Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Portföy

Kapsül Haber Ajansı - Portföy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Portföy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası Haber

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası

Fiba Commercial Properties (Fiba CP), uluslararası gayrimenkul yatırım ve proje geliştirme alanındaki güçlü performansını, kazandığı prestijli ödül ve sertifikalarla pekiştirerek küresel arenadaki konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Fiba CP, Doğu Avrupa’daki iştiraki Anchor Group ve Summa ortaklığıyla hayata geçirdiği Shopping Malldova, Courtyard by Marriott Chișinău ve Malldova Centre projeleriyle sürdürülebilirlik alanında önemli bir başarıya ulaşarak uluslararası çevre standartlarının en üst seviyesi olan LEED Platinum sertifikasını almaya hak kazandı. Elde edilen bu sertifikasyon, projelerin sürdürülebilirlik performansını küresel ölçekte doğrularken; Fiba CP’nin çevresel sorumluluk, etkin varlık yönetimi ve uzun vadeli değer yaratımı ekseninde şekillenen yaklaşımının da güçlü bir göstergesi niteliği taşıyor. Moldova’nın başkenti Chișinău’da yer alan Shopping MallDova, Malldova Centre bünyesindeki ofis alanları ve Courtyard by Marriott Chișinău otelinden oluşan karma kullanım yapısı; perakende, iş ve konaklama fonksiyonlarını entegre bir yapı altında bir araya getiriyor. Enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve kullanıcı konforunu odağına alan projeler, operasyonel performanslarıyla uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu güçlü bir sürdürülebilirlik başarısı ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fiba Commercial Properties CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman: “Bu başarı, Moldova’daki ekiplerimizin özverili çalışmasının ve tüm proje paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliğinin çok değerli bir sonucu. LEED Platinium sertifikası, yalnızca bu projelerin ulaştığı yüksek standartları değil, aynı zamanda Fiba Commercial Properties olarak uluslararası portföyümüzde sürdürülebilirliği stratejik bir öncelik olarak konumlandırdığımızın da önemli göstergesi. Çevresel sorumluluk, verimli varlık yönetimi ve uzun vadeli değer üretimi odağımız doğrultusunda, küresel çevre standartlarıyla uyumlu, geleceğe hazır ve bulunduğu bölgeye değer katan projeler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Anchor Group Genel Müdürü Affan Yıldırım ise değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Anchor Group olarak, uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu yüksek kaliteli projeler geliştirmeye ve faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Fiba CP, sürdürülebilirlik odaklı varlık yönetimi yaklaşımı doğrultusunda enerji verimliliği, dijitalleşme ve kullanıcı deneyimini geliştiren uygulamaları portföy genelinde yaygınlaştırmayı sürdürürken; ESG ilkeleriyle uyumlu yatırımları ve uluslararası standartlarda geliştirdiği projeleriyle faaliyet gösterdiği pazarlarda uzun vadeli değer yaratmaya da devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK Haber

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK

7 ülkedeki 11 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, 2025 yılına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, 2025 yılında Türkiye, Asya ve Afrika bölgelerindeki güçlü performansıyla FAVÖK’ünü bir önceki yıla göre %37 artırarak 13,5 milyar TL seviyesine taşıdı. FAVÖK marjı ise 8 puan artışla %32 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde şirketin konsolide cirosu 2025 hedefinin üzerinde 42 milyar TL olarak gerçekleşirken, net dönem kârı yıllık bazda %39 artışla 3,7 milyar TL’ye ulaştı. 2023–2025 döneminde gerçekleştirdiği 1 milyar doların üzerinde olan stratejik yatırımlarla Şirket, Türkiye ve uluslararası pazarlardaki varlığını daha da güçlendirdi. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı coğrafi açıdan çeşitlendirilmiş projelerle kapasitesini artıran Şirket, gelir yapısını daha öngörülebilir ve dayanıklı bir zemine taşırken faaliyet gösterdiği ülkelerin enerji arz güvenliğine de stratejik katkı sağladı. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal şirketin yıllık performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılında Aksa Enerji olarak dayanıklı iş modelimiz ve uzun vadeli değer yaratma odağımız doğrultusunda stratejik hedeflerimizde güçlü bir ilerleme kaydettik. Türkiye’den Afrika ve Asya’ya uzanan operasyonel ağımız sayesinde enerji arz güvenliğine katkı sağlayan dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşturduk. Finansal disiplinimizi korurken stratejik finansman yapımızı güçlendirdik; dijital dönüşüm yatırımlarımızla da kurumsal kapasitemizi ve operasyonel çevikliğimizi ileri taşıdık. 2023–2025 döneminde farklı coğrafyalarda eş zamanlı olarak 1 milyar doların üzerinde yatırımı başarıyla tamamladık. Zorlu makroekonomik koşulların hâkim olduğu bu dönemde yoğun yatırım programımıza rağmen kârlılığımızı artırmayı başardık. 2026 yılında devreye almayı planladığımız yeni projelerle üretim kapasitemizi daha da artırmayı ve portföyümüzü yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı iş modelimiz, artan kapasitemizi yüksek gelir görünürlüğü ve güçlü nakit akışıyla desteklemeye devam ediyor. Depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının portföyümüzde %20 paya ulaşması, enerji dönüşümünde bilanço dayanıklılığımızı ve kârlılığımızı güçlendiren önemli bir kaldıraç olacak. Önümüzdeki dönemde de küresel enerji dönüşümünü fırsata çevirerek sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilir Yüksek Büyüme Stratejisine Kararlılıkla Devam Aksa Enerji, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini kararlılıkla uygulamaya devam ediyor. 2025 yılında özellikle Asya ve Afrika’daki yatırımlarıyla portföyünü güçlendiren şirket, farklı coğrafyalarda enerji arz güvenliğine katkı sağlayan güçlü bir uluslararası oyuncu olma yolunda ilerliyor. Özbekistan’da 430 MW kapasiteli Talimercan Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin devreye alınmasıyla birlikte Aksa Enerji, ülkede toplam 1.220 MW kurulu güce ulaşarak Özbekistan’daki en büyük Türk yatırımcı şirket konumuna ulaştı. Kazakistan’da 240 MW kurulu güce sahip olacak kombine ısı ve elektrik santralinin de 2026 Nisan ayı sonuna kadar devreye alınmasıyla, şirketin Orta Asya’daki güçlü konumu daha da pekişecek. Aksa Enerji, Afrika’daki büyümesini de sürdürerek Gabon’da 145 MW kurulu güce sahip doğal gaz santrali ve Burkina Faso’da 119 MW kurulu güce sahip elektrik santrali projeleriyle bölgedeki varlığını genişletmeye devam edecek. Şirketin 2025 yılında Africa Finance Corporation (AFC) ile imzaladığı 150 milyon ABD doları tutarındaki kredi anlaşması, Afrika’nın enerji dönüşümüne ve sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlama hedefinin önemli bir göstergesi oldu. Aksa Enerji, enerjiye yönelik artan küresel ihtiyaca yanıt vermek amacıyla yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarını sürdürürken, fırsatların bulunduğu tüm coğrafyalarda büyüme imkanlarını yakından takip etmektedir. Bu doğrultuda şirket, Avrupa dahil olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan enerji yatırım fırsatlarını ve potansiyel iş birliklerini değerlendirmeye devam etmektedir. 2026’da Kurulu Gücünü 4.000 MW’ın Üzerine Taşıyacak Aksa Enerji, 2025 yıl sonunda 3.000 MW’ı aşan kurulu gücünü, 2026 yıl sonunda 251 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmak üzere 4.000 MW’ın üzerine yükseltmeyi hedefliyor. Şirketin Türkiye’de geliştirdiği 941 MW’lık yenilenebilir enerji projeleri portföyü; depolamalı rüzgâr, güneş ve müstakil depolama yatırımlarıyla büyümenin yeni eksenini oluşturuyor. Aksa Enerji’nin 2025 yılında TSKB ile imzaladığı 80 milyon ABD doları tutarındaki 11 yıl vadeli kredi de bu yatırımların finansmanına güç katıyor. Şirket, orta vadede yenilenebilir enerjinin toplam portföyü içindeki payını %20’ye yükseltmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yönetişimde İstikrarlı İlerleme Aksa Enerji, sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişim alanındaki güçlü performansını 2025 yılında da sürdürdü. Şirket, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 10 yıldır yer alarak ÇSY alanındaki istikrarlı yaklaşımını teyit etti. Kurumsal yönetişim tarafında ise Yönetim Kurulu’ndaki kadın üye oranını %33’e yükselten Aksa Enerji, BIST 100’de en yüksek kadın temsil oranına sahip elektrik üreticisi konumuna ulaştı. Şirketin Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu ise 94,10’dan 94,34 seviyesine yükseldi. 2025 yılı boyunca yatırımlarını büyüten, uluslararası operasyonlarını genişleten ve güçlü finansal performans ortaya koyan Aksa Enerji, yüksek yatırım dönemine rağmen kârlılığını artırarak sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu. Bu başarının bir göstergesi olarak Aksa Enerji, 2025 yılında Fortune 500 Türkiye ve Capital Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi listelerinde üst sıralarda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Yatırım’dan 2026 Perspektifi Haber

Garanti BBVA Yatırım’dan 2026 Perspektifi

Türkiye tarafında ise dezenflasyon süreci ve reel faiz avantajı TL varlıkları destekliyor. Garanti BBVA Yatırım, 2026 yılına ilişkin strateji raporunu yayımladı. Küresel ekonomide değişen dengeler, yapay zekâ temalı yatırımların sorgulanma süreci, merkez bankalarının politika yönelimleri ve Türkiye’de devam eden dezenflasyon süreci, Garanti BBVA Yatırım Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı ekibinin hazırladığı raporun temel konularını oluşturuyor. Uluslararası Piyasalar, Türkiye Ekonomisi, TL Varlıklar ve BIST Stratejisi konuları, 4 ana başlık şeklinde raporda yer alıyor. Garanti BBVA Yatırım Genel Müdürü Hülya Türkmen, Strateji Raporu ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Garanti BBVA Yatırım olarak Strateji Raporumuzu, uzun yıllardır yatırımcılarımıza değişen küresel ve yerel dinamikleri bütüncül bir bakış açısıyla sunmak amacıyla her yıl başında hazırlıyoruz. Makroekonomik görünümden sektör analizlerine, küresel temalardan Türkiye’ye özgü fırsat alanlarına kadar geniş bir perspektifte çalışıyor; güçlü araştırma altyapımız sayesinde müşterilerimizin yatırım kararlarını veriye dayalı ve disiplinli bir zeminde şekillendirmelerine katkı sağlıyoruz.” Küresel Piyasalar: Beklentiler Mercek Altında 2026 Strateji Raporu’nda, 2025’te fiyatlanan yapay zekâ temalı büyüme hikâyesinin 2026’da kârlılık ve nakit akışı üzerinden daha yakından test edileceği vurgulanıyor. Güçlü bilanço yapısına sahip, yatırım geri dönüşü netleşmiş şirketlerin ayrışabileceği belirtiliyor. Garanti BBVA Yatırım yatırımcılarına hem ABD hem de Avrupa için öngördüğü yatırım temalarını 2 ayrı model portföyde sunuyor: ABD model portföyünde teknoloji, enerji, sağlık ve sanayi sektörleri dengeli bir dağılımla öne çıkarken; Avrupa tarafında teknoloji ve sanayi şirketleri ağırlık kazanıyor. Merkez Bankaları ve Yeni Ticaret Düzeni Yüksek borç stokları ve tahvil faizleri, merkez bankalarını enflasyon ile finansal istikrar arasında zor bir dengeye itiyor. Jeopolitik gelişmeler ve ticaret anlaşmalarındaki değişimler ise küresel ticaret mimarisini yeniden şekillendiriyor. Rapora göre 2026’da para politikası adımları ve yeni ticaret dengeleri piyasa fiyatlamalarında belirleyici olacak. Türkiye: Dezenflasyon Süreci ve Reel Faiz Avantajı Türkiye tarafında ise sıkı para politikasının makro dengelerde iyileşme sağladığı, enflasyonda kademeli düşüş sürecinin devam ettiği belirtiliyor. Yıl sonunda enflasyonun %25 seviyesine gerilemesi, politika faizinin ise kademeli düşüşle %32 seviyesine inmesi bekleniyor. Kurdaki stabilitenin de etkisiyle TL tarafında reel faiz getirisinin cazibesini koruyacağı, yatırımcıların portföy dağılımlarında TL varlıkların artabileceği dile getiriliyor. BIST ve Sektörel Tercihler Garanti BBVA Yatırım, 2026 hisse stratejisini faiz indirim süreci, iç talepte dengelenme ve TL’nin reel değer kazanımının yavaşlayarak sürmesi temaları üzerine kuruyor. Bankacılık, GYO, havacılık ve perakende sektörleri öne çıkan alanlar arasında yer alıyor. Garanti BBVA Yatırım Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı ekibi, derinlikli analiz altyapısı ve makrodan mikroya bütüncül yaklaşımı sayesinde yatırımcılarına değişen piyasa koşullarında uygun ürün ve varlık dağılımı önerileri sunmayı sürdürüyor. 2025 yılında model portföy performansının %27,5 getiriyle BIST endeksinin 11,3 puan üzerinde gerçekleşmiş olması, disiplinli ve dinamik analiz yaklaşımının somut sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı Haber

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı

Atakey Patates İcra Kurulu Başkanı Ahmet Özgül, konuya ilişkin değerlendirmesinde: “2025 yılı, Atakey’in üretim yetkinliğini ve operasyonel esnekliğini kanıtladığı bir yıl oldu. TAB Gıda ekosistemiyle sağlanan talep görünürlüğü sayesinde üretim planlamamızı daha etkin yönettik ve tesislerimizde yüksek kapasite kullanım oranına ulaştık. Yılı hedeflediğimiz 69,3 bin tonla kapatmış olmaktan gurur duyuyoruz. Bu sonuçlar, sadece hacimsel bir büyüme değil, aynı zamanda hammadde tedariğinden stok yönetimine kadar tüm süreçlerimizi ne kadar verimli yönettiğimizin bir göstergesidir,” dedi. Şirketin ekosistem gücü ve portföy çeşitliliği, stratejik iş ortaklıkları ve grup içi satışların sağladığı istikrarlı talep ile birlikte operasyonel performansının temel belirleyicileri arasında yer aldı. Grup satışları, 2025 yılında toplam hacmin %78’ine ulaşarak Atakey’e üretim planlamasında yüksek görünürlük sağladı. Ana iş kolu olan dondurulmuş patates üretiminin yanı sıra, şirketin katma değerli ürün stratejisi de meyvelerini vermeye devam ediyor. Soğan halkası ve peynir çubuğu gibi kaplamalı ürünler segmenti, 2025 yılında 5,2 bin tonu aşan bir hacimle toplam performansa stratejik bir katkı sundu. Bununla birlikte, üretim süreçlerindeki yan ürünleri katma değeri yüksek çözümlere dönüştürerek tüketicilerin yeni lezzet beklentilerini karşılayan patates kroket gibi inovatif ürünlerin portföye eklenmesi; şirketin verimlilik ve inovasyon odaklı vizyonunu destekleyen önemli adımlar oldu. 2026 Yılı 80 Bin Ton Satış Hedefi Atakey, 2026 yılında operasyonel ölçeğini daha da büyüterek toplam satış hacmini 80 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Bu büyüme planında dondurulmuş patatesin ana hacimdeki liderliğini koruması, katma değerli ürünlerin ise portföy içindeki payının artırılması bekleniyor. Şirket, 2026 yılında perakende kanalındaki varlığını yeni ürün gruplarıyla güçlendirmeyi ve ulusal satış ağları üzerinden daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyor. Üretim tarafında ise, altyapı verimliliğini artıran yatırımların devreye alınmasıyla birlikte enerji sürekliliğinin korunması ve yıllık bazda ek kapasite yaratılması hedefleniyor. Ahmet Özgül sözlerini şöyle tamamladı: “2026 yılına sektör liderliğimizi pekiştirerek ve 80 bin tonluk yeni satış hedefimize odaklanarak giriyoruz. Entegre tarım modelimiz kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde birlikte çalıştığımız üreticilerimiz, iş modelimizin en güçlü unsurlarından birini oluşturuyor. Çiftçi ekosistemimizle kurduğumuz bu uzun vadeli iş birliği, üretim planlamamızın temelini oluştururken sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu da destekliyor. Verimlilik, kalite ve sürdürülebilir değer üretme ilkelerimizden ödün vermeden tüm paydaşlarımız için değer yaratmayı sürdüreceğiz. 2025 yılındaki operasyonel hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan ekibimize, müşterilerimize, çiftçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.” Atakey Hakkında: Atakey Patates, hâkim ortağı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın (TFI) iştiraki olan TAB Gıda bünyesindeki tüm hızlı servis restoranlarına ürün tedariki sağlamak amacıyla 2012 yılında kurulmuştur. Şirket, Afyon-Susuz’da 157 bin m2 arazi içinde 75 bin m2‘lik alana sahip üretim tesisinde 90 bin ton dondurulmuş patates ve 10 bin ton dondurulmuş kaplamalı ürün işleme kapasitesiyle Türkiye’nin lider, Avrupa’nın ise en büyük dondurulmuş patates üreticilerinden biridir. Yurt içinde ve yurt dışında grup dışı müşterilere de ürün satışı yapılmakta, ayrıca, çeşitli otel ve restoran gruplarına ve indirim marketlerine de ürün temin edilmektedir. İhracat pazarları arasında yakın çevre veya uzak rotalar dikkate alınmadan Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Bulgaristan, Çin, Güney Kore, Gürcistan, Irak, Kuzey Kıbrıs ve Kuzey Makedonya gibi birçok ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir. Atakey, 100’ün üzerinde çiftçisi ile 20 farklı şehirde sözleşmeli tarım yapar. Sezonda yaklaşık 40.000 dekarlık zirai alanda patates tohumunu kendi ziraat mühendisleriyle Atakey standartlarına uygun kalitede ve verimde yetiştirir. Ayrıca Atakey, 7.500 m²’lik tohum, 32.000 m²’lik hammadde ve 15.000 m²’lik soğuk hava depoları gibi soğutma ve iklimlendirme üniteleri ile su arıtma ve su deşarj üniteleri gibi altyapıları içeren tesisler bütününden oluşur. Verimli ve tam entegre üretim modeli ile çalışan Atakey, tohumdan tarlaya, tarladan sofraya değer zincirini sürdürülebilir bir şekilde yönetmeye önemserken FSA Sürdürülebilir Tarım, BRCGS gıda güvenliği, TSE Helal Gıda, Sıfır Atık belgeleri ile ISO50001, ISO14001 ve ISO45001 sertifikaları sahibidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Gayrimenkul'den Önemli Başarı Haber

Rönesans Gayrimenkul'den Önemli Başarı

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında hisselerinin tamamını satın aldığı İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet bilançoya 22,4 milyon Euro’luk ek operasyonel gelir sağladı. Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş. (RGY), İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım gurubu olmayı sürdürüyor. Yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması, enflasyona karşı korumalı gelir yapısı, düşük borçluluk seviyesi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile uzun vadeli paydaş değeri yaratma kapasitesini devam ettiren RGY, kaliteli portföy yapısı, operasyonel disiplin ve finansal gücüyle Türkiye’de perakende gayrimenkul sektöründeki liderlik konumunu koruyor. Serbest nakit akışı yaratma kapasitemiz 150 milyon Euro RGY Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, şirketin güçlü nakit üretim kapasitesinin uzun vadeli stratejisinin temelini oluşturduğunu belirterek, “Yıllık 150 milyon Euro’nun üzerindeki serbest nakit akışımız, portföyümüzün gücünü ve sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesini ortaya koyuyor. Bu sayede büyümemizi finanse edebiliyor, hissedarlarımıza düzenli temettü sunabiliyor ve sağlam bilanço yapımızı koruyabiliyoruz” dedi. Son yıllarda pandemi, önemli düzenleyici değişiklikler, depremler ve dalgalı ekonomik koşullara rağmen RGY’nin operasyonel gücünü ve finansal sağlamlığını koruduğunu vurgulayan Kayaalp, bu dayanıklılığın dikkatli yönetim anlayışı, yüksek kaliteli varlık portföyü ve disiplinli risk yaklaşımının sonucu olduğunu ifade etti. Alışveriş merkezlerinde 28 binden fazla kişiye istihdam ekosistemi yaratıldığını ve her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını belirten Kayaalp, şirketin 2030 yılına kadar portföyünün tamamında yenilenebilir elektrik kullanmayı hedeflediklerini, 2026 yılını ise “Su Yılı” ilan ederek su verimliliği çalışmalarını hızlandırdıklarını söyledi. Kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapısı reel gelir artışını destekliyor Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar ise, uzun vadeli paydaş değeri yaratım stratejilerinin reel kazanç büyümesi, düzenli ve artan nakit akışı ve operasyonel mükemmeliyet üzerine kurulu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapımız, reel gelir artışımızı destekliyor. Güçlü kiracı ilişkilerimiz ve yüksek doluluk oranımız, düzenli ve öngörülebilir nakit akışımızın temelini oluşturuyor. Türkiye’de yeni ve büyük ölçekli alışveriş merkezi arzının sınırlı olması da mevcut varlıkların değerini artırırken, performanslarını da yükseltiyor. Bu da hem finansal hem kiracı portföyü hem de ziyaretçi sayısı olarak bize olumlu yansıyor.” 2025 yılı itibariyle temettü dağıtımına başladıklarını hatırlatan Yağmur Yaşar, sürdürülebilir nakit üretimi doğrultusunda ilerleyen dönemlerde temettü tutarının kademeli olarak artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında brüt aktif değerinin 3,6 milyar Euro’ya ulaştığını, net aktif değerinin ise 3,1 milyar Euro olduğunu anlatan Yaşar, “2025 yılında net borç/FAVÖK oranımız 2,5 seviyesine geriledi. Faiz karşılama oranımız ise 6,4 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bize kredi işlemlerinde sürdürülebilir bir iyileşme olduğunu net olarak gösteriyor” diye konuştu. Portföyümüzün kalitesi sürekli artıyor Büyüme stratejilerinin seçici, disiplinli ve değer artırıcı yatırımlara dayandığına dikkat çeken Yaşar, “Nitelikli satın almalar ve geliştirme projeleriyle portföyün kalitesi sürekli olarak artırılıyor. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet alışveriş merkezlerinin tamamının satın alınması, portföyün gelir tabanını daha da sağlamlaştırdı. Bu varlıklar, güçlü ziyaretçi trafiği, yüksek doluluk oranı ve istikrarlı kiracı yapısı sayesinde portföyümüze anında katkı sağladı. Bu arada inşaatı devam eden Maltepe Park konutlarının yüzde 18’i satıldı. Proje kapsamında 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler de yer alacak. Antalya Konyaaltı ve İstanbul Ümraniye’de bulunan arsalarımız da uygun piyasa koşullarında geliştirilmeye hazır durumda” dedi. 114 milyon ziyaretçi ağırladık Yağmur Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında 114 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve doluluk oranının ise yüzde 99,2 olarak gerçekleştiğini belirterek, şunları söyledi: “Güçlü ve dayanıklı ziyaretçi trafiğine sahibiz. Bu sayede 2024–2025 döneminde pazar ortalamasının üzerinde bir performans sergiledik ve ziyaretçi sayısındaki değişimde pazarı ortalama yüzde 4 oranında geride bıraktık. Güçlü ve dengeli kiracı yapımız, enflasyonun üzerinde sürdürülebilir ciro artışını destekledi ve 2025 yılında kiracı cirolarımız da yıllık ortalama yüzde 38,2 oranında arttı. Yani yüzde 35 seviyesindeki tüketici fiyat endeksinin ve yüzde 30 civarındaki sektör ortalamasının üzerinde bir artış oldu.” 2026 yılında da operasyonel performansın korunacağının ve sürdürülebilir büyümenin devam edeceğinin altını çizen Yaşar, “Enflasyona endeksli kira yapısı ve ciro bazlı kira modeli sayesinde gelir artışının devam etmesini öngörüyoruz. Şirketimiz, güçlü bilançosu ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde hem ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı kalmayı hem de fırsatları değerlendirmeyi hedefliyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VAKIF GYO’nun Aktif Büyüklüğü 31,1 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

VAKIF GYO’nun Aktif Büyüklüğü 31,1 Milyar TL’ye Ulaştı

Kuruluşundan bugüne bir milyon metrekarenin üzerinde yaşam alanına imzasını atan Vakıf Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Değişken piyasa koşullarına rağmen güçlü bilanço yapısı, portföy çeşitliliği ve disiplinli nakit akışı yönetimi, ihtiyatlı risk yönetimi ve paydaşlarıyla kurduğu güvene dayalı iletişim sayesinde 2025 yılında istikrarlı büyüme trendini korumayı başaran Vakıf GYO’nun aktif büyüklüğü 31,1 milyar TL’ye ulaştı. Özkaynaklarını 24,5 milyar TL’ye yükselten Vakıf GYO’nun net dönem kârı ise 780 milyon TL olarak gerçekleşti. Müşteri beklentilerini merkeze alan esnek ödeme planları ve yenilikçi kampanyalarıyla geniş kitlelere ulaşan Vakıf GYO, 2025 yılı satış ve kiralama faaliyetlerinden de 1,7 milyar TL hasılat elde etti. Vakıf GYO’nun faiz geliri hariç operasyonel verimliliğinin göstergelerinden biri olan FAVÖK 422 milyon TL, FAVÖK Marjı ise %25 seviyesine ulaştı. Kaydedilen sonuçlar şirketin güçlü kârlılık yapısını pekiştirdi. Kira gelirlerini enflasyonun üzerinde %24 artıran Vakıf GYO’nun kira geliri 665 milyon TL, kira gelirinin toplam gelir içindeki payı ise %25 olarak gerçekleşti. Onur İncehasan: “Kira gelirimizin geçtiğimiz yıla kıyasla enflasyonun üzerinde %24 artış kaydetmesi, kira getirisi odaklı gelir modelimizin güçlendiğini ortaya koyuyor” 3,2 milyar TL’lik nakit varlığı, düşük borçluluk rasyosuna sahip güçlü bilanço yapısı ve sağlam özkaynak tabanının da yardımıyla mevcut portföylerinin değerini artıran adımlar attıklarına işaret eden Vakıf GYO Genel Müdürü Onur İncehasan, “Stratejik hedeflerimiz ve büyüme modelimiz doğrultusunda İstanbul Finans Merkezi ve Cubes Ankara projelerimizin devreye girmesiyle portföyümüzün değeri ve gelir yaratma kapasitesi arttı. Kira gelirimizin geçtiğimiz yıla kıyasla enflasyonun üzerinde, %24 oranında artış kaydetmesi, kira getirisi odaklı gelir modelimizin güçlendiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemlerde VSancaktepe Merkez projemizin, Kütahya’da kentsel dönüşüm kapsamında geliştireceğimiz yeni binamızın, mevcut kiralık gayrimenkullerimizin ve planlanan yeni yatırımlarımızın, kira gelirlerimiz üzerinde çarpan etkisi yaratacağına inanıyoruz” dedi. Riskleri dengelemek ve gelir sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla portföylerini farklı gelir dinamiklerine sahip varlıklarla çeşitlendirmeye devam edeceklerinin de altını çizen İncehasan, bu kapsamda Gebze’de bir veri merkezi projesini hayata geçirmeyi planladıklarını kaydetti. İzmir’in merkezi lokasyonlarından Konak Mersinli’de hayata geçirecekleri karma yaşam projesi VYeniKonak için inşaat sürecini başlatacak sözleşmeyi imzaladıklarını da dile getiren İncehasan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapımı devam eden projelerimiz arasında yer alan ve ticari üniteler dahil toplam 332 adet bağımsız bölümden oluşan VSancaktepe Merkez projemizde inşaat ilerleme oranı %65 seviyesine ulaştı. Proje kapsamında 119 adet satış vaadi sözleşmesi imzaladık. Yatırım amaçlı gayrimenkullerimiz arasında yer alan Nidapark Küçükyalı projesindeki kalan bağımsız bölümlerin de satışlarını tamamladık. Medyan Kadıköy projesinde ise 30 adet bağımsız bölümün 28’i için satış vaadi sözleşmesi imzalayarak önemli bir satış başarısı elde ettik.” “Ülkemizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak, yenilikçi bakış açısıyla geliştirdiğimiz projelerimizle sadece bugüne değil, geleceğe de yatırım yapıyoruz” Vakıf GYO olarak imza attıkları her projeyi içinde hayatın yeşereceği, ailelerin huzurla yaşayacağı, çocukların güvenle büyüyeceği ve ticari hayatın değer üreteceği nitelikli yaşam alanları olarak ele aldıklarını ifade eden İncehasan, “Ülkemizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak, yenilikçi ve modern bakış açısıyla geliştirdiğimiz konut ve ticari projelerimizle sadece bugüne değil, geleceğe de yatırım yapıyoruz. Ülkemize değer katan, aile yaşamını güçlendiren ve ekonomik hayata sürdürülebilir katkı sağlayan projeler üretme sorumluluğuyla faaliyetlerimize kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. “Şirketimizi kalkınma hedefleriyle uyumlu beş yıllık stratejik plan çerçevesinde yönetiyoruz” Vakıf GYO’nun kurumsal yönetim ilkelerine bağlı, şeffaf, hesap verebilir ve paydaş memnuniyetini önceliklendiren çalışma anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğünün altını önemle çizen Onur İncehasan, “Sürdürülebilirlik alanındaki sorumluluk bilincimizle; çevreye duyarlı uygulamaları hayata geçiriyor, tüm faaliyetlerimizde kaynak verimliliğini esas alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Şirketimizi kalkınma hedefleriyle uyumlu beş yıllık stratejik plan çerçevesinde yöneterek katma değerli toplumsal projelerimizle, hayat bulduğumuz bu topraklara vefa borcumuzu ödüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, 2025 yılı Ağustos ayında yayımladığımız TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile sektörde ilk üç GYO arasında yer almış bulunuyoruz. Ayrıca, Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne dahil olan ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu 9,42’ye yükseltmiş bir şirket olarak, kurumsal yönetim ilkelerini başarıyla taçlandırdığımız bir yılı daha geride bırakmış bulunuyoruz”dedi. “Sektörde referans kuruluş olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” 2020 yılında başlattıkları kurumsal gelişim yolculuğunda EFQM modelini başarıyla uygulayarak sırasıyla Türkiye Mükemmellik Ödülü, Türkiye Mükemmellik Büyük Ödülü, akabinde dünyanın çeşitli ülkelerinden birçok kuruluşun yer aldığı EFQM küresel ödül sürecinde en yüksek puanı alarak 7 elmas ile ödül alan ilk kuruluş olmanın gururunu yaşadıklarını ve 2025 yılında çalışan memnuniyetini ve gelişimini merkeze alan güçlü ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı yaratma anlayışı doğrultusunda %91 Trust Index skoru ile Great Place to Work®️ Sertifikası almaya hak kazandıklarını da hatırlatan İncehasan, “Türkiye’nin en köklü bankalarından biri olan VakıfBank’ın gücü ve desteğiyle, vizyonumuzu bu büyük deneyimle harmanlayarak; yeniliğe öncülük eden, güvenilir ve sürdürülebilir projelerle, sektörde referans kuruluş olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD'li TSI, Türkiye Yatırımında Ezber Bozacak Haber

ABD'li TSI, Türkiye Yatırımında Ezber Bozacak

ABD merkezli ilaç şirketi Thrombolytic Sience (TSI) Pharmaceuticals'ın Türkiye'ye yönelik yatırımı, GSYO'larda yaşanan mevcut problemleri aşacak yeni bir modelin önünü açacak. Kardiyovasküler ve Nörolojik endikasyonlarda kullanılan faz 2 ve faz 3 aşamasındaki orjinal molekülün klinik çalışmaları ve bölgesel üretim tesis kurulumu için Türkiye'ye yatırım kararı alan ABD'li ilaç firması TSI direktörü Dr. Kemal Oğuz Kalafat, şirketin yapacağı bu yatırımın Türkiye için sadece ilk kez kendi molekülünü üretmesinin yanısıra GSYO'larda da bir ilk olacağına dikkat çekiyor. "GSYO'lar doğru yapılandırılmalı" uyarısı yeniden gündemde Dr. Kalafat, daha önce yaptığı değerlendirmelerinde, teknoloji GSYO'larının yeterince derinlikli portföy oluşturmaması, kısa vadeli kazanç odaklı hareket etmesi ve spekülatif işlemlere açık olmasını eleştirilmiş, bu yapıların uzun vadede yatırımcı güvenini zedelediğine dikkat çekerek, "Doğru yapılandırılmalı" demişti. Kalafat, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını belirterek, daha şeffaf, üretim ve teknoloji odaklı bir modele ihtiyaç olduğunu vurguluyor. TSI yatırımıyla ezber bozuluyor ABD'li ilaç firması TSI'nin Türkiye'de planladığı yatırımın, GSYO sisteminde yeni bir sayfa açması bekleniyor. TSI'nin, teknoloji ve biyoteknoloji odaklı projeler üzerinden gerçekleştireceği yatırımın, doğrudan üretim ve Ar-Ge temelli olması dikkat çekiyor. Bu yatırım, sadece finansal bir ortaklık değil, aynı zamanda bilimsel üretimi ve yüksek katma değerli teknolojiyi merkeze alan yeni bir GSYO modeli olarak değerlendiriliyor. "Mevcut sorunların dışında olacağız" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Kalafat, TSI yatırımıyla birlikte farklı bir yapı kurulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de ilk kez bizim şirketimiz, mevcut GSYO sorunlarının kapsamı dışında olacak. Kısa vadeli kazanç yerine, uzun vadeli teknoloji ve üretim hedefiyle hareket ediyoruz." Bu modelin başarılı olması halinde, diğer GSYO'lar için de örnek teşkil edeceği belirtiliyor. Türkiye'nin teknoloji ve sağlık ekosistemi için tarihi adım TSI yatırımıyla birlikte, Türkiye'nin sadece finansal yatırım alanında değil, ilaç ve biyoteknoloji üretiminde de daha güçlü bir konuma gelmesi hedefleniyor. Uzmanlar, bu sürecin hem yerli girişimcilere hem de uluslararası sermayeye yeni fırsatlar sunacağını ifade ediyor. Sektör temsilcileri, bu adımın Türkiye'de teknoloji ve sağlık yatırımlarında kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olabileceğini vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor Haber

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor

Özellikle izin süreçlerini tamamlamış ve uzun süredir hazırlığı yapılan rüzgâr projelerinin 2026 yılı itibarıyla sahada karşılık bulması öngörülürken; yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama disiplininin sektör açısından belirleyici hale geldiği görülüyor. 2025 yılı ile 2026’nın ilk çeyreği, izin süreçlerindeki iyileştirmeler açısından bugüne kadarki en yapıcı dönemler arasında yer alıyor. Geride kalan iki kritik düzenleme ve uygulamada yapılması öngörülen sadeleştirmelerle, bugün ortalama 5,4 yıl olan yatırıma geçiş sürelerinin orta vadede 15–18 ay bandına çekilmesi mümkün hale gelebilecektir. Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.