Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Petrokimya

Kapsül Haber Ajansı - Petrokimya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrokimya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Üniversitesi ve Tüpraş İş Birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı  Haber

Ege Üniversitesi ve Tüpraş İş Birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı 

Lider enerji şirketi Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Ege Üniversitesi bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz – 14 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme fırsatı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından “Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası” verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: “Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.” Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite–sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi–sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında Haber

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında

Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmalarıyla hazırladığı “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlıklı raporda; Orta Doğu’daki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, ödeme yapamama risklerinin geniş tabanlı biçimde yeniden değerlendirilmesine yol açtığına ve ülke notlarındaki düşüşlerin, yükselmelerin önüne geçtiğine yer verildi. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve BAE olmak üzere beş ekonominin ödeme yapamama riskine ilişkin genel görünüm notu düşürülürken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan olmak üzere yalnızca üç ülkenin notu yükseltildi. Not indirimlerinin ise ya daha yüksek girdi fiyatları ve artan arz sıkıntılarının kârlılığı tehdit etmesi gibi birinci tur etkilerden ya da Birleşik Krallık’ın mali durumu gibi artan iç kırılganlıklardan kaynaklandığı raporda belirtildi. Enerji, cari denge ve maliye olmak üzere üçlü açık veren ekonomiler, özellikle Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya ve Etiyopya başta olmak üzere ikinci tur etkilerin yükünü taşımaya aday olurken; bunları Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın izlediği bilgisi raporda verildi. Raporda üçüncü tur etkilerin de giderek daha görünür hale geldiğini belirten uzmanlar, döviz rezervi birikiminin yavaşlaması ve daha sıkı dış finansman koşullarının; özellikle çatışmaya coğrafi olarak yakın ülkelerde ve zayıf dış tamponlar ile politika kısıtlarının kırılganlığı artırdığı ekonomilerde daha yüksek egemen risk primlerine ve artan borç servis maliyetlerine yol açtığına dikkat çekti. Ödeme yapamama riskleri artıyor Sektöre göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergelerin yani sektör risk notlarının, 2025 ortasından bu yana görülen iyileşme eğilimini tersine çevirerek belirgin biçimde kötüleştiği de raporda verilen bilgiler arasında. Ekonomistler raporda, özellikle küresel taşımacılık sektörü ile Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki enerji sektörünün ateş hattında yer aldığına dikkat çekti. Avrupa’da, 2022 enerji krizinden bu yana zaten baskı altında olan enerji-yoğun şirketlerin, çok daha dar marjlarla karşı karşıya olduğuna raporda dikkat çekildi. Rapora göre 2022 sonundan bu yana en keskin dengelerden biri; 21 sektörün notunun indirilmesine karşın yalnızca altı sektörün notunun yükseltilmesi oldu. Enerji ve taşımacılık odaklı sektörler krizin merkez üssünde Uzmanlar, tahminlerinde yer alan not indirimlerinin yarısından fazlasını Körfez ülkelerinde, özellikle enerji ve taşımacılıkla bağlantılı sektörlerin oluşturduğunu ve bu sektörlerin krizin merkez üssünde yer aldığını raporda belirtti. Gemi yakıtı fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken bu durumun deniz taşımacılarının toplam işletme maliyetlerini yüzde 25 yükselttiği raporda vurgulandı. Rapora göre navlun ücretleri ise yüzde 16 ile yalnızca sınırlı ölçüde artarken, zayıf talep ortamında marjlar sıkıştı. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaştı Dünya jet yakıtının yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da rapordaki bilgiler arasında. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70’e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı. Bununla birlikte sektörün, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi. Kırılganlıkların, zaten zayıflamış sektörlerde de yeniden ortaya çıktığı; özellikle Avrupa’daki kimya ve metal sektörlerinin bu durumdan etkilendiği ve şokun yayılma alanının genişlediği de verilen bilgiler arasında. Raporda, Avrupa’da sanayide nihai enerji tüketiminin yüzde 40’ının doğal gazdan geldiği; bunun da zaten küçülme sürecindeki kimya, çelik ve çimento sektörlerini 2026’da daha da zor durumda bıraktığı yorumu da yer aldı. Enerji yoğun sektörler doğrudan etkileniyor Allianz Trade’in raporuna göre Avrupa’da ulaşım sektörünün ötesinde, enerji yoğun sektörler bölgede en hızlı ve doğrudan etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Kimya, çelik ve çimento sektörlerinin Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini en güçlü şekilde hissettiği belirtilirken; İran’daki çatışmanın, Avrupa’nın süregelen enerji kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Raporda, doğal gazın, sanayi genelinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi veriliyor. Allianz Trade’in raporunda, kimya sektörü açısından durumun özellikle endişe verici olduğuna çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, 2022’den bu yana sektörü etkileyen enerji krizini daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Bölgedeki kimyasal üretim seviyelerinin, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından önceki döneme kıyasla hâlâ oldukça düşük seviyede olduğu; petrokimya ürünlerinin ise 2025 yılında yıllık bazda yüzde 10,2 ile en sert düşüşü kaydettiği raporda belirtildi. Bu olumsuz eğilimin kısa vadede toparlanmasını olası görmediklerini belirten Allianz Trade ekonomistlerine göre bunun başlıca nedenleri; süregelen zayıf talep, rekabetçi olmayan doğal gaz fiyatları ve kritik bir petrokimyasal hammadde tedarikçisi olan Orta Doğu’nun ek bir rahatlama sağlayamaması. Öte yandan uzmanlar, enerji, petrokimya ve temel inorganik ürünlerin örneğin gübreler için en büyük tekil işletme maliyet kalemi olduğuna; petrokimyanın yüzde 35 ve temel inorganik ürünlerin yüzde 50 paya sahip olduğuna raporda dikkat çekti. Aynı zamanda bu iki segmentin birlikte, bölgenin kimya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi de raporda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı Haber

Kimya Sektörü Mart Ayında 3 Milyar Dolarlık İhracata İmza Attı

Sektör, yılın ilk çeyreğini 7,5 milyar dolarlık ihracatla kapatırken, Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü olma unvanını sürdürdü. Türkiye’nin ihracat lokomotiflerinden kimya sektörü, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda Mart ayında da küresel pazarlardaki etkinliğini devam ettirdi. Sektör, 2,7 milyar dolar olan geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 8,7 artırırken, 2026’nın ilk üç ayında gerçekleştirdiği ihracat 7,5 milyar doları aştı. Kimya sektörünün Mart ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmeler, yakın coğrafyamızdaki sıcak savaşların etkilerine rağmen Mart ayında kimya sektörü ihracatımızı artırmayı başardık. Mart ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. İlk üç aylık dönemde sektör ihracatımız 7,5 milyar doları aştı. İçinde bulunduğumuz olumsuz koşulları göz önüne aldığımızda, bu artışı büyük bir başarı olarak görüyor, ihracatçılarımızla gurur duyuyoruz. Özellikle körfez bölgesinde yaşanan gerilimler enerji ve petrol fiyatlarında dalgalanmalara, lojistik hatlarda aksamalara ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmalara neden olabiliyor. Bu durum, enerji ve petrokimya girdilerine bağımlı olan sektörümüz açısından maliyet baskısını artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Diğer yandan Avrupa başta olmak üzere yakın coğrafyalarda tedarik güvenliğinin yeniden önem kazanması hem Türk kimya sektörü için hem diğer sektörlerimiz için rekabet avantajı yaratacaktır. Küresel ekonomide başta enflasyon olmak üzere pek çok olumsuz etkiye sebep olan savaşların en kısa zamanda bitmesini temenni ediyoruz. Bu süreçte İKMİB olarak yakın ve alternatif pazarlarda ihracatın artırılması, pazar çeşitliliğinin güçlendirilmesi ve ticaret heyetleri ile sektörel iş birliklerinin artırılmasına öncelik veriyor, ihracatçılarımıza destek oluyoruz. Mevcut performansımızı daha ileri taşımak ve ihracatımızı artırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Üretim Zincirleri Dönüşürken Gözler Türkiye’deki İş Birliklerine Çevriliyor Haber

Küresel Üretim Zincirleri Dönüşürken Gözler Türkiye’deki İş Birliklerine Çevriliyor

Sektörün 2026 yılının ilk iki ayında gerçekleştirdiği toplam ihracat ise 4,5 milyar doları aştı. Yıllık bazda 30 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşan kimya sanayii, Türkiye’nin üretim ve ihracat altyapısında stratejik bir rol üstleniyor. “KİMYA SANAYİİ ASLINDA SANAYİNİN OMURGASI” Küresel üretim zincirlerinde kimya sektörünün oynadığı role dikkat çeken Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, “Kimya sanayi çoğu zaman yalnızca plastik, petrokimya veya kimyasal üretim başlığıyla değerlendirilir. Oysa sektörün gerçek etkisi üretim zincirinde ortaya çıkar. Bugün otomotivden savunma sanayine, tekstilden tarıma, enerjiden ilaç ve sağlık teknolojilerine kadar 27 farklı sektör kimya sanayisinin sağladığı hammaddelere ve ara ürünlere doğrudan bağlıdır. Bu nedenle kimya sanayi aslında sanayinin görünmeyen omurgasıdır,” dedi. Kimya sektörünün yalnızca nihai ürün üreten bir alan olmadığını vurgulayan Güler, “Bir otomobilin üretiminden bir ilacın geliştirilmesine, gıda ambalajından enerji teknolojilerine kadar çok geniş bir üretim ekosisteminin temel girdileri kimya sanayisinden geliyor. Bu nedenle sektör yalnızca kendi ihracatıyla değil, diğer sektörlerin üretim kapasitesine sağladığı katkıyla da ekonomide kritik bir rol üstleniyor,” ifadelerini kullandı. KÜRESEL DÖNÜŞÜM YENİ İŞ BİRLİKLERİNİ ZORUNLU KILIYOR Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların sektörün üretim haritasını yeniden şekillendirdiğini belirten Güler, “Kimya sektörü bugün yalnızca üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme ve sürdürülebilir üretim süreçleri açısından da büyük bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşüm sürecinde sektör oyuncularının bilgi paylaşımı yapabileceği, yeni iş birlikleri geliştirebileceği uluslararası platformlar çok daha kritik hale geliyor,” dedi. SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA Sektördeki bu dönüşüm sürecinin üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, “Kimya sanayi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor,” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Yarım Asırlık İki Devasa Senkron Motoru Yeniledi Haber

ABB Yarım Asırlık İki Devasa Senkron Motoru Yeniledi

İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, Türkiye’nin önde gelen petrokimya şirketlerinden birine ait 7 MW ve 2,65 MW gücündeki iki senkron motorun kapsamlı yenileme ve modernizasyon çalışmalarını başarıyla tamamladı. 1978 yılında imal edilen motorların stator, rotor ve ikaz sistemleri dahil olmak üzere tüm sargıları ve ilgili komponentleri tamamen yenilendi. ABB’nin İzmir’deki tesisinde gerçekleştirilen proje, klasik bir onarım sürecinin ötesine geçerek kapsamlı bir modernizasyon projesi olarak yürütüldü. Toplam 16 haftada tamamlanan projede, servis merkezinde görev yapan ekipler koordineli şekilde çalıştı. Süreç boyunca sürekli olarak sekiz kişilik uzman ekip projede görev alırken, belirli dönemlerde servis merkezindeki tüm ekip projeye destek verdi. ABB Türkiye Hareket Servis Operasyonları ve İzmir Şube Müdürü Tamer Kuzgunkaya, projeye ilişkin değerlendirmesinde, “50 yıla yakın süredir işletmede olan bu motorların, orijinal tasarım ve mühendislik kriterlerine birebir uygun veya daha üstün malzemeler kullanılarak yenilenmesi yüksek teknik uzmanlık ve disiplinli koordinasyon gerektiriyor. Satış ve satın alma süreçlerinden İzmir tesisimizdeki demontaj, ekspertiz ve onarım çalışmalarına; sahadaki demontaj ve montaj operasyonlarına kadar tüm ekiplerimiz tam uyum içinde çalıştı. Bu projeyi başarıyla tamamlamamız, teknik yetkinliğimizin ve organizasyonel gücümüzün somut bir göstergesidir” ifadelerini kullandı. Bu motorlar senkron motor karakteristiğine sahip olmaları ve 214 rpm ile 333 rpm gibi oldukça düşük devirlerde çalışmaları nedeniyle son derece yüksek tork gereksinimine sahip bulunuyor. Bu gereksinim, rotor–stator geometrilerinin boyutlandırılmasından fiziksel hacimlerine kadar birçok mühendislik parametresini doğrudan etkiliyor. Ağırlıkları 75 ve 43 ton olan bu motorların tüm sargı ve komponentlerin tamamen yenilenmiş olması projeyi standart bir bakım çalışmasının ötesine taşıyor. Kapsamlı bir modernizasyonu içeren bu proje, büyük ölçekli senkron motorlarda kapsamlı sargı yenileme ve modernizasyon alanında ABB’nin mühendislik kapasitesini ve servis organizasyonunun koordinasyon gücünü ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BAYEGAN ve Petrokimya Üreticisi Tasnee Arasındaki İş Birliği Sürüyor Haber

BAYEGAN ve Petrokimya Üreticisi Tasnee Arasındaki İş Birliği Sürüyor

Türkiye’nin küresel petrokimya şirketi BAYEGAN, Suudi Arabistan’ın öncü petrokimya üreticisi Tasnee ile münhasır distribütörlük anlaşmasını yeniledi. Kimya ve polimer alanlarındaki anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, 3 Şubat 2026’da Riyad’da düzenlenen Türk-Suudi Yatırım Forumu’nda BAYEGAN CEO’su Burcu Olcay Üstüner ile Tasnee CEO’su Fawaz Al Fawaz tarafından imzalandı. “Tasnee ile iş birliğimiz karşılıklı güvene, kalite ve hizmet odaklı ortak bir vizyona dayanıyor” Suudi Arabistan’ın lider sanayi kuruluşlarından Tasnee’nin, yıllardır Türkiye’deki tek distribütörü olmaktan gurur duyduklarını ifade eden BAYEGAN CEO’su Burcu Olcay Üstüner, Tasne ile stratejik iş birliklerinin karşılıklı güvene, kalite ve hizmet odaklı ortak bir vizyona dayandığını vurguladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında güçlenen ilişkilerin, ikili ekonomik iş birliği ve ticareti olumlu etkilediğini ve ülkeler arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını belirten Üstüner, “Yenilenen iş birliğiyle birlikte Polietilen, Bütil Akrilat ve SAP (Süper Emici Polimer) ürün gruplarında müşterilerimize en iyisini sunmayı, Türkiye pazarında arz sürekliliğini güçlendirmeyi, sanayi ve üretim sektörlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek kalite standartlarını kesintisiz şekilde karşılamayı hedefliyoruz.” dedi. “BAYEGAN, Tasnee ürünlerinin Türkiye’de istikrarlı ve etkin şekilde temsil edilmesine katkı sağlıyor” Tasnee CEO’su Fawaz Al Fawaz da “BAYEGAN ile Türkiye pazarında uzun yıllardır sürdürdüğümüz başarılı iş birliğini yenilemekten memnuniyet duyuyoruz. BAYEGAN’ın yerel pazardaki güçlü konumu ve uzmanlığı, Tasnee ürünlerinin Türkiye’de istikrarlı ve etkin şekilde temsil edilmesine önemli katkı sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu. BAYEGAN; 85 yıllık tecrübesiyle petrokimya sektöründe global tedarik, pazarlama, satış ve dağıtım faaliyetleri yürütüyor. Petrokimya sektörünün devleriyle iş birliği yapan BAYEGAN, operasyonlarıyla 5 kıtada 120 ülkeye ulaşırken 3 bini aşkın iş ortağıyla çalışıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkchem Eurasia 2026 Devlet Destekli Güçlenen Yapısıyla Dikkat Çekiyor Haber

Turkchem Eurasia 2026 Devlet Destekli Güçlenen Yapısıyla Dikkat Çekiyor

5973 Sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar’da yapılan yeni düzenleme ile birlikte, 2026 yılından itibaren yurt içi fuar destekleri her bir prestijli fuar için ayrı ayrı belirlenen “desteğe esas tutar” üzerinden değerlendiriliyor ve katılımcı firmalar açısından daha ölçülebilir bir çerçeve sunuyor. 2026 yılı itibarıyla prestijli yurt içi fuarlara yönelik olarak uygulanan bu düzenleme kapsamında, Turkchem Eurasia 2026 için geçerli m² bazlı destek tutarı 5.307 TL olarak belirlenmiş durumda. Aynı düzenleme çerçevesinde, 2026 Prestijli Yurt İçi Fuar Katılımcı Desteği için firma başına uygulanabilecek üst limit ise 1.292.800 TL olarak açıklandı. Bu uygulama, firmaların fuar alanı planlamasını ve katılım bütçelerini net kriterler üzerinden şekillendirmelerine imkân tanıyor. TURKCHEM EURASIA 2026, 11. KEZ SEKTÖRÜ BİR ARAYA GETİRMEYE HAZIRLANIYOR İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia, kimya sanayisinin Avrasya bölgesindeki en köklü ve kapsamlı uluslararası organizasyonlarından biri olarak 2026 yılında 11. kez gerçekleştirilecek. İstikrarlı biçimde büyüyen yapısı ve genişleyen uluslararası katılım profiliyle fuar, yıllar içinde sektör için güçlü bir referans noktası haline geldi. Önceki edisyonlarında, kimya sanayisinin farklı alt segmentlerinden yerli ve yabancı yüzlerce firmayı ve binlerce profesyonel ziyaretçiyi bir araya getiren Turkchem Eurasia; özel ve spesifik kimyasallar, genel kimyasallar, petrokimya, hammadde ve yardımcı maddeler başta olmak üzere sektörün tüm alt bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Bu kapsamlı yapı, katılımcılara yalnızca ürün ve çözümlerini sergileme imkânı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda bilgi paylaşımını, yeni iş birliklerini ve sürdürülebilir ticaret ilişkilerini destekleyen güçlü bir etkileşim alanı oluşturuyor. Turkchem Eurasia 2026’nın da önceki organizasyonlardan edinilen deneyim doğrultusunda; nitelikli katılımcı ve ziyaretçi profiliyle, kimya sanayisinin bölgesel ve küresel ölçekteki etkileşimini artıran, iş geliştirme odaklı bir organizasyon olarak 25–27 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Holding ve SJ Group'tan Ceyhan'a Stratejik Hamle Haber

Rönesans Holding ve SJ Group'tan Ceyhan'a Stratejik Hamle

Türkiye'nin önde gelen inşaat ve yatırım gruplarından Rönesans Holding, dünyanın önde gelen kentsel, altyapı ve endüstriyel gelişim danışmanlık şirketlerinden SJ Group ile önemli bir iş birliğine imza attı. Bu stratejik ortaklık, Ceyhan Endüstri Bölgesi (DAPEK)'nin uzun vadeli vizyonunu güçlendirmeyi hedefliyor. Ceyhan, Yeni Nesil Sanayi Merkezine Dönüşüyor Adana'nın Ceyhan ilçesinde, yaklaşık 1.300 hektarlık dev bir alana yayılan DAPEK, bünyesindeki konteyner limanı ve sıvı dökme yük terminali ile Doğu Akdeniz'in en önemli sanayi merkezlerinden biri olma potansiyeli taşıyor. Bölge, hali hazırda önemli projelere ev sahipliği yapıyor: Sonatrach ortaklığında yürütülen polipropilen üretim tesisi Stolt-Nielsen Limited ile geliştirilen sıvı dökme kimyasal terminali projesi Özellikle 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanan 2 milyar dolarlık Ceyhan Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Terminal Projesi, Türkiye'de bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük özel sektör yatırımlarından biri olma özelliğini taşıyor. SJ Group'un Küresel Uzmanlığı Ceyhan'da Bu iş birliğiyle birlikte, küresel petro-kimya ve endüstriyel kümelerde stratejik danışmanlık deneyimiyle bilinen SJ Group, Ceyhan Endüstri Bölgesi'ne endüstriyel planlama ve yönetim konularındaki derin uzmanlığını aktaracak. SJ Group, geçmişte Singapur'daki ünlü Jurong Island Enerji ve Kimya Merkezi gibi dünya çapında başarılı projelere imza atmış bir geçmişe sahip.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.