Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Paketleme

Kapsül Haber Ajansı - Paketleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Paketleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı Haber

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı

Yaş meyve sebze sektörünün Türkiye’deki tek uluslararası fuarı olan Interfresh Eurasia Fuarı; Avrupa, Rusya, İngiltere ve Balkanlar başta olmak üzere 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerini, ihracatçıları, üreticileri ve sektör profesyonelleri İzmir’de bir araya gelecek. Interfresh Eurasia Fuarı’na sayılı günler kala Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak ve Fuarın Organizatörü Ant Expo Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer, Ege İhracatçı Birlikleri’nde Basın Toplantısı düzenledi. 2026 yılında ihracatımız çıkışa geçti 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaş meyve sebze ihracatımızın çıkışa geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “Yaş meyve sebze ihracatımız yüzde 46’lık artışla 1 milyar 812 milyon dolardan 2 milyar 650 milyon dolara yükseldi. Son 1 yıllık ihracatımız 4 milyar 541 milyon dolar oldu. Meyve sebze mamulleri ihracatımızda 2,5 milyar doları aştı. İki sektörümüzün yıllık ihracatı 7 milyar doları aştı. Bizim için gurur verici olan bir diğer nokta ise bu ihracatın yaklaşık yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilmiş olmasıdır” dedi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında, iklim krizinin tüm olumsuz etkilerine rağmen 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı gerçekleştirdiklerini paylaşan Balık şöyle konuştu; “Bu başarı; üreticimizin, ihracatçımızın, paketlemecimizin, lojistik sektörümüzün ve tüm değer zincirimizin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz çok açık: Daha fazla üretmenin yanında, daha kaliteli, daha sürdürülebilir ve daha katma değerli üretmek; ürettiğimiz ürünleri daha fazla pazara ulaştırmak. Tam da bu noktada fuarların ve uluslararası ticari buluşmaların önemi ortaya çıkıyor. 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek Interfresh Eurasia Fuarı'nı bu nedenle son derece önemsiyoruz. Interfresh; üreticiyi, ihracatçıyı, ithalatçıyı, perakendeciyi, zincir marketleri, paketleme ve ambalaj sektörünü, lojistik firmalarını ve tarım teknolojileri sektörünü aynı çatı altında buluşturan önemli bir ticaret platformu. Biz bu fuara yalnızca ürünlerimizin sergilendiği bir organizasyon olarak bakmıyoruz. Interfresh’i, Türk yaş meyve sebze sektörünün dünyaya açılan vitrinlerinden biri olarak görüyoruz. Özellikle uluslararası alıcıların İzmir’e gelmesi, ihracatçılarımızla doğrudan temas kurması, yeni ticari bağlantıların oluşturulması ve Türk ürünlerinin yeni pazarlara girmesi açısından fuarın çok önemli fırsatlar sunduğuna inanıyoruz. Fuarın İzmir’de düzenlenmesini de ayrıca çok değerli buluyoruz. Çünkü İzmir; güçlü tarımsal üretim altyapısı, limanı, lojistik imkânları, ihracatçı firmaları, üniversiteleri, araştırma kuruluşları ve yüzlerce yıllık ticaret kültürüyle böyle bir uluslararası organizasyon için son derece doğru bir adres. Biz Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak Interfresh’in İzmir’de büyümesini, uluslararası niteliğinin her yıl daha da güçlenmesini ve dünyanın önde gelen yaş meyve sebze fuarlarından biri haline gelmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin üretim gücü var. Ege’nin ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesi var. İhracatçımızın dünyayla rekabet edecek bilgi birikimi ve dinamizmi var. Bizlere düşen görev, bütün bu gücü doğru organizasyonlarla, doğru alıcılarla ve doğru pazarlarla buluşturmak. Interfresh Eurasia’nın bu hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” Uçak: “Interfresh’i İzmir’e getirdik; şimdi Interfresh’i dünyaya tanıtmak istiyoruz” Interfresh Fuarı’nın Antalya’dan İzmir’e taşınması sürecinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak büyük bir çaba gösterdiklerini, İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin sahip olduğu üretim gücü, ihracatçı yapısı, liman ve lojistik olanakları ve güçlü tarım kültürüyle bu fuar için doğru adres olduğuna inandıklarını vurgulayan Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, bugün gelinen noktada yeni hedeflerinin Interfresh’i dünyaya tanıtmak olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin, taze meyve sebzede olduğu kadar işlenmiş ürünlerde de çok güçlü bir ülke olduğunu dillendiren Uçak; “Salça ve soslardan turşulara, kurutulmuş sebzelerden dondurulmuş ürünlere, meyve sularından konserve ürünlere kadar çok geniş bir ürün grubunda dünya pazarlarına ihracat gerçekleştiriyoruz. Ege Bölgesi ise bu sektörün Türkiye’deki en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri. Bu nedenle Interfresh’in sadece yaş meyve sebze ihracatçılarımız için değil, meyve sebze mamulleri ihracatı yapan firmalarımız için de önemli bir ticaret platformu olmasını istiyoruz. Son yıllarda fuar organizasyonunun bu alanda yaptığı çalışmaları ve mamul ürün ihracatçılarımıza daha fazla yer açılmasını değerli buluyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tarafın daha da güçlenmesini arzu ediyoruz” şeklinde konuştu. Yurt dışından gelen alıcıların aynı fuarda hem Türkiye’nin taze ürünlerini hem de katma değerli, işlenmiş ürünlerini görebilmesinin önemli bir avantaj olduğunu paylaşan Uçak sözlerini şöyle tamamladı: “Böylece Türk meyve sebze sektörünün yalnızca üretim kapasitesini değil, sanayi, işleme ve katma değer yaratma gücünü de dünyaya gösterebiliriz. Bizim hedefimiz net: İzmir’i, yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde uluslararası alıcılarla ihracatçılarımızın buluştuğu önemli merkezlerden biri haline getirmek istiyoruz. Interfresh Eurasia’nın da bu hedefe hizmet eden, her yıl uluslararası niteliğini daha da artıran ve dünya çapında bilinen bir fuar haline gelmesi için üzerimize düşen katkıyı vermeye devam edeceğiz.” Murat Özer: “Uluslararası fuarlarda aktif rol aldık” Ant Expo Genel Koordinatörü Murat Özer, özellikle uluslararası alım heyetlerinin fuara kazandırılmasının sektörel ticaret açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: Uluslararası Alım Heyeti Programı Genişliyor Interfresh Eurasia Fuarı kapsamında yürütülen uluslararası iş geliştirme faaliyetleri doğrultusunda Avrupa, İngiltere, Rusya ve Balkan ülkelerinde çok sayıda sektör temsilcisi ile görüşmeler gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda perakende sektörünün satın alma yöneticileri, ithalatçı firmalar, ihracatçılar ve sektör profesyonellerinden oluşan, 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerinin Interfresh Eurasia Fuarı’nı ziyaret etmesi hedefleniyor. Avrupa ve Orta Avrupa pazarlarında faaliyet gösteren perakende zincirlerinin satın alma departmanları, ithalatçı firmalar ve tedarikçi ağlarıyla görüşmeler sürerken; Balkan ülkeleri, İngiltere ve Rusya pazarlarında da yeni iş birlikleri için temaslar devam ediyor. Bunun yanı sıra Hindistan, Orta Doğu ve Asya pazarlarında yürütülen çalışmalar, bölgesel iş ortakları ve acenteler aracılığıyla sürdürülüyor. Bu bölgelerden gelecek VIP alıcı delegasyonlarının ise önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Interfresh Eurasia’ya Kurumsal Destek Artarak Devam Ediyor 2018 yılından bu yana düzenlenen ve kısa sürede uluslararası yaş meyve sebze sektöründe önemli bir marka hâline gelen Interfresh Eurasia Fuarı, kamu kurumları ve sektör kuruluşlarının destekleriyle büyümesini sürdürüyor. İzmir Ticaret Odasının (İZTO) finansal desteği devam ediyor. Interfresh Eurasia’ya Yeni Güç: Interfood Eurasia Uluslararası alıcıların talepleri doğrultusunda sektörün kapsamı genişletilerek Interfood Eurasia Fuarı da hayata geçiriliyor. Meyve, sebze sektörünün yanı sıra; * Kurutulmuş ürünler * Dondurulmuş ürünler * Freeze-dry ürünler * Konserve ve turşu ürünleri * Meyve suları * Sebze ve meyve bazlı soslar * Reçeller * Gıda işleme ve paketleme teknolojileri gibi sektörün tamamlayıcı alanlarını kapsayan Interfood Eurasia, Interfresh Eurasia ile aynı çatı altında ve eş zamanlı olarak düzenlenecek. KKTC’nin Partner Ülke, Denizli’nin Partner Şehir Olduğu Küresel Sektör Buluşması İzmir’de Gerçekleşecek “Meyve, sebze ve gıda sektörünün kalbi 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de atacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çiftçiden Alınan Mısır Silajları Hayvan Yetiştiricilerine Dağıtılıyor Haber

Çiftçiden Alınan Mısır Silajları Hayvan Yetiştiricilerine Dağıtılıyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’te hayvancılığın geliştirilmesi ve değişen ekonomik koşullara karşı yetiştiricilere direnç kazandırılması amacıyla kırsal desteklerine devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Kalecik Belediyesi’nin birlikte hayata geçirdiği ortak hizmet projesi kapsamında; Kalecik’teki üreticilerden alınan mısırlar, önce işlenip paketleme makinasından geçirilerek hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelere yüzde 50 hibe ile ulaştırılacak. Hayvan besleme noktasında mısır silajının enerji ve protein bakımından çok öneme sahip olması üreticileri kaliteli ve güvenilir ürün üretmeye teşvik ediyor. Kalecik, Akyurt, Çubuk ve Elmadağ ilçelerinde hayvancılık yapan işletmecileri kapsayan ortak proje ile hayvancılık yapan üreticilerin girdi maliyetlerini düşürmek ve üretimlerine katkı sağlanması hedefleniyor. HEM ÇİFTÇİ HEM DE HAYVAN İŞLETMELERİ KAZANACAK Mısır silajı desteğinin özellikle milli ekonomiye katkı sağlamasında büyük öneme sahip olduğunu vurgulayan Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, "Kalecik Belediyesi ile yürüttüğümüz proje kapsamında üreticilerimizin tarlalarını ziyarete geldik. Burada silajlık mısırlarını yerinde tespit ettik, gayet dolgun hamur kıvamında. Tam silaj pozisyonunda biçime başlandığını gördük. Yaklaşık 90 gün gibi bir sürede üretime kazandırılan ve milli ekonomiye katkı sağlayan bu mısır silajını hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize vereceğiz. Bu manada iki yönlü katkı sağlayacağız. Hem üreten çiftçilerimiz bunu belediyeye verdiği için kazanacaklar hem de hayvancılık üretimi yapan çiftçilerimiz bu ürünü daha düzgün daha temiz elde ettikleri için bir kat daha katkı sağlayacaklar" dedi. “ÜRETİCİMİZ KAZANÇ TEMİN ETSİN DİYE EL BİRLİĞİ İLE ÇALIŞIYORUZ” Silaj ekiminin durma noktasına geldiğinin altını çizen Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, şöyle konuştu: “2024’tede aynı hizmeti vermiştik ve başarılı da olduk. Amacımız çiftçimizi motive etmek, katkı sunmak ve ürünlerin değerinde satılmasını sağlamak. Aldığımız ürünleri yüzde 50 hibe ile hayvan üreticilerine dağıtacağız. Silaj ekimi durma noktasına gelmişti. Büyükşehir elini çiftçinin üzerinden çekmedi. Üreticimiz kazanç temin etsin diye el birliği ile çalışıyoruz.” “SİZLERİN SAYESİNDE ÜRÜNÜMÜZ DEĞERLENİYOR” Mısır ekimi yapan çiftçi Mesut Gökgöz de silaj desteğinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Büyükşehir Belediyesi ve Kalecik Belediyesi’nin bizlere verdiği cesaretle bu aşamalara geldik. Onlar bize üret dediler biz de elimizden geldiğince emek verdik ürettik. Sizlerin sayesinde ürünümüz değerleniyor. Biz bunları Nisan’ın 18’i gibi ektik bu zamana kadar suladık. Start verdik ve biçmeye başladık. Sayenizde kalkınacağız biz de üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ahmet Yekta Tezel Kimdir? TSÜAB Başkanı Ahmet Yekta Tezel’in Hayatı ve Kariyeri Haber

Ahmet Yekta Tezel Kimdir? TSÜAB Başkanı Ahmet Yekta Tezel’in Hayatı ve Kariyeri

Ahmet Yekta Tezel, Türkiye’de tohumculuk ve tarımsal üretim alanındaki çalışmalarıyla tanınan iş insanı ve sektör temsilcisidir. Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurucuları arasında yer alan Tezel, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Türkiye’nin stratejik sektörlerinden biri olan tohumculuk alanında faaliyet gösteren Ahmet Yekta Tezel, özel sektördeki üretim tecrübesinin yanı sıra mesleki örgütlerde üstlendiği görevlerle de öne çıkmaktadır. Tezel, kamu kuruluşu niteliğindeki meslek örgütü Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği’nin (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanıdır. Tezel’in iş hayatının merkezinde patates tohumu, yemeklik patates üretimi, depolama, paketleme ve tarımsal pazarlama faaliyetleri bulunmaktadır. Ahmet Yekta Tezel ne iş yapıyor? Ahmet Yekta Tezel, tarım ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır. Tezel’in kurucuları arasında bulunduğu Tezel Tarım, özellikle yemeklik ve tohumluk patates üretimine odaklanmaktadır. Şirketin resmî internet sitesinde yer alan bilgilere göre Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 15 Mart 1995 tarihinde Ahmet Yekta Tezel ve Belgin Tezel tarafından kurulmuştur. Şirket, kuruluşundan itibaren patates üretimi ve tohumculuğu alanında çalışmalar yürütmüştür. Ahmet Yekta Tezel’in mesleki kariyeri yalnızca ticari faaliyetlerle sınırlı değildir. Tezel, tohum üreticileri ile sanayicilerini temsil eden TSÜAB’ın yönetiminde de görev almaktadır. Ahmet Yekta Tezel hangi kurumun başkanı? Ahmet Yekta Tezel, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanıdır. TSÜAB, 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu kapsamında oluşturulan, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Kuruluş; Türkiye’de tohumluk üretimi, ticareti ve sanayisi alanlarında faaliyet gösteren işletmeleri temsil etmektedir. TSÜAB’ın güncel yönetim kurulu listesinde Ahmet Yekta Tezel, Yönetim Kurulu Başkanı olarak gösterilmektedir. Bu görev kapsamında Tezel; Tohum üreticilerinin sektörel sorunlarının kamu kurumlarına aktarılması, Üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Tohumluk üretim kredilerinin geliştirilmesi, Yerli tohumculuk sektörünün rekabet gücünün artırılması, Üretim ve pazarlama süreçlerinin sürdürülebilir hâle getirilmesi, Kamu ile özel sektör arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gibi konularda sektör adına çalışmalara katılmaktadır. Tezel Tarım ne zaman kuruldu? Tezel Tarım, 15 Mart 1995 tarihinde Ahmet Yekta Tezel ve Belgin Tezel tarafından kuruldu. Nevşehir merkezli şirketin temel faaliyet alanı yemeklik, sanayilik ve tohumluk patates üretimidir. Şirketin yayımladığı kurumsal bilgilere göre tohumluk üretimi ağırlıklı olarak Kayseri ve Sivas’taki üretim alanlarında gerçekleştirilmektedir. Turfanda yemeklik patates üretiminin ise Adana ve Ödemiş gibi farklı üretim bölgelerinde yapıldığı belirtilmektedir. Bu üretim yapısı, farklı iklim ve hasat dönemlerinden yararlanılmasına olanak sağlamaktadır. Böylece tohumluk ve yemeklik patates faaliyetleri yılın farklı dönemlerini kapsayacak şekilde planlanabilmektedir. Ahmet Yekta Tezel’in tarım sektöründeki çalışmaları Ahmet Yekta Tezel’in tarım sektöründeki kariyerinde patates tohumculuğu ve üretimi önemli bir yere sahiptir. Tezel Tarım’ın faaliyetleri yalnızca tarımsal üretimle sınırlı kalmamış; depolama, ön yıkama ve paketleme yatırımlarıyla genişletilmiştir. Şirketin Nevşehir’de doğal ve iklim kontrollü bölümlerden oluşan 5 bin ton kapasiteli depolama altyapısına sahip olduğu açıklanmaktadır. Gölcük’te bulunan ön yıkama ve paketleme tesisinin ise 2011 yılında faaliyete geçtiği belirtilmektedir. Bu yatırımlar, ürünlerin hasat sonrasında korunması, sınıflandırılması ve pazara hazırlanması bakımından önem taşımaktadır. Özellikle tohumluk patates üretiminde depolama koşulları; ürün kalitesi, hastalık kontrolü ve bir sonraki üretim dönemindeki verim açısından belirleyici unsurlar arasında bulunmaktadır. Tohumculuk sektörünün taleplerini kamuya taşıyor TSÜAB Başkanı Ahmet Yekta Tezel, görevi kapsamında tohumculuk sektörünün finansman, üretim ve mevzuat kaynaklı sorunlarını kamu yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşmelere taşımaktadır. Haziran 2026’da Ahmet Yekta Tezel’in de yer aldığı TSÜAB heyeti, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı ziyaret etti. Görüşmede özellikle tohumluk üretim kredilerinin vadeleri, kredi üst limitleri ve firmaların üretim dönemlerine uygun finansman ihtiyacı gündeme getirildi. TSÜAB tarafından yapılan açıklamada, bitki türlerine ve üretim dönemlerine bağlı olarak sektörün finansman ihtiyacının 18 ila 24 aya kadar uzayabildiğine dikkat çekildi. Heyet, kredi vadelerinin uzatılması ve kredi limitlerinin yükseltilmesi yönündeki talepleri kamu yönetimine aktardı. TSÜAB açıklaması Ahmet Yekta Tezel nereli? Ahmet Yekta Tezel’in doğum yeri, doğum tarihi ve eğitim hayatına ilişkin doğrulanabilir ayrıntılı bir öz geçmiş kamuya açık kurumsal kaynaklarda yer almamaktadır. Tezel’in iş hayatındaki faaliyetleri ve kurucusu olduğu şirketin merkezi Nevşehir ile bağlantılıdır. Ancak yalnızca şirket merkezinden hareketle kendisinin Nevşehirli olduğu sonucuna varmak doğru değildir. Bu nedenle Ahmet Yekta Tezel’in memleketine ilişkin kesinleşmemiş bilgiler biyografik veri olarak kullanılmamalıdır. Ahmet Yekta Tezel’in kariyer özeti Ahmet Yekta Tezel’in kamuya açık kaynaklarla doğrulanabilen kariyer bilgileri şöyle özetlenebilir: Tarım ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır.Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurucu ortaklarındandır.Şirketi 15 Mart 1995’te Belgin Tezel ile birlikte kurmuştur.Patates tohumu ile yemeklik ve sanayilik patates üretimi alanlarında çalışmaktadır.Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanıdır.Tohumculuk sektörünün üretim, finansman ve yatırım sorunlarının kamu kurumlarına iletilmesinde görev almaktadır.Türkiye’de tohum üretiminin geliştirilmesi ve sektörün kurumsal temsilinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlere katılmaktadır. Ahmet Yekta Tezel hakkında sık sorulan sorular Ahmet Yekta Tezel kimdir? Ahmet Yekta Tezel, tohumculuk ve tarımsal üretim sektöründe faaliyet gösteren iş insanıdır. Tezel Tarım’ın kurucu ortaklarından biri olan Tezel, TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir. Ahmet Yekta Tezel hangi şirketin sahibi? Ahmet Yekta Tezel, 1995 yılında Belgin Tezel ile birlikte kurulan Tezel Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurucu ortaklarındandır. Ahmet Yekta Tezel hangi kurumda görev yapıyor? Tezel, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Tezel Tarım ne üretiyor? Tezel Tarım; tohumluk patates, yemeklik patates ve sanayilik patates üretimi alanlarında faaliyet göstermektedir. Şirket ayrıca depolama, ön yıkama ve paketleme çalışmalarını da yürütmektedir. Ahmet Yekta Tezel nereli? Ahmet Yekta Tezel’in doğum yeri ve memleketi hakkında kamuya açık, doğrulanmış bir bilgi bulunmamaktadır. Ticari faaliyetlerinin merkezi Nevşehir’dedir. TSÜAB nedir? TSÜAB, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliğinin kısaltmasıdır. 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu kapsamında faaliyet gösteren kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.

Bursa'nın Dev Şirketinden 60 Milyon TL'lik Yer Altı Hamlesi! Saniyede 50 Litre Çıkarılacak... Haber

Bursa'nın Dev Şirketinden 60 Milyon TL'lik Yer Altı Hamlesi! Saniyede 50 Litre Çıkarılacak...

Türkiye'nin köklü içecek markalarından Uludağ İçecek Türk A.Ş., Bursa'nın İnegöl ilçesinde dev yatırım için düğmeye bastı. İnegöl'ün Fevziye ve Elmaçayır mahalleleri sınırlarında yapılması planlanan 'Doğal Mineralli Su ve Doğal Kaynak Suyu Arama, Çıkarma ve Paketleme' projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sunulan Proje Tanıtım Dosyası (PTD) incelenerek ÇED süreci tamamlandı. Projeye Bursa Valiliği tarafından onay verildi. PROJE BEDELİ 60 MİLYON TL Toplam proje bedeli 60 milyon TL olarak belirlenen yatırım, 4 bin 920 hektarlık devasa bir alanda yürütülecek. Bölgedeki mevcut kaynaklara ek olarak yapılacak yeni arama ve çıkarma faaliyetleriyle, Uludağ İçecek'in üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. 7 NOKTA BELİRLENDİ İlk etapta sahada yapılan fizibilite çalışmaları doğrultusunda 30 farklı sondaj noktası belirlenmişti. Ancak BUSKİ'nin görüşü ve yönlendirmeleri doğrultusunda proje havza güvenliği gerekçesiyle revizasyona gitti. Yapılan revize plana göre, sondaj çalışmaları Tuzla ve Paşaçayırı bölgelerindeki toplam 7 nokta ile sınırlandırıldı. SANİYEDE 50 LİTRE SU ÇIKARILACAK Toplamda 2 yıl sürmesi planlanan sondaj çalışmaları kapsamında yer altına doğru 200 metrelik kuyular açılacak. Bu 7 noktadan saniyede 20 litre doğal kaynak suyu ve saniyede 30 litre doğal mineralli su çıkarılarak ekonomiye kazandırılacak. Proje kapsamında kuyu açma çalışmalarında günde 8 saat 10 personelle mesai harcanacak. HAZIRLANIP PAZARA SUNULACAK Çıkarılacak bu sular, Uludağ İçecek'in Yeniceköy Mahallesi Ova Caddesi'nde bulunan mevcut tesisine taşınacak. Halihazırda meşrubat, meyve suyu ve aromalı mineralli içecek üretimi yapan tesiste işlenecek sular, el değmeden paketlenerek hem Türkiye hem de dünya pazarına sunulacak. ÇED sürecinin olumlu sonuçlanmasının ardından şirketin sahada kurulum ve arama çalışmalarına hızla başlayaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve Avrupa’nın en Modern Yaban Mersini Üretim Çiftliği Hayata Geçti Haber

Türkiye ve Avrupa’nın en Modern Yaban Mersini Üretim Çiftliği Hayata Geçti

4,5 milyon Euro yatırımla, yaklaşık 265 dönümlük alan üzerinde kurulması planlanan Bluefarm Tarım Yaban Mersini Üretim Çiftliği, Türkiye’de modern tarım girişimlerinin ölçek kazanması, ihracata entegre olması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından da önemli bir stratejik hamle niteliği taşıyor. Bluefarm Tarım’ı, yalnızca bir üretici olarak değil, “tarımda dönüşüm lideri” olarak konumlandırdıklarını söyleyen DCT Trading ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, “Yatırımımız tamamlandığında Türkiye’yi başta Avrupa olmak üzere dünyanın yükselen yaban mersini tedarikçisi konumuna getirirken tarımda ileri teknoloji kullanımında bölgesel bir merkez konumuna yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi. Tarımdan teknolojiye uzanan büyüme stratejisiyle Türkiye’nin tarım emtiası alanında önde gelen şirketlerinden DCT Trading, bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş.’nin ilk yatırımı olan Yaban Mersini Üretim Çiftliği’ni tanıttı. Türkiye İş Bankası’nın iştiraki olan Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Fonu ortaklığıyla Edirne İpsala’da kurulacak olan çiftliğin lansmanı 5 Haziran’da gerçekleştirildi. DCT Trading ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet ve Maxis Genel Müdürü Özgür Temel’in ev sahipliğinde düzenlenen törene Edirne Valisi Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer katıldı. 150 bin fidan dikilecek Türkiye’nin ve Avrupa’nın en gelişmiş ve modern yaban mersini üretim çiftliği olarak hayata geçirilmesi planlanan yatırımın, arazi alımlarının ardından yaklaşık 265 dönümlük alan üzerinde fazlar halinde kurulması planlandı. Proje kapsamında yaklaşık 150 bin yaban mersini ağacı dikilmesi hedefleniyor. Tamamen otomasyon tabanlı bir üretim altyapısıyla faaliyet gösterecek çiftliğin; modern tarım teknolojileri, uluslararası tedarik zinciri yönetimi ve stratejik finansman ortaklıklarını entegre eden örnek bir model oluşturması amaçlanıyor. Üretimin tamamen saksılarda yapılmasının planlandığı proje, sulamadan gübrelemeye, bitki sağlığından iklim kontrolüne kadar tüm aşamaların dijital olarak takip edileceği, veri odaklı bir üretim modeliyle kurgulanıyor. Toplam 4,5 milyon Euro yatırımla hayata geçirilecek Bluefarm Tarım Yaban Mersini Üretim Çiftliği, Türkiye’de modern tarım girişimlerinin ölçek kazanması, ihracata entegre olması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından da önemli bir stratejik hamle niteliği taşıyor. Vali Sezer: Alternatif ürünlere ihtiyacımız var Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne ve İpsala’nın Türkiye’nin tarım alanında başarılı il ve ilçeleri arasında yer aldığına dikkat çekerek Edirne’nin tek başına Türkiye’nin çeltik üretiminin yüzde 50’sinden fazlasını, İpsala’nın ise yüzde 25’ini gerçekleştirdiğini söyledi. Bölgede ay çekirdeği, buğday ve kanola gibi ürünlerin tarımının da başarıyla yapıldığını vurgulayan Sezer, “Özellikle katma değeri fazla olan, çiftçimizin faydalanabileceği ve istihdama da katkı sağlayacak alternatif tarım ürünlerine çok ihtiyacımız var. Bu yüzden Bluefarm Tarım’ın yaban mersini projesi de bizim için çok önemli bir proje” dedi. Bluefarm Tarım yatırımının, Gümülcine ve Batı Trakya Türkleri’nin gönlüne taht kuran Sadık Ahmet’in eşi ve evladı tarafından hayata geçiriliyor olmasından ayrıca gurur duyduklarını ifade eden Sezer, “Şirketin Gümülcine’de tarım alanında yakalamış olduğu bu başarıyı hemen sınırın ötesine, İpsala’ya taşımaları da bizim için çok heyecan verici bir gelişme oldu” diye konuştu. Projenin bölgede yaygınlaşmasının önemine değinen Vali Sezer, şunları söyledi: “Levent Sadık Ahmet’le ilk görüşmemizde, kendilerine sağlayabileceğimiz tüm boş arazilerde ekim yapabileceklerini, çiftçilerin kullanılmayan arazilerini de değerlendirebileceklerini belirtti. Bugün açılışını yaptığımız bu yatırım, inşallah bir başlangıç olur. Bugün 265 dönümde 150 bin fidan hedefi bulunuyor. Bu sayı inşallah 1 milyona ulaşır ve binlerce dönüm alanda bu faaliyeti yapma imkanımız olur.” Tarımda dönüşüm lideri olma hedefi DCT Trading ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, Bluefarm Tarım’ı, yalnızca bir üretici olarak değil, “tarımda dönüşüm lideri” olarak konumlandırdıklarını söyledi. Şirketin ilk yatırımını da bu vizyon doğrultusunda planladıklarını ifade eden Levent Sadık Ahmet, “Bluefarm Tarım ile iddialı bir sayfa açıyoruz. Yatırımımız tamamlandığında Türkiye’yi başta Avrupa olmak üzere dünyanın yükselen yaban mersini tedarikçisi konumuna getirirken tarımda ileri teknoloji kullanımında bölgesel bir merkez konumuna yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi. İhracat odaklı tarım ekosistemi Yüksek katma değerli ve dış talebi güçlü bir ürün olan yaban mersini ile İpsala’nın tarım ekonomisine yepyeni bir yön bir yön kazandıracağını da vurgulayan Levent Sadık Ahmet, şunları söyledi: “İhracat kapasitesiyle Türkiye’nin tarımsal gelirlerine önemli bir katkı sunacak olan bu yatırımla bölgede istihdam sağlayacağız. Özellikle kadın istihdamını destekleyecek olan projeyle aynı zamanda Yunanistan’da başarıyla yürüttüğümüz anlaşmalı tarım modelini, Türkiye’de de uygulayacağız. Bu kapsamda kendi üretimimizi gerçekleştirirken bölgede yaban mersini üretmek isteyen çiftçilere bitki ve malzeme tedariki, eğitim ve teknik danışmanlık, sulama-fertilizasyon protokolleri ile lojistik ve satış desteği gibi uçtan uca çözümler sunmayı; onların da büyüyen pazara dahil etmeyi planlıyoruz. Böylece bölgede sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve ihracat odaklı bir tarım ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz.” Entegre değer zinciri DCT Trading’in Bluefarm Tarım’ın İpsala’daki yeni yatırımıyla birlikte, Yunanistan’da edindiği yaban mersini üretimi, paketleme ve lojistik alanındaki tecrübeyi Türkiye’ye taşıma fırsatı elde ettiğini kaydeden Levent Sadık Ahmet, “Yunanistan’da faaliyet gösteren ve ülkenin en büyük yaban mersini üreticisi olan bağlı ortaklığımız Bluefarm IKE, uzun yıllara dayanan üretim deneyimiyle Bluefarm Tarım projesine doğrudan katkı sağlıyor. Bluefarm IKE’nin Yunanistan’daki operasyonlarından elde ettiğimiz yüksek verimli çeşit seçimi, sulama ve besleme protokolleri, hasat yönetimi ile ihracat süreçlerine ilişkin bilgi birikimi ve operasyonel deneyimi, İpsala’daki yatırımımıza entegre ederek projeyi güçlü bir altyapıyla hayata geçiriyoruz” dedi. İpsala’da Avrupa pazarında talebi yüksek olan premium kalite yaban mersini üretimine odaklanacaklarını ifade eden Levent Sadık Ahmet, “Bluefarm Tarım’ın ürün paketleme ve lojistik süreçleri ise ilk aşamada yine Yunanistan’daki bir diğer bağlı ortaklığımız YAKA IKE tarafından yürütülecek. Böylece üretimden paketlemeye, ihracattan raflara uzanan entegre bir değer zinciri oluşturacağız” açıklamasında bulundu. “Potansiyel taşıyan güçlü bir adım” Maxis Genel Müdürü Özgür Temel ise Bluefarm Tarım’ın Maxis Karma Strateji Fonu’nun ilk yatırımı olduğunu belirterek “Bu yatırım şirketimizin tarıma, üretime ve ihracat potansiyeli yüksek alanlara bakışını güçlü biçimde yansıtıyor” dedi. Maxis Girişim Sermayesi’nin 19 fon altında yaklaşık 600 milyon dolar tutarında varlık yönettiğini kaydeden Temel, “Yönettiğimiz sermayeyi yalnızca büyümenin finansmanı olarak değil, doğru iş modellerinin kurumsallaşması ve ölçek kazanması için stratejik bir araç olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Bu perspektifle Bluefarm Tarım yatırımını; tarımda teknoloji kullanımı, entegre değer zinciri ve sürdürülebilir üretim yaklaşımı sayesinde hem ülkemiz hem de yatırım dünyası açısından güçlü potansiyel taşıyan bir adım olarak görüyoruz” diye konuştu. Yaban mersininin yüksek katma değerli ve dış talebi güçlü bir ürün olduğuna dikkat çeken Temel, şunları söyledi: “Yaban mersini üzerinden Türkiye’nin özellikle Avrupa pazarında daha güçlü bir tedarikçi konumuna gelmesi, bu yatırımın ülkemiz açısından önemli stratejik çıktılarından biri olacaktır. Projenin bölgesel istihdama, özellikle de kadın istihdamına katkı sunacak olması ve çevredeki üreticileri ekosisteme dahil etmeyi hedeflemesi, bizim açımızdan finansal getirinin ötesinde anlamlı sosyal ve ekonomik değer yaratmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Gazeteye Haber Akışı Kurma Rehberi Haber

Dijital Gazeteye Haber Akışı Kurma Rehberi

Bir dijital gazete, manşetini sadece güçlü haberlerle değil, o haberlerin sürekliliğiyle taşır. Okur bir gün ekonomi, ertesi gün savunma sanayii, sonra enerji dönüşümü ya da yapay zeka düzenlemeleri görmek ister. Bu yüzden dijital gazeteye haber akışı kurma işi, teknik bir yayın planından fazlasıdır. Doğru kurulduğunda editoryal güven üretir, trafik istikrarı sağlar ve yayın markasının ciddiyetini görünür kılar. Sorun çoğu zaman içerik eksikliği değildir. Sorun, dağınık içerik bolluğudur. Kurum açıklamaları bir yerde, ajans haberleri başka yerde, sektörel gelişmeler farklı kaynaklarda akar. Editör masası bu akışı bir sisteme bağlamadığında ya önemli başlıklar kaçar ya da site aynı gün içinde birbirini tekrar eden, zayıf önceliklendirilmiş içeriklerle dolar. Sağlam bir akış modeli ise hangi haberin ne zaman, hangi öncelikle, hangi formatta yayınlanacağını baştan tanımlar. Dijital gazeteye haber akışı kurma neden stratejik bir iştir? Dijital yayıncılıkta haber akışı, yalnızca ana sayfayı boş bırakmamak için kurulmaz. Asıl amaç, hedef kitlenin düzenli takip alışkanlığı geliştireceği bir yayın ritmi yaratmaktır. Özellikle ekonomi, sanayi, teknoloji, tarım, enerji, lojistik ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda okur sadakati, hız kadar tutarlılıkla da oluşur. Burada kritik nokta şudur: Her yayın için tek tip akış modeli çalışmaz. Geniş kitleye oynayan genel haber siteleri ile sektörel odaklı dijital gazetelerin ihtiyaçları farklıdır. Birinde dakika bazlı sıcak gelişme baskısı öne çıkar, diğerinde ise yüksek değerli ve yeniden kullanılabilir içerik havuzu daha belirleyici olur. Kurgu buna göre yapılmalıdır. Haber akışının stratejik tarafı, kurumun editoryal pozisyonunu da netleştirmesidir. Siteniz hızlı ama yüzeysel mi olacak, yoksa biraz daha seçici ama yüksek güven üreten bir yapıda mı ilerleyecek? İdeal model çoğu zaman bu iki uç arasında kurulur. Hızın olduğu yerde hata riski artar. Fazla seçicilikte ise görünürlük kaybı yaşanır. Haber akışının omurgası: kaynak, kategori ve tempo Dijital gazeteye haber akışı kurma sürecinde önce kaynak haritası çıkarılmalıdır. Kaynaklarınız dağınık ve kontrolsüzse, akışınız dağınık olur. Temel olarak üç tür içerik havuzu bulunur: anlık gelişmeler, planlı kurumsal içerikler ve uzmanlık odaklı derinlikli dosyalar. Anlık gelişmeler trafik getirir, fakat tek başına marka inşa etmez. Planlı kurumsal içerikler yayın takvimini doldurur, ancak fazlası sitenin basın bülteni panosuna dönmesine yol açabilir. Derinlikli içerikler ise güven ve farklılaşma sağlar, ama yüksek editoryal emek ister. Sağlıklı akış, bu üç katmanı birlikte çalıştırır. Kategori yapısı da burada belirleyicidir. Çok fazla kategori açmak editoryal enerjiyi böler. Çok az kategori ise uzmanlık sinyalini zayıflatır. Özellikle iş dünyası ve sektörel yayıncılıkta ekonomi, teknoloji, savunma, enerji, tarım, lojistik, sürdürülebilirlik ve şirket haberleri gibi ana eksenler yeterli bir iskelet sunar. Sonrasında alt etiketleme ile detay artırılabilir. Tempo konusu çoğu yayıncı tarafından yanlış okunur. Saat başı içerik girmek her zaman güçlü akış anlamına gelmez. Asıl değer, haber yoğunluğunu günün doğal tüketim ritmine göre planlamaktır. Sabah saatlerinde piyasa, regülasyon ve kurumsal gelişmeler; öğle saatlerinde sektör ve şirket haberleri; akşamüstü ise analiz, görüş ve öne çıkan dosyalar daha etkili olabilir. Elbette bu dağılım, hedef kitlenin davranışına göre değişir. Editoryal masa nasıl kurgulanmalı? Haber akışı, iyi niyetle değil masa disipliniyle yürür. Bu nedenle içerik toplama, önceliklendirme, redaksiyon, görsel eşleştirme ve yayınlama adımları net biçimde ayrılmalıdır. Küçük ekiplerde bir kişi birkaç rol üstlenebilir, ancak süreç yine de tanımlı olmalıdır. İlk aşama izleme masasıdır. Burada ajans akışları, kurumsal duyurular, sektörel gelişmeler, resmi açıklamalar ve özel içerik fırsatları toplanır. İkinci aşama editoryal değerlendirmedir. Her içerik şu sorularla test edilir: Bu haber kime hitap ediyor, neden şimdi yayınlanmalı, kurumsal ve sektörel etkisi ne, başlığı gerçekten taşıyor mu? Üçüncü aşama paketlemedir. Dijital gazetede sadece metin yetmez. Uygun görsel, kısa spot, doğru kategori, ilgili etiketler ve gerekiyorsa foto galeri ya da video desteği haberi tamamlar. Özellikle yeniden kullanılabilir telifsiz içerik modelinde paketleme kalitesi, haberin başka mecralar tarafından da alınabilirliğini artırır. Son aşama ise yayın sonrası takiptir. Hangi kategoriler daha çok dönüşüm üretiyor, hangi saatlerde okuma derinliği artıyor, hangi başlık tipi daha iyi performans veriyor? Editoryal masa, bu verileri izlemiyorsa haber akışı zamanla refleks değil alışkanlıkla yönetilir. Dijital gazeteye haber akışı kurmada içerik türleri nasıl dengelenir? Sürekli sıcak haber yayınlayan sitelerde kısa ömürlü trafik artışı sık görülür. Buna karşılık yalnızca analiz ve röportaja yüklenen yayınlar da yeterli frekansı yakalayamaz. Bu yüzden akışın içinde farklı içerik türlerinin görevi açık olmalıdır. Günlük akışı taşıyan temel haberler görünürlük sağlar. Şirket açıklamaları, yatırım kararları, üretim hamleleri, ihracat verileri, teknoloji iş birlikleri ve mevzuat değişiklikleri bu katmana girer. Bunların üstüne belirli aralıklarla yönetici röportajları, uzman görüşleri ve sektör odaklı arka plan dosyaları eklenmelidir. Böylece site, sadece olanı aktaran değil, olanın ne anlama geldiğini de açıklayan bir yapıya dönüşür. Bir diğer denge başlığı, yerli ve küresel içerik dağılımıdır. Sadece yurt içi haber akışı, özellikle teknoloji, enerji, savunma ve lojistik gibi alanlarda perspektifi daraltır. Sadece dış gelişmelere ağırlık vermek de yerel yayın relevansını zayıflatır. Okur, kendi pazarıyla bağlantı kurabildiği ölçüde küresel haberi değerli bulur. Otomasyon işe yarar, ama tek başına yetmez Birçok yayıncı haber akışını büyütmek istediğinde önce otomasyona yönelir. RSS sistemleri, içerik panelleri, ajans entegrasyonları ve planlama araçları gerçekten zaman kazandırır. Ancak otomasyon, editoryal karar mekanizmasının yerine geçmez. Çünkü haber akışındaki asıl kalite farkı seçimde ortaya çıkar. Hangi başlık ana sayfaya çıkacak, hangisi kısa haber olarak kalacak, hangi içerik özel dosyaya dönüşecek? Bu kararlar sadece yazılım mantığıyla verildiğinde site ya birbirine benzeyen içeriklerle dolar ya da önemsiz haberler görünür alan kaplar. En verimli model, otomasyonu toplama ve tasnif aşamasında kullanmak; editoryal ağırlığı ise başlıklandırma, bağlamlandırma ve önceliklendirmede korumaktır. Özellikle B2B yayıncılıkta bu ayrım kritik önemdedir. Kurumsal okur hız ister, ama aynı zamanda filtrelenmiş bilgi bekler. Kaynak güvenilirliği ve telif yapısı baştan net olmalı Dijital gazetelerde haber akışı kurarken en fazla ihmal edilen alanlardan biri telif ve kullanım hakkıdır. İçeriğin hızlı bulunması, güvenli kullanılabildiği anlamına gelmez. Bu nedenle haber akışına alınacak tüm içeriklerin kaynak statüsü baştan belirlenmelidir. Özellikle telifsiz ve ücretsiz kullanılabilen haber modelleri, küçük ve orta ölçekli dijital yayınlar için ciddi avantaj yaratır. Ancak burada da editoryal standardın korunması gerekir. Ücretsiz içerik düşük kalite demek değildir; fakat seçim filtresi zayıfsa içerik yığınına dönüşebilir. Kapsül Haber Ajansı gibi yeniden yayına uygun, sektörel odaklı ve profesyonel paketlenmiş içerik sunan yapılar bu açıdan operasyonel rahatlık sağlayabilir. Güvenilirlik tarafında ise tek ölçü hız olmamalıdır. Kurumsal açıklama haber değeri taşır, fakat her açıklama aynı editoryal önemi taşımaz. Resmi veri güven verir, fakat yorum gerektirebilir. Uzman görüşü derinlik katar, fakat görüşün pozisyonu açık olmalıdır. Yayıncı bu farkları görünür kılmadığında akış güçlü görünse de güven kaybı başlar. Sürdürülebilir bir haber akışı için gerçekçi model kurun En sık yapılan hata, büyük haber sitelerinin hızını küçük ya da orta ölçekli ekiplerle taklit etmeye çalışmaktır. Bu yaklaşım birkaç hafta içinde kalite düşürür. Daha doğru olan, kaynak kapasitesine uygun bir yayın ritmi kurmaktır. Eğer ekibiniz sınırlıysa, her alanda iddialı görünmeye çalışmak yerine güçlü olduğunuz sektörlerde yoğunlaşın. Savunma, enerji, tarım teknolojileri, lojistik ya da şirket haberleri gibi alanlarda güvenilir bir akış kurmak, genel haberde zayıf bir görünürlükten daha değerlidir. Çünkü uzmanlaşmış akış daha net bir okur profili üretir ve reklamdan kurumsal iş birliklerine kadar birçok alanda daha sağlam pozisyon yaratır. Ayrıca akış modelinizi sadece bugünün trafiğine göre değil, altı ay sonraki editoryal yükünüze göre tasarlayın. Yeni kategori açmak kolaydır, onu her gün nitelikli içerikle beslemek zordur. Çok sayıda haber girmek mümkündür, ama her haberin marka standardını taşıması daha zordur. Dijital yayıncılıkta güçlü görünen siteler çoğu zaman en çok içerik üretenler değil, en tutarlı akışı kuranlardır. Haber akışı bir hacim yarışı değil, editoryal kontrol sistemidir. Doğru kurulduğunda yalnızca sayfa doldurmaz; yayın politikanızı görünür kılar, okura düzen verir ve markanıza her gün yeniden güven inşa eder. Bu da kısa vadeli trafik artışından daha kalıcı bir değerdir.

İzmit’in Aşevi Kapasitesi 2,5 Kat Arttı Haber

İzmit’in Aşevi Kapasitesi 2,5 Kat Arttı

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, 2019 yılında kurulan aşevinin büyütülerek kapasitesinin iki buçuk kat artırıldığını belirtti. Belediye bütçesini daha verimli kullanmak amacıyla yemek hizmetini kendi bünyelerinde üretmeye başladıklarını söyleyen Hürriyet, bu sayede maliyetlerin yarı yarıya düştüğünü ve günlük yemek üretiminin zaman zaman 10 bine ulaştığını ifade etti. Yeni sistemle yemeklerin hijyenik koşullarda hazırlandığını ve paketlemenin modern makinelerle yapıldığını belirten Hürriyet, Milli Eğitim izin verirse okullardaki tüm öğrencilere ücretsiz yemek ulaştırmak istediklerini de ifade etti. “SORUMLULUK BİLİNCİYLE HAREKET EDİYORUZ” Başkan Hürriyet Aşevi incelemesinde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; “2019 yılında, göreve gelir gelmez bir aşevi kurmuştuk. Özellikle milletimizin parasını harcıyoruz ve bu parayı harcarken de sorumluluk bilinciyle hareket etmeye özen gösteriyoruz. Yemek hizmeti belediye bütçelerinde devasa boyutlarda yer alıyor ve sürekli dışarıdan alım gerektiren işlerden bir tanesi. Belediyeler bütün hizmetlerinde ikramlar verir, yemekler yapar, birçok hizmet hep yemek altyapısına dayalı. “HER GÜN DEVASA SOFRALAR KURUYORUZ” Biz bu tespitimizin ardından sonra hızlıca bir aşevi kurduk. Bu aşevimizin öncesinde daha sınırlı kapasitesi vardı. Sonrasında baktık artık hacim büyüyor, hizmetler büyüyor. Hatta yeri geliyor bazen büyükşehir ayarında iş yapıyoruz. Devasa sofralar kuruyoruz. Çok ciddi bir kapasitede yemek üretiyoruz. Yani günlük on bini bulduğumuz zamanlar oluyor. Hesabını kitabını yaptık ve baktık ki üretmek yarı yarıya bize maliyeti düşürdü. Bu sayede aynı parayı harcadık ama daha çok ürettik, daha çok halkın ayağına gittik. HER AKŞAM 5 AYRI NOKTADA YEMEK HİZMETİ Aşevimizin kapasitesi artık iki buçuk kat oranında arttı ve bu sayede biz sonrasında açtığımız kent lokantalarının yemeklerini de bu aşevinde yapıyoruz. Okullara götürdüğümüz yemekleri de bu aşevi sayesinde üretebiliyoruz. Dışarıdan alsak bunlar en az iki üç katı fazla maliyetle almak zorunda kalacaktık. Ama bu bize çok ciddi bir avantaj sağladı. Şu anda biz neredeyse her akşam beş ayrı noktada aşevinden çıkardığımız yemekleri servis ediyoruz sofralara. TAM DONANIMLI MOBİL AŞ EVİ İki tane kent lokantamızda Ramazan boyunca ücretsiz iftar yemeğimiz var. Kültür Tepesi’nde mobil aşevimiz hizmet veriyor. O mobil aşevinin içerisinde de su sistemi, enerji sistemi, tenceresi, ocağı, her şeyi bulunuyor. Dolayısıyla o mobil aşevini de istediğimiz yere çekiyoruz ve direkt orada yemek yapabiliyoruz. “YEMEKLER HİJYENİK BİR ORTAMDA YAPILIYOR” Paketlemeyi de kendimiz yapıyoruz. Son sistem makineler aldık. Yemeklerimiz çok hijyen bir şekilde dörtlü kaplarda kapatılarak yapılıyor. Çeşidi de arttırdık artık. Eskiden yemekte daha sınırlı çeşit yapabiliyorduk. Gıda mühendisimizin gözetiminde yemeklerimiz oldukça hijyenik bir ortamda hazırlanıyor. Milletin parasını doğru harcamak bizim için önemli. İşte o milletin parasını harcarken de üretmeye gayret ediyoruz. “OKULLARA YEMEK HİZMETİ SUNMAK İSTİYORUZ” İftar saatinde ailelerin evlerine sıcak yemek veriyoruz. Bu aşevi sayesinde bütün okullara hiçbir çocuğu ayırmadan, zengin fakir demeden her gün bin öğün ücretsiz yemek verme kapasitemiz ve imkanlarımız var. İnşallah Milli Eğitim izin verirse bütün okullara bu hizmeti yararlandırmak istiyoruz. Paketli bir şekilde çocuklarımıza bu yemekleri ulaştırmak istiyoruz. Kolay tüketebilecekleri bir paketleme sistemimiz de var bu anlamda. “BİRÇOK ALANDA HİZMET VERİYORUZ” Bütün üniversite öğrencilerine her gün bir öğün ücretsiz yemek veriyoruz. Biz bu aşevi sayesinde üniversite öğrencilerinden yaşlı insanlarımıza taziye ziyaretlerinden okullara yaptığımız bütün ziyaretlerde ya da etkinliklerimizde yemeklerimizin hepsini buradan çıkarmaya çalışıyoruz. “BÜYÜKŞEHİR AYARINDA YEMEK ÜRETİYORUZ” İnşallah kendi çiftliğimizi kurarsak et tedariğimizi daha pratik hale getireceğiz. Biliyorsunuz halk etimiz var. Mobil Halk etimiz de bulunuyor. Artık dernekler, sivil toplum örgütleri, kurumlar bize malzemelerini verdiği takdirde biz onlara buradan pişirme hizmeti veriyoruz. Onlara hem salonlarımızı ücretsiz kullanıyorlar hem de pişirme hizmeti veriyoruz. Devasa bir üretim yapıyoruz. Büyükşehir ayarında biz yemek üretiyoruz. Bu kolay bir şey değil.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.