Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ortak Yaşam Alanları

Kapsül Haber Ajansı - Ortak Yaşam Alanları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortak Yaşam Alanları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bungalov Yaşamı: Tatil Hissini Her Güne Taşıyan Bir Mimari Yaklaşım Haber

Bungalov Yaşamı: Tatil Hissini Her Güne Taşıyan Bir Mimari Yaklaşım

Modern yaşamın hızına karşı mimari bir duruş sergileyen bungalov evler, yalnızca tek katlı olmalarıyla değil, sundukları yaşam felsefesiyle de dikkat çekiyor. Merdivensiz, kısa mesafeli ve açık planlı yapılarıyla bungalovlar, günlük hayatı bilinçli şekilde yavaşlatıyor. Burada amaç “koşmak” değil, varmak. Her gün. Almanya’nın kuzeyindeki klasik tuğla mimarisiyle çevrili bir yerleşim alanında yükselen tek katlı ahşap bungalov, bu anlayışın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Christoph ve Svea Stanek çifti ile oğulları Pius için tasarlanan bu müstakil ev, çağdaş ahşap mimarinin kuzey Almanya’da da ne kadar etkileyici olabileceğini gözler önüne seriyor. Alplerden Kuzeye Taşınan Bir Hayal Evin hikâyesi, ev sahibinin Innsbruck’taki üniversite yıllarına dayanıyor. Alpler’deki dağ evlerinin sıcak atmosferi ve doğal ahşap dokusu, bu yeni yaşam alanının ilham kaynağı olmuş. Aile, kayak bölgelerindeki dağ kulübelerinde yaşanan o sakin ve huzurlu anları, kuzeydeki evlerine taşımayı hedeflemiş. Ortaya çıkan sonuç; bodrumsuz, zeminle bütünleşen, açık ve aile dostu bir yaşam konsepti. Genişlik hissi, kısa geçişler ve sağlıklı bir iç mekân iklimi, tasarımın temel öncelikleri arasında yer alıyor. L Planlı Tasarım: Mahremiyet ve Birliktelik Dengesi Dış cephede dikey ahşap kaplama ve sade çatı çıkmalarıyla çevreye uyum sağlayan bungalov, iç mekânda ise ferahlığıyla şaşırtıyor. Bu etkiyi yaratan en önemli unsur, yapının L planlı yerleşimi. Planlama sayesinde ev, özel alanlar ve ortak yaşam alanları olarak net biçimde ayrılıyor. Aynı zamanda iki yönden erişilebilen, rüzgârdan korunaklı bir teras oluşturuluyor. Koridor üzerindeki çatı penceresi ise gün ışığını iç mekâna taşıyarak doğal bir ışık oyunu yaratıyor. Geniş bölümde ebeveyn yatak odası, çocuk odası ve banyolar yer alırken; uzun yapı kolu mutfak, yemek ve oturma alanlarını bir araya getiriyor. Tavana kadar açık bırakılan mekânlar ve beyaz köknardan yapılan görünen ahşap tavan, evin ferahlık algısını daha da güçlendiriyor. Bodrum Yok, Depolama Var Evde bodrum bulunmamasına rağmen, yan mekânlar ve akıllı planlama sayesinde yeterli depolama alanı sağlanmış. Bu yaklaşım, hem sade yaşam felsefesini destekliyor hem de günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Sağlıklı Yaşam Öncelik Oldu Doğal malzemelerin yoğun kullanımı ve zararlı kimyasallar içeren yapı elemanlarından kaçınılması, evin yaşam kalitesini kalıcı olarak yükseltiyor. Mesleği gereği sağlık alanında çalışan ev sahibi, yapım sürecinde biyo-lojik olarak optimize edilmiş bir yapı sistemine özellikle önem verdi. Bu noktada tercih edilen yapı anlayışı, iç mekân havasını ve genel yaşam sağlığını destekleyen çözümler sunuyor. Yavaşlamayı Öğreten Bir Ev Bu ahşap bungalov, sadece bir konut değil; hayatı yavaşlatan, stresi azaltan ve huzuru kalıcı kılan bir yaşam modeli sunuyor. Tatil hissinin geçici olmadığı, mimariyle günlük hayata taşındığı bu yaklaşım, modern konut anlayışına ilham veren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Geleceğin Kentleşmesine Yön Veriyor Haber

Bursa Geleceğin Kentleşmesine Yön Veriyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, TMMOB Şehir Plancıları Odası, Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa Planlama Ajansı iş birliği ile hazırlanan Dünya Şehircilik Günü 49. Kolokyumu, ‘Değişimin Eşiğinde’ temasıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde başladı. 6-8 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan kolokyumda, şehircilik dünyasının güncel sorunları ve çözüm önerileri masaya yatırılıyor. Üç gün sürecek olan kolokyumda, paneller, oturumlar, akademik bildiriler, forumlar, öğrenci çalıştayları ve sergiler yer alacak. “Katılımcılığı, adaleti ve bilimi kent yönetiminin merkezine koyduk” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, dünyada büyük değişimin yaşandığını, ülke ve kentlerin bu eşiği aşabilmesinin önemli olduğunu söyledi. Bu yıl paydaşı oldukları 49. Kolokyum’a, Bursa’da ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, buluşmayı kentlerin geleceği için birlikte düşünmenin ve birlikte üretmenin zemini olarak gördüklerini ifade etti. Kentlerin; her bir yurttaşın yaşamın tadını çıkardığı, çocukların güvenle büyüdüğü, gençlerin hayallerine umutla sarıldığı, büyüklerin huzurla yaşadığı ortak yaşam alanları olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursamızda tam da bu anlayışla yola çıktık. Yönetim anlayışımızı bu inancın üzerine kurduk. Katılımcılığı, adaleti, bilimi ve sürdürülebilirliği kent yönetiminin merkezine koyduk. Bu yaklaşımın somut bir sonucu olarak; kentimizin geleceğini birlikte tasarlamak amacıyla Bursa Planlama Ajansı’nı kurduk. Bu konuda da örnek olan bir kent olduk” diye konuştu. “Bir kentin geleceği toplumsal uzlaşıyla şekillenir” Büyük bir sorumlulukla yürüttükleri 1/100.000 Ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı’nda önemli aşamalar kaydettiklerini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, planın Bursa’nın geleceğini belirleyen, kentin anayasası niteliğinde olduğunu hatırlattı. Kentin gerçek sahiplerinin halk olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Bir kentin geleceği de masa başında değil, ortak akılla, katılımla ve toplumsal uzlaşıyla şekillenir. Herkesin sesini duyarak, tüm kurumlarımız ve hemşehrilerimizle el ele vererek, şeffaf, katılımcı ve birlikte üreten bir yönetimi büyütmeye devam edeceğiz. Suyu, havayı, toprağı, ormanları ve can dostlarımızı koruyan; iklim risklerine ve doğal afetlere karşı dayanıklı bir kent için kararlılıkla çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Bursamız için hedefimiz çok net. Doğaya uyumlu, depreme dirençli, ekonomik açıdan güçlü, kültürel mirasını koruyan, sosyal açıdan adil ve herkes için yaşanabilir bir kent. İnanıyoruz ki bunu hep birlikte başaracağız” dedi. “Daha çağdaş bir Bursa için hep birlikte çalışacağız” Geçtiğimiz haftalarda Cenevre’de düzenlenen BM Başkanlar Forumu’nda ve Barselona Dünya Metropol Zirvesi’nde katıldığı oturumlarda iklim değişikliği, kuraklık, yenilenebilir enerji ve konut krizi konularının tartışıldığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, bu sorunların dünyanın ortak mücadele alanı haline geldiğini dile getirdi. Birlikte hareket ederek, üreterek ve çözüm bularak mücadelenin süreceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, 2026’da Avrupa Metropol Zirvesi’ne (EMA FORUM) Bursa olarak ev sahipliği yapacaklarını da hatırlattı. 49. Kolokyum’u yol gösterecek bir bilgi birikimi olarak gördüklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Kentler; iyi niyetle değil, iyi planlama ile yönetilmelidir. Sloganlarla değil; bilimsel verilerle, adaletle ve şeffaflıkla yönetilmelidir. Buradan çıkacak fikirleri, kentin gerçekleriyle buluşturmaya hazırız. Kentlerimizi güzelleştirmek, daha yaşanabilir bir geleceğe hazırlamak için emek veren herkesi kutluyorum. Bursamızın geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. Daha yeşil, daha adil, daha güvenli, daha çağdaş bir Bursa için hep birlikte çalışacağız. Çünkü bu kent birlikte güzel” diye konuştu. “Doğayı, yaşamı ve kent hakkını savunmak suç değildir” TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Akif Burak Atlar, 49. Kolokyum Buluşması’nın planlama meslek alanının engin ufkunu daha genişletecek katkılar sunacağını söyledi. Şehirciliğin yalnızca mekânsal değil, teknolojik, etik ve politik açıdan büyük ve hızlı bir dönüşümden geçtiğini belirten Atlar, “Yapay zeka, büyük veri ve akıllı şehir uygulamaları planlama disiplinine yeni fırsatlar ve açılımlar sunuyor. Kişisel verilerin gizliliği, eşitlik ve kamu yararı söz konusu olduğunda ciddi ihlal risklerini de beraberinde getiriyor. Bu hızlı dönüşümün ortasında şehir plancılarının bilimsel, etik ve kamusal değerlere dayalı planlama anlayışını savunmaları giderek zorlaşmaktadır. Değişim, sancılı bir süreçtir. Bu değişim sancılarının meslektaşlarımız üzerinde oluşturduğu baskılar karşısında gücünü bilimden ve teknikten alan, yüzü kamu ve toplum yararına dönük bir şehircilik anlayışı benimsenmelidir. Doğayı, yaşamı ve kent hakkını savunmak asla suç değildir. Programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. Bursa Planlama Ajansı adına Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan, kolokyumda yalnızca kentlerin değil; planlama anlayışının ve mesleki rollerin de dönüşümünü konuştuklarını dile getirdi. Bursa’nın tarih boyunca değişimin ve yenilenmenin kenti olduğunu söyleyen Yazgan, bu anlayışla planlamayı bilimsel temelde, katılımcı ve kamusal yararı gözeten bir yaklaşımla ele aldıklarını ifade etti. Bursa Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ebru Kamacı Karahan, ‘Değişimin Eşiğinde’ temasının yalnızca kentlerin değil, düşünce biçimlerinin de değişim sürecinde olduğunu gösterdiğini vurguladı. 3 gün boyunca sadece geleceğin şehirlerini değil, onları mümkün kılacak anlayışı da şekillendirmeyi hedeflediklerini anlatan Karahan, buluşmada emeği geçen herkese teşekkür etti. TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Murat İlkme, kolokyumun 32 yıl sonra Bursa’nın sorumluluğunda gerçekleştirilmesinden büyük heyecan ve gurur duyduklarını söyledi. Kolokyumda kentlerin, meslek alanlarının ve mesleğin içerisinden geçtiği çok katmanlı dönüşümlerin tartışılmasını amaçladıklarını anlatan İlkme, programın kente ve mesleğe hayırlı olmasını diledi. Konuşmaların ardından program, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü bildirgesinin okunması ve açılış oturumuyla devam etti.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.