Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özel Sektör

Kapsül Haber Ajansı - Özel Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Sektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Girişimcilik Ekosisteminde Yatırım Dengeleri Değişiyor Haber

Türkiye Girişimcilik Ekosisteminde Yatırım Dengeleri Değişiyor

Üçüncü çeyrekte 24 turda 92,5 milyon dolar yatırım yapıldı; hacmin %81'i iki girişimden geldi, takip yatırımlarının payı serinin en düşük seviyesine indi StartupCentrum'un yayımladığı 2026 Üçüncü Çeyrek Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu'na göre, yılın ilk dokuz ayında 125 yatırım turunda toplam 275 milyon dolar yatırım gerçekleşti. Üçüncü çeyrekte 24 turda gerçekleşen 92,5 milyon dolarlık yatırım hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %50 gerilerken, tur sayısı 2020'den bu yana en düşük çeyreklik seviyesine indi. Yatırımların az sayıda girişimde yoğunlaşması, takip yatırımlarındaki gerileme ve yapay zeka yatırımlarının yükselişi dönemin öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı. Türkiye girişimcilik ekosisteminin yatırım performansını düzenli olarak analiz eden StartupCentrum, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu'nu yayımladı. Rapora göre, yılın ilk dokuz ayında gerçekleşen 125 yatırım turunun 97'si özel sektör, 28'i ise TÜBİTAK BİGG yatırımlarından oluştu. Özel sektör yatırımlarının 14'ü kitle fonlama platformları aracılığıyla gerçekleşti. 2025 yılının ilk dokuz ayıyla karşılaştırıldığında özel sektör yatırım turu sayısı %25, yatırım hacmi ise %42 geriledi. Yılın üçüncü çeyreğinde gerçekleşen 24 yatırım turunda toplam 92,5 milyon dolarlık yatırım kaydedildi; bu tutar bir önceki çeyreğe göre de %16 daha düşük. Bu tablo, yatırımcıların daha seçici hareket ettiği ve sermayenin sınırlı sayıda girişimde yoğunlaştığı bir döneme işaret ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB VE UNICEF’ten “Çocuk İhtiyaçları Haritası” Haber

ABB VE UNICEF’ten “Çocuk İhtiyaçları Haritası”

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çocukların ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve çocuklara yönelik hizmetleri daha etkin planlamak amacıyla UNICEF iş birliğiyle yürüttüğü “Çocuk İhtiyaçları Haritası” projesindeki çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen Çocuklar için Hesap Verebilirlik ve Hak Savunuculuğu (ACAR) Projesi kapsamında hayata geçirilen çalışma; çocukların ihtiyaçlarına ilişkin verilerin toplanmasını, analiz edilmesini ve belediye hizmetlerinin planlanmasında kullanılmasını amaçlıyor. Bu doğrultuda düzenlenen “Çocuk Alanında Veri Temelli Karar Alma ve Kapasite Geliştirme Eğitimi”nde ABB çalışanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya geldi. Eğitimlerde veri temelli ihtiyaç analizi, çocuklara ilişkin veri ve göstergeler, önceliklendirme süreçleri ile haritalar ve mekânsal veriler kullanılarak ihtiyaçların belirlenmesi konuları ele alındı. Atölye çalışmaları ve ortak değerlendirmelerle tamamlanan eğitimlerin ardından, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla “Çocuk İhtiyaçları Haritası Danışma Toplantısı” gerçekleştirildi. ÇOCUKLARIN İHTİYAÇLARI VE İŞ BİRLİĞİ OLANAKLARI DEĞERLENDİRİLDİ UNICEF Türkiye Sosyal Politika Sorumlusu Dr. Görkem Güner’in açılış konuşmasıyla başlayan danışma toplantısında, Çocuk İhtiyaçları Haritası Projesi ve ihtiyaç analizi sonuçları değerlendirildi. Çocuklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulabilecek iş birlikleri de gündeme geldi. Ortak çözüm geliştirme oturumlarında öncelikli ihtiyaçların belirlenmesi, kurumların katkı sunabileceği alanların değerlendirilmesi ve izlenecek adımlar üzerinde duruldu. AMAÇ: KAYNAKLARI İHTİYAÇLARA GÖRE PLANLAMAK ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı Koordinatörü Tuğba Nagehan Turpçu, proje kapsamında önemli aşamaların tamamlandığını belirterek eğitimlerle farklı paydaşları bir araya getirdiklerini ifade etti. Çocukların ihtiyaçlarını tahminler yerine veriler üzerinden belirlemeyi hedeflediklerini vurgulayan Turpçu, şöyle konuştu: “Ankara Büyükşehir Belediyesi ve UNICEF iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz ‘Çocuk İhtiyaçları Haritası’nın çok önemli adımlarını gerçekleştirdik. STK’lerle ve Ankara Büyükşehir Belediyesi çalışanlarıyla bir araya gelerek eğitimler düzenledik. Çocuk ihtiyaçlarının veriye dayalı karar alma süreçlerinin eğitimini aldık ve bunlarla ilgili çıktılar oluşturduk. En son özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek bir danışma toplantısı gerçekleştirdik. Buradaki amacımız, Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların ihtiyaçlarını tahminlere yönelik tespit etmek değil, veriye dayalı tespit ederek kaynakları en ideal şekilde kullanarak çocuklara doğru hizmet götürmek ve bu hizmetleri sunarken elimizdeki kaynakları en verimli şekilde kullanmak. Bu projede emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, UNICEF’e ve İhtiyaç Haritası’na çok teşekkür ediyoruz. Bu ihtiyaçları doğru tespit ettiğimizde ihtiyaçları karşılanmayan çocuklar kalmamasını umut ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Hedeflerinde Taahhütten Somut Eyleme Geçiş Öne Çıkıyor Haber

İklim Hedeflerinde Taahhütten Somut Eyleme Geçiş Öne Çıkıyor

Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 için hazırlıklar sürerken, BBVA ve Garanti BBVA da Küresel Bankacılık Partneri olarak zirve kapsamında farklı sektörlerden paydaşları bir araya getirecek çalışmalarını sürdürüyor. Sürdürülebilir finansmanın yanı sıra enerji dönüşümü, temiz teknolojiler, sanayinin dönüşümü, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler ve biyoçeşitlilik gibi başlıkların ele alınacağı COP31, küresel iklim hedeflerinin somut politikalara, yatırımlara ve uygulamaya dönüştürülmesi açısından önemli bir dönemeç olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda BBVA Research tarafından yayımlanan yeni bir analiz[1] de küresel iklim hedefleri ile mevcut politikalar arasındaki mesafeye dikkat çekiyor. Analize göre mevcut politikaların tam olarak uygulanması halinde küresel ısınma beklentisi gerilese de da bu seviye Paris Anlaşması’nın hedeflerinin üzerinde kalıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde yalnızca yeni taahhütlerin verilmesinin değil, mevcut hedeflerin hayata geçirilmesini sağlayacak somut adımların hızlandırılmasının önemini ortaya koyuyor. “Taahhütten çok bunları hayata geçirecek iş birliklerine ihtiyacımız var” BBVA Research’ün İklim Değişikliği Başekonomisti Julián Cubero, COP31’in odağında taahhütlerden uygulamaya geçişin olması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “COP31, taahhütlerden uygulamaya geçişte yeni bir dönemi başlatmalı. Buradaki asıl mesele yeni taahhütler ortaya koymak değil, mevcut hedeflerin somut adımlarla, yeterli finansmanla, uygulamadan sorumlu aktörlerin net biçimde belirlenmesiyle ve sonuçların ölçülmesini sağlayacak mekanizmalarla desteklenmesini sağlanmasıdır.” İklim hedefleri ile uygulama arasındaki fark kapanmalı BBVA Research’ün analizinde, mevcut politikaların uygulanmasıyla küresel ısınma beklentisinin yaklaşık 2,3-2,5 derece seviyesine gerileyebileceği, ancak bunun Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefinin oldukça üzerinde olduğu belirtiliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde ülkelerin iklim hedeflerini güçlendirmesinin yanı sıra, bu hedeflerin hayata geçirilmesine yönelik somut adımların hızlandırılması önem taşıyor. Dönüşüm için finansmana ihtiyaç var İklim dönüşümünün önündeki önemli başlıklardan biri de finansman ihtiyacı. OECD verilerine göre gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere sağladığı ve mobilize ettiği iklim finansmanı 2013 yılında yaklaşık 50 milyar dolar seviyesindeyken, 2023 ve 2024 yıllarında 130 milyar doların üzerine çıktı. COP29’da ise gelişmekte olan ülkeler için 2035 yılına kadar yıllık en az 300 milyar dolarlık kamu finansmanı ve toplamda yıllık 1,3 trilyon dolarlık kamu ve özel finansmanı harekete geçirme hedefi ortaya kondu. Bu tablo, iklim hedeflerinin gerçekleşmesi için kamu kaynaklarının yanı sıra özel sektör ve finans kuruluşlarının da dönüşümün önemli aktörleri olduğunu gösteriyor. Garanti BBVA da Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşümünü destekleme yaklaşımı doğrultusunda finansman, danışmanlık ve sektörel uzmanlığı bir arada sunmaya odaklanıyor. Banka, 2018-2029 dönemi için belirlediği 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman hedefi kapsamında 2026’nın ilk yarısı itibarıyla yaklaşık 1,6 trilyon TL’ye ulaştı. COP31 boyunca BBVA ve Garanti BBVA Pavilyonu, iklim dönüşümünün farklı boyutlarının ele alınacağı, uluslararası diyalogların ve yeni iş birliklerinin geliştirileceği bir platform olarak da faaliyet gösterecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diplomaside Kariyerin Kapıları Gençlere Açılıyor Haber

Diplomaside Kariyerin Kapıları Gençlere Açılıyor

Diplomasi ve uluslararası ilişkiler alanında değişen kariyer olanakları, üniversiteler ile profesyonel dünya arasındaki etkileşimin önemini artırıyor. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü tarafından 9 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen “Beyond Academia: Careers in Diplomacy and International Affairs” başlıklı seminer, akademik eğitimin ötesindeki kariyer seçeneklerini gündeme taşıdı. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, uluslararası ilişkiler eğitiminin diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve iş dünyasındaki karşılığı değerlendirildi. “AKADEMİK BİLGİ SAHADAKİ DENEYİMLE DESTEKLENMELİ” Program kapsamında gençlerle bir araya gelen Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, diplomasi alanında kariyer hedefleyen öğrencilerin farklı disiplinlerde kendilerini geliştirmelerinin önemine dikkat çekerek, “Bugün diplomasi yalnızca devletler arasındaki resmi ilişkilerle sınırlı değil. Ekonomi, kültür, ticaret ve uluslararası iletişim de bu alanın önemli parçalarını oluşturuyor. Gençlerin üniversitede kazandıkları teorik bilgiyi sahadaki deneyimlerle desteklemeleri, farklı kültürleri tanımaları ve uluslararası gelişmeleri yakından takip etmeleri gerekiyor. Özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin sahip olduğu araştırma ve analiz becerileri, diplomasi dünyasında önemli bir karşılık bulabilir” ifadelerini kullandı. GENÇLER İÇİN YENİ KARİYER ALANLARI Uluslararası ilişkiler alanında akademik çalışmalarını sürdüren öğrenciler açısından diplomatik temsilcilikler, uluslararası kuruluşlar, kamu diplomasisi ve özel sektör gibi farklı kariyer alanlarının önem kazandığı günümüzde, üniversitelerde düzenlenen bu tür buluşmalar mesleki farkındalığın gelişmesine katkı sağlıyor. Bilkent Üniversitesi'nde gerçekleştirilen seminer de akademi ile diplomasi dünyası arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımına zemin hazırladı. Prestige Diplomatique’in tüm iletişim süreçlerini takip eden North PR Media; kurumun medya ilişkileri, basın iletişimi, etkinlik ve özel organizasyonlarının iletişim çalışmalarını yürütüyor. North PR Media, aynı zamanda Prestige Diplomatique’in diplomasi ve iş dünyasına yönelik faaliyetlerinin ulusal ve uluslararası iletişim kanallarında daha geniş kitlelere ulaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sivil Toplum ve Özel Sektör Temsilcileri Sürdürülebilirlik Gündemine “Başka Türlü” Bir Yaklaşım İçin Buluştu Haber

Sivil Toplum ve Özel Sektör Temsilcileri Sürdürülebilirlik Gündemine “Başka Türlü” Bir Yaklaşım İçin Buluştu

Toplumsal sorunların çözümünde yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi ve uygulanması amacıyla kurulan bir sosyal girişim olan SİM (Sosyal İnovasyon Merkezi); yeni oluşumu Başka Türlü Akademi ile sürdürülebilirlik alanında farklı bir öğrenme ve düşünme alanı açıyor. Sosyal girişimcilik, kurumsal sosyal sorumluluk ve gönüllülük, sivil toplum kapasite geliştirme ve kurumsal gelişim alanlarında çalışmalar yürüten SİM, Başka Türlü Akademi bünyesindeki ilk eğitim buluşmasını, sivil toplum ve özel sektörden sürdürülebilirlik alanında çalışan profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirdi. Tam gün süren programda katılımcılar; sürdürülebilirliği yalnızca hedefler, göstergeler ve taahhütler üzerinden değil, insanların gündelik tercihleri, karar verme biçimleri ve doğayla kurdukları ilişki üzerinden yeniden düşünmeye odaklandı. Sürdürülebilirlik gündeminin giderek daha fazla strateji, politika ve performans göstergeleri üzerinden ele alındığı bir dönemde Başka Türlü Akademi, tartışmayı bu çerçevenin ötesine taşımayı amaçlıyor. Programın çıkış noktası, sürdürülebilir dönüşümün yalnızca ne yaptığımızla değil, nasıl düşündüğümüzle, hangi varsayımlarla hareket ettiğimizle ve kendimizi doğanın neresinde konumlandırdığımızla da ilgili olduğu fikrine dayanıyor. Sürdürülebilirlik konusunda karşılaşılan etik ikilemlerin simüle edildiği tartışmalardan toprağın yeniden üretim kapasitesini deneyimlemeye uzanan farklı çalışmalarla, bireysel tercihler ile sistemik sorunlar arasındaki ilişkiye bakmaya odaklanan program, katılımcıları sürdürülebilirlik alanındaki kimi temel çelişkilerle doğrudan karşılaştırma yaklaşımıyla kurgulandı. Bu yaklaşımla, sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel değil tasarım, inovasyon, davranış bilimi, kurum kültürü ve karar alma süreçleriyle kesişen bir alan olarak yeniden ele alındı. Başka Türlü Bakmak, Sosyal İnovasyonun Doğasında Var 2011 yılında Türkiye’nin ilk Sosyal İnovasyon Merkezi olarak akademisyenler ve sivil toplum profesyonellerinin bir araya gelmesiyle kurulan SİM; toplumsal, kültürel, ekonomik ve çevresel sorunlara yenilikçi çözümler geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bugüne kadar özel sektör, kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla çok sayıda danışmanlık, araştırma, stratejik planlama, kapasite geliştirme ve eğitim çalışmasına imza atan SİM, bu birikimini şimdi Başka Türlü Akademi çatısı altında daha deneyimsel ve disiplinlerarası bir öğrenme yaklaşımına taşıyor. “Sürdürülebilirlik bugün çoğu zaman hedefler, göstergeler ve taahhütler üzerinden konuşuluyor. Oysa gerçek dönüşüm, önce düşünme ve bakma biçimlerimizi değiştirmemizi gerektiriyor.” diyen SİM Kurucu Direktörü Başak Yalvaç Özçağdaş, konuyla ilgili şunları söyledi: “Başka Türlü Akademi’yi, sürdürülebilirliği yalnızca bir gündem başlığı olarak değil; gündelik hayatımızdan kurumların karar alma biçimlerine kadar uzanan bir dönüşüm alanı olarak birlikte düşünmek için tasarladık. Alışılmış cevapları tekrarlamak yerine sorulara başka türlü bakıyor; sürdürülebilirliği yalnızca bir uyum alanı değil, yeni düşünme, tasarlama ve birlikte hareket etme biçimlerinin başlangıç noktası olarak görüyoruz. Başka Türlü Akademi’de bir “doğru cevaplar” alanı oluşturmaktan çok, farklı soruların birlikte sorulabileceği bir düşünme platformu yaratmayı hedefliyoruz.” Sürdürülebilirliğe farklı uzmanlık alanlarından bakan disiplinlerarası bir öğrenme topluluğunu bir araya getiren Başka Türlü Akademi’nin eğitmenleri arasında eğitim politikaları, ekolojik okuryazarlık ve biyomimikri alanlarında uzmanlaşan eğitimci ve araştırmacı Burcu Meltem Arık; sivil toplum, örgüt yönetimi, ekoloji ve hak temelli yaklaşım uzmanı Dr. Ali Alper Akyüz; toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve örgütsel kültür uzmanı Doç. Dr. Ece Öztan; uzman psikolog ve sosyal etki tasarımcısı Ayşe Yapıcı; sosyolog ve sosyal araştırmacı Çiğdem Akça; kent, çevre ve kentsel tarım araştırmacısı Dr. Melike Selin Ekenler, gastronomi ve sürdürülebilir mutfak alanlarında uzmanlaşan Şef Hande Matakan ile sosyal inovasyon, gönüllülük ve topluluk yönetimi uzmanı Başak Yalvaç Özçağdaş yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kamu, Belediyeler ve Teknoloji Dünyası Smartkent 2027’de Buluşacak Haber

Kamu, Belediyeler ve Teknoloji Dünyası Smartkent 2027’de Buluşacak

28–30 Ocak 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde, ATRAX 2027 kapsamında gerçekleştirilecek SMART KENT; kamu kurumlarını, belediyeleri, belediye iştiraklerini, teknoloji şirketlerini, girişimleri, teknokentleri, yatırımcıları, proje geliştiricileri, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini buluşturacak. KENTSEL TEKNOLOJİLER İÇİN ÖZGÜN BİR BULUŞMA MODELİ SMARTKENT, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar alanı olarak değil; şehirlerin ihtiyaçlarının, projelerinin ve çözüm arayışlarının doğrudan teknoloji sağlayıcılarla buluşacağı özgün bir iş birliği platformu olarak tasarlanıyor. Organizasyon kapsamında; akıllı şehir hizmetleri, kentsel teknolojiler, mobilite ve ulaşım sistemleri, enerji ve akıllı altyapı, yapay zekâ ve veri yönetimi, güvenlik teknolojileri, çevre, atık ve sürdürülebilirlik çözümleri, dijital belediyecilik uygulamaları, vending ve self-servis sistemleri, kamusal alan ve vatandaş odaklı hizmet teknolojileri başta olmak üzere şehir yaşamını daha verimli, güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir hâle getiren çözümler ele alınacak. KAMU, YEREL YÖNETİMLER VE ÖZEL SEKTÖR AYNI PLATFORMDA SMARTKENT’in en önemli hedeflerinden biri; şehirlerin karar vericileri ile çözüm geliştiren teknoloji ekosistemi arasında doğrudan ve sürdürülebilir bağlantılar kurulmasını sağlamak. Bakanlıklar, kamu kurumları, belediyeler ve belediye iştirakleri; ihtiyaçlarını, önceliklerini, devam eden çalışmalarını ve planlanan projelerini paylaşabilecek. Teknoloji şirketleri, üreticiler, girişimler ve uygulayıcı firmalar ise bu projelere yönelik ürün, hizmet ve iş birliği modellerini sunabilecek. Böylece SMARTKENT; kamunun ihtiyaçlarını, belediyelerin projelerini ve özel sektörün teknoloji üretme gücünü ortak bir zeminde buluşturacak. PROJELER VE ÇÖZÜMLER B2B–B2G PROGRAMINDA EŞLEŞECEK SMARTKENT kapsamında uygulanacak ATRAX Proje–Çözüm B2B & B2G Programı, organizasyonun en önemli bileşenlerinden biri olacak. Program aracılığıyla belediyeler, kamu kurumları, yatırımcılar ve proje sahipleri; planlanan veya devam eden projelerini sisteme sunabilecek. Katılımcı teknoloji şirketleri ve çözüm sağlayıcılar ise bu projelere yönelik ürünlerini, teknolojilerini ve uygulama önerilerini paylaşabilecek. Proje ve çözüm başlıkları doğrultusunda yapılacak eşleştirmelerin ardından, karşılıklı onay veren taraflar fuar süresince planlı görüşmeler gerçekleştirecek. Programın; belediye ve kamu projelerinin görünürlük kazanmasına, ihtiyaca uygun teknoloji ve çözüm ortaklarının belirlenmesine, yeni B2B ve B2G bağlantılarının kurulmasına, kamu–özel sektör iş birliklerinin geliştirilmesine, projelerin doğru paydaşlarla daha hızlı buluşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. B2B–B2G Programı herhangi bir satın alma veya ihale taahhüdü oluşturmayacak; taraflar arasında tanışma, bilgi paylaşımı ve potansiyel iş birlikleri için profesyonel bir zemin sağlayacak. PROJELER, BİLGİ VE DENEYİM PAYLAŞILACAK SMARTKENT süresince sergi alanının yanı sıra konferanslar, paneller, özel oturumlar, proje sunumları ve iş birliği görüşmeleri düzenlenecek. Urban Wellness Talks – Orange Stage programında; şehirlerin dijital dönüşümü, akıllı belediyecilik, sürdürülebilir altyapı, veri yönetimi, mobilite, enerji, güvenlik ve vatandaş odaklı hizmetler alanındaki güncel gelişmeler ele alınacak. Belediyeler ve kamu kurumları örnek projelerini ve iyi uygulamalarını paylaşırken; teknoloji şirketleri ve girişimler geliştirdikleri yeni çözümleri karar vericilere tanıtma fırsatı bulacak. ŞEHİRLERİN İHTİYAÇLARIYLA TEKNOLOJİNİN GÜCÜNÜ BULUŞTURUYORUZ Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Nergis ASLAN, SMARTKENT’in vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Akıllı şehir dönüşümü yalnızca teknoloji satın almakla değil; şehirlerin gerçek ihtiyaçlarının doğru belirlenmesi ve bu ihtiyaçların uygun çözümlerle buluşturulmasıyla mümkündür. SMARTKENT’i kamu kurumlarının, belediyelerin ve teknoloji ekosisteminin doğrudan iletişim kurabileceği, projelerini paylaşabileceği ve yeni iş birlikleri geliştirebileceği özgün bir platform olarak hazırlıyoruz. Hedefimiz, teknoloji sunumlarının ötesine geçerek şehirler için uygulanabilir ve sürdürülebilir iş birliklerinin önünü açmak.” ATRAX’IN URBAN WELLNESS VİZYONU İÇİNDE YER ALACAK SMART KENT, şehirlerin ve yaşam alanlarının geleceğine odaklanan ATRAX 2027’nin “Urban Wellness – Kentsel Mutluluk” vizyonu kapsamında gerçekleştirilecek. ATRAX’ın eğlence, rekreasyon, park, spor ve aktif yaşam çözümleri; AQUALAND’in havuz, su, spa, wellness ve açık alan yaşamı; EVENT ARENA’nın etkinlik, kültür ve deneyim teknolojileriyle birlikte SMARTKENT, şehir yaşamının teknolojik dönüşümünü temsil edecek. Birbirini tamamlayan bu uzmanlık alanları; daha yaşanabilir, güvenli, verimli, sosyal ve insan odaklı şehirler için bütünleşik bir çözüm ekosistemi oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi Haber

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi

İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi Haber

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi

Koç ve Çakıroğlu; Koç Holding’in Küresel İş Ortaklığını üstlendiği COP31 öncesi, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolünü mercek altına aldı. Arçelik CEO’su Can Dinçer ise TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu Haber

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu

Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünde gerçekleşen üst düzey toplantı, iki ülke arasındaki ticari diplomasiye yeni bir ivme kazandırdı. New York’ta düzenlenen oturumda havacılık, savunma, teknoloji, enerji, küresel finans, sağlık, lojistik ve hızlı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren dev Amerikan şirketlerinin karar vericileri Türk özel sektörünün temsilcileriyle stratejik ortaklık fırsatlarını ele aldı. Havacılık ve savunma sanayi alanında Boeing, teknoloji alanında Microsoft ve Amazon, küresel finans alanında Mastercard ve J.P. Morgan, lojistik alanında FedEx ve otomotiv sektöründe Ford gibi küresel şirketlerin üst düzey yöneticileri toplantıda yer aldı. Toplantıda, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde Türkiye’nin dinamik üretim altyapısı, stratejik lojistik konumu ve genç insan kaynağının Amerikan iş dünyası için sunduğu somut yatırım imkânları kapsamlı biçimde değerlendirildi. Kamu ve özel sektör liderleri arasındaki doğrudan diyaloğa imkân sağlayan buluşma, ileri imalat, dijital dönüşüm ve üçüncü ülkelerdeki ortak yatırımlar başta olmak üzere yeni yüzyılın ekonomik yol haritasına yön vermeyi hedefliyor. ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü müttefikliğin en güçlü taşıyıcı sütunu, iki ülkenin özel sektörleri arasında kurulan güven ve ortak üretim iradesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu üst düzey yuvarlak masa toplantısı, iki ülke yönetiminin işaret ettiği 100 milyar dolarlık ticaret vizyonunun sahadaki kararlı adımlarla nasıl gerçeğe dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, New York’ta küresel sermayeyi, ileri teknolojiyi ve Türk girişimcisinin eşsiz kabiliyetini aynı vizyonda buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Masada temsil edilen sektörlerin ortaya koyduğu somut yatırım iradesi yalnızca ikili ticaretimizi ikiye katlamakla kalmayacak, her iki toplumun ortak refahını, istihdamını ve inovasyon gücünü yeni yüzyıla taşıyacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.