Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Otomotiv

Kapsül Haber Ajansı - Otomotiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor Haber

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor Haber

Renault Group, futuREady'i Hayata Geçiriyor

Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine inşa edilen yaklaşımıyla küresel ölçekte Avrupa’nın referans otomobil üreticisi olmayı hedefliyor. 4 temel başlık altında şekillenen bu yaklaşım; ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşüm vizyonunu ortaya koyuyor. Renault Group, “Growth ready” başlığı altında ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini tüm faaliyetlerinin merkezine koymayı hedefliyor. Bu kapsamda, Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin piyasaya sunulması ve uluslararası pazarlarda 14 modelle ikinci ürün atağının başarıyla tamamlanması planlanıyor. Renault Group’un futuREady planında Türkiye’nin kritik rolü Renault Group’un futuREady vizyonu kapsamında Türkiye, büyüme stratejisinin ve operasyonel mükemmeliyet anlayışının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Geniş Avrupa bölgesinin kritik üretim ve mühendislik üslerinden biri olan Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, yüksek üretim kabiliyeti ve gelişmiş otomotiv ekosistemiyle Grup’un küresel operasyonlarında stratejik bir rol üstleniyor. Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası da çoklu model üretim kapasitesi, esnek yapısı ve mühendislik yetkinlikleriyle bu yapının en güçlü halkalarından birini oluşturuyor. Türkiye’nin futuREady içindeki bu stratejik rolü, Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER’ın Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek olmasıyla daha da güçleniyor. Renault Group’un C segmentindeki yeni oyuncusu Dacia STRIKER Türkiye’de üretilecek Dacia, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretilecek dördüncü model olan Striker’ın ön tanıtımını ilk kez futuREady strateji toplantısında gerçekleştirdi. Renault Duster, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Dacia Striker’ın da Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretileceği açıklandı. Bu adımla birlikte Dacia, üretim anlamında Türkiye’ye resmi olarak giriş yapıyor.400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Türkiye’de satışa sunulacak ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazara ihraç edilecek.Hibrit seçenekler de dahil olmak üzere farklı motor alternatifleriyle pazara sunulacak olan Dacia Striker’ın 2026 yılında üretime girmesi planlanıyor.Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve ürün atağını hızlandırma planının da bir parçası olan yeni Dacia Striker, Grup’un uluslararası üretim ve ürün stratejisinde Türkiye’nin rolünü güçlendiriyor. Dacia Striker, Uluslararası Oyun Planı kapsamında Türkiye’de üretimi planlanan dört modelden oluşan ürün gamını tamamlıyor. 400 milyon avroyu aşan bir yatırım paketi kapsamında geliştirilen yeni C segmenti model, Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda üretilecek. Renault Group Türkiye CEO Lionel Jaillet: “Oyak Renault, Aralık 2023’ün sonunda 400 milyon avroyu aşan bir yatırımla dört yeni modelin üretime alınacağını duyurarak Türkiye için net bir dönüşüm yol haritası ortaya koydu. Bu yolculuk Renault Duster ile başladı ve Yeni Renault Clio ile devam ediyor. Bu arada Renault Boreal ise proje sürecinde ilerliyor ve 2026 yılının ortasında Türkiye yollarındaki yerini alacak. Ürün planımızdaki dördüncü modeli duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretim yeri Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası olacak. Bu projeyle birlikte Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi olacak. Bu model, Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalat yapan bir konumdan yerel üretim gerçekleştiren bir marka haline taşıyor. Üretimin başlamasıyla birlikte fabrikamızın çoklu model üretim kabiliyeti bir üst seviyeye taşınacak. Bu gelişme aynı zamanda Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacak. OYAK ile kurduğumuz güçlü iş birliği doğrultusunda üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da güçlendirmeyi ve Türkiye otomotiv ekosistemi için daha fazla değer yaratmayı sürdüreceğiz.” Striker: Dacia’nın C segmentinin geleceğine yönelik vizyonu Dacia, station wagon’un dinamizmini, geniş bir hatchback’in pratikliğini ve bir SUV’un yerden yüksekliğini bir araya getiren yeni çoklu enerji seçenekli crossover modeli Striker ile C segmentindeki atağını güçlendiriyor. Dacia Striker, güçlü ve kendinden emin bir tasarıma sahip. Dinamik hatları, aerodinamik silueti ve iddialı dikey ön yüz tasarımı, markanın yeni ve modern gündüz farı imzasıyla tamamlanıyor. Striker, Dacia’nın C segmentinde elektrifikasyonu erişilebilir kılma hedefini yansıtıyor. Ürün gamında hibrit versiyon, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG seçenekleri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu Haber

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Driventure'dan Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj Çözümleri Geliştiren YED Teknoloji’ye Stratejik Yatırım  Haber

Driventure'dan Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj Çözümleri Geliştiren YED Teknoloji’ye Stratejik Yatırım 

Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan’ın kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, inovasyon ekosistemini güçlendirme yolundaki yatırımlarına YedT ile bir yenisini ekledi. Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen YedT bu alanda on yıldan fazla alanında tecrübeli kurucu ekibi olan bir mühendislik şirketi olarak batarya entegreli DC hızlı mobil şarj çözümleri ve elektrikli araç teknolojilerine odaklanıyor. Otomotiv sektöründe tecrübeli Mustafa Özgür, İhsan Çaybaşı ve Güven Çömezoğlu tarafından kurulan şirket, bu hedefi doğrultusundaki çalışmalarıyla şebekeden bağımsız veya düşük şebeke bağlantısıyla çalışabilen hızlı şarj çözümlerini ölçekleyerek her yerde erişilebilir kılmayı amaçlıyor. YedT’nin öne çıkan ürün ve yetkinlikleri, batarya destekli DC hızlı şarj istasyonları, otomotiv standartlarında güç dağıtım ve enerji yönetim üniteleri (PDCU)ve mobil bataryalı hızlı mobil şarj çözümleri olarak sıralanıyor. Bu ürün gamı içerisindeki hızlı mobil şarj üniteleri Ford Otosan ve YedT iş birliğiyle geliştirilip piyasaya sunulacak. Ürün geliştirme faaliyetlerini yurt içi ve yurt dışında endüstriyel ortaklarıyla yürüttüğü saha uygulamaları ile sürdüren şirket, elektrikli araç şarj teknolojilerine yönelik çözümlerini yurt dışı pazarlarda ihracatını yaparken, Ford Otosan yatırımıyla birlikte bu çözümlerin seri üretimine geçmeyi hedefliyor. Başarısı kanıtlanmış çözümler YedT, Driventure’ın mobilite, sürdürülebilirlik, akıllı üretim ve lojistik alanlarında yenilikçi erken aşama girişimleri desteklediği "Future of Mobility Hızlandırma Programı"na dahil olan girişimler arasında yer alıyordu. YedT tarafından geliştirilen şebekeden bağımsız mobil şarj üniteleri, 2025 yılından bu yana Ford Otosan’ın tesislerinde ve otoparklarında kullanılıyor. Ayrıca Ford Otosan’ın İstanbul Sancaktepe’deki otoparklarındaki elektrik altyapısı, YedT ile geliştirilen çözüm ile 6 kat güçlendirilerek elektrikli araçlara hızlı şarj servisi verilmesi sağlandı. Driventure , gerçekleştirdiği bu stratejik yatırım ile YedT'nin teknolojik çözümlerini ekosistemine dahil ederek küresel ölçekteki ayak izini ve etkinliğini daha da artıracak. Yatırım ile YedT’in bataryalı şarj cihazları ile elektrikli araç teknolojilerinde uzun vadeli teknoloji sağlayıcısı olarak konumlanma hedefinin desteklenmesi hedefleniyor. Ford Otosan’ın inovasyon ve dönüşüm vizyonu doğrultusunda 2019 yılında hayata geçirdiği kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimleri destekliyor. Driventure, finansal destek sağlayan bir yatırımcı olmasının yanında, girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren, aynı zamanda Ford Otosan ve mobilite ekosistemiyle entegre olmasını da amaçlayan bir stratejik ortak olarak konumlanıyor. Driventure’ın yatırımla desteklediği şirketler arasında Optiyol, Bluedot, Delivers.AI, Deepenai, Saha Robotics ,Evreka, Robolaunch, Büyütech, AilBuild ve YedT yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler Haber

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler

İran Krizi ve Türkiye İhracatı:Riskler, Senaryolar ve Hazırlık Stratejileri 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonu, bölgeyi son on yılların en ciddi güvenlik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen abluka altına alınması, 170'ten fazla konteyner gemisinin Körfez'de mahsur kalması, Dubai dahil birçok uluslararası havalimanının kapanması ve 5 Mart itibarıyla savaş riski sigortalarının iptal edilecek olması, küresel ticareti derinden etkileyen gelişmelerdir. Türk ihracatçıları açısından enerji ithalat maliyetlerindeki artış, TL üzerindeki kur baskısı, navlun ve sigorta primlerindeki sıçrama ile Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı sözleşmesinin Temmuz 2026'da dolacak olması en acil risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. The Globby Araştırma Ekibi, bu riskleri ve olası gelişmeleri ITC TradeMap verileri, petrol fiyat senaryoları ve ambargo rejimi analizleri çerçevesinde değerlendiren kapsamlı bir rapor hazırladı. Tablo 1: Türk İhracatçılar İçin Temel Risk Alanları Risk Alanı Mevcut Durum İhracata Potansiyel Etki Hürmüz Boğazı Ablukası Fiilen kapalı; 150+ tanker demir attı Körfez'e sevkiyat durma noktasında; alternatif rota zorunlu Enerji Maliyeti Brent 77 $'a sıçradı (zirve 82+$) Girdi maliyeti artışı; enerji yoğun sektörlerde marj baskısı Navlun ve Sigorta Navlun +%50-100; sigorta primi 2 katına çıktı FOB/CIF fiyat dengesini bozar; teklif fiyatlarının güncellenmesi şart Döviz Kuru TL/USD 43,92-43,97 (rekor düşük yakını) İthal girdi maliyeti artışı; ancak dolar bazlı rekabet gücü desteği Doğalgaz Arzı Tebriz-Ankara sözleşmesi Temmuz 2026'da doluyor Arz kesintisi riski; pahalı spot LNG'ye yönelim Yaptırım Riski İran ile ticaret yapana %25 ABD tarifesi tehdidi ABD pazarı kaybı riski; uyum politikası zorunlu Kızıldeniz Tehdidi Hûsiler saldırıları yeniden başlattı Süveyş alternatif rotası da risk altında; çift darboğaz krizi Dört Senaryo, Dört Farklı Hazırlık Düzlemi Krizin gidişatına bağlı olarak Türkiye ihracatı farklı risk ve dönüşüm senaryolarıyla karşı karşıyadır. The Globby Araştırma Ekibi'nin TradeMap verileri üzerinden modellediği dört senaryoda, her birinin ihracatçılar için farklı risk profilleri ve hazırlık gereksinimleri bulunmaktadır. Enerji maliyeti artışı, navlun/sigorta şoku ve kur baskısı tüm senaryolarda önemli baskı unsurlarıdır. Öte yandan İran arz kesintisinin yarattığı pazar boşluğu, Körfez ülkelerinin yeniden inşa ihtiyacı, kara koridorlarının önem kazanması ve nearshoring eğilimi; bu baskıları dengeleyebilecek ve proaktif davranan ihracatçılara yeni kapılar açabilecek dinamikler olarak değerlendirilmektedir. Tablo 2: Senaryo Karşılaştırması, Parametreler ve Beklenen Etki Parametre S1: Kısa Çatışma S2: Uzayan Savaş S3: Rejim Değişimi S4: Kısıtlama Kalkması Süre 1-2 hafta 1-3 ay 6-12 ay 12-24 ay Brent Petrol ~80 $/varil ~95 $/varil ~75 $/varil ~65 $/varil TL/USD Ek Baskı +%3 +%8 +%5 -%2 (toparlanma) Hürmüz Boğazı Kısa kapalı Uzun süreli kapalı Kademeli açılış Tam açık İran Arz Kaybı %30 %80 %60 Toparlanma başlar Yaptırım Rejimi Mevcut devam Sıkılaşır Geçiş dönemi Kaldırılır Maliyet Baskısı -1,3 milyar $ -4,0 milyar $ -0,75 milyar $ +0,9 milyar $ (rahatlama) Dengeleyici Etki +1,6 milyar $ +5,0 milyar $ +4,0 milyar $ +1,4 milyar $ Net Etki (Tahmini) +300 milyon $ +1,0 milyar $ +3,25 milyar $ +2,3 milyar $ Sektörel Etki Haritası: Hangi Sektörlerde Ne Beklenmeli? İran'ın 13,6 milyar dolarlık yıllık ihracatında Türkiye ile doğrudan rekabet edilen kalemlerin ağırlığı dikkat çekicidir. Plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi ürün gruplarında Türkiye'nin üretim kapasitesi İran'ın birkaç katı düzeyindedir. Kriz derinleştikçe İran arzının kesildiği pazarlarda, başta Irak, BAE, Pakistan ve Azerbaycan, tedarik arayışının hızlanması beklenmektedir. Öte yandan enerji yoğun sektörlerde (cam, seramik, demir-çelik) maliyet baskısı ciddi boyutlara ulaşabilir. Savunma sektörü ise küresel silahlanma eğilimi ve NATO bütçe artışlarıyla krizden bağımsız güçlü bir büyüme ivmesi taşımaktadır. Aşağıdaki tabloda ana sektörlerin senaryo bazlı etki projeksiyonları yer almaktadır. Tablo 3: Sektörel Etki Projeksiyonu (Milyon $, Yıllık Tahmini Ek Etki) Sektör Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Senaryo 4 Kritik Not Plastik (HS39) +100 +350 +250 -50 İran'ın en büyük kalemi; Çin/Pakistan ikamesi Demir-Çelik (HS72) +80 +250 +200 +50 Körfez inşaat talebi sürücü Meyve/Sebze (HS07-08) +80 +200 +150 -30 Irak, BAE'de doğrudan ikame Savunma (HS93) +200 +500 +400 +100 Krizden bağımsız +%80 büyüme trendi Çimento/İnşaat (HS25,68) +50 +180 +250 +100 Uzun vadeli Körfez/Suriye inşası Alüminyum (HS76) +40 +120 +100 +30 İran kapasitesi hasar; TR alternatif Makine (HS84) +30 +80 +150 +300 S4'te İran pazarı açılırsa dev potansiyel Otomotiv (HS87) +10 +30 +80 +200 80M nüfuslu İran pazarı uzun vade fırsatı Mineral Yakıt (HS27) -100 -300 -50 +50 Maliyet şoku; marj daralması riski İhracatçılara Çağrı: Hazırlıklı Olmak, Fark Yaratacak The Globby'nin Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, kriz döneminde ihracatçıların yapması gerekenleri şu şekilde özetlemektedir: "Bu kriz, Türk ihracatçıları için ciddi riskler barındırmakla birlikte, hazırlıklı ve çevik davrananlar için önemli dönüşüm fırsatları da yaratmaktadır. Öncelik, mevcut riskleri doğru yönetmektir, sevkiyat rotalarının ve sigorta klozlarının derhal gözden geçirilmesi, teklif fiyatlamalarına enerji ve kur volatilitesinin yansıtılması, Körfez ve Irak'taki müşterilerle proaktif temasın kurulması ilk adımlardır. Orta vadede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi kara ticaret alternatiflerinin değerlendirilmesi, İran arzı kesilen pazarlarda stratejik konumlanma ve Avrupa alıcılarına nearshoring avantajının sunulması kritik önem taşımaktadır." Yaşbala, krizin süresinin ve yaptırım rejiminin evriminin belirleyici değişkenler olduğunu, ancak Türkiye'nin coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkiler ağının her senaryoda stratejik avantaj sağladığını vurgulamaktadır. Tablo 4: İhracatçılar İçin Acil Eylem Kontrol Listesi Vade Eylem Alanı Önerilen Adım 0-3 Ay Lojistik Güvenliği Hürmüz ve Kızıldeniz alternatif rotalarını haritalanmalı; Mersin/Akdeniz rotası anlaşmalarını güncellemeli 0-3 Ay Sigorta ve Kontrat Savaş riski klozlarını gözden geçirilmeli; force majeure maddelerini kontrol et; eskalasyon klozları eklenmeli 0-3 Ay Fiyatlama Stratejisi Enerji ve kur volatilitesini teklif fiyatlarına dahil edilmeli; vadeli döviz satış kontratları yapılmalı 0-3 Ay Müşteri İletişimi Körfez ve Irak müşterilerine proaktif tedarik güvencesi verilmeli; stok seviyeleri artırılmalı 3-12 Ay Kara Koridorları Orta Koridor (Bakü-Tiflis-Kars) ve Kalkınma Yolu rotaları aktif kullanılmalı 3-12 Ay Pazar İkamesi İran arzı kesilen pazarlarda (Irak, Pakistan, BAE) sektörel satış kampanyaları başlatılmalı 3-12 Ay Nearshoring Avrupa alıcılarına Asya navlun artışı alternatifi olarak yakınlık avantajı sunulmalı 12-24 Ay İran Pazarı Hazırlığı Rejim değişikliği/kısıtlama kalkması senaryosu için pazar istihbaratı ve dağıtım ağı planlanmalı 12-24 Ay Körfez Yeniden İnşa Hasar gören altyapı projelerine (havalimanı, liman, enerji) katılım için temas başlatılmalı Tablo 5: Krizin Kritik Sayıları Gösterge Değer Günlük Hürmüz geçişi ~15 milyon varil petrol + küresel LNG'nin %20'si Körfez'de mahsur gemi sayısı 170+ konteyner gemisi (450.000 TEU) Savaş riski sigortası iptal tarihi 5 Mart 2026 (7 P&I kulübü) Tebriz-Ankara gaz sözleşmesi bitişi Temmuz 2026 İran'ın ikame edilebilir ihracat hacmi ~2,86 milyar $ (TR kapasitesi mevcut) Türkiye'nin İran ihracatındaki payı (2025) %37,6 (2006'da %8 idi) Savunma sektörü büyümesi (YoY) +%80 (2,6 → 4,7 milyar $)

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor Haber

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor

The Globby Araştırma Ekibi, 2016-2024 döneminde Avrupa Birliği'nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile yürüttüğü ikili ticareti 97 ürün grubu bazında inceledi. Barış Yaşbala, analizin genel tablosunu özetlerken AB'nin bu dört ülkeden yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirterek, pastanın büyüdüğünü ancak dilimlerin eşit büyümediğini ifade etti. Yaşbala, analizin en çarpıcı bulgusunun otomotiv sektöründe yaşandığını vurguladı. 2016'da Türkiye'nin bu dört ülke arasında AB'ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülke konumunda olduğunu, ancak Çin'in elektrikli araç devrimiyle bu tabloyu tamamen değiştirdiğini aktardı. Çin'in otomotiv ihracatını 8 yılda beş katına çıkararak liderliği devraldığını belirten Yaşbala, Türkiye'nin 29 milyar dolarlık ihracatla hâlâ güçlü bir performans sergilediğini ancak elektrikli araç dönüşümünü yakalamanın artık tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Öte yandan Yaşbala, verilerin umut verici yeni trendlere de işaret ettiğinin altını çizdi. Raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde Türkiye'nin son 8 yılda çok yüksek büyüme oranları yakaladığını belirterek, ihracat yapısının geleneksel tekstil-otomotiv ekseninden çok daha geniş bir portföye evrildiğini ifade etti. Yaşbala, AB'nin COVID sonrasında benimsediği tedarik zinciri yakınlaştırma stratejisinin Türkiye'nin coğrafi konumunu daha da değerli kıldığını ve hız avantajı gerektiren sektörlerde, özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretimde Türk ihracatçıların önünde önemli fırsatlar bulunduğunu vurguladı. Yaşbala, tehditlere de dikkat çekerek AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) Türk ihracatçılar için yakın vadedeki en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi kalemlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala, Türkiye'nin bu sektörlerde önemli bir ihracatçı olduğunu ve karbon ayak izi raporlamasının artık bir pazar erişimi koşulu haline geldiğini aktardı. Hindistan'ın özellikle elektrik-elektronik ve kimyasal sektörlerinde hızla yükseldiğini de ekleyen Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı karar almayı, elektrikli araç ekosistemini hızlandırmayı ve yeşil dönüşüme bugünden hazırlanmayı geciktirmemesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TotalEnergies’den Ustalara Eğitim Haber

TotalEnergies’den Ustalara Eğitim

Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir madeni yağ sektöründe faaliyet gösteren TotalEnergies, sektörün gelişimine katkı sağlama misyonuyla ustaların yanında olmaya devam ediyor. Hızla gelişen ve dönüşen otomotiv teknolojilerine servislerin ve ustaların adaptasyonunu kolaylaştırmak amacıyla, otomotiv, elektrikli ve hibrit araç eğitimlerinde uzman E-Autotrek firmasıyla güçlerini birleştiren TotalEnergies, 2025 yılında 20 ilde toplam 30 eğitim gerçekleştirdi. Proje kapsamında, Türkiye’nin dört bir yanındaki ustalara Hibrit Araçlar, Otomatik Şanzımanlar ve Yeni Nesil Motor Teknolojileri olmak üzere üç ana başlıkta özel eğitimler sunuluyor. Bu programlar sayesinde, servis çalışanlarının en güncel teknolojilere hâkim olması, arıza teşhis ve onarım süreçlerinde daha verimli ve güvenli çalışmalar yapması amaçlanıyor. “Kalite Standartlarını Yükseltiyoruz” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk şunları söyledi: “Otomotiv sektörü hızla dönüşüyor ve bu dönüşümde en önemli paydaşlarımız olan ustalarımızın yanında olmak bizim için bir öncelik. E-Autotrek ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı eğitim programları, sadece teknik bilgi aktarımının ötesine geçiyor. Hibrit araçlardan otomatik şanzımanlara, yeni nesil motor teknolojilerinden doğru madeni yağ seçimine kadar geniş bir yelpazede sunduğumuz eğitimlerle, ustalarımızın gelecekteki araç teknolojilerine hazır olmasını sağlıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanındaki servislerimizde verdiğimiz bu eğitimler, sektörün kalite standartlarını yükseltirken, müşterilerimize de daha güvenli ve profesyonel hizmet sunulmasına katkı sağlıyor. Geleceğin teknolojilerine bugünden yatırım yaparak, Türkiye otomotiv sektörünün sürdürülebilir gelişimine destek olmaya devam edeceğiz.” Geleceğin Teknolojileri E-Autotrek’in uzmanlığıyla hazırlanan eğitim içerikleri, teorik bilgiyi pratik uygulamalarla birleştirerek ustalara bütüncül bir bakış açısı kazandırıyor: Hibrit Araçlar Eğitimi: Yalnızca yüksek voltaj sistemlerine odaklanmak yerine, hibrit araçları içten yanmalı motor, mekanik aksamlar, sıvı yönetimi ve arıza teşhis yöntemleriyle bir bütün olarak ele alıyor. Katılımcılar, bu sayede hibrit sistemlerin temellerini ve güvenlik prosedürlerini derinlemesine öğreniyor. Otomatik Şanzıman Eğitimi: Türkiye pazarında sıkça karşılaşılan otomatik şanzıman türleri üzerine kurgulanan programda; çalışma prensipleri, mekatronik üniteler, tork konvertörleri ve doğru sıvı seçimi gibi kritik konulara odaklanılıyor. Bu eğitim, ustaların otomatik şanzıman arızalarına doğru müdahale yeteneklerini geliştirmeyi hedefliyor.Yeni Nesil Motor Teknolojileri Eğitimi: Gelişimini sürdüren modern içten yanmalı motorlara odaklanan bu ileri seviye eğitim, özellikle kıdemli teknisyenler için tasarlandı. Eğitimde, mild ve full hibrit sistemlerle entegrasyon, OEM onaylı madeni yağların önemi, yakıt ekonomisi ve emisyon kontrolü gibi konular detaylı olarak işleniyor. 2025 yılı boyunca Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Trabzon ve Gaziantep gibi birçok ilde düzenlenen eğitimlerle binlerce ustaya ulaşıldı. TotalEnergies Türkiye, 2026 yılında da bu eğitimlerle otomotiv satış sonrası hizmetler sektörünün standartlarını yükseltmeyi ve Türkiye’nin dört bir yanındaki ustaları geleceğin teknolojileriyle buluşturmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk!  Haber

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk! 

Türkiye’de müşteri memnuniyetini ölçen Şikayetvar platformunun 2015 yılından beri müşteri deneyiminde en başarılı firmaları ödüllendirdiği A.C.E. Awards’ın (Achievement in Customer Excellence) bu yıl on birincisi düzenlendi. Gerçekleştirilen ödül töreninde MAİS, “Otomotiv A” kategorisinde Renault markası ile, “Otomotiv B” kategorisinde ise Dacia markası ile birincilik ödülü olan “Diamond” ödüle layık görüldü. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, “Bizim için müşteri memnuniyeti, en öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu konuya gösterdiğimiz özen ve hassasiyet, bize hem satış başarısı olarak dönüyor hem de müşterilerimizin markalarımıza olan sadakatini üst seviyelere taşıyor. Şikayetvar platformu tarafından A.C.E. Awards’ta Otomotiv A ve B kategorilerinde üst üste üçüncü kez Diamond ödüle layık görülmemiz ise bu başarımızı bir kez daha taçlandırdı. Kusursuz müşteri deneyimi konusunu odağımızda tutmaya ve bu alandaki varlığımızı her yıl daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Renault, 2018 yılından beri A.C.E. Awards’ta biri Silver, biri Gold ve altısı Diamond ödül olmak üzere toplam 8 kez ödül kazandı ve her yıl bir ödüle layık görüldü. Dacia ise 2019 yılından beri katıldığı A.C.E. Awards’ta toplam 7 kez Diamond ödüle layık görülerek, Otomotiv B kategorisinde her yıl birincilik ödülünü kazanma ve en iyi müşteri deneyimini yaşatma başarısını gösterdi. 2025 yılı değerlendirmelerinde aldığı son ödülle, her iki markasıyla üst üste üçüncü kez Diamond ödülü almaya hak kazanan MAİS, müşteri deneyimi konusundaki tecrübesini ve sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini bir kez daha kanıtlamış oldu. A.C.E. Awards ödül sürecinde sıralamalar, “Müşteri Deneyimi Endeksi” skoru üzerinden hesaplanarak markaların memnuniyet, sadakat ve şikayet oranlarına göre belirleniyor. Renault ve Dacia markaları, bu hesaplamalar neticesinde kendi kategorilerinde ve otomotiv sektöründe müşteri memnuniyetinin en yüksek olduğu markalar olarak yeni bir başarıya daha imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.