Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Proje Geliştirme

Kapsül Haber Ajansı - Proje Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proje Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Astronergy ve Asunim Türkiye Arasında 100 MWp’lik Stratejik İş Birliği Haber

Astronergy ve Asunim Türkiye Arasında 100 MWp’lik Stratejik İş Birliği

Güneş enerjisi sektörünün önde gelen etkinliklerinden biri olan SolarEX İstanbul kapsamında Astronergy, ASUNIM ile toplam 100 MWp kurulu güce sahip panel tedarik anlaşmasına imza attı. Toplamda 5 farklı güneş enerjisi projesini kapsayan bu iş birliği ile yerli üretim güneş panelleri; hem çatı tipi hem de arazi tipi projelerde, farklı müşteri uygulamalarında kullanılacak. Konuyla ilgili olarak Astronergy Solar Türkiye'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Güneş enerjisi sektörünün önde gelen etkinliklerinden biri olan SolarEX İstanbul kapsamında, Astronergy olarak ASUNIM ile toplam 100 MWp kurulu güce sahip panel tedarik anlaşmasına imza attık. Toplamda 5 farklı güneş enerjisi projesini kapsayan bu iş birliği ile yerli üretim güneş panellerimiz; hem çatı tipi hem de arazi tipi projelerde, farklı müşteri uygulamalarında kullanılacak. Adana’daki ileri teknoloji üretim tesislerimizde üretilen yüksek verimlilik, düşük degradasyon ve yüksek sıcaklık koşullarında stabil performans özelliklerine sahip N-type TOPCon güneş panellerimiz anlaşma kapsamındaki projelerde yer alacak. Bu stratejik iş birliği, Astronergy’nin ileri teknoloji üretim gücü ile ASUNIM’in mühendislik ve proje geliştirme kabiliyetini bir araya getirerek, Türkiye güneş enerjisi pazarında yüksek kaliteli ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacak." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ar-Ge Destekleri Sahaya İndi Haber

Ar-Ge Destekleri Sahaya İndi

TÜBİTAK’ın doğrudan katılımıyla düzenlenen etkinlikte, özellikle TEYDEB destek mekanizmaları detaylı biçimde ele alınırken, kamu ile özel sektör arasında uzun süredir hissedilen bilgi kopukluğu somut biçimde gündeme taşındı. Çalıştaya katılan Hasan Selçuk Selek ve uzman ekibi, Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji yatırımlarına yönelik desteklerin nasıl daha etkin kullanılabileceğine dair kapsamlı bir çerçeve sunarken, sahadan gelen geri bildirimler toplantının yönünü belirleyen en kritik unsur oldu. Türkiye’de Ar-Ge ve teknoloji desteklerinin son yıllarda artmasına rağmen, bu imkanların sahada yeterince bilinmediği ve doğru kullanılmadığı gerçeği çalıştayın en çarpıcı başlıklarından biri olarak öne çıktı. PROYAD’ın bu organizasyonu, yalnızca destekleri anlatan bir bilgilendirme toplantısı olmaktan öte, bu desteklerin nasıl hayata geçirileceğini gösteren bir uygulama platformuna dönüştü. PROYAD Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Fikret Cengiz, çalıştayın amacını “sahada ihtiyaç duyulan bilgi ile doğru kaynağı buluşturmak” olarak tanımlarken, TÜBİTAK desteklerinin daha geniş kitleler tarafından anlaşılması ve etkin kullanılması gerektiğini vurguladı. Etkinlik, yalnızca katılımcılar açısından değil, kamu tarafı açısından da önemli çıktılar üretti. Sahada karşılaşılan bürokratik engeller, uygulama zorlukları ve ihtiyaç duyulan iyileştirmeler doğrudan TÜBİTAK yetkililerine aktarılırken, çalıştay iki yönlü bir öğrenme sürecine dönüştü. Bu yönüyle organizasyon, klasik seminer formatının ötesine geçerek, kamu ile saha arasında gerçek zamanlı bir iletişim kanalı oluşturdu. Özellikle daha önce TÜBİTAK desteklerinden yararlanmamış katılımcılar için süreçlerin netleşmesi, erişim yollarının anlaşılması ve yeni proje geliştirme motivasyonunun artması, etkinliğin somut kazanımları arasında yer aldı. Henüz üç yıllık bir dernek olan PROYAD’ın bu ölçekte bir çalıştaya ev sahipliği yapması, sektörde dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirilirken, organizasyonun ortaya koyduğu tablo Türkiye’de proje kültürünün yaygınlaşması açısından önemli bir eşik olarak görülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mikro-Mimarlık %30 Verim Vadediyor Haber

Mikro-Mimarlık %30 Verim Vadediyor

Bugün mesele daha küçük alanlar üretmek değil; sınırlı alan içinde daha nitelikli yaşam kurguları oluşturmak. Mikro-mimarlık, estetik bir tercih olmanın ötesinde; mekânın kullanım potansiyelini artırmaya odaklanan bir tasarım yaklaşımıdır… Aura Design Kurucusu ve Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Cingi Yurdakul’a göre, şehirlerde kişi başına düşen yaşam alanı azalırken, doğru planlama kararları ile %30’a varan alan verimliliği elde edilebilmektedir. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde 50–75 m² aralığındaki konutların oranı %40 seviyelerine yaklaşmaktadır. Bu değişim; hane yapısındaki dönüşüm, bireysel yaşam senaryolarının çeşitlenmesi ve konut erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir. TÜRKİYE'DE DEĞİŞEN KONUT PROFİLİ Bu ölçekte tasarım, yalnızca küçülme değil; mekânsal organizasyonun yeniden tanımlanması anlamına gelir: Modüler ve çok amaçlı mobilyalar ile %20–25 oranında ek kullanım potansiyeli oluşturulabilir. 35-45 m² aralığındaki yaşam birimleri, farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan esnek kurgular sunar. Özel depolama çözümleri, mekânın fiziksel sınırlarını değil, kullanım kapasitesini belirleyici hale getirir. Küçülen yapı ölçeği, doğrudan kaynak kullanımı ve enerji performansı üzerinde etkili olur. Daha kompakt yapılar: Daha düşük enerji tüketimi ile işletme verimliliğini artırır. Daha az malzeme kullanımı ile yapım sürecinin çevresel etkisini azaltır. Kent ölçeğinde altyapı yükünü dengeler. Bu çerçevede sürdürülebilirlik, tasarımın sonucu değil; başlangıç kararlarının bir parçasıdır. MEKÂNSAL KALİTE VE KARAR DİSİPLİNİ “Artık alan büyüklüğünü değil, mekânsal verimliliği konuşuyoruz. Kullanıcının ihtiyaçlarına yanıt veren esnek ve dönüşebilir alanlar tasarlamak, mimarlığın temel sorumluluklarından biri haline geliyor.” Mikro-mimarlık; tek kişilik haneler, genç profesyoneller ve esnek yaşam modellerini benimseyen kullanıcılar için erişilebilir çözümler üretir. Ancak etkisi yalnızca kullanıcı tercihleri ile sınırlı değildir. Bu yaklaşım, konut tipolojilerini yeniden tanımlarken; proje geliştirme stratejileri ve kentsel planlama kararları üzerinde de belirleyici bir rol üstlenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, Afrika’daki “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme” stratejisini destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına daha imza attı. Şirket, Afrika’nın önde gelen kalkınma finans kuruluşlarından Africa Finance Corporation (AFC) ile Afrika’daki enerji santrali yatırımlarında kullanılmak üzere toplam 300 milyon ABD doları büyüklüğünde kredi sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte, Aksa Enerji’nin AFC ile bir yıl içerisinde sağladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Aksa Enerji ile AFC arasındaki bu iş birliği, bir finansman anlaşmasının ötesine geçerek; Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine, bölgesel kalkınmanın desteklenmesine ve uzun vadeli sürdürülebilir yüksek büyümenin hızlandırılmasına katkı sağlayan stratejik bir iş birliği olarak öne çıkıyor. Aksa Enerji’nin Afrika kıtasındaki enerji santrali projeleri; güçlü mühendislik ve işletme yetkinliği, yerel dinamiklere hızlı uyum sağlayan esnek iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla farklılaşırken, AFC’nin sağlam finansman gücü ve uluslararası yatırım deneyimi bu projelere önemli bir kaldıraç etkisi sağlayacak. Afrika’daki Büyümemizi Güçlü Finansman Yapısıyla Destekliyoruz Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı şunları söyledi: “Afrika’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, Aksa Enerji’nin global büyüme vizyonunun temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu yıl devreye almayı planladığımız projelerimizin dördü Afrika’da yer alıyor. Bunlardan ilkini ocak ayında Gana’da basit çevrim olarak devreye alarak, ticari üretime başladık. Senegal ve Gabon’daki doğalgaz santrallerimizle birlikte, kıtanın en kritik ihtiyaçlarından biri olan enerji arz güvenliğine sağladığımız katkıyı daha ileri taşımayı sürdüreceğiz. Afrika’nın enerji dönüşümüne ve kalkınmasına sunduğumuz bu desteğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, Africa Finance Corporation ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma yalnızca finansmanla sınırlı kalmayıp; bilgi birikimi, teknik uzmanlık ve ortak bir vizyonun güçlü bir birleşimini yansıtıyor. Aksa Enerji olarak, farklı coğrafyalarda edindiğimiz proje geliştirme ve işletme deneyimini AFC’nin güçlü finansal yapısıyla bir araya getirerek Afrika kıtasında kalıcı, sürdürülebilir ve yüksek katma değer yaratan projeler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası Haber

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası

Fiba Commercial Properties (Fiba CP), uluslararası gayrimenkul yatırım ve proje geliştirme alanındaki güçlü performansını, kazandığı prestijli ödül ve sertifikalarla pekiştirerek küresel arenadaki konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Fiba CP, Doğu Avrupa’daki iştiraki Anchor Group ve Summa ortaklığıyla hayata geçirdiği Shopping Malldova, Courtyard by Marriott Chișinău ve Malldova Centre projeleriyle sürdürülebilirlik alanında önemli bir başarıya ulaşarak uluslararası çevre standartlarının en üst seviyesi olan LEED Platinum sertifikasını almaya hak kazandı. Elde edilen bu sertifikasyon, projelerin sürdürülebilirlik performansını küresel ölçekte doğrularken; Fiba CP’nin çevresel sorumluluk, etkin varlık yönetimi ve uzun vadeli değer yaratımı ekseninde şekillenen yaklaşımının da güçlü bir göstergesi niteliği taşıyor. Moldova’nın başkenti Chișinău’da yer alan Shopping MallDova, Malldova Centre bünyesindeki ofis alanları ve Courtyard by Marriott Chișinău otelinden oluşan karma kullanım yapısı; perakende, iş ve konaklama fonksiyonlarını entegre bir yapı altında bir araya getiriyor. Enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve kullanıcı konforunu odağına alan projeler, operasyonel performanslarıyla uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu güçlü bir sürdürülebilirlik başarısı ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fiba Commercial Properties CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman: “Bu başarı, Moldova’daki ekiplerimizin özverili çalışmasının ve tüm proje paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliğinin çok değerli bir sonucu. LEED Platinium sertifikası, yalnızca bu projelerin ulaştığı yüksek standartları değil, aynı zamanda Fiba Commercial Properties olarak uluslararası portföyümüzde sürdürülebilirliği stratejik bir öncelik olarak konumlandırdığımızın da önemli göstergesi. Çevresel sorumluluk, verimli varlık yönetimi ve uzun vadeli değer üretimi odağımız doğrultusunda, küresel çevre standartlarıyla uyumlu, geleceğe hazır ve bulunduğu bölgeye değer katan projeler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Anchor Group Genel Müdürü Affan Yıldırım ise değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Anchor Group olarak, uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu yüksek kaliteli projeler geliştirmeye ve faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Fiba CP, sürdürülebilirlik odaklı varlık yönetimi yaklaşımı doğrultusunda enerji verimliliği, dijitalleşme ve kullanıcı deneyimini geliştiren uygulamaları portföy genelinde yaygınlaştırmayı sürdürürken; ESG ilkeleriyle uyumlu yatırımları ve uluslararası standartlarda geliştirdiği projeleriyle faaliyet gösterdiği pazarlarda uzun vadeli değer yaratmaya da devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hakan Bucak, Cornell Üniversitesi Executive MBA heyetiyle İstanbul’da Buluştu Haber

Hakan Bucak, Cornell Üniversitesi Executive MBA heyetiyle İstanbul’da Buluştu

Cornell University SC Johnson College of Business Executive MBA programında yer alan iş insanları, girişimciler ve profesyonellerden oluşan uluslararası heyet, İstanbul ziyaretleri kapsamında Hakan Bucak Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bucak ile buluştu. Gerçekleşen buluşmada, HAKAN BUCAK ve MARS markalarının vizyonu ile Türkiye gayrimenkul sektörünün mevcut dinamikleri ele alındı. Bucak, buluşmada gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye’de proje geliştirme sisteminden talep ve arz dengesinin veri odaklı nasıl analiz edildiğine, gayrimenkulün uluslararası pazardaki konumundan sektörün dönüşüm alanları ve gelecek perspektifine kadar farklı başlıkları değerlendirdi. Gayrimenkul sektöründe veriyle düşünmenin, pazarı doğru okumanın ve güven temelli iletişim kurmanın giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekildi. Özellikle uluslararası yatırımcıların karar süreçlerinde şeffaflık, ölçülebilirlik ve doğru konumlandırmanın öne çıktığına işaret edilen buluşmada, Türkiye’de gayrimenkul pazarlamasının klasik satış yaklaşımının ötesine geçmesi gerektiği vurgulandı. Bucak, bu kapsamda daha analitik, stratejik ve uluslararası bakış açısına dayalı bir yaklaşımın önem kazandığını da ifade etti. Farklı coğrafyalardan gelen katılımcılarla gerçekleştirilen buluşma, Türkiye’nin gayrimenkul alanındaki potansiyelinin küresel bir perspektifle ele alınmasına imkân sağladı. Oturum, karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı açısından verimli bir zemin sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2035 Hedeflerine Ulaşmak için Süreç 18 Aya Düşüyor Haber

2035 Hedeflerine Ulaşmak için Süreç 18 Aya Düşüyor

Süreçlerin sadeleşmesi ve eş zamanlı ilerlemesiyle yatırım sürelerinin yaklaşık 36 aydan 18 aya kadar düşürülmesi hedefleniyor. Süreçlerin sadeleşmesi ve eş zamanlı ilerleyebilmesi sayesinde yatırım sürelerinin yaklaşık 36 aydan 18 aya kadar düşürülmesi hedeflenirken, projelerin daha hızlı devreye alınması ve finansman tarafında öngörülebilirliğin artması bekleniyor. ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, söz konusu dönüşümün hem yatırım iştahını artıracağını hem de Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacağının altını çizdi. İZİN VE KAMULAŞTIRMADA KRİTİK ADIM Yeni düzenlemeler, uzun süredir sektörün gündeminde olan izin süreçleri, arazi temini ve kurumlar arası koordinasyon sorunlarına doğrudan müdahale ediyor. EPDK tarafından yapılan düzenleme ile yenilenebilir enerji santralleri için özel mülkiyet arazilerinde acele kamulaştırmanın önü açılırken, süreçlerin daha bütüncül ilerlemesi mümkün hale geliyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji gelişimine bakıldığında, 2005 yılında 19 MW olan rüzgar kurulu gücünün bugün 15.000 MW seviyesine ulaştığı görülüyor. Önümüzdeki 3–4 yıl içinde ise yaklaşık 26.000 MW’lık yeni kapasitenin izin süreçlerinden geçmesi gerekiyor. Bu tablo, süreçlerin hızlandırılmasını sektör açısından kritik bir başlık haline getiriyor. “MEVCUT YAPIYLA BU HEDEFLERE ULAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL” Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreçlerin hızlandırılmasının sektörün büyüme ivmesi açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin önünde çok ciddi bir kapasite artışı hedefi var. Önümüzdeki 3–4 yıl içinde yaklaşık 26.000 MW’lık yeni kapasitenin izin süreçlerinden geçmesi gerekiyor. Bu da mevcut yapıyla ilerlemenin mümkün olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarında en büyük darboğazlardan biri, izin süreçlerinin uzunluğu ve kurumlar arası parçalı yapıydı. Yeni düzenlemelerle birlikte bu süreçlerin eş zamanlı ilerleyebilmesi mümkün hale geliyor. Bu da proje geliştirme süresini kısaltarak yatırımların sahaya daha hızlı yansımasını sağlayacaktır. Süreçlerin kısalması yalnızca operasyonel bir kazanım değil; aynı zamanda finansman açısından da kritik bir güven unsurudur. Yatırımın ne zaman devreye alınacağının öngörülebilir olması, yatırımcı kararlarını doğrudan hızlandırır. Bu gelişmelerin hem yerli hem de uluslararası yatırımcı ilgisini artırmasını bekliyoruz.” YENİ NESİL YATIRIMLAR İÇİN ZEMİN GÜÇLENİYOR Düzenlemelerin özellikle depolamalı rüzgar ve güneş projeleri başta olmak üzere yeni nesil yatırımların önünü açması bekleniyor. Geçmişte 4–5 yıla kadar uzayabilen devreye alma sürelerinin önemli ölçüde kısalmasıyla birlikte, Türkiye’nin enerji dönüşümünde daha rekabetçi bir konuma gelmesi öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Q-Gen Hackathon Başvuruları Başladı Haber

Q-Gen Hackathon Başvuruları Başladı

“Keşfet, kodla, dönüştür” temasıyla hayata geçirilen program, katılımcılara yalnızca fikir üretme değil, geleceğin teknolojilerine yön veren projeler geliştirme fırsatı sunuyor. Doğuş Teknoloji, geleceğin dönüştürücü teknolojileri arasında öne çıkan kuantum bilişim alanında genç yetenekleri bir araya getirecek Q-Gen Hackathon’u hayata geçiriyor. Üniversite öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri ve son iki yıl içinde mezun olmuş genç profesyonellerin katılımına açık olarak kurgulanan program, katılımcıları yalnızca bir yarışmaya değil; gerçek dünya problemlerine kuantum bakış açısıyla çözüm üretmeye dayalı çok katmanlı bir gelişim deneyimine davet ediyor. “Keşfet, kodla, dönüştür” temasıyla hayata geçirilen Q-Gen Hackathon, gençlerin teknolojiyle yalnızca etkileşim kuran değil; onu tasarlayan, geliştiren ve dönüştüren tarafta yer almasını amaçlıyor. Kuantum bilişim alanında ön deneyim şartı aramayan program, farklı disiplinlerden katılımcıları bir araya getirerek problem çözme, yaratıcı düşünme, ekip çalışması ve hızlı prototipleme becerilerini de destekliyor. Katılımcılar, projelerini geliştirirken teknik becerilerinin yanında insan odaklı etki, sürdürülebilirlik ve uygulanabilirlik gibi unsurları da dikkate alacak. Kuantum Teknolojilerinde Uygulamalı Deneyim ve Gelişim Fırsatı Q-Gen Hackathon, katılımcılara başvuru sürecinden final sunumuna kadar uzanan uçtan uca tasarlanmış hibrit bir deneyim sunuyor. Başvuru sürecinin ardından seçilen adaylar, online açılış toplantısıyla programa dahil olduktan sonra hazırlık döneminde projelerini geliştirmeye başlayacak. Belirlenen problem alanlarında çalışan ekipler, bu süreçte alanında uzman mentorların desteğiyle yenilikçi çözümler geliştirirken hem teknik bilgi ve deneyimlerini derinleştirme hem de proje geliştirme pratiği kazanma fırsatı bulacak. Programın final aşamasında ise ekipler, projelerini yüz yüze gerçekleştirilecek etkinlikte sektör profesyonellerinden oluşan jüriye sunarak çalışmalarını görünür kılma imkânı elde edecek. Q-Gen Hackathon, bir yarışmanın ötesinde; mentorluk, profesyonel ağlara erişim, staj ve kariyer fırsatlarıyla katılımcılara kuantum bilişim gibi hızla gelişen bir alanda erken dönem deneyim kazandırmayı hedefliyor. Q-Gen Hackathon için başvurular 19 Nisan’a kadar Doğuş Teknoloji web sitesi üzerinden (www.d-teknoloji.com.tr/tr/q-genhackathon) devam edecek. Başvuruların tamamlanmasının ardından yapılacak değerlendirme süreciyle finalist ekipler belirlenecek ve katılımcılarla iletişime geçilecek. Program, 27 Nisan’da gerçekleştirilecek online açılış buluşmasıyla başlayacak. Hazırlık sürecinde geliştirilen projeler, 29 Nisan’da düzenlenecek final etkinliğinde jüriye sunulacak. Başarılı bulunan ekipler ise ödüller, mentorluk destekleri ve kariyer fırsatlarıyla desteklenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.