Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pozitif Psikoterapi

Kapsül Haber Ajansı - Pozitif Psikoterapi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pozitif Psikoterapi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Net Hedefler Zihinsel Dayanıklılığı Artırıyor! Haber

Net Hedefler Zihinsel Dayanıklılığı Artırıyor!

Hedef belirlemenin, yalnızca bir alışkanlık değil, psikolojik iyi oluşu destekleyen temel bir mekanizma olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Net hedefler, karar verme süreçlerini kolaylaştırırken; dikkat dağınıklığını, erteleme davranışlarını ve kontrol kaybı hissini azaltır.” dedi. Pozitif psikoterapi yaklaşımının ise eksiklere değil, bireyin güçlü yönlerine ve içsel kaynaklarına odaklanarak hedefleri daha sürdürülebilir kıldığını kaydeden Erol, planlama duygusunun, öngörülebilirliği artırarak kaygıyı azalttığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, yeni yıl hedeflerinin pozitif psikoterapi yaklaşımıyla güçlü yönlere ve planlamaya dayandırıldığında psikolojik dayanıklılık, iyi oluş ve zihinsel düzenleme üzerindeki etkisinden bahsetti. Net hedefler, karar vermeyi kolaylaştırır; dikkat dağınıklığını ve ertelemeyi azaltır! Yeni bir yıla girişin bazı bireyler için zihinsel ve duygusal bir yeniden yapılanma sürecini başlatan sembolik bir eşik olduğunu dile getiren Klinik Psikolog İpek Erol, “Psikolojik açıdan ele alındığında başlangıçların insan zihninde değişim ve gelişim için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturduğu ortaya konmaktadır.” dedi. Bu bağlamda yeni yılda hedef belirlemenin, yüzeysel bir alışkanlık değil; psikolojik iyi oluşu destekleyen, bilişsel ve duygusal süreçleri düzenleyen temel bir mekanizma olduğunu kaydeden Erol, “Hedef belirleme, bireyin zihinsel enerjisini belirli bir yöne kanalize etmesine olanak tanır. Belirsizlik algısının azalması, özellikle yürütücü işlevlerden sorumlu olan prefrontal korteksin daha etkin çalışmasını sağlar. Net hedefler, karar verme süreçlerini kolaylaştırırken; dikkat dağınıklığını, erteleme davranışlarını ve kontrol kaybı hissini azaltır.” şeklinde konuştu. Pozitif psikoterapi, hedefleri güçlü yönlere dayandırarak sürdürülebilir kılar! Planlamanın ise hedeflerin soyut bir niyet düzeyinde kalmasını engelleyerek, davranışsal gerçekliğe taşınmasını mümkün kıldığını ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Psikolojik açıdan plan yapmak, bireyin geleceği öngörebildiği ve süreci yapılandırabildiği hissini güçlendirir.” dedi. Öngörülebilirlik arttıkça kaygı düzeyi azalır; kişi karşılaştığı güçlükleri tehdit olarak değil, yönetilebilir zorluklar olarak algılamaya başlar. Pozitif psikoterapi yaklaşımının, hedef belirleme sürecine farklı bir perspektif kazandırdığını aktaran Erol, “Bu yaklaşım, bireyin eksikliklerine odaklanmak yerine; sahip olduğu güçlü yönleri, değerleri ve içsel kaynakları merkeze alır. Yeni yıl hedefleri bu doğrultuda ‘neyi düzeltmeliyim?’ sorusundan çok, ‘hayatımda neyi geliştirmek ve derinleştirmek istiyorum?’ sorusu üzerinden yapılandırıldığında daha sürdürülebilir hale gelir.” açıklamasını yaptı. Yeni yılda hedef belirlemek, bireyin psikolojik dayanıklılığını ve iyi oluşunu güçlendirir! Pozitif psikoterapide önemli bir diğer unsurun, güçlü yönlere dayalı planlama olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog İpek Erol, “Bireyin kişisel kaynaklarını fark etmesi; hedeflere ulaşma sürecinde özgüveni artırır ve başarısızlık korkusunu azaltır. Hedefler yalnızca ulaşılacak sonuçlar değil; bireyin kimliğini ve değerlerini yansıtan yönlendirici unsurlar olarak ele alınmalı.” dedi. Tutarlı ve gerçekçi hayal kurmanın, hedef belirleme sürecinin duygusal boyutunu oluşturduğuna dikkat çeken Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapılandırılmış hayaller, umut duygusunu güçlendirir ve motivasyonu artırır. Ancak bu hayallerin planlama ile desteklenmesi, kalıcı bir psikolojik güçlenme yaratır. Yeni yıl hedeflerinde sıklıkla göz ardı edilen bir diğer nokta, yaşam alanları arasında denge kurabilmektir. Psikolojik sağlamlık için üretkenlik kadar dinlenmenin, ilişkilerin ve yaşamdan alınan doyumun da öneminin kavranması önemlidir. Sonuç olarak yeni yılda hedef belirlemek; bireyin yaşamına yön vermesini, psikolojik dayanıklılığını artırmasını ve iyi oluşunu sürdürülebilir kılmasını sağlayan önemli bir süreçtir.”

Pozitif Psikoterapi ile Beyin Algoritmaları Yeniden Düzenlenebiliyor Haber

Pozitif Psikoterapi ile Beyin Algoritmaları Yeniden Düzenlenebiliyor

Gardner ölçeğiyle kişinin kendi iç yolculuğuna çıkmasının önemine değinen Tarhan, “Terapi sürecinde beynin algoritmaları yeniden yazılıyor. Bu yöntem gelecekte daha da yaygınlaşacak.” dedi. Pozitif psikoterapi tekniğinin bağımlılık, çift terapileri ve anksiyete gibi birçok alanda etkili olduğunu aktaran Tarhan, hastaların zamanla kendi kendini tedavi edebildiğini ifade etti. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, nörobilim temelli pozitif psikoterapi tekniği hakkında bilgi verdi. Psikolojik bütünlük bozulduğunda farklı arayışlar ortaya çıkabiliyor! Terapi teknikleri içerisinde pozitif psikoloji 2.0’ın kapsadığı ve nörobilim temelli olmasından dolayı birçok psikoterapi ekolünü birleştiren bir yaklaşımı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Biliyorsunuz, bize gelenler dertli insanlar. İnsanın fiziksel bütünlüğünde çatlak olduğunda ağrı hisseder, bunun için ilaç kullanır veya farklı tedaviler görür. Psikolojik bütünlüğümüzü koruyan bir kafes var, o kafes çatladığı zaman sızıntı oluyor, psikolojik belirtiler ortaya çıkıyor.” dedi. Bu sızıntıyı kapatmanın çeşitli yolları olduğunu dile getiren Tarhan, “Bazı kişiler bunu, özellikle basit çatlakları kendi kendine halledebiliyor. Bazıları farkında olmadan büyütüyor. Kimisi bunu alkolle kapatıp doldurmaya çalışıyor, kimisi eğlenceye veriyor, dikkat dağıtarak yapıyor. Teknolojinin getirdiği YouTube’daki eğlenceyle birçok derdini unutmaya çalışıyor ama sorun daha da büyüyor, çatlak daha da büyüyor.” şeklinde konuştu. “Gardner ölçeğini muhakkak hastalarda uygulanmalı” Pozitif psikoterapinin, bu bakış açısıyla kişinin çatlakları giderirken kendine öz şefkatle bakmasını önemsediğini vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Terapi tekniklerinden farkı, alıp da onu tamir etmeye çalışmak, negatifi düzeltmek değil; pozitif savunma mekanizmaları...” dedi. Gardner ölçeğini hatırlatan Tarhan, “Bu ölçeğin muhakkak hastalarda uygulanması gerekiyor. Kişinin öz şefkat eğitimiyle yapılıyor. Ölçekte, kendini tanıma yolculuğuna çıkmak, kendini keşfetmek, kendi açısından içeriden yaraları düzeltmek var. Bunu yaptığınızda çatlaklar da düzeliyor. Bir terapist olarak bunu öğretmeliyiz hastalara. Bunu öğreten bir teknik bu. Bu kullanıldığında beyin de dinamiğini, algoritmalarını kullanıyor.” açıklamasını yaptı. Bu tedavi tekniği insan beyindeki algoritmaları düzenliyor Kişinin geldiği noktada beyninin çocukluktan beri öğrenilen, genetik olarak kodlanan algoritmalara göre tepkiler verdiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Algoritmalara göre yaklaşımlar oluyor. Beynimizdeki algoritmaları terapi teknikleri yeniden yazıyor.” dedi. Yapay zekâ algoritmaları üzerine yapılan çalışmalar, 2024 yılında Nobel Fizik Ödülü aldığını hatırlatan Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ödülü kazananlardan biri kognitif psikolog, diğeri ise bir genetikçiydi. Kognitif psikoloğun çalıştığı alan, kognitif psikolojidir. Bu alan, beyni bir bilgisayar gibi gören psikoloji dalıdır. Genellikle bu kavramı kognitif terapi ile karıştırıyoruz; oysa burada söz konusu olan, kognitif psikolojidir. Bu psikolog, ödülünü yapay sinir ağları üzerine yaptığı çalışmalarla kazandı. Yani, bu tedavi tekniği insan beynindeki algoritmaları düzenliyor. Biz hem bu algoritmaları içeriden düzeltiyoruz hem de kişiye bunları nasıl düzelteceğini öğretiyoruz. Bu nedenle bununla ilgili yöntemler gelecekte daha da parlayacak. Kullandıkça işe yaradığını görüyorsunuz. Çift terapilerinde, bağımlılıkta, anksiyetede işe yarıyor. Ama çok büyük, derin patolojiler varsa önce nörobiyolojik düzelme olacak, ondan sonra bu yöntemler uygulanabilir.” “Bu yöntemle hastalar kendini tedavi etmeyi öğreniyor” Bu yöntemin diğer tedavi tekniklerini reddetmediğinin altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “CBT’nin yeri ayrı. Hatta bu son bir senede ‘Pozitif CBT’ diye bir yaklaşım getirdim. O da aslında bu yöntemin bir versiyonu gibi.” dedi. Bu yöntemin uzun süreli takip gerektiren hastaların tedavisinde kolaylık sağladığını kaydeden Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı: “Hastalar çok kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Onlara kendi kendini tedavi etmeyi öğretiyoruz. Bu sayede devamlı terapiste muhtaç olmuyorlar. Becerisi gelişmiş kişiler bunu kolaylıkla yapabiliyor. Bazı kişilerde bir seansta bile işe yarayabiliyor. Bir seansta kişiler kendi ihtiyacını çözebiliyor. Tabii bu her zaman bu şekilde ilerleyemeyebiliyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.