Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Plastik Enjeksiyon

Kapsül Haber Ajansı - Plastik Enjeksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Plastik Enjeksiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karel Kalıp Tampon ve Torpido Kalıplarında Türkiye’nin Tartışmasız Lideri! Haber

Karel Kalıp Tampon ve Torpido Kalıplarında Türkiye’nin Tartışmasız Lideri!

Merkezi İstanbul Tuzla OSB’de, deneme ve ön seri üretim tesisi ise Gebze-Şekerpınar’da olan şirket, uzun yıllardır Türkiye’nin en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 250 firma arasında yer alıyor. Otomotiv üreticilerine maliyet avantajı sağladıklarını söyleyen Karel Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, “Kalıp imalatı, try-out ve pre-serie aşamalarını tek elde toplayarak arayüz maliyetlerini düşürüyoruz. Bir başka deyişle, ‘model onayı’na giden yolda tasarımdan seri üretime kadar markanın tek muhatabı olabilen, uçtan uca bir çözüm ortağıyız. Şirket olarak tampon ve torpido kalıplarında Türkiye’nin tartışmasız lideri, AB’de ise ilk 5 kalıpçıdan biri konumundayız. Ford, Fiat, Toyota, Renault, Mercedes/Daimler, Volkswagen Group, Stellantis Group gibi markalara hizmet veriyoruz. Avrupa standartlarında kalıp mühendisliğimizle AB’nin büyük üreticilerine ihracat yapıyoruz. Yerli yeni nesil EV (elektrikli araç) projeleri de teknolojik uyumumuzu ve hızımızı teyit ediyor. Böylece hem yerli ekosistemde mühendislik yetkinliğimizi artırıyor hem de ihracata dayalı iş hacmimizi besliyoruz” dedi. Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, 1994’ten bu yana yüksek kaliteli üretim teknolojileriyle sektörün önemli markalarıyla güçlü iş birlikleri yapmaya devam ediyor. Otomotiv sektöründe orta ve büyük boy, karmaşık plastik enjeksiyon (eritilen plastiğin kalıba basılması) ve SMC (elyaf takviyeli kompozit levha kalıplama) kalıplarında uzman olan Karel Kalıp, otomotivde bir parçanın fikrinden banttan çıkışına kadar tüm kritik halkaları yani tasarım, mühendislik, imalat, try-out (seri üretim koşullarına yakın ilk denemeler) ve ön seri üretim tek çatı altında yönetebilme kabiliyetine sahip ender şirketler arasında yer alıyor. En fazla Ar-Ge harcaması yapan 250 firma arasında! Karel Kalıp’ın yolculuğuna, yerli kalıpçılığın payını büyütme hedefiyle çıktığını söyleyen Karel Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, “İlk yıllarda telekom ve beyaz eşyada edinilen tecrübe, kısa sürede otomotive odaklanarak büyüdü. Bu geçiş hem global kalite beklentilerine uyum hem de Türkiye’de otomotiv tedarik zincirinin derinleşmesi açısından dönüm noktası oldu. Bugün merkezimiz, İstanbul Tuzla OSB’de (İTOSB) yer alıyor. Deneme ve ön seri üretim tesisimiz ise Gebze-Şekerpınar’da faaliyetlerine devam ediyor” dedi. Şirket 2015’ten bu yana Bakanlık onaylı Ar-Ge merkezi statüsünde faaliyet gösterdiklerini söyleyen Refik Diri, şöyle devam etti: “Ar-Ge merkezimiz, tüm sektörlerde bakanlığın onayladığı 172’nci, kalıpçılık sektöründeki ilk Ar-Ge merkezidir. Firmamız yıllardır en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 250 firma arasında yer alırken 2024 yılında 159’uncu sırada tamamladık. Şirket olarak otomotivde elektrikli araç dönüşümünün merkezinde olan “otomotivde hafifletme” üzerine onlarca projeye imzamızı attık. Karel Kalıp olarak bizim farkımız, adetsel kapasiteden çok yetkin kapasiteyi yani doğru mühendislik, hızlı devreye alma ve sürdürülebilir kaliteyi ölçeklendirmemiz.” Uçtan uca bir çözüm ortağıyız! Kalıpların, yeni bir otomobil modelinin en büyük yatırım kalemi olduğunu vurgulayan Refik Diri, “Bir otomobil modelindeki her parça için sadece bir kalıp üretilir ve bu kalıpla gerekirse milyon adet parça basılabilir. Otomobilde gördüğünüz pek çok plastik parça yani tampon, torpido (instrument panel), orta konsol, kapı içi, sütun kaplamaları, bagaj içi kaplamalar vb. aslında bir ‘kopyalama aracı’ olan kalıplar sayesinde üretilir. Kalıp, parçanın formunu, yüzey kalitesini ve boyutsal doğruluğunu belirler; bu yüzden bir parçanın kalitesi ve birim maliyeti kalıbın başarısına doğrudan bağlıdır. Dolayısıyla kalıp şirketi, otomobil üreticisi (OEM) için yalnızca bir tedarikçi değil, tasarım, maliyet ve kalite ortağıdır. İyi bir kalıp; ilk denemede doğru ürün (hızlı devreye alma), kısa çevrim süresi (daha düşük üretim maliyeti) ve parça ömrü boyunca kolay modifikasyon (esneklik) sağlar. Bu, ciddi zaman ve bütçe tasarrufu demektir. Karel Kalıp olarak biz de, DFM (üretilebilirlik için tasarım), simülasyon, prototipleme, kalıp imalatı, try-out ve pre-serie aşamalarını tek elde toplayarak arayüz maliyetlerini düşürüyoruz. Kısacası, ‘model onayı’na giden yolda tasarımdan seri üretime kadar markanın tek muhatabı olabilen, uçtan uca bir çözüm ortağıyız” diye konuştu. Karel Kalıp’ın, otomotivde orta-büyük boy plastik parça kalıplarında Türkiye’nin ilk 3 kalıpçısından biri olduğunu belirten Karel Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, şunları söyledi: “Ayrıca şirket olarak tampon ve torpido kalıplarında tartışmasız lideriz, AB’de ise ilk 5 kalıpçıdan biri konumundayız. Ford, Fiat, Toyota, Renault, Mercedes/Daimler, Volkswagen Group, Stellantis Group gibi markalara hizmet (doğrudan ya da Tier-1 üzerinden) veriyoruz. Avrupa standartlarında kalıp mühendisliğimiz sayesinde ağırlıklı olarak AB’nin büyük üreticilerine ihracat yapıyoruz. Yerli yeni nesil EV (elektrikli araç) projeleri de teknolojik uyumumuzu ve hızımızı teyit ediyor. Böylece hem yerli ekosistemde mühendislik yetkinliğimizi artırıyor hem de ihracata dayalı iş hacmimizi besliyoruz. Kalıpların zorluğu ve boyutlarına göre yılda ortalama üretim kapasitemiz 50 kalıp. Son yıllarda tam kapasiteyle çalışıyoruz. Ayrıca kapasitemizin yüzde 20’sini ülkemize ithal edilen kalıpların devreye alınması ve modifikasyonları için ayırmaktayız. Son dönemdeki ciromuzun yüzde 50’den fazlasını gerçekleştirdiğimiz ihracat oluşturuyor. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere ihracatımızı AB ülkelerine yapıyoruz. AB’deki OEM ve Tier-1’lerin kalite, izlenebilirlik ve dokümantasyon standartlarına uygun süreçlerimiz var. Bu, yeni müşteri kazanımını ve uzun dönemli iş birliklerini destekliyor. AB’nin öncelikli olmasının sebebi, elektrikli araç dönüşümünün AB’de hızla ilerlemesi. Ön yüz/fascia, aerodinamik kaplamalar ve hafif iç trim gibi alanlarda talep artıyor. Karel’in try-out merkezinde seri koşullara yakın denemeler yapabilmesi (büyük tonajlı enjeksiyon makineleriyle) AB müşterisine güven veriyor. Ayrıca Ar-Ge merkezi sayesinde hafifletme (MuCell, core-back, doğal elyaf, karbon elyaf…) ve yüzey kalitesi gerektiren projelerde teknik kanıt noktaları sunuyor; bu da ülke çeşitliliğini artırma hedefinde elimizi güçlendiriyor.” Hedefimiz ciromuzun yarısını ihracattan sağlamak! Sanayideki en zor imalat alanının kalıp imalatı olduğuna işaret eden Refik Diri, “İşçilik yoğun olan bu alanda başarılı firmaların personel sayısı 100’ü geçmez, dolayısıyla ülkemizde kalıpçı sayısı binlerce, Avrupa’da on binlercedir. Hizmet ve kapasitemizin esnek olması için firmamıza özel bir tedarik zinciri iş modelimiz vardır. Bu sayede yoğun dönemlerde vardiya sayısını 3’e ve kapasitemizi 2-3 misline çıkartabiliriz. Yaklaşık 80 personelimizin yanında yoğun zamanlarda tedarikçilerimizle birlikte yaklaşık 300 istihdam sağlamaktayız. Binek araç, SUV, ticari ve Tır/kamyon olmak üzere farklı kategorilerde üretim yapıyoruz” dedi. Bu yıl hedeflerini toplam cironun yüzde 50’si olarak belirlediklerini aktaran Refik Diri, “İhracat hedefimiz ciromuzun yüzde 50’si. 2026’da üç ana eksene odaklanıyoruz. Bunlardan ilki EV ve hafifletme temalı programlarda payı artırmak. Diğerleri ise AB pazarında müşteri çeşitliliğini derinleştirmek ve kalıpları devreye alma hızını dijital dönüşümle ve ileri simülasyon yöntemleriyle güçlendirmek. Bu üç eksen ile, kalite/maliyet/zaman üçgeninde markalara sürdürülebilir rekabet gücü sunmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.