Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Program

Kapsül Haber Ajansı - Program haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Program haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mehmet Şimşek’ten  UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu Haber

Mehmet Şimşek’ten UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu

İş ve ekonomi dünyasının kalbinin attığı Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) başladı. 2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen UEZ, bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor. Zirvenin ana konuşmacısı olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu belirtti. İran savaşının etkilerinden bahseden Şimşek, “Bu büyük bir şok. Geçmişe oranla baktığınızda, bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Hürmüz Boğazı çok kritik bir geçiş noktası. Sadece petrol değil, gübre ve doğalgaz açısından da öyle. Geçmiş benzer savaş ve şoklarla karşılaştırdığımız zaman, petrol ve doğalgazda artışın çok fazla olduğunu görürsünüz. Ateşkes sürse dahi maalesef bir miktar küresel ve Türkiye ekonomisi açısından tahribat söz konusu. Enflasyon yukarı yönlü, büyüme aşağı yönlü, tedarikte sorunlar devam edecek. Bunun farkındayız. Çok daha kalıcı etkiler doğurduğunun farkındayız. Savaşın getirdiği yıkım ve rehabilitasyon biraz zaman alacak. Jeopolitik olarak ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek” dedi. “Şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık” “Ümit ederim ABD ve Çin anlaşır ve daha büyük savaşlar olmaz” diyen Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Geçen yıl ticaret savaşlarının yarattığı hareketlilik, volatilite, 12 günlük savaş, kuraklık; bütün bunlar önemli gündem maddeleriydi. Bu şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı, kendi rüştünü ispat etti. Peki bu sene içinden geçtiğimiz sıkıntıları atlatabilecek miyiz? Enerjide o bölgeye olan bağımlılığımız çok az. Petrolde hemen hemen bağımlılığımız yok. Türkiye’nin dayanıklılığının en önemli ayağı, maliye politikasının sağlam yapıda olması. 2023’te büyük bir deprem yaşadık. EYT gibi konular da vardı; bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3’ün altına düşürdük. Açığın millî gelire oranının düşük olması önemli. Bu da bize politikada manevra alanı sağlıyor. Bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Reel kurda önemli bir artış yaşansa bile, faizlerde önemli bir artış yaşansa bile, büyümede düşüş görsek bile, Türkiye’nin kamu borcunun millî gelire oranı düşük olduğu için rahat atlatabiliyoruz. Özel ve kamu borçluluğunun toplamına baktığımızda da geçmişe oranla düşük. Bu nedenle bu şoku da atlatacağız.” Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor Savaş döneminde Türkiye’nin olumlu yönde ayrıştığını ifade eden Mehmet Şimşek, şöyle konuştu: “Vatandaşların bize ve programa olan güveni önemli. Vatandaşların dövize olan talebi geçmişte çok yüksek olurdu. Bugün o kadar değil. Altına yönelik talebin olduğunu ise görüyoruz. Programın raydan çıkmasını engelleyeceğiz. Fiyat istikrarı ve mali disiplin konusunda gerekeni yapacağız. Bu savaşın etkilerini rakama dökecek olursak; yılbaşından itibaren petrol fiyatı yılın tamamı için 81 dolar öngörülüyor. Bunu baz alırsak bizim enflasyon 3 puan yüksek seyredebilir. Bizim öngörümüz 65 dolardı. Cari açık bir puan yükselir, onu yönetebiliriz. Büyüme yarım puan veya bir puan düşebilir. Benim buradaki mesajım şu: Bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz. Programı etkiler ama rayından çıkarmaz. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz. Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. 65’lerden 30’lara düştü. Hedefimiz 20’lerin altıydı. Piyasa enflasyonu 25 civarı görüyor. Ateşkes devam ettiği takdirde enflasyonu düşük tutmak için çalışmaya devam edeceğiz. Uzun vadede cari açıkta azalma bekliyoruz. Petrol ve doğalgazda üretimimiz artıyor. Daha fazla enerjiyi yenilenebilir enerjiden üretiyoruz. Bizim hizmet ihracatında çok güçlü bir pozisyonumuz var. En önemlisi, biz şu anda sanayi politikalarıyla sanayide dönüşümü başarıyoruz.” Philip Hammond: “ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu” Birleşik Krallık Eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond ise “Jeopolitik Parçalanma Çağında Global Ekonominin Geleceği” başlıklı konuşmasında; yapay zekâ destekli teknolojiler, demografik dönüşüm ve iklim değişikliğiyle bağlantılı enerji güvenliği gibi başlıkların küresel gündemi belirlemeyi sürdürdüğünü vurguladı. Teknolojik dönüşümün küresel güç dengelerini yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken Hammond, 2015 yılına atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “2015 yılında ben mesela bireysel olarak şuna şahit oldum. ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu. Çünkü gerçekten bu çok çok büyük, önemli sonuçları olacak bir stratejik hataydı. Özellikle de daha sofistike teknolojilere erişim açısından…Bu konuda bir pişmanlık yaşadılar. Ama maalesef çok geç olmuştu. Çünkü Çin dünyanın en önemli teknoloji merkezlerinden ve kuvvet merkezlerinden biri oldu.” Philip Hammond, Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa’nın yalnızca karbonsuzlaşma hedefleriyle değil aynı zamanda yüksek enerji maliyetleri ve rekabet kaybı riskiyle de karşı karşıya kaldığını kaydetti. Avrupa’nın 2050 net sıfır hedeflerine ulaşmasına şüphe ile yaklaştığını belirten Hammond, “Çünkü burada gerçekten çok görünür olmayan bir takım beklenmedik etkiler olacak. Ve bu etkiler nedeniyle de bazı fırsatlar gözden kaçmış olacak. Kısa vadede beklenen pozitif etkiler gerçekleşmedi. Rekabetçilik perspektifinden bakıldığında, birçok ülkenin karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşmakta dahi zorlanacağını düşünüyorum.” dedi. Küresel ekonominin yeniden şekillendiğini ifade eden Hammond,son dönemdeki küresek gelişmelerin özellikle enerji güvenliği üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ve mevcut ekonomik trendleri doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi. Jeopolitik gelişmeler belirleyici oluyor RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, açılışta yaptığı konuşmada jeopolitik gelişmelere dikkat çekti. Çamlıbel, “Ekonomi ve iş hayatında atabileceğimiz adımlar, alabileceğimiz kararlar ve bu kararların etkileri giderek daha fazla bu sınırın içinde şekilleniyor. Küresel enflasyon, altın fiyatları, döviz pariteleri, petrol fiyatları ve tedarik zincirleri; artık büyük ölçüde jeopolitik, uluslararası ve askeri gelişmeler tarafından belirleniyor” dedi. Orta ve uzun vadede Türkiye adına olumlu bir tablo olduğunu dile getiren Çamlıbel, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak kısa vadede karşı karşıya olduğumuz dalgalanmalarla nasıl mücadele edeceğimiz en kritik sorulardan biri olarak öne çıkıyor. Bu belirsizlik ortamında şirketler de stratejilerini ve süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Gündemlerine üç temel kavramı almış durumdalar: Dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme. Amaç, belirsizlikleri yönetebilmek ve sürprizlere karşı hazırlıklı olmak. Ben de bu zirvede yer alan değerli konuşmacıların ve oturumların, tam da bu çerçevede yol gösterici öngörüler sunmasını bekliyorum. Elbette yalnızca jeopolitik cam tavanı değil, onun altındaki oyun alanımızı da konuşmalıyız. Yapay zekâ, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, değişen küresel dengeler ve start-up ekosistemi gibi başlıklarda yapılacak tartışmaları da büyük bir heyecanla takip ediyorum.” Geleceğe dair yön belirleyecek liderler bir arada UEZ 2026’nın açılış konuşmasını yapan Capital&Ekonomist&StartUp Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, bu yılki zirveyi dünya çapında yaşanan büyük kırılmayı birlikte analiz edebilecek bir kurguyla tasarladıklarını belirtti. “Geleceğe dair yönümüzü belirlememize katkı sağlayacak değerli fikir liderlerini bir araya getirdik” diyen Büyük, dünya ekonomisinin artık öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı olmaktan hızla uzaklaştığını vurguladı. Sedef Seçkin Büyük, şunları söyledi: “Jeopolitik fay hatları derinleşiyor, ticaret blokları sertleşiyor. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasındaki teknoloji rekabeti stratejik bir mücadeleye dönüşüyor. Bu yeni düzende büyüme ve kârlılık artık temel parametreler olarak yeterli değil. Dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve stratejik konumlanma belirleyici hale geliyor. Bu nedenle UEZ 2026’nın ana temasını ‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ olarak belirledik. Çünkü artık mesele değişimin olup olmayacağı değil; bu değişimin kim tarafından, nasıl ve hangi kurallarla yönetileceği. Bugün küresel ekonomi yalnızca piyasa dinamikleriyle şekillenmiyor. Siyasi kararlar; sosyal hayatın, iş dünyasının ve ticaretin kurallarını doğrudan yeniden yazıyor. Artık mesele sadece değişime uyum sağlamak değil. Mesele, belirsizliği yönetmek ve yön tayin edebilmek. UEZ 2026 bu nedenle bir konferans olmanın ötesinde; derinlikli bir fikir ve yön belirleme platformudur. Burada ortaya konacak fikirler ve öneriler, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki on yılın ekonomik mimarisini de şekillendirecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Dayanışma ve Gönüllülük İçin Buluştu Haber

Gençler Dayanışma ve Gönüllülük İçin Buluştu

Nilüfer Belediyesi, gençlerin sosyal farkındalıklarını artırmak ve dayanışma ağlarını güçlendirme amacıyla düzenlenen bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği ortaklığında hayata geçirilen “Gönüllülük ve Dayanışma Kültürü” temalı gençlik buluşması, Nilüfer Arı Evi’nde gerçekleştirildi. Program, gençlerin kaynaşmasını sağlayan tanışma ve ısınma oyunlarıyla başladı. Ardından yapılan takım çalışmalarıyla katılımcılar arasındaki iletişim ve iş birliği becerileri güçlendirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen atölyelerde ise gönüllülük kavramı detaylıca ele alındı ve sahada yürütülen gençlik çalışmaları üzerine karşılıklı deneyimler paylaşıldı. Gençler, gönüllü olmanın hem bireysel gelişime hem de topluma sağladığı katkılar üzerine birlikte tartışma fırsatı buldu. Buluşmaya katılarak gençlerin enerjisine ortak olan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, yerel yönetimler ile gençlik arasındaki bağın önemine dikkat çekti. Karagöz, “Bir kentin gerçek anlamda gelişmesi, gençlerin o kentin sorunlarına duyarlılık göstermesi ve dayanışmanın bir parçası olmasıyla mümkündür. Bizler Nilüfer Belediyesi olarak, gençlerimizin içindeki bu iyilik ruhunu her zaman desteklemeye ve onlara yeni alanlar açmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Programda, Ercan Tutal’ın anlatımıyla sivil toplum örgütlenmesinin adımları, Alternatif Yaşam Derneği’nin kuruluş süreci ve dayanışma temelli bir yapının sahada nasıl çalıştığı da gençlere aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kundura DocLab 2026 İçin Açık Çağrı Başladı Haber

Kundura DocLab 2026 İçin Açık Çağrı Başladı

Farklı metodolojilerin ve perspektiflerin iç içe geçtiği yaratıcı bir düşünce alanı olarak tasarlanan Kundura DocLab, kurmaca dışı hikâye anlatımını yeniden ele alan, belgesel sanatının sınırlarını sorgulamaya açan uluslararası bir program olarak üçüncü edisyonuna hazırlanıyor. Sinema ve tiyatronun araştırma pratiklerini ortak bir zeminde buluşturan DocLab, anlatının üretim süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla yeniden düşünmeye davet ediyor. İlk kez Mayıs 2023’te hayata geçirilen program, her yıl farklı eğitmen ve katılımcı yapısıyla yeniden kurgulanarak, farklı coğrafyalardan gelen yaratıcı zihinler arasında güçlü bir karşılaşma alanı yaratmayı sürdürüyor. Bu karşılaşmalar, yalnızca proje geliştirme süreçlerine değil, aynı zamanda sanatçıların yöntemlerini, bakış açılarını ve üretim pratiklerini derinleştiren kolektif bir düşünme biçimine alan açıyor. Kundura DocLab, belgesel yaratıcılarının eşit bir zeminde buluşarak ortak üretim süreçlerini paylaşabilecekleri bir ekosistem sunuyor. Program, katılımcıların kendi yaratıcı kaynaklarını keşfetmelerini teşvik ederken; dramaturjik bir akış içinde kurgulanmış, estetik araştırmaya yönlendiren sorular aracılığıyla kurgudışı anlatının özünü yeniden tartışmaya açıyor. Bu yönüyle DocLab, yalnızca bir geliştirme programı değil; anlatının bugünü ve geleceği üzerine düşünen dinamik bir araştırma alanı olarak konumlanıyor. Başvurular 20 Nisan’a kadar devam ediyor Kundura DocLab 2026 için başvurular 20 Nisan 2026 tarihine kadar kabul ediliyor. Seçilen projeler 4 Mayıs’ta açıklanacak; katılımcıların programa dahil olabilmesi için 11 Mayıs’ta gerçekleştirilecek çevrimiçi ön hazırlık buluşmasına katılım zorunlu olacak. Programın konaklamalı geliştirme süreci ise 8–12 Haziran 2026 tarihleri arasında Beykoz Kundura’da gerçekleşecek. Disiplinlerarası araştırma ve ortak üretim odağı Programa kabul edilen katılımcılar, beş gün boyunca Beykoz Kundura’da konaklayarak belgesel sinema ve belgesel tiyatro arasında kurulan yaratıcı alanda ortak araştırmalar yürütecek. Program, katılımcıların kendi pratiklerine yenilikçi ve disiplinlerarası yaklaşımlar geliştirmelerini desteklerken, üretim süreçlerinde karşılaşılan yaratıcı dirençleri dönüştürmeyi ve anlatının farklı katmanlarını görünür kılmayı hedefliyor. Kimler başvurabilir? Kundura DocLab; araştırma odaklı çalışan, metodolojilerini geliştirmeyi hedefleyen 30 yaş ve üzeri film ve tiyatro yönetmenlerine açık bir programdır. Başvuru koşulları kapsamında: Sinema alanında başvuran yönetmenlerin uluslararası bir festivalde gösterilmiş en az 1 uzun ya da 2 orta metraj belgesel filme sahip olması,Tiyatro alanında başvuran yönetmenlerin ulusal ve/veya uluslararası festivallerde sergilenmiş en az 1 özgün oyun ya da projeye imza atmış olması bekleniyor. Programın tamamı İngilizce yürütüleceği için katılımcıların ileri seviyede İngilizce bilgisine sahip olmaları gerekiyor. Uluslararası bir düşünme ve üretim ağı Geniş bir coğrafyadan başvurulara açık olan Kundura DocLab, her edisyonuyla büyüyen uluslararası ağıyla belgesel sanatının dönüşen doğasına eşlik ederken; disiplinlerarası düşünme ve birlikte üretim pratiklerini sürdürülebilir bir zemine taşımayı amaçlıyor. 20 Nisan tarihine kadar devam eden Kundura DocLab açık çağrı başvurularının detayları için https://beykozkundura.com/kunduralab/doclab/ adresini ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’in Womentum Programı ile 81 İlden Geleceğin Kadın Liderleri Yetişiyor Haber

Enerjisa Üretim’in Womentum Programı ile 81 İlden Geleceğin Kadın Liderleri Yetişiyor

İlk kez 2022 yılında hayata geçirilen Womentum, Enerjisa Üretim’in ana partnerliğinde, imeceLAB’in yürütücülüğünde genç kadınları geleceğin iş dünyasına güçlü, özgüvenli ve donanımlı bireyler olarak hazırlayan bütüncül bir gelişim platformu olarak büyümesini sürdürüyor. Üniversitelerin 3. ve 4. sınıflarında veya meslek yüksekokullarının son sınıfında öğrenim gören kadın öğrencilere odaklanan program, artan etki alanı ve yaygın katılımıyla kapsayıcı dönüşümü güçlendiren ve Türkiye’nin geleceğine yön veren stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor. Türkiye’nin Tamamına Yayılan Güçlü Katılım Womentum’un 5. döneminde 6 binden fazla aday başvuru formuna giriş yaparken, 3500 aday gerekli kriterleri sağlayarak programa kabul aldı. Rekor düzeyde ilgi gören program, bu yıl 81 ilin tamamından başvuru alarak Türkiye genelinde eş zamanlı bir etki yarattı. Geçmiş dönemlerde programa katılan adayların yeniden başvurarak memnuniyetlerini ifade etmesi ise Womentum’un yarattığı etkinin sürekliliğini ve katılımcı deneyiminin gücünü ortaya koyan önemli bir gösterge oldu. Yeni Dönem Başladı Womentum’un 5. dönemi, 1 Nisan’da çevrim içi olarak gerçekleştirilen açılış buluşmasıyla başladı. Altı hafta sürecek program, genç kadınların kariyer yolculuklarında ihtiyaç duyacakları kritik yetkinlikleri kazanmaları için titizlikle tasarlanmış güçlü bir gelişim deneyimi sunuyor. Bu program, coğrafi sınırları ortadan kaldırarak Türkiye’nin dört bir yanındaki genç kadınlara eşit erişim imkânı sağlıyor. Geleceğin Yetkinlikleriyle Donatılmış Bir Yolculuk Kurgulanan Akademi Programı kapsamında katılımcılar; kişisel gelişimden kariyer stratejilerine, sürdürülebilirlik perspektifinden enerji sektörünün dönüşen dinamiklerine ve teknoloji yetkinliklerine uzanan geniş ve güncel bir içerikle buluşacak. . “Bir programdan fazlasını inşa ediyor, Türkiye’nin dönüşümü için bir hareket büyütüyoruz.” Womentum ile genç kadınların kariyer yolculuğuna güçlü bir başlangıç ve sürdürülebilir bir sıçrama alanı sunduklarını vurgulayan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl “Enerji dönüşümüne artık teknoloji kadar yetkinlik ve fırsat eşitliği de yön veriyor. Womentum ile genç kadınların potansiyelini açığa çıkaran, onları geleceğin iş dünyasında güçlü ve etkili konumlara taşıyan kalıcı bir etki alanı oluşturuyoruz. Bugün 81 ilimizden gelen yoğun ilgi, Womentum’un artık bir programın ötesine geçerek ülke çapında yaygın bir etki yaratan güçlü bir yapıya dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Her bir başvuru, her bir katılımcı ve her bir başarı hikâyesi, Türkiye’nin daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlediğinin somut bir göstergesi. Biz bu programla bir gelişim imkanının yanında gençlerin kendilerini keşfettikleri, birbirlerinden beslendikleri ve kendi potansiyellerini yeniden tanımladıkları bir alan açıyoruz. Genç kadınların iş hayatında daha görünür olduğu, karar alma süreçlerinde aktif rol üstlendiği ve dönüşüme yön verdiği bir ekosistem inşa ediyoruz. Womentum, bu vizyonun en güçlü taşıyıcılarından biri olarak etki alanını her geçen gün genişletiyor. Enerji sektörü büyük bir dönüşümden geçerken, biz bu süreci teknolojik gelişimin ötesinde; kültürel, toplumsal ve zihinsel ilerlemeyi birlikte büyüten bütüncül bir dönüşüm olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, kalıpların ötesinde düşünen, öğrenmeye devam eden ve değer yaratan bireylerle geleceği birlikte inşa ediyoruz. Enerjisa Üretim olarak inanıyoruz ki, doğru yeteneklere fırsat verildiğinde ortaya çıkan etki yalnızca bireysel başarılarla sınırlı kalmaz, sektörleri dönüştürür, toplumu ileri taşır ve geleceği yeniden tanımlar. Womentum ile bu dönüşümü besleyen, büyüten ve ileri taşıyan güçlü bir etki alanı yaratmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı Haber

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı

2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle başarıyla yürütülen program, öğrencilerin STEM beceri ve yetkinliklerini artırmayı, inovatif ve tasarım odaklı düşünme potansiyellerini güçlendirmeyi hedefliyor. Samsung Electronics’in dünya genelinde yürüttüğü Samsung Solve for Tomorrow programı, gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında yaratıcı düşünmelerini desteklemeyi ve geliştirdikleri projelerle topluma fayda sağlayan çözümler üretmelerini amaçlıyor. Dünya genelinde 68 ülkede uygulanan ve bugüne kadar 2,9 milyondan fazla öğrencinin katıldığı program, 2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle Türkiye’de de yürütülüyor. Program bugüne dek ülkenin dört bir yanından 7500’den fazla öğrenciye ulaştı. Programa 8–12. sınıf öğrencileri başvurabiliyor Samsung Solve for Tomorrow programı, Türkiye genelinde 8, 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin başvurularını bekliyor. Katılımcılar, en az 2 en fazla 4 kişilik ekipler halinde başvurarak projelerini geliştirebiliyor. Program, gençleri sadece fikir üretmeye değil, bu fikirleri somut çözümlere dönüştürmeye teşvik eden bir öğrenme ve uygulama platformu sunuyor. Kapsamlı bir gelişim yolculuğu Samsung Solve for Tomorrow programı birçok aşamadan oluşan kapsamlı bir yapıda kurgulandı. Başvuran projeler arasından seçilen ve llk tura kalan 30 takıma, Samsung’un global eğitim müfredatında yer alan Tasarım Odaklı Düşünme Eğitimi veriliyor. Empati kurma, problemi tanımlama, fikir geliştirme, prototip oluşturma ve test etme gibi 5 adımlık bir süreçten oluşan bu atölyelerle, öğrencilerin yaratıcı ve pratik fikirler geliştirmesine destek olunuyor. Programın ikinci turunda seçilen 10 takıma ise Samsung ve Habitat Derneği tarafından mentörlük desteği veriliyor. Öğrenciler ayrıca İletişim ve Sunum Teknikleri Eğitimi gibi eğitimlerle de kendilerini ifade etme becerilerini artırma şansı buluyor. Finale kalan başarılı projeler, Türkiye sürecinin ardından bölgesel ve küresel yarışmalarda da projelerini tanıtma ve Türkiye’yi temsil etme fırsatı yakalıyor. Türkiye’den global başarı hikâyeleri çıkıyor Program kapsamında Türkiye’den seçilen projeler, uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den iki ekip, geliştirdikleri yenilikçi çözümlerle Samsung Solve for Tomorrow Küresel Elçileri arasında yer aldı. Samsung Solve for Tomorrow programı kapsamında Türk öğrenciler bugüne kadar 900’den fazla STEM projesi geliştirdi. Başarılı projeler Samsung tarafından verilen uluslararası sertifika ve çeşitli ödüllerin de sahibi oluyor. Samsung Solve for Tomorrow programı hakkında detaylı bilgiye ve başvuru formuna https://www.samsung.com/tr/solve-for-tomorrow/ adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk’ün Girişimci Kaşif - İlk Fikrim Eğitimlerinde Yeni Durak Muş Oldu Haber

Kuveyt Türk’ün Girişimci Kaşif - İlk Fikrim Eğitimlerinde Yeni Durak Muş Oldu

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk’ün, çocukların erken yaşta girişimcilik, özgün fikir üretme ve finansal okuryazarlık becerilerini desteklemek amacıyla yürüttüğü Girişimci Kaşif – İlk Fikrim eğitimlerinin yeni durağı Muş oldu. Gaziantep’in ardından Muş’ta devam eden eğitimlerde, 4 okulda, 8-14 yaş aralığında binin üzerinde öğrenciye ulaşıldı. Program, öğrencilerin fikir üretme cesaretini desteklerken girişimcilik kültürüyle erken yaşta tanışmalarına katkı sunuyor. Girişimcilik ve finansal okuryazarlık bir arada Kuveyt Türk’ün değer odaklı sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda sürdürülen eğitimlerde öğrenciler; problem çözme, özgün fikir üretme, takım çalışması, sunum becerileri, finansal okuryazarlık alanlarında uygulamalı eğitimler alıyor. Program yalnızca teorik eğitimlerle sınırlı kalmıyor; öğrenciler kendi çevrelerinde gözlemledikleri sorunlara çözüm geliştirmeyi öğrenerek proje bazlı düşünme becerisi kazanıyor. Muş’tan İstanbul’a uzanan fikir yolculuğu Muş’taki eğitimler sonrasında seçilecek 50 öğrenci, bir aylık çevrimiçi hızlandırılmış programa dahil olacak. Süreç sonunda belirlenecek il birincisi, geliştirdiği projesiyle İstanbul’da düzenlenecek final organizasyonunda Muş’u temsil ederek Türkiye genelindeki final sahnesinde farklı illerden gelen öğrencilerle birlikte fikirlerini sunma fırsatı bulacak. 2023’ten bu yana devam eden Girişimci Kâşif programı kapsamında Türkiye genelinde on binlerce öğrenci girişimcilik ekosistemiyle tanıştı. Muş ile birlikte programın sosyal etkisinin daha da büyümesi ve daha fazla öğrencinin erken yaşta fikir geliştirme yolculuğuna dahil olması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâyla Büyüyen  Girişimci Kadınlar Siparişlerini %70 Artırdı Haber

Yapay Zekâyla Büyüyen Girişimci Kadınlar Siparişlerini %70 Artırdı

Eğitimlere katılan her üç kadından ikisi yapay zekayı iş süreçlerine dahil etmeye başladı. Programın yeni döneminde, seçilen 25 girişimci KAGİDER ile 6 aylık bir mentörlük yolculuğuna başlıyor. Türkiye'nin öncü e-ticaret platformu Hepsiburada ile Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle hayata geçirilen "Yol Arkadaşın Burada" programı, kısa sürede gösterdiği başarıyla özel sektör-sivil toplum dayanışmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Girişimci kadınları, e-ticarette başarılı olmak için gerekli olan yetkinliklerle donatmayı amaçlayan “Yol Arkadaşın Burada” programı kapsamında eğitim oturumları tamamlanırken, programın ara dönem sonuçları da kamuoyuyla paylaşıldı. TÜRKİYE DAHİL 5 ÜLKEDEN GİRİŞİMCİLER KATILDI 23 farklı alanda gerçekleştirilen ve toplam süresi 52 saati bulan eğitimlere 1.000’in üzerinde kişi katıldı. İstanbul’dan Ordu’ya, İzmir’den Şanlıurfa’ya, Kırşehir’den Diyarbakır’a toplam 30 şehirden girişimci kadın programa dahil olurken, eğitimlere ilgi Türkiye sınırlarını da aştı. Hollanda, ABD, Kanada ve İspanya'dan da girişimci kadınların dahil olduğu programda, 25-45 yaş arasında olanların payı yüzde 70’i buldu. Program, katılımcılarda yalnızca teknik beceri değil, iş yapma biçiminde de köklü bir değişim yarattı. Eğitimlerin ardından katılımcıların üçte ikisi yapay zekâ araçlarını iş süreçlerine entegre etmeye başlarken, yüzde 50’sinden fazlası da ürün görsellerini profesyonel çekim teknikleriyle yeniledi. Müşterileriyle daha güçlü bir bağ kurmak için video içeriği üretmeye başlayanların oranı ise yüzde 46’ya ulaştı. Bu değişimin kısa sürede iş sonuçlarına yansıdığı da görüldü. Katılımcıların eğitimlere başladıkları döneme kıyasla sipariş sayılarında yüzde 70’e yakın artış gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 83’ü işlerini büyütme konusundaki özgüvenlerinin arttığını ifade ederken, programın genel memnuniyet oranı yüzde 90’nın üzerinde gerçekleşti. 25 BAŞARILI GİRİŞİMCİ, MENTÖRLERİYLE BİR ARAYA GELDİ Eğitim döneminin sonuçlanmasıyla birlikte programın yeni fazı da hayata geçirildi. Programa katılan girişimci kadınlar arasından seçilen 25 başarılı isim, KAGİDER’in mentör ağında yer alan deneyimli ve başarılı girişimci kadınlardan 6 ay süreyle mentörlük alacak. Programın yeni dönemi, Hepsiburada ve KAGİDER yönetiminin de katılımıyla düzenlenen özel bir etkinlikle başlatılırken, 25 girişimci kadın mentörleriyle ilk kez söz konusu etkinlikte bir araya geldi. Mentörlük sürecinin tamamlanmasının ardından, programın yeni fazı devreye alınacak. Bu kapsamda girişimciler, yatırımcı önüne çıkmaya yönelik özel bir eğitim programına dahil olacak. ÖZEL SEKTÖR-SİVİL TOPLUM DAYANIŞMASI PERSPEKTİFİNDE ÖRNEK İŞ BİRLİĞİ Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz, "Bu programın asıl amacı girişimci kadınlara gerçek anlamda bir rekabet avantajı sağlayabilmek. Girişimcilerin ihtiyaçlarına, günümüz gerçeklerine uygun, gerçekçi, etkili destek mekanizmalarıyla yanıt vermek. Bugün bizi en çok mutlu eden, ortaya çıkan bu sonuçların ‘Yol Arkadaşın Burada’ programımızın var oluş amacıyla da son derece uyumlu olması. Yeni dönem modülümüz kapsamında, mentörleriyle ilk kez bir araya gelen 25 kadın girişimcimize başarılar diliyoruz. Hepsiburada-KAGİDER birlikteliği sadece bu iş birliği özelinde ortaya koyduğu çıktıların çok ötesinde bir etki gücüne sahip. Bu iş birliği Türkiye’de özel sektör-sivil toplum dayanışması perspektifinde de örnek bir ortaklık. Bu programın hayata geçmesinde emeği olan tüm KAGİDER ekiplerine çok teşekkür ediyoruz. Bu gibi örneklerin artması, Türkiye’de kadınların ekonomik hayata katılımına da çok büyük destek sunacaktır.” ifadelerini kullandı. Neşecan Çekici: “Kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyümesini destekliyoruz” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Neşecan Çekici, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadın girişimciliğini güçlendirmek yalnızca bireysel başarı hikâyelerini artırmak değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik dönüşümün de kapısını aralamaktır. ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı bu anlamda çok kıymetli bir model sunuyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve yetkinliklerin mentörlükle desteklenmesi, girişimcilerin işlerini büyütme yolculuğunda somut ve kalıcı bir etki yaratıyor. KAGİDER olarak güçlü mentör ağımızla girişimci kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bu program sayesinde kadınların dijitalleşme, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında hızla ilerlediğini görmek bizler için son derece umut verici. Amacımız, daha fazla kadının kendi markasını büyüten, istihdam yaratan ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olan güçlü girişimcilere dönüşmesini sağlamak.” Zeynephan Gemicioğlu: “Doğru rehberlik, kadın girişimciliğinde sürdürülebilir büyümenin anahtarı” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Av. Zeynephan Gemicioğlu ise mentorluk mekanizmasının girişimcilik ekosistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek şunları ifade etti: “Kadın girişimciliğinin sürdürülebilir şekilde güçlenmesinde en belirleyici unsurlardan biri, doğru zamanda doğru rehberliğe erişimdir. Bu ihtiyaç doğrultusunda KAGİDER olarak üyelerimizden oluşan Mentor Hub yapımızla mentorluk süreçlerini daha sistematik, erişilebilir ve etkili bir yapıya kavuşturuyoruz. Hepsiburada iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı, girişimci kadınların yalnızca bilgiye değil; aynı zamanda deneyime, stratejik bakış açısına ve güçlü bir destek ağına erişmesini sağlıyor. Bu kapsamda mentorluk desteği alacak girişimcilerin, işlerini büyütme, markalaşma ve yatırım süreçlerine hazırlanma yolculuklarında önemli bir ivme kazanacaklarına inanıyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.