Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Panel

Kapsül Haber Ajansı - Panel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Panel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İlham Veren Kadınlar “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” İçin Buluştu Haber

İlham Veren Kadınlar “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” İçin Buluştu

Türkiye İş Bankası tarafından düzenlenen “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” paneli, farklı alanlarda önemli başarılar elde etmiş kadınların deneyimlerini aktarmalarına, bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin farklı bir boyutta ele alınmasına vesile olmak amacıyla dört yıldır düzenleniyor. Bu yılki etkinliğin Beslenme uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu, The Godwild Kurucu Ortağı Dilara Koçak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” başlıklı ilk oturumunda sürdürülebilir yaşama yaptıkları katkılarla dikkat çeken konuşmacılar yer aldı. Antropolog ve Susuz Tarım Uzmanı Dr. Ece Aynur Onur ABD’deki akademik kariyerini bırakarak annesinin kuraklıkla mücadele eden köyünde başlattığı susuz tarım dönüşümünü anlatırken; Yazar ve İçerik Üreticisi Hale Acun Aydın sürdürülebilir yaşama geçiş için küçük adımların önemine değindi. Şef, Youtuber ve Yemek Yazarı Refika Birgül ise gıda israfının önlenmesine yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gazeteci Gülay Afşar moderatörlüğündeki “Kendi Hikâyesini Yazanlar” oturumunda Seraf Restoran Kurucu Ortağı ve Şefi Sinem Özler kadın şef olarak bazı zorluklar yaşamış olsa da emek ve istikrarın iyi bir yere gelmek için büyük önem taşıdığını anlattı. Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı Zehra Öney kadınların teknolojide ve yaşamın her alanında daha etkin roller üstlenmesinin önemine dikkat çekti. Menstrüel ürün pazarında faaliyet gösteren Beije markasının kurucusu ve CEO’su Doruk Akpek de kadınlara yönelik bir alanda başladığı girişim yolculuğunda karşılaştığı önyargılara değindi. SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Sivil Toplum Masası Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi Taurin moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sınırların Ötesinde” oturumunda Ödüllü Oyuncu Fadik Sevin Atasoy Türkiye’nin ilk kadın samurayı olma sürecinde yaşadığı değişim ve dönüşümleri anlatırken; Olimpiyat, Avrupa, Dünya Şampiyonu Milli Boksör Busenaz Sürmeneli başarılarındansa yenilgilerinin kendisi için daha öğretici olduğunu söyledi. Dijital Sanatçı Ecem Dilan Köse de dijital sanat alanında Japonya’ya uzanan başarılı kariyer yolculuğunu aktardı. Oggusto’nun kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğündeki kapanış oturumunda ise Future & Bright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula beyaz yakalı kadınlar arasında yaptıkları araştırmanın Türkiye’de kadınlar için bir potansiyel sorununa değil bir sistem sorununa işaret ettiğini belirtti. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem kız çocuklarının doğru rol modellerle yönlendirilmesinin önemine işaret etti. PANEL KONUŞMALARI Dönüşüm: Topraktan Geleceğe Panelin “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” oturumu Beslenme Uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu ve The Good Wild Kurucu Ortağı Dilara Koçak moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Toprağın, suyun, havanın hasta olduğu bir ortamda insanların iyi olmasının mümkün olmadığını söyleyen Koçak, “Karnımızı doyuramadığımız, gıdaya erişemediğimiz bir ortamda barış, istihdam, eşitlik, eğitim de olmaz. Hem kendimizi hem geleceği iyi beslemek konusunda dönüşüm yaratmış kadınların hikayeleri bu açıdan çok ilham verici” diye konuştu. Antropolog ve Susuz Tarım Uzmanı Dr. Ece Aynur Onur, ABD’de akademik kariyerini sürdürürken dedesinin vefatının ardından annesinin doğduğu köye döndüğünde, köyün adeta savaşa maruz kalmış gibi bir yıkıntıya uğradığını gördüğünü belirterek, şöyle konuştu: “Burada birileri bir şeyler yapmalı, biz yapmazsak kim yapar diye düşündüm. Kullanılabilir suyun yüzde 80’inin tarımda kullanıldığını, bu suyun neredeyse yarısının da israf edildiğini öğrenince su kullanmadan üretim yapabilir miyiz diye yola çıktık. Önce kuraklık canavarıyla savaşmaya çalıştım ama fark ettim ki kuraklıkla savaşamam. Doğayla barışırsam savaşmama da gerek kalmayacak. Akademik araştırmalarımı Anadolu kadınlarının kadim bilgisiyle birleştirince dönüşüm başladı. Bugün köyde Toprağın Melekleri kolektifiyle 42 çeşit tıbbi aromatik bitki, 6-7 çeşit baharat ve çay üretimini zehirsiz ve sulama olmadan yapıyoruz. Bugün gençlerin susuz tarıma ilgi duyduğunu görmek; köyde tekrar istihdam yaratmak, gençlerin, çocukların cıvıltılarını duymak çok güzel.” Yazar ve İçerik Üreticisi Hale Acun Aydın, sadeleşme yolculuğunda öncelikle kişinin kendisinden ve evinden başlaması gerektiğini belirterek, “Sürdürülebilirlik sadece bireyle ilgili bir süreç değil ama devletler ve kurumların yanında bireylerin de yapabilecekleri var. Akıllara bir fikir düşürmek ve yüzde 5-10 değişim bile değerli. Eşyaları azaltınca evlerimizdeki alan artıyor. Evi derleyip toplamak, hayatla ilgili işleri yönetmek pratiklik gerektiriyor, eşyaları azaltmak bu pratikliği getiriyor ve zaman kazandırıyor. Gereksiz alışverişlerin daha fazla farkına vardığınızda eşya değil deneyimi önceliklendiriyorsunuz böylece para kazanıyorsunuz. O yüzden sadeleşmek aslında zenginleştiriyor” dedi. Şef, Youtuber ve Yemek Yazarı Refika Birgül ise, gıda kaybına dikkat çektiği konuşmasında “100 birim üretim yapıyorsak 25’ini yiyoruz, geri kalanı israf oluyor. Ancak burada değişim kesinlikle mümkün. Bunun için doğru satın alma ve saklama, bozulan ürünleri anlama, bozulduysa dönüştürme ve değerlendirme yollarını da içeren 9 adımdan oluşan bir rehber oluşturduk” dedi. Kurtuluşun topraktan olduğuna inandığını söyleyen Birgül, “Youtube kanalımızın adı Yemek Okuluydu; hedefim onu yavaş yavaş Tarım Okuluna çevirmek, toprağa dönmek ve bu yolculuğu daha iyi anlayarak matematikselleştirip, başkalarına da anlatabilmek” diye konuştu. Kendi Hikayesini Yazanlar Seraf Restoran Kurucu Ortağı ve Şefi Sinem Özler, yeme-içme sektörüne yönetici olarak başladığını ve hayatın evrilmesiyle restoranda şef olduğunu anlatarak, şunları söyledi: “Aslında yemek yapmakla ilgili bir eğitim almadım. Öğrendiklerim annemin evde öğrettiklerinden ibaretti. Bir nevi okyanusta çırpınarak yüzmeyi öğrendim. İlk zamanlar elbette kadın şefe pek alışkın olunmadığı için meraklı gözleri, ataerkil yaklaşımı hissettim. Halbuki mutfakta cinsiyetin değil emeğin ve istikrarın yarışması gerekiyor.” Kadınların görünür olmasının, tabuları yıkmalarının kendi ellerinde olduğunu ifade eden Özler, kadınların hayallerini gerçekleştirdiği süreçte emek ve istikrarın yanı sıra hiç vazgeçmemenin çok büyük önem taşıdığını, ancak bu yaklaşımla kadınların toplumda iyi bir yerlere gelebileceğini vurguladı. Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı Zehra Öney de bir insanın en büyük gücünün anlık değişim, dönüşümle uyum sağlayabilmesi olduğuna dikkat çekerek, “Ben 12 yıl kadar turizm alanında çalıştıktan sonra bir GSM şirketinde çalışmaya başladım. Sürekli öğrenip gelişmek, hiçbir riskten ve sorundan korkmamak sayesinde bambaşka bir sektöre geçiş yapabildim” dedi. Öney, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz artık bir teknoloji servisi ya da ürün çağının içinde değil yepyeni bir sistemin içindeyiz. Bunu öğrenmek yetmeyecek, içini dizayn etmemiz gerekecek. Kadınlar da sadece teknolojik değil toplumsal, psikolojik, felsefi bütün unsurların bir araya toplandığı etik dizaynın yaratıcıları olmalı. ‘Ben bunu öğreneyim’ yaklaşımı yerine tavır değiştirip, “yardım etmeyelim, biz kadınlar olarak kolları sıvayalım, bu konuyu gerçek bir konu olarak üstlenelim” demeliyiz. Binlerce yapay zekâ aracına verdiğimiz bilgiler yarın insanlar açısından etik sorunlar yaratabilir. O yüzden sadece öğrenmekle kalmayalım yapay zeka dünyasında etik kısmın dizaynında da çalışalım.” Menstrüel ürün pazarında faaliyet gösteren Beije markasının kurucusu ve CEO’su Doruk Akpek de özellikle bir erkek olarak kadınlara yönelik bir alanda girişim yolculuğuna başladığında etrafında birçok kişinin bu durumu anlamlandıramadığını, garipsediğini söyledi. İyi bir ekiple ürünü ortaya çıkarıp hangi noktalarda farklı oldukları bilinir hale geldikçe olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Akpek, “Şirketimizde çalışanların büyük çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Zaten cinsiyetten bağımsız bir iş ortamı söz konusu olduğunda, insana ‘kadın’ veya ‘erkek’ değil de ‘insan’ olarak yaklaştığınızda sorunlar da azalıyor” diye konuştu. Sınırların Ötesinde “Sınırların Ötesinde” oturumunun moderatörlüğünü üstlenen SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Sivil Toplum Masası Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi Taurin, “Sınırları aşmak derken hem uluslararası düzeyde başarılara imza atmak hem de kadınların önüne konulan sınırların ötesine geçmekten bahsediyoruz. Sınır dediğimiz şey bazen kendi içimizde başlıyor ama bunları aşmak da kadınların süper güçlerinden biri. Bunu çoğu zaman normalleştiriyor olsak da günlük hayattan kariyere kadar bu süper güç hepimizin omuzlarında” dedi. Ödüllü Oyuncu ve Türkiye’nin ilk kadın samurayı Fadik Sevin Atasoy, kendisini bir arketip olarak tanımladığı konuşmasında, “Ben farklı coğrafya ve zaman dilimlerinde birbirlerinden habersiz olmasına rağmen aynı onurlu duruşu paylaşan kadınların bir arketipiyim. Tarihin bir döneminde feodal bir coğrafyada savaşa giden kadınlar varken, başka bir zamanda Anadolu’da sırtında bebeğiyle cephane taşıyan kadınlar vardı. Bu kadınlar ortak bir duruş sergilediler” dedi. İçindeki bu arketiple tanışmasının vücudunda yayılmaya hazır bir tümör bulunduğunu haber almasının ardından gerçekleştiğini söyleyen Atasoy, samuray eğitimi ve sonrasındaki dönüşümünü şöyle anlattı: “16 onurlu duruşu olan kadın ile eğitim alırken 4,5 yıllık kanser mücadelemi kimseyle paylaşmamıştım. Son gün zihnim ve bedenim arasında bir mücadele başladı. Sınırları aşmak uğruna kendi sınırlarımı ihlal mi edecektim? Gerçeğimi reddetmedim, daha fazla devam edemeyeceğimi söyleyip bir ağaç gölgesinin altına oturdum. Ne kadar kırılgan, zaafları olan, yardıma muhtaç biri olduğumu o ağacın altında anladım. Gerçek gücüm kırılganlığımda, onu reddetmekte değil kabullenmekte saklıydı.” Olimpiyat, Avrupa, Dünya Şampiyonu Milli Boksör Busenaz Sürmeneli ise, acının insanın hayatındaki yol gösterici rolüne işaret eden konuşmasında, “Doktora omuzum ağrıyor dediğimde, ‘Sınırını bilmemişsin, çok zorlamışsın’ demişti. Sonrasında yine çok zorladım. Üç ameliyat geçirdim. Şimdi sınırımı biliyorum. Bence hem psikolojik hem fiziksel anlamda acı hepimiz için bir yol arkadaşı. Nerede durmamız nerede harekete geçmemiz gerektiğini söylüyor” diye konuştu. Öte yandan acısız başarının da mümkün olmadığını; en büyük madalyalarını en kötü yenilgilerine borçlu olduğunu söyleyen Sürmeneli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ringe çıkıyorsun ve tek başınasın. Gününde olmayabilirsin, yenilebilirsin. Sonuçta hepimiz insanız, duygularımız var ama anda kalmak önemli. Kazandıklarımın değil kaybettiklerimin bana çok şey öğrettiğini düşünüyorum. Tokyo’da olimpiyat şampiyonu oldum. O zaman bu yolun güzelliğini anlayamamıştım. 2024 Paris Olimpiyatları’nda yenildim. Soyunma odasına gittim, ağladım, dışarıda ekibim bekliyordu. 17 senelik hocama sarıldım ve ‘Şu an ağlıyorum ama bu yenilgiden çok şey kazandığımı biliyorum’ dedim. 4 ay sonra da dünya şampiyonu oldum. Önemli olan düşmek değil tekrar tekrar kalkmayı bilebilmektir.” Dijital Sanatçı Ecem Dilan Köse, sanat dünyasını “sanatçı arkadaşlarıyla yarışmadığı, sadece herkesin farklı olduğu bir ortam” şeklinde gördüğünü belirterek, “Bizim kariyerimizde bir sergiyle kendinizden vazgeçersiniz, diğer serginizde yeniden inşa edersiniz. Yakın zamanda bir sergi yaptım. Orada bir Ecem’i bitirdim, bir Ecem’i gösterdim, bir sonrakinde yeniden bir Ecem kuracağım. Ben, daha iyi bir dünya olabileceğine inanıyorum. Teknolojinin yanında ve karşısında insanın nereye gideceğini düşündüğüm genel bir bakışla eserlerimi üretiyorum. Daha iyi bir insan topluluğu için daha iyi bir dünya kurulabilir gibi bir niyetle kendi sanatımı yapıyorum” diye konuştu. Son kişisel sergisini Japonya’da gerçekleştirdiğini ve burada teknoloji ile samimiyet arasındaki ilişkiyi sorguladığını aktaran Köse, Samimiyeti Japonya’da aradığım bir sergi yaptım. Kültürlerinde bunu saklamak var. O yüzden termal kameralarla çektiğim günlük hayat fotoğraflarını sergiledim. En sonunda bilgisayarımı da çekmeye başladım çünkü o da ısınıyordu. Böylece insan ve teknoloji arasında birbirine dönen, birbirini sorgulayan bir sergi oldu” dedi. Kız çocukları için doğru rol modellerin önemi Future & Bright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula da Oggusto’nun kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğündeki kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, beyaz yakalı kadınlar arasında bir araştırma yaptıklarını belirterek, araştırmaya ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Araştırmaya katılan beyaz yakalı kadınların %73’ü ‘cinsiyet eşitliği yok’, %75’i ‘şirketimin sistemi erkeklere göre kurulmuş’, %72’si ‘hayatımın en az bir mülakatında cinsiyetçi sorularla karşı karşıya kaldım’, %40’ı çocuk sahibi olmam kariyerimi ciddi şekilde etkiledi’ dedi. İstifa edenlerin %25’i ‘erkek sisteminden dolayı istifa ettiğim için ‘istifa ettim’ gibi değil ‘istifa ettirildim’ gibi hissettim’ düşüncesinde. Ayrıca yükselen kadınların önemli bir kısmında sistemin cam tavanlarını yıkmak için erkek mentöre destek duyulmuş.” Abdula, bu sonuçlara bile bakıldığında Türkiye’de çok net bir şekilde kız çocukları ve kadınlarla ilgili bir potansiyel sorunu değil sistem sorunu olduğunun görüldüğünü, bu konuda daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Türkiye’deki doğurganlık oranlarıyla ekonominin erkek işgücü üzerine oturtulamayacağını, sitemin sürdürülebilirliği için çok hızlı bir şekilde kadın istihdamının %50’lere çıkarılması gerektiğini ifade eden Abdula, şirketlerden önce evlerde özellikle iş yükü, çocuk bakımı gibi konularda sosyolojik bir dönüşümün şart olduğunu söyledi. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem de kız erkek fark etmeksizin her çocuğun hayal kurma potansiyeliyle doğduğunu, ancak bu potansiyelin sürdürülebilirliğinin büyük ölçüde çevre etkenlerine bağlı olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Süreç içerisinde kız çocukları okula başladığında bir yerde sistematik olarak başarı/başarısızlıklar, doğru/yanlışlar derken yavaş yavaş geriye çekilme oluyor. Doğal öğrenme sürecinde aslında ‘yapabilirim’ diye başlıyor, ‘ama’larla kitleniyor, öz yeterlilik dediğimiz duygu yavaş yavaş yok oluyor. Bu nedenle doğru rol modellerin mutlaka kız çocuklarını yönlendirmesi çok önemli. Sıkıştığında kendini güvenli alanlara kaydırıyor, kendi sınırlarını koyuyor. Böylelikle ‘ben ancak bu kadarını yapabilirim’ gibi yaklaşımla toplumsal algı kodlamaları oluyor. Sistem eşit bir güven zemini oluşturmuyorsa bireysel cesaret yavaş yavaş yorgunlaşıyor, kırılıyor.” Hiçbir zaman umutsuz olmadıklarını dile getiren Erdem, “Özellikle eşit koşullar, destek mekanizmaları sağlandığında kadınların yapamayacağı hiçbir şey olmadığına inanıyoruz. Yeter ki eşitlik politikalarını içselleştirelim. Sorunumuz kültürel kodlamalarda ve bunlar için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlham Veren Kadınlar  'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' İçin Buluşacak    Haber

İlham Veren Kadınlar  'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' İçin Buluşacak  

Toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmayı, kadınların iş yaşamındaki rolünü artırmayı stratejik öncelikleri arasında gören İş Bankası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle dördüncü kez "Daha Eşitlikçi Bir Dünya" paneline ev sahipliği yapıyor. Sağlık, gastronomi, sürdürülebilir yaşam, tarım, teknoloji, girişimcilik, sanat ve spor gibi farklı alanlarda başarılı kadınların deneyimleri üzerinden bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin ele alınacağı etkinlikte; üretim kültürü, liderlik, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve fırsat eşitliği konuları çok boyutlu biçimde değerlendirilecek. 5 Mart, Perşembe günü 10.00-12.30 saatleri arasında gerçekleşecek etkinlik İş Bankası’nın Youtube kanalı (Türkiye İş Bankası - YouTube) üzerinden izlenebilecek. Topraktan geleceğe uzanan dönüşüm… Beslenme uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu, The Godwild Kurucu Ortağı Dilara Koçak’ın moderatörlüğünü üstleneceği “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” başlıklı ilk panelde sürdürülebilir yaşama katkılarıyla dikkat çeken kadınların hikayeleri öne çıkacak. Panel konuşmacıları Türk mutfağını çağdaş anlatım teknikleriyle yorumlayan çalışmalarıyla tanınan şef, Youtuber, yemek yazarı Refika Birgül; minimalizm, ve sürdürülebilir yaşam pratikleri üzerine içerik üreten eğitmen-yazar ve içerik üreticisi Hale Acun Aydın ve sürdürülebilir tarım alanında çalışan, düşük su tüketimli üretim modelleri üzerine çalışan Susuz Tarım’ın Kurucusu Antropolog Dr. Ece Aynur Onur olacak. Kendi hikâyesini yazanlar Gazeteci Gülay Afşar moderatörlüğündeki “Kendi Hikâyesini Yazanlar” panelinde ise mevsimsel ürünlere dayalı sürdürülebilir mutfak kavramıyla tanınan, 2023’te Michelin rehberine giren Seraf Restoran’ın şef ve Kurucu Ortağı Sinem Özler, kadın sağlığı ve kişisel bakım alanında faaliyet gösteren Beije’nin Kurucu Ortağı ve CEO’su Doruk Akpek, teknoloji sektöründe kadınların temsiliyetini artırmaya yönelik çalışmalar yürüten Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucusu, 360+ Medya Interactive Technologies Kurucu Ajans Başkanı Zehra Öney yer alacak. Sınırların Ötesinde Avrupa Konseyi Daimi Komite Üyesi ve SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi moderatörlüğündeki “Sınırların Ötesinde” oturumunda ise alanlarında fark yaratan isimler deneyimlerini paylaşacak. Konuşmacılar arasında yapay zekâ, teknoloji tabanlı üretim teknikleriyle dijital sanatın ülkemizde gelişimine katkı sunan isimlerden Ecem Dilan Köse, Türkiye’nin ilk kadın samurayı unvanına sahip ödüllü oyuncu Fadik Sevin Atasoy ile Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya, olimpiyat ve dünya şampiyonluklarıyla Türkiye spor tarihine adını yazdırmış Milli Boksör Busenaz Sürmeneli yer alacak. Kapanış oturumu ise OGGUSTO Kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğünde ve sivil toplum ve iş dünyası alanındaki örgütlenmeleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Sektörel Dernekler Federasyonu Başkanı Emine Erdem ile FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın katılımıyla gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek Haber

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek

Akbank Dönüşüm Akademisi, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, dış ticaret, sürdürülebilir finans ve girişimcilik başlıklarında kurgulanan eğitimler, paneller ve networking buluşmalarıyla ticari işletmelerin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlamasına katkı sunuyor. 2022 yılından bugüne dek Akbank Dönüşüm Akademisi çatısı altında 21 farklı ilde 105 program düzenlendi ve bu programlara 21.000’in üzerinde katılım gerçekleşti. Düzenlenen seminerlerle farklı sektörlerden işletme sahipleri, alanında uzman isimlerle bir araya geldi. Bu etkinliklerde işletmelerin güncel bilgiye, iyi uygulama örneklerine ve yeni iş perspektiflerine erişimi hedeflendi. Seminerler ve özelleştirilmiş eğitim programları sayesinde ticari işletmeler; dijital ve yeşil dönüşüm, ihracat alanlarında yetkinliklerini geliştirme fırsatı buldu. Bu programları tamamlayan işletmelere ise bankacılık hizmetlerinde özel avantajlar sunularak ticari işletmelerin finansal olarak da güçlenmesine katkı sağlandı. Böylece işletmeler, dönüşüm süreçlerini destekleyen somut finansal imkânlara erişti. 2025 yılında düzenlenen 19 farklı programla 2.000’e yakın katılımcıya doğrudan destek sağlanırken, yıl boyunca da tüm KOBİ’lere açık atölyeler, pazarlama ve girişimcilik etkinlikleri hayata geçirildi. Akbanklı uzmanların da eğitmen olarak yer aldığı “Sanayi Tesislerinde İş Sürekliliği Sertifika Programı” ile katılımcılar firmalarının kurumsal dayanıklılıklarını artıracak bilgiler edindi ve projelerini geliştirdi. Bu çalışmalarla Akbank Dönüşüm Akademisi, birlikte üretmeyi, öğrenmeyi ve büyümeyi teşvik eden bir etkileşim alanı sundu. Ayrıca İzmir ve Bursa illerinde gerçekleştirilen Girişimci Kadın Programı ile girişimci kadınların işlerini bir adım öteye taşımasına destek olurken aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı hedefledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2026 yılında da Girişimci Kadın Programı’nın sayısını arttırarak girişimci kadınların sürdürülebilir iş modelleri geliştirmeleri ve finansal sağlamlıklarını arttırmaları için destek olmaya devam edecek. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2025 yılının son etkinliği olarak, Gaziantep’te ticari işletmelerle birlikte güncel ekonomik ve ticari gelişmelerin görüşüldüğü bir panel düzenledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, Gaziantep Sanayi Odası ve İnovakademi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, işletmelere özel olarak tasarlanan iki oturumdan oluştu. Panelde “2026 Ekonomik Görünüm ve Dış Ticarette Global Trendler” ve “İhracatta Hedef Pazarlar” başlıkları, alanında uzman isimlerin değerlendirmeleriyle ele alındı. Program, panel oturumlarının ardından gerçekleştirilen bire bir networking buluşmasıyla sona ererken, katılımcılara katılım belgesi ve Akbank’ın avantajlı finansal paketlerine erişim imkânı sunuldu. “Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerin dönüşüm yolculuğunu bütüncül biçimde destekliyoruz” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, Akbank Dönüşüm Akademisi’nin işletmelere sunduğu katkının altını çizdi: “KOBİ’ler ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini taşıyan en önemli yapı taşlarından biri. Bugünün hızla değişen rekabet koşullarında işletmelerimizin yalnızca finansal olarak değil; dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme alanlarında da güçlenmesi büyük önem taşıyor. Bu çalışmaları gerçekleştirirken bizimle aynı amacı benimsemiş kurumlarla iş birliği içerisinde olmak yarattığımız sosyal etkiyi daha geniş kitlelere yaymak için motive edici bir güç. İlk olarak 2024 yılında, girişimci kadın ve deprem bölgesine yönelik gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle uluslararası yatırımcı olan EFSE (European Fund for South East Europe) ile birlikte çalıştık. 2026 yılında ise Asya Kalkınma Bankası iş birliği ile Mastercard Etki Fonu ile güçlerimizi birleştirerek bu alandaki desteğimizi güçlendireceğiz. Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerimizin ihtiyaç duydukları bilgiye, uzman desteğine ve yeni iş birliği fırsatlarına erişimini sağlarken; aynı zamanda dönüşüm süreçlerini kolaylaştıracak finansal çözümlerle, danışman bankacılık anlayışımız doğrultusunda KOBİ’lerimizin stratejik çözüm ortağı olarak yanlarında yer alıyoruz. Eğitim programlarımız, mentörlük, danışmanlık desteklerimiz ve avantajlı bankacılık hizmetlerimiz sayesinde işletmelerin hem bugüne hem de geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesine katkı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin dört bir yanındaki ticari işletmelerimizin küresel pazarlarda rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Ayrıntılı bilgi ve Akbank Dönüşüm Akademisi’ne katılmak için: https://akbankdonusumakademisi.com/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Ekran Bağımlılığı ve Obezite Farkındalık Paneli Haber

İBB’den Ekran Bağımlılığı ve Obezite Farkındalık Paneli

İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, bağımlılıkla mücadele kapsamında hizmet veren Sosyal Uyum Destek Merkezleri’nin (SUDEM) sayısının 2029 yılına kadar 9’dan 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürlüğü ev sahipliğinde, Üsküdar Belediyesi paydaşlığında “Görünmeyen Riskler: Ekran Bağımlılığı ve Obezite” paneli gerçekleştirildi. Panele, İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, İBB Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürü Mustafa Hakan Yılmaztürk ile Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürü Mustafa Erata katıldı. Panel, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye personeli ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. SOSYAL UYUM DESTEK MERKEZLERİ’NİN 2029’A KADAR 15’E ÇIKARILMASI HEDEFLENİYOR Panelin açılışında konuşan Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, teknolojinin hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek aşırı ekran kullanımının sosyal ilişkileri zayıflattığını, dikkat dağınıklığına yol açtığını ve zihinsel sağlığı olumsuz etkilediğini söyledi. Eryiğit, hareketsiz yaşamın obeziteyi tetiklediğine dikkat çekerek, bu iki sorunun birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Bağımlılıkla mücadele kapsamında 2020 yılından bu yana Bağcılar, Sultanbeyli, Esenyurt, Sultangazi, Ataşehir, Arnavutköy, Beyoğlu, Sancaktepe ve Tuzla’da hizmet veren Sosyal Uyum Destek Merkezleri (SUDEM) aracılığıyla çalışmalar yürütüldüğünü belirten Eryiğit, mevcut 9 merkezin sayısının 2029 yılına kadar 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti. UZMANLAR EKRAN BAĞIMLILIĞI VE OBEZİTE İLİŞKİSİNİ ELE ALDI İki oturum halinde gerçekleştirilen panelde ekran bağımlılığı ile obezite arasındaki ilişki bilimsel, psikososyal ve toplumsal boyutlarıyla ele alındı. Uzmanlar, uzun süreli ekran maruziyetinin kilo artışı, uyku bozuklukları ve davranış değişiklikleriyle bağlantısına dikkat çekti. Moderatörlüğünü Dr. Öğretim Üyesi Belma Yön’ün yaptığı ilk oturumda; Prof. Dr. Cemal Onur Noyan, Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Tekden ve Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais sunum gerçekleştirdi. Oturumda çocukluk döneminden yetişkinliğe uzanan bağımlılık süreci, beynin ödül mekanizması ve dijital alışkanlıkların yeme davranışları üzerindeki etkileri ele alındı. İBB Bağımlılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü de sahadaki deneyimlere dayanan vaka örnekleri paylaştı. ATÖLYE ÇALIŞMALARIYLA FARKINDALIK YARATILDI Panel kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarında ekran bağımlılığı, sağlıklı beslenme, otokontrol ve hareketli yaşam konularında katılımcılara farkındalık kazandırılması amaçlandı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde dijital alışkanlıkların günlük yaşam üzerindeki etkileri uygulamalı olarak ele alındı. ÖNLEME VE KORUMA STRATEJİLERİ MASAYA YATIRILDI İkinci oturumda ise hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin obezite üzerindeki etkileri ile önleme ve koruma stratejileri değerlendirildi. Obezite ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyeni Hafize Kovancı ile Doç. Dr. Ali Durmuş, ekran bağımlılığının beslenme alışkanlıkları ve fiziksel sağlık üzerindeki sonuçlarını anlattı. Panelin sonunda konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi, program toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Etkinlik, “Bağımlılık ekranda başlar, bedende iz bırakır” mesajıyla tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Ytong 55’inci Yetkili Satıcılar Toplantısında Gelecek Vizyonunu Paylaştı Haber

Türk Ytong 55’inci Yetkili Satıcılar Toplantısında Gelecek Vizyonunu Paylaştı

Yapı malzemesi sektörünün lider kuruluşu Türk Ytong, Türkiye genelinde hizmet sunan yetkili satıcıları ile 55’inci kez bir araya geldi. 2026 yılında ülke ekonomisi başta olmak üzere Ytong ve sektöre ilişkin beklentiler, hedefler üzerinde duruldu. Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar etkinlik kapsamında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türk Ytong olarak 100 yılı aşan ve dünyaca bilinen Ytong markasının en başarılı üreticilerinden birisiyiz. Türkiye’de lideriz, dünyada en iyilerden biriyiz ve yılmadan çalışmaya devam ediyoruz. O yüzden bu yıl “EN İYİYLE İLERİYE” diyoruz. Gücümüzü ve büyüklüğümüzü kendimize olan inancımızdan, sıkı sıkıya bağlı olduğumuz değerlerimizden, vatanımıza olan sevgimizden ve bu ülkenin bize duyduğu güvenden alıyoruz. Çağdaş Türkiye’nin modern yapılaşmasında bu salonda bulunan her bir bireyin emeği ve alın teri var. Türk Ytong olarak hep ileriye baktık, hep daha iyisi için çalıştık. 2026 yılında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için çok çalışacağız Nakkaş Holding çatısı altında gücümüze güç kattık. Yenilikçi yaklaşımlar, teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda değer üretiyoruz. 2026 yılının zorluklar barındıracağını görüyoruz ama Türkiye büyük ve jeopolitik öneme sahip güçlü bir ülke konumunda. Bu gerçeği göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Yönetim ekibimizde, işinin başında olan her bir çalışma arkadaşımız engin deneyimi ile sektörün nabzını tutan isimlerden oluşuyor. Sektörü ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Büyüme alanlarını, fırsatları ve riskleri görüyor, ona göre stratejilerimizi oluşturuyoruz. Ekonomimizdeki gelişmelere bağlı olarak, 2026 yılının ikinci yarısından sonra satış potansiyelimiz de artacaktır. Üretim programımızı yine fabrikalarımızda tam kapasite ile üretim yapacak şekilde planlıyoruz. Müşterilerimiz, sektörümüzün paydaşları Ytong markasına ve bize güveniyor. Bu bizim en büyük gücümüzü ve sorumluluğumuzu oluşturuyor. 2025 yılında belirlediğimiz stratejiler, aldığımız doğru kararlar ile hedeflerimize ulaştık, 2026 yılında da aynı başarıyı göstereceğimize eminim.” Üretmekten hiç vazgeçmedik Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal ise konuşmasında her zaman en iyisini yapmak için çok çalıştıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Her dönem büyüyerek, gelişerek, yeniliklerin peşinden koşarak sektörümüzün öncüsü ve lider markası olduk. Nakkaş Holding birlikteliği ile başarılarımızı daha da güçlendirdiğimiz bir yılı geride bıraktık. Başarılarımızın altındaki önemli etkenlerden biri de her zaman müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlamak, en iyi ürün ve hizmetleri sunmak oldu. Sürdürülebilir başarının peşinden gittik. Kurucularımızdan ve büyüklerimizden miras aldığımız iş ahlakını, değerleri günümüzde hep birlikte yaşatıyoruz ve geleceğe taşıyoruz. Ürün ve hizmetlerimize kattığımız değer bize yaklaşmak, bizimle rekabet etmek isteyenlerin önünde olmamızı sağlıyor. Kuruluştan bu yana toplam 46 milyon metreküplük üretime ulaştık. Bu üretim miktarı ise, toplamda 4 milyon konuta eşdeğer. Bugüne kadar binalarda Ytong malzemesinin sağladığı ısı yalıtımı sayesinde, ülkemize 11,5 milyar doları aşkın döviz tasarrufu sağladık. 2026 yılı başarılarımıza daha çok odaklanacağımız, pazarda daha da başarılı olmayı hedeflediğimiz bir sene olacak.” Birlikte başardık, yine tüm hedeflerimize birlikte ulaşacağız Türk Ytong Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Saban, sunumunda inşaat sektörüne dair önemli göstergeleri ve 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirerek şirketin 2026 yılı hedeflerini aktardı. Sektör lideri olmanın sorumluluğunun bilinciyle çalışmaya ara vermeden devam ettiklerini vurgulayan Saban, “62 yıl boyunca nasıl birlikte çalışarak başardıysak yine bir bütün olarak çalışıp başarılı olacağız. Türk Ytong olarak tüm iç ve dış paydaşlarımızla birlikte büyük bir sinerji oluşturduk. Her zaman yaptığımız işin en iyisini yapmak için çaba gösteriyoruz ve bunun da sonuçlarını alıyoruz. 2025 yılını hedeflediğimiz bütçenin üzerinde kapattık ve 2026 yılında da tüm belirlediğimiz hedeflere ulaşacağımıza eminim” dedi. 2026 yılı ekonomik göstergeler Toplantı kapsamında Hakan Güldağ ve Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar Gözde Atasoy’un moderatörlüğüyle düzenlenen panelde yer aldılar. Türkiye ve dünya ekonomisinde yaşanması beklenen gelişmelerin değerlendirildiği panel katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Panel sonrası araştırmacı, yazar Bekir Ağırdır, “Zamanın Ruhu Ne Söylüyor?” isimli sunumuyla ilham verdi. Kıdem ve başarı ödülleri verildi Toplantının ardından 5 ila 35 yıl arasında değişen sürelerde Ytong yetkili satıcısı olarak faaliyet gösteren şirketlere Yetkili Satıcılar Kıdem Ödülleri verildi. 2025 yılında yüksek satış başarısına imza atan yetkili satıcılara ise “Başarı Ödülleri” takdim edildi. Ünlüler geçidi Türk Ytong 55. Yetkili Satıcılar Toplantısı iki gün boyunca birbirinden değerli sanatçıları da ağırladı. Ferda Anıl Yarkın, Eda Özülkü, Metin Özülkü, Sibel Alaş, Jale ile 90’lı yıllara dönen katılımcılar Gala Gecesi’nde Derya Uluğ ile eğlenceli bir gece geçirdiler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eğlence Sektörünün Geleceği ATRAX 2026’da Tartışılacak Haber

Eğlence Sektörünün Geleceği ATRAX 2026’da Tartışılacak

Toplam 55 bin metrekarelik alanda, 5 ayrı salonda düzenlenecek fuar, sektör profesyonellerini üç gün boyunca kapsamlı bir konferans ve etkinlik programıyla buluşturacak. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Körfez ülkeleri ve Kafkasya’ya uzanan geniş bir coğrafyayı İstanbul’da buluşturacak olan ATRAX 2026, hem rekreasyon ve eğlence sektörünün vizyonunu hem de havuz ve su teknolojileri alanındaki güncel gelişmeleri aynı çatı altında buluşturacak. Fuarın ilk günü olan 15 Ocak Perşembe, Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan ve TEPEA Derneği Başkanı M.Onur Karadağ açılış konuşması ile başlayacak. Açılış konuşmalarının ardından eğlence sektörünün vizyonunu ele alan özel bir panel düzenlenecek. “Eğlence Sektöründe Yenilikçi Adımlar: Uzay-Zaman Yaklaşımları ve Ekonomik Büyüklük” başlığıyla gerçekleşecek oturumun moderatörlüğünü, DOF Robotics Kurucusu Mustafa Mertcan üstlenecek. Panelde, ODTÜ Astrofizikçisi Dr. Umut Yıldız bilimsel perspektiften yenilikçi yaklaşımları aktarırken, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Vahap Munyar ise sektörün ekonomik büyüklüğü ve geleceğine dair değerlendirmelerde bulunacak. Fuarın ikinci günü ise, rekreasyon, spor alanları ve çocuk dostu kentler odağında gerçekleştirilen kapsamlı panel ve oturumlarla devam edecek. Günün ilk bölümünde, TUREKS Uluslararası Fuarcılık ile Rekreasyon Çalışmaları ve Araştırmaları Derneği (REKÇAD) iş birliğinde düzenlenecek oturumda sektörün akademik ve kamusal temsilcileri bir araya gelecek. Oturum, TUREKS Uluslararası Fuarcılık Genel Müdürü Nergis Aslan ve REKÇAD Başkanı, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gürbüz’ün açılış konuşmalarıyla başlayacak. “Şehirlerin Kalbi: Rekreasyon ve Spor Alanlarında Güvenli, Erişilebilir, Sürdürülebilir Çözümler” başlığıyla gerçekleşecek panelin moderatörlüğünü de Prof. Dr. Bülent Gürbüz üstlenecek. Panelde, Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı spor tesisleri ve rekreasyon alanlarında yürütülen etkinlik planlamalarına ilişkin uygulamaları ve deneyimleri paylaşacak. Necmettin Erbakan Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı ve REKÇAD Başkanvekili Prof. Dr. Mehmet Demirel ise rekreasyon, spor ve park alanlarının sürdürülebilir kentler ile toplumsal mutluluğa olan katkılarını ele alacak. Oturum, soru-cevap bölümünün ardından plaket takdim töreni ile sona erecek. Günün ikinci bölümünde ise, TUREKS Uluslararası Fuarcılık ile Macera ve Oyun Parkları Derneği (İPAR) iş birliğinde gerçekleştirilecek oturumda, çocuk dostu kentler ve oyun ekonomisi masaya yatırılacak. Açılış konuşmaları, TUREKS Uluslararası Fuarcılık Genel Müdürü Nergis Aslan ve İPAR Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Bilir tarafından yapılacak. “Veriden Vizyona: Türkiye’nin Çocuk Dostu Kent Vizyonu ve Oyunun Yeni Ekonomisi” başlıklı panelin moderatörlüğünü, İPAR Macera ve Oyun Parkları Derneği ile Nordic Oyun Parkları Enstitüsü temsilcisi Derya İyikul üstlenecek. Panelde; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Dr. Bahar Aksel Enşici, kentsel planlamada çocuk odaklılık ve mekânsal adalet konularını ele alırken, Üsküdar Belediyesi’nden Beyza Köse Paşaoğlu belediyelerde çocuk odaklı stratejik planlama süreçlerine ilişkin örnekler paylaşacak. Extreme Works temsilcisi Furkan Budak, macera parkları ve aktif yaşam alanlarının gelişimini aktarırken, Cemer Holding’den Fuat Eroğlu oyun donatılarında güvenlik ve inovasyon başlıklarını değerlendirecek. Dr. Ahmet Cemil Tepe ise iklim değişikliği çerçevesinde oyun alanlarının geleceğine dair öngörülerini katılımcılarla paylaşacak. Havuz Sektörünün Nabzı BLOOM ARENA’da Atacak BLOOM ARENA'nın Turkuaz Sahnesinde ise havuz ve su teknolojileri sektörünün önemli temsilcilerini bir araya gelecek. Atrax 2026 kapsamında düzenlenecek etkinliklerde sektörün güncel sorunları, teknik standartları ve güvenlik konuları ele alınacak. Etkinliğin ilk günü Nergis Aslan ve Ulusal Havuz Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı / Fluidra Tr Su ve Havuz Ekipmanları Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Karaoğlu’nun açılış konuşmasının ardından Ulusal Havuz Enstitüsü Paneli düzenlenecek. Panelin moderatörlüğünü Suat Gülçimen (Biytaş A.Ş.) üstlenecek, panel başkanlığını Tarık Karaoğlu yürütecek. Panelde Mustafa Karaman (Günsu A.Ş.), Turgay Olcay (Dekart A.Ş.), Bora Eyiel (Agora Kimya Sanayi) ve Ethem Erkoç (Ospa Erkoç Ltd. Şti.) sektör sorunları ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Fuarın ikinci günü ise teknik seminerler yer alacak. Makine Mühendisi Üzeyir Uludağ (Artes Havuzculuk ve Arıtma Ltd. Şti.), makine dairesi mekanik tasarımı ve güvenlik önlemleri konusunda bir sunum yapacak. Elektrik Mühendisi Ethem Erkoç (Ospa Erkoç Ltd. Şti.), havuzlardaki elektrik sistemleri hakkında bilgilendirme gerçekleştirecek. Makine Mühendisi Ziya Çetin (Promak Ltd. Şti.) ise havuzlardaki güncel standartlar üzerine katılımcılarla bilgi paylaşımında bulunacak. 17 Ocak 2026 Cumartesi günü etkinliğin son programı olarak Ulusal Havuz Enstitüsü (UHE) Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni düzenlenecek. Sektör İçin Buluşma Noktası ATRAX EXPO 2026, yalnızca bir fuar değil; bilgi paylaşımı, iş birlikleri, vizyon geliştirme ve sektörler arası etkileşim için güçlü bir platform olma özelliği taşıyor. Ziyaretçiler, üç gün boyunca hem stant alanlarında yenilikçi ürün ve çözümleri inceleme hem de alanında uzman isimlerden doğrudan bilgi alma fırsatı bulacak.

Bursa’da Temiz Hava Seferberliği Haber

Bursa’da Temiz Hava Seferberliği

Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve mevcut durumun bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesini sağlamak amacıyla ‘Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli’ düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanı olan CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, akademisyenler, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. “HEPİMİZ AYNI HAVAYI SOLUYORUZ” Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeşilin, beyazın ve mavinin bir araya gelerek eşsiz bir doğa dokusu oluşturduğu Bursa'da hava kalitesinin düşük olduğunu vurguladı. Bunda kentin coğrafi konumunun, yeryüzü yapısının ve sanayi yoğunluğunun etkili olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa hava kirliliği açısından bugün de çok büyük bir risk altındadır. Kentimizin hava kalitesi gelecek kuşaklar için de önem taşıyor. Göreve geldiğimiz günden itibaren havamız ve suyumuz için birçok çalışma yaptık ve bunları kamuoyuyla paylaştık. Önemli çağrılar yaptık. Havamızı ve suyumuzu kimlerin kirlettiğini açıkladık. Bu konuda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini her platformda dile getirdik. Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Havamız ne kadar temizse, insan sağlığı açısından o kadar kaliteli bir yaşam sunarız” diye konuştu. “AMACIMIZ, TEMİZ, SAĞLIKLI VE YAŞANABİLİR BURSA” Bursa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerin İnegöl olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, hava kirliliği açısından Kestel ve Gürsu’nun da İnegöl’ü takip ettiğini söyledi. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla canlı takip yapabildiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu tür çalışmalarımızı genişleteceğiz. Muhtemelen İnegöl'de ve Kestel'de maske dağıtacağız. Çünkü durum bunu gösteriyor. Hava kirliliği, insan sağlığını, yaşam kalitesini ve kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir konudur. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özellikle kış aylarında partikül madde değerlerinde yaşanan artış, hepimizin yakından takip ettiği önemli bir sorundur. Bizler halk sağlığını önceleyen, temiz çevreyi merkeze alan bir anlayışa sahibiz. Amacımız, halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamasını sağlamaktır” dedi. “GELECEK KUŞAKLARA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR” Yılların ihmali ve düşüncesizliği sonucu Nilüfer Çayı’nın kirlendiğini ve buna sebep olan kurumlardan birinin de BUSKİ olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bunun yanında 155 kaçak deşarj da tespit ettiklerini hatırlattı. Bunlara yönelik işlemlerin sürdürüldüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevreyi kirleten her unsurla mücadele edeceğiz. 2026 yılı içerisinde atık su ve altyapı projelerini büyük ölçüde tamamlayacağız. Eksikleri gidererek kentimizin havasını ve suyunu korumak için gereken adımları atacağız. Ovaakça bölgesindeki atıkların da Nilüfer Çayı’na karıştığını biliyoruz. Bu konuda proje hazırladık. İnşaat süreci başladı ve kısa sürede faaliyete başlatacağız. Yıllarca bu kentte görev yapan insanların duyarsızlığı bir Bursalı olarak beni son derece üzdü. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Çocuklarımız ve torunlarımız bu kentte yaşayacak” diye konuştu. “KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİYLE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ” Hava kalitesi ölçümüyle ilgili Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, dünya genelinde yaşanan iklim krizine de dikkat çekerek gerekli tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. Sorunların ancak tüm kurumların iş birliğiyle çözülebileceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Kurumlar arası iş birliğiyle ve ortak akılla hareket etmek zorundayız. El ele verdiğimizde hava kirliliğine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Düzenlenen panelin, Bursa için yol gösterici sonuçlar ortaya koyacağını inanıyorum” dedi. “BURSA’NIN TEMİZ HAVA EYLEM PLANINA İHTİYACI VAR” CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliğiyle mücadele ettiğini söyledi. Çarpık kentleşme, endüstri ve ulaşım gibi etkenlerden dolayı hava kirliliğinin Bursa’da ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Pala, “Bursa, yıllar boyunca Türkiye genelindeki ölçüm istasyonları arasında en kirli ilk 10 kent arasında olmuştur. Nilüfer ölçüm istasyonunda partikül madde (PM10) değeri 367 seviyesine ulaştı. Bu açık bir alarm durumudur. Hava kirliliği, sadece Bursa merkezde değil, 17 ilçede ciddi sorundur. Bursa’da her yıl 3 bine yakın insan hava kirliliği sebebiyle hayatını erken kaybediyor. Çok sayıda çocuk hava kirliliğine bağlı hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıkların bir bölümü ömür boyu sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğini sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olarak tanımlıyor. Bursa’nın çok ciddi temiz hava eylem planına ihtiyacı var. Umarım hep birlikte temiz hava soluduğumuz günleri yaşarız” diye konuştu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Bursa genelinde kentsel hava kalitesini yakından takip ettiklerini, Bursalıların sağlıklı hava teneffüs etmelerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Hava kirliliğiyle mücadelede sunduğu yol gösterici destekler için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Kahraman, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, konuşmaların ardından panel oturumlarıyla devam etti. ‘Farklı dinamikler perspektifinden hava kalitesi’ konulu birinci oturumda, Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin ‘Kent havasının kirlilik dinamikleri ve kaynak dağılımları’, Doç. Dr. Aşkın Birgül ‘Bursa’da hava kalitesi ve emisyon kaynaklarının bilimsel değerlendirilmesi’, Derya Sarıoğlu ‘Hava emisyon yönetimi çalışmaları’, Prof. Dr. Burcu Onat ‘İç ortam hava kalitesi: Bina içi kirlilik kaynakları ve yönetimi’, Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ‘Temiz hava hakkı ve çevresel adalet perspektifi’, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ‘Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerine etkileri’ başlığında sunum yaptı. ‘Yerelde havayı yönetmek’ temalı ikinci oturumda ise, Bursa, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından ‘hava kalitesi ve izleme yönetimi’ hakkında bilgi verildi. Program, moderatörlüğünü Barış Can Üstündağ’ın yaptığı ‘Hava sohbetleri-Birlikte konuşalım: Çevre için paylaşılan sorumluluklar’ oturumuyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu Haber

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu

Etkinlikte, sağlık teknolojileri alanında yapılan akademik ve girişimcilik ekosisteminin çalışmaları iki panel altında ele alındı. Programın açılış konuşmalarını İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek ve Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu gerçekleştirdi. Açılışta, sağlık teknolojileri alanında akademik bilgi birikiminin girişimcilik mekanizmalarıyla desteklenerek ticarileştirilmesinin önemi vurgulandı. Açılış konuşmasında Dr. Muhammed Kasapoğlu, sağlık teknolojileri girişimlerinin karşılaştığı sermaye ihtiyacı, regülasyon süreçleri ve pazara erişim zorluklarına dikkat çekerek, teknokentlerin bu süreçte yalnızca bir altyapı sağlayıcısı değil; girişimlerin ticarileşme yolculuğunda aktif birer yol arkadaşı olduğunu ifade etti. Kasapoğlu, akademik üretimin ekonomik değere dönüşmesinde üniversite–teknokent–girişim iş birliklerinin kritik rolüne vurgu yaptı. Açılışın ardından, TÜBİTAK 1812 Girişimcilik Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan İstanbul Üniversitesi mensubu akademisyenlerine plaket takdimi gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen ilk panel, “3 Perspektif, 1 Gelecek: Yeni Nesil Sağlık Girişimleri” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Nuri Yenerel’in üstlendiği panelde; Entertech bünyesinde faaliyet gösteren sağlık teknolojileri girişimleri, ürün geliştirme süreçleri, klinik ihtiyaçlara yanıt üretme pratikleri ve sahadaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Programın ikinci paneli olan “Sağlık Teknolojileri ve Tıpta Regülasyonlar” oturumunda ise regülasyon, sertifikasyon ve klinik onay süreçleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Erhan Akdoğan’ın yaptığı panelde, kamu, sektör ve girişimcilik ekseninde sağlık teknolojilerinin mevzuatla uyumlu şekilde ticarileştirilmesine ilişkin güncel yaklaşımlar değerlendirildi. Etkinlik, akademi ve girişimcilik ekosisteminin temsilcilerini bir araya getiren network oturumu ile sona erdi. Entertech İstanbul Teknokent, sağlık teknolojileri alanında üniversite temelli girişimciliği destekleyen ve akademik bilginin sahaya aktarılmasını hızlandıran iş birliklerini önümüzdeki dönemde de güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.

“Tüyap Kariyer Rotası”nın Lansmanı Gerçekleştirildi Haber

“Tüyap Kariyer Rotası”nın Lansmanı Gerçekleştirildi

Tüyap Fuarcılık Grubu tarafından PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı) iş birliğiyle düzenlenen 34. Uluslararası İstanbul Plastik Endüstrisi Fuarı (Plast Eurasia), 4 Aralık 2025 tarihinde yeni bir etkinliğe sahne oldu. Fuar kapsamında hayata geçirilen “Plast Eurasia Plastik Günleri” etkinlik programı dahilinde, Tüyap Kariyer Rotası panel serisinin ilk oturumu Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sektörün geleceği ve yeni yetkinlikler masaya yatırıldı Lansman oturumu, “Plastik Sektöründe Gelişen Teknolojiler ve Yeni Yetkinlikler” başlığı altında düzenlendi. Tüyap Fuarcılık Grubu Çalışan Değerleri, Kültür ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı Arzu Saraç’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; plastik sektöründe dijital dönüşüm, sürdürülebilir malzemeler ve yeni üretim teknolojilerinin geleceğin yetkinlikleriyle nasıl birleştiği tartışıldı. İlham verici panel serisinin bu ilk oturumunda; Sabancı Üniversitesi Sunum Araştırmacısı Dr. Aysun Altan, Tüyap Fuarcılık Grubu Pazarlama ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Esra Arslanbaş Kaynak, Bulpor Polimer Plastik İdari ve Mali İşler Müdürü Halil Kibar ve PLM Makine Kimya Plastik Genel Müdürü Ömer Kaya Yelten konuşmacı olarak yer aldı. Panelistler, kendi kariyer kırılma noktalarından ve sektörlerindeki yönetişim trendlerinden örnekler vererek dinleyicilere rehberlik etti. İzleyiciler, uzman isimlerle doğrudan etkileşim kurma ve soru sorma fırsatı buldu. Tüyap Kariyer Rotası farklı sektörlerle devam edecek Farklı fuarlarda ve sektörlerde, o alana özgü yükselme stratejilerini ve yetkinlik geliştirme yollarını odak noktasına alacak olan Tüyap Kariyer Rotası’nın bir sonraki durağı halı sektörü olacak. Serinin ikinci oturumu, 7 Ocak tarihinde International Carpet & Flooring Expo etkinlik programı olan Carpet Talks kapsamında; tasarım ve mimari alanındaki sektör profesyonellerini ve üniversite öğrencilerini hedefleyen “Geleceği Dokuyan Kariyerler” teması ile gerçekleşecek. Dönüşen sektörler, gelişen kariyerler Tüyap Kariyer Rotası Lansmanı’nda konuşan Tüyap Fuarcılık Grubu Pazarlama ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Esra Arslanbaş Kaynak, projenin temel hedeflerinden birini “Tüyap Kariyer Rotası’nın amacı; özellikle gençlere ilham vermek, sektörün geleceğini şekillendiren teknolojik dönüşümleri ve yeni yetkinlikleri tartışmak, aynı zamanda sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek ortak bir vizyon oluşturmaktır. Tüyap Fuarcılık Grubu olarak, fuarcılığı yalnızca bir organizasyon değil; sektörler arası köprü kuran, uluslararası iş birliğini güçlendiren ve geleceğe yön veren bir platform olarak görüyoruz” sözleriyle ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.