Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pazarlama

Kapsül Haber Ajansı - Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Müge Turan: “Marka Yaratmak, Geleceğe Değer Bırakmaktır” Haber

Müge Turan: “Marka Yaratmak, Geleceğe Değer Bırakmaktır”

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Müge Turan. 2010 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun oldum. Ardından Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansımı, İstanbul Üniversitesi’nde de Executive MBA programını tamamladım. Kimya eğitimi bana sorgulamayı ve analitik düşünmeyi öğretti. İş hayatında bu bakış açısını insanı anlamak, marka geliştirmek ve ekip yönetmek üzerine edindiğim deneyimlerle birleştirdim. 15 yılı aşkın süredir Orzax’ta çalışıyorum. Pazarlama ekibinin ilk üyesi olarak başladığım bu yolculukta, farklı kademelerde sorumluluk aldım. Orzax büyürken ben de yıllar içerisinde öğrendim, geliştim ve yeni sorumluluklar üstlendim. Bu nedenle Orzax’ın benim için çok özel bir yeri var; bugün geldiğimiz noktada, yıllar içinde birlikte verdiğimiz emeği görüyorum. Bugün Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak markamızın pazarlama ve iletişim stratejilerine liderlik ediyorum. Ekibimle birlikte ürün konumlandırmadan marka yönetimine, tüketici iletişiminden kurumsal itibara kadar geniş bir alanda çalışıyoruz. “Sağlığa Hediye” yaklaşımımızı yaptığımız her işe yansıtmayı, insanların güven duyduğu ve hayatında karşılığı olan bir marka oluşturmayı önemsiyoruz. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? İlk önemli dönüm noktası, bilimsel eğitimimi pazarlamayla buluşturmamdı. Bir ürünün bilimsel özelliklerini bilmekle, o ürünün insanlar için ne ifade ettiğini anlatabilmek farklı yetkinlikler gerektiriyor. Bu ikisini bir araya getirmek, mesleki yaklaşımımın temelini oluşturdu. Sonrasında ürün odaklı sorumluluklardan markanın bütününe baktığım bir role geçmek benim için önemli bir değişimdi. Sorumluluk alanım genişledikçe aldığım kararların ekipler, iş sonuçları ve markanın geleceği üzerindeki etkisini daha fazla görmeye başladım. Executive MBA eğitimim de bu süreçte stratejiye ve yönetime bakışımı geliştirdi. Orzax’ın uluslararası büyüme yolculuğu ise başka bir önemli eşik oldu. Türkiye’de edindiğimiz deneyimi farklı pazarlara taşırken her ülkeyi kendi ihtiyaçları, kültürü ve beklentileriyle anlamamız gerektiğini gördük. Bu süreç, markalaşmaya daha geniş bir açıdan bakmamı sağladı. Bugün bir karar alırken o kararın birkaç yıl sonra Orzax’a ne kazandıracağını da düşünüyorum. Kariyerim boyunca yaşadığım en önemli gelişimlerden biri, günlük işleri yönetmenin yanında markanın geleceğine dair sorumluluk alabilmek oldu. Sizin için başarıyı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Benim için başarı, yaptığınız işin kalıcı bir değer üretmesi. Yıllar önce hayata geçirdiğim bir fikrin bugün hala karşılık bulduğunu, gelişerek markaya ve insanlara katkı sağladığını görmek bana büyük bir mutluluk veriyor. Ulaştığımız sonuçlar kadar, geleceğe ne taşıyabildiğimizi de önemsiyorum. Çalışma tarzımın en belirgin özelliği sahiplenmek. İşimi çok seviyorum. Bir fikrin ya da projenin mümkün olan en iyi haliyle hayata geçmesi için çaba gösteriyorum; gerektiğinde görev ve sorumluluk alanımın ötesine geçiyorum. Kolay vazgeçmem. Bir engelle karşılaştığımda başka bir yol arar, yeniden denerim. İşler istediğim gibi gitmediğinde hızlı toparlanıp devam edebilmemin de bugünlere gelmemde önemli bir payı var. Elbette bireysel çabayla ulaşabileceğiniz bir yer var. Daha büyük ve kalıcı başarılar için güçlü ekipler, ortak bir vizyon ve yönetimin belirlediği yönde istikrarlı bir çalışma gerekiyor. Kendi başarımı da birlikte çalıştığım insanların emeğinden ve Orzax’ın bize açtığı gelişim alanından bağımsız görmüyorum. Benim bu başarıya katkımın, işimi sahiplenmemden ve daha iyisi için yılmadan çalışmamdan geldiğini düşünüyorum. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? En büyük zorluk, büyüyen bir şirketin günlük ihtiyaçlarını karşılarken gelecekte ihtiyaç duyacağı pazarlama yapısını da kurmaktı. Orzax pazarlama ekibinin ilk üyesiyim. Çok mütevazı imkanlarla, bir girişim ruhuyla başladığımız dönemde bugünkü gibi ekiplerimiz, departmanlarımız ve yerleşmiş süreçlerimiz yoktu. Örnek alabileceğim bir pazarlama yöneticim de bulunmuyordu. Pek çok şeyi kendimiz araştırarak, deneyerek ve sonuçlarından öğrenerek geliştirdik. Orzax büyüdükçe ihtiyaçlarımız ve hedeflerimiz de büyüdü. Bir önceki yıl yeterli olan yaklaşımı, ertesi yıl geliştirmemiz gerekti. Daha geleneksel iletişim çalışmalarıyla başladığımız bir noktadan, bugün uluslararası alanda markalaşan bir şirketin pazarlama ve iletişim stratejisini yönettiğimiz bir noktaya geldik. İlk yıllarda global markalarla ve onların imkanlarıyla rekabet etmek, ardından pazar liderliğini kazanmak ve korumak, her aşamada yeni bir sorumluluk getirdi. Bu anlamda her yılın kendi içinde bir meydan okuması vardı. Bu süreci sürekli öğrenerek, doğru uzmanlıkları ekibimize katarak ve birlikte çalışma biçimimizi geliştirerek yönettik. Benim de her aşamada kendimi yenilemem gerekti. Bildiklerimle yetinmemeye, ihtiyaç duyduğumuz yerde destek almaya ve ekip arkadaşlarımın gelişimine alan açmaya çalıştım. Bütün bunları sağlıkla ilişkili, iletişim sorumluluğu yüksek bir alanda yapıyorsunuz. Büyürken bilimsel doğruluğu, kaliteyi ve açık iletişimi korumak gerekiyor. Biz de hekimlere, eczacılara ve tüketicilere karşı bu sorumluluğu gözeterek ilerledik. Geriye baktığımda, zorlukları aşmamızı sağlayan en önemli şeyin birlikte öğrenme ve devam etme kararlılığımız olduğunu düşünüyorum. Bugün sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? En önemli önerim, ulaşmak istedikleri pozisyonun sorumluluğuna hazırlanmak olurdu. Bunun için işin farklı aşamalarını öğrenmek, sahayı tanımak ve alınan bir kararın diğer ekipleri nasıl etkilediğini anlamak gerekiyor. Ben kendi yolculuğumda işin içinde olmanın, ihtiyaç gördüğüm yerde sorumluluk almanın çok faydasını gördüm. Bir konuda uzmanlaşırken o konunun kurumun bütünüyle ilişkisini de anlamaya çalışmak, zamanla daha doğru kararlar vermenizi sağlıyor. Bir de sabırlı olmak gerekiyor. Deneyimin ve güvenin oluşması zaman alıyor. Bulunduğunuz yerde işinizi iyi yapmaya, öğrenmeye ve katkınızı artırmaya odaklandığınızda, daha büyük sorumluluklara da hazırlanıyorsunuz. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Liderlikte yönün net olmasını, o yolda insanların kendi yeteneklerini ortaya koyabilmesini önemsiyorum. Ekibimin hangi işi neden yaptığımızı, neyi hedeflediğimizi ve kendi katkısının bu hedefteki yerini bilmesini isterim. İnsanlar yaptıkları işin anlamını gördüklerinde daha fazla sorumluluk alıyorlar. İşini yakından takip eden, ayrıntılara önem veren bir yöneticiyim. Bir projenin daha iyi olabileceğini düşünüyorsam bunun için uğraşırım. Aynı zamanda ekip arkadaşlarımın fikirlerini duymayı, kendi uzmanlık alanlarında inisiyatif almalarını ve kararlarını gerekçeleriyle ortaya koymalarını destekliyorum. Farklı görüşlerin işi geliştirdiğine inanıyorum. Büyüyen bir şirkette aynı anda çok sayıda talep gündeme gelebiliyor. Böyle dönemlerde öncelikleri belirlemek ve ekibin odağını korumak benim sorumluluğum. Beklentilerimi açık anlatmaya, geri bildirim vermeye ve gösterilen emeği takdir etmeye özen gösteriyorum. Benim için motivasyonun önemli bir kaynağı da geliştiğini hissetmek. Ekip arkadaşlarımın yeni sorumluluklar üstlendiğini, kendi kararlarını daha güvenle verdiğini görmek beni mutlu ediyor. Orzax’ın geleceğini taşıyacak insanları yetiştirmeyi liderliğin en değerli taraflarından biri olarak görüyorum. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? En önemli hedefimiz, Türkiye’de oluşturduğumuz güveni ve marka birikimini global pazarlarda da kalıcı bir başarıya dönüştürmek. Orzax’ın farklı ülkelerde tanınan, güvenilen ve tercih edilen bir marka olarak büyümesini istiyoruz. “Sağlığa Hediye” yaklaşımımız doğrultusunda, Ar-Ge birikimimizle insanların ihtiyaçlarına yanıt veren ürünler geliştirmeyi ve sağlıkla iyi yaşam alanında uluslararası ölçekte söz sahibi markalar arasında yer almayı hedefliyoruz. Pazarlama ve iletişim tarafında benim sorumluluğum da bu birikimi her pazarın kendi koşullarını anlayarak doğru anlatmak. Büyürken üretimden ambalaja kadar kaynaklarımızı daha verimli kullanmayı ve sosyal sorumluluk çalışmalarımızın faydasını artırmayı da önemsiyoruz. Geleceğe dair hedeflerimizi, ticari büyümeyle birlikte insanlara ve topluma sağladığımız katkıyı düşünerek belirliyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında pazarlama alanında fark yaratmak için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Belirsizlik dönemlerinde önceliğim, kaynaklarımızı en çok katkı sağlayacak alanlara yönlendirmek. İnsanların ihtiyaçlarını ve değişen beklentilerini yakından takip ediyor, ürün kalitemizi ve bilimsel birikimimizi açık bir dille anlatmaya odaklanıyoruz. Veriyi ve sahadan gelen geri bildirimleri birlikte değerlendirerek hekim, eczacı ve tüketici için uygun içerik ve iletişim kanallarını belirliyoruz. Global pazarlarda da marka kimliğimizi koruyarak her ülkenin ihtiyaçlarına göre hareket ediyoruz. Hedeflerimizde istikrarlı, yöntemlerimizde esnek olmamız gerektiğine inanıyorum. Koşullar değiştiğinde yaptığımız işi yeniden değerlendiriyor, gerektiğinde yolumuzu güncelliyoruz. Bunu yaparken markamızın uzun vadeli değerini ve bize duyulan güveni gözetiyoruz. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Öncelikle meraklarını kaybetmemelerini ve öğrenmeyi mezuniyetle tamamlanmış bir süreç olarak görmemelerini öneririm. İş hayatı, hangi konularda gelişmeniz gerektiğini size gösteriyor. Bunu fark edip kendinize yatırım yapmanız çok değerli. Bir diğer önerim, yaptıkları işi sahiplenmeleri. Bir ihtiyacı fark ettiklerinde çözüm düşünmeleri, sorumluluk almaları ve başladıkları işi sonuna kadar takip etmeleri, hem gelişimlerini hem de kendilerine duyulan güveni güçlendirir. Zorlandıkları dönemlerde de hemen vazgeçmesinler. Her şeyin ilk denemede olması gerekmiyor. Geri bildirim almak, hatadan öğrenmek ve yeniden denemek iş hayatının bir parçası. Ben işimi sevmenin ve yaptığım katkıya inanmanın bu devam etme gücünü beslediğini düşünüyorum. Gençlerin de zaman içinde kendi güçlü yönlerini tanımalarını ve emek vermekten heyecan duydukları bir alan bulmalarını çok önemsiyorum.

Müge Turan: “Marka Yaratmak, Geleceğe Değer Bırakmaktır” Haber

Müge Turan: “Marka Yaratmak, Geleceğe Değer Bırakmaktır”

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Müge Turan. 2010 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun oldum. Ardından Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansımı, İstanbul Üniversitesi’nde de Executive MBA programını tamamladım. Kimya eğitimi bana sorgulamayı ve analitik düşünmeyi öğretti. İş hayatında bu bakış açısını insanı anlamak, marka geliştirmek ve ekip yönetmek üzerine edindiğim deneyimlerle birleştirdim. 15 yılı aşkın süredir Orzax’ta çalışıyorum. Pazarlama ekibinin ilk üyesi olarak başladığım bu yolculukta, farklı kademelerde sorumluluk aldım. Orzax büyürken ben de yıllar içerisinde öğrendim, geliştim ve yeni sorumluluklar üstlendim. Bu nedenle Orzax’ın benim için çok özel bir yeri var; bugün geldiğimiz noktada, yıllar içinde birlikte verdiğimiz emeği görüyorum. Bugün Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak markamızın pazarlama ve iletişim stratejilerine liderlik ediyorum. Ekibimle birlikte ürün konumlandırmadan marka yönetimine, tüketici iletişiminden kurumsal itibara kadar geniş bir alanda çalışıyoruz. “Sağlığa Hediye” yaklaşımımızı yaptığımız her işe yansıtmayı, insanların güven duyduğu ve hayatında karşılığı olan bir marka oluşturmayı önemsiyoruz. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? İlk önemli dönüm noktası, bilimsel eğitimimi pazarlamayla buluşturmamdı. Bir ürünün bilimsel özelliklerini bilmekle, o ürünün insanlar için ne ifade ettiğini anlatabilmek farklı yetkinlikler gerektiriyor. Bu ikisini bir araya getirmek, mesleki yaklaşımımın temelini oluşturdu. Sonrasında ürün odaklı sorumluluklardan markanın bütününe baktığım bir role geçmek benim için önemli bir değişimdi. Sorumluluk alanım genişledikçe aldığım kararların ekipler, iş sonuçları ve markanın geleceği üzerindeki etkisini daha fazla görmeye başladım. Executive MBA eğitimim de bu süreçte stratejiye ve yönetime bakışımı geliştirdi. Orzax’ın uluslararası büyüme yolculuğu ise başka bir önemli eşik oldu. Türkiye’de edindiğimiz deneyimi farklı pazarlara taşırken her ülkeyi kendi ihtiyaçları, kültürü ve beklentileriyle anlamamız gerektiğini gördük. Bu süreç, markalaşmaya daha geniş bir açıdan bakmamı sağladı. Bugün bir karar alırken o kararın birkaç yıl sonra Orzax’a ne kazandıracağını da düşünüyorum. Kariyerim boyunca yaşadığım en önemli gelişimlerden biri, günlük işleri yönetmenin yanında markanın geleceğine dair sorumluluk alabilmek oldu. Sizin için başarıyı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Benim için başarı, yaptığınız işin kalıcı bir değer üretmesi. Yıllar önce hayata geçirdiğim bir fikrin bugün hala karşılık bulduğunu, gelişerek markaya ve insanlara katkı sağladığını görmek bana büyük bir mutluluk veriyor. Ulaştığımız sonuçlar kadar, geleceğe ne taşıyabildiğimizi de önemsiyorum. Çalışma tarzımın en belirgin özelliği sahiplenmek. İşimi çok seviyorum. Bir fikrin ya da projenin mümkün olan en iyi haliyle hayata geçmesi için çaba gösteriyorum; gerektiğinde görev ve sorumluluk alanımın ötesine geçiyorum. Kolay vazgeçmem. Bir engelle karşılaştığımda başka bir yol arar, yeniden denerim. İşler istediğim gibi gitmediğinde hızlı toparlanıp devam edebilmemin de bugünlere gelmemde önemli bir payı var. Elbette bireysel çabayla ulaşabileceğiniz bir yer var. Daha büyük ve kalıcı başarılar için güçlü ekipler, ortak bir vizyon ve yönetimin belirlediği yönde istikrarlı bir çalışma gerekiyor. Kendi başarımı da birlikte çalıştığım insanların emeğinden ve Orzax’ın bize açtığı gelişim alanından bağımsız görmüyorum. Benim bu başarıya katkımın, işimi sahiplenmemden ve daha iyisi için yılmadan çalışmamdan geldiğini düşünüyorum. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? En büyük zorluk, büyüyen bir şirketin günlük ihtiyaçlarını karşılarken gelecekte ihtiyaç duyacağı pazarlama yapısını da kurmaktı. Orzax pazarlama ekibinin ilk üyesiyim. Çok mütevazı imkanlarla, bir girişim ruhuyla başladığımız dönemde bugünkü gibi ekiplerimiz, departmanlarımız ve yerleşmiş süreçlerimiz yoktu. Örnek alabileceğim bir pazarlama yöneticim de bulunmuyordu. Pek çok şeyi kendimiz araştırarak, deneyerek ve sonuçlarından öğrenerek geliştirdik. Orzax büyüdükçe ihtiyaçlarımız ve hedeflerimiz de büyüdü. Bir önceki yıl yeterli olan yaklaşımı, ertesi yıl geliştirmemiz gerekti. Daha geleneksel iletişim çalışmalarıyla başladığımız bir noktadan, bugün uluslararası alanda markalaşan bir şirketin pazarlama ve iletişim stratejisini yönettiğimiz bir noktaya geldik. İlk yıllarda global markalarla ve onların imkanlarıyla rekabet etmek, ardından pazar liderliğini kazanmak ve korumak, her aşamada yeni bir sorumluluk getirdi. Bu anlamda her yılın kendi içinde bir meydan okuması vardı. Bu süreci sürekli öğrenerek, doğru uzmanlıkları ekibimize katarak ve birlikte çalışma biçimimizi geliştirerek yönettik. Benim de her aşamada kendimi yenilemem gerekti. Bildiklerimle yetinmemeye, ihtiyaç duyduğumuz yerde destek almaya ve ekip arkadaşlarımın gelişimine alan açmaya çalıştım. Bütün bunları sağlıkla ilişkili, iletişim sorumluluğu yüksek bir alanda yapıyorsunuz. Büyürken bilimsel doğruluğu, kaliteyi ve açık iletişimi korumak gerekiyor. Biz de hekimlere, eczacılara ve tüketicilere karşı bu sorumluluğu gözeterek ilerledik. Geriye baktığımda, zorlukları aşmamızı sağlayan en önemli şeyin birlikte öğrenme ve devam etme kararlılığımız olduğunu düşünüyorum. Bugün sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? En önemli önerim, ulaşmak istedikleri pozisyonun sorumluluğuna hazırlanmak olurdu. Bunun için işin farklı aşamalarını öğrenmek, sahayı tanımak ve alınan bir kararın diğer ekipleri nasıl etkilediğini anlamak gerekiyor. Ben kendi yolculuğumda işin içinde olmanın, ihtiyaç gördüğüm yerde sorumluluk almanın çok faydasını gördüm. Bir konuda uzmanlaşırken o konunun kurumun bütünüyle ilişkisini de anlamaya çalışmak, zamanla daha doğru kararlar vermenizi sağlıyor. Bir de sabırlı olmak gerekiyor. Deneyimin ve güvenin oluşması zaman alıyor. Bulunduğunuz yerde işinizi iyi yapmaya, öğrenmeye ve katkınızı artırmaya odaklandığınızda, daha büyük sorumluluklara da hazırlanıyorsunuz. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Liderlikte yönün net olmasını, o yolda insanların kendi yeteneklerini ortaya koyabilmesini önemsiyorum. Ekibimin hangi işi neden yaptığımızı, neyi hedeflediğimizi ve kendi katkısının bu hedefteki yerini bilmesini isterim. İnsanlar yaptıkları işin anlamını gördüklerinde daha fazla sorumluluk alıyorlar. İşini yakından takip eden, ayrıntılara önem veren bir yöneticiyim. Bir projenin daha iyi olabileceğini düşünüyorsam bunun için uğraşırım. Aynı zamanda ekip arkadaşlarımın fikirlerini duymayı, kendi uzmanlık alanlarında inisiyatif almalarını ve kararlarını gerekçeleriyle ortaya koymalarını destekliyorum. Farklı görüşlerin işi geliştirdiğine inanıyorum. Büyüyen bir şirkette aynı anda çok sayıda talep gündeme gelebiliyor. Böyle dönemlerde öncelikleri belirlemek ve ekibin odağını korumak benim sorumluluğum. Beklentilerimi açık anlatmaya, geri bildirim vermeye ve gösterilen emeği takdir etmeye özen gösteriyorum. Benim için motivasyonun önemli bir kaynağı da geliştiğini hissetmek. Ekip arkadaşlarımın yeni sorumluluklar üstlendiğini, kendi kararlarını daha güvenle verdiğini görmek beni mutlu ediyor. Orzax’ın geleceğini taşıyacak insanları yetiştirmeyi liderliğin en değerli taraflarından biri olarak görüyorum. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? En önemli hedefimiz, Türkiye’de oluşturduğumuz güveni ve marka birikimini global pazarlarda da kalıcı bir başarıya dönüştürmek. Orzax’ın farklı ülkelerde tanınan, güvenilen ve tercih edilen bir marka olarak büyümesini istiyoruz. “Sağlığa Hediye” yaklaşımımız doğrultusunda, Ar-Ge birikimimizle insanların ihtiyaçlarına yanıt veren ürünler geliştirmeyi ve sağlıkla iyi yaşam alanında uluslararası ölçekte söz sahibi markalar arasında yer almayı hedefliyoruz. Pazarlama ve iletişim tarafında benim sorumluluğum da bu birikimi her pazarın kendi koşullarını anlayarak doğru anlatmak. Büyürken üretimden ambalaja kadar kaynaklarımızı daha verimli kullanmayı ve sosyal sorumluluk çalışmalarımızın faydasını artırmayı da önemsiyoruz. Geleceğe dair hedeflerimizi, ticari büyümeyle birlikte insanlara ve topluma sağladığımız katkıyı düşünerek belirliyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında pazarlama alanında fark yaratmak için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Belirsizlik dönemlerinde önceliğim, kaynaklarımızı en çok katkı sağlayacak alanlara yönlendirmek. İnsanların ihtiyaçlarını ve değişen beklentilerini yakından takip ediyor, ürün kalitemizi ve bilimsel birikimimizi açık bir dille anlatmaya odaklanıyoruz. Veriyi ve sahadan gelen geri bildirimleri birlikte değerlendirerek hekim, eczacı ve tüketici için uygun içerik ve iletişim kanallarını belirliyoruz. Global pazarlarda da marka kimliğimizi koruyarak her ülkenin ihtiyaçlarına göre hareket ediyoruz. Hedeflerimizde istikrarlı, yöntemlerimizde esnek olmamız gerektiğine inanıyorum. Koşullar değiştiğinde yaptığımız işi yeniden değerlendiriyor, gerektiğinde yolumuzu güncelliyoruz. Bunu yaparken markamızın uzun vadeli değerini ve bize duyulan güveni gözetiyoruz. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Öncelikle meraklarını kaybetmemelerini ve öğrenmeyi mezuniyetle tamamlanmış bir süreç olarak görmemelerini öneririm. İş hayatı, hangi konularda gelişmeniz gerektiğini size gösteriyor. Bunu fark edip kendinize yatırım yapmanız çok değerli. Bir diğer önerim, yaptıkları işi sahiplenmeleri. Bir ihtiyacı fark ettiklerinde çözüm düşünmeleri, sorumluluk almaları ve başladıkları işi sonuna kadar takip etmeleri, hem gelişimlerini hem de kendilerine duyulan güveni güçlendirir. Zorlandıkları dönemlerde de hemen vazgeçmesinler. Her şeyin ilk denemede olması gerekmiyor. Geri bildirim almak, hatadan öğrenmek ve yeniden denemek iş hayatının bir parçası. Ben işimi sevmenin ve yaptığım katkıya inanmanın bu devam etme gücünü beslediğini düşünüyorum. Gençlerin de zaman içinde kendi güçlü yönlerini tanımalarını ve emek vermekten heyecan duydukları bir alan bulmalarını çok önemsiyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye’nin Kampüs Elçiliği Programı IndoMate’de Yeni Dönem Başladı Haber

Indomie Türkiye’nin Kampüs Elçiliği Programı IndoMate’de Yeni Dönem Başladı

Indomie Türkiye, 2026–2027 döneminde de Kampüs Elçiliği Programı IndoMate aracılığıyla üniversite öğrencilerini kampüs yaşamının bir parçası olan marka çalışmalarıyla buluşturuyor. Yeni dönem kapsamında düzenlenen buluşmada öğrenciler, programın işleyişi, dönem boyunca üstlenecekleri görevler ve sorumluluk alanları hakkında bilgi aldı. Kampüslerdeki etkinliklerden saha çalışmalarına, öğrenci kulüpleriyle kurulacak iş birliklerinden dijital içerik üretimine kadar uzanan programda katılımcılar, farklı çalışma alanlarını tanıma ve yürütülen faaliyetlerde aktif sorumluluk üstlenme fırsatı bulacak. Böylece IndoMate’ler, kampüs yaşamından edindikleri gözlemleri ve fikirleri uygulamaya geçirirken pazarlama ve marka iletişimi süreçlerine de yakından temas edecek. Kampüs Görevleriyle Kazanılan Deneyim IndoMate’in yeni döneminde öğrenciler, kampüslerde Indomie deneyimini destekleyen çalışmaların yanı sıra etkinlik organizasyonları, öğrenci kulüpleriyle iş birlikleri, sosyal sorumluluk faaliyetleri ve dijital içerik üretimi gibi farklı alanlarda görev alacak. Böylece katılımcılar, pazarlama süreçlerinin farklı aşamalarını tanıma ve ekip çalışması, organizasyon ve iletişim alanlarında deneyim kazanma imkanı bulacak. Program, görevlerin tamamlanmasıyla kazanılan XP (deneyim puanı) sistemi üzerinden ilerliyor. Öğrenciler, gerçekleştirdikleri çalışmalarla puan toplarken liderlik tablosundaki ilerlemelerini takip edebiliyor ve XP Market’te yer alan ödüllerden yararlanabiliyor. 2026–2027 dönemi ödülleri arasında iPhone 17, PlayStation 5, Dyson Airwrap ve AirPods 4 gibi seçenekler bulunuyor. Dönem sonunda öne çıkan katılımcılar için Belgrad seyahati ve belirlenen koşullar doğrultusunda Indomie Türkiye’nin pazarlama veya satış ekiplerinde staj fırsatı da programın sunduğu olanaklar arasında yer alıyor. “IndoMate ile Gençlerin Fikirlerini Uygulamaya Dönüştürmelerine Alan Açıyoruz” IndoMate’in yeni dönemine ilişkin değerlendirmede bulunan Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Duygu Pelister Ojalvo, “Gençlerin fikirlerini hayata geçirebilecekleri ve kendi potansiyellerini keşfedebilecekleri alanlar yaratmayı önemsiyoruz. IndoMate ile gençlerin fikirlerini uygulamaya dönüştürmelerine alan açıyoruz. Üniversite öğrencileri, program kapsamında kampüslerinde farklı görevler üstlenirken ekip çalışması, etkinlik organizasyonu ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda deneyim kazanıyor. Görev ve deneyim puanı sistemi de katılımcıların süreçteki ilerlemelerini takip etmelerine ve başarılarını ödüllerle pekiştirmelerine imkân tanıyor. Yeni dönemde de gençlerin bakış açılarını dinlemeyi, fikirlerini hayata geçirmelerini desteklemeyi ve birlikte üretmeyi hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Somon İhracatında Hedefi Dünya Genelinde İlk Üçe Girmek Haber

Türkiye’nin Somon İhracatında Hedefi Dünya Genelinde İlk Üçe Girmek

Türk somonu ihracatında son yıllarda dikkat çekici bir başarı hikayesine imza atan Türk su ürünleri sektörü, 4 yıllık süreçte yakaladığı ivmeyle Çin, Fransa, Almanya, Litvanya, Rusya Federasyonu, Avustralya gibi ülkeleri geride bırakarak dünya genelinde 11. sıraya yükseldi. Türkiye'nin somon ihracatında yeni hedefi dünya genelinde ilk üçe girmek. Türk somonu, 2019 yılında Türk su ürünleri ihracatından yüzde 2,8 pay alıyorken, 2026 yılında Türk su ürünleri ihracatının yüzde 24’ünü temsil eder hale geldi. Türk somonu ihracatçıları, somon ihracatında dünya ihracatının üçte birini tek başına yapan Norveç’in tanıtım ve pazarlama stratejisine yön veren Norveç Deniz Ürünleri Konseyi’nin çalışma modelini hayata geçirmek istiyor. Türk somonunun bugünü ve geleceği Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde düzenlenen Türk Somonu Çalıştayı’nda masaya yatırıldı. Kızıltan: “Dünya somon ihracatından aldığımız pay yüzde 0,8’ten yüzde 1,7’ye yükseldi” Çalıştayda konuşan Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türk somonunun 40 ülkeye ihraç edilir konuma geldiğini, 2026 yılının ocak-eylül dönemindeki 1 milyar 810 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının yüzde 24’ünü Türk somonunun temsil ettiğini, Türk somonu ihracatının 9 aylık dönemde 431 milyon dolara ulaştığını dile getirdi. Somon ihracatının dünya genelinden 39 milyar doları aşan bir hacme sahip olduğu bilgisini veren Kızıltan, “Norveç, 12,5 milyar dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Şili 6,4 milyar dolar, İsveç 4,8 milyar dolarla takip ediyor. Türkiye 2025 yılı sonunda dünya somon ihracatından yüzde 1,7’lik payla 11. sırada. 2021 yılı sonrasında yakaladığımız ivmeyle Çin, Fransa, Almanya, Litvanya, Rusya Federasyonu, Avustralya’yı geride bıraktık. 2021 yılında dünya somon ihracatında yüzde 0,8 pay alıyorken 2025 yılı sonunda yüzde 1,7’ye yükseldik” şeklinde konuştu. Erling Haaland Norveç Somonunun Marka Büyükelçisi “Norveç Deniz Ürünleri Konseyi, Norveç deniz ürünlerinin küresel pazardaki değerini ve bilinirliğini artırmak amacıyla dünya genelinde kapsamlı ve çok kanallı tanıtım yapıyor” diyen Kızıltan sözlerini şöyle sürdürdü; “Norveçli deniz ürünü ihracatçılarının ödediği ihracat vergilerinden karşılanan konsey, dünyanın en büyük markasız ortak gıda pazarlama organizasyonlarından birisi konumunda. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi 2025 yılında çoğunluğu Norveç somonu için olmak üzere 43,5 milyon dolarlık tanıtım bütçesine sahip. 2026 bütçesi 45 milyon dolara yükseldi. 19 milyar dolara ulaşan somon tanıtım bütçesiyle ABD, İtalya, İspanya, Çin, Güney Kore ve Fransa başta olmak üzere çok sayıda ülkede Norveç somonu tanıtım çalışmaları yapılıyor. Norveç somonunun tanıtımı için ünlü isimlerle çalışılıyor. Norveçli ünlü futbolcu Erling Haaland ile uzun soluklu anlaşma yapıldı. Haaland Marka Büyükelçiliği görevine getirildi. Dünya genelinde reklam ve sosyal medya çalışmaları yapılıyor. Tanınmış şefler, beslenme uzmanları ve influencer’larla çalışıyorlar. Türk somonu için Norveç somonuna benzer bir tanıtım programını hayata geçirdiğimiz takdirde dünyanın en çok somon ihraç eden ilk üç ülkesinden biri olacak güce sahibiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri’nin Gastronomi Şöleninde Lezzet ve Kültür Buluşması Sürüyor Haber

Kayseri’nin Gastronomi Şöleninde Lezzet ve Kültür Buluşması Sürüyor

Cuma günü gerçekleştirilen paneller, yöresel lezzet atölyeleri, yemek yarışmaları, kortej, konser ve ödül töreninin ardından organizasyonun üçüncü günü de gastronomi kültürünü odağına alan etkinliklerle devam etti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen 4. Kayseri Gastronomi Günleri, kentin köklü mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetleri gelecek kuşaklara aktarmak ve gastronomi turizmine katkı sunmak amacıyla ziyaretçilerini buluşturuyor. Türkiye’nin farklı yörelerinden lezzetlerin tanıtıldığı organizasyonda, sektör temsilcileri, şefler, öğrenciler, kadın girişimciler ve gastronomi meraklıları bir araya geliyor. İkinci Gün Paneller, Atölyeler ve Yarışmalarla Geçti Gastronomi Günleri’nin 23 Ekim Cuma günü gerçekleştirilen ikinci günü, “Yerel Ürünlerin Turizm Sektöründe Kullanımı” paneliyle başladı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen panelde, yerel ürünlerin gastronomi ve turizm sektöründeki önemi ele alındı. Aynı saatlerde gerçekleştirilen peskütan çorbası atölyesiyle geleneksel lezzetler tanıtılırken, liseler arası bireysel ana yemek “Et Yemeği” yarışmasında genç aşçılar hünerlerini sergiledi. “Gastronomide Kadın Eli: Fikirden Markaya, Emekten Başarıya” panelinde Kayseri’de faaliyet gösteren kadın girişimciler, gastronomi alanındaki deneyimlerini ve başarı hikâyelerini paylaştı. Kadın emeğinin, üretkenliğinin ve girişimcilik ruhunun öne çıktığı panelde, fikirlerin markaya dönüşme süreçleri ele alındı. “Kayseri Mutfağının Uluslararası Tanıtımı, Pazarlaması ve Teknoloji” panelinde ise kentin zengin mutfak mirasının uluslararası alanda tanıtılması, pazarlama olanakları ve teknolojinin gastronomi sektörüne katkıları değerlendirildi. Yöresel Lezzetler Şeflerin Sunumuyla Tanıtıldı Günün atölye ve söyleşi programında geleneksel tarifler farklı yörelerin mutfak kültürleriyle buluştu. Şef Memet Özer’in sunumuyla gerçekleştirilen “Kuzu Etli Yamula Patlıcanlı Güveç ve Buğday Risottosu” etkinliğinde yöresel ürünler farklı dokunuşlarla yorumlandı. Niğde Profesyonel Aşçılar Derneği tarafından Niğde tava, Çanakkale Derneği tarafından soğanlı pide ve Çiğköfte Eğitimcileri Derneği tarafından çiğ köfte atölyeleri gerçekleştirildi. Kayseri mantısı atölyesinde ise kentin simge lezzetlerinden birinin hazırlanışı katılımcılarla paylaşıldı. Şef Hazer Amani’nin sunumuyla gerçekleştirilen “Pöç Taco ve Pöçlü Nohutlu Gacer Pilavı” söyleşi ve atölyesi de günün dikkat çeken etkinlikleri arasında yer aldı. Kayseri mutfağının özgün tatlarının yaratıcı sunumlarla buluşturulduğu etkinlikte, geleneksel lezzetlerin farklı yorumları gastronomi meraklılarının beğenisine sunuldu. Yemek Yarışmalarında Hünerler Sergilendi Kayseri Gastronomi Günleri kapsamında düzenlenen liseler arası bireysel ana yemek “Balık Yemeği” ve “Tatlı Tabağı” yarışmalarında öğrenciler hünerlerini sergiledi. Liseler arası ekip “Başlangıç ve Ana Yemek” yarışmasıyla genç aşçıların takım çalışması ve mutfak becerileri ön plana çıktı. Ev Hanımları Kayseri Mutfağı Yöresel Yemek Yarışması’nda ise geleneksel tarifler ve ev mutfağının birikimi buluştu. Kadim mutfak kültürünün yaşatılmasına katkı sunan yarışmada, katılımcıların hazırladığı yöresel yemekler değerlendirmeye alındı. Program kapsamında gerçekleştirilen “İmza Yemeği” etkinliği de gastronomi alanındaki özgün sunumlara yer verirken, yemek yarışmaları gün boyunca ziyaretçilere heyecanlı anlar yaşattı. Gastronomi Günleri’nin ikinci gününde düzenlenen “Yerel İşletmelerde Başarı, Girişimcilik ve Markalaşma” panelinde Kayseri’de faaliyet gösteren işletmelerin temsilcileri deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Gastronomi sektöründe başarı, girişimcilik ve markalaşmanın ele alındığı panelde yerel işletmelerin deneyimleri ve başarı hikâyeleri aktarıldı. Gün boyunca düzenlenen etkinliklerin ardından gerçekleştirilen ödül töreniyle ikinci gün programı tamamlandı. Üçüncü Gün Yöresel Lezzetlerle Başladı Kayseri Gastronomi Günleri’nin 24 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilen üçüncü günü, saat 10.00’da stantların açılması ve ziyaretçilerin etkinlik alanına girişleriyle başladı. Günün ilk saatlerinde Kahramanmaraş Aşçılar Derneği tarafından düzenlenen yöresel paça çorbası atölyesi ile İzmir Aşçılar Derneği tarafından gerçekleştirilen enginarlı Ege pilavı atölyesi ziyaretçilerle buluştu. “Yerelden Dünyaya Gastronomi: Kimlik, Deneyim ve Diplomasi” panelinde gastronominin kültürel kimlik, deneyim paylaşımı ve uluslararası tanıtımdaki rolü ele alındı. Aynı saatlerde düzenlenen üniversiteler arası bireysel ana yemek “Et Yemeği” yarışmasında öğrenciler yeteneklerini ortaya koydu. TAFED GIZTAT iş birliğiyle gerçekleştirilen çocuk atölyesi, minik katılımcıları mutfak kültürüyle buluştururken TAFED’in 20’nci yıl pasta kesimi de programda yer aldı. Kayseri Mutfağının Geçmişi ve Geleceği Ele Alındı Üçüncü gün programında “Bir Mutfak Nasıl Yaşar?” panelinde mutfak kültürünün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusu değerlendirildi. “Kayseri Mutfağı’nın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” panelinde ise kentin köklü gastronomi mirası, günümüzdeki yeri ve geleceğe yönelik potansiyeli farklı yönleriyle ele alındı. Şanlıurfa Profesyonel Aşçılar Derneği tarafından gerçekleştirilen çiğ köfte atölyesiyle yöresel lezzetlerin tanıtımına devam edildi. Böylece Kayseri Gastronomi Günleri, üçüncü gününde de farklı yörelerin mutfak kültürlerini bir araya getirerek ziyaretçilerine zengin bir gastronomi deneyimi sunmayı sürdürdü. Kayseri’nin eşsiz lezzetlerini, geleneksel tariflerini ve gastronomi alanındaki birikimini geniş kitlelerle buluşturan Kayseri Gastronomi Günleri, 25 Ekim Pazar gününe kadar Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde çeşitli etkinliklerle devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri’ne İki Ödül Birden Haber

Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri’ne İki Ödül Birden

Teknoloji ve inovasyonu odağına alan yaklaşımını pazarlama iletişimi çalışmalarına da taşıyan Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri, dijital dünyadaki gelişmeleri yaratıcı iletişim uygulamalarıyla buluşturmaya devam ediyor. Teknolojik birikimini tüketicileriyle kurduğu etkileşime de yansıtan şirket, ekim ayında iki farklı ödül programında önemli bir başarı elde etti. Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri, 5 Ekim’de düzenlenen 2026 TAMGA Marka Ödülleri’nde “Çevrimiçi Marka Deneyimi” kategorisinde Altın TAMGA Ödülü’nü, 13 Ekim’de gerçekleştirilen The Hammers Awards’ta ise “En İyi Yapay Zeka Destekli Metin ve İçerik Üretimi” kategorisinde Bronz Hammers Ödülü’nü kazandı. Yapay Zeka ve Yaratıcılığı Buluşturan İletişim Yaklaşımı Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri, iklimlendirme teknolojilerinde benimsediği yenilikçi yaklaşımı dijital iletişim çalışmalarına da yansıtıyor. Bu anlayışla hayata geçirilen “Yazın Hit'i Mitsubishi Electric Klima'dan!” kampanyası, yapay zeka teknolojisini tüketici içgörüleri ve insan yaratıcılığıyla bir araya getirdi. Kampanya kapsamında tüketicilerin yaz sıcaklarına ilişkin sosyal medya paylaşımlarından elde edilen içgörüler, yapay zeka desteğiyle şarkı sözlerine ve yaratıcı kampanya içeriklerine dönüştürüldü. Üç ay boyunca sürdürülen kampanya, 11,3 milyon kişiye ulaşırken içerik kaynaklı etkileşim önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 72 arttı. Ödüllere ilişkin değerlendirmede bulunan Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri Ürün ve Pazarlama Birim Müdürü Dr. Murat Hoşgör şunları söyledi: “Mitsubishi Electric olarak köklü mühendislik birikimimiz ve teknoloji geliştirme konusundaki deneyimimizle insanların yaşam kalitesini artıran çözümler sunmaya odaklanıyoruz. İnovasyonu yalnızca geliştirdiğimiz ürün ve sistemlerde değil, tüketicilerimizle kurduğumuz iletişimin her aşamasında benimsiyoruz. Değişen tüketici beklentilerini yakından takip ederek dijital teknolojilerin sunduğu olanakları yaratıcı fikirlerle buluşturuyoruz. ‘Yazın Hit'i Mitsubishi Electric Klima'dan!’ kampanyamız da bu yaklaşımımızın başarılı örneklerinden biri oldu. İki farklı ödül programında elde ettiğimiz başarılar, teknoloji odaklı marka kimliğimizin pazarlama iletişimindeki yansımalarını görmek açısından bizim için ayrıca değerli. Bu başarıda emeği bulunan tüm ekip arkadaşlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyoruz.” Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri, dijital iletişim çalışmalarında teknolojik gelişmeleri ve değişen tüketici alışkanlıklarını yakından takip ederek farklı platformlarda kullanıcılarla etkileşimini güçlendirmeyi amaçlıyor. Elde edilen ödüller, şirketin dijital iletişim alanında teknoloji ve yaratıcılığı buluşturan çalışmalarının önemli sonuçları arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Halkın Akademisi” Kapılarını Açtı Haber

“Halkın Akademisi” Kapılarını Açtı

Halkbank, sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda toplumsal gelişime katkı sağlamaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Banka son olarak bünyesindeki eğitim platformlarını tek çatı altında birleştirdiği Halkın Akademisi’ni kamuoyunun erişimine açtı. “Yaşam boyu eğitim” vizyonuyla hayata geçirilen platformda; çocuklar, gençler, kadın girişimciler, KOBİ’ler ve emekliler olmak üzere 5 farklı kategoride 600’e yakın içerik yer alıyor. Bankanın kurumsal bilgi birikimini toplumun hizmetine sunan platform, katılımcıların kişisel ve mesleki yetkinliklerini geliştirmelerine; sertifika programlarıyla da bu yetkinlikleri belgelendirmelerine imkân tanıyor. Kişisel gelişim ve finansal okuryazarlıkla ilgili çok sayıda eğitimi bir araya getiren Halkın Akademisi’nde çocuklar için tasarruf ve çevre farkındalığı; gençler için iş hayatına uyum, iletişim ve kariyer gelişimine yönelik içerikler bulunuyor. Kadın girişimcilere markalaşma, pazarlama ve dijital ticaret alanlarında rehberlik eden platform, emeklilere aktif, sağlıklı ve üretken bir emeklilik dönemi için zihinsel zindelik ve kişisel dönüşümü odaklı içerikler sunuyor. İşini büyütmek isteyen KOBİ’ler de kendi ihtiyaçlarına uygun içeriklerden faydalanabilecek. Platformun tamamen ücretsiz olması ise bilgi ve eğitime erişimde fırsat eşitliğini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. “Halkın Akademisi kesintisiz bir öğrenme yolculuğu sunuyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donanmak, günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldi. Biz de bu amaçla, yeni dünyanın ihtiyaçlarına odaklanan Halkın Akademisi’ni kurduk.” dedi. Halkın Akademisi’nin kesintisiz bir öğrenme yolculuğunu sunduğunu söyleyen Recep Süleyman Özdil, şu ifadeleri kullandı: “Burada çocuklardan gençlere, kadınlardan KOBİ ve emeklilerimize kadar herkese özel yüzlerce eğitim içeriği bulunuyor. Amacımız, vatandaşlarımızın hayatlarının farklı dönemlerinde ihtiyaç duyabilecekleri bilgi ve becerilere kolayca ulaşmalarına katkı sağlamak. Bu platform, çocuklarımızın yarınlara hazırlandığı, gençlerimizin kariyerlerine yön verdiği, kadın girişimcilerimizin ve KOBİ’lerimizin işlerini büyütmesine yardımcı olacak bir merkez olarak hizmet verecek. Önce Halk, Sonra Banka misyonumuzla vatandaşlarımızın kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı önemsiyoruz. Böylesine kapsamlı bir eğitim platformunu, ücretsiz olarak tüm halkımızın hizmetine sunmaktan memnuniyet duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hepsiburada, Efsane Kasım Öncesinde İş Ortaklarıyla Buluştu Haber

Hepsiburada, Efsane Kasım Öncesinde İş Ortaklarıyla Buluştu

Türkiye'ye ilk kez Hepsiburada'nın getirdiği ve adını verdiği Efsane Kasım'ın 11. yılı öncesinde düzenlenen buluşmada, iş ortaklarının satış hacimlerini artırmaya yönelik stratejiler ve kampanya dönemine ilişkin hedefler ele alındı. Hepsiburada, Efsane Kasım öncesinde düzenlediği özel buluşmada üretici, KOBİ ve girişimcilerden oluşan bine yakın iş ortağını bir araya getirdi. “Efsane Kasım Beklediğine Değecek” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kampanya dönemine yönelik stratejiler, hedefler ve iş ortaklarının satış performansını artırmaya yönelik fırsatlar paylaşıldı. Katılımcılar, Hepsiburada ekipleriyle birebir görüşerek Efsane Kasım hazırlıklarını, kategorilerine özel büyüme fırsatlarını ve satışlarını destekleyecek çalışmaları öğrenme imkanı buldu. “Efsane Kasım’ı Türkiye’ye kazandırdık, 11. yılında da iş ortaklarımızla yeni başarılara hazırlanıyoruz” İş ortakları buluşmasının açılış konuşmasını gerçekleştiren Hepsiburada CEO'su Ender Özgün, Efsane Kasım'ın 11. yılına yönelik hazırlıklara ve iş ortaklarıyla birlikte büyüme hedeflerine değinerek şunları söyledi: “Türkiye'ye ilk kez Hepsiburada olarak getirdiğimiz ve adını verdiğimiz Efsane Kasım'ın bu yıl 11'incisini gerçekleştireceğiz. Geride bıraktığımız 10 yılda Efsane Kasım, müşterilerimizin heyecanla beklediği, iş ortaklarımız için de yılın en önemli ticaret dönemlerinden biri haline geldi. Bizim için Efsane Kasım, aylar öncesinden başlayan büyük bir hazırlığın, heyecanın ve sorumluluğun karşılığı. Her yıl bu döneme müşterilerimizin beklentilerini en iyi şekilde karşılamak ve iş ortaklarımızın büyümesine katkı sağlamak için hazırlanıyoruz. Bu yıl da pazarlama yatırımlarımız, güçlü teknoloji ve lojistik altyapımız, finansal çözümlerimiz ve tüm ekiplerimizle Efsane Kasım'a hazırız. Müşterilerimize aradıkları ürünleri net indirimlerle, esnek ödeme çözümleriyle, hızlı ve güvenilir bir alışveriş deneyimiyle sunmayı hedefliyoruz. İş ortaklarımızla da yılın en kritik son çeyreğinde ticaret hacimlerini rekor seviyelere taşımaları, stoklarını nakit akışına dönüştürmeleri ve milyonlarca yeni müşteriye ulaşmaları için omuz omuza çalışacağız. Hepsiburada olarak rolümüz çok net: E-ticaretin teknoloji ve operasyon gerektiren karmaşık süreçlerini biz üstlenirken iş ortaklarımızın ürünlerine, müşterilerine ve işlerini büyütmeye odaklanmalarını sağlıyoruz. Efsane Kasım'ın 11. yılında da iş ortaklarımızla birlikte yeni başarılara imza atmak, hem müşterilerimiz hem de iş ortaklarımız için 'Beklediğine Değecek' bir Efsane Kasım yaşatmak istiyoruz.” Efsane Kasım Stratejileri İş Ortaklarıyla Paylaşıldı Açılışın ardından ürün yönetimi, HepsiAd, HepsiJET, influencer ve performans pazarlama ekipleri, Efsane Kasım dönemine yönelik hazırlıklarını ve hayata geçirilen yenilikleri iş ortaklarıyla paylaştı. Etkinlikte, iş ortaklarının daha fazla müşteriye ulaşmalarını, satış performanslarını artırmalarını ve kampanya dönemindeki fırsatlardan daha etkin yararlanmalarını destekleyecek çalışmalar ve ipuçları aktarıldı. Etkinliğin devamında gerçekleştirilen birebir görüşmelerde ise iş ortakları, kendi kategorilerinden sorumlu Hepsiburada ekipleriyle bir araya geldi. Kategori ekiplerinin her iş ortağıyla ayrı ayrı ilgilendiği görüşmelerde, iş ortakları, talep ve beklentilerini doğrudan ilgili ekiplerle paylaşma, sorularına yanıt bulma ve kampanya dönemine yönelik iş birliği fırsatlarını görüşme imkanı buldu. Fuaye alanında kurulan HepsiAd, HepsiJET, Influencer ve Girişimci Kadınlar stantlarında ise iş ortakları, reklam, pazarlama ve lojistik alanlarındaki hizmetler hakkında ilgili ekiplerle birebir görüşerek kendi ihtiyaçlarına yönelik bilgi aldı. Hepsiburada'nın 2017 yılından bu yana sürdürdüğü Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı kapsamında kadın girişimcilere sunulan fırsatlar ve işlerini büyütmelerine yönelik çalışmalar da katılımcılarla paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin En Güvenilir Markaları Hangileri? Haber

Türkiye'nin En Güvenilir Markaları Hangileri?

Türkiye'nin en güvenilir markaları, Global Marketing Summit 2026 kapsamında düzenlenen Trusted Brand Awards 2026 ödül töreninde açıklandı. KREA M.I.C.E. tarafından geliştirilen Trusted Brands platformu kapsamında, araştırma iş ortakları FutureBright Group ve RepMan iş birliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı araştırmada, Türkiye genelini temsil eden 17.200 kişinin değerlendirmeleriyle 14 farklı sektördeki markalar güven ve itibar performanslarına göre incelendi. Toplam 154 şirket ve markanın, 7 ana boyut ve 18 alt kriter üzerinden değerlendirildiği araştırma sonucunda, kategorilerinde en yüksek puanı alan markalar, 15 Ekim 2026 tarihinde Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul'da düzenlenen ödül töreninde onurlandırıldı. Türkiye'nin En Güvenilir Markaları 14 Kategoride Ödüllendirildi Trusted Brand Awards 2026 araştırmasının sonuçlarına göre Türkiye'nin en güvenilir markaları şöyle belirlendi: Akaryakıt: OPETBankacılık: Garanti BBVABeyaz Eşya, TV ve Küçük Ev Aletleri: SamsungE-Market: Uber Eats Trendyol GoE-Ticaret: TrendyolHızlı Tüketim Gıda Ürünleri: ETİHolding ve Grup Şirketleri: Koç Holdingİnternet Sağlayıcıları: Turkcell SuperonlineMobilya ve Yaşam: PaşabahçeSigorta: AllianzSüt ve Süt Ürünleri: SütaşTelekomünikasyon: TurkcellZincir Restoranlar: Köfteci YusufZincir Marketler: Migros Araştırma, tüketicilerin markalara duyduğu güveni farklı boyutlarıyla ele alarak sektörler arasında kapsamlı bir karşılaştırma yapılmasına olanak sağladı. Markaların En Değerli Sermayesi: Güven Trusted Brands 2026 araştırması, markaların yalnızca ticari performanslarını değil, tüketicilerin zihninde ve duygusal dünyasında oluşturdukları güveni de odağına aldı. Araştırmada, tüketicilerin markalara ilişkin derin algı ve çağrışımlarını anlamak amacıyla Harvard Üniversitesi'nde geliştirilen ZMET yaklaşımından da yararlanıldı. Araştırma sonuçları, güvenin sürdürülebilir büyüme, müşteri bağlılığı ve uzun vadeli marka değeri açısından taşıdığı önemi bir kez daha gündeme getirdi. İlk kez düzenlenen Trusted Brand Awards, farklı sektörlerde tüketicilerin güvenini kazanmayı başaran markaları ödüllendirirken, iş dünyasına güven ve itibar yönetimi konusunda yeni bir referans noktası sundu. "Güven, Geleceğin En Güçlü Marka Sermayesi" Global Marketing Summit Zirve Başkanı ve KREA M.I.C.E. Kurucusu Seda Mızraklı Ferik, Trusted Brand Awards'ın hayata geçirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Markaların geleceğini artık yalnızca sundukları ürünler, hizmetler veya teknolojiler değil, insanların hayatında yarattıkları değer ve inşa ettikleri güven belirliyor. KREA M.I.C.E. olarak geliştirdiğimiz Trusted Brands platformunu, güveni ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve sürdürülebilir bir marka değeri olarak ele almak amacıyla hayata geçirdik. Araştırma iş ortaklarımız FutureBright Group ve RepMan'in uzmanlıklarıyla, 17.200 kişinin değerlendirmelerine dayanan kapsamlı bir çalışmayı gerçekleştirdik. Hedefimiz, tüketicilerin güvenini kazanan markaları görünür kılarken Türkiye'de güven odaklı marka yönetiminin gelişimine uzun vadeli katkı sağlamak." Global Marketing Summit 2026 Altıncı Yılını Tamamladı KREA M.I.C.E. tarafından altıncı kez düzenlenen Global Marketing Summit, 14–15 Ekim 2026 tarihlerinde Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul'da gerçekleştirildi. "Pazarlamanın Yeni Çağı: İnsan Deneyimi + Yapay Zekâ Gücüyle Marka Başarısını İnşa Etmek" temasıyla düzenlenen Zirve, Türkiye'den ve dünyadan iş dünyası liderlerini, pazarlama profesyonellerini, akademisyenleri ve uluslararası fikir önderlerini bir araya getirdi. İki gün boyunca gerçekleştirilen keynote konuşmaları, paneller, söyleşiler, masterclass'lar ve akademi oturumlarında; insan deneyimi, yapay zekâ, marka stratejileri, yaratıcılık, müşteri ilişkileri, satış ve sürdürülebilir büyüme gibi pazarlama dünyasının geleceğini şekillendiren konular ele alındı. Zirve'nin kapanış programında ise Trusted Brands 2026 araştırmasının sonuçları paylaşıldı ve ödül kazanan markalara ödülleri takdim edildi. GMS'in Beş Yeni Akademisi Farklı Disiplinleri Buluşturdu Global Marketing Summit 2026'nın öne çıkan yeniliklerinden biri de bu yıl ilk kez hayata geçirilen beş akademi oldu. GMS Brand Strategy & Growth Institute, GMS Satış Akademisi, GMS Kurumsal İletişim Akademisi, GMS Yapay Zekâ Akademisi ve GMS Sürdürülebilir Etki ve Değer Akademisi kapsamında düzenlenen oturumlar, farklı uzmanlık alanlarından liderleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Akademilerde marka stratejilerinden satışın dönüşümüne, kurumsal iletişimden yapay zekâya ve sürdürülebilir değer yaratmaya kadar geniş bir yelpazede bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirildi. Beş akademi, pazarlamanın farklı disiplinlerini bütünsel bir yaklaşımla ele alarak katılımcılara yeni bakış açıları kazandırdı. Global Marketing Summit 2027'nin Tarihi Açıklandı KREA M.I.C.E. tarafından hayata geçirilen ve altıncı yılını geride bırakan Global Marketing Summit, uluslararası konuşmacıları, iş dünyası liderlerini ve farklı disiplinlerden profesyonelleri aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. Global Marketing Summit 2027, 19–20 Ekim 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.