Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Plasfed

Kapsül Haber Ajansı - Plasfed haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Plasfed haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLASFED’den Ekonomi ve İmalat Sanayine Yönelik Kritik Analiz Haber

PLASFED’den Ekonomi ve İmalat Sanayine Yönelik Kritik Analiz

Plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED Başkanı şunları söyledi: Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyümesi, ekonominin direnç göstermeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak büyüme rakamlarının detaylarına baktığımızda, sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralmış olması dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir gelişmedir. Sanayi yalnızca bir sektör değil, ekonominin amiral gemisidir. Üretimin, ihracatın, istihdamın ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer alan sanayi; ekonomideki tüm çarkların dönmesini sağlayan temel güçtür. Bu nedenle sanayide yaşanan her yavaşlama, orta ve uzun vadede büyüme performansını da doğrudan etkiler. Bugün sanayiciler yüksek finansman maliyetleri, krediye erişim sorunları, artan enerji giderleri ve küresel talepteki yavaşlama gibi önemli zorluklarla mücadele ediyor. Buna rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam ediyorlar. Ancak üretimin sürdürülebilirliği için sanayiyi destekleyen politikaların daha da güçlendirilmesi gerekiyor. PMI endeksi 49,8’e yükseldi Öte yandan bugün açıklanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verileri de sanayi açısından umut veren bir tablo ortaya koydu. Nisan ayında 45,7 seviyesinde bulunan PMI endeksi mayıs ayında 49,8'e yükselerek Mart 2024'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Endeksin halen 50 eşik değerinin hemen altında bulunması imalat sanayinde daralmanın tamamen sona ermediğini gösterse de faaliyet koşullarındaki bozulmanın belirgin şekilde yavaşladığına ve üretim tarafında toparlanma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Ayrıca ihracat siparişlerinin yaklaşık 21 ay sonra ilk kez artış göstermesi de sanayinin önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Sanayi güçlendikçe üretim artacak Özellikle yatırım ve işletme sermayesine erişimin kolaylaştırılması, üreticiye uygun maliyetli finansman imkanları sunulması, enerji maliyetlerinin azaltılması ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak adımların atılması büyük önem taşıyor. Sanayi güçlendikçe üretim artacak, üretim arttıkça ihracat ve istihdam da büyüyecektir. Açıklanan verilerde bilgi ve iletişim sektörünün yüzde 9,5 büyümesi, teknoloji yatırımlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ancak güçlü ekonomiler, hizmet ve teknoloji sektörlerini güçlü bir üretim altyapısıyla destekleyen ülkelerdir. Türkiye de teknoloji ile sanayiyi birlikte büyüten bir kalkınma modeline odaklanmalıdır. PLASFED olarak inanıyoruz ki Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet hedeflerine ulaşmasının yolu sanayinin güçlendirilmesinden geçmektedir. Çünkü sanayi güçlü olduğunda ekonomi büyür, ekonomi büyüdüğünde ise Türkiye güçlenir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hürmüz Gerilimi ‘Arz’ı Vurdu  Sanayide Tedarik Ve Üretim Baskısı Derinleşiyor Haber

Hürmüz Gerilimi ‘Arz’ı Vurdu Sanayide Tedarik Ve Üretim Baskısı Derinleşiyor

Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda artan jeopolitik gerilim, yalnızca enerji fiyatlarını değil, petrokimya tedarik zincirinin tamamını etkileyen çok katmanlı bir krize dönüşmüş durumda. Enerji ve hammadde akışının aynı hatta yoğunlaştığı bu dar boğazda yaşanabilecek en küçük aksama dahi küresel piyasada zincirleme etkiler yaratırken, süreç artık sadece fiyat artışlarıyla sınırlı kalmıyor; doğrudan arz tarafında ciddi bir daralma riski ortaya çıkıyor. Bu tablo, sanayi üretimi açısından yönetilmesi giderek zorlaşan bir kırılganlığa işaret ediyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, söz konusu gelişmelerin Türkiye plastik sanayisi üzerinde doğrudan ve çok yönlü bir baskı oluşturduğunu belirterek, “Hürmüz hattında yaşanacak bir aksama yalnızca maliyetleri artırmaz; arzı daraltır, teslimat sürelerini uzatır ve üretim planlarını bozar. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, fiyat dalgalanmasının ötesinde, doğrudan arz tarafında yaşanan ciddi bir kırılmadır” ifadelerini kullandı. “Hürmüz’de en küçük risk bile küresel tedariki sarsıyor” Karadeniz, bölgede yaşanabilecek en küçük bir gerilimin dahi enerji ve petrokimya fiyatlarını anında yukarı çektiğine dikkat çekerek, bunun artık öngörülebilir bir risk değil, doğrudan küresel piyasaları sarsan bir kırılganlık haline geldiğini ifade etti. Hürmüz hattında oluşacak herhangi bir aksamanın yalnızca enerji piyasalarını değil, petrokimya tedarik zincirinin tamamını sekteye uğratacağını vurgulayan Karadeniz, bu durumun sanayi üretimini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Türkiye plastik sektörünün hammaddede büyük ölçüde dışa bağımlı olduğuna işaret eden Karadeniz, yaşanan gelişmelerin “uzak bir coğrafyada yaşanan sınırlı bir kriz” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun doğrudan üretim sürekliliğini, maliyetleri ve ihracat performansını etkileyen kritik bir sorun olduğunu dile getirdi. “Jeopolitik riskler ekonomiyi vuruyor” Hürmüz Boğazı’nda artan risklerin ekonomi ile jeopolitiğin en sert şekilde kesiştiği alanlardan biri haline geldiğini ifade eden Karadeniz, “Enerji, lojistik ve hammadde akışının aynı hatta sıkışması, zincirleme etkiler yaratıyor. Bu durum yalnızca sektörel değil, genel ekonomi üzerinde de ciddi sonuçlar doğuruyor” dedi. “Sanayici üzerindeki baskı derinleşiyor” Sahadaki etkilerin her geçen gün daha net hissedildiğini belirten çatı kuruluş PLASFED Başkanı, petrokimya hammaddelerinde fiyatların hızla yükseldiğini, tedarik sürelerinin uzadığını ve belirsizliğin derinleştiğini ifade etti. Bu sürecin sanayiciyi daha yüksek maliyetle stok yapmaya zorladığını, bunun da finansman yükünü artırdığını vurgulayan Karadeniz, aynı zamanda uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zayıfladığını ve Türk üreticisinin ciddi bir baskı altında kaldığını dile getirdi. Karadeniz, gelinen noktada sektörün yalnızca maliyet artışıyla değil, tedarik güvenliği riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, bu durumun sürdürülebilir üretim açısından kritik bir eşik oluşturduğunu ifade etti. “Alternatif tedarik artık zorunluluk” Sürecin yönetilebilmesi için acil ve stratejik adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Karadeniz, alternatif tedarik kanallarının hızla devreye alınmasının ve yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. PLASFED Başkanı Karadeniz, “Küresel kırılganlıkların bu kadar arttığı bir dönemde, sanayimizin dışa bağımlılığını azaltacak adımlar gecikmeden hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz: Tek Kullanımlık Plastik Kısıtlamaları Sanayide Baskı ve Kaygı Oluşturuyor Haber

Karadeniz: Tek Kullanımlık Plastik Kısıtlamaları Sanayide Baskı ve Kaygı Oluşturuyor

Tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik artan kısıtlama ve yasaklama eğilimleri, plastik sanayisinde belirsizlik ortamını derinleştirirken üretimden tedarik zincirine kadar uzanan yapıda önemli bir baskı oluşturuyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu sürecin sağlıklı yönetimi için yasaklayıcı yaklaşımlar yerine, güçlü bir Kaynağında Ayrıştırma Sistemi (KAS) ve etkin bir döngüsel ekonomi altyapısının zorunlu olduğuna dikkat çekti. Sektördeki gelişmelerin artık yalnızca bir dönüşüm sürecini değil, aynı zamanda artan bir tedirginlik ve öngörülebilirlik sorunu yarattığını ifade eden Karadeniz, tek kullanımlık ürünlere yönelik düzenlemelerin sanayicinin orta ve uzun vadeli planlarını zorlaştırdığını söyledi. Karadeniz, “Bu alandaki kısıtlama ve yasaklama eğilimleri yatırım kararlarını erteliyor, üretim planlamasını zorlaştırıyor ve tedarik zincirinde kırılganlık riskini artırıyor” dedi. “Sektörde kaygı seviyesi artıyor” Artan maliyet baskısı ve henüz yeterince gelişmemiş alternatiflerin oluşturduğu boşluğun sektördeki kaygıyı artırdığını belirten Karadeniz, sanayicinin yalnızca ekonomik dalgalanmalarla değil, aynı zamanda üretim sürekliliğini etkileyen yapısal bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelerin zincirleme etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Karadeniz, “Bu ürün grubuna ilişkin kararlar yalnızca bir üretim kalemini değil; hammadde tedarikinden lojistiğe, KOBİ’lerden büyük ölçekli sanayi kuruluşlarına kadar tüm yapıyı etkiliyor. Bugün sektörün en önemli sorunlarından biri belirsizlik ve buna bağlı öngörü eksikliğidir” ifadelerini kullandı. “Dönüşüm, KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı yaratıyor” Karadeniz, plastik sanayisinin çevresel sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen bir yapıda olduğunu, ancak bu dönüşümün gerçekçi ve planlı bir geçiş modeliyle yönetilmesi gerektiğini belirtti. Bu noktada Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin kritik önem taşıdığını vurgulayan Karadeniz, “Atık yönetiminde temel mesele, geri dönüşüm için gerekli hammaddenin doğru şekilde elde edilmesidir. Kaynağında Ayrıştırma Sistemi güçlendirilmeden kurulacak hiçbir model sürdürülebilir değildir. Bununla birlikte Depozito İade Sistemi ve Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin birlikte etkin şekilde uygulanması, hammadde açığının bir miktar da olsa kapatılmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Dönüşüm sürecinin özellikle KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu ifade eden Karadeniz, politikaların sektör gerçekleri ve üretim dengeleri gözetilerek şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, “Çevresel hedefler ancak üretimi dışlamayan, aksine döngüsel ekonomiyi güçlendiren politikalarla kalıcı hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu. Karadeniz, bu noktada karar vericilere de çağrıda bulunarak, çevresel hedeflerin ancak üretim gerçekleriyle uyumlu, planlı ve altyapısı güçlendirilmiş politikalarla sürdürülebileceğini ifade ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi” Haber

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye–Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Karadeniz, Türkiye’nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, “Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor” dedi. “Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti. “Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı” Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.” “Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek” Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması Haber

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED), Türkiye sanayisinin stratejik geleceğine ışık tutan kapsamlı bir program kapsamında Ankara’da iki gün süren yoğun bir dizi temas gerçekleştirdi. Savunma sanayi, yüksek teknoloji, sanayi politikaları ve ticaret başlıklarının odağında şekillenen programda; savunma sanayinin öncü kuruluşları TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile sanayi ve ticaret dünyasının çatı kurumları TOBB, ASO ve ATO ziyaret edildi. Program boyunca yerli ve milli üretim anlayışı, güçlü tedarik zincirleri, Ar-Ge odaklı büyüme ve sürdürülebilir sanayi politikaları öne çıktı. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz başkanlığında gerçekleştirilen Ankara programı, federasyonun sanayinin tüm bileşenlerini kapsayan bütüncül yaklaşımını ve yüksek temsil kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin savunma ve teknoloji alanındaki dönüşümünün merkezinde yer alan kurumlarla yapılan görüşmelerde; sektörler arası iş birliği imkanları, sanayinin geleceği ve üretim ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında savunma sanayinin küresel ölçekte başarılarıyla öne çıkan üç öncü kurumu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN’a gerçekleştirilen ziyaretler, PLASFED’in yüksek katma değerli üretim ve stratejik sektörlerle kurduğu güçlü bağın somut bir göstergesi oldu. Ziyaretlerin ardından ev sahibi kurumların yönetimlerine PLASFED tarafından günün anısına plaket takdim edildi. “Savunma sanayimiz göz bebeğimiz” Ziyaretlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savunma sanayinin Türkiye’nin sanayi ve teknoloji yolculuğundaki kritik rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Savunma sanayimiz, bugün yalnızca teknolojik kapasitesiyle değil, yerli ve milli üretim anlayışıyla da Türkiye’nin göz bebeğidir. TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN; ülkemizin mühendislik gücünü, Ar-Ge yetkinliğini ve sanayi vizyonunu dünyaya gösteren öncü kuruluşlardır. PLASFED olarak, bu güçlü ekosistemin bir parçası olmaktan ve sanayimizin tüm bileşenleriyle birlikte üretim gücünü büyütmekten büyük gurur duyuyoruz.” Karadeniz, sanayi kuruluşları, odalar ve çatı kurumlarla kurulan temasların, sektörler arası iş birliğini güçlendirdiğini ve üretim ekosisteminin sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı. Anıtkabir ile başlayan anlamlı program PLASFED heyeti, Ankara programına Anıtkabir ziyareti ile başladı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen ziyarette, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sundu. Saygı duruşunun ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Karadeniz, Cumhuriyetin çağdaşlaşma ve kalkınma hedefleri doğrultusunda üretimi ve sanayiyi merkeze alan bir anlayışla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. PLASFED heyetinde; BAPSİD Başkanı Mehmet Hakan Atalay, KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla, DEPSİAD Başkanı Ömer Özkul ile çok sayıda PLASFED Yönetim Kurulu üyesi ve delegesi yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED: Yüksek Faiz ve Kredi Sorunu Sanayiciyi Zorluyor Haber

PLASFED: Yüksek Faiz ve Kredi Sorunu Sanayiciyi Zorluyor

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, finansmana erişim zorlukları ve nitelikli iş gücü ihtiyacının sektörün önünü ciddi şekilde tıkadığını belirterek, yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu. Karadeniz, özellikle yurt dışıyla rekabet eden Türk plastik sanayisinin karşı karşıya olduğu finansal engellere dikkat çekti. Yüksek faiz oranları ve krediye erişimdeki güçlüklerin, sanayicilerin hem mevcut üretimlerini sürdürmesini hem de uzun vadeli yatırımlarını planlamasını zorlaştırdığını ifade eden Karadeniz, “Sanayiciler, finansmana ulaşamadıkları için yeni makine ve teknoloji yatırımlarını gerçekleştiremiyor, Ar-Ge projelerini ertelemek zorunda kalıyor. Bu durum sadece üretimi etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin ihracat kapasitesini doğrudan sınırlıyor ve küresel pazarlarda rekabet gücümüzü zayıflatıyor” dedi. Makro veriler sanayicinin yaşadığı tabloyu teyit ediyor Son açıklanan ekonomik göstergelerin de sanayicinin yaşadığı tabloyu desteklediğini belirten Karadeniz, “Eylül ayında açıklanan imalat sanayi PMI verisi yeniden daralma bölgesinde kaldı; bu da üretimdeki yavaşlamanın sürdüğünü gösteriyor. Aynı dönemde TÜFE’nin yıllık bazda yüzde 33,29 olarak gerçekleşmesi, üretici üzerindeki maliyet baskısının azalmadığını ortaya koyuyor. Yüksek enflasyon, enerji ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanma ile birleşince sanayici üzerindeki yük daha da ağırlaşıyor. Bu nedenle, sadece finansmana erişim değil, makroekonomik istikrarı da önceleyen bütüncül bir politika yaklaşımına ihtiyaç var. Sanayicinin nefes alabilmesi için üretim maliyetlerini düşürecek, yatırımı teşvik edecek ve güven ortamını güçlendirecek adımların bir an önce atılması gerekiyor” diye konuştu. Yatırım ve üretim planları erteleniyor Sanayicilerin yüksek faiz oranları ve krediye erişimdeki sorunlar nedeniyle üretimlerini sürdürmekte büyük güçlük çektiğini anlatan Karadeniz, sanayicinin, günlük üretim süreçlerinde olduğu kadar uzun vadeli stratejik planlamada da ciddi risklerle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Finansmana ulaşamayan işletmelerin yatırım ve üretim planlarını ertelemek zorunda kaldığını kaydeden Karadeniz, “Ar-Ge projeleri askıya alınıyor. Bunun sonucu olarak Türkiye’nin ihracat kapasitesi daralıyor ve küresel pazarlarda rekabet gücümüz giderek azalıyor. Eğer bu sorunlara acil ve kapsamlı çözümler getirilmezse, sektörümüz ciddi kayıplarla karşı karşıya kalacak” dedi. “Türk sanayicisi dayanıklılığını koruyor” Artan konkordato başvurularına da dikkat çeken çatı kuruluş PLASFED Başkanı, sanayicinin önünü açacak yapısal reformların ve finansal desteklerin artık ertelenemez boyutta olduğunu ifade etti. Devlet ve özel sektörün iş birliğiyle atılacak adımların sektörün hem üretim hem de ihracat kapasitesini güçlendireceğini kaydeden Karadeniz, “Zorluklara rağmen Türk sanayicisi dayanıklılığını koruyor. Ancak geleceğe güvenle bakabilmek için devlet, finans sektörü ve sanayiciler arasında güçlü bir iş birliği şart” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO ve PLASFED, Plastik Atıkların Geri Dönüşümü İçin İş Birliği Yaptı Haber

ÇEVKO ve PLASFED, Plastik Atıkların Geri Dönüşümü İçin İş Birliği Yaptı

Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) ile Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED), plastik ambalaj atıklarının geri dönüşümü konusunda stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı. Bu iş birliği, plastik ambalaj atıklarının sürdürülebilir bir sistem içinde azaltılması, kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüştürülmesi için toplumda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Geri Dönüşüm, Yalnızca Çevresel Değil, Ekonomik Bir Zorunluluktur İmza töreninde konuşan ÇEVKO Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Okyar Yayalar, bu iş birliğinin çevresel sorumluluğun sanayi politikalarına entegrasyonu açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Yayalar, “Geri dönüşüm yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliğin de temel taşıdır. PLASFED ile bu yönde atılan adım, uzun vadede ülkemiz adına önemli kazanımlar sağlayacaktır” dedi. ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ise yaptığı değerlendirmede, “Bu protokol ile kamu, sanayi ve sivil toplum iş birliğinin çevresel dönüşümde nasıl güçlü bir etki yaratabileceğini bir kez daha ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. PLASFED ve ÇEVKO İş Birliği, Sektör İçin Tarihi Bir Adım PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu iş birliğini sektör için "tarihi bir adım" olarak değerlendirdi. Karadeniz, “Unutmamalıyız ki çevre bize atalarımızdan miras kalmadı, biz çevreyi çocuklarımızdan ödünç aldık” sözleriyle iş birliğinin önemine dikkat çekti. Türkiye'nin hammadde konusundaki dışa bağımlılığının, geri dönüşümün sadece çevresel değil, ekonomik açıdan da vazgeçilmez olduğunu gösterdiğini vurguladı. Geri Dönüşüm Test ve Araştırma Merkezi PLASFED Üyelerinin Hizmetinde Protokol kapsamında ÇEVKO ve PLASFED, plastik ambalaj atıklarının geri dönüşümü hakkında kamu otoriteleri, iş dünyası örgütleri ve sivil toplum kuruluşları nezdinde ortak çalışmalar yürütecek. İş birliğinin önemli maddelerinden biri de ÇEVKO Vakfı ve Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğinde kurulan Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi (GETAM)’ın PLASFED üyelerine tanıtılması ve üyelerin bu merkezden yararlanmasının sağlanmasıdır. Bu çalışmalarla, sanayide çevre bilincinin daha da derinleştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma yolunda önemli bir dönüm noktası oluşturulması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.