Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Proje Geliştirme

Kapsül Haber Ajansı - Proje Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proje Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Üretim’den Geleceğin Kadın Liderlerine Güçlü Destek Haber

Enerjisa Üretim’den Geleceğin Kadın Liderlerine Güçlü Destek

Enerjisa Üretim, genç kadınları geleceğin iş dünyasına güçlü, özgüvenli ve donanımlı bireyler olarak hazırlayan Womentum programıyla etki alanını her geçen yıl daha da genişletiyor. İlk kez 2022 yılında hayata geçirilen ve Nisan ayında beşinci dönemine başlayacak program; üniversitelerin 3. ve 4. sınıflarında veya meslek yüksekokullarının son sınıfında öğrenim gören kadın öğrencilere, kariyer yolculuklarında fark yaratan güçlü bir sıçrama zemini sunuyor. Büyüyen Etki, Güçlenen Platform Enerjisa Üretim’in ana partnerliğinin yanı sıra, imeceLAB yürütücülüğünde ve akademik paydaşların katkısıyla ilerletilen Womentum, her geçen yıl artan öğrenci ilgisi ve büyüyen etkisiyle bu iş birliklerinin sonucunu güçlü verilerle ortaya koyuyor. Programın son döneminde Türkiye’nin 71 ilinden 4 bin 600’ün üzerinde başvuru alınırken, programın başlangıcından bu yana toplam başvuru sayısı 12 bini aştı. Programın son döneminde, 65 farklı ilden 2 bin 300’den fazla kadın öğrencinin kabul edildiği Womentum’da bugüne kadar toplam 7 bin 500’e yakın katılımcıya ulaşıldı. Bu tablo, Womentum’un genç kadınların kariyer yolculuğunda giderek daha güçlü bir etki platformuna dönüştüğünü net biçimde ortaya koyuyor. Akademi Programı ile Kapsamlı Gelişim Şubat ayında başlayan başvuru süreci 15 Mart 2026’ya kadar devam edecek. Womentum’un yeni dönemi ise 1 Nisan’da gerçekleştirilecek oryantasyon buluşmasıyla kapılarını açacak. Altı hafta boyunca tamamen çevrim içi platformda hayata geçirilecek program, genç kadınların kariyer yolculuklarında ihtiyaç duyacakları kritik yetkinlikleri kazanmaları için titizlikle tasarlanmış güçlü bir gelişim deneyimi sunuyor. Kurgulanan Akademi Programı kapsamında katılımcılar; kişisel gelişimden kariyer stratejilerine, sürdürülebilirlik perspektifinden enerji sektörünün dönüşen dinamiklerine ve teknoloji yetkinliklerine uzanan geniş ve güncel bir içerikle buluşacak. Haftada iki gün gerçekleştirilecek canlı eğitimler, esnek öğrenme yaklaşımıyla kayıt altına alınarak katılımcıların diledikleri zaman erişimine de açılacak. Program boyunca yüksek katılım ve performans gösteren öğrenciler ise eğitimlerin ardından mülakat sürecine dahil edilecek. Böylece Womentum, öğrenmeden kariyere uzanan somut bir köprü kurmaya devam edecek. Atölye ve Mesele Süreci ile Uygulamalı Deneyim Akademi aşamasını tamamlayan katılımcılar için programın ikinci fazı olan Atölye ve Mesele Süreci devreye girecek. 20 Haziran’da başlaması planlanan ve beş hafta sürecek bu uygulama odaklı fazda öğrenciler, Tasarım Odaklı Düşünme metodolojisiyle gerçek problem alanlarına çözüm üretme deneyimi yaşayacak. Belirlenen “mesele” başlıkları etrafında yürütülecek proje geliştirme süreci, atölye çıktılarıyla beslenen bütüncül bir öğrenme akışı sunarak katılımcıların ekip çalışması, yenilikçi düşünme ve problem çözme yetkinliklerini pratikte geliştirmelerine imkân tanıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak Haber

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak

Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uçuş Güvenliğini Yapay Zeka ile Yeniden Tanımlayacak Gençler Aranıyor Haber

Uçuş Güvenliğini Yapay Zeka ile Yeniden Tanımlayacak Gençler Aranıyor

Yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretimi, Türkiye’nin teknolojik geleceği ve küresel rekabet gücü açısından kritik bir rol oynarken, yarışma da havacılık sektöründe karşılaşılan sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretilmesini hedefliyor. Son başvuru tarihi 20 Şubat olan yarışma, bu alanda yetkin insan kaynağı yetiştirmeyi, bilgi birikimini artırmayı ve Türkiye’nin havacılık ile ileri teknoloji alanındaki bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Yapay zeka ile daha güvenli ve akıllı uçuşlar Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, uçan araçların çevresel farkındalığını artıran ve operasyonel güvenliğini güçlendiren yapay zeka tabanlı algoritmaların geliştirilmesine odaklanıyor. Bu kapsamda hava araçlarının kamera ve sensör verilerini işleyerek çevresini algılayabilmesi, otonom ve güvenli uçuş gerçekleştirebilmesi ve olası arıza durumlarını önceden tespit ederek önleyebilmesi hedefleniyor. Yarışma, katılımcılara bu yetkinlikleri kazandıracak akıllı sistemler geliştirmeleri için hem rekabetçi hem de öğretici bir ortam sunuyor. Gerçekçi havacılık senaryolarına dayalı üç temel görev Yarışma; hava araçlarının çevresini algılayabilmesi, GPS gibi konumlandırma sistemlerinin devre dışı kaldığı durumlarda güvenli şekilde konum kestirimi yapabilmesi ve yarışma esnasında anlık olarak tanımlanan referans objeleri görsel veri üzerinden tespit edebilmesini amaçlayan üç temel görevden oluşuyor. Takımlar; insan, taşıt ve iniş alanlarının tespitiyle çevresel farkındalık sağlayan sistemler geliştirirken, görsel veriye dayalı pozisyon kestirimi ve yarışma sırasında paylaşılan dinamik referans nesneleri video kareleri içerisinde tespit ederek konumlarını belirleyebilen yapay zeka algoritmalarını gerçekçi havacılık senaryoları altında test etme fırsatı buluyor. Yarışmaya, Türkiye’de ve yurt dışında öğrenim gören lise ve üniversite öğrencileri ile mezunlar takım halinde katılabiliyor. Ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencileri de başvuru yapabiliyor. Takımlar en az 2, en fazla 5 kişiden oluşuyor. Bu yapı, farklı disiplinlerden gelen gençlerin birlikte çalışarak çok yönlü çözümler geliştirmesine olanak tanıyor. Büyük ödüller gençleri bekliyor! Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması’nda dereceye giren takımlar birincilik ödülü 250 bin TL, ikincilik ödülü 225 bin TL ve üçüncülük ödülü ise 200 bin TL alacak. Yarışma, sunduğu ödüllerin yanı sıra gençlerin ileri teknoloji alanlarında deneyim kazanmasını, proje geliştirme kültürü edinmesini ve havacılıkta yapay zeka uygulamalarına yönelik derinlemesine bilgi sahibi olmasını da destekliyor. TEKNOFEST’in heyecan dolu atmosferinde yer almak, yapay zekâ ve havacılık alanında geleceğin teknolojilerini geliştirmek isteyen tüm gençler için başvurular 20 Şubat’ta sona eriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım Haber

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım

Sanko Holding’in çimento ve beton sektöründe faaliyet gösteren şirketi Çimko, UNICEF’in yürüttüğü MakerUp Programı’na vereceği destek ile Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital becerilerini güçlendirmeye yönelik üç yıllık bir sosyal fayda çalışmasını hayata geçiriyor. Çimko’nun bölgenin geleceğine yaptığı stratejik bir yatırım niteliğindeki program, 7–14 yaş arasındaki çocukların teknolojiyle üretme, düşünme ve problem çözme yetkinliklerini geliştirmeyi, dijital çağın sunduğu fırsatlara daha eşit koşullarda erişebilmelerini amaçlıyor. MakerUp Programı, çocukların teknolojiyi tüketen değil üreten bireyler olarak gelişmelerini desteklemek üzere robotik uygulamalar, kodlama egzersizleri, 3D modelleme ve IoT alanlarında eğitimler sunuyor. Program kapsamında çocuklar mantıksal düşünme, problem çözme, iş birliği yapma ve proje geliştirme gibi beceriler kazanarak dijital dünyanın gerektirdiği yetkinlikleri edinme fırsatı buluyor. Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, programın uzun vadeli bir sosyal yatırım niteliği taşıdığını altını çizerek; “MakerUp Programı çocukların teknolojiyle yalnızca tanışmasını değil; düşünmesini, üretmesini ve özgüvenle kendi yolunu çizebilmesini destekliyor. UNICEF’in sahadaki uzmanlığı ve yaygın uygulama kapasitesiyle yürütülen iş birliği kapsamında, yalnızca teknoloji öğretmiyoruz; çocukların hayal kurma, üretme ve kendine güvenme becerilerini de destekliyoruz. Amacımız Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital dünyaya eşit fırsatlarla katılabilmelerini sağlamak. Çocukların bugünden geliştirdikleri üretkenlik ve merak duygusunun yarının yenilikçi çözümlerine dönüşeceğine inanıyoruz. Üç yıl sürmesini planladığımız MakerUp programı ile her yıl 5 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi konuşmasında şunları ifade etti: “Özel sektör ile yürütülen ortaklıklar, çocuklar için daha aydınlık bir gelecek inşa etmenin en temel unsurlarından biridir. ÇİMKO ile yürüttüğümüz iş birliği, bilgi birikimimizi, güçlü yönlerimizi ve kaynaklarımızı bir araya getirerek çocuklar ve içinde yaşadıkları toplum için kalıcı ve anlamlı bir fark yaratabileceğimizi gösteriyor. Bu ortaklık, çocukların, yaşamlarının ileriki evreleri için gereken beceri ve fırsatlara erişimlerinin güçlendirilmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.” Türkiye Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Ekşi, programın sahadaki uygulama ortağı olarak TKV'nin rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Maker sınıfları, çocukların yalnızca teknolojiyle tanışmasını değil; güvenli bir ortamda denemeye, üretmeye ve kendi çözümlerini geliştirmeye teşvik edilmesini hedefliyor. Bu tür yapılandırılmış alanlar, çocuklar için hem öğrenme hem de koruma işlevi görüyor. Her çocuğun, nerede yaşarsa yaşasın, güvenli öğrenme alanlarına ve geleceğini şekillendirebileceği fırsatlara erişme hakkı olduğuna inanıyoruz." İş birliği kapsamında Gaziantep Gençlik Merkezi ve Adıyaman Dr. Şerif Ayaz Kültür ve Eğitim Merkezi içinde tamamen donanımlı Maker sınıfları kuruldu. Bilgisayarlar, kodlama kitleri, sensörler, motor setleri, lego eğitim materyalleri ve 3D yazıcılardan oluşan altyapı, çocuklara sistemli ve güvenli bir öğrenme ortamı sağlıyor. Bu sınıflar, bölgenin uzun vadeli eğitim kapasitesini güçlendiren kalıcı bir yatırım niteliği de taşıyor. Program, şehir merkezleriyle sınırlı kalmayarak Gezici Maker Aracı ile Gaziantep başta olmak üzere Adıyaman, Kahramanmaraş, Kilis, Şanlıurfa ve Mardin gibi kırsal bölgelere de ulaşıyor. Bu model, teknolojiye erişimi sınırlı olan çocuklara fırsat eşitliği sağlayarak bölgedeki çocukların dijital gelişimleri önündeki engelleri azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aydem Perakende ve Gediz Perakende Yenilikçi Fikirler Kampı’nda Yarının Teknolojilerini Buluşturdu Haber

Aydem Perakende ve Gediz Perakende Yenilikçi Fikirler Kampı’nda Yarının Teknolojilerini Buluşturdu

Gençlerin teknoloji ve enerji alanındaki yaratıcı fikirlerini desteklemek ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen Yenilikçi Fikirler Kampı'na, Türkiye genelinde 11 üniversiteden 69 proje başvurdu. Ön değerlendirmelerin ardından seçilen projeler, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Teknokent’te gerçekleştirilen proje geliştirme sürecinde mentörlük desteği aldı. Sürecin sonunda finale kalan 11 proje, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Prof. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi’nde düzenlenen final etkinliğinde jüri karşısına çıktı ve en başarılı ilk 3 proje ödüllendirildi. Etkinlik kapsamında Manisa Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Demir, Aydem Enerji Perakende Grubu Satış Direktörü Sarper Saraçoğlu ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Çetin de ilham veren konuşmalarıyla gençleri destekledi. Aydem Enerji Perakende Grubu Satış Direktörü Sarper Saraçoğlu, gençlerin geliştirdiği projelerin sektörün geleceği adına büyük bir değer taşıdığını belirterek, “Enerji sektöründe sürdürülebilir bir dönüşüm yaratmak, gençlerin cesur fikirleriyle mümkün. Yenilikçi Fikirler Kampı, bu potansiyeli ortaya çıkaran bir platform. Bugün burada gördüğümüz her proje, yarının enerji teknolojilerinin temelini oluşturabilecek güçte. Gençleri desteklemeye ve onların fikirlerine alan açmaya devam edeceğiz” dedi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Çetin de program sayesinde öğrencilerin teknik bilgilerinin yanı sıra merak, araştırma ve iş birliği becerilerinin de güçlendiğini vurgulayarak, “Üniversite-sanayi iş birlikleri Türkiye’nin bilim ve teknoloji kapasitesini artırmakta kritik bir rol üstleniyor. Üretilen her yeni fikir geleceğe yapılan bir yatırım. Öğrenciler bu programlarla sorunları bütüncül bir bakış açısıyla ele almayı, çözümleri farklı disiplinlerle ilişkilendirmeyi ve gerçek hayattaki karşılığını sorgulamayı da öğreniyor. Tüm ekipleri tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu. Elektrikli araç şarj alanlarından biyogaz üretimine en iyi projeler Birincilik ödülünü Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Otto-ID Takımı, elektrikli araç şarj alanlarının daha düzenli ve erişilebilir kullanılmasını amaçlayan çözüm önerisiyle kazandı. İkincilik ödülüne Pamukkale Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Rota Metan Takımı layık görüldü. Takım, biyogaz üretim süreçlerinin daha verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesine odaklanan projeleriyle ödülü kucakladı. Üçüncülük ödülü ise Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden TeknoTeam ekibinin oldu. Takım, kaynak verimliliğini artırmaya ve süreçlerin daha etkin yönetilmesine yönelik geliştirdiği yeni nesil sistem yaklaşımıyla beğeni topladı.

Folkart’tan Sektöre Diyalog Odaklı Yeni Adım Haber

Folkart’tan Sektöre Diyalog Odaklı Yeni Adım

Lansman odaklı tanıtımların ötesine geçen bu yeni platform, geliştirici ile sahadaki profesyonelleri aynı zeminde buluşturarak sektörel diyaloğu güçlendirmeyi hedefliyor. Metin Sancak’ın ev sahipliğinde başlayan buluşmalar, sektör için örnek bir etkileşim modeli sunuyor. İzmir ve Türkiye’nin markalı konut sektöründe öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart, gayrimenkul sektöründeki güncel gelişmeleri birlikte değerlendirmek, sektör profesyonelleri arasında “ortak akıl” kültürünü güçlendirmek ve Folkart ile emlak profesyonelleri arasında uzun vadeli ve karşılıklı değer üreten iş birlikleri oluşturmak amacıyla, emlak profesyonellerini bir araya getiren “Folkart Gayrimenkul Buluşmaları”nı başlattı. Folkart Orion Deneyim Ofisi’nde gerçekleştirilen ilk toplantıya Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak, Folkart Satış Koordinatörü Gökhan Ötenbülbül konuşmacı olarak katıldı. Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, bu yeni adımı atmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, Gayrimenkul Buluşmalarının temel amacının; saha deneyimi güçlü emlak profesyonelleri ile Folkart’ın proje geliştirme ve markalı konut alanındaki birikimini aynı zeminde buluşturmak olduğunu ifade etti. Sancak, sürdürülebilir ve düzenli şekilde devam edecek toplantıların, Folkart ile emlak profesyonelleri arasında uzun vadeli ve karşılıklı değer üreten yeni iş birliği modellerinin gelişmesine zemin hazırlayacağını söyledi. Sancak, Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nın etkin ve verimli olması amacıyla gruplar halinde sürdürüleceğinin altını çizdi. Emlak Profesyonelleri Buluşmalardan Memnun Folkart’ı “Hayat buna değer” vizyonuyla 20 yıl önce sektörün lideri olma hedefiyle kurduklarını hatırlatan Metin Sancak, amaçlarının yeni iş birliği modelleri geliştirmek, şirketlerinin tecrübelerini sektöre yansıtmak ve paydaşları olarak gördükleri emlak profesyonellerinin görüşlerini almak olduğunu vurguladı. Her yeni projede nitelik ve estetik anlayışını ileriye taşımayı hedeflediklerini belirten Sancak, bu buluşmalar zincirini de aynı yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Toplantıya katılan emlak profesyonelleri ise, bu buluşmaların kendileri açısından yalnızca proje tanıtımı değil; piyasa dinamiklerini doğrudan geliştiriciyle birlikte değerlendirme, sahadan gelen deneyimleri paylaşma ve daha sağlıklı iş birlikleri geliştirme imkânı sunduğunu ifade ederek buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sektörde Sinerji Yaratacak Bir Anlayış Metin Sancak, sürdürülebilir biçimde bir araya gelmenin, geliştirici ile sahadaki emlak profesyonelleri arasında yalnızca yeni iş birlikleri değil, aynı zamanda güvene dayalı bir etkileşim zemini oluşturacağına işaret ederek, bunun gayrimenkul sektörüne uzun vadeli ve olumlu bir katkı sunacağını söyledi. Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nı bir proje lansmanı olarak değil; sektörün içinden geçtiği dönemi, piyasa dinamiklerini ve beklentileri birlikte değerlendirmeye imkân tanıyan bir diyalog platformu olarak konumladıklarını ifade eden Sancak, bu yaklaşımın bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirerek sektörde daha sağlıklı bir ortak akıl oluşmasına katkı sağlayacağını vurguladı. İş birliklerini artırmanın ve karşılıklı tecrübe aktarımının bugün her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çeken Sancak, bu buluşmalarla kısa vadeli hedeflerin ötesine geçen, uzun vadeli değer üretimini önceleyen bir anlayışı benimsediklerini kaydetti. Konuşmasının devamında emlak sektörüne ilişkin değerlendirmelerini veriler ışığında paylaşan Sancak, Folkart’ın İzmir gündemindeki projeleri hakkında da emlak profesyonellerini bilgilendirdi. Toplantıya katılan emlak profesyonelleri ise, bu yaklaşımın sektörel etkileşimi güçlendirdiğini ve örnek bir buluşma modeli sunduğunu ifade etti. Toplantı “Orion Deneyim Ofisi”nde Gerçekleşti Folkart’ın ilk Gayrimenkul Buluşmaları toplantısı, şirketin Orion Deneyim Ofisi’nde gerçekleştirildi. Modern yaşamın tüm olanaklarına sahip Folkart Orion Projesi, İzmir’in tam kalbinde yeni bir yaşam merkezi yaratmayı hedefliyor. İzmir Körfezi manzaralı projenin bütünü; kulvarında İzmir’in en büyüğü, Türkiye’nin ise en iddialı projelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Orion Projesi’nin sınırları içinde; farklı büyüklüklerde yaklaşık 1.200 konut, Medical Park Hastanesi, beş yıldızlı bir otel, modern bir ofis kulesi, geniş ticari alanlar ve sanatsal simgeler yer alacak.

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı Haber

Beykoz Kundura ve Institut Français Ortaklığında İstanbul CinéCollective Başvuruları Başladı

İstanbul CinéCollective, ilk ya da ikinci uzun metrajlı kurmaca, belgesel veya hibrit film projelerini geliştiren sinemacılar için açık çağrısını duyurdu. Institut Français ve Beykoz Kundura ortaklığıyla hayata geçirilen uluslararası konuk sanatçı programı ve atölye çalışması, 2026 edisyonunda İstanbul Film Festivali ve Köprüde Buluşmalar iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Türkiye’den ve komşu ülkelerden yükselen sinemacıları Fransa’dan ve bölgeden önemli sinema profesyonelleriyle bir araya getiren İstanbul CinéCollective, proje geliştirme süreçlerini derinleştirmeyi ve bölgesel ölçekte iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Katılımcılar; birebir mentorluklar, grup çalışmaları ve kolektif değerlendirme oturumları aracılığıyla projelerinin sanatsal ve yapım aşamalarını geliştirme imkânı bulurken, ortak yapım ve uzun vadeli iş birlikleri için de yeni bağlar kuruyor. Geleneksel atölye yapılarının ötesine geçen İstanbul CinéCollective, katılımcılar arasında bir topluluk oluşturmayı ve paylaşım odaklı bir üretim ortamı yaratmayı merkezine alıyor. Fikirlerin birlikte tartışıldığı ve zenginleştirildiği bu süreç, farklı ülkelerden sinemacılar arasında kalıcı ilişkilerin kurulmasını destekliyor. Program kapsamında belgesel ve kurmaca projeler için iki ayrı çalışma grubu oluşturulurken, tanınmış yönetmenlerin katılımıyla gerçekleşecek ustalık sınıfları (masterclass) tüm katılımcılara açık olarak planlanıyor. Ayrıca, anlatı kalıplarının ötesine geçen hibrit projelere özel bir önem veriliyor. Program Neler Sunuyor? Nisan 2026’da Beykoz Kundura’da gerçekleştirilecek bir haftalık kapasite geliştirme programı; proje yazımı, sunum (pitching) materyalleri ve sektörle buluşma süreçlerine odaklanan atölyeler, söyleşiler ve uluslararası paylaşımlar içeriyor. Katılımcılar ayrıca İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Köprüde Buluşmalar’a davet edilerek, bölgesel ve uluslararası karar vericilerle doğrudan temas kurma fırsatı yakalıyor. Kimler Başvurabilir? İstanbul CinéCollective; belgesel, kurmaca veya hibrit alanda üretim yapan, yaratıcı yöntemlerini derinleştirmek isteyen sinemacılara açık. Açık çağrı kapsamında katılımcılar; projelerin sanatsal niteliği, bölgesel gelişim potansiyeli ve sinemacıların programa olan motivasyonları doğrultusunda belirlenecek. Program; Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, İran ve Türkiye vatandaşı sinemacıların başvurularına açık. Program Bilgileri Tarih: 8–13 Nisan 2026 Mekân: Beykoz Kundura, İstanbul Kategori: Belgesel / Kurmaca / Hibrit Film Önemli Tarihler Başvuru Dönemi: 15 Aralık – 17 Şubat Seçilen Projelerin Açıklanması: 24 Şubat Konuk Sanatçı Programı: 8–13 Nisan 2026 Katılım ücretsiz olup; konaklama, atölye programı ve program süresince ulaşım masrafları İstanbul CinéCollective tarafından karşılanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Yazılımcılardan Nilüfer’e Dijital Çözümler Haber

Genç Yazılımcılardan Nilüfer’e Dijital Çözümler

Nilüfer Belediyesi, kentin teknolojik altyapısını güçlendirmek ve genç yetenekleri dijital süreçlere dahil etmek amacıyla başlattığı “Yazılım Kampları” projesine geniş katılımlı bir etkinlikle start verdi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Yapay Zeka Topluluğu iş birliğiyle gerçekleştirilen “Nilüfer Yapay Zeka Hackathonu”, yaklaşık 40 genç yazılımcının katılımıyla Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleşti. İki ana kategoride ter döken genç mühendis ve yazılımcı adayları, belediyecilikte verimliliği artıracak inovatif çözümler üretti. Ekipler; çöp toplama araçlarının rotalarını optimize ederek yakıt tasarrufu sağlayacak algoritmalar; kütüphane, spor salonu ve etüt merkezi gibi sosyal alanların anlık doluluk oranlarını vatandaşlara sunacak sistemler üzerine yoğunlaştı. Bir tam günlük yoğun çalışmanın ardından katılımcılar, ortaya çıkardıkları projeleri jüriye sundu. Nilüfer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Necat Vatansever, Bize Proje Geliştirme A.Ş. I.T. Müdürü Ayhan Mutlu ve Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murtaza Cicioğlu’ndan oluşan jüri projeleri; uygulanabilirlik, teknik yetkinlik ve yaratıcılık gibi kriterler üzerinden inceledi. Yapılan değerlendirmelerin ardından en başarılı görülenler için ödül töreni düzenlendi. Ödül törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, meclis üyeleri Furkan Yavuz ve İrfan Özer de katıldı. FİKİRLER ÇÖZÜME DÖNÜŞTÜ Ödül töreni öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 24 saat önce burada bir çağrıyla başladıklarını hatırlatarak, bugün fikirlerin koda, kodun çözüme dönüştüğü çok kıymetli bir süreci birlikte tamamladıklarını kaydetti. Etkinliğin Nilüfer’de gençlerin bilgisi, enerjisi ve üretme isteğini açık şekilde gösterdiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, bu gücün, kentin gerçek ihtiyaçlarıyla buluştuğunda ortaya çok anlamlı işlerin çıktığını vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Çöp toplama rotalarından doluluk takibine, verimlilikten vatandaş deneyimine kadar Nilüfer Belediyesi’nin hizmet alanlarına doğrudan dokunan çalışır prototipler, somut fikirler ve güçlü ekipler gördük. Bizim için en kıymetli kazanım da tam olarak bu” diye konuştu. İLK ADIMLARI ATIYORUZ Bu etkinliğin Nilüfer’de başlatmak istedikleri yazılım kampları ve yapay zeka temelli üretim ekosisteminin ilk adımlarından biri olduğunu aktaran Başkan Şadi Özdemir, “Buradan çıkan her fikir, her ekip ve her çözüm önerisi; önümüzdeki dönemde birlikte çalışabileceğimiz bir proje havuzunun parçası olacak. Şunu özellikle vurgulamak isterim: Nilüfer Belediyesi olarak, gençlerin ürettiği fikirlere kulak veren, kamu yararını teknolojiyle buluşturan ve bu süreci sürdürülebilir kılan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz” dedi. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Konuşmanın ardından ödül törenine geçildi. Organizasyonda 161 puan alarak birinciliği elde eden Yusuf Terzi ve Metin Torun’dan oluşan Selt Code isimli takım Başkan Şadi Özdemir’den ödüllerini aldı. 158 puanla ikinci olan Furkan Demir, Alpay Doğanay ve Muhammed Emin Sonlu’dan oluşan 3DAİ takımı ikincilik ödülünü Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Furkan Yavuz’dan alırken; 128 puanla üçüncü olan Enes Altunbaş, Oğuzhan Hekimoğlu ve Ravan Novruzov’dan oluşan Revive ekibi ödülünü Nilüfer Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü Mesut Solaklar’dan aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEO ve GE Vernova’dan 110 MW Öz Tüketim GES Projesine Finansman Destekli İş Birliği Haber

YEO ve GE Vernova’dan 110 MW Öz Tüketim GES Projesine Finansman Destekli İş Birliği

YEO, 110 MW Öz Tüketim Güneş Enerjisi Santrali Projesi kapsamında GE Vernova ile finansmanlı ekipman tedarik sözleşmesi kapsamında iş birliği anlaşmamızı imzaladı. Konuyla ilgili olarak YEO'nun sosyal medya hesabından şu ifadelere yer verildi: "110 MW Öz Tüketim Güneş Enerjisi Santrali Projesi kapsamında GE Vernova ile, finansmanlı ekipman tedarik sözleşmesi kapsamında iş birliği anlaşmamızı imzaladık. İmzalanan bu sözleşme ile GE Vernova ile ortaklaşa geliştirilen finansal çözüm üzerinden, yurtiçindeki bir müşterimize ait güneş santralinin finansmanı için CESCE (İspanyol İhracat Kredi Ajansı) aracılığıyla, müşterimize uygun faiz oranları ile uzun vadeli kredi sağlanacaktır. Firmamız ve GE Vernova tarafından sunulan bu çözüme bağlı olarak müşterimizle olan 66.000.000 USD+KDV sözleşme bedeli 7.848.684 USD+KDV artırılmış ve toplam sözleşme bedeli 73.848.684 USD+KDV olmuştur. Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 5.1.h maddesi kapsamındaki projemizde proje geliştirme dahil anahtar teslim sözleşme kapsamında tesislerin inşa edileceği arazilerin bulunması, kullanım haklarının alınması, çağrı mektuplarının alınması, ÇED raporlarının hazırlanması, imar süreçlerinin takibi, yapı ruhsatlarının alınması, izin ve ruhsatlarının alınması, güneş santralinin inşası, yüksek gerilim trafo merkezi ve enerji iletim hatlarının yapımı işlerine ek olarak finansal çözümü de müşterimize sunmaktayız.n yapımı işlerine ek olarak finansal çözümü de müşterimize sunmaktayız."

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.