Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Proaktif Yaklaşım

Kapsül Haber Ajansı - Proaktif Yaklaşım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proaktif Yaklaşım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jeopolitik Belirsizlikler Şirketlerin Siber Yatırımlarını Artırıyor Haber

Jeopolitik Belirsizlikler Şirketlerin Siber Yatırımlarını Artırıyor

PwC’nin “Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026” çalışması, siber güvenliğin kurumlar için stratejik dayanıklılık, operasyonel süreklilik ve büyüme hedefleri açısından kritik bir gündem haline geldiğini ortaya koyuyor. Mayıs–Temmuz 2025 döneminde 72 ülkeden 3.887 iş ve teknoloji yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre şirketler; jeopolitik belirsizlikler, tedarik zinciri kırılganlıkları, yapay zekâ destekli tehditler, kuantum bilişim ve siber yetenek açığı gibi çok katmanlı bir risk ortamıyla karşı karşıya bulunuyor. “Siber güvenlik artık iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Cem Aracı , şunları söyledi: “PwC Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026, siber güvenliğin artık yalnızca teknik bir koruma alanı değil, kurumların belirsizliklere karşı dayanıklılığını belirleyen stratejik bir yönetim konusu olduğunu gösteriyor. Jeopolitik dalgalanmalar, yapay zekâ destekli tehditler, veri güvenliği, kuantum bilişime hazırlık ve yetenek açığı gibi başlıklar, siber güvenlik stratejilerinin daha bütüncül, proaktif ve iş hedefleriyle uyumlu şekilde yönetilmesini gerektiriyor. Araştırma bulguları, kurumların yalnızca risklere tepki veren değil; riskleri önceden gören, ölçen ve iş sürekliliğini destekleyen bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.” Jeopolitik gelişmeler siber zafiyetleri yeniden şekillendiriyor Araştırmaya göre günümüz siber riskleri, yıkıcı teknolojiler kadar jeopolitik gelişmeler tarafından da şekilleniyor. Değişen ittifaklar, ticaret anlaşmazlıkları ve stratejik rekabet, hem tehdit ortamını hem de iş yapış biçimlerini etkiliyor. Bu ortamda iş ve teknoloji liderlerinin %60’ı, siber risk yatırımlarını önümüzdeki yıl için en önemli üç stratejik öncelikten biri olarak görüyor. Kritik altyapıların konumlandırılması, ticaret ve operasyon politikaları ile siber sigorta politikaları da kurumların gündeminde yer alıyor. Araştırma, hazırlık seviyesine duyulan güvenin sınırlı kaldığını da gösteriyor. Katılımcıların yalnızca %6’sı, kurumlarının araştırmada ele alınan tüm zafiyetler karşısında siber saldırılara “çok dayanıklı” olduğunu belirtiyor. Siber yatırımlarda proaktif yaklaşım ihtiyacı öne çıkıyor Araştırmaya katılan kurumların %78’i, önümüzdeki yıl siber güvenlik bütçelerinin artmasını bekliyor. Ancak bütçelerin nasıl kullanıldığı kritik önem taşıyor. Kurumların yalnızca %24’ü proaktif siber güvenlik önlemlerine, reaktif harcamalardan belirgin ölçüde daha fazla kaynak ayırıyor. Raporda; izleme, değerlendirme, test, kontrol, eğitim ve yönetişim gibi proaktif alanlara yatırım yapmanın, kriz sonrası müdahale ve toparlanma maliyetlerine kıyasla daha sürdürülebilir bir yaklaşım sunduğu vurgulanıyor. Yapay zekâ siber güvenlikte potansiyelden önceliğe geçiyor Araştırma, yapay zekânın siber güvenlikte yatırım önceliklerinin merkezine yerleştiğini gösteriyor. Güvenlik liderleri için yapay zekâ, siber bütçelerin dağılımında en öncelikli yatırım alanı olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki 12 ayda kurumların öncelik verdiği yapay zekâ güvenlik yetkinlikleri arasında tehdit avcılığı ilk sırada yer alırken, ajan tabanlı yapay zekâ da öne çıkan alanlar arasında bulunuyor. Rapora göre yapay zekâ ajanları; bulut güvenliği, veri koruma, siber savunma ve operasyonlar gibi alanlarda verimlilik ve üretkenliği artırmak için önceliklendiriliyor. Veri riski yönetimi yapay zekâ başarısı için kritik hale geliyor Araştırma, yapay zekâ çözümlerinin başarılı şekilde uygulanması için güçlü veri riski yönetiminin kritik olduğunu ortaya koyuyor. Etkili yapay zekâ uygulamaları; kaliteli veri setlerine erişimin yanı sıra, bu verilerin güvenli ve doğru bağlamda kullanılmasını sağlayan kurum geneli yönetişim mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor. Buna karşın, kurumların yalnızca %6’sı araştırmada yer alan veri riskine yönelik tüm önlemleri kurum genelinde hayata geçirmiş durumda. Veri sınıflandırma politikalarını kurum genelinde uygulayanların oranı %50, temel veri çıkış kanallarında veri kaybı önleme uygulamalarını hayata geçirenlerin oranı ise %48 seviyesinde bulunuyor. Kuantum bilişim için hazırlık süreci hız kazanmalı Rapor, kuantum bilişimin henüz doğrudan ve acil bir siber tehdit oluşturmadığını; ancak kuantum sonrası kriptografiye geçişi geciktiren kurumların hassas verilerini, kimlik doğrulama hizmetlerini ve kriptografik sistemlerini riske atabileceğini belirtiyor. Araştırmaya göre kurumların %49’u kuantuma dayanıklı güvenlik önlemlerini henüz değerlendirmemiş ya da uygulamaya başlamamış durumda. Kuantum bilişim, kurumların en hazırlıksız olduğu tehditler arasında yer almasına rağmen, güvenlik liderlerinin yalnızca %8’i bu alanı önümüzdeki yılın ilk üç bütçe önceliği arasında görüyor. Araştırmada yer alan kuantuma dayanıklı önlemlerin tamamını hayata geçiren kurumların oranı ise yalnızca %3. Siber yetenek açığı yönetilen hizmetleri stratejik bir kaldıraç haline getiriyor Siber güvenlik alanındaki iş gücü açığı, kurumların yapay zekâyı operasyonlara entegre etme, karmaşık ortamları güvence altına alma ve yeni nesil tehditlere hazırlanma çabalarını yavaşlatıyor. Araştırmaya göre siber savunmada yapay zekâ kullanımının önündeki en büyük engeller bilgi ve yetkinlik eksikliği. Kurumlar bu açığı kapatmak için yapay zekâ ve makine öğrenmesi araçlarını, güvenlik otomasyonunu, siber araçların konsolidasyonunu ve çalışanların yetkinliklerini geliştirmeyi önceliklendiriyor. Uzmanlaşmış yönetilen hizmetler de kurumların gündeminde daha fazla yer buluyor. Rapora göre kurumlar bu hizmetleri yalnızca dış kaynak kullanımı olarak değil; uzmanlık, hız ve ölçek kazandıran stratejik bir iş ortaklığı modeli olarak değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta Sektöründe Çözüm Yapay Zekada mı? Haber

Türkiye Sigorta Sektöründe Çözüm Yapay Zekada mı?

Bu sorunların çözümü ise dağınık müşteri verisini birleştirerek operasyonel verimliliği artıran ve sürdürülebilir müşteri sadakati sağlayan yapay zeka destekli çözümlerde yatıyor. Türkiye sigorta sektörü yüzde 105’lik rekor bir büyüme kaydederek 482,6 milyar TL hacme ulaştı. Ancak bu büyüme, sektördeki tüm şirketler için sürdürülebilir bir kârlılık garantisi sunmuyor. Türkiye'de kişi başına düşen yıllık prim üretimi 157,46 dolar ile OECD ülkelerinin 3.973 dolarlık ortalamasının oldukça gerisinde kalıyor. Sektör henüz tam anlamıyla kullanılamayan muazzam bir büyüme potansiyeli taşıyor. Rekabetin giderek arttığı bu dinamik pazarda, sigorta şirketlerinin ayakta kalabilmesi için finansal büyüklüğün yanı sıra güçlü bir müşteri sadakati ve marka itibarı oluşturması gerekiyor. Küresel araştırma şirketi EY’nin 2024 tarihli küresel sigortacılık raporu da bu argümanı destekliyor. Rapora göre, düşük müşteri güveni şirketleri geleneksel olmayan yeni rakiplere karşı savunmasız bırakıyor. KPMG'nin sektörel analizine göre ise hasar ödeme süreçlerindeki gecikmeler gibi hizmet kalitesi boşlukları, müşteri memnuniyetsizliğinin ve müşteri kaybının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. PwC'nin sigorta sektörüne yönelik son raporu, bu zorlukları daha da netleştirerek sigorta şirketlerinin çağa ayak uydurması için ana stratejik zorunlulukların çerçevesini çiziyor; dijitalleşmek, müşteri merkezli ekosistemleri benimsemek, yetenek rekabetini kazanmak ve uygulamaya önem vermek. Bu maddeler, geleneksel olarak yavaş değişen ve riskten kaçınan sigortacılar için heyecan verici yeni bir döneme işaret ediyor. Sigorta sektöründe oyunun kurallarını müşteri içgörüleri belirliyor Müşterilerin karmaşık geri bildirimlerini anlamak ve sorunların kök nedenlerini tespit etmek, sigorta sektöründeki en büyük zorluklardan biri olmaya devam ediyor. Bu noktada yapay zeka, şirketler için oyunun kurallarını yeniden belirliyor. EY raporuna göre, global sigorta şirketlerinin yüzde 52’si önümüzdeki yıl yapay zekaya önemli yatırımlar yapmayı planlıyor. Bu yatırımların başında trend ve talep tahmini, öz hizmet araçları ve yeni ürün inovasyonu geliyor. Bu veri, veri odaklı ve proaktif müşteri deneyimi yönetiminin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini gösteriyor. Artiwise’ın Müşteri Deneyimi Yönetimi (CXM) Platformu, sigorta şirketlerine işte tam da bu alanda ihtiyaç duydukları gücü sunuyor. Çağrı merkezi görüşmeleri, anketler, chatbot, sosyal medyave e-posta, gibi tüm iletişim kanallarından gelen müşteri geri bildirimlerini tek bir platformda birleştiren Artiwise, yapay zeka sayesinde bu verileri analiz ederek şirketlere müşteri deneyimi ve yönetiminde anlık stratejik kararlar aldırtacak içgörüler sunuyor. Böylece, şirketler müşterinin memnuniyetsizliğinin kök nedenlerini, daha geniş bir sorun haline gelmeden tespit edebiliyor ve sorunları proaktif bir şekilde çözebiliyor. Sessiz müşterilerin sesini duymak Geleneksel olarak çağrı merkezi görüşmeleri, e-postalar, sosyal medya paylaşımları ve anketler gibi farklı kanallardan gelen müşteri verileri dağınık ve birbirinden bağımsız olarak yönetiliyordu. Bu parçalı yapı, sigorta şirketlerinin müşterinin genel deneyimi hakkında bütünsel bir bakış açısı geliştirmesini engelliyordu. Artiwise, bu dağınık verileri tek bir merkezde, yapay zeka destekli platformunda birleştirerek, müşteri yolculuğunun her aşamasını net bir şekilde görmeyi mümkün kılıyor. Bu sayede, "müşterinin sesi" tüm kanallardan toplanıp, anlamlandırılarak şirketlerin stratejik kararlar almasını sağlıyor. Geleneksel yöntemlerle müşteri deneyimine dair verilerin sadece yüzde 5’lik küçük bir kısmı analiz edilebilirken, Artiwise’ın Müşteri Deneyimi Yönetimi (CXM) Platformu, bu verilerin tümünü işliyor ve müşteri deneyimini iyileştirecek aksiyonlara dönüştürüyor. Bu sayede, müşteri deneyimine dair içgörüler sigorta şirketlerinin tüm operasyonlarına ışık tutuyor. Sigorta sektörünün en büyük maliyet kalemlerinden biri, müşteri kaybı (churn) ve hasar süreçlerindeki beklenmedik tıkanıklıklar. Artiwise'ın yapay zeka destekli Öngörüsel Analiz yeteneği, geçmiş müşteri verilerini ve davranışlarını analiz ederek potansiyel müşteri kaybı riski taşıyanları veya hasar süreçlerinde sorun yaşayacak müşterileri tespit ediyor. Bu proaktif yaklaşım, şirketlerin sorunun büyümesini beklemeden ilgili müşterilere ulaşarak kalıcı çözümler üretmesine olanak tanıyor. Yapay zekanın sigorta sektörünün büyüme potansiyelini gerçekleştirmesi için kritik bir araç olduğunu vurgulayan Artiwise CEO’su Tanel Temel, “Sigorta sektöründe müşteri sadakati, artık sadece kaza ve hasar sonrası süreçlere hızla yanıt vererek kazanılamıyor. Asıl kritik olan müşterinin geleneksel yöntemlerle görülmeyen ve duyulmayan isteklerini ve memnuniyetsizliğini anlayabilmek. Artiwise, yapay zekanın gücüyle dağınık verileri birleştiriyor ve sessiz müşterilerin bile sesini duyulur kılıyor. Bu yetenek, sigorta şirketlerini reaktif bir hizmet modelinden, müşteri kaybını önleyen ve uzun vadeli kârlılığı hedefleyen proaktif bir sadakat modeline taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.