Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Platformlar

Kapsül Haber Ajansı - Platformlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Platformlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAB Architects, iF Design Award 2026’da Ödülle Onurlandırıldı! Haber

BAB Architects, iF Design Award 2026’da Ödülle Onurlandırıldı!

BAB Architects, Anadolu Ajansı’nın İstanbul Genel Müdürlüğü projesiyle tasarım dünyasının prestijli ödüllerinden iF Design Award 2026 kapsamında “Corporate Interiors” kategorisinde ödül almaya hak kazandı. Proje, kurumun değişen yayıncılık ve çalışma ihtiyaçlarına yanıt veren mekansal kurgusuyla öne çıkıyor. Toplam 15.000 m²’lik bir alana yayılan Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü, üst yönetim katı, açık ofis katları ile zemin ve bodrum katlarda yer alan sosyal ve ortak alanlardan oluşuyor. Üst yönetim katında, sofistike Amerikan ceviz mobilyalar, dekoratif vinil duvar kağıtları ve merkezi “cam fanus” bekleme alanı sayesinde, mekana ferahlık ve yönlendirme kazandırıldı. Kat planlamasında yönetim odaları cephe yönlerine uygun şekilde yerleştirilerek kapsamlı peyzaj tasarımı ile kat boyunca yeşil ve rahatlatıcı bir ortam yaratıldı. Açık ofis katları, şeffaf ve esnek bir çalışma ortamı sunmak üzere tasarlanarak, idari odalar dışındaki alanlarda platformlar ve geçirgen özel mobilyalar ile mekansal ayrımlar sağlandı. Her kat için belirlenen özgün renk konseptleri, ofislerin kendi karakterini öne çıkarırken genel tasarım dilinin bütünlüğünü koruyor. Zemin ve bodrum katlar ise yüksek tavanlar, eğrisel tasarım öğeleri ve özel mobilyalar ile dinamik, çok amaçlı ortak alanlar olarak planlanıp, kafe-bistro, spor salonu, mini amfi, seminer alanı gibi işlevler doğal ışık, biyofilik tasarım ve peyzaj entegrasyonu ile desteklendi. Böylece Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü’nde estetik, işlevsellik ve kullanıcı deneyimi bir arada sunuldu. Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü projesi, kurumun modernleşen ihtiyaçlarına yanıt veren; estetik, işlevsellik ve kullanıcı deneyimini bir araya getiren bütüncül tasarım yaklaşımıyla BAB Architects’in uluslararası tasarım sahnesindeki konumunu güçlendirirken, iF Design Award 2026’da aldığı ödülle başarısını tescillemiş oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Sektörü, 2026’da Hiper-Hızlı Bir Yapay Zekâ Dönemine Giriyor Haber

Teknoloji Sektörü, 2026’da Hiper-Hızlı Bir Yapay Zekâ Dönemine Giriyor

Araştırma, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında inovasyona öncelik vererek büyümeyi hızlandırabileceklerine dikkat çekiyor. Aynı zamanda stratejik ortaklıklarla büyük ölçekte yapay zekâ uygulamalarının iş modellerine entegre edilmesi de sektörde büyümeyi hızlandırabilen bir diğer faktör olarak ön plana çıkıyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, teknoloji şirketlerinin 2026 yılında büyümeyi ve operasyonel verimliliği artırmak için odaklanabileceği kritik alanları ele aldığı “Teknoloji Şirketleri için En Büyük 10 Fırsat” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, teknoloji sektörünün hiper-hızlı bir yapay zekâ dönemine girdiğini ortaya koyarken, bu yeni dönemde lider konumda olmak isteyen şirketlere net bir yol haritası sunuyor. Araştırmaya göre; 2026’da başarıyı belirleyen temel unsur günümüz iş dünyasında hızlı aksiyon almak olacak. Yapay zekâ odaklı inovasyonun ivme kazanmasıyla birlikte teknoloji şirketlerinin; stratejik iş birlikleri yoluyla daha hızlı büyüme ve verimlilik elde etmesi öne çıkıyor. Aynı zamanda belirli amaçlar doğrultusunda otonom karar alabilen yapay zekâ sistemleri (Agentic AI), platformlar ve bulut sistemleri arasında birlikte çalışabilirlik ile fiziksel yapay zekâ ve robotik çözümler, yeni rekabet avantajlarının merkezinde yer alıyor. EY araştırmasında, yapay zekânın hız kazanmasıyla birlikte güvenilir yapay zekânın artık yalnızca bir uyum başlığı değil, gelir ve itibarın korunması açısından operasyonel bir zorunluluk haline geldiği vurgulanıyor. Bu kapsamda, yönetişimin iş süreçlerine entegre edilmesi, liderlerin daha etkin bir rol üstlenmesi ve güçlü veri altyapılarının oluşturulması kritik önem taşıyor. EY, 2026’da teknoloji şirketlerinin göz önünde bulundurması gereken 10 fırsat alanını şöyle sıralıyor: 1. Hiper-hızlı yapay zekâ döneminde stratejik iş birlikleriyle büyüme hızlandırılmalı Yapay zekâ odaklı stratejik iş birlikleri, birleşme-satın alma işlemleri veya ortak girişim yaklaşımları ile, teknoloji şirketlerinin daha hızlı ölçeklenmesini sağlayacak. Yönetişimden ödün vermeden, stratejik iş birliklerini güçlendiren teknoloji şirketleri, değişen regülasyonlara daha çevik uyum sağlayarak sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilir. 2. Platformlar arası entregre çalışabilirlik ve fiziksel yapay zekâya geçiş önceliklendirilmeli Ürünlere entegre yapay zekâ artık standart hale gelirken, platformlar ve bulutlar arasında sorunsuz çalışan sistemler fark yaratıyor. Yapay zekâ, robotik ve otonom çözümlerle birleşen bu yaklaşım, yazılım ile fiziksel dünyayı yakınlaştırarak yeni büyüme alanları sunma fırsatı taşıyor. Bu yetkinliklere yatırım yapan teknoloji şirketleri rekabet avantajı elde edebilir. 3. Güvenli ve güvenilir yapay zekâ operasyonel hale getirilmeli Yapay zekânın yaygınlaşması arttıkça güvenilirlik ve etiklik konuları tercih olmanın ötesine geçerek operasyonel gereklilik haline geliyor. Teknoloji şirketlerinin; iş akışlarına ve risklere en yakın konumda bulunan fonksiyonları güçlendirerek, sınırları tanımlama, risk alanlarını belirleme ve güvenilirlik uygulamalarını günlük operasyonlara entegre etme modeline yönelmesi gerekiyor. Güçlü sınırlar olmadan, şirketler zincirleme başarısızlığa yol açabilecek ve iş hedeflerini sekteye uğratabilecek risklerle karşı karşıya kalıyor. İş fonksiyonlarının güçlendirilmesi ve yönetişimin günlük süreçlere entegre edilmesi, bu büyümenin sürdürülebilir şekilde yönetilmesini sağlayabilir. Bunu başaran teknoloji şirketleri, mevzuata ve itibara ilişkin riskleri azaltırken operasyonel verimliliği artırabilir. 4. Yapay zeka döneminde ticari konulara ilişkin strateji yeniden ele alınmalı Yapay zekâ temelli şirketler, yazılımların fiyatlandırılması, hazırlanması ve satın alınması süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Geleneksel modeller yerini sonuç ve değer odaklı fiyatlandırmaya bırakıyor. Müşteriler artık erişimden çok sorunsuz deneyimler ve ölçülebilir fayda bekliyor. Araştırmaya göre; 2026’da lider şirketlerin, fiyatlandırmayı doğrudan sağlanan çıktı ve değerle ilişkilendiren modellerle öne çıkacağı öngörülüyor. Bu sonuç odaklı modeller, müşteriler için tercih edilen bir satın alma deneyimi sunmayı hedefliyor. 5. Esneklik için yapay zekâ model seçimi optimize edilmeli Açık ve kapalı yapay zekâ modelleri arasındaki doğru denge, maliyet, performans ve uyum açısından kritik hale geliyor. Açık model ekosistemi hızla gelişerek daha düşük giriş bariyerleri, daha hızlı süreçler ve çoğu zaman maliyetin çok küçük bir kısmıyla iş akışlarına derin bir entegrasyon potansiyeli sunuyor. Kapalı modeller ise daha yüksek maliyetler, tedarikçiye bağımlılık ve yerelleştirme veya uyum açısından daha sınırlı esneklik gibi riskleri beraberinde getirebiliyor. 2026’da bu modelleri iş operasyonları ve regülasyon ihtiyaçlarına göre doğru yöneten teknoloji şirketleri, hız ve esneklik avantajı elde edebilir. 6. Dijital egemenlik odaklı tasarım ve etkin iş gücü modeli benimsenmeli Regülasyonlar ve jeopolitik gelişmeler, yapay zekâda yerelleşmeyi zorunlu kılıyor. Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA), Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Yapay Zekâ Yasası gibi düzenlemeler şirketlerin planlarını etkilerken, dijital egemenlik yaklaşımı daha çok önem kazanıyor. Bu konu; yeteneklerin nerede konumlandığını, hesaplama süreçlerinin nerede gerçekleştiğini ve temel modellerin ulusal değerleri, etik yaklaşımları ve gelenekleri nasıl yansıttığını kapsıyor. Stratejilerine farklı bölgesel perspektifleri ve regülasyon gerekliliklerini entegre eden şirketler, hızdan ödün vermeden uyum sağlayarak, giderek farklılaşan bu ortamda küresel ölçekte büyümeyi sürdürebilebilir. 7. Yapay zekâ zorlukları, alanında uzmanlarla yönetilmeli Yapay zekâ uygulamaları karmaşıklaştıkça, ilgili uzmanların doğrudan iş birimlerinde görev alması önem kazanıyor. Teknik yetkinliğin doğrudan iş birimlerine veya proje ekiplerine dahil edilmesi, bu teknolojinin kullanımını hızlandırırken uygulama kalitesini ve sürekliliği artırıyor. Bu rolleri değeri en üst düzeye çıkaracak şekilde yapılandıran teknoloji şirketleri, avantaj elde edebilir. 8. Dijital altyapı ve yapay zekâ dönemi için vergi stratejisi yeniden ele alınmalı Küresel ölçekte büyüyen teknoloji şirketleri için vergi, stratejik bir karar alanı haline geliyor. Nerede yatırım yapılacağı, fikri mülkiyet sahipliğinin nasıl yapılandırılacağı ve maliyetler ile kârların sınırlar arasında nasıl dağıtılacağına ilişkin kararların proaktif olarak değerlendirilmesi önem kazanıyor. Bu doğrultuda, vergi stratejisinin dijital dönüşümün temeline entegre edilmesi gerekiyor. Vergi yaklaşımını dijital dönüşümün merkezine yerleştiren şirketler, büyüme sürecinde uyum ve çeviklik sağlayabilir. 9. AI destekli FinOps (Financial Operations) yaklaşımlarıyla finans fonksiyonu, stratejik bir itici güce dönüştürülmeli Yapay zekâ destekli FinOps (Financial Operations) yaklaşımları, finans fonksiyonunu raporlamanın ötesine taşıyor. Gerçek zamanlı görünürlük ve akıllı kaynak yönetimi, daha hızlı ve isabetli karar almayı mümkün kılıyor. Doğru şekilde hayata geçirildiğinde finans, bir raporlama fonksiyonu olmaktan çıkarak marj artışını destekleyen, sermaye kullanımını optimize eden ve kurum genelinde karar süreçlerini iyileştiren stratejik bir itici güç haline geliyor. 10. Yapay zekâ çağında, kurumsal güvenlik yeniden gözden geçirilmeli Teknoloji şirketlerinin, temel güvenlik seviyesinin ötesine geçerek daha proaktif ve yapay zekâ destekli siber güvenlik ve veri güvenliği yaklaşımlarını benimsemesi gerekiyor. Bu kapsamda; iyileştirme hizmet seviyesi anlaşmalarının haftalardan saatlere indirilmesi, siber tehdit tespiti ile müdahalesinin otomatikleştirilmesi ve sürekli kimlik doğrulamanın entegre edilmesi gibi alanlar öne çıkıyor. Kimlik, veri ve yapay zekâ modellerini bütüncül şekilde koruyan teknoloji şirketleri, büyümeyi kesintisiz ve güvenli biçimde sürdürebilir. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektör Lideri Emre Beşli araştırma ile ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Teknoloji sektörü, 2026 yılında yapay zekânın hızla yaygınlaştığı ve ölçülebilir değer üretmenin her zamankinden daha kritik hale geldiği bir döneme giriyor. Teknoloji şirketleri bugün yapay zekânın potansiyelini konuşmaktan çok, bu potansiyeli güvenli ve güvenilir şekilde nasıl hayata geçireceklerine ve etkili çözümlerle nasıl sürdürülebilir değer elde edebileceklerine odaklanıyor. Öte yandan “dijital egemenlik” kavramı da belirleyici bir unsur olarak hayatımıza girdi. Üst yönetim gündeminde artık ‘yapabilir miyiz?’ sorusunun yerini, ‘nasıl daha hızlı ve etkili uygularız?’ sorusu almış durumda. Otonom sistemlerin operasyonel süreçleri desteklediği, liderlerin ise stratejik yönlendirmeye odaklandığı bu yeni iş modelinin, rekabet avantajının temelini oluşturacağını söylemek mümkün. Araştırmamızda ortaya koyduğumuz fırsatlar, teknoloji şirketlerinin deneme ve pilot süreçlerden operasyonel olgunluğa geçişini desteklerken; yapay zekâ temelli stratejileri benimseyen, yönetişimi dönüştüren ve iş modellerini yeniden kurgulayan şirketlerin kazanan konumda olacağına işaret ediyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sistem Global: “Dijital Ürün ve Platformlar Üzerinden Hizmet Verdiğimiz Şirket Sayısını 10 Katına Çıkaracağız” Haber

Sistem Global: “Dijital Ürün ve Platformlar Üzerinden Hizmet Verdiğimiz Şirket Sayısını 10 Katına Çıkaracağız”

Son yıllarda hız kazanan teknoloji yatırımları ve dijital servisleriyle yeni bir döneme hazırlanan Sistem Global, 2026 itibarıyla danışmanlık tabanlı servis entegre teknoloji çözümlerini daha ölçeklenebilir, bütüncül ve global erişime açık bir yapıya dönüştüreceğini duyurdu. Global ekonomik belirsizliklerin arttığı, regülasyonların karmaşıklaştığı ve rekabetin küresel ölçekte yoğunlaştığı bir iş ortamında, şirketlerin karar alma süreçlerini daha hızlı, daha şeffaf ve veri temelli hale getirmeyi amaçlayan Sistem Global, teknoloji destekli iş servisleri aracılığıyla şirketlerin finansal performanslarını, operasyonel verimliliklerini ve global pazarlardaki rekabet gücünü artıracak çözümler geliştirmeye odaklanacak. 2026’da teknoloji tabanlı servislerinin toplam hizmet gelirleri içindeki payını anlamlı ölçüde artırmayı hedefleyen Sistem Global, dijital ürün ve platformlar üzerinden hizmet verdiği şirket sayısını 10 katına çıkararak global ofisleri aracılığıyla sunulan entegre servis hacmini büyütmeyi amaçlıyor. Ayrıca, veri analitiği ve dijital süreç yönetimi odaklı çözümlerle, danışmanlık hizmetlerinin daha ölçülebilir çıktılar üretmesini sağlayacak yeni modellerin devreye alınması planlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, “Aynı zamanda 30’uncu yılımız olan 2026, bugüne kadar edindiğimiz bilgi birikimini ve tecrübeyi daha güçlü bir teknoloji vizyonuyla geleceğe taşıyacağımız önemli bir dönüm noktası olacak. Son yıllarda geliştirdiğimiz dijital ürünler, oluşturduğumuz teknoloji portföyü ve yatırım yaptığımız yenilikçi girişimler, bizi yalnızca danışmanlık sağlayan bir yapı olmaktan çıkararak, şirketlerin tüm kritik süreçlerine dokunan servis entegre bir teknoloji ekosistemine dönüştürdü. Danışmanlık hizmetlerimizi, dijital ürünler ve ölçeklenebilir platformlarla bütünleştirerek, şirketlerin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, uzun vadeli rekabet güçlerine de katkı sağlayan bir yapı kuruyoruz. Önümüzdeki dönemde bu yaklaşımı daha ileriye taşıyarak, şirketlerin değer üretme kapasitesini artıran çözümler sunmaya ve Türkiye’nin KOBİ odaklı kalkınma modeline katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de Yılın En İyi 50 Girişimi Belli Oldu Haber

Türkiye'de Yılın En İyi 50 Girişimi Belli Oldu

İTÜ ARI Teknokent'in Kuluçka Merkezi İTÜ Çekirdek tarafından her yıl düzenlenen etkinlik, bu yıl 25-26 Kasım tarihlerinde UNIQ İstanbul'da, herkese açık şekilde gerçekleştirilecek. "ImpactVerse" temasıyla girişimcilik etkisinin evrene yayılacağı Big Bang'de, 8 farklı sektörel dikeyde seçilen yerli ve global en iyi 50 girişim, ödül ve yatırımlarla buluşacak. Teknolojik ürün ve hizmetlerini ticarileştirmeyi hedefleyen girişimcilere büyüme yolculuklarında 360 derece destek sunan İTÜ Çekirdek'in bu yıl 14'üncüsünü gerçekleştireceği Big Bang Startup Challenge'ta, TOP 50 girişim belli oldu. 25–26 Kasım tarihlerinde UNIQ İstanbul'da "ImpactVerse" temasıyla gerçekleşecek Big Bang, girişimcilik etkisinin evrene yayıldığı sahne olacak. 8 farklı sektörel dikeyde; (Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği'nin desteğiyle Otomotiv ve Mobilite, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu & Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği'nin desteğiyle Enerji, ITU Seed, Yaşam Teknolojileri/Medikal Teknolojiler, Makine ve Yapay Zekâ, Gayrimenkul ve İnşaat Teknolojileri, İK ve Regülasyon Teknolojileri, E-Ticaret ve Platformlar) sunum yapan 50 girişim, ödül ve yatırımlarla buluşacak. Etkinlikte global yatırımcılar da sunumları eş zamanlı olarak çevrim içi takip edebilecek. Türkiye'nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge, bu yıl "ImpactVerse'' mottosuyla girişimcilik etkisinin evrene yayıldığı sahne olacak. Etkinliğin ilk gününde TOP 50 girişim sektörel dikeylere bölünerek sunum yapacak; ikinci gün ise girişimlerin ödül ve yatırımları duyurulacak. Etkinlikte bu yıl farklı sektörlerden alanında uzman konuşmacılar da yer alacak. İki gün sürecek etkinlikte özel şovlar ve performanslar ile coşku hiç azalmayacak. Girişimcilik ekosisteminin tüm aktörlerini bir araya getirecek Big Bang'de katılımcılar, network'ünü genişletebilecekleri gibi aynı zamanda fuaye alanında kurulacak girişim stantları ve deneyim alanlarıyla birçok inovasyonla tanışma fırsatı da yakalayacak. Her yıl 500 girişime destek sağlıyor "Etki Yaratan Kuluçka Merkezi" vizyonuyla girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi sürdüren, "Dünyanın e n iyi üniversite kuluçka merkezi" İTÜ Çekirdek, her yıl ortalama 500 girişime destek sağlayarak Türkiye ekonomisine milyonlarca dolarlık katma değer yaratıyor. Girişimlere bir önceki yıl 2,85 milyar TL'lik ödül, nakit ve yatırım desteği duyurulan Big Bang'in bu yıl çok daha büyük bir kaynak yaratması hedefleniyor. Türkiye'den globale uzanan başarı hikâyeleri İTÜ Çekirdek, girişimcilere yalnızca erken aşama destek sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda onları yatırımcı ve fonlarla buluşturarak küresel başarıya uzanan yollar açıyor. Bugüne kadar desteklenen yüzlerce girişim; Silikon Vadisi'nden yatırım aldı, 40'tan fazla ülkeye distribütörlük ağı kurdu ve bazıları kendi sektörlerini dönüştüren etkilere imza attı. Bu girişimler arasında geleceğin unicorn adayları da yer alıyor. Girişimci sunumlarının eş zamanlı olarak global yatırımcılara canlı yayınlanacağı etkinliğ e kayıtlar bigbang.itucekirdek.com adresinden yapılıyor. İŞTE BIG BANG STARTUP CHALLENGE 2025'TE SAHNE ALACAK TOP 50 GİRİŞİM Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB)'in desteğiyle Otomotiv ve Mobilite Sahnesi: Arya AI: Yapay zekâ destekli bir lojistik optimizasyon motorudur. Karmaşık ve manuel dağıtım planlamasını, hızlı, veri odaklı ve senaryoya dayalı karar alma süreçlerine dönüştürür. ALL IoT Teknoloji: Şehirlerin atık toplama süreçlerinde yakıt, zaman ve karbon emisyonunu yüzde 50'ye kadar azaltarak, atık yönetimini daha akıllı, çevreci ve verimli hale getirir. M-BASED: Hayvansal ve petrol bazlı derinin yarattığı etik ve çevresel sorunları, geliştird iği "Mantar Tabanlı Vegan Deri" ile tamamen ortadan kaldırır. Tekstil sektörüne sürdürülebilir, çevre dostu, erişilebilir ve yüksek kalitede tekstil hammaddesi sunar. GUARTEC: Motosiklet kullanıcılarının güvenlik, konfor ve stil beklentilerini tek bir çözümde birleştiren teknoloji odaklı yeni nesil bir koruyucu çözümdür. STEP4: Şirketlerin sürdürülebilirlik risklerini analiz etmelerini, ESG performanslarını değerlendirmelerini ve regülasyonlara uyumlu dijital eylem planlarıyla gelişimlerini yönetmelerini sağlayan yapay zekâ tabanlı bir kurumsal sürdürülebilirlik platformudur. Vignetim: Avrupa'da araçla seyahat eden bireyler ve ticari filolar için dijital vinyet, otoyol geçişi, eSIM ve sigorta çözümlerini tek bir platformda sunarak kapsamlı bir mobilite asistanı deneyimi sağlar. Biges Kompozit: Tekstil atıklarını ileri dönüşüm yoluyla yüksek performanslı kompozit ma lzeme, akustik panel ve sürdürülebilir hammaddeye dönüştüren çevreci bir malzeme teknolojisi girişimidir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder)'in desteğiyle Enerji Sahnesi: Conveks: Elektrik dağıtım şirketleri için rota optimizasyonu, görev atama ve dinamik planlama süreçlerini otomatikleştiren, yapay zekâ destekli akıllı optimizasyon çözümüdür. NisusAI: Yapay zekâ tabanlı otomasyon sistemiyle kurumların RPA altyapılarını tek platformda yöneten, maliyetleri düşürüp dijital dönüşümü hızlandıran bir çözümdür. Onna Robotics: Rüzgâr enerjisi sektöründe bakım ve operasyonel verimliliği kökten dönüştüren, yapay zekâ destekli otonom mobil robot (AMR) çözümleri geliştiren bir derin teknoloji girişimidir. Rotamen: Yapay zekâ destekli saha iş gücü yönetim platformudur. Torkman: b> Itools ürün ailesi ve Torka denetim/uygulama platformuyla fabrika, tesis, proses ve enerji hatlarında insan + robot iş birliğini veriyle yöneten bütünleşik bir ekosistem sunar. Ukko Bot: LLM (Büyük Dil Modeli) tabanlı yapay zekâsıyla enerji profesyonellerinin doğal dilde sordukları sorulara saniyeler içinde analizler sunan, kârlılığı maksimize edecek kararların alınmasını hızlandıran bir SaaS platformudur. Werer Energy: Yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren, lityum batarya paketleri, hibrit invertör sistemleri ve ölçeklenebilir enerji depolama konteynerleri üreten bir teknoloji girişimidir. ITU SEED Sahnesi: Beesage: Arıcılar için geliştirilen modüler erken uyarı sistemiyle bal verimini artıran, arı kolonisinin dağılmasını önleyen ve kovan ziyaretlerini azaltan bir teknolojidir. Fleetroot: Akıllı mobilite ve IoT platformu olarak, işletmelerin son kilometre teslimatlarını, filo yönetimini ve bağlı varlıklarını gerçek zamanlı olarak takip etmelerini sağlar. FortyGuard: Ticaret, şehir sistemleri ve enerji alanlarında ölçeklenebilir yapay zekâ destekli analizler sunar. 2 metre hassasiyetinde sıcaklık verileriyle işletmelere gerçek zamanlı içgörüler sağlayarak yüksek maliyetli danışmanlık ihtiyacını ortadan kaldırır. Key2Enable: Engelli öğrencilere yönelik, öğrenme ve iletişim süreçlerini destekleyen yenilikçi eğitim teknolojileri geliştirir. Waiter Call: Restoran sahiplerinin personel iş yükünü dengelemelerine yardımcı olan dijital bir yönetim sistemidir. Yaşam Teknolojileri ve Medikal Teknolojiler Sahnesi: Bloocell Sağlık Teknolojileri: Kişiye özel üretilebilen, biyobozunur yapısıyla doğal yenilenmeyi destekleyen ve doku onarımında etkili çözümler sunan yapay doku teknolojisidir. p> CalibraMics: Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülerinde veri standardizasyonu sağlayan hibrit sistemler geliştiren ve üreten bir teknoloji girişimidir. Collaxir Arge ve Biyoteknoloji: Patentli yeşil teknolojisiyle balık ve tavuk atıklarını yüksek saflıkta kolajen peptitler ve değerli hammaddelere dönüştüren, bilimsel olarak kanıtlanmış sağlıklı yaşam formülasyonları geliştiren ileri biyoteknoloji girişimidir. GODİ Biyoteknoloji: Yaşam bilimlerinin geleceğine öncülük ederek ileri biyoteknolojik ürünler geliştiren bir girişimdir. MamaLabs: Anne sütünün besleyici değerlerini strip testiyle analiz ederek, sonuçlara göre doktorlar tarafından anneye özel takviye veya beslenme programı önerilmesini sağlayan, emziren annelere destek teknolojisidir. Marin "sana özel takviye rutinin": Uzman onaylı, yapay zekâ tabanlı algoritmasıyla kullanıcı sağlık verilerine dayal kişiselleştirilmiş takviye rutinleri sunar. My Gene And Cell Therapies Biyoteknoloji: İthal/eski otoantikor testlerinin yerini alarak serumdaki en düşük titreleri günler içinde sayısal ve yüksek hassasiyetle ölçen, genetik olarak programlanmış akıllı hücre platformudur. RAYMARE: Tarımsal üretimde karşılaşılan beslenme, su kıtlığı ve toprak verimliliği gibi küresel sorunlara, bitki bazlı biyoteknolojik çözümlerle katkı sağlayan bir derin teknoloji girişimidir. Yapay Zekâ ve Makine Teknolojileri Sahnesi: AirGemba: Endüstriyel IoT ve yapay zekâ teknolojilerini entegre biçimde kullanarak işletmelerin operasyonel verilerinden gerçek zamanlı, eyleme dönüştürülebilir içgörüler elde etmesini sağlayan bir operasyonel süreklilik platformudur. ARCH Technology: Diz altına takılan sensörleriyle kullanıcının nabzını, doku oksijenlenmesini ve ödem miktarı nı sürekli ölçen; yapay zekâ desteğiyle bu verileri analiz ederek, kan dolaşımını aktif biçimde düzenleyen giyilebilir bir teknoloji cihazıdır. Corezzle Electronics: Elektronik bileşenleri 1 TL boyutunda tek bir işlemci paketinde toplayarak, firmalara kompakt, yüksek performanslı ve hızlı özelleştirilebilir çözümler sunan bir "System in Package" teknolojisidir. DexterGPT: Yapay zekâ altyapısı sayesinde hiçbir teknik bilgiye ihtiyaç duymadan SEO ve dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesini sağlayarak, kullanıcılara aylık 500–2000 ABD Doları arasında tasarruf imkânı sunar. Lunaar: Fiziksel ve dijital dünya arasındaki deneyim boşluğunu kapatarak, markalar ve tüketiciler için yapay zekâ destekli yeni nesil ürün deneyimi standartları geliştiren bir teknoloji girişimidir. NCT Robotik: Otel, sağlık, eğitim ve etkinlik sektörleri için özelleştirilebilir yapay zekâ des tekli otonom robotlar geliştiren, Türkiye ve İsveç'te faaliyet gösteren bir teknoloji girişimidir. Seri AI Systems: Yapay zekâ orkestrasyonu sağlayan, merkezi, güvenli ve ölçeklenebilir bir akıllı sohbet (chat) platformudur. Uludoğan Savunma Sanayi: Savunma, güvenlik ve arama kurtarma alanlarında kullanılmak üzere; yapay zekâ destekli otonom uçuş ve sürü kabiliyetine sahip, yüksek manevra yeteneğiyle gerçek zamanlı veri toplayarak güvenli operasyonlar gerçekleştiren yerli nano insansız helikopter sistemleri geliştirmektedir. Gayrimenkul ve İnşaat Teknolojileri Sahnesi: CIRCULA: Robotik katmanlı imalat ve biyobazlı malzemeler kullanarak sıfır atık mobilya ve çözümleri geliştiren bir girişimdir. CoBoT AI: Tasarım otomasyonu yazılımı ve yapay zekâ ajanlarıyla inşaat ve BIM sektörlerinde yoğun emek gerektiren manuel süreçleri dijitalleştirir ve insan sızlaştırır. Myaircharger: Kullanıcılara hızlı, ekonomik ve güvenli şarj özgürlüğü sunarken; mekânlara şarj, reklam, müşteri etkileşimi ve büyük veri analiziyle düzenli gelir sağlayan, masaları dijitalleştiren yapay zekâ destekli paylaşımlı donanım sistemidir. Sanamekan: Bireylerin ve kurumların 70'ten fazla etkinlik türü için, sayısı her geçen gün artan 2 binin üzerinde mekânı kısa süreli kiralayabildiği; etkinlik sektörünü teknolojiyle dijitalleştiren çevrimiçi bir platformdur. İK ve Regülasyon Teknolojileri Sahnesi: hiri.ai: İşe alım süreçlerini otonom yapay zekâ ajanlarıyla yöneten, şirketlere verimlilik kazandıran ve geleneksel ATS sistemlerine zekâ katan bir yetenek zekâsı platformudur. Alım kararlarını objektif "Bütünsel Hiri Skoru" ile destekler. Sobrantech Dijital Dönüşüm: Firmaların dijital dönüşümünü uluslar arası standartlarda gerçekleştirmelerine, süreçlerini daha verimli hâle getirmelerine ve yapay zekâ destekli çözümlerle otomatikleştirmelerine olanak sağlayan proje ve danışmanlık hizmetleri sunar. Synaps AI: İşe alım süreçlerinin tamamını tek çatı altında toplayan, 13 modüllü yapay zekâ tabanlı bir platformdur. Tebli: Kurumların e-tebligat süreçlerini otomatikleştirerek belge yönetimini sadeleştiren yenilikçi bir hukuk teknolojisi platformudur. Waytogo: Profesyonel koçluk ve mentorluk süreçlerini dijitale taşıyan, görüşmelerdeki yetkinlikleri yapay zekâ ile analiz ederek dakikalar içinde raporlayan bir teknoloji girişimidir. WiseStella: Gemi işletmeciliği sektöründe faaliyet gösteren firmalara yönelik, HSEQ (Health, Safety, Environment and Quality) alanında yapay zekâ temelli kök sebep analizi ve kıyaslama ölçütleri sunan bir SaaS platformudur. E-Ticaret v e Platformlar Sahnesi: BINCLUSIVE: Kurumların internet siteleri ve mobil uygulamalarını, dünyadaki 1,3 milyar ve Türkiye'deki 9 milyon engelli birey için erişilebilir hâle getirmelerini sağlayan yapay zekâ tabanlı bir kullanıcı deneyimi platformudur. Ranke Studios: Duygusal anlatım ve yenilikçi oynanış biçimlerini birleştirerek, oyunculara psikolojik derinliği yüksek deneyimler sunan bağımsız bir oyun geliştirme stüdyosudur. VOTLOG: Markaların tüketicilerden hızlı bir şekilde geri bildirim toplayarak bu verileri anlık, anlamlı ve aksiyona dönüştürülebilir içgörülere çeviren, mobil odaklı ve yapay zekâ destekli bir tüketici araştırma platformudur. SociaPol: Kullanıcıların teknik bilgiye ihtiyaç duymadan kendi sanal dünyalarını oluşturmasını sağlayan no-code altyapılı bir metaverse platformudur. Dijital topluluklar ve markalar için etkileşimli sanal deneyimle r oluşturmayı kolaylaştırır. Trilema Wallet: Kurumların kendi markalarıyla entegre edebileceği blockchain tabanlı akıllı cüzdan altyapısı sunar. Web2'nin kullanım kolaylığını, Web3'ün güvenliği ve veri egemenliğiyle birleştirerek B2B düzeyinde dijital ödeme ve cüzdan çözümleri sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Canlı Yayın Ekonomisinin 2030’da 5 Milyar Doları Aşması Bekleniyor Haber

Türkiye’de Canlı Yayın Ekonomisinin 2030’da 5 Milyar Doları Aşması Bekleniyor

TikTok’un global danışmanlık şirketi Kearney iş birliğiyle hazırladığı yeni raporu The Future of Entertainment’a göre, Türkiye’de canlı yayın pazarının büyüklüğünün 2024’te yaklaşık 1,6 milyar dolar seviyesindeyken 2030’a kadar 5 milyar dolar eşiğini aşması öngörülüyor. Büyümenin temel sürükleyicileri arasında genç kullanıcı tabanı, yüksek mobil penetrasyon, platform içi üretim araçlarının yaygınlaşması ve marka iş birliklerinin artması yer alıyor. Raporda Türkiye’nin genç nüfusu, sosyal medya penetrasyonu ve kültürel üretim gücüyle, canlı yayın alanında Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye (MENAT) bölgesi için bir merkez olma potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor. Türkiye'de canlı yayın izleyici sayısının artması, bu formatın giderek daha fazla benimsendiğini gösteriyor. Ülkemizde haftalık izleyici sayısı yaklaşık 10,2 milyon iken, canlı yayın kullanım oranı ise yüzde 16 seviyesinde. Türkiye'de sosyal medya kullanıcıları günde 13 dakika canlı yayın içeriği izliyor. En yoğun izlenme saatinin ise 21.00 civarı olduğu belirtiliyor. Türkiye'deki canlı yayın izleyicilerinin yaklaşık yüzde 72'sini 18-34 yaş arası kullanıcılar oluşturuyor. Araştırmaya göre 34 yaşın üzerindeki kullanıcılar, izleyici kitlesinin yaklaşık yüzde 20-25'i arasında yer alıyor. Canlı yayınlar istihdam sağlıyor Rapora göre Türkiye'de canlı yayın sektörünün 2030 yılına kadar 133 bin tam zamanlı iş ve 126 bin dolaylı iş yaratmasını bekleniyor. Aynı zamanda 2024'te, Türkiye'nin GSYİH'sinin yüzde 0,15'i canlı yayın sektöründen ve dolaylı etkilerinden kaynaklanıyor. Canlı yayın sektörü yalnızca içerik üreticileriyle sınırlı kalmayıp, ajans personeli, teknik ekipler, platform çalışanları ve destek hizmetleri ile çok sayıda farklı meslek grubuna istihdam yaratıyor. Raporda ayrıca, canlı yayınların yalnızca istihdam yaratmadığı; aynı zamanda içerik üreticilerin teknik yetkinliklerini, marka iş birliği kabiliyetlerini ve dijital girişimcilik becerilerini artırarak, bu yetkinliklerin medya, pazarlama ve hizmet sektörlerine aktarılabileceği belirtiliyor Türkiye İçin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli Türkiye’nin genç nüfusu, sosyal medya penetrasyonu ve kültürel üretim gücüyle, canlı yayın alanında MENAT bölgesi için bir merkez olma potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor. Raporda; yayıncı ekosistemini destekleyecek teşviklerin, profesyonelleşme yatırımlarının, üretim altyapısının güçlendirilmesinin ve ortak güvenlik standartları oluşturulmasının (yaş doğrulama, içerik denetimi, veri şeffaflığı) bu kapsamda önemine değiniliyor. Bu adımlar hayata geçtiğinde Türkiye’nin, sadece iç pazar büyüklüğüyle değil, bölgesel içerik üretim ve dağıtım merkezi olarak da önemli bir oyuncuya dönüşeceği de aktarılıyor. Sektörün Büyümesinde Etkili Trendler: Mobil, Etkileşim ve Yeni Formatlar Küresel çapta olduğu gibi Türkiye'de de canlı yayınların yükselişinde üç temel dinamik ön plana çıkıyor: Mobil cihazlarla içerik üretiminin kolaylaşması,İzleyiciyle anlık ve karşılıklı etkileşim kurma imkanı,Oyun dışı içeriklerin ve sohbet temelli yayınların artışı. Kullanıcılar yalnızca oyun değil; müzik, sohbet, spor, eğitim gibi farklı alanlardaki içeriklere de ilgi gösteriyor. Bu da canlı yayının artık sadece bir “geçici eğlence formatı” değil, kalıcı bir medya tüketim alışkanlığı haline geldiğini gösteriyor. İçerik Üreticileri, Ajanslar ve Platformlardan Oluşan Dinamik Bir Ekosistem Canlı yayın ekonomisi, yalnızca izleyici alışkanlıkları ya da içerik formatlarıyla değil, aynı zamanda çok aktörlü bir ekosistem yapısıyla dikkat çekiyor. Rapora göre sektör; içerik üreticiler, ajanslar, platformlar ve kullanıcılardan oluşan bir değer zinciri ile çalışıyor. Bu yapı sayesinde canlı yayın ekonomisi sadece bireysel içerik üretimi değil, aynı zamanda ölçeklenebilir bir yaratıcı endüstri haline geliyor. Bu format istihdam yaratımını, girişimciliği ve yaratıcı endüstrilerin büyümesini tetikleyerek dijital ekonominin temel taşlarından biri hâline geliyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.