Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ortak Sorumluluk

Kapsül Haber Ajansı - Ortak Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortak Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi Haber

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi

“Suriye’ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri” temasıyla düzenlenen foruma Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Üç gün süren programda güvenli ve gönüllü geri dönüş, uluslararası hukuk, bölgesel koordinasyon, yeniden imar, toplumsal uyum, sınır yönetimi, insani yardım, kalkınma ve kurumsal işbirliği başlıkları ele alındı. Katılımcılar, ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan sorunları farklı oturumlarda değerlendirdi. AÇILIŞTA GÜÇLÜ MESAJLAR VERİLDİ Forumun açılış konuşmalarını Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir yaptı. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirterek, geri dönüş süreçlerinin yalnızca insani değil aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Seyyar, geri dönüş politikalarının ancak ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel işbirliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle mümkün olacağını ifade etti. İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını vurguladı. 1. Oturum: ÜST DÜZEYLİ PANELDE BÖLGESEL KOORDİNASYON ELE ALINDI Forumun “Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri” başlıklı ilk oturumu, Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler ve Aile Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ile Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür değerlendirmelerde bulundu. Oturumda güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinde devletler arası siyasi mutabakatın güçlendirilmesi, bölgesel sahiplenmenin artırılması ve kriz yönetiminde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 2. Oturum: SINIR ÖTESİ YÖNETİŞİM VE KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Forumun ikinci oturumu, “Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı” başlığıyla, Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Irak Nehreyn Araştırmalar Merkezi Danışmanlar Kurulu Başkanı Dr. Ali Faris, Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır El Hayr Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad ve Suriye Milletvekili Dr. Husam Hamdan görüşlerini paylaştı. Oturumda bölge ülkeleri arasında veri paylaşımının geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin uyumlu hâle getirilmesi, sınır geçişlerindeki lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve kriz dönemlerinde kurumlar arasında doğrudan iletişim sağlayacak mekanizmaların oluşturulması ele alındı. ALTI ÜLKEDEN ÜST DÜZEY KATILIM Forum, yalnızca akademik ve sivil toplum çevrelerini değil, karar verici kamu otoritelerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Katılımcılar arasında; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen Türkiye Milletvekilleri Dr. Abdurrahman Babacan, Dr. Ravza Kavakçı Kan Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür V. Reyhan Özgür Suriye Acil Durum ve Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzayez Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar Lübnan Sosyal İşler Bakanı Dr. Hanin Sayyed Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasser Yassine Khaled Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Karim al - Nouri Suriye Milletvekilleri Dr. Husam Hamdan, Azzam Hancı Lübnan Başbakan Yardımcısı Danışmanı Sohaib Jawhar Mısır Eğitim ve Kalkınma Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella Bölge Ülkelerinin Stratejik Araştırma Merkezleri Başkanları Üniversite Rektörleri Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Bu üst düzey katılım, forumun bölgesel diplomasi ve göç politikaları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. ALTI ANA PANELDE ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI Forum kapsamında düzenlenen altı ana oturumda, bölgesel göç yönetiminin siyasi, hukuki, idari, ekonomik ve sosyal boyutları kapsamlı biçimde değerlendirildi. İlk gün gerçekleştirilen Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel'de Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölge ülkelerinin üst düzey temsilcileri; güvenli ve gönüllü geri dönüş, ortak sorumluluk modelleri ve bölgesel koordinasyon mekanizmalarını ele aldı. Ardından düzenlenen Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli'nde sınır ötesi yönetişim, kayıt sistemlerinin entegrasyonu, veri paylaşımı, kriz yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi oturumlarında ise Türkiye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye'den kamu temsilcileri ile araştırma merkezi yöneticileri, ülkelerindeki saha deneyimlerini ve başarılı uygulama örneklerini paylaştı. Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de yeniden imar, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, konut, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile uluslararası finansman mekanizmaları üzerinde duruldu. Devam eden oturumlarda AFAD, UNHCR ve bölge ülkelerinin kamu kurumları ile üniversitelerinden temsilciler; göç yönetiminde kurumsal kapasitenin artırılması, insani yardım mekanizmaları ve ortak politika geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEŞ YUVARLAK MASA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ Forum süresince gerçekleştirilen beş ayrı yuvarlak masa çalıştayında; Hukuki ve lojistik engeller, Yeniden imar, Toplumsal uyum, Kamu-sivil toplum iş birliği, Bölgesel göç hareketlerinin geleceği başlıklarında politika önerileri geliştirildi. Araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan öneriler, forumun sonuç bildirgesine temel oluşturdu. İKİLİ GÖRÜŞMELER VE KURUMLAR ARASI TEMASLAR Forum kapsamında ülkelerden gelen heyetler ile kamu kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve bölgenin refahına katkı sağlayacak iş birliği imkânları ele alındı. Heyetler, göç yönetimi, gönüllü geri dönüş, yeniden imar, insani yardım ve kalkınma başlıklarında karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmeler yaptı. ANKARA'DAN İNSAN ONURU VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU Forum boyunca yapılan değerlendirmelerde; güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş süreçlerinin ancak uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda, bölgesel sahiplenme anlayışıyla ve ülkeler arasında güçlü koordinasyon mekanizmaları kurularak sürdürülebileceği ortak görüşü öne çıktı. Katılımcılar ayrıca göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; insani, sosyal ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Forum, 23 Temmuz 2026’da tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı Haber

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı

Göç ve Diaspora Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu 21 Temmuz 2026’da Ankara’da başladı. Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır’dan üst düzey kamu temsilcileri, akademisyenler ve STK’ların katıldığı forumda, Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşü için bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk vurgusu öne çıktı. Açılış oturumunda protokol konuşmalarının ardından; güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüş perspektifleri çerçevesinde bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışının önemi öne çıktı. Gün boyunca gerçekleştirilen üç oturumda sırasıyla protokol ve yüksek düzeyli panel, bakanlıklar ve bürokrasi paneli ile bölgesel göç yönetimi tecrübesi özel oturumu ele alındı. Panellerin ardından düzenlenen yuvarlak masa çalıştaylarında; geri dönüşün önündeki hukuki ve lojistik engeller, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, sınır ötesi koordinasyon ve göçün sosyo-ekonomik boyutu üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu. İlk gün, geri dönüş süreçlerinin yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken değerlendirmelerle tamamlandı. Forumun açılışını yapan Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı *Recep Seyyar*, geri dönüşün ancak bölgesel iş birliği ve ortak politika üretimiyle mümkün olacağını söyledi. Seyyar, “Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşü, Suriye’nin karar verici aktörlerinin sürece aktif katılımına bağlıdır” dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel: “İnsan Odaklı Yaklaşım Sürüyor Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, açılış oturumundaki konuşmasında Türkiye'nin tarih boyunca göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, bölgesel barış, güvenlik ve refahın ancak iş birliği, ortak kalkınma ve bölgesel sahiplenme temelinde inşa edilebileceğini ifade etti. Ortak sınamalar karşısında dost ve kardeş ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Özel, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde koruma politikalarını sürdürürken küresel insani çabalara da katkı sunmaya devam ettiğini kaydetti. Özel, göç yönetiminde kalıcı çözümlerin ancak göçün temel nedenlerine odaklanan, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını esas alan politikalarla mümkün olacağını vurguladı. Çatışma, istikrarsızlık ve yoksulluk gibi göçü tetikleyen unsurlarla mücadelede bölgesel dayanışmanın önemine değinen Özel; uluslararası hukuk, insan onuru ve adil yük paylaşımı ilkelerinin göç politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. İçişleri Bakan Yardımısı Cangir: “Merkezde İnsan Onuru Var” Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye'de son 15 yılda yaşanan gelişmelerin, göç yönetiminin uluslararası dayanışma ve koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Suriye krizinin milyonlarca insanı yerinden ettiğini ve komşu ülkelere önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Cangir, Türkiye'nin sürecin ilk gününden itibaren meseleyi insani bir sorumluluk olarak ele aldığını vurguladı. Açık kapı politikası ve geçici koruma uygulamalarıyla milyonlarca Suriyeliye güvenli bir yaşam alanı sunulduğunu belirten Cangir, atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını dile getirdi. Göç yönetiminin yalnızca koruma politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Cangir, eğitimden istihdama uzanan çeşitli uyum politikalarıyla toplumsal uyumun güçlendirilmesi için önemli adımlar atıldığını, uluslararası kuruluşlarla yürütülen iş birliklerinin de bu sürece katkı sağladığını kaydetti. Yüksek Düzeyli Panelde Ortak Mesaj: Bölgesel Koordinasyon Vakıf Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde yapılan Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel’de 5 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları aynı masaya oturdu. Panelde; güvenli geri dönüş, sınır ötesi koordinasyon ve kriz yönetiminde ortak sorumluluk modelleri tartışıldı. Panele katkı sunan Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ve Dışişleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür’e teşekkür plaketi takdim edildi. Panel sonrası düzenlenen “Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak” çalıştayında bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve sınır ötesi koordinasyon ağlarının kurulması masaya yatırıldı. Kurumsal Boyut ve Saha Tecrübesi Masaya Yatırıldı Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli’nde Prof. Dr. Abdurrahman Babacan moderatörlüğünde; Irak’tan Dr. Ali Faris, Ürdün’den Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır’dan Dr. Süheyr Awad ve Suriye’den Dr. Husam Hamdan konuştu. Panelde veri paylaşımı, kayıt sistemleri entegrasyonu ve kurumlar arası iş birliği mekanizmaları ele alındı. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübeleri Paylaşıldı Prof. Dr. Veysel Kurt’un moderatörlüğünü yaptığı Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi Oturumu’nda bölge ülkelerinin saha deneyimleri masaya yatırıldı. Oturumda Uluslararası İslam Hayır Kurumu Ürdün Direktörü Dr. Mustafa Avvad, Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Ali El Mamuri, Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasır Yasin ve Suriye Afet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Genel Müdürü Dr. Eymen El-Akkad konuşmacı olarak yer aldı. “Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri” çalıştayında ise geri dönüş bölgelerinde istihdam, bölgesel fon yönetimi ve ev sahibi ülkelerin yükünü hafifletecek modeller tartışıldı. Forum, bölgesel göç yönetiminde ortak vizyon ve somut iş birliği adımlarının atılması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği Haber

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği

Minerva Han'da düzenlenen lansmanda, Türkiye'den 30 öncü imzacı kurumun katılımıyla İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü kamuoyuyla paylaşıldı. Philanthropy Europe Association (Philea) ve WINGS tarafından yürütülen küresel hareketten ilham alan Türkiye uyarlaması, iklim krizini yalnızca çevresel değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alan bütüncül bir yaklaşımı benimsiyor. Etkinliğin açılış konuşmasını TÜSEV Temsilciler Kurulu Başkanı Nevgül Bilsel Safkan, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'ne ilişkin şunları söyledi: " İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü sivil toplumun iklim krizine karşı ortak sorumluluk alma iradesidir. Türkiye'nin, dünya genelinde yüzlerce filantropi kuruluşunu bir araya getiren İklim için Filantropi hareketinin 13. ulusal taahhüdü olarak bu küresel ağa katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İklim değişikliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; eşitsizlikleri derinleştiren ve toplumun en kırılgan kesimlerini doğrudan etkileyen küresel bir sorun. TÜSEV olarak, bu ulusal taahhüde liderlik ederek Türkiye'de filantropi alanının iklim krizine karşı daha güçlü, daha koordineli ve daha etkili bir rol üstlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını bu ortak harekete katılmaya, deneyimlerini paylaşmaya ve iklim için birlikte daha güçlü bir etki yaratmaya davet ediyoruz." Lansmanda ayrıca Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün kapsamı ve yedi temel ilkesi tanıtıldı; öncü imzacı kuruluşların deneyimleri paylaşıldı. Ayrıca #İklimİçinFilantropi web sitesinin tanıtımı yapılarak imza platformu yeni katılımcıların erişimine açıldı: www.iklimicinfilantropi.org.tr Sabancı Vakfı’nın destekleriyle hayata geçen ulusal filantropi taahhüdünün lansmanında konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, hareketin önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Bugünkü konumuz sivil toplum kuruluşlarının iklim değişikliğini odağına alarak birlikte hareket etmesi... Dünyaca ünlü Doğa Belgeselcisi David Attenborough’nın dediği gibi aslında herkes ne yapılması gerektiğini biliyor. Nasıl yapılması gerektiğini de biliyor. Ama bir eksiğimiz var: Birlikte aksiyon alabilmek, aynı hedefe bakabilmek. Geleceğimiz için nereye ve nasıl gideceğimizi bilmenin yolu ortak bir amaç etrafında, birlikte hareket etmekten geçiyor. Ama bunun tek başına yapılacak bir yolculuk olmadığını biliyoruz. Bu anlayışla, Sabancı Vakfı olarak 2020 yılında Philea ve Wings öncülüğünde başlatılan Uluslararası İklim Taahhüdü’ne Türkiye’den imza atan ilk kuruluş olduk. Ülkemizde de ulusal filantropi taahhüdünün öncülüğünü TÜSEV üstlendi. TÜSEV şemsiyesi altında sivil toplum kuruluşlarının bu amaçla bir araya gelmesini destekliyor ve bunu çok önemli buluyoruz. Bugün hep beraber bu yolculuğa çıkıyoruz ve daha fazla sivil toplum örgütünün de bu yolculuğa katılmasını bekliyoruz.” "İklim krizine bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz" TÜSEV Strateji ve Programlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sema Merve İş ise Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün ortaya çıkış sürecine değinerek şunları söyledi: "İklim için Filantropi hareketinin ortak öğrenme, iş birliği ve kolektif etki için kapsayıcı bir başlangıç noktası oluşturduğuna inanıyoruz. Farklı uzmanlık alanlarından kurumları ortak bir çerçevede buluşturan Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü ile iklim krizine daha bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını İklim için Filantropi hareketine katılmaya, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nü imzalamaya ve iklim mücadelesinde ortak etkimizi büyütmeye davet ediyoruz.” Lansman kapsamında düzenlenen panelde iklim krizi, sivil toplumun rolü ve COP31 süreci ele alındı. Moderatörlüğünü TÜSEV İklim Uzmanı Melisa Kutluğ'un üstlendiği panelde TEMA Vakfı'ndan Eylem Tuncaelli, Roots & Shoots Türkiye'den Kaya Aytuğ Demiral ve ÇEKÜL Vakfı'ndan Özgür Gürbüz konuşmacı olarak yer aldı. Sivil toplumun iklim krizine çözüm üretme kapasitesi, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve uluslararası iklim gündemindeki gelişmeler değerlendirildi. Etkinliğin son bölümünde ise öncü imzacı kuruluşların katılımıyla sembolik bir imza töreni yapıldı. Törenle birlikte Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü yeni imzacıların katılımına açıldı. Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, kurumları iklim krizini çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak ele almaya, öğrenme ve iş birliği süreçlerini güçlendirmeye ve ortak etki yaratmaya davet ediyor. Lansmanla birlikte daha geniş bir sivil toplum katılımına açılan hareketin önümüzdeki dönemde Türkiye'de iklim alanındaki ortak çabaları güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UN Global Compact Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanlığına Güliz Öztürk Seçildi Haber

UN Global Compact Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanlığına Güliz Öztürk Seçildi

İş dünyasını sürdürülebilir kalkınma yolunda destekleyen ve Türkiye’de “Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları Derneği” olarak faaliyet gösteren UN Global Compact Türkiye’nin 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı 6 Mart 2026 tarihinde The Marmara Hotel Taksim’de gerçekleştirildi. Dördüncü: “Şirketler küresel zorluklara rağmen sürdürülebilirlik taahhütlerini genişletmeyi planlıyor” Son iki dönemdir yönetim kurulu başkanlığını yürüten UN Global Compact Türkiye Kurucu Başkanı Ahmet Dördüncü, açılış konuşmasında 2025’te yaşanan jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki değişimler, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümün yarattığı karmaşıklığın şirketlerin sürdürülebilirlik taahhütleri açısından önemli bir samimiyet testine dönüştüğünü belirterek “Sürdürülebilirliğin gerçekten kurumsal stratejinin bir parçası olup olmadığı, en çok belirsizlik dönemlerinde verilen kararlarla ortaya çıkar. Gerçek liderlik koşullar zorlaştığında kendini gösterir. UN Global Compact’in 2025 CEO Araştırması’na göre CEO’ların %99’u küresel zorluklara rağmen sürdürülebilirlik taahhütlerini sürdürmeyi hatta genişletmeyi planlıyor.” şeklinde konuştu. Dördüncü, UN Global Compact Türkiye’nin çalışmalarını İstanbul’un ötesine taşıyarak Türkiye genelinde yaygınlaştırdığını, sürdürülebilir dönüşümün ortak bir çabayla mümkün olduğunu ifade etti. 2019’dan bu yana Türkiye’den yüzlerce şirketin UN Global Compact’e katıldığını belirten Dördüncü, “Bu büyüme yalnızca niceliksel bir artışı değil, ilkelere dayalı iş yapma anlayışının Türkiye’de giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.” dedi. Dördüncü konuşmasını şu sözlerle tamamladı:“Kurumlar kişilerle değil, ilkelerle yoluna devam eder. Güçleri süreklilikten ve ortak sorumluluk anlayışından gelir. UN Global Compact Türkiye’nin iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümünde daha güçlü bir rol oynamaya devam edeceğine inanıyorum. Bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük onur duydum.” 2026 – 2029 dönemi Yönetim ve Denetim Kurulunun belirlendiği seçim sonucunda Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Öztürk: “Cesur, güvenilir ve eyleme geçen bir iş dünyası liderliğine ihtiyaç var.” Öztürk, göreve seçildikten sonra yaptığı konuşmada “Dünya artık cesur, güvenilir ve eyleme geçen bir iş dünyası liderliğine ihtiyaç duyuyor. İş dünyasının bugün alacağı kararlar; dünyamızın ortak refaha doğru ilerleyip ilerlemeyeceğini belirleyecek.” dedi. UN Global Compact Türkiye’nin yeni dönemde çalışmalarını üç temel eksende yürüteceğini vurgulayan Öztürk “Şirketlerin sürdürülebilirlik alanında bilgi ve uygulama kapasitesini artıracağız, ortak hareketi hızlandıracağız ve sürdürülebilirliğin yarattığı iş değerini daha görünür kılacağız.” şeklinde konuştu. 2026-2029 Dönemi UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu asil ve yedek üyelerinin listesi şöyledir: YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELERİ (2026-2029) Güliz Öztürk, Pegasus Hava Taşımacılığı (Başkan) Haluk Kayabaşı, Kibar Holding (Başkan Yardımcısı) Ozan Uyar, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (Başkan Yardımcısı) Özgür Tokgöz Altun, Boyner Holding (Sayman) Onur Altürk, Anadolu Efes Biracılık Malt Sanayii Nursel Ölmez Ateş, Borusan Holding Neslihan Sadıkoğlu, Doğan Şirketler Grubu Holding Ebru Tüzecan, Koç Holding Akansel Koç, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Cevher Özyavuz, Türk Sanayicileri ve İşinsanları Derneği Fezal Okur Eskil, Yıldız Holding YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELERİ (2026-2029) Sinem Edige, Türkiye Garanti Bankası İhsan Erbil Bayçöl, Enerjisa Enerji Üretim Asuman Büyükyıldırım, Bosch Bilge Kalpaklıoğlu Eyilik, Yaşar Holding Yalçın Yeşilova, Yeşilova Holding DENETİM KURULU ASİL ÜYELERİ (2026-2029) Serra Tükel, Arkas Konteyner Taşımacılık Yasemin Sırali, Fiba Holding İclal Dural, Nurol Holding DENETİM KURULU YEDEK ÜYELERİ (2026-2029) Aslı Kasapoğlu, Aslı Tekstil Ahmet Özbaş, Sarten Ambalaj Onur Uruşak, Etap Doğan Plastik UN Global Compact Türkiye hakkında: UN Global Compact; Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’nin özel bir girişimi olarak insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarında evrensel olarak kabul edilmiş On İlke ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda iş dünyasını sorumlu uygulamalar için harekete geçirmeyi, iş dünyasının kolektif etkisini hızlandırmayı ve ölçeklendirmeyi; bu dönüşümü hızlandıracak ekosistemleri desteklemeyi amaçlamaktadır. UN Global Compact’in 64 ülke ağından biri olan ve 2023 yılında “Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları” Derneği adı ile tüzel kişiliğe kavuşan UN Global Compact Türkiye, gerçekleştirdiği etkinlikler, sunduğu program, kaynak ve araçlar ile iş dünyasının sürdürülebilirlik alanında gelişimini desteklerken hem yerelde hem de küresel ölçekte iyi uygulamaların paylaşılması ve işbirliklerinin kurulmasına olanak sağlamaktadır. 400’den fazla şirket üyesiyle UN Global Compact Türkiye, kendi bölgesinin en büyük; Avrupa’nın ise 8. büyük ülke ağıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.