Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Otomotiv Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Otomotiv Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı

Markanın yüksek performans departmanı tarafından sıfırdan tasarlanan yeni AMG GT 4-Door Coupé, yalnızca elektrikli bir otomobil olmanın ötesine geçerek süperspor otomobil segmentine iddialı bir giriş yapıyor. Üç elektrik motorundan aldığı güçle tam 1.169 beygire ulaşan model, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 2,1 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG’nin yeni nesil elektrikli mimarisi üzerine yükselen otomobil, yalnızca hızlanma rakamlarıyla değil, Formula 1’den aktarılan teknolojileri, ultra hızlı şarj kapasitesi ve sürüş deneyimine getirdiği yeniliklerle de dikkat çekiyor. Mercedes-AMG’nin İlk Tamamen Elektrikli Süperspor Otomobili Yeni AMG GT 4-Door Coupé, markanın elektrikli performans otomobilleri için geliştirdiği AMG.EA platformunun ilk temsilcisi olarak öne çıkıyor. Bu platform, geleneksel elektrikli araç anlayışından farklı olarak yüksek performans odaklı tasarlandı ve AMG mühendislerinin yarış teknolojilerinden edindiği deneyimlerle şekillendirildi. Modelin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise güç aktarım sistemi. Mercedes-AMG, seri üretim bir otomobilde ilk kez üç adet eksenel akışlı elektrik motoruna yer veriyor. Bu teknoloji, markanın birkaç yıl önce bünyesine kattığı İngiliz mühendislik şirketi YASA tarafından geliştirildi. Önde bir, arkada ise iki motorun görev yaptığı sistem, son derece kompakt yapısına rağmen olağanüstü güç üretebiliyor. Özellikle ön akstaki motorun oldukça ince bir tasarıma sahip olması, mühendislik açısından dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Toplamda 1.169 beygir güç ve 2.000 Nm tork üreten sistem, AMG tarihinin en güçlü seri üretim modellerinden birini ortaya çıkarıyor. 10 Dakikalık Şarjla Yüzlerce Kilometre Menzil Elektrikli otomobillerde performans kadar şarj süresi de büyük önem taşıyor. Mercedes-AMG, yeni modelinde bu alanda da sınırları zorlamayı hedefliyor. Araçta kullanılan batarya paketi, Mercedes-AMG High Performance Powertrains ekibinin katkılarıyla geliştirildi. Aynı ekip, markanın Formula 1 güç üniteleri üzerinde de çalışıyor. Bataryadaki binlerce silindirik hücre, özel bir sıvı soğutma sistemiyle ayrı ayrı kontrol ediliyor. Bu teknoloji sayesinde enerji transferi çok daha verimli hale geliyor. Yeni sistemin sunduğu en dikkat çekici avantajlardan biri ise 600 kW’a kadar ulaşabilen ultra hızlı şarj desteği. Bu sayede yalnızca 10 dakikalık bir şarj işlemiyle yaklaşık 460 kilometrelik sürüş menzili elde edilebiliyor. Aracın toplam menzil değerinin ise versiyona bağlı olarak yaklaşık 700 kilometre seviyesine kadar ulaşabildiği belirtiliyor. Elektrikli Ama AMG Ruhundan Vazgeçmiyor Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte performans tutkunlarının en çok dile getirdiği konulardan biri motor sesi ve sürüş hissi oldu. Mercedes-AMG ise bu eleştirilere farklı bir çözüm geliştirmiş durumda. Marka, yeni modelde klasik AMG V8 motorlarının karakterini dijital olarak yeniden oluşturdu. Özel sürüş modunda araç, vites geçişlerini taklit eden geri bildirimler sunarken, AMG’nin efsanevi sekiz silindirli motorlarını anımsatan ses efektleri de kabine aktarılıyor. Bu sistem yalnızca birkaç yapay ses üretmekle sınırlı değil. Binlerce farklı ses dosyası gerçek zamanlı olarak işleniyor ve sürüş tarzına göre değişen bir akustik deneyim ortaya çıkıyor. Gaz tepkileri, hızlanma karakteri ve ses seviyesi sürücünün kullanım şekline göre anlık olarak farklılaşabiliyor. Yarış Teknolojileri Günlük Kullanıma Uyarlandı Mercedes-AMG, yeni elektrikli modelinde pist teknolojilerini günlük sürüşle bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda sürücülere sunulan gelişmiş ayar sistemleri sayesinde aracın karakteri kişisel tercihlere göre şekillendirilebiliyor. Orta konsolda yer alan fiziksel kontrol elemanları aracılığıyla çekiş kontrolü, direksiyon tepkileri ve yol tutuş karakteri detaylı şekilde ayarlanabiliyor. Böylece tamamen dijitalleşen otomotiv dünyasında, sürücünün otomobille kurduğu mekanik bağ korunmaya çalışılıyor. Araçta ayrıca aktif süspansiyon teknolojileri, elektronik kontrollü denge sistemleri ve gelişmiş dört tekerlekten yönlendirme sistemi de bulunuyor. Arka tekerleklerin yön değiştirebilmesi sayesinde düşük hızlarda daha çevik bir sürüş elde edilirken, yüksek hızlarda ise stabilite artırılıyor. Aerodinamik Yapı Performansı Destekliyor Yeni AMG GT 4-Door Coupé’nin geliştirme sürecinde aerodinamik verimlilik önemli bir rol oynadı. Gövde altında yer alan aktif hava yönetim sistemleri, ihtiyaç duyulduğunda devreye girerek yere basma kuvvetini artırıyor. Aracın ön bölümündeki hava kanalları, batarya ve fren sistemlerinin sıcaklığına göre otomatik olarak açılıp kapanabiliyor. Arka bölümde yer alan aktif difüzör ve hareketli spoyler ise yüksek hızlarda daha fazla denge sağlıyor. Bu çözümler yalnızca performansı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğine de katkıda bulunuyor. İki Farklı Versiyonla Satışa Sunulacak Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli amiral gemisi, ilk etapta iki farklı performans seçeneğiyle müşterilere sunulacak. Serinin zirvesinde yer alan AMG GT 63 4-Door Coupé, 1.169 beygirlik gücü ve 2,1 saniyelik hızlanma süresiyle markanın şimdiye kadar geliştirdiği en etkileyici otomobillerden biri olarak konumlanıyor. Daha erişilebilir alternatif olarak hazırlanan AMG GT 55 4-Door Coupé ise 816 beygir güç üretiyor ve 100 km/s hıza yaklaşık 2,5 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG, yeni nesil elektrikli süperspor otomobilinin üretimine 2026 yazında başlamayı planlıyor. Modelin Avrupa pazarındaki ilk teslimatlarının yılın ikinci yarısında gerçekleştirilmesi beklenirken, marka bu otomobille elektrikli performans segmentindeki rekabeti tamamen farklı bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alpine 2026’ya Hızlı Girdi: Elektrikli Modeller Satışları Uçurdu Haber

Alpine 2026’ya Hızlı Girdi: Elektrikli Modeller Satışları Uçurdu

Fransız spor otomobil markası Alpine, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak satışlarını önemli ölçüde artırdı. Özellikle elektrikli modellerin gördüğü yoğun ilgi, markanın küresel büyümesinde belirleyici rol oynadı. Şirketin açıkladığı verilere göre Alpine, yılın ilk çeyreğinde dünya genelinde 3.246 araç teslimatı gerçekleştirerek %54,7 büyüme kaydetti. Avrupa pazarı ise bu artışın ana lokomotifi oldu. Avrupa Pazarı Büyümeyi Sırtladı Alpine’ın en güçlü performansı Avrupa’da görüldü. Bölgedeki satışlar %53,9 artarak 3.096 adede ulaştı. Fransa: 1.397 araç (en büyük pazar) İngiltere: %1.595 büyüme ile ikinci sıraya yükseldi Almanya: %145,6 artışİspanya: %185,2 artış Bu veriler, markanın Avrupa’da hızla güçlendiğini ortaya koyuyor. Alpine A290 Satışların Lideri Oldu Alpine’ın büyümesinde en büyük pay A290 modeline ait. 2024’te piyasaya sunulan model, kısa sürede markanın en çok satan aracı haline geldi. 2026’nın ilk çeyreğinde: 2.452 adet A290 satıldı %63,9 satış artışı yakalandı GT, GT Premium, GT Performance ve GTS olmak üzere dört farklı versiyonla sunulan model, 180 ve 220 beygir gücü seçenekleriyle hem performans hem günlük kullanım dengesi sunuyor. Yeni Alpine A390 Avrupa’da Sahneye Çıkıyor Markanın yeni modeli Alpine A390, büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. 2025’te tanıtılan model, Alpine’ın ilk 5 koltuklu elektrikli sport fastback modeli olma özelliğini taşıyor. Teknik detaylar: 400 ve 470 hp güç seçenekleri Üç elektrik motoru Alpine Active Torque Vectoring sistemi 0-100 km/s: 3,9 saniye Model, Avrupa’da kademeli olarak satışa sunulurken Türkiye ve İskandinav pazarları da hedefleniyor. Efsane A110 Veda Ediyor Markanın ikonik modeli Alpine A110, üretiminin son dönemine giriyor. 2017’den bu yana segment lideri olan model: 2026’da 545 adet satış gerçekleştirdi Avrupa’da %62 pazar payına ulaştı Yaz aylarında üretimi sona erecek model, yerini tamamen elektrikli yeni nesil araçlara bırakacak. Alpine Avrupa’da Büyüyor Alpine, büyüme hedefleri doğrultusunda bayi ağını da genişletiyor. Son bir yılda: 44 yeni satış noktası açıldı Toplam bayi sayısı 210’a ulaştı 25 ülkede aktif satış ağı oluşturuldu Danimarka ve Norveç’in de bu genişleme planına dahil edilmesi, markanın Avrupa’daki stratejik büyümesini güçlendiriyor. CEO’dan Net Mesaj: Büyüme Devam Edecek Alpine CEO’su Philippe Krief, yaptığı açıklamada markanın 2026 hedeflerine güçlü şekilde ilerlediğini belirtti: “Yeni modellerimiz ve genişleyen ürün gamımızla büyümemizi sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönem, markamız için kritik bir süreç olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor Haber

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor

Volvo Cars, otomotiv dünyasında önemli bir adım atarak Google Gemini yapay zeka asistanını araçlarına entegre etmeye başladı. Google ile yapılan iş birliği kapsamında geliştirilen bu yenilik, sürücülerin araçlarıyla kurduğu etkileşimi tamamen değiştirmeyi hedefliyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2020 model ve sonrası Volvo araçlar, kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde Gemini teknolojisini kullanmaya başlayacak. Uygulamanın ilk etapta ABD’de devreye alınacağı, ardından diğer pazarlara yayılacağı bildirildi. Araçlarla İletişimde Yeni Dönem Google Gemini, geleneksel sesli komut sistemlerinden farklı olarak daha gelişmiş bir yapay zeka deneyimi sunuyor. Sürücüler artık araçlarıyla doğal konuşma diliyle iletişim kurabilecek. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar: Seyahat planları oluşturabilecek Yol üzerindeki en iyi durakları bulabilecek Mesajlarını özetleyip farklı dillerde gönderebilecek Müzik ve medya içeriklerini ruh haline göre yönetebilecek Bu özellikler, sürüş sırasında dikkat dağınıklığını azaltırken konforu artırmayı amaçlıyor. Seyahat ve Günlük Kullanım Daha Akıllı Hale Geliyor Gemini, özellikle uzun yolculuklarda sürücülere büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin kullanıcılar: “Aile dostu bir tatil öner” “Yol üzerinde en iyi kahve nerede?” gibi sorular sorarak anlık öneriler alabiliyor. Ayrıca Google Maps entegrasyonu sayesinde en uygun rota ve durak seçenekleri hızlıca sunuluyor. Volvo ve Google İş Birliği Güçleniyor Volvo Cars, 2025 yılında Google tarafından araç içi teknolojilerin geliştirilmesinde stratejik ortak olarak seçilmişti. Bu iş birliği sayesinde Volvo, yeni nesil teknolojilerin gerçek kullanım senaryolarında test edilmesinde önemli rol oynuyor. Volvo Cars Global Yazılım Mühendisliği Başkanı Alwin Bakkenes, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Amacımız insan odaklı teknoloji geliştirmek. Google Gemini ile sürüş deneyimini daha doğal ve güvenli hale getiriyoruz” dedi. Google Android for Cars Başkan Yardımcısı Patrick Brady ise, bu teknolojinin sürücüler için daha az karmaşıklık ve daha fazla güvenlik anlamına geldiğini vurguladı. Milyonlarca Araç Güncellemeyle Yenileniyor Volvo, kablosuz güncellemeler sayesinde mevcut araç filosuna da yeni özellikler kazandırmaya devam ediyor. Mart 2026’da gerçekleştirilen büyük çaplı infotainment güncellemesi, dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya ulaşmıştı. Google Gemini entegrasyonunun da benzer şekilde geniş bir kullanıcı kitlesine yayılması bekleniyor. Hangi Modellerde Kullanılacak? Google Gemini, aşağıdaki Volvo modellerinde aktif hale getirilecek: C40, EC40, EX40, XC40, S60, V60, XC60, V90, S90, XC90, EX90, EX30 ve diğer Google entegre sistemli modeller. Kullanım Şartları ve Detaylar İlk aşamada ABD’de aktif olacak Google hesabı ve internet bağlantısı gerekecek Özellikler ülkeye göre değişiklik gösterebilir Bazı uygulamalar için ek kurulum gerekebilir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin Otomotiv Pazarında Lider Değişti: Geely, BYD’yi Geride Bıraktı Haber

Çin Otomotiv Pazarında Lider Değişti: Geely, BYD’yi Geride Bıraktı

Şirketin açıkladığı verilere göre Geely, ocak ve şubat aylarında toplam 476 bin 327 araç satışı gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre %1’lik artış kaydetti. Elektrikli araç pazarının güçlü oyuncularından BYD ise aynı dönemde ciddi bir satış düşüşü yaşadı. Şirketin satışları yıllık bazda %35’in üzerinde gerileyerek 400 bin 241 adet seviyesinde kaldı. Geely’nin Geniş Ürün Yelpazesi Avantaj Sağladı Analistlere göre Geely’nin satışlarda öne geçmesinde geniş model yelpazesi ve ürün çeşitliliği önemli rol oynadı. Çinli milyarder Li Shufu tarafından kontrol edilen şirket, hem içten yanmalı motorlu hem de elektrikli araç üretimiyle farklı tüketici segmentlerine hitap ediyor. Geely; Zeekr, Lynk & Co ve Galaxy gibi markalar altında hem benzinli hem de elektrikli araç üretmeye devam ediyor. Bu strateji, ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde tüketicilere daha fazla seçenek sunarak satışları destekledi. Şirket verilerine göre Geely’nin elektrikli araç satışları da yıllık bazda %10,1 artarak 241 bin 740 adede ulaştı. Vergi Teşviklerinin Azalması BYD’yi Etkiledi BYD’nin satışlarındaki düşüşte elektrikli araçlara yönelik vergi teşviklerinin azaltılması önemli bir etken olarak görülüyor. Çin’de elektrikli araç satın alan tüketiciler daha önce %10’luk satın alma vergisinden muaf tutuluyordu. Ancak 2026 itibarıyla bu teşvik kısmen kaldırılarak %5’lik vergi uygulanmaya başlandı. Bu teşvikin ise 2028 yılına kadar tamamen kaldırılması planlanıyor. Uzmanlara göre bu politika değişikliği, ekonomik yavaşlama ve gelirlerdeki baskı ile birleşince elektrikli araç talebinde düşüşe yol açabiliyor. Çin Otomotiv Pazarında Daralma Beklentisi Küresel finans kuruluşları da Çin otomotiv pazarı için 2026 yılına ilişkin temkinli tahminler paylaşıyor. Deutsche Bank, Çin’de otomobil satışlarının bu yıl yaklaşık %5 düşebileceğini öngörüyor. UBS ise pazarın %2 daralabileceğini tahmin ediyor. Bu tahminlerin arkasında ise üretim fazlası, teşviklerin azalması ve fiyat rekabeti gibi faktörler bulunuyor. Geely Fiyat Savaşından Uzaklaşıyor Çin otomotiv sektöründe son yıllarda yaşanan yoğun fiyat rekabeti, birçok üreticinin maliyetinin altında satış yapmasına kadar varan bir rekabet ortamı oluşturdu. Pekin yönetimi bu durumu “involution” yani sürdürülebilir olmayan fiyat rekabeti olarak tanımlıyor ve sektörün daha dengeli bir yapıya kavuşması için adımlar atıyor. Geely Auto’nun araç geliştirme ve satış birimi başkanı Jerry Gan Jiayue, şirketin fiyat indirimleri yerine teknolojiye yatırım yapacağını açıkladı. Şirketin odak noktaları arasında: araç menzilinin artırılması daha hızlı şarj teknolojileri güvenlik ve kalite geliştirmeleri yer alıyor. Geely’den Teknoloji Yatırımı Geely, Aralık ayında Zhejiang eyaletinin Ningbo kentinde 2 milyar yuan (yaklaşık 290 milyon dolar) değerinde yeni bir otomotiv güvenlik test merkezi kurdu. Şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Li Shufu, açılış töreninde yaptığı açıklamada Geely’nin agresif fiyat indirimlerinden uzaklaşarak teknolojik yenilik ve kalite odaklı bir rekabet stratejisi izleyeceğini söyledi. Küresel Markalara Sahip Bir Otomotiv Grubu Geely Auto’nun bağlı olduğu Zhejiang Geely Holding Group, küresel otomotiv sektöründe önemli yatırımlara sahip. Grup: Volvo Cars’ın sahibi Mercedes-Benz üreticisi Daimler’de hissedar konumunda bulunuyor. BYD İhracatla Büyümeyi Hedefliyor İç pazarda yaşanan düşüşe rağmen BYD, küresel pazarlara yönelmeye hazırlanıyor. Şirketin marka ve halkla ilişkiler genel müdürü Li Yunfei, BYD’nin 2026 yılında %24 artışla 1,3 milyon araç ihracatı hedeflediğini açıkladı. Bu stratejiyle şirketin uluslararası pazarlarda büyümeyi hızlandırması bekleniyor. Çin Otomotiv Sektöründe Rekabet Yeni Bir Döneme Giriyor Çin dünyanın en büyük otomobil pazarı olmaya devam ederken, sektör içindeki rekabet de giderek daha sert hale geliyor. Geely’nin satışlarda BYD’yi geçmesi, elektrikli araç odaklı stratejilerin yanı sıra ürün çeşitliliğinin de rekabette belirleyici olabileceğini gösteriyor. Analistlere göre 2026 yılı, Çin otomotiv sektöründe liderlik yarışının yeniden şekillendiği bir yıl olabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kış Sürüşünde Yeni Dönem: Nokian Tyres’tan Sıcaklığa Göre Uyarlanabilen Çivili Lastik Haber

Kış Sürüşünde Yeni Dönem: Nokian Tyres’tan Sıcaklığa Göre Uyarlanabilen Çivili Lastik

Şirket, sıcaklık değişimlerine otomatik olarak uyum sağlayan dünyanın ilk çivili kış lastiği olan Nokian Tyres Hakkapeliitta® 01 modelini tanıttı. Yeni nesil lastik, “isteğe bağlı tutuş” (On-Demand Grip) teknolojisi sayesinde yol koşullarına anlık tepki verebiliyor. 90 Yıllık Miras, Yeni Bir Devrim Nokian Tyres, ilk kış lastiğini 1934 yılında geliştirmiş, Hakkapeliitta® markasını ise 1936’da piyasaya sunmuştu. Aradan geçen yaklaşık 90 yılın ardından şirket, bu köklü seriyi yeni bir seviyeye taşıyor. Hakkapeliitta 01, onlarca yıldır üzerinde çalışılan ve uzun süredir sektörde hayal olarak görülen bir fikri gerçeğe dönüştürüyor: Sıcaklığa göre davranış değiştiren çivili lastik. Şirketin CEO’su Paolo Pompei, yeni ürünün tanıtımında yaptığı açıklamada, “Bu lastik, 90 yıl önce geliştirdiğimiz ilk kış lastiğinden bu yana şirket tarihimizin en büyük yeniliklerinden biri. Daha önce imkânsız görülen bir hedefe ulaştık: Sıcaklık değişimine tepki vererek maksimum güvenlik sunan bir çivili lastik” ifadelerini kullandı. Double Action Stud Teknolojisi Nasıl Çalışıyor? Yeni modelin kalbinde yer alan Double Action Stud teknolojisi, çivilerin sıcaklığa bağlı olarak iki farklı mod arasında geçiş yapmasını sağlıyor: ON Modu: Düşük sıcaklıklarda ve buzlu zeminlerde çiviler aktif hale gelerek maksimum yol tutuşu sağlıyor. OFF Modu: Daha ılıman koşullarda çiviler daha kontrollü temas kurarak asfalt aşınmasını azaltıyor ve sürüş konforunu artırıyor. Bu sistem sayesinde hem güvenlik hem de çevresel sürdürülebilirlik hedefleniyor. Nokian Tyres’in verilerine göre Hakkapeliitta 01: Yol aşınmasını bir önceki modele kıyasla %30’a kadar azaltıyor Buz tutuşunu %10’a kadar artırıyor Islak zemin performansını %5 oranında iyileştiriyor Gürültü seviyesini 1 desibele kadar düşürüyor Bu gelişmeler, özellikle çivili lastik tercih eden ancak yol aşınması ve ses seviyesinden endişe duyan sürücüler için önemli bir avantaj sunuyor. Uzun Soluklu Test Süreci Şirket, uyarlanabilir çivi fikrini ilk kez 2014 yılında konsept olarak duyurmuştu. O tarihten bu yana mühendisler, teknolojiyi hayata geçirmek için binlerce prototip üzerinde çalıştı. Testler, Finlandiya’nın Ivalo kentindeki Arctic Test Center’dan İspanya’daki Hakka Ring test pistine kadar farklı iklim koşullarında gerçekleştirildi. Nokian Tyres Ar-Ge Direktörü Mikko Liukkula, süreci “Bir tercih yapmak yerine iki hedefi aynı anda başarmayı amaçladık. Hem üstün buz tutuşu hem de düşük yol aşınması sağlamak istedik. Sonuçta sürüş güvenliğini artırırken yolu daha az yıpratan bir çözüm geliştirdik” sözleriyle özetledi. Sürdürülebilir Malzemeler Kullanıldı Hakkapeliitta 01 yalnızca performans açısından değil, içerdiği malzemeler bakımından da yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Lastik hamurunda: Doğal kauçuk Biyo-reçine Çam reçinesinden elde edilen bileşenler Kolza (kanola) yağı bazlı biyolojik yağlar gibi yenilenebilir kaynaklı materyaller yer alıyor. Bu sayede ürünün çevresel etkisinin azaltılması hedefleniyor. Hangi Araçlar İçin Üretildi? Yeni lastik serisi; Binek otomobiller Crossover modeller SUV araçlar için geliştirildi. Ürün, uluslararası geçerliliğe sahip Three-Peak Mountain Snowflake (3PMSF) ve Ice Grip sertifikalarına sahip. Piyasaya Çıkış Tarihi ve Hedef Pazarlar Nokian Tyres Hakkapeliitta 01’in 2026 sonbaharında satışa sunulması planlanıyor. Ürünün ana pazarları Kuzey ülkeleri ve Kuzey Amerika olacak. Üretim ise Finlandiya’nın Nokia kentindeki fabrikada gerçekleştirilecek. Kış Lastiğinde Yeni Standart mı? Uzmanlara göre sıcaklığa göre uyarlanabilen çivili lastik teknolojisi, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle daha değişken hale gelen kış koşullarında önemli bir avantaj sağlayabilir. Gün içinde sıfırın altına düşen ve ardından artan sıcaklıklar, sürücüler için ciddi risk oluşturabiliyor. Otomatik uyum sağlayan sistemler, bu geçişleri daha güvenli hale getirebilir. Nokian Tyres’ın yeni modeli, güvenlik ile yol dostu performansı aynı potada eritmeye çalışarak kış lastiklerinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Eğer vaat edilen performans gerçek sürüş koşullarında da doğrulanırsa, Hakkapeliitta 01 sektörde uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GTi Ruhu Piste Taşınıyor Haber

GTi Ruhu Piste Taşınıyor

PEUGEOT Sport, Paris’in merkezindeki prestijli Espace Vendôme’da düzenlenecek özel bir etkinlikte tamamen yeni tasarıma sahip 93 ve 94 numaralı PEUGEOT 9X8 yarış otomobillerinin tanıtımını gerçekleştirdi. Bu özel lansman, aynı zamanda markanın YouTube kanalı üzerinden canlı olarak yayınlandı. 2026 FIA World Endurance Championship sezonuna hazır olan yeni PEUGEOT 9X8, yeni görünümüyle ilk kez 28 Mart’ta Katar’da düzenlenecek 1812 kilometrelik sezon açılış yarışında piste çıkacak. 2026 model yeni PEUGEOT 9X8’in kaplaması, PEUGEOT Design ile PEUGEOT Sport arasındaki yakın iş birliğinin en güncel ürünü olarak öne çıkıyor. Tasarımın merkezinde yer alan “Hipergraf” yaklaşımı, markanın imzası niteliğindeki aslan pençesi motifini motor sporlarından ilham alan dinamik bir yorumla yeniden ele alıyor. Modelde yer alan degrade çizgiler, 9X8’in pist üzerindeki hareketliliğini ve hızını vurgularken dayanıklılık yarışlarında belirleyici rol oynayan milyonlarca veri noktasının kesintisiz akışını da sembolize ediyor. Verilerin analiz edilmesi ve doğru yorumlanması, farkların milisaniyelerle ölçüldüğü bir şampiyonada rekabet avantajının anahtarını oluşturuyor. GTi mirası yeni nesille buluşuyor Bu görsel yaklaşım, PEUGEOT Design ile PEUGEOT Sport iş birliğinin bir diğer güçlü yansıması olan PEUGEOT E-208 GTi modelinde de hayat buluyor. Beyaz, siyah ve kırmızı renklerle şekillenen yeni 9X8 tasarımı, ilk kez 1984 yılında tanıtılan PEUGEOT 205 GTi ile hayat bulan efsanevi GTi renklerine gönderme yapıyor. Sembolik Okenit Beyaz ise aynı zamanda yeni E-208 GTi’ın lansman rengi olarak dikkat çekiyor. Le Mans’tan doğan performans vurgusu PEUGEOT, Haziran 2025’te 24 Hours of Le Mans kapsamında yeni E-208 GTi’ı tanıtarak performans mirasına güçlü bir vurgu yapmıştı. 280 HP gücüyle segmentinin en iddialı performans değerlerinden birini sunan model, sürüş keyfi ile zarafeti bir araya getiriyor. Ayrıca 93. Le Mans yarışında PEUGEOT Sport Fanzone’da GTi tasarımından ilham alan özel bir 9X8 sergilenmiş ve büyük ilgi görmüştü. 2026 sezonu boyunca pistte ve takım kimliğinde yeni imza Bugün tanıtılan yeni GTi kaplamasıyla PEUGEOT, “GTi yılı” arifesinde Fransız kimliğini ve performans tutkusunu bir adım ileri taşıyor. 93 ve 94 numaralı PEUGEOT 9X8 yarış otomobilleri, 2026 sezonu boyunca bu yeni tasarımı pistte temsil edecek. Team PEUGEOT TotalEnergies, sezon boyunca pilot tulumlarından ekip kıyafetlerine kadar farklı yüzeylerde kaplamanın çeşitli yorumlarını uygulayarak tasarımın bütünsel etkisini güçlendirecek. PEUGEOT Tasarım Başkanı Matthias Hossann, yeni kaplamanın arkasındaki vizyonu şu sözlerle değerlendirdi: “PEUGEOT 9X8’in yeni kaplaması, PEUGEOT Design ile PEUGEOT Sport arasındaki iş birliğinin kalitesinin güçlü bir göstergesi. Efsanevi üç pençe ve performans ile modernliği temsil eden hipergrafikler, GTi ruhunu yansıtan renk şemasıyla birleşiyor. Amacımız, 9X8’in tamamladığı her turda ekstra duygu ve heyecan yaratmak.” PEUGEOT CEO’su Alain Favey ise yeni tasarımın markanın mirasıyla geleceği arasında güçlü bir köprü kurduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “PEUGEOT 9X8’in yeni kaplaması, GTi efsanesini sürdürme arzumuzu mükemmel biçimde yansıtıyor. Benzersiz mirasımız ile ileri teknolojik mükemmelliği zarif bir şekilde bir araya getiriyoruz. Bu tasarım, pistteki performans ile yakında yollara çıkacak modellerimiz arasındaki sinerjiyi ifade ediyor. Ortak hedefimiz, müşterilerimize ve kamuoyuna gerçek PEUGEOT tarzında en iyi sürüş deneyimini sunmak.” Team PEUGEOT TotalEnergies Takım Patronu Emmanuel Esnault da yeni kaplamanın sezon için taşıdığı öneme dikkat çekti: “Yeni bir kaplama, marka ve takım için her zaman özel bir an. Bu tasarım, yenilenmiş hedefler ve yeni bir dinamizmin başlangıcını simgeliyor; aynı zamanda PEUGEOT geleneğine sıkı sıkıya bağlı kalıyor. Projenin ruhunu ve marka ile rekabet arasındaki güçlü bağı somutlaştırıyor. 2026 sezonunun açılış yarışı için Katar’da piste çıkmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7 Haber

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7

Otomotiv sektörünün yenilikçi markası OMODA & JAECOO, bir yandan üst düzey otomobilleriyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırırken diğer taraftan da dünyanın önde gelen organizasyonlarına güçlü desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda markanın yeni yıldız modeli OMODA 7, Londra Moda Haftası 2026- LFW kapsamında ana partner olarak yüksek profilli bir lansmanla Birleşik Krallık’taki ilk büyük kültürel hamlesine imza attı. Art in Motion şehir kültürüyle buluştu! Markanın yeni orta sınıf SUV’u, OMODA’nın Birleşik Krallık’taki artan kültürel varlığını yansıtan çağdaş bir moda ve yaşam tarzı bağlamında tanıtıldı. OMODA 7’nin etkinlikteki görünümü, OMODA UK’nin British Fashion Council ile kurduğu daha geniş kapsamlı iş birliğinin bir parçası olarak, etkinlik süresince VIP ulaşım ve OMODA Lounge’daki marka aktivasyonlarını kapsıyor. Bu iş birliği, OMODA’nın “Art in Motion” tasarım felsefesini ve yaratıcılık, kendini ifade etme ve modern şehir kültürüyle olan uyumunu vurguluyor. Marka, OMODA 7’nin Birleşik Krallık lansmanını Londra Moda Haftası kapsamında gerçekleştirerek, markanın en yeni orta sınıf SUV modelini başkentin en etkili kültürel etkinliklerinden birinin merkezine konumlandırıyor. Etkinliğin ana partneri olarak yer alan OMODA 7, mart ayında Birleşik Krallık’taki showroomlara giriş yapmadan hemen önce sahneye çıkmış oldu. Bu dinamik lansman, OMODA’nın Londra Moda Haftası’ndaki varlığı aracılığıyla markayı yaratıcılık, inovasyon ve çağdaş kültürle buluşturarak Birleşik Krallık pazarında kendinden emin bir adım attığını gösteriyor. Bu bağlamda OMODA 7, markanın “Art in Motion” felsefesini ve moda odaklı yaklaşımını pekiştirerek, tasarım merkezli anlayışını günlük Britanya sürüş deneyimine doğal bir şekilde taşıyor. Etkinliğin resmi VIP ulaşım aracı OMODA 7 oldu! Kompakt OMODA 5 ile amiral gemisi OMODA 9 arasında konumlanan OMODA 7, markanın Birleşik Krallık’taki yeni ve iddialı dönemini simgeliyor. Model, OMODA’nın ana partnerliği kapsamında Londra Moda Haftası boyunca British Fashion Council’in resmi VIP ulaşım aracı olarak görev yaparken, 180 Strand’deki OMODA Lounge önünde gerçekleştirilen statik sergilemeler ve ROKSANDA iş birliğiyle düzenlenen özel akşam yemeği gibi etkinliklerde de desteklendi. Bu özel etkinliğe, OMODA & JAECOO Türkiye'nin özel davetlisi olan oyuncu Gülsim Ali'nin yanı sıra, Avustralya, İspanya gibi ülkelerden ünlü isimler ve influencerlar katılım gösterdi. Konu hakkında açıklama yapan OMODA UK Ülke Direktörü Victor Zhang, “OMODA için British Fashion Council ile Londra Moda Haftası kapsamında iş birliği yapmak; tasarım, yaratıcılık ve teknolojinin kesişim noktasını temsil ediyor. Bu değerler, modern mobilite ve daha sürdürülebilir bir yaşam anlayışına yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. OMODA 7 de aynı ilkeler etrafında geliştirildi ve buradaki dinamik lansmanı, modelin çağdaş Britanya yaşamı için ne kadar ilgili ve moda öncüsü bir konumda olduğuna dair güvenimizi yansıtıyor” dedi. OMODA’nın tasarım ve inovasyona olan bağlılığının, markayı LFW için güçlü bir iş ortağı haline getirdiğini söyleyen British Fashion Council CEO’su Laura Weir ise, “Birlikte bireyselliği ve yaratıcılığı desteklerken, Londra modasının enerjisini, çeşitliliğini ve iddiasını yansıtan bir şubat takvimini şekillendiriyor ve destekliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil CUPRA Born 5 Mart’ta Tanıtılıyor: Elektrikli Performans Yeniden Tanımlanıyor Haber

Yeni Nesil CUPRA Born 5 Mart’ta Tanıtılıyor: Elektrikli Performans Yeniden Tanımlanıyor

CUPRA, 2021 yılında piyasaya sunduğu CUPRA Born modeliyle markanın elektrikli dönüşüm sürecini başlatmıştı. Volkswagen Grubu’nun MEB platformu üzerine inşa edilen model, sportif sürüş karakteri, keskin tasarım dili ve dinamik şasi ayarlarıyla elektrikli araç algısını değiştirmişti. Born, sadece bir elektrikli otomobil değil; performans, tasarım ve sürüş keyfini bir araya getiren bir konsept olarak konumlandı. Elektrikli otomobillerin “sakin ve karakterden yoksun” olduğu yönündeki algıyı kırmayı hedefleyen CUPRA, Born ile sportif DNA’sını korudu. CUPRA Born’un “2025 Yılının En İyi İkinci El Otomobili” seçilmesi, modelin uzun vadeli kalite algısını da pekiştirdi. Yeni Nesil CUPRA Born 5 Mart 2026’da Tanıtılacak CUPRA, yeni nesil Born modelini 5 Mart 2026 saat 10.00’da dünya lansmanıyla tanıtacak. Yeni modelde öne çıkan güncellemeler şunlar olacak: Güncellenmiş Tasarım Dili Üçgen formda Matrix LED ön farlar Entegre ve aydınlatmalı arka logo CUPRA’nın yeni nesil tasarım çizgisiyle uyumlu dış görünüm Bu değişiklikler, Born’un sportif kimliğini daha da belirgin hale getiriyor. Daha Premium İç Mekan ve Geliştirilmiş Teknoloji Yeni nesil CUPRA Born’un iç mekanında da önemli iyileştirmeler yapıldı. Daha kaliteli malzeme kullanımı Geliştirilmiş yüzey kaplamaları Güncellenmiş infotainment sistemi Daha sezgisel kullanıcı arayüzü CUPRA, sürücü deneyimini merkeze alan teknoloji paketiyle elektrikli semi-kompakt segmentte rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Elektrikli Semi-Kompakt Segmentte Güçlü Rakip Elektrikli otomobil pazarında rekabet her geçen yıl artarken, CUPRA Born yeni nesliyle konumunu sağlamlaştırmayı amaçlıyor. Modelin performans, tasarım ve teknoloji üçgeninde sunduğu denge, özellikle genç ve dinamik kullanıcı kitlesini hedefliyor. Uzmanlara göre yeni nesil CUPRA Born, 2026 elektrikli otomobil lansmanları arasında en dikkat çeken modellerden biri olabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Stellantis’in Liderlik Ekibi Yeni Atamalarla Genişliyor! Haber

Stellantis’in Liderlik Ekibi Yeni Atamalarla Genişliyor!

Bu kapsamda Stellantis Liderlik Ekibi’nin yeni atamalarını duyuran şirket, 2026 yılında sunulacak güncellenmiş stratejisinin hazırlıklarını sürdürüyor. Yeni atamaları değerlendiren Stellantis CEO’su Antonio Filosa, “Bu yeni atamalarla, şirketimizi gelecekteki başarıya hazırlarken hem içerden hem dışardan olağanüstü yetenekleri liderlik rollerine getiriyoruz. Ayrıca, Asya-Pasifik ile Orta Doğu & Afrika organizasyonlarımıza Stellantis Liderlik Ekibi düzeyinde özel sorumluluklar atayarak bölgesel odağımızı daha da güçlendiriyoruz” dedi. Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis N.V., liderlik ekibini güçlendirmeye devam ediyor. Son aylarda yakalanan olumlu ivmeden güç alan şirket, 2026 yılında sunulacak güncellenmiş stratejisinin hazırlıkları kapsamında, Stellantis Liderlik Ekibi’ne yapılan yeni atamaları duyurdu. Bu kapsamda Emanuele Cappellano, mevcut görevi olan Stellantis Pro One Liderliği’nin yanı sıra, Genişletilmiş Avrupa ve Avrupa Markaları Başkanı olarak atandı. Jean-Philippe Imparato ise bundan böyle Maserati’nin CEO’su olarak markanın performansını artırmaya tam zamanlı olarak odaklanacak ve Stellantis & You’dan da sorumlu olacak. Imparato, bu görevinde Cappellano’ya bağlı olarak çalışacak. Yeni görevler yeni sorumluluklar! Brezilya Ticari Operasyonları ve Güney Amerika Hafif Ticari Araçlar Başkanı olarak görevini sürdüren Herlander Zola, Cappellano’nun yerine geçerek Güney Amerika Bölgesi Başkanı olarak atandı. Samir Cherfan mevcut görevleri olan Orta Doğu & Afrika Bölgesi Başkanı ve Mikromobilite Başkanı sorumluluklarını sürdürerek Stellantis Liderlik Ekibi’ne katıldı. Şu anda Çin Stratejisi Başkanı olarak görevini sürdüren Grégoire Olivier ise, Çin ve Asya-Pasifik Bölgesi Başkanı olarak atanarak Stellantis Liderlik Ekibi’nin üyeleri arasında yerini aldı. Ayrıca Francesco Ciancia, 1 Kasım itibarıyla Mercedes-Benz’den Stellantis’e geri dönerek Global Üretim Başkanı olarak görevine başlamaya hazırlanıyor. Aynı tarihte Arnaud Deboeuf de, yeni fırsatları değerlendirmek üzere şirket ile yollarını ayıracak. Ralph Gilles, Global Tasarım Başkanı olarak Stellantis Liderlik Ekibi’ne katılırken, daha önce Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinin birleşik Başkanı olarak görev yapan Philippe de Rovira ise yeni kariyer fırsatlarını değerlendirmek üzere Stellantis’ten ayrıldı. Ekibimize olağanüstü yetenekleri ekledik! Yeni atamaları değerlendiren Stellantis CEO’su Antonio Filosa, “Bu yeni atamalarla, şirketimizi gelecekteki başarıya hazırlarken hem içerden hem dışardan olağanüstü yetenekleri liderlik rollerine getiriyoruz. Ayrıca, Asya-Pasifik ile Orta Doğu & Afrika organizasyonlarımıza Stellantis Liderlik Ekibi düzeyinde özel sorumluluklar atayarak bölgesel odağımızı daha da güçlendiriyoruz. Jean-Philippe’in uzmanlığından yeni görevinde de faydalanmaya devam edecek olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Arnaud ve Philippe’e, yıllar boyunca yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür ediyor, gelecekteki kariyerlerinde kendilerine en iyi dileklerimizi sunuyoruz” dedi. Yeni atamalarla birlikte Stellantis Liderlik Ekibi’nin güncel yapısı şöyle şekillendi: Antonio Filosa: CEO ve Kuzey Amerika & Amerikan Markaları Başkanı. Emanuele Cappellano: Genişletilmiş Avrupa, Avrupa Markaları ve Stellantis Pro One. Herlander Zola: Güney Amerika. Samir Cherfan: Ortadoğu & Afrika and Micromobility. Grégoire Olivier: Çin ve Asya-Pasifik. Davide Mele: Ürün Planlama. Ned Curic: Ürün Geliştirme ve Teknoloji. Sébastien Jacquet: Kalite. Monica Genovese: Satın Alma. Scott Thiele: Tedarik Zinciri. Francesco Ciancia: Üretim (1 Kasım itibarı ile). Joao Laranjo: Finans Direktörü (CFO). Xavier Chéreau: İnsan Kaynakları. Clara Ingen-Housz: Kurumsal İlişkiler ve İletişim. Ralph Gilles: Tasarım. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.