Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Park Asistanı

Kapsül Haber Ajansı - Park Asistanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Park Asistanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor Haber

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor

Hyundai Motor, gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemlerini yeni nesil Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle bir araya getiren yeni TUCSON modelini tanıttı. C-SUV segmentindeki yeni model, iddialı tasarımı, artırılmış konforu ve çok yönlü kullanım özellikleriyle öne çıkıyor. Hyundai Motor’un “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda geliştirilen yeni TUCSON, kaslı dış görünümünü işlevsel ve düzenli bir iç mekânla tamamlıyor. Günlük sürüşü kolaylaştıran bu yaklaşım, farklı yaşam tarzlarına ve hayatın değişen ihtiyaçlarına uyum sağlıyor. Büyüyen boyutları, geniş ve esnek kabini ve Hyundai’nin gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemleriyle yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve tatil aktivitelerine kadar geniş bir yelpazedeki müşteri beklentilerini karşılamak üzere geliştirildi. İlk neslinin tanıtıldığı 2004 yılından bu yana Avrupa’da 2 milyon adedin üzerinde satışa ulaşan TUCSON, Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. Model, 2025 yılında Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin lideri oldu*. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “İkonik bir modeli yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Risksiz bir yol seçip başarılı bir modeli yalnızca bir adım ileri taşıyabilirdik. Ancak Hyundai’nin yaklaşımı bu değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşterilerimiz için önem taşıyan her alanda TUCSON’u ileriye taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca yeni nesil bir TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON.” “Art of Steel”, yeni TUCSON’un iddialı görünümünü nasıl şekillendiriyor? Yeni TUCSON, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım diliyle “En İddialı SUV” konseptini somutlaştırırken yapısal sağlamlığı yolda güçlü bir duruşla birleştiriyor. Kaslı dış gövdesi ve özenle tasarlanmış iç mekâna kadar her detay, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu yansıtıyor. Dış tasarımın merkezinde, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü ortaya koyan belirgin, kaslı çamurluklar yer alıyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek yeni TUCSON’un iddialı SUV kimliğini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, 4.560 mm uzunluğa, 1.900 mm genişliğe ve 1.670 mm yüksekliğe sahip. Önceki nesline göre 35 mm daha uzun, 35 mm daha geniş ve 20 mm daha yüksek olan model, yolda daha güçlü bir duruş sergilerken iç mekânda da daha fazla alan sunuyor. Yaya koruma gerekliliklerini desteklemek amacıyla ön çıkıntı 20 mm artırılırken kapıların açılma açısı, araca iniş ve binişi kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye çıkarıldı. Avrupa için sunulan yeni dış renkler arasında Moonlake Blue Metallic, Moonlake Blue Matte, Rich Walnut Metallic, Rich Walnut Matte ve Ignite Red yer alıyor. Yeni TUCSON’un daha dinamik tasarıma sahip bir başka versiyonu ise 12 Ekim 2026 tarihinde Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak. Yeni TUCSON’un yeni aydınlatma imzasını hangi özellikler oluşturuyor? Ön bölümde H-Edge aydınlatma, merkezdeki dolaylı aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, dengeli bir görünüm oluşturuyor. Ön tasarıma entegre edilen bu aydınlatma, hem gündüz hem de gece ayırt edici bir ışık imzası sunuyor. Arka aydınlatmalar ise aracın hacmini ve hatlarını daha belirgin hâle getiriyor. Üç boyutlu iç yapıları, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın net ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanım seviyesine bağlı olarak Mikro Piksel Aydınlatma (MPL) sistemiyle de sunuluyor. 25.600 bağımsız LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilebilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonlarına da olanak tanıyor. LED arka lambalar, Avrupa’da tüm versiyonlarda standart olarak sunulurken diğer pazarlardaki kullanılabilirlik bölgesel donanım özelliklerine göre değişiyor. Yeni TUCSON, iç kabin konforunu ve çok yönlü kullanımı nasıl yeniden tanımlıyor? Yeni TUCSON’un iç tasarımı, mobilyalardan ilham alan konforu ve sezgisel kontrolleriyle estetik ve özenli detayları ön plana çıkaran bir yaşam alanı oluşturuyor. Yumuşak dolgulu yüzeylerden ergonomik olarak konumlandırılmış ekranlara kadar her unsur, stresi azaltmaya, rahatlamaya ve daha sakin bir kabin ortamı yaratmaya katkı sağlıyor. İşlev odaklı kabin tasarımı, SUV modellerindeki minimalizm anlayışını yeniden yorumluyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birbirinden ayırıyor. Yatay üst katman görsel ferahlık ve sadelik sunarken alt bölümdeki derin, açık saklama alanı pratik kullanım sağlıyor. Gösterge panelinin üst kısmında, kapılarda ve orta konsol kol dayanağında kullanılan yumuşak ve dolgun yüzeyler, ev konforunu otomobil ortamına taşıyarak kaliteli ve rahatlatıcı bir iç mekân oluşturuyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını en aza indirmek amacıyla sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. İnce tasarımlı 9,9 inç dijital gösterge ekranı direksiyonun üzerinde konumlanırken isteğe bağlı olarak sunulan Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücü, gözünü yoldan ayırmadan gerekli bilgilere ulaşabiliyor. Elektrikli ayarlanabilir direksiyon ise ideal sürüş pozisyonunun kolayca belirlenmesini sağlayarak konforu ve ergonomiyi artırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayanağı, merkezi ekran kullanılırken ilave destek sunacak şekilde tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Kabin genelinde yer alan dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının en gelişmiş cihaz şarj olanaklarından birini sunuyor. Direksiyon koluna entegre vites kolu, orta konsolda ek alan yaratıyor. Aydınlatmalı vites göstergesi ve tek düğmeyle park konumuna geçiş, kullanımı kolaylaştırırken “Gözler Yolda, Eller Direksiyonda” tasarım yaklaşımını güçlendiriyor. Yeni TUCSON; önde 1.038 mm baş mesafesi, arkada 1.002 mm diz mesafesi ve önde 1.470 mm omuz mesafesiyle yolcularına geniş bir yaşam alanı sunuyor. Donanım seviyesine bağlı olarak sunulan konfor özellikleri arasında, yedi hücreli pnömatik sistemiyle bel ve yan desteklerin yanı sıra masaj işlevleri sağlayan Ergo Motion sürücü koltuğu da yer alıyor. Sürücü ve ön yolcu için sunulan Relaxation Comfort koltukları ise tek dokunuşla geriye yatırılabilme özelliği sayesinde molalarda ek konfor sağlıyor. Multi-Air Mode sistemi, iklimlendirilmiş havayı ana havalandırma çıkışları, çoklu hava kanalları ve zemin seviyesindeki çıkışlar üzerinden aktif biçimde yöneterek doğrudan hava akımının yarattığı rahatsızlığı ortadan kaldırıyor. Üç bölgeli iklimlendirme sistemi de kabinin farklı bölümlerindeki sıcaklığın ayrı ayrı ayarlanmasına olanak tanıyor. İsteğe bağlı sunulan 13,5 V metal kaplamalı ısıtmalı ön cam, zorlu kış koşullarında 15 dakika içinde camın tamamındaki buzlanmayı giderebiliyor. Yaz aylarında ise güneş enerjisinin yüzde 60’ını geri çevirerek kabinin 2 derece daha serin kalmasını sağlıyor; böylece klimanın yükünü ve yakıt tüketimini azaltıyor. Metal, dielektrik ve seramik malzemelerden oluşan 20’den fazla katmanı bir araya getiren bu şeffaf iletken kaplama teknolojisi, görünür ısıtma tellerine ihtiyaç duymadan işlevini yerine getirerek kabinin sade görünümünü koruyor. Kabin genelindeki pratik detaylar da günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Her iki ön kapı paneline entegre edilen gizli şemsiye bölmeleri ve arka kapı kaplamalarında yer alan özel bardak tutucular, ek kullanım kolaylığı sunuyor. İkinci sırada bulunan AddGear bağlantı noktası, Hyundai’nin açık AddGear ekosistemini destekliyor. Böylece akıllı telefon tutucuları, tablet aparatları, koku difüzörleri ve farklı yaşam tarzlarına yönelik diğer aksesuarlar iç mekâna kolayca entegre edilerek daha kişiselleştirilmiş bir kabin ortamı oluşturulabiliyor. Avrupa’da sunulan iç mekân renk kombinasyonları arasında Black, Dark Blue Gray/Dove Gray ve Misty Plum bulunuyor. Döşeme seçenekleri ise kumaş, kumaş/deri ve deriden oluşuyor. TUCSON’un üstün teknolojisi, bağlantılı ve güven veren sürüşü nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, günlük yolculukları daha kolay ve sezgisel hâle getirmek üzere geliştirilen kapsamlı bağlantı, bilgi-eğlence ve sürücü destek teknolojileri sunuyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı Pleos Connect, 12,9 ve 17 inç boyutlarında sunulan merkezi bilgi-eğlence ekranını ince tasarımlı 9,9 inç sürücü ekranıyla bir araya getiriyor. Yapay zekâ destekli Gleo AI sesli tanıma sistemi, internet üzerinden güncel verilere erişebiliyor. Böylece sürücüler, ekrandaki farklı menüler arasında gezinmek zorunda kalmadan işlevlere ve bilgilere ulaşabiliyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz yazılım güncellemeleri (OTA), belirli araç sistemlerinin ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini zenginleştiriyor. Kullanım kolaylığı sağlayan özellikler arasında, uyumlu akıllı telefonlar ve akıllı saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı mümkün kılan Hyundai Dijital Anahtar 2 de bulunuyor. Hafızalı Geri Manevra Asistanı (MRA), 30 km/saate kadar hızlarda yapılan ileri manevraların 50 metreye kadar olan bölümünü kaydedebiliyor. Ardından kaydedilen güzergâhta geri gidilirken direksiyon kontrolünü üstlenerek sürücüye destek sağlıyor. Dört tekerlekten çekişli modellerde sunulan Zemin Görüntüleme Sistemi (GVM), aracın yakın çevresini ve altındaki alanı daha ayrıntılı göstererek zorlu koşullardaki manevraları kolaylaştırıyor. Uzaktan Akıllı Park Asistanı (RSPA), aracın park alanlarına uzaktan yönlendirilerek girip çıkmasına yardımcı olurken Park Çarpışma Önleme Asistanı, düşük hızdaki park manevralarında çarpışma riskini azaltmaya katkı sağlıyor. İsteğe bağlı sunulan dijital iç dikiz aynası ise arka camın yolcular veya bagajlar nedeniyle kapanması durumunda bile net ve engelsiz bir arka görüş sunuyor. Güç aktarma sistemine bağlı olarak değişen çekme kapasitesi, hibrit versiyonda sınıfının lideri olan 1.910 kg’a kadar ulaşıyor. Plug-in hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’a kadar çekme kapasitesi sunuyor. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek sağlayarak düşük hızdaki manevraları kolaylaştırıyor. TUCSON’un gelişmiş hibrit sistemi, performans, verimlilik ve konforu nasıl dengeliyor? Yeni TUCSON’un elektrik destekli güç aktarma seçeneklerinin merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş hibrit sistemi yer alıyor. Sistem, atak performansı verimli, konforlu ve rafine bir günlük sürüş deneyimiyle bir araya getirmek üzere geliştirildi. HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken iklimlendirme, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin kullanılmaya devam etmesini sağlıyor. Böylece duraklamalarda veya molalarda daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Motor seçenekleri arasında, altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7-DCT) sunulan 150 PS gücündeki 1,6 T-GDI benzinli motorun yanı sıra hibrit ve plug-in hibrit versiyonlar bulunuyor. Hibrit versiyon, 245 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Plug-in hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru plug-in hibrit sistemle birleştirerek 292 PS’ye kadar güç ve 380 Nm tork üretiyor. 17,1 kWh kapasiteli batarya, 17 inç jantlarla tahmini olarak 81 km’ye kadar tamamen elektrikli sürüş menzili sağlıyor. Bu değer, nihai homologasyon onayına tabi bulunuyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi ise evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Modelde kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleri de sunuluyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojilerle birlikte çalışıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulması konusunda sürücüye destek verirken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, navigasyon verilerini kullanarak aracın hızını belirli yol koşullarına göre ayarlıyor. TUCSON, yolcu güvenliğini nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, güçlendirilmiş gövde yapısını Hyundai SmartSense güvenlik ve sürücü destek teknolojileriyle birleştirerek günlük kullanımda yolcu korumasını ve sürücünün güven duygusunu artırıyor. Yeni TUCSON; sürücü ve ön yolcu hava yastıkları, ön yan hava yastıkları, orta yan hava yastığı ve kabin boyunca uzanan perde hava yastıkları dâhil olmak üzere toplam yedi hava yastığıyla donatılıyor. Gövde yapısında kullanılan sıcak şekillendirilmiş yüksek dayanımlı çelik ve güçlendirilmiş orta sütunlar, çarpışma sırasında oluşan kuvvetlerin yönetilmesine yardımcı oluyor. Kabin İçi İzleme Ünitesi (ICMU), kamera tabanlı teknolojiyle sürücünün dikkatini ve yolcuların durumunu takip ediyor. Sistem, sürücünün bakış yönünü ve uykululuk belirtilerini algılayarak uygun uyarılar verebiliyor. Çocuk Varlığı Algılama (CPD) ve Arka Yolcu Uyarısı (ROA) sistemleri ise araçta bir yolcunun unutulmuş olabileceği durumlarda sürücüyü uyararak ek güvenlik desteği sağlıyor. Yeni TUCSON; tasarımı, elektrik destekli güç aktarma sistemleri, bağlantı teknolojileri, kullanışlı iç mekânı ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla, modelin Hyundai’nin Avrupa SUV ürün gamındaki temel konumunu oluşturan güçlü özelliklerini daha da ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Yenilenen Tasarım Paketiyle MINI Online Store’da Haber

Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Yenilenen Tasarım Paketiyle MINI Online Store’da

Gelişen donanım özellikleriyle premium elektrikli SUV deneyimini daha da ileri taşıyan Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in maksimum sürüş menzili, yeni nesil batarya teknolojisi sayesinde 501 kilometreye kadar ulaştı. Günlük kullanımı kolaylaştıran yeni donanımları ve sürüş konforunu artıran ileri teknolojileriyle Tamamen Elektrikli MINI Countryman Favoured Plus, artırılmış gerçeklik destekli MINI Navigasyon AR sistemini de sunuyor. MINI Countryman’in Tamamen Elektrikli versiyonu, Favoured Plus tasarım paketiyle Eylül ayına özel 3 milyon 687 bin TL’den başlayan fiyatlarla MINI Online Store’da satışa sunuldu. Sportif kullanıcılara yönelik alternatif olarak sunulan John Cooper Works paketinin Eylül ayına özel satış fiyatı ise 3 milyon 814 bin TL’den başlıyor. Türkiye’de lanse edildiği 2024 yılından bugüne kadar 21 bini aşan satış adedine ulaşan yeni jenerasyon MINI Countryman, tamamen elektrikli versiyonunda sunulan yeni Favoured Plus tasarım paketiyle donanım seviyesini daha da zenginleştirdi. Gelişmiş sürüş destek sistemlerini, dijital teknolojileri ve özgün tasarım detaylarını bir araya getiren Favoured Plus tasarım paketi, artırılan menzil değeriyle Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in günlük kullanım kolaylığını ve uzun yolculuklardaki konforunu da ileri taşıyor. Favoured Plus ile Teknoloji, Konfor ve Tasarım Bir Arada Tamamen Elektrikli MINI Countryman modelinde sunulmaya başlanan yeni Favoured Plus tasarım paketi; premium tasarım detaylarını gelişmiş teknolojiler, sürüş destek sistemleri ve günlük kullanımı kolaylaştıran donanımlarla bir araya getiriyor. Favoured Plus kapsamında sunulan Sürüş Asistanı Plus ve Park Asistanı Plus sistemleri, 360 derece kamera desteğiyle birlikte sürüş ve park manevralarında kullanıcıya kapsamlı destek sağlıyor. Artırılmış gerçeklik destekli MINI Navigasyon AR sistemi ise yönlendirmeleri gerçek zamanlı görüntülerle birleştirerek daha sezgisel ve anlaşılır bir navigasyon deneyimi sunuyor. Teknoloji ve konfor odaklı donanımları tamamlayan 19 inç Kaleido Spoke iki tonlu jantlar modele daha güçlü bir görünüm kazandırırken, güneş korumalı arka camlar hem tasarıma hem de kullanım konforuna katkı sağlıyor. Mode 3 şarj kablosu veya Mode 2 Flexible Şarj Cihazı farklı şarj ihtiyaçlarına uyum sağlayarak Tamamen Elektrikli MINI Countryman kullanıcılarına günlük kullanımda daha fazla esneklik sunuyor. Favoured Plus tasarım paketine sahip Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Eylül ayına özel 3 milyon 687 bin TL’den başlayan fiyatlarla MINI Online Store’da yerini aldı. Elektrikli Sürüşün Konforu, Sportif Detaylarla Bir Araya Geliyor Tamamen Elektrikli MINI Countryman’de Favoured Plus tasarım paketinin yanı sıra sportif görünüm tercih eden kullanıcılar için John Cooper Works (JCW) tasarım paketi de yer alıyor. Favoured Plus’ın teknoloji ve konfor odaklı özelliklerine ek olarak JCW’ye özgü iç ve dış tasarım detaylarıyla zenginleştirilen paket, modele daha dinamik ve güçlü bir görünüm kazandırıyor. 20 inç JCW Flag Spoke iki tonlu jantlar, JCW Spor Frenleri, JCW Spor Koltukları ve JCW Spor Direksiyonu Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in sportif karakterini tamamlıyor. Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in John Cooper Works paketinin Eylül ayına özel satış fiyatı ise 3 milyon 814 bin TL’den başlıyor. 501 Kilometreye Varan Sürüş Menzili Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in sürüş menzili, modelde gerçekleştirilen teknik güncellemeler ve yeni nesil batarya teknolojisi sayesinde WLTP verilerine göre 501 kilometreye kadar yükseldi. Artırılan menzil, şehir içinde olduğu kadar uzun yolculuklarda da daha fazla kullanım esnekliği sunarken, şarj molaları arasındaki mesafenin uzamasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW 7 Serisi Neue Klasse Teknolojileriyle Türkiye’de Satışa Sunuldu Haber

Yeni BMW 7 Serisi Neue Klasse Teknolojileriyle Türkiye’de Satışa Sunuldu

BMW’nin Neue Klasse vizyonunun lüks sınıftaki ilk temsilcisi olan Yeni BMW 7 Serisi, Eylül ayı itibarıyla Türkiye’de satışa sunuldu. İlk neslinden bu yana inovasyon ve teknoloji alanındaki öncü karakteriyle BMW’nin amiral gemisi olan 7 Serisi, Neue Klasse tasarım dilini dijital teknolojiler, elektrikli mobilite ve yüksek performansla bir araya getirerek lüks sedan segmentinde yeni bir dönem açıyor. Yeni BMW 7 Serisi’nin öne çıkan özellikleri arasında BMW İşletim Sistemi X ve sürücü odaklı tasarıma sahip BMW Panoramic iDrive’ın yanı sıra A sütunundan A sütununa ön camın genişliği boyunca uzanan projeksiyon yüzeyiyle sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına taşıyan BMW Panoramic Vision yer alıyor. 8K çözünürlüklü Theatre Screen, 700’e varan kişiselleştirme seçeneği ve ilk kez sunulan BMW Ön Yolcu Multimedya Ekranı da modelin dikkat çeken yenilikleri arasında bulunurken, Executive Lounge donanımları arka koltuk konforunu yeniden tanımlıyor. Yeni BMW Lüks Sınıf Tasarımının Prömiyeri BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaralar ve BMW Individual kristal farlar, otomobilin ön yüzünde bütünleşerek Yeni BMW 7 Serisi’ne görsel açıdan etkileyici bir görünüm kazandırıyor. Yandan bakıldığında sadeleştirilmiş yüzeyler ve karakteristik çizgiler şık bir silüet oluştururken, arka tasarım yenilenen stopların net hatlarıyla şekilleniyor. BMW Individual Iconic Glow Kristal Ön Farlar; kristal cam öğeleri ve elmas kesimli yapıları sayesinde ışığı çok sayıda yüzeyde yansıtarak benzersiz bir görünüm sunuyor. Aynı zamanda viraj aydınlatması ve 600 metreye kadar aydınlatma menzili sağlayan matrix uzun farlarla sürüş güvenliğini üst seviyeye taşıyor. Ceremonial Dinamik Zemin Aydınlatması, kapı eşiklerine entegre edilen 194 binden fazla piksele sahip LED aydınlatmaların animasyon moduna göre değişen koreografisiyle otomobile binme anını kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştürüyor. Benzinli mild hibrit ve tamamen elektrikli motor seçeneklerini aynı ürün gamında sunan Yeni BMW 7 Serisi, Türkiye’de BMW 740 xDrive, BMW i7 60 xDrive ve BMW i7 M70 xDrive olmak üzere üç farklı versiyonla satışa sunuluyor. Kullanıcıların kişisel zevklerini ve karakterlerini otomobillerine yansıtabilmeleri için Pure Excellence ve M Excellence olmak üzere iki farklı tasarım paketi sunuluyor. Saf Zarafetin Yorumu: Pure Excellence Pure Excellence tasarım paketi; mat krom cam çıtaları, krom kapı altı çıtaları, yeni gövde renkleri ve 20 ila 22 inç aralığında jant seçenekleri ile zarafetin en saf halini temsil ediyor. İç mekânda ise aydınlatmalı kapı eşikleri, yüksek kaliteli Merino deri döşemeler ve açık gözenekli parlak ahşap/meşe kaplamalar lüks bir ambiyans yaratıyor. Daha sportif ve dinamik: M Excellence M Excellence tasarım paketi ise Yeni BMW 7 Serisi’nin daha dinamik ve güçlü karakterini yansıtıyor. 21 ve 22 inç jant seçeneklerine ek olarak parlak siyah cam çıtaları, parlak siyah BMW M tasarımlı ön ve arka tamponlar, arka spoiler ve mavi kaliperli M Sport fren diskleri dış tasarımda sportif görünümü güçlendiriyor. İç mekânda yer alan M tasarımlı aydınlatmalı kapı eşikleri, deri direksiyon ve karbon fiber iç kaplamalar ise otomobilin performans odaklı karakterini tamamlıyor. Üç Motor Seçeneği, Üç Ayrı Karakter Yeni BMW 7 Serisi’nin içten yanmalı motor seçeneği olan Yeni BMW 740 xDrive, 3.0 litrelik mild hibrit benzinli motoruyla 400 beygir güç ve 580 Nm tork üretiyor. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip otomobil, 0-100 km/s hızlanmasını 5,1 saniyede tamamlarken 250 km/s maksimum hıza ulaşıyor. 540 litrelik bagaj hacmiyle günlük kullanım ve uzun yol ihtiyaçlarına da cevap vermeyi hedefliyor. Yeni BMW 740 xDrive; Pure Excellence tasarım paketiyle 21.526.200 TL, sportif tasarım öğelerini öne çıkaran M Excellence paketiyle ise 22.966.800 TL liste fiyatına sahip. Geleceğin mobilite vizyonunu bugüne taşıyan tamamen elektrikli model ailesinde ise Yeni BMW i7 60 xDrive, 544 beygir güç ve 745 Nm tork sunuyor. Model, 0-100 km/s hızlanmasını 4,8 saniyede gerçekleştirirken WLTP ölçümlerine göre 608 ila 727 kilometre arasında menzil vadediyor. 112,5 kWh net batarya kapasitesine sahip i7 60 xDrive, 250 kW DC hızlı şarj desteğiyle yüzde 10’dan yüzde 80’e 28 dakikada şarj edilebiliyor. BMW’nin verilerine göre 10 dakikalık yüksek güçlü şarj, 202 ila 252 kilometre arasında ek menzil sağlayabiliyor. Yeni BMW i7 60 xDrive Pure Excellence tasarım paketiyle 14.370.400 TL, M Excellence paketiyle 15.136.900 TL fiyatıyla Borusan Otomotiv Yetkili Satıcıları’ndaki yerini aldı. Serinin performans zirvesinde ise BMW i7 M70 xDrive yer alıyor. 680 beygir güç ve 1.015 Nm maksimum tork üreten elektrikli amiral gemisi, 0-100 km/s hızlanmasını yalnızca 3,8 saniyede tamamlıyor. 250 km/s maksimum hıza ulaşabilen model, 112,4 kWh kapasiteli bataryasıyla WLTP ölçümlerine göre 601 ila 686 kilometre arasında menzil sunuyor. Performansını tasarım detaylarıyla da vurgulayan BMW i7 M70 xDrive; M Sport Pro tasarım unsurlarının yanında BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaraları, C sütunundaki M logoları, M tasarımlı ayna kapakları ve siyah kaliperli fren diskleriyle serinin diğer üyelerinden ayrışıyor. Adaptif M Şasi Kontrol Professsional ve Launch Control gibi performans odaklı sürüş teknolojilerini de standart olarak sunan BMW i7 M70 xDrive, elektrikli mobilitenin sunduğu anlık performansı lüks sedan segmentinin konfor ve teknolojileriyle bir araya getiriyor. Yeni BMW i7 M70 xDrive modeli ise 16.000.000 TL’lik satış fiyatına sahip. Konfor Odaklı Gelişmiş Sürüş Teknolojileri Yeni BMW 7 Serisi, konfor ve dijital teknolojilerin yanı sıra gelişmiş sürüş destek sistemleriyle de öne çıkıyor. Integral Aktif Direksiyon, arka tekerlekleri 3,5 dereceye varan açıyla yönlendirerek düşük hızlarda manevra kabiliyetini, yüksek hızlarda ise sürüş stabilitesini artırıyor. Park Asistanı Professional ise My BMW App üzerinden otomobilin yaklaşık 6 metre mesafeden ileri veya geri hareket ettirilmesine imkân tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’nın En Çok Satılan SUV Modeli Volkswagen T-Roc Satışa Sunuldu Haber

Avrupa’nın En Çok Satılan SUV Modeli Volkswagen T-Roc Satışa Sunuldu

Yeni tasarım detaylarıyla birlikte konfor ve kalite seviyesini daha da yükselten, MQB Evo platformu üzerine inşa edilen Yeni T-Roc; IQ.LIGHT – LED Matrix farlar, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi "Exit Warning System", Yarı Otonom Sürüş Asistanı "Travel Assist" ve Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı "Park Assist Plus" gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemiyle donatıldı. Yeni T-Roc, Türkiye’de 3 farklı donanım seviyesi ve hafif hibrit (eTSI) motor seçeneğiyle satışa sunuldu. Volkswagen’in dünyada Tiguan’dan sonra en başarılı, Avrupa’nın ise en çok tercih edilen SUV modeli T-Roc tamamen yenilendi. 2017’de pazara sunulmasından bu yana 2 milyon adetten fazla üretilen model, ikinci nesliyle birlikte tasarım ve teknolojide standartları bir kez daha yukarı taşıyor. Daha karizmatik ve dikkat çekici bir tasarıma kavuşan Yeni T-Roc; bu modelde ilk kez sunulan gelişmiş hafif hibrit (eTSI) motoru, yüksek malzeme ve işçilik kalitesine sahip iç mekanı ve Tiguan ile Tayron modellerinden aktarılan yeni nesil bilgi-eğlence sistemine ev sahipliği yapan dijital kokpitiyle fark yaratıyor. Genişleyen yaşam alanı ve artırılan bagaj hacmi, sınıfında benzersiz olan Yarı Otonom Sürüş Asistanı "Travel Assist" gibi akıllı sürüş teknolojileriyle birleşerek Yeni T-Roc’u bir üst segmente taşıyor. Yeni nesille birlikte daha dinamik bir karakter kazanan T-Roc, güncellenen tasarımıyla markanın geleceğe dönük tasarım anlayışını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Yeni tasarım, estetik ile işlevsellik arasındaki denge gözetilerek geliştirildi. Artık daha aerodinamik bir yapıya sahip olan model, 0,29 Cd sürtünme katsayısıyla bir önceki nesline kıyasla yaklaşık yüzde 10’luk bir iyileşme sunuyor. Yenilenen güç aktarma sistemleriyle birlikte, ikinci nesil T-Roc’un verimliliği ve performansı da belirgin şekilde artıyor. Verimli hafif hibrit motor seçenekleri Yeni T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş motor teknolojilerinden biri olan 48 V hafif hibrit (eTSI) sistemine sahip 1.5 litrelik turboşarjlı 150 PS (110 kW) güç seçeneğiyle sunuluyor. T-Roc’ta ilk kez kullanılan 1.5 eTSI motor, yüksek verimlilik sağlayan gelişmiş hafif hibrit sistemlerle donatıldı. Rejeneratif fren teknolojisi sayesinde, frenleme sırasında açığa çıkan kinetik enerji elektrik enerjisine dönüştürülerek kompakt bir lityum-iyon bataryada depolanıyor. Bu sayede, verimli içten yanmalı motor seyir halindeyken belirli koşullarda devre dışı kalabiliyor. “Süzülme modu” olarak adlandırılan bu özellik, yakıt tüketimini azaltırken emisyon değerlerini de düşürüyor. Ayrıca bu sistem, ilk hareket esnasında ve anlık ekstra güce ihtiyaç duyulan zamanlarda, herhangi bir gecikme olmadan yaklaşık 18 PS (14 kW) ekstra güç ve 56 Nm ek tork desteği sunarak hem performansı hem de verimliliği destekliyor. Söz konusu hafif hibrit sistem sayesinde 100 km’de 0,5 litreye kadar ek yakıt tasarrufu elde edilebiliyor. Bu verimliliği, Gelişmiş Aktif Silindir Yönetimi “ACTPlus” teknolojisi de destekliyor. Dört silindirli bu motor, gerekli durumlarda iki silindirini devre dışı bırakarak yakıt tüketimini minimuma indiriyor. Daha geniş iç hacim Yeni T-Roc, önceki nesline kıyasla 12,2 cm daha uzun gövdesi ve 2,8 cm artan aks mesafesiyle çok daha geniş bir iç hacim ve diz mesafesi sunuyor. Modelin geliştirme sürecinde, beş yolcu ve bagaj için mümkün olan en ferah yaşam alanını sunmak ön planda yer almış. Uzayan gövde sayesinde bagaj hacmi 30 litre artarak 475 litreye ulaşırken, arka koltukların bağımsız olarak katlanabilir yapısı ise kullanım esnekliğini artırıyor. Arka koltuklar yatırıldığında, Yeni T-Roc’ta 1.350 litrelik bagaj kapasitesine ulaşılıyor. Yeni T-Roc’un iç mekan tasarımı, sade ama karakteristik bir çizgiye sahip. Yatay hatlar ve net yüzeyler genişlik hissini pekiştiriyor. Malzeme kalitesi ise sınıfında yeni bir referans noktası oluşturuyor. Ön panelde yumuşak dokulu ve yüksek kaliteli kumaş kaplamalar, ilk kez kullanılan delikli ve aydınlatma özelliğine sahip deri paneller ve dokunsal kalitesi yüksek koltuk kumaşları, Yeni T-Roc’un iç mekanını üst sınıf bir atmosfere taşıyor. Kullanım detayları da aynı titizlikle ele alınmış olan modelde, çok fonksiyonlu direksiyon üzerindeki ergonomik butonlar, yeni kapı açma kolu tasarımı ve çeşitli işlevleri kolayca kontrol etmeyi sağlayan Sürüş Deneyim Kumandası "Driving Experience Control", sürücünün tüm sistemlere sezgisel biçimde erişebildiği bir iç mekan deneyimi sunuyor. Üst seviye kalite Kalite artık yeni bir seviyede. Volkswagen, 2025 yılında bir dönüm noktasını başlattı: Gerçek Volkswagen “True Volkswagen” sloganı altında marka; sade ve ayırt edici tasarım, güçlü fiyat- performans dengesi, yenilikçi teknolojiler, yüksek kalite ve sezgisel kullanım gibi kendine özgü güçlü yönlerini her zamankinden daha fazla ön plana çıkarıyor. Yeni T-Roc’un iç mekanı da bu yeni dönemin başlangıcını yansıtıyor. İç tasarım sade ve kendine özgü bir karaktere sahip; yatay olarak yapılandırılmış yüzeyler ve net çizgiler, ilk anda kolay bir yön bulma hissi sağlıyor. Malzeme kalitesi, bu sınıfta yeni bir standart tanımlıyor. Gösterge paneli bölgesinde kullanılan yumuşak dokulu, yüksek kaliteli ve kumaş kaplı yüzeyler; delikli ve aydınlatmalı deri trim detayları ile dokunsal ve görsel olarak etkileyici koltuk kumaşları, T-Roc’un standartlarını bir üst segmente taşıyor. Teknolojide büyük adım İkinci nesil T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş MQB platformu olan MQB Evo üzerine inşa edildi. Bu sayede model, sınıfında fark yaratan yeni nesil konfor ve sürüş destek sistemleriyle donatıldı. MQB Evo mimarisi, Yeni T-Roc’un, aynı platformu paylaşan Golf, Passat, Tiguan ve Tayron modellerinde yer alan en güncel teknolojilerle uyumlu hale gelmesini de sağlıyor. Bir önceki nesilde yer alan Çift Bölgeli Tam Otomatik “Climatronic” klima sistemi, artık Üç Bölgeli Tam Otomatik Klima “Air Care Climatronic” ile güncellendi. Bu gelişmiş sistem, arka koltuk yolcuları için bağımsız iklim ayarı imkanı sağlayarak konfor seviyesini artırıyor. Yeni T-Roc’un sınıfındaki en dikkat çekici yeniliklerden biri, gelişmiş Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist” sisteminin sunulması. Travel Assist, zamanla sürücünün sürüş alışkanlıklarını öğrenerek aracı yalnızca şeridin tam ortasında tutmakla kalmıyor; tercih edilen sürüş stiline bağlı olarak sağ ya da sol çizgiye daha yakın bir konumda da aracı yarı otonom olarak ilerletebiliyor. Ayrıca sistem, virajlara uyum sağlayarak daha doğal ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. Güvenlik alanında öne çıkan bir diğer yenilik, Acil Durum Asistanı "Emergency Assist" sistemi. Sürücünün sağlık sorunu yaşaması veya tepki vermemesi durumunda devreye giren bu sistem, dörtlü ikazları yakarak aracın güvenli biçimde durmasını sağlıyor. Sistem ardından kapı kilitlerini ve iç aydınlatmaları açıyor ve çevredekilerin dikkatini çekip, yardıma çağırmak için kornayı aktif hale getiriyor. Bu sırada otomatik olarak 112 hattını arayıp, araç lokasyon bilgisini de gönderiyor. Yeni T-Roc’ta sunulan bir diğer ileri teknoloji, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”. Bu sistem, arka taraftan, özellikle kör noktada kalabilecek, bisiklet, motosiklet veya scooter gibi küçük bir araç yaklaşırken, kapı açılmadan önce yolcuları uyararak risk oluşturan kazaların önlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca T-Roc, ilk kez Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı "Park Assist Plus" sistemiyle de donatılıyor. Hafıza fonksiyonu sayesinde son 50 metre mesafeye kadar rotayı hafızaya alan bu sistem tam otomatik park etme olanağı sunuyor. Kapsamlı standart donanım Yeni T-Roc, Life, Style ve R-Line donanım seviyeleriyle müşterileriyle buluşuyor. Giriş modeli olan Life, geniş bir standart donanım yelpazesine sahip. Bu donanım seviyesinde iç mekanda 10,25" Dijital Gösterge Paneli “Active Info Display”, 10,3" “Composition Media Plus” Bilgi ve Eğlence Sistemi, Sürüş Deneyim Kumandası “Driving Experience Control” ve 3 Bölgeli Tam Otomatik Klima “Air Care Climatronic” yer alıyor. Dış tasarımda ise 17" Lima alüminyum alaşımlı jantlar, LED farlar ve LED gündüz sürüş farları, Uzun Far Asistanı “Light Assist” ve LED stop lambaları öne çıkıyor. Kullanım kolaylığı sağlayan donanımlar arasında Anahtarsız Giriş ve Çalıştırma Sistemi “Keyless Access”, Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus”, Geri Görüş Kamerası “Rear Assist”, Park Mesafe Sensörleri ve Adaptif Hız Sabitleyici “ACC” bulunuyor. Style donanım seviyesinde ise Life donanıma ek olarak iç mekanda 10,25" Dijital Gösterge Paneli “Active Info Display Pro”, 12,9" “Discover Pro” Navigasyon Sistemi ve 6 hoparlörlü ses sistemi sunuluyor. Sürüş Deneyim kumandası “Driving Experience Control” kapsamında ele alınan farklı atmosfer modları, ısıtmalı ön koltuklar ve ısıtmalı direksiyon, ArtVelours Eco koltuk döşemeleri, ErgoActive sürücü koltuğu ile masaj özellikli ön koltuklar, 30 renkli ambiyans aydınlatması ve ön kapı içlerinde aydınlatmalı döşemeler de bu donanım seviyesinde standart olarak yer alıyor. Dış donanımda ise IQ.LIGHT – LED Matrix farlar ve Dinamik Uzun Far Asistanı “Dynamic Light Assist”, dinamik sinyalli ve animasyon özellikli LED stop lambaları, önde ve arkada aydınlatmalı Volkswagen logoları, panoramik açılır cam tavan, gümüş tavan rayları ile karartılmış arka ve arka yan camlar öne çıkıyor. Sürüş destek sistemleri tarafında da donanım zenginleşiyor; Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist”, Acil Durum Asistanı “Emergency Assist”, Şerit Değiştirme Asistanı “Side Assist”, Arka Trafik Asistanı “Rear Traffic Assist” ve Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System” Style donanım seviyesinde sunulan teknolojiler arasında yer alıyor. R-Line donanım seviyesinde ise Style’a ek olarak 18" “Coventry” alüminyum alaşımlı jantlar, spor süspansiyonlar ve progresif direksiyon sistemi sunuluyor. Bu donanımda, Style’da yer alan ergoActive sürücü koltuğu ve masaj özellikli ön koltukların yerine R-Line kumaş koltuk döşemesi ve Sports Comfort ön koltuklar standart olarak geliyor. İç ve dış tasarımda ise sportif karakteri vurgulayan detaylar öne çıkıyor. Spor R logolu direksiyon, R-Line tasarımlı tamponlar, siyah tavan döşemesi, ön kapılarda alüminyum görünümlü marşpiye kaplamaları ve paslanmaz çelik pedallar, R-Line donanımın ayırt edici unsurları arasında yer alıyor. Sürdürülebilirliğin en iyi örneği Yeni T-Roc, sürdürülebilirliği ve kaliteyi etkileyici biçimde bir araya getiren bir model olarak öne çıkıyor. Volkswagen için çevresel duyarlılıkta önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyan model, iç ve dış mekanında 140’a kadar bileşende tamamen ya da kısmen geri dönüştürülmüş malzemeler kullanıyor. Donanım seçeneğine bağlı olarak bu parçaların toplam ağırlığı yaklaşık 40 kilogram, yani aracın plastik kütlesinin yaklaşık yüzde 16’sına denk geliyor. Alt gövde kaplamaları, bagaj bölmesi kaplamaları, tavan döşemesi, ön kapı döşemeleri, tekerlek davlumbaz kaplamaları ve zemin kaplamaları gibi birçok bileşen geri dönüştürülmüş malzemelerden üretiliyor. Ayrıca, iç mekan tekstillerinin yüzde 85’e varan bölümü geri dönüştürülmüş materyallerden oluşuyor. Böylece, Yeni T-Roc, güncel Volkswagen modelleri arasında en yüksek geri dönüştürülmüş malzeme oranına sahip model konumuna yükseliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı Haber

Yeni BMW iX3 50 xDrive Türkiye’de Ön Talebe Açıldı

Ön talep süreci 16 Şubat’ta açılan ve M Sport tasarım paketiyle sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive’ın Türkiye satış fiyatı 6.469.600 TL’den başlıyor. Yüksek verimlilik, uzun menzil, ileri seviye dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağını bir araya getiren Yeni BMW iX3 50 xDrive için ön talepler, BMW’nin dijital platformu BMW’ni Bul üzerinden alınıyor. Müşteriler, ön talep sürecinde tercih ettikleri renk, jant ve döşeme seçeneklerini belirleyebiliyor ve otomobili satın almak istedikleri Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcısı’nı seçebiliyor. Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW’nin yeni nesil ürün stratejisinin temelini oluşturan Neue Klasse, yalnızca bir araç platformu değil; yazılım, donanım ve kullanıcı deneyimini baştan sona yeniden tanımlayan bütüncül bir teknoloji ekosistemi olarak öne çıkıyor. Ön talep süreci başlayan Yeni BMW iX3 50 xDrive modeline ait ilk teslimatların Mayıs ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Altıncı nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan Yeni BMW iX3 50 xDrive, 160 kW (218 beygir) güç ve 610 Nm tork üreten elektrikli motoruyla güçlü ve akıcı bir sürüş deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özgü motor seçeneği olan 160 kW motor gücü ile sunulan Yeni BMW iX3 50 xDrive, aynı zamanda dört tekerlekten çekiş sağlayan üstün xDrive sürüş mimarisini de beraberinde sunuyor. Böylelikle ilk defa 160 kW motor seçeneği ve xDrive sürüş mimarisi bir modelde birlikte sunuluyor. 108,7 kWh kapasiteli bataryasıyla 805 kilometreye kadar (WLTP) menzil sağlayan model, 22 kW AC ve 400 kW DC şarj kapasitesiyle şarj süreçlerinde de yüksek verimlilik vadediyor. 400 kW ultra hızlı şarj altyapısı sayesinde yalnızca 10 dakikalık şarjla 372 kilometreye kadar menzil kazandırabilen Yeni BMW iX3, uzun yol kullanımında da elektrikli sürüşü son derece pratik hale getiriyor. Çift yönlü şarj (V2L) özelliği ise aracı mobil bir güç kaynağına dönüştürerek harici cihazlara enerji sağlıyor. Neue Klasse’nin Geçmişten Geleceğe Uzanan Yol Haritası BMW tarihinde “Neue Klasse” kavramı, yalnızca yeni bir model ailesini değil, markanın kaderini değiştiren bir vizyonu temsil ediyor. Almanca’da “Yeni Sınıf” anlamına gelen Neue Klasse, ilk kez 1960’lı yılların başında BMW’nin finansal olarak zor bir dönemden geçtiği süreçte ortaya çıktı. O yıllarda BMW, bir yanda düşük hacimli lüks otomobiller, diğer yanda mikro araçlarla sıkışmış bir ürün gamına sahipti. Bu çıkmazı aşan hamle, BMW 1500 ile başlayan ve kısa sürede 1600, 1800, 2000 ve efsanevi 2002 gibi modellerle genişleyen Neue Klasse ailesi oldu. Bu otomobiller; sportif sürüş karakteri, günlük kullanıma uygun yapısı ve premium duruşuyla BMW’nin kimliğini yeniden tanımladı ve bugünkü 3 Serisi geleneğinin temelini attı. Aradan geçen onlarca yılın ardından BMW, otomotiv endüstrisinin bu kez elektrifikasyon, yazılım ve dijitalleşme ekseninde benzer ölçekte bir dönüşüm yaşadığı bir dönemde, Neue Klasse’yi yeniden sahneye taşıyor. Bu yeni dönemde Neue Klasse, belirli bir gövde tipinden ziyade; sıfırdan geliştirilmiş elektrikli araç mimarisi, yeni nesil batarya ve elektronik sistemler ile tamamen yeniden kurgulanmış bir kullanıcı deneyimini ifade ediyor. Bu vizyonun ilk seri üretim temsilcisi ise Yeni BMW iX3. Yeni BMW iX3, mevcut modellerin elektrikli bir türevi değil; içten yanmalı geçmişten bağımsız olarak geliştirilen, Neue Klasse platformu üzerine inşa edilmiş ilk model olarak konumlanıyor. Tıpkı 1960’larda olduğu gibi, BMW iX3 de markanın yeni bir döneme geçişini simgeleyen anahtar rol üstlenerek BMW’nin gelecekteki tüm elektrikli modellerinin hangi temel değerler üzerine inşa edileceğini net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşmede Yeni Standart: BMW Panoramic iDrive BMW Panoramic iDrive, dijital işlevler ile fiziksel kontroller arasındaki kusursuz uyumuyla, BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesini daha da ileriye taşıyor. Kabinde çeşitli fiziksel düğmeler korunurken, çok sayıda fonksiyon dokunmatik ekran, sesli komutlar ve çok işlevli direksiyon üzerinden optimize edilerek maksimum verimlilik sunuyor. BMW Panoramic iDrive, dört temel bileşenin eşsiz birleşimiyle öne çıkan bir görüntüleme ve kontrol deneyimi sunuyor. A sütunundan A sütununa uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına yansıtarak kişiselleştirilebilir içeriklerle tamamlanıyor. Üstte yer alan BMW 3D Head-Up Display, entegre navigasyon ve otonom sürüş verilerini mekânsal derinlik ile sunarken, serbest kesim tasarımlı Merkezi Ekran matris arka aydınlatma teknolojisiyle direksiyonun yanına ergonomik bir şekilde konumlandırılıyor. Sürücü tarafında dikey yerleşimli widget’lar, QuickSelect teknolojisiyle sık kullanılan işlevlere anında erişim sağlıyor. Yeni çok işlevli direksiyon ise kabartmalı yüzeyi, dokunsal geri bildirim sunan düğme panelleri ve zarif aydınlatma detaylarıyla sürücü ile otomobil arasında sezgisel bir bağ kuruyor. BMW Panoramic iDrive’ın çekirdeğinde, yenilikçi BMW İşletim Sistemi X bulunuyor. Bu sistem, BMW ID ile geniş kişiselleştirme seçenekleri, akıllı sürücü destek sistemleri, çok yönlü dijital işlevler, My BMW App üzerinden kapsamlı bağlantı özellikleri ve BMW Remote Software Update ile sürekli güncellenen güçlü bir dijital altyapı sunuyor. Sade, Teknolojik ve Zamansız Tasarım Yeni BMW iX3 tasarım tarafında Neue Klasse felsefesine uygun olarak sade, teknolojik ve zamansız bir duruş sergiliyor. Elektrikli mimarinin sağladığı özgürlük sayesinde temiz yüzeyler, akıcı geçişler ve dengeli oranlar ön plana çıkarken; aydınlatmalı, gövdeyle bütünleşik böbrek ızgara ve ince, yatay adaptif LED farlar BMW kimliğini modern bir yorumla yansıtıyor. Yan profilde gövdeyle entegre kapı kolları aerodinamik verimliliği desteklerken, arka bölümde L formlu farlar ve gövde rengi difüzör tasarımı sportif ama rafine bir karakter yaratıyor. İç mekânda ise serbest-kesim tasarımlı merkezi ekran, Shy-Tech kontrollere sahip yeni direksiyon mimarisi, sade kokpit düzeni ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı; Neue Klasse’nin minimalizm ve sürücü odaklılık anlayışını günlük hayata taşıyor. iX3 ile Sürüşün Yeni Tanımı: Sezgisel Sürüş Deneyimi, Yapay Zekâ ve Heart of Joy Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunun sürüş deneyimine yansıyan en güçlü ifadesini; Heart of Joy kontrol mimarisi ve yapay zekâ destekli sezgisel sürüş yaklaşımıyla ortaya koyuyor. BMW, elektrikli çağda “Freude am Fahren” kavramını korumanın yolunun artık yalnızca mekanik mükemmeliyetten değil, yazılım zekâsı ve sistemlerin uyumundan geçtiğini açıkça kabul ediyor. Bu anlayışın merkezinde yer alan Heart of Joy, direksiyon, hızlanma, frenleme, rejenerasyon ve şasi dengesini tek bir merkezi mimari altında birleştirerek aracın sürüş karakterini gerçek zamanlı olarak yönetiyor. Böylece iX3, sürücünün komutlarına yalnızca hızlı değil, aynı zamanda öngörülebilir ve doğal tepkiler veren bir yapı kazanıyor. Elektrikli motorun sunduğu anlık tork, bu bütünleşik yapı sayesinde ne agresif ne de yapay bir his yaratıyor; aksine BMW’ye özgü akıcı ve dengeli sürüş karakteri korunuyor. Bu teknik altyapıyı tamamlayan yapay zekâ katmanı ise iX3’ü yalnızca “akıllı” değil, sezgisel bir otomobil hâline getiriyor. Yeni nesil BMW Intelligent Personal Assistant, sürücünün alışkanlıklarını, sürüş stilini ve günlük kullanım senaryolarını zamanla öğrenerek araç–sürücü ilişkisini kişiselleştiriyor. Yapay zekâ, sürücünün niyetini gaz, direksiyon ve fren kullanımından algılayarak sürüş karakterini arka planda uyarlıyor; sakin bir kullanımda konforu, dinamik bir kullanımda çevikliği öne çıkarıyor. Aynı yaklaşım bilgi sunumunda da geçerli: Dijital kokpit, sürücünün o an gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgileri ön plana çıkarırken, dikkat dağıtan unsurları geri planda tutuyor. Enerji yönetimi ve rejeneratif frenleme de bu sezgisel yaklaşımın parçası olarak çalışıyor; sürücü fark etmeden daha verimli, daha tutarlı ve daha doğal bir sürüş deneyimi elde ediyor. Sonuç olarak Yeni BMW iX3, sürücünün aracı yönetmek zorunda kaldığı bir deneyimden ziyade, araçla doğal bir uyum içinde hareket ettiği “simbiyotik” bir sürüş anlayışı sunuyor. Heart of Joy’un yüksek hızlı merkezi kontrolü ile yapay zekânın öğrenen ve uyum sağlayan yapısı birleştiğinde, ortaya çıkan deneyim; BMW’nin geçmişte mekanik mükemmellik üzerinden tanımladığı sürüş keyfinin, elektrikli ve dijital çağdaki karşılığı oluyor. Neue Klasse felsefesiyle iX3, BMW’nin sürüş keyfini geleceğe nasıl taşıdığını somut ve hissedilebilir bir şekilde ortaya koyuyor. Standart Donanımlar ve Renk-Döşeme Seçenekleri Yeni BMW iX3, yalnızca ileri teknoloji ve sürüş dinamiğiyle değil, zengin standart donanım seviyesi ve bütüncül tasarım yaklaşımıyla da BMW’nin yeni dönem anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. BMW, bu modelde premium deneyimi opsiyonlara bırakmak yerine, günlük kullanımda fark yaratan pek çok özelliği standart olarak sunmayı tercih ediyor. A sütunundan A sütununa uzanan yüksek kontrastlı LCD projeksiyonuyla sürüş bilgilerini ön cam tabanında net ve sezgisel şekilde sunarak her koşulda kolay okunabilir ve kişiselleştirilebilir bir görüntüleme deneyimi sağlayan devrim niteliğindeki BMW Panoramic Vision, sürüşle ilgili tüm kritik bilgileri sürücünün görüş hattına sezgisel biçimde taşıyarak dikkat dağıtmadan bilgiye erişim sağlayan BMW 3D Head-Up Display, ışık animasyonlarıyla aracı daha ilk anda güçlü bir kimlik unsuru hâline getiren BMW Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgarası, kamera ve radar destekli sistemleriyle öndeki otomobille olan hız ve takip mesafesini otomatik olarak ayarlayarak güvenli bir sürüş sunan Sürüş Asistanı Plus, otomobil çevresinin 3 boyutlu görüntüsünü doğrudan kontrol ekranına ileterek kolayca manevra yapmaya yardımcı olan ve gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden park etme imkanı sağlayan Park Asistanı Professional, dengeli ve güçlü bir ses sistemi sunan HiFi by Harman Kardon ses sistemi, 3 bölgeli otomatik klima, ısı yalıtımlı panoramik cam tavan, yedi farklı masaj programı içeren çok fonksiyonlu ön koltuklar gibi donanımlar standart olarak sunularak Yeni BMW iX3’ün premium karakterini hissettiriyor. Ayrıca 22 kW AC şarj desteği, Vehicle-To-Load (V2L) çift yönlü şarj altyapısı ve Connected+ Unlimited donanımları da standart olarak sunularak elektrikli mobiliteyi hem pratik hem de entegre bir deneyime dönüştürüyor. Renk, döşeme ve jant seçenekleri de bu bütüncül yaklaşımı tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor. Metalik Gri / Polarized Grey, Metalik Mavi / Ocean Wave ve Metalik Yeşil / Eucalyptus Green gibi modern metalik tonlardan Metalik Gri / Frozen Space Silver gibi sofistike renklere kadar uzanan 9 farklı renk seçeneği; iX3’ün karakterini kişiselleştirmeye imkân tanıyor. İç mekânda ise Contemporary Veganza, BMW M iç tasarım döşemeleri ile BMW Individual Merino deri seçenekleri; farklı renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. 20” jantların standart olarak sunulduğu modelde müşteriler 22” jant boyutuna kadar jant tercih edebiliyor. Böylece Yeni BMW iX3, Neue Klasse vizyonunu yalnızca teknolojiyle değil; tasarım, konfor ve kişiselleştirme alanlarında da somut ve hissedilir bir deneyime dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü Haber

BMW X5 ve BMW X7 Türkiye Yollarına Geri Döndü

BMW tutkunlarının uzun süredir beklediği BMW X5 ve BMW X7 modelleri yeniden Türkiye pazarında sunulmaya başlandı. Asfalt ve arazi sürüşünün lüks ikonları, ileri dijital teknolojileri, yüksek konfor donanımları ve 48V mild hybrid destekli verimli dizel motorlarıyla Borusan Otomotiv Yetkili Satıcıları’nda tutkunlarıyla buluşuyor. BMW’nin akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi xDrive ile yüksek performanslı dizel motor teknolojisini bir araya getiren modeller, sürüş konforu, yol tutuşu ve verimlilik dengesini aynı potada buluşturuyor. 3 litre hacminde mild hybrid-dizel motor güç ünitelerine sahip BMW X5 xDrive40d ve BMW X7 xDrive40d geniş gövde rengi, döşeme ve iç kaplama seçenekleriyle kullanıcılara özgü kişiselleştirme imkanı sunuyor. BMW’nin güncel tasarım dili ve gelişmiş donanım özellikleriyle dikkat çeken BMW X5 M Sport; BMW X7 ise M Excellence tasarım paketleriyle Türkiye’de satışa sunuluyor. Premium SAV Dünyasında İki Farklı Deneyim BMW, premium SAV dünyasındaki iddiasını BMW X5 ve BMW X7 ile iki farklı karakter üzerinden ortaya koyuyor. BMW X5, markanın SAV anlayışını daha dinamik, çevik ve çok yönlü bir yaklaşımla temsil ederken; BMW X7 aynı premium SAV ailesinin amiral gemisi olarak geniş hacmi, üç sıra koltuk düzeni ve üst düzey konfor donanımlarıyla öne çıkıyor. Tasarım: Atletik Dinamizm ve Heybetli Duruş BMW X5, Adaptif LED farlar, Iconic Glow aydınlatmalı BMW Böbrek Izgaraları ve 22 inç boyutuna varan jant seçenekleriyle sportif ve modern bir SAV duruşu sergiliyor. İnceltilmiş üç boyutlu arka aydınlatmalar ve off-road sürüşlere uygun yerden yüksek yapısı, modelin şehir içi kullanımdan uzun yolculuklara uzanan çok yönlü karakterini vurguluyor. BMW X7 ise ikonik çift BMW far tasarımı, Iconic Glow aydınlatmalı böbrek ızgaraları ve 23 inç boyutuna varan jant seçenekleriyle premium SAV ailesinin en heybetli üyesi olarak konumlanıyor. Ön koltuklardan başlayarak ikinci ve üçüncü sıra koltuklara kadar uzanan Sky Lounge Panoramik Cam Tavan, tavana entegre 15 binden fazla LED ışık elemanıyla birlikte iç mekânda ferahlık hissini artırırken, üst düzey bir ambiyans sunuyor. İç Mekan: Ortak Dijital Altyapı, Farklı Konfor Seviyeleri Her iki modelde de BMW İşletim Sistemi 8.5 ile çalışan BMW Kavisli Ekran yer alıyor. BMW Live Cockpit Professional; tamamen dijital 12,3 inç gösterge ekranı, 14,9 inç yüksek çözünürlüklü kontrol ekranı ve Head-Up Display ile sürücüye göre özelleştirilebilen bir dijital deneyim sunuyor. BMW X5’in iç mekanı, sürücü odaklı ve sportif bir atmosfer sunuyor. Fiziksel butonların azaltıldığı modern kokpit tasarımı, BMW Kişisel Sesli Asistan ile desteklenirken; CraftedClarity cam yüzeyli vites seçici, iDrive kumandası ve start/stop butonu premium algıyı güçlendiriyor. LED aydınlatmalı ambiyans detayları, Ortam İklimlendirme Paketi ve dört bölgeli otomatik klima, uzun yolculuklarda konforu artırıyor. BMW X7’de ise iç mekan deneyimi daha ileri bir noktaya taşınıyor. İnce tasarıma sahip havalandırma kanalları, X7 vurgulu aydınlatmalı iç kaplamalar, CraftedClarity cam yüzeyli kontrol paneli ve Individual walknappa deri ön panel, kabinde lüks algıyı derinleştiriyor. Elektrikli, havalandırmalı ve masaj fonksiyonlu ön koltuklar sekiz farklı masaj programı sunarken; ön ve arka koltuk ısıtma, Konfor-Isı Paketi, ısı ayarlı bardak tutucular ve arka cam perdeleri yolculuk konforunu üst seviyeye taşıyor. Sürüş, Konfor ve Dinamikler BMW X5 ve BMW X7, 48V mild hybrid destekli dizel motorlarıyla 352 bg güç ve 720 Nm tork üretiyor. BMW X5, yüksek performansı çevik ve dinamik bir sürüş karakteriyle yola aktarırken; şehir içi kullanımda manevra kabiliyeti, uzun yolculuklarda ise dengeli bir konfor sunuyor. BMW X7 ise bu sürüş konforu ve performansa ek olarak 7 kişilik oturma düzeni ve lüks tasarım detaylarıyla öne çıkıyor. Her iki modelde de sunulan Adaptif Çift Akslı Havalı Süspansiyon, 80 mm’ye varan ayar aralığıyla yol koşullarına uyum sağlarken; BMW X7’de yer alan Executive Drive Pro sistemi, elektromekanik aktif gövde stabilizasyon sistemi sayesinde gövde salınımını minimum seviyeye indiriyor. Integral Aktif Direksiyon, her iki modelde de düşük hızlarda manevra kabiliyetini artırırken yüksek hızlarda sürüş stabilitesini güçlendiriyor. Güvenlik ve Sürüş Destek Sistemleri BMW X5 ve BMW X7, Sürüş Asistanı Professional ile 210 km/sa hıza kadar aktif direksiyon müdahalesi sunarak yarı otonom sürüşe olanak sağlıyor. Park Asistanı Professional, otomobil çevresinin üç boyutlu görüntüsünü kontrol ekranına yansıtırken; gerektiğinde My BMW uygulaması üzerinden sürücüsüz bir şekilde park etme imkanı sağlayarak özellikle dar alanlardaki park yerlerine giriş çıkış işlemlerini kolay hale getiriyor. Donanım, Ses ve Kişiselleştirme BMW X5, Harman Kardon Surround Ses Sistemi ile 464 watt gücünde yüksek kaliteli bir ses deneyimi sunarken; BMW X7, 1.475 watt gücündeki Bowers & Wilkins Diamond Surround Ses Sistemi ile üstün bir akustik deneyim yaşatıyor. M Sport iç ve dış tasarım detayları; jant seçenekleri, M Aerodinamik Paketler, M Sport fren diskleri ve Alcantara tavan döşemeleriyle iki modelin karakterine göre farklı ölçekte yorumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.