Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Doğu

Kapsül Haber Ajansı - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor Haber

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor

Lockheed Martin bünyesinde faaliyet gösteren şirket, yeni helikopterlerin üretim ve montajını ABD’nin Connecticut eyaletindeki Stratford ve New York’taki Owego tesislerinde gerçekleştirecek. Yeni S-92A+ helikopterleri ilk olarak devlet başkanlığı taşımacılığı için sipariş veren bir müşteri için üretilecek. Ayrıca offshore enerji sektörü ve diğer devlet müşterilerinden yeni siparişlerin gelmesi bekleniyor. Küresel Talep Artışı Bekleniyor Sikorsky Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Rich Benton, yeni modelin şirketin modernizasyon stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Benton açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “S-92A+ helikopteri filoyu modernize etme ve geleceğe hazırlanma stratejimizin önemli bir parçası. Beklenen talebi karşılamak için üretim kapasitemizi artırıyoruz. S-92, zorlu hava koşullarında uzun menzilli görevler için en yüksek uçuş süresine sahip helikopter olarak devlet liderleri, offshore enerji şirketleri ve arama-kurtarma ekipleri tarafından tercih ediliyor.” Şirket, devlet başkanlığı taşımacılığı için yeni bir ülkeden iki helikopter siparişi aldığını açıkladı. Böylece S-92 modelini kullanan devlet sayısı 14’e yükseldi. Sikorsky ayrıca bu iki helikoptere ek olarak üç adet daha S-92A+ helikopteri üretmeyi planlıyor. Artan talep doğrultusunda şirketin yıllık 12 helikopter üretim kapasitesine ulaşabileceği belirtiliyor. Üretim ABD’de Yapılacak Helikopterlerin bazı kritik parçaları Sikorsky’nin Stratford tesisinde üretilecek. Burada üretilecek başlıca bileşenler: ana dişli kutusu rotor palaları güç aktarım sistemleri Helikopterlerin montajı ise Owego tesisinde gerçekleştirilecek. Bu tesis daha önce S-92 platformu temel alınarak geliştirilen ABD başkanlık helikopterlerinden 23 adet teslim etmişti. 2025’te Asya ve Orta Doğu’ya Teslimat Yapıldı Sikorsky, 2025 yılında Asya ve Orta Doğu’daki devlet başkanlığı müşterilerine iki adet S-92A helikopteri teslim ettiğini açıkladı. Yeni S-92A+ modelinin ise bu platformun daha gelişmiş versiyonu olduğu belirtiliyor. S-92A+ Yeni Nesil Görevler İçin Tasarlandı S-92 helikopter ailesi uzun yıllardır güvenlik, performans ve çok yönlülük açısından sektörde önemli bir konumda bulunuyor. Yeni S-92A+ modeli, bu platformun en gelişmiş versiyonu olarak geliştirildi. Sikorsky bundan sonra üretilecek tüm S-92 helikopterlerini S-92A+ standardına göre üretmeyi planlıyor. Yeni Phase IV Ana Dişli Kutusu S-92A+ modelinin en önemli yeniliklerinden biri Phase IV ana dişli kutusu. Bu sistemin özellikleri: 6000 saatten fazla operasyon ömrü bakım aralıklarının uzaması gelişmiş güvenlik sistemleri Ayrıca sistemde bulunan yardımcı yağlama sistemi, ana yağ basıncı kaybolsa bile helikopterin uçuşu güvenli şekilde tamamlamasını sağlıyor. Daha Güçlü Motorlar Yeni modelde GE CT7-8A6 motorları kullanılıyor. Motor güncellemeleri sayesinde: yüksek sıcaklık ve yüksek irtifa koşullarında daha güçlü performans artırılmış motor gücü daha yüksek taşıma kapasitesi sağlanıyor. Helikopterin maksimum kalkış ağırlığı13 ton seviyesine çıkarıldı. Bu sayede: 1200 pound daha fazla yük veya yakıt kapasitesi daha güçlü dış yük taşıma kapasitesi (sling load) sunuluyor. Mevcut Helikopterler de Güncellenebilecek Sikorsky ayrıca S-92A+ teknolojisinin mevcut S-92A helikopterlerine retrofit kit olarak uygulanabileceğini açıkladı. Bu kit sayesinde operatörler: yeni dişli kutusu motor yükseltmesi gibi geliştirmeleri mevcut helikopterlerine ekleyebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Xsolla’dan Oyun Sektöründe Kadın Liderliğine Küresel Destek Haber

Xsolla’dan Oyun Sektöründe Kadın Liderliğine Küresel Destek

Küresel video oyun ticareti şirketi Xsolla, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında oyun ekosisteminde kadın liderliğinin güçlendirilmesine yönelik yürüttüğü küresel çalışmalara dikkat çekti. Türkiye, Dubai ve Kıbrıs gibi hızlı büyüyen oyun pazarlarında düzenlenen sektör etkinlikleri, topluluk buluşmaları ve mentorluk odaklı inisiyatiflerle kadın girişimcilerin ve liderlerin sektördeki görünürlüğünün artırılması hedefleniyor. Oyun sektörünün hızla büyüdüğü bir dönemde, kadın profesyonellerin liderlik rollerindeki temsilinin artması inovasyon, oyuncu deneyimi ve sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir unsur olarak görülüyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) oyun pazarının 2030 yılına kadar 9,57 milyar dolar büyüklüğe ulaşması beklenirken, Türkiye ise 2025 itibarıyla 1,01 milyar dolarlık oyun pazarı ile küresel ölçekte hızlı büyüyen ekosistemlerden biri olarak öne çıkıyor. Xsolla, bu yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlarda kadın profesyonellerin ve girişimcilerin daha görünür hale gelmesini destekleyen inisiyatiflere odaklanıyor. Kadın Liderler Oyun Ekosistemine Farklı Bir Perspektif Katıyor Oyun dünyasında oyuncu kitlesi giderek daha çeşitli hale gelirken, liderlik ekiplerinde farklı deneyimlere sahip profesyonellerin yer alması stratejik karar alma süreçlerini de etkiliyor. Xsolla EMEA İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı İlayda Bayari, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Temsiliyet yalnızca yönetim seviyesinde değil, oyun ekosisteminin tüm katmanlarında önem taşıyor. Mentorluk ilişkilerinin güçlenmesi, rol modellerin görünür olması ve bölgesel yeteneklerin küresel ağlarla bağlantı kurabilmesi, sektöre adım atan yeni nesil kadın profesyoneller için gerçek fırsatlar yaratıyor. Daha kapsayıcı bir ekosistem; daha güçlü inovasyon, daha sağlıklı karar alma süreçleri ve sektörün uzun vadeli büyümesi için kritik bir rol oynuyor.” Oyun Sektöründe Kadın Liderler İçin Küresel Buluşmalar Xsolla, oyun ekosisteminde kadın girişimciler ve profesyoneller arasındaki bağlantıları güçlendirmek amacıyla farklı oyun pazarlarında sektör buluşmaları düzenliyor. Şirketin Dubai’de gerçekleştirdiği son etkinlik kapsamında düzenlenen Women in Games buluşması, Orta Doğu ve çevre pazarlardan kadın kurucuları ve sektör liderlerini bir araya getirdi. Etkinlikte kadın girişimciler ve profesyoneller deneyimlerini paylaşma, sektörde karşılaşılan zorlukları tartışma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı buldu. Bu tür buluşmaların, kadın profesyoneller arasında güçlü ağların oluşmasına ve bölgesel stüdyoların uluslararası pazarlara erişiminin kolaylaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Xsolla ayrıca 2025 yılında Axlebolt, WN ve Women in Games Association ile birlikte Women in Games Cyprus konferansının eş organizatörleri arasında yer aldı. 70’ten fazla sektör liderinin katıldığı konferans; paneller, yuvarlak masa toplantıları ve atölye çalışmaları aracılığıyla kadın profesyonellerin sektördeki görünürlüğünü artırmaya yönelik önemli bir platform sundu. Türkiye Oyun Ekosisteminde Kadın Profesyonellerin Güçlü Potansiyeli Türkiye, genç ve dijital odaklı nüfusu ile küresel oyun ekosisteminde önemli bir büyüme potansiyeline sahip. Ürün geliştirme, tasarım ve büyüme alanlarında kadın profesyonellerin görünürlüğü giderek artarken, liderlik rollerinde bu potansiyelin henüz tam olarak yansımadığı görülüyor. Xsolla, uluslararası ağı ve sektörel uzmanlığı sayesinde bölgesel yetenekleri küresel oyun ekosistemiyle buluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda şirket; kadın liderlerin ve girişimcilerin görünürlüğünü artırmayı, mentorluk ve bilgi paylaşımını teşvik etmeyi ve bölgesel stüdyoların küresel pazarlara erişimini destekleyen çalışmalar yürütüyor. Xsolla’da Kadın Liderler Farklı Alanlarda Aktif Rol Alıyor Xsolla bünyesinde kadın liderler; hukuk, insan kaynakları, iş geliştirme, eğitim ve müşteri başarısı gibi birçok farklı alanda ekipleri yönetiyor. Şirket içinde ve sektör genelinde kapsayıcı liderliği destekleyen bu yaklaşım, Women in Games ve Women in Games International gibi organizasyonlarla yapılan iş birlikleri ve sektör etkinliklerine aktif katılımla da destekleniyor. Xsolla liderleri ayrıca Women We Admire ve OnConferences tarafından düzenlenen Top Leaders gibi uluslararası platformlarda da tanınırlık elde ederken, oyun sektöründe kadın profesyonellerin görünürlüğünü artıran etkinliklerde konuşmacı ve moderatör olarak yer almaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik’te 3 Yeni Üst Düzey Atama Haber

Arçelik’te 3 Yeni Üst Düzey Atama

Bir süre önce Can Dinçer’in Arçelik A.Ş. CEO’su olarak atanacağının duyurulmasının ardından boşalan Arçelik Türkiye (Arçelik Pazarlama A.Ş.) Genel Müdürlüğü görevine Arçelik A.Ş. Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini sürdüren Cem Kural atandı. Cem Kural aynı zamanda Arçelik A.Ş. Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Bölgesi Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) görevine getirildi. Arçelik Hitachi Home Appliances Genel Müdürü (CEO) ve Arçelik A.Ş. Asya Pasifik Bölgesi Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) Zafer Üstüner, Arçelik Hitachi Home Appliances Genel Müdürü (CEO) ve Arçelik A.Ş. Asya, Rusya ve Sahra Altı Afrika Bölgesi Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) olarak atanırken, Koç Topluluğu şirketlerinden WAT Mobilite & WAT Motor Genel Müdürü olarak görev yapan Alp Karahasanoğlu ise Arçelik A.Ş. Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevine getirildi. Görev değişiklikleri şirketin Olağan Genel Kurul toplantısı itibarıyla geçerli olacak. Lider ev teknolojileri şirketi Arçelik, Arçelik Türkiye (Arçelik Pazarlama A.Ş.) Genel Müdürü ve Arçelik A.Ş. Türkiye ve Güney Asya Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) olarak görev yapan Can Dinçer’in Arçelik CEO’su olarak atanmasının ardından üst düzey yönetim kadrosunda önemli atamalar gerçekleştirdi. 30 yılı aşkın süredir Arçelik’te farklı alanlarda görev yapan ve 2023 yılından bu yana Arçelik A.Ş. Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini sürdüren Cem Kural, Arçelik Türkiye (Arçelik Pazarlama A.Ş.) Genel Müdürü ve Arçelik A.Ş. Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Bölgesi Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) olarak atandı. Cem Kural, Arçelik’in Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Bölgesi Operasyonlarına Liderlik Edecek Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olan Cem Kural, yüksek lisans eğitimini de Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde tamamladı. İş hayatına 1992 yılında Testaş A.Ş.’de Ar-ge Mühendisi olarak adım atan Cem Kural Arçelik’teki kariyerine 1995 yılında Araştırma Geliştirme Mühendisi olarak başladı. Arçelik’te 30 yılı aşkın kariyeri boyunca çeşitli kademelerde görev yapan Cem Kural, 2012–2017 arasında Arçelik A.Ş. Ar-ge Direktörü, 2018–2020 yılları arasında Arçelik A.Ş. Temin Ürün Direktörü, 2021–2023 yılları arasında ise Arçelik-LG Genel Müdürlüğü olarak çalıştı. 2023 yılından bu yana Arçelik A.Ş. Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini sürdüren Cem Kural, yeni görevinde Arçelik A.Ş.’nin Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki (MENA) ticari operasyonlarına liderlik ederek şirketin bu pazarlardaki güçlü konumunu ve büyüme ivmesini daha da pekiştirmeye odaklanacak. Zafer Üstüner, Arçelik’in Asya, Rusya ve Sahra Altı Afrika Bölgesi Operasyonlarını Yönetecek Şirkette gerçekleşen atamalar kapsamında 25 yılı aşkın süredir Arçelik’te çeşitli görevler üstlenen, 2023 yılından bu yana da Arçelik Hitachi Home Appliances Genel Müdürü (CEO) ve Arçelik A.Ş. Asya Pasifik Bölgesi Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) olarak görevini sürdüren Zafer Üstüner, Arçelik Hitachi Home Appliances Genel Müdürü (CEO) ve Arçelik A.Ş. Asya, Rusya ve Sahra Altı Afrika Bölgesi Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) olarak atandı. Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Mühendisliği ve Matematik bölümlerinden çift anadal lisans derecesi ile mezun olan Zafer Üstüner, Koç Üniversitesi'nde MBA programını, Harvard Business School’da İleri İşletme programını tamamladı. Arçelik’teki kariyerine 2001 yılında Uluslararası Satış Müdürü olarak başlayan Zafer Üstüner, 2007 yılında Beko Almanya Ülke Müdürü olarak atandı ve 5 yıl boyunca bu görevini sürdürdü. 2012-2015 yılları arasında Beko Rusya Ülke Müdürü olarak çalışan Zafer Üstüner, 2016 yılında Rusya ve BDT Ülkeleri Bölge Direktörü olarak atandı. 2016 yılının sonunda ise Tayland Ülke Müdürlüğü görevinin yanı sıra Avustralya, Yeni Zelanda, Çin, Malezya, Vietnam, Singapur, Endonezya ve Filipinler'den Sorumlu Asya-Pasifik Bölge Direktörü görevini üstlendi. 2021 yılında Arçelik ve Hitachi Global Life Solutions ortaklığıyla kurulan Arçelik Hitachi Home Appliances şirketinin CEO’su olarak atanan Zafer Üstüner, 2023 yılında Asya-Pasifik Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığına getirildi. Beyaz eşya ve ev aletleri endüstrisinde 30 yılı aşkın deneyimi bulunan Zafer Üstüner; dönüşüm, iş yönetimi, müzakere, pazarlama yönetimi, iş planlaması, tüketici ürünleri ve satış alanlarında uzmanlığa sahiptir. Zafer Üstüner, Arçelik Hitachi Home Appliances Genel Müdürü (CEO) ve Arçelik A.Ş. Asya, Rusya ve Sahra Altı Afrika Bölgesi Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) olarak yeni görevinde şirketin bu bölgelerdeki sürdürülebilir büyüme ve pazar gelişimine liderlik edecek. Arçelik’in Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alp Karahasanoğlu Oldu Cem Kural’ın yeni görevine atanmasın ardından 30 yılı aşkın süredir Koç Topluluğu bünyesinde çeşitli görevler üstlenen ve yaklaşık 2 yıldır Koç Topluluğu şirketlerinden WAT Mobilite & WAT Motor Genel Müdürü olarak görev yapan Alp Karahasanoğlu Arçelik A.Ş. Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Alp Karahasanoğlu, mezuniyetinin ardından kariyerine Arçelik’te başladı ve şirket bünyesinde çeşitli pozisyonlarda görev aldı. Alp Karahasanoğlu 2016–2019 yılları arasında Kurutucu & Elektrik Motorları Ürün Direktörü, 2019–2021 yılları arasında Pişirici Cihazlar Ürün Direktörü, 2021–2022 yılları arasında ise Arçelik A.Ş. Tedarik Zinciri Kıdemli Direktörü olarak görev yaptı. 2022’de Arçelik A.Ş. Satın Alma Kıdemli Direktörü görevini üstlenen Alp Karahasanoğlu, 2024 yılında Koç Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren WAT Mobilite & WAT Motor şirketinin Genel Müdürü olarak atandı. Alp Karahasanoğlu, Arçelik A.Ş. Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak yeni görevinde Arçelik’in küresel satın alma, tedarik zinciri ve dijital dönüşüm süreçlerine liderlik edecek; operasyonel verimlilik, tedarik zinciri dayanıklılığı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesinden sorumlu olacak. Cem Kural, Zafer Üstüner ve Alp Karahasanoğlu yeni görevlerine şirketin 16 Mart’ta gerçekleşecek Olağan Genel Kurul toplantısının ardından başlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jeopolitik Gerilimler, Denizcilikte Hukuki Desteğin Önemini Artırıyor  Haber

Jeopolitik Gerilimler, Denizcilikte Hukuki Desteğin Önemini Artırıyor 

Avukat Seda Yılmaz, her ne kadar bölgesel çatışma, doğal afet, salgın gibi durumlar mücbir sebep kabul edilse de armatörden lojistik firmasına kadar zararın karşılanması için tüm paydaşlara düşen sorumluluklar olduğuna dikkati çekti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamasına göre bin groston ve üzeri Türk sahipli deniz ticaret filosu, 53,1 milyon detveyt kapasitesiyle dünyada 10. sıraya yükseldi. TÜİK verilerine göre geçen yıl, deniz yoluyla taşınan ihracat yükü ise yüzde 5,2 artarak 153 milyar 816 milyon doları buldu. İhracatın yüzde 56,3’ü deniz yoluyla taşınırken, çatışmalar, kazalar ve diğer riskler nedeniyle bu alanda hukuki desteğe ihtiyaç da büyüyor. Türkiye’nin denizcilikteki atılımını değerlendiren Avukat Seda Yılmaz, “Filomuzun büyümesi, dünyaya açılmayı da beraberinde getiriyor ancak denizcilik, kazançlı olduğu kadar riskli de bir alan.” dedi. Kazalar ve Güvenlik Riskleri Artıyor Yılmaz, gemi yangınları, kazalar, korsan saldırıları ve savaş risklerinin milyarlarca dolarlık kayıplara yol açtığını belirterek, “En son yayımlanan uluslararası istatistiklere göre küresel deniz kazaları, 2024’te yüzde 10 artarak 3.310’a ulaştı. 2025 yılında ise korsan saldırılar yüzde 18’lik artışla 137’ye çıktı.” bilgilerini paylaştı. “Savaş Riskleri Doğru Yönetilmeli” ABD/İsrail-İran çatışması ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Yılmaz, "Orta Doğu'daki sıcak çatışma bölgelerinde seyreden gemilerin sigorta poliçelerindeki özel şartlar ve 'savaş riskleri' klozlarının doğru yönetilmesi, çok önem kazandı. Çatışma dönemlerinde, bölgeden geçecek tankerler için sağlanan teminatlar kapsam dışı bırakılabiliyor veya ek prim karşılığında yeniden düzenlenebiliyor. Hasar ve kazalarda sorumluluk paylaşımı, mücbir sebep değerlendirmesi, sigorta tazminatları ve dava süreçleri, uluslararası hukuk desteğini ve öngörülebilir sözleşmelerin gereğini zorunlu kılıyor.” diye konuştu. “Hasar Durumlarında Her Dakikanın Önemi Var” Yılmaz, hasar ve kazalarda hızlı müdahalenin şart olduğunun altını çizdi. Hasarın tespiti için gemi veya limanda hazırlanacak rapor ve bildirimlerin vakit kaybetmeden yapılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Tüm tarafların, risklere önceden ne kadar hazır oldukları da sorumluluğun hafiflemesi açısından belirleyici olabiliyor. Mücbir sebep durumunda zararı önleme tedbirlerinin ve alternatif planların devreye girmesi büyük önem taşıyor.” ifadelerini de kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz İş Dünyasının 'Siyah Kuğu' Senaryolarını Paylaştı Haber

Allianz İş Dünyasının 'Siyah Kuğu' Senaryolarını Paylaştı

Buna göre, küresel çapta şirketlerin yaklaşık %50'si, önümüzdeki 5 yıl içinde en olası iki Siyah Kuğu senaryosu olarak tedarik zinciri felcini ve küresel internet kesintisini görüyor. Dünya genelindeki jeopolitik belirsizlik; iklim, sağlık ve teknoloji alanındaki yüksek etkili riskleri maskeliyor. Türkiye’de ise işletmelerin yaklaşık yarısının bir numaralı felaket senaryosu, toplumsal ve siyasi gelişmeler olarak öne çıkıyor. Allianz Commercial tarafından gerçekleştirilen, küresel iş dünyasının önümüzdeki 5 yıl içinde en çok endişe duyduğu Siyah Kuğu senaryoları araştırması yayımlandı. Siyah Kuğu senaryoları, tahmin edilebilir gibi görünseler de son derece yıkıcı ve ekonomik olarak zarar veren, beklenmedik veya öngörülemeyen olaylar olarak tanımlanıyor. 2001'de gerçekleşen 11 Eylül saldırıları, 2008 küresel finans krizi ve Covid-19 pandemisi küresel çapta büyük etkiler doğuran Siyah Kuğu örnekleri arasında sıralanıyor. Allianz Research, pandeminin 2020 ile 2023 yılları arasında küresel GSYİH'de kümülatif kayıpların yaklaşık 12 trilyon ABD doları civarında olduğunu tahmin ediyor. Büyük finansal ve işletme maliyetlerine ek olarak, bu tür olaylar genellikle uzun süreli etkilere sahip olurken, olayın başlangıcından yıllar sonra bile devam eden jeopolitik ve toplumsal değişimlere yol açıyor. Allianz Commercial’ın yayımladığı yeni araştırma küçük, orta ve büyük ölçekte şirketlerin önümüzdeki 5 yıl içinde en olası olarak değerlendirdiği riskleri listeliyor. 3.000’den fazla iş ve risk yönetimi uzmanının görüşleriyle hazırlanan Business Black Swans araştırmasının sonuçlarına göre, katılımcıların yarısından fazlası (%51), jeopolitik bir çatışma nedeniyle küresel tedarik zinciri felcini, önümüzdeki 5 yıl içinde şirketlerini etkileyebilecek en olası Siyah Kuğu senaryosu olarak tanımlıyor. Listede küresel internet kesintisi ikinci sırada yer alıyor (%47), bu da iş dünyasında siber ve yapay zeka risklerine ilişkin artan farkındalığı yansıtıyor. Jeopolitik krizler Siyah Kuğu olaylarının temel etkeni Mevcut jeopolitik ortam göz önüne alındığında, jeopolitik bir çatışmadan kaynaklanan tedarik zinciri felci, en olası Siyah Kuğu senaryosu olarak öne çıkıyor. Tarifeler, ticaret savaşları ve korumacılık risklerinin yanı sıra Orta Doğu ve Rusya/Ukrayna'daki bölgesel çatışmaların neden olduğu tedarik zinciri ve lojistikte meydana gelen aksamalar, bugün tüm dünyada her yönetim kurulunun gündeminde en üst sıralarda yer alıyor. Allianz Commercial, Ukrayna'daki savaş ölçeğinde küresel bir tedarik zinciri aksamasının 2 yıllık bir zaman diliminde yaratacağı kümülatif GSYİH kayıplarının 1,5 trilyon ABD dolarına ulaşabileceğini tahmin ediyor. Araştırmaya katılanların çoğuna göre, siyasi riskler Siyah Kuğu olayları için önde gelen potansiyel tetikleyici olarak öne çıkıyor. Kitlesel toplumsal huzursuzluk ve siyasi istikrarsızlık, küresel olarak dördüncü en olası senaryo (%29) olarak kabul ediliyor. Bu senaryo, Amerika (%31), Afrika ve Orta Doğu (%41) bölgelerinde ve Fransa'da (%42) ilk üç risk arasında yer alıyor. Büyük bir finans kurumunun ani çöküşü veya küresel likidite krizine ve ciddi piyasa oynaklığına yol açan bir devlet borç krizi ise üçüncü sırada yer alıyor (%30). Hem fiziksel hem de dijital tedarik zincirlerinin birbirine bağlılığı ve karşılıklı bağımlılığı, jeopolitik belirsizlik, teknolojideki hızlı gelişmeler ve iklim değişikliği potansiyel olarak kırılganlığı artırıyor. İşletmeler ve küresel tedarik zincirleri; yapay zekâ ve dijital hizmetler, yarı iletkenler, nadir toprak işlemcileri ve geçiş teknolojileri gibi alanlarda sınırlı sayıda kritik tedarikçi olması ve ürüne bağımlı ekonomik faaliyetin yoğunlaşması nedeniyle Siyah Kuğu olaylarına karşı daha savunmasız hale geliyor. Türkiye’de toplumsal ve siyasi gelişmeler birinci sırada Araştırmanın Türkiye sonuçları da oldukça dikkat çekici. Türkiye’de şirketlerin yaklaşık yarısının (%46) bir numaralı felaket senaryosu, toplumsal ve siyasi gelişmeler olarak öne çıkıyor. İklim felaketi ve enerji şebekesi arızasının eş zamanlı yaşanması da %42 oranıyla ikinci sıraya yerleşiyor. Aynı oranda oy alan büyük bir finans kurumunun ani çöküşü senaryosu ise üçüncü sırada yerini alıyor. İşletmenin ölçeği risk algısını etkiliyor Jeopolitik bir çatışmanın mal ve hammadde trafiğini durdurması nedeniyle küresel tedarik zinciri felci, hem büyük (yıllık geliri 500 milyon ABD doları ve üzeri) hem de orta ölçekli şirketler (yıllık geliri 100 milyon - 500 milyon ABD doları arası) için en üst sırada yer alıyor. Buna karşılık, daha küçük şirketler (yıllık geliri 100 milyon ABD dolarından az) en çok küresel internet kesintisinin etkisinden endişe duyuyor (%45), bu da büyük ve orta ölçekli işletmeler için ikinci en olası senaryo olarak listeleniyor. Orta ve küçük ölçekli şirketler için üçüncü en olası Siyah Kuğu olayı, büyük bir finans kurumunun ani çöküşü. Daha büyük şirketler ise iklim felaketi ve enerji şebekesi arızasının aynı anda yaşanması riskinden, örneğin orman yangınlarını ve yaygın elektrik kesintilerini tetikleyen bir sıcak hava dalgası gibi durumlardan daha fazla endişe duyuyor. Çokuluslu işletmeler, daha büyük bütçelere ve daha çeşitlendirilmiş portföylere sahip oldukları için büyük bir internet kesintisi gibi bir olayın risklerini azaltmak için küçük ve orta ölçekli rakiplerine göre daha iyi hazırlandıklarını düşünüyor. “Toplumda risk farkındalığını artırmaya ve işletmelerin dayanıklılığını güçlendirmeye odaklanıyoruz” Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, “Son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde olası risklere karşı daha dayanıklı olma ihtiyacına dair farkındalık artmış olsa da işletmelerin küresel bir kesinti veya iklim felaketi gibi yüksek etkili bir olaya %100 hazırlıklı olmasını bekleyemeyiz. Siyah Kuğu dediğimiz olası felaket senaryolarına en iyi şekilde hazırlanmanın en pratik ve önemli adımı, çevikliği artırmak, risk farkındalığını artırmak ve çeşitli senaryolar için ölçeklenebilir müdahale planları oluşturmaktan geçiyor. Sigorta, olası risklere karşı bireyleri, toplumları ve işletmeleri finansal şoklardan korur, öngörülemeyen olaylardan sonra da yaraların daha çabuk sarılmasına, daha hızlı bir iyileşmeye yardımcı olur, uzun vadeli yatırımların da temelini oluşturur. Allianz Türkiye olarak ülkemizde sigorta penetrasyonunu artırmaya yönelik farkındalık odaklı yaklaşımımızla yalnızca poliçe sayısını artırmaya değil, risk farkındalığını artırmaya ve işletmelerin dayanıklılığını güçlendirmeye odaklanıyoruz. Bu kapsamda ticari ve sınai işletmeleri öncelikli odak alanlarımızdan biri olarak konumlandırıyor; Allianz Teknik danışmanlığında uzman risk mühendislerimiz aracılığıyla deneyimlerimizi paylaşıyor, işletmelere yönelik risk yönetimi eğitimleri düzenliyor, saha ziyaretlerimiz ve online risk analizlerimiz sayesinde potansiyel tehlikeleri önceden belirleyerek gerekli önlemlerin hayata geçirilmesine destek oluyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hitit’ten Orta Doğu Hamlesi: Basra Airlines ile 5 Yıllık İş Birliği Haber

Hitit’ten Orta Doğu Hamlesi: Basra Airlines ile 5 Yıllık İş Birliği

Havacılık sektörü ve seyahat ekosistemine küresel ölçekte yazılım çözümleri sunan Hitit, Irak’ın yeni nesil tam hizmet havayolu Basra Airlines ile önemli bir iş ortaklığını hayata geçirdi. Basra Airlines, Hitit’in yolcu hizmetleri sistemi Crane PAX ile internet rezervasyon motoru Crane IBE çözümlerini kullanmaya başlayacak. Bu yeni iş ortaklığı sayesinde Basra Airlines, Irak ve Orta Doğu havacılık pazarında hak ettiği potansiyele ulaşmak için Hitit çözümlerine yatırım yaparken, Hitit de bölgedeki varlığını güçlendirdi. Bağdat merkezli (Basrah Uluslararası Havayolu) operasyonlarıyla ulusal ve uluslararası hatlarda hizmet vermeyi hedefleyen Basra Airlines, yolcu deneyiminde konforu ve operasyonel verimliliği önceliklendiren, yeni dönemin tam hizmet havayolları arasında konumlanıyor. Güvenlik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik odağında şekillenen bu yaklaşım, Hitit’in sunduğu teknoloji ve hizmetlerle güçlü bir uyum gösteriyor. Hitit’in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Basra Airlines ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, Hitit’in Orta Doğu’daki büyüme yolculuğunda anlamlı bir adımı temsil ediyor. Güçlü bir vizyonla yola çıkan ve yolcu deneyimini merkeze alan bir havayolunun, operasyonel altyapısında Crane çözümlerimizi tercih etmesini çok değerli buluyoruz. Basra Airlines’ın sürdürülebilir, güvenilir ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısı kurma hedeflerine, esnek teknoloji yaklaşımımızla katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz.” Basra Airlines CEO’su Mr. Moffak Sabir Hamad ise iş birliğine ilişkin olarak, “Basra Havayolları, ilk günden bu yana operasyonel mükemmeliyet, teknolojik bağımsızlık ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik temelleri üzerine inşa edildi. Hitit ile iş birliği yapmak ve Crane PAX ile Crane IBE platformlarını uygulamaya almak, dijital altyapımızın yalnızca sağlam ve geleceğe hazır olmasını değil, aynı zamanda güvenlik, verimlilik ve yolcu deneyimine olan bağlılığımızla tamamen uyumlu hale gelmesini sağlamak bizim için. Irak’ın en yeni tam hizmet (full-service) hava yolu şirketi olarak, Irak’ı bölgeye ve dünyaya güvenilirlik, yenilik ve özgüvenle bağlama hedefimizi anlayan, küresel ölçekte saygın bir teknoloji ortağıyla çalışmaktan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Hitit’in Crane PAX ve Crane IBE çözümleri, havayollarına uçtan uca yolcu hizmetleri yönetimi, esnek rezervasyon altyapısı ve dijital satış kanallarında güçlü bir operasyonel yapı sunuyor. Bu çözümler sayesinde Basra Airlines, yolcu deneyimini iyileştirirken operasyonel süreçlerinde verimlilik sağlamayı ve daha düşük emisyon hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor. Hitit, farklı coğrafyalarda hızla genişleyen havayolu portföyü ve modüler çözüm yapısıyla, havayollarının dijital dönüşüm yolculuklarında güvenilir bir teknoloji ortağı olmayı sürdürüyor. Basra Airlines iş birliği, Hitit’in yalnızca teknoloji sağlayıcısı değil, aynı zamanda havayollarının uzun vadeli büyüme vizyonlarına eşlik eden stratejik bir iş ortağı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi! Haber

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi!

Sanayi, otomotiv, iklimlendirme ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde yüksek nitelikli ticari etkileşim yaratan fuarlarıyla binlerce markayı, 100 bini aşkın ziyaretçiyi ve çok sayıda ülkeden alım heyetini buluşturan HFT, somut ticari çıktılar ve uzun vadeli iş birlikleri oluşturdu. Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Hannover Fairs MENA ofisiyle Avrupa–Orta Doğu–Kuzey Afrika hattında yeni bir entegrasyon modeli kuran şirket, bu yıl Avrupa’dan Afrika ve Körfez ülkelerine uzanan güçlü organizasyon takvimiyle sanayi dönüşümüne yön vererek bilgi, teknoloji ve ticaret akışını hızlandıran çok katmanlı bir uluslararası etkileşim ağı oluşturmayı hedefliyor. 1996 yılında Deutsche Messe AG’nin Türkiye’deki iştiraki olarak kurulan Hannover Fairs Turkey (HFT), düzenlediği fuarlar aracılığıyla sektörleri buluşturuyor ve ticari iş birliklerinin derinleşmesine olanak sağlıyor. Bu kapsamda 2025 yılında sanayi başta olmak üzere farklı sektörlerden on binlerce profesyoneli uluslararası fuarlar aracılığıyla bir araya getiren HFT, yüksek nitelikli ziyaretçi profili ve artan uluslararası görünürlüğüyle dikkat çekiyor. Türkiye ve MENA’da 9 ticari fuar ve 6 confex düzenleyen HFT & MENA, Deutsche Messe AG’nin yurt dışında gerçekleştirdiği organizasyonlar aracılığıyla da Türk ihracatçılarını ve üreticileri küresel pazarlara taşıyarak sektörler arası iş birliklerinin gelişmesine katkı sunuyor. “Fuarlarımız, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, geleceğin vizyonunu şekillendiriyor” 2025 yılında WIN EURASIA, ALUEXPO, ISK-SODEX, HOW – Hub of Warehouse ve Automechanika Istanbul gibi güçlü fuarlarla on binlerce profesyoneli ve binlerce markayı aynı platformda buluşturan Hannover Fairs Turkey, yıl boyunca sanayi ve ticaret ekosisteminde yüksek hacimli etkileşim yarattı. Yapay zekâ, otomasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıklarının fuar kurgularının merkezinde yer aldığını vurgulayan Hannover Fairs Turkey & MENA Genel Müdürü Mehtap Gürsoy, bu yaklaşımın katılımcılara ürünlerini tanıtabilecekleri, yeni iş birlikleri kurabilecekleri ve uzun vadeli ticari ilişkiler geliştirebilecekleri stratejik bir zemin sunduğunu belirtti. Gürsoy, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz tüm organizasyonlarda katılımcı memnuniyetinin ve ticari etkileşimin yüksek olduğunu net biçimde gözlemledik. B2B platformlarımız aracılığıyla gerçekleştirilen yoğun ikili iş görüşmeleri, düzenlediğimiz fuarların doğrudan ekonomik fayda üreten iş platformları olarak konumlandığını bir kez daha ortaya koydu. Fuarlarımız aracılığıyla, sektörlerin bugünkü ihtiyaçlarına yanıt verirken geleceğin sanayi ve ticaret yapısını da vizyonumuzla şekillendiriyoruz. Aldığımız tüm geri bildirimler de doğru bir stratejiyle yol aldığımızı gösteriyor” dedi. “Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk” Küresel sanayi ve ticaret akışlarında yaşanan yön değişimi nedeniyle 2025 yılında Hannover Fairs MENA yapılanmasını hayata geçirdiklerini ifade eden Gürsoy, “Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da hızlanan üretim yatırımları, devlet destekli sanayi dönüşüm programları ve bölgenin küresel tedarik zincirlerinde üstlendiği yeni rol, bu yapılanmanın kurulmasını kaçınılmaz hale getirdi. Avrupa pazarındaki doygunluğa karşılık MENA coğrafyasında yeni üretim üsleri, lojistik merkezleri ve teknoloji yatırımları hızla öne çıkıyor. Hannover Fairs Turkey olarak, bu denklemde rolümüzü aldık. 2025 yılı boyunca otomasyon, enerji verimliliği, ileri üretim teknolojileri ve dijitalleşme başlıklarında ciddi bir yatırım potansiyeli oluştuğunu sahada çok net biçimde gördük. Ancak bu talebin, güçlü ve sürdürülebilir iş platformlarıyla desteklenmediğinde kalıcı ticari değere dönüşemediğini de deneyimledik. Bu nedenle MENA yapılanmamızı kurarak fuarcılığı bölgesel bir etkinlik formatının ötesine taşıdık. Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk. Attığımız bu adım, firmaların yeni pazarlara erişimini hızlandırırken, bölgedeki sanayi dönüşümünün daha sağlıklı ve planlı ilerlemesine de katkı sağladı” diye konuştu. 6 uluslararası fuar ve 4 confex gerçekleştirilmesi planlanıyor 2026 yılına hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda genişleyen bir organizasyon ağıyla hazırlandıklarını vurgulayan Gürsoy, “Hannover Fairs Turkey & MENA olarak altı uluslararası fuar ve dört confex planlıyoruz. 19–22 Mayıs’ta partnerimiz Messe Frankfurt ortaklığıyla İstanbul TÜYAP’ta Automechanika Istanbul 2026’yı, 10–13 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi’nde WIN EURASIA’yı, 22-24 Ekim 2026’da ise İstanbul Fuar Merkezi’nde Messe Düsseldorf ortaklığı ile Ankiros Fuarımızı gerçekleştireceğiz. Bu organizasyonlarda yüksek nitelikli ziyaretçiler, uluslararası katılımcılar ve alım heyetleriyle güçlü ekonomik katkı sağlamayı hedefliyoruz. Hannover Messe portföyü içinde yer alan Industrial Transformation serisi ile Avrupa dışındaki varlığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. 29 Eylül–1 Ekim 2026 tarihlerinde Kazablanka’da Industrial Transformation Africa’yı, 30 Kasım–2 Aralık 2026 tarihlerinde ise Riyad’da Industrial Transformation Saudi Arabia’yı düzenleyecek; ileri üretim, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilir sanayi çözümlerini odağa alarak bölgesel ve uluslararası iş birliklerini destekleyeceğiz. Ayrıca, Avrasya’nın en büyük HVAC-R ve yapı teknolojileri buluşması ISK-SODEX’i, 16–19 Kasım 2026 tarihlerinde Riyad’da ISK-SODEX Saudi olarak gerçekleştirecek; böylece Orta Doğu pazarında sektör için yüksek katma değerli iş ve büyüme fırsatları sunacağız." dedi. “Türkiye’yi küresel fuarcılık ağının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz” Avrupa, Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’yı birbirine bağlayan güçlü bir fuar ağı kurduklarının altını çizen Gürsoy, şunları söyledi: “Fuarları, geleceğin sanayisini şekillendiren platformlar olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda da sanayi ekosistemleri arasında bilgi, teknoloji ve ticaret akışını güçlendiren, sürdürülebilir büyümeye katkı sunan bir etkileşim zemini oluşturmayı amaçlıyoruz. Hannover Fairs Turkey olarak, önümüzdeki dönemde de yenilikçi içerikler, teknoloji odaklı alanlar ve sürdürülebilirlik temelli uygulamalarla fuarcılığı dönüştürerek; Türkiye’yi küresel ticaret ve sanayi buluşmalarının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Mobilya, Kâğıt Ve Orman Ürünleri İhracatçılarından 1 Milyar Dolar Hedefi İçin Küresel Atak Haber

Egeli Mobilya, Kâğıt Ve Orman Ürünleri İhracatçılarından 1 Milyar Dolar Hedefi İçin Küresel Atak

Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri alt sektörlerini bünyesinde toplayan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB), 2026 yılında ihracatını 1 milyar dolara yükseltmek amacıyla yoğun ve stratejik bir faaliyet takvimi oluşturdu. EMKOÜİB, 2026 yılı boyunca gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlarla sektörlerin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı ve ihracatta 1 milyar dolar hedefini aşmayı amaçlıyor. 2026 yılı bounca Birlik bünyesinde; milli katılım fuar organizasyonları, sektörel ticaret heyetleri, UR-GE projeleri, tasarım yarışmaları, çalıştaylar, workshoplar ve panel programlarıyla firmaların uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılması hedefleniyor. Her ay düzenli uluslararası etkinlikler planlandı Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, 2026 yılı programının sektörün tüm alt alanlarını kapsayacak şekilde hazırlandığını belirterek şu bilgileri paylaştı: “Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri sektörlerini kucaklayan kapsamlı bir etkinlik takvimi oluşturduk. 2026 yılı içerisinde 3 fuarda milli katılım organizasyonu, sektörel ticaret heyetleri, tasarım yarışmaları, UR-GE projeleri kapsamında alım heyetleri ile çalıştay ve panelleri gündemimize aldık.” 2025 yılında Birlik bünyesinde toplam ihracatın 915 milyon dolara ulaştığını vurgulayan Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kâğıt mamulleri ihracatımız 558 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatımız yüzde 3 artışla 122 milyon dolar oldu. Bu alanda Türkiye ihracatının yüzde 68’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Mobilya sektöründe ise Birliğimiz üzerinden yapılan ihracat 203 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. 2026 yılında gerçekleştireceğimiz pazarlama faaliyetleriyle 1 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyoruz.” Kâğıt sektöründe güçlü ihracat programı Kâğıt mamulleri sektörünün 558 milyon dolarlık ihracatla EMKOÜİB’in toplam ihracatında önemli bir paya sahip olduğunu belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora, sektörün büyüme hedeflerine yönelik yoğun bir program hazırlandığını ifade etti. Kora, 2026 yılında kâğıt sektörüne yönelik iki fuarda milli katılım organizasyonu gerçekleştireceklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl ilk kez Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını düzenleyeceğiz. Ayrıca kâğıt ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Aegean Paper UR-GE Projesini başlatacağız.” Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Londra organizasyonları Paer & Tissue Show Abu Dhabi Fuarı’nın Orta Doğu pazarına yönelik en önemli sektör buluşmalarından biri olduğunu vurgulayan Kora, fuarın 31 Mart – 2 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirtti. “EMKOÜİB olarak Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlemek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kâğıt, temizlik kâğıtları, hijyen ürünleri, nonwoven, geri dönüşüm teknolojileri ve ambalaj sektörlerini kapsayan fuarın, firmalarımıza Orta Doğu ve Körfez pazarında yeni ihracat fırsatları sunacağına inanıyoruz.” Kora ayrıca, Avrupa pazarına yönelik ikinci milli katılım organizasyonunun ise 11–12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show London olacağını ifade etti. 2026 yılı programında ayrıca ThinkPack Ambalaj Tasarım Çalıştayı da yer alacak. Çalıştay, Design2Prototype’da olduğu gibi çalıştay; tasarımcılar, öğrenciler ve sektör profesyonellerini kâğıt ve karton ambalaj çözümleri odağında bir araya getiren yeni bir çalışma alanı sunacaktır. Yaşar Üniversitesi ve Ege İhracatçı Birlikleri iş birliğinde yürütülen program, genç tasarımcıların gerçek sektör ihtiyaçlarıyla doğrudan temas kurmasını sağlarken sürdürülebilir, yenilikçi ve üretilebilir ambalaj çözümlerinin geliştirilmesini hedefleyerek tasarımın üretim süreçlerine doğrudan entegre edildiği uygulamalı bir model ortaya koyacaktır. Mobilya sektörü Las Vegas’ta vitrine çıkacak Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, mobilya ve iç mekân sektörünün önde gelen organizasyonlarından HD Expo Las Vegas Fuarına, 5–7 Mayıs 2026 tarihlerinde Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyeceklerini açıkladı. Güngör, “Firmalarımızın ABD pazarındaki görünürlüğünü artırmayı, proje bazlı iş birliklerini geliştirmeyi ve Türk mobilya sektörünün tasarım ve kalite gücünü uluslararası alanda daha etkin şekilde tanıtmayı hedefliyoruz” dedi. Mobilyada hedef stratejik pazarlarda büyüme Türk mobilya sektörünün dünya genelinde en çok ihracat yapan ilk 5 ülke arasına girmesi için çalıştıklarını belirten Güngör, 2026 yılı programında stratejik pazarlara yönelik ticaret heyetlerinin de yer aldığını söyledi: “2026 yılında mobilya sektörümüz için İngiltere, Orta Asya ve Batı Afrika gibi pazarlara yönelik programlar planlıyoruz. Temmuz ayında Kazakistan–Özbekistan, Ekim ayında İngiltere, yıl sonunda ise Senegal, Gana ve Fildişi Sahili’ni kapsayan Batı Afrika ticaret heyeti gerçekleştirmeyi öngörüyoruz.” Güngör ayrıca tasarım odaklı ihracat vizyonu doğrultusunda VI. Ezber Bozan Tasarım Yarışmasının da 2026 yılında düzenleneceğini ifade etti. Komite Çalışmaları ve Üye Buluşmaları Odun dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde kurulan Baharat Teknik Komitesi, Türk baharat sektörünün uluslararası pazarlarda katma değerli, sürdürülebilir ve rekabetçi yapısını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye baharat ihracatında önemli paya sahip olan Ege Bölgesi, kekik ve defne başta olmak üzere birçok üründe küresel pazardaki güçlü konumunu korumaya devam etmektedir. 2025 yılında kurulmuş olan Komite, sektör koordinasyonunun güçlendirilmesi, veri temelli çalışmaların artırılması, mevzuat ve teknik uyum süreçlerinin yakından izlenmesi ve uluslararası platformlarda etkin temsil sağlanması yönünde faaliyetlerini sürdürmektedir. Odundışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi ise 2026 yılında da proaktif yaklaşımıyla çalışmalarına devam edecek; Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere hedef pazarlarda teknik uyum çalışmalarını sürdürecek ve sektörümüzü uluslararası arenada etkin biçimde temsil etmeyi sürdürecektir. Bu çalışmalarla Türk baharat ve orman ürünleri sektörünün küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da artırılması hedeflenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.