Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özkaynaklar

Kapsül Haber Ajansı - Özkaynaklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özkaynaklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enpara Bank 300 milyar TL eşiğini aştı: Müşteri sayısı 9,2 milyona çıktı Haber

Enpara Bank 300 milyar TL eşiğini aştı: Müşteri sayısı 9,2 milyona çıktı

Enpara Bank, 2026’nın ilk yarısında aktif büyüklüğünü yüzde 21 artırarak 301,8 milyar TL’ye taşıdı. Bankanın müşteri mevduatı 231,9 milyar TL’ye, net dönem kârı 3,9 milyar TL’ye ulaşırken müşteri sayısı 9,2 milyona yükseldi. Dijital bankacılık alanında faaliyet gösteren Enpara Bank, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, bilançosundaki büyümeyi sürdürerek toplam aktiflerini ilk kez 300 milyar TL’nin üzerine çıkardı. 30 Haziran 2026 tarihli konsolide olmayan finansal tablolara göre Enpara Bank’ın aktif büyüklüğü, 2025 yıl sonundaki 250,1 milyar TL seviyesinden 301,8 milyar TL’ye yükseldi. Böylece altı aylık dönemde yüzde 21’e yaklaşan büyüme kaydedildi. Söz konusu finansal tabloların sınırlı bağımsız denetimden geçtiği ve BDDK finansal raporlama mevzuatına göre hazırlandığı belirtildi. Enpara Bank’ın 30 Haziran 2026 finansal raporu Müşteri mevduatı 231,9 milyar TL’ye ulaştı Enpara Bank’ın toplam müşteri mevduatı, 2025 yıl sonuna göre yüzde 13 artarak 205,5 milyar TL’den 231,9 milyar TL’ye çıktı. Mevduatın 174,4 milyar TL’sini Türk lirası, 57,5 milyar TL’sini ise yabancı para hesapları oluşturdu. Açıklanan bilanço verilerine göre Türk lirası mevduatındaki büyüme, toplam mevduat artışında belirleyici oldu. Bankanın toplam kredi hacmi de aynı dönemde 154,7 milyar TL’den 176,5 milyar TL’ye yükseldi. Kredilerin yaklaşık 171 milyar TL’si Türk lirası, 5,6 milyar TL’si ise yabancı para cinsinden kaydedildi. Net dönem kârı 3,9 milyar TL oldu Enpara Bank, 2026 yılının ilk yarısında 10,8 milyar TL net faiz geliri elde etti. Faaliyet brüt kârı 16,2 milyar TL, vergi öncesi kârı ise 5,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Vergi giderinin ardından bankanın altı aylık net dönem kârı 3 milyar 868 milyon TL olarak finansal tablolara yansıdı. Enpara Bank’ın açıkladığı özsermaye kârlılık oranı ise yüzde 37,7 oldu. Bu oran, bankanın sahip olduğu özkaynağı dönem içinde ne ölçüde kâra dönüştürdüğünü gösteren temel finansal göstergelerden biri olarak takip ediliyor. Özkaynaklar yüzde 20 büyüdü Bankanın özkaynak büyüklüğü, 2025 yıl sonundaki 18,9 milyar TL seviyesinden yüzde 20 artışla 22,6 milyar TL’ye ulaştı. Enpara Bank’ın 30 Haziran 2026 itibarıyla ödenmiş sermayesi 12,5 milyar TL olarak kaydedildi. Kâr yedekleri 6,2 milyar TL’ye, cari dönem net kârı ise yaklaşık 3,9 milyar TL’ye ulaştı. Finansal gösterge 2025 yıl sonu 2026 ilk yarı Değişim Toplam aktifler 250,1 milyar TL 301,8 milyar TL %21 Müşteri mevduatı 205,5 milyar TL 231,9 milyar TL %13 Krediler 154,7 milyar TL 176,5 milyar TL %14 Özkaynaklar 18,9 milyar TL 22,6 milyar TL %20 Net dönem kârı — 3,9 milyar TL — Özsermaye kârlılığı — %37,7 — Enpara’nın müşteri sayısı kaç oldu? Enpara Bank’ın toplam müşteri sayısı da büyümeye devam etti. Şirketin açıklamasına göre 2025 yıl sonunda 8,6 milyon olan müşteri sayısı, 2026’nın ilk altı ayında yüzde 6 artarak 9,2 milyona yükseldi. Bu artışla banka, yılın ilk yarısında yaklaşık 600 bin yeni müşteri kazandı. Müşteri sayısındaki büyüme, mevduat ve kredi hacmindeki genişlemeyle birlikte gerçekleşti. Enpara, 2012 yılında QNB bünyesinde dijital bankacılık hizmeti olarak faaliyete başlamıştı. Enpara.com hizmetleri, 2025 yılında tamamlanan kısmi bölünme işlemiyle bağımsız tüzel kişiliğe sahip Enpara Bank’a devredildi. Finansal rapora göre banka, 30 Haziran 2026 itibarıyla fiziksel şubesi olmadan faaliyet gösteriyor ve 1.425 kişiye istihdam sağlıyor. Yeni yatırım ve sigorta ürünleri devreye alındı Enpara Bank Genel Müdürü Cumhur Türkmen, 2026’nın ilk yarısında güçlü bilanço yapısını koruduklarını ve toplam aktifleri 300 milyar TL’nin üzerine taşıdıklarını söyledi. Krediler, müşteri mevduatı ve özkaynaklarda sağlanan büyümenin müşterilerin bankaya duyduğu güveni yansıttığını belirten Türkmen, müşteri odaklı ve verimli çalışma modelinin güçlü özsermaye kârlılığına katkıda bulunduğunu ifade etti. Türkmen, bankanın yılın ilk yarısında ürün portföyünü de genişlettiğini açıkladı. Bireysel müşterilere yeni yatırım ve sigorta ürünleri sunulurken KOBİ müşterileri için taksitli ticari kredi kullanıma açıldı. Enpara Bank’ın büyüme stratejisi Cumhur Türkmen, önümüzdeki dönemde müşteri odaklı yaklaşımı koruyarak yeni ürün ve hizmetleri devreye almaya devam edeceklerini belirtti. Bankanın altı aylık sonuçları; bilanço büyümesinin yalnızca aktiflerde değil, mevduat, kredi hacmi, özkaynak ve müşteri sayısında da sürdüğünü gösterdi. Bununla birlikte bankacılık sektöründe kârlılığın devamı; faiz oranları, fonlama maliyetleri, kredi büyümesi, aktif kalitesi ve düzenleyici gelişmeler gibi birçok değişkene bağlı olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSO “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı Haber

İSO “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı

İSO İkinci 500 araştırması, her yıl olduğu gibi bu yıl da söz konusu kuruluşların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve finansal koşulların yanı sıra ihracat, AR-GE ve teknoloji faaliyetleri açısından performanslarına ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu. Hiç kuşkusuz bu sonuçları değerlendirirken dezenflasyon süreci ve zorlu küresel koşulların sanayi kuruluşlarımıza etkilerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zira 2025, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştıkları bir yıl olarak tarihe geçti. İSO İkinci 500’ün sıralama kriteri olan üretimden satışlar, 2024 yılında 1 trilyon 393 milyar lira iken 2025’te yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Söz konusu artış; 2020 sonrasındaki en düşük oran olarak dikkat çekti. Buna karşılık 2025’te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında; üretimden satışların reel olarak binde 2 ile çok sınırlı bir artış kaydettiği görülüyor. Böylece 2022’de yüzde 10,4; 2023’te yüzde 5,2 ve 2024’te binde 1 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi, İSO 500’de olduğu gibi İSO ikinci 500’de de üç yılın ardından çok ılımlı düzeyde de olsa artışa dönmüş bulunuyor. İSO İkinci 500’ün en büyük üç şirketi Üretimden satışlar baz alınarak yapılan 2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına göre Teksan Jeneratör 5 milyar 317 milyon TL ile ilk sırayı aldı. Onu 5 milyar 308 milyon TL ile Norm Salihli Vida ve Cıvata takip ederken, Biska Tekstil 5 milyar 306 milyon TL ile üçüncü oldu. 2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 5 milyar 317 milyon TL ile 2 milyar 220 milyon TL arasında kalan şirketler girebildi. İSO İkinci 500’ün 2024 yılı listesinde yer alan şirketlerin üretimden satışları 4 milyar 186 milyon TL ile 1 milyar 821 milyon TL bandında gerçekleşmişti. 2025 yılında 69 yeni kuruluş İSO İkinci 500 sıralamasında yer alma başarısı gösterdi. 26 kuruluş, 2024 araştırmasında İSO 500’de iken 2025’te İSO İkinci 500’e geriledi. 405 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer aldı. Zorlu küresel talep koşullarına rağmen Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,2 milyar dolara yükselmiş; sanayi malları ihracatı ise yüzde 4,5 artarak 263,4 milyar dolara ulaşmıştı. 2025 yılında İSO 500’ün ihracatı yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara çıkarken, İSO İkinci 500’ün ihracatı yüzde 0,3 düşüş gösterdi ve 15,9 milyar dolar bandını aşamadı. Bu durum, İSO İkinci 500’ün yoğunlaşan küresel rekabet ortamında pazar payını korumakta ve genişletmekte zorlandığına işaret etti. Bu gelişmeler sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 2025 yılında 0,3 puan azalarak yüzde 6’ya geriledi. 2025 yılında uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken, yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri, karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşılık, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu. İSO 500’e benzer şekilde İSO İkinci 500’de de sanayi kuruluşlarının karları, 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025’te güçlü nominal artışlar kaydetti. Ancak bu iyileşmede, 2024 yılı karlılık büyüklüklerinin oldukça düşük seviyelerde gerçekleşmesinin yarattığı baz etkisi belirleyici oldu. Bununla birlikte, 2025 yılında tüm karlılık rasyoları 2015-2024 ortalamasının altında kaldı. 2024’ten 2025’e İSO İkinci 500’ün faaliyet karı yüzde 35,4 oranında artarak 118 milyar liradan 160 milyar liraya yükseldi. Buna paralel olarak faaliyet karlılığı oranı da yüzde 7,3’ten yüzde 7,7’ye çıktı. Yine de söz konusu oran, son 10 yıl ortalaması olan yüzde 10,9’un oldukça altında kaldı. Aynı dönemde İSO İkinci 500’ün vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 34 milyar liradan 46 milyar liraya çıktı. Vergi öncesi dönem karlılığı yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çok sınırlı bir artış gösterirken, bu oran da 2015-2024 ortalaması olan yüzde 6,6’ya göre çok daha düşük gerçekleşti. Bir diğer önemli karlılık göstergesi olan faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar toplamı ise yüzde 28,8’lik artışla 205 milyar liradan 264 milyar liraya yükseldi. Buna karşılık FAVÖK karlılığı oranı 0,1 puan artışla yüzde 12,7’den yüzde 12,8’e yatay seyretti. Söz konusu oran da son 10 yıl ortalaması olan yüzde 14’ün altında seyretti. 2025’te karlardaki güçlü nominal artışlara rağmen İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de zarar eden kuruluş sayısı yüksek kalmaya devam etti. İSO İkinci 500’de vergi öncesi dönem karı/zararı büyüklüğüne göre; 2024’te 159 ile rekor seviyesine ulaşan zarar eden kuruluş sayısı, 2025’te ılımlı bir düşüşle 155’e geriledi. Ancak yine de bu sayı, 2008 küresel kriz yılından bu yana ikinci en yüksek değer olarak dikkat çekti. Diğer taraftan, operasyonel karlılığı gösteren faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar büyüklüğünde ise zarar eden firma sayısı 3 adet azalarak 27’ye indi. Ancak bu rakam da 2013 sonrasındaki dönemin en yüksek ikinci seviyesinde gerçekleşti. İSO İkinci 500’de karlılığın üretim faaliyeti dışı gelir ve giderlerden nasıl etkilendiğini yansıtan bu tablo incelendiğinde; 2023 ve 2024’ün ardından 2025 yılında da net kambiyo zararının oluştuğu görüldü. Net kambiyo zararı geçen yıla göre 4 kat artarak 26 milyar TL’ye yükselirken, kambiyo zararı dışındaki diğer faaliyetlerden elde edilen net kar 55 milyar TL düzeyine çıktı. Sonuçta 28 milyar TL’lik üretim faaliyeti dışı net gelir elde edilirken, bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 0,9’dan yüzde 1,4’e yükseldi. Üretim faaliyeti dışı gelir ve giderler içerisinde faiz, temettü, iştirak gelirleri, menkul kıymet ve duran varlık satışları, komisyon vb. gibi birçok kalem yer alıyor. Finansman giderleri geçmiş yıllarda olduğu gibi 2025’te de hem İSO 500’de hem de İSO İkinci 500’de sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürdü. İSO İkinci 500’ün finansman giderleri yüzde 45,2 oranında artarak 138 milyar TL’ye yükseldi. Aynı yılda faaliyet karı ise yüzde 35,4 artışla 160 milyar TL’ye yaklaştı. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 5,8 puan daha artarak yüzde 86,7’ye yükseldi. Bu oranın 2015-2024 ortalamasının yüzde 47,3 olduğu düşünüldüğünde, yıllardan beri hep işaret edildiği üzere sanayiciler ana faaliyetlerinden elde ettiği karın çok büyük bir bölümünü finansman giderlerin ayırma gerçeğinden uzaklaşamadı. Bilindiği üzere, yaklaşık 20 yıl aradan sonra uygulanan enflasyon muhasebesi nedeniyle 2023 yılında özkaynaklar ve aktifler başta olmak üzere bilanço göstergeleri önemli artışlar kaydederken, 2024 yılında bu etki çok daha sınırlı gerçekleşmişti. 2025’te ise karlılığın düşük seyrini koruması ve enflasyon muhasebesinin uygulanmamasının da etkisiyle özkaynaklardaki artışın sınırlı kaldığı görülüyor. Verilere bakıldığında; İSO İkinci 500’de aktif tarafta dönen varlıklar yüzde 36,8; duran varlıklar yüzde 22,6 oranında büyüdü. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 29,9 olarak gerçekleşti. Pasif tarafta ise özkaynaklar yüzde 13,3 ile sınırlı bir artış gösterirken, toplam borçlardaki artış yüzde 50,2 ile çok daha yüksek seyretti. İSO İkinci 500 borç ve özkaynakların dağılımı açısından da çarpıcı veriler sunuyor. Hatırlatmak gerekirse, 2023’te uygulanan enflasyon düzeltmesi, İSO İkinci 500’ün kaynak yapısını esas itibarıyla özkaynaklar üzerinden etkilemiş ve kaynak dağılımını iyileştirici rol oynamıştı. 2024’te de özkaynakların payı hafif bir artış göstermişti. 2025’te ise durum tersine dönmüş ve borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık artışla yüzde 51,8’e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2’ye gerilemiş bulunuyor. Zayıf seyreden karlılık performansı özkaynak artışını sınırlarken, hızlı borçlanma eğiliminin sürmesi nedeniyle kaynak yapısı yeniden hafif borç ağırlıklı hale gelmiş gözüküyor. İSO İkinci 500’de 2024 yılında yüzde 32,2 artan toplam borçlar, 2025’te yüzde 50,2 ile daha hızlı büyüdü. Alt kalemler incelendiğinde; 2024 yılında yüzde 45,1 olan mali borçlardaki artış, 2025 yılında yüzde 52,1’e yükseldi. Diğer borçlar ise 2024 yılındaki yüzde 20,6’lık sınırlı artışın ardından 2025’te yüzde 48,2 ile daha hızlı bir artış gösterdi. Böylece 2021-2023 döneminin aksine, 2024 ve 2025 yıllarında mali borçlar diğer borçların üzerinde büyüdü. 2025’te tüm borçlanma türlerinde artışın hızlanması, kredi maliyetlerindeki yükselişe rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığına işaret etti. Borçların vadelerine göre gelişiminde ise uzun vadeli mali borçların kısa vadelilere göre daha hızlı artmasının etkisiyle kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı üst üste üçüncü yıl azalarak 2025’te yüzde 54’e geriledi. Buna rağmen, İSO İkinci 500’ün borç stoku kısa vade ağırlıklı yapısını korudu ve kısa vadeli mali borçların payı 2022 öncesine göre yüksek kalmaya devam etti. Sanayicilerin uzun yıllardır dile getirdiği ve makul bir çözüm bulunması noktasında çeşitli öneriler sunduğu devreden KDV alacakları sorunu, gerek İSO 500’de gerekse İSO İkinci 500’de hala devam ediyor. Hatırlanacağı üzere devreden KDV yükü, İSO 500 için 2025 yılında yüzde 42,1 artışla 120 milyar TL’nin üzerine çıkmıştı. İSO İkinci 500’de de devreden KDV bir önceki yıla göre yüzde 25,2 oranında artarak 22 milyar TL’ye yaklaşmış durumda. Sanayiciler bu döngüyü uzun zamandır devlete sıfır faiz ve sonsuz vade ile borç verilmesi olarak nitelendiriyor. Özellikle finansmana erişimin zorlaştığı, finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği ve firmaların işletme sermayesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu mevcut ekonomik koşullarda, sanayiciler açısından önemli bir kaynağın devreden KDV yoluyla sistem içinde kilitli kalmaya devam ettiği görülüyor. Sanayimizin rekabet gücünü desteklemek ve işletmelerimizin finansman imkanlarını güçlendirmek için devreden KDV yükünün azaltılmasına yönelik somut ve kalıcı adımların hayata geçirilmesi gerekiyor. İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımı. Bu verilere bakıldığında, 2013’ten bu yana olduğu gibi 2025 yılında da yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payın yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait olduğu görülüyor. Ancak bu grubun payı geçen yıla göre 0,2 puan düşüş gösterdi. Aynı yılda orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 0,6 puan azalışla yüzde 27,1’e; orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 0,8 puan azalışla yüzde 27,2’ye gerilemiş durumda. Buna karşılık yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3,3’ten yüzde 4,9’a çıkmış ve 2015 sonrasındaki en yüksek düzeyine ulaşmış bulunuyor. Bu veriler, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payının 2024’te yüzde 31,3 iken, 2025’te 0,8 puan daha artarak yüzde 32,1 ile rekor seviyesine çıktığına işaret ediyor. Öte yandan, küresel rekabetin geleceğine dijitalleşme ve yeşil dönüşümün damga vuracağı gerçeği göz önüne alındığında, ulaşılan noktanın yeterli olmadığı ve sanayi sektörünün bu alana daha fazla odaklanması gerektiği görülüyor. Sanayi kesiminin rekabetçiliği için AR-GE faaliyetleri hayati önemini korusa da İSO İkinci 500’de 2024’teki yükselişin ardından 2025’te AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 238’den 229’a gerilemiş bulunuyor. İSO İkinci 500’ün 2024 yılında 8,6 milyar TL olan toplam AR-GE harcamalarının ise 2025’te yüzde 16’lık sınırlı bir artışla 10 milyar TL’ye yükseldiği görülüyor. Buna paralel olarak, AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,62’den yüzde 0,57’ye gerileyerek hafif bir ivme kaybına işaret ediyor. Söz konusu veriler, İSO İkinci 500’ün bu alana kaynak ayırmakta zorlandığını gösteriyor. Bu durum, üretim kapasitesini korumanın tek başına yeterli olmadığını, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değer yaratacak dönüşüm adımlarının desteklenmesinin önemini bir kez daha teyit ediyor. 2025 yılında İSO İkinci 500 istihdamının yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye gerilediği görülüyor. İstihdamdaki düşüş, hem özel hem de kamu kuruluşlarında gerçekleşmiş bulunuyor. Aynı yılda tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 37,3 oranında artarken, bu artış yüzde 2,2’lik istihdam düşüşü ile birlikte değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 40,4’e çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı Haber

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı

Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak ekonomiye kesintisiz destek sunan VakıfBank, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 32,5 artırarak 5,5 trilyon TL’nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde nakdi kredilerde yaklaşık yüzde 38, gayri nakdi kredilerde ise yüzde 25 oranında artış kaydeden VakıfBank, reel sektöre sağladığı finansman desteğini de güçlü şekilde sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde kredi odaklı büyüme stratejisini koruyan Bankanın nakdi kredileri 3,1 trilyon TL’ye, gayri nakdi kredileri ise 937,6 milyar TL seviyesine ulaştı. Böylece VakıfBank’ın ekonomiye sağladığı toplam finansman desteği 4 trilyon TL seviyesini aştı. Bu dönemde VakıfBank’ın toplam mevduatı yıllık bazda yüzde 29,3 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükselirken, Türk Lirası mevduat hacmi yüzde 22 artışla 2,3 trilyon TL’nin üzerine çıktı. Vergi öncesi kârı 20,8 milyar TL, net dönem kârı ise 15 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Bankanın bilançosundaki vergi karşılığı ise yüzde 98’lik artışla 5 milyar 762 milyon TL oldu. Selektif kredi yaklaşımımızla dengeli büyümemizi sürdürüyoruz VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ekonomi yönetimimizin uyguladığı rasyonel politikalar ve Orta Vadeli Program çerçevesinde şekillenen öngörülebilirlik, bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesine önemli katkı sağlıyor. Biz de VakıfBank olarak, bu çerçevede oluşturduğumuz stratejimizle kaynaklarımızı verimli alanlara yönlendirmeyi sürdürüyoruz. Yılın ilk çeyreğinde aktif büyüklüğümüzü, kredilerimizi ve mevduat tabanımızı dengeli biçimde büyütürken, reel sektöre sağladığımız finansman desteğini artırmaya devam ettik. Yılın geri kalanında da üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen büyüme yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yurt dışı kaynak teminindeki güçlü performans sürdü VakıfBank’ın özkaynakları, 2026 yılı birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 42,3 artışla 331,5 milyar TL seviyesine ulaşarak Bankanın güçlü sermaye yapısını desteklemeye devam etti. Bu dönemde özkaynaklar Bankanın sürdürülebilir büyüme stratejisi açısından önemli bir kaldıraç görevi gördü. Fonlama tarafında da dengeli bir görünüm sergileyen VakıfBank, mevduat tabanını genişletmeye devam etti. Toplam mevduatın yanı sıra Türk Lirası mevduattaki artış, Bankanın yerel para cinsinden kaynak yapısını güçlendirdi ve bilanço dayanıklılığına katkı sağladı. VakıfBank, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt dışı kaynak temininde de güçlü performansını sürdürdü. Özellikle, çok uluslu kalkınma bankaları ile artan iş birliği vizyonu çerçevesinde uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak temini faaliyetlerine hız verdi. Bu kapsamda mart ayında, Dünya Bankası kısmi garantisi altında 1,5 milyar Euro tutarında 10 yıl vadeli taze kaynak temini sağlandı. Aynı dönemde ilaveten, Avusturya İhracat Kredi Kuruluşu OeKB garantörlüğünde Erste Group Bank AG’den 10 yıl vadeli 100 milyon Euro taze yurtdışı kaynak temin edildi. Bu işlemlere ek olarak gerçekleştirilen repo, post-finansman ve tahsisli eurobond ihraçları ile birlikte ilk çeyrekte toplamda elde edilen toplam yurtdışı kaynak tutarı 3 milyar dolara yaklaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Destek Faktoring’den Borsadaki İlk Yılında Güçlü Finansal Performans Haber

Destek Faktoring’den Borsadaki İlk Yılında Güçlü Finansal Performans

Şirket, finansal gücünü yıl boyunca istikrarlı bir şekilde büyüterek 3,8 milyar TL net kâr elde ederken konsolide aktif büyüklüğünü 48,5 milyar TL’ye, kombine aktif büyüklüğünü ise 58,2 milyar TL’ye taşıdı. Kuruluşundan bu yana işletmelere hızlı, güvenilir ve esnek finansman sağlayan Destek Faktoring, 2025 yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın son çeyreğinde de yükselen ivmesini sürdüren şirket, büyümesini yıl geneline yaydı. Konsolide aktif büyüklük üçüncü çeyrekte 46,8 milyar TL seviyesindeyken yıl sonunda 48,5 milyar TL’ye yükseldi. Kombine aktif büyüklük 58,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Net kâr ise üçüncü çeyrek sonunda 2,58 milyar TL seviyesindeyken, yıl sonunda 3,77 milyar TL’ye ulaşarak yaklaşık yüzde 46 oranında artış gösterdi. Toplam özkaynaklar 12,2 milyar TL’ye yükselirken, özkaynak karlılığı yüzde 31 olarak gerçekleşti. Standart sermaye yeterlilik oranı yüzde 24,53 seviyesinde kaydedildi. Güçlü performans ve yatırımcı güveni Destek Faktoring, yılın son çeyreğinde faktoring alacaklarındaki büyümesini sürdürürken, disiplinli risk yönetimi ve geniş müşteri tabanı sayesinde hem işlem hacmini hem de kârlılığını artırdı. 2025 yılı performansı, şirketin bilanço büyüklüğü ve kârlılık açısından sektördeki konumunu daha da güçlendirdi. “2025’i hedeflerimizin üzerinde tamamladık” Destek Faktoring Genel Müdürü Nuray Elmastaş, yıl sonu finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, sürdürülebilir büyüme stratejimizin somut sonuçlarını aldığımız bir yıl oldu. Üçüncü çeyrekte yakaladığımız performansı son çeyrekte de sürdürerek 3,8 milyar TL net kâr ile yılı tamamladık. Öz kaynaklarımızı 12,2 milyar TL seviyesine taşırken risk profilimizi güçlü tuttuk. Yüzde 0,25 seviyesindeki takipteki alacak oranımız ve sermaye yeterlilik rasyomuz, disiplinli risk yönetimimizin göstergesi. Müşteri odaklı iş modelimizle önümüzdeki dönemde de büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” 6 Şubat 2025 tarihinde Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan Destek Faktoring, yıl boyunca açıkladığı finansal sonuçlarla sermaye piyasalarındaki yerini pekiştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Destekbank 2025 Yılını 1,5 Milyar Tl Net Karla Tamamladı Haber

Destekbank 2025 Yılını 1,5 Milyar Tl Net Karla Tamamladı

2025 yılı boyunca istikrarlı büyümesini sürdüren DestekBank, güçlü bilanço yapısı ve artan sermaye tabanı sayesinde yılı güçlü finansal sonuçlarla kapattı. Banka, son çeyrekte güçlü performansıyla net karını %59 artırarak yıl sonunda 1,5 milyar TL’ye yükseltti. Özkaynaklar, güçlü kârlılık performansı ve yıl içinde gerçekleştirilen sermaye artışının katkısıyla 5,3 milyar TL seviyesine yükseldi. Ödenmiş sermayenin %167 oranında artırılmasıyla bankanın sermaye tabanı daha da güçlenirken, özkaynak karlılığı %36,8 olarak gerçekleşti. Ekonomiye 30,6 milyar TL destek Nakdi krediler yıl sonu itibarıyla 22,8 milyar TL’ye, gayri nakdi krediler ise 7,8 milyar TL’ye ulaştı. Böylece DestekBank, 2025 yılında ekonomiye toplam 30,6 milyar TL finansal destek sağlamış oldu. “2025’i güçlü sermaye yapısı ve sürdürülebilir büyümeyle tamamladık” DestekBank Genel Müdürü Özgür Akayoğlu, yıl sonu sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, stratejik hedeflerimiz doğrultusunda bilanço yapımızı güçlendirdiğimiz ve sürdürülebilir büyüme performansımızı pekiştirdiğimiz bir yıl oldu. Artan sermaye yapımız, güçlü özkaynak seviyemiz ve kontrollü kredi büyümemiz sayesinde yılı 1,5 milyar TL net kar ile tamamladık. 2026 yılında da teknoloji yatırımlarımız, dijital bankacılık altyapımız ve müşteri odaklı yaklaşımımız ile verimliliğimizi artırmaya ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.