Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Platform

Kapsül Haber Ajansı - Platform haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Platform haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Elektrikli Mobilitede Yeni Dönem Haber

Elektrikli Mobilitede Yeni Dönem

Dünya genelinde mobilite anlayışı köklü bir dönüşümden geçiyor. Araç sahipliği tek seçenek olmaktan çıkarken, kullanıcılar daha esnek, erişilebilir ve deneyim odaklı çözümlere yöneliyor. Özellikle elektrikli araçlar söz konusu olduğunda satın alma kararları, gerçek yaşam deneyimleriyle şekilleniyor. Bu bağlamda araç kiralama, yeni teknolojileri tanıma, gündelik hayatla uyumunu test etme ve bilinçli tercihler geliştirme imkânı sunan bir keşif alanı haline geliyor. Mobilite ekosisteminde araç kiralama, kullanıcı ile teknoloji arasındaki ilişkiyi de yeniden tanımlayan kritik bir temas noktasına evriliyor. Özellikle 25-40 yaş aralığındaki yeni nesil kullanıcılar için kiralama, anlık bir ihtiyaçtan çok ileri teknolojileri satın alma öncesinde deneyimlemenin en erişilebilir yolu olarak öne çıkıyor. Bu perspektiften yola çıkan Garenta ise elektrikli araç filosuyla kullanıcılarına yalnızca bir sürüş imkânı sağlamakla kalmıyor; onların sürdürülebilir ulaşım anlayışıyla bağ kurabilecekleri ve geleceğin sürüş teknolojilerini yakından tanıyabilecekleri bütüncül bir platform sunuyor. “Amacımız Geleceğin Mobilite Alışkanlıklarını Şekillendiren Bir Deneyim Ekosistemi İnşa Etmek” Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte mobiliteyi esneklik, sürdürülebilirlik ve deneyim ekseninde yeniden şekillenen bir ekosistem olarak ele aldıklarını belirten Garenta Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal, “Uluslararası Enerji Ajansı verileri, elektrikli araç satışlarında hızlı bir artışın yaşandığını teyit ediyor. Ancak buna karşın kullanıcıların önemli bir bölümü deneyim eksikliği nedeniyle elektirikli araba konusunda hâlâ çekimser kalıyor. Şarj altyapısına erişim, menzil yeterliliği ya da batarya ömrü gibi başlıklar, kullanıcı araçla temas etmeden önce soyut birer kaygı olarak kalıyor. Oysa biz biliyoruz ki bu bariyerleri aşmanın en kolay yolu doğrudan deneyimlemekten geçiyor. Çünkü kullanıcı davranışlarını dönüştüren asıl unsur temasın kendisi oluyor” dedi. Araç kiralama sektörünün bu noktada kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Tutal, “Bugün kiralama, araç temininin çok daha ötesine geçerek yeni nesil teknolojilerin gerçek hayatla buluştuğu bir platforma dönüşmüş durumda. Garenta olarak, bütçe dostu geniş araç portföyümüz ve mutlak müşteri memnuniyeti ilkesi doğrultusunda hizmet veren deneyimli satış ekibimiz sayesinde, müşterilerimizin elektrikli araçlara dair soyut kaygılarını doğrudan kullanım fırsatlarıyla somut ve yönetilebilir bir deneyime dönüştürüyoruz. Böylece yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor, elektrikli mobiliteye geçişte kullanıcılarla teknoloji arasında güçlü bir köprü kurarak geleceğin alışkanlıklarını bugünden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Elektrikli Araçlara Dair Önyargılar Deneyimle Aşılıyor Elektrikli araçlara yönelik en yaygın çekinceler; şarj altyapısına erişim, menzil yeterliliği, batarya ömrü, toplam kullanım maliyeti ve değişen kullanım alışkanlıklarına uyum gibi başlıklarda yoğunlaşıyor. Ancak bu soru işaretlerinin büyük bir kısmı, doğrudan temasla hızla anlamını yitiriyor. Gerçek kullanım senaryolarında edinilen deneyim, kullanıcıların elektrikli araçlara dair algısını dönüştürüyor. Sessiz sürüş, düşük işletme maliyeti ve teknolojik donanım gibi avantajlar, teorik bilgiden çok pratik kullanımda anlam kazanıyor. Bu nedenle araç kiralama, elektrikli mobilitenin yaygınlaşmasında kritik bir hızlandırıcı görevi üstleniyor. Deneyim ekonomisi ile mobiliteyi birleştiren nadir platformlardan biri olarak konumlanan Garenta, kullanıcıların elektrikli araçlarla gerçek yaşam koşullarında tanışmasını sağlayarak, teorik bilgilerin ötesinde somut veri ve gözlemler elde edebilecekleri bir platform sunuyor. Böylece araç kiralama, yalnızca mobilite ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, kullanıcıların güvenle karar verebildiği ve teknolojiye dair önyargılarını aşabildiği bir alan haline geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi Haber

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi

Hyundai, yeni Boulder Concept modelini 2026 New York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda sürpriz bir dünya prömiyeriyle tanıttı. SUV formundaki bu konsept model, markanın ilk gövde şasi platformuna sahip olacak ve 2030 yılına kadar sunulması planlanan orta boy pick-up modelinin habercisi niteliğini taşıyor. Boulder Concept, dayanıklılık, yüksek çekiş gücü ve arazi kabiliyeti arayan kullanıcıların beklentilerine yanıt vermek üzere geliştirilen yeni bir platformun ilk göstergesi olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin Kuzey Amerika tasarım ekibi tarafından geliştirilen konsept, özellikle off-road tutkunlarını hedeflerken markaya yeni müşteri kitleleri kazandırmayı amaçlıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, “Boulder Concept ile Amerikan müşterilerin beklentilerine daha güçlü bir yanıt veriyoruz. Gövde-şasi araçlar, ABD’de hem iş hem de macera dünyasının temelini oluşturuyor. Bu segmentte güçlü bir şekilde yer almayı hedefliyoruz” dedi. Hyundai ve Genesis Global Tasarım Merkezi Başkanı SangYup Lee ise konsepti “off-road yaşam tarzına bir saygı duruşu” olarak tanımlayarak, bu tip araçların macera arayan kullanıcılar için güçlü bir alternatif oluşturacağını belirtti. Güçlü ve Fonksiyonel Tasarım Boulder Concept, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda şekillendirildi. Çeliğin dayanıklılığı ve esnekliğini estetikle buluşturan bu yaklaşım, araca hem güçlü hem de zamansız bir karakter kazandırıyor. Dik ve iki kutulu (two-box) silüeti, geniş görüş açısı ve güçlü duruş sunarken; safari tipi üst camlar ve çift kanatlı kapılar hem ferahlığı hem de kullanım kolaylığını artırıyor. Araçta ayrıca düşük profilli tavan taşıyıcı, çift yönlü açılabilen arka kapak ve uzun yükler için açılabilen arka cam gibi fonksiyonel detaylar dikkat çekiyor. Aracın 37 inçlik büyük arazi lastikleri, yüksek yerden yükseklik ve gelişmiş yaklaşma/uzaklaşma açıları sayesinde zorlu arazi koşullarında üstün performans hedefleniyor. Ayrıca yazılım destekli gerçek zamanlı off-road yönlendirme sistemi, sürücüye dijital bir rehber gibi destek sunuyor. Maceraya Uygun İç Mekan İç mekanda dayanıklı ve yoğun kullanıma uygun malzemeler tercih edilirken, fiziksel düğme ve kontrol elemanları zorlu koşullarda kolay kullanım sağlıyor. Modüler yapıdaki kabin, katlanabilir masa gibi pratik çözümlerle hem günlük kullanım hem de açık hava aktiviteleri için esneklik sunuyor. Geleceğe Yön Veren Yeni Platform Hyundai, geliştirmekte olduğu gövde-şasi platformlu otomobiller için net bir yol haritası belirledi. Buna göre üretim modelleri Amerika’da tasarlanacak, geliştirilecek, üretilecek ve Hyundai’nin ABD’de ürettiği çelik kullanılacak. Hyundai Kuzey Amerika Başkanı Randy Parker, orta boy pick-up segmentinin marka için önemli bir büyüme fırsatı sunduğunu vurgulayarak, Boulder Concept’in bu alandaki stratejik yaklaşımın ilk adımı olduğunu ifade etti. Henüz bir tasarım çalışması olan Boulder Concept, güçlü oranları, fonksiyonel yaklaşımı ve hedef kitlesiyle Hyundai’nin gelecekteki pick-up modeli için önemli bir yol haritası sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toplu Taşımada Yeni Dönem: Dysons Australia Veri Odaklı Sistemle Standartları Yükseltti Haber

Toplu Taşımada Yeni Dönem: Dysons Australia Veri Odaklı Sistemle Standartları Yükseltti

Toplu taşıma sektöründe dijitalleşme hız kazanırken, Avustralya merkezli Dysons Australia dikkat çeken bir dönüşüme imza attı. Şirket, teknoloji altyapısını sadeleştirerek ve veri odaklı yeni bir platforma geçiş yaparak toplu taşımada yeni bir standart oluşturdu. Consat Telematics ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Dysons, araç filosundaki teknoloji sağlayıcı sayısını 13’ten 6’ya düşürürken, tüm operasyonlarını tek bir entegre platformda toplamayı başardı. Parçalı Sistemlerden Tek Platforma Geçiş Dysons Australia’nın dijital dönüşüm süreci, CIO Mark Brown’ın göreve başlamasıyla hız kazandı. Yapılan analizlerde, şirketin 60’tan fazla uygulama ve 13 farklı teknoloji sağlayıcıyla çalıştığı, sistemlerin ise birbirinden kopuk olduğu belirlendi. Bu durumun operasyonel verimliliği düşürdüğünü gören şirket, radikal bir karar alarak tüm sistemi yeniden yapılandırdı. Amaç: Veri bütünlüğü sağlamak Operasyonları sadeleştirmek Geleceğe uyumlu bir altyapı kurmak Consat Telematics ile Stratejik Ortaklık 20’den fazla teknoloji sağlayıcının değerlendirildiği süreç sonunda, Consat Telematics teknik kapasitesi ve veri altyapısı sayesinde tercih edildi. Yeni sistem ile birlikte: Araç takibi (real-time) Telematik veriler Yolcu sayımı Sürücü destek sistemleri Elektrikli araç yönetimi tek bir platform altında birleştirildi. Eğitim Süresi 10 Günden 2 Güne Düştü Yapılan dönüşüm kısa sürede somut sonuçlar verdi. En dikkat çeken gelişmelerden biri: Sürücü eğitim süresinin 10 günden 2 güne düşmesi oldu. Bu gelişme, hem operasyonel maliyetleri düşürdü hem de personel adaptasyon sürecini hızlandırdı. Dysons CIO’su Mark Brown, sistemin başarısını şu sözlerle özetledi: “En büyük filoya sahip olmayabiliriz ama kesinlikle en iyi veriye sahibiz.” Veri ile Yeni İş Modelleri Yeni platform sadece operasyonları iyileştirmekle kalmadı, aynı zamanda Dysons’a yeni fırsatlar da sundu. Şirket, elde ettiği yolcu verilerini kamu otoriteleriyle paylaşarak: Yeni iş birlikleri kurdu Finansman fırsatları yarattı Kamu ile entegrasyonu güçlendirdi Elektrikli Araç Geleceğine Hazır Dysons Australia’nın dönüşüm sürecinde en kritik başlıklardan biri de elektromobilite oldu. Yeni sistem sayesinde: Elektrikli araç takibi Şarj altyapısı entegrasyonu Enerji yönetimi tek merkezden kontrol edilebiliyor. Bu da şirketi, gelecekteki sürdürülebilir ulaşım çözümleri için güçlü bir konuma taşıyor. Toplu Taşımada Yeni Model Dysons CEO’su Andrew Jakab, bu dönüşümün yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda stratejik bir değişim olduğunu vurguladı: “Doğru iş ortaklarıyla çalışmak, müşterilerimize daha fazla değer sunmamızı sağlıyor.” Uzmanlara göre Dysons’ın attığı bu adım, toplu taşıma sektöründe veri odaklı ve entegre sistemlerin yeni standart haline geleceğinin güçlü bir göstergesi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Driventure’dan Avrupa’da Dijital Yol Hizmetleri Sunan Mobilite Platformu Vignetim’e Yatırım Haber

Driventure’dan Avrupa’da Dijital Yol Hizmetleri Sunan Mobilite Platformu Vignetim’e Yatırım

Driventure, inovasyon ekosistemini güçlendirme yolundaki stratejik yatırımlarına Avrupa’da dijital yol hizmetleri sunan mobilite platformu Vignetim ile bir yenisini ekledi Şevki Kocadağ, Dicle Temiz Mercan ve Hasan Eren Keskin tarafından kurulan Vignetim, araçla seyahat eden kullanıcılar için dijital yol hizmetlerini tek bir platformda bir araya getirerek sınır ötesi yolculuk deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Platform; dijital vignette, otoyol ve köprü geçişleri, eSIM, seyahat sigortası ve çeşitli mobilite hizmetlerini tek noktadan sunarak kullanıcıların yolculuk öncesi ve yolculuk sırasında ihtiyaç duyduğu tüm hizmetlere kolay erişim sağlıyor Avrupa’da mobilite deneyimini sadeleştiren çözüm Vignetim, özellikle Avrupa’da ülkelere göre değişen otoyol ücretlendirme sistemlerinin yarattığı karmaşıklığı ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Kullanıcılar platform üzerinden farklı ülkeler için gerekli dijital vignette işlemlerini gerçekleştirebilirken, mobil internet erişimi için eSIM satın alabiliyor ve seyahatleri boyunca ihtiyaç duyabilecekleri mobilite servislerine tek noktadan ulaşabiliyor. Bugüne kadar 500 binden fazla kullanıcıya ulaşan Vignetim, Avrupa mobilite ekosisteminde hem bireysel kullanıcılar hem de filo yönetimi tarafında büyümeyi hedefliyor. Driventure ile büyüme ivmesi hızlanacak Vignetim, daha önce Driventure tarafından yürütülen “Future of Mobility Hızlandırma Programı”na katılan girişimler arasında yer alıyordu. Program kapsamında mobilite ekosistemindeki şirketlerle iş birlikleri geliştiren girişim, ürün ve iş modeli tarafında önemli kazanımlar elde etti. Driventure, bu yatırımda tek stratejik yatırımcı olarak yer alarak Vignetim’in mobilite alanındaki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Vignetim’in Avrupa’daki büyümesini hızlandırması ve mobilite-as-a-service (MaaS) yaklaşımıyla geliştirdiği yeni servisleri platformuna entegre etmesi planlanıyor. Driventure, gerçekleştirdiği bu yatırım ile mobilite alanındaki yenilikçi çözümleri ekosistemine dahil ederek küresel ölçekteki etkinliğini artırmayı ve mobilitenin geleceğini şekillendiren girişimlerle değer yaratmayı sürdürüyor. Ford Otosan’ın inovasyon ve dönüşüm vizyonu doğrultusunda 2019 yılında hayata geçirdiği kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimleri destekliyor. Driventure, finansal destek sağlayan bir yatırımcı olmasının yanında, girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren, aynı zamanda Ford Otosan ve mobilite ekosistemiyle entegre olmasını da amaçlayan bir stratejik yatırımcı olarak konumlanıyor. Driventure’ın yatırımlarıarasında Optiyol, Bluedot, Delivers.AI, Deepenai, Saha Robotics, Evreka, Robolaunch, Büyütech, AilBuild, YedT ve Vignetim yer alıyor.

Herbalife, Bioniq’i 55 Milyon Dolara Satın Aldı    Haber

Herbalife, Bioniq’i 55 Milyon Dolara Satın Aldı  

Bu satın almayla Herbalife, kişiselleştirilmiş beslenme alanındaki kapasitesini genişletirken, Cristiano Ronaldo ile bu alandaki küresel büyümesini de hızlandırmayı hedefliyor. Önde gelen wellness şirketi olan Herbalife, wellness’ı daha erişilebilir ve uygulanabilir hale getirmeye odaklanan, İngiltere merkezli kişiselleştirilmiş gıda takviyesi şirketi Bioniq’i satın aldı. Bu adım, şirketin teknoloji destekli ve veri odaklı wellness platformu olma vizyonunu güçlendiriyor. Herbalife CEO’su Stephan Gratziani, “Wellness’ın geleceği giderek daha kişiselleşiyor ve veriye dayanıyor. Bioniq’in kişiselleştirilmiş gıda takviyesi teknolojisini Pro2col ve küresel distribütör ağımızla birleştirerek, kişiselleştirilmiş wellness çözümlerini küresel ölçekte sunma kapasitemizi artırıyoruz” dedi. Bioniq, patentli kişiselleştirme motoru, bireylerin wellness geçmişi ve tescilli biyobelirteç veri tabanını kullanarak kişiye özel gıda takviyesi formülleri geliştiriyor. Şirketin çözümleri, günlük kullanıcılardan Cristiano Ronaldo gibi elit sporculara kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Bu anlaşma, Herbalife’ın daha önce Pro2col ve Link BioSciences satın alımlarıyla oluşturduğu yapıyı tamamlayarak, şirketin farklı formatlarda daha geniş bir kişiselleştirilmiş gıda takviyesi portföyü sunmasını sağlayacak. Bioniq ürünlerinin Herbalife’ın küresel üretim gücüyle birleşmesi ise kişiselleştirilmiş beslenmenin hızlı ve büyük ölçekli yayılımını destekleyecek. Bioniq Kurucu Başkanı Vadim Fedotov, “Biyobelirteçler ve yaşam tarzı verilerine dayalı, bilim temelli bir beslenme yaklaşımıyla insanların iyi olma halini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmak amacıyla 2019’da Bioniq’i kurdum. Küresel dağıtım gücü ve wellness alanındaki ölçekli yaklaşımıyla bu vizyonu daha geniş kitlelere ulaştıracak olmaktan büyük heyecan duyuyorum” ifadelerini kullandı. Herbalife’ın uzun süredir küresel beslenme ortağı ve Bioniq hissedarı olan Cristiano Ronaldo, şirketin kişiselleştirilmiş gıda takviyelerini küresel distribütör ağı aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırma vizyonunu destekliyor. Ronaldo, “Kariyerim boyunca biyometrik veriler ve kişiselleştirilmiş beslenme, en üst düzey performans göstermemde temel rol oynadı. Uzun süredir Herbalife ve Bioniq kullanıcısı olarak, kişiye özel beslenmenin performansı nasıl optimize ettiğini birebir deneyimledim. Bioniq’in kişiselleştirilmiş çözümlerinin Herbalife’ın erişim gücüyle birleşerek daha fazla insanın wellness’a daha bilinçli yaklaşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi. Satın alma sürecinin, olağan kapanış koşulları ve düzenleyici onayların ardından 2026’nın ikinci çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Toplam 55 milyon dolarlık bedelin, kapanışta yapılacak 10 milyon dolarlık ilk ödeme dahil olmak üzere beş yıl içinde ödeneceği belirtildi. Ayrıca, gelecekteki performansa bağlı olarak 95 milyon dolara kadar ek (koşullu) ödeme yapılabilecek. Anlaşma kapsamında Herbalife, küçük moleküller ve peptidlere odaklanan ayrı bir platform olan Bioniq LAB’ı satın alma hakkı veren bir opsiyon da elde etti. Bu opsiyon, şirkete uzun vadeli fırsatları sermaye verimliliğini gözeterek değerlendirme esnekliği sunuyor. Bioniq’in kişiselleştirilmiş gıda takviyelerinin yılın ilerleyen dönemlerinde Herbalife’ın bağımsız distribütörleri aracılığıyla Avrupa ve ABD’de belirli pazarlarda sunulması, ardından diğer ülkelere yayılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KASKİ’ye Yapay Zekâ Projesiyle Ödül Haber

KASKİ’ye Yapay Zekâ Projesiyle Ödül

Kayseri’de “Güçlü altyapı, güçlü gelecek” anlayışıyla çalışmalarını sürdüren KASKİ Genel Müdürlüğü, yenilikçi ve teknoloji odaklı projeleriyle bir başarıya daha imza attı. Kamu hizmetlerinde dijital dönüşümü hedefleyen proje, vatandaşlarla daha etkin ve hızlı iletişim kurulmasını sağlıyor. Vatandaş taleplerinin daha hızlı, doğru ve etkin şekilde yönetilmesini amaçlayan platform, yapay zekâ destekli altyapısıyla başvuru, şikâyet ve geri bildirim süreçlerini daha şeffaf, erişilebilir ve verimli hale getiriyor. “Teknolojiyi İnsan Odaklı Belediyecilik Anlayışımızla Bir Araya Getiriyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, teknolojiyi insan odaklı belediyecilik anlayışıyla buluşturduklarını vurguladı. Başkan Büyükkılıç, yapay zekâ destekli sistemlerin vatandaş memnuniyetini artırmada önemli rol oynadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Kayseri’mizi her alanda daha akıllı, daha yaşanabilir ve daha güçlü bir şehir haline getirme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, dijitalleşmeyi ve yapay zekâ destekli uygulamaları belediyecilik hizmetlerimizin merkezine alıyoruz. KASKİ’miz tarafından hayata geçirilen ‘Yapay Zekâ Destekli Akıllı Vatandaş İletişim Platformu’, vatandaşlarımızın taleplerine daha hızlı, doğru ve etkin çözümler üretilmesine önemli katkı sağlıyor. Vatandaş memnuniyetini esas alan bu yenilikçi yaklaşım, aynı zamanda kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına da imkân tanıyor. Kamu Bilişim Derneği tarafından verilen bu başarı belgesi, vizyoner çalışmalarımızın ve teknolojiyi doğru kullanan hizmet anlayışımızın somut bir göstergesidir. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımı tebrik ediyor, dijital dönüşüm odaklı projelerimize kararlılıkla devam edeceğimizi özellikle belirtmek istiyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Europcar Antalya Havalimanı Ofisi’ne Çinli Dev Platformdan Uluslararası Ödül Haber

Europcar Antalya Havalimanı Ofisi’ne Çinli Dev Platformdan Uluslararası Ödül

Dünya genelinde araç kiralama ve seyahat rezervasyonu alanında faaliyet gösteren Çin merkezli dijital platform Zuzuche, kullanıcı memnuniyetine dayalı olarak gerçekleştirdiği değerlendirmeler sonucunda 2025 yılı ödüllerini açıkladı. Platformun dünya genelindeki milyonlarca kullanıcısının geri bildirimleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, Europcar’ın Antalya Havalimanı ofisi “2025 Goldcar Award” ödülüne layık görüldü. Dünya genelinde 20 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veren platform, 200’den fazla ülkede faaliyet gösteren araç kiralama lokasyonlarını kullanıcı deneyimine göre değerlendiriyor. Kullanıcıların rezervasyon sonrasında doldurduğu anketler ve puanlama sistemi üzerinden yapılan analizler sonucunda, müşteri memnuniyetinde öne çıkan ofisler ödüllendiriliyor. Kullanıcı deneyimi kriterleri belirleyici oldu Değerlendirmelerde müşteri memnuniyeti puanlarının yanı sıra araç teslim ve iade süreçlerinin kolaylığı, araçların temizlik ve kondisyonu, personelin hizmet kalitesi ile fiyat rekabeti ve genel kullanıcı deneyimi gibi kriterler dikkate alınıyor. Bu kapsamda dünyanın farklı noktalarındaki binlerce araç kiralama ofisi arasında yapılan değerlendirmede, Europcar’ın Antalya Havalimanı ofisi yüksek müşteri memnuniyeti performansıyla öne çıktı. Uluslararası seyahat pazarında önemli bir referans olarak kabul edilen ödül, Türkiye’nin turizm merkezlerinden biri olan Antalya’daki hizmet kalitesinin küresel ölçekte de takdir edildiğini ortaya koydu. Bu ödülün kullanıcı deneyimi açısından önemli bir gösterge olduğunu belirten Fırat Fidan, “Araç kiralama sektöründe sürdürülebilir başarıyı belirleyen en önemli unsur müşteri memnuniyetidir. Antalya Havalimanı ofisimizin dünya genelinde milyonlarca kullanıcının değerlendirmeleri sonucunda bu ödüle layık görülmesi, ekiplerimizin sahada ortaya koyduğu hizmet kalitesinin güçlü bir göstergesi. Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Antalya’da sunduğumuz hizmetin uluslararası platformlar tarafından takdir edilmesi bizim için ayrıca büyük bir motivasyon kaynağı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Oyun Pazarı 2025’te 188.8 Milyar Doları Buldu Haber

Küresel Oyun Pazarı 2025’te 188.8 Milyar Doları Buldu

Dijital oyun sektörü yalnızca eğlence üretmiyor; veri odaklı tasarım, yapay zekâ entegrasyonu ve küresel yayın stratejileriyle çok katmanlı bir yaratıcı teknoloji ekosistemi inşa ediyor. İstinye Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, oyun tasarımcısını “deneyim mimarı” olarak tanımlıyor. Ona göre tasarımcı; oyun mekaniğinden ekonomi modeline, kullanıcı deneyiminden live operasyonlara kadar tüm sistemi kurgulayan, test eden ve veriye dayalı olarak geliştiren bir yaratıcı teknoloji mühendisi. Yapay zekâ destekli adaptif mekaniklerden oyuncu analitiğine uzanan bu yeni yaklaşım hem eğitim modelini dönüştürüyor hem de Türkiye’yi küresel rekabette daha görünür bir konuma taşıyor. “Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar” Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, dijital oyun tasarımcısının neler yaptığını şöyle özetledi: “Dijital oyun tasarımı yalnızca eğlence ürünü üretmek değildir; insan deneyimini, etkileşimini ve hikâyesini kapsayan disiplinlerarası bir sistem tasarımı sürecidir. Oyun, kullanıcıya hissettirdiği deneyimle anlam kazanır. Bu nedenle tasarımcı yalnızca mekanik kurmaz; psikoloji, ekonomi, hikâye anlatımı ve teknoloji bileşenlerini aynı anda kurgular. Dijital oyun tasarımcısı, oyunun ‘deneyim mimarisini’ inşa eden kişidir. Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar. Temel sorumluluklar şunlardır: Core loop & progression: Oyuncunun tekrar ettiği döngü, ilerleme ve ödül sistemiSistem tasarımı & dengeleme: Karakter, combat, ekonomi, kaynaklar, difficulty curveLevel & quest tasarımı: Görev akışları, seviye ritmi, onboarding süreçleriUX ve oyuncu yolculuğu: Menü akışı, kullanıcı testleri, erişilebilirlikPrototipleme: Unity/Unreal ile hızlı prototip ve playtestLive Ops & metrik okuma: Retention, ARPDAU, churn, A/B testPlatform & yayın stratejisi: Steam, konsol ve mobil için optimizasyon Ben oyun tasarımını bir sanat alanından öte yaratıcı teknoloji mühendisliği olarak görüyorum. Tasarım, veri ve teknoloji eş zamanlı çalışır.” “Disiplinlerarası eğitim modeli gerekli” Dijital oyun tasarımcısı olmak için nasıl bir eğitim gerektiğiyle ilgili de bilgi veren Ergen, şunları söyledi: “Tek bir doğru yol yoktur; ancak güçlü bir portfolyo, teknik altyapı ve sistem düşünme becerisi şarttır. Günümüzde oyunlar yalnızca eğlence değil; eğitim, sağlık, simülasyon, XR ve yapay zekâ uygulamalarında da kullanılmaktadır. Bu nedenle disiplinlerarası eğitim modeli gereklidir. Amerika’dan Türkiye’ye döndüğümde sıklıkla vurguladığım bir tespit vardı: Türkiye, oyun ve yaratıcı teknolojiler alanında Avrupa ve Amerika’nın yaklaşık 5 yıl gerisinden gelmektedir. Bunu bir yakınma değil, bir çalışma çerçevesi olarak ele aldık. Bu doğrultuda: Müfredatı yeniden yapılandırdık. Ders içeriklerini teknik derinlik kazandıracak şekilde güncelledik. Yapay zekâ ve makine öğrenmesini entegre ettik. Sektörle sürekli etkileşimli bir model kurduk. Bugün lisans düzeyinde yapay zekâ ve makine öğrenmesini sistematik biçimde oyun tasarımı eğitimine entegre eden tek bölüm konumundayız. Öğrencilerimiz teknik olarak şu alanlarda eğitim almaktadır: Data-driven design, oyuncu analitiği, oyun ekonomisi modelleme, prosedürel içerik üretimi, AI destekli adaptif mekanikler, monetizasyon mimarisi, platform bazlı yayın stratejileri.” “Sektör 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabilir” Dijital oyun tasarımının geleceğinin ve istihdamının olduğunu belirten Ergen, pazarla ilgili şu bilgiler verdi: “Küresel oyun pazarı büyümeye devam ediyor. Newzoo verilerine göre, 2024’te 187.7 milyar dolar, 2025’te 188.8 milyar dolar, 2028 projeksiyonu ise 206.5 milyar dolar. Oyuncu sayısının 2028’de 3.9 milyara yaklaşması bekleniyor. Daha geniş tanımlı araştırmalarda sektörün 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabileceği öngörülüyor. Bu büyüme yalnızca eğlence ekonomisi değildir. Oyun teknolojileri: Eğitim teknolojileri, XR ve metaverse, sağlık simülasyonları, savunma sistemleri, otomotiv arayüzleri gibi alanlara da entegre olmaktadır. Maaş skalası ülke, deneyim ve uzmanlık alanına göre değişir. Özellikle sistem tasarımcıları, oyun ekonomisi uzmanları, live ops yöneticileri ve AI destekli tasarım uzmanları küresel ölçekte yüksek talep görmektedir.” “Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biri” Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, küresel oyun ve Türkiye pazarı ile ilgili ise şunları söyledi: “Newzoo’nun 2025 raporuna göre küresel oyun pazarı 2025’te 188.8 milyar dolar seviyesindedir. Daha geniş tanımlı pazar analizlerinde 2024’te yaklaşık 298 milyar dolarlık hacim ve 2030’da 505 milyar dolara ulaşma projeksiyonu bulunmaktadır. Bu, oyun sektörünü yaratıcı endüstriler içinde en büyük ve en hızlı büyüyen alanlardan biri haline getirmektedir. Türkiye için 2025 projeksiyonları yaklaşık 3.33 milyar dolar seviyesindedir. Ancak önemli olan yalnızca iç pazar büyüklüğü değil; Türkiye’nin mobil oyun üretiminde küresel ölçekte görünürlük kazanmış olmasıdır. Türkiye, mobil oyun alanında global başarılar elde etti. Peak’in 2020’deki exit’i ekosistem için dönüm noktası oldu. Dream Games gibi şirketler milyar dolarlık değerlemelere ulaştı. Resmi bir ‘dünya sıralaması’ yoktur; ancak Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biridir.” Uluslararası çalışma fırsatları da sunuyor Bu alanın uluslararası çalışma fırsatları da sunduğunu belirten Ergen, “Oyun sektörü doğası gereği küreseldir. Remote ve hybrid çalışma yaygındır. Üretim pipeline’ları uluslararasıdır. Portfolyo güçlü olduğunda ülke bariyeri azalır. Tasarımcılar publisher’larda, AAA stüdyolarda, outsource ekiplerde veya bağımsız yapımcı olarak çalışabilir” dedi. “Öğrencilerimizi ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz” İstinye Üniversitesi’ndeki başarı hikâyelerinden de bahseden Ergen, şöyle devam etti: “Başarıyı üç ana kanalda görüyoruz: Üretim kültürü: Game Design Club ve düzenli Game Jam’ler. Başarı örnekleri: Üniversite içi ve dışı yarışmalarda dereceler. Mezun görünürlüğü: LinkedIn ve sektör yerleşimleri. Bölüm olarak yılda ortalama: 20’den fazla sektör etkinliği, 5 büyük Game Jam (200+ katılımcı), yüzlerce prototip üretim süreci, uluslararası konuşmacı ve yatırımcı buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Game Jam’lerimiz yalnızca yarışma değil; ürünleştirme ve girişim kültürü kazandırma platformlarıdır. Öğrencilerimizi yalnızca tasarımcı değil; ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz.” “AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçası” Oyun tasarımında yapay zekânın rolüne de değinen Dr. Öğr. Üyesi Ergen, “Yapay zekâ: Oyun deneyimini kişiselleştirme, adaptif zorluk üretme, prosedürel içerik üretimi, oyuncu davranış tahmini, ekonomi optimizasyonu gibi alanlarda kritik rol oynamaktadır. Akademik çalışmalar da AI entegrasyonunun oyuncu deneyimini derinleştirdiğini göstermektedir. Bu nedenle bölümümüzde AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçasıdır” diye konuştu. Oyunun artık yalnızca bir yazılım ürünü olmadığını belirten Ergen, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir ekonomi modeli, veri sistemi, dağıtım stratejisidir. Bir küresel rekabet alanıdır. Gelecek beklenen bir zaman dilimi değil; bugünden yapılan hazırlıkların doğal sonucudur. Biz bölüm olarak yalnızca mevcut açığı kapatmayı değil; Türkiye’nin yaratıcı teknoloji üretiminde öncü bir konuma gelmesini hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknolojinin Gelişimi Bireysel Yatırımlardaki Dönüşümü Nasıl Etkiliyor? Haber

Teknolojinin Gelişimi Bireysel Yatırımlardaki Dönüşümü Nasıl Etkiliyor?

Finansal piyasalar uzun yıllar boyunca belirli bilgi ve erişim bariyerlerine sahip, karmaşık bir yapı olarak görülüyordu. Ancak son yıllarda hız kazanan dijitalleşme, bu algıyı kökten değiştirdi. Mobil teknolojiler, gelişmiş veri altyapıları ve kullanıcı deneyimi odaklı platformlar sayesinde bireysel yatırım, artık çok daha geniş kitleler için ulaşılabilir bir alan haline geldi. Teknolojinin yatırım dünyasına etkisi yalnızca işlem hızının artmasıyla sınırlı değil. Aynı zamanda yatırım süreçlerinin şeffaflaşması, analiz araçlarının gelişmesi ve farklı piyasalara erişimin kolaylaşması da bu dönüşümün önemli parçalarını oluşturuyor. Dijital platformlar sayesinde yatırımcılar artık hesap açılışından işlem gerçekleştirmeye kadar tüm süreci dakikalar içinde tamamlayabiliyor. Geleneksel yöntemlerde zaman alan birçok adım, teknolojik entegrasyonlar sayesinde otomatik ve pratik bir yapıya kavuşmuş durumda. Anlık veri akışı, gelişmiş grafik sistemleri ve mobil bildirimler, yatırımcıların piyasaları gerçek zamanlı takip etmesine olanak tanıyor. Böylece karar alma süreçleri hızlanırken, fırsatlara zamanında erişim sağlanabiliyor. Erişim engelleri azalıyor, küresel piyasalar yakınlaşıyor Teknolojinin sağladığı bir diğer önemli dönüşüm ise coğrafi sınırların etkisinin azalması. Yatırımcılar artık yalnızca yerel piyasalara değil, küresel borsalara ve farklı yatırım araçlarına da tek bir platform üzerinden erişebiliyor. Bu durum, portföy çeşitlendirmesini kolaylaştırırken yatırımcıların farklı sektör ve temalara yönelmesine de imkân tanıyor. Küresel gelişmeleri anlık takip edebilmek ve farklı piyasalarda eş zamanlı işlem yapabilmek, bireysel yatırımcıya önemli bir esneklik kazandırıyor. Slayz, bireysel yatırımdaki bu teknolojik dönüşümü odağına alarak geliştirdiği altyapı ve kullanıcı dostu çözümlerle yatırım deneyimini daha pratik hale getiriyor. Platform, sunduğu güçlü teknolojik altyapı sayesinde yatırımcıların piyasalara hızlı ve kesintisiz erişim sağlamasına imkân tanıyor. Anlık veri akışı ve yenilenen grafik sistemi, analiz süreçlerini daha anlaşılır ve verimli bir yapıya dönüştürüyor. Kullanıcılar, işlem sırasında piyasa dinamiklerini net bir şekilde takip edebiliyor ve kararlarını daha bilinçli şekilde şekillendirebiliyor. Slayz ayrıca farklı piyasalara tek bir uygulama üzerinden erişim sunarak yatırım süreçlerini sadeleştiriyor. Borsa İstanbul, ABD borsaları ve fon piyasalarına aynı platformdan ulaşabilmek; yatırımcıların portföylerini bütüncül bir bakış açısıyla yönetmesine katkı sağlıyor. Zaman ve mekân bağımsız işlem imkânı sunan yapısıyla Slayz, bireysel yatırımcıların finansal piyasalara daha esnek ve özgüvenli bir şekilde katılım göstermesini destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.