Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Proje Finansmanı

Kapsül Haber Ajansı - Proje Finansmanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proje Finansmanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VakıfBank’tan Döngüsel Ekonomiye 10 milyar liralık Finansman Desteği Haber

VakıfBank’tan Döngüsel Ekonomiye 10 milyar liralık Finansman Desteği

VakıfBank, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyen finansman çözümlerine bir yenisini daha ekledi. Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle geliştirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, 15 Eylül tarihinde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Paket kapsamında, üretim ve iş süreçlerini döngüsel ekonomi anlayışı doğrultusunda dönüştürmek isteyen işletmelerin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına yönelik farklı finansman seçenekleri sunuluyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması, ürün ve malzemelerin ekonomik sistem içerisinde daha uzun süre değerlendirilmesi ve geri kazanılabilir kaynakların yeniden ekonomiye kazandırılması destekleniyor. “Üretimde ortaya çıkan değeri korumayı önemsiyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, sürdürülebilir finansman yaklaşımını, Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı stratejilerinin önemli bir parçası olarak ele aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Biz kalkınmayı, bugünün finansman ihtiyacını karşılamanın yanında ülkemizin kaynaklarını koruyan ve üretimin geleceğini güçlendiren uzun vadeli bir süreç olarak görüyoruz. Hammaddeden doğal kaynaklara, üründen üretim için harcanan emeğe kadar sürecin her aşamasında önemli bir ekonomik değer bulunuyor. Kaynakların daha verimli kullanılmasını, ürünlerin ekonomik ömrünün uzamasını ve üretimde ortaya çıkan değerin mümkün olduğunca sistem içerisinde korunmasını sağlayan yatırımları desteklemeyi önemsiyoruz. VakıfBank olarak bu dönüşümün finansman tarafında güçlü bir sorumluluk üstleniyoruz. Bankacılığın yalnızca kaynak sağlayan değil; ülkemizin ihtiyaç duyduğu dönüşümü hızlandıran, üretim gücünü artıran ve ekonominin geleceğine yön veren stratejik bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu sorumluluğu Bankamızın bilanço gücünün yanı sıra uluslararası piyasalardan sağladığımız uzun vadeli ve sürdürülebilirlik odaklı kaynaklarla da destekliyoruz. 2026 yılının ilk yarısında uluslararası piyasalardan toplam 7,1 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağlarken, sürdürülebilir finansmanın toplam uluslararası finansmanımız içindeki payını yüzde 38 seviyesine taşıdık. Mayıs ayında ise 18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla 1,2 milyar dolar tutarında sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisine imza attık.” Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile işletmelerimizin dönüşüm yolculuğunda ihtiyaç duyduğu finansmana bütüncül çözümler sunuyoruz. Böylece kaynak verimliliğinin ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlarken ülkemizin sürdürülebilir büyümesini de destekliyoruz. İlk fazda 500’ün üzerinde kurum ve projeye ulaşarak 10 milyar TL finansman sağlamayı hedefliyoruz. Sıfır Atık Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinin, döngüsel ekonomi yaklaşımının iş dünyasında yaygınlaşmasına ve başarılı uygulamaların çoğalmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” diyen Osman Arslan, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bu paket bizim için tek seferlik bir finansman ürünü değil. Döngüsel ekonomi, yeşil dönüşüm ve kaynak verimliliği alanında geliştireceğimiz yeni çözümlerin ilk adımlarından biri. Önümüzdeki dönemde uluslararası kaynaklarımızı ve sürdürülebilir finansman kapasitemizi de bu dönüşümü hızlandıracak yeni ürünlerle buluşturacağız.” Dönüşüm sürecine uzun vadeli destek Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile işletmelerin yatırımlarının niteliğine, ölçeğine ve sağlayacağı dönüşüme uygun finansman çözümlerine erişmesi amaçlanıyor VakıfBank, Sıfır Atık Vakfı ile geliştirdiği iş birliği kapsamında finansman gücünü Vakfın paydaş ağı ve farkındalık çalışmalarıyla bir araya getirerek daha fazla işletmenin döngüsel ekonomi yatırımlarıyla buluşmasını hedefliyor. Böylece işletmelerin dönüşüm sürecinin farklı aşamalarını destekleyen, sürdürülebilir yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlayan uzun vadeli bir finansman modeli oluşturuluyor. Sıfır Atık, Daha Az Kaynakla Daha Fazla Değer Üretmektir Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş konuşmasında sıfır atık ve döngüsel ekonomi dönüşümünde finansmanın rolüne dikkat çekti. İş birliği protokolü ve yeni bir finansman paketini duyurmanın dışında; israfı azaltan, atığı ekonomik değere dönüştüren ve kaynaklarını daha verimli kullanan bir Türkiye için finans sektörünün üstleneceği yeni rolü konuşmak üzere bir arada olduklarını belirten Ağırbaş, “Çünkü sıfır atık meselesi, artık yalnızca bir çevre politikası değildir. Enerjiyi, suyu, ham maddeyi ve emeği daha verimli kullanmak; daha az kaynakla daha fazla değer üretmek ve atığı yeniden ekonomiye kazandırmaktır. Daha da önemlisi, bu dünya bize gelecek nesillere aktarmamız gereken bir emanettir. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle bugün ülkemizin sınırlarını aşan küresel bir vizyona dönüşmüştür. Bu vizyonun temelinde ise çok açık bir anlayış vardır: Atığı oluştuktan sonra yönetmek değil, israfı kaynağında önlemek” dedi. Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nda “Finansman, Teşvik ve Dönüşüm Ekonomisi”nin en önemli başlıklardan olduğunu söyleyen Ağırbaş, “Sahadaki çalışmalarımız bize çok net bir gerçeği gösterdi: Şehirlerimizde güçlü bir yatırım iradesi ve dönüşüm isteği var. Ancak yüksek ilk yatırım maliyetleri, uzun geri dönüş süreleri, teminat ve eş finansman ihtiyacı ile proje hazırlama kapasitesindeki eksiklikler, bu potansiyelin yatırıma dönüşmesinin önündeki önemli engeller arasında. Şehirler değişiyor, sektörler değişiyor; ancak ihtiyaç ortak: Erişilebilir, uzun vadeli ve dönüşümün niteliğine uygun finansman” ifadelerini kullandı. Finans Sektörünün Rolü Çok Kritik Finans sektörünün rolünün bu noktada çok kritik olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti: “Finans sektörünü yalnızca kaynak sağlayan bir aktör olarak değil; dönüşümü yönlendiren, kolaylaştıran ve hızlandıran stratejik bir paydaş olarak görüyoruz. Çünkü sıfır atık yatırımları yalnızca çevresel fayda sağlamaz; aynı zamanda işletmelerimizin maliyetlerini düşürür, verimliliklerini artırır ve rekabet güçlerini yükseltir.” Döngüsel dönüşümün farklı aşamalarına finansman Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, işletmelerin dönüşüm sürecindeki farklı ihtiyaçlarına göre yapılandırılan finansman çözümlerini tek çatı altında topluyor. Paket kapsamında; birincil hammadde kullanımını azaltan ve geri dönüştürülmüş veya ikincil girdi kullanımını artıran yatırımlardan kaynak ve üretim verimliliğini geliştiren projelere kadar geniş bir alan destekleniyor. Paylaşım, kiralama ve yeniden kullanım temelli yeni iş modelleri; atık ve geri kazanılabilir malzemelerin lojistiği; kaynak geri kazanımı ve yeniden üretim yatırımları da finansman kapsamına giriyor. Büyük ölçekli döngüsel ekonomi yatırımları için proje finansmanı sağlanırken belirlenen kriterleri ve sertifikasyon koşullarını karşılayan işletmelere döngüsel üretim faaliyetleri için işletme sermayesi finansmanı sunuluyor. Paket kapsamında yatırım kredilerinde 50 milyon TL’ye kadar ve 60 aya varan, büyük ölçekli proje finansmanında 120 aya varan, işletme sermayesi ihtiyaçlarında ise 10 milyon TL’ye kadar ve 24 aya varan finansman imkânı sağlanıyor. Bununla birlikte, 3 milyar TL’lik KGF kefalet desteğiyle özellikle KOBİ’lerin döngüsel dönüşüm yatırımlarında finansmana erişimi güçlendiriliyor. Başta imalat sanayii, plastik, ambalaj, tekstil, otomotiv yan sanayii, makine, elektronik, perakende, atık yönetimi ve geri dönüşüm olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren işletmeler paketten yararlanabiliyor. OSB’lerde faaliyet gösteren KOBİ ve sanayiciler, atık yönetimi şirketleri, belediye iştirakleri ve döngüsel iş modelleri geliştiren işletmeler de finansman kapsamına dahil ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMB Başkanı M. Erdal Eren: “OVP, Sektörümüz Açısından Önemli Bir Yol Haritası Sunuyor” Haber

TMB Başkanı M. Erdal Eren: “OVP, Sektörümüz Açısından Önemli Bir Yol Haritası Sunuyor”

Başkan Eren, OVP’de kamu yatırımlarının ekonomik ve sosyal fayda gözetilerek önceliklendirilecek olmasının sektör açısından önem taşıdığını belirterek, “Kamu yatırım programında rasyonelleştirme sürecinin devam edecek olması, kaynakların etkin kullanımı açısından anlaşılır bir yaklaşımdır. Bununla birlikte, düşük ilerleme oranına sahip, durdurulan veya yeterli ödenek ayrılamadığı için sağlıklı biçimde sürdürülemeyen projelerde müteahhitlerimize tasfiye hakkı tanınması yönündeki beklentimizi de koruyoruz” dedi. Yaptığı değerlendirmede OVP’de 2027’den itibaren kamu ve özel sabit sermaye yatırımlarında kademeli artış öngörülmesini olumlu bulduklarını ifade eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, ulaştırma, demiryolu, lojistik koridorlar, enerji ve yenilenebilir enerji yatırımlarının sektör açısından yeni iş alanları yaratacağını kaydetti. Başkan Eren ayrıca, kamu ihale mevzuatının uluslararası normlara uyumlu, dijitalleşme, yenilikçilik ve sürdürülebilirliği destekleyen bir anlayışla güncellenecek olmasının da çok önemli olduğunu vurgulayarak, sektörün bu süreçte görüş ve katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin yüksek katma değerli ihracat kapsamında desteklenmesinin önemine de değinen Başkan Eren, “OVP’de ihracat finansmanı imkanlarının geliştirilmesi, finansman maliyetlerinin azaltılması ve Türk Eximbank’ın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik hedefleri son derece değerli buluyoruz. Bununla birlikte, Türk müteahhitlerinin yurtdışında daha fazla proje üstlenebilmesi için Eximbank’ın özellikle alıcı kredileri, proje finansmanı, garanti ve sigorta mekanizmalarının kapsam ve kapasitesinin geliştirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. Günümüzde uluslararası müteahhitlikte rekabet yalnızca teknik yeterlilik ve fiyat üzerinden değil, projeye finansman sağlayabilme kapasitesi üzerinden de şekilleniyor. Bu nedenle güçlü ve rekabetçi finansman imkanlarının sektörümüzün yeni pazarlardaki başarısı açısından belirleyici olacağına inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB’de Önemli Atama Haber

TSKB’de Önemli Atama

Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası olarak 76 yıldır çalışmalarını sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) Sermaye Piyasaları Müdürlüğü’nde yeni bir atama gerçekleşti. Kurumsal müşterilere sermaye piyasaları alanında portföy yönetimi, tahvil/bono ihracı ve finansal aracılık hizmetleri sunan TSKB Sermaye Piyasaları Müdürlüğü’ne 31 Temmuz 2026 itibarıyla Uğur Aydın Ünüvar atandı. Atılım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Uğur Aydın Ünüvar, yüksek lisans eğitimini İngiltere’de University of Greenwich’te İnşaat Mühendisliği alanında tamamladı. Mühendislik altyapısını finans ve yönetim alanındaki akademik çalışmalarla güçlendiren Ünüvar, Koç Üniversitesi’nde MBA ve Finans Yüksek Lisansı (Master of Finance) programlarını bitirdi. Kurumsal finansman ve sermaye piyasaları alanında uzun yıllara uzanan bir deneyime sahip olan Ünüvar; halka arzlar, borçlanma aracı ihraçları, proje finansmanı, şirket değerlemeleri ve finansal modelleme konularında uzmanlaştı. 2021 yılından bu yana Türkiye Sınai Kalkınma Bankası bünyesinde farklı pozisyonlarda görev alan Uğur Aydın Ünüvar; halka arzların yapılandırılması ve koordinasyonu, borçlanma aracı ihraçlarının yürütülmesi ile şirket değerlemeleri başta olmak üzere farklı sektörlerdeki şirketlerin sermaye piyasalarına erişimine yönelik projelerde aktif rol üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası Grubu Üst Yönetiminde Görev Değişimi Haber

İş Bankası Grubu Üst Yönetiminde Görev Değişimi

Türkiye İş Bankası Grubu üst yönetiminde, ikinci yüzyıl vizyonu ve stratejisi doğrultusunda alınan Yönetim Kurulu kararı uyarınca; Grubun bankacılık, finans ve sanayi alanındaki rekabet gücünün ve verimliliğinin artırılması ile yapay zekâ çağının fırsatlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi amacıyla görev değişikliklerine gidildi. Yapılan değişiklik kapsamında; 2021 yılından bu yana İş Bankası Genel Müdürü olarak görev yapan ve bu dönem içerisinde yeni nesil iştiraklerden girişimcilik ekosistemine, organizasyon ve hizmet modelinden şube yapısına, platform bankacılığından yapay zekâ ve teknoloji altyapısına kadar birçok alandaki dönüşüm ve yatırımlarla Bankanın ikinci yüzyılına giriş sürecine liderlik eden Hakan Aran, dünyanın en büyük beş cam ve kimyasallar üreticisi arasında yer alan Şişecam’ın Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Hakan Aran yeni görevlendirmeyle birlikte; 90 yılı aşkın köklü bir geçmişi bulunan, günümüzde dört kıtada ve 13 ülkedeki üretimiyle küresel bir oyuncu haline gelen, ürünlerini 150’den fazla ülkede müşterilerle buluşturan Şişecam’ın bundan sonraki büyüme stratejisine liderlik yapacak. 2021 yılından bu yana Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olan Adnan Bali, bu görevini sürdürmeye devam edecek. Türkiye İş Bankası Genel Müdürlüğüne ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna gerekli bildirimlerin yapılması ve izinlerin alınmasını takiben 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla, Banka bünyesinde uzun yıllardan bu yana önemli sorumluluklar üstlenen Genel Müdür Yardımcısı H. Cahit Çınar’ın atanmasına karar verildi. Çınar, 25 yılını yönetici olarak sürdürdüğü 35 yıllık bankacılık deneyimi içerisinde Türkiye’de ve uluslararası alanda bankacılık, sermaye piyasaları, proje finansmanı/ kurumsal/ticari/perakende krediler tahsis, kredi stratejisi, krediler izleme ve takip, iştirak yönetimi, hukuk, vergi, inşaat ve gayrimenkul yönetimi konularında Bankaya önemli katkılarda bulundu. 2016 yılında atandığı İşbank AG Genel Müdürlüğü görevinde Bankanın dönüşümünde önemli bir rol üstlenen Çınar, Grubun daha stratejik ve odaklı büyüme hedefinin desteklenmesi amacıyla Trakya Yatırım Holding’in Genel Müdürü olarak da görev yaptı. H. Cahit Çınar’ın özgeçmişi: 1967 yılında Ankara’da doğan H. Cahit Çınar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. 1989-1990 yılları arasında Münih Ludwig-Maximilians Üniversitesi’ne devam eden Çınar, 1991 yılında Türkiye İş Bankası A.Ş. İktisadi Araştırmalar Bölümü’nde Uzman Yardımcısı olarak işe başladı ve 1992 yılında Teftiş Kurulu’nda Müfettiş Yardımcısı oldu. H. Cahit Çınar, 2001 yılında Müdür Yardımcısı olarak atandığı Ticari Krediler Tahsis Bölümü’nde sırasıyla Bölge Müdürü ve Bölüm Müdürü olarak görev yaptı. 2013 yılında Güneşli Kurumsal Şubesi Müdürü olan H. Cahit Çınar, 2016 yılında Almanya merkezli ve Avrupa’da faaliyet gösteren İşbank AG’de Genel Müdürlük görevini üstlendikten sonra 2018’de İş Bankası’nda Genel Müdür Yardımcılığına atandı. 2024-2025 yılları arasında Grup şirketlerinden Trakya Yatırım Holding A.Ş.’nin Genel Müdürü olarak görev yaptıktan sonra, 1 Mayıs 2025 tarihinde yeniden İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı oldu. H. Cahit Çınar; Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcılığı döneminde iştirakler, proje finansmanı/kurumsal/ticari/perakende krediler tahsis, kredi stratejisi, krediler izleme ve takip, hukuk, vergi, inşaat ve gayrimenkul yönetimi gibi alanların sorumluluğunu üstlendi. Çınar; İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., İş Enerji Yatırımları A.Ş., Is Energy Investments B.V. ve Maxi Digital GmbH’de Yönetim Kurulu Başkanlığı,Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş., Trakya Yatırım Holding A.Ş. ve Polat Enerji Yatırımları A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği,Mimas SolarPark KFT ve Moka United Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşu A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bahçıvan: Finansman Zinciri Kırılırsa Üretim Zinciri de Durur Haber

Bahçıvan: Finansman Zinciri Kırılırsa Üretim Zinciri de Durur

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, son açıklanan İSO Türkiye İmalat PMI verilerinin, imalat sanayinde yaşanan zayıflamanın geçici bir dalgalanmanın ötesine geçtiğini ve finansman sorunlarının artık üretim zincirinin tamamını etkileyen yapısal bir meseleye dönüştüğünü gösterdiğine dikkat çekti. Temmuz ayında 47,7 olarak gerçekleşen İSO Türkiye İmalat PMI verisinin, 50 eşik değerinin altında kalmaya devam ettiğini hatırlatan Bahçıvan; faaliyet koşullarındaki bozulmanın 28’inci aya ulaştığını, yeni siparişlerin zayıf seyrini koruduğunu, üretim ve istihdamın gerilediğini vurguladı. Bahçıvan şu değerlendirmelerde bulundu: “PMI verisindeki sınırlı yükseliş bizi yanıltmamalıdır. Üretim ve istihdam uzun zamandır düşüş trendi gösteriyor. Yeni siparişlerdeki zayıflık devam ediyor. Bu tablo, sanayide yalnızca talep sorunu yaşanmadığını; finansman, işletme sermayesi ve likidite zincirinde de ciddi bir bozulma bulunduğunu açıkça göstermektedir.” “Finansman yükü ortadan kalkmıyor, KOBİ’ye doğru aktarılıyor” Türkiye’deki sanayiciler açısından finansman sıkışıklığının artık yalnızca bankadan kredi bulabilme meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kredi mekanizması yeterince çalışmadığında finansman ihtiyacı ortadan kalkmıyor; yalnızca adres değiştiriyor. Büyük alıcıların vadeleri uzuyor, vade farkları üzerinde baskı oluşuyor ve finansman maliyeti tedarik zinciri boyunca aşağıya doğru aktarılıyor. Sonuçta en ağır yükü, pazarlık gücü daha sınırlı olan KOBİ üreticilerimiz ve tedarikçilerimiz taşıyor. Bugün birçok KOBİ’miz yalnızca üretim yapmakla kalmıyor; müşterisinin finansman ihtiyacını da fiilen üstleniyor. Alacağını geç tahsil ediyor, işletme sermayesi ihtiyacı büyüyor, fakat aynı anda banka kredisine erişimi zorlaşıyor. Sanayicinin görevi müşterisini finanse etmek değil; üretmek, yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve ihracat yapmaktır.” “Mesele programdan vazgeçmek değil, üretim ayağını tamamlamak ve güçlendirmek” Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi, cari açığın kontrol altında tutulması ve makroekonomik istikrarın sağlanmasına yönelik hedefleri son derece önemli bulduklarını ifade eden Bahçıvan, geniş ve kontrolsüz bir kredi büyümesi talep etmediklerinin altını çizdi: “Mesele mevcut istikrar programından vazgeçmek değildir. Mesele, programın üretim ve yatırım ayağını kalıcı finansman araçlarıyla tamamlamaktır. Üretime, ihracata, teknolojiye ve verimliliğe yönelen finansmanın; seçici, izlenebilir ve ölçülebilir mekanizmalarla ayrı bir kanala kavuşturulması gerekiyor.” Bahçıvan, dönemsel kredi paketleri, yapılandırmalar ve kampanyaların sanayici açısından değerli olduğunu; ancak bu adımların yapısal sorunu tek başına çözemeyeceğini belirtti: “Geçici destek paketleri sanayicimize nefes aldırır. Ancak kalıcı çözüm, nefes alınacak finansman sistemini yeniden kurmaktır. Banka kredisine aşırı bağımlı mevcut yapı daha dengeli, çeşitli ve dayanıklı bir modele dönüştürülmelidir.” “Yeni nesil sanayi finansman mimarisi kurulmalı” Bahçıvan, yeni finansman modelinin şu alanlar üzerine inşa edilmesi gerektiğini ifade etti: Tedarik zinciri ve ticari alacak finansmanı modellerinin yaygınlaştırılması,KOBİ’lere yönelik garanti ve risk paylaşım mekanizmalarının güçlendirilmesi,Kalkınma bankacılığı, proje finansmanı ve yatırım kredilerinin büyütülmesi,KOBİ’lerin tahvil, fon ve diğer sermaye piyasası araçlarına erişiminin kolaylaştırılması,Alternatif finansman araçlarının hukuki ve kurumsal altyapısının geliştirilmesi. Türk sanayisinin ekonominin lokomotifi olma özelliğini, üretme ve toparlanma kapasitesinin hala güçlü olduğunu ifade eden Bahçıvan, “Sanayicimizin üretme iradesinde bir eksiklik yoktur. İhtiyaç duyduğu şey, bu iradeyi destekleyen doğru finansman iklimidir” dedi. Bahçıvan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “İstanbul Sanayi Odası olarak sorunu yalnızca tarif etmiyor, kalıcı çözümün çerçevesini de ortaya koyuyoruz. Kamu otoritelerimiz, finans kuruluşlarımız ve sermaye piyasası kurumlarımızla birlikte üretim odaklı yeni bir finansman mimarisi kurmaya hazırız. Unutulmamalıdır ki; finansman zinciri kırılırsa üretim zinciri de durur. Üretim zincirinin durması ise yalnızca sanayicinin değil; istihdamın, ihracatın, şehirlerimizin ve Türkiye’nin geleceğinin meselesidir. Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı Haber

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı

Enerji dönüşümünün hız kazandığı, yeni teknolojilerin ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımların sektör dinamiklerini yeniden tanımladığı bir dönemde Enerjisa Üretim, geliştirdiği yenilikçi projeler ve uzmanlık birikimiyle sektöre yön vermeyi sürdürüyor. Şirket, Power MBA Profesyonel Gelişim Programı ile sektörün ihtiyaç duyduğu liderlik, uzmanlık ve stratejik bakış açısının güçlenmesine katkı sunarak sektörün dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Disiplinler arası bir gelişim yolculuğu Sabancı Üniversitesi EDU iş birliğiyle hayata geçirilen ve bu yıl beşinci dönemini tamamlayan Power MBA Programı, enerji sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına yanıt verecek yetkinlikleri geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı yapısıyla öne çıktı. 24 farklı kurumdan 48 profesyoneli ortak bir gelişim platformunda buluşturan program, toplam 120 saatlik eğitim içeriğiyle katılımcılara enerji sektörünün teknik, finansal, stratejik ve sürdürülebilirlik boyutlarını bütüncül bir perspektifle değerlendirme imkânı sundu. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan ve 39 mezun veren programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Enerjisa Üretim çalışanlarının da dahil olduğu program, farklı disiplinlerden uzmanları, ortak bir öğrenme ve deneyim paylaşımı platformunda buluşturdu. 4 Modül ve 44 Eğitmenle Güçlenen Program Dört modülden oluşan Power MBA programı, enerji arz ve talebi, enerji yönetimi, proje finansmanı, enerji piyasaları, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, enerji depolama teknolojileri, hidrojen, dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları, siber güvenlik, portföy yönetimi ve yetenek yönetimi gibi enerji sektörünün yeni dönem öncelikleri arasında yer alan kritik başlıklara odaklandı. Program boyunca katılımcılar, enerji sektörünün önde gelen akademisyenleri, sektör profesyonelleri ve Enerjisa Üretim liderleri dahil olmak üzere toplam 44 eğitmen tarafından eğitim alma fırsatı yakaladı. Bu dönem programa eklenen EDU Session oturumlarıyla, katılımcılar moderatör eşliğinde enerji sektörüne ilişkin güncel konuları ve program boyunca ele alınan başlıkları daha serbest ve etkileşimli bir ortamda değerlendirme imkânı buldu. Programın ayrılmaz bir parçası olan Reflection Session’larda ise katılımcıların eğitimlerden elde ettikleri kazanımları değerlendirmeleri, içgörülerini paylaşmaları ve farklı bakış açıları geliştirmeleri desteklendi. Power MBA kapsamında gerçekleştirilen networking etkinlikleri, vaka çalışmaları ve Bandırma Enerji Üssü teknik gezisi gibi uygulamalı deneyimler ise katılımcıların teorik bilgilerini sahadaki uygulamalarla birleştirmelerine olanak sağladı. “Enerji dönüşümünün merkezinde yetkinlik ve gelişim var” Power MBA’in, aynı zamanda enerji ekosistemine değer katacak liderlerin yetişmesine katkı sunan güçlü bir yetkinlik kazanım platformu olduğunu belirten Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale “Enerji sektörü bugün teknolojik bir dönüşüm yaşarken aynı zamanda yeni yetkinlikler, yeni liderlik anlayışları ve disiplinler arası iş birlikleri gerektiren kapsamlı bir değişimden geçiyor. Power MBA programımızla beş yıldır sektörün farklı paydaşlarını aynı gelişim yolculuğunda bir araya getiriyor, bilgi paylaşımını ve ortak öğrenme kültürünü güçlendiriyoruz. Bu yıl başarıyla tamamlanan programımız, farklı kurum ve uzmanlık alanlarından profesyoneller arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluştururken, katılımcıların stratejik bakış açılarını ve liderlik yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağladı. Teknik uzmanlığı bütüncül bir sektör perspektifiyle buluşturan bu güçlü topluluğun, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli roller üstleneceğine inanıyoruz. Enerji sektörünün geleceğinde fark yaratacak olanın, teknik bilginin yanı sıra, farklı bakış açılarını bir araya getirerek değer üretebilen insanlar olduğuna inanıyor; bu alandaki yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji’ye EMEA Finance’ten İki Prestijli Ödül Haber

Aksa Enerji’ye EMEA Finance’ten İki Prestijli Ödül

Enerji sektöründe global ölçekte faaliyet gösteren Aksa Enerji, 8 ülkedeki 14 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzerindeki kurulu gücüyle uluslararası enerji yatırımları ve proje finansmanı alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu. Aksa Enerji, CEE Bölgesi’nde kazandığı "En İyi Güneş Enerjisi Finansmanı Anlaşması" ödülünü, Türkiye’de TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) tarafından banka finansmanı gerçekleştirilen depolamalı güneş enerjisi santralleri ve müstakil elektrik depolama tesisi projeleri kapsamında elde etti. Şirket, Senegal’de geliştirdiği 255 MW kurulu güce sahip kombine çevrim doğal gaz santrali başta olmak üzere Afrika’daki enerji yatırımlarını destekleyen AFC (Africa Finance Corporation) finansman anlaşmasıyla “Afrika’da Yılın En İyi Enerji Finansmanı Anlaşması” ödülüne layık görüldü. Söz konusu finansman yapısı, Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine katkı sağlayacak stratejik yatırımların hayata geçirilmesinde önemli rol oynadı. Türkiye’den Afrika’ya uzanan yatırım portföyüyle enerji arz güvenliğine katkı sağlayan Aksa Enerji, uzun vadeli ve sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisi doğrultusunda mevcut portföyünü yenilenebilir enerji, enerji depolama gibi yenilikçi yatırımlarla çeşitlendirirken, uluslararası finans çevrelerinden aldığı bu ödüllerle global enerji sektöründeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aydem Yenilenebilir Enerji'de Önemli Atama Haber

Aydem Yenilenebilir Enerji'de Önemli Atama

Aydem Enerji’nin yenilenebilir enerji üretimi alanında faaliyet gösteren şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji’nin yönetim kurulunda bağımsız üye değişikliği yaşandı. Enerji ve finans sektörlerinde üst düzey deneyime sahip olan Betül Sarıkaya yeni bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak göreve başladı. Daha önce, Yüzde 30 Kulübü Türkiye tarafından ‘Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu’ ödülüne de layık görülen Aydem Yenilenebilir Enerji Yönetim Kurulu’nda kadın üye sayısı 5’e yükseldi. Aydem Yenilenebilir Enerji Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Betül Sarıkaya, enerji ve finans sektöründe üst düzey yönetim ve yönetim kurulu deneyimine sahip bir isim. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü mezunu olan Sarıkaya, Koç Üniversitesi’nde Executive MBA programını tamamladıktan sonra profesyonel gelişimini Harvard Üniversitesi’nde ve IMD’de aldığı iş dünyası ve liderlik eğitimleriyle pekiştirdi. Kariyerine PwC’de başlayan ve PwC’nin Ankara, İstanbul ve Houston ofislerinde görev alan Betül Sarıkaya, SOCAR Türkiye Doğal Gaz İş Birimi’nde CFO olarak büyük ölçekli enerji operasyonlarının finansal yönetimini üstlendi; STAR Rafineri ve TANAP gibi stratejik projelerde finans, denetim ve yönetişim süreçlerine liderlik etti. Halihazırda Türk Yatırım Fonu CFO’su olarak görev yapan Sarıkaya, kurumsal finans, risk yönetimi, proje finansmanı ve birleşme-satın alma alanlarındaki uzmanlığıyla öne çıkmaktadır. Yönetim kurullarında ve denetim komitelerinde aktif rol alan Betül Sarıkaya, kurumsal yönetişim, şeffaflık ve sürdürülebilirlik alanlarına odaklanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.