Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Verimlilik

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Neova Sigorta Artık İstanbul Finans Merkezi’nde Haber

Neova Sigorta Artık İstanbul Finans Merkezi’nde

İstanbul Finans Merkezi’nde 4 kata yayılan yeni Genel Müdürlük ofisi, yaklaşık 6.312 metrekarelik kullanım alanıyla yaklaşık 400 kişilik Neova Sigorta ekibine ev sahipliği yapacak. Departman ihtiyaçlarına göre planlanan çalışma alanları, toplantı ve sunum odaları, ortak kullanım bölümleri ve teknolojik altyapısıyla yeni merkez, çalışanların günlük iş süreçlerini daha verimli yürütmesine katkı sağlayacak şekilde kurgulandı. İstanbul Finans Merkezi’nde yeni dönem Neova Sigorta’nın İstanbul Finans Merkezi’ne taşınması, şirket açısından yalnızca fiziksel bir ofis değişikliğini değil, operasyonel verimlilik, çalışan deneyimi ve kurum içi etkileşimi odağına alan yeni bir dönemi de ifade ediyor. Finans ve iş dünyasının önemli kurumlarını bir araya getiren İstanbul Finans Merkezi’nde konumlanan yeni Genel Müdürlük ofisinin, Neova Sigorta’nın sektör ekosistemiyle daha yakın bir iletişim kurmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Çalışan deneyimi ve sanat odağı Yeni yapılanmayla birlikte çalışan deneyimini daha da geliştirmeyi hedefleyen Neova Sigorta, verimliliği, motivasyonu ve ekipler arası etkileşimi destekleyen bütüncül bir çalışma ortamı sunmayı amaçlıyor. Bu anlayış doğrultusunda yeni ofis, yalnızca iş süreçlerini destekleyen bir alan olarak değil, aynı zamanda sanatla iç içe yaşayan bir merkez olarak kurgulandı. İstanbul Finans Merkezi’ndeki yeni merkezde her kat ve çalışma alanı, ilgili birimlerin çalışma dinamiklerinden ilham alınarak özel olarak tasarlanan sanat eserleriyle buluşturuldu. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Ara Güler, Ergin İnan, Devrim Erbil, Deniz Sağdıç, Mehmed Özçay, Emrah Yücel, Matteo Mandelli gibi farklı disiplinlerden sanatçıların eserleri, çalışma ortamlarına estetik ve ilham verici bir dokunuş katıyor. Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, yeni ofis yapılanmasına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Finans Merkezi’nde hayata geçirdiğimiz yeni Genel Müdürlük ofisimizi, yalnızca yeni bir çalışma alanı olarak değil, şirketimizin geleceğe dönük vizyonunun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Çalışan deneyimini merkeze alan, iş birliğini destekleyen ve verimliliği artıran bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefledik. Yeni merkezimizin hem ekiplerimizin günlük çalışma deneyimine hem de Neova Sigorta’nın sürdürülebilir büyüme yolculuğuna katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Metro Türkiye’den Bodrum Marinalarında Kesintisiz Soğuk Zincir Güvencesinde Çevreci Çözüm Haber

Metro Türkiye’den Bodrum Marinalarında Kesintisiz Soğuk Zincir Güvencesinde Çevreci Çözüm

Netlog Lojistik Grubu iş birliğiyle devreye alınan, -18°C’ye kadar soğutma kapasitesine sahip elektrikli yeni Musoshi Pop-Up Midi araçlar sayesinde Bodrum sıcağında kesintisiz soğuk zincir güvencesi sunulurken, taze ve güvenilir gıda teslimatı çevre dostu lojistik teknolojisiyle bir araya geliyor. Yat ve tekne turizminin en önemli duraklarından Bodrum'da, deniz tutkunu müşterilerinin tüm yeme-içme ihtiyaçlarını 2015 yılından bu yana marinalara kadar ulaştıran Metro Türkiye, bu özel sevkiyat hizmetinde yeni bir dönem başlattı. Netlog Lojistik Grubu bünyesinde yer alan Netfilo tarafından Metro Türkiye’ye özel olarak hazırlanan elektrikli ve soğutuculu yeni araç hizmeti, Bodrum Marina’da sevkiyata başladı. Teslimat kalitesini ve hızını artırmak üzere sahaya inen bu hizmet, sıcak yaz aylarında gıda güvenliğini en üst standartta sağlarken sürdürülebilir lojistik yaklaşımını da destekliyor. Metro Türkiye Satış ve Operasyon Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Benedykt Pacholczyk, “Tekne ve yat seyahatlerine özel olarak uzun yıllar önce başlattığımız sevkiyat hizmetimizi, müşterilerimize her zaman en güvenilir ve en kaliteli çözümleri sunmak adına yeni teknolojilerle sürekli geliştiriyoruz. Bodrum gibi sıcaklığı yüksek bir lokasyonda bizim için en büyük öncelik, ürünlerin tazeliğini ve kalitesini koruyarak gıda güvenliğinden ödün vermemek. Bu doğrultuda Netlog ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında devreye aldığımız frigo kasalı yeni araç hizmetimiz, -18°C’ye kadar inen soğutma kapasitesiyle en kritik ürün gruplarında bile kesintisiz bir soğuk zincir koruması sağlıyor. Sipariş anından teslimat anına kadar ürünlerimizin tazeliğini tam güvence altına alarak müşterilerimizin yeme-içme ihtiyaçlarını en üst kalitede karşılıyoruz” dedi. Gıda güvenliğinin yanı sıra sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik hedeflerine de dikkat çeken Pacholczyk, “Mavi yolculuğa çıkan müşterilerimizin taleplerini karşılarken, bu operasyonu çevreye duyarlı hale getirmeyi de önemsiyoruz. Yeni araç kaynağımızın tamamen elektrikli yapısı sayesinde karbon ayak izimizi azaltarak marinalarda çevre dostu bir lojistik süreç uyguluyoruz. Ayrıca genişleyen iç hacmi sayesinde tek seferde daha fazla siparişi teslim etme kolaylığı sunan, kompakt tasarımıyla da marinalardaki en dar alanlara bile sessizce erişebilen bu yeni araç yatırımıyla, müşterilerimize sunduğumuz pratik ve güvenilir hizmeti çok daha ileri bir boyuta taşımaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. Kesintisiz soğuk zincir ve yüksek taşıma kapasitesi bir arada Bodrum Marina’da hizmet vermeye başlayan Musoshi Pop-Up Midi elektrikli araçlar, özellikle marina, tekne, yat ve özel teslimat noktalarındaki dar alanlara erişim kolaylığı ve yüksek manevra kabiliyeti sunması için özel olarak tasarlandı. Sessiz çalışma performansı ve düşük emisyon avantajıyla öne çıkan yeni nesil araç hizmeti, daha geniş taşıma kapasiteleriyle operasyonel süreçlere büyük bir hız kazandırıyor. Araçta yer alan -18°C’ye kadar soğutma özellikli özel frigo kasa uygulaması taze balık çeşitlerinden et ve tavuk ürünlerine, mezelerden donmuş gıdalara kadar binlerce çeşit ürünün tazeliğini ilk günkü gibi koruyarak güvenle teslim edilmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’in Filoda Tercihi Kia Haber

Enerjisa Üretim’in Filoda Tercihi Kia

Yenilikçi ürün gamı, gelişmiş teknolojileri ve sürdürülebilir mobilite vizyonuyla dikkat çeken Kia, kurumsal filo alanındaki güçlü iş birliklerine yenilerini eklemeye devam ediyor. 1996’dan bu yana Türkiye’nin enerji dönüşümüne yön veren Enerjisa Üretim, filosunu Kia EV3 ve Sportage modelleriyle genişleterek operasyonel kapasitesini ve verimliliğini artırdı. Enerjisa Üretim’in tercih ettiği karma filo yapısı, farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik esnek ve verimli bir çözüm sunuyor. Filoda yer alan Kia EV3 modelleri, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken; Sportage modelleri ise üstün sürüş konforu, ileri teknolojileri ve çok yönlü kullanım özellikleriyle saha operasyonlarında yüksek performans sunuyor. Dünyada “Yılın Otomobili” seçilen Kia EV3, şehir içi kullanımda 604 kilometreye varan menziliyle elektrikli mobilite alanında dikkat çekerken; Sportage ise modern tasarımı, geniş iç hacmi ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle kurumsal kullanıcıların beklentilerine güçlü bir şekilde yanıt veriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı şunları söyledi: "Türkiye’nin enerji sektöründeki en güçlü markalarından biri Enerjisa Üretim’in Kia’yı tercih etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. EV3 ve Sportage modellerimizin bir arada yer aldığı bu filo yatırımı, Kia’nın farklı ihtiyaçlara cevap verebilen geniş ürün gamının önemli bir göstergesidir. İş ortaklarımızın operasyonel verimlilik, maliyet optimizasyonu ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceğiz." Enerjisa Üretim’in tercihi, Kia’nın Türkiye kurumsal filo pazarındaki güçlü konumunu pekiştirirken, markanın farklı kullanım senaryolarına uygun çözümler sunabilen güvenilir bir mobilite ortağı olarak öne çıktığını bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oraklar Lojistik, Verimlilik Odaklı Filo Yatırımlarını Renault Trucks T 520 İle Sürdürüyor Haber

Oraklar Lojistik, Verimlilik Odaklı Filo Yatırımlarını Renault Trucks T 520 İle Sürdürüyor

1995 yılından bu yana Mersin merkezli faaliyet gösteren Oraklar Lojistik, karayolu taşımacılığında 30 yılı aşan deneyimiyle Avrupa’dan, İskandinav ülkeleri, Balkanlar, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Ağırlıklı olarak soğuk zincir taşımacılığı gerçekleştiren şirket, yaş sebze ve meyve, et ürünleri, balık ve diğer hassas gıda ürünlerinin güvenli şekilde taşınmasındaki uzmanlığıyla operasyonlarını sürdürüyor. Oraklar Lojistik operasyonlarının yaklaşık yüzde 80'ini gıda taşımacılığı oluşturuyor. Dolayısıyla zamanında teslimat, araç güvenilirliği ve soğuk zincirin kesintisiz korunması günlük operasyonların temel öncelikleri arasında bulunuyor. Bu doğrultuda filosuna 5 adet Renault Trucks T 520 çekici katan Oraklar Lojistik, yeni araçlarını Mersin'de düzenlenen törenle teslim aldı. Törene Oraklar Lojistik Onursal Başkanı Behçet Orak, Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Orak, Genel Müdürü Engin Orak, Erman Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Deniz, Genel Müdürü Ahmet Gözü ve Satış Müdürü Can Ariş katıldılar. Oraklar Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Orak, yeni yatırımları ile ilgili şu değerlendirmede bulundu; “1970'li yıllardan bu yana lojistik sektöründe deneyimli bir ailenin üçüncü kuşağı olarak hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Günümüzde yakıt, bakım ve operasyon maliyetlerinin arttığı lojistik sektöründe, verimlilik sağlayan filo yatırımları her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Araç başına yılda yaklaşık 180 bin kilometre yol aldığımız düşünüldüğünde, yakıt tüketimindeki küçük iyileşmeler veya servis süreçlerindeki zaman kazançları dahi önemli sonuçlar yaratabiliyor. Bu nedenle filo yatırımlarımızda yakıt ekonomisi, servis ağı, operasyonel süreklilik ve sürücü memnuniyetini birlikte değerlendiriyoruz. Renault Trucks ile iş birliğimiz de bu yaklaşımla 2015 yılında başladı. Özellikle yakıt performansı ve satış sonrası hizmetlerden duyduğumuz memnuniyet, yeni yatırımlarımızda da etkili oldu." “Sürücü konforu önceliklerimiz arasında yer alıyor.” Üçüncü kuşak lojistik deneyimiyle faaliyetlerini sürdüren Oraklar Lojistik için filo yatırımlarında verimlilik kadar sürücü memnuniyeti de önemli kriterler arasında yer alıyor. Bilal Orak; "Kemikleşmiş ve deneyimli bir sürücü ekibimiz bulunuyor. Sürücülerimizin çalışma koşullarını iyileştirmek ve güvenli bir çalışma ortamı sunmak bizim için önem taşıyor. Renault Trucks T 520’nin sunduğu sürüş konforu, kabin ergonomisi ve güvenlik sistemleri de tercihimizde etkili oluyor" şeklinde açıklıyor. Genç filo yapısını satış sonrası hizmetlerle destekliyor Bugün tamamı frigorifik araçlardan oluşan özmal filosuyla faaliyet gösteren Oraklar Lojistik’in araçlarının yaş ortalaması 3 yıl seviyesinde bulunuyor. Genç filo yapısı sayesinde yüksek operasyonel verimlilik ve hizmet sürekliliğini hedefleyen Oraklar, satış sonrası hizmetler için de Renault Trucks’ın Reference Bakım Paketi’ni tercih ediyor. Şirket, Reference Bakım Paketi kapsamında sunulan kişiselleştirilmiş bakım programları sayesinde araçlarının planlı bakım süreçlerini daha etkin yönetirken, olası arızaların önüne geçerek operasyonel sürekliliği destekliyor. Temel bakım işlemlerinin yanı sıra ağır bakımları da kapsayan paket, düzenli kontroller ve önleyici bakım uygulamalarıyla araçların maksimum çalışma süresine ulaşmasına katkı sağlıyor. Oraklar Lojistik'in Renault Trucks ile yeni filo yatırımlarını değerlendiren Erman Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Deniz, son dönemde lojistik sektöründe yatırım kararlarının çok daha seçici şekilde alındığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Genel olarak ekonominin ve sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen Oraklar Lojistik'in filosunu büyütmeye devam etmesi, faaliyet gösterdiği pazarlara ve geleceğe duyduğu güveni gösteriyor. Bu yatırım aynı zamanda Renault Trucks'ın uzun yol ve frigorifik taşımacılık operasyonlarında sunduğu verimliliğin müşterilerimiz tarafından sahada karşılık bulduğunu gösteriyor. Uluslararası frigorifik taşımacılık gibi operasyonel hassasiyetin yüksek olduğu bir alanda faaliyet gösteren Oraklar Lojistik ile 10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliğimizin yeni teslimatlarla güçlenmesinden memnuniyet duyuyoruz.” Araç yatırımında Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu çözümlerden de yararlanan Oraklar Lojistik, finansman süreçlerinde sağlanan esnek yapı sayesinde filo yenileme yatırımlarını daha verimli şekilde planlayabiliyor. Bilal Orak, finansal ve operasyonel anlamda RTFS'nin çözümleri sayesinde araç yatırım süreçlerinin daha avantajlı ve pratik ilerlediğini belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Axis Communications'tan Güvenlik Sektörünün Geleceğine Yatırım Haber

Axis Communications'tan Güvenlik Sektörünün Geleceğine Yatırım

Fiziksel güvenlik teknolojileri her geçen gün daha akıllı ve daha entegre hale gelirken, bu dönüşümü sürdürülebilir kılan en önemli unsur ise nitelikli insan kaynağı olmaya devam ediyor. Bu anlayışla hareket eden Axis Communications, güvenlik sektörünün gelişimine katkı sağlayan en önemli kuruluşlardan biri olan ASIS Foundation'ın "Foundation Five" destekçileri arasına katıldığını duyurdu. ASIS International'ın hayır vakfı olan ASIS Foundation, dünya genelinde güvenlik profesyonellerinin gelişimini desteklemek amacıyla faaliyet gösteriyor. 1955 yılında kurulan ASIS International, 34 binden fazla üyesiyle dünyanın en büyük güvenlik profesyonelleri organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Kuruluş; fiziksel güvenlik, kurumsal güvenlik, risk yönetimi ve güvenlik teknolojileri alanlarında uluslararası standartların gelişimine katkı sağlarken, eğitim programları, sertifikasyonlar ve küresel etkinlikleriyle sektörün en önemli referans kuruluşları arasında yer alıyor. ASIS Foundation ise burs programları, akademik araştırmalar, eğitim girişimleri ve mesleki gelişim projeleriyle güvenlik sektöründe bilgi paylaşımını destekliyor ve yeni nesil güvenlik profesyonellerinin yetişmesine katkıda bulunuyor. Teknolojinin yanında bilgi paylaşımı da kritik önem taşıyor Güvenlik sektöründe yaşanan dijital dönüşüm; yapay zekâ, video analitiği, siber güvenlik ve veri odaklı çözümler gibi alanlarda yeni yetkinlikleri zorunlu hale getiriyor. Bu nedenle yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek değil, bu teknolojileri doğru şekilde kullanabilecek uzmanların yetişmesine katkı sağlamak da büyük önem taşıyor. Axis Communications, uzun yıllardır Axis Academy eğitimleri, teknik seminerler ve sektör iş birlikleri aracılığıyla güvenlik profesyonellerinin bilgi seviyesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirketin ASIS Foundation'a verdiği destek de bu yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Güçlü bir güvenlik ekosistemi için ortak sorumluluk Günümüzde güvenlik sistemleri yalnızca fiziksel varlıkları korumakla kalmıyor; operasyonel verimlilikten iş sürekliliğine kadar birçok kritik süreci destekliyor. Bu nedenle sektörün sürdürülebilir gelişimi; üreticiler, entegratörler, danışmanlar, son kullanıcılar ve eğitim kuruluşlarının ortak katkısıyla mümkün oluyor. Axis Communications, ASIS Foundation ile gerçekleştirdiği bu iş birliği sayesinde yalnızca teknoloji alanındaki inovasyonunu değil, güvenlik sektörünün bilgi birikiminin gelişmesine yönelik uzun vadeli yaklaşımını da ortaya koyuyor. Şirket, güvenlik profesyonellerinin gelişimine yatırım yapmanın; sektörün daha güçlü, daha kapsayıcı ve geleceğin ihtiyaçlarına daha hazır hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyor. Axis Communications Hakkında: Axis, güvenlik, emniyet, operasyonel verimlilik ve iş zekasını geliştirerek daha akıllı ve daha güvenli bir dünya yaratmaya olanak tanır. Bir ağ teknolojisi şirketi ve sektör lideri olarak Axis, video gözetim, erişim kontrolü, interkom ve ses çözümleri sunmaktadır. Bu çözümler, akıllı analitik uygulamalarla güçlendirilmekte ve yüksek kaliteli eğitimlerle desteklenmektedir. Axis, 50'den fazla ülkede yaklaşık 5.000 özverili çalışanıyla faaliyet göstermekte olup, dünya genelinde teknoloji ve sistem entegrasyonu ortaklarıyla iş birliği yaparak müşteri çözümleri sunmaktadır. Şirket, 1984 yılında kurulmuş olup merkezi İsveç'in Lund şehrinde bulunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Türkiye, Master Red Edition'ın İlk Teslimatını Gerçekleştirdi Haber

Renault Trucks Türkiye, Master Red Edition'ın İlk Teslimatını Gerçekleştirdi

Renault Trucks Türkiye’nin hafif ticari araç pazarına girişini simgeleyen Master Red EDITION'ın Türkiye'deki ilk müşteri teslimatı gerçekleştirildi. Renault Trucks yetkili bayisi Erman Ticari Araçlar tarafından teslim edilen 13 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H2, Silifke'de üç şubesiyle market işletmeciliği ve yem ticareti alanında faaliyet gösteren Köse Ticaret'in filosuna katıldı. Baba mesleği olarak yıllardır market işleten Mustafa Özel yönetimindeki Köse Ticaret, farklı noktalardaki marketleri ile yem ticareti operasyonlarının ürün tedarikini ve dağıtımını kendi araç filosuyla gerçekleştiriyor. İşletme, Renault Trucks Master Red EDITION ile büyüterek operasyonel verimliliğini artırmayı hedefliyor. İlk tercih Renault Trucks Master Red EDITION oldu Köse Ticaret Firma Sahibi Mustafa Özel, Teslimat töreninde Renault Trucks Master Red EDITION'ı tercih etme nedenlerini şu sözlerle değerlendirdi: "Bizim işimizde araçlarımız, gün boyunca sürekli yükleme, boşaltma ve dağıtım yapıyor. Marketlerimize ürün sevkiyatının yanı sıra yem ve tarım ürünlerinin taşınmasında da kullanıyoruz. Bu nedenle yükleme hacmi, kullanım kolaylığı ve sürüş konforu bizim için çok önemliydi. Geniş yükleme alanı, yüksek tavanı ve zengin standart donanımıyla Renault Trucks Master Red EDITION operasyonlarımız için en uygun tercih oldu." Yoğun dağıtım operasyonları için geliştirildi Köse Ticarit’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H2 modeli, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla yüksek performans ve düşük yakıt tüketimini bir araya getiriyor. Özellikle şehir içi dağıtım operasyonları için geliştirilen araç, 13 m³ yük hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla profesyonel kullanıcıların günlük operasyonlarını kolaylaştırıyor. Gelişmiş konfor ve güvenlik Renault Trucks Master Red EDITION, sürüş konforunu artıran birçok donanımı standart olarak sunuyor. Bunlar arasında sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği, otomatik klima, geniş saklama alanları yer alıyor. Yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) ise güvenliği ve sürüş konforunu daha da ileri taşıyor. Araçta; aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri standart olarak sunuluyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, azaltılmış dönüş çapı sayesinde şehir merkezlerinde dar alanlarda dahi yüksek manevra kabiliyeti sağlıyor. Model ayrıca Renault Trucks'a özgü tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor. Kırmızı çerçeveli ön panjur, yan taraftaki Red EDITION logolar, yan ve arka kare amblem ile kırmızı emniyet kemerleri araca özgü bir karakter kazandırıyor. Operasyonel sürekliliği destekliyor Renault Trucks Master Red EDITION, 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisiyle sunuluyor. 30 bin kilometrelik bakım periyotları sayesinde servis ziyaretleri azalırken araçların operasyon dışında kaldığı süre minimum seviyede tutuluyor. Böylece işletmeler toplam sahip olma maliyetini daha etkin yönetebiliyor. Profesyonellerin ihtiyaçlarına göre geliştirildi Erman Ticari Araçlar Satış Danışmanı Özgen Açıkgöz ise teslimatı yapılan Renault Trucks Master Red EDITION'ın profesyonel kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirildiğini belirterek şunları söyledi; "Aracımızın en önemli avantajlarından biri, Red EDITION paketinde birçok donanımın standart olarak sunulması. Ayrıca düz yükleme zemini, geniş yükleme alanı ve yüksek tavan yapısı sayesinde paletli yüklemelerde büyük kolaylık sunuyor. Köse Ticaret'in marketlerine ürün dağıtımının yanı sıra tarım ekipmanlarını da taşıması nedeniyle bu özellikler tercih sürecinde belirleyici oldu. Sürücü odaklı kokpit tasarımı, geniş görüş açısı ve tüm kumandaların kolay erişilebilir şekilde konumlandırılması da müşterimizin en çok beğendiği özellikler arasında yer aldı. Renault Trucks Master Red EDITION, hem konfor hem güvenlik hem de operasyonel verimlilik açısından profesyonel kullanıcıların beklentilerine güçlü bir şekilde cevap veriyor." Renault Trucks, Master Red EDITION ile ağır ticari araçlardaki uzmanlığını hafif ticari araç segmentine taşıyarak profesyonel kullanıcıların farklı operasyonel ihtiyaçlarına yönelik çözüm yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Satış sonrası hizmetlerde ise uzman servis ağı, eğitimli teknisyenleri ve bağlantılı bakım çözümleriyle işletmelerin kesintisiz operasyonlarını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard CPO’su Vincent Hwang Oldu Haber

WatchGuard CPO’su Vincent Hwang Oldu

Hwang, MSP'lerin operasyonlarını basitleştirmelerine, araç karmaşasını azaltmalarına ve ölçeklenebilir şekilde daha güçlü güvenlik sonuçları sunmalarına yardımcı olmak amacıyla WatchGuard'ın platform ve yapay zeka inovasyon stratejilerine odaklandığı kritik bir dönemde şirkete katılıyor. Bulut, uç nokta, ağ ve SecOps (Güvenlik Operasyonları) alanlarındaki derin uzmanlığıyla Hwang, kurumsal düzeyde korumayı orta ölçekli pazara hizmet veren iş ortakları için dağıtması, yönetmesi ve gelir elde etmesi daha kolay bir yapıya kavuşturmaya odaklanarak WatchGuard'ın ürün evriminin yeni aşamasına liderlik edecek ve aynı zamanda MSP'lerin operasyonlarını ile ölçeklenmelerini daha verimli hale getiren yapay zeka odaklı yetenekleri geliştirecek. Siber Güvenlik Sektöründe Yirmi Yıllık Güçlü Deneyim Sektörün en etkili şirketlerinde siber güvenlik ürünleri geliştirme ve ölçeklendirme konusunda vizyoner bir ürün yöneticisi olarak yirmi yılı aşkın deneyime sahip olan Hwang, şirkete katılmadan önce Fortinet'te Bulut Güvenliği birimini yöneterek istikrarlı bir çift haneli büyüme elde etmişti. Fortinet'ten önce Sourcefire ve Cisco'da modern tehdit korumasının ilerletilmesinde kilit bir rol oynayan Hwang, erken dönem uç nokta tespit ve müdahale (EDR) yeteneklerinin geliştirilmesine katkıda bulundu ve Cisco'nun gelişmiş kötü amaçlı yazılım koruması ile Sıfır Güven (Zero Trust) stratejilerinin şekillendirilmesine yardımcı oldu. Hwang, daha önce Bitdefender'da Baş Ürün Yöneticisi (CPO) olarak görev yapmış ve ürün yönetimi ile mühendislik dahil olmak üzere küresel ürün organizasyonuna liderlik etmişti. İnovasyonu Gerçek Dünyadaki Sonuçlarla Birleştiriyoruz. Vince, derin siber güvenlik uzmanlığı ile ürün stratejisini gerçek pazar ivmesine dönüştürme yeteneğinin nadir bir kombinasyonunu sunuyor diyen WatchGuard Technologies CEO'su Joe Smolarski, "İş ortaklarımızı anlıyor, onların operasyon biçimleriyle uyumlu platformların nasıl inşa edileceğini biliyor ve inovasyonu gerçek dünyadaki sonuçlarla birleştirerek sürekli bir büyüme sağlıyor. Büyümemizin bu yeni aşamasında WatchGuard'ın tam olarak ihtiyaç duyduğu şey de budur." ifadelerini kullandı. WatchGuard’ın, MSP'ler ve onların müşterileri için modern siber güvenliğin neye benzediğini tanımlamak adına eşsiz bir fırsata sahip olduğunu belirten Vincent Hwang, "Pazar kritik bir dönüm noktasından geçiyor. İş ortakları tedarikçilerini birleştiriyor ve gelişen tehditlere ayak uydururken operasyonları basitleştiren platformlar arıyor. WatchGuard'ın güçlü temeli üzerine inşa etmekten ve hem operasyonel verimlilik hem de anlamlı güvenlik sonuçları sunan bir ürün stratejisini hızlandırmaktan büyük heyecan duyuyorum." şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam’a World Fınance 2026’dan “Kurumsal Yönetim” Ödülü Haber

Şişecam’a World Fınance 2026’dan “Kurumsal Yönetim” Ödülü

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, kurumsal yönetim alanındaki güçlü ve bütüncül yaklaşımıyla uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. Şirket, İngiltere merkezli World Finance dergisi tarafından düzenlenen “Corporate Governance” (Kurumsal Yönetim) 2026 Ödülleri kapsamında Türkiye’nin en iyisi ödülüne layık görüldü. Söz konusu ödüller; güçlü yönetişim modelleri geliştiren, daha iyi bir toplumun oluşmasına katkı sağlayan ve sorumlu karar alma anlayışını tüm faaliyetlerine başarıyla entegre eden kurumları onurlandırıyor. Şişecam, kurumsal yönetimi sürdürülebilir büyümenin ve uzun vadeli değer yaratımının temel yapı taşlarından biri olarak ele alıyor. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve sorumlu bir yaklaşımla hareket eden Şişecam, kurumsal yönetim ilkelerini günlük operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Şirketin entegre iş modeli de bu yaklaşımı destekliyor. Cam ve kimyasallar iş kolları arasındaki bilgi ve inovasyon akışını destekleyerek sürdürülebilir ve katma değer yaratan çözümler geliştirmesine imkân tanıyor. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel söz konusu ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Şişecam’da kurumsal yönetim; yalnızca bir ilke seti değil, tüm faaliyetlerimizin temelini oluşturan bir iş yapış biçimi. Şeffaflık ve hesap verebilirliği, paydaşlarımızla kurduğumuz güven ilişkisini güçlendiren en önemli unsurlar olarak görüyoruz. Müşterilerimizden çalışanlarımıza, iş ortaklarımızdan hissedarlarımıza kadar tüm paydaşlarımız için kalıcı değer yaratmanın ancak hak ve menfaatlerin dengeli bir şekilde gözetildiği, adil ve sorumlu bir yönetim anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Uluslararası standartlarla uyumlu, disiplinli ve dijitalleşmeden güç alan yönetişim modelimizle, küresel ölçekte güçlü ve güvenilir konumumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz.” Şişecam, güçlü yönetişim yapısı ve etik değerlere bağlı iş anlayışıyla; kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerini tüm paydaşları için sürdürülebilir değer yaratma vizyonuyla birlikte hayata geçirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Her İki Şirketten Biri Elektrikli Araçlara Yeşil Işık Yakıyor Haber

Türkiye’de Her İki Şirketten Biri Elektrikli Araçlara Yeşil Işık Yakıyor

BNP Paribas Grubu çatısı altında faaliyet gösteren ve Türkiye’de kurumların mobilite, filo yönetimi ve operasyonel verimlilik hedeflerine ulaşmalarında güvenilir ve uzun vadeli iş ortağı olarak konumlanan TEB Arval’in desteğiyle her yıl gerçekleştirilen Arval Mobility Observatory (AMO) Filo ve Mobilite Barometresi 2026 araştırma sonuçları açıklandı. 33 ülkede 10 bin 157 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin filo ve mobilite yönetiminde artık strateji geliştirme aşamasını geride bırakarak, uygulama dönemine geçtiğini ortaya koydu. Araştırma sonuçları, elektrikli araç dönüşümünün hızla devam ettiğini gözler önüne sererken, şirketlerin odağını operasyonel verimlilik, alternatif mobilite çözümleri ve veri odaklı filo yönetimine çevirdiğini gösteriyor. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de şirketlerin yüzde 54’ü bataryalı elektrikli araçlar (BEV), şarj edilebilir hibrit araçlar (PHEV) veya hibrit araçlar (HEV) gibi alternatif enerji teknolojilerini kullanıyor ya da önümüzdeki üç yıl içinde kullanmayı planlıyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 27’si filolarında en az 1 elektrikli araca sahip. Binek araç filolarındaki elektrikli araç oranının önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 12’ye ulaşması bekleniyor. TEB Arval Genel Müdürü Fatih Deynek: “Veriyi etkin yöneten ve çalışan beklentilerine çeviklikle yanıt veren şirketler rekabet avantajı sağlayacak” Araştırma sonuçlarını değerlendiren TEB Arval Genel Müdürü Fatih Deynek şunları söyledi: “2026 Barometresi, Türkiye'de filo yönetiminin yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor. Şirketler artık elektrifikasyonun gerekliliğini tartışmaktan çok, bu dönüşümü nasıl daha verimli ve sürdürülebilir şekilde hayata geçireceklerine odaklanıyor. Araştırma sonuçları, Türkiye'de elektrikli araç kullanımına yönelik güçlü bir irade bulunduğunu ancak şarj altyapısı ve operasyonel verimlilik gibi başlıkların dönüşümün başarısında belirleyici olacağını ortaya koyuyor. Bununla beraber mobilite anlayışı da değişiyor. Şirketler çalışanlarına yalnızca araç sunmak yerine daha esnek, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı ulaşım çözümleri geliştirmeye yöneliyor. Önümüzdeki süreçte çevresel hedefleri mali disiplinle buluşturan, veriyi etkin yöneten ve çalışan beklentilerine çeviklikle yanıt veren şirketler rekabet avantajı sağlayacak. TEB Arval olarak, müşterilerimizin bu dönüşüm sürecinde filo çözüm ortaklığının ötesine geçerek, onların stratejik sürdürülebilir mobilite danışmanı olma kararlılığımızı sürdürüyoruz.” Elektrikli araçların önündeki kritik eşik: Şarj altyapısı Araştırmaya göre elektrifikasyon konusunda önemli ilerleme kaydedilmesine rağmen, şirketler bazı yapısal engellerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Türkiye'de elektrikli araç kullanımının önündeki engellerden birinin şarj noktaları olduğunu belirten şirketlerin oranı %68'i buluyor. Buna rağmen araştırmaya katılan şirketlerin tamamı en az bir şarj politikası uyguluyor veya uygulamayı planlıyor. Araştırmada elektrikli araçlar, şirketlerin çevresel sorumluluklarını destekleyen ve mobilite dönüşümünü hızlandıran önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirketlerin elektrikli araçlara geçiş sebepleri arasında; sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak, karbon emisyonlarını azaltmak ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarına hazırlıklı olmak önemli etkenler arasında. Araştırmaya göre şirketlerin büyük bölümü için elektrifikasyon artık kısa vadeli bir tercih değil, uzun vadeli dönüşüm stratejilerinin temel unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor. Araştırmada ikinci el araç pazarına ilişkin veriler de dikkat çekiyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 31’i filolarında ikinci el araç kullanırken, yüzde 44’ü önümüzdeki üç yıl içinde ikinci el araçları filolarına dahil etmeyi planlıyor. Ayrıca şirketlerin yüzde 27’si ikinci el araç finansmanında operasyonel kiralamayı tercih ediyor veya etmeyi değerlendiriyor. Veri odaklı filo yönetimine ilgi artıyor Araştırma sonuçları, şirketlerin filo yönetiminde veriye dayalı çözümlere ve uzman desteğine olan ihtiyacının arttığını gösteriyor. Türkiye’de filo yöneticilerinin yüzde 45’i performans yönetimi konusunda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade ederken, yüzde 24’ü filo optimizasyonu alanında danışmanlık desteğine ihtiyaç duyuyor. Otomatik araç performans takibi, önleyici bakım sistemleri ve gerçek zamanlı araç izleme çözümleri en çok talep edilen teknolojiler arasında yer alıyor. Şirketler, filolarını daha verimli yönetebilmek ve operasyonel süreçlerini iyileştirebilmek için veri odaklı yönetim araçlarına yönelirken, araçlar ve operasyonlara ilişkin daha fazla görünürlük sağlayan çözümler de giderek daha fazla önem kazanıyor. Araştırma sonuçları, şirketlerin filo yönetiminde dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımı stratejik bir öncelik olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya göre çalışan mobilitesi alanında da dönüşüm hız kazanıyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 91’i en az bir mobilite politikası veya çözümünü uyguluyor ya da uygulamaya hazırlanıyor. Araç paylaşımı, mobilite bütçeleri ve toplu taşıma destekleri giderek daha fazla tercih edilirken, şirketler bu çözümleri yalnızca operasyonel verimlilik için değil, çalışan memnuniyeti ve yetenek çekimi açısından da stratejik bir araç olarak görüyor. Araştırma sonuçları, Türkiye’de filo ve mobilite sektörünün çevresel sürdürülebilirlik, operasyonel verimlilik ve çalışan deneyimi ekseninde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor. Şirketler artık yalnızca yeni teknolojilere yatırım yapmakla kalmıyor; bu yatırımların maliyet, operasyon ve insan kaynağı üzerindeki etkilerini de bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.