Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Organizasyon

Kapsül Haber Ajansı - Organizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Organizasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu Haber

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu

Türkiye’de kurumsal yapay zekâ alanının önde gelen buluşmalarından biri olarak konumlanan Yapay Zekâ- AGI kısa adıyla BZagi’de geleceği şekillendiren teknolojilerden stratejik yaklaşımlara kadar geniş bir çerçevede sektörün gündemine yön veren başlıklar, kapsamlı biçimde masaya yatırıldı. “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” temasıyla düzenlenen etkinlikte, Yapay Genel Zekâ’nın kurumları nasıl dönüştürdüğü, hangi alanlarda rekabet avantajı yarattığı ve beraberinde getirdiği riskler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 300’ün üzerinde üst düzey yönetici ve karar verici; insan–makine iş birliğinin yeni modellerinden sorumlu zekâ yaklaşımına, iş süreçlerinden toplumsal etkilere kadar uzanan çok boyutlu başlıkları stratejik perspektifle ele aldı. Yeni Dönemin Dinamikleri Zirvede Şekillendi Tamamı kürasyonla belirlenen katılımcı profiliyle kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip bir platform sunan zirve; CIO’lar, CTO’lar, yapay zekâ ve veri liderlerini aynı çatı altında buluşturdu. Otonom iş modelleri, yapay zekâ ve güvenlik ilişkisi, değişen regülasyonlar, üretken yapay zekâ ile artan kurumsal verimlilik, model güvenilirliği ve bulut tabanlı performans başlıkları derinlemesine ele alındı. Açılış, Konuşmalar ve Panellerden Öne Çıkanlar Zirvenin açılışı konuşmasını gerçekleştiren BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun “Bugün “AGI Eşiğinde”yiz. Yapay zekâ artık yalnızca otomasyon, analiz ve tahmin değil. Yapay zekâ artık karar süreçlerine dokunan, yönetişimi etkileyen, kurumsal stratejinin bir parçası haline gelen bir güç. Ve biz de bugün şu soruyu soruyoruz: AGI eşiğinde kurumlar nasıl konumlanmalı? AGI, insan zekâsını taklit eden bir teknoloji olmanın ötesinde, kurumların öğrenme biçimini, risk yönetimini, hatta liderlik anlayışını değiştirecek bir potansiyel taşıyor. Bu yeni zekâ çağında; veriye sahip olmak ve veriyi anlamlandırmak yetmeyecek. Asıl mesele, bu zekâyı sorumlulukla, etikle ve stratejik akılla yönetebilmek olacak” dedi. “İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde? Başlıklı sunumunda yapay zekâ sistemlerinin geniş bir perspektife sahip olması nedeniyle konuşmasında odağını karar destek sistemleri üzerine yönelttiğini belirten etkinliğin baş konuşmacısı Trendyol Group, Sr. Staff Engineer Alican Kiraz; “Özellikle kurumlarda ve yazılım ekiplerinde şu sorular sıkça soruluyor: ‘Yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı?’ Bu noktada şunu vurgulamak önemli: Yapay zekâ tek başına bir tehdit değildir. Bir sistemin gerçek anlamda etkili olabilmesi için yalnızca düşünmesi değil, eyleme geçebilmesini sağlayan agentic yapılara sahip olması gerekir. Günümüzde kullanılan sistemlerin büyük bölümü matematiksel ve istatistiksel karar mekanizmalarına dayanırken, yapay zekâ da benzer şekilde veriyi analiz ederek anlamlı çıktılar üretmektedir. Bu noktada klasik otomasyon ile agentic sistemler arasındaki fark önem kazanmaktadır. Birden fazla yapay zekâ bileşeninin koordineli biçimde çalıştığı bu yapılar, süreçleri yönetebilen yeni bir dönüşüm alanı oluşturmaktadır. Endüstri 4.0 ile gündeme gelen “karanlık fabrikalar” vizyonuna rağmen, gelişmiş karar destek sistemleri kurumların tamamen insansız yapılara dönüşmesini zorunlu kılmamaktadır. İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” dedi. “Kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ikinci bir pazarın oluşması” Kurumsal yapay zekâ vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşan zirvenin ana sponsoru da olan Treomind’ın CEO’su ve Yönetici Ortağı Alper Yıldız; “Yapay zekâ hayatın ve iş dünyasının ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Rekabette geri kalmamak için yapay zekânın iş süreçlerine entegre edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye’de pazar bugün yaklaşık 1.2 milyar dolar seviyesinde ve önümüzdeki beş yıl içinde 8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bununla birlikte asıl kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ve yaklaşık 50 milyar dolarlık yeni bir ekonomik hacim yaratma potansiyeline sahip ikinci bir pazarın oluşması. Bu dönüşümün; aynı kapasiteyle daha fazla üretim yapmayı, daha fazla müşteriye ulaşmayı ve sürdürülebilir, ölçeklenebilir büyümeyi mümkün kılacak” dedi. Generatif yapay zekânın son dönemde hızla hayatımıza girdiğini ve yapay zekâ ajanlarının karar süreçlerinde giderek daha etkin rol üstlendiğini söyleyen Yıldız, buna rağmen stratejik kararların her zaman insan tarafından verileceğinin altını çizerek; “Bu işin sonunda kararların sistemler tarafından verildiği düşünülebilir; ancak gerçekte nihai karar her zaman insana aittir. Önemli olan, insanın doğru rolde konumlanmasıdır” ifadelerini kullandı. İşNet sponsorluğunda gerçekleşen “Yetenek, Zekâ ve Algoritma Aynı Masada” başlıklı ana panelde; yapay zekâ, yetenek yönetimi ve algoritmik dönüşüm çok boyutlu biçimde tartışıldı. Panel açılış konuşmasını yapan BThaber Başkanı Murat Göçe; “Geçmişte rekabetin en temel gücünün teknoloji olduğunu, teknolojiye sahip olan şirketlerin öne geçtiğini ifade ediyorduk. Ancak bugün gelinen noktada bunun tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Yapay zekâya, güçlü donanımlara ve gelişmiş teknolojilere sahip olmak artık rekabette fark yaratmak için tek başına yeterli değil. Gerçek farkı yaratan unsur; doğru yeteneklerin doğru karar mekanizmalarıyla, doğru algoritmalarla birlikte çalışabilmesidir. Şirketler ancak bu uyumu sağlayabildiklerinde rekabette öne çıkabilmektedir. Odağı “Yapay zekâ ile neler yapılabilir?” sorusundan daha ileriye taşımak gerekiyor. Günümüzde yapay zekânın teknik kapasitesi büyük ölçüde biliniyor. Asıl kritik soru ise ‘İnsan, organizasyon ve algoritma birlikte nasıl çalışmalı?’ Kurumsal başarı; yapay zekâyla uyumlu, iş birliğine dayalı ve değer üreten bir çalışma modelinin kurulmasına bağlıdır” dedi. “AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi” İşNet CEO’su Mehmet Fahri Can ise; “AGI’ye giden yolda kurumların en çok zorlandığı başlıklar arasında altyapı, veri ve organizasyonel hazırlık da yer alır; saha da en büyük kırılma ise bu unsurların tamamında birlikte yaşanmaktadır. AGI, yapay zekânın en genel hâlini ifade eder; yani insanı taklit edebilen bir yapay zekâdan söz ediyoruz. Bugün pek çok kişi ve kurum tartışmayı tam da bu noktaya taşıyor: Gerçekten yapay zekâ insanı taklit edebilir mi, insan gibi davranabilir mi? Peki bunun sınırları nedir ve ne zaman gerçekleşecektir? Bu soruları hâlâ soruyor olmamız, AGI’nin henüz yeterince olgunlaşmadığını da gösteriyor. İnsan zekâsının yerini aldığı bir noktada olmadığımızı görüyoruz ve bunun ne zaman gerçekleşeceğini de bilmiyoruz. Dolayısıyla AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi. Buna rağmen önümüze bakmamız gerekiyor; çünkü bu süreci, ortak bir kurgu ve anlayışla birlikte inşa etmeye çalışıyoruz” diyerek görüşlerini belirtti. “Doğru yetenek; yapay zekâyla etkin çalışabilen, insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi” Panelistler arasında yer alan diğer bir isim LHH, Türkiye Ülke Başkanı Neslihan Delikanlı ise “Artık ‘doğru yetenek’ yalnızca teknik açıdan güçlü ya da aynı kurumda uzun yıllar çalışmış deneyimli kişi anlamına gelmiyor. Günümüzde doğru yetenek; yapay zekâyla birlikte düşünebilen, hızlı ve çevik bir zihne sahip olan, kendini sürekli güncelleyebilen birey demek. Araştırmalar, hâlâ dünkü yetkinliklere göre işe alım yapan şirketlerin rekabette geri kalacağını gösteriyor. Buna karşılık, geleceğe hazır olmayı hem yetkinlik setlerini hem de doğru zihniyeti geliştirmeyi öncelik hâline getiren firmaların iş gücündeki dönüşüme liderlik edeceği ifade ediliyor. Bugün rekabet avantajı; hangi diplomaya sahip olunduğundan çok, değişime ne kadar hızlı uyum sağlandığı ve çevik düşünce yapısının organizasyona ne ölçüde kazandırılabildiğiyle ölçülüyor. Bu bağlamda teknoloji şirketleri için ‘doğru yetenek’; yapay zekâyla etkin çalışabilen, hızlı öğrenen, kurum stratejisine katkı sağlayan ve insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi anlamına geliyor. Artık ‘bu role en uygun kişi kim?’ sorusundan ziyade, roller değiştiğinde bizimle kimlerin dönüşebileceğini sormamız gerekiyor. Şirketlerin kendilerine yöneltmesi gereken asıl soru da bu. Çünkü gerçek dönüşüm noktasında doğru yetenek; yalnızca bir pozisyona uyan kişi değil, şirketlerin geleceğini birlikte inşa edecekleri kişi olarak tanımlanmalı” dedi. “Belirleyici unsur ise veri” Üretken yapay zekâ önemli bir alan olarak öne çıksa da asıl değerin hâlâ geleneksel yapay zekâ tarafında bulunduğuna dikkat çeken Zorlu Holding, Holding Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Önder Kaplancık; “Yapılan değerlendirmelere göre yıl sonunda üretken yapay zekâdan elde edilecek kazanımdan daha fazlası geleneksel yapay zekâdan sağlanıyor. Bu noktada belirleyici unsur ise veri. Veri katmanının sağlam kurulması, dış kaynaklı verilerin doğru biçimde entegre edilmesi ve güçlü bir altyapıyla desteklenmesi; servis maliyetlerinin azalmasını, üretim süreçlerinin iyileşmesini ve operasyonel verimliliğin artmasını sağlıyor. Bu kazanımların ekonomik karşılığı da çoğu zaman üretken yapay zekâ uygulamalarının sunduğu değerin üzerine çıkabiliyor. Elbette üretken yapay zekânın kurumlara hız ve esneklik kazandıran önemli katkıları bulunuyor. Ancak tek başına kullanımı beklenen ölçekte bir değer yaratmayabiliyor. Bu nedenle veri temelli yaklaşım ve geleneksel yapay zekâ yetkinlikleri kritik önemini koruyor. Sonuç olarak gerçek ekonomik değerin veri ve geleneksel yapay zekâ ekseninde şekillendiği, bu yüzden kurumların veriyi sağlamlaştırmaya ve bulut tabanlı altyapılara taşımaya odaklandığı görülüyor.” dedi. “Yapay zekâ çıktıları, karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemiyor” BTS&Partners Kurucu Yasin Beceni; “Günümüzde kurumların belirli bir hiyerarşi ve yönetişim yapısına sahip olduğu görülürken, yapay zekâ özellikle süreç optimizasyonunda en yaygın kullanılan teknolojilerden biri hâline geliyor. Ancak projelerin büyük bölümünün ölçeklenememesi, yapay zekâ çıktılarının karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemediğini gösteriyor. Bunun temelinde, mevcut karar süreçlerinin yapay zekâ ile nasıl dönüştürüleceğine dair net bir modelin bulunmaması ve organizasyon genelinde bu dönüşümü destekleyen bir kültürün henüz oluşmaması yer alıyor. Oysa güven ve şeffaflık temelinde, insanın sistemle entegre çalıştığı yapılar kurmak ve her departmanın süreçlerini yapay zekâ perspektifiyle yeniden tasarlamak, kurumlar için bütüncül dönüşümün anahtarı olarak öne çıkıyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” Teknoloji stratejisti İnci Abay Cansabuncu moderatörlüğünde Kurumsal Dönüşüm Mimarı Dr. Hakan Tetik ve Treomind Yapay Zekâ Birimi Başkanı Alper Sınav ile gerçekleşen söyleşide sektörlerde yapay zekâ orkestrasyonu kapsamlı biçimde ele alındı. Yapay zekâ orkestrasyonunun yalnızca araçların bir araya gelmesinden ibaret olmadığı; asıl değerin, bu araçları birbirine bağlayan doğru bağlantı noktalarının kurulmasıyla ortaya çıktığı vurgulandı. Başarılı bir yapay zekâ projesinin; ihtiyacın doğru anlaşılması, kullanım senaryolarının belirlenip önceliklendirilmesi ve sağlam bir iş planı ile ölçeklenebilir teknoloji altyapısının kurulması olmak üzere üç temel aşamaya dayandığı ifade edildi. Söyleşide ayrıca kültürel dönüşümün belirleyici rolüne dikkat çekilerek, “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” mesajları paylaşıldı. Yapay Zekâ Zirvesi’nde Transition Teknoloji PSC Bölge Direktörü Dr. Bilgehan Baykal “Örnek Vakalarla Kurumlarda Yapay Zekâ Dönüşümü”, Inspark CEO’su Serdar Susuz “AI: Nerede ve Nasıl Değer Üretir?” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Mina YZ Çözümleri CEO’su – Yapay Zekâ Bilim İnsanı Emre Yazıcı “Bütünleşik Yapay Zekâ” sunumu ile zirvede yer alırken, “Nadir Olaylarda Anomali Tahmini” başlıklı kapanış sunumunu Knowledge Club Yapay Zekâ Çözümleri Mimarı Erdeniz Ünvan tarafından yapıldı. Treomind ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvede; İşNet ana panel sponsorluğunu üstlenirken, Transition premium sponsor, Inspark ise exclusive sponsor olarak zirvenin destekçileri arasında yer aldı. Knowledge Club, Mina Yapay Zekâ ve Inspark sunum sponsorları arasında konumlanırken; BTS Labs, Mina, Norax.ai, Soti Luna, WGuard, Workiom, Emploid. Ai, Fortinet tanıtım sponsorluğu üstlendi. Yapay Zekâ Arf Ödülleri Sahiplerini Buldu Zirvenin finalinde gerçekleştirilen Yapay Zekâ Arf Ödülleri töreninde, jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirlenen projeler ödüllendirildi. 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB Yılın Yapay Zekâ Arf Ödülü’nün sahibi oldu. Verimlilik Artıran Projeler kategorisinin birincisi AHTABOT projesi ile ETCBASE YAZILIM olurken, Yenilikçi Projeler kategorisinin birincisi MobilDeniz VisionPro projesi ile INTERTECH oldu. Ekosisteme Fayda Projeler kategorisinin birincisi AssistCam AI: Hasar Yönetiminde Otonom Denetim ve Güvenlik Ekosistemi projesi ile ASSİSTCAM, Gelişmeye ve Geliştirilmeye Açık Projeler kategorisinin birincisi RabbitQA-Otonom Yapay Zekâ Destekli Deep Testing ve Güven Platformu projesi ile VİRGOSOL oldu. Sosyal Sorumluluk Projeler kategorisinin birincisi ve aynı zamanda Yılın Yapay Zekâ Arf ödülünün sahibi 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB oldu. Yapay zekâ ekosisteminde fark yaratan çalışmaların onurlandırıldığı tören, etkinliğin en heyecan verici anlarından biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ’da Kayak Heyecanı Haber

Uludağ’da Kayak Heyecanı

TÜRKİYE Kayak Federasyonu ve Eker iş birliğinde Uludağ'da düzenlenecek 43'üncü Uluslararası Çocuk Kupası ve FIS Uludağ Kupası organizasyonlarının lansman toplantısı düzenlendi. Organizasyonda yaklaşık 15 ülkeden 400 sporcunun katılacağı belirtildi. 26 Şubat-5 Mart tarihleri arasında Uludağ'da 43'üncü Uluslararası Çocuk Kupası ve FIS Uludağ Kupası düzenlenecek. Türkiye Kayak Federasyonu ve Eker iş birliğiyle düzenlenecek organizasyonların lansman toplantısı, Nilüfer ilçesinde bulunan bir mekanda gerçekleştirilen iftar programının ardından gerçekleştirildi. Lansmana, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin'in yanı sıra AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Eker Genel Müdürü Ahmet Eker ve Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker ile basın mensupları katıldı. “15 ÜLKEDEN 400 SPORCUMUZ MÜCADELE EDECEK” Lansmanda konuşan Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin, “Burada yalnız organizasyonun tamamlanmasını yapmak için değil Türkiye'nin kış sporlarındaki yükseliş vizyonunu paylaşmak için bir aradayız. Bursa'da Uludağ'da 26 Şubat- 5 Mart tarihleri arasında düzenleyeceğimiz 43’ncü uluslararası çocuk kayak kupası ve uluslararası kayak kupasının bir yarış değil, Türkiye'nin kış sporlarındaki iddialı bir göstergesi olduğunu göstermek için, vurgulamak için, paylaşmak için sizlerle bir aradayız. Bu organizasyonda, Kazakistan'a Hırvatistan'dan Makedonya'ya kadar birçok farklı ülke Uludağ'da misafirimiz oluyor. Bursa'da ülkemizde misafirimiz oluyor. Yaklaşık 15 ülkeden 400 sporcumuz mücadele edecek. Pistlerde yerini alacak.’’ dedi. “YARIŞACAK SPORCULARIMIZIN İÇERİSİNDEN, YARININ ŞAMPİYONLARI ÇIKACAKTIR” Uludağ’da yapılacak yarışmada şampiyon sporcuların da çıkacağını belirten Şahin, “Uludağ artık sadece Türkiye'nin değil uluslararası kayak takviminin güçlü bir merkezi olma yolunda ilerliyor. Biz federasyon olarak hedefimizi net koyduk. Türkiye'de kış spor etkinlikleri artık sadece katılım düzeyinde değil organizasyon kalitesi, teknik altyapısı, sporcu gelişimi ve özellikle de medya gönüllülüğü açısından da ileri bir seviyeye taşınacak ve bu etkinlikler yapılacaktır. Bugün de yine 43 yıldan beri düzenlenen uluslararası çocuk kupası bizim için bir gelenek değil. Bir gelecek projesidir. Çocuklarımıza erken yaşta uluslararası rekabet ortamıyla Türk kayak sporunun sürdürülebilir başarılarının temeli olduğunu bizler biliyoruz. Bugün de burada yarışacak olan sporcularımızın içerisinden inşallah yarının şampiyonları çıkacaktır” dedi. Katılımcılar olarak AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik ve Eker Genel Müdürü Ahmet Eker de söz alıp teşekkürlerini iletti. Plaket takdimi ve teşekkürlerin ardından lansman sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli, Büyükler Türkiye Judo Şampiyonası'na Ev Sahipliği Yapıyor Haber

Kocaeli, Büyükler Türkiye Judo Şampiyonası'na Ev Sahipliği Yapıyor

81 İLDEN 900’E YAKIN SPORCU İzmit Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda iki gün sürecek şampiyonanın açılış seremonisi bayrak geçişiyle başladı. 81 ilden yaklaşık 900'e yakın sporcunun katılımıyla gerçekleştirilecek şampiyonanın açılışına Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Türkiye Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz, Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer ve çok sayıda sporsever katıldı. Protokol konuşmalarının ardından plaket takdimleri gerçekleştirildi ve müsabakalar başladı. “SPORUN BAŞKENTİ OLMA YOLUNDAYIZ" Açılış töreninde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, şehrin spor altyapısı ve organizasyon kabiliyetine dikkat çekerek, Kocaeli’nin spor organizasyonlarının başkenti olma yolunda kararlı adımlarla ilerlediğini vurguladı. Başkan Büyükakın, “Birçok spor organizasyonuna ev sahipliği yapan şehrimiz, ‘Sporun Başkenti’ unvanını kazanma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir gurur meselesidir” dedi. “KOCAELİ HER ZAMAN SİZE EV SAHİPLİĞİ YAPAR” Federasyon ile birlikte bugüne kadar birçok organizasyonda iş birliği yapıldığını ve spor tesislerinin kente kazandırılması noktasında önemli katkılar sağlandığını belirten Başkan Büyükakın, “Şehrimiz bu tür organizasyonlara her zaman ev sahipliği yapmaya hazır. Bir yer bulamadığınızda bilin ki Kocaeli her zaman size ev sahipliği yapar” ifadeleri ile spora ve sporcuya değer veren anlayışını ve misafirperverliğini gösterdi. FEDERASYON BAŞKANI’NDAN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Törende konuşan Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne verdikleri destekten dolayı memnuniyetini dile getirdi. Geçtiğimiz yıl olimpiyat sporlarında 8 sporcu ile katılım sağladıklarını hatırlatan Huysuz, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor’dan 3 sporcumuz da geçen yıl ülkemizi temsil etti. Bu organizasyona verdiği desteklerden dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. “BU GENÇLER BAYRAĞIMIZI GÖNDERE ÇEKTİRECEK” Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise genç sporcuların ilerleyen süreçte milli takım formasıyla ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceklerine inandığını belirterek, “Avrupa ve dünya arenasında İstiklal Marşı’nı okutacak ve bayrağımızı göndere çekecek sporcular bu salondan çıkacak” dedi. NEFES KESEN MAÇLAR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen şampiyona kadın ve erkekler kategorilerinde 14 farklı sıklette düzenlenirken, şampiyona bu yıl ilk kez 5 minder üzerinde gerçekleştiriliyor. İlk gün yapılan maçların ardından gözler, yarın(22 Şubat Pazar) gerçekleştirilecek büyük finale çevrildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teksüt Müşteri Memnuniyetinde Zirvede Haber

Teksüt Müşteri Memnuniyetinde Zirvede

ŞİKAYETVAR’ın 1,5 milyonu aşkın anket verisiyle hazırladığı Müşteri Deneyim Endeksi sonuçlarına göre, 11'inci A.C.E. Awards’ta 60 sektörden 98 marka mükemmel müşteri deneyimi performansıyla ödüllendirildi. Müşteri memnuniyeti odaklı çalışma kültürünü benimseyen ve şikayetleri memnuniyete dönüştüren markalara A.C.E. Awards töreninde Diamond, Gold ve Silver olmak üzere üç ana kategoride ödül verildi. Teksüt adına Diamond ödülünü alan Kalite Müdürü Tuba Doğru aldıkları ödülün kendileri için çok anlamlı olduğunu ifade ederek şu açıklamayı yaptı: “Süt ve süt ürünleri kategorisinde Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alıyoruz. Teksüt olarak bu sene 70. yılımızı kutluyoruz. İçinde bulunduğumuz sektör her yaştan bireyin gelişimi ve sağlığı için çok önemli. Bu nedenle kalite, güven ve hijyen bizim için çok anlamlı değerler. A.C.E Awards, Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri kapsamında bu ödülü kazanmak bizler için çok büyük bir gurur. Sadece son bir yılın değil yılların emeği, tecrübesi, bilgisi var bu başarının ardında. Tüm Teksüt ailesi adına bu ödülü almaktan, burada olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. 70. yılında Teksüt’e müşteri memnuniyetinde büyük ödül Süt ürünleri sektörü çok titiz olunması, kurallara harfi harfine uyulması gereken bir kategori. Dünyanın en besleyici ürünlerinden biri olan süt en önemli hammaddemiz. Sütü işeyerek müşterilerimize en iyi, kaliteli ve sağlıklı şekilde ulaştırmaya çalışıyoruz, yeni ürünler üretiyoruz. Bu da çok iyi bir organizasyon yapısı, takım çalışması gerektiriyor. Sütün temin edilmesinden, lojistiğine, işlenmesinden son tüketicinin önüne çıkana kadar her gün yenilenen bir çalışma içerisindeyiz. İşimiz sadece üretmekle bitmiyor. Aynı zamanda müşterilerimizin geri dönüşlerine de çok değer veriyoruz. Onları iyi anlayabilmek, konuları iyi anlatabilmek, hızlı çözüm üretebilmek çok önemli. Kalitenin her süreçte iyi yönetilmesi gerekiyor. Bu nedenle Teksüt ailesinin tüm çalışanları adına bu ödülü kazandık, 70. yılımızın da bir nevi ödüllerinden birini aldık.” Ödül törenine Teksüt adına Kalite Müdürü Tuba Doğru, Mali İşler Direktörü Murat Karahan, Endüstriyel Tedarik ve Satış Müdürü Süleyman Said Koçoğlu ve Kalite Sistem Sorumlusu Aleyna Yağcıoğlu ve katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Dünyasının 'Kar Devleri' Uludağ'da Buluştu!  Haber

Türk Dünyasının 'Kar Devleri' Uludağ'da Buluştu! 

Türk Devletleri Teşkilatı Kayak Merkezleri temsilcileri, düzenlenen etkinlik kapsamında Uludağ’da buluştu. Kış turizminde bölgesel iş birliğini artırmak, destinasyonlar arasında tanıtım sinerjisi oluşturmak ve spor turizmi alanında ortak projeler geliştirmek amacıyla organize edilen etkinlikte, toplantılar, panel oturumları, teknik değerlendirmeler ve sportif faaliyetler gerçekleştirildi. Uludağ’da gerçekleşen etkinliğe, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Omuraliev, Azerbaycan Devlet Turizm Ajansı Başkan Danışmanı Kenan Guluzade, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı Mirvokhid Azimov, Türk Kayak Birliği Genel Sekreteri Orkhan Badalov, Uludağ Kayak Merkezi Yönetim Kurulu üyeleri Haluk Beceren, Hayri Yazıcı ve Hayrettin Özelgin ile GÜMTOB Uludağ Temsilcisi Burak Beceren katıldı. ULUDAĞ GÖZ ÖNÜNE ÇIKIYOR Uludaş AŞ. Temsilcisi Burak Beceren, organizasyon hakkında, "Bugün 18 Şubat’ta çok güzel bir organizasyon yaptık. Türk Devletleri Teşkilatı himayesinde, Türk Kayak Birliği kuruluşumuzun ikinci yılında, ikinci kayak yarışmasını Uludağ’da gerçekleştirdik. Yaklaşık yüzün üzerinde katılımcımız vardı. Bunların ortalama 30–35 kadarı üye devletlerimizden gelen yarışmacılardı. Uludağ, Türk Kayak Birliği’nin kurucu dört üyesinden bir tanesi ve Türkiye’yi temsilen kurucu üye olarak yer alıyor. Bunun dışında Türkiye’den Palandöken ve Erciyes de üyelerimiz arasında. Dolayısıyla Türkiye’den üç kayak merkeziyle temsil ediliyoruz. Azerbaycan’da Şahdağ kurucu üye, Tufandağ ise üye statüsünde. Aynı şekilde Özbekistan’dan Amirsoy ve Kazakistan’dan kurucu üye Çimbulak ile sonradan üye olan Oi-Qaragai kayak merkezleriyle bir aradayız. Bugün beş farklı ülkeden, sekiz farklı kayak merkezinden yarışmacılarla çok güzel bir organizasyon gerçekleştirdik. Yurt dışından gelen üye devlet delegeleriyle birlikte hem Uludağ’ın tanıtımını yaptık hem de burada yapılan yeni yatırımları ve projelerimizi paylaştık. Sonrasında bilgi ve deneyim paylaşımı yapacağımız toplantımızı gerçekleştirdik. Bundan sonra inşallah Türk Kayak Birliği’ni büyüterek, üye devletler arasında ortak kart, ortak pazarlama ve deneyim paylaşımlarıyla ilerlemeyi arzu ediyoruz. Tüm katılımcılara ve üye devletlere geldikleri için Uludağ olarak teşekkür ediyoruz" dedi. "BACASIZ SANAYİ TURİZM" Erciyes AŞ Reklam ve Pazarlama Sorumlusu Mehmet Budak konu ile ilgili, "Bir ay önce Erciyes’te, birliğe üye kayak merkezlerinin reklam ve pazarlama sorumlularıyla bir etkinlik düzenledik. Bugün de Uludağ’dayız. Uludağ’da ikinci kayak yarışmasını düzenledik. Birliğimizin çalışmaları çok güzel gitmekte. Kayak birliğine üye olan merkezler arasında fikir alışverişleri ve tecrübe paylaşımları yapmaktayız. Ayrıca Kayseri, Türk Devletleri Teşkilatı’nın başkentlerinden biri olan bir şehir. Bu anlamda burada olmak bizim için çok önemli. Bütün kayak merkezleri bizim için kardeş kayak merkezi. Gerek yurt içinde gerek yurt dışındaki merkezlerle herhangi bir rekabetimiz yok. Uludağ da bildiğiniz gibi güzel bir kayak merkezi ve misafirleriyle çok değerli bir destinasyon. Çünkü turizm bacasız bir sanayi. Bizim için önemli olan, ülkemize yurt dışından gelir elde etmek. Söyleyeceklerimiz bu kadar. Herkesi kayak merkezlerimize bekliyoruz" açıklamalarını yaptı. "İKİNCİSİ DÜZENLENİYOR" Türk Devletleri Teşkilatı Proje Yöneticisi Harun Nurullah Tanzi, "Bugün burada ikinci büyük kayak merkezleri buluşması vesilesiyle bir araya geldik. Misafirlerimizi ağırlıyoruz. Yarışmalarımız yapıldı. Bu organizasyonu geçen sene başlatmıştık, bu yıl ikincisini düzenliyoruz. Bununla birlikte Türk Devletleri Teşkilatı’ndan da kısaca bahsetmek istiyorum. Teşkilat, 2009 yılında yapılan anlaşmayla birlikte kurulmuştur. İstanbul’daki merkez üzerinden Türkiye ile iş birlikleri sürdürülmekte ve bu alandaki faaliyetler devam etmektedir. Kayak merkezleri birliği de bu kapsamda iki yıl önce kurulmuş ve faaliyetlerine devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Bir sonraki organizasyon yerinin ise bu yaz Özbekistan'da yapılacak genel kurul sonrasında belli olacağı belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu  Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır Haber

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Çeşme-Ankara rotasında 61.kez Türkiye yollarına çıkmaya hazır

26 Nisan 2026 Pazar günü İzmir-Çeşme’den start alacak TUR 2026, 8 etap sonunda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Başkent Ankara’da görkemli bir finalle sona erecek. İlk kez 1963 yılında “Marmara Turu” adıyla düzenlenen, 1965 yılında uluslararası statü kazanan ve 1966 yılında ise Cumhurbaşkanlığı himayelerine alınan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu; Türk bisikletinin gelişiminde öncü bir rol üstlenerek nice bisiklet sporcusunun yetişmesine ilham olurken, bugün dünya bisikletinin en saygın organizasyonları arasında yer alıyor. Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin “ProSeries” kategorisindeki tek yol bisikleti yarışı olan TUR, 61. yılında da UCI WorldTeam, ProTeam ve Continental Team kategorilerinde dünya bisikletinin güçlü takımlarını ve yükselen yıldızlarını bir araya getirerek dünya bisikletinin önemli aktörlerini ülkemizde ağırlayacak. Ege’den Akdeniz’e, Anadolu’nun kalbine uzanan yolculuk T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 61.yılında Ege’nin incisi İzmir’in gözde ilçesi Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını birbirine bağlayan benzersiz bir rota sunuyor. Aydın, Marmaris, Fethiye, Kemer ve Antalya üzerinden ilerleyen yarış, Ege’nin tarih ve doğayla iç içe yollarından Akdeniz’in eşsiz kıyılarına ve nihayet 3 Mayıs günü İç Anadolu’nun ve Türkiye’nin kalbi Başkent Ankara’ya uzanıyor. Bu rota, yalnızca sportif bir parkur değil; Türkiye’nin doğal zenginliğini, kültürel mirasını ve coğrafi çeşitliliğini milyonlarca izleyiciye ve uluslararası yayınlarla tüm dünyaya taşıyan güçlü bir anlatı niteliği taşıyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: Çeşme’den Ankara’ya 8 gün, 8 Etap, 1201 km 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 26 Nisan–3 Mayıs 2026 tarihleri arasında koşulacak parkuru; Çeşme, Aydın, Marmaris, Kıran, Fethiye, Patara, Kemer, Antalya, Feslikan ve Ankara start ve finiş noktalarıyla Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini kapsıyor. Çeşme’den başlayan yarış; Ege ve Akdeniz’in eşsiz doğasında zorlu etaplarla ilerlerken, büyük finalini Ankara’da yaparak başkentte bisiklet heyecanını zirveye çıkmayı hedefliyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Rotası: 1. Etap: 26 Nisan 2026 Çeşme-Aydın 203,1 km 2. Etap: 27 Nisan 2026 Aydın-Marmaris 158,0 km 3. Etap: 28 Nisan 2026 Marmaris-Kıran 129,2 km 4. Etap: 29 Nisan 2026 Marmaris-Fethiye 128,0 km 5. Etap: 30 Nisan 2026 Patara-Kemer 196,7 km 6. Etap: 1 Mayıs 2026 Antalya-Feslikan 130,0 km 7. Etap: 2 Mayıs 2026 Antalya-Antalya 149,5 km 8. Etap: 3 Mayıs 2026 Ankara-Ankara 105,1 km Başkent Ankara, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu rotasında 2026 yılında Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 61 yıllık tarihinde uzun bir aradan sonra Başkent Ankara’yı yeniden rotasına dahil ederek anlamlı bir yolculuğa imza atıyor. Organizasyona adını veren Cumhurbaşkanlığı makamı ile Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun merkezinin bulunduğu Ankara, bu adımla birlikte TUR’un tarihsel ve kurumsal hafızasında özel bir konuma yerleşiyor. Avrupa Yol Bisikleti Şampiyonası’ndan, Gran Fondo organizasyonlarına, TBMM önünde sona eren kurtuluş yolu temalı bisiklet turlarına, ulusal ve uluslararası birçok bisiklet etkinliğine ev sahipliği yapan Ankara; Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere bisiklet stratejilerinin şekillendiği kurumlara ev sahipliği yapması ve güçlü altyapı yatırımlarıyla öne çıkıyor. Cumhuriyetin başkenti Ankara’nın TUR rotasına eklenmesi; Anıtkabir’den Birinci Meclis’e, Atatürk Orman Çiftliği’nden Cumhurbaşkanlığı’na başkentin tarihi ve modern kent dokusuna uzanan simgesel durakların, milyonlarca izleyiciye tanıtılması için güçlü bir fırsat sunuyor. Ankara etabı, TUR’un ulusal bütünlüğünü pekiştirirken, başkentin tarihi ve kültürel dokusunu küresel vitrine taşıyan stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60+1 Vizyonu İle Bisikletin Geleceğine Yatırım Yapıyor Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Ankara’da sona ermesi, yalnızca bir etap finali değil; Türk bisikletinin geçmişi ile geleceği arasında kurulan sembolik bir köprü niteliği taşıyor. Bu kapsamda 3 Mayıs 2026 Pazar günü Ankara’da, Türkiye Bisiklet Federasyonu altyapı gelişim programı olan Bisiklet Parkı ve Bisiklet Okulu projesinin tanıtımı yapılacak. Program; çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun her kesimi için bisikletin tabana yayılmasını hedefleyen, geleceğin bisikletçilerine yatırım niteliği taşıyan kalıcı bir miras olarak hayata geçirilecek. Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun gelecek vizyonu; altyapıdan elit seviyeye uzanan, veriye dayalı yetenek taraması, uluslararası standartlarla uyumlu performans yönetimi ve sürdürülebilir sporcu gelişim modelleriyle şekilleniyor. Bu vizyonun en güçlü taşıyıcılarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir yarış değil; geçtiği her etapta gençlere, çocuklara ve yerel bisiklet topluluklarına ilham veren, Türk bisikletinin tabana yayılmasını destekleyen stratejik bir gelişim platformu olarak konumlanıyor. Ege’den Akdeniz’e, oradan İç Anadolu’nun kalbine uzanan TUR rotası; okul temelli taramalardan Sporcu Eğitim Merkezleri’ne, Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri’nden UCI takımları yapılanmasına uzanan bütüncül sistemle birleşerek, geleceğin bisikletçilerinin keşfedilmesine ve yetiştirilmesine katkı sağlıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun yarattığı bu görünürlük ve ilham etkisi, Türk bisikletinin uluslararası rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefleyen uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor. 2025’te Tarihi Rekor: Küresel Yayın ve İletişim Gücü Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60. Yılında yalnızca sportif başarılarıyla değil, Türkiye’nin uluslararası tanıtımına sağladığı güçlü katkıyla da tarihi bir rekora imza attı. TUR 2025; 190 ülke ve bölgede, 848 milyon haneye ulaşarak Türkiye’nin spor, kültür, turizm ve yaşam tarzı değerlerini dünya vitrinine taşıdı. Yarış boyunca ekrana yansıyan şehirler, doğal güzellikler ve kültürel miras, bisiklet sporu aracılığıyla Türkiye’nin çok katmanlı hikâyesini küresel izleyiciyle buluşturdu. TRT Spor ve Eurosport başta olmak üzere 65 televizyon kanalı, 28 dijital platform ve uluslararası ajanslar aracılığıyla yayınlanan organizasyon, 429 saatlik yayın süresiyle dünya ekranlarında yer aldı. 60.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, karasal ve dijital yayınların yanı sıra 30’a yakın havayolunun uçak içi eğlence sistemleri üzerinden de izleyicilerle buluşarak Türkiye’nin küresel görünürlüğünü daha da güçlendirdi. Sadece Bir Yarış Değil, Türkiye’nin Küresel Tanıtım Platformu Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir spor organizasyonu değil; Türkiye’nin eşsiz doğal güzelliklerini, kültürel mirasını ve saklı hazinelerini dünyaya tanıtan güçlü bir platform olma özelliği taşıyor. Sprint ve zirve finişleriyle her etapta farklı sportif özelliklere sahip bisikletçilerin öne çıktığı rota, TUR’un geçtiği her şehirde festival coşkusu yaşatırken, etaplardaki izleyiciler ve ekran başındaki milyonlarca spor tutkununu ortak bir heyecanda buluşturuyor. Dev Organizasyonun Gücü: Sahadaki TUR Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, sahadaki organizasyon gücüyle de dikkat çekiyor. Takımlar, medya temsilcileri, UCI ve UCI komiserleri, hakemler, gönüllüler ve sağlık ekipleri dâhil olmak üzere 1.000’in üzerinde görevli organizasyonda yer alıyor. 400’e yakın takım ekibi, güvenlik ve sağlık unsurları, 350’ye yakın araçtan oluşan konvoy, 80 kişilik TV çekim ekibi, 2 helikopter ve 1 uçakla desteklenen canlı yayın altyapısı sayesinde TUR, 8 gün boyunca hem sahada hem de dünya ekranlarında kesintisiz olarak takip ediliyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 60.yılında unutulmaz yarış hikayelerine imza attı Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılında, Akdeniz’den Ege’ye uzanan zorlu ve efsaneleşen rotalar, dünya bisikletinin en güçlü isimlerini kıran kırana bir mücadelede buluşturdu. Deniz seviyesinden dağ zirvelerine uzanan etaplarda, yağmurlu hava koşulları, uzun tırmanışlar ve teknik finişler, genel klasman mücadelesini son güne kadar taşıdı. Bu yüksek tempolu yarışta Hollandalı yıldız Wout Poels (XDS Astana), deneyimi, tırmanış gücü ve stratejik aklıyla rakiplerine üstünlük kurarak TUR 2025 genel klasman şampiyonu oldu. Poels’un tur boyunca sergilediği istikrarlı performans, yalnızca turkuaz mayoyu değil, aynı zamanda tırmanış etaplarında gösterdiği hakimiyetle kırmızı mayoyu da beraberinde getirdi. Bu şampiyonluk; Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun, yalnızca görsel açıdan değil, sportif zorluk ve rekabet seviyesi bakımından da dünya bisikletinin en prestijli rotaları arasında yer aldığını bir kez daha ortaya koydu. TUR 2025’te yazılan bu hikaye hem sporcular hem de izleyiciler için unutulmaz bir yarış destanı olarak hafızalara kazındı. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu UCI Kategorileri ve ProSeries Bilgi Notu · 2006: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI takviminde 2.2 kategorisinde yer aldı. · 2008: Organizasyon, “Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu” adıyla UCI takviminde 2.1 kategorisinde düzenlendi. Aynı yıl TRT ve Eurosport başta olmak üzere önemli spor kanallarında ilk kez canlı yayınlandı. · 2010: TUR, UCI takviminde 2.HC (Hors Catégorie) seviyesine yükseldi. İstanbul zamana karşı etabıyla başlayan yarış, tüm etapları HD kalitesinde yayınlanan ilk TUR olma unvanını kazandı. · 2017 – 2019: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI WorldTour (2.UWT) kategorisinde düzenlendi. · 2020: Dünya genelinde yaşanan Covid-19 pandemisi nedeniyle yarış düzenlenemedi. · 2021 – 2022: UCI tarafından 2020 yılında hayata geçirilen ProSeries yapısı kapsamında TUR, ilk kez 2021 yılında UCI ProSeries (2.Pro) kategorisinde düzenlendi. · 2023: Organizasyon, UCI takviminde 2.1 kategorisinde yer aldı. · 2024 – 2025: Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, UCI ProSeries kategorisinde gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri İçin Geri Sayım Başladı Haber

Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri İçin Geri Sayım Başladı

Nilüfer’de çeyrek asra yaklaşan bir gelenek olan Uluslararası Spor Şenlikleri’nin 24’üncüsü için hazırlıklar başladı. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kaymakamlığı, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Nilüfer Belediyespor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilecek organizasyonun ilk koordinasyon toplantısı Buzz Park’ta yapıldı. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra; Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Esra Gürler, Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ile birlikte şenlikte görev alacak Tertip Kurulu’nda görevli okul müdürleri, branş koordinatör ve branş yürütme kurulu üyesi öğretmenler katıldı. ÇEYREK ASRA YAKLAŞAN GELENEK Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir organizasyonu 24 yıldır sürdürmenin gururunu yaşadıklarını belirtti. Şenliğin arkasında büyük bir emek olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, tertip komitesinden öğretmenlere kadar sürece katkı sunan herkese teşekkür etti. Geçtiğimiz yıl 166 okuldan yaklaşık 20 bin öğrencinin şenliklere katıldığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl da artistik cimnastikten satranca, atletizmden basketbola kadar tam 24 farklı branşta yarışmalar düzenleyeceğiz. Nilüfer’in her köşesinde sporun coşkusunu birlikte hissedeceğiz” dedi. İKİ MİLLİ BAYRAMI BİRLEŞTİREN ŞENLİK Şenlik takviminin özel bir anlam taşıdığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, 20 Nisan ile 20 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek organizasyonun 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kapsadığını söyledi. Başkan Şadi Özdemir, “Bu şenlik; hem çocuklarımızın neşesi hem de gençliğimizin enerjisi demek. Takvimimiz iki büyük milli bayramımızı birbirine bağlıyor” diye konuştu. HEDEF SPOR KÜLTÜRÜ Nilüfer’i bir “Spor Kenti” yapma hedefleri olduğunu ve bu kapsamda bir spor manifestosu açıkladıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Biz sporu sadece kupa ve madalya kazanmak olarak görmüyoruz. Spor her yaştan vatandaşımız için bir haktır, erişilebilir olmalı ve bir yaşam biçimine dönüşmelidir. Amacımız herkesin spor yaptığı sağlıklı bir Nilüfer yaratmak. Ayrıca bu şenliklerde sadece Nilüferli gençler olmayacak. Yurt içi ve yurt dışındaki kardeş kentlerimizden gelen misafirlerimizle burada kardeşlik köprüleri kuracağız. Sporun dili barıştır, dostluktur. Kazananın dostluk ve kardeşlik olmasını diliyorum.” “EĞİTİMLE SPORUN BULUŞTUĞU ŞENLİK” Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Esra Gürler de toplantıda yaptığı konuşmada, eğitim ile sporun buluştuğu bu organizasyonun öğrenciler için önemine değindi. Şenliklerin okullar arası dayanışmayı güçlendirdiğini belirten Gürler, “Öğrencilerimizin sporla buluşmasını sağlayan ve onlara kendilerini ifade etme imkanı sunan çok kıymetli bir organizasyon. Bu şenliklerde kazanılan asıl başarı skorlar değil; kurulan dostluklar ve edinilen değerlerdir. Emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Toplantı, şenliğin uygulama sürecine dair teknik detayların görüşülmesiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.