Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Petrokimya

Kapsül Haber Ajansı - Petrokimya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrokimya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kimya Sanayisinde Küresel Rekabetin Rotası İstanbul Haber

Kimya Sanayisinde Küresel Rekabetin Rotası İstanbul

Turkchem Eurasia, geçtiğimiz edisyonda üç gün boyunca 95 ülkeden 13 bin 897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya ve Hindistan'dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem Eurasia'nın yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini bir kez daha gösterdi. KİMYA VE TEKSTİL KİMYASI AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞACAK Turkchem Eurasia; temel ve özel kimyasallar, petrokimya ürünleri, laboratuvar teknolojileri, proses ekipmanları, çevre teknolojileri, üretim çözümleri ve kimya sanayisinin farklı alt sektörlerini tek platformda buluşturacak. Eş zamanlı düzenlenecek InterDye & Textile Printing Eurasia ise tekstil kimyasalları, boyarmaddeler, pigmentler, dijital tekstil baskı teknolojileri ve tekstil terbiye çözümlerine odaklanarak tekstil kimyasalları sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirecek. Birbirini tamamlayan iki organizasyon, katılımcı firmalar ile profesyonel ziyaretçiler arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasına, ihracat odaklı iş birliklerinin geliştirilmesine ve sektördeki yeni teknolojilerin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Kuzey Afrika arasında üstlendiği stratejik ticaret köprüsü rolünü destekleyerek, Türk kimya sanayisinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün güçlenmesine katkıda bulunacak. AVRUPA'DAKİ KAPASİTE KAYBI KİMYA SANAYİSİNDE YENİ DENGELER YARATIYOR Küresel kimya sanayisinde rekabet koşullarının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler: “Kimya sanayisi bugün yalnızca kendi içinde değil, otomotivden tekstile, gıdadan ilaca kadar çok geniş bir üretim ekosistemi açısından stratejik önem taşıyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre AB, 2021'den bu yana buhar krakeri kapasitesinin yaklaşık yüzde 15'ini, amonyak üretim kapasitesinin ise yaklaşık yüzde 9'unu kaybetti. Yüksek enerji ve hammadde maliyetleri, küresel rekabet ve değişen tedarik dengeleri sektörün önündeki önemli başlıklar arasında. Böyle bir dönemde üreticilerin yeni pazarlara ulaşması, alternatif tedarik kanalları geliştirmesi ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi çok daha önemli hale geliyor. Turkchem Eurasia'yı da tam olarak bu ihtiyaca yanıt veren bir platform olarak konumlandırıyoruz. Geçtiğimiz edisyonda 95 ülkeden 13 bin 897 profesyoneli İstanbul'da ağırladık. 2026'da da Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki stratejik konumunun sağladığı avantajla üreticileri, tedarikçileri, teknoloji sağlayıcıları ve satın alma profesyonellerini yeni ticari bağlantılar için bir araya getirmeyi hedefliyoruz” dedi. SEKTÖR PROFESYONELLERİ İÇİN KAYIT SÜRECİ BAŞLADI Online kayıt sisteminin açılmasıyla birlikte ziyaretçiler, fuar giriş kartlarını önceden oluşturarak etkinlik alanına QR kod ile hızlı giriş yapabilecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen kayıt işlemi sayesinde sektör profesyonelleri fuar ziyaretlerini önceden planlayabilecek; üreticiler, tedarikçiler, distribütörler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleriyle bir araya gelerek yeni iş geliştirme ve ticari iş birliği fırsatlarını değerlendirebilecek. Online kayıt işlemini tamamlayan ziyaretçilere dijital giriş kartları e-posta yoluyla iletilecek. 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek Turkchem Eurasia ve InterDye & Textile Printing Eurasia'yı ziyaret etmek isteyen sektör profesyonelleri, fuarların resmi internet sitesi üzerinden online kayıtlarını ücretsiz olarak tamamlayabiliyor. Online kayıt işlemini tamamlayan ziyaretçilere dijital giriş kartları iletilirken, fuar alanına QR kod sistemiyle hızlı giriş imkânı sunuluyor. ARTKİM GROUP HAKKINDA Artkim Group, 2002 yılından bu yana kimya ve bağlantılı endüstrilere yönelik uluslararası fuar organizasyonları, konferanslar, yayıncılık ve dijital iletişim faaliyetleriyle sektörün gelişimine katkı sağlayan organizasyonlar gerçekleştiriyor. Türkiye'de kimya sektörüne yönelik ilk uluslararası ihtisas fuarını hayata geçiren şirket, bugün Turkchem Eurasia başta olmak üzere düzenlediği uluslararası organizasyonlarla üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar ve sektör profesyonellerini aynı platformda buluşturuyor. Kimya sanayisinin küresel ölçekte rekabet gücünü desteklemeyi hedefleyen Artkim Group; oluşturduğu ticaret platformları, sektörel etkinlikler ve bilgi paylaşımını odağına alan çalışmalarıyla Türkiye'nin uluslararası kimya ticaretindeki konumunun güçlenmesine katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sanayisinde Küresel Rekabetin Rotası İstanbul Haber

Kimya Sanayisinde Küresel Rekabetin Rotası İstanbul

Avrupa Birliği'nde kimyasalların değerlendirilmesi, sınıflandırılması ve etiketlenmesine yönelik yeni düzenlemelerin 2026 itibarıyla sektör gündemini yeniden şekillendirdiği bir dönemde, üreticiler için yeni teknolojileri takip etmek ve uluslararası iş bağlantılarını güçlendirmek daha kritik hale geliyor. Bu dönüşümün bölgesel buluşma noktalarından 11. Turkchem Eurasia ile InterDye & Textile Printing Eurasia için online ziyaretçi kayıtları açıldı. 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek iki organizasyon, kimya ve tekstil kimyası sektörlerinden profesyonelleri yeni teknolojiler, üretim çözümleri ve ticari iş birlikleri odağında İstanbul'da bir araya getirecek. Turkchem Eurasia, geçtiğimiz edisyonda üç gün boyunca 95 ülkeden 13 bin 897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya ve Hindistan'dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem Eurasia'nın yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini bir kez daha gösterdi. KİMYA VE TEKSTİL KİMYASI AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞACAK Turkchem Eurasia; temel ve özel kimyasallar, petrokimya ürünleri, laboratuvar teknolojileri, proses ekipmanları, çevre teknolojileri, üretim çözümleri ve kimya sanayisinin farklı alt sektörlerini tek platformda buluşturacak. Eş zamanlı düzenlenecek InterDye & Textile Printing Eurasia ise tekstil kimyasalları, boyarmaddeler, pigmentler, dijital tekstil baskı teknolojileri ve tekstil terbiye çözümlerine odaklanarak tekstil kimyasalları sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirecek. Birbirini tamamlayan iki organizasyon, katılımcı firmalar ile profesyonel ziyaretçiler arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasına, ihracat odaklı iş birliklerinin geliştirilmesine ve sektördeki yeni teknolojilerin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Kuzey Afrika arasında üstlendiği stratejik ticaret köprüsü rolünü destekleyerek, Türk kimya sanayisinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün güçlenmesine katkıda bulunacak. AVRUPA'DAKİ KAPASİTE KAYBI KİMYA SANAYİSİNDE YENİ DENGELER YARATIYOR Küresel kimya sanayisinde rekabet koşullarının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler: “Kimya sanayisi bugün yalnızca kendi içinde değil, otomotivden tekstile, gıdadan ilaca kadar çok geniş bir üretim ekosistemi açısından stratejik önem taşıyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre AB, 2021'den bu yana buhar krakeri kapasitesinin yaklaşık yüzde 15'ini, amonyak üretim kapasitesinin ise yaklaşık yüzde 9'unu kaybetti. Yüksek enerji ve hammadde maliyetleri, küresel rekabet ve değişen tedarik dengeleri sektörün önündeki önemli başlıklar arasında. Böyle bir dönemde üreticilerin yeni pazarlara ulaşması, alternatif tedarik kanalları geliştirmesi ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi çok daha önemli hale geliyor. Turkchem Eurasia'yı da tam olarak bu ihtiyaca yanıt veren bir platform olarak konumlandırıyoruz. Geçtiğimiz edisyonda 95 ülkeden 13 bin 897 profesyoneli İstanbul'da ağırladık. 2026'da da Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki stratejik konumunun sağladığı avantajla üreticileri, tedarikçileri, teknoloji sağlayıcıları ve satın alma profesyonellerini yeni ticari bağlantılar için bir araya getirmeyi hedefliyoruz” dedi. SEKTÖR PROFESYONELLERİ İÇİN KAYIT SÜRECİ BAŞLADI Online kayıt sisteminin açılmasıyla birlikte ziyaretçiler, fuar giriş kartlarını önceden oluşturarak etkinlik alanına QR kod ile hızlı giriş yapabilecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen kayıt işlemi sayesinde sektör profesyonelleri fuar ziyaretlerini önceden planlayabilecek; üreticiler, tedarikçiler, distribütörler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleriyle bir araya gelerek yeni iş geliştirme ve ticari iş birliği fırsatlarını değerlendirebilecek. Online kayıt işlemini tamamlayan ziyaretçilere dijital giriş kartları e-posta yoluyla iletilecek. 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek Turkchem Eurasia ve InterDye & Textile Printing Eurasia'yı ziyaret etmek isteyen sektör profesyonelleri, fuarların resmi internet sitesi üzerinden online kayıtlarını ücretsiz olarak tamamlayabiliyor. Online kayıt işlemini tamamlayan ziyaretçilere dijital giriş kartları iletilirken, fuar alanına QR kod sistemiyle hızlı giriş imkânı sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR’dan Master Plan İçin Stratejik Adım Haber

SOCAR’dan Master Plan İçin Stratejik Adım

Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı. 61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak. Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye'nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim'i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim'i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye'nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BAYEGAN, Üretim İştiraki BYCHEM ile PLASTPOL Fuarı’nda Yerini Aldı Haber

BAYEGAN, Üretim İştiraki BYCHEM ile PLASTPOL Fuarı’nda Yerini Aldı

19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Polonya’da düzenlenen fuarda BYCHEM; sürdürülebilir üretim yaklaşımı, Ar-Ge odaklı yapısı ve yeni nesil termoplastik poliüretan (TPU) çözümleriyle sektör profesyonelleriyle buluştu. Türkiye’nin küresel petrokimya şirketi BAYEGAN’ın üretim iştiraki BYCHEM, 19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Polonya’da düzenlenen Plastpol 2026 Fuarı’nda uluslararası sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Avrupa’nın önemli plastik ve kauçuk endüstrisi buluşmalarından biri olarak kabul edilen fuarda BYCHEM, Ar-Ge odaklı, müşteriye özel spesifik çözümler sunan yeni nesil TPU ürünleriyle dikkat çekti. BYCHEM TPU serisi; otomotivden, kablo ve endüstriyel uygulamalara kadar birçok farklı sektörde sürdürülebilirlik, performans ve proses verimliliğini aynı noktada buluşturuyor. Plastik ve kauçuk işleme endüstrisinin her yıl gerçekleştirilen fuarı Plastpol’a 30 ülkeden yaklaşık 600 firma katıldı. Dünyanın dört bir yanından binlerce kişinin ziyaret ettiği fuar, bu yıl 30. kez düzenlendi. Avrupa Pazarında Yeni İş Birlikleriyle Varlığını Büyütüyor BYCHEM’in ilk kez yer aldığı Plastpol 2026, Avrupa pazarındaki büyüme hedefleri açısından önemli bir buluşma noktası oldu. Fuar boyunca müşteriler, iş ortakları ve sektör temsilcileriyle bir araya gelen BYCHEM, sektörün dönüşen ihtiyaçlarını yakından takip ederken yeni iş birlikleri ve büyüme fırsatlarına yönelik önemli temaslar gerçekleştirdi. Ar-Ge ve İnovasyon Odağında Yeni Nesil TPU Çözümleri BYCHEM, Plastpol 2026’da yüksek mekanik performans, dayanıklılık, esneklik ve kimyasal direnç özelliklerini bir arada barındıran; enjeksiyon, ekstrüzyon, laminasyon ve 3D baskı gibi farklı üretim süreçleriyle uyumlu, özelleştirilebilir ve yüksek performanslı çözümler sundu. Polimer teknolojisine odaklı ileri teknoloji cihazlarla donatılmış 3.300 metrekarelik Ar-Ge Merkezi’nde geliştirilen çözümler; geri dönüştürülebilir yapı, yüksek mekanik dayanım, üstün aşınma direnci, geniş sıcaklık aralığında esneklik ve %75’e kadar biyobazlı içerik gibi özellikleriyle dikkat çekti. BYCHEM, biyobazlı içeriklerin artırılması, gelişmiş UV stabilizasyon teknolojileri, yüksek dayanımlı özel TPU sistemleri ve çevre dostu üretim yaklaşımları üzerine yürüttüğü çalışmalarla geleceğin malzeme teknolojilerine yön verme hedefini, uluslararası arenada bir kez daha vurgulamış oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hürmüz Gerilimi ‘Arz’ı Vurdu  Sanayide Tedarik Ve Üretim Baskısı Derinleşiyor Haber

Hürmüz Gerilimi ‘Arz’ı Vurdu Sanayide Tedarik Ve Üretim Baskısı Derinleşiyor

Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda artan jeopolitik gerilim, yalnızca enerji fiyatlarını değil, petrokimya tedarik zincirinin tamamını etkileyen çok katmanlı bir krize dönüşmüş durumda. Enerji ve hammadde akışının aynı hatta yoğunlaştığı bu dar boğazda yaşanabilecek en küçük aksama dahi küresel piyasada zincirleme etkiler yaratırken, süreç artık sadece fiyat artışlarıyla sınırlı kalmıyor; doğrudan arz tarafında ciddi bir daralma riski ortaya çıkıyor. Bu tablo, sanayi üretimi açısından yönetilmesi giderek zorlaşan bir kırılganlığa işaret ediyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, söz konusu gelişmelerin Türkiye plastik sanayisi üzerinde doğrudan ve çok yönlü bir baskı oluşturduğunu belirterek, “Hürmüz hattında yaşanacak bir aksama yalnızca maliyetleri artırmaz; arzı daraltır, teslimat sürelerini uzatır ve üretim planlarını bozar. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, fiyat dalgalanmasının ötesinde, doğrudan arz tarafında yaşanan ciddi bir kırılmadır” ifadelerini kullandı. “Hürmüz’de en küçük risk bile küresel tedariki sarsıyor” Karadeniz, bölgede yaşanabilecek en küçük bir gerilimin dahi enerji ve petrokimya fiyatlarını anında yukarı çektiğine dikkat çekerek, bunun artık öngörülebilir bir risk değil, doğrudan küresel piyasaları sarsan bir kırılganlık haline geldiğini ifade etti. Hürmüz hattında oluşacak herhangi bir aksamanın yalnızca enerji piyasalarını değil, petrokimya tedarik zincirinin tamamını sekteye uğratacağını vurgulayan Karadeniz, bu durumun sanayi üretimini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Türkiye plastik sektörünün hammaddede büyük ölçüde dışa bağımlı olduğuna işaret eden Karadeniz, yaşanan gelişmelerin “uzak bir coğrafyada yaşanan sınırlı bir kriz” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun doğrudan üretim sürekliliğini, maliyetleri ve ihracat performansını etkileyen kritik bir sorun olduğunu dile getirdi. “Jeopolitik riskler ekonomiyi vuruyor” Hürmüz Boğazı’nda artan risklerin ekonomi ile jeopolitiğin en sert şekilde kesiştiği alanlardan biri haline geldiğini ifade eden Karadeniz, “Enerji, lojistik ve hammadde akışının aynı hatta sıkışması, zincirleme etkiler yaratıyor. Bu durum yalnızca sektörel değil, genel ekonomi üzerinde de ciddi sonuçlar doğuruyor” dedi. “Sanayici üzerindeki baskı derinleşiyor” Sahadaki etkilerin her geçen gün daha net hissedildiğini belirten çatı kuruluş PLASFED Başkanı, petrokimya hammaddelerinde fiyatların hızla yükseldiğini, tedarik sürelerinin uzadığını ve belirsizliğin derinleştiğini ifade etti. Bu sürecin sanayiciyi daha yüksek maliyetle stok yapmaya zorladığını, bunun da finansman yükünü artırdığını vurgulayan Karadeniz, aynı zamanda uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zayıfladığını ve Türk üreticisinin ciddi bir baskı altında kaldığını dile getirdi. Karadeniz, gelinen noktada sektörün yalnızca maliyet artışıyla değil, tedarik güvenliği riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, bu durumun sürdürülebilir üretim açısından kritik bir eşik oluşturduğunu ifade etti. “Alternatif tedarik artık zorunluluk” Sürecin yönetilebilmesi için acil ve stratejik adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Karadeniz, alternatif tedarik kanallarının hızla devreye alınmasının ve yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. PLASFED Başkanı Karadeniz, “Küresel kırılganlıkların bu kadar arttığı bir dönemde, sanayimizin dışa bağımlılığını azaltacak adımlar gecikmeden hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Üniversitesi ve Tüpraş İş Birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı  Haber

Ege Üniversitesi ve Tüpraş İş Birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı 

Lider enerji şirketi Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Ege Üniversitesi bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz – 14 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme fırsatı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından “Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası” verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: “Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.” Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite–sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi–sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında Haber

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında

Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmalarıyla hazırladığı “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlıklı raporda; Orta Doğu’daki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, ödeme yapamama risklerinin geniş tabanlı biçimde yeniden değerlendirilmesine yol açtığına ve ülke notlarındaki düşüşlerin, yükselmelerin önüne geçtiğine yer verildi. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve BAE olmak üzere beş ekonominin ödeme yapamama riskine ilişkin genel görünüm notu düşürülürken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan olmak üzere yalnızca üç ülkenin notu yükseltildi. Not indirimlerinin ise ya daha yüksek girdi fiyatları ve artan arz sıkıntılarının kârlılığı tehdit etmesi gibi birinci tur etkilerden ya da Birleşik Krallık’ın mali durumu gibi artan iç kırılganlıklardan kaynaklandığı raporda belirtildi. Enerji, cari denge ve maliye olmak üzere üçlü açık veren ekonomiler, özellikle Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya ve Etiyopya başta olmak üzere ikinci tur etkilerin yükünü taşımaya aday olurken; bunları Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın izlediği bilgisi raporda verildi. Raporda üçüncü tur etkilerin de giderek daha görünür hale geldiğini belirten uzmanlar, döviz rezervi birikiminin yavaşlaması ve daha sıkı dış finansman koşullarının; özellikle çatışmaya coğrafi olarak yakın ülkelerde ve zayıf dış tamponlar ile politika kısıtlarının kırılganlığı artırdığı ekonomilerde daha yüksek egemen risk primlerine ve artan borç servis maliyetlerine yol açtığına dikkat çekti. Ödeme yapamama riskleri artıyor Sektöre göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergelerin yani sektör risk notlarının, 2025 ortasından bu yana görülen iyileşme eğilimini tersine çevirerek belirgin biçimde kötüleştiği de raporda verilen bilgiler arasında. Ekonomistler raporda, özellikle küresel taşımacılık sektörü ile Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki enerji sektörünün ateş hattında yer aldığına dikkat çekti. Avrupa’da, 2022 enerji krizinden bu yana zaten baskı altında olan enerji-yoğun şirketlerin, çok daha dar marjlarla karşı karşıya olduğuna raporda dikkat çekildi. Rapora göre 2022 sonundan bu yana en keskin dengelerden biri; 21 sektörün notunun indirilmesine karşın yalnızca altı sektörün notunun yükseltilmesi oldu. Enerji ve taşımacılık odaklı sektörler krizin merkez üssünde Uzmanlar, tahminlerinde yer alan not indirimlerinin yarısından fazlasını Körfez ülkelerinde, özellikle enerji ve taşımacılıkla bağlantılı sektörlerin oluşturduğunu ve bu sektörlerin krizin merkez üssünde yer aldığını raporda belirtti. Gemi yakıtı fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken bu durumun deniz taşımacılarının toplam işletme maliyetlerini yüzde 25 yükselttiği raporda vurgulandı. Rapora göre navlun ücretleri ise yüzde 16 ile yalnızca sınırlı ölçüde artarken, zayıf talep ortamında marjlar sıkıştı. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaştı Dünya jet yakıtının yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da rapordaki bilgiler arasında. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70’e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı. Bununla birlikte sektörün, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi. Kırılganlıkların, zaten zayıflamış sektörlerde de yeniden ortaya çıktığı; özellikle Avrupa’daki kimya ve metal sektörlerinin bu durumdan etkilendiği ve şokun yayılma alanının genişlediği de verilen bilgiler arasında. Raporda, Avrupa’da sanayide nihai enerji tüketiminin yüzde 40’ının doğal gazdan geldiği; bunun da zaten küçülme sürecindeki kimya, çelik ve çimento sektörlerini 2026’da daha da zor durumda bıraktığı yorumu da yer aldı. Enerji yoğun sektörler doğrudan etkileniyor Allianz Trade’in raporuna göre Avrupa’da ulaşım sektörünün ötesinde, enerji yoğun sektörler bölgede en hızlı ve doğrudan etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Kimya, çelik ve çimento sektörlerinin Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini en güçlü şekilde hissettiği belirtilirken; İran’daki çatışmanın, Avrupa’nın süregelen enerji kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Raporda, doğal gazın, sanayi genelinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi veriliyor. Allianz Trade’in raporunda, kimya sektörü açısından durumun özellikle endişe verici olduğuna çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, 2022’den bu yana sektörü etkileyen enerji krizini daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Bölgedeki kimyasal üretim seviyelerinin, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından önceki döneme kıyasla hâlâ oldukça düşük seviyede olduğu; petrokimya ürünlerinin ise 2025 yılında yıllık bazda yüzde 10,2 ile en sert düşüşü kaydettiği raporda belirtildi. Bu olumsuz eğilimin kısa vadede toparlanmasını olası görmediklerini belirten Allianz Trade ekonomistlerine göre bunun başlıca nedenleri; süregelen zayıf talep, rekabetçi olmayan doğal gaz fiyatları ve kritik bir petrokimyasal hammadde tedarikçisi olan Orta Doğu’nun ek bir rahatlama sağlayamaması. Öte yandan uzmanlar, enerji, petrokimya ve temel inorganik ürünlerin örneğin gübreler için en büyük tekil işletme maliyet kalemi olduğuna; petrokimyanın yüzde 35 ve temel inorganik ürünlerin yüzde 50 paya sahip olduğuna raporda dikkat çekti. Aynı zamanda bu iki segmentin birlikte, bölgenin kimya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi de raporda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.