Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ortodontik Tedavi

Kapsül Haber Ajansı - Ortodontik Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortodontik Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Düzelen Dişler Neden Tekrar Yer Değiştirir? Haber

Düzelen Dişler Neden Tekrar Yer Değiştirir?

Tedavi sonrası dişler, çevre dokuların ve periodontal liflerin eski düzenine dönme eğilimi nedeniyle yeniden yer değiştirebiliyor. Pekiştirme döneminin son derece önemli bir süreç olduğunu belirten İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dt. Duygu Güneş konuyla ilgili şunları söyledi; “Tedavi sonrasında dişlerin yeniden yer değiştirmesi biyolojik bir eğilim. Her ortodontik tedavi sonrasında bu eğilim beklenmekle beraber, özellikle polidiastema (dişler arası çoklu boşluk) vakalarında, rotasyonu düzeltilmiş dişlerde ve ark genişletmesi uygulanmış vakalarda eğilim daha belirgindir. Bu nedenle elde edilen estetik ve fonksiyonel sonucun kalıcı olabilmesi için uygun bir pekiştirme planına ihtiyaç duyulur.” Kopma ya da Deformasyon Hasta Tarafından Fark Edilmeyebilir Uzm. Dt. Duygu Güneş, pekiştirme amacıyla en sık kullanılan yöntemlerden birinin lingual retainer olarak adlandırılan sabit ince teller olduğunu söylüyor ve şu noktaların altını çiziyor: “Bu teller genellikle bir taraftaki kanin dişten diğer taraftaki kanin dişlerin (köpek dişleri) arka yüzeyine yapıştırılır ve sürekli etki göstererek dişlerin yerinde kalmasını sağlar. Tellerin kopması ya da deformasyonu çoğu zaman hasta tarafından fark edilmeyebilir. Diş sabitleyicinin bir noktadan kopması durumunda dişlerde hızlı ve bazen asimetrik kaymalar görülebilir. Eğer tel bükülürse, istenmeyen kuvvetler oluşturarak dişleri yanlış yönlere hareket ettirme riski de ortaya çıkar.” Bir diğer yaygın pekiştirme aracı ise “Essix Plak” olarak bilinen şeffaf, çıkarılabilir sabitleyiciler. Bu plaklar tüm diş arkını sararak genel bir stabilite sağlarken, estetik açıdan da hastalar tarafından daha kolay kabul ediliyor. Önemli bir yanı da temizliğinin kolay olması. Ancak etkinliği tamamen düzenli kullanıma bağlı. Plak takılmadığında ya da kırılıp kullanılamaz hale geldiğinde dişler zamanla eski konumlarına dönmeye başlayabilir. Özellikle tedavinin ilk aylarında kısa süreli aksaklıklar bile diş hareketini başlatabilir. Ortodontik tedavinin ayrılmaz bir parçası olan pekiştirme sürecinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dt. Duygu Güneş, sabit ve hareketli sabitleyicilerin birlikte kullanımının çoğu zaman en güvenli yaklaşım olduğunu belirtiyor. Diş sabitleyicilerin kırılması, kopması veya düzenli kullanılmaması durumunda dişlerdeki çapraşıklıkta nüks (tekrar etmesi-relaps) kaçınılmaz hale gelebilir ve bu da yeniden ortodontik tedavi ihtiyacını gündeme getirebilir. Dolayısıyla hastaların düzenli kontrollerini aksatmamaları, diş sabitleyicilerini doğru kullanmaları ve herhangi bir sorun fark ettiklerinde bir ortodonti uzmanına başvurmaları önemlidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayramda Yapışkan Şekerlere Dikkat! Haber

Bayramda Yapışkan Şekerlere Dikkat!

Şekerlemelerin dişler üzerindeki etkisinin, türüne ve ağızda kalma süresine bağlı olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Diş Hekimi Elanur Kök, “Tatlılar arasında dişler için en riskli olanlar; lokum, karamelli şeker ve jelibon gibi ağızda uzun süre kalan yapışkan şekerlerdir. Çikolata daha kısa sürede eridiği için nispeten daha az riskli sayılır” dedi. Çocukların diş yapısı yetişkinlere göre daha hassas olduğu için şekerli yiyeceklerden daha hızlı etkilenebilir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Diş Hekimi Elanur Kök, “Çocukların dişlerinin dış tabakası olan mine yetişkinlere göre daha ince, iç kısmı olan dentin ise daha yumuşaktır. Bu yapı nedeniyle şekerli yiyecekler çocuk dişlerinde daha hızlı etki gösterebilir ve çürük oluşma ihtimali artabilir. Ayrıca çocukların ağız hijyeni alışkanlıkları henüz tam oturmadığı için diş yüzeyinde kalan şeker, bakteriler için uygun bir ortam oluşturabilir. Bu nedenle aynı miktarda şeker tüketildiğinde yetişkin dişleri daha dayanıklı kalabilirken çocuk dişleri daha hızlı zarar görebilir” bilgilerini verdi. Florürlü diş macunu kullanılmalı Bayramda artan tatlı tüketimine dikkat çeken Kök, “3-4 günlük bayram sürecinde yoğun tatlı tüketimi tek başına hemen çürük oluşturmaz. Çürük gelişimi genellikle haftalar veya aylar içinde başlar. Ancak tatlılardan sonra dişler fırçalanmaz ve şeker ağızda uzun süre kalırsa çürük riski artar. Bayramda çocukların dişlerini korumak için ailelerin dikkat etmesi gerekenler; çocukların tatlılardan sonra ağzını suyla çalkalamasını sağlamak, günde en az iki kez özellikle yatmadan önce dişlerini fırçalatmak, tatlıları ana öğünlerle birlikte vermek, gece şeker vermekten kaçınmak, florürlü diş macunu kullanmak ve yapışkan şekerleri sınırlamak olarak sıralanabilir” dedi. 6-12 yaş grubunda risk daha fazla Diş sağlığı açısından en riskli yaş grubuna dikkat çeken Kök, “Diş sağlığı açısından en riskli yaş grubu 6-12 yaş arasındaki çocuklardır. Bu dönemde hem süt hem de kalıcı dişler bulunur ve kalıcı dişler yeni çıkmaya başladığı için yapıları daha hassas olabilir. Ortodontik tedavi gören veya daha önce çürük geçmişi olan çocuklarda da çürük gelişme riski daha yüksek olabilir. Ayrıca çocukların tatlıyı ödül gibi bir alışkanlık haline getirmemesi önemli. Düzenli diş hekimi kontrolleri de çürüklerin erken fark edilmesi ve önlenmesi açısından kıymetli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.