Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Otonom Sistemler

Kapsül Haber Ajansı - Otonom Sistemler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otonom Sistemler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEKNOFEST’te Savaşan İHA’lar Büyük Mücadeleye Hazırlanıyor Haber

TEKNOFEST’te Savaşan İHA’lar Büyük Mücadeleye Hazırlanıyor

Teknolojideki hızlı gelişime paralel olarak faaliyet alanı her geçen gün genişleyen İnsansız Hava Araçları, artık yalnızca keşif ve gözetleme görevleriyle sınırlı kalmıyor. Savaşan İHA Yarışması, bu dönüşümden hareketle, insanlı savaş uçaklarının gerçekleştirdiği hava-hava ve hava-kara muharebelerine benzer manevra ve mücadele kabiliyetlerinin otonom sistemlere kazandırılmasını hedefliyor. Yarışma kapsamında oluşturulan kontrollü senaryolar, gençlerin algılama, karar verme ve manevra yeteneklerini aynı anda test edebilecekleri özgün bir deneyim sunuyor. Yarışma süresince tüm İHA’lar eş zamanlı olarak havada bulunuyor ve birbirleriyle mücadele ediyor. Rakip İHA’lar, vuruş alanı ekranı üzerinden görüntü işleme yöntemleriyle tespit edilerek sanal ortamda kilitlenmeye çalışılıyor. Fiziksel temasın olmadığı bu yapı sayesinde, yarışmacılar algoritmalarını agresif manevralar ve kaçınma stratejileriyle geliştirme imkanı buluyor. İki Görev, Tek Hedef: Üstün Otonomi Savaşan İHA Yarışması, “Savaşan İHA” ve “Kamikaze İHA” olmak üzere iki ana görevden oluşuyor. Yarışmanın merkezinde yer alan Savaşan İHA görevinde takımlar, rakiplerine başarılı bir şekilde kilitlenirken aynı zamanda onların kilitlenmelerinden de kaçınmaya çalışıyor. Kamikaze İHA görevi ise bu yapıyı tamamlayıcı nitelik taşıyor. Büyük ödüle aday olabilmek için takımların en az bir müsabaka turunda Kamikaze İHA görevini de başarıyla tamamlaması gerekiyor. Zorlu Koşullar, Akıllı Algoritmalar Yarışmanın müsabakalarında hakemler tarafından belirli bir süre aktif hale getirilen hava savunma sistemleri, sanal kısıtlı bölgeler olarak tanımlanıyor. Fiziksel bir müdahale içermeyen bu alanlar, takımlardan hem yasaklı bölgelerden kaçınacak hem de rakip İHA’lara karşı etkin mücadele yürütecek gelişmiş algoritmalar geliştirmelerini bekliyor. Böylece yarışma, yalnızca teknik beceriyi değil, stratejik düşünme yetkinliğini de ön plana çıkarıyor. Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra mezunlar da katılabiliyor. Takımlar en az 3, en fazla 15 kişiden oluşabiliyor. Otonom sistemler, görüntü işleme ve yapay zekâ alanlarında kendini geliştirmek isteyen gençler için önemli bir deneyim alanı sunan yarışmanın son başvuru tarihi 20 Şubat 2026 olarak açıklandı. Büyük Ödül, Büyük Motivasyon Savaşan İHA Yarışması’nda dereceye giren takımları önemli ödüller bekliyor. Yarışmayı birincilikle tamamlayan ekip 600 bin TL, ikinci olan ekip 500 bin TL, üçüncü olan ekip ise 400 bin TL ödülün sahibi olacak. Yarışma, sunduğu teknik deneyimin yanı sıra gençlerin savunma ve havacılık teknolojileri alanında güçlü bir gelecek inşa etmelerine de katkı sağlamayı amaçlıyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Savaşan İnsansız Hava Aracı Yarışması, gökyüzünde sınırları zorlamak ve otonom teknolojilerin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen tüm gençleri bu büyük mücadeleye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi Haber

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi

Ocak 2026 itibarıyla haritaya 40 yeni girişim eklenirken, 2 girişim haritadan çıkarıldı ve Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Güncellemenin öne çıkan başlığı haritaya eklenen her üç girişimden birinin Agentic AI kategorisinde yer alması oldu. 2025 yılında ise ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü. Türkiye’de yapay zeka ekosisteminin gelişimini izlemek ve görünür kılmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), yapay zeka alanında faaliyet gösteren yerli girişimleri düzenli olarak haritalandırmaya devam ediyor. 2017 yılında 24 olan yapay zeka girişim sayısı, Ocak 2026 itibarıyla haritaya eklenen 40 yeni girişimle birlikte 457’ye ulaştı. Aynı dönemde exit, kapanma veya çözümlerini güncelleme gerekçeleriyle 2 girişim haritadan çıkarıldı. Haritaya eklenen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde yer aldı Ocak 2026 güncellemesinde haritaya eklenen girişimlerin kategori dağılımı, Agentic AI’nin açık biçimde öne çıktığını ortaya koydu. Bu dönemde haritaya dahil edilen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde konumlandı. Toplam 12 girişim ile Agentic AI, eklenen girişimler arasında en yüksek paya sahip kategori oldu. Agentic AI çözümleri; bir görevi anlayan, gerektiğinde insan onayıyla ilerleyen ve çıktıyı ölçülebilir şekilde teslim eden yapılarıyla otomasyon ve karar destek senaryolarını daha görünür hale getirirken, ekosistemin “öneren asistanlar”dan işi baştan sona tamamlayan sistemlere doğru ilerlediğini ortaya koydu. Bu alanda faaliyet gösteren girişimlerin ağırlıklı olarak sektör agnostik yapıda olduğu görüldü. Agentic AI’yi, Diyalogsal Yapay Zeka (5) kategorisi izledi. Makine Öğrenmesi (3), Görüntü İşleme (3), HealthTech (3) ve Öngörü ve Veri Analitiği (3) alanlarında da eşit sayıda girişim haritaya eklendi. Altyapı ve Operasyonlar/Servis (2), LegalTech (2) ve Optimizasyon (2) kategorileri ise eklenen girişimler arasında diğer öne çıkan alanlar oldu. Bunun yanı sıra Doğal Dil İşleme (1), EdTech (1), Nesnelerin İnterneti (1), Otonom Sistemler (1) ve Görsel Üretim – Visual AI (1) kategorilerinde de yeni girişimler haritada yer aldı. 2025 yılında ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Girişim Haritası, 2025 yılı boyunca düzenli güncellemelerle izlenen istikrarlı bir büyüme çizgisi ortaya koydu. Yıla Ocak 2025’te 379 girişimle başlayan harita, bu dönemde 19 girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +17 artış kaydetti. Nisan 2025 güncellemesinde 15 yeni girişim eklenip 1 girişim çıkarıldı ve net +14 artışla toplam girişim sayısı 393’e ulaştı. Haziran 2025 itibarıyla 20 girişim eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +18 artış sağlandı; böylece ekosistem 411 girişimle ilk kez kalıcı biçimde 400+ bandına taşındı. Üçüncü çeyrekte (Eylül 2025) toplam girişim sayısı 419’a yükselirken, bu dönemin asıl kritik gelişmesi haritanın kategori yapısının yenilenmesi oldu. Bu kapsamda Üretken Yapay Zeka (GenAI) alanı; Agentic AI, Diyalogsal Yapay Zeka ve Görsel Üretim alt kırılımlarına ayrıldı ve girişimler yeni yapı doğrultusunda yeniden konumlandırıldı. Bu güncelleme, ekosistemin yalnızca ne kadar büyüdüğünü değil, aynı zamanda nasıl evrildiğini de daha net ve ölçülebilir biçimde ortaya koydu. Bu sürecin ardından Ocak 2026 güncellemesinde 40 yeni girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla toplam girişim sayısı 457’ye ulaştı. Son 12 aylık dönemde 78 yeni girişimin haritaya dahil edilmesiyle ekosistem yaklaşık %20 büyüme kaydederken, ortaya çıkan tablo Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin düzenli güncellemelerle izlenebilen, yeni oyuncularla genişleyen ve süreklilik gösteren bir yapı sergilediğini ortaya koydu. “Girişimlerin süreci sahiplenen ve sonuç üreten yapılara yöneldiğini görüyoruz” Türkiye yapay zeka ekositeminin her yıl daha da büyüdüğüne dikkat çeken TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, güncel verileri şöyle değerlendirdi: “TRAI Girişim Haritası’nda izlediğimiz tablo, Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin artık teknoloji başlığı etrafında değil, gerçek iş ihtiyaçlarına dokunan, uçtan uca çözümler üreten yapılar etrafında şekillendiğini gösteriyor. Kategori yapısında yapılan güncellemelerle birlikte ekosistemin yalnızca büyüklüğünü değil, olgunlaşma yönünü de daha net izleyebiliyoruz. Bu da Türkiye yapay zeka ekosisteminin daha sürdürülebilir, daha ölçülebilir ve küresel rekabet açısından daha güçlü bir zemine oturduğunu gösteriyor.” 457 girişimle TRAI yapay zeka ekosistemi büyüyor TRAI Girişim Haritası’na eklenen girişimler, ekosistemde görünürlük kazanırken yatırımcılar, kurumsal şirketler ve potansiyel iş ortaklarıyla doğru temas noktalarına daha hızlı erişme fırsatı yakalıyor. Yatırımcılar için yeni fırsat alanlarını daha net hale getiren bu dinamik yapı; özel sektör açısından da doğru iş birliklerini, gerçek kullanım senaryolarını ve ölçeklenebilir çözümleri daha erişilebilir kılıyor. Her çeyrekte güncellenen TRAI Girişim Haritası, bu dönüşümü ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede izlemek isteyen tüm paydaşlar için güncel bir referans olmayı sürdürüyor.

Geleceği Üretenler TEKNOFEST’te Buluşuyor Haber

Geleceği Üretenler TEKNOFEST’te Buluşuyor

Fikirleri projeye, projeleri geleceğe dönüştürmek isteyenler için yarışma başvuruları 20 Şubat’a kadar devam ediyor! Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 2026 yılında binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa’da düzenlenecek. 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanında gerçekleşecek TEKNOFEST 2026, bilimi ve teknolojiyi tarihin sıfır noktası Şanlıurfa’da milyonlarla buluşturacak. Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken TEKNOFEST, dünyanın en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına bu yıl da ev sahipliği yapıyor. 2026 yılında 52 yarışma ve 127 alt kategoride düzenlenecek TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları için başvurular, 20 Şubat’a kadar devam ediyor. Tarihin Kalbinden Geleceğin Zihinlerine; 52 Farklı Yarışma TEKNOFEST Şanlıurfa’da! TEKNOFEST 2026’da, gençlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği “Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Güvenli Uydu Haberleşmesi Yarışması” gibi pek çok alanda toplam 52 farklı kategoride teknoloji yarışması düzenlenecek. Bu yıl ise önceki yıllardan farklı olarak “Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması” ilk kez başvuruya açılarak teknoloji tutkunlarına yeni ufuklar ve güçlü deneyim fırsatları sunacak. 2018’den bugüne 4 Milyonu aşkın Hayal, Geleceğin Teknolojisine Dönüştü! 2018 yılından bu yana inovasyonun, üretmenin ve geleceği şekillendiren fikirlerin buluşma noktası olan TEKNOFEST, bugüne kadar 4 milyonun üstünde başvuruya ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST 2026’da ise ilkokuldan lisansüstüne kadar her eğitim seviyesinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürmek için farklı kategorilerdeki teknoloji yarışmalarına başvurma imkanı yakalayacak. Geleceğin mimarları arasında yer almak ve teknolojinin öncüleri arasına adını yazdırmak isteyenler, başvurularını hemen yapabilir. T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa’da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival coşkusunu ülkemizin her köşesine ulaştıran ve "ilklerin tek festivali" TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarına katılmak için www.teknofest.org adresinden başvurularınızı yapabilirsiniz.

Havacılıkta Havaalanı Terminallerinin Geleceği: Dijital, Sürdürülebilir ve Akıllı Haber

Havacılıkta Havaalanı Terminallerinin Geleceği: Dijital, Sürdürülebilir ve Akıllı

İşte havaalanı terminallerinin geleceğini belirleyen 6 önemli trend: 1. Tam Dijital ve Biyometrik Terminaller Gelecekte pasaport ve bilet kontrolü tarih olabilir. Biyometrik kimlik doğrulama (yüz, iris, parmak izi) sayesinde yolcular, terminale adım attıkları andan uçağa biniş anına kadar temasız ve hızlı bir deneyim yaşayacak. ICAO ve IATA standartlarıyla uyumlu bu sistemler, kuyrukları azaltırken güvenliği artıracak. 2. Sürdürülebilir ve İklim Dirençli Tasarımlar İklim değişikliğine karşı net-sıfır karbon terminaller yaygınlaşıyor. Güneş panelleri, jeotermal enerji, akıllı enerji depolama sistemleri ve yeşil duvarlar ile terminaller kendi enerjisini üretecek. Doğal aydınlatma ve pasif soğutma sistemleri ise uzun vadede işletme maliyetlerini düşürecek. 3. Otonom Sistemler ve Yapay Zekâ Otonom temizlik ve bagaj robotları, terminal içi lojistiği devralırken, yapay zekâ destekli güvenlik taramaları ve öngörülü bakım sistemleri ile gecikmeler azalacak, operasyonel verimlilik artacak. 4. Yolcu Odaklı ve Kapsayıcı Mimari Stres azaltıcı iç mimari, sezgisel yön bulma sistemleri ve hızlı sağlık tarama alanlarına dönüşebilen esnek mekânlar, yolcu memnuniyetini üst seviyeye taşıyacak. 5. Modüler ve Esnek Altyapı Dijital kimlik çerçeveleri, şifrelenmiş veri akışı ve siber risk yönetimi ile terminaller, geleceğin güvenlik ihtiyaçlarına anında uyum sağlayabilecek. 6. Entegre Multimodal Ulaşım Merkezleri Havaalanları; tren, metro, elektrikli ulaşım araçları ve hatta dikey iniş kalkış yapan elektrikli hava taksileri (eVTOL) ile kusursuz bir şekilde entegre olacak. Tek bilet ve dijital ödeme sistemleri ile şehir içi ve şehirler arası ulaşım tek bir noktadan planlanabilecek. Neden Önemli? Bu dönüşüm, sadece teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda daha çevreci, güvenli, hızlı ve konforlu bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor. Havayolu şirketleri, havalimanı işletmecileri ve teknoloji sağlayıcıları, bu trendlere yatırım yaparak geleceğin seyahat ekosistemini şimdiden inşa ediyor.

Türk Telekom, Geleceğin Şehirlerini 5G ile İnşa Edecek    Haber

Türk Telekom, Geleceğin Şehirlerini 5G ile İnşa Edecek   

“Yeni Nesil Şehirler” vizyonu ile 2015’ten bu yana 51 şehirde 119 kurumla ortak çalışmalar yürüten Türk Telekom, akıllı ulaşım sistemlerinden, enerji yönetimine kadar birçok alanda verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan öncü projeler hayata geçiriyor. Nisan 2026’da geçiş yapılacak 5G teknolojisinin gücünden faydalanarak şehirlerin dijitalleşme sürecini daha da hızlandırmayı hedefleyen Türk Telekom, geleceğin şehirlerinin tasarlanmasında öncü rolünü sürdürecek. Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom, yerel yönetimlerin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlayan yeni nesil şehir dönüşümüne teknolojileriyle öncülük ediyor. Yaşam kalitesi yüksek, sürdürülebilir ve daha erişilebilir şehirler inşa etmek amacıyla Türk Telekom tarafından “Yeni Nesil Şehirler” vizyonu ile başlatılan çalışmalarda kent sayısı 51’e yükseldi. Türk Telekom, 51 şehirde 119 kurumla yaptığı çalışmalarla akıllı ulaşım sistemlerinden, enerji yönetimine kadar birçok alanda verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan öncü projeler hayata geçiriyor. “81 Yeni Nesil Şehir, 5G ile birbirine bağlı bir Türkiye” 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü öncesinde açıklamalarda bulunan Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, “Türk Telekom olarak dijital dönüşüme öncülük ederken, ‘insanı’ merkeze alan stratejimizle hayatın tüm alanlarına dokunan çalışmalara imza atıyoruz. “Yeni Nesil Şehirler” vizyonumuz kapsamında; teknoloji birikimimizi ulaşım, enerji, çevre, sağlık ve güvenlik gibi birçok alana aktardığımız verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı projeleri hayata geçiriyoruz. 51 ilde uyguladığımız akıllı şehir çözümleriyle verimliliği ve tasarrufu artırıyoruz. Günümüzde akıllı şehirler hem ekonomik hem de sosyal kalkınmanın temel unsurlarından biri. Şehirleri uçtan uca güçlü altyapımızla donatıyor, teknoloji ve dijitalleşmeyle ilişkilendirilebilecek her alanda ekonomik ve toplumsal fayda sağlayacak çalışmalara imza atıyoruz. Nisan 2026’da geçiş yapacağımız 5G’nin sunacağı avantajlarla birlikte, güçlü fiber altyapımız ve 5G’deki öncü çalışmalarımızın getirdiği deneyimle sensör ağları, otonom sistemler ve gerçek zamanlı veri paylaşımıyla şehir hayatını daha sürdürülebilir, erişilebilir ve konforlu hale getirmeyi hedefliyoruz. 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü’nü kutluyor, 81 Yeni Nesil Şehir, 5G ile birbirine bağlı bir Türkiye amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi. Akıllı şehir çözümleri ile tasarruf ve verimlilik artıyor Türk Telekom’un “Yeni Nesil Şehirler” vizyonu doğrultusunda akıllı şehir çözümleriyle uygulamalar birçok alanda tasarruf ve verimliliğe katkı sunuyor. Türk Telekom’un imar süreçlerinin dijitalleştirilmesi projesi kapsamında önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlanırken, kentlerde hayata geçirilen aydınlatma projeleri ile enerji tasarrufu elde ediliyor.

Tether, Açık Kaynak Cüzdan Geliştirme Kitiyle Finansal Özgürlüğe Öncülük Ediyor Haber

Tether, Açık Kaynak Cüzdan Geliştirme Kitiyle Finansal Özgürlüğe Öncülük Ediyor

Dijital varlık ekosisteminin öncülerinden olan Tether, Cüzdan Geliştirme Kiti’nin (WDK) açık kaynaklı versiyonunu açıkladı. Tether WDK sayesinde geliştiriciler, kurumlar, devletler, yapay zekâ ajanları ve otonom sistemler; DeFi, ödemeler, tasarruf hesapları, tahmin piyasaları, oyun ve bahşiş sistemleri gibi işlevleri tek bir çözüm üzerinden entegre edebiliyor. Bu sayede, güvenli, üretim seviyesinde ve çapraz platformlarda çalışan gelişmiş cüzdan deneyimleri oluşturmak mümkün hale geliyor. Ticari cüzdan altyapılarından farklı olarak tamamen açık kaynaklı bir yapıya sahip Tether WDK, herhangi bir ekosisteme bağımlılık gerektirmiyor. Bitcoin, Lightning Network, Ethereum, Arbitrum, Polygon, TON, Solana gibi zincirlerde çalışan cüzdanlar oluşturma olanağı sunuyor. USDT0 teknolojisi sayesinde ağ ölçeklenebilirliği, köprüleme ve likidite avantajı sağlanıyor. Ayrıca özelleştirilebilir arayüzler, güvenli anahtar yönetimi, zincirler arası transfer ve anlık bakiye takibi gibi araçlarla geliştiricilere kapsamlı bir DeFi altyapısı sunuyor. Tether WDK, tüm platformlarda uyumlu cüzdan altyapısı sunuyor Her ortamda çalışabilen esnek bir cüzdan altyapısı sunan Tether WDK, 
gömülü sistemlerden mobil ve masaüstü uygulamalara, IoT cihazlarından otonom sistemlere kadar geniş bir yelpazede finansal egemenlik sağlıyor. Yapay zekâ ajanları ve robotların kendi kaynaklarını yönettiği yeni dönemde, Tether WDK, dijital varlıkların güvenli saklanmasını ve sınırsız yapay zekâ ekonomisinin gelişimini mümkün kılıyor. Tether’in geliştirdiği Cüzdan Geliştirme Kiti hakkında açıklamalarda bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Kendi saklama kontrolündeki cüzdanlar, merkezi otoriteler tarafından kötüye kullanılamayan veya engellenemeyen, özgür ve açık bir finansal sistemin temelini oluşturuyor. WDK’nın açık kaynaklı hale gelmesiyle birlikte herkes, bu kodu inceleyebiliyor, kullanabiliyor, katkıda bulunabiliyor ve kendi bağımsız, güvenli, izin gerektirmeyen beyaz etiketli (white-label) cüzdanlarını geliştirebiliyor.” dedi. Tether WDK, son kullanıcılara gas ücretleri, köprüleme veya ağ geçişleri gibi karmaşık işlemleri gizleyen basit ve sezgisel bir deneyim sunuyor.
Geliştiriciler ise gelecekteki yeniliklere kolayca uyarlanabilen, sağlam ve modüler bir mimari elde ediyor.
Yakında piyasaya çıkacak Rumble Wallet ve Tether’in kendi self-custodial çözümü, tamamen WDK üzerinde geliştiriliyor; bu da sistemin ölçeklenebilirliğini, güvenliğini ve esnekliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.