Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Optimizasyon

Kapsül Haber Ajansı - Optimizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Optimizasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi Haber

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi

Ocak 2026 itibarıyla haritaya 40 yeni girişim eklenirken, 2 girişim haritadan çıkarıldı ve Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Güncellemenin öne çıkan başlığı haritaya eklenen her üç girişimden birinin Agentic AI kategorisinde yer alması oldu. 2025 yılında ise ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü. Türkiye’de yapay zeka ekosisteminin gelişimini izlemek ve görünür kılmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), yapay zeka alanında faaliyet gösteren yerli girişimleri düzenli olarak haritalandırmaya devam ediyor. 2017 yılında 24 olan yapay zeka girişim sayısı, Ocak 2026 itibarıyla haritaya eklenen 40 yeni girişimle birlikte 457’ye ulaştı. Aynı dönemde exit, kapanma veya çözümlerini güncelleme gerekçeleriyle 2 girişim haritadan çıkarıldı. Haritaya eklenen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde yer aldı Ocak 2026 güncellemesinde haritaya eklenen girişimlerin kategori dağılımı, Agentic AI’nin açık biçimde öne çıktığını ortaya koydu. Bu dönemde haritaya dahil edilen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde konumlandı. Toplam 12 girişim ile Agentic AI, eklenen girişimler arasında en yüksek paya sahip kategori oldu. Agentic AI çözümleri; bir görevi anlayan, gerektiğinde insan onayıyla ilerleyen ve çıktıyı ölçülebilir şekilde teslim eden yapılarıyla otomasyon ve karar destek senaryolarını daha görünür hale getirirken, ekosistemin “öneren asistanlar”dan işi baştan sona tamamlayan sistemlere doğru ilerlediğini ortaya koydu. Bu alanda faaliyet gösteren girişimlerin ağırlıklı olarak sektör agnostik yapıda olduğu görüldü. Agentic AI’yi, Diyalogsal Yapay Zeka (5) kategorisi izledi. Makine Öğrenmesi (3), Görüntü İşleme (3), HealthTech (3) ve Öngörü ve Veri Analitiği (3) alanlarında da eşit sayıda girişim haritaya eklendi. Altyapı ve Operasyonlar/Servis (2), LegalTech (2) ve Optimizasyon (2) kategorileri ise eklenen girişimler arasında diğer öne çıkan alanlar oldu. Bunun yanı sıra Doğal Dil İşleme (1), EdTech (1), Nesnelerin İnterneti (1), Otonom Sistemler (1) ve Görsel Üretim – Visual AI (1) kategorilerinde de yeni girişimler haritada yer aldı. 2025 yılında ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Girişim Haritası, 2025 yılı boyunca düzenli güncellemelerle izlenen istikrarlı bir büyüme çizgisi ortaya koydu. Yıla Ocak 2025’te 379 girişimle başlayan harita, bu dönemde 19 girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +17 artış kaydetti. Nisan 2025 güncellemesinde 15 yeni girişim eklenip 1 girişim çıkarıldı ve net +14 artışla toplam girişim sayısı 393’e ulaştı. Haziran 2025 itibarıyla 20 girişim eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +18 artış sağlandı; böylece ekosistem 411 girişimle ilk kez kalıcı biçimde 400+ bandına taşındı. Üçüncü çeyrekte (Eylül 2025) toplam girişim sayısı 419’a yükselirken, bu dönemin asıl kritik gelişmesi haritanın kategori yapısının yenilenmesi oldu. Bu kapsamda Üretken Yapay Zeka (GenAI) alanı; Agentic AI, Diyalogsal Yapay Zeka ve Görsel Üretim alt kırılımlarına ayrıldı ve girişimler yeni yapı doğrultusunda yeniden konumlandırıldı. Bu güncelleme, ekosistemin yalnızca ne kadar büyüdüğünü değil, aynı zamanda nasıl evrildiğini de daha net ve ölçülebilir biçimde ortaya koydu. Bu sürecin ardından Ocak 2026 güncellemesinde 40 yeni girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla toplam girişim sayısı 457’ye ulaştı. Son 12 aylık dönemde 78 yeni girişimin haritaya dahil edilmesiyle ekosistem yaklaşık %20 büyüme kaydederken, ortaya çıkan tablo Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin düzenli güncellemelerle izlenebilen, yeni oyuncularla genişleyen ve süreklilik gösteren bir yapı sergilediğini ortaya koydu. “Girişimlerin süreci sahiplenen ve sonuç üreten yapılara yöneldiğini görüyoruz” Türkiye yapay zeka ekositeminin her yıl daha da büyüdüğüne dikkat çeken TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, güncel verileri şöyle değerlendirdi: “TRAI Girişim Haritası’nda izlediğimiz tablo, Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin artık teknoloji başlığı etrafında değil, gerçek iş ihtiyaçlarına dokunan, uçtan uca çözümler üreten yapılar etrafında şekillendiğini gösteriyor. Kategori yapısında yapılan güncellemelerle birlikte ekosistemin yalnızca büyüklüğünü değil, olgunlaşma yönünü de daha net izleyebiliyoruz. Bu da Türkiye yapay zeka ekosisteminin daha sürdürülebilir, daha ölçülebilir ve küresel rekabet açısından daha güçlü bir zemine oturduğunu gösteriyor.” 457 girişimle TRAI yapay zeka ekosistemi büyüyor TRAI Girişim Haritası’na eklenen girişimler, ekosistemde görünürlük kazanırken yatırımcılar, kurumsal şirketler ve potansiyel iş ortaklarıyla doğru temas noktalarına daha hızlı erişme fırsatı yakalıyor. Yatırımcılar için yeni fırsat alanlarını daha net hale getiren bu dinamik yapı; özel sektör açısından da doğru iş birliklerini, gerçek kullanım senaryolarını ve ölçeklenebilir çözümleri daha erişilebilir kılıyor. Her çeyrekte güncellenen TRAI Girişim Haritası, bu dönüşümü ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede izlemek isteyen tüm paydaşlar için güncel bir referans olmayı sürdürüyor.

Yapay Zeka Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı Haber

Yapay Zeka Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı

Otomasyon alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, üretim süreçlerinde önemli bir dönüm noktası yarattı. Uzmanlar, dijital dönüşümün kısa vadeli değil, uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Pazarlama Koordinatörü Jacek Smoluch, “İnsanlar genellikle bir yılda yapılabilecekleri abartırken, on yılda başarılabilecekleri küçümser” diyerek dönüşüm sürecine uzun vadeli bir bakışın gerekliliğini vurguluyor. Yüksek Enerji Maliyetleri, Sürdürülebilirliği Zorunlu Kıldı Küresel ölçekte artan enerji maliyetleri, sürdürülebilirliği bir pazarlama söylemi olmaktan çıkararak işletmeler için stratejik bir zorunluluk haline getirdi. Smoluch, “Enerji verimliliği artık yalnızca çevreci bir mesaj değil. Elektrik fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde, enerji tüketimini iyileştirmek kârlılığı korumanın anahtarı haline geldi” diyor. Bu gelişme, maliyet optimizasyonuna odaklanan yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemlerinin üretim tesislerinde hızla yaygınlaşmasını sağladı. Tedarik Zincirinde Yerelleşme Öne Çıkıyor Küresel tedarik zincirlerinde, özellikle Asya kaynaklı sevkiyatlarda yaşanan aksaklıklar, üreticileri yerel tedarik ve kaynak kullanımına yönlendiren güçlü bir eğilimi beraberinde getirdi. Bu dönüşüm tedarik süreçlerinde güvenilirliği artırırken, daha kısa taşıma mesafeleriyle çevresel etkinin azalmasına katkı sağlıyor. Böylece işletmeler, sürdürülebilirliği ve operasyonel verimliliği doğal bir denge içinde bir araya getirebiliyor. Zaman Bazlı Bakım, Yerini Anlık Kestirime Bırakıyor Yapay zekâ destekli bakım sistemlerinde son dönemde önemli ilerlemeler kaydedildi. Bu sistemler, ekipmanlardan gelen verileri gerçek zamanlı analiz ederek olası arızaları önceden tahmin ediyor ve performansı oldukça verimli bir düzeyde tutuyor. Smoluch, “Artık bir robotun hızını yüzde 70’e düşürerek ömrünü uzatırken üretim verimliliğini korumayı önerebiliyoruz” diyerek bu dönüşümün etkisini özetliyor. Böylece işletmeler, planlı bakım anlayışından kestirimci bakıma geçiş yaparak hem plansız duruşları hem de gereksiz parça değişimlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Yapay Zekâ İnsanı Değil, İşi Dönüştürüyor Yapay zekâ uygulamaları, iş gücü alanında insanları tamamen sistem dışına itmek yerine, görev dağılımını yeniden şekillendiren ve yeniden beceri kazandırmaya odaklanan projelere ortam hazırlıyor. Yine de her çalışan bu dönüşüme aynı hızda uyum sağlayamıyor; bu da dijital dönüşümde değişim yönetiminin kritik önemini gösteriyor. Smoluch, “Sanayi devrimlerinin her biri insan emeğini yeniden tanımladı. Motorlar, elektrik ve bilgisayarlar iş yapış biçimimizi değiştirdi ama bugün onlarsız bir hayat düşünemiyoruz. Yapay zekâ da benzer bir dönüm noktasında” dedi. Henüz sınırlı sayıda tesiste uygulanıyor olsa da yapay zekâ destekli gerçek zamanlı optimizasyon sistemleri, üretimde anlık ayarlamalar yaparak verimliliği artırıyor ve israfı azaltıyor. Bu yaklaşım, klasik veri toplama-analiz döngüsünden çıkarak anında tepki veren, otomatik sistemlere geçişin önünü açıyor. Yeni Dönemde Yapay Zekâ Odaklı Üretim Smoluch, “Yapay zekâda başarı, sağlam temeller üzerine inşa edilen küçük ama istikrarlı adımlarla gelir. Bu bir yolculuktur, varış noktası değil” diyerek sürecin uzun vadeli doğasına dikkat çekiyor. Üretimde “AI yoğunluğu” artık büyük ölçekli tesis dönüşümlerinden ziyade, yapay zekâ özellikleriyle donatılmış makine, robot ve cihazların eklenmesiyle artıyor. Tak-çalıştır nitelikli bu çözümler, sadelikleri ve etkinlikleriyle yapay zekâ uygulamalarında yeni bir dönemi başlatıyor. Yapay zekâ destekli sürdürülebilirlik, yerelleşen tedarik zincirleri, optimizasyon sistemleri ve iş gücü dönüşümü gibi eğilimlerin birleşimi, üretim süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Henüz sınırlı sayıda tesis gelişmiş yapay zekâ çözümleri kullanıyor olsa da kısa sürede elde edilen somut faydalar, yakın gelecekte bu teknolojilerin benimsenme hızını artıracak gibi görünüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün Haber

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün

Savunma sanayii, karmaşık sistemlerin uzun kullanım ömrü boyunca yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Özellikle bakım, onarım ve yedek parça yönetimi, toplam maliyetlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni silah sistemleri için 50 milyar dolar harcaması beklenirken, bu sistemlerin idame ve işletmesi için yaklaşık 100 milyar dolar harcama yapılması öngörülüyor. Bu çarpıcı fark, savunma sanayiinde maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonunun önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırmaya dayalı üretim modeli, bu alandaki maliyetlerin düşürülmesi için etkili bir çözüm sunabiliyor… Forte Teknoloji Genel Müdürü Hasan Cengiz Bayrak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) savunma harcamalarında büyük bir maliyet farkına yol açan idame ve işletme giderlerine karşı yeni bir çözüm öneriyor. Bayrak, Türkiye’nin savunma sanayii için maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonu adına IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırma modelini örnek gösteriyor. Bu model, yüksek maliyetleri düşürmeye yönelik büyük bir fırsat sunuyor. TSK’nın yeni silah sistemlerinin bakım ve işletme giderlerinde 100 milyar dolarlık öngörülen maliyetin önemli bir kısmı, modüler tasarımlar ve standart parça kullanımıyla azaltılabileceğini vurgulayan Hasan Cengiz Bayrak, dijital entegrasyon ve yerli üretim stratejilerinin de savunma sanayiindeki maliyetleri azaltmada kritik rol oynayacağını belirterek “ELD Bilişim’in geliştirdiği FORIPS yazılımının, ana yükleniciler ve alt yükleniciler arasında ortak bir dijital platform sağlıyor, yedek parça tedarikini hızlandırıyor, bu yazılımın NATO standartlarına uygun şekilde maliyetleri yüzde 10 oranında azaltabilir. Ayrıca, standart parçalarla üretimin, yerli sanayiye olan katkısının artırılması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük bir önem taşıyor. Bu yenilikçi stratejilerin uzun vadede Türkiye’nin savunma sanayiinin küresel rekabet gücünü artıracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün Haber

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün

Savunma sanayii, karmaşık sistemlerin uzun kullanım ömrü boyunca yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Özellikle bakım, onarım ve yedek parça yönetimi, toplam maliyetlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni silah sistemleri için 50 milyar dolar harcaması beklenirken, bu sistemlerin idame ve işletmesi için yaklaşık 100 milyar dolar harcama yapılması öngörülüyor. Bu çarpıcı fark, savunma sanayiinde maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonunun önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırmaya dayalı üretim modeli, bu alandaki maliyetlerin düşürülmesi için etkili bir çözüm sunabiliyor… Forte Teknoloji Genel Müdürü Hasan Cengiz Bayrak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) savunma harcamalarında büyük bir maliyet farkına yol açan idame ve işletme giderlerine karşı yeni bir çözüm öneriyor. Bayrak, Türkiye’nin savunma sanayii için maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonu adına IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırma modelini örnek gösteriyor. Bu model, yüksek maliyetleri düşürmeye yönelik büyük bir fırsat sunuyor. TSK’nın yeni silah sistemlerinin bakım ve işletme giderlerinde 100 milyar dolarlık öngörülen maliyetin önemli bir kısmı, modüler tasarımlar ve standart parça kullanımıyla azaltılabileceğini vurgulayan Hasan Cengiz Bayrak, dijital entegrasyon ve yerli üretim stratejilerinin de savunma sanayiindeki maliyetleri azaltmada kritik rol oynayacağını belirterek “ELD Bilişim’in geliştirdiği FORIPS yazılımının, ana yükleniciler ve alt yükleniciler arasında ortak bir dijital platform sağlıyor, yedek parça tedarikini hızlandırıyor, bu yazılımın NATO standartlarına uygun şekilde maliyetleri yüzde 10 oranında azaltabilir. Ayrıca, standart parçalarla üretimin, yerli sanayiye olan katkısının artırılması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük bir önem taşıyor. Bu yenilikçi stratejilerin uzun vadede Türkiye’nin savunma sanayiinin küresel rekabet gücünü artıracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün Haber

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün

Savunma sanayii, karmaşık sistemlerin uzun kullanım ömrü boyunca yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Özellikle bakım, onarım ve yedek parça yönetimi, toplam maliyetlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni silah sistemleri için 50 milyar dolar harcaması beklenirken, bu sistemlerin idame ve işletmesi için yaklaşık 100 milyar dolar harcama yapılması öngörülüyor. Bu çarpıcı fark, savunma sanayiinde maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonunun önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırmaya dayalı üretim modeli, bu alandaki maliyetlerin düşürülmesi için etkili bir çözüm sunabiliyor… Forte Teknoloji Genel Müdürü Hasan Cengiz Bayrak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) savunma harcamalarında büyük bir maliyet farkına yol açan idame ve işletme giderlerine karşı yeni bir çözüm öneriyor. Bayrak, Türkiye’nin savunma sanayii için maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonu adına IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırma modelini örnek gösteriyor. Bu model, yüksek maliyetleri düşürmeye yönelik büyük bir fırsat sunuyor. TSK’nın yeni silah sistemlerinin bakım ve işletme giderlerinde 100 milyar dolarlık öngörülen maliyetin önemli bir kısmı, modüler tasarımlar ve standart parça kullanımıyla azaltılabileceğini vurgulayan Hasan Cengiz Bayrak, dijital entegrasyon ve yerli üretim stratejilerinin de savunma sanayiindeki maliyetleri azaltmada kritik rol oynayacağını belirterek “ELD Bilişim’in geliştirdiği FORIPS yazılımının, ana yükleniciler ve alt yükleniciler arasında ortak bir dijital platform sağlıyor, yedek parça tedarikini hızlandırıyor, bu yazılımın NATO standartlarına uygun şekilde maliyetleri yüzde 10 oranında azaltabilir. Ayrıca, standart parçalarla üretimin, yerli sanayiye olan katkısının artırılması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük bir önem taşıyor. Bu yenilikçi stratejilerin uzun vadede Türkiye’nin savunma sanayiinin küresel rekabet gücünü artıracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün Haber

Savunma sanayiinde maliyet azaltmak ve verimlilik artırmak mümkün

Savunma sanayii, karmaşık sistemlerin uzun kullanım ömrü boyunca yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Özellikle bakım, onarım ve yedek parça yönetimi, toplam maliyetlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni silah sistemleri için 50 milyar dolar harcaması beklenirken, bu sistemlerin idame ve işletmesi için yaklaşık 100 milyar dolar harcama yapılması öngörülüyor. Bu çarpıcı fark, savunma sanayiinde maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonunun önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırmaya dayalı üretim modeli, bu alandaki maliyetlerin düşürülmesi için etkili bir çözüm sunabiliyor… Forte Teknoloji Genel Müdürü Hasan Cengiz Bayrak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) savunma harcamalarında büyük bir maliyet farkına yol açan idame ve işletme giderlerine karşı yeni bir çözüm öneriyor. Bayrak, Türkiye’nin savunma sanayii için maliyet yönetimi ve süreç optimizasyonu adına IKEA’nın modülerlik ve standartlaştırma modelini örnek gösteriyor. Bu model, yüksek maliyetleri düşürmeye yönelik büyük bir fırsat sunuyor. TSK’nın yeni silah sistemlerinin bakım ve işletme giderlerinde 100 milyar dolarlık öngörülen maliyetin önemli bir kısmı, modüler tasarımlar ve standart parça kullanımıyla azaltılabileceğini vurgulayan Hasan Cengiz Bayrak, dijital entegrasyon ve yerli üretim stratejilerinin de savunma sanayiindeki maliyetleri azaltmada kritik rol oynayacağını belirterek “ELD Bilişim’in geliştirdiği FORIPS yazılımının, ana yükleniciler ve alt yükleniciler arasında ortak bir dijital platform sağlıyor, yedek parça tedarikini hızlandırıyor, bu yazılımın NATO standartlarına uygun şekilde maliyetleri yüzde 10 oranında azaltabilir. Ayrıca, standart parçalarla üretimin, yerli sanayiye olan katkısının artırılması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük bir önem taşıyor. Bu yenilikçi stratejilerin uzun vadede Türkiye’nin savunma sanayiinin küresel rekabet gücünü artıracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.