Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pazar Payı

Kapsül Haber Ajansı - Pazar Payı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazar Payı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hisense, 100 İnç ve Üzeri TV Sevkiyatlarında Dünya Lideri Oldu Haber

Hisense, 100 İnç ve Üzeri TV Sevkiyatlarında Dünya Lideri Oldu

Küresel tüketici elektroniği ve beyaz eşya sektörünün öncü markalarından Hisense, pazar araştırma şirketi Omdia'nın verilerine göre 2026'nın ilk yarısında (H1) 100 inç ve üzeri televizyon sevkiyatında %55,1'lik pazar payı elde ederek dünya genelinde 1’inci sıraya yerleşti. Bu başarı, tüketicilerin daha büyük ekranlara olan talebini ve Hisense'in üst düzey dev ekran deneyimini daha fazla eve ulaştırma gücünü gözler önüne seriyor. Görüntü Teknolojisinde Yeni Nesil Yenilikler Bu deneyimden güç alan Hisense, pazar liderliğinin üzerine inşa ettiği vizyonuyla seyir deneyimini odağına alıyor ve ekran teknolojisini daha sürükleyici ve gerçekçi deneyimlere dönüştürüyor. Hisense’in UR9 Serisi; kırmızı, yeşil ve mavi ışığı arka aydınlatma kaynağında bağımsız olarak kontrol eden RGB MiniLED teknolojisini bir adım öteye taşıyor. Bu sayede daha zengin renkler, daha derin kontrast ve yüksek detay sunarak filmleri daha sinematik, spor karşılaşmalarını ise daha canlı hale getiriyor. Hisense ayrıca Hi-QLED MiniLED teknolojisiyle desteklenen U7 ve U6 Pro Serileriyle,üstün miniLED performansını tüketicilerle buluşturuyor. Hassas yerel karartma (local dimming) ile kuantum nokta (Quantum Dot) renk teknolojisini birleştiren bu TV’ler daha parlak vurgular daha derin siyahlar ve daha canlı renkler oluşturarak izleyicilerin filmlerde, spor müsabakalarında, ve günlük içeriklerdeki her ayrıntıyı MiniLED performansıyla yakalamasına yardımcı oluyor. Hisense'in büyük ekran uzmanlığı Laser TV kategorisinde de devam ediyor. Marka, 2025 yılında küresel Laser TV sevkiyatlarının %70'inden fazlasını gerçekleştirerek dünya çapında sevk edilen her 3 Laser TV'den 2'den fazlasına imza attı. Bu da markanın ev içi eğlenceyi yeniden tanımlama konusundaki uzun soluklu kararlılığını gösteriyor. Hisense, Innovating a Brighter Life (Daha Parlak Bir Yaşam İçin Yenilik) temasıyla IFA 2026'da teknolojinin nasıl daha akıllı ve keyifli deneyimler yaratabileceğini sergileyecek.3 Eylül 2026’da saat 15:00–16: 00 arası Messe Berlin-Innovation Stage’da düzenleyeceği basın toplantısıyla deneyimlerini paylaşacak. Bunun yanı sıra fuar kapsamında 4–8 Eylül tarihleri arasında 23a numaralı hall’de 09:00-17:00 arası ziyaretçilerle buluşacak. Hisense Hakkında 1969 yılında kurulan Hisense; multimedya ürünleri, ev aletleri ve akıllı BT çözümleri alanında 180'den fazla ülkede faaliyet gösteren küresel bir teknoloji lideridir. Omdia verilerine göre Hisense, 100 inç ve üzeri TV segmentinde dünya birincisidir (2023 - 2026 H1). RGB MiniLED teknolojisinin öncüsü konumunda olan marka, aynı zamanda FIFA World Cup 2026™ resmi sponsorudur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu Haber

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu

Sıfır otomobil tarafında ise Ocak-Temmuz döneminde satışların yüzde 65,5’ini SUV’lar oluşturdu. Veriler, SUV’ların hem sıfır hem de ikinci el otomobil pazarında tüketici tercihlerindeki yerini güçlendirdiğini gösteriyor. Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, SUV’ların sıfır ve ikinci el otomotiv pazarındaki güçlenen konumunu değerlendirdi. VavaCars’ın analizine göre, pazar daralmasına rağmen SUV satışları ikinci elde artarken, sıfır otomobilde toplam pazardan daha sınırlı geriledi. Her iki pazarda da payını artıran SUV’lar, tüketici tercihlerindeki değişimin en belirgin göstergelerinden biri oldu. İkinci elde satılan her dört otomobilden biri SUV oldu 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde ikinci el araç satışlarında geçen yılın aynı dönemine göre görülen yüzde 2,7’lik düşüşe rağmen SUV satışları yüzde 8,4 artarak ana gövde tipleri arasında büyüme gösteren tek kategori oldu. SUV’ların ikinci el otomobil pazarındaki payı yüzde 21,3’ten yüzde 24,5’e yükselirken sedan satışları yüzde 9,5, hatchback satışları ise yüzde 7,1 geriledi. Böylece geçen yıl yaklaşık her beş ikinci el otomobilden biri SUV iken bu yıl oran yaklaşık her dört otomobilden bire ulaştı. Sıfır araç satışlarında yaklaşık her üç araçtan ikisi SUV Ocak-Temmuz 2026 döneminde sıfır otomobil pazarı yüzde 12,1 daraldı. Buna rağmen SUV’ların pazar payı yüzde 62,6’dan yüzde 65,5’e yükseldi ve SUV’lar en çok tercih edilen gövde tipi oldu. SUV satışlarına segment bazlı bakıldığında ise yüzde 5 büyüyen B-SUV segmenti genel pazardan pozitif ayrıştı. Bunu ikinci sırada yüzde 20,3 payla sedan, yüzde 13,8 payla hatchback araçlar takip etti. İkinci el SUV pazarında Qashqai lider 2026 Ocak-Temmuz döneminde, 0-15 yaş aralığındaki ikinci el SUV’larda Nissan Qashqai yüzde 7,3’lük payla en çok satılan model oldu. Qashqai’yi Dacia Duster ve Peugeot 3008 izlerken, Volkswagen Tiguan dördüncü sırada yer aldı. Marka bazında bakıldığında ise Volkswagen ilk sırada yer alırken Peugeot ikinci, Nissan üçüncü oldu. SUV tercihi iki pazarda da güç kazanıyor VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, sonuçları şöyle değerlendirdi: “Gerek yeni gerekse ikinci el otomobil satış verileri, SUV’ların tüketici tercihlerindeki ağırlığının giderek arttığına işaret ediyor. Üreticilerin SUV segmentine giderek daha fazla ağırlık vermesi, güçlü tüketici talebinin pazarda karşılık bulduğunu ve SUV’ların payının önümüzdeki dönemlerde de artabileceğini gösteriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu Haber

HONOR En Hızlı Büyüyen  Android Markası Oldu

Küresel yapay zeka cihaz ekosistemi şirketi HONOR, 2026 yılının ilk yarısında global akıllı telefon pazarındaki büyümesini sürdürdü. Uluslararası araştırma kuruluşu International Data Corporation’ın (IDC) verilerine göre HONOR, yılın ilk altı ayında küresel sevkiyatlarını geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 artırdı. Bu sonuçla marka, dünya genelinde sevkiyat bazında en hızlı büyüyen lider Android markası olurken aynı zamanda yıllık büyüme kaydeden tek Çinli Android akıllı telefon üreticisi olarak öne çıktı. HONOR’un küresel performansına Orta Doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya pazarlarındaki güçlü büyüme oranları eşlik etti. HONOR, farklı pazarlarda genel daralma eğiliminin aksine sevkiyatlarını artırırken bazı önemli kategorilerde de liderliğe ulaştı. Orta Doğu’daki daralmaya rağmen yüzde 35 büyüdü Omdia verilerine göre Orta Doğu akıllı telefon pazarındaki sevkiyatlar 2026 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 13 geriledi. HONOR ise aynı dönemde yüzde 35 büyüyerek bölgedeki önde gelen markalar arasında büyüme kaydeden tek marka oldu. Pazar payı sıralamasında iki çeyrek üst üste bölgenin en büyük iki akıllı telefon markası arasında yer alarak Orta Doğu’daki konumunu korudu. Afrika’da yüzde 53’lük büyüme HONOR, 2026 yılının ilk yarısında Afrika pazarındaki güçlü performansını da sürdürdü. Akıllı telefon sevkiyatlarını yıllık bazda yüzde 53 artıran marka, açıklanan bölgesel sonuçlar içinde en yüksek büyüme oranını Afrika’da kaydetti. Bu performans, HONOR’un farklı kullanıcı ihtiyaçlarına ve fiyat segmentlerine yönelik ürün portföyüyle gelişmekte olan pazarlardaki varlığını güçlendirdiğini ortaya koydu. Güneydoğu Asya’da lider Omdia verilerine göre Güneydoğu Asya akıllı telefon pazarı 2026 yılının ilk yarısında sevkiyatlarda düşüş yaşadı. HONOR ise pazarın daraldığı bu dönemde yüzde 15 büyüyerek bölgedeki lider üreticiler arasında en yüksek büyüme oranına ulaştı. HONOR ayrıca 2026’nın ikinci çeyreğinde Malezya ve Filipinler gibi bölgenin önemli pazarlarında en hızlı büyüyen lider marka oldu. Katlanabilir telefonlarda yüzde 50’nin üzerinde pazar payı HONOR’un bölgedeki büyümesine katlanabilir akıllı telefon kategorisindeki performansı da katkı sağladı. IDC verilerine göre HONOR; Malezya, Singapur ve Hong Kong’un da aralarında bulunduğu önemli pazarlarda katlanabilir akıllı telefon kategorisinde yüzde 50’nin üzerinde pazar payına ulaşarak ilk sırada yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Unico Sigorta, İstikrarlı Büyümesini 2026 Yılında da Sürdürüyor Haber

Unico Sigorta, İstikrarlı Büyümesini 2026 Yılında da Sürdürüyor

Unico Sigorta’nın stratejik iş planı kapsamında dışarıdan sermaye desteği almadan, tamamen kendi öz kaynakları ve operasyonel performansıyla gerçekleştirdiği büyüme, sektörün dikkat çeken finansal dönüşümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü performans, şirketin disiplinli risk yönetimi anlayışını, sürdürülebilir büyüme stratejisini ve sağlam bilanço yapısını bir kez daha ortaya koyuyor. Unico Sigorta'nın öz kaynakları, 2021 yılı sonunda 356 milyon TL seviyesindeyken 2026 Temmuz ayı itibarıyla 6.4 milyar TL'ye ulaşarak beş yıllık süreçte yaklaşık 18 kat artış gösterdi. Aynı dönemde şirketin aktif büyüklüğü 1.5 milyar TL'den 33.9 milyar TL'ye ulaşarak 22 kat büyüdü. 2025 yılı sonunda 27.3 milyar TL olan aktif büyüklüğü 2026'nın ilk yedi ayında yüzde 25 artmış oldu. Bu tablo, şirketin sermaye yapısının yıllar içinde kesintisiz ve istikrarlı biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Kârlılıkta Sürdürülebilir Performans Unico Sigorta'nın net kârı, 2021 yılında 154,5 milyon TL seviyesindeyken 2026 yılının ilk yedi ayında 1.59 milyar TL net kâr elde ederek kârını 5 yılda 10 katın üzerinde artırdı. Şirketin 2026 yılı ilk yedi aylık kâr performansı 2025 yılının tamamında kaydedilen 1.4 milyar TL’lik kâr tutarını şimdiden geride bıraktı. Üretim Hacmi ve Pazar Payında Yükseliş Stratejik iş planı doğrultusunda büyümeye devam eden Unico Sigorta, 2021 yılı sonunda 1.2 milyar TL olan üretim hacmini 2026 yılı Temmuz sonu itibarıyla 15 milyar TL'nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde şirketin pazar payı ise yüzde 1,44'ten yüzde 2,07 seviyesine ulaştı. Unico Sigorta'nın 2026 yılını 30 milyar TL'nin üzerinde prim üretimiyle tamamlaması bekleniyor. 2026 yılı Temmuz verilerine göre Unico Sigorta, kasko branşında sektör genelinde yüzde 3,4; trafik sigortasında ise yüzde 4,7 pazar payı ile oto ürünlerinde ilk 10 şirket arasındaki güçlü konumunu sürdürmeye devam ediyor. Şirket bugün itibarıyla 1.7 milyon müşteriye ve 2.5 milyon poliçeye ulaşmış durumda. Acente Ağıyla Güçlü İletişim Unico Sigorta, büyüme stratejisinin merkezine her zaman acenteleriyle kurduğu güçlü iş birliğini koyuyor. Şirket, iş ortaklarıyla yüz yüze temasın önemine inanarak, saha ziyaretlerini düzenli bir uygulama haline getiriyor ve bu kapsamda Türkiye genelindeki acente ağını yakın dönemde bir kez daha yerinde ziyaret etti. Bu düzenli temas biçimi, Unico Sigorta'nın iletişime ve iş ortaklarının ihtiyaçlarına verdiği önemin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor ve şirketin elde ettiği büyüme performansının sahadaki karşılığını güçlendiriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, son yıllarda kaydedilen büyümenin şirketin uzun vadeli stratejisinin doğal bir sonucu olduğunu belirtti: "Öz kaynaklarımızdan aktif büyüklüğümüze, üretim hacmimizden pazar payımıza kadar tüm temel göstergelerde yıllar içinde sürekli ve aralıksız bir büyüme kaydettik. Bu tablo bize göre tesadüfi değil, disiplinli bir çalışmanın sonucu. Yaz döneminde Türkiye genelindeki acentelerimizin büyük bölümünü yerinde ziyaret ederek onlarla bire bir temas kurduk; bu ziyaretler, sahadaki gücümüzün ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü iletişimin en somut göstergesi oldu. Bundan sonraki dönemde de aynı istikrar ve kararlılıkla büyümeye devam edeceğiz. Ayrıca yeni ve farklı ürün ve iş modellerimizi de yakın gelecekte teker teker açıklayarak yürürlüğe koyacağız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Sigorta, İlk Yarıda Yüzde 53,6 Büyüyerek 10,66 milyar TL Prim Üretimine Ulaştı Haber

QNB Sigorta, İlk Yarıda Yüzde 53,6 Büyüyerek 10,66 milyar TL Prim Üretimine Ulaştı

Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında toplam 10,66 milyar TL prim üretimine ulaşan şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 büyüme kaydeden şirket, toplam müşteri portföyünde 8,5 milyon müşteriye ulaştı İlk yarı sonuçlarıyla sektör ortalamasının üzerinde büyümesini sürdüren QNB Sigorta; Sağlık branşında 707,1 milyon TL prim üretimiyle yüzde 30, Hayat branşında 9,87 milyar TL prim üretimiyle yüzde 56, Ferdi Kaza branşında ise 85 milyon TL prim üretimiyle yüzde 27 büyüme elde etti. Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında prim üretimi bazında pazar payını yüzde 8,67'ye yükselten şirket, sektörde sekizinci sırasındaki yerini korurken pazar payı kazanımını da sürdürdü. QNB Sigorta, ilk 6 ay itibarıyla Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında pazar payını en çok artıran 3 şirketten biri oldu. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nda konumunu güçlendirdi QNB Sigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası alanındaki büyümesini de ilk yarıda sürdürdü. Haziran 2026 itibarıyla yüzde 1,93 pazar payına ulaşarak sektörde 10. sırada yer aldı. Şirketin, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'ndaki sigortalı sayısı 92 bin 911 kişiye ulaştı. Güçlü dağıtım ağı ve dijitalleşme büyümeyi destekledi QNB Sigorta, güçlü bankasürans modeli, dijital sigortacılık yatırımları ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla büyümesini desteklemeyi sürdürdü. QNB Türkiye ve Enpara ekosistemiyle oluşturduğu dağıtım gücü sayesinde sigorta çözümlerini daha geniş bir müşteri kitlesiyle buluşturan şirket, erişilebilir ve kişiselleştirilmiş ürünlerini dijital kanallar üzerinden yaygınlaştırmaya devam etti. Müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla dijital kanallarını, veri analitiği altyapısını ve uçtan uca müşteri yolculuğunu geliştirmeye devam eden QNB Sigorta, yılın ikinci yarısında da dijitalleşme yatırımları ve bankasürans alanındaki güçlü yapısıyla sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi hedefliyor. “Pazar payımızı artırırken müşterilerimize değer üretmeye devam ettik” QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, yılın ilk yarı performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "2026 yılının ilk yarısında elde ettiğimiz sonuçlar, müşteri odaklı büyüme stratejimizin ve güçlü iş modelimizin başarılı şekilde ilerlediğini ortaya koyuyor. Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında ulaştığımız 10,66 milyar TL prim üretimi ve 8,5 milyon müşteriye ulaşan geniş müşteri portföyümüz, istikrarlı büyümemizin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında pazar payımızı yüzde 8,67'ye yükseltirken, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nda da konumumuzu güçlendirmeyi sürdürdük. Elde ettiğimiz pazar payı kazanımları, sürdürülebilir büyüme stratejimizin ve müşteri odaklı yaklaşımımızın önemli bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde odağımız yalnızca finansal büyüme değil; müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha doğru analiz ederek onlara doğru zamanda, doğru kanaldan ve doğru çözümlerle ulaşmak olacak. Dijitalleşme yatırımlarımızı ve QNB ekosistemiyle oluşturduğumuz güçlü sinerjiyi daha da ileri taşıyarak, müşterilerimize daha erişilebilir ve kişiselleştirilmiş bir sigortacılık deneyimi sunmayı sürdüreceğiz. Böylece sürdürülebilir büyümemizi desteklerken, müşterilerimizin hayatlarına güven katan bir çözüm ortağı olmayı da sürdüreceğiz." Sağlık sigortaları ve dijitalleşme büyümenin itici gücü olmaya devam edecek QNB Sigorta, önümüzdeki dönemde de sağlık sigortaları, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), dijitalleşme yatırımları ve bankasürans alanındaki güçlü yapısıyla sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi hedefliyor. Şirket, müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik yatırımlarına ve erişilebilir sigortacılık anlayışını güçlendirmeye devam ediyor. QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, şirketin gelecek dönem hedeflerine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu: "Haziran 2023-Haziran 2026 dönemini kapsayan son üç yıllık periyotta sağlık sigortalarında yüzde 82 büyüme kaydetmemiz, bu alandaki stratejimizin doğruluğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde de sağlık sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi'nin alanında büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz. Artan sağlık farkındalığı, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'na yönelik talep ve bireylerin geleceğe daha planlı hazırlanma isteği bu büyümeyi destekleyen temel dinamikler arasında yer alıyor. Bizim için oyunun değiştiği yer ise dijitalleşme. Müşterilerimiz artık sigorta ve emeklilik ürünlerine yalnızca ihtiyaç anında değil, yaşamlarının her anında hızlı, kişiselleştirilmiş ve kolay bir deneyimle ulaşmak istiyor. Bu doğrultuda dijital kanallarımızı, veri analitiği altyapımızı ve uçtan uca müşteri yolculuğumuzu sürekli geliştiriyoruz. QNB Türkiye ve Enpara ile oluşturduğumuz güçlü bankasürans yapısını dijital kabiliyetlerimizle daha da ileri taşıyarak müşterilerimize doğru zamanda, doğru kanaldan ve ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmayı sürdüreceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TürkTraktör 2026 Yılı İlk Yarıyıl Finansal Sonuçlarını Açıkladı Haber

TürkTraktör 2026 Yılı İlk Yarıyıl Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Türkiye otomotiv sektörünün faaliyetteki en köklü üreticisi TürkTraktör, 2026 yılının ilk yarıyılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör, yılın ilk altı ayında toplam 10 bin 15 adet traktör üretirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 58’ini, ihracatının ise yüzde 74’ünü karşıladı. Şirket, aynı dönemde yurt içi pazara 3 bin 797 adet traktör satışı gerçekleştirirken, 6 bin 564 adet traktörü ihraç etti. New Holland ve Case IH markalarının toplam pazar payı haziran ayı sonu itibarıyla yüzde 41,8 olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk yarıyılında TürkTraktör’ün toplam cirosu 23 milyar 680 milyon TL olurken, şirketin FAVÖK marjı yüzde 2,5, net zararı ise 669 milyon TL olarak kaydedildi. Pazar koşullarındaki zayıf seyir ve maliyet baskılarının devam ettiği dönemde şirket; fiyatlandırma disiplini, maliyet kontrolü ve operasyonel verimlilik alanlarına odaklandı. Türkiye traktör pazarı, 2025 yılında kaydedilen yüzde 36’lık daralmanın ardından 2026 yılının ilk yarıyılında da küçülmeye devam etti. Pazar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 55 oranında daraldı. Talepteki zayıflık, yüksek finansman giderleri ve artan girdi maliyetleri, sektörün ilk yarıyıl performansında belirleyici oldu. TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye traktör pazarında bir süredir devam eden daralma, 2026 yılının ilk yarıyılında da etkisini sürdürdü. Talepteki zayıflık ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler, sektör genelindeki satış adetlerini baskılamaya devam ediyor. TürkTraktör olarak bu dönemde New Holland ve Case IH markalarımızla toplam yüzde 41,8 pazar payına ulaşarak lider konumumuzu koruduk. Mevcut koşulları dikkatle takip ederken, fiyatlandırma disiplini, maliyet kontrolü ve hem şirketimizin hem de bayilerimizin işletme sermayesi yönetimi başta olmak üzere kritik alanlardaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Pazar koşullarına kısa vadeli değil, uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Séjourné, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yılın ilk yarıyılında Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 58’ini, ihracatın ise yüzde 74’ünü karşılamamız, üretim ve ihracattaki önemli konumumuzu ortaya koyuyor. Pazar koşullarına uyum sağlamak amacıyla uyguladığımız stok optimizasyonu doğrultusunda bayi stok seviyelerini azalttık. Zorlu koşullara rağmen çiftçilerimizin ihtiyaçlarına yanıt vermeye, bayi ve servis ağımızla sahadaki varlığımızı sürdürmeye devam ediyoruz. 2026 yılında tarımsal çıktıyı etkileyen güçlü yağışlarla birlikte çiftçilerimizin önceki yıla kıyasla daha güçlü bir hasada ulaştığını görüyoruz. İş makineleri alanındaki faaliyetlerimizi de planlarımız doğrultusunda yürütüyoruz. Yılın ikinci yarıyılında pazar dinamiklerini yakından izleyerek operasyonel verimliliğimizi ve maliyet yapımızı yönetmeye odaklanacağız. Orta ve uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye tarımına, üretime ve teknolojiye katkı sunmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Peugeot Yerli Hafif Ticari Araç Ürün Gamını Rıfter Modeli İle Daha Da Güçlendiriyor Haber

Peugeot Yerli Hafif Ticari Araç Ürün Gamını Rıfter Modeli İle Daha Da Güçlendiriyor

Avrupa hafif ticari araç pazarının önemli oyuncularından PEUGEOT, profesyonellerin ve ailelerin uzun yıllardır tercih ettiği Rifter modelini Türkiye'de üretmeye hazırlanıyor. PEUGEOT'nun C segmentindeki 30 yıllık deneyimini temsil eden Rifter, 2026 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren Bursa'daki Tofaş Fabrikası'nda “Made in Türkiye" etiketiyle üretilecek. Böylece PEUGEOT, hâlihazırda Bursa'da üretilen Expert Van ve Expert Traveller modellerinin ardından Rifter'ı da yerli üretim ürün gamına ekleyecek. Yerli üretim avantajı ile pazarda güçleneceğiz! İlk kez 1996 yılında Partner adıyla yollara çıkan Rifter, yerli üretimin sağlayacağı güçle Türkiye pazarındaki konumunu daha da ileri taşımaya hazırlanıyor. Rifter'ın Türkiye'de üretilecek olmasının marka açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten PEUGEOT Marka Direktörü Gupse Kaplan, “PEUGEOT'nun hafif ticari araç alanındaki 30 yıllık deneyimini temsil eden Rifter modelimizin Bursa'daki Tofaş fabrikamızda üretilecek olması bizim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı. Bu gelişme, PEUGEOT'nun Türkiye pazarına ve ülkemizin güçlü otomotiv üretim altyapısına duyduğu güvenin de önemli bir göstergesi. Türkiye, markamız için yalnızca güçlü bir pazar değil, aynı zamanda giderek daha stratejik bir üretim merkezi konumuna geliyor. Expert Van ve Expert Traveller ile başladığımız yerli üretim hamlemizi Rifter ile daha da ileri taşıyoruz. Tasarımından sürüş keyfine kadar SUV kodlarını barındıran, kısa sürede sınıfının referans modeli haline gelen PEUGEOT Rifter, artık yerli üretimin avantajıyla yollara çıkmaya hazırlanıyor. Yerli üretimin sağlayacağı lojistik ve tedarik avantajlarıyla hafif ticari araç pazarındaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Expert ailesiyle başlayan yerli üretim hamlesi büyüyor! PEUGEOT, Bursa'daki Tofaş Fabrikası'nda Expert Van'ın ardından 8+1 kişilik Expert Traveller modelinin de üretimine başlamıştı. Rifter'ın üretim programına dahil edilmesiyle birlikte marka, Türkiye'deki yerli hafif ticari araç ürün gamını daha da genişletecek. Tofaş Fabrikası'nın üretim kalitesi, verimliliği, araştırma-geliştirme alanındaki bilgi birikimi ve araç geliştirme yetkinliği, PEUGEOT'nun Türkiye'deki üretim operasyonlarının büyümesinde önemli rol oynuyor. Expert Van ve Expert Traveller ile D segmentinde güçlenen PEUGEOT, Rifter'ın da devreye alınmasıyla C segmenti hafif ticari araç segmentindeki iddiasını yerli üretimle destekleyecek. Yerli üretimin, Türkiye'de hafif ticari araçların gücüne güç katan en önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Gupse Kaplan, “Expert Van ve Expert Traveller modellerimizle yakaladığımız ivmeyi, Rifter'ın yerli üretimiyle daha da güçlendireceğiz. Böylece hem profesyonel müşterilerimize hem de çok yönlü bir araç arayan ailelere daha etkin bir ürün gamıyla ulaşacağız" açıklamasında bulundu. 2003'ten bugüne 213 bin 921 adetlik başarı! PEUGEOT'nun Türkiye'deki C segmenti hafif ticari araç yolculuğu, Partner ile başladı. Marka, 2019 yılında Rifter'ın pazara sunulmasına kadar bu segmentte Partner adıyla yer aldı. PEUGEOT, 2003 yılından bugüne Partner, Partner Tepee, Rifter ve Partner Van modellerinden oluşan C segmentinde toplam 213 bin 921 adetlik satış gerçekleştirdi. Bu satışların 174 bin 756 adedini kombi van modelleri oluştururken, panel van modellerinin toplam satışı 39 bin 165 adede ulaştı. 2019 yılında Rifter ve Partner Van adıyla Türkiye'de satışa sunulan modeller ise bugüne kadar toplam 84 bin 556 kullanıcıyla buluştu. Bu dönemde 67 bin 404 adet Rifter ve 17 bin 152 adet Partner Van satışı gerçekleştirildi. Rifter, PEUGEOT'nun hafif ticari araç satışlarının yüzde 72'sini oluşturuyor! PEUGEOT toplam hafif ticari araç satışları ile, 2026 yılının ilk 6 ayında Türkiye hafif ticari araç pazarında 11 bin 527 adetlik satış ve yüzde 9,8 pazar payı elde etti. Marka, 2025 yılını hafif ticari araç satışlarında toplam 26 bin 661 adetlik satış ve yüzde 9,4'lük pazar payı ile tamamlamıştı. Buna göre marka, 2025 sonuna kıyasla pazar payını 0,4 puan artırmış oldu. PEUGEOT Rifter, 2025 yılını 18 bin 154 adetlik satış ile, segmentinin en çok tercih edilen ikinci modeli olarak tamamlamıştı. 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde 8 bin 350 adetlik satışla segmentindeki yerini korumaya devam etti ve PEUGEOT toplam hafif ticari araç satışlarının yüzde 72'sini oluşturdu. Rifter ve Partner Van'dan oluşan C segmenti modellerinin, markanın toplam hafif ticari araç satışları içerisindeki payı ise yüzde 82'ye ulaştı. Rifter'ın Türkiye'de profesyonel kullanıcıların yanı sıra geniş iç hacim, yüksek konfor ve çok yönlülük arayan aileler tarafından da güçlü biçimde tercih edildiğini vurgulayan Gupse Kaplan, şöyle devam etti: “Rifter ile haziran ayında 2 bin 278 adetlik satışa ulaşarak segmentin lideri olduk. Yılın ilk 6 ayında ise 8 bin 350 adetlik satış ile segmentte 2'nci sırada yer aldık. Rifter satışlarımızı geçen yılın aynı dönemine göre artırmayı başardık. Modelimizin PEUGEOT'nun toplam hafif ticari araç satışları içerisindeki yüzde 72'lik payı, Türkiye pazarındaki gücünü açıkça ortaya koyuyor. Yerli üretimin devreye girmesiyle bu güçlü performansı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz." PEUGEOT'nun hafif ticari araçlardaki iddiası yerli üretimle güçleniyor! Rifter'ın Bursa'da üretilecek olması, PEUGEOT'nun Türkiye'deki hafif ticari araç operasyonları açısından yeni bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Yerli üretimin sağlayacağı tedarik ve lojistik avantajlarıyla marka hem profesyonel müşteriler hem de geniş aileler için sunduğu ürün gamını daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor. PEUGEOT Marka Direktörü Gupse Kaplan, “30 yıllık hafif ticari araç deneyimimiz, Rifter'ın güçlü pazar performansı ve Türkiye'nin otomotiv üretimindeki yetkinliği bir araya geldiğinde çok önemli bir büyüme potansiyeli ortaya çıkıyor. Expert Van ve Expert Traveller'ın ardından Rifter'ın da yerli üretim ürün gamımıza katılmasıyla Türkiye'deki hafif ticari araç operasyonlarımızı yeni bir seviyeye taşıyoruz. Yerli üretimin gücüyle segmentlerimizde daha iddialı bir konuma ulaşmayı ve PEUGEOT'nun hafif ticari araç pazarındaki payını sürdürülebilir biçimde büyütmeyi hedefliyoruz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeteneklerin Elde Tutulmasını Sağlayan Temel Çekim Faktörleri Neler? Haber

Yeteneklerin Elde Tutulmasını Sağlayan Temel Çekim Faktörleri Neler?

Bu alanda son yıllarda gözlemlenen istikrarlı büyümenin ardından, 2025 yılında küresel yetenek hareketliliği %11,6 oranında keskin bir düşüş kaydederek 3,3 milyona geriledi. Yetenekler için geleneksel çekim merkezleri olan Kanada, İngiltere ve Avustralya’nın eski cazibesi azalırken, gelişmekte olan pazarlar ve kendi bölgelerinde yetenek merkezi haline gelen ülkeler öne çıkıyor. Küresel hareketlilik özellikle STEM, AI ve doktora araştırmacılarında azaldı BCG’nin Türkiye’yi de içeren 34 ana destinasyonda, dünya çapında 221 milyon yüksek nitelikli profesyonelden oluşan havuzdan elde ettiği rapora göre sınır ötesi hareketlilik ciddi şekilde azaldı. Uzmanlık gerektiren kritik alanlarda bu daralma çok daha keskin hissedildi: STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki yetenek hareketliliği %13, Yapay Zekâ (AI) yetenekleri %12 ve doktoralı araştırmacı hareketliliği %19 oranında geriledi. Geleneksel olarak en çok göç alan İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi merkezlerin katılaşan göçmenlik politikaları ve yükselen yaşam maliyetleri nedeniyle pazar payı kaybetmesi, Türkiye gibi güçlü bir mühendislik ve teknoloji tabanına sahip ülkeler için yerel yetenekleri elde tutma ve tersine beyin göçünü teşvik etme noktasında yeni fırsatlar yaratabilir. Yapay Zekâ ve STEM Yarışında Yeni Yeteneklere Kapıları Açmak Ekonomiler için Liderliği Beraberinde Getiriyor BCG’nin Küresel Yetenek Göçü Endeksi (GTMix) sonuçlarına göre, küresel yeteneklere açık olmak doğrudan ulusal ve kurumsal liderlikle yakından ilişkilendiriliyor. Raporun en çarpıcı bulguları şu şekilde: 17 Kat Teknolojik Üstünlük: Belirli bir teknolojide yetenek çekmeyi başaran ve bu alanda lider olan ülkelerin, o teknolojinin küresel pazarında da lider olma ihtimali tam 17 kat daha yüksek. Şirket Değerinde +1 Puanlık Artış: Küresel yetenekleri yönetim kadrolarına dahil edebilen lider firmalar, rakiplerine kıyasla her yıl ortalama yüzde 1 puan (+1pp) daha fazla hissedar değeri yaratıyor. Küresel ve nitelikli iş gücü istihdamı doğrudan finansal performansa yansıyor. AI Alanında Çok Kutuplu Dünya: ABD, genel nitelikli iş gücü pazar payını 4 puan artırarak liderliğini pekiştirse de, Yapay Zekâ (AI) alanında bu liderliğini genişletemedi. Bu durum, AI yetenekleri için küresel yarışın çok daha çetin ve çok kutuplu geçeceğini gösteriyor. Raporda Öne Çıkan Küresel Veriler: Toplam Hareket Halindeki Nitelikli İş Gücü: 3,3 Milyon (%11,6 düşüş) STEM Yetenekleri Hareketliliği: 854 Bin (%13,2 daralma) Yapay Zekâ (AI) Yetenekleri Hareketliliği: 315 Bin (%12,0 daralma) En Yüksek Elde Tutma Oranı (Major): Suudi Arabistan (2,6 kat) Yetenek Çekmek İsteyen Ekonomiler İçin Yol Haritası: Üçlü Yetenek Stratejisi (Talent Trifecta) Rapor, Türkiye gibi yetenek çekmek isteyen ülkelerdeki kamu otoriteleri ve özel sektör yöneticileri için küresel rekabette öne geçmenin formülünü "Üçlü Yetenek Stratejisi" (Talent Trifecta) olarak tanımlıyor. Bu strateji; mevcut iş gücünün yetkinliklerinin artırılması, teknoloji ve otomasyon entegrasyonu ve dinamik bir yetenek göçü yönetimini içeriyor. Küresel yavaşlamayı avantaja çevirebilmek için göçmenlik sisteminin yüksek nitelikli istihdamı destekleyecek şekilde gözden geçirilmesi, bürokratik şartlarda elverişlilik ve özellikle stratejik sektörlerde uçtan uca (yerleşimden oryantasyona) bir yetenek ekosistemi kurulması önceliklerin başında geliyor. BCG analistleri, özel sektördeki kurumların küresel ölçekte işe alım yapma noktasında kültürel ve operasyonel bariyerleri aşması gerektiğinin altını çiziyor. Bu bakımdan Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin insan kaynakları süreçlerini küresel standartlarla uyumlu hale getirmesi ve yönetim ekiplerinde uluslararası yeteneğe daha fazla yer vermesi, küresel rekabet gücünü destekleyen önemli adımlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞA-RA Enerji Talep Toplama Sürecinin Son Günü Haber

ŞA-RA Enerji Talep Toplama Sürecinin Son Günü

Toplamda 89 milyon adet payın 70,00 TL sabit fiyat üzerinden satışa sunulduğu bü süreçte, ŞA-RA Enerji’nin halka arz büyüklüğünün 6,23 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. ŞA-RA Enerji’nin halka açılması, Türkiye'de alanındaki ilk ve 2026 yılı ilk 7 aylık dönemde gerçekleşen en büyük halka arzını oluşturacak. Türkiye’de enerji nakil hatlarının tüm bileşenlerini kendi bünyesinde üretebilen ve anahtar teslim proje sunabilen dünyanın sayılı firmaları arasında yer alan ŞA-RA Enerji’nin halka arz süreci, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğinde oluşturulan geniş konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştiriliyor. ŞA-RA Enerji’nin arz edilecek toplam payların yüzde 38'i yurt içi bireysel yatırımcılara, yüzde 2'si grup çalışanlarına 'eşit dağıtım' yöntemiyle sunuluyor. Şirketin global vizyonuna ve güçlü finansal yapısına duyulan güvenin bir göstergesi olarak, toplam arzın yarısını oluşturan yüzde 50'lik kısım; yüzde 25 yurt içi ve yüzde 25 yurt dışı olmak üzere kurumsal yatırımcılara tahsis ediliyor. Öte yandan, asgari 115.001 adet ve üzerinde başvuru yapacak olan yatırımcılar için ayrılan yüzde 10'luk kısım ise 'oransal dağıtım' yöntemiyle karşılanarak, büyük ölçekli taleplerin de bu büyüme vizyonuna dengeli bir şekilde entegre olması sağlanacak. Türkiye'de alanındaki ilk ve 2026 yılında gerçekleşen en büyük halka arzını oluşturacak Halka arz kapsamında ŞA-RA Enerji’nin sermayesi 400.000.000 TL’den 444.500.000 TL’ye çıkarılarak, 44.500.000 TL nominal değerli pay ihraç edilecek. Ayrıca mevcut şirket ortaklarından Şadi Türk’e ait 35.600.000 TL nominal değerli 35.600.000 adet ve Hilkat Mor’a ait 8.900.000 TL nominal değerli 8.900.000 adet hamiline yazılı C grubu paylar da halka arz kapsamında satışa sunulacak. Bu suretle toplam 89.000.000 TL nominal değerli 89.000.000 adet hamiline yazılı C grubu payın halka arzı gerçekleştirilecek. Talep miktarı 1 (bir) lot (1 TL nominal değer) ve katları şeklinde olacak. 1 TL nominal değerli payın satış fiyatı 70 TL olarak belirlendi. Sermaye artışı ve ortak satışı sonucu çıkarılacak payların mevcut sermayeye oranı %22,25, sermaye artışı sonucunda sermayeye oranı ise %20,02 olacak. ŞA-RA Enerji’nin halka açılması, Türkiye'de alanındaki ilk ve 6.230.000.000 TL ile 2026 yılı ilk 7 aylık dönemde gerçekleşen en büyük halka arzını oluşturacak. 9 Fabrika, Türkiye’de %50’ye yaklaşan pazar payı, 100’ü aşkın ülkeye ihracat 1985 yılında temelleri atılan ve Türkiye’nin en büyük ilk 500 sanayi kuruluşları arasında yer alan ŞA-RA Enerji, Adana ve Ankara’daki dokuz ana fabrikası ve yıllık toplam 200 bin ton kapasiteli çelik imalat, 250 bin ton kapasiteli üç adet tam otomatik sıcak daldırma galvaniz tesisi ve 70 bin ton kapasiteli cıvata-somun üretim kapasitesiyle şirket, sektörünün liderleri arasında yer alıyor. ŞA-RA Enerji, kendi ürettiği ürünlerle iç pazarda yaklaşık yüzde ellilik pazar payının yanı sıra 100’ü aşkın ülkeye yaptığı ihracat ile küresel pazarda da önde gelen firmalar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.