Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Perakende

Kapsül Haber Ajansı - Perakende haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Perakende haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi Haber

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi

Zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel verimliliğini koruyan şirket, Net Karını 35% oranında arttırarak, zorlu yılı güçlü bir kârlılık performansıyla tamamladı. 2025 yılı sonunda DESA’nın net nakit pozisyonu 42.64 milyon ABD $’na ulaştı. Güçlü Karlılık, Sağlam Marjlar ve Gelişen Net Nakit Pozisyonu DESA’nın 2025 yılı konsolide satış gelirleri 3,82 milyar TL olarak gerçekleşti. Dış pazarlarda talep daralması, iç piyasada yaşanan ekonomik zorluklar ve turist alışverişindeki belirgin gerilemeye rağmen, şirket cirosunu korumayı başardı ve kârlılık tarafında bir önceki yıla kıyasla daha güçlü bir performans sergiledi. DESA, üretimden perakendeye uzanan dikey entegre iş modeli sayesinde maliyet baskılarının arttığı bir yılda dahi operasyonel verimliliğini korumayı başardı. Şirketin brüt kâr marjı %58,6 seviyesinde gerçekleşerek güçlü fiyatlama kabiliyeti ve marka değerini yansıttı. Şirket yönetimi, çok kanallı satış stratejisi, ihracat odaklı büyüme yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün portföyü sayesinde DESA’nın sektördeki rekabet gücünü artırmaya devam ettiğini vurguladı. Giderlerdeki kontrollü artış ve verimlilik odaklı kanal büyüme stratejisi finansal sonuçlara olumlu yansıdı. Şirketin FAVÖK’ü 2025 yılı sonunda 1,20 milyar TL’ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre %7,5 artış kaydetti. Zor piyasa koşullarında etkin operasyonel ve bilanço yönetiminin etkisiyle, FAVÖK Marjı %28,6’dan %31,4 seviyesine yükseldi. Net kâr tarafında ise finansal gelirlerin katkısı ile daha güçlü bir performans elde sergileyen DESA, 2024 yılında 429 milyon TL olan net dönem kârını, 2025 yılında %35,3 artışla 581 milyon TL’ye taşıdı. Böylece şirketin Net Kâr Marjı %11,0 seviyesinden %15,2’ye çıktı. Likiditeye ulaşımın güç ve zorlu olduğu 2025 yılına 39.5M USD’lık net nakit pozisyonu ile giren DESA, verimli operasyonu ve temkinli nakit yönetimi stratejisi sayesinde nakit pozisyonunu iyileştirmeyi başararak 42.64 milyon ABD$ net nakit fazlasına ulaşmayı başardı. 2025 yılını adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile tamamlayan DESA, daralan küresel lüks pazarına rağmen üretim verimliliği ve satış kanallarındaki çeşitlilik sayesinde operasyonel büyümesini sürdürdü. Perakende ve dijital kanallarda artan müşteri trafiğiyle birlikte şirket Pazar payını güçlendirdi. Perakende ve E-Ticarette Pazar Payı Artışı, İhracatta Dönüşüm 2025 yılı DESA için iç pazarda büyümenin ve Pazar payı kazanımının öne çıktığı bir yıl oldu. DESA markalı perakende satışları %34 artarken, e-ticaret kanalında %74,9 büyüme kaydedildi. Böylece dijital kanalların DESA markalı yurtiçi satışlar içindeki payı %17 seviyesine ulaştı. İhracat tarafında ise şirket, İtalya’daki yatırımının 81 kişilik istihdama ulaşması ve tam kapasiteyle faaliyet göstermeye başlamasıyla önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Zorlu ve daralan Pazar koşullarına rağmen cirosuna %10’dan fazla katkı sağlayan müşteri sayısını iki katına çıkaran DESA, 2026 yılında ihracat büyümesini destekleyecek güçlü bir müşteri portföyü oluşturdu. Pazardaki olumlu sinyaller ve müşteri sayısındaki artışı dikkate alan şirket, emek yoğun sektörlerin genel olarak istihdam kaybettiği bir yılda, özellikle son çeyrekte gerçekleştirdiği işe alımlarla toplam istihdamını %10 artırarak sektörden pozitif yönde ayrıştı. 2026 Beklentileri Pozitif DESA CEO’su Burak Çelet, 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile 2025 yılını tamamlayarak pazar payımızı artırdık. 2026 yılında da kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi koruyoruz. İhracat portföyümüze katılan yeni müşteriler ve lüks segmentte talebin yeniden genişlemeye başladığına dair aldığımız sinyaller, çevremizde yaşanan jeopolitik gelişmelere ve küresel belirsizliklere rağmen yeni yıl için olumlu bir zemin oluşturuyor. 42.6 milyon dolar seviyesindeki net nakit fazlamız sayesinde güçlü bir finansal pozisyona sahibiz. Bu finansal güç, 2026 yılında karşılaşabileceğimiz riskleri yönetmemize ve ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirmemize önemli katkı sağlayacaktır.” Perakende ve online kanallarda adet bazlı güçlü büyüme hedefleri devam ederken, DESA bir yandan 2025 yılında yakaladığı yüksek kârlılığı korumayı, diğer yandan da enflasyonun üzerinde bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arlight, 2030'a Kadar Yüzde 100 Akıllı Aydınlatma Çözümlerine Geçmeyi Hedefliyor Haber

Arlight, 2030'a Kadar Yüzde 100 Akıllı Aydınlatma Çözümlerine Geçmeyi Hedefliyor

Arlight Aydınlatma A.Ş Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, aydınlatmanın geleceğinin kontrol sistemlerinde olduğunu vurguladı. Gerçekleştirdikleri projelerde gelişen teknoloji sayesinde daha az enerjiyle daha yüksek verimde üretim yapabildiklerini açıklayan Bilgiç, “Fagerhult bünyesinde yer almak bize ciddi bir mühendislik ve teknoloji altyapısı sağlıyor. Grup içinde geliştirilen yatırımları Arlight’ın sahadaki gücüyle birleştirip, bu katma değeri Türkiye’ye taşıyoruz” dedi. Profesyonel aydınlatma sektöründe 35’nci yılını kutlayan Arlight, Ankara’daki üretim üssü ve İstanbul merkezinde eğitim, sağlık, perakende, ofis, endüstriyel ve kentsel dış mekan uygulamalarına özel projeler geliştiriyor. Tasarım, verimlilik ve sürdürülebilirliği merkezine koyan Arlight, enerji verimliliği sağlayan, yenilikçi ve kullanıcı odaklı aydınlatma çözümleri ile yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda projeye imza atıyor. İskoçya’daki Dundee Lisesi Projesi’nden Abdi ipekçi Spor Salonu’na, Hollanda’nın en büyük perakende şirketi Bol’un Ultrech merkez ofisinden Çatalhöyük Ziyaretçi Merkezi’ne, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'ndan Konya Başkanlık Merkezi'ne kadar 35 yıldır büyük ve stratejik projelere imza attıklarını söyleyen Arlight Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, “Doğru aydınlatmayı, en uygun yerde, ileri teknolojiyle kurmaya odaklanıyoruz. Temel yaklaşımımız mühendisliği merkeze alan aydınlatma çözümleri sunmak. Hem iç hem de dış mekanda aydınlatma ihtiyacının en güncel teknolojilerle, en iyi sonuçları verecek şekilde karşılamayı hedefliyoruz” dedi. Doğru enerji için simülasyon programları ve hesaplama araçları kullanıyoruz Dünyanın 27 ülkesinde 4 bin 100 çalışanıyla faaliyet gösteren Fagerhult Group’un Türkiye’deki markası Arlight,150 kişilik uzman kadrosuyla hem yerel hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürüyor. Bilgiç bu büyümenin arka planına şu sözlerle anlattı: “Enerji verimliliğinin yanında insan verimliliğini de dikkate almak gerekiyor. Örnek vermek gerekirse mavi ışık insanı daha dinç ve hareketli hissettirirken, sarı tonlar sakinleştiricidir. Yaşam alanlarında loş, sıcak ışığı; çalışma ortamlarında ise daha soğuk ışık spektrumlarını tercih etmemizin nedeni bu. Arlight olarak bu analizler için simülasyon programları ve hesaplama araçları kullanıyoruz. Bir ortamda hangi aydınlatma çözümünü uygularsak ne kadar enerji tasarrufu veya tüketimi olacağını, hangi görsel/psikolojik sonucu doğuracağını ölçümleyebiliyoruz.” “Türkiye’de aydınlatmadan kaynaklanan toplam enerji tüketimini kademeli şekilde yüzde 16,3 seviyelerinden yüzde 5’lere indirmenin teknik olarak mümkün olduğunu görüyoruz” Aydınlatmada muazzam bir verimlilik potansiyeli olduğunu ifade eden Bilgiç sözlerini şöyle sürdürdü: “2023 verilerine göre dünyada üretilen enerjinin yaklaşık yüzde 12- 19’u elektriğe, yani aydınlatmaya gidiyor. Başka bir ifadeyle, yalnızca aydınlatma için üretilen enerjinin yaklaşık beşte birini tüketiyoruz. Bu oldukça büyük bir oran. Türkiye’nin fiziksel altyapısının da yaşlandığını göz önünde bulundurursak; özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde mevcut teknoloji eskidi. Bu nedenle mevcut altyapıyı tamamen yenilemeden; eski ve verimsiz aydınlatma sistemlerinin, yeni nesil, enerji tasarruflu ve akıllı çözümlerle iyileştirilmesi büyük önem taşıyor. Biz bu dönüşümü yol aydınlatmalarından spor salonlarına, okullardan fabrikalara kadar geniş ölçekte yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Gelişen teknolojiyle Türkiye’de aydınlatmadan kaynaklanan toplam enerji tüketimini kademeli şekilde yüzde 16,3 seviyelerinden yüzde 5’lere indirmenin teknik olarak mümkün olduğunu görüyoruz.” Arlight’ın 35 yıllık yolculuğundan da bahseden Genel Müdür Altuğ Bilgiç, markanın köklü geçmişinin gelecek hedeflerinin en güçlü dayanağı olduğunu vurguladı: “Arlight’ın hikâyesi 1991 yılında Ankara’da başladı. Yıllar içinde büyüdü, dönüştü ve güçlendi. 2026, bu yolculukta bizim için özel bir durak; 35’nci yılımızı kutluyoruz. Bugün Fagerhult Group bünyesinde; geniş ürün gamımız, güçlü Ar-Ge altyapımız ve deneyimli kadromuzla aydınlatmanın geleceğini şekillendiriyoruz. 35 yıllık mühendislik birikimimizi, Fagerhult’un global deneyimiyle birleştirerek; verimlilikten kaliteye, kullanım kolaylığından sürdürülebilirliğe uzanan insan odaklı çözümler geliştiriyoruz. 2030 yılına kadar yüzde 100 akıllı aydınlatma çözümlerine geçme hedefimize, hep birlikte ve kararlılıkla ulaşacağımıza inanıyorum. Verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında, geleceğin aydınlatma çözümlerini geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor Haber

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor

Yıldız Holding Kadın Platformu ev sahipliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlenen buluşmada Holding’in fırsat eşitliği odaklı performansı ve bu yönde attığı somut adımlar paylaşıldı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Biz Yıldız Holding’de, çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan çok geniş bir ekosisteme dokunan bir grubuz. Bu yapının sürdürülebilir, güçlü ve sağlıklı kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Tam da bu sebeple Yıldız Holding’de fırsat eşitliği, yan yana durduğumuz bir kavram değil; birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşımız” dedi. Yıldız Holding, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlediği etkinlikte, fırsat eşitliği odaklı çalışmalarını ve sosyal etki çalışmalarına dair somut adımları paylaştı. Yıldız Holding Kadın Platformu’nun fırsat eşitliğini yalnızca kurum içinde değil, tüm değer zinciri boyunca yaygınlaştırma yaklaşımıyla Çamlıca Kampüsü’nde gerçekleşen buluşmanın açılışını Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü gerçekleştirdi. Fırsat Eşitliği: Niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan kurumsal bir gerçeklik Fırsat eşitliğinin Yıldız Holding için bir “niyet” değil, ölçülebilir sonuçları olan bir kurumsal gerçeklik olduğunun altını çizen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü şöyle devam etti: “Yıldız Holding’de yaptığımız her işin merkezinde, 82 yıl önce temelleri atılan “Mutlu Et, Mutlu Ol” yaklaşımımız var. Ürettiğimiz her ürünü, kurduğumuz her iş modelini, attığımız her stratejik adımı, insanlara ve hayata değer katmak için atıyoruz. Bugün fırsat eşitliği alanında yaptığımız çalışmalar da bu yaklaşımın en somut yansımalarından biri. Çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan geniş bir ekosisteme dokunuyoruz. Bu büyük değer zincirinin sürdürülebilir ve güçlü kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Yetenekler, hayaller ve potansiyel aslında her yerde var. Önemli olan, bunların önündeki engelleri kaldıracak cesareti gösterebilmek ve o potansiyeli açığa çıkaracak ortamı oluşturabilmek. Yıldız Holding Kadın Platformu tam da bu bakış açısıyla yola çıktı. 2021’de kurulan bu platform, bugün artık sadece bir iç inisiyatif değil; söylemden iş ortamına ve tüm değer zincirimize uzanan, güçlü ve etkisi kanıtlanmış bir dönüşüm programı. Platformun çalışmalarını ve hayata geçirdiği projeleri ekosistemimizde kalıcı etki yaratacak stratejik bir katkı olarak görüyor, çok önemsiyor ve destekliyoruz.” “Bu beş yıllık yolculuğa baktığımızda, karşımıza çıkan tablo bizim için hem gurur hem de sorumluluk kaynağı” diyen Mehmet Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın çalışan oranımızı %30’lu seviyelerden 2025 yılında %52’ye taşıdık. Yine 2025 yılında; terfi alan çalışanlarımız içinde kadınların oranı %65’e yükseldi. Fabrika ve mağazalarımızda görev yapan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %54’e ulaştı. Ofis ve idari kadrolarımızda görev alan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %37 seviyesinde. Yıl içinde yeni işe alınan çalışanlarda kadın oranımız %62. Halka açık şirketlerimizin yönetim kurullarının %24’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu tablo fırsat eşitliğinin, Yıldız Holding’de artık sadece bir niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan, kurumsal bir gerçeklik olduğunu gösteriyor.” Etkinlik, Yıldız Holding Kamu İlişkileri Genel Müdürü ve Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş’un platformun çalışmalarını anlattığı sunumu ile devam etti. Mutuş konuşmasında şunları söyledi: “Kadın Platformu, 2021 yılında fırsat eşitliği ve kapsayıcılığı grup genelinde ortak bir kültür haline getirmek amacıyla kuruldu. 5 yıl önce bir imza ile başladık; bugün ise dünyada örnek gösterilen, etkisi global bir platform. 2026 vizyonumuz; fırsat eşitliğini, kapsayıcılığı ve sürdürülebilir refahı yalnızca kurum içinde değil, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte değer zinciri boyunca güçlendirerek sektörde öncü konumumuzu korumak ve toplumsal dönüşüme katkı sağlamayı sürdürmek. Bu fırsat eşitliği temelli yaklaşımın nesiller boyu sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz.” Etkinlik kapsamında “Ekosistemi Fırsat Eşitliği ile Güçlendirmek” paneli de düzenlendi. Panelde, Yıldız Holding Perakende Grubu Kalite ve Ürün Güvenliği Direktörü Alev Yaman, pladis Birleşik Krallık ve İrlanda CMO’su Aslı Özen Turhan, Yıldız Holding Kurumsal Strateji ve M&A Başkanı Fezal Okur Eskil, Besler CMO’su Gülizar Öcal Doğan fırsat eşitliğini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren çalışmaları ile ilham veren kariyer yolculuklarını katılımcılarla paylaştı. Buluşma, Dr. Gülseren Budayıcıoğlu ile gazeteci Elif Ergu’nun “Liderlik Yolculuğu Üzerine” sohbeti ile tamamlandı. Kadın Girişimcilere Destek Sürüyor, Etki Büyüyor Yıldız Holding Kadın Platformu’nun bu yıl altıncısını yayınladığı raporu da etkinlik kapsamında katılımcılarla paylaşıldı. Rapora göre 2025’te grubun öne çıkan verileri şöyle: ŞOK Marketler’in ŞOK’ta Ben de Varım projesiyle kadın üreticilere sağlanan ekonomik değer 25 Milyon TL oldu, 250 binin üzerinde ürün satışı gerçekleşti. Besler’in dondurulmuş gıdada lider markası SuperFresh’in yürüttüğü Tarımın Kadın Yıldızları projesiyle 2022-2025 yılları arasında kadın çiftçilerden 21 bin ton ürün alındı ve 168 Milyon TL ekonomik değer yaratıldı. Kadın çiftçi oranı yüzde 5'ten yüzde 27'ye yükseldi ve 4.000'i aşkın kadın çiftçiye yapay zeka, finansal okuryazarlık ve ekolojik okuryazarlık alanında eğitimler verildi. Ülker; tarımsal ham maddelerin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan Fındıktan Fazlası ve Kakaodan Fazlası projeleriyle kadınların tarımsal üretimde liderlik rolünü üstlenmelerini ve ekonomik olarak güçlenmelerini desteklemeyi hedefliyor. Karadeniz bölgesindeki yarısını kadın çiftçilerin oluşturduğu “Fındıktan Fazlası” projesi iyi tarım uygulamaları eğitimleri ve çeşitli desteklerle devam ediyor. Fildişi Sahili’nde Earthworm Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen Kakaodan Fazlası projesi kapsamında kakao alımı yapılan bölgelerdeki çiftçilere tarımsal ormancılık ve iyi tarım uygulamaları eğitimleri veriliyor. Mobil sağlık hizmetlerinden de 2025’te kadın ve çocukların ağırlıklı olduğu 2500 kişi faydalandı.Türkiye genelindeki 2.500’e yakın SEÇ Market mağazasının yaklaşık yüzde 10’u kadınlar tarafından yönetiliyor.Yıldız Ventures, kurulduğu günden bugüne girişim sermayesi fon yatırımları aracılığıyla, kadın liderliğinde veya kadın ortaklığı bulunan 150’den fazla girişimi 6 milyon doları aşan yatırım büyüklüğüyle destekledi.Diğer yandan 2025 yılında JOB Talent programı kapsamında, staj sonrası kadroya alınan genç yeteneklerin %59’unu kadın çalışanlar oluşturdu. Şeffaflık ve İzlenebilirliğe Uluslararası Kuruluşlardan Takdir Gıda ve Perakende sektöründe Uluslararası EŞİT ÜCRET Derneği tarafından Eşit Ücret Sertifikası’na sahip ilk Holding olan Yıldız Holding, Eşit İşe Eşit Ücreti şeffaf ve izlenebilir kılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda London Business School’un vaka çalışması haline getirdiği Holding’in fırsat eşitliği odaklı rol model uygulamaları 2025 yılında ise Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) tarafından vaka analizi olarak yayınlandı. Yıldız Holding, dünya genelinde şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki performansını ölçen ve bu değerleri iş süreçlerine başarıyla entegre eden şirketlerin belirlendiği DIAL Global Inclusion Index 2025’te dünya çapında ilk 50 şirket arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AgeSA ve Aksigorta’da Üst Düzey Atamalar  Haber

AgeSA ve Aksigorta’da Üst Düzey Atamalar 

Sabancı Holding Finansal Hizmetler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren AgeSA ve Aksigorta’da üst düzey atamalar gerçekleştirildi. Bu kapsamda, 16 yıldır AgeSA Operasyon Genel Müdür Yardımcısı görevini yürüten Berkant Dişcigil görevinden ayrıldı. 3 Mart 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Metin Demirel, Aksigorta ve AgeSA’da Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı olarak görevine devam edecek. 2023 yılından bu yana Aksigorta bünyesinde Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Zeynep Eröktem Bal, yeni yapılanma ile birlikte AgeSA ve Aksigorta Müşteri Hasar Yönetimi ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Eröktem Bal; Hasar, Hukuk, Mevzuat Uyarlama ve Tazminat fonksiyonlarının yönetiminden sorumlu olacak. Zeren Zeynep Eröktem Bal Hakkında İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nden mezun olan Zeynep Eröktem Bal, Boğaziçi Üniversitesi, Ekonomi ve Finans Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Kariyerine 2005 yılında bağımsız denetim alanında adım atan Eröktem Bal, 2007-2009 yılları arasında kurumsal finansman danışmanlığı yapmıştır. 2010 yılında H.Ö. Sabancı Holding’e katılarak Perakende ve Sigorta Grup Başkanlığı bünyesinde Finansal Analist ve sonrasında Finans Müdürü olarak görev almıştır. Ocak 2020’de Aksigorta’ya Mali Kontrol Grup Müdürü olarak katılan Eröktem Bal, Mayıs 2023’ten bu yana Aksigorta Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Metin Demirel Hakkında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Koç Üniversitesi’nde Executive MBA programını tamamlayan Metin Demirel; profesyonel iş hayatına 1992 yılında Akbank’ta başladı. 1996 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren Sulzer Medica Intermedics şirketinde Kıdemli Sistem Analisti olarak görev aldı. Hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda deneyim sahibi olan Demirel, Oracle’da danışmanlık yapmış; çeşitli bilgi işlem şirketlerinde ise yöneticilik görevlerinde bulunmuştur. 2004 yılında kendi şirketi olan Midsoft Inc.’yi kurmuş, 2006 yılında ise Türkiye’ye dönerek Tofaş’ta Finansal ve Ticari Uygulamalar Müdürü olarak görev yapmıştır. Ardından Zürich Sigorta’da Bilgi Teknolojileri Yönetiminden Sorumlu Direktör, Aksigorta’da ise Teknoloji ve Operasyonel Mükemmellik Genel Müdür Yardımcılığı ile Pazarlama ve Teknik Genel Müdür Yardımcılığı görevlerini üstlenmiştir. Kariyerine, 2023–2025 yılları arasında Sabancı Holding’de Dijital Program Direktörü olarak devam etmiştir. 1 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla Aksigorta Operasyonel Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji’den 2025’te 23,5 Milyar TL Yatırım ile Türkiye’nin Enerji Dönüşümüne Büyük Katkı Haber

Enerjisa Enerji’den 2025’te 23,5 Milyar TL Yatırım ile Türkiye’nin Enerji Dönüşümüne Büyük Katkı

2025 yılında dayanıklı iş modeli ve yatırım disipliniyle güçlü performansını sürdüren Enerjisa Enerji, yıl sonu finansal sonuçlarını paylaştı. Şirketin faaliyet geliri geçen yıla göre enflasyonun yüzde 8 üzerinde artışla 58,3 milyar TL’ye ulaşarak, finansal dayanıklılığının ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelini oluşturdu. 14 ilde arz güvenliğini güçlendiren modernleşme yatırımları 2025 yılında toplamda 23,5 milyar TL yatırım gerçekleştiren Enerjisa Enerji; AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiği 14 ilde şebeke modernizasyonu, kapasite artışı ve altyapı güçlendirme çalışmalarına ağırlık verdi. Mevcut altyapının genişletilmesi ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla birlikte; akıllı şebeke uygulamaları, dijitalleşme yatırımları ve arz güvenliğini destekleyen projeler sayesinde şirket; daha verimli, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir enerji sisteminin inşasına katkıda bulundu. Bu yatırımlar, Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandırırken, uzun vadeli arz güvenliğinin güçlendirilmesine de önemli destek sağladı. Güneş enerjisi kurulu gücünü yüzde 38 artırdı Elektrik dağıtım iş kolunun yanı sıra Perakende ve Müşteri Çözümleri iş kollarında da faaliyetlerini sürdüren Enerjisa Enerji, 2025 yılı başında yatırımcılarıyla paylaştığı finansal beklentilerle genel çerçevede uyumlu bir performans ortaya koydu. Perakende iş kolunda da EPDK tarafından ‘Son Kaynak Tedarik Tarifesi’ limitlerinde yapılan düzenlemeler ve değişen piyasa koşullarının etkisiyle bir önceki yıla kıyasla dengeli bir performans gerçekleştirdi. Şirket, bu yeni piyasa dinamiklerine hızlı uyum sağlayarak, serbest piyasa yapısı içerisinde sürdürülebilir bir değer yaratmaya odaklandı. Müşteri Çözümleri iş kolunda ise güneş enerjisi projelerinde kurulu güç yıl sonu itibarıyla yüzde 38 artışla 141,6 MWp seviyesine ulaştı. Eşarj, Enerjisa’nın e-mobilite faaliyetlerini tek çatı altında yürüten markası olarak, güçlü büyümenin ardından odaklandığı hizmet kalitesi ve istasyonlarının erişilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalarda önemli başarı sağladı; bu sayede satılan enerji miktarı 43,7 GWh seviyesine ulaştı. Pınar: “Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz” Enerji sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir alan olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Küresel ölçekte enerji sistemleri dönüşürken, arz güvenliği ve altyapı dayanıklılığı her zamankinden daha kritik hale geliyor. Enerjisa Enerji olarak, Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 23,5 milyar TL’lik yatırım, enerji altyapımızın güçlendirilmesine ve daha verimli, daha dayanıklı bir sistemin inşasına yönelik uzun vadeli kararlılığımızın göstergesidir. Dağıtım altyapısına yaptığımız yatırımlarla enerji arzının sürekliliğini destekledik ve dönüşüm sürecine katkı sağladık. Başarılı finansallarımız ve sürdürülebilir temettü politikamız doğrultusunda, Baz Alınan Net Kâr’ın yüzde 63’üne karşılık gelen hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımını Genel Kurul’un onayına sunmayı planlıyoruz. Bu oran, temettü artışının dengeli ve öngörülebilir bir şekilde sürmesini desteklerken ve uzun vadeli yatırım ve finansal sağlamlık açısından gerekli esnekliği de sağlamaktadır. Odağımız net: Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını güvenli, sürdürülebilir ve güçlü bir altyapı ile karşılamak. ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin enerji dönüşümüne liderlik etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Ulbrich: “2026’da finansal sağlamlık ve değer yaratmak önceliğimiz olacak” 2025 yılı boyunca mali disiplin ve bilanço dayanıklılığını önceliklendirdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “Yüksek enflasyon ve faiz ortamında finansal dayanıklılığımızı güçlü tutmaya odaklandık. Disiplinli borç yönetimi, öngörülebilir nakit üretimi ve yalnızca en kârlı iş alanlarına yönelen net sermaye tahsisi sayesinde bilanço esnekliğimizi koruduk. Düzenlemeye tabi iş modelimizin sağladığı görünürlük, finansal istikrarımızın en önemli dayanaklarından biri olmaya devam etti. Elektrik dağıtım şebekesine yönelik uzun vadeli yatırımlara dayanan temel iş modelimizin sürekliliği için gerekli zemini oluşturan 5. Düzenleme Dönemi’nin parametrelerine ilişkin artık net bir görünürlüğe sahibiz. Perakende sektörüne ilişkin mevcut düzenlemelerde, enflasyonun kar marjları üzerindeki etkisinin dengelenemediği gözlemlenmektedir. Bu durum da sektör genelindeki marj baskının devam etmesine neden oluyor. Bu görünürlük doğrultusunda, disiplinli uygulamayı değer artırıcı büyüme ile dengelemeye devam ederken, karlı bir şekilde yatırımları ve kazançları enflasyon beklentilerinin üzerinde artırmayı hedefleyen iddialı 2026 hedefleri belirliyoruz” dedi. Enerjisa Enerji 2026 yılına yönelik olarak Faaliyet Gelirlerinin 75–80 milyar TL seviyesine, Baz Alınan Net Kârının ise 11–13 milyar TL aralığına ulaşmasını öngörüyor. Aynı dönemde şirket, 30–35 milyar TL yatırım gerçekleştirmeyi planlarken; bu yatırımlar sayesinde Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanının 110–120 milyar TL aralığına yükselmesini bekliyor. Şirketin CFO’su Philipp Ulbrich, gelecek projeksiyonları hakkında sözlerine şöyle devam etti “Enerjisa Enerji olarak, net bir stratejik yol haritası, dayanıklı iş modelimiz ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma kararlılığımızla 2026 yılına ve 5. Düzenleme Dönemi’ne güçlü bir şekilde hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk’a Altın Lider Ödülü Haber

Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk’a Altın Lider Ödülü

Kadın iç giyim ve moda perakendesi; değişen tüketici beklentileri, çok kanallı alışveriş alışkanlıkları ve global rekabetin etkisiyle dönüşümün en hızlı yaşandığı kategoriler arasında yer alıyor. Operasyonel çeviklik, güçlü marka konumlandırması ve sürdürülebilir büyüme stratejileri ise bu yeni dönemin belirleyici unsurları olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm sürecinde istikrarlı büyüme performansıyla dikkat çeken Suwen’in Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ali Bolluk, Krea M.I.C.E. tarafından düzenlenen Altın Lider Ödülleri 2025 kapsamında “Türkiye’nin En Beğenilen CEO’su” seçilerek Altın Lider Ödülü’ne layık görüldü. 80 binden fazla çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen ve Türkiye’nin En Beğenilen 50 CEO’sunun belirlendiği araştırma; liderlerin yalnızca finansal performansını değil, kurum kültürü, vizyoner yönetim anlayışı ve çalışan bağlılığı yaratma kapasitesini de değerlendiriyor. Bolluk’un liderliği, Suwen’in son yıllarda yakaladığı büyüme ivmesi ve kurumsal dönüşüm süreciyle birlikte ele alındığında, ödül stratejik bir başarının yansıması olarak okunuyor. Çok Kanallı Güç, Global Vizyon İç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap kategorilerinde faaliyet gösteren Suwen; perakende mağazacılık, e-ticaret ve toptan satış olmak üzere üç ana kanal üzerinden ilerleyen entegre bir büyüme modeli izliyor. Marka bugün yurt içinde ve yurt dışında toplam 202 mağazasıyla operasyonlarını sürdürüyor. Özellikle çok kanallı perakende stratejisi, ürün geliştirme yatırımları ve yurt dışı açılım hamleleriyle ölçek büyüten marka, kadın iç giyim kategorisinde konumunu güçlendirirken global bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. “Bu Başarı Ortak Bir Yolculuğun Sonucu” 12 Şubat akşamı Mandarin Oriental Bosphorus, İstanbul’da gerçekleşen törene yurt dışı programı nedeniyle video konferansla katılan Ali Bolluk, ödüle ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bu kıymetli başarı tek bir kişiye ait değil; birlikte üreten, inanan ve değer yaratan ekip arkadaşlarımızın, iş ortaklarımızın ve bize güvenen tüm paydaşlarımızın ortak emeğinin bir yansımasıdır. Bu anlamlı gecede ödül alan tüm liderleri yürekten tebrik ediyorum.” dedi. Altın Lider Ödülü, yalnızca bireysel bir liderlik başarısı değil; aynı zamanda sürdürülebilir büyüme, güçlü ekip kültürü ve stratejik vizyonun kurumsal performansa yansımasının da güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 Rekorları Deniz ve Kruvaziyer Turizminin Stratejik Gücünü Ortaya Koydu Haber

2025 Rekorları Deniz ve Kruvaziyer Turizminin Stratejik Gücünü Ortaya Koydu

Yılın henüz ikinci ayına girilmiş olmasına rağmen, açıklanan resmi veriler Türkiye turizminin 2025 yılını nasıl bir güçle tamamladığını ve 2026’ya hangi zemin üzerinde ilerlediğini net biçimde ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, hem gelir hem de ziyaretçi sayısında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını gösterdi. Genel tabloya bakıldığında, Türkiye’nin turizmde artık yalnızca sayısal büyümeyi değil, istikrarlı ve sürdürülebilir bir gelişim modelini benimsediği görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’nin 2025 yılı turizm geliri 65 milyar 231 milyon dolara ulaşarak tarihî bir rekor kırdı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 6,8’lik artış anlamına gelirken, 2017 yılına kıyasla turizm gelirlerinin iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. “Bu Başarı Kalıcı Bir Dönüşümün Göstergesi” 2025 turizm verilerini değerlendiren Ahmet Yazıcı, elde edilen sonuçların geçici bir yükseliş değil, uzun vadeli bir dönüşümün yansıması olduğunu vurguladı. Yazıcı, Türkiye’nin turizmde artık krizlere rağmen büyüyebilen, stratejik refleksleri güçlü bir ülke konumuna geldiğini ifade ederek, “Açıklanan veriler, Türkiye turizminin yalnızca hacimsel olarak değil, yapısal olarak güçlendiğini gösteriyor. Gelirde, ziyaretçi sayısında ve kişi başı harcamada ulaşılan seviyeler, doğru bir dönüşüm stratejisinin sonucudur.” dedi. Kruvaziyer Turizmi Büyümenin Anahtarı Türkiye turizminin son yıllarda yakaladığı güçlü ivmede kruvaziyer turizminin önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Yazıcı, bu alanın yüksek harcama potansiyeli ve yaygın ekonomik etkisiyle öne çıktığını belirterek, 2‘Açıklanan 2025 turizm verilerinin, kruvaziyer turizminin Türkiye’nin genel turizm performansına sunduğu katkıyı daha görünür hale getirdiğini belirten Yazıcı, bu segmentin uzun vadeli büyüme hedefleriyle doğrudan örtüştüğünü vurguladı. Kruvaziyer turizmi; yüksek harcama potansiyeli, destinasyonlara sağladığı doğrudan ekonomik katkı ve yıl geneline yayılan operasyonel yapısıyla Türkiye turizmi açısından son derece güçlü bir alan. Bu segment, turizm gelirlerinin artmasında ve kişi başı harcamaların yukarı taşınmasında belirleyici bir rol oynuyor.” açıklamasını yaptı. Liman Kentleri İçin Yaygın Ekonomik Etki Kruvaziyer turizminin yalnızca gemi trafiğiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Yazıcı, liman kentlerinde yarattığı ekonomik hareketliliğin çok sayıda sektöre yayıldığını söyledi. Bu modelin, turizmin belirli merkezlerle sınırlı kalmadan farklı şehirlerde ve bölgelerde ekonomik canlılık oluşturduğunu vurgulayarak, ‘‘Bir kruvaziyer yolcusu, konaklama dışı harcamalarıyla gastronomi, perakende, ulaşım ve kültür-sanat gibi birçok alanda doğrudan katkı sağlar. Bu yönüyle kruvaziyer turizmi, şehir ekonomilerine hızlı ve yaygın bir hareketlilik kazandıran güçlü bir yapı sunuyor.’’ dedi. 2026 Hedeflerinde Kruvaziyerin Rolü Artıyor 2026 yılı için açıklanan 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefinin, kruvaziyer turizmi alanında atılacak yeni adımlarla daha da destekleneceğini belirten Yazıcı, yeni limanlar, yeni rotalar ve uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin coğrafi konumu ve mevcut liman altyapısının bu alanda önemli bir avantaj sağladığını da sözlerine ekleyerek “Türkiye artık kruvaziyer turizminde sadece geçilen bir rota değil, tercih edilen bir destinasyon haline geliyor. Sea Genesis Group olarak hedefimiz; Akdeniz ve Karadeniz havzasında Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki payını daha da artırmak ve bu alandaki büyümeye katkı sunmak.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak Haber

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak

TIF 2026, küresel turizm ve seyahat sektörünün güçlü bir gelişim trendi yaşadığı, başta Suudi Arabistan, Mısır, İtalya olmak üzere rakip ülkelerde önemli atılımların yapıldığı bu kritik dönemde, Türkiye turizminin daha da güçlenmesi ve gelişimi için stratejik bir önem taşıyor. TIF 2026; oturumlar, keynote konuşmaları ve sektör görünümüne ilişkin özel sunumlarla birlikte 30’a yakın içerik bölümünden oluşuyor. Forum bu kapsamıyla, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi Başkanı ve CEO’su Gloria Guevera Manzo, İtalya Ulusal Turizm Kurulu Başkanı Alessandra Priante gibi isimler de dahil olmak üzere 100’den fazla konuşmacı ve moderatörü ağırlayacak. Forum’da finans, konaklama, seyahat ve pazarlama dünyasının liderleri turizmde büyümenin niteliğini artıracak yatırım kararlarını, finansman koşullarını ve yeni ürün kategorilerini iki gün boyunca ele alacak. Küresel ölçekte turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı büyümeye çevirerek yeni bir zirveye taşınıyor. UN Tourism’in World Tourism Barometer verileri; 2024’te yaklaşık 1,4 milyar varışla sektörün pandemi öncesi düzeye yeniden yaklaştığını ve 2025’te 1,52 milyar varışla bir önceki yıla göre %4 artarak yeni bir zirveye çıktığını ortaya koyuyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmaları ise seyahat ve turizmin 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladığını ve 357 milyon istihdamı desteklediğini gösteriyor. Önümüzdeki on yıla ilişkin projeksiyonlarda, sektörün 2035’te küresel ekonomiye katkısının 16,5 trilyon ABD dolarına, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Bu da altyapı, finansman, ürün çeşitliliği ve insan kaynağı gibi alanlarda yeni bir yatırım döngüsünü zorunlu kılıyor. Türkiye’de de büyümenin yönü yalnızca hacmi artırmak değil; kişi başı getiriyi, ürün kalitesini ve yatırımın çarpan etkisini güçlendirmek olarak şekilleniyor. Sınır giriş istatistiklerine göre Türkiye’yi ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 2015’te 41,6 milyon iken 2025’te 63,9 milyona yükselmiş durumda. Aynı dönemde turizm geliri 2015’te 31,5 milyar ABD dolarından 2025’te 65,2 milyar ABD dolarına çıkarak yaklaşık %107 arttı. Böylece 10 yılda ziyaretçi hacmi yaklaşık %54 büyürken, ziyaretçi başına ortalama gelir de yaklaşık 757 ABD dolarından yaklaşık 1.020 ABD dolarına yükselerek değer üretiminin güçlendiğine işaret ediyor. Bu tablo, ölçek büyümesinin güçlü biçimde devam ettiğini; ancak büyümeyi kalıcılaştırmak için odağın giderek daha fazla değer üretimi (yüksek katma değerli ürünler, deneyim ekonomisi, markalaşma ve çeşitlendirme) tarafına kayması gerektiğini de açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde büyümeyi sürdürülebilir kılmak; finansmana erişim, yeni yatırım modelleri ve destinasyon değer zincirinin (ulaşım, konaklama, deneyim, perakende, kültür-sanat) birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Orta Vadeli Program (2026–2028) ise bu dönüşümü makro çerçevede sayısallaştırıyor: GSYH’nin 2026’da 1,658 trilyon ABD dolardan 2028’de 1,886 trilyon ABD dolara yükselmesi öngörülürken, turizm gelirlerinin 2026’da 68 milyar ABD dolardan 2028’de 75 milyar ABD dolara çıkması bekleniyor. Bu patika, turizm gelirlerinin GSYH’ye oranının yaklaşık %4 bandında yatay seyrettiğine işaret ediyor. TIF 2026, tam da bu eşikte; geçmiş on yılda gerçekleşen büyümeyi, önümüzdeki on yılın rekabet parametrelerine taşıyacak yatırım başlıklarını odağına alıyor. Program; küresel ekonomi ve finans görünümünün turizm yatırımları üzerindeki etkisinden, otel ve karma kullanım (mixed‑use) projelerine, yatırım ve işlem finansmanından, katılım bankacılığı ve alternatif kaynaklara, havacılık bağlantısından deniz turizmi ve marinalara, markalaşma, yaratıcılık ve pazarlama etkinliğinden, kongre‑etkinlik ve spor turizmi deneyimlerine kadar geniş bir çerçevede oluşuyor. TTYD Başkanı Oya Narin tarafından açılışı yapılacak formun ilk gününde; WTTC CEO & Başkanı Gloria Guevara Manzo küresel turizm yatırım gündemine ilişkin stratejik perspektifini paylaşacak. Büyüme, dayanıklılık ve geleceğe hazırlık ekseninde kurgulanan liderler oturumu ise farklı coğrafyalardan kamu ve sektör temsilcilerini aynı masada buluşturacak. Oturumda; küresel ekonomi ve finans görünümü, turizm yatırımları odağında risk ve fırsatlarıyla birlikte değerlendirilecek. Forumun oturumları, yatırım kararlarının temel belirleyicileri olan finansman maliyeti ve sermaye yapısından başlayarak; otel yatırımlarında marka stratejileri, yerli marka gelişimi, işletme ve yatırım finansmanı, varlık yönetimi ve yatırımcı beklentilerine uzanan bir çizgide ilerleyecek. Turizmde değer yaratımının giderek ‘deneyim’ üzerinden tanımlandığı yeni dönemde; tasarım, mimari, kültür‑sanat ve yaratıcı endüstriler üzerinden destinasyon hikâyesi inşa etme, pazarlama etkinliği ile yetenek ve insan kaynağı gündemi de programın ana başlıkları arasında yer alacak. İkinci gün ise erişilebilirlik ve mobiliteyi odağa alan havacılık oturumlarının yanı sıra; wellness ‑ longevity yatırımları, sürdürülebilir turizm dönüşümü, deniz turizmi ve marina yatırımları, etkinlik/kongre mekân ekonomisi ve spor deneyimlerinin yeni yatırım alanları gibi temaları gündeme taşıyacak. Tur operatörleri, seyahat acenteleri ve dijital platformların değişen rolü de sektörün dağıtım kanallarındaki dönüşümü tartışmaya açacak. TTYD tarafından TIF 2026 öncesi düzenlenen basın toplantısı, 6 Şubat Cuma günü The Marmara Taksim Oteli’nde gerçekleşti. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği adına Başkan Oya Narin, Yönetim Kurulu Üyeleri Şerife Ercantürk, Mehmet Göçen, Erdem Tavas, İcra Kurulu Üyesi Ece Demirpençe ve Genel Sekreter Dr. Öykü Korkmaz’ın katıldığı toplantıda; turizm sektörü ve yaklaşan Turizm Yatırım Formu ile ilgili açıklamalarda bulundu. TTYD Başkanı Oya Narin, TIF 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye turizmi artık yalnızca hacimle değil; değer, kalite ve dönüşümle rekabet ediyor. TIF 2026’da yatırımın finansmanından yeni ürün kategorilerine, markalaşmadan deneyim tasarımına uzanan geniş bir gündemi; kamu ve özel sektörün ortak aklıyla ele alacağız. Amacımız, Türkiye’nin son 10 yılda büyüyen turizm kapasitesini önümüzdeki dönemin yatırım diliyle güçlendirmek ve sürdürülebilir şekilde değer üretmek. Bugün Türkiye, dünyada önde gelen turizm ülkeleri arasında. Ancak geldiğimiz noktada Türk turizminin yeniden konumlandırmaya, yeniden bir turizm hamlesine ihtiyacı var. Zira klasik rakiplerimiz de büyümeye devam ediyor. İspanya 2025 yılını tarihin en yüksek ziyaretçi sayısıyla, 143.9 milyon ziyaretçiyle kapattı. İtalya’nın 2025’teki yabancı ziyaretçi sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 8.7 artarak 104 milyon kişiye ulaştı. İspanya bu ziyaretçileri 1.2 milyon otel yatağı, 440 bin turistik rezidans yatağı, 148 bin kırsal turizm tesisi yatağı ve 276 bin kamping yatağında ağırlıyor. Bunların dışında Suudi Arabistan ve Mısır gibi çevre ülkelerin kapsamlı turizm hamleleri göz önüne alındığında önümüzdeki 10-15 seneyi kapsayacak ve turizmde bulunduğumuz konumu daha yükseklere taşımak için bir plana ihtiyacımız var. Bu planları çok boyutlu olarak ve özellikle de finans ve markalaşma tarafında bugüne kadar olduğu gibi küresel oyuncularla iş birliği içerisinde şekillendirmemiz gerekiyor. 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre Ülkemizde 67 zincir ve grup oteli mevcut ve bu zincirler dahilinde 722 tesis ve toplam 157.000 oda var. Bu tesislerin hem yerli hem de yabancı ayaklarının ülkemizde gelişerek işletme verimliliğini ve pazarlama gücünü yukarılara çekmemiz gerekiyor. WTTC raporları; küresel turizm ve seyahat ekosisteminin 2035 yılında %50’ye yakın bir artışla 16.5 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Küresel turizmdeki bu büyüme trendi paralelinde Suudi Arabistan, BAE sermayesi ile Mısır önemli yatırımlar başlattı. İspanya, Yunanistan, İtalya turizme odaklı önemli hamleler yapıyorlar. Bu kritik dönemde TİF 2026, bu açıdan da stratejik bir sorumluluk üstleniyor. Bu çerçevede geldiğimiz noktada iddiamızı korumak ve yerimizi daha da yukarılara taşımak için Dünyayla entegre olmamız gerekiyor. İşte tam da bu yüzden 2020 yılında Ülkemizin saygınlık uyandıran uluslararası düzeyde bir imza organizasyonunu yaratmak hedefiyle Turizm Yatırımları Forumu’nu organize etmeye başladık ve bu yıl 5’incisini gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyon, her yıl daha da güçlenerek bu bugünkü seviyesine ulaştı ve geçtiğimiz yıl TİF’e 750'den fazla uluslararası katılımcı; yatırımcı, otel markası, işletmeci, finans kurumu, banka ve fon temsilcisi katıldı. Bu şekilde TIF uzun vadeli bir proje olarak uluslararası düzeyde en önemli 2-3 yatırım organizasyonundan biri haline geldi. Küresel arenada gördüğü bu itibarla TİF’i her yıl organize etmeye devam edeceğiz. ” TIF 2026, iki gün boyunca gerçekleştireceği oturumlarla; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarında yeni dönem önceliklerine ilişkin ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.