Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orman Yangınları

Kapsül Haber Ajansı - Orman Yangınları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orman Yangınları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇEKÜL Vakfı, Bir Yılda 116 Bin Fidanı Toprakla Buluşturdu Haber

ÇEKÜL Vakfı, Bir Yılda 116 Bin Fidanı Toprakla Buluşturdu

30 yılı aşkın bir süredir gönüllülerinin ve destekçilerinin katkılarıyla ağaçlandırma çalışmaları yürüten ÇEKÜL Vakfı, 2025 y ılında tam 116 bin 186 fidanı toprakla buluşturdu. 7 Ağaç Ormanları programı kapsamında yapılan dikimler geçen yıl Balıkesir, Sivas, Manisa, Çanakkale ve İstanbul'daki sahalarda yapıldı. Doğaseverlerin yıl boyunca doğaya katkı amaçlı yaptığı destekler ile doğum, nikah, sevgililer günü gibi özel günlerde sevdiklerine hediye ettikleri fidanlar ve kurumsal katkılarla desteklenen 7 Ağaç Or manları programı, 1992 yılında İstanbul'un Beykoz ilçesinde başlatılmıştı. O tarihten günümüze kadar Türkiye'nin birçok ilinde, farklı sahalarda dikim çalışmalarını sürdüren ÇEKÜL Vakfı'nın "7 Ağaç" programı, bir yıl boyunca tükettiğimiz doğal varlıkların yerine fidan dikerek, doğaya verdiğimiz zararın bir bölümünü gidermeyi amaçlıyor. Her ay 10 bin fidan ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, "Geçtiğimiz yıl orman yangınları nedeniyle Türkiye'nin orman varlığında önemli bir kayıp oldu. Biz de çabalarımızı artırdık, doğaseverlerin desteğiyle ağaçlandırma programımızı hızlandırdık. Hem bireysel hem de kurumsal bağışlarla 116 bin fidan dikmeyi başardık. Her ay yaklaşık 10 bin fidanı 7 Ağaç Ormanları'na kazandırdık" açıklamasını yaptı. 2025 yılında kurumsal bağışların da öne çıktığına dikkat çeken Ilgın Sözen, "İki bin fidanla koru, 10 bin fidanla orman oluşturan destekçilerimiz oldu. İstanbul Maratonu'nda birlikte koştuk. Bazı kurum ve bireyler 35 yıldır bizimle birlikte; ormanların, ÇEKÜL'ün bir parçası oldular. Kendilerine ne kadar teşekkür etsek az" dedi.

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı Haber

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı

Avrupa Birliği’nin finanse ettiği, Türkiye Belediyeler Birliği ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın lider kurum olduğu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen Sivil Katılım Projesi kapsamında uygulanan proje, Eskişehir’de düzenlenen toplantıyla tamamlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ve UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara’nın katıldığı kapanış toplantısında, büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile TEMA Vakfı çalışanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensupları da yer aldı. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda bir yaşam meselesi olduğunu vurgulayarak krizle mücadelede yerel yönetimler, sivil toplum ve halkın birlikte hareket etmesinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek Deniz Ataç konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İklim değişikliği artık uzak bir risk değil; kentlerimizin bugününü ve geleceğini, su varlıklarımızdan sağlığa kadar yaşamın her alanını doğrudan etkileyen bir gerçeklik. İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir projesiyle, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel yönetimler, sivil toplum ve Eskişehir halkının katılımıyla, iklim risklerini birlikte anlamaya ve çözüm yollarını ortak akılla tartışmaya imkân tanıyan güçlü bir zemin oluşturduk. Proje kapsamında iklim risk haritaları geliştirerek 26 kişiye konu özelinde teknik eğitimler verildi. Ortaya çıkan bu birikim, yalnızca raporlarda kalan bir çıktı değil; kentin ortak hafızasında karşılık bulan, yerel düzeyde birlikte çözüm üretme kapasitesini güçlendiren önemli bir adımdır. Bu çalışma bir son değil; Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum sürecinde daha katılımcı, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı adımlar atabilmesi için güçlü bir başlangıçtır. Bu süreçte emeği geçen tüm belediyelere, paydaşlara, uzmanlara ve Eskişehir halkına gönülden teşekkür ediyorum." Sivil Katılım Projesi kapsamında hayata geçirilen projenin önemine vurgu yapan UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara ise, “TEMA Vakfı ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerimize bu kıymetli projeyi başarıyla tamamladıkları için teşekkür ediyor, kendileriyle gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İklim değişikliğini artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil; iklim adaleti ve insan hakları meselesi olarak ele alıyoruz. Bu nedenle katılımcılık, kapsayıcılık ve kimseyi geride bırakmama ilkesiyle hareket ediyoruz. Eskişehir’in güçlü bir aktif yurttaşlık kültürüne sahip olması önemli bir avantajdır. Vatandaşları ve sivil toplumu karar alma süreçlerine planlama aşamasından itibaren dahil edebilirsek, kentlerimizi afetlere karşı daha dirençli hâle getirebiliriz. Bu anlayışı yerel yönetimlere entegre etmek ve desteklemek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi. Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum kapasitesini ve direncini artırmayı hedefleyen projenin kapanış toplantısında konuşan Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe de, “Su kaynakları, Seyitgazi için stratejik bir mesele hâline gelmiştir. 670 bin dekar ekilebilir alanımız olmasına rağmen yalnızca 180 bin dekar sulanabilmektedir. Barajlarımızdaki doluluk oranları oldukça düşüktür ve yeraltı su seviyeleri her yıl gerilemektedir. Bu tablo, gelecekte ciddi bir içme suyu riskiyle karşı karşıya kalabileceğimizi göstermektedir. Ayrıca bölgemiz için önemli olan madencilik faaliyetlerinin, özellikle bor madeni başta olmak üzere, çevreyle uyumlu ve sıkı denetim altında yürütülmesi gerekmektedir. Tarımda hâlen yaygın olan vahşi sulama yöntemleri ise su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Sürdürülebilir tarım ve suyun verimli kullanımı artık bir zorunluluktur. İklim değişikliğiyle mücadele; yerel yönetimler, sivil toplum ve vatandaşların birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Seyitgazi Belediyesi olarak bu konuda her türlü iş birliğine açık olduğumuzu ifade etmek isterim. Bu anlamlı panelin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sözlerimi şu ifadeyle tamamlıyorum: Geleceğe bırakacağımız en büyük miras; doğasıyla uyumlu, kaynaklarını akılcı kullanan bir yaşamdır.” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise, “Öncelikle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile birlikte hareket etmemizin son derece olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Eskişehirimiz zaten yıllardır bu tür konularda resmi kurumlar ve çevre örgütleriyle birlikte hareket eden bir kenttir. Bildiğiniz gibi Alpu Ovası’nda planlanan termik santral, Büyükşehir ve Tepebaşı Belediyelerimizin öncülüğünde, yoğun bir mücadelenin ardından Eskişehir için bertaraf edilmiştir. Ancak ne yazık ki bu açgözlü anlayışın durmaya niyeti yok. Bu anlayış, yerin üstünü tahrip edenlerin şimdi gözünü yerin altına diktiğini açıkça göstermektedir. Şimdi de Bozdağ’da, Alpagut’ta altın arama faaliyetleri gündemde. Daha önceden Sivrihisar’da devam eden projeler var; buna rağmen bu mücadeleyi birlikte sürdürmeye kararlıyız. Bugün dünyanın önünde duran çok net birkaç temel sorun var: iklim krizi, enerji, kuraklık, güvenli gıdaya erişim ve deprem gibi afetler. Bunlarla mücadele etmek yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir arıza nedeniyle su kesintisi oldu ve Eskişehir adeta ayağa kalktı. İnsanlar sorunun boyutunu bilmediği için tepkiler yöneticilere kadar ulaştı. Ben de şunu söyledim: Sizde su yoksa bende de yok. Elbette eleştiri haktır. Ancak kuraklığın ne kadar ciddi ve kalıcı bir tehdit olduğunu da görmek zorundayız. Suyumuzu ve enerjimizi tasarruflu kullanmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. İnsanlar bugün inanıyor, yarın vazgeçiyor. Oysa bu mücadele süreklilik ister. Biz bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Özellikle TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanımızın da Eskişehir’in bir çocuğu olarak bu süreçte kolları sıvaması; Birleşmiş Milletler temsilcileri, milletvekillerimiz, belediyelerimiz, basın ve halkımızla birlikte hareket etmemiz bizlere umut veriyor. Hep birlikte farkındalığı büyütecek ve en doğru sonucu alacağız. Başarımız daim, yolumuz açık olsun.” dedi. İklim krizine dikkat çeken Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Bugün çok uzun yıllardır herkesin konuştuğu ama sadece konuştuğu bir konuda ortak iş yapmanın sonucunu alıyoruz. TEMA Vakfı’nın öncülüğünde Büyükşehir Belediyemiz ile beraber gerçekleştirilen bu eğitim süreci ve çalışma bir ete kemiğe büründü. İklim krizi, doğal afet gibi her gün konuştuğumuz ama her gün daha çok oluşmasına katkı sunduğumuz noktada neler yapabilirizi anlıyoruz, çalışıyoruz ve bundan sonra nasıl ilerleyeceğimiz, nasıl çözüm getireceğimiz konusunda uzmanlaşma durumundayız. Türkiye yıllardır bu krizi bekliyor. Aralık ayının sonu ve hala Eskişehir'de kar yağmadı. Kar yağmaması arkasından başka sorunlar da getiriyor. Bu nedenle katılımcı bir anlayışla, bütünsel bir bakışla Eskişehir'in tamamında birlikte hareket edersek sonuç alınacağına inanıyorum. Çalışan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Özellikle koordinasyon konusunda Tema vakfımıza çok teşekkür ediyorum ve bundan sonraki çalışmalarda da başarılar diliyorum. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak üstümüze hangi görev düşüyorsa yerine getirmeye hazırız. Hepinize saygılar sunuyorum.” diye konuştu. CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizde iklim ve çevre konusunda güçlü bir irade bulunmaktadır. Bu noktada başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere, bu alanda yıllardır kararlılıkla yürütülen çalışmalar için kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. TEMA Vakfı’na, yalnızca Eskişehir’de değil, ülkemizin dört bir yanında çevre ve iklim konusunda yürüttükleri duyarlı ve örnek çalışmalar için şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde özellikle UNDP başta olmak üzere, bu alanda ortaya koydukları değerli katkılar ve iş birlikleri için teşekkür ediyorum. Bir milletvekili ve siyasetçi olarak, bu tür bilimsel, katılımcı ve yol gösterici çalışmaları her zaman destekleyeceğimizi ifade etmek isterim. İlk adımı atan, sorumluluk alan ve çözüm üreten her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şu ifadeleri kullandı: “Hazırlanan bu raporu, Eskişehir’in iklimle ilgili geleceğini şekillendiren, bilimsel verilere dayalı güçlü bir yol haritası olarak görüyoruz. Yerel yönetimler ile sivil toplumun iş birliğiyle ve uzman katkılarıyla hazırlanmış olması, raporu son derece kıymetli kılmaktadır. Eskişehir, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 kuraklık haritasına göre şiddetli kuraklık riski altındadır. 15 Ağustos 2023’te Sarıcakaya’da kırılan Türkiye sıcaklık rekoru da bu riskin somut bir göstergesidir. Bu gerçekler, iklim çalışmalarına çok daha fazla önem vermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. Kentte iklim farkındalığının ve katılım isteğinin yüksek olması büyük bir avantajdır. Bu raporu bir kapanış değil, yeni bir başlangıç olarak görmeli; yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları çalışmalarını bu doğrultuda sürdürmelidir. Şehirde yaşayan tüm paydaşların sürece aktif katkı sunması büyük önem taşımaktadır. Bu raporun hazırlanmasında emeği geçen TEMA Vakfı’na, uzmanlara, Odunpazarı, Tepebaşı ve Seyitgazi Belediyelerine ve Büyükşehir Belediyemizin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Biz bu raporla çalışmaya kararlıyız ve Eskişehir halkıyla birlikte bu süreci ilerletmeye hazırız.” ESKİŞEHİR İÇİN KURAKLIK VE AŞIRI SICAKLAR YÜKSEK RİSK Konuşmaların ardından TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Veri Bilimci Dr. Vural Yıldırım projeye dair teknik sunumlar gerçekleştirdi. İklim değişikliğiyle mücadelenin artık herkesin meselesi olduğunu vurgulayan Tuncaelli, "Kentlerde iklim değişikliğine karşı kalıcı ve etkili çözümler üretebilmek için halkın karar alma mekanizmalarına aktif katılımı çok önemli. Bu anlayışla yaklaşık bir yıldır Eskişehir özelinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu süreçte şanslıydık; çünkü Eskişehir güçlü ve örgütlü bir sivil topluma sahip. Projede, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, sivil katılım açısından son derece kıymetli çıktılar elde ettik. Proje kapsamında yürüttüğümüz anket çalışmaları, iklim değişikliği farkındalığının kent genelinde yüzde 12 oranında arttığını ortaya koydu. Ancak bizim için asıl önemli olan şu: Bu proje bir sonuç değil; gerçek farkındalık ve dönüşüm bundan sonra atılacak adımlarla güçlenecek." dedi. Vural Yıldırım ise proje kapsamında 2020- 2030 yılları arasında Eskişehir için kuraklığın çok büyük bir tehlike olduğunu belirterek, "İnönü ve Seyitgazi ilçeleri kuraklık açısından yüksek riskli ilçeler. Bununla birlikte orman yangınları açısından da Seyitgazi, Han ve Mihalıcçık ilçeleri çok yüksek riskli bölgelerimiz. Aşırı sıcaklar da Sivrihisar, Günyüzü, Mihalıcçık başta olmak üzere tüm ilçelerde yüksek ve çok yüksek risk olarak karşımıza çıkıyor." şeklinde konuştu. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN RİSKLERİNİ ANLAMAK VE BİRLİKTE YÖNETMEK Proje kapsamında Eskişehir il sınırları içerisinde kuraklık, orman yangınları, sel ve aşırı sıcaklıklar gibi iklim kaynaklı tehlikelere yönelik, 2030 yılına kadar uzanan ve 1x1 km çözünürlüklü aylık tehlike ve risk haritaları hazırlandı. Bu bilimsel veriler doğrultusunda oluşturulan değerlendirme ve öneri raporu da yıl sonunda tamamlandı. Proje süresince sivil toplum kuruluşları, Kent Konseyi ve Mahalle Meclisleri ile çeşitli çalıştaylar düzenlendi; alanında uzman isimlerin katılımıyla panel ve halk toplantıları gerçekleştirildi. Ayrıca proje kapsamında kurulan İklim Eylem Merkezi ile iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım daha atıldı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili birimlerine yönelik geliştirilen teknik eğitimlerle kurumsal kapasite güçlendirildi. Farkındalık çalışmalarının etkisini ölçmek için proje başlangıcında ve kapanışında yapılan iki ayrı saha araştırmasıyla Eskişehir halkının iklim değişikliğine dair bilgi düzeyi, algısı ve günlük yaşam alışkanlıklarındaki değişim analiz edildi. Elde edilen bulgular, projenin kent genelinde iklim değişikliği farkındalığının artmasına katkı sağladığını ortaya koydu.

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı Haber

İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi Tamamlandı

Avrupa Birliği’nin finanse ettiği, Türkiye Belediyeler Birliği ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın lider kurum olduğu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen Sivil Katılım Projesi kapsamında uygulanan proje, Eskişehir’de düzenlenen toplantıyla tamamlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ve UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara’nın katıldığı kapanış toplantısında, büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile TEMA Vakfı çalışanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensupları da yer aldı. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda bir yaşam meselesi olduğunu vurgulayarak krizle mücadelede yerel yönetimler, sivil toplum ve halkın birlikte hareket etmesinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek Deniz Ataç konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İklim değişikliği artık uzak bir risk değil; kentlerimizin bugününü ve geleceğini, su varlıklarımızdan sağlığa kadar yaşamın her alanını doğrudan etkileyen bir gerçeklik. İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir projesiyle, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel yönetimler, sivil toplum ve Eskişehir halkının katılımıyla, iklim risklerini birlikte anlamaya ve çözüm yollarını ortak akılla tartışmaya imkân tanıyan güçlü bir zemin oluşturduk. Proje kapsamında iklim risk haritaları geliştirerek 26 kişiye konu özelinde teknik eğitimler verildi. Ortaya çıkan bu birikim, yalnızca raporlarda kalan bir çıktı değil; kentin ortak hafızasında karşılık bulan, yerel düzeyde birlikte çözüm üretme kapasitesini güçlendiren önemli bir adımdır. Bu çalışma bir son değil; Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum sürecinde daha katılımcı, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı adımlar atabilmesi için güçlü bir başlangıçtır. Bu süreçte emeği geçen tüm belediyelere, paydaşlara, uzmanlara ve Eskişehir halkına gönülden teşekkür ediyorum." Sivil Katılım Projesi kapsamında hayata geçirilen projenin önemine vurgu yapan UNDP Sivil Katılım Proje Müdürü ve Baş Teknik Danışmanı Neslihan Yumukoğlu Cankara ise, “TEMA Vakfı ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerimize bu kıymetli projeyi başarıyla tamamladıkları için teşekkür ediyor, kendileriyle gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İklim değişikliğini artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil; iklim adaleti ve insan hakları meselesi olarak ele alıyoruz. Bu nedenle katılımcılık, kapsayıcılık ve kimseyi geride bırakmama ilkesiyle hareket ediyoruz. Eskişehir’in güçlü bir aktif yurttaşlık kültürüne sahip olması önemli bir avantajdır. Vatandaşları ve sivil toplumu karar alma süreçlerine planlama aşamasından itibaren dahil edebilirsek, kentlerimizi afetlere karşı daha dirençli hâle getirebiliriz. Bu anlayışı yerel yönetimlere entegre etmek ve desteklemek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi. Eskişehir’in iklim değişikliğine uyum kapasitesini ve direncini artırmayı hedefleyen projenin kapanış toplantısında konuşan Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe de, “Su kaynakları, Seyitgazi için stratejik bir mesele hâline gelmiştir. 670 bin dekar ekilebilir alanımız olmasına rağmen yalnızca 180 bin dekar sulanabilmektedir. Barajlarımızdaki doluluk oranları oldukça düşüktür ve yeraltı su seviyeleri her yıl gerilemektedir. Bu tablo, gelecekte ciddi bir içme suyu riskiyle karşı karşıya kalabileceğimizi göstermektedir. Ayrıca bölgemiz için önemli olan madencilik faaliyetlerinin, özellikle bor madeni başta olmak üzere, çevreyle uyumlu ve sıkı denetim altında yürütülmesi gerekmektedir. Tarımda hâlen yaygın olan vahşi sulama yöntemleri ise su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Sürdürülebilir tarım ve suyun verimli kullanımı artık bir zorunluluktur. İklim değişikliğiyle mücadele; yerel yönetimler, sivil toplum ve vatandaşların birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Seyitgazi Belediyesi olarak bu konuda her türlü iş birliğine açık olduğumuzu ifade etmek isterim. Bu anlamlı panelin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sözlerimi şu ifadeyle tamamlıyorum: Geleceğe bırakacağımız en büyük miras; doğasıyla uyumlu, kaynaklarını akılcı kullanan bir yaşamdır.” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise, “Öncelikle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile birlikte hareket etmemizin son derece olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Eskişehirimiz zaten yıllardır bu tür konularda resmi kurumlar ve çevre örgütleriyle birlikte hareket eden bir kenttir. Bildiğiniz gibi Alpu Ovası’nda planlanan termik santral, Büyükşehir ve Tepebaşı Belediyelerimizin öncülüğünde, yoğun bir mücadelenin ardından Eskişehir için bertaraf edilmiştir. Ancak ne yazık ki bu açgözlü anlayışın durmaya niyeti yok. Bu anlayış, yerin üstünü tahrip edenlerin şimdi gözünü yerin altına diktiğini açıkça göstermektedir. Şimdi de Bozdağ’da, Alpagut’ta altın arama faaliyetleri gündemde. Daha önceden Sivrihisar’da devam eden projeler var; buna rağmen bu mücadeleyi birlikte sürdürmeye kararlıyız. Bugün dünyanın önünde duran çok net birkaç temel sorun var: iklim krizi, enerji, kuraklık, güvenli gıdaya erişim ve deprem gibi afetler. Bunlarla mücadele etmek yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir arıza nedeniyle su kesintisi oldu ve Eskişehir adeta ayağa kalktı. İnsanlar sorunun boyutunu bilmediği için tepkiler yöneticilere kadar ulaştı. Ben de şunu söyledim: Sizde su yoksa bende de yok. Elbette eleştiri haktır. Ancak kuraklığın ne kadar ciddi ve kalıcı bir tehdit olduğunu da görmek zorundayız. Suyumuzu ve enerjimizi tasarruflu kullanmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. İnsanlar bugün inanıyor, yarın vazgeçiyor. Oysa bu mücadele süreklilik ister. Biz bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Özellikle TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanımızın da Eskişehir’in bir çocuğu olarak bu süreçte kolları sıvaması; Birleşmiş Milletler temsilcileri, milletvekillerimiz, belediyelerimiz, basın ve halkımızla birlikte hareket etmemiz bizlere umut veriyor. Hep birlikte farkındalığı büyütecek ve en doğru sonucu alacağız. Başarımız daim, yolumuz açık olsun.” dedi. İklim krizine dikkat çeken Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Bugün çok uzun yıllardır herkesin konuştuğu ama sadece konuştuğu bir konuda ortak iş yapmanın sonucunu alıyoruz. TEMA Vakfı’nın öncülüğünde Büyükşehir Belediyemiz ile beraber gerçekleştirilen bu eğitim süreci ve çalışma bir ete kemiğe büründü. İklim krizi, doğal afet gibi her gün konuştuğumuz ama her gün daha çok oluşmasına katkı sunduğumuz noktada neler yapabilirizi anlıyoruz, çalışıyoruz ve bundan sonra nasıl ilerleyeceğimiz, nasıl çözüm getireceğimiz konusunda uzmanlaşma durumundayız. Türkiye yıllardır bu krizi bekliyor. Aralık ayının sonu ve hala Eskişehir'de kar yağmadı. Kar yağmaması arkasından başka sorunlar da getiriyor. Bu nedenle katılımcı bir anlayışla, bütünsel bir bakışla Eskişehir'in tamamında birlikte hareket edersek sonuç alınacağına inanıyorum. Çalışan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Özellikle koordinasyon konusunda Tema vakfımıza çok teşekkür ediyorum ve bundan sonraki çalışmalarda da başarılar diliyorum. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak üstümüze hangi görev düşüyorsa yerine getirmeye hazırız. Hepinize saygılar sunuyorum.” diye konuştu. CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizde iklim ve çevre konusunda güçlü bir irade bulunmaktadır. Bu noktada başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere, bu alanda yıllardır kararlılıkla yürütülen çalışmalar için kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. TEMA Vakfı’na, yalnızca Eskişehir’de değil, ülkemizin dört bir yanında çevre ve iklim konusunda yürüttükleri duyarlı ve örnek çalışmalar için şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde özellikle UNDP başta olmak üzere, bu alanda ortaya koydukları değerli katkılar ve iş birlikleri için teşekkür ediyorum. Bir milletvekili ve siyasetçi olarak, bu tür bilimsel, katılımcı ve yol gösterici çalışmaları her zaman destekleyeceğimizi ifade etmek isterim. İlk adımı atan, sorumluluk alan ve çözüm üreten her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şu ifadeleri kullandı: “Hazırlanan bu raporu, Eskişehir’in iklimle ilgili geleceğini şekillendiren, bilimsel verilere dayalı güçlü bir yol haritası olarak görüyoruz. Yerel yönetimler ile sivil toplumun iş birliğiyle ve uzman katkılarıyla hazırlanmış olması, raporu son derece kıymetli kılmaktadır. Eskişehir, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 kuraklık haritasına göre şiddetli kuraklık riski altındadır. 15 Ağustos 2023’te Sarıcakaya’da kırılan Türkiye sıcaklık rekoru da bu riskin somut bir göstergesidir. Bu gerçekler, iklim çalışmalarına çok daha fazla önem vermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır. Kentte iklim farkındalığının ve katılım isteğinin yüksek olması büyük bir avantajdır. Bu raporu bir kapanış değil, yeni bir başlangıç olarak görmeli; yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları çalışmalarını bu doğrultuda sürdürmelidir. Şehirde yaşayan tüm paydaşların sürece aktif katkı sunması büyük önem taşımaktadır. Bu raporun hazırlanmasında emeği geçen TEMA Vakfı’na, uzmanlara, Odunpazarı, Tepebaşı ve Seyitgazi Belediyelerine ve Büyükşehir Belediyemizin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Biz bu raporla çalışmaya kararlıyız ve Eskişehir halkıyla birlikte bu süreci ilerletmeye hazırız.” ESKİŞEHİR İÇİN KURAKLIK VE AŞIRI SICAKLAR YÜKSEK RİSK Konuşmaların ardından TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Veri Bilimci Dr. Vural Yıldırım projeye dair teknik sunumlar gerçekleştirdi. İklim değişikliğiyle mücadelenin artık herkesin meselesi olduğunu vurgulayan Tuncaelli, "Kentlerde iklim değişikliğine karşı kalıcı ve etkili çözümler üretebilmek için halkın karar alma mekanizmalarına aktif katılımı çok önemli. Bu anlayışla yaklaşık bir yıldır Eskişehir özelinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu süreçte şanslıydık; çünkü Eskişehir güçlü ve örgütlü bir sivil topluma sahip. Projede, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, sivil katılım açısından son derece kıymetli çıktılar elde ettik. Proje kapsamında yürüttüğümüz anket çalışmaları, iklim değişikliği farkındalığının kent genelinde yüzde 12 oranında arttığını ortaya koydu. Ancak bizim için asıl önemli olan şu: Bu proje bir sonuç değil; gerçek farkındalık ve dönüşüm bundan sonra atılacak adımlarla güçlenecek." dedi. Vural Yıldırım ise proje kapsamında 2020- 2030 yılları arasında Eskişehir için kuraklığın çok büyük bir tehlike olduğunu belirterek, "İnönü ve Seyitgazi ilçeleri kuraklık açısından yüksek riskli ilçeler. Bununla birlikte orman yangınları açısından da Seyitgazi, Han ve Mihalıcçık ilçeleri çok yüksek riskli bölgelerimiz. Aşırı sıcaklar da Sivrihisar, Günyüzü, Mihalıcçık başta olmak üzere tüm ilçelerde yüksek ve çok yüksek risk olarak karşımıza çıkıyor." şeklinde konuştu. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN RİSKLERİNİ ANLAMAK VE BİRLİKTE YÖNETMEK Proje kapsamında Eskişehir il sınırları içerisinde kuraklık, orman yangınları, sel ve aşırı sıcaklıklar gibi iklim kaynaklı tehlikelere yönelik, 2030 yılına kadar uzanan ve 1x1 km çözünürlüklü aylık tehlike ve risk haritaları hazırlandı. Bu bilimsel veriler doğrultusunda oluşturulan değerlendirme ve öneri raporu da yıl sonunda tamamlandı. Proje süresince sivil toplum kuruluşları, Kent Konseyi ve Mahalle Meclisleri ile çeşitli çalıştaylar düzenlendi; alanında uzman isimlerin katılımıyla panel ve halk toplantıları gerçekleştirildi. Ayrıca proje kapsamında kurulan İklim Eylem Merkezi ile iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım daha atıldı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili birimlerine yönelik geliştirilen teknik eğitimlerle kurumsal kapasite güçlendirildi. Farkındalık çalışmalarının etkisini ölçmek için proje başlangıcında ve kapanışında yapılan iki ayrı saha araştırmasıyla Eskişehir halkının iklim değişikliğine dair bilgi düzeyi, algısı ve günlük yaşam alışkanlıklarındaki değişim analiz edildi. Elde edilen bulgular, projenin kent genelinde iklim değişikliği farkındalığının artmasına katkı sağladığını ortaya koydu.

Marmaris Belediyesi’ne AB’den 660 Bin Euro’luk İklim Hibesi Haber

Marmaris Belediyesi’ne AB’den 660 Bin Euro’luk İklim Hibesi

Son yıllarda orman yangınları, aşırı yağışlar, kıyı erozyonu ve deniz ekosistemlerinde bozulma gibi çoklu çevresel risklerle karşı karşıya kalan Marmaris’te, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik önemli bir proje için Avrupa Birliği desteği sağlandı. Marmaris Belediyesi’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hazırladığı proje, Avrupa Birliği tarafından desteklenmeye değer bulundu. İçmeler bölgesinde erozyonun önlenmesi, yapay resiflerin kurulması, deniz çayırlarının yeniden canlandırılması ve çevre bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması amacıyla hazırlanan proje, 660 bin Euro tutarında hibe almaya hak kazandı. SÖZLEŞME ANKARA’DA İMZALANDI Projenin sözleşmesi, Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı AB Yatırımları Daire Başkanlığı’nda düzenlenen törenle imzalandı. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Marmaris Belediyesi adına proje sürecini yürüten Özel Kalem ve AR-GE Müdürü Doç. Dr. Didem Gamze Işıksal ile AB Yatırımları Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail Raci Bayer’in katılımıyla gerçekleşen törende imzaların atılmasıyla birlikte proje resmi olarak uygulama aşamasına geçti. EROZYON, RESİF VE EĞİTİM BİR ARADA Akdeniz Koruma Derneği ile Kalkınma ve Geleceğe Etki Derneği ortaklığında yürütülecek proje, iklim değişikliğinin kıyı ve deniz ekosistemleri üzerindeki olumsuz etkilerine karşı doğa temelli çözümler sunmasıyla dikkat çekiyor. Hayata geçirilecek çalışma, hem ekosistem restorasyonunu hem de toplumsal farkındalığı birlikte ele alması açısından örnek bir uygulama olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında İçmeler kıyılarında erozyonun azaltılmasına yönelik önlemler alınacak, deniz canlıları için yapay resifler kurulacak ve deniz çayırlarının rehabilitasyonu sağlanacak. Ayrıca çocuklardan turizm çalışanlarına kadar geniş bir hedef kitleye yönelik çevre eğitimleri ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilecek. ÜNLÜ: AB DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM OLACAK Konuya ilişkin açıklamada bulunan Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, projenin önemine dikkat çekerek, Marmaris’in geleceği için çok önemli bir adım atıldığını belirtti. Başkan Ünlü, “Bu proje ile Marmaris’in İçmeler Koyu’nda, 2021–2022 yıllarında yaşadığımız büyük orman yangınlarının ardından ortaya çıkan erozyon, sedimantasyon, biyolojik çeşitlilik kaybı ve deniz ekosistemlerindeki bozulmaya karşı bütüncül ve doğa temelli çözümler üretmeyi hedefleyen, 24 ay süreli bir iklim uyum ve ekosistem restorasyonu çalışması gerçekleştireceğiz. Aldığımız 660 bin Euro tutarındaki Avrupa Birliği desteği, kentimizin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi için çok önemli bir adım olacak. Marmaris’in doğasını korumak, yaralarını onarmak ve iklim krizine karşı daha dirençli bir kent oluşturmak için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Kentimize ve geleceğimize hayırlı olsun” dedi.

“81 İlde 81 Orman” Projesi Kilis İle Devam Ediyor Haber

“81 İlde 81 Orman” Projesi Kilis İle Devam Ediyor

Toprağı koruyan, su varlıklarını besleyen, havayı temizleyen ve sayısız canlıya ev sahipliği yapan ormanlar, ekosistemin kritik bir parçası. Bu yüzden küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği, orman yangınları, kontrolsüz kentleşme ve insan faaliyetleri gibi nedenlerle zarar gören ormanları ve doğayı korumaya; yaşanabilir bir geleceğe katkı sunmaya yönelik her çaba çok kıymetli. Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle ilk olarak 2008–2017 yılları arasında gerçekleştirilen 81 İlde 81 Orman projesi, 2024’te yeniden hayata geçirildi. Bankanın ikinci yüzyılının ilk yılında da devam eden projeyle bugüne kadar 17 ilde dikim törenleri gerçekleşti. 81 ilin tamamında yeni fidanları toprakla buluşturmayı amaçlayan proje ile beş yıl içinde toplam 2,2 milyon fidan dikilecek ve sonraki üç yıl boyunca ağaçlandırma sahalarının düzenli bakımları yapılacak. 2025 sonbahar sezonundaki dikim törenlerinden dördüncüsünün gerçekleştiği Kilis’te tören, Musabeyli ilçesindeki Yedigöz köyü, Afrinçayı Orman İşletme Şefliği sınırları içerisinde düzenlendi. Törene Kilis Orman İşletme Müdür Vekili Cem Mete Yılmaz, Türkiye İş Bankası Kilis Şube Müdürü Mahmut Dalcı, TEMA Vakfı Projeler ve Kurumsal İş Birliği Bölüm Başkan Yardımcısı Mehtap Kızılkaya’nın yanı sıra Kilisli öğrenciler ve bölge halkı katıldı. Kilis’te 50 bin fidan toprakla buluştu 81 İlde 81 Orman projesiyle yüzde 21’i ormanlık alanlardan oluşan Kilis’in Musabeyli ilçesindeki Yedigöz köyünde yer alan 38 hektarlık alanda 50 bin fidan toprakla buluştu. Projenin 2008-2017 yılları arasında gerçekleşen ilk aşamasında, 2008 yılında Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Yedigöz Köyü Kayaaltı mevkiinde yapılan dikimlerde 30 bin fidan toprakla buluşmuştu. Düzenli bakımı yapılan bu alanda zamanla çeşitli canlı türleriyle ekosistem gelişmeye başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnegöl’de Yeşil Vatan Seferberliği Haber

İnegöl’de Yeşil Vatan Seferberliği

Son yıllarda orman yangınlarıyla ciddi orman kayıpları yaşayan ülkemizde, 7 yıldır kutlanan 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Bayramı geleceğe umut oluyor. İlk kez 2019 yılı Kasım ayında “Geleceğe Nefes Ol” sloganıyla başlayan Milli Ağaçlandırma Bayramı, bu yıl 7’nci kez kutlandı. 11 Kasım tarihinde, saatler 11.11’i gösterdiğinde ülke genelinde milyonlarca fidan aynı anda toprakla buluştu. İnegöl’de de Kaymakamlık uhdesinde Orman İşletme Müdürlüğü ve İnegöl Belediyesi organizasyonuyla Halhalca köyü bölgesinde fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi. ORMAN SEVGİSİ HER YIL ARTIYOR İlçe protokolü, öğrenciler, öğretmenler, gönüllüler, STK temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, yaşlısı, genci her yaştan insanın katıldığı ve destek verdiği fidan dikim etkinliğinde, İnegöl’de bin dolayında fidan toprakla buluştu. Fidan dikimi öncesi bir konuşma yapan İnegöl Orman İşletme Müdürü Okan Kaya, “Yeşil vatan seferberliği adı altında bu sene düzenlediğimiz 11 Kasım Milli Ağaçlandırma fidan dikim etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda ülkemizin pek çok yerinde orman yangınlarıyla mücadele ettik. Eskişehir ve Afyon’daki orman yangınlarında da 5 orman işçimiz ve 5 Akut görevlimizin şehit haberini aldık, yüreğimiz daha da yandı. 2019 yılından bu yana Cumhurbaşkanımızın önderliğinde başlatılan Milli Ağaçlandırma Bayramları ile her yıl gençlerimizin, insanlarımızın ağaç sevgisini güçlendirecek fidan dikimleri yapmaya devam ediyoruz. Bugün burada bu kadar kalabalığı görünce de insanlarımızda orman sevgisinin her geçen yıl arttığını görmüş olduk. Katılan herkese teşekkür ediyorum” dedi. İNEGÖL’DE BU YIL 540 BİN FİDAN DİKİLECEK Bugün Türkiye genelinde 81 il ve 922 ilçede 550 milyon adet fidanın toprakla buluştuğunu hatırlatan Kaya, “İnegöl Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisinde de 122 hektar orman alanımız bu sene maalesef orman yangınlarında kaybettik. Bu sahanın tamamı bu sene ağaçlandırılacak. Yaklaşık 240 bin adet fidan dikeceğiz. Yine rutin ağaçlandırma çalışmalarımız kapsamında da yaklaşık 185 hektar alanı ağaçlandırma faaliyeti yaparak toplam 540 bin fidanla ağaçlandıracağız. Yanan orman alanları anayasa güvencesi altında her yıl ağaçlandırılarak yeniden yeşerecektir” açıklamalarında bulundu. İNEGÖL BELEDİYESİ’NDEN HER DOĞAN ÇOCUK İÇİN BİR FİDAN İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise çok özel bir günde, ağaçlandırma bayramında bir arada olduklarını hatırlatarak; “Burada olan herkese çok teşekkür ediyorum. Bu işi sahiplenmek çok kıymetli. Orman yangınları noktasında da daha bilinçli olmak zorundayız. Her anlamda bilinçlendirmek zorundayız. Bu noktada da daha derin düşünelim lütfen. Bizler de İnegöl Belediyesi olarak özellikle şehrin ağaçlandırılması noktasında da şehir içerisinde koruluk alanlar oluşturmak, parklar içerisinde ağaçlandırmalar yapmak ya da imar edilen yeni bir yapıyla beraber ağaçlandırmaların artması adına çalışmalar yapıyoruz. Yeni bir uygulamamız da başladı bu noktada. Şehrimizde her yeni doğan çocuk için bir fidanı toprakla buluşturuyoruz. Fidanın sertifikasını da ailelerimize teslim ediyoruz. İnegöl her ne kadar yeşil alan noktasında Türkiye ortalamasının üzerinde de olsa, orman alanlarımız çok da olsa ağaçlandırmaya devam etmemiz lazım. Malumunuz iklimle ilgili değişimler var. Ağaçlandırmanın iklimsel etkilere de ciddi manada olumlu katkıları var. Milli Ağaçlandırma Bayramımız kutlu olsun. Sayın Cumhurbaşkanımıza da bu bayramı milletimize hediye ettiği için teşekkür ediyorum” dedi. GÖREVİMİZ YEŞİL VATAN Son olarak kürsüye gelerek etkinliğe katılanlara hitaben konuşan Kaymakam Eren Arslan da “Bugün çok konuşma değil, çok çalışma zamanı. Bizim görevimiz yeşil vatan dedik, ormanlarımıza, geleceğimize nefes dedik. O yüzden ormanlarımızı korumak hepimizin bir vatandaşlık sorunu. Sadece orman teşkilatının görevi olarak kalmamalı. Bu bilincin toplumumuzda oluştuğunu memnuniyetle görüyorum. Yurdumuzun dört bir yanında şu saat itibariyle binlerce fidan toprakla buluşuyor. Bu uğurda emek sarf eden herkesten Allah razı olsun” ifadelerinde bulundu.

İklim Krizine Karşı Ortak Mücadele Haber

İklim Krizine Karşı Ortak Mücadele

Avrupa Birliği’nin finanse ettiği ve Türkiye Belediyeler Birliği ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın lider kurum olduğu, UNDP tarafından yürütülen Sivil Katılım Projesi kapsamında uygulanan İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi çerçevesinde Halk Toplantısı gerçekleştirilirken İklim Eylem Merkezi de hayata geçirildi. Eskişehir’deki Ergin Orbey Sahnesi’nde gerçekleştirilen Halk Toplantısına Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, UNDP Sivil Katılım Projesi Hibe Yöneticisi Dilek Erarslan Meral ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu’nun yanı sıra belediye bürokratları, yerel yönetimler, çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. İklim değişikliğine uyumun ancak ortak hareketle mümkün olduğunu vurgulayan Eylem Tuncaelli, “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi ve İklim Eylem Merkezi ile hedefimiz, Eskişehir’de iklim farkındalığını artırmak ve krize karşı güçlü bir yerel dayanışma modeli oluşturmak. Bu merkez, Eskişehirlilerin kendi şehirlerine dair söz söyleyebileceği, birlikte çözüm üretebileceği ve dayanışmayı büyütebileceği bir alan olacak. İklim krizi hepimizin ortak meselesi. Yarattığı sorunlara karşı çözümü de ancak hep birlikte üretebiliriz. Bu projenin iki önemli ayağı bulunuyor; teknik çalışmalar ve halkın katılımı. 2030 yılına kadar Eskişehir’in aşırı sıcaklıklar, sel ve taşkınlar, orman yangınları ve kuraklık gibi iklim değişikliği kaynaklı risklerden nasıl etkileneceğini belirliyoruz. Bu çalışmayı bitirmek üzereyiz. Böylece karşılaşacağımız riskleri netleştirip, kentin en kırılgan gruplarının nasıl etkileneceğini görecek ve kenti daha dirençli hale getirecek adımları planlayacağız. Bu projenin süresi sona erse bile Eskişehir halkının iklim krizine karşı bu çalışmayı sahiplenerek sürdürmeye devam edeceğine, İklim Eylem Merkezi’ni aktif olarak kullanacağına ve hep birlikte çözümler üreteceğine yürekten inanıyoruz.” dedi. Konuşmasında iklim değişikliğine vurgu yapan Aytaç Ünverdi de “Artık bu sorun uzak ülkelerin değil, bizim şehrimizin, bizim mahallelerimizin gerçeği. Yazlar uzuyor, sıcaklıklar artıyor, yağışlar azalıyor, ani fırtınalar ve seller günlük yaşamımızın bir parçası haline geliyor. Bu değişim yalnızca doğayı değil, tarımı, suyu, ekonomiyi, sağlığımızı ve sosyal hayatımızı da etkiliyor. İşte bu nedenle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğini en öncelikli gündemimiz haline getirdik. Bizim için mesele sadece çevre değil, kent güvenliği ve halk sağlığı meselesidir. Bu bilinçle Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce önderliğinde hem iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak hem de şehrimizi bu yeni koşullara uyumlu hale getirmek için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu yıl Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde gerçekleşen yangını hatırlatan ve büyük üzüntü duyduklarını ifade eden Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ise “İklim değişikliği artık gözle görülür bir noktaya ulaşmış durumda. Seyitgazi ilçemizde 2019, 2023 ve son olarak 2025 yılında büyük yangın felaketleri yaşadık. Ne yazık ki bu yangınlarda 10 şehidimiz oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Bu felaketler, iklim değişikliğinin etkilerini somut olarak gösteriyor. Seyitgazi, Eskişehir’in orman varlığının önemli bir kısmına sahip bir tarım ilçesidir. Ancak su kaynaklarımız hızla tükeniyor. 670 bin dekar ekilebilir alanımızın yalnızca 180 bin dekarını sulayabiliyoruz. Kunduzlar Barajı şu anda yalnızca yüzde 7, Çatören Barajı ise yüzde 17 doluluk oranında. Yeraltı su seviyemiz her geçen yıl düşüyor; 5-6 yıl önce 120 metreden çıkan su bugün 200 metreden çıkıyor. Bu gidişle birkaç yıl içinde içme suyu sıkıntısı yaşamamız kaçınılmaz. Bu nedenle hem kurumlarımız hem de bireyler olarak suyu tasarruflu kullanmalı, ormanlarımıza ve yeşil alanlarımıza sahip çıkmalıyız. İklim değişikliğine karşı yerel yönetimlerin iş birliği ve halkın bilinçlenmesi büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından EBB İklim Değişikliği ve Enerji Yönetimi Şube Müdürü Sibel Benek, ESTÜ öğretim üyesi Dr. Hakan Uyguçgil ile TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Proje Koordinatörü Yasemin Korkmaz iklim değişikliğiyle ilgili sunumlarını gerçekleştirdi.

"81 İlde 81 Orman" Projesi Kars ile Devam Ediyor Haber

"81 İlde 81 Orman" Projesi Kars ile Devam Ediyor

Toprağı koruyan, su varlıklarını besleyen, havayı temizleyen ve sayısız canlıya ev sahipliği yapan ormanlar, ekosistemin kritik bir parçası. Bu yüzden küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği, orman yangınları, kontrolsüz kentleşme ve insan faaliyetleri gibi nedenlerle zarar gören ormanları ve doğayı korumaya; yaşanabilir bir geleceğe katkı sunmaya yönelik her çaba çok kıymetli. Türkiye İş Bankası, Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle ilk olarak 2008–2017 yılları arasında gerçekleştirilen 81 İlde 81 Orman projesi, 2024’te yeniden hayata geçirildi. Bankanın ikinci yüzyılının ilk yılında da devam eden projeyle bugüne kadar 16 ilde dikim törenleri gerçekleşti. 81 ilin tamamında yeni fidanları toprakla buluşturmayı amaçlayan proje ile beş yıl içinde toplam 2,2 milyon fidan dikilecek ve sonraki üç yıl boyunca ağaçlandırma sahalarının düzenli bakımları yapılacak. 2025 sonbahar sezonundaki dikim törenlerinden üçüncüsünün gerçekleştiği Kars’ta tören, Sarıkamış ilçesindeki Yukarı Sarıkamış mahallesinde düzenlendi. Törene Sarıkamış Belediye Başkan Vekili Sait Özdemir, Sarıkamış Emniyet Müdürü Sedat Sönmez, İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Kızılok, Sarıkamış Orman İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, İş Bankası Erzurum Bölge Satış Müdürü Erkut Gültekin, TEMA Vakfı Kars İl Temsilcisi Bünyamin Ekelik’in yanı sıra Karslı öğrenciler ve bölge halkı katıldı. Kars’ta 20 bin fidan toprakla buluştu 81 İlde 81 Orman projesiyle yüzde 7’si ormanlık alanlardan oluşan Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Yukarısarıkamış köyünde yer alan 14 hektarlık alanda 20 bin fidan toprakla buluştu. Projenin 2008-2017 yılları arasında gerçekleşen ilk aşamasında, 2010 yılında Kars’ın Merkez ilçesine bağlı Ortalar Köyü Paşaçayırı mevkiinde yapılan dikimlerde 24 bin fidan toprakla buluşmuştu. Düzenli bakımı yapılan bu alanda zamanla çeşitli canlı türleriyle ekosistem gelişmeye başladı.

İklim Krizi Kentlerin Geleceğini Tehdit Ediyor Haber

İklim Krizi Kentlerin Geleceğini Tehdit Ediyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi, iklim değişikliğinin kent yaşamı ve doğal ekosistemler üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla ‘İklim Değişikliğinde Ormanlar ve Kentler’ başlıklı panel düzenledi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Hepimiz biliyoruz ki; iklim değişikliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil, insanlığın ortak sınavıdır. Dünyanın bir kısmı kentlerin sular altında kalmasının nasıl önleneceğini konuşurken; bir kısmı ise susuzlukla nasıl mücadele edileceğini konuşuyor. Kuraklık, seller, ani ve yıkıcı iklim olayları ile orman yangınları artık uzak coğrafyaların değil, yaşadığımız kentin gerçekleridir. Bilim insanların öncülüğünde çalışmalıyız. Ancak bu şekilde kentimizi geleceğe hazırlayabiliriz” dedi. “Tedbir alınsaydı 20-30 metreden suya ulaşabilirdik” Son 5-6 yıl ele alındığında ovanın neredeyse dörtte birinin kaçak fabrika yapılaşmalarıyla kaybedildiğini belirten Başkan Bozbey, “Uzun süredir boyahanelerin inanılmaz su tükettiğini, su çektiğini dile getirdik. Tedbir alınması gerektiğini anlattık. Ama bir adım atılmadı. 155 kuyumuz var. 5-10 gün arayla bazı kuyular çöküyor. Bu sefer 280 metreye kadar iniyoruz. Toplum olarak ovanın korunması için çalışma yürütseydik belki şimdi 20-30 metrede suya ulaşabilecektik” diye konuştu. “Kentin ortak değerlerinde bir arada olabilmeliyiz” Bursa’nın yaşadığı susuzluğa da dikkat çeken Başkan Bozbey, Bursa’nın su sorunu yaşayacağının yıllar öncesinden belli olduğunu, bilim insanların sık sık uyardığını hatırlattı. Yöneticilerin hazırlık yapmasının, 30-40 yıllık planlama hazırlamasının önemine değinen Başkan Bozbey, ovadaki yeraltı su seviyesinin 250 metreye kadar indiğini dile getirdi. 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın çevre değerlerini önceleyen bir anlayışla hazırlandığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Çevreyi korumak için el birliğiyle mücadele etmeliyiz. Nilüfer Çayı’nın temiz akması için öncelikle BUSKİ olarak görevlerimizi yerine getirmeliyiz. Tüm atıkları toplayıp arıtma tesisinden geçirdikten sonra suyu Nilüfer Çayı’na göndermeliyiz. O zaman biz insanlardan daha fazlasını talep etme hakkına sahip oluruz. Tüm bunlar gerçekleştikten sonra Nilüfer Çayı temiz akmaya başlayacak. Hepimiz aynı kentin havasını soluyoruz, aynı sokaklarında geziyoruz. Bu kentin ortak değerlerinde bir arada olabilmeliyiz” dedi. “Her bir Bursalıya teşekkür ediyorum” Suyun az olduğu dönemde Bursalıların inanılmaz bir birliktelik ve hoşgörü gösterdiğinin de altını çizen Başkan Bozbey, “Halkımızdan tasarruf edilmesini istedik. Günlük 525 bin metreküplük su kullanımı 450 bin metreküpe kadar düştü. Bursalılarla doğruları paylaşınca, beklentinizi ilettiğinizde karşılığını görüyorsunuz. Her bir Bursalıya teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Ormancılık dışı faaliyete açılan ormanlık alan 375 bin 861 hektar” Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy ise, Meclis’te bazı kanunlarda yapılan değişikliklerle doğa koruma yaklaşımının tümden terk edildiğine dikkat çekti. Korunması gereken alanlarda yatırımların önünün açıldığını, kamu yararı ve çevresel etkilerin ise göz ardı edileceğini söyleyen Aksoy, “Son 10 yılda enerji, maden gibi birçok ormancılık dışı faaliyete açılan ormanlık alan 375 bin 861 hektardır. Bu büyüklük Kocaeli’yle eşdeğerdir. TEMA, 29 ilde yaptığı çalışmada, bu illerin toplam yüz ölçümünün ortalama yüzde 67’sinin IV. Grup madenlere ruhsatlı olduğu belirlenmiştir” dedi. Türkiye’de ve Bursa’da yaşanan orman yangınlarının sonrasında Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi işbirliğinde ‘Temizle, yeşert ve koru’ etkinliği düzenlendiğini hatırlatan Ertuğrul Aksoy, panelin de bu çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu vurguladı. Uzmanlar, iklim değişikliğine dikkat çekti Açılış konuşmalarının ardından program oturum bölümüyle devam etti. Bursa Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Dr. Özge Sivrioğlu’nun moderatörlüğünde yapılan panelde, Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Hüsrev Özkara, ‘Ormanlarda Yangın Öncesi, Yangın Anı ve Yangın Sonrası’ başlıklı sunum yaptı. BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Sayan Atanur ise ‘Kent ve Yeşil Alan’ isimli konuşmasıyla iklim değişikliği ve kentlerdeki yeşil alan sıklığı arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay da ‘Yeni Yangın Rejimi’ başlığı altında orman yangınlarının değişen dinamiklerini aktardı. BTÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Neşat Erkan da ‘İklim Değişikliği, Ormanlar ve Orman Yangınları’ sunumu ile iklim değişikliğinin orman yangınları noktasındaki rolünü masaya yatırdı. Panele, Başkan Mustafa Bozbey’in CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Genel Sekreter Yardımcıları Nazlı Yazgan ve Mehmet Emin Direkçi, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, geçmiş dönem Büyükşehir Belediyesi Başkanı Erdem Saker ve vatandaşlar katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.