Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Proaktif Yönetim

Kapsül Haber Ajansı - Proaktif Yönetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proaktif Yönetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DASK, Tüm Gücüyle  Vatandaşın Yanında Haber

DASK, Tüm Gücüyle Vatandaşın Yanında

6 Şubat depremleri, afet anlarında erişim kanallarının açık kalması ve operasyonel kapasitenin kesintisiz işletilmesinin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu. DASK, depremin ilk anından itibaren bölgede kurduğu mobil noktalar ve dijitalleşen süreçleriyle sigorta hizmetlerine erişimin kesintisiz şekilde sürdürülmesini sağladı. Kuruluşundan bu yana geçen 25 yıllık süreçte Türkiye’nin depreme karşı finansal güvencesini oluşturan DASK, hasar ihbarlarının alınmasından tazminat ödemelerine kadar tüm süreçleri başta Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu olmak üzere ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla güçlü bir eşgüdüm içerisinde yürüttü. İlk tazminat ödemesi, hasar ihbarını takiben 24 saat içinde gerçekleştirilirken, 39 milyar TL seviyelerinde tazminat ödemesi altı ay gibi kısa bir sürede hak sahiplerine ulaştırıldı. Afet Anına Hazır Altyapı, Kesintisiz Operasyon Deprem öncesi hazırlık çalışmaları kapsamında DASK, Kasım 2022’de Ankara’da kurduğu Olağanüstü Yönetim Merkezi sayesinde afet sonrası operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürdü. Bu süreçte yenilenen teknolojik altyapısı ve güçlendirilen ihbar sistemleriyle aynı anda çok sayıda hasar ihbarı alabilir hale gelirken, eş zamanlı olarak 96 bin hasar dosyası açabilecek kapasiteye ulaşıldı. Hasar ihbarları; Alo DASK 125, e-Devlet ve DASK’ın internet sitesi üzerinden alınarak süreçler hızlı ve etkin bir biçimde yönetildi. Afet dönemlerinde vatandaşların sigortacılık hizmetlerine daha kolay erişebilmesi amacıyla mobil ofis olarak kullanılan DASK Tırı, depremden etkilenen illerde hizmet verdi. Bölgenin tamamına erişimin sağlanabilmesi için DASK Konteyner İrtibat Ofisleri kurularak, vatandaşların tazminat ve hasar ihbar süreçlerinde yüz yüze destek sunuldu. DASK ayrıca, 6 Şubat depremleri sonrasında proaktif yönetim anlayışıyla birçok yeni uygulamayı da devreye aldı. Ağır ve orta hasarlı konutlar için avans ödemesi uygulaması başlatılırken, hafif hasarlı konutlarda sigorta bedelinin yüzde 15’i doğrudan sigortalılara ödendi. İpotekli konut sahiplerinin ödeme süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla Türkiye Bankalar Birliği ile protokol yapılmak suretiyle 50 bin TL’ye kadar olan hasar ödemeleri muvafakat aranmaksızın doğrudan sigortalılara ulaştırıldı. Sürekli Güçlenen Dijital Kapasite DASK, saha süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülebilmesi amacıyla dijital altyapısını ve uygulamalarını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda devreye alınan Eksper Mobil Uygulaması, yeni özellikleriyle eksperlerin operasyonel gücünü önemli ölçüde artırdı. Hasar Tespit Sistemi’nin yenilenen sürümü sayesinde ise hasar dosyaları daha kısa sürede sonuçlandırılırken, süreçler daha şeffaf bir yapıya kavuştu. DASK, 25’inci yılında afetlere karşı hazırlığın süreklilik gerektiren bir sorumluluk olduğu bilinciyle; kurumsal, operasyonel ve dijital kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü Haber

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü

Türkiye’de 175 bin kişiyi aşkın istihdamla büyüyen müşteri deneyimi yönetimi sektörü, 2025 yılını stratejik bir kabuk değişimiyle tamamladı. Geçmişte "maliyet merkezi" olarak görülen CX operasyonları, artık markaların sadakat ve gelir üretim üslerine evrildi. Sektörün 2025 performansını ve 2026 öngörülerini Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD) tarafından yayınlanan 2025 Araştırma Raporu verileri ışığında değerlendiren fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, deneyimin artık lüks değil, finansal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. 2025 verilerinin en çarpıcı çıktısının "deneyim marjı" algısı olduğunu belirten Yerçok, "Araştırmalar, tüketicilerin %60’ının tutarlı ve iyi bir deneyim karşılığında %15’e varan fiyat artışlarını kabul ettiğini gösteriyor. Bu veri, müşteri deneyiminin şirketler için sadece bir itibar meselesi değil, ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı bir 'gelir kalkanı' da olduğunu gösteriyor." dedi. fzlPLUS Kapasitesini Üçe Katladı Sektördeki bu stratejik dönüşümü uçtan uca deneyim orkestrasyonu yaklaşımıyla yöneten fzlPLUS, 2025 yılını rekor büyüme oranlarıyla kapattı. 2025 yılını bir önceki seneye kıyasla %182 ciro artışıyla tamamlayan şirket, yönettiği etkileşim sayısını 6,1 milyona taşıdı. En kritik verimlilik göstergesi olan "İlk Temasta Çözüm" (FCR) oranında %80 seviyesini yakalayan fzlPLUS, %99,5 müşteri memnuniyetiyle Şikayetvar A.C.E Awards’ta Gold Ödül’e layık görüldü. Şirket Diyarbakır’da kurduğu yeni operasyon merkeziyle, istihdamını bir yılda 151 kişiden 500 kişiye çıkardı. Yapay Zeka Artık Sohbet Etmiyor İş Yapıyor 2026’yı ‘Eylem ve Öngörü Yılı’ olarak tanımlayan Hüseyin Yerçok, sektördeki profesyonellerin %81’inin eğitimlerini yapay zeka araçlarının kullanımına odakladığını belirtti ve teknolojideki eksen kaymasına dikkat çekti: "Artık üretken yapay zeka döneminden ajan tabanlı yapay zeka (Agentic AI) evresine geçiyoruz. Bu yıldan başlayarak, önümüzdeki dönemde sadece sorulara cevap vermekle kalmayan; otonom kararlar alan, süreç başlatan ve iş bitiren sistemleri daha fazla konuşacağız. fzlPLUS olarak geliştirdiğimiz OmniFlow omnichannel deneyim orkestrasyonu da tam olarak bunu yapıyor. Ancak burada kritik bir denge söz konusu: Tüketicilerin %40’ı kriz anında hâlâ karşısında bir insan görmek istiyor. Bu yüzden teknolojiyi insanı ikame etmek yerine 'hibrit güç' oluşturmak için kullanmak sektörümüz için kritik önem taşıyor." Türkiye Hizmet İhracatında Küresel Üs Olma Yolunda Sektörün iş gücü niteliğine dair veriler de paylaşan Yerçok, Türkiye’nin global bir deneyim üssü olma yolunda ilerlediğinin altını çizdi: "Sektörümüz %69 kadın çalışan oranıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinde, %72 uzaktan/hibrit çalışma oranıyla ise modern iş modellerinde Türkiye’nin öncü alanlarından. Sektörümüzdeki şirketlerin %33’ünün halihazırda yabancı dilde hizmet ihraç ediyor olması, genç nüfusumuzun global rekabetteki gücünü gösteriyor. Biz de 2026 vizyonumuz kapsamında Antalya’yı stratejik bir yabancı dil operasyon merkezi olarak konumlandırarak bu ihracat potansiyelinden daha fazla pay almayı hedefliyoruz." Reaktif İletişim Yerine Proaktif Yönetim fzlPLUS’ın 2026 ajandasındaki en büyük odağın proaktif deneyim olduğunu belirten Yerçok, sözlerini şöyle tamamladı: "Günümüzde tüketicilerin %76'sı sorun henüz oluşmadan markaların kendileriyle iletişime geçmesini bekliyor. Biz de otomotivden sigortaya çeşitli sektörlerden hizmet verdiğimiz tüm iş ortaklarımızın süreçlerini bu yeni proaktivite beklentisi üzerine kurguluyoruz. Fuzul Akva Sigorta projemizde yanıt süresini 6 saatten 1,5 saate indirerek bunun önemli bir örneğini verdik. 2026’da hedefimiz; çalışan sayımızı 1.100’e, proje sayımızı 40’a çıkarmak ve regülasyon uyumlu güvenli altyapımızla daha fazla iş ortağımızı 'eyleme geçen' bir müşteri deneyimi çağına taşımak." fzlPLUS Hakkında Fuzul Holding’in iştiraki olan fzlPLUS, grubun finans, sigorta, gayrimenkul ve teknoloji gibi yüksek regülasyonlu sektörlerde edindiği derin tecrübeden güç alarak 2015 yılında müşteri iletişim merkezi olarak faaliyetlerine başlamıştır. 2018’den itibaren yapay zeka, otomasyon ve iş analitiği yatırımlarıyla dış kaynak (BPO) anlayışını dönüştüren fzlPLUS, bugün işletmelerin satış, tahsilat, müşteri hizmetleri ve satış sonrası destek süreçlerini uçtan uca yöneten çevik ve teknolojik bir Müşteri Deneyimi Merkezi olarak konumlanmaktadır. “İnsandan ilham, teknolojiden güç” mottosuyla hareket eden fzlPLUS, güvenilir, yenilikçi, proaktif ve sürdürülebilir çözümler sunan %100 yerli sermayeli bir teknoloji ve deneyim ortağıdır; paydaşlarının operasyonel ve finansal verimliliğini artırırken müşteri memnuniyetini ölçülebilir biçimde yükseltmeyi hedefler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü 5 Trilyon TL’ye Ulaştı Haber

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü 5 Trilyon TL’ye Ulaştı

Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak reel ekonomiye kesintisiz destek sağlayan VakıfBank, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Aktif büyüklükte 5 trilyon TL barajına yaklaşan VakıfBank, krediler aracılığıyla reel ekonomiye olan kesintisiz desteğini devam ettirdi. Sürdürülebilir ve kârlı büyümesini güçlendiren bankanın yılın ilk dokuz ayındaki net kârı ise 42 milyar TL’ye ulaştı. Reel ekonomiye güçlü ve kesintisiz destek VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede reel ekonomiye olan güçlü desteklerini kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerinin altını çizerken Türkiye bilançosuna çalışma sorumluluğuyla hareket ettiklerini dile getirdi. Ekonomi politikaları ile tam bir uyum içinde hareket ettiklerini belirten Üstünsalih “Bölgesel ve küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara karşı güçlü bilanço yapımız ve proaktif yönetim anlayışımız sayesinde sürdürülebilir ve kârlı büyümemizi güçlendiriyoruz. Yılın ilk dokuz ayında nakdi ve gayrinakdi krediler aracılığıyla milli ekonomiye sağladığımız destek 3,5 trilyon TL seviyesine ulaştı. Nakdi kredilerde yüzde 43’ün üzerinde bir büyüme sağladık ve 2,6 trilyon TL’yi aşan bir büyüklüğe ulaştık. Milli ekonominin hedefleri doğrultusunda ihracat, yatırım ve istihdama öncelik verecek şekilde reel sektörü ve hane halkını desteklemeye devam ettik” dedi. Türk Lirası mevduatta artış devam ediyor Toplam mevduatlarda yıllık bazda yüzde 36 artış yaşandığını ve 3,1 trilyon TL’ye ulaştığını belirten Üstünsalih, “Mevduat ana fonlama kaynağımız olmaya devam ediyor. Bu dönemde de Türk Lirası varlıklara olan ilginin devam etmesiyle birlikte TL mevduatta yıllık %40’a yaklaşan bir büyüme sağlayarak 2,2 trilyon TL seviyesini aştık. Bu alandaki ürün çeşitliğimizin yanı sıra müşteri özelinde sunduğumuz yenilikçi çözümler ile mevduat tabanımızı genişletmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Yurt dışı kaynak temininde zirvede yer alıyor VakıfBank, nakit akışına dayalı borçlanma araçları başta olmak üzere yurt dışından kaynak temininde de en aktif banka olmaya devam ediyor. 2025 yılında uluslararası piyasalardan 11,4 milyar dolara ulaşan yeni kaynağı ülkemize getirdiklerini ve VakıfBank’ın sermaye piyasalarında her zaman büyük ilgi gördüğünü dile getiren Abdi Serdar Üstünsalih, bu başarılarının Türkiye ekonomisine duyulan güvenin de bir yansıması olduğunu kaydetti. Banka tarihinin ilk murabaha işlemini de bu dönemde gerçekleştirdiklerini ve kaynak çeşitliliğini artırmaya devam ettiklerini söyleyen Üstünsalih, “Uygun maliyet ve uzun vadeli borçlanma işlemlerimiz hız kesmeden devam ediyor. Gerçekleştirdiğimiz 500 milyon dolar tutarındaki tahvil ihracımız, bugüne kadar bankacılık sektöründe gerçekleştirilen en düşük maliyetli ilave ana sermaye tahvil ihracı olarak kayıtlara geçti. Yanı sıra yıl içinde toplamda 1,7 milyar dolar tutarındaki DPR seküritizasyon işlemi sayesinde sektördeki toplam ihracın %40’ını tek başımıza gerçekleştirmiş olduk. Avrupa ve Amerika’nın yanı sıra Asya ve körfez ülkelerinden de aktif şekilde kaynak teminine devam ediyoruz. Bu sayede kaynaklarımızın çeşitliliğini korurken yurt dışı borçlanmada vade yapımızı 5 yıl ve üzerine taşıyarak pasif yönetimi stratejimiz kapsamında önemli bir başarıya imza attık” diyerek sözlerini tamamladı.

Sanayiciler Krizlere Hazır mı? Cevap Dijital Dirençlilikte Saklı Haber

Sanayiciler Krizlere Hazır mı? Cevap Dijital Dirençlilikte Saklı

Tedarik zincirlerindeki kırılganlığın temel nedeni, şirketlerin farklı departmanlarına hapsolmuş, birbiriyle iletişim kuramayan veri ve sistemlerde yatıyor. Uzmanlar birçok şirketin tedarik ağındaki bir aksaklıktan haberdar olabilmek için bir haftadan fazla süre kaybettiğine işaret ediyor. Bu gecikmeler milyonlarca liralık üretim kaybına yol açarken, domino etkisiyle lojistikten üretime, müşteri memnuniyetinden finansal dengelere kadar tüm zinciri olumsuz etkiliyor. Sanayiciler için bu kırılganlığın panzehiri, tüm operasyonel birimlerin tek bir dijital omurga üzerinde birleştiği ve yaşayan bir veri akışının sağlandığı bütünsel ERP sistemleri olarak öne çıkıyor. IAS tarafından geliştirilen Canias ERP platformu da bu ihtiyaca cevap veren çözümler arasında dikkat çekiyor. Tek bir platform üzerinde sağlanan senkronize veri akışı, üretimden lojistiğe, satıştan finansa kadar tüm birimleri aynı anda bilgilendirerek şirketlere anlık karar alma kabiliyeti kazandırıyor. IAS uzmanları, bu senkronizasyonun şirketleri reaktif olmaktan çıkarıp, proaktif yönetim yeteneği kazandırdığını ve “dijital dirençlilik” için en kritik unsurun da bu bütünsel yaklaşım olduğunu belirtiyor. May Fren Örneği: Dijital Omurga ile Kırılganlığı Aşmak 70'ten fazla ülkeye ihracat yapan otobüs ve kamyon fren sistemleri üreticisi May Fren’in deneyimi, bu yaklaşımın Türk sanayisindeki güncel örneklerinden biri oldu. 50.000’den fazla malzemeyi yönetmenin getirdiği zorluğun üstesinden gelmek isteyen şirket, IAS iş birliğiyle kendi tedarik zinciri dinamiklerine uygun “interaktif yönetim sistemi” kurdu. Satın almadan üretime, sevkiyattan satış siparişine kadar tüm tedarik zincirimizin kendi arasında haberleştiği canlı bir sistem kurduklarını belirten May Fren’in uzman ekibi, bu yapının IAS’ın sunduğu esneklik sayesinde standartların ötesinde, tamamen kendi ihtiyaçlarına göre geliştirildiğini aktardı. May Fren örneği, sanayicilerin küresel krizlere karşı daha dayanıklı hale gelebilmesi için doğru teknoloji ortaklığının önemini ortaya koyuyor. IAS, geliştirdiği Canias ERP ve kendi yazılım geliştirme platformu TROIA ile şirketlerin “hazır kalıplar” yerine kendi dinamiklerine uyarlanabilen çözümler üretmesine imkân tanıyor. IAS Yetkinlik Merkezi Lideri Celal Bilgin, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Sanayiciler için artık mesele sadece maliyetleri düşürmek değil; beklenmedik şoklara karşı kırılmayan, ayakta kalabilen yapılar kurmak. Biz de IAS olarak şirketlerin kendi dijital omurgalarını inşa etmelerine imkân veriyoruz. Dijital dirençlilik, iş dünyasının gelecekteki en önemli rekabet avantajı olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.