Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Protokol

Kapsül Haber Ajansı - Protokol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Protokol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek Haber

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek

İmza törenine Aslan’ın yanı sıra Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, İSKİ Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa ve TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül de katıldı. ”ZORLANARAK DA OLSA İZLEDİK” Burada konuşan Aslan, “Her birinize bugün hukuksuzca Silivri zindanlarında tutulduğu için aramızda olamayan İstanbul'umuzun seçilmiş belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini getirdim. Bugün birçok arkadaşımızla da duruşmayı izledik. Zorlanarak da olsa izledik. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili olarak bu davada salona girmekte çeşitli sıkıntılar yaşansa da İstanbul dünyanın başkenti, Türkiye'nin göz bebeği. Dolayısıyla İstanbul'daki büyükşehir belediyesine yapılan her şey aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılmış gibi algılanabilir” dedi. “AKŞAM ÜLKESİYLE YATIYOR SABAH ÜLKESİYLE UYANIYOR” “Devletimizin kurumlarının ve bürokratlarımızı, siyasetçilerimizi, belediye başkanlarımızı gözümüz gibi korumamız lazım” diyen Aslan, şunları söyledi: “Ama bazen hatalar olabiliyor. Sonra devlet mutlaka kendini iyileştirebiliyor. Bugün de onu yaşadık. Aslında kıymetli başkanım hep olduğu gibi İstanbul'un ve Türkiye'nin hakkını savunmaya devam ediyor Silivri'de. Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda otururken nasıl sadece İstanbul için değil bütün Türkiye coğrafyası için mücadele ediyorsa, bugün geçici süreyle Silivri zindanında tutulsa bile Türkiye'nin her noktasında, her ilçesindeki konu Ekrem İmamoğlu'nun da birinci, önemli konusudur. Dolayısıyla akşam ülkesiyle yatıyor, sabah ülkesiyle uyanıyor. Cenabı Allah Ekrem İmamoğlu gibi ülkesini seven insanların sayısını milyonlarca yapsın ki çok daha iyi yerler ülkemiz gelsin. Bizler de Ekrem Başkanımızın emanetini taşıyanlar olarak yol arkadaşlarımla beraber, ilçe belediye başkanlarımız, İSKİ Genel Müdürümüz, Genel Müdür Yardımcılarımız, İBB Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız tüm bürokrat arkadaşlarımız ve 92 bin çalışanımız da emanete sahip çıkmaya çalışıyoruz. Mücadele ediyoruz. Hizmet etmeye devam ediyoruz, üretmeye devam ediyoruz.” ”ÜLKEYE HİZMET ETMESİNİ ENGELLEMEK DOĞRU DEĞİL” “Ekrem Başkan'ın verdiği emaneti bir kısım yetenekli ve çok çalışkan, başarılı bürokratlarımız ve belediye başkanlarımız tutuklu olsa da onların yol arkadaşları olan bizler, o emaneti Ekrem İmamoğlu'na yaraşır şekilde taşımaya, sürdürmeye devam ediyoruz. Burada önemli olan şey şu: Üretme kabiliyeti olan ve üretme yeteneği olan ve veriminin doruğunda olan insanların çeşitli sebeplerle ülkeye hizmet etmesini engellemeye çalışmak doğru değildir. Bu ülke için dünden bugüne Tekirdağ'da da İstanbul Büyükşehir’de de, Tekirdağ'ın ilçelerinde de İstanbul Büyükşehir'in ilçelerinde de kim bu ülke için İstanbul için, Tekirdağ için hizmet etmişse, emeği geçen herkese ve buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.” ”SU YOKSA YAŞAM YOK” “Su hayattır. Su yoksa aslında yaşam da yok demektir. Uzaya gidiyoruz diyorlar. Mars'a gidiyoruz diyorlar. İlk aradıkları şey ne? Su. Su varsa yaşam olabilir. Dolayısıyla gözümüz gibi korumalıyız. Su medeniyettir. Eğer su olmazsa medeniyet olmaz. İnsanlık suyu doğru kullanmayı öğrendiğinde aslında tarıma geçti ve tarım uygulamalarını yaptı. Uyarlığı kurdu. Su yoksa uygarlık da yok. Su kaynaklarını doğru yönetenler ayakta kaldı. Diğerleri bir şekilde yok oldu. Bizim de ülkemizin ayakta kalması, bu coğrafyanın ayakta kalması, iklim krizine rağmen güçlü bir devlet olabilmemiz için hem su kaynaklarımızı korumalı hem de suyu itinalı kullanmalıyız ve tasarruflu kullanmalıyız. Yani aslında bir insanın hayatta kalmasının en önemli şeyi su. Bunun için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Bir medeniyetin yaşaması için suyu doğru kullanması ve yönetmesi çok kritik bir şey. Hele ki bu kuraklık döneminde aslında Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız anlattı. Aslında aynı problem İstanbul'da da yaşanıyor ama aldığımız tedbirlerle su sıkıntısı yaşatmadan yurttaşlarımıza 2025 yılını atlattık. 2026’yla ilgili de hiçbir tereddüdümüz yok. Hem Tekirdağ'ın ilgili biraz önce Başkanımın söylediği Ereğli ve civarında Kumbağı’nda hem de İstanbul'da 2026 yılında da Allah'ın izniyle bir sıkıntı yaşamadan geçeceğiz.” “BİZ VARSAK ÜLKEDE KİMSE UMUDUNU KESMESİN” “İstanbul'da ve Türkiye'de umut her zaman var. Biz varsak ülkede kimse umudunu kesmesin. Bugün tüm dünya kuraklık riskiyle karşı karşıya. Her yerde iklim krizi konuşuluyor. Bir taraftan da savaş ve savaşlar insanları yerinden yurdundan ediyor. Susuzluk her yıl milyonlarca insanın bulunduğu bölgeden başka bir bölgeye göç etmesini sağlıyor. Bizim de hikayemiz öyledir. Orta Asya'dan gelirken bir taraftan tarım toplumu olmaya çalışıp suya ve verimli topraklara ulaşmaya çalışırken bir taraftan da savaş var. Şimdi ülkemiz öyle bir risk altında ki coğrafyamızın tamamında savaş var. İran İsrail savaşını görüyorsunuz ve ülkemiz devletimiz büyük bir olgunlukla bu sürece bir çözüm yolu bulmaya çalışırken kendi içimizde mutlaka huzuru, barışı ve adaleti tecelli ettirmek durumundayız.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR ÜNİVERSİTESİ BÜROKRATLARI” “Her konuşmamda ifade ettiğim için söylemek istiyorum. İstanbul çok kıymetli bir şehir ve Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten kadroların birçoğu önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde veya İstanbul Valiliği'nde veya da emniyetinde çalışan kıymetli kadrolar. Dolayısıyla siz İstanbul gibi bir şehrin, bir okulun, bir üniversitenin İstanbul Büyükşehir Üniversitesinin bu kadar yetenekli bürokratlarının Silivri zindanlarında tutmaya devam ederseniz sonuçta hep birlikte kaybedeceğiz. Dolayısıyla hiçbir şey için geç değildir. Yarın çok erken. Yarın sabahleyin erkenden kalkın. Bu bürokrat arkadaşlarımızın bir an önce bu savaş ortamında memleketine, milletine hizmet etmesini sağlamak lazım.” ”SU HEPİMİZİN ORTAK KADERİ” “Şehirlerimizin geleceği, ülkemizin geleceği bizim hem yetişmiş kadrolarımıza sahip çıkmamızla sağlanacak hem de bu iklim krizine karşı suyu doğru kullanmayı ve doğru yönetmeyi başarmamızla sağlanacak. Memleketimizin ve çocuklarımızın geleceği aslında söz konusu. Yani biraz önce dedik ya su hayattır. Dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu ülkeyi çocuklara ve gençlere emanet etmişse onların geleceği için bizim bu cumhuriyete en önemli hizmetlerimizden biri, suyu korumak ve itinalı kullanmaktır. Bu aslında bu arada su bizim hepimizin ortak kaderi. Eğer su yoksa biz de göç etmek zorunda kalacağız. Doğduğumuz ve doyduğumuz toprakları korumanın birinci önceliği suyu korumaktır. İşte başarının kuralı kaidesi matematiği aslında çok belli. Hepimiz çalışarak geldik. Tırnaklarımızı da kazıyarak geldik. Ekrem İmamoğlu’nun geri dönüp baktığınızda ilçe başkanlığı, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı her geldiği yerde büyük bir başarı hikayesi var ve milletin ona olan sevgisi ve saygısı var. Biz matematikle ve fenle de ülkeyi yönetmeyi becerebilmeliyiz. Doğru analiz, doğru plan, doğru yatırım, doğru iş birliği ve elbette yorulmadan çalışmak.” ”285 ŞANTİYEMİZ AKTİF DEVAM EDİYOR” “Atık sularımızın temiz su kaynaklarımıza karışmaması, enerji üretimi, taşkınların önlenmesi gibi birçok konuda yatırımlar yaptık ve bunu hem ekonomik krize, hem siyasal ve sosyal krize rağmen Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki bürokrat arkadaşlarımızın büyük özverisiyle başardık. Hiçbir yatırımımızı durdurmadık. Her gün bir şey bitiyor. 285 şantiyemiz aktif halde devam ediyor. Açılış yapmayı yetiştiremiyoruz. Çünkü bir gün miting ya da eylemdeyiz. Bir gün Silivri'deyiz. Bir gün Çağlayan'dayız. Bir gün Vatan Caddesi'ndeyiz derken yığılan açılışlarımız var. Bu da İstanbul'un ve halkçı belediyeciliğin millete hizmet etmenin ne kadar özveri gerektiği ve bunu nasıl başarılı yaptığımızın da göstergesi diye düşünüyorum. Bugün ise İSKİ ve TESKİ arasında imzalayacağımız çok önemli bir protokol vesilesiyle aslında bir aradayız. Bugün burada Tekirdağ'la İstanbul arasında var olan köprüyü hayat köprüsü haline getiriyoruz. Çünkü su hayattır. Bir bardak su veren mekanı cennet olsun ya da aziz olsun. Derler ya, işte birbirimize böyle destek olan dostluklarımız ve kardeşliklerimiz var. Yapılacak olan bu işbirliği protokolü ile geleceğimizi dair çok kıymetli bir adım atmış olacağız.” “MARMARA’DA SU ORGANİZASYONUNU BİZE DEVREDİN” “Buradan da seslenmek isterim. Türkiye'nin en önemli ilindeyiz. Türkiye'nin göz bebeği. Dünyanın başkenti. Ortasından deniz geçen tek şehir. İşte onun belediye başkanı şurada. Üç beş kilometre ötede tutuklu. Eğer iklim krizi yaşıyorsanız eğer iklim krizini öngörüyorsanız biz Marmara Bölgesi'ndeki tüm su organizasyonunu yapmaya talip olduğumuzu, kadromuzun buna yeterli olduğunu hatta iki kat kadroya sahip olduğumuzu, çok yetenekli personel ve insan kaynağımızın olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ülkede bir iklim krizi öngörülüyorsa devletimiz tarafından tüm Marmara Bölgesi'nin büyükşehir belediyeleri ve il belediyelerinin su organizasyonunu Devlet Su İşleri bize devrederse İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak elimizde yeterince yetişmiş kadromuz var. Her yere hizmet edecek durumdayız.” “BİR BUÇUK AYDA 4004 METRE İLE 11 KİLOMETRE İŞLEM YAPILACAK” “İşte Ekrem İmamoğlu'nun vizyonu bu. Kadro yetiştirmek kimin için? Devleti için. Dedim ya biraz önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir üniversite. En köklü ve en büyük kuruluşlarından birisiyiz ki İSKİ gibi belki dünyada bir veya iki tane köklü ve bu kadar güçlü kuruluş var. Ve insan kaynağı olarak da gerçekten büyük yetişmiş kadrolara sahibiz. Tekirdağ Marmaraereğlisi’nin su ihtiyacını karşılamak için Silivri'de bulunan Gümüşyaka Alt Depo Çıkışı Hattı üzerinde su teminini sağlayacağız. Tam 4004 metre. 1500 metreyi de Tekirdağ Belediyesi organize edecek ve şehrin içine dağılmak için 11 kilometre daha işlem yapılacak ve bunu tam bir buçuk ayda yapacağız diyoruz. İki Büyükşehir Belediyesi olarak. Dolayısıyla hep söylediğim yine bir şey var. Kimse bu ülkeden umudunu kesmesin. Yaklaşık on beş kilometre, on beş bin metrelik su hattının bir buçuk ayda yapıp devreye alacak belediye başkanları, bürokratlar varsa bu ülkeden kimse umudunu kesmesin. Geliyoruz ve her yeri düzelteceğiz Allah'ın izniyle.” ”BİZİM BELEDİYELERİMİZ DE DEVLET KURUMUDUR” “İnşallah kuraklık tehlikesini de beraber yeneceğiz. Suyun sınırı yok. Su akar. Kabına göre de şekil alır. Biz de suyu akıtacağız ve kabına göre şekil alacak. Şimdi suyu akıtacaklardan en başındaki kişi Silivri zindanında. Ama göreceksiniz gelecek ve su yolunu bulacak ve akacak ve gerekli yere gidip gerekli insanların umudu olmaya devam edecek. Suyu yönetmek, paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi gerektirir. Ortak geleceğimiz için tüm vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam sürmesi için güvenli ve kesintisiz içme suyu temin etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Protokolümüzü de inşallah bu konuda komşu şehirler arasında işbirliklerinin güçlenmesi adına güzel bir örnek olacak. Bu önemli iş birliğinin hayata geçmesinde emeği geçen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Candan Yüceer başkanımıza, tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bazen söylüyorlar. Kimsiniz diye. Çok net. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin belediyeleriyiz. Yani bizim belediyelerimiz de diğer belediyeler gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir devlet kurumudur. Ekrem İmamoğlu da bu devlet kurumunun bir yöneticisidir.” ”DEVLET YÖNETİCİLERİ DE BİLİNÇLİ OLMALI” “Dolayısıyla belediye devlet midir değil midir? Bu ülkedeki her devlet kurumu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumudur. Dolayısıyla tüm devlet kademesini yöneten devlet yöneticilerinin de bu bilinçli olmasını önemle buradan ifade etmek isterim. Halkımızın geleceği için yorulmadan gece gündüz çalışmaya buradaki belediye başkanlarımız, büyükşehir belediye başkanımız, bürokrat arkadaşlarımız, il başkanımız, ilçe başkanlarımızla beraber büyük bir mücadele vereceğiz. Düşünün bir ilçe başkanı düşünün sabahın sekizinde kalkıyor. Gecenin on ikisine kadar mücadele. Bir saat Silivri'nin içinde, bir saat Silivri Marmara Cezaevi Yerleşkesi'nde. Bir belediye başkanı düşünün. Tüm bu yükü tek başına taşımaya çalışıyor. Dolayısıyla onlara da buradan kocaman bir teşekkür etmek istiyorum.” “BİZ DE İSTANBULLULARA HİZMET EDİYORUZ” “Aslında bu projenin temeli geçtiğimiz sene bir kriz anında atıldı” diyen Candan Yüceer de “Çünkü biz korkunç bir küresel iklim değişikliğiyle beraber Tekirdağ'ımızda işte biz de göreve yeni gelmişiz. Bir su krizi yaşadık. Özellikle sahil şeritlerimizde yani Ereğli ilçemiz ve Süleymanpaşa'ya bağlı Kumbağ mahallemizde sahillerde özellikle yaz nüfusunun arttığı mahallelerimizde ilçelerimizde sorun yaşadık. Çünkü buraları yüzey surlarıyla beslediğimiz alanlardı. Burada Türkmenli göletimiz alg patlaması yaşadı. Tamamen kullanım dışı kaldı. Terfi istasyonları yaptık, işte ölü hacmi aldık ama onlar da bitince özellikle nüfusta onlarca katına çıkınca ki şimdi az önce de söylendi. Aslında Tekirdağ'ın suyu dediler. Yabancıya da gitmiyor. Biz de İstanbullulara hizmet ediyoruz. Dolayısıyla Ereğlimizin nüfusu bizim 30 bin. Ama yaz nüfusumuz başkanım burada 750 bini görüyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Cumhurbaşkanı adayımız sağ olsun Ekrem İmamoğlu bu noktada da her gün hala bu kardeşliğin bu dayanışmanın sürmesi için gerçekten üstün bir çaba sarf ediyor. Buradan da selam olsun. Silivri zindanında olan bütün yol arkadaşlarımıza inşallah en kısa zamanda da bu iş birliklerini hep beraber hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ordu’da 60 Yaş ve Üstüne Üniversite Projesi Haber

Ordu’da 60 Yaş ve Üstüne Üniversite Projesi

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ve Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş’ın öncülüğünde imzalanan proje kapsamında anne ve ileri yaş grubundaki vatandaşların eğitim ve sosyal faaliyetlerle desteklenmesi amaçlanıyor. 60 YAŞ VE ÜZERİ VATANDAŞLARA YÖNELİK OLACAK Proje çerçevesinde 3. Yaş Üniversitesi, 60 yaş ve üzeri vatandaşlara yönelik olacak. Bu programla ileri yaştaki bireylerin öğrenmeye devam etmelerini sağlamak, yalnızlıklarını gidermek, kuşaklar arası iletişimi geliştirmek ve sağlıklı yaşlanma, kültürel katılım ve toplumsal üretkenliği artırmak amacıyla çeşitli eğitim ve etkinlikler düzenlenecek. ANNELER İÇİN EĞİTİM VE SOSYAL ETKİNLİKLER Öte yandan geçtiğimiz yıl hayata geçirilen ve ilk mezunlarını veren Anne Üniversitesi projesi de işbirliği kapsamında sürdürülecek. Proje ile de annelerin kendini tanıma, potansiyellerinin farkına varma, aile içi iletişimi güçlendirme, ebeveynlik becerisi kazanma, sağlıklı yaşam davranışları edinme ve sürdürme, stresle baş etme yöntemlerini öğrenme, sanatsal becerilerinin desteklenmesi sağlanacak. Bu kapsamda yine annelere özel eğitimler, sosyal etkinlikler ve bilgilendirici çalışmalar gerçekleştirilecek. “NİTELİKLİ BİR PROGRAM BAŞLATIYORUZ” Protokol imzaları Ordu Büyükşehir Belediyesinde atıldı. İmza sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Güler konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Şehrimizde güzel yenilikleri uygulamaya devam ediyoruz. Ordu Üniversitemiz ile birlikte nitelikli bir program başlatıyoruz. Daha evvelden ev hanımları ile ilgili yapmıştık. Şimdi 60 yaş ve üzeri için böyle bir çalışmayı yapıyoruz. Yirmişer kişilik ekipler ile çok güzel bir dönem başlatacağız. Örnek olacak bu çalışmayı üniversitemiz ile birlikte sürdüreceğiz.” “BİREYLERE GÜZEL MOTİVASYON SAĞLAYACAĞIZ” Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş ise bu program sayesinde bireylere güzel motivasyon sağlayacakları dile getirdi. Rektör Baş şöyle konuştu: “3. Yaş Üniversitesi Projesi kapsamında 60 yaş üzeri bireylerin tekrar hayata kazandırılması, tekrar sosyal faaliyetlere karışması ve güzel zaman geçirebilmesi amacıyla 2 aylık bir eğitim verilecek. Bu süre içerisinde bireylere güzel bir motivasyon sağlamış olacağız. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ile birlikte bu projeyi tasarladık. İnşallah güzel ve verimli bir proje olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi Sahadaki Gücünü Yeni Yatırımlarla Artırıyor Haber

Nilüfer Belediyesi Sahadaki Gücünü Yeni Yatırımlarla Artırıyor

Nilüfer Belediyesi, ilçedeki altyapı ve ulaşım hizmetlerini daha etkin, hızlı ve kesintisiz sürdürebilmek amacıyla araç filosunu genişletti. Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Ek Hizmet Binası’nda düzenlenen törenle, yeni alınan 4 iş makinesi ve 6 kamyon resmen hizmete alındı. Törene; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı. “GERÇEK GÜCÜMÜZ SAHADA ORTAYA ÇIKIYOR” Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bir belediyenin asıl performansının şantiyede ve mahallelerdeki çalışmalarda belli olduğuna dikkat çekti. Sahadaki hizmet kapasitesini sürekli olarak güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, yatırımla ilgili şu bilgileri paylaştı: “Mevcut 20 iş makinesi ve 13 kamyonumuza ek olarak, 4 iş makinesi ve 6 kamyonu daha filomuza katıyoruz. Böylece iş makinesi sayımızı yüzde 20, kamyon sayımızı yüzde 46 artırıyor, toplam araç parkımızı yüzde 30 büyütmüş oluyoruz.” DIŞA BAĞIMLILIK AZALACAK, KAYNAKLAR VERİMLİ KULLANILACAK Yeni araçlarla birlikte vatandaşın taleplerine ve olası sorunlara çok daha kısa sürede müdahale edeceklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu yatırımın sağladığı ekonomik avantajlara da değindi. Başkan Şadi Özdemir, “Bakım ve arıza durumlarında iş sürekliliğini kendi imkanlarımızla sağlayacağız. Dışarıdan hizmet alımına daha az ihtiyaç duyulacak, kaynaklarımızı daha verimli, ekonomik ve daha kontrollü kullanacağız” dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız ise bu alımın sosyal belediyeciliğin güzel bir örneği olduğunu belirtti. Saldız, Nilüfer’in filosuna katılan bu yeni araçların, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bölgedeki çalışmalarına da kolaylık ve destek sağlayacağını ifade etti. Tören, açılış konuşmalarının ardından protokol üyelerinin kurdele kesimiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri’de 4. Uluslararası Âşıklar Şöleni Haber

Kayseri’de 4. Uluslararası Âşıklar Şöleni

Kayseri’de, kadim Türk ve Kayseri kültürü ile sanatına yönelik proje, yatırım ve etkinlikleri ile öne çıkan Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, bu doğrultuda hizmetlerini sürdürüyor. Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliği ile düzenlenen 4. Uluslararası Âşıklar Şöleni, Erciyes Kültür Merkezi’nde yoğun ilgi ile gerçekleşti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan şölene, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Vali Gökmen Çiçek ile AK Parti MKYK Üyesi ve AK Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Kayseri’den, yurt içinden ve yurt dışından âşıklar ve çok sayıda vatandaş katıldı. 2027 TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti adayı olan Kayseri’de, saz ve söz ustaları âşıkların, birbirinden seçkin eserleri ile gerçekleşen şölene ilişkin yaptığı değerlendirmede Başkan Büyükkılıç, “Kayseri Halk Ozanları Kültür Derneği’nin talebiyle planladığımız salon, hemşehrilerimizin ilgisiyle adeta tıklım tıklım doldu, bizi gururlandırdı. Bu tablo, kültüre ve geleneğe olan sevgimizi gösterdi. İnşallah bir sonraki etkinlikte daha büyük bir salonda, daha kalabalık ve coşkulu buluşacağız. İyi ki varsınız” ifadelerini kullandı. Protokol, Konuklara Yer Verdi Katılımın çok yoğun olduğu coşku dolu şölende Vali Çiçek ve Başkan Büyükkılıç beraberindeki protokol üyeleri, yerlerini konuklara vererek ileri çıktılar ve vatandaşların memnuniyet gösterileri ile karşılandılar. Büyük bir coşku ile başlayarak devam eden şölende, günün anısına toplu fotoğraf çekimi de yapıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda ile Konya Selçuk Üniversitesi’nden Stratejik İş Birliği Haber

Eksun Gıda ile Konya Selçuk Üniversitesi’nden Stratejik İş Birliği

Selçuk Üniversitesi ile yapılan iş birliğiyle Eksun Gıda’nın Konya’da bulunan fabrikasında, Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve sektör odaklı akademik çalışmaların desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye’nin lider un üreticilerinden Eksun Gıda, yatırımlarını akademik iş birlikleriyle güçlendiriyor. Bu kapsamda Konya Selçuk Üniversitesi ile imzalanan stratejik protokol, üniversite ve sanayinin birlikte çalışmasına yönelik somut adımlar içeriyor. Protokol, Ar-Ge projeleri, teknik danışmanlık, tez çalışmaları, laboratuvar ve altyapı olanaklarının paylaşımı gibi pek çok alanda ortak çalışma fırsatları sunarken, öğrencilerin iş hayatına kazandırılmasını da kapsıyor. Uzun soluklu proje hem sektörel gelişim hem de toplumsal fayda odaklı bir iş birliği modeli sunuyor. Ar-Ge ve insan kaynağında ortak hedef Konya Selçuk Üniversitesi ile imzalanan protokolün üniversite-sanayi iş birliğinin güzel örneklerinden biri olduğunun altını çizen Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “İmzaladığımız bu protokol iki kurumun birlikte Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji geliştirmelerinin yanı sıra sektöre yetişmiş insan kaynağı kazandırmayı amaçlıyor. Sanayinin gelişimi teknoloji yatırımıyla birlikte bu teknolojiyi doğru anlayan, yöneten ve dönüştürebilen insan kaynağıyla mümkün hale geliyor. Selçuk Üniversitesi ile yaptığımız stratejik iş birliği, genç mühendis adaylarının yetkinliklerini geliştirmeleri, sahaya dokunan projelerde yer almaları ve gerçek üretim süreçlerini deneyimlemeleri açısından da önemli bir fırsatlar sunuyor.” Bilimsel üretim sektörel ihtiyaçlara entegre ediliyor Selçuk Üniversitesi Akşehir Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi imzalanan protokolle aynı zamanda TÜBİTAK, AB ve SAN-TEZ gibi ulusal ve uluslararası destek programlarına yönelik projeler geliştirilmesi, lisans ve lisansüstü tez çalışmalarının sektörel ihtiyaçlara entegre edilmesi ve akademik danışmanlık süreçlerinin desteklenmesi planlanıyor. Öğrencilere uygulamalı eğitim, staj ve saha destekli öğrenme imkanları sunan programlar da protokol kapsamında yer alıyor. Şirket, geleceğin mühendislerini iş dünyasına donanımlı bir şekilde hazırlayarak sektöre uzun vadeli kazanımlar sağlamayı hedefliyor.

Nilüfer’in Pazarlarında Hizmet Kalitesi İş Birliğiyle Artıyor Haber

Nilüfer’in Pazarlarında Hizmet Kalitesi İş Birliğiyle Artıyor

Nilüfer Belediyesi, ilçedeki pazar yerlerinde denetim, temizlik ve yerleşim düzenini daha verimli hale getirmek için yeni bir adım attı. Mevcut yönetmelikler çerçevesinde hazırlanan iş birliği protokolü ile pazar yerlerindeki hizmet standartlarının yükseltilmesi hedefleniyor. Nilüfer Belediyesi’nin tasarrufunda bulunan pazar alanlarında hayata geçirilen bu düzenleme; pazar kurulan günlerde alanın belirlenen sınırların dışına taşmasını önlemeyi ve pazar sonrasında oluşan temizlik ihtiyacının daha hızlı giderilmesini amaçlıyor. Yapılan protokol ile pazar yerlerindeki bazı teknik hizmetlerin yürütülmesinde meslek odalarından destek alınacak. Buna göre, giyim pazarları için Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Esnaf Odası, semt pazarları için ise Bursa Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası ile koordineli bir çalışma yürütülecek. Nilüfer Belediyesi ve odalar arasındaki protokol Nilüfer Belediyesi Halk Evi Başkanlık Makamı’nda imzalandı. Törene, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Bursa Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu ve Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Tüccaroğlu katıldı. NİLÜFER’DE ESNAF GÜLÜMSEYECEK Protokol töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, önceliklerinin Nilüfer’deki esnafın gülümsemesi ve Nilüfer halkının sağlıklı ortamlarda hizmet alması olduğunu söyledi. Bu kapsamda pazarları daha iyi getirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Her iki oda başkanımıza verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ederiz. Biz de elimizden gelen her desteği Nilüfer’in esnafı için yapmaya devam edeceğiz” dedi. Bursa Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu da, “Nilüfer’deki pazarların huzur ve güvenliği, esnafımızın daha sağlıklı ortamda alışveriş yapabilmesi ve kapalı pazar yerlerimizin sayısının artırılması için Başkan Şadi Özdemir ile görüşmeler yaptık. Nilüfer’de güzel şeylere hep birlikte imza atacağız. Bundan vatandaşımız da faydalanacak” diye konuştu. Nilüfer’deki giyim pazarlarının Türkiye çapında bilindiğini kaydeden Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Tüccaroğlu ise, “Nilüfer Belediyesi’nin çalışmaları ve destekleri sayesinde modern pazar alanlarımızın sayısını artırmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Gönüllülük için Güçlü İş Birliği Haber

TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Gönüllülük için Güçlü İş Birliği

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla 30 yılı aşkın süredir çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. Üniversite öğrencilerinin gönüllülük faaliyetlerine katılımını teşvik etmeyi amaçlayan “Gönüllülük Protokolü”, 7 Ocak’ta düzenlenen törenle imzalandı. Protokole, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, TEGV Gönüllü Operasyonları Yöneticisi Aykut Saka, TEGV Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi Yöneticisi Hatice Buse Karaca ve Tekirdağ Çorlu Aysel Öğücü – Lila Öğrenim Birimi Yöneticisi Selen Kavuklu katıldı. Protokol kapsamında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi öğrencileri TEGV’in Tekirdağ’da bulunan etkinlik noktalarında gönüllü olabilecek. Öğrenciler, Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi ile Tekirdağ Çorlu Aysel Öğücü – Lila Öğrenim Birimi’nin yanı sıra Tekirdağ ilinde faaliyet gösteren TEGV Ateşböceği eğitim tırlarında çocuklarla birlikte yürütülen etkinliklerde yer alabilecek. Bu iş birliği ile öğrencilerin toplumsal sorumluluk bilinci kazanmaları, iletişim becerilerini geliştirmeleri ve gönüllülük kültürünü benimsemeleri hedefleniyor. Öğrenciler, çocuklara yönelik etkinliklerde aktif rol üstlenecek İş birliği kapsamında TEGV, gönüllü olmak isteyen öğrencilerin başvurularını değerlendirerek kabul edilen gönüllülere oryantasyon ve program eğitimleri sunacak; gönüllülük sürecinin planlama ve motivasyon aşamalarını yürütecek. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ise gönüllülük duyurularını yaparak gönüllü olmak isteyen öğrencileri yönlendirecek ve katılımı destekleyecek. 7 Ocak 2026 – 31 Ağustos 2028 tarihleri arasında geçerli olacak protokol sayesinde üniversite gençliği sosyal sorumluluk alanında deneyim kazanırken, bölgedeki çocuklar da nitelikli eğitim desteğiyle buluşacak. Ayrıca, gönüllülük süreçlerine aktif olarak katılan öğrencilere talepleri doğrultusunda TEGV tarafından referans mektubu da sağlanacak. Bu anlamlı iş birliği, hem üniversite gençliğinin sosyal gelişimine katkı sunacak hem de Tekirdağ’daki çocukların eğitim yolculuğunu güçlendirecek. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, protokole ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Üniversite öğrenimi sürecinde öğrencilerimizin sosyal sorumluluk ve gönüllülük bilincinin kazandırılması, arttırılması ve sürekliliğinin sağlanması konusunda üniversitemizin tüm birimleri ve mensupları olarak yoğun çaba içerisindeyiz. Bu konudaki süreçleri gönüllülük çalışmalarını içeren dersler, sosyal sorumluluk ve gönüllülük konularını içeren çeşitli projeler, öğrenci topluluklarının çeşitli faaliyetleri, kamu kurumları ve çok sayıda sivil toplum örgütleri ile iş birliği halinde desteklemekteyiz. Üniversitemizin geçmiş yıllara dayanan çeşitli ve değerli iş birliklerinin bulunduğu Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) arasında imzalanan “Gönüllülük Protokolü” öğrencilerimizin sosyal sorumluluk ve gönüllülük faaliyetlerine katılımını teşvik edecek ve akademik bilgi, birikim ve yetkinliklerinin doğru ve etkin bir şekilde kullanılmasına imkân sağlayacaktır. Bu vesile ile TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ve değerli ekibine üniversitemiz ve öğrencilerimiz adına çok teşekkür ederim.” “Üniversiteler, gönüllü ağımızın en güçlü paydaşları” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile imzalanan protokole ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “TEGV’de 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanında çocuklarımızı nitelikli eğitim desteğiyle buluşturuyoruz. Bugüne kadar 108 binden fazla gönüllümüzün katkısıyla milyonlarca çocuğa ulaştık. Gönüllü ağımızın en güçlü ve sürdürülebilir paydaşları arasında üniversitelerimiz yer alıyor. Gençlerin akademik birikimini ve sosyal duyarlılığını TEGV’in eğitim deneyimiyle buluşturan bu protokolün, Tekirdağ’daki çocuklarımızın gelişimine olduğu kadar gönüllülerimizin kişisel ve toplumsal farkındalığına da kalıcı katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu vesileyle Sayın Rektör Yardımcımıza ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum.” TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi iş birliği uluslararası platformda yer almıştı TEGV, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile geçmiş yıllara dayanan iş birliği çerçevesinde, üniversite akademisyenlerinin davetiyle 04–08 Şubat 2025 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Filibe (Plovdiv) kentinde düzenlenen Uluslararası Toplumsal Araştırmalar Kongresi’ne katılım sağlamıştı. TEGV Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi ile TEGV Genel Merkez Gönüllü Operasyonları birimi aracılığıyla gerçekleştirilen katılımda; Sosyal Bilimler ve Spor Bilimleri alanlarında düzenlenen kongrede TEGV’in gönüllülük modeli, üniversite öğrencilerinin gönüllülük ekosistemindeki rolü ve çocuklara yönelik nitelikli eğitim çalışmaları uluslararası akademik platformda temsil edilmişti. Kongre kapsamında sunulan iki bilimsel bildiride, üniversite öğrencilerinin TEGV gönüllülük modeli içindeki rolü Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi örneği üzerinden ele alınırken; Düşler Atölyesi çalışmalarıyla çocukların yaratıcılığına ve sanatın bilişsel, duygusal ve sosyal gelişime katkılarına odaklanılmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Göktaş, “Bizim Çocuklar” 13. Türkiye Halk Oyunları Yarışması Açılışına Katıldı Haber

Bakan Göktaş, “Bizim Çocuklar” 13. Türkiye Halk Oyunları Yarışması Açılışına Katıldı

Bakan Göktaş, Saray Engelsiz Yaşam Bakım, Rehabilitasyon Merkezinde Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen “Bizim Çocuklar” 13. Türkiye Halk Oyunları Yarışması'nın açılışında 9 farklı ilden yöresel oyunlarını sergileyecek devlet himayesindeki çocuklarla bir araya geldi. Göktaş, salona girişinde devlet himayesi altındaki çocuklardan oluşan İstahbul Ritm Grubu’nun gösterisiyle karşılandı. Kocaeli takımının horon gösterisini izlemesinin ardından konuşan Göktaş, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanlığı arasındaki imzalanan protokol kapsamında geçmişin, kültürün en kıymetli değerlerini aktarmaya yönelik önemli bir çalışma gerçekleştirildiğini ifade etti. Çocuklara "Sizler bizim gururumuzsunuz" diyerek seslenen Göktaş, şunları kaydetti: "Her biriniz yaşadığınız illerde, o ilin kültürüne ait aslında geçmişte atalarımızın sahip çıktığı değerleri yaşatıyorsunuz. Hem değerlerimizi, hem geçmişimizi, hem kültürümüzü, hem tarihimizi en güzel şekilde sizler yansıtıyorsunuz. Bu yarışmanın birincisi her birinizsiniz. Hepiniz bizim gönlümüzün şampiyonusunuz. Hepiniz pırıl pırılsınız. Sizler bizim geleceğimizsiniz. Bu sadece bir dans gösterisi değil; kültürümüze sahip çıkmaktır. Sizlerin kişisel gelişiminize de çok büyük katkı sağlayacaktır. O yüzden bu yarışmalara katılmak sizler için çok büyük bir başarı. Bizler her birinizle gurur duyuyoruz." Konuşmaların ardından Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Hüseyin Güler, Bakan Göktaş’a Anadolu kadınının gücünü temsil eden figürü hediye etti. Yarında devam edecek yarışma kapsamında 9 farklı ilden gelen ekipler, kendi yörelerine ait halk oyunlarını sergileyecek. Yarışmada dereceye girenlere madalyaları takdim edilecek.

Novo Nordisk, Türkiye’deki Klinik Araştırma Yatırımlarına Devam Ediyor Haber

Novo Nordisk, Türkiye’deki Klinik Araştırma Yatırımlarına Devam Ediyor

Beş yıllık anlaşma, Ankara’daki kapasiteyi artırırken daha fazla hastanın yenilikçi tedavilere erken erişimini hedefliyor. Geçtiğimiz hafta Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile imzalanan iş birliği protokolünün ardından Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile imzalanan yeni protokol, Türkiye’nin uluslararası klinik araştırma haritasındaki yerini daha görünür kılmayı amaçlıyor. Novo Nordisk Türkiye, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi iş birliğiyle klinik çalışma kapasitesini artırmayı ve daha fazla hastanın yenilikçi tedavilere erişmesini sağlamayı amaçlıyor. Şirketin hasta odaklı yaklaşımı ve bilimsel liderlik vizyonu, Türkiye’nin klinik araştırmalar alanında bölgesel bir merkez haline gelmesine katkı sunmayı hedefliyor. Novo Nordisk, hastanenin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda diyabet, obezite, nadir hastalıklar ve kardiyovasküler hastalıklar gibi terapi alanlarında çeşitli eğitim programları düzenleyerek, klinik dünyasındaki uluslararası gelişmeleri aktararak, bilimsel etkinliklerde ortak çalışmaları destekleyerek araştırma süreçlerinin daha etkin, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşmasına katkı sunacak. 7 ülkedeki klinik araştırmalar Türkiye’den koordine ediliyor Novo Nordisk, Türkiye merkezli bölgesel klinik araştırma merkezinde Türkiye’nin yanında Cezayir, Fas, Lübnan, Mısır, Umman, Suudi Arabistan dahil olmak üzere toplam 7 ülkedeki klinik araştırmaları koordine ediyor. Bölgesel merkez yapısı, Türkiye’deki deneyimli ekiplerin, operasyonel altyapının ve uluslararası araştırmalara uyumlu çalışma düzeninin bir sonucu olarak faaliyet gösteriyor. Merkez, 2025 yılı itibarıyla yürütülen 34 aktif klinik araştırmada 1.200’ün üzerinde hastaya ulaşırken, bu çalışmaların 28’i doğrudan Türkiye’de gerçekleştirildi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile son 5 yılda 8 klinik çalışma yürütülürken, yeni protokol kapsamında en az 5 yeni klinik çalışmanın 2026 yılında başlatılması planlanıyor. Novo Nordisk’in son 5 yılda Türkiye’de klinik araştırmalara yaptığı toplam yatırımın 1 milyar TL’yi aşması ve bu yatırımların her yıl katlanarak artırılmasının hedeflenmesi, Türkiye’nin bu alandaki stratejik yükselişini daha da pekiştiriyor. Uzun vadeli sürdürülebilir değer Novo Nordisk’in vakıf şirketi yapısından güç alan bu stratejik ortaklık, yalnızca klinik araştırma sayısını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlık profesyonellerinin bilgi birikimini zenginleştirmeyi, Türkiye’nin klinik araştırmalardaki rekabet gücünü artırmayı ve hasta yaşam kalitesine kalıcı katkı sağlamayı hedefliyor. Bu iş birliğiyle Novo Nordisk Türkiye, klinik araştırmalarda etik standartları, şeffaflığı ve hasta güvenliğini esas alan vizyonuyla, Türkiye’nin bilimsel potansiyelini küresel ölçekte görünür kılmayı amaçlıyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekim Prof. Dr.Levent Öztürk “Novo Nordisk Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, hem hastalarımız hem de klinik araştırma ekibimiz için büyük bir heyecan kaynağı. Bu protokol, hastalarımızın yenilikçi tedavilere daha erken erişmesini sağlarken, hekimlerimizin bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına ve geliştirmesine olanak tanıyor. Bizler, klinik araştırmaların hastalar için açtığı yeni umut pencerelerini görmekten ve bu süreçte aktif rol almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülkemizde bilimi destekleyici nitelikte olan bu iş birliğinin uzun soluklu ve sürekli olmasını ve daha birçok ortak projeye ilham vermesini diliyoruz.” “Her araştırmada bir yaşamın dönüşümüne tanıklık ediyoruz” Bilimi, insanların yaşamına dokunan bir iyileşme gücüne dönüştürmek için çalıştıklarını vurgulayan Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü Bike Başaklar “Her klinik araştırmanın ardında, umutla bekleyen hasta, yakını, doktoru ve o umudu mümkün kılmak için çalışan bir ekip var. İşte biz bu ortak iyileşme hikâyesinin bir parçası olmaktan büyük bir sorumluluk ve gurur duyuyoruz. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile imzaladığımız bu yeni stratejik iş birliğiyle, klinik çalışmaların sayısını artırırken her hastanın yenilikçi tedavilere daha erken ulaşmasını hedefliyoruz. Amacımız, endüstri ve hastane iş birliğiyle klinik çalışma süreçlerini optimize ederek, küresel ölçekte daha fazla araştırmaya katılmak ve bölgede lider konuma gelmek. Bu sayede, henüz Türkiye’de piyasada olmayan ilaçları uygun hastalarla daha erken buluşturmayıı amaçlıyoruz. Bu adım, Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel gücünü daha görünür kılacak ve uluslararası düzeyde örnek teşkil edecek bir inisiyatif. Bizim için bu iş birliği, hastalar için de yeni bir umut kapısı anlamına geliyor. Çünkü biz, her araştırmada bir yaşamın dönüşümüne tanıklık ediyoruz. Novo Nordisk’in bir vakıf şirketi olması, hasta odaklı yaklaşımımız ve yüz yılı aşkın bilimsel birikimimiz sayesinde kısa vadeli hedefler yerine sürdürülebilir, uzun vadeli değer yaratmaya odaklanıyoruz. Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı bilim insanlarının potansiyeliyle birleştiğinde, bu iş birliğinin bölgesel düzeyde ilham verici bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyoruz.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.