Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özel Eğitim

Kapsül Haber Ajansı - Özel Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuveyt Türk’ten Eğitime Anlamlı Katkı Haber

Kuveyt Türk’ten Eğitime Anlamlı Katkı

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, toplumsal faydayı odağına alan yaklaşımı doğrultusunda üstün yetenekli çocukların eğitimine katkı sunacak önemli bir projeye destek sağlıyor. Türkiye Üstün Zekâlı ve Dahi Çocuklar Eğitim Vakfı (TÜZDEV), T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Keşif Rotası ile Yeteneğin Farkındayız” projesi, Kuveyt Türk sponsorluğunda başlıyor. Keşif Rotası ile Yeteneğin Farkındayız, üstün yetenekli çocukların gelişiminde kritik rol oynayan öğretmenlerin yetkinliklerini güçlendirmeyi ve eğitim süreçlerine güncel yaklaşımlar kazandırmayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, çocukların potansiyellerini erken yaşta fark edebilen ve doğru yönlendirebilen bir eğitim ortamının oluşmasına zemin hazırlıyor. 100 bin ebeveyne ulaşma hedefi Proje kapsamında, Bilim ve Sanat Merkezleri’nde (BİLSEM) görev yapan öğretmenlere yönelik kapsamlı bir Öğretmen Eğitimi Programı uygulanacak. İlk aşamada öğretmenler bir haftalık yoğunlaştırılmış kamp programına katılacak; ikinci aşamada ise bu eğitimi alan öğretmenler görev yaptıkları Bilim ve Sanat Merkezleri’nde diğer öğretmenlere eğitim vererek bilgi ve deneyimin yaygınlaşmasını sağlayacak. Sürecin devamında velilere yönelik seminerlerle ailelerin farkındalığının artırılması hedefleniyor. Proje, ülke genelinde 100 bin ebeveyne ulaşmayı amaçlayan yaygın ve sürdürülebilir bir etki modeli sunuyor. “Eğitime yapılan yatırım, geleceğe yapılan yatırımdır” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, “Kuveyt Türk olarak, topluma değer katan her çalışmayı geleceğe yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Keşif Rotası ile Yeteneğin Farkındayız Projesi, üstün yetenekli çocuklarımızın potansiyellerini doğru şekilde ortaya çıkarabilmeleri için en kritik rolü üstlenen öğretmenlerimizi güçlendirmeyi hedefleyen çok kıymetli bir adım. Bu projeye destek vermekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Eğitim alanında yapılan her nitelikli katkının, ülkemizin insan kaynağına uzun vadeli bir değer oluşturacağına inanıyoruz. TÜZDEV ve Millî Eğitim Bakanlığımızla birlikte hayata geçirilen bu çalışmanın, hem öğretmenlerimiz hem öğrencilerimiz hem de aileler için kalıcı ve yaygın bir etki oluşturmasını temenni ediyorum.” dedi. TÜZDEV Genel Başkanı Op.Dr. Kemal Tekden: “Her toplum eşit sayıda üstün vasıflı insanlara sahiptir. Onları çocukluk ve gençlik dönemlerinde fark edip, hakkıyla yetiştiren toplumlar; kalkınmış toplum olurlar. Bu durum üst seviye bir eğitimi, çocukları iyi tanımayı, onlara bilinçli ve doğru yaklaşımı gerektirir. Bu yüzden TÜZDEV olarak bu altyapıya sahip BİLSEM öğretmenleri ile; bu eğitimi, daha da üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyoruz.” diye konuştu. Kuveyt Türk, sosyal sorumluluk yaklaşımını yalnızca destek verdiği projelerle değil; uzun vadeli, ölçülebilir ve sürdürülebilir etki oluşturmayı hedefleyen iş birlikleriyle hayata geçirme odağında ilerliyor. Bu kapsamda Keşif Rotası ile Yeteneğin Farkındayız Projesi, geleceğin bilim insanlarını, sanatçılarını, girişimcilerini ve liderlerini yetiştirecek eğitim ekosistemine yapılan anlamlı bir katkı olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı ve Sabancı Topluluğu’ndan Hatay’a 6. Okul Haber

Sabancı Vakfı ve Sabancı Topluluğu’ndan Hatay’a 6. Okul

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede yürütülen destek çalışmalarını sürdüren Sabancı Vakfı ve Sabancı Topluluğu şirketleri, eğitim yatırımlarıyla Hatay’da kalıcı iyileşmeye katkı sunmaya devam ediyor. Sabancı Vakfı’nın, Sabancı Topluluğu şirketlerinden Aksigorta, AgeSA ve Medisa’nın yabancı ortağı Ageas’ın bağışıyla Hatay’a kazandırdığı altıncı okulun açılış töreni gerçekleştirildi. Açılış törenine; Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Kırıkhan Kaymakamı Ayhan Akpay, Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Harun Tüysüz, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Aksigorta-AgeSA-Medisa İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Burak Yüzgül ile öğrenciler, öğretmenler ve veliler katıldı. Açılış programı kapsamında öğrencilerin keyifli vakit geçirebileceği aktiviteler düzenlendi. Özel eğitimle hayata ve istihdama hazırlık 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında ilk öğrencilerini kabul eden okulda, lise düzeyinde 30 öğrenci öğrenim görmeye başladı. Ageas’ın fon desteğiyle Sabancı Vakfı ve Sabancı Topluluğu şirketlerinin Hatay’daki ilk özel eğitim meslek okulu olma özelliğini taşıyan Hatay-Kırıkhan Aksigorta-AgeSA Özel Eğitim Meslek Okulu, iş hayatına hazırlamaya yönelik sunduğu eğitimlerle hafif düzeyde zihinsel yetersizliği veya otizmi olan öğrencilerin günlük yaşam becerilerini ve mesleki yeterliliklerini güçlendirmeyi amaçlarken; mezun olduklarında aldıkları Özel Eğitim Meslek Diploması ile bağımsız bir yaşam sürmelerine de destek olmayı hedefliyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, “Asırların Felaketi olarak hafızalarımıza kazınan 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’ımızda yalnızca binaları değil, hayatın tamamını yeniden inşa ediyoruz. Bu sürecin en güçlü dayanak noktalarından biri de hiç şüphesiz eğitimdir. Devlet–Millet el ele anlayışıyla, Valiliğimiz koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz Afette Hatay Modeli kapsamında eğitim alanında büyük bir seferberlik yürütüyoruz. Öncelikle 927 eğitim kurumumuzu bakım ve onarımdan geçirerek evlatlarımızla buluşturduk, 145 okulumuzun güçlendirme çalışmalarını tamamladık. Depremlerde yıkılan 210 okulumuzun yerine ise yalnızca 3 yıl içinde, çok daha modern, güvenli ve donanımlı 225 yeni eğitim kurumu inşa ederek Hatay’ımıza 2.506 yeni derslik kazandırdık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Kırıkhan Aksigorta–Agesa Özel Eğitim Meslek Okulu, bu büyük eğitim seferberliğinin ve Hatay’ımızın küllerinden yeniden doğuşunun en somut örneklerinden biridir. İnsana yapılan yatırımın en kıymetli yatırım olduğuna inanıyoruz. Eğitimi, geleceği inşa eden en güçlü unsur olarak görüyoruz. Bu anlamlı eğitim yatırımının Hatay’ımıza kazandırılmasında emeği geçen başta Sabancı Vakfı olmak üzere, Aksigorta ve AgeSA yetkililerine teşekkür ediyorum. Eğitimle büyüyen, umutla güçlenen Hatay’ımız, yarınlara güvenle yürümeye devam edecektir.” dedi. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “6 Şubat depremini unutmadık. Depremin hemen ardından acil ihtiyaçların karşılanmasına odaklanarak bölgede çalışmalar yürüttük. Ancak biliyoruz ki bu acıyı anmak, aynı zamanda sorumluluğumuzu büyütmek demek. Kalıcı olarak ne yapabileceğimizi değerlendirirken, en büyük ihtiyaçlardan birinin eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintisiz devam etmesi olduğunu görerek yola çıkmıştık. Bu doğrultuda ‘Hatay’a 3 Ayda 3 Okul’ sözümüzü tuttuk ve rekor sürede üç okulumuzu tamamladık. Ardından eğitim yatırımlarımızı sürdürerek iki okul daha kazandırdık. Bugün Kırıkhan’da, Topluluk şirketlerimiz Aksigorta, AgeSA ve Medisa’nın yabancı ortakları Ageas’ın bağışıyla açtığımız Aksigorta-AgeSA Özel Eğitim Meslek Okulu ile Hatay’a kazandırdığımız okul sayısını altıya ulaştırmanın gururunu yaşıyoruz. Bu okul, Hatay’daki ilk özel eğitim meslek okulumuz. Burada bir okul inşa ederken aynı zamanda hayatı, umudu, güveni ve geleceği de birlikte kurabilmeyi amaçlıyoruz. Eğitim, her birey için hayata katılımın ve bağımsızlığın en güçlü anahtarı. Bu okulla hafif zihinsel yetersizliği bulunan gençlerin meslek edinerek kendi yaşamlarına yön verebilecekleri bir yol açmayı hedefliyoruz. Gençlerin üretken, bağımsız ve toplumsal hayata daha güçlü katılabilmelerini istiyoruz. Okulumuzun öğrenciler ve aileleri için bağımsızlığa uzanan umut dolu bir başlangıç olacağına inanıyor; ülkemize, eğitime ve Hatay’a hayırlı olmasını diliyoruz.” dedi. Aksigorta-AgeSA-Medisa İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Burak Yüzgül ise şunları söyledi: “Depremden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Hatay’da, ilk günden bu yana bölge halkının tekrar ayağa kalkması için birçok proje hayata geçirdik. Depremin ilk saatlerinden itibaren 2010 yılından beri ortaklığımızı sürdürdüğümüz Belçikalı ortağımız Ageas, bölgeye destek olmak için bizimle seferber oldu. Ageas’tan aldığımız fon ve Sabancı Vakfı’nın eğitimde fırsat eşitliği alanındaki güçlü rehberliği ile bu bizler için çok anlamlı projeyi hayata geçirmekten dolayı çok mutluyuz, gururluyuz. Her çocuğun nitelikli eğitime erişiminin temel bir hak olduğuna inanıyoruz. Aksigorta–AgeSA Özel Eğitim Meslek Okulu ile özel gereksinimli çocuklarımızın kendi potansiyellerini keşfedebilecekleri, kendilerini güvende ve değerli hissedecekleri kapsayıcı bir öğrenme ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz. Burada sunduğumuz eğitim modelinin, çocuklarımızın yalnızca akademik gelişimlerine değil; günlük yaşam becerilerine, özgüvenlerine ve hayata daha bağımsız katılımlarına da katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Aksigorta, AgeSA ve Medisa olarak, sosyal faydayı işimizin merkezine koyuyor; bugün attığımız bu adımın çocuklarımızın yarınlarına umut ve güç katmasını diliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Eğitime Değer Katan Buluşma  Haber

 Eğitime Değer Katan Buluşma 

Yenilenen sınıf, proje kapsamında bugüne kadar hayata geçirilen 222. sınıf oldu. İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi’nin eğitime ve toplumsal faydaya yönelik katkılarıyla yenilenen özel eğitim sınıfı; otizmli çocukların nitelikli, kapsayıcı ve sürdürülebilir eğitim ortamlarına erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Öğrencilerin bireysel gelişim ihtiyaçlarına uygun özel eğitim materyalleriyle donatılan sınıf, yalnızca fiziksel bir eğitim alanı olmanın ötesinde; öğretmenleri, aileleri, okul yönetimini ve akranları kapsayan bütüncül bir eğitim yaklaşımını esas alıyor. İstanbul Ataşehir Necatibey İlkokulu’nda gerçekleştirilen “Her Sınıf Bir Tohum” sınıf yenileme törenine Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Yıldırım da katılarak, özel eğitim alanında yürütülen bu anlamlı iş birliğine destek verdi. Tohum Otizm Vakfı adına törene; Eğitim AR-GE ve Projeler Direktörü Dr. Nursinem Şirin ile vakıf yetkilileri katılım sağladı. Yenileme sürecine destek veren İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi’ni temsilen ise Müdür Paul Yves Georges, Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı Ömür Akarsu ve projede görev alan temsilciler törende yer aldı. Saint-Joseph Fransız Lisesi’nden Eğitime Sürdürülebilir Katkı… İstanbul Ataşehir Necatibey İlkokulu’nda yenilenen özel eğitim sınıfına destek veren İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, eğitime ve sosyal faydaya yönelik katkılarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda kurum, 2026 yılı içerisinde Hatay’ın Defne ilçesinde yer alan iki farklı okulda iki yeni sınıfı daha yenilemeyi planlıyor. Söz konusu destekler, afet bölgesinde nitelikli özel eğitime erişimin güçlendirilmesi açısından önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor. “Her Sınıf Bir Tohum” Projesi Hakkında… “Her Sınıf Bir Tohum” projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet okullarındaki özel eğitim sınıfları; öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına uygun eğitim materyalleriyle destekleniyor. Projede öğretmenlere, öğrenci ailelerine, okul yönetimlerine ve akranlara yönelik eğitimler gerçekleştirilerek kapsayıcı bir eğitim modeli hayata geçiriliyor. Projeye dahil olan özel eğitim öğretmenlerinden oluşan Öğretmenler Topluluğu ile de, öğretmenlerin bilgilerinin güncellenmesi, geri bildirimlerininin alınması, sürekli iletişim ve destek verilmesi sağlanıyor.Tohum Otizm Vakfı, bu projesiyle Türkiye genelinde otizmli çocuklara yönelik özel eğitim sınıflarını güçlendirmeye, otizmli çocukların eğitim hakkına erişimini desteklemeye ve toplumda kapsayıcı eğitim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunmaya devam ediyor.

SOBEP, Dünyanın En Büyük Eğitim Teknoloji Fuarı BETT 2026’da Tanıtıldı Haber

SOBEP, Dünyanın En Büyük Eğitim Teknoloji Fuarı BETT 2026’da Tanıtıldı

Fuarda ziyaretçilerle buluşan platform, özel eğitim uzmanları, akademisyenler ve yazılım mühendislerinin ortak çalışmasıyla geliştirildi. SOBEP’te 2 binden fazla eğitim programı, 18 farklı öğretim yöntemi ve 70 modül yer alıyor. Platform, vakıf ile iş birliği yapan yurt içi ve yurt dışındaki 22 özel eğitim kurumunda yaklaşık 2.260 öğrenci tarafından kullanılıyor ve 4 dile çevrilebiliyor. SOBEP, otizmli bireylerin eğitiminde bireyselleştirmenin önemine odaklanıyor. Eğitim öncesinde öğrenciler değerlendirilerek aile ile birlikte bireyselleştirilmiş eğitim planları hazırlanıyor. Ders sırasında performans verileri anlık olarak sisteme giriliyor ve grafiklerle raporlanarak hem eğitmenler hem de aileler tarafından takip edilebiliyor. Veliler, cep telefonu, tablet veya bilgisayardan devamsızlık, program ekleme ve düzenleme, ilerleme raporları ve arşivleme gibi süreçleri yönetebiliyor. Platforma yapay zekâ desteği Platforma entegre edilen yapay zekâ özelliği sayesinde, eğitmenler tarafından girilen öğrenci verileri anlık analiz ediliyor ve çocuğa özel bireyselleştirilmiş eğitim planları otomatik olarak oluşturuluyor. Bu sistem, öğrencinin gelişim düzeyi, ihtiyaçları ve öğrenme hızını dikkate alarak en uygun hedef ve öğretim yöntemlerini öneriyor. Ayrıca yapay zekâ, süreç boyunca toplanan verileri değerlendirerek eğitim planlarını güncelleyebiliyor ve ilerlemeyi destekleyici rehberlik sunabiliyor. SOBE Vakfı, platformda rehberlik ve psikolojik danışmanlık testleri için de özel alanlar tasarlıyor. Pilot uygulamaların ardından standardize gelişim testlerinin sistem üzerinden alınması ve raporlanması hedefleniyor. Böylece öğrencilerin gelişimi, ders performansları ile birlikte test sonuçları üzerinden de izlenebilecek. “Otizmli bireylerin eğitiminde standartlar yükseltiliyor” SOBEP, hızlı kullanım, kolay erişim ve veri şeffaflığı ile hem eğitmen hem de aile için zaman tasarrufu sağlıyor. Platform verileri, istenirse çocukların hekimleri ve kurum dışı eğitim uzmanlarıyla da paylaşılabiliyor. Kurum yöneticileri ise öğretmen performansını takip edebiliyor, görevlendirme ve geri bildirim süreçlerini dijital ortamda yönetebiliyor. Böylece eğitim kurumlarının dijitalleşmesine katkı sağlanırken, otizmli bireylerin eğitiminde standartlar yükseltiliyor ve öğretmen, aile ile kurum aynı sistemde buluşuyor. “Yerli Eğitim Teknolojimizi Dünyaya Tanıtıyoruz” SOBE Vakfı Başkanı Mustafa Ak, SOBE Vakfı’nın geliştirdiği yerli eğitim teknolojisini Londra’daki BETT Fuarı’nda tanıttığını belirterek, “Dünyanın en büyük eğitim teknolojileri fuarlarından biri olan BETT 2026 kapsamında, Londra’da tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği SOBEP sistemini tanıtıyor. Otizmli ve özel gereksinimli çocukların eğitim süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirilen SOBEP; 2 binin üzerinde hedef davranış, ayrıntılı grafiksel veri takibi ve kanıta dayalı öğretim altyapısı ile dikkat çekiyor. Sistem hâlihazırda 3 farklı ülkede aktif olarak kullanılıyor” dedi. “SOBEP; yerli bir eğitim teknolojisi olarak farklı ülkelere ihraç ediliyor” SOBEP’in yapay zekâ destekli yapısıyla öğretmenlerin ve ailelerin eğitim sürecini planlama, izleme ve değerlendirme süreçlerinde önemli bir yardımcı rol üstlendiğini vurgulayan SOBE Vakfı Eğitim Direktörü Dr. Z. Alperen Sağdıç, “Platform, öğrencilerin bireysel performanslarını analiz ederek öğretim hedeflerinin belirlenmesine ve ilerlemenin anlık olarak takip edilmesine olanak sağlıyor. Türkiye’de alanında tek, dünyada ise sayılı örneklerden biri olan SOBEP; yerli bir eğitim teknolojisi olarak farklı ülkelere ihraç ediliyor. SOBE Vakfı, BETT 2026 aracılığıyla bu yenilikçi ve bilimsel temelli sistemi uluslararası eğitim teknolojileri ekosistemiyle buluşturmayı hedefliyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Tekin Beyaz Baston Haftası Kapsamında Öğrencilerle Buluştu Haber

Bakan Tekin Beyaz Baston Haftası Kapsamında Öğrencilerle Buluştu

Bakan Tekin, ziyaret kapsamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların eşit eğitim alması için süreci yakından takip ettiğini söyledi. Farklılıkları zenginlik olarak gördüklerini vurgulayan Bakan Tekin, şöyle konuştu: "Millî Eğitim Bakanlığı olarak özel eğitime ihtiyaç duyan bütün çocuklarımıza fırsat eşitliğinden faydalanabilecekleri imkânları sunmak için çaba sarf ediyoruz. Bunun için hem özel eğitim uygulama okullarımız var hem kaynaştırma eğitimi sebebiyle bütün okullarımızda bu türden bir eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımıza destek olmaya çalışıyoruz. İhtiyaç duyan çocuklarımıza evde ya da hastanede eğitim öğretim sürecinden ayrı kalmayacakları destekleri vermeye çaba sarf ediyoruz. Özel rehabilitasyon merkezlerinde bu tür eğitimi alan çocuklara kamusal destekler vermeye çalışıyoruz. Bunları yaparken de hem bir Müslüman olmanın hem bir insan olmanın gerektirdiği hassasiyetle davranıyoruz. Toplumun farklı kesimlerinden de bu anlamda destekler alıyoruz. Bu iş birliklerini de birlikte yürütüyoruz. İş dünyasından yerel yönetimlere, sivil toplum örgütlerinden üniversitelere ve akademisyenlere kadar bu anlamda yapmamız gereken şeylerde bize destek olan çok sayıda paydaşımız var." Bakan Tekin, görme engelli öğrenciler tarafından hazırlanan tiyatro gösterisini izledi. Öğrencilerden oluşan koro da programda müzik dinletisi sundu. Gözlerini kapatıp beyaz bastonla yürüyerek farkındalık mesajı verdi Okulu gezen ve sınıfları ziyaret eden Tekin, öğrenci ve öğretmenlerle sohbet etti. Göz bandı ile gözlerini kapatıp bir öğrenci eşliğinde beyaz bastonla yürüyen Bakan Tekin, farkındalık mesajı verdi. Ziyarete Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er de katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otizmin Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Tek Tedavisi: Erken ve Etkin Özel Eğitim Haber

Otizmin Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Tek Tedavisi: Erken ve Etkin Özel Eğitim

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Doğa Sevinçok, otizmin şu ana kadar bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış tek tedavisinin özel eğitim olduğunu vurguluyor. Belirtilerin yaşa göre değişebildiğini belirten Sevinçok, aileleri erken dönemde uzman desteği almaları konusunda uyarıyor. İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Doğa Sevinçok, otizmin sosyal iletişim ve etkileşimde yaşa uygun olmayan yetersizlikler ile kendini gösteren bir spektrum bozukluğu olduğunu belirtti. Otizmde tekrarlayıcı davranışlar, sınırlı ilgi alanları ve rutine aşırı bağlılık gibi özelliklerin de sık görüldüğünü ifade eden Sevinçok, belirtilerin yaş gruplarına göre farklılık gösterebildiğini söyledi. “Otizm belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösterebilir” “Otizm en basit haliyle, sosyal iletişim ve etkileşimde yaş ile uyumlu olmayan şekilde bir yetersizliğin veya farklılığın olmasıdır. Bunun yanında otizmde tekrarlayıcı davranışlar veya farklı, kişiye özgü ilgi alanları ve rutine sıkı sıkıya bağlı olma gibi özellikler görülmektedir” diyen Dr. Öğr. Üyesi Doğa Sevinçok, otizmin belirtileriyle ilgili ise şunları söyledi: “Otizm belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösterebilir. Örneğin iki yaşın altında belirtiler yalnızca ismine bakmama, göz teması kurmama ve işaret edilen nesneye bakmama, konuşmama veya konuşulanları anlamama şeklinde görülebilir. İki yaşından sonra ise tekrarlayıcı anlamsız hareketler ve yüksek ses gibi duyusal uyaranlara aşırı hassasiyet ortaya çıkabilir. Genel olarak baktığımızda otizm belirtilerinin iki grupta sınıflandırıldığını görmekteyiz. Bunlardan ilki göz temasının az olması, diğer insanları taklit edememe, konuşulanları anlamama veya anlamlı şekilde konuşamama, jest ve mimik kullanmama, donuk yüz ifadesi, ismiyle seslenince bakmama, sosyal iletişimi başlatmama veya sürdürememe, sembolik oyunlar oynayamama, işaret edilince bakmama gibi sosyal iletişim ve etkileşimde yetersizlikler ile karakterizedir. İkinci grup belirtiler ise tekrarlayıcı davranışlar veya ilgiler olarak adlandırılmakta olup stereotipi dediğimiz tekrarlayıcı beden hareketleri, oyuncakları sadece dizerek amacına uygun olmayan şekilde oynama, söylenen sözcükleri aynı şekilde tekrar etme, aynılıkta ısrar, değişikliklere aşırı direnç gösterme, sınırlı ilgi alanlarından oluşmaktadır.” “Çoklu görüşmeler sonrasında karar vermek tanısal güvenilirliği artırır” “Otizm tanısında en önemli yöntem çocuğun bir çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından gözlenmesi ve psikiyatrik muayenesinin yapılmasıdır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Sevinçok, şöyle devam etti: “Yarı yapılandırılmış, yani önceden planlanmış bazı yöntemler ile görüşmelerin yapılması (ADOS testi gibi) tanısal muayenenin gücünü artırmaktadır. Çocuğun hayatında yer alan birçok insandan bilgi almak, gerektiği durumlarda günlük hayatını geçirdiği yaşam alanlarındaki davranışlarını videolar yardımıyla gözlemlemek oldukça önemlidir. Otizm bir spektrumdur ve her olguda hastalık şiddeti aynı düzeyde değildir. Semptomların belirgin olduğu olgularda tanı koymak daha kolay ve yanılma payı düşük iken, daha hafif belirtilerin olduğu durumlarda çok kaynaktan bilgi almak, çocuğu farklı ortamlarda gözlemlemek ve gerekirse çoklu görüşmeler sonrasında karar vermek tanısal güvenilirliği artırmaktadır.” “Göz teması kurmuyor, seslenince bakmıyorsa değerlendirilmeli” Anne-babaların gözlemleyebileceği belirtilerle ilgili de bilgi veren Sevinçok, “Ebeveynler, eğer çocuklarının sosyal ve duygusal gelişimlerinde yolunda gitmeyen bir durum olduğundan şüpheleniyorsa bir çocuk psikiyatri uzmanına başvurmalıdır. Her şeyden önce anne-babalar iki yaşından önce çocuklarını ekranı olan elektronik aletlere maruz bırakmamalıdır. Yoğun ekran maruziyeti sadece otizm açısından değil, çocukların tüm sosyal, duygusal ve akademik gelişim alanlarını olumsuz etkilemesi açısından oldukça sakıncalıdır. Küçük yaşta göz teması kurmayan, ismine seslenince bakmayan, ebeveynlere yönelik sesler çıkarmayan, basit eğlenceli oyunlara duygusal katılım göstermeyen, elleri veya kollarıyla anlamsız tekrarlayıcı hareketler yapan, sözcükleri sürekli tekrar eden, oyuncaklarıyla amacına uygun oyun oynamayan çocuklar mutlaka değerlendirilmelidir” diyerek ebeveynlerin gözleyebileceği detaylarla ilgili de bilgi verdi. Genetik ve çevresel faktörler etkili Otizmin ortaya çıkışında genetik ve çevresel faktörlerin bir arada yer aldığını beliren Sevinçok, şöyle konuştu: “Henüz, otizmi ortaya çıkaran tek bir çevresel faktör veya gen tanımlanmamıştır. Otizmin ortaya çıkışında en çok etkili olduğu düşünülen çevresel faktörler 40 yaşından fazla olmak üzere ileri anne ve baba yaşıdır. Anne-babada psikoz öyküsü, annenin gebelik döneminde geçirdiği enfeksiyonlar, gebelikte ilaç kullanımı, düşük doğum ağırlığı ve erken doğum şüphelenilen diğer faktörler arasındadır. Tarım ilaçlarına veya hava kirliliğine maruz kalmanın otizm riskini artırdığına dair görüşler de bulunmaktadır. Bunun yanında, aşıların otizm riski ile ilişkili olmadığı kanıtlanmıştır. Bu faktörlerin tek başına otizme yol açmayacağı, birçok faktörün bir araya gelmesi ile hastalığın ortaya çıktığı unutulmamalıdır.” “İki yaşa kadar ekran maruziyeti hiç olmamalı” Çocukların ekran sürelerinin otizmi tetiklediğine dair iddialarla ilgili de konuşan Sevinçok, “Yalnızca ekran süresinin uzun olmasının otizme neden olabileceğini düşünmek doğru değildir. Ancak otizme veya diğer gelişimsel sorunlara yatkın çocuklarda ekran maruziyeti otizm benzeri belirtileri şiddetlendirebilir, otizmin ortaya çıkma riskini artırabilir. Otizm belirtileri olan bir çocukta ekran maruziyetinin fazla olması bu belirtilerin artışı ile ilişkili olabilir. İlk iki yaşta ekran maruziyetinin hiç olmaması önerilmekle birlikte, çocukluğun sonraki dönemlerinde en fazla günde yarım saat olmalıdır” dedi. “Kaygı bozuklukları ve yalnızlık sık olarak karşımıza çıkıyor” Yetişkin otizmli bireylerin karşılaştığı zorluklarla ilgili de konuşan Sevinçok, şunları söyledi: “Otizm tanısı olan bireylerin ergenlik ve yetişkinlik döneminde yaşadığı sorunlar otizmin şiddetine, konuşmanın gelişimine, zekaya, özbakım becerilerine ve yaşamını bağımsız sürdürme becerilerinin kazanılmış olmasına göre değişmektedir. Ağır düzeyde otizm tanısı olan bireylerin büyük bir kısmının ergenlik ve yetişkinlik döneminde sürekli bakım altında olmaları gerekmektedir. Bu bireyler davranış sorunları, şiddet, istismar açısından risk altındadırlar. Daha hafif düzeydeki belirtilere sahip otizm tanısı olan bireylerde sosyal ilişkilerde yaşanan sorunlar, depresyon, kaygı bozuklukları ve yalnızlık sık olarak karşımıza çıkmaktadır.” “Erkeklerde daha sık görülüyor” Otizmli bireylere dair net bir rakam bulunmadığını belirten Sevinçok,“Türkiye’de otizm spektrum bozukluğu ile ilgili yapılan bir epidemiyolojik çalışma bulunmamaktadır. Dünya genelinde otizmin erkeklerde ve düşük sosyokültürel düzeye sahip gruplarda daha sık görüldüğü bildirilmektedir” dedi. Son yıllardaki artışın sebepleri Son yıllarda otizm tanısındaki artışla ilgili de bilgi veren Sevinçok, şöyle konuştu: “Bu artışın en önemli sebebi başta sağlık profesyonellerinde olmak üzere çocuğa temas eden tüm meslek gruplarında ve ailelerde otizm konusundaki farkındalığın artmasıdır. Bu farkındalık sayesinde erken tanı ihtimali ve tanı oranları artmaktadır. Tanı kriterlerindeki genişleme de otizm tanısı alan çocukların oranında artışa yol açmış, bu sayede çocukların daha erken süreçte tedavi imkanlarından faydalanması sağlanmıştır. Anne-baba olma yaşının gittikçe artması, hava kirliliği, endüstriyel kimyasallar, tarım ilaçları ve ağır metaller gibi çevresel faktörlerin de bu artışta rol oynayabileceği düşünülmektedir. Ekran maruziyeti ve otizm tanı oranındaki artış arasındaki ilişki net olmasa da ekran maruziyetinin belirti şiddetini artırabileceği veya tedaviden yararlanımı düşürebileceği söylenebilir.” “Tek tedavi yöntemi özel eğitim” Otizmin şu ana kadar bilimsel olarak etkili olduğu ispatlanmış tek tedavi yönteminin özel eğitim olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Sevinçok, şöyle devam etti: “Otizmin ana belirtilerini azaltmada diğer tedavilerin etkili olduğuna dair etkin bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Bazı alternatif tedaviler maalesef çocuklara yarardan çok zarar vermektedir. Özel eğitim mutlaka otizm konusunda tecrübeli ve bu konuda eğitim almış yetkin bir eğitimci ve kurum tarafından sağlanmalıdır. Ailelerin özel eğitime başlamadan önce özel eğitim kurumları ve eğiticiler ile ilgili araştırmalar yapmaları oldukça önemlidir. Otizm özel eğitiminde bilimsel etkinliği kanıtlanmış müdahaleler davranışçı yöntemlerdir. Bunlar arasında Uygulamalı Davranış Analizi (ABA), Erken Başlangıçlı Denver Modeli, Temel Tepki Öğretimi, Floortime gibi yöntemler bulunmaktadır. Gerekli durumlarda konuşma terapisi ve uğraş tedavisi programa dahil edilebilir. Özel eğitimin sosyal iletişim ve etkileşimi artırması beklenmektedir.” Erken teşhisin önemine de değinen Sevinçok, “Otizm tedavisinde, tedavi cevabı ve gidişat ile ilgili en önemli faktör erken yaşta başlayan özel eğitimdir. Erken yaşta teşhis ve hızlı bir şekilde başlanan etkin ve doğru özel eğitim tedavi başarısındaki en önemli faktördür” dedi.

SOBE’den Öğretmenler Günü’ne Özel Hediye Sertifikası Haber

SOBE’den Öğretmenler Günü’ne Özel Hediye Sertifikası

24 Kasım 2025 Pazartesi günü kutlanacak Öğretmenler Günü öncesinde başlatılan bu kampanya kapsamında, dileyen herkes www.sobe.org.tr adresi üzerinden kolaylıkla “Hediye Sertifikası” satın alabiliyor. Satın alınan her sertifika, SOBE Vakfı’na yapılmış bir bağış anlamı taşıyor. Böylece öğretmenlere verilen hediye, otizmli bireylerin eğitim ve gelişim süreçlerine destek olarak ikinci bir değere dönüşüyor. Otizmli Bireylerden Üretim ve İstihdama Katkı SOBE Vakfı, otizmli bireylerin yalnızca eğitim süreçlerinde değil, üretim ve istihdam alanlarında da aktif rol almaları için çeşitli projeler yürütüyor. Bu kapsamda, otizmli bireylerin el emeğiyle hazırlayıp yetiştirdiği sukulentler, Öğretmenler Günü için alternatif hediye seçenekleri arasında yer alıyor. Bu üretim süreci, hem bireylerin el becerilerini ve dikkat gelişimini destekliyor hem de ekonomik hayata katılımlarını güçlendiriyor. SOBE, otizmli bireylerin yeteneklerine uygun iş alanları oluşturarak üretkenliklerini desteklemeyi, toplumsal yaşamda daha görünür ve bağımsız bireyler olmalarını sağlamayı hedefliyor. “SOBE Vakfı Otizmli Bireylere Umut Oluyor” 2016 yılında Konya’da kurulan Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı (SOBE), bugün 370 otizmli çocuğa bireyselleştirilmiş eğitim programlarıyla hizmet veriyor. Vakıf, otizmli bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını sağlamak, iletişim ve günlük yaşam becerilerini geliştirmek ve bağımsız bir yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. SOBE, burslu eğitim olanaklarıyla birçok aileye destek olurken, nitelikli özel eğitim ihtiyacının artması nedeniyle eğitim almak için sırada bekleyen öğrenci sayısı 500’e yaklaşmış durumda. Vakıf, hem bu ihtiyaca dikkat çekmek hem de otizm farkındalığını artırmak amacıyla “Hediye Sertifikası” gibi özel projeleri hayata geçiriyor. Bu kampanyalar, toplumda farkındalık oluşturmanın yanı sıra daha fazla çocuğun eğitimle buluşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.