Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Patent

Kapsül Haber Ajansı - Patent haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Patent haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şölen Çikolata’dan 100 Milyon Dolarlık Teknoloji Üssü Yatırımı Haber

Şölen Çikolata’dan 100 Milyon Dolarlık Teknoloji Üssü Yatırımı

Türkiye’de çikolata ve atıştırmalık sektörünün öncüsü, tüm gıda kategorisinde ihracat lideri, Biscolata, Luppo, Ozmo gibi dünyaca sevilen markaların sahibi Şölen Çikolata, üçüncü “Türkiye’nin Çikolata Fabrikası”nı Gaziantep’te faaliyete geçirdi. Şölen Çikolata’nın sürdürülebilirlik, verimlilik ve inovasyonu odağına alan bu stratejik yatırımının açılış töreni 3 Haziran 2026 Çarşamba günü, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şölen Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Erdoğan Çoban, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyeleri, Şölen’in bayileri, iş ortakları ve çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. 90 üretim hattı, 90 bin paletlik akıllı depo Yeni fabrika, tamamı özkaynaklarla karşılanan yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildi ve 500 kişilik ek istihdam sağlandı. Bu tesisle birlikte Şölen Çikolata, Gaziantep’teki toplam üretim alanını yüzde 70 genişletti ve büyüklük olarak 27 futbol sahasına denk gelen 172 bin 500 metrekarelik üretim sahasına ulaştı. İleri teknoloji altyapısı ve yüksek kapasitesiyle dünyanın alanındaki en akıllı fabrikalarından biri olan yeni tesis, Şölen’in global vizyonunu yansıtan bir teknoloji üssü niteliği taşıyor. 90 bin paletlik yeni bir akıllı deposu bulunan fabrikada, lojistik ve operasyonel kabiliyet ileri bir seviyeye taşındı. Dijitalleşme, yapay zekâ ve robotik sistemlerle üretimi bir üst boyuta taşıyan fabrikada 90 üretim hattı, günlük 900 ton üretim kapasitesi ve kapalı alanda çalışan robotlar bulunuyor. Şölen fabrikalarındaki robot sayısı bakımından birçok otomotiv fabrikasını geçmiş oldu. Son 5 yılda 2 kat büyüme sağlandı Şölen Çikolata CEO’su Erdoğan Çoban, “Şölen Çikolata olarak, bugüne kadar sadece üretim tesisleri değil, bu topraklardan aldığımız gücü dünyaya yansıtan bir "ihracat üssü" kurduk. Son 10 yılda 500 milyon doları aşan yatırımın tamamını Gaziantep’e yaptık. 36 yılda ise yatırımlarımızın tamamı toplamda 1 milyar doları aşmış durumda. Bugün 5 kıtada 120’den fazla ülkeye ihracat yapıyor, milyarlarca tüketiciye ulaşıyoruz. Tüm gıda kategorilerinde ihracat lideriyiz. Ar-Ge merkezimizde 35 patentle geleceği tasarlıyoruz. Yeni fabrikamızla birlikte 3 üretim tesisimizde 300 bin metrekareye ulaşan üretim alanımızla dünyanın en büyük çikolata üretim merkezlerinden biri olduk. Teknolojiyi ve insanı bir araya getirerek hayata geçirdiğimiz üçüncü fabrikamız tam bir yüksek teknoloji üssü. Yeni üretim hatları, ileri otomasyon sistemleri, robotik teknolojiler ve veri temelli üretim altyapısı sayesinde hem kapasitemizi artırdık, hem üstün kalite standartlarımızı ve gıda güvenliğini çok daha ileri bir noktaya taşıdık, hem de kalite, hız ve esneklik açısından global ölçekte çok daha rekabetçi bir konuma ulaştık. Bu yatırımla birlikte, mevcut istihdamımıza ek olarak 2 bin kişiye de dolaylı istihdam sağlıyoruz. Tüm tesislerimizde sürdürülebilirlik odaklı çalışıyoruz; sıfır atık ve 216 bin ağaca denk gelen karbon emisyonu önlemini iş modelimizin her adımında uyguluyoruz” dedi. “Hedefimiz dünyada kendi sektörümüze ilk 10’a girmek, 2030 yılında 1.2 milyar dolar ciro” Şölen’in cirosunu son 5 yılda 300 milyon dolardan 650 milyon doların üzerine çıkarak iki kat büyüme elde ettiklerini belirten Çoban, hedeflerle ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Beş yıl içinde tonajda yüzde 40 büyüme sağladık. 2025 yılında ise bir önceki yıla göre çift haneli büyümeyle 360 milyon dolarlık ihracata ulaştık. Bu yıl, yeni fabrikamız, ileri teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge odaklı üretim anlayışımız, çevik yönetim yapımız ve başarısını kanıtlamış markalarımızdan aldığımız güçle yatırımlarımızı ve istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. 2026’da iç pazarda yüzde 17-20 büyüme hedefliyoruz. Yeni ürünler de gelmeye devam edecek. İhracatta ise dolar bazında yaklaşık çift haneli büyüme ve 386 milyon dolar ciro öngörüyoruz. Dünyada kendi sektörümüzde ilk 10’a girme hedefimize kararlılıkla yürüyoruz. Biz bu topraklara inanıyoruz, ülkemizin üretim gücüne güveniyoruz. 36 yıldır olduğu gibi bayrağımızı dünyada gururla dalgalandırmayı sürdüreceğiz.” 5 kıtada 120’den fazla ülkeye katma değerli ihracatta lider Şölen Çikolata, teknoloji ve yapay zekayı tüm iş modelinin bel kemiği haline getirirken global alanda iddiasını da güçlendiriyor. Biscolata, Milango, Ozmo, Boombastic, Luppo, Papita ve Nutymax gibi sadece Türkiye’de değil, dünya çapında tüketicilerin sevdiği ödüllü markaları bulunan Şölen, Belçika’dan Maldivler’e, Kolombiya’dan Japonya’ya kadar 120’den fazla ülkede 200 çeşit ürününü tüketicilerle buluşturuyor. Çikolata denince ilk akla gelen Belçika’ya Türkiye’den yapılan ihracatın yüzde 62’sini, kakao ülkesi Kolombiya’ya çikolata ihracatının yüzde 65’ini Şölen gerçekleştiriyor. Bir dünya oyuncusu olarak, Avrupa, Amerika ve Japonya başta olmak üzere, çikolatanın ve çikolatalı ürünlerin daha çok tüketildiği, kalite ve gıda güvenliğinin çok önemli olduğu kritik pazarlara katma değerli ürünler ihraç ediyor. İhracat kilogram fiyatında sektör ortalaması 3,7 dolar iken, katma değerli ürün ihracatıyla Şölen’de bu rakam 5,5 dolara ulaşıyor. Şirket, ihracattaki bu başarısı ile geçen yıl, TİM’in İhracatın Şampiyonları Listesi’nde tüm gıda sektörü içerisinde birincilik ödülünü aldı. Patent şampiyonu Şölen, gıda güvenliği kriterleriyle de sektörünün öncüsü Türkiye gıda sektöründe tek tüzel kişilikte ve 2 farklı lokasyonda Ar-Ge merkezine sahip ilk kuruluş olan Şölen Çikolata, 35 uluslararası patent ile çikolata, şekerleme ve unlu mamuller kategorisinde patent şampiyonu. Aynı zamanda Amazon, Lidl, Walmart gibi dünya devleriyle çalışan Şölen, global zincir marketlerin gerçekleştirdiği habersiz denetimlerden de 100 üzerinden 98 puan alabilen nadir gıda şirketlerinden biri. Üretimin her aşamasında en fazla analiz yaptıran ve benchmark kabul edilen Şölen Çikolata, tüm dünyada denetim ve belgelendirme yapan kuruluşlardan biri olan SGS tarafından habersiz yapılan BRC ve IFS denetimlerinden üst seviye olan AA ve High Level kategorisinde en yüksek puan alan nadir şirketler arasında yer alıyor. Global başarılara her yıl yenileri ekleniyor Şölen Çikolata, geçen yıl önemli bir global başarıya imza attı. Yüksek ürün kalitesi, ileri teknolojiye dayalı üretim standartları, global satış ve pazarlama performansı ile Avrupa Candy Kettle Club tarafından verilen ve Avrupa şekerleme sektörünün en büyük ödülü olan Professional Excellence Ödülü'nü kazanarak “Bakır Kazan”ı Türkiye’ye getirdi. Şölen, “Candy Industry Top 100” listesinde de dünyanın ilk 10 çikolata şirketi arasında yer almayı hedefliyor. Bugün dünyanın en prestijli perakende zincirlerinden Amazon.com’da ise Biscolata en çok satılan ürünlerden biri ve today.com’da ‘Top Cookie’ seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Spor, Teknoloji ve Yatırım Aynı Eksende Buluştu Haber

Spor, Teknoloji ve Yatırım Aynı Eksende Buluştu

Lazzoni Hotel’de gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmaları; Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Kasapoğlu, İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak tarafından yapıldı. Konuşmalarda, akademik bilginin korunması, teknolojiye dönüştürülmesi ve girişimcilik ekosistemiyle buluşturulmasının önemi vurgulandı. Fikri Mülkiyet, Yatırım ve Büyümenin Merkezinde Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Kasapoğlu, fikri mülkiyetin yalnızca bir koruma aracı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bugün artık bilgi üretmek tek başına yeterli değil; o bilgiyi koruyarak ekonomik değere dönüştürmek gerekiyor. Entertech İstanbul Teknokent olarak üniversitelerde üretilen bilgiyi girişimcilikle buluşturuyor, fikri mülkiyeti yatırım ve büyümenin merkezine yerleştiriyoruz. Yatırım yaptığımız firmalarımızın çoğu patent tabanlı, ticarileştirilmelerinin önünü açıyoruz.” İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, üniversitelerin dönüşen rolüne dikkat çekerek: “Üretilen bilginin korunması ve ekonomik değere dönüştürülmesi, üniversitelerin sürdürülebilir bilimsel üretimi için kritik bir eşik haline gelmiştir. Fikri mülkiyet, bu dönüşümün en temel yapı taşlarından biridir.” İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ise fikri mülkiyetin stratejik boyutuna vurgu yaparak şunları söyledi: “Fikri mülkiyet artık teknik bir hukuk başlığı değil; bilginin stratejik bir varlığa dönüşmesini sağlayan temel mekanizmadır. Üniversitelerde üretilen bilginin gerçek değeri, korunup ticarileştirildiğinde ortaya çıkar.” Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak ise fikri mülkiyetin stratejik önemine dikkat çekerek: “Fikri mülkiyet, günümüzde yalnızca hukuki bir çerçeve değil; ülkelerin rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsurdur. Özellikle spor gibi hızla dönüşen alanlarda ortaya çıkan veri ve teknolojilerin korunması, sürdürülebilir ekonomik değer için kritik önem taşımaktadır.” Spor, teknoloji ve fikri mülkiyet aynı zeminde Etkinlik kapsamında düzenlenen “İnovasyon, IP ve Spor” panelinde, sporun değişen yapısı çok boyutlu olarak ele alındı. Panele konuşmacı olarak katılan Türk futbolunun modern oyun anlayışına yön veren, stratejik dehası ve elde ettiği başarılarla ekol oluşturmuş deneyimli teknik adamı Abdullah Avcı, sporun yalnızca fiziksel performansla sınırlı olmadığını belirtti: “Bugün spor yalnızca sahada oynanmıyor. Veriyle analiz edilen, teknolojiyle geliştirilen bir yapıya dönüştü. Bu süreçte ortaya çıkan bilginin korunması, kulüpler için kritik bir rekabet avantajı haline geliyor.” Panelde ayrıca spor teknolojileri, performans analitiği, veri temelli uygulamalar ve bu alanlarda ortaya çıkan fikri mülkiyetin ekonomik değeri ele alındı. Program kapsamında “Bir Yatırım Aracı Olarak Patent” başlıklı panelde fikri mülkiyetin finansal boyutu değerlendirilirken, BİGGİST Konsorsiyumu İmza Töreni de gerçekleştirildi. Teknopol İstanbul, Biruni Teknopark ve Entertech İstanbul Teknokent ile imzalanan bu yapı, teknoloji tabanlı girişimlerin desteklenmesine yönelik önemli bir adım olarak öne çıktı. Etkinlik; akademisyenler, girişimciler, yatırımcılar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor Haber

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor

Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve hizmet tedarikçisi, 2026 yılı için yüzde 2-5 arasında ciro artışı ve yüzde 4-6 arasında faaliyetlerden gelen FVÖK marjı planlıyor. Şirketin yıllık rakamlarına atıfta bulunan Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Küresel bir teknoloji lideri olarak, otomasyon, dijitalleşme, elektrifikasyon ve yapay zeka trendlerini şekillendirmeye kararlıyız, çünkü bu aynı zamanda işimizde kârlı büyümenin de önünü açıyor. Başlattığımız yapısal önlemlerin maliyet düşürücü etkileri ve tüm iş alanlarındaki inovasyonlar bunun için önemli bir ön koşuldur,” dedi. İnovasyon gücü söz konusu olduğunda, Bosch dünyanın en güçlü sanayi şirketlerinden ve Avrupa'nın en üretken patent başvuru sahiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bosch, 2025 yılında yaklaşık 6.300 patent tescil ettirdi ve bir kez daha Almanya'da lider oldu. Önemli zorluklara rağmen Bosch, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre hafif bir artışla (2024: 90,3 milyar Euro) 91 milyar Euro ciro elde etmeyi başardı. Kur etkilerinden arındırıldıktan sonra bu, yüzde 4,1'lik bir büyümeyi ifade ediyor. Yüzde 2 olan faaliyetlerden gelen FVÖK marjı, bir önceki yılın rakamının (2024: yüzde 3,5) altında kaldı. Gelecekteki sürdürülebilirliği artırmak için gerekli yapısal ve personel düzenlemeleri, 2,7 milyar Euro’luk bir seviyede finansal sonuç üzerinde önemli bir olumsuz etki yarattı. Strateji 2030: büyümeyi artırmak için inovasyon ve farklılaşma Olumsuz bir küresel ekonomik ortamda başarılı bir iş gelişimi elde etmek için şirketin maliyetlerini rekabetçi bir seviyede tutması gerekiyor. Almanya'da etkilenen tüm Mobilite lokasyonlarında istihdam azaltılması konusunda çalışan temsilcileriyle yapılan görüşmelerin sonuçlanmasıyla Bosch, artan fiyat baskısı karşısında gelecekteki rekabet konumunu iyileştiriyor. Hartung, “Müzakereler kolay değildi, ancak her iki taraf da belirgin bir sorumluluk duygusu sergiledi” dedi. "Şimdi üzerinde anlaşılan önlemleri hem hızlı ve tutarlı bir şekilde hem de mümkün olduğunca sosyal açıdan kabul edilebilir bir şekilde uyguluyoruz." Otomotiv endüstrisinde Çin şu anda fiyat seviyeleri için standardı belirliyor. Bu nedenle Hartung, inovasyon liderliğinin genişletilmesini, özellikle otomotiv pazarında işi genişletmek ve şirketin Strateji 2030 hedefini uygulamak için önemli bir başarı faktörü olarak görüyor. Bu strateji, Bosch'un kilit pazarlarında ilk üç tedarikçiden biri olmasını öngörüyor. Ticaret engelleri ve farklı kullanıcı beklentileri şu anda bölgesel olarak uyarlanmış çözümler için hem bir zorluk hem de bir fırsat. "Uluslararası rekabette mesele sadece maliyetler değil, her şeyden önce kendimizi farklılaştırmaktır" diyen Hartung, Bosch'un küresel ayak izine atıfta bulunarak bunu bir rekabet avantajı olarak gördüğünü belirtti. Hartung ayrıca "Tekliflerimizi ve tedarik zincirlerimizi bölgesel koşullara uyarlayabilir ve aynı zamanda küresel düzeyde kalite sunabiliriz." diyerek sözlerini tamamladı. Ekonomik görünüm 2026: geleceğin önemli alanları için finansman yaratma Bosch, 2025'in zayıf ekonomik seyrinin mevcut mali yılda da devam edeceğine inanıyor. Öncelikle jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yüksek belirsizlik seviyeleri, büyük ölçüde dirençli bir özel sektör ve artan mali harcamalarla dengeleniyor. Ancak fiyat ve rekabet baskısı yüksekliğini koruyor. Buna rağmen Bosch, kur etkilerinden arındırıldıktan sonra yılın ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre artırmayı başardı. Bosch, küresel ekonomi için yalnızca yüzde 2,5-3'lük ılımlı bir büyüme bekliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi ve finans direktörü Markus Forschner, “Kârlı büyümenin temeli rekabet gücümüzdür - bu yüzden onu daha da artırmak için çok çalışıyoruz” dedi. "Bu, yaklaşan zorluklar karşısında direncimizi güçlendiriyor ve aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım kapasitemizi artırıyor." Stratejik fırsatlar ve finansal bir önlem olarak Bosch, kapsamını buna göre genişletiyor: Yıl içinde tahvil gibi finansal araçları daha esnek bir şekilde ihraç edebilmek için şirket, ilk kez mevcut mali yılın ilk yarısı için ara konsolide mali tablolar ve bir ara grup yönetim raporu yayınlayacak. Bu noktada Forschner şunları söyledi: “Bu, halihazırda işimizi kendi kaynaklarımızdan finanse etme konusunda güçlü bir kapasitemiz olmasına rağmen, sermaye piyasalarına erişim yeteneğimizi artırıyor.” Sensör teknolojisi: otomasyon ve robotik, satışları güvence altına alıyor Bosch, mikroelektronik ve sensör teknolojisinde çok sayıda inovasyonu ileriye taşıyor. “Yaşam için teknoloji"ye olan tutarlı odaklanmasının önemli bir büyüme ivmesi sağlamasını bekliyor. Uzmanlar, küresel sensör pazarının 2031 yılına kadar 440 milyar ABD dolarından fazla bir değere ulaşabileceğini öngörüyor. Bosch, bu potansiyel büyümeden faydalanacak: Bosch’un sensörleri robotikte giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin BMI5 sensör platformu, yapay ortamları son derece gerçekçi bir şekilde yaratıyor ve robotların zorlu koşullar altında bile yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Bugüne kadarki en güçlü sensör çözümü olan bu ürünle Bosch, hızla büyüyen segment için kendini iyi konumlanmış olarak görüyor. Otomatik sürüş alanında, ataletsel sensörler geleceğin önemli bir bileşeni olarak kabul ediliyor ve ek satış potansiyeli sunuyor. Bu sensörler, kamera veya GPS sinyalleri mevcut olmadığında bile otomobillerin nerede olduklarına dair farkındalıklarını sürdürmelerini sağlıyor. Hartung, “Bu sensörler, otonom bir otomobil için insan iç kulağındaki denge duyusu gibi çalışıyor” dedi. Analistlere göre, otomotiv uygulamalarındaki akıllı sensörler pazarı önümüzdeki on yılın ortasına kadar neredeyse ikiye katlanarak 80 milyar ABD dolarını aşacak. Mobilite alanındaki inovasyonlar: algoritmalar ve güç aktarma organları büyümeyi artırıyor Bosch, otomotiv yazılım pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 200 milyar Euro değerinde olmasını bekliyor. Sonuç olarak, Bosch yönetim kurulu başkanı Hartung, yazılım tanımlı mobilitede büyük büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Bosch bu alanda ön saflarda yer alıyor ve şimdi kelimenin tam anlamıyla yapay zekayı sürücünün görüş alanına taşıyor” dedi. Yeni Bosch AI Extension Platformu, bir iç algılama çözümüyle birlikte sürüşü son derece kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştüren, yapay zeka özellikli yüksek performanslı bir bilgisayardır. “Araç direksiyonda kimin olduğunu tanıyor ve başka yolcu olup olmadığını algılıyor, ardından dış aynalardan ve araç yol tutuşundan bir kaza durumunda optimize edilmiş hava yastığı açılımına kadar her şeyi ayarlıyor.” Akıllı sürücü destek çözümlerindeki ürün inovasyonları da dünyanın tüm bölgelerinde yeni işler yaratıyor: sensör teknolojileri ve merkezi araç bilgisayarlarıyla birlikte Bosch, 2025 yılında 10 milyar Euro değerinde sipariş aldı. Hartung, elektromobilite ile büyüyen işle ilgili olarak, “Elbette geleceğin otomobillerinin sadece algoritmalara değil, aynı zamanda güç aktarma organlarına da ihtiyacı olacak” dedi. "Yalnızca bu yıl, elektrikli sürüş için 7 milyondan fazla çözüm ve bileşen teslim edeceğiz." Sadece birkaç hafta önce Bosch, Hindistan'da Tata AutoComp Systems ile bir ortak girişim duyurdu. Yılın ortasından itibaren, Hindistan pazarında elektrikli aksların ve motorların geliştirilmesi, üretimi ve satışına odaklanacak. Tüketim malları ve hizmetleri alanındaki inovasyonlar: Yapay zeka işi ileri taşıyor Yapay zeka, hizmet ve ürün işinde de önemli büyüme fırsatları sağlıyor. Örneğin, yapay zeka tabanlı bir ses işlevine sahip yeni bir fırın modeli, BSH Ev Aletleri için yeni satış potansiyeli sağlıyor. Harici hoparlör veya ek uygulamalar gerekmiyor. Genel olarak, lüks ve premium segmentteki ev aletleri ile dünya çapındaki işin, özellikle Kuzey Amerika'da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Pazar uzmanları, ev aletlerinin küresel satışlarının 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar adede ulaşacağını tahmin ediyor. Yapay zeka kullanımı, Elektrikli El Aletleri bölümündeki ürün inovasyonlarını da yönlendiriyor. Yılın başından bu yana, Expert ürün serisindeki ilk 30 alet piyasaya sürüldü ve profesyonel elektrikli el aletleri için yeni standartlar belirledi. Bunlar arasında, farklı duvar türlerindeki nesneleri bulan ve ilk kez Bosch radar teknolojisini yapay zeka nesne algılama ile birlikte kullanan yeni bir duvar tarayıcı da bulunuyor. Bosch'un hizmet işi de yapay zekadan faydalanıyor: Bosch Global Service Solutions bölümü de yapay zeka tabanlı uygulamalar sayesinde 2030 yılına kadar ortalama çift haneli satış büyümesi bekliyor. Hizmet portföyü, eCall ve arıza yardımı gibi dijital mobilite hizmetleri için çözümlerin yanı sıra filo operatörleri ve lojistik sağlayıcıları için teklifler içeriyor. 2025 yılı Ar-Ge verileri Ar-Ge oranı, satışların yüzde 8,7'si olarak gerçekleşti (2024: yüzde 8,6). Araştırma ve geliştirme harcamaları 7,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bosch, elektromobilite, yarı iletkenler ve son teknoloji fren kontrol sistemleri gibi alanlara önemli ön yatırımlar yaptı. 2025 mali yılı: çalışan sayısının gelişimi 2025 yılı sonunda Bosch Grubu'nun dünya çapındaki çalışan sayısı 412.774 olarak gerçekleşti (2024: 417.859), bu da yaklaşık yüzde 1'lik (5.085 çalışan) bir azalmaya tekabül ediyor. Bu durum en çok Mobilite iş sektörünü ve bölgesel olarak Almanya'yı etkiledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UEZ’de Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar Masaya Yatırıldı Haber

UEZ’de Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar Masaya Yatırıldı

2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ikinci günü de yoğun katılımla gerçekleşti. Ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu’nun üstlendiği zirvenin ikinci gününün dördüncü paneli “Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar” başlığıyla düzenlendi. Bacacı Holding’in sponsorluğunda yapılan panelin moderatörlüğünü EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar üstlendi. Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, panelde yaptığı konuşmada, şirket yapılarının hibrit bir model üzerine kurulu olduğunu belirterek, aktif değer yaratan bir grup olduklarını, potansiyel ile performans arasındaki farkı minimize etmeye odaklandıklarını söyledi. Değer üretiminin ciddi yatırım gerektirdiğini vurgulayan Cansu, “Buna çok ciddi yatırım yapmak gerekiyor. Bizim değer yaratma modelimizde birkaç tane olmazsa olmazımız var. Biz 10 bin kişilik bir aileyiz. Müşterimiz, tedarikçimiz ve paydaşlarımızla hareket ediyoruz.” dedi. Çoklu değer üretimine dayalı bir yatırım anlayışı benimsediklerini söyleyen Cansu, sürdürülebilirliğin bu yaklaşımın merkezinde yer aldığını belirtti. “Dünyanın geçmiş 50-100 yılına bakın, insanlığın refahı hep artmış. İyimser olmak için ortada sebepler de var. Bu dönemde çok ciddi zikzaklar da olmuş. İniş çıkışları yaşadığımız noktalar oldu. Dayanıklı ve sürdürülebilir olanlar ayakta kaldı.” diyen Cansu, yatırım kararlarında orta ve uzun vadeli perspektifin belirleyici olduğunu kaydetti. Yapay zekâ yatırımlarına da değinen Cansu, teknolojinin tek başına anlam ifade etmediğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Yapay zekayı tek başına yapay zeka olarak konuştuğumuz zaman da aslında bu biraz yapay kalabiliyor. Yani bu aslında bizim içimizde bir dönüşüm. Çünkü bireysel ya da kurumsal tecrübelerimde gördüğüm, yapay zekaya ne kadar doğru veriyi, ne kadar doğru süreçle ve sistematik olarak verdiğimiz zaman buradaki verim artıyor. Aksi takdirde açıkçası aynı verimi alamadığımızı görüyoruz. Dolayısıyla önce aslında veri, sistem, süreç, hatta insan kaynağı organizasyonu dahi bunun içine katabiliriz. Bunların tam oturmuş olması yapay zekanın bence sonuçlarını olumlu yönde etkileyen faktörler olarak görüyorum.” Cem Cansu, özellikle veriye çok önemli yatırımlar yaptıklarına dikkati çekerek, “Aslında yatırımcı kimliğimizle, tabii bizim bir start-up hedeflerimiz de var, önümüzdeki dönemlerle alakalı ve burada özellikle yapay zeka konusunda bizim operasyonel derinliğimizi ve finansal gücümüzü onların inovasyon ve esneklikleriyle birleştireceğimiz hem yatırım hem de bu anlamdaki hedeflerimize daha verimli bir şekilde ulaşacağımız hedefler amaçlarımız da bu yönde 500 milyon TL gibi 2026 için yatırım hedefine koymuş durumdayız.” değerlendirmesinde bulundu. “Demografinin değişimi de çok önemli bir etken” Diffusion Capital Partners Ortağı Alper Karagöz de derin teknoloji yatırımlarına odaklandıklarını belirterek, “Derin teknoloji alanında yatırımlar yapıyoruz. Karşımızda işi büyütebilecek bir takım görürsek yatırım yapıyoruz. Diğer unsur, pazar büyük mü, potansiyel var mı ona bakıyoruz. Bu işi yaparken dönemsel birtakım kaygılar var. 10 yıl önce yatırım yaptığımız işe bugün yatırım yapma olasılığımız çok düşük. Yüksek teknolojinin dönüştürücü etkisi var. Artık laboratuvardan ürüne geçiş oldukça hızlı. Yüksek teknolojinin dönüştürücü etkisi var. Demografinin değişimi de çok önemli bir etken. Ona göre servisler gözetmeniz lazım. Sıfır karbona yolculukla alakalı bir trend de söz konusu. Dikey yapay zeka ile sağlıkta, otomasyonda bir sürü iş fikri geliyor ve bunları kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Demografik değişimin de yatırım kararlarını etkilediğini belirten Karagöz, “Yaşlanan nüfus ve değişen ihtiyaçlar yeni servis alanları yaratıyor. Sıfır karbon hedefi ve dikey yapay zekâ uygulamaları özellikle sağlık ve otomasyon alanlarında önemli fırsatlar sunuyor.” dedi. Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karagöz, “Patent sayıları ve bilimsel yayınlar ciddi artış gösteriyor. Bu durum insan kaynağı ve Ar-Ge tarafında güçlü bir potansiyele işaret ediyor” diye konuştu. Türkiye’nin oyun ve FinTech alanlarında güçlü olduğunu vurgulayan Karagöz, dijitalleşme kapasitesinin yüksek seviyede olduğunu ifade etti. “Gıda arzının yüzde 70 artırılması gerekecek” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı & Besler CEO’su Mert Altınkılınç ise gıda sektöründe sürdürülebilirliğin kritik önem taşıdığını belirtti. “2050’de dünya nüfusu 10 milyara ulaşacak ve gıda arzının yüzde 70 artırılması gerekecek” diyen Altınkılınç, bu sürecin aynı zamanda önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Tedarik zincirinin kırılgan olduğu bir dönemde gıda sektörünü çok geniş perspektifte ele alınması gerektiğini ifade eden Altınkılıç, şunları kaydetti: “Sürdürülebilirliği işin merkezine alan, verimliliğe odaklanan, tüketici değişikliklerini algılayabilen devletler ve şirketler önde olacaktır. Tüketicilerin güvenini almak da çok önemli. Tüm paydaşlarımızla şeffaf bir ilişki kuruyoruz. Yaş meyve sebze işinde gıda atığı yüzde 50’lere gelmiş durumda. Biz bunu dondurulmuş gıdada yüzde 7’ye kadar indirdik. Kadın çiftçilere odaklandık. Sektördeki kadınların yüzde 80’i ücret almayan veya yan haklardan mahrum insanlardan oluşuyor. Bu konuda çalışmalar yapıyoruz bakanlıklarla iş birliği içinde. İyi ve kaliteli gıdayı herkese erişebilir hale getiriyoruz.” “Türkiye ile ilgili istihdam yaratabileceğimiz alanlarda destekler sunuyoruz” Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner belirsizliklerin arttığı bir dönemde finansal dayanıklılığın kritik hale geldiğini söyledi. Son 10 yılda 25 milyar doların üzerinde bir kaynak sağladıklarını belirten Kaestner, “Finansta dayanıklılık olmalı ve orada sürdürülebilirlik de olmalı. Türkiye’de değer zincirini geliştirmeliyiz. Verimliliği artırmak da bizim çalışmalarımız arasında yer alıyor. Finans sektöründe fonlarla da çalışmak mümkün. Türkiye ile ilgili önemli altını çizmek istediğim konu, istihdam yaratabileceğimiz alanlarda destekler sunuyoruz. İklim değişikliği için finansmanlar sağladık. Bir takım start-up’lara da desteklerimiz oldu. Dijitalleşmeyi önceliklendiren KOBİ’lere destek sağlıyoruz.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı Fuat Murat Oldu Haber

Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı Fuat Murat Oldu

“Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat’in yönetim kadrosunda gerçekleştirilen atama ile, şirketin İnşaat Endüstrisinden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Fuat Murat, Nisan 2026 tarihi itibarıyla İcra Kurulu Başkanı olarak göreve başlayacak. Önceki dönemde Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı olarak görev alan Özgür Günaydın ise Nisan 2026 tarihinden itibaren Borusan Grubu CEO’su olarak görevine devam edecek. 1994 yılında Borusan Cat’e katılan Fuat Murat, Borusan Cat kariyerinde satış, pazarlama ve müşteri destek alanlarında farklı liderlik görevleri ve Türkiye Ülke Genel Müdürü görevini yürüttü, Gürcistan temsilciliğinin kuruluşunda kritik bir rol üstlendi. 2020 yılında İnşaat Endüstrisinden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak atanan Murat, son görevinde İnşaat Endüstrisinin kârlı büyümesi gibi önemli inisiyatiflere liderlik ederek sürdürülebilir bir başarı sergiledi. Boom360 gibi stratejik girişimlere yön vererek kurumun dijital dönüşüm sürecini hızlandıran bir liderlik gösterdi. Yeni göreviyle birlikte Fuat Murat, Borusan Cat’in orta ve uzun vadeli vizyonunun uygulanması, şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesi ve bölgesel liderliğinin güçlendirilmesi süreçlerine liderlik edecek. Borusan Cat Hakkında “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile Türkiye dışındaki operasyonları Kafkasya ve Orta Asya’da bulunan Türkiye merkezli Borusan Cat, 3.000 çalışma arkadaşıyla inşaat, madencilik, enerji ve ulaşım endüstrilerinde faaliyet gösterir. Caterpillar ürünlerinin yanı sıra dünyanın önde gelen jeneratör markalarından FG Wilson’un da distribütörlüğünü yürütür. Sürdürülebilirliği işinin odağına alanın Borusan Cat, ‘‘Sıfır Atık’’ sertifikalı tesisleri ve CRC adını verdiği Revizyon Merkezleri'nde, aşınmış veya ömrünü tamamlamış makine ve/veya parçalara yeni bir hayat sunarak, her yıl binlerce ton atığı döngüsel ekonomiye kazandırır. Yalnızca bir distribütör değil, aynı zamanda güvenilir bir ‘'çözüm ortağı'’ olmak için çalışan ve dijital uygulamalarını bir dönüştürücü olarak kullanan Borusan Cat’in 10’dan fazla süreci tamamlanan/devam eden patent ve marka tescili bulunur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric, Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 Listesine Girdi Haber

Mitsubishi Electric, Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 Listesine Girdi

Mitsubishi Electric Corporation, Birleşik Krallık merkezli küresel bilgi hizmetleri şirketi Clarivate Plc tarafından hazırlanan Clarivate Top 100 Küresel Yenilikçiler 2026 listesine seçildiğini duyurdu. Mitsubishi Electric’in fikri mülkiyet (IP) alanındaki başarıları, şirketin 14. kez “Küresel Yenilikçi” olarak seçilmesiyle bir kez daha yüksek düzeyde takdir edildi. Şirket bu yıl genel sıralamada 17. sırada yer aldı. 2012 yılında başlatılan bu ödül programı, Clarivate tarafından toplanan patent verilerine dayanıyor. Adaylar; 2000 yılından bu yana en az 500 patent başvurusu yapmış ve 2020–2024 yılları arasındaki beş yıllık dönemde 100’den fazla buluşu patent olarak tescil edilmiş şirket ve kuruluşlar arasından seçiliyor. Her yıl dünya çapındaki en iyi 100 şirketi belirlemek için etki, başarı oranı, coğrafi yatırım ve özgünlük olmak üzere dört kriter değerlendiriliyor. Fikri mülkiyeti gelecekteki büyüme ve gelişimi için kritik bir iş kaynağı olarak stratejik biçimde konumlandıran Mitsubishi Electric, IP faaliyetlerini şirketin iş ve Ar-Ge stratejileriyle dikkatle uyumlu hale getiriyor. Şirket, Ekim 2021’de fikri mülkiyetten yararlanarak sürdürülebilir bir geleceğin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak amacıyla dış iş birliklerini teşvik eden Open Technology Bank™ faaliyetlerini başlattı. Mitsubishi Electric Kurumsal Fikri Mülkiyet Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tomoko Ishii şunları söyledi: “Bu yıl da bu listeye seçilmekten büyük onur duyuyoruz. Fikri mülkiyet faaliyetlerimiz, sosyal sorunların çözümüne katkı sağlamak ve yeni pazarlar yaratmak amacıyla iş ve geliştirme stratejilerimizle yakın şekilde entegre yürütülmektedir. Standardizasyon girişimleriyle iş birliği içinde, küresel ölçekte daha yüksek nitelikli fikri mülkiyet hakları elde etmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda fikri mülkiyet haklarımızı ortak yaratımın başlangıç noktası olarak kullanarak dış iş birliği girişimleri de geliştiriyoruz. Bundan sonra da modern dünyanın karşılaştığı sorunların çözümüne katkı sağlayan IP faaliyetlerini teşvik etmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSD’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Yeniden Cengiz Eroldu Seçildi! Haber

OSD’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Yeniden Cengiz Eroldu Seçildi!

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katıldığı Genel Kurul’da konuşan Cengiz Eroldu, “2025 yılı, Türk otomotiv sanayisinin yatırımlarına devam ettiği, yeni projelerini hayata geçirdiği, üretim ve mühendislik gücü ile ihracat kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğu bir yıl oldu. Yeni dönemde de önceliğimiz, kamu başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ile iş birliği içerisinde, sanayimizin güçlü yönlerini koruyarak değişen küresel koşullara uyumunu desteklemek ve rekabet gücünü kalıcı biçimde güçlendirmek olacak. Özellikle en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari entegrasyonumuzun daha ileriye taşınması yönündeki çalışmaları odağımıza almaya devam edeceğiz” dedi. Genel Kurul’da ayrıca “Başarı Ödülleri” sahiplerini buldu. Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 büyük üyesiyle sektörün en köklü çatı kuruluşu olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 51’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Cengiz Eroldu beşinci döneminde yeniden Başkan olarak seçilirken, Başkan Vekili Süer İsmail Sülün, Başkan Yardımcıları Güven Özyurt, Lionel Jaillet ve Murat Bülbül, Muhasip Üye Yusuf Tuğrul Arıkan oldu. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katıldığı Genel Kurul’da konuşan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “2025 yılı, Türk otomotiv sanayisinin yatırımlarına devam ettiği, yeni projelerini hayata geçirdiği, üretim ve mühendislik gücü ile ihracat kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğu bir yıl oldu. 41,5 milyar dolarlık rekor seviyede gerçekleşen ihracat, sanayinin uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu teyit etti. İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ortamda yaşanan ticaret savaşları ve değişen dünya düzeni bizleri daha belirsiz, daha rekabetçi ve daha yerelleşme odaklı politikalar ile karşı karşıya bırakıyor. Bu yeni dönemde de önceliğimiz, kamu başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ile iş birliği içerisinde, sanayimizin güçlü yönlerini koruyarak değişen küresel koşullara uyumunu desteklemek ve rekabet gücünü kalıcı biçimde güçlendirmek olacak. Özellikle en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari entegrasyonumuzun daha ileriye taşınması yönündeki çalışmaları odağımıza almaya devam edeceğiz” dedi. Başarı Ödülleri sahiplerini buldu! Olağan Genel Kurul’da ayrıca, 1990’lı yıllardan bu yana düzenlenen ve geleneksel hale gelen OSD Başarı Ödülleri’nin sahipleri açıklandı. Bu kapsamda, OSD üyeleri arasında tutar bazında en yüksek ihracatı gerçekleştiren 3 üye ve yıllık bazda ihracatını tutar bazında yüzdesel olarak en fazla artıran 1 üye İhracat Başarı Ödülü’nü almaya hak kazandı. 2025 yılında en fazla patent tescili yapan 3 OSD üyesi “Teknoloji Başarı Ödülü” almaya hak kazanırken, ilk kez 2019 yılında takdim edilmeye başlanan, bağımsız bir jürinin değerlendirmesi sonucunda belirlenen “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi Başarı Ödülü” için ise 1 OSD üyesi ödüle layık bulundu. Tedarik Sanayi Başarı Ödülleri kapsamında ise, 3 firmaya “Tedarik Sanayi Başarı Ödülü”, 3 firmaya “Tedarik Sanayi Teknoloji ve Yenileşme Ödülü”, 1 üyeye “Tedarik Sanayi Sürdürülebilirliğe Katkı Ödülü”, 1 üyeye “Tedarik Sanayi Doğal Afet Farkındalık ve Süreç Yönetimi Ödülü” takdim edildi. İHRACAT BAŞARI ÖDÜLLERİ 2025 Yılında Değer Olarak En Fazla İhracat Yapan Üç OSD Üyesi Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (11,3 milyar dolar ihracat) Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. (4,3 milyar dolar ihracat) Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. (3,9 milyar dolar ihracat) 2025 Yılında İhracatını Değer Bazında En Fazla Artıran OSD Üyesi Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (Yüzde 78 artış) TEKNOLOJİ BAŞARI ÖDÜLLERİ 2025 Yılında En Fazla Patent tescili Yapan Üç OSD Üyesi Mercedes Benz Türk A.Ş. (113 Tescilli Patent) Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (42 Tescilli Patent) MAN Türkiye A.Ş. (26 Tescilli Patent) KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ ÖDÜLÜ Türk Traktör ve Ziraat Makine A.Ş. (DEI Kültür Programı ile) TEDARİK SANAYİ BAŞARI ÖDÜLLERİ Tüm OSD Üyelerinin Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması Kansai Altan Boya Sanayi ve Ticaret A. Ş. Üretim Kapasitesi 100 Bin adet üzerinde olan OSD Üyeleri Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması Benteler Gebze Taşıt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Üretim Kapasitesi 100 Bin adet altında olan OSD Üyeleri Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması Teknik Makina Otomotiv Tekstil İnşaat San.ve Tic. TEDARİK SANAYİ TEKNOLOJİ VE YENİLEŞME ÖDÜLLERİ Aisin Otomotiv Parçaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Magna Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. Mobilitas Teknoloji Yazılım Ltd. Şti. TEDARİK SANAYİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE KATKI ÖDÜLÜ Yeşilova Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. TEDARİK SANAYİ DOĞAL AFET FARKINDALIK VE SÜREÇ YÖNETİMİ ÖDÜLÜ Marelli Mako Turkey Elektrik San. ve Tic. A.Ş. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İKMİB Başkan Adayı Aracı’ya Kocaeli’de İki Büyük Ödül Haber

İKMİB Başkan Adayı Aracı’ya Kocaeli’de İki Büyük Ödül

İş insanı Vefa İbrahim Aracı, toplumsal katkıları ve yükseköğretim alanındaki destekleri dolayısıyla bir hafta içinde iki farklı törende ödüle layık görüldü. İlk olarak sosyal sorumluluk temasıyla gerçekleştirilen “Uluslararası Öğrencilerle Birlik Yemeği” ve “Kocaeli’nin Elleri” programında ödüllendirilen Aracı, ardından Kocaeli Üniversitesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde verilen “Rektörlük Özel Ödülü”nün sahibi oldu. Kocaeli’de aynı hafta içinde gerçekleştirilen iki ayrı organizasyonda, sosyal sorumluluk çalışmaları ile üniversite-sanayi iş birliğine sağlanan katkılar ödüllendirildi. Eğitimden bilime uzanan başlıklarda verilen takdirler, kentte toplumsal fayda ve akademik üretim odağındaki iş birliklerini gündeme taşıdı. İKMİB Başkan Adaylığını kısa süre önce kamuoyuyla paylaşan GEBKİM Kimya İhtisas OSB Başkanı ve KORUMA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Kocaeli’de düzenlenen iki ayrı organizasyonda toplumsal katkıları ve üniversite-sanayi iş birliğine sunduğu destekler dolayısıyla ödüllendirildi. Aracı’ya toplumsal katkıları nedeniyle Sosyal Sorumluluk ve Vefa Ödülü verilirken, Kocaeli Üniversitesi’nin bu yıl ilk kez gerçekleştirdiği Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde ise Rektörlük Özel Ödülü takdim edildi. Uluslararası Öğrencilerle Dayanışma Buluşması MÜSİAD Kocaeli tarafından düzenlenen “Uluslararası Öğrencilerle Birlik Yemeği” ve “Kocaeli’nin Elleri” programında Aracı, kentte hayata geçirilen eğitim, sağlık ve sosyal sorumluluk projelerine verdiği destek nedeniyle ödüllendirildi. Uluslararası öğrencilerle bir araya gelinen ve toplumsal dayanışma vurgusunun öne çıktığı organizasyonda, Kocaeli’ye kazandırılan eğitim yatırımları, gençlere yönelik destekler ve sosyal fayda odaklı çalışmalar dikkat çekti. Rektörlük Özel Ödülü İlk Kez Verildi Haftanın ikinci programı ise Kocaeli Üniversitesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni oldu. Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen tören, Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk’ün ev sahipliğinde yapıldı.Törene Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Sadettin Hülagü ve kent protokolü katıldı. Akademik başarı, atıf, makale, proje ve patent alanlarında çok sayıda akademisyen ödül alırken, üniversiteye stratejik katkı sunan isimlere de özel takdir verildi. Bu kapsamda Rektörlük Özel Ödülü, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine sunduğu katkılar, bilimsel projelere verdiği destek ve eğitime yönelik çalışmaları dolayısıyla Vefa İbrahim Aracı’ya takdim edildi. Söz konusu ödülün, üniversite tarihinde ilk kez verilmesi dikkat çekti. Üniversite-Sanayi İş Birliği Vurgusu Açılış konuşmasında Rektör Cantürk, üniversitenin araştırma kapasitesindeki artışa ve kent-üniversite bütünleşmesine dikkat çekerek, Başarı ve Teşvik Ödülleri’nin akademik üretimi teşvik etmeyi ve bilimsel emeği görünür kılmayı amaçladığını ifade etti. Aracı da yaptığı değerlendirmede, üniversite-sanayi iş birliğinin hem şehir hem de ülke kalkınması açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Bilimsel üretimin desteklenmesi, gençlerin nitelikli eğitim imkanlarına erişimi ve üniversite-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi adına katkı sunmaya devam edeceklerini dile getirdi. Akademik Başarılar Ödüllendirildi Törende akademik başarı ödüllerinin yanı sıra teşvik ve birim ödülleri de sahiplerini buldu. Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde Fen ve Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler, Proje ve Patent alanlarında çok sayıda akademisyen ödüle layık görüldü. Başarı ve Teşvik Ödülleri Töreni, disiplinler arası iş birliğinin ve proje kültürünün de görünür olduğu bir organizasyon olarak değerlendirildi. Program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.