Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Oyun Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Oyun Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oyun Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin 1 Milyar Dolarlık Oyun Pazarında Yeni Dönem Haber

Türkiye’nin 1 Milyar Dolarlık Oyun Pazarında Yeni Dönem

Türkiye video oyun pazarı sembolik bir eşiği geçerek 2025'te 1 milyar doların üzerinde gelir üretti. Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2025 verilerine göre pazar dolar bazında yüzde 24,7, TL bazında yüzde 51,5 büyüyerek yaklaşık 1,01 milyar dolara ulaştı. Rakamlar etkileyici olsa da asıl hikâye bu verilerin arkasındaki yapısal dönüşümde yatıyor. Türkiye artık indirme sayısıyla ölçülen bir pazar olmaktan çıkarak, küresel ölçekte başarılı oyun şirketlerini arka arkaya çıkarabilen, kendi kendini besleyen bir oyun ekosistemine dönüştü. Uluslararası yatırımcıyı her döngüde Türkiye'ye çeken temel unsur da bu dinamik yapı. "Kurucu Döngüsü" Türkiye’yi Ayrıştırıyor Türkiye’yi küresel pazarda ayrıştıran tek bir hit oyun değil, ekosistemin kendi döngüsü. Bir stüdyo satıldığında ya da halka açıldığında kurucuları ve ilk çalışanları hem sermayeyle hem de sahada kazanılmış deneyimle çıkıyor; ardından bu birikimi doğrudan sektöre geri koyarak yeni stüdyolar kuruyor ve bir sonraki nesle yatırım yapıyor. Tek bir exit, birden fazla yeni şirketi finanse ederken; deneyimli ekipler sektörün içinde kalmaya devam ediyor. Bu başarının kanıtı listelerde açıkça görülüyor. Dünyanın en çok kazandıran 10 mobil puzzle oyunundan dördü bugün Türk stüdyolarına ait; dünyada en çok gelir üreten casual oyun da bunlar arasında yer alıyor. Bir Türk oyunu ise tüm türler dahil en çok kazandıran ilk beş mobil oyun içinde bulunuyor. Sektör genelinde Türk geliştiriciler 2025'te dünya çapında yaklaşık 2,76 milyar dolar mobil gelir üretti; bu rakam 2020'de AppMagic verilerine göre yaklaşık 504 milyon dolar seviyesindeydi. Küresel yatırımcının sermayesini yönlendirdiği temel nokta da tam olarak bu: Tek bir oyunun başarısı değil, aynı başarıyı defalarca çıkarabilmiş bir ekip ve sürdürülebilir çalışma düzeni. Hyper-Casual'dan Küresel Şampiyonluğa Uzanan Yolculuk On yıl önce Türkiye denildiğinde akla üretimi ucuz, gelirini reklamdan kazanan hyper-casual oyunlar geliyordu. O dönem harcanan mesai boşa gitmedi; Türk stüdyoları küresel kitlelere ulaşma becerisi kazanırken, oyuncuyu bulma (user acquisition) ve yayına alındıktan sonra canlı tutma (live-ops) kabiliyetlerini geliştirdi. Sektör artık anlık indirmelerin peşinde koşmuyor; puzzle, RPG ve mid-core tarafında yıllarca oynanacak, sürekli yeni içerikle beslenen yapımlar ortaya koyuyor. Rakamlar da bu evrilmeyi doğruluyor. Türkiye 2024 sonunda Adjust verilerine göre 3,66 milyar mobil uygulama indirmesine ve 101,5 milyar saat uygulama kullanımına ulaştı; yerel stüdyolar Türkiye'de on milyonlarca, dünyada ise yüz milyonlarca kişiye ulaşıyor. Index Ventures, Makers Fund, Balderton, BITKRAFT ve Griffin Gaming Partners gibi küresel fonlar, Türkiye odaklı VC'lerle birlikte İstanbul'u artık ara sıra uğranan bir pazar değil, yeni yatırım ararken ilk bakılan merkezlerden biri olarak konumlandırıyor. Küresel Yatırımcı Bugün Neye Bakıyor? Küresel ölçekte yatırımcılar uzun yıllar boyunca bir stüdyonun değerini yalnızca büyüme hızı, indirme sayısı ve reklam harcamaları gibi anlık metriklerle ölçerken, bugün sayıların arkasındaki kalıcı değerlere odaklanıyor. İndirme bir oyunun ne kadar ilgi çektiğini gösterse de uzun ömürlü olacağını garanti etmediğinden, yatırımcıların ilk aradığı kriterlerin başında deneyimli ekibin geçmişi geliyor. Daha önce oyun çıkarmış, o oyunu büyütmüş ve şirketini satmış bir ekip; ikinci seferde nerede zorlanacaklarını bilmenin verdiği güveni sunarken, Türkiye’nin kurucu döngüsü de tam olarak bu profildeki ekipleri sürekli olarak yeniden üretiyor. Sürdürülebilir Başarı ve Doğrudan Erişim Odakta Öte yandan, sürdürülebilir başarı için oyunun yayına alınmasından ziyade oyuncuyu aylarca elde tutabilme (live-ops) kabiliyeti, etkinlikler ve düzenli içerik güncellemeleri kritik bir eşik oluşturuyor. Yatırımcılar artık indirme başına maliyet, geri dönüş süresi ve platform komisyonları düşüldükten sonra kalan net kâr marjlarını önceliklendirirken; stüdyonun oyuncusuyla doğrudan ilişki kurup kurmadığına, yani veriye ve satış kanalına sahip olup olmadığına bakıyor. Erişimin ötesine geçerek verisini ve doğrudan satışını kendi yöneten, kâr eden büyümeye odaklanmış ekipler, yüksek değerleme arayan küresel fonların radarında ilk sırada yer alıyor. "İndirme Sayısı Değil, Ekip ve Sürdürülebilirlik" Principal, e2vc Başak Zorlutuna, Türkiye ekosistemindeki dönüşümü şöyle değerlendiriyor: "e2vc olarak Türkiye oyun ekosistemine yatırım yaparken indirme sayısına ya da bir stüdyonun tek bir başarılı oyununa bakmıyoruz. Bizim baktığımız şey, küresel oyun yapmayı, o oyundan para kazanmayı ve büyütmeyi bilen kurucuların ve ekiplerin burada ne kadar yoğunlaştığı. Başarılı olan her stüdyo yalnızca parayı değil; nasıl oyun yapılacağı bilgisini, bir oyunu ve bir şirketi yönetme deneyimini bir sonraki kuşağa bırakıyor. Tek bir başarılı oyun her ülkeden çıkabilir; asıl nadir olan, bunu tekrar tekrar çıkarabilen bir ekosistem." Doğrudan Satış (DTC) ve Resmî Web Shop Modeli Yükselişte Mobil oyuncuların yalnızca yüzde 2-5'i oyuna para harcıyor; AppsFlyer verilerine göre gelirin büyük kısmını bu küçük grubun içindeki en çok harcayan ve ARPPU değerini yükselten oyuncular üretiyor. Reklam bütçesine dayalı büyüme geçici bir kitle sağlarken, oyuncusuyla doğrudan ilişki kuran stüdyolar toplam ömür boyu değeri (lifetime value) artırıyor. Bu ilişkinin en somut yolu ise stüdyonun kendi resmi web shop'u. Apple App Store Small Business Program ve Google Play hizmet komisyonlarına kıyasla, kendi mağazasından satış yapan stüdyolar yüzde 30'a varan platform komisyonlarını ödemekten kurtuluyor, oyuncu verisini elinde tutuyor ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunabiliyor. Bu stratejinin karşılığı rakamlara da yansıyor. The Xsolla Report Vol. 10 verilerine göre mobil oyun pazarının tamamı 2025'te yalnızca yüzde 0,2 büyürken, oyuncuya doğrudan satıştan (DTC) gelen gelir yüzde 26 arttı; en çok kazandıran 100 mobil oyunda bu oran yüzde 38'e ulaştı. Sensor Tower State of Gaming 2026 raporuna göre DTC gelirleri bu verilere dahil edilmediği için gerçek tablonun bundan daha büyük olması muhtemel; Türk stüdyoları da bu alana hızla yatırım yapıyor. Küresel Büyümenin Arkasındaki Operasyonel Altyapı Doğrudan satış modeli, her ülkenin farklı ödeme yöntemleri, vergi kuralları ve yasal gereklilikleri nedeniyle ciddi bir operasyonel yük getiriyor. Stüdyoların asıl odak noktası olan oyun geliştirme sürecini aksatmamak adına "Merchant of Record" modelleri devreye giriyor. Dışarıdan bir iş ortağı ödemeyi, vergiyi ve yasal uyumu üstlenirken, oyuncuyla kurulan ilişki stüdyoda kalıyor. Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2025 verilerine göre oyun sektörüne özel bir “Merchant of Record” olan Xsolla, dünya genelinde 1500'den fazla oyun ekibiyle bu alanda çözüm ortaklığı yapıyor. Türkiye'nin öncü stüdyoları, yaratıcı güçlerini ticari olgunlukla birleştirerek; veriyi, fiyatlandırmayı ve ödeme altyapılarını oyunun ayrılmaz birer parçası olarak konumlandırmaya devam ediyor. İndirme yarışından sıyrılarak kalıcı küresel şirketler kurma yolunda ilerleyen Türk oyun ekosistemi, önümüzdeki dönemde de uluslararası yatırımcıların radarında kalmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oyun Stüdyolarının Web Shop'larında Sessizce Gelir Kaybetmesine Yol Açan 4 Hata Haber

Oyun Stüdyolarının Web Shop'larında Sessizce Gelir Kaybetmesine Yol Açan 4 Hata

Fiyatlandırma ve ödemelerde tam kontrol sağlayan bu mağazalar büyük bir avantaj sunsa da, ödeme çözümlerinde küresel otorite olan Xsolla'nın mercek altına aldığı dört kritik hatadan kaçınmak kazancın sürdürülebilirliği için şart. Türk oyun sektörü büyüdükçe küresel pazarlara açılma hedefi de ivme kazandı. Küresel ölçekte yayın yapan bir stüdyo için kendi web shop'una sahip olmak artık çok büyük bir avantaj. Fiyatları kimin belirlediği, hangi ödeme yöntemlerinin sunulduğu ve oyuncuyla nasıl bir ilişki kurulduğu; girdiğiniz her pazarda tamamen sizin kontrolünüzde. Ancak bu avantajın gerçek bir gelire dönüşmesi, çoğu stüdyonun farkında bile olmadan para kaybettiği dört yaygın hatadan kaçınmaya bağlı. Oyun endüstrisi için ödeme çözümlerinde küresel bir otorite olan Xsolla, stüdyoların kendi web shop'larında sessizce gelir kaybetmesine yol açan bu dört kritik hatayı mercek altına alıyor. 1. Yanlış para biriminde fiyatlandırma Hata: Her yeni pazara aynı şekilde yaklaşmak; fiyatları dolar olarak göstermek ve yalnızca kartlı ödeme sunmak. Neden maliyetli: Kendi para birimini ve güvendiği ödeme yöntemini göremeyen oyuncu, satın almayı tamamlamadan sayfayı kapatıyor. Her ülkedeki oyuncu, kendi yerel para birimiyle işlem yapmayı; dijital cüzdanlar, banka havalesi, mobil ödeme ve taksit gibi halihazırda güvendiği ödeme yöntemlerini kullanmayı bekliyor. ABD'de bu durum PayPal ve dijital cüzdanlar anlamına gelirken; Çin'de Alipay ve WeChat Pay, Güneydoğu Asya'da GCash ve GrabPay öne çıkıyor. Körfez'de Suudi Arabistan (STC Pay, Mada); LATAM'da ise Brezilya (Pix, Boleto), Meksika (OXXO) ve Kolombiya (PSE) gibi yerel dinamikler bölge genelindeki Mercado Pago ile tamamlanıyor. Yerel ödeme yöntemleri artık 'olsa iyi olur' kategorisinde değil. Oyuncuların ödeme yapmayı bekledikleri yol tam olarak bu ve eksik her seçenek, gerçekleşmeyen bir satın alma demek. Çözüm: Yerelleştirme, yapılacaklar listesinden silinecek bir madde değil; ciroyu doğrudan büyüten stratejik bir hamle. Girdiğiniz her pazarda fiyatı o ülkenin para birimiyle ve alım gücüne uygun seviyelerde belirleyin; oyuncuların halihazırda kullandığı ödeme yöntemlerini sunun ve fiyat ile ödeme dinamiklerini pazar pazar ölçmeye devam edin. Bu işi iyi yapan stüdyolar, tek bir küresel ödeme adımı kurup oyuncunun buna uyum sağlamasını beklemek yerine, her pazarda oyuncunun alışkanlıklarına kendileri uyum sağlıyor. 2. Web shop'u bir vitrin gibi işletmek, veri motoru gibi değil Hata: Web shop'u yalnızca işlem gerçekleştirilen bir yer olarak görmek. Neden maliyetli: Kendi web shop'unuz, oyuncularınızın verisine doğrudan sahip olduğunuz ender alanlardan biri. Kimin ne satın aldığı, neyi sepetinde bıraktığı veya hangi teklifte vazgeçtiği gibi kritik tüm sinyalleri birinci elden görürsünüz. Üçüncü taraf platformlarda ise bu verinin büyük kısmı size ulaşmaz. Oysa bu içgörüler; oyuncuyu oyunda tutmanın, tekrar satın almayı tetiklemenin ve yaşam boyu değerin (LTV) temelini oluşturur. Mağazasını yalnızca bir satış kanalından ibaret görüp bu verileri okumayan stüdyolar, ellerindeki en değerli büyüme fırsatını boşa harcıyor. Çözüm: Web shop'unuzu en baştan veri toplayacak şekilde kurun. Oyuncuları davranışlarına göre gruplayın, teklifleri kişiselleştirin, bir süredir uğramayanlara özel geri dönüş kampanyaları kurgulayın ve ilk satıştan sonrasını da ölçümleyin: Oyuncu tekrar satın alıyor mu? Oyunda kalmaya devam ediyor mu? Size uzun vadede ne kazandırıyor? İyi bir doğrudan satış (DTC) stratejisi, oyuncuya sadece satış yapmak üzerine değil, oyuncuyu gerçekten tanımak üzerine kurulur. 3. "Kur ve unut" altyapısı Hata: Mağazayı ve ödeme altyapısını bir kez kurup bir daha dönüp bakmamak. Neden maliyetli: Web shop açmak, bu sürecin yalnızca ilk adımı. Oyuncuların ödeme tercihleri değişiyor, ülkelerin vergi ve yasal gereklilikleri güncelleniyor, dolandırıcılık taktikleri sürekli yenileniyor. Bir yıl önce kusursuz çalışan bir sistem, bugün sessizce para kaybettiriyor olabilir: Bankalar ödemeleri daha sık reddetmeye başlayabilir, popülerleşen yeni bir ödeme yöntemi mağazanızda eksik olabilir ya da farkında olmadan yerel yasalara aykırı satış yapıyor olabilirsiniz. Ödeme altyapısı hiçbir zaman 'tamamlanmaz'; bugün sağlam görünen yapı, yarın büyümenizin önündeki en büyük engel haline gelebilir. Çözüm: Ödeme altyapısını 'kur ve unut' mantığıyla ele almak yerine sürekli bakım isteyen yaşayan bir alan olarak görün. Başarıyla tamamlanan ödeme oranlarını düzenli takip edin; yeni ödeme yöntemlerini sisteme entegre edin ve girdiğiniz ülkelerin vergi ile yasal mevzuatlarını yakından izleyin. Bu operasyonel yükü tek başına taşımak istemeyen stüdyolar için bir Merchant of Record (MoR) ile çalışmak en pratik çözüm. MoR; içeriğinizin yasal satıcısı konumunu üstlenerek ödemelerin alınmasından vergi hesaplamalarına, yerel beyanlardan dolandırıcılık (fraud) ve iade taleplerinin (chargeback) yönetimine kadar tüm süreci sizin adınıza yürütür. Böylece ekibiniz tüm enerjisini asıl işine, yani oyun geliştirmeye odaklar. 4. Web shop’u açıp, oyuncuyu oraya hiç yönlendirmemek Hata: Web shop'u açıp oyuncuların onu kendiliğinden bulmasını beklemek... Mağazayı hiç duyurmamak, oyuncuya oyun içi dükkan yerine web shop'u tercih etmesi için somut bir neden vermemek ve mağazayı ziyaret edenleri geri getirecek hiçbir sadakat ya da kampanya kurgulamamak. Neden maliyetli: Duyurulmayan bir mağaza yok hükmündedir. Web shop; oyun içine kıyasla daha avantajlı fiyatlar, özel paketler veya ekstra oyun içi para birimi sunmuyorsa oyuncu her zaman en kolay yolu seçer ve alışverişini oyunun içinden yapar. Sınırlı süreli teklifler, özel etkinlikler ve sadakat ödülleri de eksikse, ilk ziyaretten sonra oyuncuyu mağazaya geri çekecek hiçbir bağ kalmaz. Çözüm: Web shop'unuzu da tıpkı oyununuz gibi pazarlayın. Oyuncuya oradan alışveriş yapması için somut bir neden verin; yalnızca o mağazada bulunan özel içerikler, daha avantajlı fiyatlar veya sadakat avantajları sunun. Ayrıca mağazayı canlı tutun; sezonluk etkinlikler, sınırlı süreli kampanyalar ve oyuncunun ilgisine göre şekillenen dinamik tekliflerle etkileşimi hep üst düzeyde tutun. "Oyuncuyla doğrudan ilişki kurmak ancak böyle kalıcı gelire dönüşüyor" Geliştiricilerin işi oyun yapmak. 200'den fazla ülkede ödemeleri, vergileri, yasal yükümlülükleri ve her ülkenin kendi oyuncu alışkanlıklarını yönetmek ise bambaşka bir uzmanlık ve bu yükü stüdyonun sırtından alan taraf Merchant of Record (MoR) iş ortağı oluyor. Türkiye'nin 1 milyar doları aşan pazarında öne çıkan stüdyolar; bu eksikleri erken fark edip kapatan, işin karmaşık tarafını uzmanına bırakan ve kazandığı zamanı oyuncu deneyimine geri yatıranlar oluyor. Xsolla EMEA İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı (VP of Business Development) İlayda Bayarı, kendi web shop'larıyla fark yaratan stüdyoların sırrını şu sözlerle özetliyor: "Kendi web shop'uyla kazanan stüdyolar orayı bir satış sayfası olarak görmüyor. Her pazara ayrı ayrı uyarlanan, oyuncu verisiyle yönlendirilen, sürekli tanıtılan ve sürekli iyileştirilen bir yapı olarak görüyorlar. Oyuncuyla doğrudan ilişki kurmak ancak böyle kalıcı gelire dönüşüyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor Haber

3,6 Milyar Oyuncuya Ulaşmanın Yolu Dijital Pazarlama Stratejilerinden Geçiyor

Türkiye Oyun Sektörü 2025 Raporu, hem global hem de yerel pazardaki dönüşümü çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 itibariyle dünya genelinde oyuncu sayısının 3,6 milyara, oyun pazarının toplam hacminin ise 188,8 milyar dolara ulaştığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Küresel oyun içi reklam pazarının 2028’e kadar 6,07 milyar dolara ulaşması beklenirken, oyuncular artık klasik reklam değil deneyim talep ediyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektöründe büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. Oyunu doğru kitleye doğru hikayeyle ve doğru dijital stratejilerle buluşturmak gerekir” dedi. Dünya genelinde milyarlarca oyuncuya ulaşan oyun sektörü, artık yalnızca yaratıcılık ve teknolojiyle değil; veri, algoritma ve dijital reklam stratejileriyle büyüyor. Oyun Dünyasına Yön Veren Dijital Pazarlama Stratejileri Mobil oyun pazarının yükselişiyle birlikte rekabetin hiç olmadığı kadar arttığını belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu ve Yazar Yasin Kaplan, “Her gün uygulama mağazalarına yüzlerce yeni oyun eklenirken, geliştiricilerin en büyük sorusu şu: “Oyuncuya nasıl ulaşacağız?” İşte bu noktada dijital reklam devreye giriyor. Markalar için yeni rekabet alanı artık ekran araları değil, oyun içi deneyimin tam kendisi. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için başarı; güçlü topluluk yönetimi, sürdürülebilir canlı hizmet kurguları, oyun içi deneyim entegrasyonları, influencer ve yayıncı ekosistemiyle sürekli temas ve veriye dayalı performans pazarlaması ile mümkün olacak. Çünkü yeni dönemde kazananlar, sadece mesajını gösterenler değil; topluluk inşa eden, veriyle büyüyen ve oyuncuya kesintisiz deneyim sunan markalar olacak” dedi. Kullanıcıların günlük ortalama 2 saat 43 dakika sosyal medyada vakit geçirdiklerini belirten Kaplan, “Bu veriler, oyunların sadece bir uygulama değil; sosyal medya, içerik üretimi ve topluluk kültürüyle iç içe geçmiş bir oyun kurgulanması gerektiğini söylüyor. Bir oyunu büyütmek istiyorsanız sadece App Store optimizasyonu yapamazsınız. Oyunu; içerik üreticileriyle, topluluklarla, e-spor organizasyonlarıyla ve performans kampanyalarıyla birlikte bir kültüre dönüştürmeniz gerekir. Oyunun artık bir ürün değil, yaşayan bir marka olarak görülmesi gerekiyor. Global ölçekte markalar artık oyun dünyasına reklam veren olarak değil, ekonomik paydaş olarak giriyor. Oyun içi kozmetikler, markalı görevler, influencer ligleri ve fiziksel deneyimler yeni dönemin standartları haline geliyor. 2025 sonrası dönemde oyun sektörü için büyümenin yolu; veri odaklı medya planlama, mobil ve video ağırlıklı kampanyalar, topluluk temelli büyüme, influencer ve yayıncı ekosistemi entegrasyonu ve uzun vadeli stratejilerden geçiyor. Unutulmamalıdır ki, en iyi oyunu kurgulamak yetmez. O oyunu doğru kitleyle, doğru hikâyeyle ve doğru dijital stratejiyle buluşturmak gerekir. 2026 ve sonrası, oyunu sadece geliştirenlerin değil; oyunu pazarlama zekâsıyla büyütenlerin dönemi olacak” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Bağımsız Oyun Ekosistemi İstanbul’da Buluştu Haber

Küresel Bağımsız Oyun Ekosistemi İstanbul’da Buluştu

14-15 Ocak tarihlerinde The Game for Big Kids’te düzenlenen etkinlikte hem ülkemizden hem de küresel bağımsız oyun ekosisteminden pek çok profesyonel isim bir araya geldi. Her iki güne de yayılan paneller ve uzman konuşmaları ile katılımcılar yeni bağlantılar kurma ve işbirliği fırsatlarını da değerlendirirken bol bol sektörel tecrübe aktarımı da gerçekleşti. Etkinliğin panelistleri arasında yer alan ve PEAK ile son yılların en başarılı bağımsız oyunlarından birine imza atan Landfall Games’in CBO’su Rebecca Lautner global bir stüdyo yaratmanın ve sürdürülebilirliği sağlamanın kilit noktalarından bahsederken oyun sektöründeki yatırımları ile tanınan Agnitio Capital’ın kurucusu Shum Singh ise bağımsız oyunların ve geliştiricilerin günümüz sektör trendleri içerisinde başarıyı nasıl yakalayabileceklerinden bahsetti. Indie Core oturumlarında ayrıca Xsolla ekibinden Gökçe Kozandağı moderatörlüğünde Supermarket Simulator’ın geliştiricisi ve Nokta Games’in kurucusu Yusuf Toptan, sevilen içerik üreticisi ve Phew Phew Games’in kurucusu Enis Kirazoğlu yerel köklerden beslenerek globalde nasıl başarılı olunabileceğini keyifli bir sohbetle ele aldılar. Oyun pazarlaması alanında yıllara dayanan tecrübeleri ile Nunitos ekibinden Öznur Doğan, Hazal Utanç ve GameDev.ist ekibinden Eran Küçük bağımsız stüdyoların sınırlı kaynaklarla en doğru hamleleri nasıl yapabileceklerini masaya yatırdılar. PC/Konsol Oyun Geliştirme Ekosistemimiz İçin Dönüm Noktası Ülkemizdeki oyun ekosistemi için kritik önemde bir gelişmenin duyurusu da Indie Core sahnesinden yapıldı. Duyurusu Boğaziçi Ventures CEO’su Barış Özistek ve GameDev.ist kurucu ortaklarından Furkan Faruk Akıncı tarafından yapılan, Boğaziçi Ventures ve GameDev.ist ortaklığıyla hayata geçirilen fon sayesinde ülkemizdeki global başarıyı yakalayabilecek potansiyelli PC/konsol oyun geliştiricileri desteklenerek yerli yeteneklerin küresel sahneye açılmaları teşvik edilecek. Deep Jam Finalleri Indie Core Sahnesinde Gerçekleşti GameDev.ist tarafından hayata geçirilen ve sekiz haftalık yoğun bir geliştirme sürecini kapsayan Deep Jam hızlandırma programının finalleri de Indie Core sahnesinde gerçekleşti. Bağımsız oyun ekosistemimiz için önemli bir dönüm noktası olan ve Deep Jam ile başlayan yolculuk böylece Indie Core sahnesinde taçlanmış oldu. Deep Jam boyunca teknik eğitimlerden mentorluk oturumlarına uzanan kapsamlı bir programdan geçen stüdyolar arasından finale kalan 12 ekip, 14 Ocak’ta Indie Core sahnesinde projelerini sektörün önde gelen isimleri karşısında sunma fırsatı yakaladı. Finalist ekipler küresel endüstri liderlerinin yanı sıra yayıncılar, yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek oyunlarını hem anlattı hem de birebir oynatarak geri bildirim topladı. Deep Jam finallerine kalan stüdyolar şu şekilde sıralandı: Ad Astra Games (Alien Farmer) CoreCrew Games (Coal Duty) Dagnar Studio (Lighthouse Puzzle) Dukha Studio (Impostor Paradise) Forfour Games (Depot 42) Glitcher’s (Rufus the Demon Core) Mergen Studios (We Are So Cooked) Mesora Interactive (Utopia) Primitive Goat (Huginn: The Endeavour One) Soul Guides (The Haunted Noir) Velthram Games (Dungeon for Bosses) Zinko Game Studio (Nightmare) Final sunumlarının ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda Deep Jam birinciliğini CoreCrew Games, ikinciliği Soul Guides ve üçüncülüğü ise Zinko Game Studio elde etti. Kazanan ekipler GameDev.ist’ten yayıncılık/mentorluk desteğinin yanı sıra ödül sponsoru MSI’dan gelen harika ödüllerin de sahibi oldular. Deep Jam ve Indie Core ile temelleri atılan süreçte GameDev.ist yerli yeteneklerin görünürlüğünü artırmayı, uluslararası bağlantılar kurulmasını sağlamayı ve bağımsız oyunlar için sürdürülebilir bir buluşma noktası oluşturmayı hedefliyor. GameDev.ist kurucu ortaklarından Sinan Akkol, küresel bağımsız oyun ekosistemini İstanbul’da buluşturan Indie Core etkinliğiyle ilgili "Oyun sektörü Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor. GameDev.ist olarak düzenlediğimiz Deep Jam hızlandırma programı ve Indie Core etkinliğiyle biz de yerli oyun sektörünün lokomotif gücü olmaktan gurur duyuyoruz" ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobil oyun endüstrisi yeni bir çağa adım atıyor Haber

Mobil oyun endüstrisi yeni bir çağa adım atıyor

2025 yılında oyun uygulama gelirinin 126,1 milyar dolara ulaşması ve 2027 yılına kadar oyuncu sayısının 1,9 milyara yükselmesi bekleniyor. Önde gelen ölçümleme ve analitik şirketi Adjust'ın, Mobil Oyun Uygulamaları Raporuna göre mobil oyun endistrisinde kurulumlar tekrar yükselişe geçiyor, etkileşimler yapay zeka destekli kişiselleştirme ile derinden değişiyor ve hibrit monetizasyon modelleri yeni ciro akışları yaratıyor. Rapora göre, mobil oyunlardaki cironun 2025'te 126,1 milyar dolara ulaşması ve oyuncu sayısının 2027'de 1,9 milyara yükselmesi bekleniyor. Bu hızlı gelişim, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme için büyük fırsatlar barındırırken beraberinde yeni zorlukları da getiriyor. Rekabetin gün geçtikçe daha da zorlu bir hale geldiği bu alanda kazanmanın kuralları neler olacak? 2025'te Mobil Oyun Sektöründe Başarının Anahtarı Mobil oyun alanında başarıya ulaşmak için 2025'te risk almanız gerekiyor. Daha iyi deneyimler oluşturmak, monetizasyonu rafine etmek ve yüksek kaliteli, yerelleştirilmiş reklamlar ve oyun akışları sunmak için yapay zekayı benimsemeniz çok değerli. Oyun dünyasında yeni bir dönem başlıyor ve tüm bu gelişmelerin gerisinde kalamazsınız. Kazanmak için oynamaya hazır mısınız? Stüdyolar ve pazarlama ekipleri için uygulanması gereken temel stratejiler şunlar olacak; 1. Yapay Zeka ve Veri Odaklılık Yapay zeka (AI) destekli optimizasyon süreçleri, kullanıcı edinimi (UA) ve kullanıcı tutundurma stratejilerinin başarısı için kritik bir rol oynuyor. Bu süreçlerin etkin bir şekilde yönetilebilmesi için onaylı ve detaylı birinci taraf verilerin doğru bir biçimde kullanılması gerekiyor. Ayrıca, pazarlama etkinliğini artırmak amacıyla bu verilerin etkin kullanımı temel bir gereklilik. Verilerin analizinden elde edilecek içgörülerin doğru şekilde çıkarılabilmesi için ileri seviye analiz araçları ve platformların kullanılması oldukça önemli. 2. Kişiselleştirilmiş Deneyimler ve Gelir Optimizasyonu Oyuncu dikkatini çekmek için kişiselleştirilmiş reklamlar ve başlatma akışlarının ön planda tutulması gerekiyor. Oyun içindeki etkileşimlerde ise, kritik anların doğru şekilde belirlenmesi ve bu anlara uygun aksiyonlarla oyuncuların yaşam boyu değerinin (LTV) maksimize edilmesi önemli. Bunun yanı sıra, gelir artışını artırmak için hibrit para kazanma modelleri, özel oyun içi teklifler ve canlı etkinlikler gibi yenilikçi çözümlerin entegre edilmesi de önemli bir gereklilik. 3. Bütüncül ve Esnek İçerik Stratejileri Pazarlama ve oyun geliştirme ekipleri, kişiselleştirme, topluluk oluşturma ve dinamik içerik uyarlama odaklı bütüncül yaklaşımlar geliştirmeliler. Bu sayede, oyunculara daha özelleştirilmiş ve ilgi çekici deneyimler sunulabilir. Ayrıca, dinamik zorluk seviyeleri ve esnek oyun yapıları ile oyuncu bağlılığı artırılmalı, oyuncuların deneyimlerini sürekli olarak zenginleştirerek onları daha uzun süre oyunda tutmak sağlanmalıdır. 4. Sosyal Entegrasyon ve Topluluk Yönetimi Oyuncu yaşam döngüsünü uzatmak için çok oyunculu modlar, oyun içi topluluklar ve çapraz platform entegrasyonları teşvik edilmeli. Bu unsurlar, oyuncuların birbirleriyle etkileşime geçmelerini sağlayarak daha dinamik bir oyun deneyimi sunar. Ayrıca, sosyal etkileşim unsurlarının oyun deneyimini zenginleştirirken, kullanıcı sadakatini de güçlendireceği göz önünde bulundurulmalıdır. 5. Yeni Pazarlarda Stratejik Genişleme LATAM ve MENA gibi hızla büyüyen bölgeler, rekabet avantajı sağlamak için stratejik fırsatlar sunuyorlar. Bu pazarlarda başarılı olabilmek için kültürel farklılıkları gözeten, yerelleştirilmiş ve kullanıcı merkezli yaklaşımların geliştirilmesi gerekiyor. Bu tür stratejiler, yerel pazarlara uygun içerik ve deneyimler sunarak daha etkili bir kullanıcı etkileşimi sağlamak açısından büyük önem taşıyor. 6. Uzun Vadeli Vizyon ve Yenilikçilik Mobil oyun sektörünün geleceği, yenilikçi, veri odaklı ve uzun vadeli büyümeyi hedefleyen ekipler tarafından şekillenecek. Sektördeki değişimlere hızla adapte olan, günümüzün dönüm noktasında cesur kararlar alan ve yapay zekayı etkin bir şekilde kullanan stüdyolar ve pazarlamacılar liderliği elde edecekler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.