Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Otonom Sistemler

Kapsül Haber Ajansı - Otonom Sistemler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otonom Sistemler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti Haber

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde çalışmalarını sürdüren, Türkiye’nin milli mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., otonom sistemler ve sürü İHA teknolojilerindeki kabiliyetlerini EFES-2026 Tatbikatı’nda sahaya taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen; 50 ülkeden 10 binden fazla personelin katılım sağladığı EFES-2026’nın Seçkin Gözlemci Günü, önemli bir faaliyete sahne oldu. 20 Mayıs akşam saatlerinde gerçekleştirilen tatbikatın gece safhası kapsamında, STM tarafından geliştirilen ve 15 ülke tarafından aktif şekilde kullanılan KARGU vurucu İHA’ları, sürü zekâsı altyapısıyla koordineli şekilde görev icra ederek belirlenen hedeflere eş zamanlı taarruz gerçekleştirdi. Dünyada Bir İlk Tamamen milli algoritmalar ve dağıtık mimariye sahip sürü zekâsı ile donatılan 20 adet KARGU, tek bir operatörün kontrolünde havalanarak hedef bölgeye otonom intikal gerçekleştirdi. Tatbikatın fiili atışlı safhasında, gerçek muharebe koşullarını aratmayan bir senaryoda görev yapan KARGU sürüsü, hedefleri otonom olarak tespit ve sınıflandırma yeteneğiyle koordine oldu. Sürü zekâsı sayesinde birbirleriyle gerçek zamanlı haberleşen ve hedef paylaşımı yapan İHA’lar, eş zamanlı (satürasyon) saldırı gerçekleştirerek anti-personel harp başlıklarını hedefler üzerinde başarıyla infilak ettirdi. Bu operasyon, dünya askeri literatüründe bir tatbikat sırasında canlı mühimmatlı bulutaltı İHA’lar ile sürü harekatı icra edilen ilk faaliyet olarak kayıtlara geçti. Üst Düzey Heyetten Tam Not EFES-2026’nın seçkin gözlemci gününde gerçekleştirilen bu tarihi operasyonu, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve farklı ülkelerden gelen üst düzey askeri delegasyonlar yerinde takip etti. STM’nin sergilediği bu oyun değiştirici kabiliyet, uluslararası askeri heyetler ve komuta kademesi tarafından tam not aldı. Gerçekleştirilen faaliyet, sürü sistemlerinin modern harp sahasında ulaştığı operasyonel seviyeyi ortaya koyarken, Türkiye’nin otonom harp teknolojilerindeki yetkinliğini de gözler önüne serdi. Güleryüz: Dünya Savunma Literatürüne Yeni Bir Sayfa Açtık STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, EFES-2026’da elde edilen bu küresel başarının Türkiye’nin teknolojik liderliğini perçinlediğini belirterek şunları kaydetti: “Ocak 2026’da Ankara’da gerçekleştirdiğimiz başarılı saha testlerinin ardından, bugün Türkiye’nin en prestijli tatbikatı EFES-2026’da bu kabiliyeti bir adım öteye taşıyarak dünya savunma tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. 20 adet KARGU’dan oluşan sürümüzün, tam otonom şekilde hedeflerini imha etmesi, sadece STM için değil Türk savunma sanayii için bir gurur vesilesidir. Dünyada ilk kez bu ölçekte bir sürü drone saldırısının tatbikat ortamında başarıyla icra edilmesi, ülkemizin savunma teknolojilerindeki öncü konumunu daha da güçlendirmiştir. Bu operasyonla, sürü zekâsı ve otonom sistemler alanında dünyada takip eden değil, standart belirleyen ve ilki gerçekleştiren bir ülke olduğumuzu kanıtladık. Oyun değiştirici teknolojilerimizle dünyada ilkleri başarmaya, kahraman Ordumuzun gücüne güç katmaya devam edeceğiz!” STM Sürü İHA Kabiliyetleri STM’nin sahip olduğu özgün algoritmalar ve yazılımlar sayesinde STM sürü sisteminde bulunan taktik İHA’lar, gerçek zamanlı olarak birbirileri arasında haberleşebiliyor, hedef tespiti, paylaşımı ve önceliklendirmesi yaparak, sürü saldırısı icra edebiliyor. STM’nin sürü zekâsı mimarisi, merkezi bir kontrol birimine bağımlı olmadan, her bir İHA’nın görev kararlarını kendi almasına imkân tanıyor. Bu dağıtık kontrol mimarisi, sistemin bir parçası devre dışı kalsa bile sürünün görevi sürdürebilmesini sağlıyor ve görev başarısını artırıyor. Sürü sistemleri, satürasyon saldırısı konsepti çerçevesinde, aynı anda çok sayıda İHA’nın koordineli biçimde hedef bölgeye seyrüseferini sağlayarak, düşman savunma sistemlerinin satürasyona uğratılmasını ve etkisiz bırakılmasını hedefliyor. STM algoritmaları sayesinde sürü içindeki İHA’lar, taşıdıkları mühimmat türüne uygun hedeflerle angaje oluyor. Örneğin; insan veya araç hedeflerini ayırt edebilen, anti-personel veya zırh delici mühimmat taşıyan İHA’lar, hedef tipine göre otonom angajman yapabilmektedir. Geliştirilen sistemlerde, sürüye gerçek zamanlı olarak yeni İHA’lar eklenip çıkarılabiliyor, görevler güncellenebiliyor ve görev bölgesi içinde sürü bölünerek farklı alt görevler icra edebiliyor. STM, sürü İHA alanındaki kabiliyetlerini, Ankara Polatlı’da Ocak 2026’da icra edilen saha testinde kanıtlamıştı. 20 adet KARGU’dan oluşan sürü; tamamen milli algoritmalarla, tek operatör kontrolünde otonom şekilde gerçek mühimmatla hedeflerini tam isabetle vurmuş, bir ilke daha imza atmıştı. Özellikler Sürü Zekâsı AlgoritmalarıSatürasyon Saldırısı KonseptiDağıtık Kontrol MimarisiİHA’lar Arası İletişim AltyapısıOtonom Formasyon Oluşturma ve SürdürmeÇarpışma Önleme SistemiGerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve SınıflandırmasıSürü İçi Görev PaylaşımıHedef Önceliklendirme ve Görev AtamaCRPA Destekli Anti-jam SeyrüseferKERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız SeyrüseferSürü Bölünmesi ve BirleşmesiGerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Sürü Zekâsı Algoritmaları Satürasyon Saldırısı Konsepti Dağıtık Kontrol Mimarisi İHA’lar Arası İletişim Altyapısı Otonom Formasyon Oluşturma ve Sürdürme Çarpışma Önleme Sistemi Gerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve Sınıflandırması Sürü İçi Görev Paylaşımı Hedef Önceliklendirme ve Görev Atama CRPA Destekli Anti-jam Seyrüsefer KERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız Seyrüsefer Sürü Bölünmesi ve Birleşmesi Gerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Dünyanın Ordularının Tercihi: KARGU Kamuoyunda “kamikaze İHA” olarak da bilinen vurucu KARGU, STM tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine 2018 yılında giren KARGU, TSK başta olmak üzere Türkiye’de çeşitli güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele, özel operasyonlar ve sınır ötesi operasyonlarda etkin şekilde kullanılıyor. Farklı coğrafi ve arazi koşullarında kendini başarıyla kanıtlayan KARGU, bugüne kadar dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edildi. Kullanıcı personel sahadaki anlık duruma göre, KARGU’dan anti personel mühimmat başlığını çıkarıp, zırh delici başlığı hızlıca değiştirebiliyor. Düşük radar kesit alanı özelliği ile düşman bölgesinde tespit edilmesi zor olan KARGU, tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurulabiliyor. KARGU, üzerindeki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etki ve operasyonel üstünlük sağlıyor. KARGU, sahip olduğu gelişmiş elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece-gündüz etkin operasyon yapabiliyor. 30 dakikadan fazla havada kalabilen KARGU, 10 km menzile sahip. KARGU’lar sürü halde de görev yapabiliyor. Ayrıca KARGU, STM’nin geliştirdiği yazılımlarla, elektronik harp ortamından etkilenmeden, GNSS’ten bağımsız görev yapabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DOF Robotics 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını yüzde 74 artırdı Haber

DOF Robotics 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını yüzde 74 artırdı

Dünyanın 6 kıtasında 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirirken, Marvel Studios, Rovio’nun Angry Birds markası, Feld Entertainment bünyesindeki Monster Jam, Universal Studios, Transformers ve Smurfs gibi devlerle ortak projeler yürüten DOF Robotics, 2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 74 artırarak 197,9 milyon TL’ye yükseltti. Brüt kar ise yüzde 81,8 artışla 134,4 milyon TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde şirketin toplam varlıkları 3,43 milyar TL seviyesine ulaşırken, özkaynakları yüzde 3,7 artışla 2,14 milyar TL oldu. DOF Robotics’in geçmiş dönemlerdeki finansal verilerine de bakınca hasılat ve karlılık verilerinde dönemselliğin önem kazandığı görülüyor. İlk çeyrek verilerinde harcamalar öne çıkarken, bu dönemde yapılan harcamaların hasılata dönüşümü ise son çeyrekte gerçekleşiyor. Sektörün global temel karakteristiği, DOF Robotics için de geçerliliğini koruyor. DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “2026 yılının ilk çeyreğinde DOF Robotics olarak küresel pazarlardaki büyümemizi sürdürürken, yüksek katma değerli ürünlerimiz ve Ar-Ge odaklı yaklaşımımızla faaliyetlerimizi güçlendirmeye devam ettik. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa olmak üzere ihracat pazarlarındaki etkinliğimizi artırırken, ileri teknolojiye dayalı simülasyon, yapay zeka ve otonom sistemler alanındaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürdük. Ar-Ge faaliyetlerimiz kapsamında geliştirdiğimiz yeni nesil ürünler ve yazılım çözümleri, şirketimizin küresel rekabet gücünü destekleyen önemli adımlar oldu. Stratejik büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yeni yatırım fırsatlarını değerlendirirken, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürdük” dedi. Çin ve Avustralya’da yeni yapılanma Uluslararası yapılanmamızı güçlendirmek amacıyla yatırımlara devam ettiklerini belirten Mertcan, “Çin Halk Cumhuriyeti ve Avustralya’da planladığımız bağlı ortaklıklarımızın kuruluş süreçlerini ilk çeyrek itibarıyla tamamladık. Bu adımlarımızın, global pazarlardaki etkinliğimizi artırarak yeni iş birlikleri ve büyüme fırsatları yaratacağına inanıyoruz” diye konuştu. “Türkiye’yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getireceğiz” İşletmecilik projeleriyle önümüzdeki 10 yılda 600 milyon dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini açıklayan Mertcan, NeoCappadocia’nın bu stratejinin ilk ve en önemli adımı olarak konumlandığını söyledi. Mertcan, “NeoCappadocia’yı 12 ay boyunca hizmet verecek şekilde tasarladık ve yıllık 500 binin üzerinde misafir ağırlamasını bekliyoruz. Bu projemizde Fly Over Cappadocia/Türkiye temalı flying theatre, balon simülatörü, tamamen tematik bir restoran, konsept odalardan oluşan butik temalı otel ile teknoloji, estetik ve hikaye anlatımının birleştiği canlı show deneyimleri yer alacak” ifadelerini kullandı. NeoCappadocia benzeri projeleri Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımayı hedeflediklerini belirten Mertcan, “İstanbul Beyoğlu’nda planladığımız Flying Theater projesinde tüm kurulum ve yatırım süreçlerini DOF Robotics olarak üstleneceğiz. Bunun yanı sıra Antalya şehir merkezinde hayata geçirmeyi planladığımız Flying Theater yatırımıyla da şehrin turizm ve eğlence ekosistemine yeni bir deneyim alanı kazandırmayı amaçlıyoruz” dedi. Yeni nesil deneyim ekonomisi markası Neo Planet’in uluslararası büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri olduğunu vurgulayan Mertcan, “Teknolojiyi oyun ve interaktif deneyimle buluşturan Neo Planet konseptini farklı ülkelerde yeni merkezlerle yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Amacımız, Türkiye’yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getirmek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu Haber

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu

4. defa gerçekleşen etkinlikte, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Ana sponsorluğunu Mayasoft’un üstlendiği etkinlikte; gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar yoğun bir program kapsamında değerlendirildi. Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşmalarından biri olarak konumlanan TechFinTech’te yalnızca mevcut dönüşümü değil, finansın geleceğinin nasıl şekilleneceğini de çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi tarafından 4. kez gerçekleştirilen etkinlikte, gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar büyük ilgi gören oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Finansın Yeni Oyun Kuralları TechFinTech Sahnesinde TechFintech 2026 açılış konuşmasını BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı. Sevgi, “Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi” başlıklı açılış konuşmasında, “Son 3 yıl durgunluk yaşayan fintech dünyası, 2025’te küresel yatırımların 116 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden yükselişe geçti. Fintech’ler artık alternatif değil, geleceğin finansal altyapısı olarak konumlanırken; Türkiye’de sektör yaklaşık 214 milyon dolarlık yatırım ile startup yatırımlarında işlem hacmi bakımından ikinci sıraya yerleşti. Yatırımcı ilgisi varlık yönetimi ve yatırım odaklı çözümlere kayarken, özellikle dolandırıcılık önleme ve kritik skorlama alanlarında yapay zeka algoritmaları, operasyonel maliyetleri düşürerek verimliliği ana yatırım odağı haline getiriyor. Bu teknolojik gelişmelerin yakın gelecekte fintech sekötürnün en önemli belirleyicisi olacağı tahmin ediliyor” dedi. Etkinliğin ana konuşmacısı Deloitte Sorumlu Ortak ve Blokzincir Hizmetleri Lideri Uğur Kağan Dinçsoy, konuşmasında “Finansın Yeni Denkleminde Kim Nerede?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dinçsoy sunumunda “Fintech dünyasında son dönemde dikey yapılardan yatay modellere geçiş hızlanırken, şirketler yazılım ve BT süreçlerini dış kaynak kullanmak yerine kendi bünyelerine alarak daha hızlı ve verimli büyümeye yöneliyor. Yapay zeka uygulamaları kullanıcı harcamalarında oyun harcamalarını geride bırakmaya başlarken, bu durum önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Türkiye’de artan yatırım ilgisi ve global oyuncuların potansiyel girişleriyle birlikte rekabetin daha da sertleşmesi bekleniyor. Hyperscaler yatırımlarının Türkiye’ye gelmesiyle regülasyon kaynaklı sıkışıklıkların azalacağı öngörülüyor. Bankacılık tarafında ise platform bankacılığına ek olarak servis bankacılığı modeli öne çıkarken, müşteri deneyimi de merkeze yerleşiyor. Kripto varlıklar tarafında ise sıkılaşan regülasyonlarla birlikte saklama hizmetleri yeni dönemin temel başlıkları haline geliyor. Tüm bu dönüşüm içinde fintech şirketleri için artık sadece büyüme değil; risk yönetimi, uyum ve sürdürülebilir kârlılık en kritik öncelikler olarak öne çıkıyor” dedi. Ana sponsor Mayasoft’un CEO’su Yasin Aşır, “Finansın Yeni Altyapısı: Gerçek Zamanlı, Akıllı, Kesintisiz” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Aşır sunumunda; “Finansın yeni işletim sistemi yazılırken müşteri deneyimi veriyle tamamen entegre hale gelmiş durumda; karar alma süreçleri köklü bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden sezgisel ve tecrübeye dayalı kararlar alınırken, bugün veriyi bir ‘yakıt’ gibi kullanarak iş zekâsı çıktıları ve algoritmalarla daha akıllı, veri odaklı kararlar veriliyor. Bu yapıya yapay zekanın eklenmesiyle çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkıyor. Yapay zeka günlük hayatımızda ve finans sektöründe aktif şekilde kullanılmaya başlanmış olsa da hangi ölçekte, hedefle ve regülasyon çerçevesinde kullanılacağı hâlâ kritik bir soru olarak duruyor. Öte yandan artan entegrasyonlar ve genişleyen API ekosistemi sistemleri daha kırılgan hale getirirken, saldırı yüzeylerinin büyümesi ve yapay zeka destekli tehditlerdeki artış bu riski daha da belirgin kılıyor. Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca teknolojiyi kullananlar değil; yapay zekayı güvenli ve regülasyonlara uyumlu şekilde kurumsallaştıran, altyapıyı güçlü ve esnek kurgulayan, ekosistemi güvenle yöneten ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilen kurumlar olacak. Yarının kazananları ekosistemi kuran değil, güvenle yöneten olacak” dedi. Finansta Karar Mekanizması Yeniden Şekilleniyor Verinin karar verme süreçlerindeki yeri ve etkisinin panelistler tarafından ele alındığı “Veriyle Karar Veren C-Suite” ana panelinin moderatörlüğünü BTHaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Murat Göçe giriş konuşmasında “Bir zamanlar bankacılık işlemleri hesap cüzdanına bağlıydı; bugün ise fintech ve yapay zekâ ile bambaşka bir noktadayız. Eskiden başka bir şubeden para çekmek günler sürerken, bugün finans dünyası hız ve teknolojiyle yeniden şekilleniyor. Artık sadece bankalar değil; fintech’ler, ödeme sistemleri ve yapay zekâ da finansın merkezinde yer alıyor” diyerek alınan yola dikkat çekti. Panel konuğu Koç Finans CFO’su Doğu Özden, “Veri ve yapay zekâ aslında karar vermiyor; önemli bir girdi sağlıyor ancak burada hala karar verenler veriyi yönetenler. Ancak burada veriyi zaman zaman kutsallaştırdığımızı da düşünüyorum. Burada veriye karşı çok duygusal olmadan onu yöneterek o duygusallığı tecrübe ile sonraki aşamaları devreye almamız gerekir. Veri bize sadece bir fotoğraf sunuyor ve bu fotoğraf çoğu zaman soğuk olabilir. Günün sonunda o kararı verirken bu fotoğrafın üzerine bağlamı, tecrübeyi ve insan faktörünü eklemek gerekir. Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada yapay zekâdan ziyade hibrit zekânın, yani insan ve yapay zekânın birlikte çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Panelde görüşlerini paylaşan bir diğer konuk isim ING Türkiye IT Direktörü Hale Kocabıyık, “Veri üretimi ve anlamlandırılması hiç olmadığı kadar hızlandı; bu da doğal olarak kararların aynı hızda alınması beklentisini doğurdu. Ancak organizasyonlarda her kararın doğası farklıdır. Bu nedenle mesele, veri ile karar alma süreçleri arasındaki bir hız farkı değil; kararların doğası gereği farklı hız ihtiyaçlarına sahip olmasıdır. Bu bağlamda asıl kritik konu, hangi kararın ne şekilde ve hangi hızda verilmesi gerektiğini doğru tasarlayabilmek, yani sağlam ve işlevsel bir karar mimarisi kurabilmektir. Bu başarıldığında, kararın ihtiyacı ile veri akışı zaten doğal olarak senkronize olur” diyerek görüşlerini aktardı. Ana panel sponsoru HPE İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Yöneticisi Mert Sarıkaya ise “Veri, kararın tek kaynağı değil; çoğu zaman insanlar sezgileriyle bir noktaya geliyor ve veriyi bunu desteklemek için kullanıyor. Bunun arkasında insan psikolojisi, ön yargılar ve veriyi seçme biçimimiz yatıyor. Ayrıca veri bize geçmişi ve bugünü gösterirken, biz karar verirken geleceği tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu noktada bağlam, sezgi ve tecrübe devreye giriyor ve nihai kararı şekillendiriyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte kararların bir kısmını makinelere bırakıyoruz; ancak asıl soru artık şu: İnsan bu sürecin neresinde konumlanacak ve nasıl değer katacak?” dedi. Bulut, GPU ve Yapay Zekâ ile Finansın Yeni Altyapısı “Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik” başlıklı oturumda konuşan İşNet Satış Direktörü Pınar Tüfenkci, “Yapay zekâ dönüşümünün etkisi hızla artarken, İşNet olarak GPU as a Service hizmetimizle şirketlerin NVIDIA H100 ve H200 gibi güçlü GPU’lara bulut üzerinden, donanım yatırımı yapmadan erişmesini sağlıyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin finans bulutu gereklilikleri ve KVKK uyumluluğu gözetilerek tasarlandı; böylece kurumlar hem yüksek işlem gücüne hem de güçlü veri güvenliği altyapısına sahip oluyor. GPU tabanlı altyapımız ve akıllı yönetim katmanımız sayesinde yapay zekâ uygulamalarını güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde çalıştırarak fintech ekosisteminin dönüşümüne katkı sunuyoruz” dedi. Aynı oturumda yer alan Upsonic Co-Founder & CEO’su Taygun Alban ise “Upsonic olarak elektronik para kuruluşları, bankalar ve finansal kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol alıyor, fintech süreçlerini uçtan uca yapay zekâ ile otomatize etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz AI ajanlar, özellikle işe alım gibi karmaşık süreçlerde evrak toplama, doğrulama ve analiz adımlarını otomatikleştirerek operasyonel yükü önemli ölçüde azaltıyor. Ancak bu sistemlerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için güçlü, güvenli ve regülasyona uygun bir altyapı kritik önem taşıyor. Bu noktada İşNet ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yalnızca yüksek GPU kapasitesi ve yerel veri uyumluluğu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda sunduğu esnek ve ölçeklenebilir altyapı sayesinde hem maliyet optimizasyonu sağlıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir bir büyüme modeli oluşturabiliyoruz” dedi. “Finansta Yapay Zekâ ile Değer Yaratmak: Bugün Ne Mümkün?” başlıklı sunumu gerçekleştiren Oredata COO’su Çağlar Kara, “Bugün dünya genelinde her 10 şirketin 9’u yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yürütüyor; ancak bu projeleri ölçekleyebilen şirketlerin oranı hâlâ oldukça sınırlı. Kurumlar strateji tarafında belirli bir olgunluğa ulaşmış olsa da veri altyapısı ve organizasyonel kültür, dönüşümün önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen unsur yalnızca teknoloji değil; aynı zamanda kurumların bu değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğidir. Bu nedenle kısa sürede değer üreten, ölçülebilir ve önceliklendirilmiş projelerle ilerlemek kritik önem taşıyor. Yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabet gücünü korumak isteyen kurumlar için stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Doğru kurgulanmış projelerle kurumlar, yatırım geri dönüşünü çok daha hızlı şekilde elde edebiliyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Finansın Kör Noktası, Erişilemeyen Müşteri Kitlesi” başlıklı sunumda Binclusive Kurucu Ortak Atakan Nalbant, “Finansın en kritik ancak çoğu zaman göz ardı edilen alanı erişilebilirlik. Bugün milyonlarca kullanıcı için mesele yalnızca teknolojiye ulaşmak değil, o teknolojiyi gerçekten kullanabilmek. Doğru tasarlanmayan dijital deneyimler kullanıcıları sistemin dışında bırakırken, erişilebilirlik artık sadece bir kullanıcı deneyimi konusu değil; aynı zamanda kurumlar için regülasyon, sorumluluk ve sürdürülebilir büyümenin temel bir parçası haline geliyor. Bu nedenle erişilebilirliği her yeni ürün ve özellikte temel bir öncelik olarak ele almak gerekiyor. Çünkü erişilebilirlik sağlandığında yalnızca belirli bir kullanıcı grubu değil, tüm kullanıcı deneyimi daha güçlü ve kapsayıcı hale geliyor” dedi. Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul ise “Yeni Ekonomik Düzende Finans” başlıklı sunumunda; FinTech ekosisteminin üç katmanlı bir yapıdan oluştuğunu belirtti. İlk katmanda elektronik para ve ödeme kuruluşları ile dijital bankaların, ikinci katmanda analitik yapıların, üçüncü katmanda ise son kullanıcıya ulaşan dijital ödeme, müşteri sadakati ve gömülü finans uygulamalarının yer aldığını ifade eden Yurdakul, “Bu katmanlar arasında güçlü bir entegrasyon ve iş birliği sağlanması durumunda ekosistemin hızlı büyüyecek. Aksi durumda rekabet ve koordinasyon eksikliğinin önemli bir potansiyelin kaçırılmasına yol açabilir” dedi. Finans Dünyasında Dönüşüm ve Yeni Nesil Yaklaşımlar Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TechFinTech etkinliği, sektörün fikir önderlerini ve karar vericilerini bir araya getirerek katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı. Birbirinden farklı sunumlarıyla konuşmacı olarak etkinliğe değer katan isimler arasında; Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız, OdeaTech Data Yönetimi Direktörü Gamze Kaplan Gökalp, TFI Holding Group CFO’su Furkan Ünal, Dünya Katılım Bankası Servis ve Ekosistem Bankacılığı Direktörü Dr. Erhan Bahtiyar, MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, Hannover Fairs Turkey BT Dijitalleşme Projeleri ve Veri Yönetimi Direktörü Cihan Keser ve Trakya Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Ümit Bilik yer aldı. Güçlü iş birlikleriyle hayata geçirilirken Techfintech’in bu yılki ana sponsoru Mayasoft oldu. Ana panel sponsorluğunu HPE üstlenirken, etkinliğin premium sponsorları İşNet ve Oredata oldu. Binclusive ve MasterLabs sunum sponsorları, E-Güven, Infotelica, İzometri, Pax, Techincube, Verion, Vesta ve WGuard ise tanıtım sponsorları olarak etkinlikte yer aldı. Hizmet sponsorları tarafında ise Ajans Press, Eti Danışmanlık, Faselis, Megisty, Pax, Postaban, Sirius ve Ventus Creative markaları yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu

21. Kadir Has Ödülleri’nde “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” alanlarında kapsamlı araştırmalara imza atan ve bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri verildi. Ülkemizin ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atan değerli bilim insanlarını ve toplumun gelişimine katkıda bulunan kurumlarını kamuoyuyla tanıştırmayı amaçlayan Kadir Has Ödülleri’nin töreni bu yıl 25 Mart 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Kadir Has Üniversitesi’nin kurucusu ve ülkemizin güzide hayırseverlerinden Kadir Has’ın vefatının 19. yıl dönümünde, üniversitenin Cibali’deki merkez kampüsünde düzenlenen anma programı kapsamında 21. Kadir Has Ödülleri sahiplerini buldu. 2026 yılının ödül verilecek çalışma alanı; “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” olarak seçildi ve önemli başarılara imza atarak bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri takdim edildi. 21. Kadir Has Ödülleri Değerlendirme Kurulu’nda şu isimler yer aldı: Prof. Dr. Ayşe Başar (Kadir Has Üniversitesi Rektörü), Prof. Dr. Albert Ali Salah (Utrecht University), Prof. Dr. Arzucan Özgür (Boğaziçi Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Sitti (Koç Üniversitesi), Doç. Dr. Canan Dağdeviren (Massachusetts Institute of Technology). ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Üstün Başarı Ödülü”, Prof. Dr. Asuman Özdağlar’a verildi. Oyun teorisi ve dağıtık optimizasyon alanlarında gerçekleştirdiği öncü akademik çalışmaları; yapay zekâda çok ajanlı sistemler, stratejik karar alma süreçleri ve büyük ölçekli öğrenme algoritmalarının matematiksel temellerine sunduğu özgün ve kalıcı katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik liderlik ve üstün bilimsel üretkenliği nedeniyle, Prof. Dr. Asuman ÖZDAĞLAR, “Üstün Başarı Ödülü”ne layık görülmüştür. Asuman Özdağlar, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri (EECS) alanında Mathworks Profesörüdür. Kendisi, EECS Bölüm Başkanı ve MIT Schwarzman Bilgisayar Koleji'nin Akademik İşlerden Sorumlu Dekan Yardımcısıdır. Araştırma uzmanlık alanları arasında optimizasyon, makine öğrenimi, ekonomi ve ağlar yer almaktadır. Son dönemdeki araştırmaları; çok sayıda ve çeşitli insan-makine katılımcısına sahip, veri odaklı çevrimiçi sistemler için teşviklerin ve algoritmaların tasarlanmasına odaklanmaktadır. Özdağlar; veri sahipliği ve piyasaları, sosyal medyada yanlış bilginin yayılması, ekonomik ve finansal bulaşıcılık ile sosyal öğrenme konularını araştırmıştır. Profesör Özdağlar; Microsoft bursu, MIT Lisansüstü Öğrenci Konseyi Öğretim Ödülü, NSF Kariyer Ödülü, Amerikan Otomatik Kontrol Konseyi'nin 2008 Donald P. Eckman Ödülü, 2014 Spira Öğretim Ödülü'nün yanı sıra Keithley, Seçkin Mühendislik Fakültesi ve Mathworks profesörlük unvanlarının sahibidir. Kendisi bir IEEE Fellow ve IFAC Fellow üyesidir; ayrıca Uluslararası Matematikçiler Kongresi'ne davetli konuşmacı olarak seçilmiştir. Doktora derecesini, Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri alanında 2003 yılında MIT'den almıştır. GELECEK VADEDEN BİLİM İNSANI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ise Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney’e verildi. Otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında gerçekleştirdiği özgün akademik çalışmaları; sahne geometrisinin anlaşılması, hareket analizi ve belirsizlik modellemesi konularında yapay zekâ temelli görsel algı sistemlerinin geliştirilmesine sunduğu önemli katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik üretkenlik ve bilimsel çalışmaları nedeniyle, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney, “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü”ne layık görülmüştür. Fatma Güney, Koç Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Doktora derecesini 2017 yılında Tübingen Max Planck Enstitüsü’nden almıştır. Araştırmaları otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında; özellikle geometri, hareket ve belirsizlik konularına odaklanmaktadır. Çalışmaları TÜBİTAK, Avrupa Araştırma Konseyi ve Royal Society tarafından desteklenmiştir. ICCV, ECCV, CVPR ve NeurIPS gibi önde gelen görüntü işleme ve makine öğrenmesi konferanslarında düzenli olarak hakemlik ve alan başkanlığı yapmaktadır. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar konuşmasında, Bu yılki ödül temasının Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ olarak belirlendiğini ifade eden Başar, yapay zekânın hem risk hem de fırsatlar barındırdığını, doğru yönetildiğinde büyük bir potansiyele dönüşeceğini vurguladı. Üniversitelerin yalnızca meslek kazandıran kurumlar olmadığını dile getiren Başar, bireylere eleştirel düşünme, problem çözme ve belirsizlikle başa çıkma becerileri kazandırmanın temel hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Üniversitenin yapay zekâ ekseninde üç temel alana odaklandığını aktaran Başar; idari süreçlerde verimliliğin artırılması, yapay zekânın algoritma geliştirme, etik, hukuki ve felsefi boyutlarının ele alınarak yönlendirici bir yaklaşım geliştirilmesi ve bu birikimin eğitim müfredatına entegre edilmesi başlıklarına değindi. Sürdürülebilir ve nitelikli bir akademik anlayışla geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başar, ödül alan bilim insanlarını tebrik ederek konuşmasını Kadir Has’ın “Başarı ona talip olanlarındır” sözüyle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor Haber

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışma, geleceğin operasyonel kabiliyetlerini şekillendirecek teknolojilerin geliştirilmesini hedefliyor. Hava ve Kara Araçları Arasında Akıllı İş Birliği Yarışmanın merkezinde, havadan keşif yapan insansız hava araçları ile sahada görev alan insansız kara araçlarının eş zamanlı ve entegre çalıştığı senaryolar yer alıyor. Katılımcılardan, insansız hava aracının topladığı çevresel verileri analiz ederek bu verileri kara aracına aktaran, ardından kara aracının bu bilgiler doğrultusunda rota planlama, görev yönetimi ve hedefe yönelme gibi kritik kararları otonom şekilde alabildiği sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bütüncül Otonom Sistem Yaklaşımı Yarışma süreci, yalnızca tek bir teknolojiye değil, birbirini tamamlayan dört temel aşamaya odaklanıyor. Algılama, veri paylaşımı, karar verme ve görev icrası süreçlerinin bir bütün olarak ele alındığı bu yapı, katılımcıların uçtan uca çalışan, entegre ve akıllı sistemler geliştirmesini gerektiriyor. Bu yaklaşım, otonom sistemlerin gerçek hayattaki kullanım senaryolarına daha yakın çözümler üretilmesini sağlıyor. Gerçek Dünya Koşullarına Uygun Çözümler Öncelikli Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin, yalnızca teorik başarı değil, aynı zamanda sahada uygulanabilirlik açısından da güçlü olması bekleniyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen, güvenilir veri iletişimi kurabilen ve dinamik görev değişikliklerine hızlı yanıt verebilen sistemler, değerlendirme sürecinde öne çıkacak. Bu yönüyle yarışma, otonom sistemlerin operasyonel yetkinliğini artırmaya yönelik önemli bir platform sunuyor. Genç Yeteneklere Uluslararası Katılım Fırsatı Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler takım halinde başvuru yapabiliyor. Disiplinler arası çalışmayı teşvik eden organizasyon, mühendislik ve teknoloji alanlarında eğitim gören gençleri bir araya getirerek yenilikçi fikirlerin gelişmesine katkı sağlıyor. Yüksek Ödüllerle Desteklenen Rekabet Yarışmada dereceye giren takımlar önemli ödüllerin sahibi olacak. Birinci olan takım 750 bin, ikinci takım 600 bin ve üçüncü takım 500 bin Türk Lirası ödül kazanacak. Bu destekler, katılımcıların projelerini geliştirmeye devam etmeleri için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Başvurular İçin Son Tarih Yaklaşıyor Başvurular 1 Nisan tarihine kadar devam ediyor. Otonom sistemler alanında fark yaratmak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen tüm öğrenci takımları bu önemli organizasyona davet ediliyor. TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışma, Türkiye’nin milli teknoloji vizyonuna katkı sunarken, genç mühendislerin küresel ölçekte rekabet edebilecek yetkinlikler kazanmasına da olanak tanıyor. İleri otonom sistemler alanında geliştirilecek projeler, geleceğin savunma, güvenlik ve sivil teknolojilerinin temelini oluşturma potansiyeli taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Otonom Drone Sistemleri İçin Büyük Yarış Haber

Geleceğin Otonom Drone Sistemleri İçin Büyük Yarış

FPV Drone İzleme Yarışması’nın temel amacı, geliştirilen otonom hava araçlarının görüntü temelli algılama, karar verme ve dinamik hedef takibi kabiliyetlerinin gerçekçi bir görev ortamında değerlendirilmesini sağlamak. Yarışma, özellikle görüntü işleme ve otonom kontrol algoritmalarına dayalı teknolojilerin geliştirilmesini teşvik ederken, katılımcılardan Küresel Uydu Navigasyon Sistemi (GNSS) kullanılmadan hareketli bir hedefin başarıyla takip edilmesini sağlayan sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bu kapsamda yarışmacı ekipler, hareket halindeki bir hedef drone’u yalnızca görüntü tabanlı algılama yöntemleriyle tespit ederek otonom şekilde takip eden sistemler tasarlayacak. Böylece yarışma, katılımcıların insansız hava araçlarında ileri seviye hedef takibi, kadraj merkezleme, kaybolan hedefi yeniden tespit edebilme ve dinamik uçuş performansı gibi kritik yetkinlikler kazanmalarına da katkı sağlayacak. Üniversite Öğrencileri, Mezunlar ve Özel Sektör Ekipleri Katılabiliyor FPV Drone İzleme Yarışması, teknoloji geliştirme ekosisteminin farklı kesimlerinden katılımcıları bir araya getiriyor. Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, mezunlar ile özel sektör ekipleri yarışmaya takım halinde başvurabiliyor. Takımların danışman dahil en az 4, en fazla 10 kişiden oluşması gerekiyor. Bu yapı sayesinde farklı disiplinlerden gelen katılımcılar birlikte çalışarak güçlü ve yenilikçi çözümler ortaya koyma fırsatı yakalıyor. Yarışma sonunda dereceye giren takımlar önemli ödüllerin de sahibi olacak. Birincilik elde eden takım 300 bin TL, ikinci olan takım 250 bin TL, üçüncü olan takım ise 200 bin TL ödül kazanacak. Maddi ödüllerin yanı sıra katılımcılar, geliştirdikleri projeleri geniş bir teknoloji ekosistemine tanıtma ve alanında uzman isimlerle bir araya gelme fırsatı da yakalayacak. Otonom sistemler, görüntü işleme teknolojileri ve insansız hava araçları alanında kendini geliştirmek isteyen gençler için önemli bir fırsat sunan FPV Drone İzleme Yarışması, yeni nesil mühendislerin gökyüzüne yön verecek projelerini bekliyor. Teknolojiye ilgi duyan ve geleceğin otonom sistemlerini geliştirmek isteyen ekiplerin 25 Mart tarihine kadar başvurularını tamamlamaları gerekiyor. Gökyüzünde rekabetin ve inovasyonun buluşacağı bu heyecana katılmak isteyen tüm teknoloji tutkunları için geri sayım başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle Haber

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle

Şirket, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanında faaliyet gösterecek Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye iştirak ederek savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve araştırma kapasitesini genişletmeyi hedefliyor. Savunma ve enerji teknolojileri alanındaki Ar-Ge odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda MİA Teknoloji, 9 Mart 2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye kuruluş aşamasında yüzde 20 oranında iştirak etme kararı aldı. 1 milyon TL sermaye ile kurulan Koral Labs’ın başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanıyor. Savunma alanında stratejik dönüşüm MİA Teknoloji, son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında yürüttüğü stratejik dönüşüm kapsamında savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Şirket, yapay zekâ destekli sistemler, ileri mühendislik çözümleri ve yüksek teknoloji odaklı araştırma projeleriyle bu alandaki yetkinliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket aynı zamanda enerji verimliliğine yönelik teknolojik projeler alanında da Ar-Ge faaliyetlerini sürdürüyor. Yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosistemi hedefleniyor Koral Labs’a yapılan bu yatırımın, MİA Teknoloji’nin savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini güçlendirmesi, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanındaki uzmanlığını genişletmesi ve yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Şirket, savunma teknolojileri alanında geliştirdiği ileri mühendislik çözümleri, yapay zekâ destekli sistemler ve Ar-Ge odaklı projelerle Türkiye’den doğan küresel bir teknoloji ekosistemi oluşturma vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. MİA Teknoloji’nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Şirketimizin savunma ve enerji teknolojileri alanındaki stratejik dönüşüm ve Ar-Ge odaklı büyüme hedefleri kapsamında, 09.03.2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'ye kuruluş aşamasında iştirak edilmesine karar verilmiştir. MİA Teknoloji A.Ş. son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında stratejik bir dönüşüm süreci yürütmekte olup; bu kapsamda savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetleri, yüksek teknolojili Ar-Ge çalışmaları, enerji verimliliğine yönelik projelerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'nin başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanmakta olup, söz konusu iştirak şirketimizin savunma teknolojileri dönüşümüne katkı sağlayacak stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu şirket tarafından geliştirilecek ürün ve teknolojilerin yurt içi ve yurt dışı pazarlarda ticarileştirilmesi ve satış faaliyetlerinin MİA Teknoloji A.Ş. tarafından yürütülmesi planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil Yapay Zeka  'AI Agent' Dünyasına Yolculuk Haber

Yeni Nesil Yapay Zeka 'AI Agent' Dünyasına Yolculuk

Zirve kapsamında, modern yapay zekanın en üst aşaması kabul edilen “AI Agent” teknolojilerinden Trendyol mühendisleri tarafından geliştirilen yerli büyük dil modeline (LLM) kadar pek çok gelişme ve yenilik paylaşıldı. Trendyol, yapay zeka desteğiyle e-ihracatta ürün giriş hızını yüzde 60 artırarak, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel rekabette öne çıkarıyor. Trendyol'un mühendisleriyle geliştirdiği otonom sistemler ise her gün 500 milyondan fazla karar ve tahmin üretiyor. Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan 'Trendyol AI Agent' (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli Trendyol LLM, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan Trendyol, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Trendyol mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. Trendyol’un geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: %60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan %20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, “Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.