Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Paris

Kapsül Haber Ajansı - Paris haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Paris haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Keskinoğlu’nu, SIAL Paris’te Avrupa ve Balkan Pazarlarının İlgi Odağı Yaptı Haber

Keskinoğlu’nu, SIAL Paris’te Avrupa ve Balkan Pazarlarının İlgi Odağı Yaptı

Dünyanın önde gelen uluslararası gıda fuarları arasında yer alan SIAL Paris, 17–21 Ekim 2026 tarihlerinde Paris Nord Villepinte Fuar Merkezi’nde düzenlendi. Fuara 45 metrekarelik standıyla katılan Keskinoğlu, Fileturka, Mexico Shots ve Anadolu Tam Tahıllı Çıtır Piliç ürünlerini uluslararası ziyaretçilerin beğenisine sundu. Stantta gerçekleştirilen tadımlarda farklı tüketim alışkanlıklarına hitap eden piliç eti ürünleri öne çıkarken, markanın inovatif ürün portföyü de sektör temsilcileriyle buluştu. Pastörize likit yumurta ürünleri de Keskinoğlu’nun global pazarlardaki farklı ihtiyaçlara yönelik ürün çeşitliliğini yansıttı. “Hedefimiz, yeni iş birlikleriyle sürdürülebilir büyüme” Avrupa Birliği’ne ileri işlenmiş piliç eti ürünleri ve pastörize likit yumurta ihracatına başlaması, Keskinoğlu’nun uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası oldu. Dünyanın en önemli gıda pazarlarından biri olan Avrupa’da yer almaya başlayan Keskinoğlu, üretim yetkinliğini ve ürün kalitesini global hedef kitlesiyle buluşturmuş oldu. “SIAL Paris, Keskinoğlu için Avrupa pazarlarına yapılan ihracatın yeni ticari bağlantılarla güçlendirildiği değerli bir buluşma noktası oldu” diyen Keskinoğlu Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Can Çakan, fuar sonrası şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle Avrupa Birliği ve Balkan ülkelerinden gelen sektör profesyonellerinin kaplamalı piliç eti ürünlerimize gösterdiği ilgi, markamızın lezzet ve kalite odaklı ürün yaklaşımının farklı pazarlarda karşılık bulduğunu ortaya koydu; yeni iş birliklerine imza atmamızı sağlarken, kurduğumuz yeni temaslarla potansiyel iş birliklerimizi geliştirmemiz açısından da çok değerli fırsatlar sundu. Keskinoğlu için SIAL Paris, yalnızca ürünlerimizi uluslararası ziyaretçilerimize tanıttığımız bir fuar değil; aynı zamanda müşterilerimizi dinlediğimiz, farklı pazarların beklentilerini değerlendirdiğimiz ve uzun vadeli ticari ilişkilerin temellerini güçlendirdiğimiz bir platform oldu. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, fuarda oluşan ilgiyi sürdürülebilir iş birliklerine dönüştürerek Keskinoğlu’nun Avrupa ve Balkan pazarındaki varlığını büyütmek.” Yenilikçi ürünler farklı pazarlardaki beklentilerle buluşuyor Keskinoğlu, köklü üretim deneyimini değişen tüketici beklentileri ve farklı pazarların ihtiyaçlarıyla buluşturarak ürün portföyünü geliştirmeyi sürdürüyor. Fileturka ve Mexico Shots gibi ürünlerinin yanı sıra Anadolu Tam Tahıllı Çıtır Piliç ile de farklı lezzet ve tüketim beklentilerine yanıt veren marka, ürün inovasyonunu uluslararası büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görüyor. SIAL Paris boyunca gerçekleştirilen tadımlar, ziyaretçilere ürünleri doğrudan deneyimleme imkânı sunarken Keskinoğlu’nun farklı pazarlardaki beklentileri yakından değerlendirmesine de olanak sağladı. Ürünlerin lezzeti ve kalitesine yönelik ilgi, markanın uluslararası pazarlarda büyüme hedeflerini destekleyen önemli çıktılar arasında yer aldı. Avrupa Birliği’ne ileri işlenmiş piliç eti ihracatıyla uluslararası büyüme yolculuğunu fuarda kurulan bağlantılarla destekleyen Keskinoğlu, önümüzdeki dönemde Avrupa ve Balkanlar’daki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. Marka, ürün kalitesi, lezzet ve yenilikçilik odağında geliştirdiği çözümleri farklı pazarlardaki tüketicilerle buluşturarak ihracatını ve uluslararası iş birliklerini sürdürülebilir biçimde büyütmeye odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÖRAV Eğitim Şenliği’ne UNESCO’dan Uluslararası Ödül Haber

ÖRAV Eğitim Şenliği’ne UNESCO’dan Uluslararası Ödül

64 ülkeden 169 başvurunun değerlendirildiği programda ödül kazanan üç projeden biri olan Eğitim Şenliği, öğretmenlerin deneyimlerini paylaştığı, birbirlerinden öğrendiği ve mesleki gelişimlerine birlikte katkı sunduğu modeliyle uluslararası ölçekte takdir gördü. Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdüren Öğretmen Akademisi Vakfı’nın (ÖRAV) Eğitim Şenliği, dünyanın farklı ülkelerinden öğretmen gelişimi alanındaki başarılı uygulamaların değerlendirildiği UNESCO-Hamdan Öğretmen Geliştirme Ödülü’nün sahibi oldu. ÖRAV’ın başvurusu üzerine UNESCO Türkiye Millî Komisyonu tarafından UNESCO-Hamdan Öğretmen Geliştirme Ödülü’ne aday gösterilen ÖRAV Eğitim Şenliği, 64 ülkeden gelen 169 başvuru arasından finale kalan 10 projeden biri oldu. Öğretmenlerin liderliğinde hayata geçirilen ve meslektaştan meslektaşa öğrenme anlayışını temel alan Eğitim Şenliği, uluslararası jüri değerlendirmesinin ardından ödüle layık görülen üç projeden biri seçildi. 12 yıldır Türkiye genelinde öğretmenlerin deneyimlerini paylaştığı, birbirlerinden öğrendiği ve mesleki gelişimlerine birlikte katkı sunduğu bu model, başarısıyla uluslararası ölçekte de örnek oluşturdu. Öğretmen gelişimi alanındaki başarılı uygulamaları desteklemek ve uluslararası ölçekte görünür kılmak amacıyla iki yılda bir verilen UNESCO-Hamdan Öğretmen Geliştirme Ödülü’nün takdim töreni, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü kapsamında Paris’teki UNESCO Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Öğretmenlerin birbirinden öğrendiği, deneyimlerini paylaştığı bir ekosistem Eğitim Şenliği’nde öğretmenler; eğitimdeki güncel yaklaşımlardan teknolojiye, yaratıcı düşünmeden sürdürülebilirliğe, kapsayıcı eğitimden sosyal-duygusal öğrenmeye uzanan farklı konularda düzenlenen atölyelerde bir araya geliyor. Kendi mesleki deneyimlerinden yola çıkarak atölyeler tasarlayan ve yürüten öğretmenler, sınıflarında uyguladıkları yöntemleri ve geliştirdikleri fikirleri meslektaşlarıyla paylaşıyor. Böylece öğretmenler yeni yaklaşımlar keşfederken kendi uzmanlıklarını da başkalarının öğrenmesine katkı sunacak şekilde değerlendiriyor. Eğitim Şenliği’nin gönüllülük temelli yapısı, modelin yıllar içinde farklı illerde yaygınlaşmasını sağlıyor. Atölye liderlerinin yanı sıra il liderleri ve mentorlar da sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. Deneyimli öğretmenler yeni liderlerin yetişmesine katkıda bulunurken bilgi ve deneyim paylaşımı kuşaklar arasında devam ediyor. Bu yapı, öğretmenlerin mesleki gelişimini desteklemenin yanında dayanışma, birlikte üretme ve öğrenme kültürünü de güçlendiriyor. “Öğretmenlerin gelişimine sunulan her katkının, sınıflardan başlayarak toplumun geleceğine uzanan güçlü bir etki yarattığını biliyoruz” ÖRAV Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Taşcı Firuzbay ÖRAV Eğitim Şenliği’nin uluslararası başarısının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Eğitimin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan birinin, öğretmenlerin sürekli gelişimini desteklemek olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla, Garanti BBVA’nın kurucusu ve daimî destekçisi olduğu ÖRAV çatısı altında öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sunan çalışmalar yürütüyoruz. Eğitim Şenliği’nin UNESCO-Hamdan Öğretmen Geliştirme Ödülü’ne layık görülmesi, bu alanda yıllardır kararlılıkla sürdürdüğümüz çalışmaların uluslararası düzeyde takdir görmesi açısından son derece değerli. Bu başarı, eğitime uzun vadeli ve sürdürülebilir bir anlayışla yaklaşmanın önemini bir kez daha ortaya koyarken, öğretmenlerin gelişimine yönelik çalışmalarımızın yarattığı değeri de görünür kılıyor. Çünkü öğretmenlerin gelişimine sunulan her katkı, yalnızca bireylerin yaşamına dokunmakla kalmıyor; öğretmenler aracılığıyla yüzlerce kişiye ulaşıyor, nesiller boyunca çoğalarak geleceğin şekillenmesine katkıda bulunuyor. ÖRAV’ın yarattığı değeri bu denli anlamlı ve özel kılan da öğretmenlerden başlayarak toplumun tamamına yayılan ve kuşaklar boyunca etkisini sürdüren bu güçlü çarpan etkisi.” “Öğretmenlerin birlikte öğrenerek büyüttüğü bu ekosistemi geleceğe taşımayı hedefliyoruz” ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy da Eğitim Şenliği’nin 12 yıllık yolculuğuna değinerek şunları söyledi: “12 yıldır başarıyla sürdürdüğümüz Eğitim Şenliği, yıllar içinde artan katılımla Türkiye genelinde büyümeye devam ediyor. 2024 yılında 8.066, 2025 yılında ise 14.908 öğretmenimize ulaştık. 2026 yılında da İl Millî Eğitim Müdürlüklerimizin AR-GE birimleriyle kurduğumuz güçlü koordinasyonla 38 ilde en az 600 atölye gerçekleştirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. UNESCO-Hamdan Öğretmen Geliştirme Ödülü’nü, 12 yıldır öğretmenlerimizle birlikte geliştirdiğimiz bu yaklaşımın uluslararası ölçekte tanınması ve geleceğe taşınması için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. 2027 yılında da öğretmenler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, yeni lider öğretmenlerin yetişmesine katkı sunmayı ve Eğitim Şenliği’nin daha fazla öğretmene ulaşmasını desteklemeyi hedefliyoruz. Ödülün kazandırdığı uluslararası görünürlüğü, öğretmenlerin liderliğinde gelişen öğrenme ekosistemimizi daha geniş çevrelerle buluşturmak ve modelimizin sürdürülebilirliğini güçlendirmek için değerlendirmek istiyoruz. Eğitim Şenliği’nin başarısı, tek bir kurumun ya da kişinin başarısı değil. Bu; atölye açan, öğrenen, öğreten, sorumluluk alan ve deneyimini meslektaşlarıyla paylaşan öğretmenlerimizin, yerelde bilgi, emek ve kaynaklarını gönüllü olarak sunan kişi ve kurumların ortak başarısı. UNESCO-Hamdan Öğretmen Geliştirme Ödülü, birlikte öğrenmenin ve birlikte gelişmenin eğitimde nasıl kalıcı bir değer yaratabileceğini gösteriyor. Bu yolculuğu öğretmenlerimizle birlikte büyütmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Sanat ve Arkas Sanat’tan İki Önemli Sergi Haber

İş Sanat ve Arkas Sanat’tan İki Önemli Sergi

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin yeni süreli sergisi “1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar”, Türkiye İş Bankası ve Arkas koleksiyonlarından yaklaşık 200 eseri bir araya getiriyor. Sergi, ilk sanat eğitimlerini İstanbul’da aldıktan sonra Paris’e gönderilen ve 1914’te I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla yurda dönen, bu nedenle “1914 Kuşağı” olarak anılan ressamlara odaklanıyor. İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Namık İsmail, Sami Yetik, Ali Sami Boyar, Hüseyin Avni Lifij, Mehmed Ruhi Arel, Nazmi Ziya Güran ve Hikmet Onat’ın yanı sıra hocalarının, çağdaşlarının ve etkiledikleri sonraki kuşakların eserlerini de içeren sergi, bu kuşağın Türk resim sanatındaki etkisini bütüncül bir bakışla sunuyor. Sözen: “Sanatı toplumsal hafızaya dönüştüren kuşak…” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen serginin açılışında yaptığı konuşmada, 1914 kuşağının Türk resim sanatında sadece bir stil değişimini değil, köklü bir zihniyet dönüşümünü temsil ettiğini belirterek; bu kuşağın temsilcilerinin Sanayi-i Nefise’de başlayan yolculuklarını Paris'teki atölyelerde olgunlaştırdıktan sonra yurda dönerek resmimize yepyeni bir soluk getirdiklerini söyledi. Sözen, “Onlar akademik kalıpların ötesine geçip açık havanın, boğazın değişen ışığının, doğanın ve insanın peşine düşmüşlerdir. Fırça darbeleriyle tuvale aktardıkları her renk aslında yaklaşmakta olan modern Türkiye'nin estetik habercisi olmuştur. Ürettikleri eserlerle sanatı toplumsal bir hafızaya dönüştüren bu kuşak Cumhuriyet resminin en temel taşlarını döşemişlerdir” diye konuştu. Bu tarihi ve paha biçilmez mirası bu denli zengin bir seçkiyle sergileyebilmenin çok değerli olduğunu ifade eden Sözen, “Arkas Grubu’nun kültürel mirası koruma, yaşatma ve paylaşma kararlılığı bugün Türkiye'de özel koleksiyonerliğin ve müzeciliğin ulaştığı ilham verici seviyenin en somut kanıtıdır. Sayın Lucien Arcas'ın sanata duyduğu içten sevgi ve vizyoner yaklaşım olmasaydı, 1914 kuşağının bu nadide eserlerini bu derinlik ve bütünlükte bir araya getirmemiz mümkün olmazdı” dedi. Arkas: “Birbirine değer veren iki kurum beraber iş yapınca çok güzel netice veriyor” Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Türkiye İş Bankası’yla sanat alanında da iş birliği yapmanın büyük bir ayrıcalık olduğunu belirterek, “Birliktelikten güç doğar; birbirine değer veren iki kurum beraber iş yapınca çok güzel bir netice veriyor. İş Bankası ile sanat alanında kurduğumuz bu ortaklığın herkese örnek olmasını diliyorum. Kurumların güçlerini birleştirmesini ve insanlara sanatı sevdirmesini istiyorum,” dedi. 1914 Kuşağı, hocaları ve öğrencileriyle bir arada Sergide önce 1914 Kuşağı’nın hocalarının yapıtlarına, ardından kuşağın temsilcilerinin konularına göre sıralanan eserlerine yer veriliyor. Aynı dönemde eser üreten ressamların ve 1914 Kuşağı’nın yetiştirdiği öğrencilerin eserlerinden de örnekler sunuluyor. 1914 Kuşağı’nın hocalarından Fernand Cormon’un “Bekleyiş” eserinin yanı sıra İbrahim Çallı’nın “Gül Koklayan Kadın”, Feyhaman Duran’ın “Mavi Şalvarlı Kız”, Namık İsmail’in “Harman” ve Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nun ilk eseri olan Hikmet Onat’ın “Peyzaj-Ortaköy” adlı yapıtları sergide görülebiliyor. Nazmi Ziya’nın doğa yansımaları, Avni Lifij’in gizemli kompozisyonları, Ali Sami Boyar’ın eserleri, Sami Yetik ile Ruhi Arel’in memleket görünümleri de seçkide bulunuyor. İş Sanat’ın Arkas Sanat iş birliğiyle hazırladığı sergi, 12 Temmuz 2027’ye dek Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin ikinci ve üçüncü katlarında yer alıyor. Müze; salıdan cumaya 10.00-19.00, cumartesi ve pazar günleri ise 12.00-19.00 saatleri arasında ziyarete edilebiliyor. “Lumina: Renk ve Işık”, İş Sanat sponsorluğuyla İzmir’de İş Sanat Genel Müdürü Defne Turaç, Arkas Sanat ile iş birliklerinin sadece İstanbul’la sınırlı kalmadığını dile getiriyor: “Paris’in ünlü müzelerinden Centre Pompidou, tadilata girdi ve koleksiyonunu gezici olarak sergilemeye karar verdi. Bu sergilerin bir ayağı da İzmir ve Arkas Sanat oldu. Arkas Sanat’ın Centre Pompidou’yla birlikte açacağı 10 sergiye 5 yıl boyunca sergi sponsoru olarak katkı sağlayacağız. Arkas Sanat’la iş birliği yapmaktan çok memnunuz.” İş Sanat, Arkas Sanat ile Centre Pompidou’nun 2026-2031 yıllarını kapsayan iş birliği kapsamında Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde, beş tematik sezon etrafında kurgulanan 10 sergiye sergi sponsoru olarak destek veriyor. Bu dizinin ilk kapsamlı sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, Centre Pompidou koleksiyonundan 83 eseri İzmir’de bir araya getiriyor. Anna Hiddleston ve Noémie Fillon küratörlüğündeki sergi, Georges Braque, Vassily Kandinsky, Gerhard Richter, Joan Mitchell, Bridget Riley ve Victor Vasarely gibi sanatçıların yapıtları üzerinden renk ve ışığın 20. yüzyıl sanatındaki dönüşümünü ele alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balparmak, SIAL Paris 2026’da Türk Çam Balının Marka Değerini Dünyaya Taşıyor Haber

Balparmak, SIAL Paris 2026’da Türk Çam Balının Marka Değerini Dünyaya Taşıyor

Türkiye’nin lider bal markası Balparmak, 17-21 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek SIAL Paris Fuarı’nda uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşacak. Balparmak, Türk Çam Balı başta olmak üzere Türkiye’nin bal çeşitliliğini, bilimsel uzmanlığını ve katma değerli arı ürünlerini uluslararası pazarlara taşırken, mevcut pazarlardaki konumunu derinleştirmeyi ve yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor. 14 Ekim 2026, İstanbul; Türkiye’nin lider* bal markası Balparmak, dünyanın en büyük gıda fuarlarından SIAL Paris’te Türk balını markalı ve katma değerli ürünlerle uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil etme hedefini ortaya koyacak. Yaklaşık 50 ülkeye ihracat gerçekleştiren Balparmak, SIAL Paris’i faaliyet gösterdiği pazarlardaki marka konumunu güçlendirmek ve yeni distribütör, perakende ve iş ortaklıkları geliştirmek için önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyor. SIAL Paris organizasyonunun açıkladığı verilere göre, 17-21 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek fuar 280 bin metrekarelik alanda 8 bin katılımcıyı ve 295 bin profesyonel ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyor. Fuarda Türkiye, İtalya, Fransa ve İspanya’nın ardından en büyük katılımcı ülkelerden biri olacak; 400’ü aşkın Türk gıda firması SIAL Paris’te yer alacak. Türk Çam Balı’nın küresel marka yolculuğu Balparmak standında farklı yörelerden ve monoflora bal çeşitlerinin yanı sıra Türk Çam Balı, arı sütü ve polen ürünleri uluslararası ziyaretçilerle buluşacak. Fuardaki ana başlıklardan biri Türk Çam Balı olacak. Balparmak, Türk Çam Balı’nın uluslararası alanda daha güçlü tanınmasını ve bir ülke değeri olarak markalı şekilde konumlanmasını dış ticaret stratejisinin öncelikleri arasında görüyor. Bu yaklaşımın önemli bir ayağını bilimsel çalışmalar oluşturuyor. Balparmak’ın çam balı özelinde yürüttüğü analiz çalışmalarının yanı sıra Ar-Ge Merkezi ve APILAB Kalite Kontrol Laboratuvarı’nın analiz ve kalite kontrol yetkinlikleri de SIAL Paris’te uluslararası paydaşlarla paylaşılacak. Balparmak, böylece Türkiye’nin bal çeşitliliğini yalnızca ürün olarak ihraç etmek yerine, bilimsel altyapı, kalite ve marka değeriyle birlikte uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor. Balparmak’ın iyi yaşam markası Apitera ile arı ürünlerinde büyüme Balparmak’ın iyi yaşam markası Apitera da SIAL Paris’te yer alacak. Fuarda özellikle sprey ve 7 gramlık saşe formatları uluslararası ziyaretçilere tanıtılacak. Balparmak, Apitera ile propolis ve arı sütü gibi katma değerli arı ürünlerinde ihracatı büyütmeyi ve farklı tüketici ihtiyaçlarına yönelik ürün formatlarıyla yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor. “Hedefimiz yalnızca yeni pazarlara ulaşmak değil, marka değerimizi derinleştirmek” Balparmak Genel Müdürü Ulaş Altıparmak, SIAL Paris 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, zengin florası, biyoçeşitliliği ve genetik kaynakları sayesinde arıcılık ve bal üretiminde yüksek bir potansiyele sahip. Biz bu potansiyelin uluslararası pazarlarda markalı ve katma değerli ürünlerle zenginleşmesi gerektiğine inanıyoruz. SIAL Paris de bu hedef açısından önemli bir buluşma noktası. Bugün yaklaşık 50 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca yeni ülkelere ulaşmak değil, mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirmek ve Balparmak’ın marka değerini derinleştirmek. Türk Çam Balı’nın dünyada daha da güçlü tanınması ve hak ettiği değere ulaşması için çalışmaya devam ediyoruz. Bilimsel uzmanlığımız ve kalite yaklaşımımızla Türk balını uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil ederken, Apitera ile de katma değerli arı ürünlerinde büyümeyi hedefliyoruz.” Balparmak hakkında daha fazla bilgiye www.balparmak.com.tr adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi! Haber

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi!

Aplike Beyin'in Türkiye lisansını üstlendiği organizasyon; iş dünyası, girişimcilik ekosistemi, yatırımcılar, akademi, sivil toplum ve gençleri COP31 yolunda ortak gündemler etrafında buluşturdu. İstanbul'da gün boyu süren buluşmada iklim eyleminden kapsayıcı liderliğe, kuşaklar arası diyalogdan sporun toplumsal etkisine, B Corp hareketinden sürdürülebilir girişimciliğe uzanan başlıklar ele alındı. Panellerin yanı sıra girişim sunumları, çözüm alanları, atölyeler ve networking buluşmaları; farklı sektörlerden katılımcıların deneyim paylaşmasına ve yeni iş birliği olanaklarını değerlendirmesine zemin hazırladı. Aplike Beyin Kurucusu ve ChangeNOW Türkiye Lideri Beyza Beyzade Berkol, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında güçlü bir çözüm ve yetenek potansiyeli bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “10 Eylül’de bir kez daha gördük ki Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında çözüm de yetenek de güçlü bir irade de var. Asıl ihtiyaç, birbirinden habersiz ilerleyen taraflar arasında güvene dayalı bağlantılar kuracak ve konuşmayı eyleme çevirecek ortak bir zemindi. COP31’i yalnızca bir iklim zirvesi değil, Türkiye için ekonomik ve toplumsal bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Bundan sonraki başarımızı, etkinlik günü oluşan enerjinin kalıcı ilişkilere, yeni projelere ve ölçülebilir etkiye dönüşmesi belirleyecek.” ChangeNOW HUB Istanbul adına değerlendirmelerde bulunan ChangeNOW HUBS İstanbul Yeni Nesil Etki Lideri UC Berkeley M.E.T. Belfu Berkol ise buluşmanın tek günlük bir etkinliğin ötesinde, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “ChangeNOW HUB Istanbul’u bir sonuç olarak değil, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı ve ilk kıvılcımı olarak görüyoruz. Bu buluşma, farklı kuşakların aynı amaç etrafında birlikte üretebildiğini ve gençlerin geleceğin pasif temsilcileri değil, bugünün karar ortakları olduğunu gösterdi. Şimdi hedefimiz, burada ortaya çıkan fikirleri karar vericiler ve yatırımcılarla buluşturarak gençlerin düşüncelerinin gerçek süreçlere etki etmesini sağlamak.” Paris'ten İstanbul'a kök salan hareket Program, ChangeNOW HUBS Istanbul'un Türkiye'deki yolculuğunu ve küresel ChangeNOW ekosistemiyle kurduğu bağı odağına alan açılışın ardından 'Paris'ten İstanbul'a Bir Hareket Kök Salıyor' oturumuyla devam etti. Belfu Berkol ve Rose-May Lucotte, ChangeNOW'un Paris'ten İstanbul'a uzanan etki yaklaşımını ve yerel ekosistemin küresel hareket içindeki rolünü değerlendirdi. Dilin Kemiği Yok Ebru Nihan Celkan, Kerem Kanık, Jülide Erdoğan ve Münteha Adalı; sürdürülebilir dönüşümün yalnızca hedeflerle değil, kullanılan dil, kurulan anlatı ve toplumsal katılım biçimleriyle de şekillendiğini farklı perspektiflerden ele aldı. KAYIT DIŞI: İki Kuşak Ortak Gelecek Emine Erdem ve Belfu Berkol, farklı kuşakların deneyimlerini ortak bir gelecek fikrinde buluşturarak dönüşümde kuşaklar arası diyaloğun ve karşılıklı öğrenmenin önemini konuştu. COP31 Yolunda İklim Eylemi Gündemini İleri Taşımak Tony Huber ve Tuğçe Söğüt, COP31'e giden süreçte iklim gündeminin nasıl somut eyleme dönüştürülebileceğini ve farklı aktörler arasındaki iş birliğinin önemini değerlendirdi. Sürdürülebilirliğin Eksik Halkası Kapsayıcı Liderlik Ahmet Dördüncü, Esra Bezircioğlu ve Meltem Kurtsan; kapsayıcılığı kurum kültürü, karar alma süreçleri ve sürdürülebilir dönüşümün kalıcılığı açısından ele aldı. Spor Daha Sağlıklı Kapsayıcı ve Dayanıklı Toplumları Nasıl Güçlendirebilir Şafak Müderrisgil, Zeliha Ünaldı ve Gülberk Gültekin Salman; sporun sağlık, eşitlik, toplumsal dayanıklılık ve aidiyet üzerindeki dönüştürücü rolünü tartıştı. İş Dünyasında Çıtayı Yükseltmek B Corp'lar Türkiye'de Değişime Nasıl Öncülük Ediyor Melissa Clissold, Sarah Garcia, Ece Altunmaral, Duru Leblebicioğlu ve Ceyda Kaytmaz; etki odaklı iş modellerini, ölçülebilir dönüşümü ve B Corp yaklaşımının Türkiye iş dünyasına sunduğu olanakları gündeme taşıdı. Girişimler çözümlerini sahneye taşıdı Türkiye Girişimcilik Vakfı desteğiyle gerçekleştirilen 'Bir Sonraki Değişim Girişim Sunumları' oturumunda, gezegen ve toplum için yenilikçi çözümler geliştiren girişimciler iş modellerini jüri ve katılımcılarla paylaştı. Sunumlar, sürdürülebilirlik gündeminin yalnızca tartışılan bir alan değil; teknoloji, girişimcilik ve yeni iş modelleriyle hayata geçirilen bir dönüşüm sahası olduğunu ortaya koydu. İstanbul'dan öteye hareketin devamı Günün kapanışındaki 'İstanbul'dan Öteye Hareketin Devamı' oturumunda Belfu Berkol ve Alexandra Bazin Debauche, etkinlikte kurulan diyaloğun ve bağlantıların yıl boyunca nasıl sürdürülebileceğine odaklandı. ChangeNOW HUB Istanbul'ın tek günlük bir buluşmanın ötesinde; yeni ortaklıkları, girişimleri ve çözüm odaklı çalışmaları destekleyen uzun soluklu bir ekosistem olarak gelişmesi hedefi paylaşıldı. ChangeNOW HUB Istanbul, COP31 yolunda Türkiye'nin sürdürülebilirlik ekosistemindeki farklı aktörleri aynı zeminde buluşturarak ortak gündemlerin görünürlük kazanmasına, yeni bağlantıların kurulmasına ve çözüm odaklı iş birlikleri için güçlü bir başlangıç yapılmasına katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak. Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na EHKİB milli katılımıyla katılan firmalar: AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL BETA KONF. TEKSTİL BETOBE TEKSTİL BÜŞRA TRİKO TEKSTİL COLLETTİ TOROSAN DEMİRIŞIK TEKS. KONF. DND TEKSTİL FORMAL TRİKO TEKSTİL GÜLSEN TEKS. İYA TEKSTİL KREATEKS TEKSTİL MEBA DIŞ TİCARET TEKSTİL MERGÜ TEKSTİL KONF. MODALT TEKSTİL KONF. ÖZTEK HAZIR GİYİM RAL TEKSTİL RASA TEKSTİL SELEKSİYON TEKSTİL TEORI TOPTAN İMALAT İHR. TEKSTİL Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda'nın Yeni Elektrikli Modelleri Tour de France Sahnesine Çıkıyor Haber

Škoda'nın Yeni Elektrikli Modelleri Tour de France Sahnesine Çıkıyor

Škoda, organizasyon kapsamında yarış yetkililerinin kullanımına 225 araçlık filo sağlayacak. Marka ayrıca geleneksel olarak yeşil mayonun sponsorluğunu üstlenmeye devam ederken, etap ve klasman kazananlarına verilecek kupaları da Modern Solid tasarım dilinden ilham alan yeni tasarımıyla hazırladı. Tour de France, Škoda’nın tamamen elektrikli ürün gamına katılan yeni Epiq ve Peaq modellerinin de ilk kez geniş kitlelere tanıtılacağı organizasyon olacak. Şehir odaklı kompakt SUV Epiq, markanın giriş seviyesindeki elektrikli modelini temsil ederken, yedi koltuklu SUV Peaq ise Škoda’nın yeni elektrikli amiral gemisi olarak ürün gamının zirvesinde yer alıyor. Efsanevi yarış 26 Temmuz’da tamamlanacak Bu yıl 113. kez gerçekleştirilecek Tour de France, 4 Temmuz’da İspanya'nın Barselona kentinden başlayacak ve 26 Temmuz’da Paris’teki Champs-Élysées Bulvarı'nda sona erecek. Yarış tarihinde üçüncü kez İspanya’dan start alacak organizasyonda 23 takımdan 184 bisikletçi, 3 bin 333 kilometrelik parkurda toplam 54 bin 450 metrelik tırmanışı tamamlamak için mücadele edecek. Škoda, Tour de France heyecanını yalnızca yarış parkuruyla sınırlı tutmayarak bisiklet tutkunları için birçok özel deneyim sunuyor. Markanın sponsorluğunu üstlendiği resmi Tour de France mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar yarışı anlık olarak takip edebilirken, WeLoveCycling platformunda yarış haberleri, perde arkası içerikler ve çeşitli ödüllü yarışmalar da yer alıyor. Škoda, Modern Solid tasarım diline sahip yeni kupalar hazırladı Škoda, Tour de France iş birliğinin 23. yılında yarışın kazananlarına verilecek kupaları da yeniledi. Škoda Design ekibi tarafından tasarlanan yeni kupalar, markanın Modern Solid tasarım dilinden ilham alan minimalist çizgileriyle dikkat çekiyor. Güçlü dikey hatlara sahip tasarım, hız ve üst düzey sportif performansı simgeliyor. Marka, uzun yıllardır olduğu gibi bu yıl da puan klasmanı liderine verilen yeşil mayonun sponsorluğunu üstleniyor. Ayrıca genel klasman birincisi, puan klasmanı lideri, dağ klasmanı kazananı ve en iyi genç bisikletçiye verilecek kupalar da Škoda tarafından hazırlandı. Bisiklet, Škoda’nın köklü mirasının merkezinde Škoda’nın A.S.O. ve Tour de France ile uzun yıllara dayanan iş birliği, markanın profesyonel bisiklet sporuna verdiği güçlü desteği yansıtıyor. 1895 yılında bir bisiklet üreticisi olarak yola çıkan Škoda, bugün de bisiklet sporunu marka mirasının önemli bir parçası olarak sahiplenmeye devam ediyor. Škoda, Tour de France’ın yanı sıra kadınlar kategorisindeki Tour de France Femmes avec Zwift’in de beşinci kez ana partneri olurken, La Vuelta, L’Étape ve Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) çatısı altında düzenlenen önemli organizasyonlara da destek veriyor. Škoda böylece hem profesyonel sporcuların hem de amatör bisiklet tutkunlarının yanında yer alarak, bisiklet kültürünü farklı disiplinlerde ve geniş kitlelerle buluşturuyor. Türkiye’de de bu vizyonunu sürdüren Škoda, Yüce Auto-Škoda sponsorluğunda düzenlenen L’Étape Türkiye Serisi’ne desteğini bu yıl da devam ettiriyor. Marmaris ve İstanbul etaplarında gerçekleştirilen organizasyonla Tour de France ruhunu Türkiye’ye taşıyan marka, amatör bisikletçilere uluslararası standartlarda yarış deneyimi sunulmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, Paris Eurosatory 2026 Fuarı’nda Haber

Yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, Paris Eurosatory 2026 Fuarı’nda

Türkiye’nin yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, Paris’te düzenlenen Eurosatory 2026 Fuarı’nda Türkiye’nin yerli gücünü dünyaya tanıtıyor. “Geleceğinizi koruyun” mottosuyla açılan Uluslararası Eurosatory 2026 Fuarı, 15 – 19 Haziran tarihleri arasında “savunma ve güvenlik alanındaki zorlukları öngörmek” temasıyla Paris’te gerçekleştiriliyor. Eurosatory’ ye katılım sağlayan Miilux OY başta Miilux Protection 560T ve Miilux Protection 650T olmak üzere yeni ürünleriyle ve diğer zırh çeliği çözümleriyle iş ortaklarına çözümler sunmaya devam ediyor. Eurosatory 2026, beş gün boyunca tüm paydaşlar üreticiler, yeni girişimler ve önde gelen uzmanları bir araya getirerek, ihtiyaçlarına en uygun çözümleri bulma imkânı sunuyor. 185 bin metrekareden fazla bir alanı kapsayan fuar küresel olarak ülkelerin savunma alanında yeniden yapılanma eğiliminin merkezi rolünü ve çekiciliğini gösteriyor. Fuarda tanıtılan ürünlerden Miilux Protection 560T, çok amaçlı kullanım imkânı sunarken özellikle ağırlık azaltma hedefiyle öne çıkıyor. Miilux Protection 650T ürünü ise ultra yüksek sertlik sınıfında yer alarak delinmeye karşı üstün direnç sağlıyor. Stratejik Çelik Üretiminde Küresel Uzmanlık Miilux OY, ülkemiz için stratejik öneme sahip ısıl işlem görmüş yüksek mukavemetli çeliklerin üretimini gerçekleştirerek; zırhlı araçlar, mayın ve balistik koruma gerektiren sistem üreticileri ile hali hazırda iş birlikleri kurmaktadır. İş makineleri, inşaat, makine, madencilik gibi sektörlere de gereken komponent ve levhaları rekabetçi koşullarla ve hızlı teslimat süreleriyle temin ediyor. Miilux Protection zırh çeliği ürün ailesi ile taktik tekerlekli veya paletli muharebe araç üreticilerine balistik koruma sağlıyor. Ayrıca balistik koruma ihtiyacı duyulan ısıl işlemli çelik ürünler için de farklı ürün tiplerinde farklı çözümler sunuyor. Penetrasyona karşı dirençli ve yüksek tokluk özelliklerini ürünlerinde barındıran Miilux OY, üstün bükülebilirlik ve kaynaklanabilirlik özellikleri ile müşterilerine farklı hizmetler de sunabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.