Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Prototip Geliştirme

Kapsül Haber Ajansı - Prototip Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Prototip Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GCA Design Studio’dan Cam Ambalaj Tasarımında Bütüncül Yaklaşım Haber

GCA Design Studio’dan Cam Ambalaj Tasarımında Bütüncül Yaklaşım

GCA bünyesinde faaliyet gösteren GCA Design Studio, trend araştırmaları ve tüketici içgörülerinden tasarım, mühendislik ve üretim süreçlerine kadar ürün geliştirme yolculuğunun her aşamasında markalara destek veriyor. Tasarım, teknik uzmanlık, üretim deneyimi ve pazar bilgisini bir araya getirerek markaların fikirlerini üretilebilir, işlevsel ve değer yaratan cam ambalaj çözümlerine dönüştürüyor. Ürünün ilk fikir aşamasından tüketiciyle buluştuğu ana kadar tüm süreci yönetiyor, markaların pazarda farklılaşmasını destekleyen çözümler geliştiriyor. Bir fikri ürüne, ürünü markaya dönüştüren süreç GCA Design Studio'nun çalışma modeli, tasarımı ürün geliştirme yolculuğunun yalnızca bir aşaması olarak görüyor. Her proje; hedef pazarın, kategori dinamiklerinin, tüketici beklentilerinin ve markanın büyüme hedeflerinin analiz edilmesiyle şekilleniyor. Elde edilen içgörüler doğrultusunda geliştirilen fikirler, tasarım ve mühendislik çalışmalarıyla olgunlaştırılırken ürünün üretim süreçleriyle uyumu da eş zamanlı olarak değerlendiriliyor. Süreç, sektör ve trend araştırmalarıyla temelleniyor; tüketici içgörülerinin değerlendirilmesi ve ürün stratejisinin oluşturulmasıyla şekilleniyor. Bu aşamayı tasarım, prototip geliştirme, mühendislik çalışmaları, etiket ve dekorasyon çözümleri, dolum gereksinimleri ve üretim süreçleri takip ediyor. Ürünün pazara sunulmasına kadar uzanan tüm geliştirme adımları, birbirini besleyen entegre bir yaklaşımla yönetiliyor. Böylece markalar, farklı uzmanlık alanlarını ayrı ayrı koordine etmek yerine ihtiyaç duydukları tüm bilgi ve deneyime tek noktadan erişebiliyor. Bu yaklaşım sayesinde ortaya çıkan ambalajlar yalnızca estetik açıdan dikkat çekmiyor; üretim verimliliği, operasyonel gereksinimler, marka konumlandırması ve tüketici deneyimi gibi birçok farklı kriteri aynı anda karşılıyor. Etiket tasarımından dekorasyon alternatiflerine, kapak ve aksesuar seçimlerinden dolum süreçlerine kadar ürünün pazardaki başarısını etkileyen tüm detaylar bütüncül bir bakış açısıyla ele alınıyor. GCA'nın üretim gücü ve teknik bilgi birikimiyle desteklenen Design Studio, markalara fikir aşamasından pazara çıkışa kadar uzanan süreçte rehberlik ediyor. Tasarım ekipleri, mühendisler ve üretim uzmanları aynı hedef doğrultusunda çalışırken, ürün geliştirme süreci daha hızlı, daha verimli ve daha öngörülebilir hale geliyor. Tasarımın ötesinde bir çözüm merkeziGCA Design Studio'nun en önemli farklarından biri, tasarım, teknik uzmanlık, üretim deneyimi ve pazar bilgisini aynı yapı içerisinde buluşturması. Bu sayede markalar, ürün geliştirme sürecinin her aşamasında farklı çözüm ortaklarıyla çalışmak yerine tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek entegre bir ekiple ilerleyebiliyor. Sürdürülebilirlik de bu yaklaşımın önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Hafifletme odaklı tasarım çalışmaları sayesinde cam ambalajın estetik ve fonksiyonel özellikleri korunurken daha az ham madde kullanımıyla çevresel etki azaltılıyor. Tasarım gücünü uluslararası başarılarla ortaya koyuyor GCA Design Studio tarafından geliştirilen projeler, ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiği başarılarla da dikkat çekiyor. A' Design Award, Red Dot, WorldStar ve Ambalaj Ay Yıldızları gibi prestijli organizasyonlarda kazanılan ödüller, tasarım, teknik yetkinlik, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimini bir araya getiren yaklaşımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Global trendler ve tüketici beklentileri doğrultusunda geliştirilen çalışmalar, Türkiye'yi cam ambalaj tasarımı alanında dünya çapında temsil eden örnekler arasında yer alıyor. “Markaların ürün geliştirme yolculuğunun tamamına eşlik ediyoruz” GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi "Bugün başarılı bir ambalajın arkasında yalnızca iyi bir tasarım değil; doğru içgörü, güçlü mühendislik, üretim bilgisi ve pazarı doğru okuyan bir yaklaşım bulunuyor. GCA Design Studio'yu da bu anlayışla konumlandırıyoruz. Bir ürün fikrinin ortaya çıktığı ilk andan, ürünün raflarda tüketiciyle buluştuğu noktaya kadar tüm sürece eşlik ediyoruz. Trend araştırmalarını, tüketici içgörülerini, tasarım ve mühendislik çalışmalarını, üretim deneyimimizi ve pazar bilgimizi aynı çatı altında bir araya getiriyoruz. Böylece markalar için yalnızca bir ambalaj geliştirmiyor, ürün geliştirme yolculuğunun tamamında değer üreten bir çözüm ortağı olarak çalışıyoruz. Amacımız, markaların fikirlerini güçlü ürünlere, ürünlerini de pazarda fark yaratan başarılara dönüştürmelerine katkı sağlamak." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Üniversitesi’nden Avrupa Araştırma Konseyi Destekli İki Yeni Proje Haber

Koç Üniversitesi’nden Avrupa Araştırma Konseyi Destekli İki Yeni Proje

Bu yıl ERC Kavram Kanıtlama (Proof of Concept) çağrısına yapılan 554 başvuru arasından yalnızca 182 proje desteklenmeye hak kazandı. Yaklaşık yüzde 33’lük başarı oranına sahip bu rekabetçi çağrıda, Türkiye’den destek alan yalnızca iki proje bulunuyor ve her iki proje de Koç Üniversitesi öğretim üyelerine ait. 2012 yılından bu yana Türkiye’ye kazandırılan 63 ERC desteğinin 36’sı Koç Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülüyor. ERC Kavram Kanıtlama desteği, temel bilim alanında elde edilen güçlü araştırma çıktılarının prototip geliştirme, güvenlik ve etkinlik testleri, patentleme, erken kullanıcı doğrulamaları ve ticarileşme gibi aşamalara taşınmasını amaçlayan son derece seçici bir fon. Yalnızca mevcut veya geçmişte ERC araştırma desteği almış araştırmacıların başvurabildiği bu program, çığır açıcı araştırmalar ile gerçek dünya uygulamaları arasındaki boşluğu kapatmayı hedefliyor. Üniversitenin bu başarısı, yalnızca uluslararası düzeyde bilimsel bilgi üretmekle kalmayıp, bu bilgiyi yenilikçi teknolojilere ve toplumsal etkiye dönüştürme kapasitesini de ortaya koyuyor. Türkiye'nin ERC Yolculuğunda Güçlü Bir Merkez: Koç Üniversitesi Doç. Dr. Didem Unat ve Doç. Dr. Levent Beker’in ERC Kavram Kanıtlama desteği başarıları, Koç Üniversitesi’nin Avrupa araştırma ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 2012 yılından bu yana Türkiye’ye kazandırılan 63 ERC desteğinin 36’sı Koç Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülüyor. Bu desteklerin 22’si ana ERC projelerinden, 14’ü ise ticarileştirme odaklı ek destekler olan Kavram Kanıtlama projelerinden oluşuyor. Bugüne kadar Koç Üniversitesi bünyesinde ERC desteği alan projelerin 25’i mühendislik, 8’i sosyal bilimler ve 3’ü moleküler biyoloji ve genetik alanlarında yürütülen araştırmaları kapsıyor. Koç Üniversitesi, ERC Kavram Kanıtlama programında Türkiye'den destek alan iki projeye birden ev sahipliği yaparken, Doç. Dr. Didem Unat da ERC Kavram Kanıtlama desteğini almaya hak kazanan Türkiye'den ilk kadın araştırmacı olarak önemli bir ilke imza attı. Yapay Zekâ Altyapılarının Kritik Darboğazına Çözüm: UNIPATH Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Didem Unat tarafından yürütülen UNIPATH (Universal Communication Data-Path Monitoring and Visualization for Sustainable AI and HPC) projesi, büyük yapay zekâ modellerinin eğitildiği dev veri merkezlerinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri olan işlemciler arası veri iletişimi darboğazlarını çözmeyi hedefliyor. UNIPATH, farklı donanım üreticileriyle uyumlu çalışabilen ve uygulamanın en üst yazılım katmanından donanımın en alt seviyesine kadar uçtan uca görünürlük sağlayan ilk araç olmayı hedefliyor. Yapay zekâ veri merkezlerinde iletişim verimliliğinde sağlanacak yüzde 5 ila 10’luk bir artışın bile milyonlarca avroluk enerji tasarrufu yaratması ve yapay zekâ modellerinin daha hızlı eğitilmesini mümkün kılması bekleniyor. Ayrıca geliştirilecek yapay zekâ destekli asistanın, mühendislerin sistem hatalarını ve performans sorunlarını daha hızlı tespit etmelerine yardımcı olması amaçlanıyor. Doç. Dr. Didem Unat, projenin önemini şu sözlerle açıklıyor: "Bugün yapay zekâ sistemlerinin ölçeği ve enerji tüketimi benzeri görülmemiş bir hızla artıyor. UNIPATH ile amacımız, bu sistemlerin görünmeyen ancak kritik öneme sahip iletişim altyapılarını daha şeffaf, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek. Yapay zekâdaki küçük bir verimlilik artışı bile küresel ölçekte önemli bir enerji ve maliyet tasarrufu anlamına gelebilir." Kalp Krizinin İlk Sinyalini Yakalamayı Hedefleyen Giyilebilir Teknoloji: FIRST-SIGN ERC Kavram Kanıtlama desteği alan diğer proje ise Koç Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Beker tarafından yürütülen FIRST-SIGN oldu. Proje, kalp hastalıklarının erken tanısı ve takibi için, kan almadan ve uzman sağlık personeli gerektirmeden kullanılabilecek giyilebilir bir biyosensör teknolojisi geliştirmeyi amaçlıyor. Göğüs ağrısıyla sağlık kurumlarına başvuran hastalarda, kalp krizini doğrulamak ya da dışlamak için gereken kardiyak ölçümler çoğu zaman vaktinde yapılamıyor. Üstelik hastaların taburcu olduktan sonra evde kullanabilecekleri güvenilir bir takip aracı da bulunmuyor. FIRST-SIGN, bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Proje kapsamında geliştirilecek giyilebilir cihaz, ağrısız bir şekilde cilde uygulanarak kan almadan ve ağrı hissi oluşturmadan kritik kardiyak bilgilerin akıllı telefon üzerinden okunmasını sağlayacak. Bu teknoloji sayesinde kalp hasarının daha erken saptanması, hastaların daha hızlı değerlendirilmesi ve taburculuk sonrasında sessiz ilerleyen kötüleşmelerin erken dönemde tespit edilmesi hedefleniyor. Proje, Koç Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. İskender Yilgör ve Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Dilek Ural ve Prof. Dr. Ender Ödemiş’in de uzmanlığıyla disiplinlerarası bir işbirliği içinde yürütülecek. Doç. Dr. Levent Beker projenin hedefini şöyle özetliyor: "Kalp hastalıklarında erken müdahale hayat kurtarıyor. FIRST-SIGN ile hedefimiz, kritik kardiyolojik parametrelerin yalnızca hastane ortamında değil, ambulanslarda ve hastaların evlerinde de kolayca takip edilebilmesini sağlamak. Bu teknoloji, kalp hastalıklarının tanı ve takibinde daha erişilebilir, hızlı ve hasta dostu bir yaklaşımın önünü açabilir." Temel Araştırmadan Gerçek Dünya Uygulamalarına Uzanan İki Yenilikçi Teknoloji UNIPATH ve FIRST-SIGN projeleri, biri sürdürülebilir yapay zekâ altyapılarını, diğeri ise kalp hastalıklarının erken tanı ve takibini hedefleyen çözümleriyle, temel araştırmanın gerçek dünya uygulamalarına dönüşmesinin güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Her iki proje de, Avrupa Araştırma Konseyi’nin Kavram Kanıtlama programının temel amacı doğrultusunda, laboratuvarda geliştirilen bilimsel bilgi ile toplumsal ihtiyaçlar arasında köprü kurmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu Haber

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu

Eş zamanlı olarak yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da açan EY; bu sayede, kuruluşların yapay zekâyı fiziksel ortamlara ve iş operasyonlarına sorunsuz bir şekilde entegre etmelerine yardımcı olacak. EY’ın yenilikçi yapay zekâ çözümleri, endüstriyel üretim, enerji, tüketici ürünleri ve sağlık gibi çeşitli sektörlerde fiziksel yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesini destekliyor. Ayrıca EY; bu yatırımlarla operasyonel verimliliği artırmanın yanı sıra akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, NVIDIA iş birliğiyle yeni bir fiziksel yapay zekâ platformu olan EY.ai Physical AI’ı hayata geçirdi. Yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm yatırımlarını sadece bununla sınırlı tutmayan EY, işletmelerin ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümleri için prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına da yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunan laboratuvarı EY.ai Lab’i de açtığını duyurdu. NVIDIA altyapıları kullanılarak geliştirilen yeni fiziksel yapay zekâ platformu EY.ai Physical AI; kuruluşların robotlar, dronlar, akıllı cihazlar ve benzeri teknolojiler tarafından yürütülen yapay zekâ sistemlerini uygulamalarına ve yönetmelerine yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunacak. Bu sayede EY, fiziksel sistemlerin gerçek dünyada uygulanmadan önce modellenmesi, test edilmesi ve iyileştirilmesi için dijital ikiz geliştirme konusunda işletmeleri destekleyecek. Böylece, risklerin azaltılmasına ve değer elde etme süresinin hızlandırılmasına katkıda bulunacak. EY ayrıca, işletmelerin yapay zekâ ile çalışan robotları gerçekçi üç boyutlu (3D) ortamlarda geliştirmelerine, simüle etmelerine ve doğrulamalarına yardımcı olmak amacıyla NVIDIA’nın açık modellerini, simülasyon ve öğrenme çerçevelerini de entegre edecek. Bununla birlikte, platform gelişmiş yapay zekâ iş yüklerinin uygulanması için güvenli, ölçeklenebilir ve yüksek performanslı bir temel sunuyor. İlgili platform, üç temel unsura odaklanmayı hedefliyor: Yapay zekâya hazır veriler: Fiziksel yapay zekâ için çok sayıda senaryoyu simüle etmek üzere sentetik veriler üretmek Dijital ikiz, robotik simülasyon ve eğitim: NVIDIA'nın açık modellerini, kütüphanelerini ve çerçevelerini kullanarak dijital ve fiziksel dünyalar arasında köprü kurmaya yardımcı olmak, gerçek zamanlı içgörüler ve performans izleme sağlamak ve operasyonel sürekliliği kolaylaştırmak Sorumlu fiziksel AI: İş operasyonları genelinde güvenlik, etik, uyumluluk unsurlarını ve dayanıklılığı korumaya yardımcı olmak için güçlü önlemler uygulamak EY aynı zamanda; yapay zekânın fiziksel ortamlara sorunsuz bir şekilde entegre edilmesine olanak tanıyan ve alanının ilk örneği olan yeni yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da faaliyete geçirdi. En ileri seviye robotik, sensör ve simülasyon yetkinlikleriyle donatılan laboratuvar EY.ai Lab; kuruluşlara ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümlerini prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunuyor. EY, fiziksel yapay zekâ yetkinliklerini enerji, sağlık ve akıllı şehirler başta olmak üzere birçok sektöre yönelik daha da genişletecek bu yatırımlar ile akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak, geliştirdiğimiz platformlar ve ürünlerle yapay zekâya yönelik yatırımlarımızı sürdürerek iş dünyasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Kurumların geleceğini şekillendiren yapay zekâ platformumuz EY.ai, strateji, dönüşüm, risk, denetim ve vergi alanlarındaki uzmanlığımızı AI teknolojisiyle bir araya getirerek şirketlere bütüncül bir değer sağlarken; bunu bir adım öteye taşıyarak yakın zamanda hayata geçirdiğimiz yeni platformumuz EY.ai Physical AI, bu değeri fiziksel dünyayla bütünleştirerek, sunulan hizmet kapsamını çok daha geniş bir alana yaymayı hedefliyor. Gelişmiş otomasyon, yüksek verimlilik ve operasyonel maliyetlerin önemli ölçüde azaltılmasına kadar pek çok alanda işletmelerin faaliyet biçimini dönüştürerek değer elde etmelerine yardımcı olacak EY.ai Physical AI ile işletmeler, yapay zekâ entegrasyonlarını güvenli bir şekilde yönetebilecek ve deneysel çalışmalardan kurumsal ölçekli uygulamalara geçişte hızlarını artırabilecek. Ayrıca EY olarak yakın zamanda açılışını yaptığımız EY.ai Lab ise işletmelere; fiziksel yapay zekâ sistemlerini, kapsamlı simülasyonlarla sanal bir test ortamında tasarlamak, insansı robotlar, dört ayaklı robotlar ve diğer yeni nesil robotik platformlar dahil olmak üzere farklı formlarda çözümler geliştirmek, dijital ikiz aracılığıyla lojistik, üretim ve servis akışlarını iyileştirmek gibi birçok imkân sağlayacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.