Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Otomotiv

Kapsül Haber Ajansı - Otomotiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Dijital Ürün Pasaportu" Olmayan Avrupa Kapısından Dönecek Haber

"Dijital Ürün Pasaportu" Olmayan Avrupa Kapısından Dönecek

İnovakademi ve Akademik Dünyadan Sürdürülebilirlik İş Birliği Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği en kritik düzenlemelerden biri olan Dijital Ürün Pasaportu (DPP) uygulaması, 2026 yılı itibarıyla kademeli olarak yürürlüğe girdi. Türk ihracatçısının küresel pazardaki rekabet gücünü korumak amacıyla harekete geçen İnovakademi ve Sürdürülebilir Ticaret Derneği ile stratejik bir eğitim ve danışmanlık seferberliği başlattı. Doç. Dr. Şenay BALBAY'ın liderliğinde oluşturulan içeriğe katılımcılar yoğun ilgi gösteriyor. "Bu Bir Mevzuat Değil, Yeni Bir Ticaret Rejimi" Konunun akademik ve yasal çerçevesini değerlendiren Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Endüstriyel Sürdürülebilirlik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, Dijital Ürün Pasaportu'nun teknik bir belgeden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Şenay Balbay:"Dijital Ürün Pasaportu, bir ürünün ham maddesinden geri dönüşümüne kadar tüm yaşam döngüsünü şeffaf bir şekilde kayıt altına alıyor. 2026 itibarıyla bu veri setini sunamayan ürünlerin AB gümrüklerinden geçişi imkansız hale gelecek. Akademik bakış açısıyla uyarımız net: Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Şirketlerin yaşam döngüsü analizlerini (LCA) bilimsel temellere oturtması ve verilerini uluslararası denetim standartlarında doğrulatması gerekiyor. Biz bu projeyle, bilginin sanayiye aktığı güvenli bir liman inşa ediyoruz," dedi. "35 Yıllık Tecrübemle Söylüyorum: Pazar Kaybetme Riski Kapıda" Dış tica retin duayen isimlerinden, İnovakademi Kurucusu Gökhan Erol ise sürecin saha gerçeklerine ve sanayici üzerindeki etkilerine dikkat çekti. 35 yıllık dış ticaret geçmişiyle ihracatçının nabzını tutan Erol, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetledi: Gökhan Erol:"Sahadaki 35 yılım bana şunu öğretti: Türk sanayicisi kaliteli üretir, zamanında teslim eder ama değişen regülasyonun getirdiği görünmez gümrük duvarlarını görmezden gelip öteler. Şu an karşımızda duran Di jital Ürün Pasaportu, ihracatçımız için bir 'dijital vize'dir. Eğer bu vizeyi alamazsanız, malınız gümrükte kalır, rakipleriniz sizin rafınıza yerleşir. Özellikle Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve İstanbul gibi üretim merkezlerimizdeki tekstil, otomotiv ve kimya devleri için 'bekleyip görme' dönemi bitti. Biz İnovakademi olarak, sadece eğitim vermiyoruz, sanayicinin ticari sırlarını koruyarak bu dijital dönüşümü nasıl yapacağını, tedarik zincirini nasıl ayakta tutacağını gösteren bir hayatta kalma stratejisi sunuyoruz. Artık pazar kaybetmeye ihracatçılarında bizim de tahammülümüz yok." Eğitim Turu Bursa, Gaziantep ve İstanbul'dan Başlıyor Nisan ayı itibarıyla start alacak olan kapsamlı eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, tekstil, otomotiv yan sanayi, plastik ve kimya gibi lokomotif sektörlerin yoğunlaştığı sanayi illerinde hayata geçiyor. Program sonunda şirketler; veri katmanlandırma, ticari gizlilik yönetimi, tedarikçi izleme sistemleri ve finansal yüklerin yönetimi gibi kritik başlıklarda uzmanlaşarak, 2026'da hayata geçen yeni ticaret düzenine tam donanımlı birer stratejik oyuncu olarak dahil olacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yabancı Dil Bilenlerin İş Bulma Olasılığı Daha Yüksek Haber

Yabancı Dil Bilenlerin İş Bulma Olasılığı Daha Yüksek

İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, yabancı dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kariyer ve istihdam için kritik bir yetkinlik olduğunu vurguluyor. Sektöre göre değişen dil ihtiyaçlarına dikkat çeken Salı, çok dilli bireylerin uluslararası iş dünyasında daha fazla tercih edildiğini belirtiyor. Yapay zekâ çağında dahi dil bilmenin önemini koruduğunun altını çiziyor. Teknolojinin gelişmesiyle yabancı dilde çeviri yapmak daha kolay hale geliyor. Ancak bu yabancı dil bilmenin önemini azaltmıyor. Aksine istihdamda yabancı dil bilmek hala bir avantaj. Araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığının bilmeyenlere göre yüzde 25’e kadar daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yabancı dilin istihdama katkısıyla ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, sektörlere göre çalışanlarda aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Yabancı dil yeterliliği özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter Yabancı dil yeterliliğinin Türkiye’de özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu vurgulayan İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, şunları söyledi: “Uluslararası ve ulusal araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin istihdam edilme olasılığının anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Avrupa Komisyonu ve OECD verilerine göre yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığı, bilmeyenlere kıyasla yaklaşık yüzde 15–25 oranında daha yüksektir. Türkiye özelinde yapılan çalışmalar da özellikle yabancı dil yeterliliğinin özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu ortaya koymaktadır.” Hangi sektöre hangi dil aranıyor İngilizce’nin tüm sektörlerde temel yabancı dil konumunda olduğuna dikkat çeken Salı, sektöre göre aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “Mühendislik, otomotiv, sağlık ve sanayi sektörlerinde Almanca; Diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve akademide Fransızca; Dış ticaret, enerji ve Orta Doğu odaklı iş alanlarında Arapça; Turizm, lojistik ve dış ticarette ise Rusça ve Çince önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çok dilli bireylerin özellikle uluslararası şirketlerde tercih edilme oranı daha yüksektir. Bu çerçevede Yabancı Diller Bölümü altında kurduğumuz Modern Diller Birimimizde öğrencilerimize İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Çince, Rusça ve Arapça dillerinde eğitimler sunuyoruz. Bu diller, bazı bölümlerde zorunlu, bazı bölümlerde ise seçmeli olarak programlara entegre edilmekte; böylece öğrencilerin çok dilli ve uluslararası iş ortamlarına daha donanımlı şekilde hazırlanması hedeflenmektedir.” “Türkiye uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değil” Türkiye’de yabancı dil öğrenimine yönelik ilginin son yıllarda arttığını belirten Dr. Salı, şöyle devam etti: “Ancak uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değildir. Veriler, genç nüfusta yabancı dil öğrenme oranlarının önceki yıllara kıyasla yükseldiğini, ancak ileri düzey dil yeterliliği konusunda hâlen gelişim alanı bulunduğunu göstermektedir.” “Yapay zekanın yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmaz”” Yapay zekanın ve diğer teknolojilerin gelişmesi dil bilmenin önemini nasıl etkileyeceğine dair de açıklamalarda bulunan Salı, “Yapay zekâ destekli çeviri ve iletişim araçları hızla gelişmektedir. Ancak bu durum yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine, bu teknolojileri etkin kullanabilen ve kültürel bağlamı anlayabilen bireylerin değeri artmaktadır. Dil bilmek yalnızca kelime çevirisi değil; müzakere, ikna, kültürel okuryazarlık ve ilişki yönetimi gibi insani becerileri de kapsadığı için gelecekte de önemini koruyacaktır” dedi. Dil öğreniminde süreklilik önemli Dil öğrenimi en kolay nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgilere paylaşan Salı, “Araştırmalar, dil öğreniminde en etkili yöntemin sürekli maruz kalma ve aktif kullanım olduğunu göstermektedir. Günlük hayatta dili kullanmak, dijital platformlardan yararlanmak, konuşma odaklı öğrenme ve hedef dile ait kültürel içeriklerle etkileşim süreci hızlandırmaktadır” diyerek dil öğreniminin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve sürekliliğin temel belirleyici olduğunu vurguladı. Gençlere öneriler: Dili iletişim ve kariyer aracı olarak görün “Gençlere, yabancı dili yalnızca bir ders veya sınav konusu olarak değil, bir iletişim ve kariyer aracı olarak görmelerini öneririm” diyen Dr. Özlem Salı, gençlere şu önerilerde bulundu: “Erken yaşta dil öğrenimine başlamak, mümkün olduğunca pratik yapmak, değişim programları ve uluslararası projelere katılmak büyük avantaj sağlar. Ayrıca mesleki alanlarına özgü terminolojiye hâkim olmaları da istihdam edilebilirliklerini artıracaktır. Bu noktada İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü altında faaliyet gösteren Materyal Geliştirme ve Yayın Birimi olarak öğrencilerin alanlarıyla doğrudan ilişkili bir dil yeterliliği kazanmasını hedefleyen aktif çalışmalar yürütüyoruz. CLIL (Content and Language Integrated Learning – İçerik ve Dil Bütünleşik Öğretimi) ve CBI (Content-Based Instruction – İçerik Temelli Öğretim) yöntemleriyle eğitim veriyor, öğrencilerin kendi disiplinlerine yönelik İngilizce becerilerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Ayrıca alan bazlı İngilizce ders kitapları serimizi de kendi akademik kadromuzla üreterek bu süreci destekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor Haber

TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan kaynakları süreçlerindeki operasyonel uzmanlığını bugüne kadar birçok sektörde başarıyla uyguladı. Şimdi bu tecrübeyi, Dış Kaynak İnsan Kaynakları Hizmetleri (HRO) başlığı altında daha sistematik ve bütünsel bir yaklaşımla şirketlerin hizmetine sunuyor. Yeni yapılanma, farklı sektörlerden işletmelere esnek kapasite yönetimi, mevzuat uyumu ve operasyonel verimlilik gibi kritik avantajlar sağlarken; TP Türkiye, bu süreçlerde sadece hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda stratejik bir iş ortağı olarak konumlanıyor. İşe alım çözümleri kapsamında TP Türkiye; aday bulma, ön değerlendirme, mülakat süreçlerinin yönetimi, profil doğrulama ve referans kontrolleri gibi uçtan uca seçme ve yerleştirme hizmetlerini sürdürüyor. Dış kaynak kullanımında ise müşteri şirketlerin ihtiyaç duyduğu iş gücü, TP bordrosunda istihdam edilerek tüm yasal ve idari süreçler TP’nin uzman ekipleri tarafından yönetiliyor. Operasyonel sevk ve idare ise müşteri kontrolünde ilerliyor. Bu model, hem esneklik hem de mevzuat uyumluluğu açısından şirketlere ciddi avantaj sağlıyor. Çalışan ve iş ortağı şirket arasında sürekli iletişim sağlanarak sürecin kesintisiz, sağlıklı ve yüksek memnuniyetle ilerlemesi güvence altına alınıyor. HRO yapılanması kapsamında TP Türkiye, ofis rolleriyle sınırlı kalmayan; sahada yaygın organizasyon gerektiren iş gücü ihtiyaçlarına da uçtan uca çözümler sunuyor. 81 ilde yönetilebilen saha operasyonları ile perakende satış ve uygulama yönetimi, deneyimsel aktivasyonlar ve saha ekiplerinin işe alımı, eğitimi ve yönetimi tek çatı altında yürütülüyor. Bu kapsamda; FMCG, zincir mağazalar, teknoloji, kozmetik, sağlık, telekom, e-ticaret, otomotiv, finans, sigorta, enerji, eğitim, dijital platformlar, turizm ve hizmet sektörlerinde faaaliyet gösteren iş ortaklarımıza destek veriliyor. Sahadan gelen veriler online/offline raporlama sistemleriyle takip edilerek denetimler, KPI ölçümleri, heatmap ve davranışsal analizler ile yönetime periyodik raporlar sağlanıyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP olarak yıllardır büyük ölçekli iş gücü yönetimi konusunda güçlü bir uzmanlık geliştirdik. Bu deneyimi artık daha kurumsal bir hizmet çerçevesinde yapılandırarak, şirketlere uçtan uca HR çözümleri sunuyoruz. Hedefimiz; operasyonel yükü azaltan, maliyet avantajı sağlayan ve şirketleri daha çevik hâle getiren güçlü bir iş ortağı olmak” dedi. Doğrular açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı: “HRO yapılanmamız sadece operasyonel süreçleri üstlenen bir yapı değil; aynı zamanda iş gücünün geleceğini, öne çıkacak becerileri ve rekabet avantajlarını birlikte tasarladığımız bir yol arkadaşlığı modeli. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni müşteri kümelerini kapsayan ölçeklenebilir bir HRO ekosistemi kurmayı, dijital işe alım, saha ve bordro yönetimi teknolojilerini sürekli geliştirmeyi ve şirketlerin tüm HR operasyonlarını tek elden, bütüncül bir yaklaşımla yönetecek 360° dış kaynak modelimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uygunluk Değerlendirme Sektöründe Yetkinlik Eşiği Yükseliyor Haber

Uygunluk Değerlendirme Sektöründe Yetkinlik Eşiği Yükseliyor

Enerji, sanayi, turizm ve stratejik altyapı projelerinde uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin rolü giderek artarken, bu alandaki denetim ve muayeneler in teknik doğruluğu ve bağımsızlığı kritik önem taşıyor. Uygunluk değerlendirme süreçleri sonunda belge veya raporlar alınması gereken bir doküman değil; yatırım kararlarını, operasyonel sürekliliği ve kurumsal itibarı doğrudan etkileyen bir yönetim aracı olarak değerlendiriliyor. TSE Global'in ulusal ve uluslararası projelerde edindiği deneyim, muayene, gözetim, sörvey ve tüm 2. ve 3. Taraf hizmetleri ile; endüstriyel projeler, enerji, gıda ve tarım, inşaat, otomotiv, tüketici ürünleri ve tedarikçilere dair uygunluk değerlendirme faaliyetleri yalnızca mevzuata uyum değil, aynı zamanda uzun vadeli güven ve istikrar sa lamasına katkı sunuyor. Sürdürülebilirlik alanında ölçüm ve doğrulama süreçleri belirleyici hale gelmiş durumda. Karbon ve su ayak izi hesaplamaları, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası geçerliliğe sahip denetimler; iletişim diliyle değil, teknik altyapı ve saha uygulamalarıyla anlam kazanıyor. Denetim ve teknik güvenlik faaliyetlerinde sahaya hakimiyet ise muayene ve belgelendirmenin güvenilirliğini belirleyen temel unsur olarak öne çıkıyor. Tedarikçi ve şube denetimleri, mekanik ve elektrik ekipmanların periyodik muayeneleri, yükleme ve tahliye gözetimleri ile asansör denetimleri; kamu güvenliği ve operasyonel süreklilik açısından kritik rol oynuyor. Bu alanlardaki uzmanlık, TSE Global'i yalnızca belge veren değil, sahada güveni doğrulayan bir teknik otorite konumuna taşıyor. Bağımsız ve tarafsız raporlama kabiliyetini en öde tutarak yürütülen endüstriyel muayene ve gözetim projelerine liderlik ederek, eğitimden personel belgelendirmeye, test ve analizden sürdürülebilir raporlamaya kadar anahtar teslim uygunluk değerlendirme çalışmaları sunan TSE Global örneği, kalite, güven, mevzuata uyum ve rekabet şartlarının günümüzde kamu yararı ve kurumsal sorumluluk ekseninde yeniden tanımlandığını ortaya koyuyor.

BYD’nin Elektrikli Kompakt Şehirli SUV’u ATTO 2, Aralık Ayında Türkiye’de! Haber

BYD’nin Elektrikli Kompakt Şehirli SUV’u ATTO 2, Aralık Ayında Türkiye’de!

2025 yılı bitmeden, ürün gamının 9. modeli olan tamamen elektrikli kompakt B-SUV BYD ATTO 2, Boost ve Comfort donanım seçenekleriyle 1.529.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla BYD bayilerinde yerini alacak. Dünyanın önde gelen yeni nesil elektrikli araç üreticisi BYD, Türkiye’de ürün yelpazesini yüzde 100 elektrikli B-SUV segmentinde yer alan yepyeni ATTO 2 modeliyle genişletti. BYD’nin Türkiye’deki sekizinci elektrikli ve ürün gamı içindeki dokuzuncu modeli olan ATTO 2, kompakt yapısı, çevik manevra kabiliyeti, segmentinin üzerinde donanım seçenekleri ve kullanıcılarının hayatını kolaylaştıran teknolojik inovasyonlarıyla şehir içi SUV deneyimini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Aralık ayında Türkiye’deki tüm BYD bayilerinde satışa sunulacak olan ATTO 2, Boost donanım versiyonu için 1.529.000 TL, Comfort donanım versiyonu için ise 1.629.000 TL’lik özel lansman fiyatlarıyla otomobil severlerle buluşuyor. “9 modelimizle otomobil pazarına enerji vermeye devam edeceğiz” Türkiye otomotiv pazarına BYD ATTO 2 modelinin yeni bir soluk getireceğini belirten BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, “Türkiye’de elektrikli mobiliteye olan ilgi her geçen gün artarken, biz de ürün gamımızı hızla genişletiyor ve bu alandaki iddiamızı güçlendirmeye devam ediyoruz. BYD ATTO 2, konfor ve teknolojiyi şehir içi pratikliğiyle birleştirerek segmentinde önemli bir oyuncu olacak. ‘Ulaşılabilir premium’ marka konumlandırmamız doğrultusunda, ATTO 2’nin üst düzey donanımı ve gelişmiş güvenlik teknolojileriyle öne çıkarak, tam elektrikli SUV segmentinde fark yaratacağına inanıyoruz. Bu yıl ATTO 2’nin yanı sıra TANG ve SEALION 7 modellerimizi de kullanıcılarla buluşturduk. Böylece Türkiye’de sunduğumuz model sayısı dokuza ulaştı. Önümüzdeki yıl da akıllı seçim niteliğindeki yeni ürünlerimizle Türkiye otomotiv pazarına enerji vermeye devam edeceğiz.” dedi. “2025 yılının en hızlı büyüyen markasıyız” 2025 yılının en hızlı büyüyen markasının BYD olduğunu belirten Ergun, sözlerine şöyle devam etti: “Yeni enerji araç pazarının lideri olarak BYD, Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir ivme kazandırıyor. Teknoloji odaklı yaklaşımımız, yüksek donanım seviyemiz, güvenilirliğimiz ve ‘ulaşılabilir premium’ konumlandırmamız sayesinde tüketicilerin elektrikli araçlara geçiş sürecinde önemli bir rol üstleniyoruz. Türkiye’de yılın otomobili seçilen SEAL U modelimizin şarj edilebilir hibrit versiyonu ile şarj edilebilir hibrit teknolojisini Türkiye’de geniş kitleler için erişilebilir hale getiriyoruz. Böylece bu pazara hem liderlik ediyor hem de segmentin gelişimine öncülük ediyoruz.” “BYD modellerine olan yüksek talep devam ediyor” BYD’ye gösterilen yoğun ilginin devam ettiğini vurgulayan Ergun şunları kaydetti: “5 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz SEALION 7 ve ATTO 2 lansmanının ardından sosyal medya, web sitemiz, telefon hattımız, bayilerimiz dahil tüm kanallarımızda yoğun bir ilgiyle karşılaştık ve lansman sonrasında 5 binin üzerinde talep aldık. SEALION 7 modelimize gösterilen yoğun ilgi ve yüksek talep doğrultusunda, müşterilerimizin fiyat artışından etkilenmemeleri için Kasım ayındaki lansman fiyatını Aralık ayında da koruma kararı aldık. Yıl sonuna kadar bu talebi karşılayarak müşterilerimizi yeni araçlarıyla buluşturmayı hedefliyoruz.” Kompakt boyutlar ile çevik şehir içi performansı BYD ATTO 2, modern SUV tasarımını kompakt boyutlarla kusursuz bir şekilde bir araya getiriyor. 4.310 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve 1.675 mm yüksekliğe sahip olan model, oldukça geniş bir yaşam alanı sunuyor. 2.620 mm’lik dingil mesafesi, segmentindeki birçok rakibine kıyasla çok daha ferah bir iç mekân sağlıyor. Bu ölçülere ek olarak 10,5 metrelik dönüş çapı ile manevra kolaylığı sağlayarak hem şehir içi kullanım kolaylığı hem de ferah bir yaşam alanı arasında dengeli bir yapı sağlıyor. ATTO 2’nin dış tasarımı, zarif detaylarla güçlendirilmiş çarpıcı bir duruş sergiliyor. Ön bölümdeki keskin hatlı LED farlar, ince gündüz farları ve parlak ön panjur detayları, modelin dinamik ve iddialı karakterini vurguluyor. Dikey hava girişleri ve aerodinamik ön tampon, yalnızca modern tasarımı öne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda aracın verimliliğine de katkı sağlıyor. Arka tasarımda ise Çin kültüründen ilham alınarak tasarlanan, sonsuz iyi şansı simgeleyen “8” formundaki stop lambaları, ATTO 2’nin estetik çizgisini tamamlıyor ve ona özgün bir kimlik kazandırıyor. Geniş ve kaliteli iç mekan ATTO 2’nin iç tasarımı, modern çizgileri ve kaliteli malzemeleri geometrik bir tema ile bir araya getiriyor. Ön panel, BYD’nin modern tasarım anlayışını yansıtırken, kabin ve kapı içlerinde kullanılan yumuşak dokulu malzemeler konfor hissini artırıyor. Orta konsolda yer alan çift bardaklık, geniş saklama alanları ve elmas kesim görünümlü vites iç mekâna zarif bir dokunuş katıyor. Ferah yaşam alanını destekleyen BYD’nin e-Platform 3.0 mimarisi, özellikle arka koltuklarda geniş bir iç hacim sunarak, yolcular için ekstra konfor sağlıyor. Düz arka zemin tasarımı, özellikle aileler ve uzun yolculuklar için ideal bir genişlik sunarken, 400 litrelik hacmi, arka koltuklar katlandığında 1.340 litreye kadar genişleyerek daha fazla yükleme alanı sağlıyor. ATTO 2, Titanyum Gri, Su Yeşili, Kar Beyazı ve Karbon Siyahı olmak üzere 4 farklı renk seçenekleriyle tercih edilebiliyor. Dış tasarımdaki bu seçenekleri iç mekanda Siyah veya Bej renklerinde vegan deri döşeme alternatifleri tamamlıyor. Şehir içi kullanımda 463 km’ye varan menzil Önde konumlandırılmış 130 kW (177 PS) gücündeki elektrik motoru, 290 Nm tork üretiyor ve ATTO 2’yi 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,9 saniyede ulaştırıyor. 45,12 kWsa kapasiteli Blade Batarya, WLTP ölçümlerine göre 312 km karma menzil sağlıyor. Şehir içi kullanımda ise menzil 463 km’ye kadar yükseliyor. 65 kW DC hızlı şarj özelliği sayesinde batarya yüzde 30’dan yüzde 80’e ise yalnızca 28 dakikada şarj edilebiliyor. Modelde üç fazlı 11 kW AC şarj desteği standart olarak sunuluyor. Çok bağlantılı arka süspansiyon yapısı, artırılmış gövde rijitliği ve BYD’ye özgü Cell-to-Body (CTB) mimarisi, sürüş konforu ile güvenliği birlikte sağlıyor. Yeni ATTO 2, 17 inç jantlar, panoramik cam tavan, 12,8 inç dönebilir dokunmatik multimedya ekranı, 8,8 inç dijital gösterge, elektrikli ayarlanabilir ve ısıtmalı vegan deri ön koltuklar, 50W kablosuz şarj ünitesi, gelişmiş “Hi BYD” sesli komut sistemiyle dikkati çekiyor. ATTO 2'nin her iki versiyonunda da dört farklı sürüş modu bulunuyor. Eco, Normal, Spor ve Kar seçenekleri, kullanıcıların farklı yol ve hava koşullarına hızlıca uyum sağlamasına imkan tanıyor. ATTO 2’de bağlantı ve kullanım kolaylığı açısından da zengin bir standart donanım seti sunuluyor. Ön kol dayamada biri 7,5W Tip-A, diğeri 60W Tip-C olmak üzere iki USB girişi yer alırken, arka yolcular için 18W destekli Tip-A ve Tip-C girişleri konforu artırıyor. Kabin havasını sürekli temiz tutan PM2.5 filtresi, “Follow Me Home” fonksiyonu ve uzun far asistanı da her iki donanım seviyesinde standart olarak sunularak ATTO 2’nin kullanıcı odaklı bütüncül donanım yaklaşımını tamamlıyor. Standartların ötesinde donanım seviyesi Teknoloji odaklı bir marka olarak BYD, tüm modellerinde yenilikçi özellikler ve gelişmiş fonksiyonlar sunmayı hedefliyor. ATTO 2 de bu vizyonun bir yansıması olarak, B-SUV segmentinde öne çıkan donanımlarla dikkati çekiyor. ATTO 2, her iki donanım seviyesinde de sınıfının üzerinde bir standart tanımlıyor. Panoramik cam tavanı ve perdesi, 17 inç jantları, vegan deri koltukları, elektrikli ayarlanabilir ön koltukları, 8.8 inç dijital gösterge paneli ve dönebilir dokunmatik multimedya ekranı tüm versiyonlarda ortak olarak sunuluyor. Gelişmiş güvenlik teknolojileri, iki donanım seviyesinde tamamen aynı kapsamda yer alıyor. Kamera ile sürücü yorgunluk algılama sistemi başta olmak üzere tüm ADAS fonksiyonları kullanıcılara eksiksiz şekilde ulaştırılıyor. BYD’nin imzası haline gelen Blade Batarya ve CTB mimarisi ile her iki donanımda standart sunulan ısı pompası, modelin verimlilik ve güvenlik odaklı karakterini güçlendiriyor. Comfort donanım seviyesi ise kullanıcı deneyimini daha ileri taşıyan teknolojik ve konfor odaklı bazı ek özelliklerle ayrışıyor. Daha büyük boyutlu 12.8 inç dönebilir dokunmatik multimedya ekranı, ön koltuk ısıtma, direksiyon ısıtma, kabine derinlik kazandıran ambiyans aydınlatması, 15W kablosuz şarj ünitesi ve park manevralarını kolaylaştıran panoramik görüş kamerası gibi özellikler Comfort donanım seviyesinde tüketicilerle buluşuyor. Her iki versiyonda da yüksek donanım seviyesi korunurken, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre ölçeklenebilir bir ürün yapısı oluşturuyor. BYD ATTO 2 kullanıcıları, araca geleneksel anahtarın yanı sıra NFC kartı ile de erişim sağlayabiliyor. Tüm versiyonlarda her iki ön koltuk da elektrikli olarak ayarlanabilirken, bu özellik B-SUV segmentinde nadir görülen bir donanım olarak öne çıkıyor. Ayrıca, ısıtmalı direksiyon özelliği ise ATTO 2’yi rakiplerinden ayrıştıran konfor detaylarından biri olarak dikkat çekiyor. Diğer BYD modellerinde olduğu gibi, ATTO 2 modeli de gelişmiş bir akıllı sesli asistan ile sunuluyor. Sistem, kullanıcıların klima, cam açma-kapama gibi birçok önemli fonksiyonu sesli olarak kontrol etmesine olanak tanıyor. Ayrıca, kablosuz şekilde aktive olan Android Auto ve Apple CarPlay, yolcuların kesintisiz bir bağlantı deneyimi yaşamasına olanak tanıyor. ATTO 2’de sunulan Araç Enerji Paylaşımı (VtoL) teknolojisi de günlük yaşamda önemli bir pratiklik sağlıyor. Bu özellik sayesinde araç, 3.3 kW’a kadar güç üreterek kahve makinesi veya elektrikli süpürge gibi cihazların çalıştırılmasına olanak tanıyor. Harici bir priz aracılığıyla kullanılabilen bu teknoloji, taşınabilir enerji kaynağı ihtiyacını karşılayarak kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Güvenlik ön planda tutularak tasarlandı Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri sunan ATTO 2, sürücü, ön yolcu, yan ve perde hava yastıklarıyla yüksek koruma sunuyor. Ayrıca Otonom acil fren sistemi (AEB), akıllı hız limiti kontrolü (ISLC), şerit takip asistanı (LSS), adaptif hız sabitleme sistemi (ACC) ve akıllı hız sabitleme sistemi (ICC) ile sürüş güvenliğini her koşulda destekliyor. Kör nokta uyarı sistemi (BSD), kapı açma uyarısı (DOW) ve geri manevra çapraz trafik uyarısı (RCTB) ise sürücünün çevresel farkındalığını artırarak hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde ek güvenlik sağlıyor. BYD, tüm modellerinde olduğu gibi ATTO 2 modellerinde de bağlantılı servislerle entegre çalışan BYD Mobil Uygulamasını sunuyor. Android ve iOS platformlarında ücretsiz olarak indirilen uygulama, menzil ve şarj durumu takibinden, klima, direksiyon ve koltuk ısıtma kontrolüne, kapıların uzaktan kilitlenmesinden araç konumunun görüntülenmesine kadar birçok fonksiyonu tek dokunuşla cep telefonları ile uzaktan yönetilebilmesini sağlıyor. Ayrıca BYD Uygulamasındaki dijital anahtar sayesinde, aracı anahtar taşımadan telefon üzerinden açıp kapatmak mümkün oluyor. Buna ek olarak BYD ATTO 2, OTA (Over-the-Air) teknolojisi sayesinde yazılım güncellemelerini uzaktan alabiliyor. Böylece araçlar her zaman güncel kalırken, yeni özellikler de anında kullanılabiliyor.

TotalEnergies Türkiye’nin Yeni Distribütörü Tuna Petrol Oldu Haber

TotalEnergies Türkiye’nin Yeni Distribütörü Tuna Petrol Oldu

İmzalanan distribütörlük anlaşması ile TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının Amasya, Çorum, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat il ve ilçelerindeki satış ve dağıtımı Ekim ayından itibaren Tuna Petrol tarafından gerçekleştirecek. “Herkese değer katacak bir iş birliği” TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk, yeni iş birlikleriyle hizmet ağlarını genişletmeyi ve ürünlerini daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bu iş birliğinin her iki tarafa da değer katacağına, hem müşteri sayımızı hem de müşteri memnuniyetimizi artıracağına inanıyoruz. Kaliteli, güvenilir ve üstün performanslı ürünlerimizi sektördeki paydaşlarımıza sunmak ve yüksek müşteri memnuniyeti sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin hepimize hayırlı olmasını diliyorum.” değerlendirmesinde bulundu. “Yeni bir döneme adım atıyoruz” Tuna Petrol, 2019 yılından bu yana Samsun merkezli operasyon yapısıyla bölgenin güvenilir iş ortaklarından biri konumunda. Kurulduğu günden bu yana müşteri memnuniyetini ön planda tutan şirket, yalnızca ürün tedarik eden değil; teknik hizmet ve danışmanlık sunan bir çözüm ortağı olarak farklılaşıyor. Otomotiv, tarım, sanayi, filo ve enerji gibi birçok sektöre hizmet veren Tuna Petrol, geniş müşteri portföyü sayesinde hem dengeli finansal yapı hem de sürdürülebilir büyüme yakalamış durumda. Tuna Petrol Firma Sahibi Serkan Uğraş iş birliği hakkında şunları söyledi: “Tuna Petrol, sektördeki tecrübesini TotalEnergies’in yüksek performanslı ve yenilikçi ürün gamı ile birleştirerek yeni bir döneme adım atıyor. Bu güçlü iş birliği sayesinde müşterilerimize daha geniş bir ürün yelpazesi sunacağız. TotalEnergies ve ELF markalarıyla birlikte rekabet gücümüzü artırmayı, müşteri tabanımızı genişletmeyi ve bölgemizde sektörün en güçlü temsilcilerinden biri olmayı hedefliyoruz. TotalEnergies iş birliğiyle birlikte geleceğe emin adımlarla ilerleyerek, müşterilerimize yüksek performanslı ürünler ve değer katan hizmetler sunmayı sürdüreceğiz.”

Borusan Otomotiv’den BMW Modellerinde Yıl Sonu Fırsatları Haber

Borusan Otomotiv’den BMW Modellerinde Yıl Sonu Fırsatları

Takas desteği, özel finansman koşulları ve ÖTV avantajlı fiyatlarla sınırlı sayıda otomobil Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda yeni sahiplerini bekliyor. BMW 420i Gran Coupé: Sportif Şıklığın En Zarif Hali Estetik tasarımı, dinamik sürüş karakteri ve coupé formunun getirdiği sportif çizgileriyle BMW 420i Gran Coupé, hem günlük kullanıma uygun pratikliği hem de saf sürüş keyfini bir araya getiriyor. Geniş iç hacmi, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve BMW’ye özgü premium malzeme kalitesiyle segmentinin en iddialı modellerinden biri olan BMW 420i Gran Coupé, yıl sonuna özel 900.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 4.500.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla satışa sunuluyor. BMW 520i Sedan: Lüks ve Teknolojinin Yeni Yorumu Business Sedan segmentinin öncüsü BMW 520i Sedan, markanın modern tasarım dilini yansıtan zarif hatları, yüksek konfor seviyesi ve son nesil teknolojik donanımlarıyla dikkat çekiyor. Yenilenen mild hybrid motoru sayesinde verimlilik ve performansı bir arada sunan model, sessiz ve dengeli sürüş karakteriyle öne çıkıyor. BMW 520i Sedan, yıl sonuna özel 1.200.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 6.000.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda yeni sahiplerini bekliyor. BMW i5 eDrive40: Elektrikli Mobilitede Yeni Standart BMW 5 Serisi’nin tamamen elektrikli versiyonu olan BMW i5 eDrive40, premium elektrikli mobilite anlayışını yeniden tanımlıyor. Business Sedan konsepti, tamamen elektrikli sürüş ve yüksek menzil kapasitesiyle konforu yeniden tanımlayan model, sürdürülebilirliği BMW’ye özgü sürüş keyfiyle birleştiriyor. BMW i5 eDrive40, yıl sonuna özel 900.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 5.000.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla satışta. BMW X3 20 ve BMW X3 20d xDrive: SUV Sınıfında Güç ve Konforun Buluşması Güçlü duruşu, geniş yaşam alanı ve son nesil sürüş destek sistemleriyle BMW X3, her yol koşulunda konforu ve güvenliği ön planda tutan bir SUV deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özel olarak geliştirilen mild hybrid motor teknolojisiyle performans ve verimliliği mükemmel bir dengede sunan BMW X3 20 ve BMW X3 20d xDrive modelleri, Kasım sonu itibarıyla ithal edilecek otomobillerde geçerli olmaya başlayacak %25 ek gümrük vergisinden etkilenmeyen sınırlı sayıda otomobilde fiyat avantajı sunuyor. BMW Plug-in Hybrid (PHEV) Modellerinde ÖTV Değişikliği Öncesi Son Fırsatlar BMW X1 xDrive25e ve BMW 230e xDrive Active Tourer modellerinin Kasım üretim ayı itibarıyla emisyon ölçümlerinde yapılacak değişiklik sonrası ÖTV dilimi %75’ten %100’e yükselecek. PHEV modellerinde de özel fırsatlar sunan Borusan Otomotiv, sınırlı sayıdaki BMW X1 xDrive25e ve BMW 230e xDrive Active Tourer modellerini %75 ÖTV diliminde satışa sunuyor. Kompakt SUV segmentinde çevreci teknolojiyi BMW X karakteriyle birleştiren BMW X1 xDrive25e ile şehir içi konforu, yüksek verimlilik ve geniş iç mekânla buluşturan BMW 230e xDrive Active Tourer, yıl sonuna kadar avantajlı fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor. Kampanya kapsamında BMW X1 xDrive25e nakit indirimiyle 4.244.300TL’den, BMW 230e xDrive Active Tourer nakit indirimiyle 3.847.000’den başlayan fiyatlarla Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda satış sunuluyor.

OMODA & JAECOO Ekim Ayında Yeni Bir Küresel Satış Rekoru Kırdı! Haber

OMODA & JAECOO Ekim Ayında Yeni Bir Küresel Satış Rekoru Kırdı!

Ekim ayında OMODA & JAECOO’nun yeni enerjili araç satışları 27 bin adedi aşarak toplam satışların yüzde 64’ünden fazlasını oluşturdu. Bu sonuç, markanın yeni enerjiye geçişteki kararlılığını ve teknolojik liderliğini açıkça gösteriyor. Otomotiv sektörünün yenilikçi markaları OMODA & JAECOO, yükselen küresel performansını ekim ayında da sürdürdü. Güçlü büyüme ivmesi ekim ayında devam eden OMODA & JAECOO, küresel satışlarını 42 bin 444 adede çıkardı. Bu rakam, aylık bazda yüzde 29 ve yıllık bazda yüzde 88 artış anlamına geliyor. Marka, karmaşık ve sürekli değişen uluslararası pazarda üstün ürün rekabet gücünü ve marka dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı. Yurtdışı genişlemesinden bu yana OMODA & JAECOO, küresel yapılanmasını ve yeni enerji stratejisini entegre bir şekilde ilerleterek, küresel büyümenin ölçütü olarak konumunu sürekli güçlendirdi. Bölgesel pazar derinleşmesinde önemli başarılar elde edildi! Dünyanın en hızlı büyüyen otomotiv markalarından biri olan OMODA & JAECOO, küresel pazarda olağanüstü ürün gücü ve hassas bölgesel operasyon kabiliyetiyle dikkat çekerek satışlarda sürekli atılım elde ediyor. OMODA & JAECOO’nun hızlı genişlemesinde Avrupa pazarı kilit bölge konumunu korurken her iki marka da ekim ayında istikrarlı biçimde güçlü satış performansı sergiledi. Bu kapsamda, Polonya pazarı aylık 1.800 adedin üzerinde satışla tarihi bir rekor kırdı ve aylık bazda yüzde 48 büyüme elde etti; İtalya pazarı ise 1.500 adedin üzerinde satışla aylık yüzde 29 artış kaydetti. Güneydoğu Asya ve Tayland pazarları güçlü ivmesini sürdürerek, 2 bin 700 adedin üzerinde satış ve aylık yüzde 47 artış oranıyla bölgesel büyümede lider konuma yerleşti. Amerikan pazarında ise Brezilya ve Meksika gibi kilit ülkelerde aylık bazda artış sağlanarak istikrarlı bir büyüme eğilimi oluşturuldu. Bunun yanı sıra, gelişmekte olan pazarlar da dikkat çekici bir performans sergiledi. Hollanda’da aylık bazda yüzde 94 artış kaydedilerek markanın bu pazardaki patlayıcı büyüme potansiyeli ortaya kondu. Endonezya, Avustralya ve diğer bölgelerdeki istikrarlı artış ise küresel pazar yapılanmasını daha da güçlendirdi. OMODA & JAECOO, farklı bölgelerdeki tüketici taleplerini karşılamak üzere hassas yerelleştirme stratejileri ve teknolojik yenilikler aracılığıyla küresel ölçekte sürdürülebilir bir büyüme modeli inşa ediyor. Yeni enerjili araçlar büyümenin merkezinde! Ekim ayında OMODA & JAECOO’nun yeni enerjili araç satışları 27 bin adedi aşarak toplam satışların yüzde 64’ünden fazlasını oluşturdu. Bu sonuç, markanın yeni enerjiye geçişteki kararlılığını ve teknolojik liderliğini açıkça gösteriyor. Bu başarı, ileri teknolojinin ve güçlü pazar çekiciliğinin ortak etkisiyle gerçekleşti. Çeşitlendirilmiş ürün gamı, genel satış büyümesini destekleyerek markanın pazar konumunu güçlendirdi ve kuvvetli rekabet gücü ile büyüme potansiyelini sergiledi. Böylece gelecekteki sürdürülebilir gelişim için sağlam bir temel oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.