Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özgüven

Kapsül Haber Ajansı - Özgüven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgüven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınlara Hem Sahada Hem de Yönetimde Daha Çok Sorumluluk Verilmeli Haber

Kadınlara Hem Sahada Hem de Yönetimde Daha Çok Sorumluluk Verilmeli

Özel güvenlik görevlisi olarak başladığı kariyer yolculuğunda Yönetim Sistemleri Müdürlüğü pozisyonuna uzanan bir başarı hikayesine sahip olan Kati, “İşinizi disiplinle ve kararlılıkla yaptığınızda, cinsiyetiniz değil profesyonelliğiniz ön plana çıkıyor. Kararlı ve azimli olursanız fırsatları değerlendirebilirsiniz.” diyor. TAV Güvenlik Hizmetleri bünyesinde, 1999’da Atatürk Havalimanı’nda özel güvenlik görevlisi olarak göreve başlayan Tülay Kati’nin kariyer yolculuğu başarılarla dolu bir hikâyeye sahip. “Sahadaki tecrübem özgüven kazandırdı” Kariyer yolculuğunun bir gazete ilanıyla başladığını söyleyen Tülay Kati, “O dönem uzun vadeli bir kariyer planı yaparak yola çıkmamıştım. Ancak havalimanının hiç durmayan temposu, farklı kültürlerden insanlarla kurduğum iletişim ve ekip arkadaşlarımla yakaladığım uyum zamanla beni bu işe daha çok bağladı. Yaptığım işi benimsedikçe, bu alanda ilerlemem gerektiğine inandım. Sahada uzun süre güvenlik görevlisi olarak çalıştım. Bu süreçte hem yaptığım işle ilgili mevzuat bilgim gelişti hem de sahada edindiğim tecrübeler bana özgüven kazandırdı. Daha sonra şirket içinde düzenlenen kariyer sınavına katıldım ve istenilen kriterleri karşılayarak idari kadroya geçme fırsatı buldum. Kariyer sınavı benim için iş hayatımda bir dönüm noktası oldu.” diyor. “Kendinize güvenin ve sorumluluk alın” Erkek ağırlıklı bir sektörde kadın olarak çalışmanın kendisine özgüvenli ve dayanıklı olmayı öğrettiğini belirten çizen Kati, “İşinizi disiplinle ve kararlılıkla yaptığınızda cinsiyetiniz değil profesyonelliğiniz öne çıkıyor. Bu süreç bana kendime güvenmeyi ve sorumluluk almayı öğretti. Sahada çalışmış olmam bugün bir yönetici olarak karar alma tarzımı doğrudan etkiliyor. Sahadaki deneyimim sayesinde güvenlik görevlilerinin karşılaşabileceği zorlukları biliyorum. Karar süreçlerinde sahadaki gerçekliği göz önünde bulundurabiliyor daha dengeli ve etkili çözümler üretebiliyorum.” dedi. Kararlı ve azimli olunduğunda fırsatların değerlendirilebileceğine inandığını belirten Tülay Kati, “İşinizi disiplinle ve sorumlulukla yaptığınız sürece cinsiyetin hiçbir engel olmadığını göreceksiniz. Hata yapmaktan çekinmemenin gerekli olduğuna inanıyorum. Duruşunuzdan ödün vermeden kendinize güvenmelisiniz.” diyor. “Kadın yöneticiler görünür olmalı” Kurumların fırsat eşitliğini sağlaması gerektiğini belirten Kati, “Kadınlara hem sahada hem de yönetimde sorumluluk verilmeli, onlara kendilerini gösterebilecekleri alanlar açılmalı. Fikrini rahatça söyleyebilen, hata yaptığında yargılanmayan ve başarısı takdir edilen bir kadın zaten zamanla daha da güçleniyor. Bunun yanında rol model kadın yöneticilerin görünür olması da çok önemli. Çünkü bir kadın, başka bir kadının başardığını görünce ben de yapabilirim demeye başlıyor ve cesareti artıyor.” şeklinde sözlerini sürdürdü. Uzman kadrosuyla 1997’den bu yana hizmet sunan TAV Güvenlik Hizmetleri, fiziki güvenlikten elektronik güvenlik sistemlerine, risk analizi ve danışmanlıktan VIP, yakın koruma ve K9 hizmetine kadar geniş bir hizmet ağı sunarak kapsamlı çözümler geliştiriyor, elektronik güvenlik sistemleri, biyometrik tanıma, akıllı kameralar gibi yenilikçi teknolojilerle desteklenen hizmetleriyle dikkat çekiyor. Havacılık sektörünün yanı sıra, şu an birçok tesisin güvenliğinden sorumlu olan şirket, profesyonelliğini sahaya yaymaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Fabrika Voleybol” Projesi Sayesinde 290 Çocuk Fileyle Tanıştı Haber

“Fabrika Voleybol” Projesi Sayesinde 290 Çocuk Fileyle Tanıştı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çocukları erken yaşta sporla buluşturmak ve sağlıklı bireyler yetişmesine katkı sağlamak amacıyla Türkiye Voleybol Federasyonu iş birliğiyle hayata geçirdiği ücretsiz “Fabrika Voleybol” projesini sürdürüyor. Sincan Fatih Mahallesi’nde bulunan Gazeteci Ali Öcal Kapalı Spor Salonu’nda yürütülen proje kapsamında 6-12 yaş aralığındaki çocuklar, alanında uzman antrenörler eşliğinde voleybol eğitimi alıyor. Cumartesi ve Pazar günleri 09.00–18.00 saatleri arasında yaş ve seviye gruplarına göre düzenlenen eğitimlerde çocuklar yalnızca voleybol öğrenmekle kalmıyor; disiplin, özgüven ve sorumluluk bilinci de kazanıyor. EĞİTİMLERDEN 290 ÇOCUK YARARLANDI Fabrika Voleybol projesinin yoğun ilgi gördüğünü belirten ABB Spor Hizmetleri Şube Müdürü Sercan Yiğit, bugüne kadar yaklaşık 290 çocuğun eğitimlerden faydalandığını ifade etti. Yiğit, projeye ilişkin şu bilgileri paylaştı: “6-12 yaş aralığındaki çocukları voleybol ile tanıştırmak, sporu sevdirmek, sporun hayatlarının bir parçası olmasını sağlamak amacıyla bu projeyi başlattık. Voleybol Federasyonu ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle Sincan bölgesinde bulunan Gazeteci Ali Öcal Spor Salonu'nda federasyon yetkilileri tarafından görevlendirilen alanında uzman antrenörler cumartesi ve pazar günleri ücretsiz olarak kursu veriyor.” Gazeteci Ali Öcal Kapalı Spor Salonu İdari Koordinatörü Murat Değirmenci ise projenin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Burada 22 Kasım 2025’te temelleri atılan çok kıymetli bir vizyonun sahada karşılığını görüyoruz. Spor çocuklar için yalnızca bir branş değil bir karakter inşasıdır. Disiplin, öz güven ve sorumluluk duygusunu fileye çıkarmaktır. Burayı yalnızca Sincan’dan değil çevre ilçelerden de çok sayıda sporcu talep ediyor. Yıl boyunca etkinlik devam edecek” diye konuştu. KURSİYERLERDEN ABB’YE TEŞEKKÜR Voleybol kursuna katılan çocuklar da eğitimlerden duydukları memnuniyeti şöyle dile getirdi: -Zeynep Dila Aksu: “Arkadaşlarımla kursu çok beğendik Öğretmenlerimiz güzel şeyler öğretiyor. Eğlencelerimiz oluyor, oyunlarımız oluyor. 1 aydır buradayım güzel gidiyor.” -Zeynep Şen: “Bize bu imkânı sağladığı için Büyükşehir Belediyesine teşekkür ediyorum. Burayı çok seviyorum. Öğretmenlerimiz anlayacağımız şekilde anlatıyor.” -Fatmanur Albayrak: “1 aydır voleybola geliyorum çok memnunum. Burada güzel zaman geçiriyorum, oldukça öğretici.” -Nisa Albayrak: “Okuldaki öğretmenlerimin tavsiyesi ile geliyorum. Burada hem spor yapıyor hem de eğleniyorum. Teşekkürler.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı Haber

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı

Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu, toplumsal faydaya dayalı sosyal sorumluluk çalışmalarını, geleceğe yatırım niteliği taşıyan projelerle güçlendiriyor. Bu doğrultuda şirket, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile önemli bir iş birliğine imza atarak TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimlerinden birine işletme sponsoru oldu. Mobil Öğrenim Birimi Ateşböceği eğitim tırı, kısa sürede Ordu ve Hatay illerinde çocuklarla buluştu. Proje kapsamında 27 gönüllü sahadaki desteğiyle 1.231 çocuğa erişildi ve toplam 17.965 saatlik eğitim tamamlandı. Bu sonuçlar, iş birliğinin yalnızca bir destek programı olmadığını; çocukların yaşamında somut ve ölçülebilir bir fark yarattığını da ortaya koydu. Eğitim içerikleri çocukların çok yönlü gelişimini destekledi Ateşböceği Öğrenim Birimi kapsamında çocuklara yalnızca akademik bilgi aktarmakla sınırlı kalmayan, onların düşünme biçimlerini ve ifade yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir eğitim programı sunuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yürütülen bu çalışmalar sayesinde öğrenciler; fen ve matematik, bilişim ve kodlama, sanat ve yaratıcı drama, okuma kültürü ve sağlıklı yaşam gibi temel alanlarda hazırlanan içeriklerle hem teorik hem de uygulamalı öğrenme deneyimi yaşıyor. Bu eğitimlere ek olarak düzenlenen kısa süreli etkinliklerde ise özgüven, iletişim, problem çözme, çevre bilinci ve takım çalışması gibi 21. yüzyıl becerilerini destekleyen uygulamalar gerçekleştiriliyor. Böylece çocuklar yalnızca ders odaklı değil; sosyal, bilişsel ve duygusal yönleriyle de desteklenerek geleceğe daha donanımlı adımlar atma imkânı buluyor. “Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor” Eğitimin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal dönüşümü tetikleyen en güçlü araç olduğuna vurgu yaparak değerlendirmelerde bulunan Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Form olarak 60 yıldır ürettiğimiz her çözümün ardında, yaşamı dönüştüren kalıcı bir iz bırakma hedefi yatıyor. Bir çocuğun yeni bir bilgi ile tanışması, o çocuğun dünyasında yepyeni bir pencerenin açılması anlamına geliyor. Ateşböceği ile buluşan çocukların gözlerindeki merakın büyüdüğünü, kendilerini ifade ederken özgüven kazandıklarını görmek, bu projenin etkisini rakamların çok ötesine taşıyor. Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor. Çünkü bu çocukların her biri, geleceğin toplumsal dokusuna işlenecek yeni bir umut, yeni bir fikir ve yeni bir başlangıç demek. Eğitime destek yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına yapılan en güçlü yatırımdır.” “Bu çocuklar, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyor” Eğitimin uzun vadeli etkisini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ise “Bir çocuğun sanatla, bilimle ya da teknolojiyle tanışması, ona sadece yeni bilgiler kazandırmıyor; dünyayı yorumlama biçimini, hayal gücünü, kendi potansiyelini keşfetme cesaretini de besliyor. Ateşböceği projesi sayesinde çocukların kendi şehirlerinde bu imkânlara erişmesi, fırsat eşitliği açısından son derece kıymetli. Her bir eğitim saatinin, onların yaşam yolculuğunda somut bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün ulaştığımız rakamlar bizleri mutlu ediyor; çünkü bu çocuklar yeni beceriler kazandıkça, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyorlar. Bir çocuğun gözündeki ışığın büyüdüğüne tanıklık etmek, yaptığımız işin neden değerli olduğunu bize her defasında yeniden hatırlatıyor” dedi. "Birlikte geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Form Şirketler Grubu ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde çocuklar için yaratılan değere dikkat çekti: “TEGV olarak, 21. yüzyıl becerileriyle donatılmış; sosyal ve duygusal farkındalığı yüksek, bilim ve teknolojiyle üretken, çevreye duyarlı ve toplumsal fayda odağında düşünebilen çocuklar yetiştirmek için çalışıyoruz. Geride bıraktığımız 30 yılda 3.3 milyondan fazla çocuğun eğitim yolculuğuna bu idealle eşlik ettik. Ateşböceği Öğrenim Birimlerimiz, bu misyonun sahadaki en güçlü örneklerinden biri. Form Şirketler Grubu’nun, 60. yılında bu yolculuğa verdiği güçlü destek, çocukların hayatında kalıcı bir değere dönüşüyor. Bu anlamlı iş birliğiyle geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Türk Basketboluna Desteğini Sürdürüyor  Haber

Garanti BBVA Türk Basketboluna Desteğini Sürdürüyor 

Böylece Türk basketbol tarihinin en uzun soluklu sponsorluğunu daha da ileriye taşıyan Garanti BBVA, yeni dönemde de altyapıdan başlayarak basketbol kültürünün yaygınlaşmasını desteklemeye devam edecek. Garanti BBVA, Türkiye Basketbol Federasyonu ile 2001 yılından bu yana devam eden sponsorluk anlaşmasını 5 yıl süreyle uzattı. Anlaşma, 27 Ocak 2026 tarihinde Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ve Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten’in katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle duyuruldu. Toplantıda, iş birliğinin yeni dönem vizyonu ve Türk basketboluna sağladığı katkılar paylaşıldı. Garanti BBVA’nın 5 yıl daha Milli Takımlar Ana Sponsoru olarak Türk basketboluna desteğini sürdüreceği iş birliği, A Milli Erkek Basketbol Takımı “12 Dev Adam”, A Milli Kadın Basketbol Takımı “Potanın Perileri”, altyapı milli takımları ve 12 Dev Adam Basketbol Okulları’nı kapsıyor. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu imza töreninde şu açıklamada bulundu: “Garanti BBVA ile yol arkadaşlığımız 2001 yılında başladı ve bugün tam çeyrek asırlık bir geçmişe ulaştı. Bu süre, Türk spor tarihinde nadir görülen, istikrarlı ve sürdürülebilir bir iş birliğini temsil ediyor. Bu sadece bir sponsorluk değil; Türk basketbolunu büyütme, geliştirme ve geleceğe taşıma hedefiyle kurulmuş uzun soluklu bir yolculuk ve stratejik ortaklıktır. Garanti BBVA, yıllar boyunca yalnızca A Milli Takımlarımıza değil; altyapıdan genç sporculara kadar basketbolun her katmanına gerçek anlamda dokunan bir paydaş oldu. Bu iş birliğinin Türk basketbolunun hem sportif hem de kurumsal gelişiminde çok önemli bir rol oynadığını bugün çok net görüyoruz. Türk basketbolu bugün daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha sağlıklı bir yapı inşa ediyor. Bu gelişimin arkasında uzun vadeli vizyon ve doğru iş birlikleri var. Garanti BBVA bu vizyonun en önemli stratejik ortaklarından biri. Başta Garanti BBVA Genel Müdürümüz Sayın Mahmut Akten olmak üzere, bu 25 yıllık yolculukta emeği geçen tüm Garanti BBVA ailesine, Türk basketboluna verdikleri katkılar için bir kez daha teşekkür ediyorum.” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün attığımız imzalar bizim için 25 yıldır aralıksız devam eden çok güçlü bir yol arkadaşlığının devamı anlamına geliyor. Türkiye’de sporun en uzun soluklu ve istikrarlı iş birliklerinden birini sürdürmekten büyük gurur duyuyoruz. Bu desteği bir sponsorluk faaliyeti olmanın ötesinde, topluma değer katan uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Sporu, gençleri güçlendiren, toplumları bir araya getiren ve ortak bir aidiyet duygusu yaratan çok güçlü bir alan olarak ele alıyoruz. Basketbolun takım ruhu, disiplin, inanç ve özgüven gibi değerleri, bizim ‘Birlikte Yaparız’ yaklaşımımızla birebir örtüşüyor. Bu nedenle basketbolla kurduğumuz bağ tesadüfi olarak gerçekleşmedi, çok doğal, çok içten ve kalıcı. 2001 yılında başlattığımız bu yolculukta oluşturup Türkiye Basketbolu’na armağan ettiğimiz ‘12 Dev Adam’ ve ‘Potanın Perileri’ markaları o günden sonra bir inancın, özgüvenin ve ortak bir duruşun simgesi haline geldi. Millilerimize verdiğimiz bu gönülden destekle başlayıp, 25 yıldır Federasyonumuzla omuz omuza sürdürdüğümüz bu iş birliği, milli takımlardan altyapıya, basketbol okullarından on binlerce çocuğa uzanan bütüncül bir ekosistemi kapsıyor. Bugün attığımız imzaları, bir sözleşmenin ötesinde, ortak bir vizyonun, güvenin ve Türk basketbolunun geleceğine duyduğumuz inancın bir yansıması olarak görüyoruz. Tüm takımlarımızın yanında olmaya, aynı heyecan ve kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm basketbol milli takımlarımıza yürekten başarılar diliyoruz.” Garanti BBVA, yeni dönemde de Türkiye’nin basketbol hikâyesine ortak olmaya, çocuklar ve gençler için fırsat eşitliği ve güçlü rol modeller yaratmaya, Türk basketbolunun dünyadaki konumunu güçlendirmeye devam edecek.

TEGV’de “Sokak Tiyatroları” Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Desteğiyle Başladı Haber

TEGV’de “Sokak Tiyatroları” Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Desteğiyle Başladı

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin desteğiyle hayata geçirdiği, çocuk haklarını konu alan “Sokak Tiyatroları” projesinin ilk oyun gösterimi 9 Ocak’ta başladı. TEGV’in 30. yılını kutladığı bu özel dönemde hazırlıklarına başlanan projenin ilk oyunu, Ankara Etimesgut Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Projenin uygulandığı farklı illerdeki dört TEGV etkinlik noktasında çocuklar, yıl boyunca oyunlarını seyirciyle buluşturacak. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri ve TEGV iş birliğiyle hayata geçirilen “Sokak Tiyatroları” projesinde çocukların tiyatro aracılığıyla haklarını öğrenmeleri ve yaratıcı sanatlarla tanışmaları amaçlanıyor. 15 yıl sonra “Sokak Tiyatroları” ile çocuklar yeniden sahnede İlk olarak “Okuyorum Oynuyorum” projesi kapsamında 2011 yılında çocuk hakları temalı özel bir proje olarak başlatılan “Sokak Tiyatroları”, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin desteği ve TEGV ekibinin güncellemeleriyle 2026 yılında yeni içeriklerle yeniden hayat buluyor. “Sokak Tiyatroları” projesiyle, 2011’deki temel yapıyı koruyarak çocukların tiyatro yoluyla hak farkındalığının artırılması ve yaratıcı gelişimlerinin desteklenmesi hedefliyor. Çocuk Hakları Bildirgesi’nden ilham alan farklı ilkeler dramatize edilirken; çocuklar yalnızca sahnede değil; kostüm, sahne dekoru ve müzik gibi tiyatronun çeşitli alanlarında da sorumluluk alacak. Proje kapsamında TEGV’in 4 farklı ildeki 4 etkinlik noktasında, Çocuk Hakları Bildirgesi’nin temel ilkeleri çocuklar tarafından kendi performanslarıyla sahnelenecek. Van Nirun Şahingiray Eğitim Parkı, Ankara Semahat Nüsret Arsel Eğitim Parkı, Gaziantep Öğrenim Birimi ve Kocaeli Selma Mesut Kavurt Öğrenim Birimi’nde yürütülecek projenin tiyatro gösterileri yıla yayılarak seyircisiyle buluşacak. Böylece çocukların; tiyatro yoluyla yaratıcılıklarını geliştirmeleri, çocuk hakları konusunda farkındalık kazanmaları, ekip çalışması, özgüven ve iletişim becerilerini güçlendirmeleri, toplumsal hayata aktif katılımlarının artması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Psikolojik Dayanıklılık Engelleri Aşmayı Kolaylaştırıyor! Haber

Psikolojik Dayanıklılık Engelleri Aşmayı Kolaylaştırıyor!

Engellilik bireyin mizacına göre olumlu veya olumsuz etkiler gösterebiliyor Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, engelliliğin doğuştan, kaza sonucu veya uzun süren bir hastalığa bağlı olarak organ bozukluğu ya da yokluğu nedeniyle bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerde çeşitli derecelerde kayıp olarak tanımlandığını ifade ederek, “Bazı bireyler engelli olarak doğarken, bazıları için engellilik yaşamın herhangi bir döneminde aniden ortaya çıkabilir veya zaman içinde yavaş yavaş gelişebilir. Bu iki durumun psikolojik etkileri farklılık gösterebilir. Bireyin mizacı, kişilik özellikleri ve sahip olduğu psikolojik, sosyal, çevresel ve finansal kaynaklar, özellikli bireylerin iyi oluşu üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler gösterebilir.” dedi. Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığı şartlara da bağlı Psikolojik dayanıklılık, bireyin stresli ve zorlayıcı yaşam deneyimleri karşısında uyum sağlayabilme, esneklik gösterebilme ve güçlenerek ilerleyebilme yeteneği olduğuna dikkat çeken Aytop, “Engellilik deneyimi psikolojik dayanıklılığı hem olumlu hem olumsuz yönde etkileyebilir. Engellilik deneyimi, bireyleri yaşamın zorluklarına karşı daha sabırlı, esnek, uyumlu ve anlayışlı olmaya teşvik edebilir. Bu süreç, problem çözme becerilerini geliştirmelerine ve mevcut şartları daha yaratıcı ve işlevsel kullanmayı öğrenmelerine katkı sağlayabilir. Öte yandan, eşlik eden ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklar, engele bağlı gelişen fiziksel sınırlılıklar, toplumsal önyargılara ve etiketlemelere maruz kalmak, dışlanmak, sosyal izolasyon, çeşitli imkanlara erişilebilirlik sorunları (eğitim, sağlık, istihdam gibi), ekonomik zorluklar bireyin öz-şefkatini, öz-saygısını, öz-değerini, öz yeterliğini, öz- farkındalığını, kendisi ve çevresi üzerindeki kontrol hissini, umudunu, yaşam doyumunu, motivasyonunu, kişiler arası ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını zedeleyebilir.” diye konuştu. Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını artıran faktörler neler? Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını artıran faktörlere işaret ederek, “Bireyin öz-şefkati, öz-saygısı, öz-değeri, öz-yeterliği, öz-farkındalığı, kendini kabulü, anlam ve amaç arayışı, erdemleri ve karakter güçleri ile etkili iletişim ve empati becerileri, dayanıklılığı güçlendiren önemli psikolojik kaynaklar arasında yer alıyor. Ayrıca aile içi sağlıklı iletişim, karşılıklı anlayış, adil görev dağılımı ve değişen koşullara uyum, bireyin kendini değerli hissetmesini ve zorluklarla başa çıkmasını destekliyor.” ifadesinde bulundu. Sosyal ve toplumsal desteklerin de kritik olduğunu belirten Aytop, “Sosyal çevreden algılanan destek, yalnızlık ve izolasyon hissini azaltarak kaygı ve depresyona karşı koruyucu rol oynuyor. Yapılandırılmış psikoterapi, bireylerin esneklik, farkındalık ve problem çözme becerilerini artırırken, erişilebilir fiziksel ortam, eğitim ve istihdam olanakları, zorbalık ve ayrımcılığın azaltılması; özellikli bireylerin hem günlük yaşamda hem de psikolojik olarak daha dayanıklı olmalarını sağlıyor.” şeklinde konuştu. Toplumdaki önyargılar özellikli bireyin kendini değerli hissetmesini zorlaştırıyor Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını zayıflatan risklere de dikkat çekerek, “Engelin getirdiği zorunlu sınırlamalara ek olarak, toplumdaki önyargılar, etiketleyici tutumlar ve ayrımcılık bireyin kendini değerli hissetmesini zorlaştırıyor; eğitim, istihdam ve sosyal yaşamda yaşanan eşitsizlikler aidiyet duygusunu azaltıyor. Sürekli mücadele gerektiren mimari ve sistemsel engeller, kronik stres, tükenmişlik ve yorgunluğa yol açarken, aşırı korumacı veya baskıcı aile ve çevre tutumları bireyin bağımsızlık, özgüven ve kendini gerçekleştirme çabalarını engelleyebiliyor. Özellikle sonradan özellikli olan bireyler kayıp ve yas süreciyle karşı karşıya kalıyor, umutsuzluk ve belirsizlik düşünceleri psikolojik dayanıklılığı zayıflatıyor; tüm bunlar depresyon ve kaygı bozuklukları gibi ruhsal sorunların ortaya çıkmasını kolaylaştırabiliyor.” dedi. Hobilerle ilgilenmek ruhsal dengeyi ve içsel güveni artırıyor Özellikli bireylerin günlük yaşamda psikolojik dayanıklılıklarını artırmak için duygusal farkındalık geliştirmelerinin, zor duyguları tanıyıp kabul etmelerinin ve bunları yargısızca deneyimlemelerinin önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bireylerin güçlü yönlerine odaklanması, sanatsal ve sportif faaliyetler, problem çözme, teknoloji kullanımı gibi alanlarda kendini ifade etmesi özsaygı, öz-yeterlik ve motivasyonu artırıyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel hareket ve planlı bir gün gibi günlük rutinler ile sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi dayanıklılığı besliyor. Kendine zaman ayırmak, hobilerle ilgilenmek, öz-şefkat göstermek ve küçük, gerçekçi hedefler belirlemek ruhsal dengeyi ve içsel güveni artırıyor. Ayrıca rehabilitasyon programları, destek grupları ve gerektiğinde profesyonel psikolojik destek, bireyin kaynaklarını etkin şekilde kullanmasını, zorluklarla başa çıkmasını ve anlamlı, amaçlı bir yaşam sürmesini sağlıyor.” diye konuştu. Engellilere destekte toplumun rolü de büyük Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığının yalnızca bireysel çabalarla sınırlı olmadığını, toplumun tutum, norm, değer ve fiziki yapılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Aytop, “Toplumun özellikli bireyleri kabul eden, kapsayıcı ve çeşitliliği değerli gören bir atmosfer oluşturması, bireyin kendisini ait ve değerli hissetmesini sağlar. Fiziksel çevrede erişilebilirlik düzenlemeleri, eğitimde fırsat eşitliği ve kapsayıcı politikalar; bireyin bağımsızlık, özgüven ve sosyal aidiyet duygusunu güçlendirerek psikolojik dayanıklılığa katkı sunar. Ayrıca toplumun özellikli bireylere yönelik bilinçlenmesi ve farkındalık çalışmaları, yanlış inanç ve önyargıları azaltarak sosyal izolasyon ve psikolojik sıkıntı riskini düşürür.” şeklinde konuştu. Toplumun rolünün yalnızca farkındalıkla sınırlı kalmadığını; istihdam politikaları, sosyal destek sistemleri, gönüllü çalışmalar ve sosyal hizmet mekanizmaları da bireyin dayanıklılığını güçlendirdiğini ifade eden Aytop, “Özellikli bireylerin kamusal alanda görünür olması, karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve haklarının uygulanabilir olması, kendilerini değerli ve güvende hissetmelerini sağlıyor. Sağlık hizmetlerine, rehabilitasyon ve psikolojik desteğe erişim imkânları ile sosyal güvenlik mekanizmaları; yaşam kalitesini artırarak, özellikli bireylerin hem zorluklarla başa çıkma kapasitesini hem de içsel güçlerini destekliyor.” ifadesinde bulundu. Yüksek psikolojik dayanıklılık sağlığı olumlu etkiliyor Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, yüksek psikolojik dayanıklılığın özellikli bireylerin hem fiziksel hem de sosyal sağlığını olumlu etkidiğini belirterek, şöyle devam etti: “Dayanıklı bireyler stresle daha sağlıklı başa çıkar, duygularını düzenler, sorunlarla etkili şekilde yüzleşir ve gerektiğinde sosyal veya profesyonel destek alarak ruhsal yüklerini hafifletir; bu durum bağışıklık sistemi ve iyileşme süreçleri üzerinde koruyucu etki sağlar. Aynı zamanda dayanıklılık, bireyin kendi sağlığına yönelik sorumluluklarını yerine getirmesini kolaylaştırır; düzenli kontroller, tedaviye uyum, ilaç kullanımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları daha kolay benimsenir. Sosyal yaşamda da dayanıklılık, güvenli ilişkiler kurma, iletişimde rahatlık ve sosyal etkinliklere katılımı artırır; yalnızlık ve izolasyonu azaltarak yaşam doyumunu yükseltir. Dayanıklı bireyler zorluklarla karşılaştığında pes etmek yerine çözüm yolları üretir, eğitim, iş ve topluluk faaliyetlerinde aktif rol alır, özgüven ve öz-yeterlik duyguları sayesinde toplumsal rollere daha cesurca katılır. Bu tutum, hem sosyal başarıyı hem de yaşamdan keyif alma ve üretken olma kapasitesini artırarak özellikli bireylerin genel yaşam kalitesini güçlendirir.” Aileler aşırı koruyucu olmaktan kaçınmalı Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığında ailelerin ve bakıcıların rolünün belirleyici olduğuna vurgu yaparak, “Bireyin engelliliğini kabul etmek, eleştirel değil destekleyici bir tutum sergilemek ve güçlü yönlerine odaklanmak, özsaygı, yeterlilik inancı ve kendine güveni artırıyor. Aşırı koruyucu tutumlardan kaçınmak, bireyin bağımsızlık kazanmasını ve problem çözme becerilerini geliştirmesini sağlarken, etkili iletişim de duyguların ifade edilmesini kolaylaştırıyor. Bireyin günlük yaşamda sorumluluk almasına izin vermek, kişisel bakım, ev işleri veya sosyal aktivitelerde katkıda bulunmasını desteklemek; kontrol duygusunu ve dayanıklılığı güçlendiriyor.” dedi. Ailelerin duygusal destek sağlamasının, empati kurmasının ve bireyin duygularını geçerli bulmasının psikolojik sağlamlık için kritik olduğunu belirten Aytop, “Özellikli bireylerin toplumsal hayata katılımını teşvik etmek, eğitim ve sağlık süreçlerine aktif katılımını desteklemek, başarılarını fark edip takdir etmek dayanıklılığı artırıyor. Ayrıca ailelerin ve bakım verenlerin kendi fiziksel ve ruhsal sağlıklarına özen göstermesi, sosyal ve profesyonel desteklerden faydalanmaları; özellikli bireye sağlıklı ve sürdürülebilir bir destek sunabilmelerini sağlıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

TEGV, 30. Yılında da Dünya Çocuk Hakları Günü’ne Dikkat Çekti Haber

TEGV, 30. Yılında da Dünya Çocuk Hakları Günü’ne Dikkat Çekti

Bugüne kadar 100 binin üzerinde gönüllüsünün desteğiyle 3,2 milyondan fazla çocuğa nitelikli eğitim desteği sağlayan TEGV, tüm çocuklara kendi potansiyellerini ve yeteneklerini keşfetme fırsatı sunuyor. Her yıl 20 Kasım, çocuk haklarına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla dünya genelinde Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanıyor. Çocukların en temel haklarından biri olan eğitim hakkını odağına alan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla Cumhuriyetin ilke ve değerleri doğrultusunda çağdaş nesiller yetiştirmeye katkı sağlıyor. Vakıf, Türkiye’nin dört bir yanındaki etkinlik noktalarında ilköğretim çağındaki çocuklara 30 yıldır nitelikli eğitim desteği sunmayı sürdürüyor. Daha iyi bir geleceğin; haklarının bilincinde, donanımlı, bilgili ve özgüveni yüksek çocuklarla mümkün olduğuna inanan TEGV, Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ve uzaktan eğitim imkânları aracılığıyla yürüttüğü çocuk merkezli, yenilikçi programlarla 6-14 yaş grubundaki çocukların hakları konusunda farkındalık kazanmalarına yönelik çalışmalarını kararlılıkla yürütüyor. TEGV, çocuklara kendi haklarını öğrenme fırsatı sunuyor Türkiye’nin 24 ilinde 6 Eğitim Parkı, 30 Öğrenim Birimi ve 26 Ateşböceği ile toplam 62 etkinlik noktasında çocuklara nitelikli eğitim desteği vermeye devam ediyor. 100 binin üzerinde gönüllüsünün desteğiyle 3,2 milyonu aşkın çocuğa nitelikli eğitim desteği sağlayan TEGV, tüm çocuklara hayallerini gerçekleştirme, kendi potansiyellerini ve yeteneklerini keşfetme fırsatı veriyor. Sanat, bilim, teknoloji ve yaşam becerileri gibi alanlarda sunduğu programlarla, çocukların yalnızca akademik değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimlerine de katkı sağlıyor. Tüm etkinlik noktalarında verdiği nitelikli eğitim desteğiyle “Çocuk Hakları” konusunda da çocukları bilinçlendiren vakıf, haklarını savunmaları ve özgüven kazanmaları için onlara destek oluyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.