Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Performans

Kapsül Haber Ajansı - Performans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Performans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni BMW F 450 RR, 2027'nin Mayıs Ayında Türkiye'de Satışa Sunulacak Haber

Yeni BMW F 450 RR, 2027'nin Mayıs Ayında Türkiye'de Satışa Sunulacak

Markanın amiral gemisi S 1000 RR’ın tasarım dilinden ilham alan yeni BMW F 450 RR; 420 cc çift silindirli motoru, 48 HP gücü ve 177 kg’lık sürüşe hazır ağırlığıyla hafiflik, çeviklik ve performansı bir araya getiriyor. İlk gösterimi EICMA’da yapılacak olan iddialı model, önümüzdeki yıl Türkiye pazarında motosiklet tutkunlarıyla buluşacak. BMW Motorrad, sportif sürüş karakterini dinamik tasarım ve gelişmiş teknolojilerle bir araya getiren yeni BMW F 450 RR’ı tanıttı. BMW’nin RR modellerinin tasarım anlayışından ilham alan yeni model; hafif yapısı, güçlü çift silindirli motoru ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle dikkat çekiyor. A2 ehliyet sınıfına uygun olarak geliştirilen ve başlangıç seviyesindeki motosiklet tutkunları için sportif sürüş dünyasına ideal bir giriş sunan yeni BMW F 450 RR’ın dünya prömiyeri, önümüzdeki ay düzenlenecek dünyanın en büyük motosiklet fuarı EICMA’da gerçekleştirilecek. Model, 2027’nin Mayıs ayında Türkiye’de satışa sunulacak. RR Tasarım Diliyle Sportif ve Dinamik Görünüm BMW F 450 RR, BMW Motorrad’ın supersport mirasını yansıtan keskin çizgileri ve dinamik tasarım detaylarıyla öne çıkıyor. Hafif yapısı ve kompakt ölçüleri, motosikletin çevik karakterini desteklerken sportif sürüş deneyimini de ön plana çıkarıyor. 420 cc Çift Silindirli Motorla Güçlü Performans Yeni BMW F 450 RR, 420 cc hacimli, sıvı soğutmalı, çift silindirli motoruyla 8.750 d/d’de 48 HP güç ve 6.750 d/d’de 43 Nm tork üretiyor. Maksimum torkun yüzde 80’inin 3.000 d/d’den itibaren sunulması, farklı sürüş koşullarında esnek bir güç aktarımına katkı sağlıyor. Euro 5+ emisyon standardını karşılayan modelin açıklanan ortalama yakıt tüketimi ise 100 kilometrede 3,8 litre. 14 litrelik yakıt deposuyla 350 kilometrenin üzerinde menzil sunması öngörülen BMW F 450 RR, günlük kullanım ile sportif sürüş beklentilerini bir araya getiriyor. Hassas Yol Tutuşu ve Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri 177 kilogramlık sürüşe hazır ağırlığıyla dikkat çeken BMW F 450 RR, hafifliği ve dengeli şasi yapısıyla çevik bir sürüş karakteri sunmayı hedefliyor. Çelik boru şasi, 43 mm KYB ters teleskopik ön süspansiyon ve alüminyum arka salıncak, yol tutuş ve kontrol özelliklerini destekliyor. Ön tekerlekte dört pistonlu Brembo monoblok kaliperle birlikte çalışan 310 mm fren diski, arka tekerlekte ise 240 mm fren diski bulunuyor. ABS Pro, Dinamik Fren Kontrolü (DBC), Dinamik Çekiş Kontrolü (DTC) ve Motor Freni Tork Kontrolü (MSR) gibi sürüş destek sistemleri, farklı koşullarda kontrolü destekliyor. Rain, Road ve Race sürüş modları ise sürücülere farklı sürüş karakterleri arasında seçim yapma olanağı sunuyor. Gelişmiş Şanzıman Teknolojileri ve Ters Çevrilebilir Vites Düzeni Yeni BMW F 450 RR, hem günlük kullanımda konforu hem de pistte yüksek performansı hedefleyen şanzıman teknolojileriyle öne çıkıyor. Opsiyonel olarak sunulan Easy Ride Clutch (ERC) teknolojisi debriyaj kullanımını önemli ölçüde kolaylaştırırken, Shift Assistant Pro özelliği debriyajsız ve akıcı vites geçişleri sağlayarak sportif sürüşü destekliyor. Modelin yarış genlerini pekiştiren pratik ters çevrilebilir vites düzeni (GP Shift) ise sürücülerin vites geçiş yönünü kolayca değiştirmesine olanak tanıyor. Özellikle pist sürüşlerinde ve viraj çıkışlarında daha pratik vites büyütmeyi sağlayan bu donanımlar, seçilen versiyona göre sürücülerle buluşuyor. 6,5 İnç TFT Ekran ve Bağlantı Özellikleri Modelde yer alan 6,5 inç TFT ekran, sürüş bilgilerine kolay erişim sağlıyor. USB-C bağlantısı, LED aydınlatma ve standart ısıtmalı elcikler de günlük kullanım konforunu destekleyen özellikler arasında yer alıyor. Standart sele yüksekliği 790 mm olarak açıklanıyor. Üç Farklı Donanım Seçeneği Sürücülerin farklı beklenti ve sürüş tarzlarına yanıt vermek üzere tasarlanan yeni BMW F 450 RR, 3 farklı donanım paketiyle yollara çıkıyor. Giriş seviyesinde Cosmic Black gövde rengiyle sunulan Base versiyonu yer alırken, performans odaklı Sport paketinde Racing Red rengine Shift Assistant Pro ve Sport süspansiyon eşlik ediyor. Modelin en üst seviyesini temsil eden M Sport seçeneği; Snaefell White / M Motorsport renk tasarımı, Riding Modes Pro, Shift Assistant Pro ve Sport süspansiyon donanımlarıyla yarış ruhunu öne çıkarıyor. Sadece M Sport paketi ile alınabilecek olan Innovation Package ise tüm bu donanımlara ek olarak sunulan Easy Ride Clutch (ERC) teknolojisiyle sürüş konforunu ve kontrolünü en üst seviyeye taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vatansever: Otomobil İle Uzay Teknolojisi Arasındaki Sınır Kalkıyor Haber

Vatansever: Otomobil İle Uzay Teknolojisi Arasındaki Sınır Kalkıyor

Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, Tesla’nın 15 Ekim 2026’da Teksas’ta gerçekleştirdiği etkinlikte tanıttığı yeni nesil Roadster’ı ve otomotiv teknolojilerindeki dönüşümü değerlendirdi. Tesla ile SpaceX mühendisliğini aynı projede buluşturan yeni Roadster’ın yalnızca elektrikli bir süper otomobil olarak değerlendirilmesinin eksik kalacağını belirten Vatansever, aracın farklı sektörlerde geliştirilen teknolojilerin birbirine aktarılmasının dikkat çekici bir örneği olduğunu söyledi. “Roadster’ın asıl önemi hızından daha büyük” Tesla, yeni nesil Roadster için Performance, Thrust ve davetle sunulması planlanan Rocket olmak üzere farklı konfigürasyonlar tanıttı. Şirketin tanıtımında Roadster için 0’dan 60 mile, yaklaşık 97 kilometre/saat hıza bir saniyenin altında ulaşan hızlanma, 230 milin, yaklaşık 370 kilometrenin üzerinde azami hız ve 300 milin, yaklaşık 480 kilometrenin üzerinde menzil bilgileri paylaşıldı. Tesla üretime 2028 yılında başlamayı hedefliyor. Vatansever, bu rakamların henüz seri üretim ve homologasyon süreci tamamlanmış nihai teknik değerler olmadığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Bir otomobilin bir saniyenin altında hızlanması doğal olarak büyük ilgi çekiyor. Ancak Roadster’ın gösterdiği asıl değişim daha büyük. Otomobil artık mekanik bir üründen çok yazılımın, elektronik sistemlerin, enerji teknolojilerinin, ileri malzemelerin ve farklı mühendislik disiplinlerinin birleştiği teknoloji platformuna dönüşüyor.” SpaceX teknolojisi otomobile taşındı Yeni Roadster’ın en dikkat çekici taraflarından biri Tesla ile SpaceX arasındaki mühendislik iş birliği oldu. Tanıtımda SpaceX kökenli soğuk gaz iticileri ile fan tabanlı bir emiş sisteminin birlikte kullanıldığı deneysel araç gösterildi. Araç kısa süreli olarak yerden yükseldi, havada yön değiştirdi ve tekrar yere indi. Tanıtım aracında ayrıca yüksek basınçlı hava tankları, elektronik direksiyon kontrolü ve aktif aerodinamik gibi deneysel teknolojiler de gösterildi. Vatansever, teknoloji transferinin aracın performans rakamlarından daha önemli bir mesaj taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Uzay teknolojisinde geliştirilen bir mühendislik yaklaşımının otomobile taşınması son derece dikkat çekici. Bugün uzayda geliştirilen bir sistem yarın otomotivde, savunmada geliştirilen bir teknoloji sağlıkta veya yapay zekâ için geliştirilen bir altyapı üretim sanayisinde kullanılabiliyor. İnovasyonun en güçlü kaynaklarından biri sektörler arasındaki bu bilgi transferidir.” “Uçan otomobil” tanımı için henüz erken Roadster’ın tanıtım sırasında yerden yükselmesi ve havada manevra yapması küresel ölçekte büyük ilgi uyandırırken Vatansever, aracın klasik anlamda bir “uçan otomobil” olarak tanımlanmasının şu aşamada yanıltıcı olacağını söyledi. “Bir uçak gibi sürekli uçuş yapan bir otomobilden söz etmiyoruz. Tesla’nın gösterdiği sistem kısa süreli havalanma ve hava manevraları yapabilen deneysel bir teknoloji. Ancak bu bile otomobil mühendisliğinde alışılmış sınırların ne kadar zorlandığını gösteriyor” dedi. Deneysel gösteride kullanılan Rocket konfigürasyonunun normal karayolu kullanımı için standartlaştırılmış bir seri üretim aracı olmadığını belirten Vatansever, tanıtım prototiplerinin kabiliyetleri ile gelecekte müşteriye teslim edilecek araçların kesin özelliklerinin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti. “Bazı ürünlerin değeri kaç adet sattığıyla ölçülmez” Yeni Roadster’ın Tesla açısından yüksek adetli bir satış modelinden çok teknoloji vitrini niteliği taşıdığına dikkat çeken Vatansever, otomotiv sektöründeki “halo car” yaklaşımının teknoloji dünyasındaki demonstratörlerle benzer işlev gördüğünü söyledi. Vatansever şu ifadeleri kullandı: “Bazı ürünlerin değerini kaç adet sattığıyla ölçmek doğru değildir. Böyle bir araçta geliştirilen batarya yönetimi, yazılım, aerodinamik, malzeme veya kontrol teknolojisi daha sonra milyonlarca adet üretilen başka ürünlere aktarılabilir. Başlangıçta sınırlı sayıda üretilen bir ürünün geliştirdiği teknoloji çok daha geniş bir ekonomik değer yaratabilir.” Tesla CEO’su Elon Musk’ın da Roadster’ın şirketin finansal sonuçlarına büyük bir katkı yapmasının beklenmediğini, aracın daha çok sembolik ve teknolojik bir öneme sahip olduğunu belirtmesi bu yaklaşımı destekliyor. 2017’de verilen sözlerle 2026 aracı aynı değil Yeni nesil Roadster ilk kez 2017’de tanıtıldı ve üretimin 2020 yılında başlaması planlanmıştı. Proje daha sonra birçok kez ertelendi. Tesla’nın hâlen yayında bulunan Türkiye Roadster sayfasında önceki tanıtıma ait 2,1 saniyelik 0–100 km/s hızlanma, 400 km/s üzerinde azami hız ve 1.000 kilometre menzil bilgileri yer alıyor. 15 Ekim 2026’daki yeni tanıtımda ise 300 milin üzerinde, yani yaklaşık 480 kilometreyi aşan menzil bilgisi paylaşıldı ve aracın teknoloji mimarisi önemli ölçüde değişti. Vatansever, “Tesla Türkiye’nin mevcut internet sayfasındaki eski teknik bilgiler ile 2026’da gösterilen yeni aracın verilerini birbirine karıştırmamak gerekiyor. Seri üretim aracının kesin menzil, performans ve donanım değerleri ancak Tesla’nın güncellenmiş teknik açıklamaları ve homologasyon süreci tamamlandığında netleşecek” dedi. Türkiye açısından asıl mesaj: Otomobil artık bir teknoloji ekosistemi Roadster’ın Türkiye açısından asıl öneminin süper otomobil pazarından çok otomotiv endüstrisinin geçirdiği dönüşüm olduğunu belirten Vatansever, Türkiye’nin güçlü otomotiv üretim altyapısını yeni teknoloji katmanlarıyla desteklemesinin önemine dikkat çekti. Vatansever şu değerlendirmeyi paylaştı: “Bugünün otomobili yalnız motor, şasi ve kaportadan oluşmuyor. Batarya teknolojisi, güç elektroniği, araç yazılımı, sensörler, yarı iletkenler, yapay zekâ, haberleşme, siber güvenlik ve ileri malzemeler aracın oluşturduğu değerin giderek daha büyük bölümünü belirliyor. Roadster örneği buna havacılık ve uzay mühendisliğini de ekliyor.” Türkiye’nin uzun yıllara dayanan otomotiv üretim tecrübesinin bu yeni teknoloji alanlarında geliştirilecek mühendislik ve fikrî mülkiyet kapasitesiyle desteklenmesinin önemine işaret eden Vatansever, otomotivde katma değerin giderek daha büyük bölümünün yazılım ve elektronik sistemlerden geldiğini söyledi. “Otomotivde rekabet artık teknoloji ekosistemi yarışı” Elektrikli araç dönüşümünün yalnız içten yanmalı motorun elektrik motoruyla değiştirilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Vatansever, sektörün rekabet kriterlerinin değiştiğini söyledi. “Rekabet artık yalnız beygir gücü, motor hacmi veya kaç adet araç üretildiği üzerinden yürümüyor. Hangi ülkenin daha güçlü batarya teknolojisine sahip olduğu, otomobil yazılımında ne kadar yetkin olduğu, yarı iletken ve sensör altyapısında ne kadar söz sahibi olduğu ve yapay zekâyı araç platformuna nasıl entegre ettiği giderek daha belirleyici hâle geliyor” dedi. Türkiye’nin mevcut otomotiv sanayisinin ve tedarik zincirinin bu dönüşümde önemli bir başlangıç avantajına sahip olduğunu ifade eden Vatansever, yeni dönemde araç başına oluşturulan teknoloji ve fikrî mülkiyet değerinin artırılmasının kritik olduğunu belirtti. Savunma ve uzay teknolojisinin sivil ekonomiye aktarılması fırsat Roadster’daki SpaceX bağlantısının Türkiye açısından başka bir önemli mesaj taşıdığını ifade eden Vatansever, savunma, havacılık ve uzay alanlarında geliştirilen teknolojilerin sivil ekonomiye aktarılmasının yüksek katma değer yaratabileceğini söyledi. “Türkiye savunma, havacılık ve uzay alanlarında son yıllarda önemli mühendislik yetkinlikleri geliştirdi. İleri malzemeler, sensörler, haberleşme sistemleri, yapay zekâ ve kontrol teknolojileri gibi alanlarda oluşan bilginin otomotivden enerjiye, sağlıktan üretime kadar sivil sektörlere taşınması ciddi bir ekonomik fırsat oluşturabilir” dedi. Vatansever, teknolojik gelişmenin yalnız yeni bir ürün ortaya çıkarmak değil, bir sektörde oluşan bilgi ve yeteneği başka sektörlerde yeniden kullanabilmek anlamına da geldiğini belirtti. Türkiye satış tarihi ve fiyatı açıklanmadı Tesla, yeni nesil Roadster’ın Türkiye satış tarihi veya Türkiye fiyatına ilişkin henüz güncel bir açıklama yapmadı. Tesla Türkiye’nin ürün güncellemeleri sayfasında Roadster hâlen ilgi alanları arasında yer alıyor; ancak yeni nesil aracın Türkiye sipariş tarihi veya güncel fiyatlandırması açıklanmış değil. Tesla Türkiye’nin mevcut Roadster sayfasındaki teknik veriler de 2017’de tanıtılan önceki versiyona ait olduğu için yeni aracın Türkiye’ye sunulacak nihai özellikleri olarak değerlendirilmemeli. Yeni Roadster’ın hangi versiyonlarının seri üretime geçeceği, hangilerinin farklı pazarlarda karayolu kullanım onayı alacağı ve Türkiye’de satışa sunulup sunulmayacağı Tesla’nın sonraki açıklamalarıyla netleşecek. “Asıl soru kaç saniyede hızlandığı değil, hangi teknolojileri doğuracağı” Vatansever değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Yeni Roadster’a yalnız ‘kaç saniyede 100 kilometreye çıkıyor?’ diye bakarsak asıl dönüşümü kaçırırız. Daha önemli soru, SpaceX’te geliştirilen bir kabiliyetin otomobile aktarılmasının bundan sonra hangi yeni teknolojilere kapı açacağıdır. Dün otomobil şirketleri ağırlıklı olarak mekanik mühendislik şirketleriydi. Bugün yazılım geliştiricilere, elektronik mühendislerine, yapay zekâ uzmanlarına, batarya kimyacılarına ve malzeme bilimcilerine aynı anda ihtiyaç duyuyorlar. Yarın uzay ve havacılık mühendisliği de bu zincirin daha doğal bir parçası hâline gelebilir. Türkiye açısından hedefimiz yalnız yeni nesil araçları tüketmek değil; otomotivdeki bu dönüşümün içinde mümkün olduğunca fazla yazılım, elektronik, batarya teknolojisi, yapay zekâ, ileri malzeme ve fikrî mülkiyet üretebilmek olmalı. Küresel otomotiv rekabetindeki yerimizi giderek daha fazla bu yetkinlikler belirleyecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye’de Şampiyonlar Belli Oldu Haber

CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye’de Şampiyonlar Belli Oldu

CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye, CUPRA’nın ev sahipliğinde 7-8 Ekim tarihlerinde İstapadel’de düzenlendi. İlk yılı Tunus’ta, ikinci yılı Fas’ta, üçüncü ve geçtiğimiz yılı Mısır’da gerçekleştirilen turnuva, bu yıl CUPRA Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenerek uluslararası yolculuğunu sürdürdü. Türkiye’nin 3 kadın ve 3 erkek takımla katıldığı organizasyonda Romanya, Polonya, Fas, Tunus ve Mısır’dan gelen sporcularla birlikte 6 ülkeden toplam 19 takım mücadele etti. Turnuvada Yarı-Profesyonel Erkekler kategorisinde Fas’ı temsil eden Zakarya El Friyakh ve Mehdi Mahraoui, Elit Kadınlar kategorisinde Mısır’dan Laila Elnimr ve Mourha Hakim, Elit Erkekler kategorisinde ise Tunus’tan Javier Redondo ve Amine Ben Jemia şampiyonluğa ulaştı. Padelin enerjisi İstanbul’un ruhuyla buluştu CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye yalnızca sportif rekabeti değil, farklı ülkelerden gelen sporcular arasında kültürel etkileşimi de odağına aldı. Türkiye dışından turnuvaya katılan sporcular için İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını deneyimleyebilecekleri özel bir program hazırlandı. Turnuva kapsamında yabancı sporcular, İstanbul’un en ikonik noktalarından biri olan Sultanahmet ve Tarihi Yarımada’yı ziyaret etti. İstanbul’un mistik atmosferini yakından deneyimleme fırsatı bulan sporcular, şehrin tarihi dokusunu keşfederken Türkiye’nin kültürel zenginliklerini de yakından tanıdı. CUPRA Türkiye sporcularının da eşlik ettiği Tarihi Yarımada gezisi, uluslararası katılımcılara İstanbul’u tanıtmanın yanı sıra sporun farklı kültürleri bir araya getiren evrensel gücünü ortaya koydu. CUPRA’dan spora ve uluslararası etkileşime güçlü destek CUPRA Mediterranean Padel Cup, markanın performans, rekabet ve özgün deneyimleri bir araya getiren yaklaşımının bir yansıması olarak öne çıktı. 6 ülkeden sporcuların İstanbul’da buluştuğu organizasyon, padelin uluslararası ölçekte büyüyen enerjisini Türkiye’ye taşırken, İstanbul’un ve Türkiye’nin uluslararası spor topluluğundaki görünürlüğüne de katkı sağladı. CUPRA, performans odaklı yaklaşımını farklı spor dallarında ve topluluklarda desteklemeye devam ederken, padeli de genç, dinamik ve sınırları aşan karakteriyle markanın ruhunu en iyi yansıtan alanlardan biri olarak konumlandırıyor. CUPRA CITY GARAGE İstanbul’da, CUPRA Night ile Kort Heyecanı Kutlamaya Dönüştü Turnuva heyecanı, final karşılaşmalarının ardından CUPRA CITY GARAGE İstanbul’da düzenlenen CUPRA Night ile kortların dışına taşındı. DJ performansı eşliğinde gerçekleşen özel kutlamada sporcular ve davetliler bir araya geldi. CUPRA Mediterranean Padel Cup 2026 boyunca kortlarda yaşanan rekabet ve heyecan, İstanbul’un enerjisiyle buluşan bu özel gecede devam ederek organizasyonu sporun ötesine geçen bir deneyimle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de! Haber

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de!

Kia’nın SUV ürün gamında öne çıkan Seltos, şehir içi kullanımdan uzun yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan çok yönlü yapısıyla dikkat çekiyor. Cool, Elegance ve X-Line olmak üzere üç farklı donanım seviyesiyle Türkiye’de satışa sunulan model, Kia’nın Türkiye’de C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Güçlü SUV Karakterini, Modern Tasarımla Buluşturuyor Kia’nın “Zıtlıkların Birleşimi” tasarım felsefesi ile geliştirilen model, iddialı SUV duruşunu, markanın güncel tasarım dilinden ilham alan modern detaylarla bir araya getiriyor. 4.430 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve donanım seviyesine göre 1.600 mm-1.615 mm arasında değişen yüksekliğe sahip olan Seltos, 2.690 mm aks mesafesiyle ferah bir iç mekân sağlıyor. Kia’nın yeni dönemdeki tasarımlarında görmeye alışık olduğumuz ön bölümdeki "Star Map" aydınlatma tasarımı, Seltos’un modern ve teknolojik görünümünü tamamlıyor. İnce aydınlatma grafikleri ve üst ızgaraya uzanan tasarım detayları, modelin geleneksel SUV karakterine çağdaş bir yorum getiriyor. Seltos, Cool versiyonunda 16 inç, Elegance versiyonunda 18 inç ve X-Line versiyonunda ise 19 inç özel tasarım jant versiyonuyla sunuluyor. Cool ve Elegance versiyonlarından farklı olarak X-Line versiyonu, koyu dış tasarım detayları, siyah iç mekânı ve koyu renkli amblemleriyle Seltos’un güçlü ve iddialı karakterini öne çıkarıyor. Modelde tasarım karakterini tamamlayan yedi farklı dış renk seçeneği bulunuyor. Renk paletindeki farklı seçenekler, modelin cesur ve sofistike tasarım anlayışını farklı yorumlarla yansıtıyor. Ferah, Teknolojik ve Fonksiyonel İç Mekân Seltos’un iç mekânı, modern tasarım unsurlarını fonksiyonellik ve teknolojiyle bir araya getiriyor. Yatay tasarım yaklaşımı kabin içerisinde ferah bir atmosfer yaratırken, optimize edilen yerleşim sayesinde yolcular için geniş baş ve diz mesafesi sunuluyor. Sürücü ve yolcuların ihtiyaçlarına göre tasarlanan ön konsolda 12,3 inç Supervision gösterge bilgi ekranı, 12,3 inç dokunmatik ekranlı multimedya eğlence sistemi ve 5,3 inç dokunmatik klima kontrol ünitesi yer alıyor. Yolculuk konforunu artıran panoramik cam tavan, aydınlık bir sürüş deneyimi sağlarken aracın iç mekânını daha da ferahlatıyor. Elektrikli ve hafızalı bagaj kapağıyla, 483 litrelik bagaj hacmi sunan modelde arka koltukların katlanmasıyla bu kapasite 1.458 litreye kadar çıkıyor. Yolculukta Konfor ve Sürüş Dengesi Seltos’un karakterine uygun şekilde ayarlanan süspansiyon sistemi, gövde ve şasi rijitliğini artıran yapısal iyileştirmeler sayesinde titreşim ve yol kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor. Seltos’ta Eco, Normal ve Sport sürüş modları bulunuyor. Sürüş modları, farklı yol ve sürüş koşullarına göre sürüş karakterinin uyarlanmasına olanak tanıyor. Güç ve Sürüş Keyfi Bir Arada Kia Seltos, performans ve sürüş keyfini bir arada sunan 1.6 litrelik TGDI turbo benzinli motor ile Türkiye’de satışa sunuluyor. 180 PS güç ve 265 Nm tork üreten motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman (DCT) ile eşleştiriliyor. Önden çekişli olarak sunulan Seltos, 0-100 km/s hızlanmasını 8,8 saniyede tamamlarken, 208 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Turbo benzinli motor ve çift kavramalı otomatik şanzıman, farklı sürüş koşullarında performans ve konfor arasında dengeli bir sürüş deneyimi sunuyor. Seltos’un 1.6 litrelik TGDI motoru, WLTP ölçümlerine göre donanım seviyesine bağlı olarak ortalama 6,6 litre/100 km kombine yakıt tüketimi sunuyor. Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleriyle Güvenlik Seltos’ta sunulan Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS), sürüş güvenliğini ve konforunu destekleyen kapsamlı teknolojiler sunuyor. Sistemler arasında Stop & Go Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici (2.0), Şerit Takip Asistanı (LFA 2.0), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Ön Çarpışma Engelleme Asistanı (FCA 2.0) gibi sürüş destek teknolojileri standart olarak yer alıyor. Aynı zamanda Seltos, Kör Nokta Görüntüleme Asistanı (BVM) ve Çevre Görüş Kamera Sistemi (SVM) ile 360° Park Sensörü de versiyona bağlı olarak sunuyor. Bu gelişmiş sürüş destek sistemleri, farklı yol ve trafik koşullarında sürücünün çevresel farkındalığını artırmaya ve sürüş yükünü azaltmaya yardımcı olurken, Seltos’un güvenlik teknolojileri açısından kapsamlı bir donanım sunmasına katkı sağlıyor. Kia Connect ile Daha Akıllı Sürüş Deneyimi Seltos modelinde de bulunan Kia Connect teknolojisi, araç kullanımını daha pratik hale getiriyor. Kia Connect uygulaması üzerinden kullanıcılar, akıllı telefonları aracılığıyla araçlarının çeşitli fonksiyonlarını uzaktan kontrol edebiliyor. Aracın uzaktan kilitlenmesi ve kilidinin açılması, yakıt seviyesinin ve araç bilgilerinin görüntülenmesi gibi özellikler, kullanım kolaylığı sağlıyor. Kia Connect ile sunulan kablosuz OTA güncellemeleri sayesinde araç yazılımı uzaktan güncellenebiliyor. Kia’nın globalde en çok satan ikinci modeli Seltos, Türkiye pazarına ilk kez heyecanlı bir giriş yapıyor. Güçlü SUV karakteri, 180 PS gücündeki 1.6 litrelik turbo benzinli motoru, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve Kia Connect teknolojisi ile Kia’nın C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kia Seltos, 2.349.000 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford, 2028'de FIA Dünya Ralli Şampiyonası'na Geri Dönüyor Haber

Ford, 2028'de FIA Dünya Ralli Şampiyonası'na Geri Dönüyor

Ford Racing, 2029'da ise yepyeni bir WRC aracını sahneye çıkarmak için uzun yıllardır iş ortağı olan M-Sport Ltd ile birlikte çalışacak. Ford, ralli köklerine dönerek Avrupa'da geliştirilecek yeni nesil, cesur karakterli ve daha çevik binek araçlara ilham vermeyi hedefliyor. Bu yeni döneme yön verecek olan Ford Racing, 2028'den itibaren tamamen fabrika destekli birtakım olarak FIA Dünya Ralli Şampiyonası'nda yeniden yarışacağını bugün duyurdu. Kurulduğu günden bu yana müşterileri için daha iyi araçlar geliştirmede yarış pistlerini kullanan Ford, WRC’nin gerektirdiği üstün performans ve teknik yetkinlikleri yeni araç serisine taşıyacak. Markanın off-road DNA'sını ralli mirasıyla harmanlayan beş farklı "çoklu enerji" elektrikli ve hibrit binek araçtan oluşan serisini ralli DNA’sı şekillendirecek. Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Ford'un karakterinin en zorlu sınavdan geçtiği rallide, Ford severler nesillerdir bir otomobilin imkansıza nasıl meydan okuduğunu görme heyecanını paylaşıyor. Avrupalı yeni nesil araçlarımızın işte tam da bu cesur ruhu taşımasını, insanların her gün kullandıkları yollarda anında tepki veren, güven aşılayan ve her sürüşü keyfe dönüştüren bir karaktere sahip olmasını istiyoruz." Ford Racing, ralli yarışlarında 30 yıldır ortaklık yaptığı M-Sport Ltd ile güçlerini yeniden birleştiriyor. İki marka hemen birlikte çalışmaya başlayacak ve 2028 yılından itibaren Ford Racing, M-Sport ile birlikte Dünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) doğrudan yer alacak. 2029 yılında ise Ford Racing, Avrupa’da satışa sunulacak yeni nesil binek araçların birinden ilham alacak tamamen yeni bir WRC yarış otomobili ile etaplara çıkacak. Ford Racing Küresel Direktörü Mark Rushbrook ise şunları söyledi: "Ford Racing olarak 125. yılımızı kutlarken, WRC'deki 50 yıllık mirasımız en büyük gurur kaynaklarımızdan biri. Çünkü, ürettiğimiz eğlenceli ve heyecan verici otomobiller bu mirasla doğrudan bağlantılı. 2028 ve sonrasında ralli parkurlarında yeniden yarışmak için sabırsızlanıyoruz." Escort, Sierra, Focus, Fiesta ve Puma gibi modellerin ralli versiyonları, WRC tarihinde 50 yılı aşkın bir süre boyunca unutulmaz izler bıraktı. Ford, bu süre zarfında hem markalar hem de pilotlar klasmanında birçok dünya şampiyonluğuna imza attı, bu sporun en efsanevi pilotlarının kariyer basamaklarını tırmanmasına destek oldu ve asfalttan çakıla, buzdan kuma kadar dünyanın her yerinde araçlarının hızını ve dayanıklılığını kanıtladı. Ralli etaplarında elde edilen başarılar, 1970 model Escort Mexico’dan günümüzün Ranger Raptor pick-up'ına kadar birçok ikonik Ford modeli için de ilham kaynağı oldu. Bu duyuru, motor sporları dünyası için de son derece heyecan verici bir döneme denk geliyor. Cosmobilis ve Park Square Capital'in kısa süre önce FIA Dünya Ralli Şampiyonası'nın ticari haklarını satın alması ve 2027 sezonuyla birlikte yürürlüğe girecek yeni kurallar, WRC'nin geleceğinin parlak olduğunu ortaya koyuyor. FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de konuyla ilgili şunları söyledi: “Bugünkü duyuru, FIA Dünya Ralli Şampiyonası için tarihi anlardan birini temsil ediyor. Yeni organizatörün göreve başlaması, üç markanın yeni teknik kurallara bağlılığını şimdiden bildirmesi ve şimdi de Ford'un tam destekli bir fabrika takımı olarak döneceğini onaylaması, şampiyonanın yeni dönemi için müthiş bir ivme sağlıyor. Motor sporlarının dev markalarından biri olan Ford’un ve FIA Dünya Şampiyonaları'na olan bağlılığı daha da artıyor. Formula 1'e geri dönen marka, FIA Dünya Rally-Raid Şampiyonası'nda zirveye oynuyor, 2027'de FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'nın (World Endurance Championship) en üst klasmanına dönecek ve 2028'den itibaren Dünya Ralli Şampiyonası’nda (World Rally Championship) yeniden bir fabrika takımı olarak yarışacak. Tüm bu adımlar Ford'un tam dört farklı FIA Dünya Şampiyonası'nda boy göstereceği anlamına geliyor. Bu durum, Ford'un markası, ürünleri ve teknolojileri için hem küresel bir vitrin hem de bir test laboratuvarı olarak motor sporlarına ne kadar büyük bir önem verdiğinin en büyük göstergesi. “Aktif spor kariyerimde Ford direksiyonuna geçme ayrıcalığını yaşamış biri olarak, onlara 'tekrar hoş geldiniz' demek benim için ayrıca çok anlamlı bir an. WRC büyümesini sürdürürken, böylesine ikonik bir markanın uzun vadeli bağlılığı, şampiyonanın gücünü de ortaya koyuyor.” Markanın WRC'ye dönüşü Avrupa'daki ralli DNA’sı taşıyacak yeni seriyi desteklerken aynı zamanda Ranger Raptor gibi modellerin hem yol hem arazi koşullarında performans standartlarını belirlediği off-road ve yarış dünyasında Ford'un lider konumunu da pekiştiriyor. Avrupa'nın “kusursuz ölçüde kusurlu” yollarında ustalaşmak Ford, Avrupa için yeni binek araç vizyonunu çizerken, kıtanın “kusursuz ölçüde kusurlu yollarına” özel olarak tasarlanmış araçlar sözünü vermişti. Baumbick sözlerini şöyle tamamladı: “Avrupa yollarında gerçek performans kendini belli eder; bunu yapay şekilde oluşturamazsınız. Bu yüzden bir aracın tepkiselliği, yol tutuşu ve sürüş dinamikleri çok önemlidir. WRC, araç hakimiyeti ve sürüş deneyimini geliştirmek için en zorlu test ortamı.Biz de tam olarak bu ruhu ve deneyimlerimizi yeni nesil binek araçlarımıza aktarıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether, Yapay Zekâ Eğitimi İçin Genesis III’ü Yayımladı Haber

Tether, Yapay Zekâ Eğitimi İçin Genesis III’ü Yayımladı

Tether AI Research tarafından geliştirilen Genesis III, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında daha yetkin küçük yapay zekâ modelleri geliştirmek üzere tasarlanan 191,43 milyar tokenlık sentetik veri setini sunuyor. Genesis III ile eğitilen modeller, bilim ve STEM testlerinde açık kaynaklı referansları geride bırakırken, yapay zekânın günlük cihazlarda yerel olarak çalıştırılmasına yönelik yeni olanaklar sağlıyor. Genesis III, daha küçük yapay zekâ modellerinin performansını artırarak yapay zekânın doğrudan telefon, bilgisayar ve yerel sunucularda çalıştırılmasına yönelik olanakları genişletiyor. QVAC Genesis I ve II’nin devamı olan veri seti, 159,6 milyon dokümanda 191,43 milyar token içeriyor ve QVAC Genesis III araştırması, COLM 2026’da sunulmak üzere kabul edildi. Genesis III, STEM eğitiminde yeni olanaklar sunuyor Genesis III ile eğitilen modeller, bilim ve STEM alanlarındaki akıl yürütme testlerinde açık kaynaklı referansları geride bıraktı. 1,7 milyar parametreli model, benchmark yanıtlarının yüzde 99,45’inde geçerli sonuç üretirken; veri seti, 19 STEM alanını kapsayarak eğitimde fizik problemlerini çözebilen, hataları açıklayabilen ve akıl yürütme süreçlerini analiz edebilen yapay zekâ öğretmenlerinin geliştirilmesine olanak sağlıyor. Daha küçük modellerin yerel olarak çalışabilmesi, bu teknolojilerin sınırlı internet erişimine sahip ortamlarda da kullanılmasını mümkün kılıyor. Akıl yürütmeye destek Araştırmacılar ve profesyoneller için Genesis III, hassas bilgi ve soruları sürekli olarak harici sunuculara göndermeden yerel ortamda çalışabilen uzmanlaşmış teknik asistanların geliştirilmesini destekliyor. 159,6 milyon dokümandan oluşan veri seti, modellerin yalnızca doğru cevabı bulmasına odaklanmak yerine, nasıl düşündüğünü ve hatalarını nasıl düzelteceğini öğrenmesini hedefliyor. Bu kapsamda Failure Analysis yöntemi, modelin yaptığı hataları analiz ederek yanlış akıl yürütmenin nedenini ve doğru çözüm yolunu öğretirken; Option-Level Reasoning yöntemi, doğru cevabın neden doğru olduğunu ve diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu açıklıyor. Böylece Genesis III, daha küçük yapay zekâ modellerinin daha az işlem gücüyle daha doğru, güvenilir ve açıklanabilir sonuçlar üretmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Performans karşılaştırması Araştırmacılar, Genesis III’ün Option-Level veri setiyle eğitilen modellerin Qwen, Llama, SmolLM ve Gemma gibi farklı mimarilerde Cosmopedia-v2’ye kıyasla daha yüksek performans gösterdiğini belirledi. Aynı token sayısıyla karşılaştırıldığında Genesis III, ARC-Easy’de 28,57, ARC-Challenge’da 21,35 ve MMLU STEM’de 15,03 puan artış sağladı. Genesis III ile ön eğitimden geçirilen model, daha büyük ve ek matematik ile kod verileriyle eğitilmiş Cosmo-1B’yi de değerlendirilen testlerde geride bıraktı. “Amacımız, faydalı yapay zekâyı insanların sahip olduğu cihazlara taşımak” Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Yapay zekâ sektörünün büyük bölümü modelleri büyütmeye ve onlara daha fazla işlem gücü sağlamaya odaklandı. Genesis III ise daha küçük modellerin öğrendiği veriyi iyileştirdiğimizde neler olabileceğini gösteriyor. STEM açısından bu, bir modele yalnızca nihai cevabı öğretmekten fazlası anlamına geliyor. Bir şeyin neden doğru olduğunu, akıl yürütmenin nerede hatalı olduğunu ve hatanın nasıl düzeltileceğini öğretmek anlamına geliyor. Amacımız, faydalı yapay zekâyı büyük bulut altyapılarından insanların hali hazırda sahip olduğu cihazlara taşımak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAC 150’yi Aşkın Üye ve Eğitmeni ile HYROX İzmir’de Mücadele Etti Haber

MAC 150’yi Aşkın Üye ve Eğitmeni ile HYROX İzmir’de Mücadele Etti

Türkiye’nin dört bir yanında sporu daha erişilebilir kılma hedefiyle çalışmalarını sürdüren MAC, sporun daha fazla insanın hayatının bir parçası olması için hayata geçirdiği projelere hız kesmeden devam ediyor. Türkiye’de üçüncü kez düzenlenen HYROX İzmir’e MAC, üye ve eğitmenlerinden oluşan 150 kişiyi aşkın sporcu kadrosuyla katıldı. Mücadelenin bir an bile hız kesmediği büyük HYROX yarışında MAC üyeleri ve eğitmenleri, birlikte parkura çıkarak kıyasıya yarıştı. On dört farklı kategoride mücadele Hyrox Men, Hyrox Adaptive Men, Hyrox Doubles Men, Hyrox Pro Doubles Women, Hyrox Pro Women, Hyrox Doubles Women, Hyrox Women,Hyrox Adaptive Women, Hyrox Doubles Mixed, Hyrox Pro Doubles Men, Hyrox Pro Men, Hyrox Mens Relay, Hyrox Mixed Relay ve Hyrox Womens Relay olmak üzere on dört farklı kategoride gerçekleşen HYROX İzmir, Türkiye’de ilk kez İstanbul dışında düzenlenirken, birbirinden hırslı sporcuları aynı parkurda bir araya getirdi. Koşu ve fonksiyonel egzersizleri bir araya getiren yarışta farklı yaş gruplarında mücadele eden MAC sporcuları, elde ettikleri derecelerle öne çıktı. Hyrox Doubles Open Women kategorisinde; Ezel Canöz ve İzgi Akkeçeli, 01:10:45’lik dereceleriyle 25-29 yaş kategorisinde birinci oldu. Aynı kategoride Ece Çiçeksoy ve Ebru Çağlan ise 01:15:03’lük dereceleriyle 35-39 yaş kategorisinde birincilik elde etti. Hyrox Single Open Women kategorisinde mücadele eden Tülin Okyay, 01:11:00’lik derecesiyle Open Women kategorisinde birinci sırada yer alırken Gökçe Balıkan Yıldızer, 01:27:00’lik derecesiyle 40-44 yaş kategorisinde üçüncü oldu. Pelin Pelis 01:34:10’luk derecesiyle 45-49 yaş kategorisinde ikinci, Gülcan Aksoy ise 01:42:54’lük derecesiyle aynı yaş kategorisinde üçüncü tamamladı. Hyrox Doubles Mix kategorisinde Arman Alemdar ve Melike Zehra Çıkar, 01:29:07’lik dereceleriyle 16-24 yaş kategorisinde üçüncü sırada yer aldı. Sevgi Kaygusuz ve Buğra Çavdar, 01:07:33’lük dereceleriyle 25-29 yaş kategorisinde ikinci olurken, Gülgün Kanber ve Kadir Samurkaş 01:16:43’lük dereceleriyle 35-39 yaş kategorisinde üçüncülüğü göğüsledi. Hyrox Relay kategorisinde ise Asiye, Güzide, Sevgi ve Ezel’den oluşan MAC ekibi, 01:08:34’lük derecesiyle üçüncü sırada HYROX İzmir’e adını yazdırdı. MAC üye ve eğitmenleri aynı yarış deneyiminde bir araya gelirken, sporun yalnızca bireysel bir performans alanı olmadığını; insanları ortak hedefler etrafında buluşturan, motivasyon ve dayanışmayla güçlenen bir topluluk kültürü yarattığını bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araçlar Değişiyor, Lastiklerden Beklentiler Artıyor! Haber

Araçlar Değişiyor, Lastiklerden Beklentiler Artıyor!

Otomotiv dünyası elektrikli güç aktarma sistemleri, otonom sürüş ve dijital teknolojilerle dönüşürken, aracın ürettiği gücü yola aktaran lastiklerin üstlendiği rol de değişiyor. Elektrikli araçların, SUV’ların ve premium segmentin yaygınlaşmasıyla UHP lastiklerin kullanım alanı genişlerken, lastiklerden güvenlik, performans, düşük yuvarlanma direnci ve verimlilik gibi farklı kriterleri aynı anda karşılamaları bekleniyor. Premium lastik üreticisi Continental, Barcelona’da gerçekleştirdiği UHP Driving Event kapsamında, Ultra Yüksek Performanslı (UHP) lastiklerin modern araç ihtiyaçlarına nasıl yanıt verdiğini ve arkasındaki ileri mühendisliği tanıttı. Lastiklerin Üzerindeki Yük Hiç Olmadığı Kadar Artıyor Continental Araştırma ve Geliştirme Başkanı Edwin Goudswaard, elektrikli araçların artan ağırlığı ve güç seviyelerinin lastiklerin yol ile temasını daha kritik hale getirdiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bir aracın yaptığı her şey, her biri yaklaşık bir kartpostal büyüklüğündeki dört temas alanı üzerinden gerçekleşiyor. İvmelenme, frenleme, viraj alma, konfor ve enerji verimliliğinin tamamı, bu küçük alanların aracı yola ne kadar etkili bağladığına bağlı. Araçlar daha ağır ve daha güçlü hale geldikçe lastiklerin üzerindeki yük de hiç olmadığı kadar artıyor”. Continental EMEA İş Alanı Başkanı Ferdinand Hoyos da artan beklentilerin yalnızca performansla sınırlı olmadığına dikkat çekti. Hoyos, premium lastiklerin geliştirilmesinde güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, “Premium lastikler yalnızca bir ürün kategorisi değil; sürekli inovasyonun, bilimsel uzmanlığın ve titiz test süreçlerinin sonucudur” dedi. Sanal Simülasyonlar ve Yılda 340 Bin Test UHP lastik geliştirmek; yol tutuşu, sürüş konforu, kısa fren mesafesi, düşük yuvarlanma direnci ve uzun kilometre ömrü gibi birbiriyle rekabet eden kriterleri aynı anda dengelemeyi gerektiriyor. Continental, bu süreci malzeme bilimi ve dijital simülasyonlardan gerçek sürüş testlerine uzanan kapsamlı bir geliştirme yaklaşımıyla yürütüyor. Fiziksel prototipler üretilmeden önce binlerce tasarım değişkeni dijital ortamda simüle ediliyor. Ancak süreç bununla sınırlı kalmıyor; Continental her yıl dünya genelindeki test pistlerinde yaklaşık 340 bin lastiği gerçek sürüş koşullarında değerlendiriyor. Bu geliştirme yaklaşımının sonuçları bağımsız testlere de yansıyor. Continental, 2025 yılında Avrupa genelinde gerçekleştirilen 66 bağımsız lastik testinin 54’ünde podyum derecesi elde etti. Farklı Sürüş Dinamiklerine Yanıt Veren Lastik Teknolojileri 1904 yılında dünyanın ilk desenli lastik sırtını geliştiren şirket, bugün geniş lastik portföyüyle farklı araç karakterleri ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Portföyün performans odaklı üyelerinden SportContact 7, kuru ve ıslak zeminde hassas yol tutuşu ve güçlü kontrol özellikleriyle öne çıkarken, yüksek kilometre ömrü de sunuyor. Model, bağımsız testlerde elde ettiği güçlü sonuçlarla Continental’ın UHP alanındaki iddiasını destekliyor. 2026 yılında AUTO BILD sportscars tarafından gerçekleştirilen yaz lastiği testinde birinci olan SportContact 7, kuru ve ıslak zemindeki performansı, hassas direksiyon tepkileri ve kısa fren mesafeleriyle öne çıktı. PremiumContact 7, günlük sürüşte güvenlik ve konfora odaklanırken; AllSeasonContact 2, farklı hava koşullarında yıl boyunca dengeli performans sunuyor. Soğuk hava koşullarında daha yüksek performans gerektiren araçlar için geliştirilen WinterContact 8 S, kuru, ıslak ve karlı zeminlerde güçlü yol tutuşu sağlıyor. Portföyün verimlilik odaklı üyesi EcoContact 7 ise düşük yuvarlanma direnci, optimize edilmiş aerodinamik yapı ve yüksek kilometre ömrüyle araçların daha az enerjiyle daha uzun mesafe kat etmesine yardımcı oluyor. Silent Pattern teknolojisi de özellikle şehir içi kullanımda yuvarlanma sesinin azaltılmasını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alpine, Türkiye’deki Satış ve Deneyim Noktalarını Genişletiyor Haber

Alpine, Türkiye’deki Satış ve Deneyim Noktalarını Genişletiyor

Alpine, Türkiye’deki varlığını güçlendirmeye ve marka deneyimini daha fazla şehre taşımaya devam ediyor. İstanbul’daki Alpine Store’a ek olarak MAİS’in Ankara, İzmir ve Bursa şubelerinde hizmete giren yeni Alpine satış noktaları, markayı Türkiye’nin farklı bölgelerindeki müşterilerle buluşturuyor. Yeni Alpine satış noktalarını ziyaret eden otomobil tutkunları, tamamen elektrikli A290 ve A390 modellerini yakından inceleyebiliyor, modeller hakkında detaylı bilgi alabiliyor ve Alpine’in tasarım, teknoloji ve performans yaklaşımını keşfedebiliyor. A290 için yeni noktalarda test sürüşü imkanı sunulurken, A390 ile sürüş deneyimi yaşamak isteyen müşteriler ise randevu oluşturarak test sürüşü gerçekleştirebiliyor. Alpine’in yeni satış noktaları, markanın Fransız tasarımını, sportif ruhunu ve performans DNA’sını daha fazla müşteriye ulaştırırken, Alpine dünyasını müşterilerin kendi şehirlerinde keşfetmelerine olanak sağlıyor. Alpine’in elektrikli ürün gamı A290 ve A390 ile büyüyor Alpine’in tamamen elektrikli “Dream Garage” serisinin ilk modeli olan A290, satışa sunulduğu günden bu yana performans ile elektrikli mobiliteyi buluşturan karakteriyle dikkat çekiyor. Temmuz 2025’te Türkiye’de lanse edilen A290, bir yılı aşkın sürede 300 adede yaklaşan satış rakamıyla pazara başarılı bir giriş yaptı. Alpine’in tamamen elektrikli “Dream Garage” serisinin ikinci modeli A390 ise bu yılın Temmuz ayında Türkiye’de satışa sunuldu. Markanın sportif DNA’sını yeni nesil elektrikli mobiliteyle buluşturan A390, fastback ve SUV tasarımının özgün birleşimi, güçlü performansı ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle Alpine’in ürün gamında yeni bir sayfa açıyor. Alpine A390, markanın yarış pistlerinden gelen performans mirasını günlük kullanıma taşıyan karakteriyle öne çıkıyor. Beş kişilik yaşam alanını sportif bir sürüş deneyimiyle bir araya getiren model, Alpine’in tamamen elektrikli geleceğine yönelik vizyonunun önemli bir temsilcisi olarak konumlanıyor. Alpine A390 modelini sürüş deneyimiyle keşfetmek isteyen müşteriler randevu oluşturarak test sürüşü gerçekleştirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.