Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pakistan

Kapsül Haber Ajansı - Pakistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pakistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kimya Sanayisinden Stratejik Buluşma Haber

Kimya Sanayisinden Stratejik Buluşma

Türkiye’nin ihracatında stratejik sektörler arasında yer alan kimya sanayisi, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ülke ekonomisinin lokomotif alanlarından biri olmayı sürdürdü. Toplam ihracat içinde ikinci sırada yer alan sektör; artan küresel rekabet, sürdürülebilir üretim baskısı ve yeni pazarlara erişim ihtiyacıyla birlikte uluslararası iş birliklerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu çerçevede, Türkiye ve EMEA Bölgesi’nin en geniş kapsamlı kimya platformlarından biri olan Turkchem Eurasia 2026, 11. kez düzenlenecek organizasyonuyla 25–27 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Artkim Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenecek fuar; özel ve spesifik kimyasallardan genel kimyasallara, petrokimyadan laboratuvar ve ölçüm cihazlarına, proses ve otomasyondan paketleme, geri dönüşüm ve çevre teknolojilerine, nadir toprak elementlerinden gübre kimyasallarına kadar kimya sanayisinin tüm alt bileşenlerini aynı çatı altında buluşturacak. Devlet destekleriyle güçlenen yapısı ve artan uluslararası katılımıyla birlikte Turkchem Eurasia 2026 için stant satış süreci de başladı. KİMYA İLE İLGİLİ HER ŞEYİ BULUŞTURAN PLATFORM İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye’nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi. Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır “Kimya ile İlgili Her Şey” mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor. RAKAMLARLA TURKCHEM’İN ULUSLARARASI GÜCÜ Turkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan’dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem’in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi. KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİN Turkchem Eurasia 2026’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, “Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia’nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye’de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek.” dedi. PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONU Turkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor. KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASI Turkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker’de Üst Düzey Atama Haber

Ülker’de Üst Düzey Atama

Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker’in satış organizasyonunda görev değişimi yaşandı. Şirketin Satış Başkan Yardımcılığı görevine Kayhan Zenginoğlu getirildi. Şu anda Satış Başkan Yardımcısı görevini yürüten Ahmet Şenel ile Kayhan Zenginoğlu, Ocak 2026’da görev devri sürecinde birlikte çalışacak. Oryantasyon sürecinin ardından ocak ayı sonunda Şenel, görevini Kayhan Zenginoğlu’na devredecek. Kayhan Zenginoğlu şirketin satış süreçlerinden sorumlu olacak ve doğrudan Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı’ya raporlayacak. Ülker CEO’su Kölükfakı: “Zenginoğlu’nun birikimi şirketimize değer katacak” Görev değişimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, “33 yıllık kariyeri boyunca Türkiye’de ve yurt dışında önemli görevlerde bulunan Kayhan Zenginoğlu, şirketimizin satış stratejilerini yeni yaklaşımlarla şekillendirip sahada etkin şekilde hayata geçirilmesine liderlik edecek. Deneyimli satış ekibimizin, teknolojinin sunduğu fırsatlarla yeni yetkinlikler kazanmasını, müşteri odaklı yaklaşımımızın sahada daha da güçlenmesini sağlayacak. Zenginoğlu’nun satışta global bilgi birikimi ve yönetim tecrübesinin şirketimize değer katacağına inanıyorum. Bu vesileyle, 31 yıl boyunca Ülker’in büyümesine, markalarımıza ve ticari yapımıza çok kıymetli katkılar sunan Ahmet Şenel’e teşekkür ediyor ve bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyorum.” dedi. Zenginoğlu: “Satış organizasyonumuzun etki alanını daha da genişleteceğiz” Yeni göreviyle ilgili görüşlerini paylaşan Kayhan Zenginoğlu ise şunları söyledi: “Ülker gibi köklü, yenilikçi bir şirkete katılmaktan büyük mutluluk, heyecan ve onur duyuyorum. Ülker’in global vizyonu doğrultusunda, satış organizasyonunun güçlü etki alanını daha da genişletmek, sahadaki uygulamalarla fark yaratmak üzere ekip arkadaşlarımla beraber çalışmak için sabırsızlanıyorum.” Kayhan Zenginoğlu kariyeri boyunca farklı ürün kategorilerde ve satış kanallarında görev aldı. Unilever’de 33 yılı aşkın süre çalışan Zenginoğlu, son olarak The Magnum Ice Cream Company Pakistan Genel Müdürü ve aynı zamanda Global Dondurma Ev Dışı Tüketimi Transformasyon Lideri olarak görev yapmıştı. Kayhan Zenginoğlu Hakkında: İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olan Kayhan Zenginoğlu, kariyerine 1993 yılında Unilever’de Piyasa Analisti olarak başladı. 1996 yılının sonunda askerlik nedeniyle görevinden ayrılan Zenginoğlu verdiği aranın ardından 1998 yılında Ulusal Zincir Müşterilerinden sorumlu müşteri temsilcisi olarak Unilever’e geri döndü. Zenginoğlu, 2001 yılında ise yerel zincirler kanalına Marmara Bölge Yöneticisi olarak atandı. Satışta geçen kariyeri süresince farklı kategori ve kanallardan sorumlu olan Kayhan Zenginoğlu, Kategori Operasyon Yöneticiliği, Geleneksel Kanal İstanbul Bölge Müdürlüğü, Müşteri Pazarlama Direktörlüğü, Geleneksel Kanal & C&C Direktörlüğü gibi kritik roller üstlendi. Zenginoğlu, 2019-2024 arasında, Türkiye’deki son rolünde Unilever’in önemli iş kollarından Algida bünyesinde Müşteri İş Geliştirme & Stratejik Planlama Direktörü olarak sergilediği yüksek etki ve dönüşüm liderliğinin ardından, kariyerine uluslararası bir sayfa ekleyerek 2024 sonunda Pakistan’a atandı. Burada The Magnum Ice Cream Company Pakistan Genel Müdürü ve aynı zamanda Global Dondurma Ev Dışı Tüketimi Transformasyon Lideri olarak görev yaptı. Kayhan Zenginoğlu, Pakistan’da geçirdiği dönemde marka ve operasyon dönüşümünün hızlandırılmasında, organizasyonel kültür gelişiminde ve sürdürülebilir ticari büyümenin sağlanmasında kritik rol oynadı. Tüm bu görevlerini sürdürürken Zenginoğlu, Türkiye’de bulunduğu dönemde Lead Network Türkiye Yönetim Kurulu üyeliği görevini de üstlendi.

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi Haber

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, çalışmalarını sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin askeri gemi inşa alanında attığı adımlarda stratejik bir rol üstlenerek, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön vermeye devam ediyor. STM; korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot, denizaltı tasarım ve modernizasyon projeleri ile otonom sualtı sistemleri gibi geniş bir yelpazede, hem Türk Donanması’na hem de müttefik donanmalara hizmet veriyor. Askeri gemi inşa alanında 300’e yakın nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye’nin bu alandaki en yetkin şirketi olan STM, çeşitli deniz platformları için dizayndan teslime kadar inşa ve modernizasyon projelerinin her aşamasını yönetiyor. Mavi Vatan’da pek çok kritik sistemin millileştirilmesi ve yerlileştirmesini de imkân sağlayan STM, askeri gemi inşa sanayiindeki güçlü ekosistemi ile pek çok kritik sistemde dışa bağımlılığa da son verdi. Dünyada 11 Farklı Tersanede 44 Askeri Gemi Platformu Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığı başlayan ve dünya donanmalarının güvenilir ortağı olan STM, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 proje yürüttü. Türk Donanması’nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için suüstü ve denizaltı platformları geliştiren STM, gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunarak yerel katkıyı en üst seviyeye taşıyor. Suüstü ve Sualtı Projelerinde Geniş Yelpaze STM’nin suüstü platformlarında korvet kapsamında; 4 adet ADA Sınıfı Korvet, 3 adet Malezya Korveti, 2 adet Ukrayna Korveti, Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK; Fırkateyn projesinde ise 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn bulunuyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilirken, 7 milli fırkateynin üretimi ise STM-TAİS OG İş Ortaklığında inşası sürüyor. STM ayrıca, Türk Donanması için Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlattı. AB ve NATO Ülkesine İlk Askeri Gemi İhracatı Lojistik destek gemileri alanında öncü projelere imza atan STM, Türk Donanması için 2 adet Lojistik Destek Gemisi ile Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. STM, Portekiz Donanması için geliştirdiği 2 adet Lojistik Destek Gemisi projesiyle, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatına imza attı. Denizaltı Mühendisliğinde Milli Güç Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında Türkiye’de öncü çalışmalar yapan STM; Gölcük Askeri Tersanesi’nde inşa edilen 6 adetlik Reis Sınıfı Denizaltıların üretimine mühendislik ve yerlileştirme desteği veriyor. Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500’ü geliştiren şirket; Türk Donanması’ndaki Ay (2), Preveze (4) ve Gür Sınıfı (4) denizaltıların modernizasyonunda yer alarak, denizaltıların ömürlerini milli ve modern sistemlerle uzatılmasını sağlıyor. Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye’nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatına imza atan STM, üç denizaltıdan ikisinin modernizasyonu Pakistan’da tamamladı. STM NETA Otonom Sualtı Aracı ile de geleceğin deniz harekât konseptlerine yönelik çözümler geliştiriliyor. Güleryüz: Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketiyiz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deniz Kuvvetlerimizle birlikte çalışarak kazanılan mühendislik tecrübesi ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın stratejik öncülüğü sayesinde STM’nin denizcilik serüveni MİLGEM projesiyle başlamış; bu yolculuk, Türkiye’de milli deniz platformları ve denizcilik ekosisteminin gelişimine yön veren önemli adımları beraberinde getirmiştir. STM olarak, Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını ileri mühendislik çözümleriyle karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelerin deniz kuvvetlerine yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konumdayız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde Türkiye’de şu an 40’ın üstünde askeri gemi projesi yürütülüyor. STM olarak bizler de, eş zamanlı şekilde şu anda 8 farklı tersanede bu 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer alıyoruz. Toplamda ise bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettik. Onlarca suüstü ve sualtı projesini yönetebilmek; sahip olduğumuz sistem mühendisliği yetkinliğinin, proje yönetimi kabiliyetimizin ve güçlü ekosistemimizin bir göstergesi. Önceliğimiz, Donanmamıza yenilikçi ve güçlü platformlar kazandırmak. Bu doğrultuda özellikle insansız deniz araçları alanındaki ürün ailemizi genişletmeyi, sürü ve tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedefliyoruz. Milli mühendislik birikimimizi de ihracata dönüştürerek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmaya devam ediyoruz. Verdiğimiz güven, esnek mühendislik çözümlerimiz, hızlı teslimat, NATO standartlarındaki üretim kabiliyetimiz ve teslim sonrasındaki sürekli hizmetlerimiz ile tercih ediliyoruz. Önümüzdeki dönemde de STM’yi, küresel ölçekte tercih edilen bir denizcilik ve savunma mühendisliği markası olarak daha ileri taşıyacağız.”

İş Dünyasında Yeni Rota Pakistan Haber

İş Dünyasında Yeni Rota Pakistan

Türkiye’deki işletmelere insan hakları ve çevresel durum tespiti (HREDD) alanında bilgi, danışmanlık ve eğitim hizmetleri sağlamak üzere Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) iş birliği, Alman Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı (BMZ) finansal desteği ile hayata geçirilen Sorumlu İşletmeler Destek Merkezi (Responsible Business Helpdesk / RBH Türkiye) birinci faaliyet yılının son etkinliğini İstanbul’da gerçekleştirdi. Türkiye ve yurt dışından kamu, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı RBH Türkiye Yıl Dönümü Etkinliği’nde ayrıca TÜRKONFED ile Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) arasında iş birliği mutabakat zaptı imzalandı. Veral’den İstanbul’daki işletmelere çağrı: “Anadolu’ya sadece mal değil, işletme kültürü de taşıyın” Sürdürülebilir büyüme ve insan haklarına saygının yeni nesil rekabetçiliğin temel koşullarını oluşturduğunu söyleyen TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Veral, “Ülke ekonomisinin merkezi konumundaki İstanbul, Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 50'sini gerçekleştiriyor. Ayrıca AB ile en yoğun ticari entegrasyona sahip bölgemiz. Dolayısıyla İstanbul, ülke ekonomisinde topyekûn iyileşme için de tetikleyici, birleştirici ve öncü olma görevini sırtlanabilir. Ancak özellikle son 10 yılda İstanbul’un rekabetçilik skorlarındaki dalgalı gidişat, bize açık bir mesaj veriyor: Gücümüzü sürdürülebilir kılmak için kendi iç dinamiklerimizin yanı sıra çevremizdeki yapısal risklere de odaklanmalıyız. Bölgeler arasındaki kalkınma farklarının kapanması için İstanbullu işletmelerin Türkiye’nin farklı bölgelerine sadece mal değil; bilgi, tecrübe ve sorumlu işletme kültürü de taşıması gerektiğini düşünüyoruz. Anadolu’nun büyümesi, İstanbul’un da dayanıklılığını artırır” dedi. 23 Nisan’da Silivri merkezli yaşanan depremin Türk ekonomisinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir stres testi olduğunu ifade eden Veral, şöyle devam etti; “İstanbul, Türkiye'nin toplam GSYH'sinin yaklaşık yüzde 30'unu üretiyor. Bu bölgedeki ekonomik, lojistik ve finansal yoğunlaşma, olası afetlerin ulusal ekonomi üzerindeki etkisini de artırıyor. Dolayısıyla İstanbul'un sorumluluğu, liderlik etmenin ötesine geçerek birlikte büyümeyi mümkün kılmaktır.” “Türkiye ve Pakistan arasındaki dostane bağları ticaret odağında güçlendireceğiz” TÜRKONFED ile FPCCI arasında imzalanan iş birliği mutabakat zaptı hakkında da bilgi veren Veral, “Bugün burada, Türkiye ve Pakistan arasındaki dostane bağları, ticaret odağında güçlendirmek, ekonomik iş birliğimizi derinleştirmek ve iş dünyamız için yeni fırsatlar oluşturmak için yeni bir adım atıyoruz. Küresel belirsizliklerin ve yerel ekonomik zorlukların derinleştiği bu dönemde, ülkelerarası iş birlikleri her zamankinden daha da büyük önem taşıyor. Biz de bu iş birliği ile karşılıklı olarak işletmelerimizin diğer ülkedeki faaliyetlerini ve iş birliklerini destekleyecek; ticaret, eğitim ve insan kaynağı değişimini teşvik ederek güçlendireceğiz. Ayrıca Sorumlu İşletmeler Destek Merkezi kapsamında her iki ülke olarak, sorumlu işletmelerin sayıca artırılması ve ekonomilerimizin günümüz anlayışı ve gereklilikleri doğrultusunda dönüştürülmesi için ortak çaba göstereceğiz” diye konuştu. Martin Graf: “Sorumlu ekonomi etik değerlere dayanır” Almanya Federal Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı ve Maslahatgüzar Martin Graf ise “Sorumlu bir ekonomi, etik değerlere dayanan bir ekonomidir. Bu modelde şirketler hâlâ kâr etmeyi ve büyümeyi hedefler. Ancak bunu insan onuruna saygı göstererek, adaleti gözeterek ve gezegenimizi gelecek nesiller için koruyarak yaparlar” açıklamasında bulundu. Türkiye ve yurt dışından konuşmacılar sorumlu ve sürdürülebilir ihracatı ele aldı Açılış konuşmalarının ardından RBH Türkiye Direktörü Şeyda Dağlı Karadişoğulları, merkez ve eğitim hakkında katılımcılara bilgi verdi. OECD İstanbul Merkezi Mali ve Kurumsal İşler Direktörlüğü Politika Analisti Dylan van de Ven özel konuşmacı olarak etkinlikte yer alırken RBH Türkiye Danışmanı ve Minerva BHR Eş İcra Direktörü, Kurucu Ortağı Dr. Pınar Kara ise ‘AB Direktifleri Çerçevesinde İnsan Hakları ve Çevresel Durum Tespiti (HREDD) Temelleri ve Uyum Süreci’ni anlattı. Etkinlikte ayrıca iki panel düzenlendi. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Onur Ünlü’nün moderatörlüğünü üstlendiği ‘Tedarik Zincirlerinde Sorumlu İş Davranışlarına Yönelik Düzenlemelerin İhracata Etkisi’ başlıklı panelde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda Uzman Nilay Çamcı, Danimarka Ticaret Konseyi Küresel Değer Zincirleri Bölgesel Sürdürülebilirlik Danışmanı Rikke Agerholm Therkildsen ve Fair Wear Türkiye Ülke Müdürü Selin Başarır konuşmacı olarak yer aldı. Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR) İletişim İcra Kurulu Üyesi ve Allianz Sigorta Satınalma Grup Başkanı Fatma Özgül’ün moderatörlüğündeki ‘Sürdürülebilir İhracat için AB Direktiflerine Özel Sektör Yaklaşımı’ panelinin konuşmacıları ise Ereks Blue Matters Operasyon ve Sürdürülebilirlik Direktörü Pelin Birsen, Sumoteks Tekstil Sürdürülebilirlik Ekip Lideri Emre Bozdemir ve Anadolu Isuzu İnsan Kaynakları Müdürü Melis İldağ oldu. Pakistan ile iş birliği geliştirilecek RBH Türkiye Yıl Dönümü Etkinliği’nde, TÜRKONFED ile FPCCI arasında iş birliği mutabakat zaptı da imzalandı. TÜRKONFED adına Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Veral, FPCCI adına ise Başkan Yardımcısı Qurrat ul Ain’in imzaladığı mutabakat zaptı, iki kurum arasındaki ticaret iş birliğini güçlendirmeyi, akademik kurumlar arasında araştırma ve inovasyon odaklı ortaklıklar kurmayı ve insan kaynağı değişim programlarıyla kapasite geliştirmeyi amaçlıyor. Öte yandan TÜRKONFED’in RBH Türkiye, FPCCI’nin de RBH Pakistan’ın ev sahibi kuruluşu olması dolayısıyla RBH’lerin çalışma alanları çerçevesinde de iş birliği yapılması planlanıyor. Bu iş birliğinin temelini de insan hakları ve çevresel durum tespiti temelinde geliştirilen eğitim içeriklerinin paylaşılması, ortak eğitim ve seminerler düzenlenmesi oluşturacak. Tekstil ve otomotivdeki HREDD uygulaması ortalaması yüzde 12’de kaldı RBH Türkiye, Türkiye’deki şirketleri insan hakları ve çevresel durum tespiti standart ve zorunlulukları konusunda bilgilendiren, farkındalık yaratan, tavsiyelerde bulunan, onları yerel uzmanlar ile hizmet sağlayıcılarla buluşturan yerel bir destek merkezi olarak faaliyet gösteriyor. İlk uygulama döneminde odağına otomotiv ve tekstil sektörlerini alan merkez, geçtiğimiz Şubat ayında Türkiye’de Sorumlu İşletme Davranışları başlıklı bir araştırma raporu yayımladı. Buna göre HREDD alanında uygulama yapma oranı tekstil sektöründe yüzde 18, otomotivde ise yüzde 6 seviyesinde oldu. Böylece iki sektörün ortalaması yüzde 12’de kaldı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.