Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özel Eğitim

Kapsül Haber Ajansı - Özel Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Tekin Beyaz Baston Haftası Kapsamında Öğrencilerle Buluştu Haber

Bakan Tekin Beyaz Baston Haftası Kapsamında Öğrencilerle Buluştu

Bakan Tekin, ziyaret kapsamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların eşit eğitim alması için süreci yakından takip ettiğini söyledi. Farklılıkları zenginlik olarak gördüklerini vurgulayan Bakan Tekin, şöyle konuştu: "Millî Eğitim Bakanlığı olarak özel eğitime ihtiyaç duyan bütün çocuklarımıza fırsat eşitliğinden faydalanabilecekleri imkânları sunmak için çaba sarf ediyoruz. Bunun için hem özel eğitim uygulama okullarımız var hem kaynaştırma eğitimi sebebiyle bütün okullarımızda bu türden bir eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımıza destek olmaya çalışıyoruz. İhtiyaç duyan çocuklarımıza evde ya da hastanede eğitim öğretim sürecinden ayrı kalmayacakları destekleri vermeye çaba sarf ediyoruz. Özel rehabilitasyon merkezlerinde bu tür eğitimi alan çocuklara kamusal destekler vermeye çalışıyoruz. Bunları yaparken de hem bir Müslüman olmanın hem bir insan olmanın gerektirdiği hassasiyetle davranıyoruz. Toplumun farklı kesimlerinden de bu anlamda destekler alıyoruz. Bu iş birliklerini de birlikte yürütüyoruz. İş dünyasından yerel yönetimlere, sivil toplum örgütlerinden üniversitelere ve akademisyenlere kadar bu anlamda yapmamız gereken şeylerde bize destek olan çok sayıda paydaşımız var." Bakan Tekin, görme engelli öğrenciler tarafından hazırlanan tiyatro gösterisini izledi. Öğrencilerden oluşan koro da programda müzik dinletisi sundu. Gözlerini kapatıp beyaz bastonla yürüyerek farkındalık mesajı verdi Okulu gezen ve sınıfları ziyaret eden Tekin, öğrenci ve öğretmenlerle sohbet etti. Göz bandı ile gözlerini kapatıp bir öğrenci eşliğinde beyaz bastonla yürüyen Bakan Tekin, farkındalık mesajı verdi. Ziyarete Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er de katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otizmin Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Tek Tedavisi: Erken ve Etkin Özel Eğitim Haber

Otizmin Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Tek Tedavisi: Erken ve Etkin Özel Eğitim

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Doğa Sevinçok, otizmin şu ana kadar bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış tek tedavisinin özel eğitim olduğunu vurguluyor. Belirtilerin yaşa göre değişebildiğini belirten Sevinçok, aileleri erken dönemde uzman desteği almaları konusunda uyarıyor. İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Doğa Sevinçok, otizmin sosyal iletişim ve etkileşimde yaşa uygun olmayan yetersizlikler ile kendini gösteren bir spektrum bozukluğu olduğunu belirtti. Otizmde tekrarlayıcı davranışlar, sınırlı ilgi alanları ve rutine aşırı bağlılık gibi özelliklerin de sık görüldüğünü ifade eden Sevinçok, belirtilerin yaş gruplarına göre farklılık gösterebildiğini söyledi. “Otizm belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösterebilir” “Otizm en basit haliyle, sosyal iletişim ve etkileşimde yaş ile uyumlu olmayan şekilde bir yetersizliğin veya farklılığın olmasıdır. Bunun yanında otizmde tekrarlayıcı davranışlar veya farklı, kişiye özgü ilgi alanları ve rutine sıkı sıkıya bağlı olma gibi özellikler görülmektedir” diyen Dr. Öğr. Üyesi Doğa Sevinçok, otizmin belirtileriyle ilgili ise şunları söyledi: “Otizm belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösterebilir. Örneğin iki yaşın altında belirtiler yalnızca ismine bakmama, göz teması kurmama ve işaret edilen nesneye bakmama, konuşmama veya konuşulanları anlamama şeklinde görülebilir. İki yaşından sonra ise tekrarlayıcı anlamsız hareketler ve yüksek ses gibi duyusal uyaranlara aşırı hassasiyet ortaya çıkabilir. Genel olarak baktığımızda otizm belirtilerinin iki grupta sınıflandırıldığını görmekteyiz. Bunlardan ilki göz temasının az olması, diğer insanları taklit edememe, konuşulanları anlamama veya anlamlı şekilde konuşamama, jest ve mimik kullanmama, donuk yüz ifadesi, ismiyle seslenince bakmama, sosyal iletişimi başlatmama veya sürdürememe, sembolik oyunlar oynayamama, işaret edilince bakmama gibi sosyal iletişim ve etkileşimde yetersizlikler ile karakterizedir. İkinci grup belirtiler ise tekrarlayıcı davranışlar veya ilgiler olarak adlandırılmakta olup stereotipi dediğimiz tekrarlayıcı beden hareketleri, oyuncakları sadece dizerek amacına uygun olmayan şekilde oynama, söylenen sözcükleri aynı şekilde tekrar etme, aynılıkta ısrar, değişikliklere aşırı direnç gösterme, sınırlı ilgi alanlarından oluşmaktadır.” “Çoklu görüşmeler sonrasında karar vermek tanısal güvenilirliği artırır” “Otizm tanısında en önemli yöntem çocuğun bir çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından gözlenmesi ve psikiyatrik muayenesinin yapılmasıdır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Sevinçok, şöyle devam etti: “Yarı yapılandırılmış, yani önceden planlanmış bazı yöntemler ile görüşmelerin yapılması (ADOS testi gibi) tanısal muayenenin gücünü artırmaktadır. Çocuğun hayatında yer alan birçok insandan bilgi almak, gerektiği durumlarda günlük hayatını geçirdiği yaşam alanlarındaki davranışlarını videolar yardımıyla gözlemlemek oldukça önemlidir. Otizm bir spektrumdur ve her olguda hastalık şiddeti aynı düzeyde değildir. Semptomların belirgin olduğu olgularda tanı koymak daha kolay ve yanılma payı düşük iken, daha hafif belirtilerin olduğu durumlarda çok kaynaktan bilgi almak, çocuğu farklı ortamlarda gözlemlemek ve gerekirse çoklu görüşmeler sonrasında karar vermek tanısal güvenilirliği artırmaktadır.” “Göz teması kurmuyor, seslenince bakmıyorsa değerlendirilmeli” Anne-babaların gözlemleyebileceği belirtilerle ilgili de bilgi veren Sevinçok, “Ebeveynler, eğer çocuklarının sosyal ve duygusal gelişimlerinde yolunda gitmeyen bir durum olduğundan şüpheleniyorsa bir çocuk psikiyatri uzmanına başvurmalıdır. Her şeyden önce anne-babalar iki yaşından önce çocuklarını ekranı olan elektronik aletlere maruz bırakmamalıdır. Yoğun ekran maruziyeti sadece otizm açısından değil, çocukların tüm sosyal, duygusal ve akademik gelişim alanlarını olumsuz etkilemesi açısından oldukça sakıncalıdır. Küçük yaşta göz teması kurmayan, ismine seslenince bakmayan, ebeveynlere yönelik sesler çıkarmayan, basit eğlenceli oyunlara duygusal katılım göstermeyen, elleri veya kollarıyla anlamsız tekrarlayıcı hareketler yapan, sözcükleri sürekli tekrar eden, oyuncaklarıyla amacına uygun oyun oynamayan çocuklar mutlaka değerlendirilmelidir” diyerek ebeveynlerin gözleyebileceği detaylarla ilgili de bilgi verdi. Genetik ve çevresel faktörler etkili Otizmin ortaya çıkışında genetik ve çevresel faktörlerin bir arada yer aldığını beliren Sevinçok, şöyle konuştu: “Henüz, otizmi ortaya çıkaran tek bir çevresel faktör veya gen tanımlanmamıştır. Otizmin ortaya çıkışında en çok etkili olduğu düşünülen çevresel faktörler 40 yaşından fazla olmak üzere ileri anne ve baba yaşıdır. Anne-babada psikoz öyküsü, annenin gebelik döneminde geçirdiği enfeksiyonlar, gebelikte ilaç kullanımı, düşük doğum ağırlığı ve erken doğum şüphelenilen diğer faktörler arasındadır. Tarım ilaçlarına veya hava kirliliğine maruz kalmanın otizm riskini artırdığına dair görüşler de bulunmaktadır. Bunun yanında, aşıların otizm riski ile ilişkili olmadığı kanıtlanmıştır. Bu faktörlerin tek başına otizme yol açmayacağı, birçok faktörün bir araya gelmesi ile hastalığın ortaya çıktığı unutulmamalıdır.” “İki yaşa kadar ekran maruziyeti hiç olmamalı” Çocukların ekran sürelerinin otizmi tetiklediğine dair iddialarla ilgili de konuşan Sevinçok, “Yalnızca ekran süresinin uzun olmasının otizme neden olabileceğini düşünmek doğru değildir. Ancak otizme veya diğer gelişimsel sorunlara yatkın çocuklarda ekran maruziyeti otizm benzeri belirtileri şiddetlendirebilir, otizmin ortaya çıkma riskini artırabilir. Otizm belirtileri olan bir çocukta ekran maruziyetinin fazla olması bu belirtilerin artışı ile ilişkili olabilir. İlk iki yaşta ekran maruziyetinin hiç olmaması önerilmekle birlikte, çocukluğun sonraki dönemlerinde en fazla günde yarım saat olmalıdır” dedi. “Kaygı bozuklukları ve yalnızlık sık olarak karşımıza çıkıyor” Yetişkin otizmli bireylerin karşılaştığı zorluklarla ilgili de konuşan Sevinçok, şunları söyledi: “Otizm tanısı olan bireylerin ergenlik ve yetişkinlik döneminde yaşadığı sorunlar otizmin şiddetine, konuşmanın gelişimine, zekaya, özbakım becerilerine ve yaşamını bağımsız sürdürme becerilerinin kazanılmış olmasına göre değişmektedir. Ağır düzeyde otizm tanısı olan bireylerin büyük bir kısmının ergenlik ve yetişkinlik döneminde sürekli bakım altında olmaları gerekmektedir. Bu bireyler davranış sorunları, şiddet, istismar açısından risk altındadırlar. Daha hafif düzeydeki belirtilere sahip otizm tanısı olan bireylerde sosyal ilişkilerde yaşanan sorunlar, depresyon, kaygı bozuklukları ve yalnızlık sık olarak karşımıza çıkmaktadır.” “Erkeklerde daha sık görülüyor” Otizmli bireylere dair net bir rakam bulunmadığını belirten Sevinçok,“Türkiye’de otizm spektrum bozukluğu ile ilgili yapılan bir epidemiyolojik çalışma bulunmamaktadır. Dünya genelinde otizmin erkeklerde ve düşük sosyokültürel düzeye sahip gruplarda daha sık görüldüğü bildirilmektedir” dedi. Son yıllardaki artışın sebepleri Son yıllarda otizm tanısındaki artışla ilgili de bilgi veren Sevinçok, şöyle konuştu: “Bu artışın en önemli sebebi başta sağlık profesyonellerinde olmak üzere çocuğa temas eden tüm meslek gruplarında ve ailelerde otizm konusundaki farkındalığın artmasıdır. Bu farkındalık sayesinde erken tanı ihtimali ve tanı oranları artmaktadır. Tanı kriterlerindeki genişleme de otizm tanısı alan çocukların oranında artışa yol açmış, bu sayede çocukların daha erken süreçte tedavi imkanlarından faydalanması sağlanmıştır. Anne-baba olma yaşının gittikçe artması, hava kirliliği, endüstriyel kimyasallar, tarım ilaçları ve ağır metaller gibi çevresel faktörlerin de bu artışta rol oynayabileceği düşünülmektedir. Ekran maruziyeti ve otizm tanı oranındaki artış arasındaki ilişki net olmasa da ekran maruziyetinin belirti şiddetini artırabileceği veya tedaviden yararlanımı düşürebileceği söylenebilir.” “Tek tedavi yöntemi özel eğitim” Otizmin şu ana kadar bilimsel olarak etkili olduğu ispatlanmış tek tedavi yönteminin özel eğitim olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Sevinçok, şöyle devam etti: “Otizmin ana belirtilerini azaltmada diğer tedavilerin etkili olduğuna dair etkin bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Bazı alternatif tedaviler maalesef çocuklara yarardan çok zarar vermektedir. Özel eğitim mutlaka otizm konusunda tecrübeli ve bu konuda eğitim almış yetkin bir eğitimci ve kurum tarafından sağlanmalıdır. Ailelerin özel eğitime başlamadan önce özel eğitim kurumları ve eğiticiler ile ilgili araştırmalar yapmaları oldukça önemlidir. Otizm özel eğitiminde bilimsel etkinliği kanıtlanmış müdahaleler davranışçı yöntemlerdir. Bunlar arasında Uygulamalı Davranış Analizi (ABA), Erken Başlangıçlı Denver Modeli, Temel Tepki Öğretimi, Floortime gibi yöntemler bulunmaktadır. Gerekli durumlarda konuşma terapisi ve uğraş tedavisi programa dahil edilebilir. Özel eğitimin sosyal iletişim ve etkileşimi artırması beklenmektedir.” Erken teşhisin önemine de değinen Sevinçok, “Otizm tedavisinde, tedavi cevabı ve gidişat ile ilgili en önemli faktör erken yaşta başlayan özel eğitimdir. Erken yaşta teşhis ve hızlı bir şekilde başlanan etkin ve doğru özel eğitim tedavi başarısındaki en önemli faktördür” dedi.

SOBE’den Öğretmenler Günü’ne Özel Hediye Sertifikası Haber

SOBE’den Öğretmenler Günü’ne Özel Hediye Sertifikası

24 Kasım 2025 Pazartesi günü kutlanacak Öğretmenler Günü öncesinde başlatılan bu kampanya kapsamında, dileyen herkes www.sobe.org.tr adresi üzerinden kolaylıkla “Hediye Sertifikası” satın alabiliyor. Satın alınan her sertifika, SOBE Vakfı’na yapılmış bir bağış anlamı taşıyor. Böylece öğretmenlere verilen hediye, otizmli bireylerin eğitim ve gelişim süreçlerine destek olarak ikinci bir değere dönüşüyor. Otizmli Bireylerden Üretim ve İstihdama Katkı SOBE Vakfı, otizmli bireylerin yalnızca eğitim süreçlerinde değil, üretim ve istihdam alanlarında da aktif rol almaları için çeşitli projeler yürütüyor. Bu kapsamda, otizmli bireylerin el emeğiyle hazırlayıp yetiştirdiği sukulentler, Öğretmenler Günü için alternatif hediye seçenekleri arasında yer alıyor. Bu üretim süreci, hem bireylerin el becerilerini ve dikkat gelişimini destekliyor hem de ekonomik hayata katılımlarını güçlendiriyor. SOBE, otizmli bireylerin yeteneklerine uygun iş alanları oluşturarak üretkenliklerini desteklemeyi, toplumsal yaşamda daha görünür ve bağımsız bireyler olmalarını sağlamayı hedefliyor. “SOBE Vakfı Otizmli Bireylere Umut Oluyor” 2016 yılında Konya’da kurulan Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı (SOBE), bugün 370 otizmli çocuğa bireyselleştirilmiş eğitim programlarıyla hizmet veriyor. Vakıf, otizmli bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını sağlamak, iletişim ve günlük yaşam becerilerini geliştirmek ve bağımsız bir yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. SOBE, burslu eğitim olanaklarıyla birçok aileye destek olurken, nitelikli özel eğitim ihtiyacının artması nedeniyle eğitim almak için sırada bekleyen öğrenci sayısı 500’e yaklaşmış durumda. Vakıf, hem bu ihtiyaca dikkat çekmek hem de otizm farkındalığını artırmak amacıyla “Hediye Sertifikası” gibi özel projeleri hayata geçiriyor. Bu kampanyalar, toplumda farkındalık oluşturmanın yanı sıra daha fazla çocuğun eğitimle buluşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.