Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Polonya

Kapsül Haber Ajansı - Polonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Polonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı

2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi 2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu. Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.” Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de Haber

Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de

TURAB’tan yapılan açıklamada küresel ticaret zirvesi ile Mersin’i küresel ticaretin aktif merkezlerinden biri haline getirmeye hazırlandıkları belirtildi. TURAB tarafından düzenlenen “Küresel Ticaretin Yeni Ufukları: Türk-Arap ve AB İş Dünyası için Fırsatlar ve Yönelimler” Zirvesi, 15 Nisan 2026 tarihinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilecek kapsamlı programıyla uluslararası iş dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Üst Düzey Katılım Sağlandı Programın saat 10:00’da başlayacak açılış bölümünde TURAB Genel Başkanı Fahri Kuş’un yanı sıra, Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can ile Dış Temsilcilikler Daire Başkanı Evren Subaşı’nın yer alacağı bildirildi. Açılışta, Türkiye’nin yurt dışı ticaret teşkilatı, ticaret müşavirlikleri ve küresel ticaret ağlarına ilişkin kapsamlı bir sunum yapılacağı ifade edilirken, Mersin Valisi Atilla Toros’un da programa teşrif etmesinin beklendiği kaydedildi . Dokuz Ülke İçin Ayrı Ayrı Ticaret Masası Zirve kapsamında ABD, Polonya, Hindistan, Güney Afrika, Tunus, Gana, Fildişi Sahili, Sırbistan ve Bosna Hersek olmak üzere 9 ülkeye yönelik özel oturumlar gerçekleştirilecek. Her ülke için ayrı panel düzenleneceği programda, ticaret müşavirleri, sektör temsilcileri ve uluslararası iş geliştirme uzmanlarının sahadaki deneyimlerini paylaşacağı belirtildi. ABD panelinin hibrit bağlantı ile yapılacağı, diğer ülke sunumlarının ise deneyim ve beklenti odaklı olarak gerçekleştirileceği ifade edilirken, moderatörlüğü TURAB Genel Sekreteri Yasemin Taş’ın üstleneceği bildirildi . Panel yapısının klasik sunum formatından farklı olarak tasarlandığına dikkat çekilen programda, bazı ülke oturumlarının eski ticaret müşavirleri, bazı sunumların ise pazara giriş ve büyüme stratejileri uzmanları tarafından gerçekleştirileceği belirtildi. Bu yaklaşımın, katılımcılara doğrudan uygulanabilir ticaret bilgisi sunmayı hedeflediği vurgulandı . Hazırlanan ülke analiz raporunda da Mersin’in lojistik altyapısı, üretim kapasitesi ve dış pazarlara erişim gücünün ön plana çıkarıldığı, panelin bu potansiyeli somut ticari iş birliklerine dönüştürmeyi amaçladığı ifade edildi. Raporda, organizasyonun ticaret heyetlerinin oluşturulması ve yatırım temaslarının başlatılması açısından kritik bir rol üstleneceği kaydedildi . Zirveye Yoğun İlgi Kayıtlar Doldu Etkinliğe yönelik ilginin yüksek olduğu, kayıtlı katılımcı sayısının arttığına dikkat çeken aöıklamada Adana, Nevşehir ve Kocaeli gibi farklı illerden yatırımcıların programa dahil olduğu, Mersin genelinde ise yoğun bir katılım beklendiği ifade edildi . Mersin Ticaretinin Yeni Eşiği Panel sonunda yapılacak genel değerlendirme oturumunda, ülke bazlı ticari eşleşmeler, B2B heyet planları ve detaylı ülke raporlarının paylaşılacağı belirtildi. Yetkililer, etkinliğin ardından Mersin merkezli yeni ticaret ağlarının oluşmasının ve uluslararası iş birliklerinin hız kazanmasının beklendiğini ifade etti . Genel değerlendirmelerde ise Mersin’in yalnızca bir liman kenti değil; üretim, depolama, işleme ve dağıtım kapasitesi yüksek çok boyutlu bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çekilirken, bu panelin kenti küresel ticaret ağlarına daha güçlü şekilde entegre edecek önemli bir eşik olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı Haber

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.” MAN Lion’s City E: Bir başarı öyküsü 2019’daki piyasaya sürülen MAN Lion’s City E, kısa sürede Avrupa’da bir başarı hikayesine dönüştü ve şu anda birçok Avrupa şehrinde hizmet veriyor. Bugüne kadar yaklaşık 3.300 araç üretilip teslim edilirken, bu araçlar toplamda yaklaşık 250 milyon kilometre yol kat etti. Yerel olarak emisyon üretmeyen çalışma özellikleri sayesinde bu kullanım, geleneksel dizel otobüslere kıyasla yaklaşık 150.000 ton CO2 tasarrufu sağladı. Satış rakamlarındaki artış da bu dinamik gelişmeyi etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 mali yılında, MAN’ın tamamen elektrikli kamyon ve otobüs satışları yüzde 168 artarak 1.970 adede ulaştı. Yalnızca MAN Lion’s City E satışları, bir önceki yıla göre yüzde 118 artış göstererek, toplamda 1.300 adedin üzerine çıktı. MAN, elektrikli otobüs satışında ulaştığı bu rakamla yeni bir rekora imza attı. Günümüzde Avrupa'da, MAN tarafından satılan her iki şehir otobüsünden biri artık elektrikle çalışıyor. Lion’s City E’nin elde ettiği bu başarıda, modelin güvenilirliği, menzili ve sürdürülebilirlik performansı kadar, aynı zamanda sürekli genişletilen sıfır emisyonlu otobüs portföyü de önemli rol oynuyor. Bu portföy; kompakt 10 metrelik araçlardan klasik 12 metrelik tek gövdeli otobüslere, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü otobüslerden şehirlerarası kullanıma uygun alçak girişli elektrikli modellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Lion’s Chassis E modeli de MAN’ın Avrupa dışındaki pazarlara da hizmet vermesini mümkün kılıyor. Tamamen elektrikli MAN Lion’s Coach E ise sıfır emisyonlu uzun mesafe seyahatlerinde yeni bir çağının başlangıcını temsil ediyor. İlk araçların yıl sonuna kadar müşterilere teslim edilmesi planlanırken, MAN bu geniş model yelpazesiyle şehir içi, bölgesel ve uzun mesafe taşımacılığında sürdürülebilir mobiliteye küresel ölçekte katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve İsviçre Yatırımları Raben’e Hem Büyüme Hem Genişleme Getirdi! Haber

Türkiye ve İsviçre Yatırımları Raben’e Hem Büyüme Hem Genişleme Getirdi!

2025 yılını globalde 2,3 milyar Euro’luk rekor ciro ve yüzde 6'nın üzerinde büyümeyle kapattıklarını belirten Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, Türkiye pazarı ile küresel etkinliklerini artırma yolunda önemli bir adım attıklarına dikkati çekti. Hollanda merkezli, Avrupa'nın köklü lojistik şirketlerinden Raben Group, makroekonomik belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve sürücü açığının damgasını vurduğu 2025 yılını güçlü finansal ve operasyonel başarılarla geride bıraktı. Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, Grup olarak geçen yıl İsviçre ve Türkiye pazarına girdiklerini, faaliyet gösterilen ülke sayısını 17'ye çıkardıklarını belirtti. Krizde büyümeyi seçti, Türkiye ile küreselleşti 2025 yılının Avrupa’da lojistik sektörü için zorlu geçtiğini vurgulayan Çoban, "Daralan pazara ve yükselen maliyetlere rağmen ciromuz yüzde 6’lık artışla 2,3 milyar Euro'yu aştı. Sevkiyat sayımızı yüzde 5,1 artırdık, 7,8 milyon palet taşıdık. Kriz döneminde yavaşlamak yerine hızlanmayı seçtik." diye konuştu. Çoban, “Geçen yılın haziran ayında İstanbul'da kurulan yeni şirketimizle Türkiye pazarına girdik. Türk ihracatçıları için Avrupa’da önemli avantajlar sağlıyoruz. En istikrarsız piyasa koşullarında bile müşterilerimizin rekabet gücünü artırıyoruz. Türkiye’deki varlığımız, şirketimizin Avrupa Birliği ülkeleri dışına genişlemesi ve küresel bir oyuncuya dönüşmesi için en kritik eşiklerden biri oldu." bilgilerini paylaştı. Büyüme yatırımları kapsamında şirket satın almaları da yapan şirket, geçen yıl Hollanda merkezli DGO Express’i ve İsviçre'de 50 yıllık geçmişe sahip Sieber Transport’u da şirketleri arasına dâhil etti. 27 ülkede her gün 700 sefer düzenliyor Avrupa’da geçen yıl yapılan yatırımlara da değinen Çoban, 2025'te modern depolama, dijital altyapı ve gelişmiş teknoloji yatırımları hakkında şunları kaydetti: “Almanya'da, Garching bölgesinde kapasitemizi dört kat artırdığımız yeni tesise taşındık. Baden-Baden'de elektrikli araç şarj istasyonları barındıran, toplam 30.500 metrekarelik bir lojistik merkezi kurduk. Avusturya'nın Iznersdorf bölgesinde 14.000 metrekarelik yeni bir depo açtık. Romanya'da depolama kapasitemizi 32.200 metrekareye çıkardık. Slovakya ve Polonya'da yeni tesislerimizi devreye aldık. Yunanistan ve Ukrayna hatlarının ağımıza dâhil edilmesiyle Raben olarak bugün stratejik hatlarımızla toplam 27 ülkeyi kapsayan 150'den fazla rotada günlük 700 sefer düzenliyoruz. Bu devasa ağı yönetirken çevresel etkimizi de en aza indirmeyi hedefliyoruz.” Sürdürülebilirlikte en iyi yüzde 2'lik dilime girdi Çoban, sürdürülebilirlik hedeflerinin Raben’in stratejik önceliklerinin başında geldiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bilim Tabanlı Hedefler (SBTi) çerçevesinde 2032 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 60,4 azaltmayı, 2027'ye kadar ise operasyonlarımızın yüzde 79'unu sıfır karbona dönüştürmeyi taahhüt ediyoruz. Bu alandaki çabalarımız ve yatırımlarımız da karşılığını alıyor. EcoVadis tarafından yapılan değerlendirmelerde taşımacılık sektöründe en iyi yüzde 2'lik dilime girdik, gümüş madalya kazandık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Legrand Türkiye Grubu’nda Üst Düzey Atama Haber

Legrand Türkiye Grubu’nda Üst Düzey Atama

Pascal DECONS, Legrand Türkiye Grubu’nun yeni Ülke Müdürü ve CEO’su olarak 1 Nisan 2026 itibarıyla göreve başlayacak. DECONS, Türkiye’deki faaliyetlerin geliştirilmesine ve inovatif çözümlerin pazara sunulmasına öncülük ederek, grubun sürdürülebilir büyüme hedeflerine de önemli katkılar sağlayacak. Pascal DECONS, Legrand’daki 26 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı bölgelerde stratejik liderlik rollerinde bulundu. İngiltere’de pazarlama alanında başladığı kariyerini, Fransa’da kanal yönetimi deneyimi ile pekiştirdi. Ardından Orta Afrika’dan Lübnan’a, Fas’tan İspanya’ya ve Rusya-BDT ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada ülke müdürlüğü ve genel müdürlük rollerini üstlendi. En son Polonya’da genel müdür olarak görev alan DECONS, küresel ölçekte ekip yönetimi, büyüme stratejileri ve inovatif çözümlerin pazara sunulması konularındaki kapsamlı deneyimiyle tanınıyor. Legrand bünyesinde farklı pazarlarda önemli görevler üstlenen DECONS, Türkiye’deki sorumluluğunun yanı sıra Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin ülke müdürlüğü görevini de sürdürmektedir. Legrand Türkiye Grubu’nda ülke müdürü ve CEO görevini 10 yıldır başarıyla sürdürmekte olan Levent ILGIN ise, 1 Nisan 2026 itibarıyla kariyerine Legrand Grup’un İngiltere ve İrlanda operasyonlarından sorumlu Ülke Müdürü olarak devam edecek. Sayın ILGIN, yeni görevinde Legrand, CP Electronics, Electrak ve Power Control şirketlerinden oluşan grup şirketlerinin yönetimini üstlenirken, üç fabrikayı kapsayan operasyonlardan sorumlu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Michelin Yeni Yaz Lastiği Serilerini Tanıtıyor Haber

Michelin Yeni Yaz Lastiği Serilerini Tanıtıyor

Önemli yeniliklerle donatılan bu yeni lastik serisi, aracın yakıt tipi ne olursa olsun performans, uzun ömür ve enerji verimliliğinin artık birbirine karşıt olmadığı yeni bir çağın kapılarını açıyor. Dünya lasti̇k satışlarının yaklaşık %80’ini ‘yaz’ lastikleri̇nin oluşturduğu pazarda, Michelin bu iki yeni ürünün lansmanıyla bu segmentin sahip olduğu temel önemi bir kez daha vurguluyor. Otomobil ve 2 Tekerlekli Araçlar İş Birimi Direktörü ve Michelin Grubu İcra Komitesi Üyesi Jean-Claude Pats yaptığı açıklamada: “Son yıllarda sektörümüz olağanüstü bir dönüşümden geçti. Bugün yaşananlar 10 ya da 20 yıl öncesiyle kıyaslanamaz. Bu bağlamda lastik artık sadece bir güvenlik unsuru değil, mobilitenin tüm zorluklarını aşması gereken eksiksiz bir teknoloji paketi. Bu yüzden MICHELIN Primacy 5 energy ve MICHELIN Pilot Sport 5 energy lastikleriyle yeni bir yaklaşım sunuyoruz. Bu lastikler, sürücülere artık performans, güvenlik, uzun ömür ve enerji verimliliği arasında seçim yapmak zorunda olmadıkları bir deneyim sunuyor. Benzinli, hibrit veya %100 elektrikli tüm modern araçların ihtiyaçlarını karşılıyor ve geleceğin beklentilerini de öngörüyor. Bu yenilikler, Ar-Ge’ye yaptığımız büyük yatırımların sonucu olup, Michelin’in hedefini tam anlamıyla yansıtıyor: Her zamankinden daha yüksek performans, daha yüksek verimlilik ve sürdürülebilir bir geleceğe kararlılıkla odaklanan lastikler sunmak” dedi. MICHELIN Primacy 5 energy & MICHELIN Pilot Sport 5 energy Tüm araç tipleri için performans ve enerji verimliliği artık ayrılmaz bir bütün MICHELIN PRIMACY 5 energy: Üç farklı kategorida A sınıfı derecelendirmeye sahip ve kendi kategorisinde en uzun ömürlü lastik (1) Uzun ömürlü güvenlik Olağanüstü performansıyla tüm MICHELIN Primacy 5 energy lastikleri ıslak zeminde frenlemede A derecesine sahip. Lastik, önceki nesline kıyasla fren mesafesini hem yeniyken hem de lastik 2 mm’ye kadar aşındığında %8 oranında azaltıyor (2). Kendi kategorisinde en uzun ömür Energy Passive 2.0 teknolojisi (fonksiyonelleştirilmiş bileşenler ve optimize edilmiş yapı) sayesinde bu lastik, elektrikli araçlar dahil olmak üzere Avrupa’da kendi kategorisinde en iyi kilometre performansını sunuyor (4). Enerji verimliliği: Yeni bir lider doğuyor Yuvarlanma direncinde A derecesi, yakıt tüketiminde %6’ya kadar tasarruf (0.3 L/100 km), elektrikli araçlarda %10’a kadar menzil artışı, yalaşık 169 €’ya kadar yakıt tasarrufu ve 327 kg daha az CO₂ emisyonu ile şarj başına 70 km’ye kadar ek menzil sağlıyor (3). Akustik konfor Harici gürültü seviyesinde A derecesine sahip olan MICHELIN Primacy 5 energy, bu sayede C dereceli bir lastiğe kıyasla sürüş sırasında duyulan gürültüyü dört kat azaltıyor. MICHELIN Pilot Sport 5 energy: Sorumlu performans MICHELIN Pilot Sport 5 energy, sportif sürüşün yanı sıra enerji verimliliğinden ödün vermeden tüm özellikleri bir arada isteyen sürücülere hitap ediyor ve bu özellik kendi segmentinde oldukça nadir bulunuyor. Hassasiyet ve kontrol Michelin’in motor sporlarındaki uzmanlığıyla tasarlanan Dynamic Response teknolojisi ve tamamen yeni Adaptive Grip Compound sayesinde lastik, hem kuru hem ıslak zeminde hassas yol tutuşu ve üst seviyede kontrol sağlıyor (6)(7). Geliştirilmiş uzun ömür MaxTouch® teknolojisi sayesinde MICHELIN Pilot Sport 5 energy, spor otomobillerdeki en büyük zorluklardan biri olan lastikte hızlı aşınma sorununu başarıyla yönetiyor. Bu teknoloji, temas alanını optimize ederek daha düzenli bir aşınma sağlıyor. Ayrıca Energy Passive bileşeni sayesinde, spor otomobil lastiklerinde görülmemiş bir seviyede düşük yuvarlanma direnci sağlıyor. Sonuç olarak yuvarlanma direncinde A derecesine sahip olan bu lastik, kullanım ömrü bakımından da rakiplerini doğrudan açık ara geride bırakıyor (8). Test edilip onaylanmış olağanüstü performans MICHELIN Pilot Sport 5 energy’nin yetenekleri, CONCEPT AMG GT XX dünya rekoru denemesinde doğrulandı; araç neredeyse sekiz gün boyunca 300 km/sa sabit hız ile ilerleyerek lastiğin enerji verimliliği ve dayanıklılığı tamamen kanıtlandı. Otomobil üreticilerinin beklentilerini karşılayan ve onayladığı performans Otomobil üreticileri artık her zamankinden daha zorlu teknik şartnameler belirliyor. En verimli modellerini homologe etmek için, son derece düşük yuvarlanma direnci, artırılmış yol tutuşu, uzun ömür ve aşırı koşullar altında bile kontrollü sürüş sunabilen lastikler talep ediyorlar. Yeni MICHELIN Primacy 5 energy ve MICHELIN Pilot Sport 5 energy serileri bu gereksinimleri tam olarak karşılıyor. Elektrikli araçların menzilini artırmakla kalmıyor, hibrit ve benzinli araçların yakıt tüketimini azaltıyor, performansını yükseltiyor ve tüm bunları yüksek güvenlik seviyesini koruyarak yapıyor. Birçok uluslararası marka tarafından kabul gören bu lastikler, halihazırda geniş bir model yelpazesinde orijinal ekipman olarak da kullanılıyor. Polonya, Çekya, Slovakya, Romanya, Yunanistan ve Türkiye B2C Pazarlama Direktörü Corina Chicu: “MICHELIN Primacy 5 energy ve MICHELIN Pilot Sport 5 energy serilerinin lansmanı ile enerji verimliliği, güvenlik ve uzun ömrün kusursuz bir şekilde çalıştığı dengeli bir performans yaklaşımıyla, Michelin olarak farkımızı bir kez daha vurguluyoruz. Michelin’in bu iki yeni ürünü, en önemli konulardan hiçbir ödün vermeden, zaman içinde tutarlı performans sağlayan teknolojiler sunma hedefimizi mükemmel biçimde yansıtıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor Haber

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği “Alım Heyeti” organizasyonuna; Azerbaycan, Bosna Hersek, Fas, Polonya, Kosova ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 15 yabancı alıcı firma katıldı. “Alım Heyeti”ne Türkiye tarafından 40 firmanın katıldığı bilgisini veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “Alım Heyeti” kapsamında firma başına ortalama 5–10 görüşme takvimlendirdiklerini, toplamda 200’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiğini dile getirdi. 6 ülkeye ihracatımızı 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz “Alım Heyeti”ne katılım sağlayan ülkelere ihracat hacmimiz hakkında açıklamalarda bulunan Gürle, “Azerbaycan’ın mobilya ithalatı 260 milyon dolar seviyesinde. Türkiye bu pazara 105,6 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyor ve Azerbaycan’ın ithalatından yüzde 41 pay alıyoruz. Bosna Hersek’e 30 milyon dolar mobilya ihraç ediyoruz. Polonya’nın mobilya ithalatı yaklaşık 5,4 milyar dolar iken Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı 57,4 milyon dolar olarak gerçekleşiyor. Güçlü ihraç pazarlarımızdan Fas’a 99 milyon dolar mobilya ürünleri ihraç ettik ve en büyük ikinci tedarikçi olduk. Birleşik Arap Emirlikleri’ne Türkiye’nin mobilya ihracatı 91,2 milyon dolar seviyesinde. Kosova pazarı daha sınırlı büyüklükte olsa da Türkiye’nin bölgedeki güçlü ticari ilişkileri ve coğrafi yakınlığı sayesinde Türk mobilya sektörü açısından erişilebilir ve gelişim potansiyeli taşıyan pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu 6 ülkeye 390 milyon dolar olan ihracatımızın orta vadede 1 milyar dolara çıkması için bugün önemli tohumlar attık” şeklinde konuştu. Güngör: “Savaş planlarımızı değiştirdi” ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın “Alım Heyeti” sürecinde planlarında değişikliğe yol açtığını paylaşan Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör; “Alım heyeti programı başlangıçta Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, Fas, Bulgaristan, İngiltere, Sırbistan ve Romanya’dan daha geniş katılımlı bir yapı ile planlanmıştı. Ancak bölgemizde yaşanan savaş ve buna bağlı olarak oluşan lojistik, güvenlik ve seyahat kısıtları, bazı ülkelerden katılımı doğrudan etkiledi. Programı revize ettik ve daha sınırlı fakat nitelikli bir katılımcı profili oluşturduk; mevcut durumda 6 ülkeden 15 yabancı firmanın katılımı ile alım heyeti sürdürülebilir ve verimli bir yapıda organize ettik. Bu durum, organizasyonun ölçeğini kısmen etkilemiş olsa da hedef odaklı eşleştirmeler sayesinde iş görüşmelerinin verimliliğinin yüksek olması bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında! Haber

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında!

Türkiye genelinde farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilirken araştırmada güven, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve paydaş iletişimi gibi kriterler doğrultusunda şirketlerin itibar performansları değerlendirildi. Bu başarı, Corendon Airlines’ın yalnızca operasyonel gücüyle değil, aynı zamanda güçlü marka itibarı ve stratejik iletişim yönetimiyle de fark yarattığını bir kez daha gösterdi. Araştırma kapsamında Corendon Airlines, “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” listesine girerken; Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ise “Yeni Dönemin 50 İletişim Mimarı” arasında gösterildi. Konu özelinde düşüncelerini dile getiren Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan; “İtibar, yalnızca anlatılan değil; her temas noktasında tutarlı şekilde yaşatılan bir değerdir. Corendon Airlines olarak iletişimi stratejimizin merkezine alarak güveni sürdürülebilir kılmaya odaklanıyoruz” dedi. Corendon Airlines, başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere ana kaynak pazarlarında ve Türkiye, İspanya, Mısır ile Yunanistan’daki güçlü destinasyon ağında yürüttüğü entegre iletişim çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Teknolojiyi ve yeni iletişim trendlerini yakından takip eden yaklaşımını güçlü ve nitelikli insan kaynağıyla birleştiren Corendon Airlines, sektörde öncü konumunu sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.