Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Polonya

Kapsül Haber Ajansı - Polonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Polonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Novakid 2025 Yılında Türkiye Pazarında %83 Gelir Artışı Yaşadı Haber

Novakid 2025 Yılında Türkiye Pazarında %83 Gelir Artışı Yaşadı

Eğitimde dijitalleşme ve erişilebilirlik, çocukların dil becerilerini geliştirmelerinde belirleyici bir rol oynuyor. Novakid, Türkiye’deki aktif öğrenci sayısını 2025 yılında %42,4 artırarak 108 bin 303’e yükseltirken yeni kayıt olan öğrenci sayısında %39,2’lik bir artış yakaladı. Bu performansıyla Türkiye, en yakın takipçisi olan Polonya’yı ders hacminde %28,7’lik bir farkla geride bırakarak liderliğini pekiştirdi. Pazarın özellikle 2025 yılının ikinci yarısında ivmelenen güçlü büyüme momentumu, kullanıcıların platformu sadece denemekle kalmayıp sadık birer öğrenciye dönüştüğünü gösteriyor. Öğrenci devam oranının %22,4 olarak gerçekleştiği bu dönemde, 24 bin 437 Türk öğrenci bir yıldan uzun süredir Novakid ile öğrenim yolculuğuna devam ediyor. Aylık ders sıklığı verilerine göre kullanıcıların %49’u haftada en az iki ders alarak yüksek bir etkileşim sergiliyor. Türkiye’de ebeveynlerin birden fazla çocuğunu sisteme kaydetmesi, her 10 aileden yaklaşık 1’inin birden fazla çocuğu için Novakid’i tercih etmesiyle birlikte platforma duyulan güçlü güvenin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Yapay Zeka ve Uzman Eğitmen Kadrosuyla Eğitimde Yeni Standartlar Teknolojiyi eğitimin merkezine konumlandıran Novakid, 2025 yılında hayata geçirdiği AI Tutor pilot projesiyle öğrencilerin konuşma becerilerini destekledi. Uygun öğrencilerin %60’ı tarafından aktif olarak kullanılan yapay zekâ destekli bu araç, eğitim süreçlerine yeni bir soluk getirdi. 2025 yılında Novakid, öğretmen değerlendirmelerine göre Glassdoor’da 1 numaralı çevrimiçi İngilizce okulu seçildi ve şu anda 4,2 puanla tüm rakip okullar arasında en yüksek değerlendirme skoruna sahip konumda bulunuyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak öğretmen kadrosunu %18 büyüterek 3 bin 700’ün üzerine çıkaran Novakid, işe alım süreçlerinde kullandığı yapay zekâ destekli tarama araçları sayesinde eğitmenlerin göreve başlama süresini rekor bir hızla 8 güne indirdi. Novakid ayrıca, öğretmenlerin gelişimini ve motivasyonunu destekleyen dijital ekosistemiyle eğitim kalitesini en üst seviyede tutmaya odaklandı. Dil Öğreniminde Geleceğin Adımı ve Otonom Eğitim Çözümleri Novakid, önümüzdeki dönemde yapay zekâ entegrasyonunu devrimsel bir boyuta taşımayı hedefliyor. AI Tutor uygulamasının başarısının ardından, okul çağındaki çocuklar ve gençler için karşılanmamış dil pratiği ihtiyacına yönelik otonom bir yapay zekâ temelli İngilizce öğrenme uygulaması geliştirildi. Nisan 2026’da ASU+GSV etkinliğinde tanıtılacak olan bu proje, dil öğrenimini daha erişilebilir kılma misyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor. Polonya ve Almanya gibi pazarlarda premium odaklı bir yaklaşım benimseyen Novakid, Türkiye’de ölçek ve hızlı büyüme odaklı iş modeliyle fark yaratıyor. Küresel köklere sahip dinamik bir EdTech platformu olan Novakid, yüksek nitelikli eğitim çözümleriyle dünya genelindeki büyümesini sürdürme kararlılığını koruyor. "Dünya Genelinde 940 Binden Fazla Ebeveynin Güvenini Kazandık" 2025 yılının Novakid için inovasyon odaklı bir dönüm noktası olduğunu ve 2026 hedeflerinin daha büyük olduğunu belirten Novakid CEO'su Max Azarov, “Dünya genelinde 940 binden fazla ebeveynin güvenini kazanmış olmamızın nedeni, eğitimi sürekli daha ileriye taşımak ve öğrencilerimize benzersiz bir deneyim sunmak için çalışmamızdır. 2025 yılında yapay zekâ, etkileşimli araçlar ve akıllı eğitim çözümleriyle inovasyonu önceliklendirdik. 2026 boyunca hayata geçirmeyi planladığımız yeni projeler, öğrencilerimize uluslararası bir okulda eğitim alıyormuş gibi bir deneyimi daha düşük maliyetle, esnek ve konforlu bir online ortamda sunmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz yıl büyük başarı elde eden ve programın uluslararası erişimine değer katan grup konuşma pratiği uygulamamız, önceliklerimiz arasında olmaya devam edecek. 2026 yılında Novakid’in online eğitimin sınırlarını yeniden tanımlamasını istiyoruz.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu Haber

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14–17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de yapılacak 31. Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen yarışma, genç tasarımcıları doğal taş sektörüyle buluşturuyor. Dekoratif ev eşyaları temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, bu yıl, Türkiye, Almanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 724 proje başvurusu yapıldı. Tasarımcılar ve firma temsilcileri Fuar İzmir’de buluştu Jüri değerlendirmesi ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerin ardından 19 tasarım finale kalarak projelerin üretime geçirilmesine karar verildi. Finale kalan genç tasarımcılar, Fuar İzmir’deki tasarımcı ve firma buluşmasında projelerini sektörün önde gelen üretici firmalarına sundu. Değerlendirmeler sonucunda tasarımcı ve firma eşleşmeleri; Arda Uluç Aydın – Gürmas Makina, Begüm Sucu – Megamer, Berke Güntürk, Begüm Kübra Çetin ve Beste Çetin – Kar Maden, Beyza Doğan – Alimoğlu Marble – Granite İzmir, Ece İldeniz – Sirmersan Mermer, Defne Turan – Çizgi Mermer Granit, Gülşah Kamacı – Megamer, Hilal Akyüz – Ebla Stone, Hümeyra Kocayiğit iki projesiyle Başaranlar Marble, Kerem Iskar – İz Granit Madencilik, Tuğba Koşak – Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Ulviye Akgul, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel – Laodikeia Marble, Ayşe Melek Güngör – Şenler Marble, Batuhan Duran – Mercan Tasarım, Oğuz Erten – Alimoğlu Marble Afyon, Oğuz Erten – Sirmersan Mermer, Şüheda Nur Akpınar – Megamer, Yağmur Çelik – Mercan Tasarım şeklinde oluştu. Erdoğan Akbulak’ın adı Değişik Tasarım Yarışması’nda yaşatılacak İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, yarışmanın sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, “Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Yarışma, genç tasarımcıların sektöre adım atmasına imkan sağlarken firmalarımızın üretim kabiliyetini ve katma değerli üretim potansiyelini de görünür hale getiriyor. Bu sürecin oluşmasında emeği olan tüm üretici firmalarımıza, jüri üyelerimize ve öğrencilere teşekkür ediyorum” dedi. Cumalıoğlu, bu yıl yarışma kapsamında, doğal taş sektörüne ve Marble İzmir’e uzun yıllar katkı sunan, kısa süre önce yaşama veda eden Silkar Madencilik’in sahibi iş insanı Erdoğan Akbulak anısına bir özel ödül vermeyi planladıklarını belirterek, Akbulak’ın sektöre bıraktığı izi bu yarışma aracılığıyla yaşatmak istediklerini dile getirdi. Üreticilerden yarışmaya güçlü destek Yarışmaya üretici olarak destek veren firma temsilcileri de organizasyonun sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti. Çizgi Mermer Granit Kurucu Ortağı ve yarışmanın jüri üyesi Remzi Boncuk, Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın format olarak benzer yarışmalardan ayrıştığını belirterek, “Uzun yıllardır bu yarışmada üretici firma olarak yer alıyoruz, aynı zamanda jüride de bulunuyorum. Bu yarışma, finale kalan ürünlerin üretilmesi ve jüri tarafından birebir gerçek boyutları üzerinden değerlendirilmesiyle öne çıkıyor. Diğer yarışmalarda görseller ve renderlar üzerinden kararlar verilirken, üretim aşamasında bazı ürünlerin hayata geçirilemediğini görüyoruz. Bu yönüyle yarışmanın dünyada da örnek olabilecek bir format sunduğunu düşünüyorum. Burada kamusal bir fayda var; öğrencilere sunum yapma ve tasarımlarını üretme imkanı tanınması da süreci güçlü bir eğitim deneyimine dönüştürüyor” dedi. “Uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi” Üretici olarak yarışmaya destek veren TÜMMER Başkan Vekili ve Başaranlar Mermer Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Serter ise yarışmanın sektörün geleceği açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, “Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nı çok önemsiyorum çünkü son yıllarda yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi. Bu yarışma sayesinde mimar ve tasarımcı adayı gençler doğal taşı teorinin ötesinde, proje ve üretim süreci içinde birebir tanıyor. Türkiye’de doğal taşın mimari projelerde ve özel objelerde her alanda kullanılabildiğini ve birçok firmanın bu ürünleri üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu görüyorlar. Sektörün geleceğin tasarımcıları ve mimarlarıyla buluşması açısından bu süreci çok değerli buluyorum. Katma değerli üretim ve verimlilik açısından da önemli olan bu organizasyona önümüzdeki yıl daha fazla firmanın katılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “Gençler için tasarımdan üretime açılan kapı” Jüri Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Selçuk Demirci, “Bu yarışma, öğrenciler için tasarımdan üretime geçişi görme ve sektöre ilk adımı atma fırsatı sunuyor. Tasarladıkları ürünlerin hayata geçtiğini görmek, gençler için çok değerli bir deneyim. Bu sürecin hayata geçirilmesini sağlayan İZFAŞ’a ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” dedi. Ödüller açılış günü sahibini bulacak Üretimi gerçekleştirilecek tasarımlar, 14 Nisan 2026 tarihinde Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenecek final ve ödül töreniyle birlikte sergilenecek. Yarışmada birincilik ödülü 200 bin TL, ikincilik ödülü 130 bin TL, üçüncülük ödülü ise 65 bin TL olarak belirlendi. Bunun yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri Özel Ödülü, firma özel ödülleri, tasarım tescil desteği, yazılım ve tatil ödülleri, üretim ve staj olanakları da yarışma kapsamında yer alacak. En fazla başvuru yapan üniversiteye ise 3D yazıcı hediye edilecek. Yarışmanın hedefi, katma değer ve rekabet gücü sağlamak Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması; katma değeri yüksek tasarımların ortaya çıkarılmasını, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünün artırılmasını ve genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlıyor. Yarışmacılar; mevcut doğal taşlar veya doğal taş artıklarını kullanarak geliştirdikleri dekoratif ev aksesuarları, tekil mobilyalar, ev ve ofis kullanımına yönelik katma değerli ürünler ile lavabo ve küvet gibi tasarımlarla yarışmaya katılıyor. Tasarımların üretilebilir nitelikte olması ise değerlendirmede önemli kriterler arasında yer alıyor. Yarışmanın değerlendirme süreci ise akademi, tasarım dünyası ve sektörün deneyimli isimlerinden oluşan jüri tarafından yürütülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow Avrupa’daki İlk Fabrikasını Açıyor Haber

Sungrow Avrupa’daki İlk Fabrikasını Açıyor

Dünyanın lider güneş enerjisi dönüştürücüsü (PV Invertör) ve enerji depolama çözümleri (ESS) üreticisi Sungrow, Avrupa pazarındaki varlığını güçlendiren önemli bir adımı daha hayata geçirdi. Şirket, Polonya’nın Aşağı Silezya bölgesinde yer alan Wałbrzych kentinde Avrupa’daki ilk üretim tesisini kuracağını duyurdu. Toplam 65.400 m² alana sahip olacak tesis, 230 milyon avroluk yatırım büyüklüğüyle Avrupa’da güçlü bir temiz enerji üretim ekosisteminin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Önümüzdeki 12 ay içerisinde faaliyete geçmesi planlanan fabrikanın, bölgede 400 yeni istihdam yaratması ve yenilenebilir enerji alanında yerel uzmanlığın gelişmesini desteklemesi bekleniyor. Sungrow Avrupa Başkanı Shawn Shi, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu yeni tesis, Sungrow’un Avrupa’daki yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Müşterilerimize daha yakın olmamızı, pazar ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermemizi sağlayacak. Aynı zamanda Avrupa’daki tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirirken, nitelikli istihdam yaratılmasına da katkı sunacak.” Avrupa’da Daha Güçlü Bir Temiz Enerji Değer Zinciri Yeni tesis, yıllık 20 GW PV Invertör ve 12,5 GWh enerji depolama sistemi (ESS) üretim kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlandı. Gelişmiş üretim ve kalite güvence süreçlerini bünyesinde barındıracak tesis, ürün performansı, güvenilirlik ve güvenlik alanlarında yüksek standartları garanti edecek. Yerel üretimin güçlendirilmesinin yanı sıra tesis, Sungrow’un Avrupa genelindeki lojistik kabiliyetlerini de artıracak. Üretim faaliyetlerinin müşterilere daha yakın bir noktada konumlandırılması sayesinde teslim süreleri kısalacak, dağıtım süreçleri daha verimli hale gelecek ve Avrupa temiz enerji değer zincirinin dayanıklılığı desteklenecek. Küresel Deneyim, Yerel Güç Sungrow, Avrupa’da 2005 yılından bu yana faaliyet gösteriyor ve 2011 yılından itibaren kendi tüzel kişiliğiyle bölgedeki operasyonlarını sürdürüyor. Avrupa merkezi Münih’te konumlanan şirket; aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 25 yerel temsilcilik, 2 Ar-Ge merkezi, 26 depo ile birlikte 3 Eğitim ve Teknoloji Yetkinlik Merkezi ve Servis Merkezi aracılığıyla Avrupa’daki varlığını sürekli genişletiyor. Şirketin Avrupa bölgesindeki 3 Eğitim ve Teknoloji Yetkinlik Merkezi’nden biri Türkiye’de bulunuyor. Ayrıca Türkiye’de bir Sungrow Servis Merkezi ve deposu bulunuyor. Avrupa’daki öne çıkan projeler arasında; Belçika’da kıta Avrupası’nın en büyük enerji depolama sistemi (800 MWh), Birleşik Krallık’taki Bramley ESS projesi (330 MWh), şirketin Finlandiya’daki Avrupa’nın en kuzeyde yar alan PV projesi (70 MW), İsveç’te Nordik ülkelerin en büyük güneş çatı uygulaması (14 MW) ve Türkiye’de hayata geçirilen 70 MW’lık hibrit proje yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines 2026 Vizyonunu Paylaştı Haber

Corendon Airlines 2026 Vizyonunu Paylaştı

Türkiye’nin ve Avrupa’nın öncü hava yolu markası Corendon Airlines, İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldi. Corendon Airlines Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atılay Batu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, şirketin 20 yıllık yolculuğu, 2025 performansı ve 2026 vizyonu basın mensuplarıyla paylaşıldı. Kuruluşunun 20. yılını kutlayan Corendon Airlines, 2025 yılı itibarıyla 45 ülkede 170 şehri kapsayan uçuş ağıyla yıllık 10 milyon yolcuya ulaştı. Bugüne kadar 109 ülkeye ve 542 havalimanına uçan şirket, 35 uçaklık filosu ve istikrarlı şekilde genişleyen operasyonlarıyla Türkiye’nin hizmet ihracatına, turizme ve istihdama katkı sağlamayı sürdürüyor. Toplantıda konuşan Corendon Airlines Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atılay Batu, 2025’in yalnızca bir takvim yılı değil, 20 yıllık yolculuğun dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, 2026 ve sonrasında istikrarlı, planlı ve pazar odaklı bir büyüme modeliyle yol almaya devam edeceklerini ifade etti. Batu sözlerine Polonya, İngiltere ve Orta Doğu’nun odak pazarları olduğunu belirterek devam etti. Gökyüzünde 2025: Rakamların ardındaki hikâyeler 2025 uçuş verileri, Corendon Airlines’ın yolcu deneyimini odağına alan yaklaşımını eğlenceli içgörülerle ortaya koydu. Şirket uçakları yıl boyunca dünyanın etrafında tam 193 kez dönmüş kadar mesafe kat etti. Antalya çıkışlı Düsseldorf, Köln ve Hannover uçuşları en yoğun hatlar arasında yer aldı. Uçuş sırasında yemek alışkanlıkları da dikkat çekici bir tablo sundu. Antalya–Londra hattında bir yolcunun dört farklı yemek siparişi vermesi, Berlin–Antalya uçuşlarında ise yemek alımlarının diğer hatların beş katına çıkması, gökyüzünde adeta bir restoran atmosferi yarattı. 2025 yılında en çok tercih edilen lezzetler sandviç ve noodle oldu. Bagaj tarafında Las Palmas–Nürnberg uçuşunda taşınan 250 kilogramlık bagaj yılın rekoru olarak kayıtlara geçti. Düsseldorf–Rodos uçuşlarında koltukların daha uçağa binmeden tükenmesi, yolcuların seyahatlerini ne kadar erken planladığını ortaya koydu. En çok satın alınan koltuklar 1A ve 2F olurken, Antalya–Brüksel uçuşunda 77 çocuk yolcunun bir arada seyahat etmesi uçağı adeta gökyüzünde bir okul otobüsüne dönüştürdü. Corendon Airlines, 2025 yılında her yaştan yolcuyu aynı gökyüzünde buluşturdu. En yaşlı yolcusu 101 yaşındayken, en genç yolcusu henüz bir aylıktı. Kadın ve erkek yolcu dağılımı ise yüzde 52 erkek ve yüzde 48 kadın olarak birbirine çok yakın gerçekleşti. Avrupa pazarlarında derinleşen büyüme Avrupa genelinde sürdürülebilir büyüme stratejisi izleyen Corendon Airlines, özellikle Polonya, İngiltere ve Almanya pazarlarında güçlü bir ivme yakaladı. Polonya’da Varşova ve Katowice çıkışlı Antalya uçuşları yıl boyunca sürerken, 2026 yaz sezonu için kapasite artışı ve yeni destinasyon planlamaları yapıldı. Varşova ve Katowice’den Heraklion’a başlatılacak direkt uçuşlar destinasyon çeşitliliğini artıran önemli adımlar arasında yer aldı. Górnik Zabrze Futbol Kulübü ve Polonya Golf Federasyonu ile gerçekleştirilen iş birlikleri, spor ile seyahati bir araya getiren yaklaşımı güçlendirdi. İngiltere pazarında Hull City ile sürdürülen sponsorluk ve Race to Belek golf turnuvalarıyla spor turizmi odağı pekiştirildi. Turnuvaların final etabının Belek’te gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin golf destinasyonu olarak konumunu güçlendirdi. Almanya’da ise Türkiye ve Mısır destinasyonlarının yanı sıra Almanya’dan direkt Cidde uçuşlarıyla Orta Doğu hattında önemli bir köprü kuruldu. Atılay Batu Hac ve umre uçuşlarıyla ilgili; “Orta Doğu hattında başlattığımız Almanya, Belçika, Avusturya ve Hollanda’dan direkt Cidde uçuşları, özellikle Hac ve umre seyahatleri için önemli bir alternatif sundu. Önümüzdeki dönemde de Fransa’dan direkt uçuşların eklenmesini hedefliyoruz. Bu hatla birlikte Avrupa ile Cidde arasında güçlü bir köprü kurduk. Bu uçuşlar sayesinde özellikle Avrupa’dan direkt uçuş ayrıcalığını yaşadıkları için Hac ve umreye giden yolcuların memnuniyetlerini de duyuyoruz. Şimdiden yıllık doluluk oranlarımız yüzde 90 seviyelerine ulaştı” dedi. Sporda sahada da göklerde de Corendon Airlines, spora verdiği desteği Türkiye’de de sürdürüyor. Antalyaspor’un stadyum isim sponsorluğu “Corendon Airlines Park” adıyla devam ederken, Corendon Alanyaspor’a olan destek de kararlılıkla sürdürülüyor. Avrupa basketbolunun en prestijli organizasyonu EuroLeague, Corendon Airlines’ın sponsoru olduğu Anadolu Efes Spor Kulübü ile FC Bayern Munich arasında oynanan karşılaşma ile ilk kez Antalya’da sporseverlerle buluştu. 14 Kasım 2025’te Antalya Spor Salonu’nda oynanan bu karşılaşma, 10 bin kişilik seyirciyle unutulmaz bir atmosfer yarattı. Podolski iş birliğiyle Corendon menüsünde yeni dönem Corendon Airlines, uçuş deneyimini yalnızca bir ulaşım değil, aynı zamanda bir lezzet deneyimi olarak kurguluyor. Geçtiğimiz yıl döner ve ayranla büyük ilgi gören menü, bu yıl lahmacunla genişletildi. Lukas Podolski’nin ortağı olduğu Mangal Döner markasıyla yapılan iş birliği kapsamında, Düsseldorf çıkışlı uçuşlarda lahmacun ve ayran misafirlerle buluşturulacak. Atılay Batu; “Yeme içme alanında sektörde farklılaştık. Bu alan bizim güçlü bir yanımız haline geldi. Yolcularımıza zengin bir menü sunarak memnuniyeti ön planda tutuyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ONCOSEM’den Avrupa Hamlesi: Polonya’da Yeni Şirket Kuruluyor Haber

ONCOSEM’den Avrupa Hamlesi: Polonya’da Yeni Şirket Kuruluyor

ONCOSEM Onkolojik Sistemler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ONCSM), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla yurt dışı büyüme stratejisi kapsamında önemli bir adım attığını duyurdu. Şirket, Polonya’da yeni bir iştirak kurulmasına yönelik yönetim kurulu kararını kamuoyuyla paylaştı. Açıklamaya göre, ONCOSEM Yönetim Kurulu’nun 22 Ocak 2026 tarihli ve 2026/03 sayılı kararı doğrultusunda; başta sağlık sektörü olmak üzere çeşitli ticari faaliyetlerde bulunmak amacıyla, Polonya’da “Oncosem sp. z o.o.” unvanlı bir şirket kurulacak. %10 Ortaklık, 100 Bin PLN Sermaye Kurulacak şirketin sermayesinin 100.000 Polonya Zlotisi (PLN) olacağı belirtilirken, ONCOSEM’in bu şirkete %10 oranında sermaye payı ile iştirak edeceği ifade edildi. Şirket yapısı, Polonya hukukuna göre “spółka z ograniczoną odpowiedzialnością” (limited şirket) statüsünde olacak. Faaliyet Alanları Daha Sonra Açıklanacak ONCOSEM tarafından yapılan KAP bildiriminde, yeni kurulacak şirketin faaliyet alanları ve gelişimine ilişkin detayların ilerleyen dönemde ayrıca kamuoyuyla paylaşılacağı vurgulandı. Bu yatırımın, şirketin uluslararası pazarlarda daha etkin rol alma hedefiyle uyumlu olduğu değerlendiriliyor. Şirket ayrıca, açıklamanın İngilizce çevirisinin de KAP’ta yer aldığını, herhangi bir farklılık durumunda Türkçe metnin esas alınacağını bildirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sandworm, Polonya’nın Elektrik Şebekesini Hedef Aldı Haber

Sandworm, Polonya’nın Elektrik Şebekesini Hedef Aldı

Sandworm, özellikle Ukrayna'nın kritik altyapısına yönelik yıkıcı siber saldırılar konusunda uzun bir geçmişe sahip. Aralık ayının son haftasında Polonya'nın elektrik şebekesine yapılan saldırıda, ESET'in analiz ettiği ve DynoWiper olarak adlandırdığı veri silme kötü amaçlı yazılımı kullanıldı. ESET güvenlik çözümleri, DynoWiper'ı Win32/KillFiles.NMO olarak algılıyor. ESET araştırmacıları, kötü amaçlı yazılım ve ilgili TTP'leri analiz ettikten sonra saldırının Rusya yanlısı Sandworm APT'ye ait olduğunu düşündüklerini bunun nedeninin ise analiz edilen önceki birçok Sandworm wiper faaliyetiyle büyük ölçüde örtüşmesi olduğunu belirtti. Hedeflenen etkiyle ilgili ayrıntılar hâlâ araştırılmaya devam ederken ESET araştırmacıları, koordineli saldırının Sandworm'un Ukrayna elektrik şebekesine düzenlediği ve kötü amaçlı yazılımların neden olduğu ilk elektrik kesintisine yol açan saldırının 10’uncu yıl dönümünde gerçekleştiğini vurguladılar. 2015 yılının Aralık ayında Sandworm, BlackEnergy kötü amaçlı yazılımını kullanarak birkaç elektrik trafo merkezindeki kritik sistemlere erişim sağlamış ve yaklaşık 230 bin kişi birkaç saat boyunca elektriksiz kalmıştı. On yıl sonra Sandworm, özellikle Ukrayna'da çeşitli kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşları hedef almaya devam ediyor. ESET araştırmacıları, Nisan-Eylül 2025 dönemini kapsayan en son APT Faaliyet Raporu'nda, Sandworm'un Ukrayna'daki hedeflerine düzenli olarak wiper saldırıları düzenlediğini tespit ettiklerini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor Haber

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor

11–14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Milano’da düzenlenecek TUTTOFOOD 2026, Türkiye’nin Avrupa’nın 3’üncü büyük meyve-sebze ihracatçısı olarak sahip olduğu üretim gücünü ve ihracat potansiyelini uluslararası alıcılarla buluşturan stratejik bir ticaret buluşması olacak. Fuarda yeniden yapılandırılan ve kapsamı genişletilen TUTTO Fruit & Veg alanı, Türk üreticiler ve ihracatçılar için Avrupa ve küresel pazarlara doğrudan erişim imkânı sunacak. Trade Data Monitor verilerine göre Türkiye, 2024 yılında 6 milyon tonun üzerinde meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirerek dünya genelinde 11’inci, Avrupa’da ise 3’üncü sırada yer aldı. Bu performans, Türkiye’yi hem taze hem de işlenmiş meyve-sebze kategorilerinde küresel tedarik zincirlerinin kritik oyuncularından biri haline getiriyor. TUTTOFOOD 2026, bu güçlü üretim ve ihracat kapasitesinin uluslararası alıcılar, perakende zincirleri ve dağıtım kanallarıyla doğrudan temas kurmasını sağlayacak önemli bir platform olarak öne çıkıyor. TUTTOFOOD 2026’nın öne çıkan yeniliklerinden biri olan TUTTO Fruit & Veg alanı, artan uluslararası talebe yanıt olarak yüzde 30 oranında büyütülerek yeniden kurgulandı. Taze ve ultra taze ürünlere özel olarak ayrılan Pavilion 4’te konumlanacak alan, Türk firmalarının private label, perakende, foodservice ve horeca kanallarından profesyonel alıcılarla doğrudan buluşmasına olanak tanıyacak. Bu yapı, farklı ürün kategorileri ve dağıtım kanalları arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesini hedefliyor. Alan kapsamında; taze ve egzotik meyvelerden işlenmiş meyve-sebze ürünlerine, IV ve V gama taze kesilmiş ve tüketime hazır çözümlerden kurutulmuş, organik ve dondurulmuş ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesi sergilenecek. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin tarımsal üretimdeki derinliğini ve katma değerli ihracat potansiyelini uluslararası ölçekte görünür kılacak. TUTTO Fruit & Veg alanı içerisinde yer alan özel Business Lounge ise Fransa, İspanya ve Polonya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden; Orta Doğu, Güney Amerika ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yüzlerce taze ürün alıcısı ve satın alma yöneticisini ağırlayacak. Bu alan, Türk firmaları için birebir iş görüşmeleri gerçekleştirme ve uzun vadeli ticari iş birlikleri kurma açısından kritik bir temas noktası sunacak. TUTTOFOOD 2026, sergi alanının ötesinde, Türk gıda ve tarım sektörü için kapsamlı bir iş ve bilgi platformu olmayı hedefliyor. Fruit & Veg Arena kapsamında düzenlenecek konferanslar, seminerler ve panel programlarında; Avrupa pazarlarında tüketim eğilimleri, IV ve V gama ürünlerin gelişimi, perakende dinamikleri ve taze ürün tedarik zincirlerinin dönüşümü gibi başlıklar ele alınacak. Programda ayrıca yenilikçi ürün sunumları, vaka analizleri ve canlı mutfak gösterileri de yer alacak. Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie, Türkiye’nin uluslararası fuarlardaki rolüne ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Meyve ve sebze sektörünü TUTTOFOOD 2026’nın merkezine almak, Avrupa genelinde hızla dönüşen bir üretim ve tüketim ekosistemini bir araya getirmek anlamına geliyor. Bu alanın büyümesi, Türkiye gibi stratejik üretim ülkeleri için yeni iş birlikleri ve çapraz kategori bağlantıları açısından güçlü fırsatlar sunuyor.” Bidfood Kategori Direktörü Gilbert Jreige ise şu değerlendirmede bulundu: “TUTTOFOOD’un taze meyve ve sebze odağını güçlendirmesi, üreticiler, tedarikçiler ve alıcılar arasında benzersiz bir etkileşim alanı yaratıyor. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve çeşitliliği, bu ekosistemin önemli bir parçasını oluşturuyor ve küresel tedarik zincirlerinde yeni büyüme fırsatlarına zemin hazırlıyor.”

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor Haber

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor

Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. 2024 yılı Temmuz ayında bir güvenlik tedarikçisi olan KnowBe4 şirketinde yaşanan olay, tehdidin boyutunu ortaya koydu. İşe alım süreçlerinden başarıyla geçen bir kişinin daha sonra Kuzey Kore bağlantılı sahte bir çalışan olduğu ortaya çıktı. Bu kişi, şirket sistemlerinde dosya manipülasyonu ve yetkisiz yazılım çalıştırma girişimleri gibi şüpheli faaliyetlerde bulunuyordu. Olay, kimlik temelli tehditlerin artık sadece parolaların veya hesapların çalınmasıyla sınırlı olmadığını; gerçek çalışanların taklit edilmesine kadar ilerlediğini gösteriyor. Araştırmalar ve resmî kurumların raporları, bu saldırı modelinin 2017’den bu yana sürdüğünü ortaya koyuyor. Microsoft’a göre, yalnızca 2020–2022 arasında 300’den fazla şirket bu yöntemle hedef alındı. 2024 yılında, Kuzey Koreli tehdit aktörleri tarafından oluşturulan 3.000 sahte Outlook ve Hotmail hesabı askıya alındı. ABD savcıları, iki Kuzey Koreli ve üç aracı kişinin 60’tan fazla şirketten 860.000 doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. ESET araştırmacıları, saldırıların son dönemde Fransa, Polonya ve Ukrayna gibi Avrupa ülkelerine ve İngiltere’ye doğru kaydığı konusunda uyarıyor. Sahte BT çalışanları nasıl sızıyor? Kuzey Koreli çalışanların sahte kimliklerle iş bulmak için kullandıkları yöntemler oldukça gelişmiş durumda: Kuruluşun bulunduğu ülkeye uygun kimlikler oluşturuyor veya çalıyorlar. Sosyal medya, geliştirici platformları ve e-posta hizmetlerinde gerçekçi dijital profiller kuruyorlar. İşe alım görüşmelerinde deepfake görüntüler, yüz değiştirme ve ses değiştirme yazılımlarıyla kimliklerini gizleyebiliyorlar. Aracılar; freelance platformlarına kayıt açma, banka hesabı temin etme, SIM kart sağlama ve sahte kimliğin doğrulanmasına destek verme gibi süreçlerde kritik rol oynuyor. Şirket tarafından gönderilen dizüstü bilgisayarlar, işe alımın ardından başka ülkelerde kurulan “laptop çiftliklerine” yerleştiriliyor. Operatörler bu cihazlara VPN, proxy, uzaktan izleme ve sanal sunucular üzerinden bağlanarak gerçek konumlarını gizliyor. Bu çalışanların kritik sistemlere erişim sağlaması, hassas verilerin çalınması, sistemlerin sabotaj edilmesi veya fidye yazılımı için zemin hazırlanması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. İşe alım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler: Adayın sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapları da dâhil olmak üzere dijital profilini kontrol edin. Farklı isimlerle iş başvurusu yapmak için birkaç sahte profil oluşturabilirler.Çevrimiçi etkinlikler ile iddia edilen deneyim arasında uyumsuzluklar olup olmadığına dikkat edin.Adayların meşru, benzersiz bir telefon numarasına sahip olduklarından emin olun ve özgeçmişlerinde tutarsızlıklar olup olmadığını kontrol edin. Listelenen şirketlerin gerçekten var olduğunu doğrulayın. Referanslarla doğrudan iletişime geçin ve personel temin şirketlerinin çalışanlarına özellikle dikkat edin.Birçok aday derin sahte ses, video ve görüntüler kullanabileceğinden video görüşmelerinde ısrarcı olun ve işe alım sürecinde bunları birden fazla kez gerçekleştirin. Görüşmeler sırasında, kameranın arızalı olduğuna dair herhangi bir iddiayı önemli bir uyarı olarak değerlendirin. Deepfake’leri daha iyi tespit edebilmek için adaydan arka plan filtrelerini kapatmasını isteyin. Görsel bozukluklar, sert ve doğal olmayan yüz ifadeleri ve sesle senkronize olmayan dudak hareketleri gibi ipuçları olabilir.

Vakıfbank’tan 900 Milyon Doların Üzerinde Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi Haber

Vakıfbank’tan 900 Milyon Doların Üzerinde Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi

VakıfBank, uluslararası piyasalardaki güçlü konumunu bir kez daha teyit ederek, 29 ülkeden 55 bankanın katılımıyla 618 milyon dolar ve 252,2 milyon Euro olmak üzere iki dilimden oluşan toplam 900 milyon ABD doları üzerinde sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi temin etti. 367 gün vadeli kredinin maliyeti; dolar dilimi için SOFR+%1,50; Euro için Euribor+%1,25 seviyesinde gerçekleşti. Sendikasyon işlemiyle ilgili açıklama yapan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “29 ülkeden 55 bankanın katılımıyla, üstelik son 10 yılın en yüksek katılımcı sayısına ulaşarak gerçekleştirdiğimiz bu sendikasyon işleminin Bankamızın uluslararası piyasalardaki güçlü konumu kadar Türkiye ekonomisine duyulan güvenin de çok açık bir göstergesidir. Ülkemiz ve Bankamıza olan güvenin bir göstergesi olarak her yeni işlemde büyüyen bir ilgi görüyoruz. Malta, Mısır ve Polonya gibi uzun süredir sendikasyonlarımıza katılmayan ülkelerden bu işleme gelen ilgi, geniş muhabir ağımızla kurduğumuz kalıcı ve güvene dayalı ilişkilerin bir sonucudur” sözlerine şöyle devam etti: “Sağlam bilanço yapımız, istikrarlı performansımız ve kaynak çeşitlendirmeye yönelik stratejimizle küresel yatırımcıların artan desteğini görmeye devam ediyoruz. Sürdürülebilirlik temalı bu işlemi yüzde 100’ün üzerinde yenileme oranıyla tamamlamamız hem Bankamızın hem de ülkemizin geleceğine duyulan inancın güçlü bir teyididir. Çeşitlendirdiğimiz kaynak yapımızda payı azalsa da sendikasyon kredileri önemli bir kaynak olmaya devam ediyor. Bugün itibarıyla sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi bakiyemiz 2 milyar dolara ulaşmış durumda. Önümüzdeki dönemde de yurt dışı kaynak temininde özellikle sürdürülebilir temalı fonlara olan ilgimizi korurken yatırımcı tabanını genişletmeye devam edeceğiz.” 15 yeni banka sendikasyona katıldı Bu işlemle birlikte VakıfBank, son 10 yılın en yüksek katılımcı banka sayısına ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Sendikasyona 55 banka katılım sağlarken, geçen yıl kasım ayındaki sendikasyona göre 15 yeni banka bu işleme dahil oldu. VakıfBank, 2024 ve 2025 yıllarında uluslararası fonlama tarafında oldukça aktif bir dönem geçirdi. 2025 yılının başından bu yana yurt dışı piyasalardan sağlanan yeni kaynak tutarı 12,5 milyar ABD dolarına ulaştı. Kaynak çeşitlendirme stratejisi sayesinde sendikasyon kredilerinin toplam yurt dışı fonlama içindeki payı yüzde 10’un altına geriledi. VakıfBank, yılın ikinci sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisini yüzde 100’ün üzerinde yenileme oranı ile tamamlayarak toplam sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredi bakiyesini yaklaşık 2 milyar dolara çıkardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.