Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pilot Uygulama

Kapsül Haber Ajansı - Pilot Uygulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pilot Uygulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği Haber

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği

Kızılay Lojistik, depo operasyonlarının dijital dönüşümü için Çözüm Teknoloji ile Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesini hayata geçiriyor. Kızılay Teknoloji’nin desteğiyle yürütülen proje, depo süreçlerinin daha etkin ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Kızılay Lojistik Genel Müdürlüğünde Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Çözüm Teknoloji Genel Müdürü Özcan Öztürk ve Kızılay Teknoloji Genel Müdürü Fatih Türkoğlu’nun katılımıyla imzalanan anlaşmayla, Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarındaki operasyonlar, Kızılay’a özgü sistem altyapısı ve belirlenen standartlar çerçevesinde yönetiliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri de Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Projenin ilk pilot uygulaması 1 Kasım’da devreye alınıyor. Depo süreçleri uçtan uca dijitalleşiyor Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesiyle ürünlerin depoya kabulünden sevkiyatına kadar tüm süreçler dijital ortamda yürütülüyor. Mal kabul, barkodlama, adresleme, yerleştirme, stok yönetimi, FIFO/FEFO uygulamaları, lot ve seri numarası takibi, ikmal, sipariş toplama, paketleme, sevkiyat, sayım ve raporlama gibi operasyonlar tek bir platform üzerinden yönetiliyor. WMS sistemi, SAP ERP sistemiyle entegre çalışarak depo operasyonları ile kurumsal kaynak planlama süreçleri arasında kesintisiz veri akışı sağlıyor. Yeni sistem stok doğruluğunu artırıyor, operasyonel hataları azaltıyor, depo alanı ve iş gücünün daha verimli kullanılmasını ve işlemlerin hızlanmasını sağlıyor; yöneticilere anlık, güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyor. Proje ilk aşamada Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarında hayata geçiriliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri ise Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Kızılay’ın sistem altyapısı ve belirlenen süreç ve veri standartları doğrultusunda yürütülen proje; saha analizleri, entegrasyon, pilot uygulama ve kademeli yaygınlaştırma adımlarıyla ilerliyor. “Depo operasyonlarımızı dijital altyapıyla daha güçlü hale getiriyoruz” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, yeni sistemle depo operasyonlarında verimlilik ve izlenebilirliği artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Axata/WM projesiyle farklı lokasyonlardaki depo operasyonlarımızı sistem altyapımız ve belirlediğimiz standartlar doğrultusunda yönetiyor, stoklarımızı gerçek zamanlı izliyoruz. SAP ERP sistemimizle entegre çalışan bu yapı, depo süreçlerindeki veri akışını da güçlendiriyor. Bu altyapı, özellikle afet ve acil durumlarda kritik malzemelerin hangi noktalarda bulunduğunu anlık olarak görmemizi ve ihtiyaç duyulan sevkiyatları hızlı ve doğru şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Böylece depo süreçlerimizi daha verimli yönetirken afet lojistiği kapasitemizi de güçlendiriyoruz.” Lojistik gücünü ihtiyaç duyulan her noktada değere dönüştüren Kızılay Lojistik, Türk Kızılay’ın insani yardım ve sosyal hizmet çalışmalarına kaynak sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÖBB, Alpbach’ta Otonom Otokar e‑Centro ile Yolcu Taşımaya Başladı Haber

ÖBB, Alpbach’ta Otonom Otokar e‑Centro ile Yolcu Taşımaya Başladı

Avusturya’nın Tirol bölgesinde yaklaşık 120 yıl önce, Ağustos 1907’de, Neumarkt’tan Predazzo’ya (Güney Tirol-Trentino) yapılan ilk posta otobüsü yolculuğu ile Avusturya’nın ulaşım tarihinde bir dönüm noktası yaşanmıştı. Avrupa Forumu Alpbach 2026’da ülkenin önde gelen taşımacılık şirketi ÖBB yeni bir sayfa açıyor ve Avusturya’da ilk kez SAE Seviye 4’e uygun tam otonom sürüş fonksiyonuna sahip elektrikli bir otobüsü yolcu taşımacılığında kullanıyor. Otonom Otokar e‑Centro, Alpbach içinde belirlenmiş bir güzergâhta yolcuları taşıyor. Pilot uygulama kapsamında ulaşım ücretsiz olarak sunuluyor. Zorlu topoğrafya, dar sokaklar ve yoğun trafik ortamında tam otonom bir otobüsün kullanılması, geleceğin mobilitesi için önemli bir pratik test niteliğinde. ÖBB CEO’su Andreas Matthä, “Yenilikçi teknolojiler yalnızca laboratuvar ortamında değil, gerçek koşullarda da test edilmelidir. Toplu taşımayı adım adım geliştirebilmemiz için bu tür pratik deneyimler kritik öneme sahiptir,” dedi. Alpbach’taki uygulama hakkında Otokar Avrupa şirketi Ticari Direktörü Anna Mejer ise şunları söyledi: “ÖBB’nin toplu taşımadaki geniş uzmanlığını Otokar’ın otonom mobilitedeki deneyimiyle birleştiren bu proje, otonom toplu taşımanın geleceği için sağlam bir temel oluşturuyor. Bu önemli yolculuğun parçası olmaktan ve Avusturya’nın otonom toplu taşıma deneyimini gerçek uygulamalarla katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz.” Geleceğin Mobilitesi İçin Kilit Teknoloji ÖBB, otonom sürüşü geleceğin toplu taşımacılığı için kilit teknoloji olarak görüyor. Amaç, otonom araçların toplu taşımayı nasıl tamamlayabileceğini ve ek mobilite hizmetleri yaratabileceğini ortaya koymak. Alpbach’taki pilot uygulamadan elde edilen bulgular, sonraki projelerin temelini oluşturacak. Bir sonraki adımda, Otokar’ın tam otonom e‑Centro’su Vorarlberg’deki Wolfurt kampüsünde sanayi parkındaki şirketleri S‑Bahn’a bağlayacak. Uluslararası Deneyimden Güç Alan Teknoloji Otokar’ın kendi mühendislik uzmanlığıyla geliştirdiği tamamen elektrikli Otonom e‑CENTRO kullanılacak. Araç SAE Seviye 4 teknolojisine sahip olup tanımlanmış alanlarda otonom sürüş görevini üstlenebiliyor. Avusturya yasaları gereği araçta bir güvenlik sürücüsü bulunuyor. Otokar, Madrid dahil olmak üzere Avrupa’da otonom taşımacılıkta deneyim sahibi ve bu deneyimleri şimdi Avusturya’daki uygulamalara aktarıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı Haber

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı

Avrupa’da elektrikli ve otonom toplu ulaşım dönüşümünün öncü markalarından Karsan, gerçek yol koşullarında çalışan ileri teknoloji çözümlerine bir yenisini daha ekliyor. Hollanda’nın en önemli turizm destinasyonlarından Efteling’de hizmete başlayacak olan Otonom e-ATAK, toplamda yaklaşık 6 kilometrelik bir güzergâhta faaliyet gösterecek. Araç, güzergâh üzerinde Efteling Hoofdingang ile Wonderhotel durakları arasında, karma trafik içerisinde SAE Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle yolcu taşıyacak. Engelli erişimine uygun olarak tasarlanan ve ücretsiz hizmet verecek olan araç, Efteling’in ana toplu ulaşım durağı ile bölgedeki oteller, konaklama alanları ve ziyaretçi tesisleri arasındaki ulaşımı sağlayacak. Böylece proje, otonom teknolojinin yanı sıra erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir mobilite yaklaşımını da destekleyecek. Otonom mobilitenin geleceği için Efteling’de Güç Birliği! Projenin resmi açılışı 10 Ağustos 2026 tarihinde Efteling’de gerçekleştirildi. Açılış törenine Karsan’ın yanı sıra Efteling, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, Hollanda Araç Otoritesi RDW, Dutch Automated Mobility, AON ve ADASTEC temsilcileri katıldı. Hollanda ulusal basını ile sektörel medya kuruluşlarının da takip ettiği açılış, kamu otoritelerini, teknoloji şirketlerini ve toplu ulaşım işletmecilerini bir araya getiren önemli bir buluşmaya sahne oldu. Karsan, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, SmartwayZ.NL, Dutch Automated Mobility, Applied Autonomy ve ADASTEC iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Avrupa’da kamu ve özel sektörün otonom mobilitenin geleceği için oluşturduğu güçlü iş birliğinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Otonom e-ATAK’tan Hollanda’da Yeni Bir Kilometre Taşı! Karsan’ın otonom mobilite alanında yalnızca çözüm geliştiren değil, bu teknolojiyi gerçek yol ve yolcu operasyonlarında başarıyla uygulayan öncü bir marka olduğunu söyleyen Karsan CEO’su Utku Ayyarkın, şu değerlendirmede bulundu: “Mobilitenin geleceğinin elektrikli ve otonom teknolojiler üzerinde şekillendiğine inanıyoruz. Karsan olarak geliştirdiğimiz ve gerçek yol koşullarında hizmete sunduğumuz çözümlerle bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Otonom e-ATAK ile Amerika Birleşik Devletleri’nden Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada çok önemli kilometre taşlarına imza attık. Efteling projesi de otonom toplu ulaşımın günlük yaşamın doğal bir parçası hâline geldiğini gösteren çok kıymetli bir uygulama olacak. Bu projeyle Hollanda’daki otonom mobilite deneyimimizi daha ileri taşırken, geleceğin toplu ulaşım çözümlerini bugünden gerçek hayatın bir parçası haline getirmeye devam ediyoruz” Karsan’ın uluslararası büyüme stratejisinde ileri teknoloji çözümlerinin belirleyici bir role sahip olduğunu vurgulayan Utku Ayyarkın sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktada Karsan artık yalnızca yenilikçi araçlar üreten bir otomotiv markası değil; şehirlerin, bölgelerin ve ulaşım işletmecilerinin dönüşümüne yön veren teknoloji odaklı bir mobilite çözüm ortağı. Efteling gibi yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan, dünya çapında bilinen bir destinasyonda Otonom e-ATAK’ın tercih edilmesi, teknolojimizin ulaştığı olgunluğun ve iş ortaklarımızın Karsan’a duyduğu güvenin önemli bir göstergesi. Avrupa başta olmak üzere küresel ölçekte otonom toplu ulaşımın yaygınlaşmasına öncülük etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Karsan’ın Otonom e-ATAK teknoloji partneri, ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Rotterdam The Hague Havalimanı’nda Hollanda’nın ilk otonom otobüs operasyonunu hayata geçirmemizin ardından, Efteling projesiyle Kuzey Brabant’ta da bir ilke imza atıyoruz. Kamuya açık yolların yanı sıra özel alanlarda; bisikletliler, yayalar ve otel trafiğiyle birlikte hizmet verecek bu proje, kendini kanıtlamış SAE Seviye-4 otonom toplu taşıma teknolojisini dinamik ve gerçek yaşam koşullarıyla buluşturuyor. Karsan ve proje ortaklarımızla birlikte, Hollanda’da otonom toplu taşımanın daha geniş ölçekte yaygınlaşması yolunda önemli bir adım daha atmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” Hollanda’da ikinci Karsan otonom projesi! Efteling projesi, Karsan’ın Rotterdam The Hague Airport operasyonunun ardından Hollanda’da hayata geçirdiği ikinci otonom otobüs uygulaması olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 2 ay sürmesi planlanan pilot uygulama boyunca yolcu deneyimi, operasyonel performans ve saha verileri ayrıntılı biçimde analiz edilecek. Elde edilecek sonuçların, Hollanda’da ve Avrupa’nın diğer bölgelerinde hayata geçirilmesi planlanan gelecekteki otonom toplu ulaşım projelerine katkı sağlaması hedefleniyor. 12 ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı! Karsan Otonom e-ATAK, bugüne kadar farklı coğrafyalarda hayata geçirilen projelerle otonom toplu ulaşım alanında dünyanın en deneyimli araçlarından biri konumuna ulaştı. İlk kez 2021 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, ardından 2022 yılında Avrupa’da kamuya açık yollarda karma trafik koşullarında çalışan ilk tam boy otonom otobüs olarak önemli kilometre taşlarına imza atan araç, bugüne kadar 12 farklı ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı. Gerçek trafik koşullarında edindiği operasyonel deneyim, yüksek teknolojisi ve güvenilirliğiyle öne çıkan Otonom e-ATAK, kampüslerden havalimanlarına, şehir içi güzergâhlardan turizm destinasyonlarına kadar farklı kullanım alanlarında hizmet verebiliyor. Karsan, Efteling projesiyle birlikte elektrikli ve otonom mobilite alanındaki uluslararası deneyimini daha da ileri taşırken, şehirlerin ve bölgelerin daha güvenli, erişilebilir, çevreci ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçişine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sersim ve Team Finans'tan Bayi Finansmanında Stratejik İş Birliği Haber

Sersim ve Team Finans'tan Bayi Finansmanında Stratejik İş Birliği

Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Sersim ile TeamSec Group bünyesinde faaliyet gösteren BDDK lisanslı finansman şirketi Team Finansman A.Ş., Sersim'in bayi ve ticari müşteri ekosistemine yönelik geliştirilen Sersim Credit programını hayata geçirmek üzere stratejik iş birliği anlaşmasına imza attı. Team Finans'ın Credit-as-a-Service altyapısıyla geliştirilen Sersim Credit, Sersim'in satış kanallarına entegre çalışan, bayi ağına özel ve veri odaklı bir ticari finansman programı olarak uygulanacak. Program sayesinde bayilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, satın alma kapasitelerinin artırılması ve Sersim'in satış ekosisteminin daha güçlü bir finansal altyapıyla desteklenmesi hedefleniyor. Kredi değerlendirme sürecinde yalnızca geleneksel finansal göstergeler değil; bayilerin Sersim ile olan işlem geçmişi, sipariş sıklığı, satın alma davranışları ve ödeme performansı gibi ticari veriler de dikkate alınacak. Sersim'in sektör deneyimi ve müşteri bilgisi, Team Finans'ın kredi analitiği, tahsis ve risk yönetimi yetkinlikleriyle bir araya getirilerek her bayi için daha doğru limit, vade ve risk bazlı fiyatlama modelleri oluşturulacak. Kredi değerlendirme, skorlama, limit tahsisi, kullandırım, portföy yönetimi ve tahsilat süreçleri Team Finans tarafından yürütülürken; Sersim programa ticari veri, müşteri içgörüsü ve operasyonel koordinasyon desteği sağlayacak. Sersim, kredi sağlayıcı veya kredi kararı veren taraf olarak konumlanmayacak. Sersim Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ustaoğlu, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Sersim olarak üretim gücümüzü, bayi ve müşterilerimizin büyümesini destekleyen yenilikçi çözümlerle tamamlamayı önemsiyoruz. Team Finans ile geliştirdiğimiz Sersim Credit sayesinde bayilerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmayı, satın alma kapasitelerini artırmayı ve satış ekosistemimizi daha güçlü bir finansal altyapıyla desteklemeyi hedefliyoruz. Sersim'in saha tecrübesini ve müşteri bilgisini kredi analitiğine taşıyan bu modelin, hem iş ortaklarımızın hem de şirketimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağına inanıyoruz." TeamSec Group Kurucusu ve CEO'su, aynı zamanda Team Finans Yönetim Kurulu Başkanı Esad Erkam Köroğlu ise iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Krediyi, ticaretin gerçekleştiği noktaya taşıyoruz. Geleneksel kredi modellerinden farklı olarak bayileri yalnızca bilançoları üzerinden değil, Sersim ile kurdukları gerçek ticari ilişkiler üzerinden de değerlendiriyoruz. Sersim'in sektör ve müşteri bilgisini Team Finans'ın kredi analitiği, tahsis ve risk yönetimi kabiliyetleriyle birleştirerek her bayi için daha doğru limit, vade ve fiyatlama oluşturacağız. Sersim Credit'i farklılaştıran temel unsur, kredinin ticaretten kopuk değil, ticaretin kendi verisiyle şekillenmesidir." Pilot uygulama olarak başlaması planlanan iş birliğinin, elde edilen sonuçlar doğrultusunda daha fazla bayi, müşteri ve satış kanalını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. TeamSec Group'un entegre yapısı içerisinde Team Finans kredi oluşturma ve Credit-as-a-Service faaliyetlerini yürütürken, TeamSec Technology ise yapay zekâ destekli risk skorlama, fiyatlama ve portföy analitiği süreçlerini yönetiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, Küresel Fon Transferlerinde Tether USDT Kullanımını Pilot Projeyle Test Etti Haber

Hyundai, Küresel Fon Transferlerinde Tether USDT Kullanımını Pilot Projeyle Test Etti

Dijital varlık sektörünün en büyük şirketi ve USDT'nin ihraççısı olan Tether, Hyundai Motor America ile Hyundai Motor de México arasında Avalanche blokzinciri üzerinde Axiym altyapısı aracılığıyla gerçekleştirilen ilk kurumsal sınır ötesi ödeme Kavram Kanıtı (PoC) çalışmasının başarıyla tamamlandığını duyurdu. Pilot uygulama kapsamında Hyundai Motor America, 20 bin doları USDT'ye dönüştürdü, dijital varlığı Hyundai Motor de México'ya transfer etti ve ardından yeniden ABD dolarına çevirdi. Uluslararası transfer ve doğrulama süreçlerini kapsayan işlem ortalama 7 dakikada tamamlandı. Geleneksel bankalar arası uluslararası transferlerin ise genellikle üç ila dört saat veya daha uzun sürede gerçekleştiği belirtiliyor. Kurumsal hazinede stablecoin dönemi hızlanıyor Pilot çalışma, stablecoin tabanlı ödemelerin hızını ve verimliliğini ortaya koyarken, kurumsal finans alanındaki dönüşümün de önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük sanayi şirketlerinden biri olan Hyundai'nin kurumsal hazine operasyonlarında blokzincir tabanlı finansal altyapıyı test etmesi, stablecoin'lerin yalnızca kripto varlık ekosistemiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Küresel şirketler, daha hızlı sınır ötesi ödemeler, etkin hazine yönetimi ve sermaye hareketlerinin kolaylaştırılması amacıyla dijital dolar çözümlerine giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Bu gelişme, Tether'in daha önce Axiym'e yaptığı stratejik yatırımı da destekleyen önemli bir adım niteliği taşıyor. Şirket, kurumsal ölçekte uyumlu, ölçeklenebilir ve verimli küresel ödeme altyapılarının geliştirilmesiyle USDT'nin kurumsal kullanım alanlarını genişletmeyi hedefliyor. Pilot uygulama boyunca Axiym'in regülasyonlara uyumlu ödeme altyapısı sayesinde USDT işlemleri neredeyse gerçek zamanlı olarak gerçekleştirildi ve kurumsal ölçekte daha hızlı sınır ötesi ödeme süreçleri test edildi. Kurumsal ödeme altyapısı detaylı şekilde test edildi Pilot çalışma yalnızca ödeme sürecini kapsamakla kalmadı. Hyundai Card, havale yapısının tasarlanmasına liderlik ederken, düzenleyici uyumluluk, muhasebe süreçleri ve yurt dışındaki iştirakler arasında stablecoin tabanlı ödeme sisteminin uygulanmasına yönelik operasyonel çerçeveyi de değerlendirdi. Şirketlere göre farklı ülkelerde faaliyet gösteren işletmeler için sermayeyi hızlı, şeffaf ve verimli şekilde yönetebilmek stratejik önem taşıyor. Stablecoin'ler ise mevcut yönetişim, operasyon ve uyumluluk süreçlerinden ödün vermeden ödeme sistemlerini sadeleştiren ve hazine yönetimini güçlendiren yeni nesil bir finansal altyapı sunuyor. "Stablecoin'ler küresel finans altyapısının temel parçalarından biri haline geliyor" Tether CEO'su Paolo Ardoino konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Stablecoin'ler yeni nesil küresel finansal altyapının kritik bir parçası haline geliyor. Hyundai'nin bu girişimi, şirketlerin sınır ötesi değer transferlerini daha hızlı, verimli ve şeffaf şekilde gerçekleştirebilecek finansal altyapılara olan ilgisinin arttığını gösteriyor. USDT, geleneksel finans ile blokzincir tabanlı altyapı arasında köprü kurarken, şirketlere ödemelerini kolaylaştıracak ve küresel operasyonlarını daha etkin yönetebilecekleri yeni araçlar sunuyor." dedi. Yeni aşamada farklı ülkeler test edilecek Pilot uygulamanın bir sonraki aşamasında farklı sınır ötesi ödeme koridorları ve yerel para birimleriyle gerçekleştirilecek işlemler test edilecek. Böylece stablecoin'lerin kurumsal ödeme sistemleri ve hazine yönetiminde daha geniş ölçekte nasıl kullanılabileceği değerlendirilecek. Tether, küresel finans altyapısının dönüşüm sürecinde stablecoin'lerin uluslararası ticaret ve kurumsal finans süreçlerine entegrasyonunu hızlandıracak teknolojilere ve iş birliklerine yatırım yapmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MediaMarkt’tan Elektronik Atıkta Geri Dönüşüm Hamlesi Haber

MediaMarkt’tan Elektronik Atıkta Geri Dönüşüm Hamlesi

MediaMarkt Türkiye'nin "Daha İyiye" sürdürülebilirlik vizyonuyla hayata geçirdiği Elektronik Atık Geri Dönüşüm Projesi, pilot uygulama sürecinde ilk somut sonuçlarını ortaya koydu. Dünyada ve Türkiye'de giderek büyüyen elektronik atık sorununa çözüm sunmak amacıyla Mol-e iş birliğiyle başlatılan proje kapsamında, Mersin, Kayseri ve İzmir'deki MediaMarkt mağazalarında tüketiciler tarafından getirilen elektronik atıklar geri dönüşüm ekosistemine kazandırılmaya devam ediyor. Projenin ilk dönem sonuçlarına göre kısa sürede toplam 411 adet elektronik atık kayıt altına alınırken, 188 kilogram elektronik atık geri dönüşüm sürecine dahil edildi. Toplanan atıklar arasında kablolar, piller, cep telefonları, klavyeler ve farklı tüketici elektroniği ürünleri yer aldı. Böylece evlerde kullanılmadan bekleyen elektronik cihazların yeniden ekonomiye kazandırılması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.Pilot uygulama süresince mağazalar bazında en yüksek sahiplenme oranı İzmir bölgesinde gerçekleşti. Toplanan atıkların dağılımında İzmir Optimum mağazası 76 kilogram ile ilk sırayı alırken, İzmir Bornova Forum mağazası 62 kilogramlık e-atık girişiyle ikinci oldu. Elektronik atıklar döngüsel ekonomiye kazandırılıyor MediaMarkt Türkiye'nin Elektronik Atık Geri Dönüşüm Projesi, elektronik atıkların yalnızca toplanmasını değil, aynı zamanda geri dönüşüm süreçlerinin şeffaf ve takip edilebilir şekilde yönetilmesini de amaçlıyor. Mol-e'nin yapay zekâ destekli dijital altyapısı sayesinde elektronik atıkların toplanması, sınıflandırılması ve geri dönüşüm süreçleri kayıt altına alınırken, kullanıcılar da teslim ettikleri atıkların yolculuğunu takip edebiliyor. Proje kapsamında elektronik atıklarını mağazalara getiren tüketiciler Club Puan kazanarak geri dönüşüm sürecine aktif şekilde dahil oluyor. İlk uygulama döneminde toplam 100 adet Club kuponu oluşturulurken, bunların önemli bölümü kullanıcılar tarafından değerlendirildi. Teknolojinin yaşam döngüsünü uzatan bütüncül yaklaşım Cihaz bakım hizmetleriyle ürünlerin kullanım ömrünün uzatılmasına katkı sağlayan, geri alım ve yenileme programlarıyla cihazların yeniden kullanıma kazandırılmasını destekleyen MediaMarkt Türkiye, Elektronik Atık Geri Dönüşüm Projesi ile teknolojinin yaşam döngüsünü daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Pilot uygulamadan elde edilen ilk sonuçlar, tüketicilerin elektronik atıkların geri dönüşümüne yönelik farkındalığının ve katılım isteğinin arttığını ortaya koyarken, MediaMarkt Türkiye önümüzdeki dönemde projeyi daha fazla mağazasında, geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. İzmir, Mersin ve Kayseri’de tüm MediaMarkt mağazalarında devam ediyor Tüketiciler elektronik atıklarını MediaMarkt mağazalarındaki akıllı elektronik atık toplama ünitelerine getirdiklerinde süreç başlıyor. Mol-e mobil uygulaması üzerinden QR kod okutularak cihazın fotoğrafı yüklendiğinde, yapay zekâ cihazı saniyeler içinde tanıyor ve o atığa özel bir ‘Dijital Atık Pasaportu’ oluşturuluyor. Kullanıcılar, teslim ettikleri atığın geri dönüşüm yolculuğunu ve bu sayede ne kadar karbon ayak izini önlediklerini uygulama üzerinden anlık olarak izleyebiliyor. Geri dönüşüme katkı sağlayan tüketiciler, kazandıkları puanları MediaMarkt mağazalarında Club puana dönüştürerek alışverişlerinde kullanabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

A101’den Perakendede Düşük Karbonlu Dönüşüm İçin Öncü Adım Haber

A101’den Perakendede Düşük Karbonlu Dönüşüm İçin Öncü Adım

Türkiye’nin en büyük market zinciri A101, sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım daha attı. Uluslararası Cool Up Programı kapsamında mağazalarında iklim dostu soğutma sistemlerini devreye alan şirket, perakende sektöründe mağaza ölçeğinde bir ilki gerçekleştirerek düşük karbonlu dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyor. Almanya Federal Hükümeti’nin Uluslararası İklim Girişimi (IKI) tarafından desteklenen ve UNDP Türkiye’nin de yer aldığı program, Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Ürdün ve Lübnan’da uygulanıyor. Programın temel amacı, çevre dostu soğutma teknolojilerinin yaygınlaşmasını desteklemek ve bu alandaki teknik kapasiteyi geliştirmek. Artan enerji ihtiyacı ve iklim krizi, özellikle soğutma sistemlerinin çevresel etkisini daha kritik hale getirirken, A101 bu alanda somut bir dönüşüm başlatıyor. Şirket, mağazalarında geleneksel soğutma sistemleri yerine, iklim dostu alternatiflere geçiş yaparak hem karbon ayak izini azaltmayı hem de gelecekteki düzenlemelere uyum sağlamayı amaçlıyor. Pilot uygulama; İstanbul, Antalya, Gaziantep ve Ağrı’daki mağazalarda hayata geçirildi. Farklı iklim koşullarını temsil eden bu lokasyonlarda elde edilecek verilerle, yeni nesil sistemlerin performansı ve enerji verimliliği karşılaştırmalı olarak analiz edilecek. Elde edilecek bulguların, sadece A101’in sürdürülebilirlik stratejisine yön vermesi değil, aynı zamanda perakende sektöründe benzer dönüşümlerin yaygınlaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. Bu yönüyle proje, veri temelli ve ölçeklenebilir bir dönüşüm modeli olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Yeni Ekmeği Konya’da Geliştirildi Haber

Türkiye'nin Yeni Ekmeği Konya’da Geliştirildi

Projenin pilot ili olarak belirlenen Konya’daki yeni ekmek standartlarının belirlenme sürecindeki paydaşlardan biri de Eksun Gıda Konya Un Fabrikası oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin koordinasyonu ve yönlendirmesindeki çalışmalarda yeni ekmeğin Ar-Ge ve deneme süreçleri yürütüldü. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan, Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen “Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası”nın ilk pilot ili Konya oldu. Kampanya sürecinde Tarım ve Orman Bakanlığı Konya’daki birçok kuruluşla çalışmalar yaparken, yeni ekmek için Eksun Gıda Konya Fabrikası’nda da Ar-Ge ve deneme çalışmaları yürütüldü. Bakanlık yetkililerinin gözetimi ve koordinasyonunda gerçekleşen ve yaklaşık 1,5 yıl süren çalışmalar boyunca; üretim denemeleri, reçete optimizasyonu, kalite analizleri ve standardizasyon testleri gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen yeni ekmek projesiyle; ekmeğin daha sağlıklı bir hale getirilmesi amaçlanırken aynı zamanda fırınlarda satılan beyaz ekmeklerin en az yüzde 40 oranında tam buğday unu içermesi ve ekmeğe koyu rengini veren kavrulmuş malt ununun kesinlikle kullanılmaması hedefleniyor. “Tarım ve Orman Bakanlığı liderliğinde yürütülen sürece teknik katkı sağladık” Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Hepimizin bildiği gibi Bakanlığımız tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan ve ülke insanımızın sağlığı açısından bir dönüm noktası olacak yeni ekmek projesi için ilk pilot il Konya seçilmişti. Eksun Gıda olarak Tarım ve Orman Bakanlığı liderliğinde yürütülen süreçte bilgi birikimimiz ve insan kaynağımızla yeni ekmeğin geliştirilme çalışmalarında yer aldık. Böylesine önemli bir projede katkı sağlamamız için bize bu fırsatı veren Bakanlık yetkililerine ve çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” Pilot uygulama sürecinin ardından, yeni ekmeğin öncelikle kamu kurumlarının yemekhanelerinde kullanıldıktan sonra tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu Haber

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu

Muratpaşa Belediyesi tarafından Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulama olarak başlatılan Çevreci Komşu Kart, elde edilen başarının ardından kısa sürede tüm ilçeye yayıldı. Evsel atıkların kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılmasını ve hanelere ek gelir sağlanmasını amaçlayan proje, yıllar içinde binlerce hanenin hem çevreye hem de aile bütçesine katkı sağlamasına olanak tanıdı. Antalya’nın 500 bini aşkın nüfusuyla en kalabalık ikinci ilçesi olan Muratpaşa’da uygulanan proje, kısa sürede diğer belediyelerin de dikkatini çekti. Zamanla yerel bir çevre girişiminin ötesine geçen Çevreci Komşu Kart, bugün ulusal ölçekte ilham veren bir model haline geldi. Muratpaşa’da başarıyla uygulanan sistem, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı’nın hayata geçirdiği Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ile birlikte Türkiye genelinde 85 milyon vatandaşa hizmet verecek bir uygulamanın oluşmasına katkı sundu. BENZER İKİ UYGULAMANIN KAPSAMI FARKLI Çevreci Komşu Kart ile Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi bazı yönleriyle benzerlik taşırken, kapsam açısından farklılık gösteriyor. Her iki uygulama da atıkların geri dönüşüme kazandırılmasını teşvik etmeyi, çevre bilincini artırmayı ve vatandaşları ekonomik teşviklerle sürece dahil etmeyi amaçlıyor. Ancak Çevreci Komşu Kart, plastik, cam, metal, kağıt, tekstil ve bitkisel yağ gibi çok sayıda atığı kapsayan ve doğrudan yerel yönetim tarafından yürütülen kapsamlı bir geri dönüşüm modeli olarak öne çıkıyor. Kaynağında ayrıştırılan atıklar belediye ekipleri tarafından evlerden toplanıyor ve atıkların karşılığı olan bedel ilçe sakinlerinin Çevreci Komşu Kartlarına yatırılıyor. Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ise daha çok içecek ambalajlarını kapsayan ve ülke genelinde uygulanan merkezi bir geri kazanım mekanizması olarak dikkat çekiyor. Sistem kapsamında vatandaşlar satın aldıkları içeceklerin ambalajlarını belirlenen iade noktalarına teslim ederek depozito bedelini geri alabiliyor. Bu uygulama ile özellikle cam, PET, alüminyum, HDPE ve kompozit içecek ambalajlarının geri dönüşüm oranlarının önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. YERELDEN ULUSALA ÖRNEK BİR MODEL Muratpaşa’da yıllardır başarıyla sürdürülen çevre projeleri, Türkiye’de çevre politikalarının gelişiminde yerel yönetimlerin ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yerelde başlayan bu tür projelerin ulusal ölçekte yaygınlaşması; doğal kaynakların korunması, atık miktarının azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Çevreci Komşu Kart da bu yönüyle Türkiye’de sürdürülebilir şehircilik uygulamalarına örnek gösterilen başarılı bir yerel yönetim modeli olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.