Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Propolis

Kapsül Haber Ajansı - Propolis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Propolis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB'den Arıcılığa Bilimsel Destek Haber

ABB'den Arıcılığa Bilimsel Destek

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) üretimin devamlılığını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını esas alan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı ATA Çiftliği’nde (BAKAP) faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi’nde 2026 yılının ilk bal hasadı gerçekleştirildi. Bal üretiminin yanı sıra bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve teknik rehberlik çalışmalarıyla Ankara’da arıcılığın gelişimine katkı sunan merkezde gerçekleştirilen bal hasadının en önemli özelliği ise balın saf Anadolu ırkı arısı tarafından üretilmesi ve tek bir bitkiden alınmış olması olarak öne çıkıyor. Böylelikle hem bal üretimi sağlanıyor hem de saf Anadolu arısının gen kaynakları korunuyor. “ARI, TARIMSAL ÜRETİMİN VE BİYOÇEŞİTLİLİĞİNİN KORUNMASI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” Hasadı yapılan ballardan bir tanesinin monoflora yani tek bir bitkiden alınan özel bir bal çeşidi olduğunu belirten ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 2026 yılının ilk bal hasadını yapmanın mutluluğu yaşadıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Burada, 50 kovanla başladığımız yolculuğumuz şu an 150 koliniye kadar çıktı. Kullandığımız arı, saf Anadolu ırkı arısıdır. Burada yaptığımız çalışmalardan bir tanesi mevcut kullanmış olduğumuz Anadolu ırkının genetik özelliklerini korumak. Çıkarttığımız ve larva transferi yaptığımız kovanda elimizdeki mevcut arılardan genetik olarak ilerlemeyi sağlayacak en iyi şartlara sahip ana arıları seçip tekrar kolonimizin içerisinde kullanıyoruz. Böylece elimizdeki kolonilerin genetik olarak ilerlemesini, verimini ve gen kaynaklarının korunmasını en iyi şekilde sağlamaya çalışıyoruz. Yani hem bal üretirken gen kaynaklarını koruyoruz. Ayrıca merkezde, balın yanı sıra yan ürünler denilen apiterapi ürünleri denilen propolis, perga, arı zehri gibi ürünleri de üreterek ve bunları da uygulamalı eğitimlerle çiftçiye anlatıyoruz.” İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Tüzün, saf Anadolu bal arısının bulunduğu coğrafyaya yüksek uyum kabiliyeti sayesinde sürdürülebilir üretimin en önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyerek “Özellikle yaşadığımız bu iklimdeki anomali değişiklikte arıcıların mutlak surette aktif olarak bulunması lazım. Arı, tarımsal üretimin ve biyoçeşitliliğin korunması için çok önemli. Bu iklim değişikliğinde mevcut Anadolu ırkıyla biz uyum sağlamış durumdayız ve biyolojik gen kaynaklarımızı korumak için de en önemli enstrüman olarak kullanıyoruz” dedi. UYSAL: “ANKARA’DA İLK DEFA YAPILAN BİR ÇALIŞMA” ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, Merkez’de yalnızca bal üretiminin yapılmadığını, elde edilen sonuçların arıcılık dergisiyle, üniversitelerle ve üreticilerle paylaşılacağına değinerek şunları ifade etti: “2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirdik. 2025 yılı sonbahar koloni yönetimi ve 2026 yılı bahar koloni yönetiminden sonra uyguladığımız teknikler sonucunda ne kadar bal elde ettiğimizi ortaya koyacağız. Bu bizim yaptığımız uygulamaların doğruluğunun ne kadar yerinde olduğunu gösteren bir üretim sezonu olacak. Esas amaç burada doğru tekniklerle, üretilen balda, polenlerde üniversitelerle iş birliği yapılarak analizlerin gerçekleştirilmesi ve saf Anadolu ırkının Ankara şartlarında hangi derecede bal ürettiğini kanıtlamak. Aynı zamanda bu üretim merkezimizin amacı yerinde uygulamaları çiftçilere eğitimler vererek onların da bizlerin yaşadığı tecrübeleri yerinde görerek, arıcılıkta daha üst seviyelere gitmelerini sağlamak olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fonksiyonel Pastilde Doğal Güç: Arı Ürünleri Fark Yaratıyor Haber

Fonksiyonel Pastilde Doğal Güç: Arı Ürünleri Fark Yaratıyor

Balparmak, fonksiyonel gıda alanındaki bilimsel çalışmalarını uluslararası platformlarda paylaşmayı sürdürüyor. Bu yıl ikincisi, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda İnovasyonu ve Sürdürülebilirliği Kongresi’nde (IFIS 2026) doğal içerikli fonksiyonel pastil formülasyonlarına yönelik araştırma sonuçlarını bilim dünyasıyla paylaştı. Balparmak Ür-Ge Müdürü Gizem Mergen Duymaz, "Bal, Propolis ve Bitkisel İçeriklerle Zenginleştirilmiş Fonksiyonel Pastillerin Duyusal Özellikleri, Fenolik İçeriği ve Antibakteriyel Etkisi" başlıklı sunumunda fonksiyonel pastillerin bilimsel özelliklerini kongre katılımcılarıyla paylaştı. Fonksiyonel gıda alanına bilimsel katkı Fonksiyonel Gıdalar ve Gıda Kalite Özellikleri oturumunda sunulan araştırmada, Apitera Karamürverli ve Apitera Turplu pastillerin duyusal özellikleri, fenolik madde içeriği ve antibakteriyel etkileri ele alındı. Bal ve propolis gibi doğal arı ürünlerinin bitkisel ekstraktlarla birlikte kullanımının fonksiyonel ürün geliştirmedeki potansiyeli bilimsel verilerle ortaya konuldu. Apitera Pastillerin Fonksiyonel Özellikleri Öne Çıktı Çalışmada Apitera pastillerin yüksek toplam fenolik madde içeriğine sahip olduğu belirlendi. Bal, propolis ve bitkisel içeriklerin doğru formülasyonla bir araya getirilmesinin fonksiyonel etkinliği artırdığı bilimsel verilerle ortaya konuldu. Ürünlerin duyusal açıdan da tüketici kabulü bakımından olumlu sonuçlar verdiği görüldü. “Doğal içeriklerin bilimsel altyapıyla doğru şekilde bir araya getirilmesi önemli rol oynuyor” Gizem Mergen Duymaz, çalışmanın çıkış noktasının hem tüketici tarafından kabul edilebilir hem de fonksiyonel fayda sunan pastil ürünleri geliştirmek olduğunu belirtti. Duymaz, araştırma sürecini şöyle özetledi: “Hem duyusal olarak kabul edilebilir hem de fonksiyonel fayda yaratacak bir pastil geliştirebilir miyiz?” sorusuyla yola çıktık. Doğal içeriklerin bilimsel altyapıyla doğru şekilde bir araya getirilmesi bu hedefe ulaşmada belirleyici rol oynadı. Elde ettiğimiz sonuçları uluslararası bir platformda paylaşmak hem sektör hem de akademik iş birlikleri açısından değerli.” Balparmak Ar-Ge Merkezi uluslararası platformlarda aktif rolünü sürdürüyor Balparmak, 1986'dan bu yana sürdürdüğü Ar-Ge yolculuğunu bugün uluslararası bilim platformlarında somut çıktılarla taçlandırıyor. IFIS 2026, bu yolculuğun en yeni durağı. IFIS 2026 Kongresi’nde gerçekleştirilen sunum, bal ve arı ürünlerinin fonksiyonel gıda geliştirmedeki güçlü potansiyelini ortaya koyması açısından dikkat çekti. Çalışma, doğal içeriklerin bilimsel Ar-Ge yaklaşımıyla değerlendirilmesinin, inovatif ürün geliştirme süreçlerindeki kritik rolünü bir kez daha gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Balını Uluslararası Pazarlara Ulaştıran Balparmak, İhracat Birinciliğini Perçinledi Haber

Türk Balını Uluslararası Pazarlara Ulaştıran Balparmak, İhracat Birinciliğini Perçinledi

Dünya bal pazarı, 1,8 milyon ton üretim hacmiyle 9 milyar doları aşmış durumda. Pazarın büyüme ivmesini sürdürerek 2031 yılında 14 milyar doların üzerine çıkması beklenirken, Türkiye de yaklaşık 9,3 milyon arı kolonisi ve 97 bin ton bal üretimiyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin lider bal markası Balparmak, geliştirdiği yeni analiz metotları ile doğal Türk balının dünyaca kabul görmesine öncülük ediyor. 2024 yılında olduğu gibi 2025 yılında da ihracat ağını genişleten marka, bugün İngiltere, Fransa, İsviçre, Danimarka, Norveç, Suudi Arabistan ve ABD’nin de aralarında bulunduğu 45 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor ve bu pazarlardaki konumunu güçlendiriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) tarafından dün gerçekleştirilen ihracat performans değerlendirmesinde, arı ürünleri kategorisinde Balparmak birinci oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi merkezinde düzenlenen ödül töreninde, Murat Ağırbaş ödülü Müjdat Sezer’in elinden aldı. Türk Çam Balı’nın tescili, ihracat potansiyelimizi artırıyor Murat Ağırbaş, ödülü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da bu kıymetli ödülü almak bizim için sadece bir başarı göstergesi değil; aynı zamanda ihracat yolculuğumuzda elde ettiğimiz sürdürülebilir başarının da güçlü bir teyidi oldu. Gelecek vizyonumuzun merkezinde, Türk Çam Balı’nı dünyanın en iyi balları arasında kalıcı bir konuma taşımak ve markalaştırmak bulunuyor. Bunun yanında, katma değerli arı ürünlerimizle daha fazla ülkeye ulaşmayı ve Türkiye’nin arıcılık alanındaki global marka değerini büyütmeyi hedefliyoruz” dedi. Küresel pazarlarda güçlenen ihracat, katma değerli ürünlerde yeni hedefler Balparmak olarak Çin başta olmak üzere Güney Asya ülkelerinden ABD’ye, Orta Doğu ülkelerinden Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyaya ürün gönderdiklerini kaydeden Ağırbaş, “Çin’in önde gelen e-ticaret platformlarından TJ Mall’da ürünlerimizin satışa sunulması, Hong Kong’da perakende zincirlerinde gerçekleştirdiğimiz lansmanlar ve Güney Kore’deki iş birliklerimiz bu büyümenin önemli adımlarını oluşturuyor. Hedefimiz yalnızca bal ihracatını artırmak değil; propolis ve arı sütü gibi yüksek katma değerli ürünlerle Türkiye’yi küresel arı ürünleri pazarında daha güçlü bir oyuncu hâline getirmek. Bu doğrultuda AR-GE merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla karakavak propolisinin bilimsel altyapısını ortaya koyarak uluslararası alanda önemli bir katkı sağladık.” Balparmak’ın önümüzdeki dönemde de yeni pazarlara açılmayı ve ihracat kanallarını güçlendirmeyi hedeflediğini vurgulayan Ağırbaş, inovasyon odaklı yatırımlarla Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceklerini kaydetti. Ağırbaş, “Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, iş ortaklarımıza ve bize güvenen tüketicilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Türkiye’nin değerlerini dünyaya taşımayı ve yeni başarı hikâyeleri yazmayı sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Apitera’ya Bir Ödül Daha! Haber

Apitera’ya Bir Ödül Daha!

Balparmak’ın iyi yaşam markası Apitera’nın yenilikçi ürünlerinden biri olan pastili, Marketing Türkiye ve YouGov işbirliği ile gerçekleştirilen “Yılın İnovatif Ürünleri” araştırmasında gıda takviyeleri kategorisinde “Yılın İnovatif Pastili” seçildi. Apitera’nın doğal bal, propolis ve turp içeren pastili, 12 ilde yürütülen araştırmada, geleneksel bir yöntemi modern yaşamın ihtiyaçlarına uygun, erişilebilir ve yenilikçi bir forma taşımasıyla öne çıktı. Pastil, Anadolu’da geleneksel olarak kullanılan turp ve bal karışımından ilham alınarak Balparmak Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildi. Bu yıl 9’uncusu gerçekleştirilen araştırma kapsamında, 16 farklı kategoride 71 marka değerlendirildi. Gıda takviyeleri kategorisinde yılın en inovatif ürünleri arasında gösterilen, doğal bal, propolis ve turp içeriğiyle Apitera Pastil, tüketici beklentilerine uygun yenilikçi yapısıyla öne çıktı. Marka, geçtiğimiz yıl da Apitera Propolisli Yetişkin ve Çocuk Spreyleri ile sektörün önde gelen platformlarında kazandığı “Ürün İnovasyonu” birincilik ödülleriyle yenilikçi yaklaşımını ortaya koymuştu. Gelenekten ilham alan güçlü inovasyon Karakavak propolisinin kullanıldığı Apitera Pastil, geleneksel bir yöntemi modern tüketici beklentileriyle buluşturarak güçlü bir inovasyon örneği sundu. İçeriğinin yanı sıra tat dengesi ve tüketim kolaylığı gibi unsurlar da ürün geliştirme sürecinde belirleyici oldu. Böylece Apitera Propolis ve Turp İçeren Pastil, günlük yaşamın her anında pratik şekilde kullanılabilecek formuyla tüketici beğenisine sunuldu. Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, “Geliştirdiğimiz her Apitera ürününde, doğadan gelen değeri bilimsel çalışmalarla desteklemeyi ve standardize etmeyi hedefliyoruz. Apitera Propolis ve Turp İçeren Pastil ile de geleneksel bir yöntemi arı ürünleri konusundaki uzmanlığımız ve bilimsel yaklaşımımızla yeniden yorumladık, böylece geliştirdiğimiz ürünü modern çağın beklentilerine uygun bir forma taşıdık. Aldığımız bu ödül, tüketicilerin ihtiyaçlarını doğru okuyarak geliştirdiğimiz inovasyon anlayışımızın güçlü bir örneğidir” dedi. Tüketici içgörüsüyle şekillenen ürün yaklaşımı Ürün, piyasaya sunulmasının ardından kısa sürede tüketiciden olumlu geri dönüş aldı ve Apitera markasının büyüme yolculuğunda önemli bir rol üstlendi. Tüketici içgörüsünü merkeze alan yaklaşım, ürünün başarısında belirleyici oldu. Balparmak Pazarlama Direktörü Ilgın Övül Yağız, “Tüketicilerin, doğal ve etkili içeriklere yönelirken aynı zamanda pratik ve keyifli bir kullanım deneyimi aradığını görüyoruz. ‘Etkili ama lezzet bakımından tüketimi zor’ algısını kıran bu yaklaşımın ödülle taçlanması bizim için çok değerli. Bu başarıyı tüketici içgörüsünü merkeze alan yaklaşımımızın bir sonucu olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Apitera markası, Balparmak Ar-Ge Merkezi’nde yürütülen çalışmalarla geliştirilen arı ürünleri temelli yenilikçi takviye edici gıda çözümleri sunmaya devam ediyor. Propolis başta olmak üzere arı ürünleriyle zenginleştirilen ürün ailesi, farklı kullanım formlarıyla iyi yaşam alanındaki inovasyon odağını yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek Haber

Arı Sütü, Propolis ve Polen Üretimi Kadın Arıcılarımızın Ellerinde Değerlenecek

Dünyanın en büyük bal üreticileri arasında ilk onda yer alan Türkiye, arı sütü, polen ve propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünlerinde de başarıyı hedefliyor. Beslenmeden gıda takviyesine, kozmetikten ilaç sanayiine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu ürünlerin üretiminde ise kadın emeği önemli bir rol üstleniyor. Kadın ve genç arıcıları mesleğe kazandırma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Balparmak Arıcılık Akademisi, 2026 yılında Milas’ta gerçekleştirdiği ilk eğitimin ardından ikinci programını 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle kadın arıcılara yönelik olarak düzenledi. Balparmak Kampüs’te gerçekleştirilen eğitime 80’i aşkın kadın arıcı katılım sağladı. Dr. Emel Damarlı: Kadınların ürettiği kaliteli arı ürünlerine talibiz Eğitimin açılış konuşmasında Türkiye’de arıcıların ağırlıklı olarak bal üretimine odaklandığını ancak dünyanın bal dışındaki diğer arı ürünlerine olan ihtiyacının her geçen gün arttığını belirten Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, “Ülkemiz, yedi bölgesinin tamamında arıcılık yapılabilecek zengin bir floraya sahip. Arıcılarımız ata yadigarı olarak sürdürdükleri arıcılık mesleğinde daha çok bal üretimine yöneliyor, oysa arı sütü, polen, propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünleri var. Ben buradan kadın arıcılarımıza sesleniyorum. Bu ürünleri üretmek bal üretimine göre çok farklı. Özellikle arı sütü üretimi el becerisi istiyor. Genellikle erkek arıcılar bal dışındaki arı ürünlerinin üretimini tercih etmiyor ama biliyoruz ki siz kadınlar bunu en iyi şekilde yapabilecek doğal bir yeteneğe sahipsiniz. Sizin üreteceğiniz kaliteli arı ürünlerinize talibiz” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Banu Yücel: Arı sütünün çok büyük ekonomik değeri var Doğru kullanım koşuluyla tüm arı ürünlerinin çok değerli olduğunu belirten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Yücel, şunları söyledi: “Bal dahil tüm arı ürünleri kaliteli yaşamın sürdürülebilirliği açısından çok güçlü ürünler. Özellikle ilaç sanayiinde, gıda takviyesinde ve kozmetikte arı ürünlerinin payı her geçen gün artıyor. Dolayısıyla dünya çapında bu ürünlere ihtiyaç da artıyor. Dünyada “tam gıda” olarak tanımlanan birkaç üründen biri arı poleni. Yine dünyada en kaliteli besin olarak kabul edilen balın yanına arı sütünü, propolisi, poleni koyduğunuzda gelirinizi daha da artırmış olacaksınız. Bu ürünlerin üretim süreçleri meşakkatli ancak bu değerli arı ürünlerimizin üretiminde kadınlar olursa Türkiye arı ürünleri konusunda çağ atlar. Siz bu sektörün garantisisiniz.” Kovanları gezdirmek yerine, arının diğer ürünlerine yönelin Kadın arıcılara tavsiyelerde bulunan Prof. Banu Yücel, şu kritik bilgileri verdi: Kışın kullandığınız kovanları üretim döneminde kullanmayın. İlkbahar mevsimine girerken kovanlarınızı mutlaka kostik soda eritilerek eklenmiş sıcak su ile dezenfekte edin. Ardından kovanı iyice kurutun ve pürmüz ile alazlayın.Bal dahil tüm arı ürünleri üretiminde birinci kural hijyen... Mutlaka yedek eldiveniniz, yedek maskeniz, arılığa özel çizme veya ayakkabınız olsun. Sürekli kayıt tutun, hangi kovanın neye ihtiyacı var, hangisine besleme yaptınız, hangisi oğul verdi, ana arı durumu nedir, kuluçka ve ergin arı gelişimi nasıl bunları mutlaka not edin. Eğer çerçevenin 2/3’ünden fazlası açık bal gözü içeriyorsa bal süzme işlemi için mutlaka sırlanmayı bekleyin. Arılar açık petek gözlerindeki olgunlaşmamış ham balların suyunu uçurup, olgunlaştırdıktan ve petekleri sırladıktan sonra sağıma başlayın ve böylece doğal balı elde edin. Aksi halde bal sulu ve ham olarak kalır, hızla fermente olarak bozulur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli Haber

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli

Türkiye’de arıcılığa olan ilgi son yıllarda artarken, Balparmak Arıcılık Akademisi 2026 yılı eğitim programlarının startını Muğla’nın Milas ilçesinde verdi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda iki gün süren eğitimlerde, arı sağlığı, doğru besleme ve kovan verimliliği gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında ele alındı. Balparmak’ın sektördeki 45 yıllık deneyimiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Arıcılık Akademisi, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaşarak bilgiye dayalı ve sürdürülebilir üretimi teşvik ediyor. Kadın ve Genç Arıcılar Ön Planda Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak, özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Altıparmak, “Kadınlar, arı sütü ve propolis gibi yüksek katma değerli arı ürünlerinde daha başarılı sonuçlar elde ediyor. Kadın ve genç arıcı sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki ihracat gücünü doğrudan artıracaktır,” dedi. Altıparmak ayrıca, arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ekosistem, tarım ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Bilimsel Eğitimle Sürdürülebilir Arıcılık Eğitimin ilk gününde Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, “Bal Arısı Sağlığı” başlıklı sunumunda iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerine ve yurt dışından gelebilecek arı hastalıklarına karşı erken önlemlerin önemine değindi. Aydın, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler barındırdığını belirterek, kamu, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İkinci gün ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yeninar, “Doğru besleme, arıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve kovan verimliliğini doğrudan etkiler,” ifadelerini kullandı. 8 Yılda 8 Bin Arıcıya Ulaşıldı Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Akademi’nin temel hedeflerinden birinin sektördeki yaş ortalamasını düşürmek olduğunu belirtti. “Arıcıların yaklaşık yüzde 90’ı erkeklerden oluşuyor. Sürdürülebilir bir tarım için kadınların ve gençlerin arıcılığa kazandırılması şart. Sekiz yılda yaklaşık 8 bin arıcıya ulaştık,” dedi. Sahadan Ses: “Kara Düzen Yerine Planlı Üretim” Eğitime katılan arıcı Sevim Çalışkan ise programın sahaya etkisini şu sözlerle anlattı: “Yıllarca bildiğimiz gibi çalıştık. Burada planlı ve bilinçli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Doğru sandığımız yanlışları fark ettik.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kraliçe Arıyı Uzun Yaşatan Arı Sütü, İnsanlar için de Sağlık Kalkanı Haber

Kraliçe Arıyı Uzun Yaşatan Arı Sütü, İnsanlar için de Sağlık Kalkanı

Diğer arı sütlerinden en önemli farkı ise birinci sınıf arı sütü ile formüle edilmiş olması. İnsanlar için “süper gıda” kabul edilenler Arı sütü, işçi arıların tükürük bezlerinin salgıladığı, kraliçe arı ve larvaların yumurtadan çıktıktan sonra beslenmesini sağlayan bir salgı. Yüzde 65 su, protein ve lipitlerden oluşuyor. Ayrıca çeşitli amino asitler, A, E, C ve D gibi vitaminler ve demir ve kalsiyum gibi bol miktarda mineral içeriyor. Bu yüzden insanlar için de en güçlü gıdalardan biri kabul ediliyor. Arı kovanlarını koruyan propolis, insanlar için de adeta bir sağlık kalkanı. Royal Jelly Immunity Plus’ın içinde hem yeşil propolis (arılar tarafından yaygın bir Brezilya türü olan "tarla biberiyesi kullanılarak üretilen formu) hem de kahverengi propolis bulunuyor. Kahverengi propolis genellikle Avrupa kavak tomurcuklarından elde ediliyor ve arı kovanlarının “doğal kalkanı” olarak biliniyor. Royal Jelly Immunity Plus’ın özellikleri İçeriğindeki organik arı sütü sayesinde doğal bir antibiyotik görevi görür Antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahiptir Vücut direncini artırır Üst solunum yolları desteklenir Bağışıklık sistemini güçlendirir Ruh halini iyileştirmeye yardımcı olur Kolesterol ve kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olabilir Arkopharma’nın sürdürülebilirlik ilkeleri Doğadan aldığını doğaya geri vermek -Arıcıdan bitmiş ürüne kadar üstün izlenebilirlik sağlamak, -Sağlam hayvancılık uygulamaları ve ölüm oranı izleme yoluyla yaklaşık 100 milyon arıyı korumak, -Yiyecek arama bölgeleri çevresindeki kimyasal ve elektromanyetik kirliliği sınırlayarak İç Moğolistan'daki 150 km2'lik korunan alanın korunmasına katkıda bulunmak, -Arı kovanlarının 20 km yarıçapındaki toprak, hava ve su kalitesini izlemek, -Etik bir tüzük aracılığıyla yerel arıcılarımıza ve 3440 kovanlarına uzun vadeli destek sağlamak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.