının sürekliliğine ve uzun vadeli başarısına katkı sağlamak. Bu iş birliğinin, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha ileri taşıyacağına inanıyoruz” dedi. İş ve maden makinelerinde yüksek performans ve dayanıklılık sunuluyor Türkiye’nin sektörde en uzun süreli distribütörlük ilişkilerinden birini Komatsu ile sürdüren Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., paletli ekskavatörlerden lastikli yükleyicilere, dozerlerden greyderlere, kaya kamyonlarından kompakt iş makinelerine kadar uzanan geniş ürün gamıyla inşaat, madencilik, enerji ve altyapı sektörlerine hizmet veriyor. Yüksek mühendislik standartları, dayanıklılığı ve ileri teknolojileriyle öne çıkan Komatsu, dijital filo yönetimi çözümleri ve güçlü satış sonrası hizmet altyapısıyla müşterilerinin operasyonel verimlilik hedeflerini destekliyor. Akıllı makine teknolojileri, uzaktan izleme çözümleri ve verimlilik odaklı mühendislik yaklaşımıyla Komatsu, dünya genelinde iş ve maden makineleri sektörünün öncü markası olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılında Otomotivin Geleceği Verimlilik ve Teknolojiyle Şekilleniyor Haber

Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılında Otomotivin Geleceği Verimlilik ve Teknolojiyle Şekilleniyor

Türkiye otomotiv sanayisi, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında teknolojik dönüşüm, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda gelişimini sürdürüyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre sektör, 2026 yılının ilk dokuz ayında 31,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye'nin ihracatındaki lider konumunu korudu. [1] Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verileri ise üye kuruluşların 18 Ar-Ge merkeziyle 2025 yılında yaklaşık 294 milyon dolarlık Ar-Ge ihracatı gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. [2] Türkiye'nin üretim ve teknoloji alanındaki gelişimi, otomotiv sanayisinin geleceğinde verimlilik ve inovasyonun önemini artırıyor. Dünyanın önde gelen bağımsız madeni yağ üreticilerinden FUCHS, geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle otomotiv sektörünün değişen ihtiyaçlarına yanıt verirken daha verimli ve sürdürülebilir üretim süreçlerini destekliyor. Otomotivde rekabetin yeni anahtarı: Teknoloji ve verimlilik Otomotiv endüstrisinde yaşanan teknolojik gelişmeler, yalnızca araçların tasarımını ve performansını değil, üretimden kullanıma kadar tüm değer zincirini yeniden şekillendiriyor. Daha düşük enerji tüketimi, daha uzun ekipman ömrü, daha az kaynak kullanımı ve yüksek operasyonel verimlilik, sektörün öncelikli hedefleri arasında bulunuyor. Bu dönüşümde madeni yağ teknolojileri de önemli bir rol üstleniyor. Motorlarda ve mekanik sistemlerde sürtünmenin azaltılması, aşınmanın önlenmesi ve enerji kayıplarının sınırlandırılması, hem araç performansına hem de kaynak verimliliğine katkı sağlıyor. Elektrikli mobilite, yeni nesil teknolojilere olan ihtiyacı artırıyor Otomotiv sanayisindeki dönüşümün önemli başlıklarından birini elektrikli mobilite oluşturuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Global EV Outlook 2026 raporuna göre, dünya genelinde elektrikli otomobil satışları 2025 yılında yüzde 20 artarak 20 milyonu aştı. Böylece elektrikli otomobiller, küresel yeni otomobil satışlarının yaklaşık dörtte birini oluşturdu. [3] Elektrikli araçların yaygınlaşması, otomotiv endüstrisinde yalnızca güç aktarma sistemlerini değil, madeni yağ ve ısı yönetimi teknolojilerini de dönüştürüyor. Geleneksel içten yanmalı motorlardan farklı teknik gereksinimlere sahip elektrikli araçlarda, özel olarak geliştirilen madeni yağlar ve soğutma sıvıları, sistemlerin güvenilir ve verimli çalışmasına katkı sağlıyor. FUCHS, elektrikli araçlara yönelik geliştirdiği yenilikçi madeni yağ teknolojileriyle otomotiv endüstrisinin dönüşümünü destekliyor. Araç teknolojilerindeki dönüşümün yanı sıra otomotiv üretim tesislerinde kullanılan endüstriyel yağlar, metal işleme sıvıları ve özel uygulama yağları da üretim süreçlerinde ekipmanların güvenilir çalışmasına, kullanım ömürlerinin uzatılmasına ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Sürdürülebilir üretimin temelinde inovasyon var FUCHS, araştırma ve geliştirme çalışmalarında ürün performansının artırılmasının yanı sıra enerji, kaynak ve maliyet verimliliğinin iyileştirilmesine odaklanıyor. Otomotiv üreticileri ve sanayi kuruluşlarının farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen madeni yağ teknolojileri, ekipmanların kullanım ömrünün uzatılmasına ve üretim süreçlerinde operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türk otomotiv sanayisinin yüksek katma değerli üretim ve teknolojik dönüşüm hedefleri önem kazanırken, yenilikçi madeni yağ teknolojileri de daha verimli, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim ekosisteminin tamamlayıcı unsurları arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılında Otomotivin Geleceği Verimlilik ve Teknolojiyle Şekilleniyor Haber

Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılında Otomotivin Geleceği Verimlilik ve Teknolojiyle Şekilleniyor

Türkiye otomotiv sanayisi, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında teknolojik dönüşüm, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda gelişimini sürdürüyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre sektör, 2026 yılının ilk dokuz ayında 31,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye'nin ihracatındaki lider konumunu korudu. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verileri ise üye kuruluşların 18 Ar-Ge merkeziyle 2025 yılında yaklaşık 294 milyon dolarlık Ar-Ge ihracatı gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin üretim ve teknoloji alanındaki gelişimi, otomotiv sanayisinin geleceğinde verimlilik ve inovasyonun önemini artırıyor. Dünyanın önde gelen bağımsız madeni yağ üreticilerinden FUCHS, geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle otomotiv sektörünün değişen ihtiyaçlarına yanıt verirken daha verimli ve sürdürülebilir üretim süreçlerini destekliyor. Otomotivde rekabetin yeni anahtarı: Teknoloji ve verimlilik Otomotiv endüstrisinde yaşanan teknolojik gelişmeler, yalnızca araçların tasarımını ve performansını değil, üretimden kullanıma kadar tüm değer zincirini yeniden şekillendiriyor. Daha düşük enerji tüketimi, daha uzun ekipman ömrü, daha az kaynak kullanımı ve yüksek operasyonel verimlilik, sektörün öncelikli hedefleri arasında bulunuyor. Bu dönüşümde madeni yağ teknolojileri de önemli bir rol üstleniyor. Motorlarda ve mekanik sistemlerde sürtünmenin azaltılması, aşınmanın önlenmesi ve enerji kayıplarının sınırlandırılması, hem araç performansına hem de kaynak verimliliğine katkı sağlıyor. Elektrikli mobilite, yeni nesil teknolojilere olan ihtiyacı artırıyor Otomotiv sanayisindeki dönüşümün önemli başlıklarından birini elektrikli mobilite oluşturuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Global EV Outlook 2026 raporuna göre, dünya genelinde elektrikli otomobil satışları 2025 yılında yüzde 20 artarak 20 milyonu aştı. Böylece elektrikli otomobiller, küresel yeni otomobil satışlarının yaklaşık dörtte birini oluşturdu. Elektrikli araçların yaygınlaşması, otomotiv endüstrisinde yalnızca güç aktarma sistemlerini değil, madeni yağ ve ısı yönetimi teknolojilerini de dönüştürüyor. Geleneksel içten yanmalı motorlardan farklı teknik gereksinimlere sahip elektrikli araçlarda, özel olarak geliştirilen madeni yağlar ve soğutma sıvıları, sistemlerin güvenilir ve verimli çalışmasına katkı sağlıyor. FUCHS, elektrikli araçlara yönelik geliştirdiği yenilikçi madeni yağ teknolojileriyle otomotiv endüstrisinin dönüşümünü destekliyor. Araç teknolojilerindeki dönüşümün yanı sıra otomotiv üretim tesislerinde kullanılan endüstriyel yağlar, metal işleme sıvıları ve özel uygulama yağları da üretim süreçlerinde ekipmanların güvenilir çalışmasına, kullanım ömürlerinin uzatılmasına ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Sürdürülebilir üretimin temelinde inovasyon var FUCHS, araştırma ve geliştirme çalışmalarında ürün performansının artırılmasının yanı sıra enerji, kaynak ve maliyet verimliliğinin iyileştirilmesine odaklanıyor. Otomotiv üreticileri ve sanayi kuruluşlarının farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen madeni yağ teknolojileri, ekipmanların kullanım ömrünün uzatılmasına ve üretim süreçlerinde operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türk otomotiv sanayisinin yüksek katma değerli üretim ve teknolojik dönüşüm hedefleri önem kazanırken, yenilikçi madeni yağ teknolojileri de daha verimli, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim ekosisteminin tamamlayıcı unsurları arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cargill, IBAKTECH 2026’da ‘Cargill Gurme’ Portföyünü Profesyonel Mutfaklarla Buluşturdu Haber

Cargill, IBAKTECH 2026’da ‘Cargill Gurme’ Portföyünü Profesyonel Mutfaklarla Buluşturdu

15. Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı, 14–17 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlendi. Fırıncılık, pastacılık, çikolata ve gastronomi dünyasının önemli paydaşlarını bir araya getiren fuarda Cargill, profesyonel mutfaklara yönelik ürün ve hizmetlerini ilk kez Cargill Gurme çatısı altında tanıttı. Cargill Gurme; yağ, çikolata, kakao, nişasta ve krema kategorilerindeki ürünleriyle yalnızca geniş bir ürün portföyü değil, işletmelerin farklı ihtiyaçlarına yönelik bütünsel bir çözüm yaklaşımı sunuyor. “Müşterilere değer katan çözüm ortağı” “IBAKTECH 2026’da Cargill Gurme’yi profesyonel mutfaklarla ilk kez buluşturduklarını ifade eden Cargill Gıda Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Kıdemli Satış Direktörü Cenk Erkan şunları söyledi: “Cargill Gurme ile farklı kategorilerdeki güçlü markalarımızı aynı çatı altında toplarken müşterilerimize daha bütünsel bir değer önerisi sunmayı hedefliyoruz. Turyağ®’dan Vanova® ve VelicheTM’e, Proverse® Selection’dan Gerkens®’e uzanan portföyümüzle profesyonel mutfakların farklı ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm sunabiliyoruz. Amacımız yalnızca ürün tedarik eden bir şirket olmak değil; müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan, uzmanlığıyla destek veren ve birlikte büyüyen bir çözüm ortağı olmak. IBAKTECH'te gördüğümüz yoğun ilgi, bu yaklaşımın sektör tarafından da karşılık bulduğunu gösterdi.” Vanova® ve VelicheTM ile çikolata uzmanlığı Fuarda öne çıkan kategorilerin başında çikolata portföyü geldi. Cargill Gurme çatısı altında yer alan premium kuvertür çikolatası Vanova® ve Belçika çikolatası Veliche™, profesyonel mutfakların farklı ihtiyaçlarına yönelik tamamlayıcı çözümler sundu. Vanova®, kökleri 1880’lerin Belçika çikolata mirasına dayanan, Cargill’in global çikolata deneyimiyle Türkiye’de üretilen ve Belçika çikolatası ile aynı standartları taşıyan premium kuvertür bir çikolata sunuyor. Dengeli tat profili, yüksek parlaklığı, üstün lezzeti, ipeksi dokusu, rafine aroması ve farklı uygulamalardaki stabil performansıyla öne çıkan Vanova®; pastacılık, praline, kalıplama ve gastronomi uygulamalarında şeflerin yaratıcılığını destekliyor. Black Diamond 55 bitter, Coral 35 sütlü ve Pearl 29 beyaz çikolata ürünlerinden oluşan portföy, profesyonel mutfakların farklı çikolata uygulamalarına yanıt veriyor. Veliche™ ise şeflere Belçika çikolatası uzmanlığını sunuyor. Yüksek kalite standartları, üstün işlenebilirlik performansı ve uygulamalarda sağladığı tutarlı sonuçlarla öne çıkan marka; pastacılık, çikolatacılık ve gastronomi alanlarında şeflerin imza lezzetlerini hayata geçirmelerine destek oluyor. Özellikle yoğun süt notaları ve dengeli lezzet profiliyle dikkat çeken beyaz çikolata çeşitleri, fuar ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Veliche™, Belçika çikolata uzmanlığını şeflere yönelik ilham ve uygulama desteğiyle tamamlıyor. Proverse® Selection ile profesyonel mutfaklara İtalyan uzmanlığı Fuarda ilk kez tanıtılan Proverse® Selection profesyonel mutfakların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen premium ürün serisiyle dikkat çekti. İtalya'da üretilen ve İtalyan gastronomi uzmanlığının bilgi birikiminden yararlanan seri; Yemeklik sos, sıvı şanti ve çok amaçlı krema (multipurpose) ürünleriyle profesyonellere geniş bir kullanım alanı sunuyor. Yüksek yağ oranlarıyla zengin lezzet, kıvam ve performansı bir araya getiren Proverse® Selection, yoğun servis temposu ve zorlayıcı mutfak koşullarında şeflerin güvenilir yardımcısı olarak öne çıkıyor. Sıcak ve soğuk uygulamalardaki stabilitesi, kesilmeye karşı dayanıklı yapısı ve tutarlı sonuçları sayesinde hem operasyonel verimlilik hem de ürün kalitesine katkı sağlıyor. Pastacılıktan gastronomiye, yemeklik sos uygulamalarından dekorasyon ve dolgu çözümlerine kadar farklı kullanım alanlarına hitap eden Proverse® Selection, profesyonel mutfaklarda performans, esneklik ve kullanım kolaylığını bir arada sunuyor. Turyağ®’dan Geleneksel Tariflere Modern Çözümler Turyağ®, fuarda geleneksel Türk tatlıları ve unlu mamul uygulamalarına yönelik çözümleriyle öne çıktı. Portföyün dikkat çeken ürünlerinden Maestro Sadece, baklava gibi geleneksel tatlılarda aranan lezzet profilini korurken işletmelere maliyet avantajı sunuyor. Reçetelere esneklik kazandıran özel formülasyonu sayesinde profesyonellerin kalite ve verimlilik beklentilerini destekleyen ürün, fuar ziyaretçilerinden yoğun ilgi gördü. Turyağ ayrıca, Türkiye'nin lider börek yağlarından NTY, genel pastacılık uygulamalarında tercih edilen T-Özel ve Âlâ ürünleri ile boyoz ve diğer katlı hamur işlerine yönelik Maestro Efe’yi de sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Cargill Gurme Club ile işletmelere ek değer Cargill, fuarda ürün ve marka portföyünün yanı sıra Cargill Gurme Club sadakat programını da tanıttı. İşletmeler, www.cargillgurmeclub.com.tr üzerinden kayıt oluşturarak yetkili bayilerden yapacakları ilk alışverişten itibaren puan kazanmaya başlayabiliyor. Program, yalnızca işletmelere değil, işletmelerin sisteme tanımladığı şeflere de çeşitli avantajlardan yararlanma imkânı sunarken, farklı ürün kategorilerindeki satın alımları tek çatı altında bir araya getirerek ek değer sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Brisa, Yılın İlk Dokuz Ayında 806,7 Milyon TL Net Kar Elde Etti Haber

 Brisa, Yılın İlk Dokuz Ayında 806,7 Milyon TL Net Kar Elde Etti

İç pazarda pazarın üzerinde büyüyerek tüm ana segmentlerde pazar payını artıran Brisa, yüksek katma değerli segment odağı ile bu segmentte pazarın iki katı büyüme kaydetti. Türkiye lastik sektörünün lideri Brisa, 2026 yılının üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk dokuz ayında satış hacmindeki artış, katma değerli ürünlerin satışlar içindeki olumlu etkisi ve operasyonel verimlilik kazanımlarıyla finansal performansını iyileştirdi. Şirketin FAVÖK büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artışla 5,9 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 15,2 olarak gerçekleşti. Devam eden global belirsizlik ortamında Brisa, geçen yılın aynı dönemine göre net zarardan net kara geçti ve bu yılın ilk dokuz ayını 806,7 milyon TL net kârla tamamladı. Brisa CEO’su Vecih Yılmaz, sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yılın ilk dokuz ayında güçlü müşteri odağımız, verimli kapasite kullanımımız, odaklı kanal stratejimiz, disiplinli maliyet ve bilanço yönetimimiz ile hem pazar gücümüzü arttırdık hem de karlılığımızı iyileştirdik. Güçlü marka ve ürün portföyümüz, yaygın bayi ağımız ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde tüm ana segmentlerde pazar payımızı artırdık. Özellikle yüksek katma değerli ürünlerde pazarın üzerinde büyüyerek stratejik odağımızın karşılığını aldık. Lassa markamızla da Doğu ve Orta Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda güçlü bir performans gösterdik; Avrupa ve Avrupa dışındaki pazarlarda büyümemizi sürdürürken toplam 18 ülkede pazar payı kazandık. Gelecekteki büyümemizi destekleyecek alanlarda da önemli adımlar attık. Ar-Ge yatırımlarımız sayesinde Ar-Ge-500 araştırmasında sektör liderliğimizi korurken, Lassa Revola’nın Auto Bild’in bağımsız performans testlerinde elde ettiği başarılı sonuçlar ürün geliştirme yetkinliğimizi bir kez daha ortaya koydu. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında attığımız adımlarla uzun vadeli rekabet gücümüzü desteklemeyi sürdürdük. Dijital Dönüşüm Merkezi unvanımız, dijitalleşme alanındaki yetkinliklerimizin önemli bir göstergesi olurken; sürdürülebilirlik tarafında kaydettiğimiz ilerlemeler sonucunda ETS kapsamında karbon yükümlülüğünden istisna tutulduk. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimize değer yaratan ürün ve hizmetler geliştirmeye, verimliliğimizi artırmaya ve hem iç pazarda hem uluslararası pazarlarda büyümemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa İlk 9 Ayda 41,8 Milyar TL Net Satış Geliri Elde Etti Haber

Çimsa İlk 9 Ayda 41,8 Milyar TL Net Satış Geliri Elde Etti

Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, 2026 yılının ilk dokuz aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide net satışları 41,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye’nin yanı sıra ABD, İspanya, İrlanda ve Birleşik Krallık’a uzanan operasyonlarıyla faaliyetlerini sürdüren Çimsa, büyüme stratejisinde operasyonel verimlilik, maliyet disiplini, katma değerli ürünler ve uluslararası operasyonlarının katkısını odağında tutuyor. Şirketin ABD’deki gri ve beyaz çimento öğütme tesisi, İspanya’daki beyaz çimento operasyonları ve İrlanda merkezli Mannok’un yapı malzemeleri portföyü, Çimsa’nın farklı coğrafya ve müşteri gruplarına ulaşmasını destekliyor. “Yatırımlarımızda ve operasyonlarımızda kârlı büyümeyi, nakit yaratımını ve etkin sermaye kullanımını önceliklendiriyoruz” Finansal sonuçları değerlendiren Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, şunları söyledi: “Küresel bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümümüzü sürdürürken, büyümemizi operasyonel verimlilik ve maliyet disipliniyle desteklemeye devam ediyoruz. Bugün Türkiye’deki güçlü üretim altyapımızı ABD, İspanya, İrlanda ve Birleşik Krallık’taki operasyonlarımız, genişleyen ürün portföyümüz ve farklı pazarlardaki yetkinliklerimizle bir araya getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de odağımız, sahip olduğumuz bu güçlü platformdan daha fazla değer yaratmak olacak. Yatırımlarımızda ve operasyonlarımızda kârlı büyümeyi, nakit yaratımını ve etkin sermaye kullanımını önceliklendiriyoruz. Operasyonel verimliliğimizi artırırken maliyetlerimizi etkin şekilde yönetmek ve uluslararası operasyonlarımızın Çimsa’nın sonuçlarına katkısını güçlendirmek temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Uzun vadeli hedefimiz, yalnızca ölçeğini büyüten değil, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda sürdürülebilir şekilde değer yaratan ve finansal gücünü artıran global bir yapı malzemeleri şirketi olmak.” COP31’de deneyimleri ve geliştirdiği çözümleri katılımcılara aktaracak Çimsa, büyümesini desteklerken üretim verimliliği ve maliyet yönetimine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Yılın ilk dokuz ayında alternatif yakıt kullanım oranı Türkiye’de yüzde 23, İspanya’da yüzde 30 ve İrlanda’da yüzde 78 seviyesinde gerçekleşti. Alternatif yakıt kullanımının fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılmasına ve üretimde maliyet avantajının güçlendirilmesine katkı sağladığını belirten Çimsa, Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD) Business Action Bank platformuna sunduğu vaka çalışmalarıyla üretimde karbon emisyonlarının azaltılması, düşük karbonlu ürünlerle dayanıklı altyapı çözümleri geliştirilmesi ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik uygulamaları uluslararası iş dünyasıyla paylaştı. Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’de de bu alanlardaki deneyimlerini ve geliştirdiği çözümleri katılımcılara aktaracak. Çimsa ayrıca COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’nde Green Wave Ürün Programıyla İklim Dayanıklılığı ve Altyapı kategorisinde birincilik elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akca Lojistik LOGISTECH 2026’da Lojistiğin Yeni Dönemini Değerlendirdi Haber

Akca Lojistik LOGISTECH 2026’da Lojistiğin Yeni Dönemini Değerlendirdi

İş ortaklarına 2007’den bu yana yenilikçi ve kişiselleştirilmiş çözümler sunan Akca Lojistik, 7-9 Ekim tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen LOGISTECH 2026 – Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nda sektör paydaşlarıyla buluştu. Üç gün boyunca gerçekleştirilen görüşmelerde lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde değişen ihtiyaçlar, teknolojinin operasyonlara entegrasyonu ve Ege Bölgesi’nin lojistik potansiyeli öne çıktı. Fuarda lojistik ve tedarik zinciri çözümlerinin yanı sıra soğuk zincir depolama ve taşımacılığı alanındaki hizmetlerini de paylaşan Akca Lojistik; teknoloji, otomasyon, izlenebilirlik ve operasyonel verimlilik ekseninde sektörün gelecek dönem ihtiyaçlarını değerlendirdi. “Müşterilerin beklentileri değişiyor” Lojistikte teknolojinin operasyonel süreçlerdeki rolüne dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Erkam Akça, “Lojistikte teknoloji artık yalnızca operasyonları hızlandıran bir unsur değil; verimlilik, izlenebilirlik ve süreçlerin daha etkin yönetilmesi açısından önemli bir rol üstleniyor. LOGISTECH boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de sektörün teknoloji ve otomasyon odağındaki dönüşümünü yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Akca Lojistik olarak operasyonlarımızda otomasyon seviyesini artırmayı, veri odaklı karar mekanizmalarımızı güçlendirmeyi ve sistemler arasındaki entegrasyonu geliştirmeyi önceliklendiriyoruz. Operasyonlarımızı anlık takip edebildiğimiz altyapımız ve gerçek zamanlı entegrasyonlarımızla süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirirken, teknoloji yatırımlarımızla operasyonel verimliliği ve hizmet kalitemizi artırmaya odaklanıyoruz” dedi. Ege’de sefer sayısı yaklaşık iki katına çıktı Akca Lojistik’in 2026 yılında büyümesini hızlandırdığı bölgelerin başında Ege geldi. Yıl içinde farklı sektörlerden yeni firmaları müşteri portföyüne dahil eden şirketin bölgedeki sefer sayısı, artan operasyon hacmiyle birlikte bir önceki yıla göre yaklaşık iki katına çıktı. Bölgede ağırlıklı olarak enerji ve gıda sektörlerine hizmet veren Akca Lojistik; beyaz eşya, tarım ve kimya alanlarında da operasyonlarını sürdürüyor. 2027’de yeni iş birlikleri gündemde Akca Lojistik, 2027 yılında Ege Bölgesi’ndeki faaliyetlerini farklı sektörlerde hayata geçireceği yeni operasyonlarla genişletmeyi planlıyor. Şirket, büyümesine paralel olarak bölgedeki istihdamını da artırmayı hedefliyor. Ege’nin şirketin gelecek dönem planlarında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erkam Akça, “Ege, güçlü sanayisi, üretimi ve ticaret yapısıyla lojistik açısından önemli fırsatlar barındırıyor. 2027 yılı için farklı sektörlerde yeni operasyonlara yönelik görüşmelerimiz sürüyor. Yeni iş birlikleriyle büyürken, bu büyümeyi taşıyacak operasyon kapasitesini ve ekip yapısını da birlikte planlıyoruz. Bölgedeki istihdamımızı artırmayı, hizmet kalitemizi güçlendirmeyi ve müşterilerimizle uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz. Bizim için büyümenin karşılığı, müşterimizin işini kolaylaştırmak ve kendi işini büyütürken güvenle yanında olabileceğimiz bir yapı sunmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkven, Craftgate’e Yatırım Yaptı Haber

Turkven, Craftgate’e Yatırım Yaptı

Turkven, online ödeme alan işletmelerin ödeme süreçlerini tek merkezden yönetmesini sağlayan ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate’e yatırım yaptı. Yatırım sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Turkven, Craftgate’in yatırımcıları arasına katıldı. Kurucu ortakların çoğunluk payını koruduğu bu ortaklık, Craftgate’in teknoloji ve sektör deneyimini Turkven’in yatırım tecrübesiyle bir araya getiriyor. Craftgate, yeni dönemde Türkiye’de daha fazla işletmeye ulaşmayı, ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmayı ve ödeme orkestrasyonu alanındaki güçlü konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. Craftgate, işletmelerin yurt içindeki ve yurt dışındaki ödeme hizmeti sağlayıcılarına ve alternatif ödeme yöntemlerine tek entegrasyon üzerinden ulaşmasını ve tüm ödeme süreçlerini tek panelden yönetmesini sağlıyor. Akıllı ödeme yönlendirme ve ödeme tekrar deneme gibi çözümleriyle işletmelerin ödeme başarı oranlarını artırmasına, ödeme maliyetlerini optimize etmesine ve operasyonel verimlilik kazanmasına destek oluyor. Perakendeden turizme, e-ticaretten sigortacılığa farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere hizmet veren Craftgate, Turkven’in katılımıyla Türkiye ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlıyor. Şirket, ürün geliştirme yetkinliğini ve proaktif destek yaklaşımını daha geniş bir üye işyeri kitlesine ulaştırmaya odaklanacak. Craftgate’in gelecek dönem teknoloji gündeminde, yapay zekâ dahil gelişen teknolojilerin ödeme süreçlerinde verimlilik ve işletmelere sunulan içgörüler açısından yaratabileceği fırsatların değerlendirilmesi de yer alacak. Şirket, bu alandaki yaklaşımını üye işyerlerinin ihtiyaçları ve somut fayda sağlayabilecek kullanım alanları doğrultusunda şekillendirmeyi hedefliyor. Craftgate Kurucu Ortağı ve CEO’su Hakan Erdoğan, yatırımla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Craftgate’i, işletmelerin ödeme süreçlerindeki karmaşıklığı azaltmak ve geliştirdiğimiz teknolojiyle büyümelerine katkı sağlamak için kurduk. Bugün farklı sektörlerden lider markalarla çalışıyor, üye işyerlerimizin ödeme operasyonlarında somut değer yaratıyoruz. Turkven’in yatırımcılarımız arasına katılmasını, ekibimize ve Craftgate’in büyüme potansiyeline duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde bizi en çok heyecanlandıran alanlardan biri yapay zekâ. Ödeme orkestrasyonunun geleceğinin, işletmelerin ödeme süreçlerini yönetmenin ötesinde, veriye dayalı kararlar alabilmelerine ve operasyonlarını daha akıllı yönetebilmelerine yardımcı olan teknolojilerle şekilleneceğine inanıyoruz. Yapay zekâ destekli özelliklerimizin sayısını hızla artırıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanda sektörde ses getireceğine inandığımız yeni ürün yeteneklerini müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Turkven ile birlikte Craftgate’in büyüme hikâyesinin yeni dönemine başlıyoruz.” Turkven’in üst düzey yöneticilerinden Barış Seven ise ortaklığa ilişkin şunları söyledi: “Craftgate, ödeme teknolojileri alanındaki uzmanlığı, kendi geliştirdiği ürünleri ve bugüne kadar sergilediği büyüme performansıyla dikkatimizi çeken bir şirket oldu. Farklı sektörlerden işletmelerin ödeme süreçlerini yönetirken karşılaştığı sorunlara teknolojiyle yanıt verebilmesi ve müşterileriyle kurduğu uzun vadeli ilişkiler, şirketin gelişim potansiyeline ilişkin değerlendirmemizde öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. Ödeme yöntemlerinin çeşitlenmesi, işletmelerin birden fazla ödeme sağlayıcısıyla çalışması ve ödeme operasyonlarının giderek daha fazla teknoloji gerektirmesi, orkestrasyon çözümlerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Craftgate’in bu alanda geliştirdiği teknoloji ve sahip olduğu deneyimle Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürebileceğine inanıyoruz. Turkven olarak farklı sektörlerdeki yatırım deneyimimizi Craftgate’in kurucu ekibinin teknoloji ve sektör bilgisiyle bir araya getirmekten memnuniyet duyuyoruz. Şirketin daha fazla işletmeye ulaşmasını, mevcut ürün yeteneklerini geliştirmesini ve yeni teknolojilerle müşterilerine sunduğu değeri artırmasını desteklemeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LOGISTECH’te Zengezur Koridoru ve Alsancak Limanı’nın Geleceği Konuşuldu Haber

LOGISTECH’te Zengezur Koridoru ve Alsancak Limanı’nın Geleceği Konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 7-9 Ekim tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen LOGISTECH 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, Zengezur Koridoru’nun bölgesel ticarete katkısı ve Alsancak Limanı’nın yeni dönem hedefleri masaya yatırıldı. Ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi, dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve altyapı yatırımları öne çıkan başlıklar oldu. “Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz” “Zengezur Koridoru: Türk Devletleri Arasında Ulaştırma Koridorlarının Geleceği” başlıklı oturumun moderatörlüğünü Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayicileri Birliği (TÜİB) Lojistik ve Nakliye Komitesi Başkanı Vusal Xalilov yaptı. Oturumda; Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği (LOJİDER) üyesi ve Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger, AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten konuşmacı olarak yer aldı. UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Zengezur Koridoru’nun Türkiye’nin uluslararası ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirterek, “Mevcut güzergâhlara alternatif bir yolun bulunması, bölgesel taşımacılık ağını güçlendiren önemli bir unsur” dedi. Koridorun yalnızca demir yolu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Vurgun, “Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz. Güzergâh boyunca hizmetlerin ve fiyatlandırmanın şeffaf olması, Hazar geçişlerinde gemi ve tren seferlerinin düzenli hâle getirilmesi gerekiyor” diye konuştu. Dijitalleşme ve mevzuat uyumu öne çıktı Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Zengezur Koridoru’nun başarısının yalnızca ulaşım altyapısının kurulmasına bağlı olmadığını belirtti. Aracıoğlu, “Bir koridorun başarısı için teslimatın maliyetini, süresini ve herhangi bir sorun yaşandığında sorumluluğun kimde olduğunu baştan tanımlamak gerekiyor. Hazar geçişlerinde demir yolu ve deniz yolu entegrasyonu da bu zincirin en kritik noktalarından biri” dedi. Dijitalleşmenin yanı sıra sınır geçişlerinin ve ülkeler arasındaki mevzuat uyumunun önemine dikkat çeken Aracıoğlu, Türkiye’nin depolama, yük birleştirme ve katma değerli lojistik hizmetler alanındaki gücünün koridorla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger de Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Projesi’nin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, “Orta Koridor’u tek tek güzergâhlar olarak değil, Londra’dan Çin’e kadar uzanan bütün bir hat olarak düşünmeliyiz. Dijitalleşme de koridorun verimliliği açısından zorunlu. Bir ülkede başlayan dijitalleşme diğer ülkede sekteye uğrarsa maliyet ve süre artıyor” dedi. “Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir” AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova, Zengezur Koridoru’nun Türk devletleri arasındaki ulaştırma ve ticaret bağlantılarını güçlendireceğini vurguladı. Xalilova, “Bu koridor Azerbaycan ile Nahçıvan’ı, Türkiye’yi ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan önemli bir ulaşım hattı olacak. Hazar geçişlerinin etkin ve düzenli çalışması, koridorun başarısı açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. UND Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten ise taşımacılıkta öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Çelikten, “Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir. Bizim için önemli olan yalnızca yolun varlığı değil, yükün ne kadar sürede ve hangi maliyetle hareket edeceğinin öngörülebilmesi. Sınır geçişleri ve mevzuat farklılıkları da süreci etkileyecektir. Yeni yollar kadar mevcut yolların birbirine bağlanması, belgelerin dijitalleşmesi ve uygulamaların ülkeler arasında uyumlaştırılması gerekiyor” dedi. Alsancak Limanı’nda yeni dönem ve yatırım hedefleri “İzmir’in Denizden Geleceğe Açılan Kapısı: Alsancak Limanı’nda Yeni Dönem ve Yeni Vizyon” başlıklı oturumda, limanın bölge ekonomisindeki stratejik rolü, yeni işletme dönemi ve planlanan yatırımlar ele alındı. Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Danışmanı ve eski Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemir’in moderatörlüğündeki oturuma, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Türkiye Varlık Fonu (TVF) İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay ile Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu katıldı. İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Alsancak Limanı’nın İzmir ve Ege Bölgesi’nin dış ticareti açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek hız ve verimliliğin liman operasyonlarında belirleyici olduğunu vurguladı. Gemilerin limanda bekleme sürelerinin azaltılması gerektiğini belirten Öztürk, “35 yıldır bu limanı savunanlardan biriyim. Limanın temel kullanıcısı gemidir ve gemi hareket etmek ister, durmak istemez. Durmak maliyet kaybıdır. Bu nedenle limanın hızlı ve etkin çalışması gerekiyor” dedi. Alsancak Limanı’nın yük hacmi artacak TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay, limanın altyapısını güçlendirerek bölgenin ticari faaliyetlerine daha fazla katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Rıhtımların rehabilitasyonu, liman sahalarının ve teknolojik altyapının geliştirilmesi, gemi yaklaşma kanalının derinleştirilmesi ve kuru liman yatırımlarının öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirten Fayatorbay, yük hacmini 2029 yılına kadar 1 milyon TEU’ya, ikinci faz yatırımlarıyla da kapasiteyi 3 milyon TEU’nun üzerine çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti. Alsancak Limanı’nın uluslararası rekabet gücünü artırarak Pire Limanı’ndan aktarma yükü çekmeyi amaçladıklarını belirten Fayatorbay, yatırımların İzmir ve Ege ekonomisine katkı sağlayacağını kaydetti. Limanın kapasitesi artarken kent trafiğine etkisinin azaltılmasının da hedeflendiğini belirten Fayatorbay, otoyoldan limana doğrudan bağlantı sağlanmasına yönelik çalışmaların başlayacağını söyledi. Liman çevresinde tır kuyruklarının oluşmasını önlemek için saha düzenlemeleri yapılacağını aktaran Fayatorbay, limana ait demir yolu bağlantılarının devralınması ve yakınında kurulacak kuru liman aracılığıyla yüklerin demir yoluyla taşınmasının planlandığını ifade etti. Bu düzenlemelerle artan liman kapasitesinin İzmir kent trafiği üzerindeki etkisinin en aza indirilmesi amaçlanıyor. Liman-demir yolu bağlantısı güçlendirilecek Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu, yeni işletme döneminde operasyonların kesintisiz sürdürüldüğünü belirtti. Kadıoğlu, “Limanı devraldığımız anda operasyonun devamlılığı bizim için en önemli konuydu. Bundan sonraki hedefimiz, her gün bir önceki günden daha iyi bir noktaya ulaşmak” dedi. Saha, ekipman, terminal ve dijital altyapının da geliştirileceğini kaydetti. Oturumun moderatörü Aydın Erdemir ise Alsancak Limanı’nın tarihsel gelişiminde demir yolunun önemli bir rol oynadığını vurguladı. Erdemir, “İzmir’de liman ve demir yolunun birlikte gelişmesi, kentin ticari kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadı. Bugün de liman-demir yolu bağlantısını modern altyapı ve etkin işletmecilik anlayışıyla güçlendirmek, İzmir’in lojistik geleceği açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.