Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Doğu

Kapsül Haber Ajansı - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Polisan Kansai Boya’nın kalan yüzde 50’si 93 milyon dolara satıldı Haber

Polisan Kansai Boya’nın kalan yüzde 50’si 93 milyon dolara satıldı

Japonya merkezli Kansai Paint, 2016’dan bu yana yarı yarıya ortak olduğu Polisan Kansai Boya’nın tamamını devraldı. Grup, tam kontrolün ardından karar alma süreçlerini hızlandırmayı ve Türkiye’deki üretim tesisinden Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına ihracatı büyütmeyi hedefliyor. Polisan Kansai Boya’da kalan yüzde 50 payın 93 milyon ABD doları karşılığında devralınması tamamlandı. Şirketin açıklamasına göre işlemle birlikte Kansai Paint’in ortaklık oranı yüzde 100’e yükseldi ve Polisan Kansai Boya, Japon grubun tamamına sahip olduğu bağlı ortaklığı haline geldi. Açıklanan 93 milyon dolarlık bedel, son işlemde satın alınan yüzde 50 payı kapsıyor. Bu tutar, şirketin tamamı için ödenen satın alma bedelini ifade etmiyor. Dilovası’ndaki üretimden ihracatta büyüme hedefi Yeni ortaklık yapısında Kocaeli Dilovası’ndaki tesisin üretim altyapısı ile Kansai Paint’in teknoloji ve ürün geliştirme birikiminin birlikte kullanılması planlanıyor. Şirket, ürün portföyünü genişleterek Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirmeyi ve Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesindeki ihracat pazarlarında büyümeyi amaçlıyor. Ancak açıklamada yeni yatırım tutarı, ek üretim kapasitesi veya sayısal ihracat hedefi paylaşılmadı. Kansai Paint, Türkiye’yi iç talebin desteklediği büyüme potansiyeline sahip bir pazar ve söz konusu bölgeler arasında bir bağlantı merkezi olarak değerlendiriyor. Tam kontrolle karar süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor Grup, satın almanın gerekçeleri arasında yönetim kararlarının hızlandırılmasını, finansal yapının güçlendirilmesini ve kârlılık potansiyelinin artırılmasını sıralıyor. Bu başlıklar, işlemin ardından ulaşılması hedeflenen sonuçları oluşturuyor. Kansai Paint Başkanı Mori Kunishi, Polisan’ın marka birikimi, girişimci yaklaşımı ve müşteri ilişkilerinin yeni dönemde korunarak geliştirilmesini istediklerini belirtti. Türkiye’de 1985’ten bu yana faaliyet gösteren Polisan Kansai Boya, mevcut ürün ve hizmetlerini, müşterileri ve iş ortaklarıyla ilişkilerini sürdüreceğini açıkladı. Paylaşılan metinde istihdam değişikliği veya üretim tesisinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir plan duyurulmadı.

Faizler Ekonomik Dengeleri Zorluyor Haber

Faizler Ekonomik Dengeleri Zorluyor

Bu gelişmeler doğrultusunda Coface, 3 ülkenin risk notunu düşürürken 4 ülkenin notunu yükseltti. Sektör risk değerlendirmelerinde ise 12 aşağı ve 8 yukarı yönlü olmak üzere toplam 20 değişiklik yaptı. Öne çıkan rakamlar: Orta Doğu’daki çatışmanın 2026 ve 2027 yıllarında küresel büyüme üzerinde yüzde 0,5 puan kayıp yaratacağı tahmin ediliyor.Petrol fiyatlarının eylül ayında 100 dolar/varil eşiğini aşması bekleniyor. Coface’ın 2026 için büyüme tahmini %2,5, 2027 yılı içinse %2,6. Küresel ekonomi enflasyon baskısının etkisinde Jeopolitik koşullar yaz aylarında belirgin biçimde kötüleşti. İran ile ABD arasında çatışmaların yeniden başlaması ve Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın şiddetlenmesi, tedarik zincirlerini ciddi ölçüde zorlayarak emtia fiyatlarında sert artışlara yol açtı. Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez’den yapılan petrol ihracatı önemli ölçüde artmasına ve ticaret akışları alternatif güzergâhlara yönelmesine karşın hidrokarbon fiyatları yükseldi. Petrol fiyatları %50’nin üzerinde, doğal gaz fiyatları ise yaklaşık %100 arttı. Metal fiyatları yüksek seyrini korurken Karadeniz’deki liman terminallerine yönelik saldırılar ve Avrupa’da yaz boyunca yaşanan sıcak hava dalgaları tarımsal emtia fiyatlarını da önemli ölçüde artırdı. Buğday fiyatlarındaki yıllık artış ise %40’a ulaştı. Bu gelişmeler yeni bir enflasyon dalgasına ilişkin kaygıları artırırken merkez bankalarını politika faizlerini yükseltmeye yöneltti. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ardından ABD Merkez Bankası’da (Fed) faizleri 25 baz puan artırdı. Bu karar, küresel finansal koşulların daha da sıkılaşmasına katkıda bulundu. Ocak ayı ortasında gördüğü düşük seviyeden bu yana Amerikan Doları efektif bazda %6’nın üzerinde değer kazandı. Uzun vadeli faiz oranları ise şubat sonundan itibaren başlıca para birimi bölgelerinin çoğunda 100 baz puandan fazla yükseldi. Küresel ekonomi, özellikle yapay zekâ yatırımları ve bunların yarattığı servet etkisinin desteğiyle şimdilik dayanıklılığını koruyor. Bununla birlikte riskler birikmeye devam ediyor. Bu çerçevede Coface, 2025’te %2,8 olan küresel büyümenin 2026’da %2,5’e gerileyeceği, 2027’de ise %2,6 seviyesinde dengeleneceği yönündeki tahminini koruyor. Ülke ve sektör riskleri: Orta Doğu’da 3 not indirimi, tarım ve gıda sektöründe artan baskı Orta Doğu’da, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ekonomik faaliyetlerinde 2026 yılında daralma bekleniyor. Suudi Arabistan (A3 → A4), enerji altyapısına ve ihracat güzergâhlarının büyük bölümüne yönelik saldırılardan etkilenirken Birleşik Arap Emirlikleri (A2 → A3) ve Katar (A3 → A4), Hürmüz Boğazı’na bağımlılıkları nedeniyle kırılgan bir görünüm sergiliyor. Tarım ve gıda sektörünün risk notu altı ülkede düşürüldü. Avrupa’da (Fransa, Avusturya ve Polonya) bu kararın başlıca nedeni, 2026 yazında yaşanan aşırı hava olayları oldu. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da kırılganlığın temelinde yerel üretim sorunlarından çok gıda ithalatına yüksek bağımlılık bulunuyor. Arjantin’de ise çok sayıda tarım işletmesinin iflası, yüksek maliyetler ve daralan kâr marjları nedeniyle sektör zorlu finansal koşullarla karşı karşıya kalmayı sürdürüyor. Küresel ekonomide farklı büyüme hızları ABD’de hanehalkı tüketimi, yapay zekâ yatırımları ve tam istihdama yakın seyreden iş gücü piyasası (%4 işsizlik oranı) ekonominin dayanıklılığını destekliyor.Avrupa ekonomisi, Fransa’nın kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine ilişkin endişelere rağmen Almanya ve İspanya ekonomilerinin dayanıklılığı sayesinde beklentilerin bir miktar üzerinde performans gösteriyor.Asya’da ekonomik görünüm ülkeler arasında farklılaşıyor. Vietnam (+%8,4) ve Hindistan (+%7,5), altyapı harcamaları ve yapay zekâ bağlantılı teknolojilerden yararlanmaya devam ediyor. Çin’de iç talep zayıflarken Tayland ve Filipinler başta olmak üzere bölgedeki bazı ekonomiler artan enerji maliyetlerinin baskısını hissediyor.Afrika ve Latin Amerika’da temel risk, özellikle El Niño etkisiyle yükselen tarım ve enerji fiyatlarının beslediği, kalıcılığını koruyan yüksek enflasyon olmaya devam ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Baş Ekonomisti Jean-Christophe Caffet, “Orta Doğu’da uzayan çatışmalar, küresel ölçekte yeni bir enflasyon şoku riskini yeniden gündeme getiriyor. Enerji, emtia ve taşımacılık maliyetlerindeki artış, merkez bankalarını sıkı para politikalarını sürdürmeye zorluyor. Bu da kırılgan durumdaki hükümetler ve şirketler açısından koşulları giderek daha güç hale getiriyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

La Lorraine Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi Haber

La Lorraine Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi

La Lorraine Bakery Group Türkiye Food Service & Satış Operasyonları Direktörlüğüne Yiğit Taşkın getirilirken, Eray Şahinbay ise Türkiye ve Orta Doğu Pazarlama Direktörü olarak atandı. Yiğit Taşkın, bundan böyle satış operasyonları ve food service alanındaki birikimiyle yeni görevine katkı sağlarken Eray Şahinbay ise La Lorraine bünyesinde kazandığı pazarlama ve yeni ürün geliştirme tecrübesiyle Türkiye ve Orta Doğu pazarlama organizasyonuna liderlik edecek. Değirmencilik ve fırıncılık sektöründe 85 yılı aşkın tecrübesiyle köklü bir geçmişe sahip olan La Lorraine Bakery Group, Türkiye ve Orta Doğu’daki büyüme hedefleri doğrultusunda satış operasyonları ve pazarlama alanlarındaki yönetim kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirket, bu kapsamda satış operasyonları ve pazarlama alanlarındaki yetkinliklerini artırmak ve bölgesel büyüme hedeflerini desteklemek üzere iki önemli üst düzey atamaya imza attı. Food Service & Satış Operasyonları Direktörlüğüne Yiğit Taşkın getirilirken, Eray Şahinbay ise Türkiye ve Orta Doğu Pazarlama Direktörü olarak atandı. Yiğit Taşkın, bundan böyle satış operasyonları ve food service alanındaki birikimiyle yeni görevine katkı sağlarken Eray Şahinbay ise La Lorraine bünyesinde kazandığı pazarlama ve yeni ürün geliştirme tecrübesiyle Türkiye ve Orta Doğu pazarlama organizasyonuna liderlik edecek. Yiğit Taşkın, La Lorraine Bakery Group bünyesinde Food Service & Satış Operasyonları Direktörlüğü görevine getirildi. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nde tamamlayan Yiğit Taşkın, ardından aynı üniversitede Yönetici MBA programını tamamladı. Taşkın, ayrıca Sabancı Üniversitesi Profesyonellere Yönelik İş Analitiği Yüksek Lisans Programı’ndan mezun oldu. Profesyonel kariyerine 2012 yılında Unilever’de başlayan Taşkın, dondurma kategorisinde saha ve müşteri yönetimi, ulusal ve yerel zincirler, kategori operasyonları ve iş geliştirme alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. 2017-2019 yılları arasında kişisel bakım kategorisinde yerel müşteri yönetimi ve indirim marketleri alanlarında görev alan Taşkın, 2019-2021 yılları arasında dondurma kategorisinde yeni projelerin yönetimine liderlik etti. Haziran 2021’de Food Service Kanal Müdürü olarak atanan Taşkın, bu görevinde HORECA kanalındaki müşteri yönetimi ve ticari operasyonlardan sorumlu geniş bir ekibi yönetti. Unilever’deki 12 yılı aşkın deneyiminin ardından, Ekim 2024’te Kraft Heinz bünyesine Ev Dışı Tüketim Direktörü olarak katılan Taşkın, Ocak 2026’ya kadar bu görevini sürdürdü. Şubat 2026’da La Lorraine Bakery Group Türkiye organizasyonuna Distribütör Operasyonları ve FSA Müdürü olarak katılan Taşkın, 1 Ekim 2026 itibarıyla Food Service & Satış Operasyonları Direktörlüğü görevini üstlendi. Yiğit Taşkın, La Lorraine Bakery Group’taki yeni görevinde Food Service kanalının büyüme stratejilerine liderlik etme, satış operasyonlarının etkinliğini artırma, müşteri ve iş ortaklarıyla sürdürülebilir iş birliklerini güçlendirme ve yeni iş fırsatları geliştirme odağıyla şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak. Eray Şahinbay, La Lorraine Bakery Group bünyesinde Türkiye ve Orta Doğu Pazarlama Direktörlüğü görevine getirildi. Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi İktisat bölümünde tamamlayan Eray Şahinbay, ardından Çankaya Üniversitesi MBA bölümünde yüksek lisansını yaptı. Profesyonel kariyerine Coca-Cola İçecek’te satış ve ticari pazarlama alanlarında başlayan ve tüm kanallarda edindiği tecrübeleri, sırasıyla pazarlama ve kategori yönetimi rollerinde de pekiştiren Şahinbay, Coca-Cola İçecek’teki 10 yıllık deneyiminin ardından, Simit Sarayı’nda Ticari Pazarlama & Ürün Yönetimi Direktörü olarak görev aldı. Bu dönemde şirketin 22 ülkeden sorumlu ürün ve portföy yönetimi başta olmak üzere, marka iş birlikleri, ulusal-lokal promosyonlar, kategori ve mağaza stratejileri ile şirket içi dijital pazarlama çözümleri üzerine çalışmalar yürüttü. 2019 yılında La Lorraine Bakery Group bünyesine katılan Şahinbay, bu görevinde ticari pazarlama stratejisi, ürün portföyü yönetimi, kategori gelişimi, yeni ürün geliştirme, müşteri iş birlikleri ve dijital pazarlama çalışmalarına liderlik etti. Eray Şahinbay, La Lorraine Bakery Group’taki yeni görevinde şirketin marka ve ürün portföyünü güçlendirme, sürdürülebilirlik, tüketicilere yenilikçi ürünler sunma ve şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlama odağıyla pazarlama ekibine liderlik edecek. La Lorraine Bakery Group, Sektörün Lider Şirketleri Arasında: Yüzde 100 Belçikalı aile şirketi olan La Lorraine Bakery Group, dünya çapında her gün 5.700'den fazla çalışanı ile 40'tan fazla pazarda yüksek kaliteli fırın ürünleri sunuyor. 2013 yılında Türkiye yolculuğuna başlayan LLBG, bugün itibarıyla Türkiye ve Kafkasya bölgesinde sektörün liderlerinden biri konumunda bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdenizrack, SIAL Paris’te Gıda Sektörünün Otomasyon İhtiyaçlarına Çözüm Sunuyor Haber

Akdenizrack, SIAL Paris’te Gıda Sektörünün Otomasyon İhtiyaçlarına Çözüm Sunuyor

Gıda üretiminde depolama alanlarının verimli kullanılması, kapasitenin artırılması ve soğuk zincirin korunması, üretim ve lojistik süreçlerinin temel unsurları arasında yer alıyor. AkdenizRack, bu ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği depolama ve otomasyon sistemleriyle gıda sektörünün farklı operasyonel gereksinimlerine yanıt veriyor. 17–21 Ekim tarihleri arasında Paris’te düzenlenen SIAL Paris, şirketin gıda ve içecek üreticileriyle doğrudan temas kurduğu, mühendislik çözümlerini uluslararası sektör temsilcilerine aktardığı önemli buluşma noktalarından biri. AkdenizRack, otomatik depolama sistemleri ve Shuttle teknolojilerinin yanı sıra soğuk hava depolarına yönelik uygulamalarıyla depolama süreçlerinde kapasite ve alan verimliliğine odaklanıyor. Uluslararası pazarlarda güçlü iş bağlantıları AkdenizRack’in uluslararası pazarlardaki faaliyetlerinde Afrika, Avrupa ve Orta Doğu önemli bir yer tutuyor. Batı ve Kuzey Afrika ile Güney Afrika’nın yanı sıra Kafkasya ve Avrupa ülkeleri, şirketin sektör temsilcileriyle temas kurduğu pazarlar arasında bulunuyor. SIAL Paris kapsamında bu bölgelerden gelen satın almacılar, yatırımcılar ve gıda sektörü temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmeler, farklı pazarlardaki depolama ihtiyaçlarının değerlendirilmesine ve yeni proje bağlantılarının kurulmasına zemin hazırlıyor. Şirket, üretim ve mühendislik birikimini farklı ölçeklerdeki depolama operasyonlarına uyarlayarak uluslararası faaliyetlerini sürdürüyor. Saniye Kurt: “Türk üretiminin dünya standartlarında otomasyon çözümleri sunabildiğini göstermekten gurur duyuyoruz” AkdenizRack, 30 yıllık deneyimini kendi üretim altyapısı ve mühendislik yetkinliğiyle bir araya getirerek gıda üreticilerinin depolama ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyor. Daha az alanda daha fazla depolama kapasitesi sağlayan sistemler ve soğuk zincir süreçlerini destekleyen uygulamalar, şirketin bu alandaki uzmanlığının önemli parçalarını oluşturuyor. AkdenizRack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, şirketin üretim yaklaşımını ve SIAL Paris’in önemini şu sözlerle değerlendiriyor: “30 yıllık tecrübemiz, kendi üretimimiz ve mühendislik gücümüzle gıda üreticilerine daha az alanda daha fazla depolama kapasitesi sağlayan, soğuk zincir süreçlerini de destekleyen çözümler sunuyoruz. SIAL Paris’te sistemlerimizi doğrudan son kullanıcılara anlatıyor, ihtiyaçlarına nasıl karşılık verebildiğimizi paylaşıyoruz. Türk üretiminin dünya standartlarında otomasyon çözümleri sunabildiğini göstermekten gurur duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN’dan Madencilik  Sektörü İçin 60 Tonluk Dev Kamyon Haber

MAN’dan Madencilik  Sektörü İçin 60 Tonluk Dev Kamyon

Dünya genelinde aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 135.000 madencilik kamyonunun önemli bir bölümü günün 24 saati aralıksız çalışıyor. MAN Truck & Bus, madencilik sektörünün bu yoğun çalışma koşullarından kaynaklanan ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla güçlü bir çözüm geliştirdi. MAN’ın IAA Transportation 2026’da ilk kez tanıttığı yeni 60 tonluk kamyon, ilk aşamada Euro 6 emisyon standardına sahip, soldan direksiyonlu versiyonuyla Şili ve Fas pazarlarında sunulacak. Bunu Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika pazarlarına yönelik Euro 2 ile Euro 5 arasındaki emisyon standartlarına sahip versiyonlar izleyecek. Maden operasyonlarının zorlu koşulları için üretildi MAN’ın yeni 60 tonluk kamyonu gücünü; 397 kW (540 bg) güç ve 2.650 Nm tork üreten 12,4 litrelik MAN D2676 Euro 6e motorundan alıyor. Bu motora, retarder donanımlı MAN TipMatic 12.28 OD şanzıman, arazi koşullarına uygun MAN TipMatic Offroad sürüş programı ve zorlu zeminlere özel ABS sistemi eşlik ediyor. Güçlendirilmiş şasi ve aks yönlendirme bileşenleri, her biri 10 ton taşıma kapasitesine sahip iki ön aks, her biri 20 ton taşıma kapasitesine sahip 2 arka aks ve tek parça jantlara monte edilmiş 325/95 R24 lastikler, aracı açık ocak madenciliğinin zorlu koşullarına karşı özellikle dayanıklı hâle getiriyor. Hafif şasi yapısı sayesinde, aynı zamanda 40 tonluk faydalı yük sınıfında yer alan araç, IAA’da MAN TGS INDIVIDUAL LION S versiyonuyla sergilendi. Fuarda yoğun ilgi gören kamyonda, siyah tasarım paketi, çift sıralı LED aydınlatma üniteleriyle donatılmış tavan ışık barı ve kabin içi ambiyans aydınlatması dikkat çekti. Maden sahasının içine kadar uzanan servis hizmeti MAN Truck & Bus Uluslararası Satış Bölgesi Başkanı Thomas Hemmerich konuyla ilgili şunları söyledi: “Madencilikte her ton ve her saat önemlidir. MAN olarak 60 tonluk kamyonumuzla müşterilerimizin en ağır yüklerini güvenle taşıyor, servis hizmetlerimizle de doğrudan maden sahasının içine kadar uzanıyoruz.” 48 tonluk kamyondan günümüzün madencilik çözümlerine MAN’ın madencilik ve ağır inşaat uygulamalarına yönelik damperli kamyon üretimindeki tecrübesi onlarca yıl öncesine dayanıyor. 1980’lerin başında 48 ton azami yüklü ağırlığa sahip F8 modeliyle başlayan bu yolculuk, MAN’ın 2023 yılında Trucknology Days etkinliğinde tanıttığı 50 tonluk kamyonla devam etmişti. Günümüzde Şili, Peru ve Afrika başta olmak üzere pek çok ülkede kullanılan bu güçlü aileye, şimdi ise çok daha da ağır yüklerin taşınması için geliştirilen 60 tonluk model katılıyor. Geniş madencilik ürün portföyünün bir parçası Yeni 60 tonluk kamyon MAN’ın; maden arama çalışmalarından saha geliştirmeye, maden çıkarma operasyonlarından arazi rehabilitasyonuna kadar madenciliğin tüm aşamalarını kapsayan geniş ürün portföyünü tamamlıyor. MAN, bu kapsamda TGL, TGM, TGS, TGX ve TGE modellerini; 4x2’den 10x4’e kadar farklı aks konfigürasyonlarında, Euro 2’den Euro 6’ya kadar çeşitli emisyon standartlarında, şasi, damperli kamyon ve çekici seçenekleriyle sunuyor. Bu araçlar bakır, altın, kömür, nikel, boksit ve fosfat madenlerinde aktif olarak kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MG International, Esans Üretimindeki Gücüyle Körfez’deki Konumunu Güçlendirdi Haber

MG International, Esans Üretimindeki Gücüyle Körfez’deki Konumunu Güçlendirdi

Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, ileri teknolojili üretim altyapısı ve bölgesel deneyimiyle Orta Doğu ve Körfez’deki iş birliklerini büyütmeye odaklanıyor. MG International Fragrance Company, 6–8 Ekim 2026 tarihlerinde Dubai World Trade Centre’da 30’uncusu düzenlenen Beautyworld Dubai’de iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle yeniden buluştu. Fuara 2002 yılından bu yana katılan şirket, Türkiye’deki üretim gücü ve esans geliştirme yetkinlikleriyle mevcut ortaklıklarını derinleştirmeyi ve yeni iş fırsatlarını değerlendirmeyi hedefledi. Son teknolojiyle donatılmış entegre üretim tesisinde otomatik dozaj üniteleri ve robotik sistemlerden yararlanan MG International, üretimde hassasiyet, verimlilik ve yüksek kaliteyi bir araya getiriyor. Uluslararası parfümör ekibinin uzmanlığıyla desteklenen bu altyapı, farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun esans çözümleri sunuyor. Körfez’de Büyüme Potansiyeli BeautyMatter’ın Messe Frankfurt Middle East için hazırladığı “2026: GCC In Focus” raporuna göre, 2025 yılında 14,3 milyar dolar büyüklüğe ulaşan Körfez güzellik pazarının 2030’da yaklaşık 21 milyar dolara ulaşması bekleniyor. “Hedefimiz, Körfez’deki İş Ortaklıklarımızı ve Ticari Hacmimizi Daha da Büyütmek” MG International Fragrance Company Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Konca, şirketin bölgesel hedeflerini şöyle değerlendirdi: “Beautyworld Fuarı, küresel koku endüstrisinin kalbinin attığı ve bölgedeki stratejik varlığımızı pekiştiren son derece kritik bir platform. Şirket olarak uzun yıllardır bu organizasyonda aralıksız yer alarak, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki değerli müşterilerimizle aramızdaki bağları her geçen yıl daha da sağlamlaştırıyoruz. Dubai World Trade Centre’da bulunan ofisimiz de bölgedeki faaliyetlerimizin sürekliliğini destekleyen önemli bir merkez olarak, müşterilerimize ve iş ortaklarımıza daha yakın olmamızı sağlıyor. Beautyworld Dubai’deki güçlü fuar katılımımızın yanı sıra yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz müşteri ve iş ortağı ziyaretleriyle mevcut iş birliklerimizi güçlendirmeyi, yeni iş fırsatları ve stratejik ortaklıklar geliştirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’deki yüksek teknolojili, çevre dostu ve uluslararası standartlara sahip entegre üretim altyapımızı; köklü parfümeri uzmanlığımız, güçlü Ar-Ge kabiliyetlerimiz ve bölgenin zengin koku kültürüne ilişkin edindiğimiz derin tecrübeyle sentezliyoruz. Bölge insanının kokuya verdiği değeri ve yüksek beklentilerini yakından tanıyor; geleneksel dokunuşları modern parfümeri trendleriyle harmanlama becerimizi her projemizde ortaya koyuyoruz. Stratejik önceliklerimiz doğrultusunda temel hedefimiz; iş ortaklarımızın gelişen ihtiyaçlarına terzi usulü, esnek ve yüksek kaliteli esans çözümleriyle yanıt vermektir. Bu süreçte bir yandan mevcut küresel ve bölgesel ortaklıklarımızı daha da derinleştirirken, diğer yandan Dubai’deki güçlü yerel varlığımızı ve bölgedeki saha deneyimimizi daha da geliştirerek Körfez ve Orta Doğu pazarlarındaki ticari hacmimizi ve operasyonel gücümüzü sürdürülebilir bir büyüme modeliyle geleceğe taşımayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdenizrack, Eurasia Packaging İstanbul Fuarı’nda Akıllı Depo Çözümlerini Tanıtacak Haber

Akdenizrack, Eurasia Packaging İstanbul Fuarı’nda Akıllı Depo Çözümlerini Tanıtacak

Yurt içindeki ambalaj üreticilerinin yanı sıra Orta Doğu, Afrika, Avrupa ve Amerika pazarlarından gelen uluslararası ziyaretçilerle yeni iş birlikleri kurmayı hedeflediklerini belirten Akdenizrack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, fuar beklentileri ve sektörel dönüşüm hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Yarı Otomatik Robotlar ve Dijital Çözümler Standda Sahne Alacak Akdenizrack, standında ağırlıklı olarak en son teknoloji otomasyon çözümlerine ve yüksek yoğunluklu depolama sistemlerine odaklanacak. Fuar sergileme stratejilerini aktaran Kurt, "Fuarda yarı otomatik sistemlerimizi fiziksel olarak sergileyeceğiz. Kendi üretimimiz olan iki adet yarı otomatik robotumuzu standımıza götüreceğiz. Klasik raf ve yarı otomatik sistemlerimizi bizzat deneyimletirken; tam otomatik depo çözümlerimizi ise dijital ekranlarımız ve kurduğumuz dijital platform üzerinden ziyaretçilerimize detaylıca aktaracağız." dedi. "Otomasyon Artık Lüks Değil, Rekabetin Şartı" Sektördeki güncel ihtiyaçlara ve maliyet baskılarına dikkat çeken Saniye Kurt, otomasyonun artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldiğinin altını çizdi: "Sektördeki ihtiyaçlar artık bu tarafa doğru evriliyor. Artan maliyetler, nitelikli personel bulmanın zorlaşması ve sınırlı depo alanları gibi sorunlar nedeniyle üreticiler için sadece üretmek yetmiyor; çok daha hızlı ve az hatayla depolayıp sevk etmek hayati önem taşıyor. O yüzden otomasyon artık bir lüks ürün değil, rekabetin en temel şartı haline geldi. Uluslararası nitelikteki bu fuar, bu vizyonu paylaşmamız için bizim açımızdan çok değerli." Küresel Pazar Dinamikleri ve Yeni Hedefler Eurasia Packaging Fuarı’nın her yıl değişen ve genişleyen bir ziyaretçi profiline sahip olduğuna işaret eden Kurt, özellikle küresel tedarik zincirindeki değişimlere ve yeni pazar fırsatlarına değindi:"Bu fuara her yıl gelen kitle değişiyor. Geçtiğimiz dönemde Türkiye’ye gelemeyen, Çin ve Amerika pazarındaki kısıtlamalar ve Avrupa’ya satış yapamamaları nedeniyle bu tarafa yönelecek önemli bir kesim bekliyoruz. Ayrıca Dubai ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerden ötürü Orta Doğu’daki kayıp pazarın Türkiye’ye yöneleceğini düşünüyoruz. Amerika, Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’dan güçlü bir ziyaretçi akını öngörüyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu Haber

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu

Türkiye’yi Avrupa ile Asya’yı buluşturan konumu, turizm çeşitliliği ve uluslararası talep potansiyeliyle uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli pazarlarından biri olarak gören şirket, Türkiye’ye yönelik talebi besleyen kaynak pazarların ve destinasyonların giderek çeşitlendiğine dikkat çekti. Turizm sektörünün Türkiye’den ve dünyadan önemli temsilcilerini buluşturan İstanbul Turizm Fuarı – ITF 2026, 24–25 Eylül tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sektör profesyonellerinin turizmin geleceğini, değişen seyahat alışkanlıklarını ve yeni iş modellerini değerlendirdiği buluşmada Trip.com Group da iki üst düzey yöneticisinin katılımıyla küresel seyahat eğilimleri ve Türkiye pazarına ilişkin görüşlerini sektör temsilcileriyle paylaştı. Fuarın ilk gününde Trip.com Group Güney Avrupa Konaklama Bölge Direktörü Haijing Li, “Süper Uygulamalar ve Yeni Nesil Turizmin Geleceği” başlıklı sunumunda yapay zekâ, kişiselleştirme ve bağlantılı seyahat deneyimlerinin gezginlerin karar verme ve rezervasyon süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Fuarın ikinci gününde ise Trip.com Group Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Konaklama Ülke Müdürü Abdullah Kural, “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” başlıklı panelde Türkiye’ye yönelik uluslararası talep, önemli kaynak pazarlar, değişen rezervasyon davranışları ve otellerin küresel gezginlere ulaşmasında ortaya çıkan yeni fırsatlara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Teknolojinin değeri daha fazla seçenek değil, seyahati kolaylaştırmak ITF 2026’da yeni nesil turizmin geleceğini değerlendiren Haijing Li, yapay zekâ ve kişiselleştirmenin seyahat deneyimindeki artan rolüne dikkat çekti. Gezginlerin bugün ilham alma ve araştırmadan karşılaştırma ve rezervasyona, seyahatlerini yönetmekten ihtiyaç duyduklarında destek almaya kadar yolculuğun her aşamasında daha kesintisiz bir deneyim beklediğini belirten Li, teknolojinin gerçek değerinin tüketicileri daha fazla seçenekle karşı karşıya bırakmak değil, doğru seçeneğe daha kolay ulaşmalarını sağlamak olduğunu vurguladı. Li, “Gezginlerin önünde bugün hiç olmadığı kadar fazla seçenek var; ancak daha fazla seçenek her zaman daha kolay karar vermek anlamına gelmiyor. Yapay zekânın gerçek değeri, insanların ihtiyaçlarını ve seyahatlerinin bağlamını anlayarak kendileri için en ilgili seçenekleri bulmalarına yardımcı olmasında yatıyor. Müşteriler için en fazla değer yaratan seyahat platformları, giderek seyahat deneyimindeki karmaşıklığı ve belirsizliği azaltmaya yardımcı olan platformlar olacak” dedi. Teknolojinin insan unsurunun yerini almadığının da altını çizen Li, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bunu ‘High Tech, High Touch’ yaklaşımıyla tanımlıyoruz. Teknoloji hız ve verimlilik sağlarken, özellikle seyahat planlarının değiştiği veya gezginlerin desteğe ihtiyaç duyduğu anlarda insan muhakemesi, empati ve güven hâlâ vazgeçilmez. Geleceği yapay zekâya karşı insan olarak görmüyoruz. Teknolojinin insan hizmetini daha etkili hale getireceğine inanıyoruz.” Türkiye'ye yönelik uluslararası talep çeşitleniyor Trip.com Group, Türkiye’yi hem dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından biri hem de uluslararası seyahat açısından önemli bir kaynak pazar olarak değerlendiriyor. Avrupa ile Asya arasındaki konumu, Türkiye’ye şirketin güçlü Asyalı gezgin ekosistemi içinde de özel bir önem kazandırıyor. Kasım 2024’te İstanbul’da yerel ofisini açan Trip.com Group, kısa vadeli büyüme yerine uzun vadeli iş birliklerine odaklanan yaklaşımıyla Türkiye’deki otel ve turizm iş ortaklarıyla ilişkilerini daha da güçlendiriyor. Trip.com’un 2026 Türkiye konaklama verileri de uluslararası talepte güçlü bir ivmeye işaret ediyor. Temmuz ayı sonuna kadar Trip.com üzerinden Türkiye için gerçekleştirilen konaklama rezervasyonlarında oda-gece sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre güçlü çift haneli büyüme kaydetti. Çin, Trip.com üzerinden Türkiye’ye yapılan konaklama rezervasyonlarında oda-gece payı açısından en büyük kaynak pazar olurken, Avrupa ve Orta Doğu’daki çeşitli pazarlardan da güçlü büyüme kaydedildi. İstanbul ve Antalya’nın yanı sıra Trabzon, Bursa, Muğla ve Nevşehir gibi destinasyonlarda görülen ivme ise uluslararası ilginin Türkiye’nin daha geniş bir bölümüne yayılma potansiyeline işaret ediyor. ITF 2026’nın ikinci gününde “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” panelinde konuşan Abdullah Kural, Türkiye’nin sahip olduğu kaynak pazar ve destinasyon çeşitliliğinin yarattığı fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’ye yönelik uluslararası talepte güçlü bir ivme görüyoruz. Ancak bizim açımızdan özellikle dikkat çekici olan, bu talebin giderek daha çeşitli bir yapıya kavuşması. Asya, Avrupa ve Orta Doğu’dan gezginlerin Türkiye’ye geldiğini görüyoruz. Türkiye’nin çok daha geniş bir destinasyon yelpazesinde önemli bir potansiyel bulunuyor. Küresel erişimimizi ve gezgin içgörülerimizi yerel pazar bilgisiyle bir araya getirerek, Türkiye’deki otel iş ortaklarımızın daha geniş uluslararası kitlelerle buluşmasını desteklemeyi hedefliyoruz.” Trip.com Group, küresel teknoloji ve seyahat ekosistemindeki deneyimini yerel uzmanlıkla bir araya getirerek Türkiye’deki varlığını ve sektörle iş birliklerini geliştirmeye devam etmeyi hedefliyor. Şirket, uluslararası gezginlerin Türkiye’nin farklı destinasyonlarını keşfetmesini kolaylaştırırken, otel iş ortaklarının da gezgin içgörüleri, teknoloji, içerik ve dijital pazarlama yetkinlikleri aracılığıyla uluslararası talebe erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky, Dosyaları Şifrelemeden Kurumsal Cihazların Kontrolünü Ele Geçiren Yeni ‘Payload’ Fidye Yazılımını Ortaya Çıkardı Haber

Kaspersky, Dosyaları Şifrelemeden Kurumsal Cihazların Kontrolünü Ele Geçiren Yeni ‘Payload’ Fidye Yazılımını Ortaya Çıkardı

Kaspersky Global Acil Durum Müdahale Ekibi (GERT), Payload fidye yazılımı ailesinin yeni ve gelişmiş bir saldırı yöntemini analiz eden yeni bir rapor yayımladı. Orta Doğu’daki bir üretim şirketine yönelik olay müdahalesi sırasında tespit edilen saldırı, siber suçlarda yaşanan önemli bir değişime işaret ediyor. Saldırganlar, geleneksel bir fidye yazılımı şifreleyicisi kullanmadan şirketin ağı üzerinde tam kontrol sağladı; bilgisayarların kilitlenmesini, fidye notlarının görüntülenmesini ve masaüstü duvar kâğıtlarının değiştirilmesini sağladı. Bu olay, Kaspersky’nin bu yılın başlarında yayımladığı State of Ransomware 2026 (Fidye Yazılımlarının Durumu 2026) raporunda dikkat çekilen trendlerden birini ortaya koyuyor: Saldırganlar geleneksel dosya şifreleme yöntemlerinden giderek uzaklaşıyor. Bunun yerine “dosya şifrelemesine dayanmayan fidye saldırıları” yöntemlerine yönelerek, mağdurlardan ödeme almak için kriptografik anahtarlara güvenmek yerine operasyonların doğrudan kesintiye uğratılmasına ve çalınan hassas verilerin dark web’de yayımlanmasına odaklanıyor. İlk Sızma: Ön Kapıdan Sessizce İçeri Girdiler Saldırganlar ağa sızmak için karmaşık zararlı yazılımlar kullanmak yerine, doğrudan yönetici (admin) yetkilerini ele geçirerek ilk savunma hatlarını aştı. Muhtemelen oltalama (phishing) yoluyla yüksek ayrıcalıklı kullanıcı kimlik bilgilerini temin eden failler; standart uzak erişim ve VPN giriş noktaları üzerinden kurumsal ağa doğrudan giriş yaptı. Saldırganların güvenlik izleme sistemlerine rutin görevlerini yürüten yetkili BT personeli gibi görünmesi nedeniyle bu süreç hiçbir engele takılmadan ilerledi. Saldırının Gelişimi: Ağın Kendi Kuralları Silaha Dönüştürüldü Saldırganlar, saldırıyı ilerletmek için şirketin güvenilir yönetim araçlarını kullandı. Kurumsal ağın temel bileşenlerinden biri olan Active Directory’yi hedef alarak kötü amaçlı bir Grup İlkesi Nesnesi (Group Policy Object – GPO) kuralı oluşturdular. GPO’lar, ağ yöneticilerinin binlerce çalışan bilgisayarındaki ayarları anında yapılandırmasını sağlayan araçlardır. Grup İlkesi, meşru ve yüksek ayrıcalıklı bir yönetim mekanizması olduğundan, ele geçirilmiş ayrıcalıklı hesaplar üzerinden gerçekleştirilen kötü amaçlı değişiklikler meşru BT faaliyetleriyle benzer görünebilir. Saldırganlar tüm saldırıyı “PAYLOAD” adını verdikleri kötü amaçlı bir GPO kuralının içine yerleştirerek sessizce ilerledi. Kural, sistemlerin güncellenen politikaları işlemesiyle birlikte yerel yönetici hesaplarını devre dışı bıraktı, fidye notlarını dağıttı ve tüm bilgisayarların masaüstü duvar kâğıdı ile kilit ekranını ele geçirerek fidye mesajını gösterdi. Verilerin dark web’e sızdırılması Saldırganlar, çalışmalarını şirketin değerli verilerini ele geçirmeye odakladı. Veri hırsızlığı tamamlandıktan ve yönetici hesaplarına yönelik erişim kısıtlamaları devreye alındıktan sonra, ele geçirilen veriler şantaj girişiminin son aşaması olarak dark web’de yayımlandı. Kaspersky Global Acil Durum Müdahale Ekibi güvenlik uzmanı Elsayed Elrefaei, saldırıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “PAYLOAD’ın arkasındaki yöntemler, siber suçluların kullandığı taktiklerde yeni bir gelişmeye işaret ediyor. Saldırganlar merkezi ağ kurallarının kontrolünü ele geçirdiğinde, kötü amaçlı Grup İlkesi aktif olduğu sürece yalnızca geleneksel uç nokta kötü amaçlı yazılım taraması yeterli olmayabilir. Kuruluşlar, kötü amaçlı politikaları kaynağında engellemeye, yönetici kimlik bilgilerini sıkı şekilde korumaya ve savunma yaklaşımını yalnızca kötü amaçlı yazılım taramasına değil, davranışların izlenmesine dayandırmaya öncelik vermeli.” Kaspersky, benzer tehditlere karşı korunmak için aşağıdaki güvenlik önlemlerini öneriyor: Ağ yöneticileri, tüm GPO oluşturma ve değişikliklerini yakından izlemeli. Kurumsal ağın köküne yeni bir kural bağlandığı anda tetiklenecek güvenlik uyarıları yapılandırılmalı.Ağın yönetim sistemlerine ve VPN giriş noktalarına erişimde yüksek güvenlikli, kimlik avına dayanıklı çok faktörlü kimlik doğrulama kullanılmalı. Örneğin fiziksel güvenlik anahtarları tercih edilebilir.Yönetici yetkileri için katı sınırlar uygulanmalı. Genel BT yöneticilerinin tüm iş istasyonlarına ve sunuculara aynı anda erişim sağlayan “ana anahtarlara” sahip olmasına izin verilmemeli. Son derece yüksek ayrıcalıklara sahip “Domain Admin” hesapları yalnızca özel ve izole sistemlerle sınırlandırılmalı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.