Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Prototipleme

Kapsül Haber Ajansı - Prototipleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Prototipleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Oyun Pazarı 2025’te 188.8 Milyar Doları Buldu Haber

Küresel Oyun Pazarı 2025’te 188.8 Milyar Doları Buldu

Dijital oyun sektörü yalnızca eğlence üretmiyor; veri odaklı tasarım, yapay zekâ entegrasyonu ve küresel yayın stratejileriyle çok katmanlı bir yaratıcı teknoloji ekosistemi inşa ediyor. İstinye Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, oyun tasarımcısını “deneyim mimarı” olarak tanımlıyor. Ona göre tasarımcı; oyun mekaniğinden ekonomi modeline, kullanıcı deneyiminden live operasyonlara kadar tüm sistemi kurgulayan, test eden ve veriye dayalı olarak geliştiren bir yaratıcı teknoloji mühendisi. Yapay zekâ destekli adaptif mekaniklerden oyuncu analitiğine uzanan bu yeni yaklaşım hem eğitim modelini dönüştürüyor hem de Türkiye’yi küresel rekabette daha görünür bir konuma taşıyor. “Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar” Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, dijital oyun tasarımcısının neler yaptığını şöyle özetledi: “Dijital oyun tasarımı yalnızca eğlence ürünü üretmek değildir; insan deneyimini, etkileşimini ve hikâyesini kapsayan disiplinlerarası bir sistem tasarımı sürecidir. Oyun, kullanıcıya hissettirdiği deneyimle anlam kazanır. Bu nedenle tasarımcı yalnızca mekanik kurmaz; psikoloji, ekonomi, hikâye anlatımı ve teknoloji bileşenlerini aynı anda kurgular. Dijital oyun tasarımcısı, oyunun ‘deneyim mimarisini’ inşa eden kişidir. Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar. Temel sorumluluklar şunlardır: Core loop & progression: Oyuncunun tekrar ettiği döngü, ilerleme ve ödül sistemiSistem tasarımı & dengeleme: Karakter, combat, ekonomi, kaynaklar, difficulty curveLevel & quest tasarımı: Görev akışları, seviye ritmi, onboarding süreçleriUX ve oyuncu yolculuğu: Menü akışı, kullanıcı testleri, erişilebilirlikPrototipleme: Unity/Unreal ile hızlı prototip ve playtestLive Ops & metrik okuma: Retention, ARPDAU, churn, A/B testPlatform & yayın stratejisi: Steam, konsol ve mobil için optimizasyon Ben oyun tasarımını bir sanat alanından öte yaratıcı teknoloji mühendisliği olarak görüyorum. Tasarım, veri ve teknoloji eş zamanlı çalışır.” “Disiplinlerarası eğitim modeli gerekli” Dijital oyun tasarımcısı olmak için nasıl bir eğitim gerektiğiyle ilgili de bilgi veren Ergen, şunları söyledi: “Tek bir doğru yol yoktur; ancak güçlü bir portfolyo, teknik altyapı ve sistem düşünme becerisi şarttır. Günümüzde oyunlar yalnızca eğlence değil; eğitim, sağlık, simülasyon, XR ve yapay zekâ uygulamalarında da kullanılmaktadır. Bu nedenle disiplinlerarası eğitim modeli gereklidir. Amerika’dan Türkiye’ye döndüğümde sıklıkla vurguladığım bir tespit vardı: Türkiye, oyun ve yaratıcı teknolojiler alanında Avrupa ve Amerika’nın yaklaşık 5 yıl gerisinden gelmektedir. Bunu bir yakınma değil, bir çalışma çerçevesi olarak ele aldık. Bu doğrultuda: Müfredatı yeniden yapılandırdık. Ders içeriklerini teknik derinlik kazandıracak şekilde güncelledik. Yapay zekâ ve makine öğrenmesini entegre ettik. Sektörle sürekli etkileşimli bir model kurduk. Bugün lisans düzeyinde yapay zekâ ve makine öğrenmesini sistematik biçimde oyun tasarımı eğitimine entegre eden tek bölüm konumundayız. Öğrencilerimiz teknik olarak şu alanlarda eğitim almaktadır: Data-driven design, oyuncu analitiği, oyun ekonomisi modelleme, prosedürel içerik üretimi, AI destekli adaptif mekanikler, monetizasyon mimarisi, platform bazlı yayın stratejileri.” “Sektör 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabilir” Dijital oyun tasarımının geleceğinin ve istihdamının olduğunu belirten Ergen, pazarla ilgili şu bilgiler verdi: “Küresel oyun pazarı büyümeye devam ediyor. Newzoo verilerine göre, 2024’te 187.7 milyar dolar, 2025’te 188.8 milyar dolar, 2028 projeksiyonu ise 206.5 milyar dolar. Oyuncu sayısının 2028’de 3.9 milyara yaklaşması bekleniyor. Daha geniş tanımlı araştırmalarda sektörün 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabileceği öngörülüyor. Bu büyüme yalnızca eğlence ekonomisi değildir. Oyun teknolojileri: Eğitim teknolojileri, XR ve metaverse, sağlık simülasyonları, savunma sistemleri, otomotiv arayüzleri gibi alanlara da entegre olmaktadır. Maaş skalası ülke, deneyim ve uzmanlık alanına göre değişir. Özellikle sistem tasarımcıları, oyun ekonomisi uzmanları, live ops yöneticileri ve AI destekli tasarım uzmanları küresel ölçekte yüksek talep görmektedir.” “Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biri” Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, küresel oyun ve Türkiye pazarı ile ilgili ise şunları söyledi: “Newzoo’nun 2025 raporuna göre küresel oyun pazarı 2025’te 188.8 milyar dolar seviyesindedir. Daha geniş tanımlı pazar analizlerinde 2024’te yaklaşık 298 milyar dolarlık hacim ve 2030’da 505 milyar dolara ulaşma projeksiyonu bulunmaktadır. Bu, oyun sektörünü yaratıcı endüstriler içinde en büyük ve en hızlı büyüyen alanlardan biri haline getirmektedir. Türkiye için 2025 projeksiyonları yaklaşık 3.33 milyar dolar seviyesindedir. Ancak önemli olan yalnızca iç pazar büyüklüğü değil; Türkiye’nin mobil oyun üretiminde küresel ölçekte görünürlük kazanmış olmasıdır. Türkiye, mobil oyun alanında global başarılar elde etti. Peak’in 2020’deki exit’i ekosistem için dönüm noktası oldu. Dream Games gibi şirketler milyar dolarlık değerlemelere ulaştı. Resmi bir ‘dünya sıralaması’ yoktur; ancak Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biridir.” Uluslararası çalışma fırsatları da sunuyor Bu alanın uluslararası çalışma fırsatları da sunduğunu belirten Ergen, “Oyun sektörü doğası gereği küreseldir. Remote ve hybrid çalışma yaygındır. Üretim pipeline’ları uluslararasıdır. Portfolyo güçlü olduğunda ülke bariyeri azalır. Tasarımcılar publisher’larda, AAA stüdyolarda, outsource ekiplerde veya bağımsız yapımcı olarak çalışabilir” dedi. “Öğrencilerimizi ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz” İstinye Üniversitesi’ndeki başarı hikâyelerinden de bahseden Ergen, şöyle devam etti: “Başarıyı üç ana kanalda görüyoruz: Üretim kültürü: Game Design Club ve düzenli Game Jam’ler. Başarı örnekleri: Üniversite içi ve dışı yarışmalarda dereceler. Mezun görünürlüğü: LinkedIn ve sektör yerleşimleri. Bölüm olarak yılda ortalama: 20’den fazla sektör etkinliği, 5 büyük Game Jam (200+ katılımcı), yüzlerce prototip üretim süreci, uluslararası konuşmacı ve yatırımcı buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Game Jam’lerimiz yalnızca yarışma değil; ürünleştirme ve girişim kültürü kazandırma platformlarıdır. Öğrencilerimizi yalnızca tasarımcı değil; ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz.” “AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçası” Oyun tasarımında yapay zekânın rolüne de değinen Dr. Öğr. Üyesi Ergen, “Yapay zekâ: Oyun deneyimini kişiselleştirme, adaptif zorluk üretme, prosedürel içerik üretimi, oyuncu davranış tahmini, ekonomi optimizasyonu gibi alanlarda kritik rol oynamaktadır. Akademik çalışmalar da AI entegrasyonunun oyuncu deneyimini derinleştirdiğini göstermektedir. Bu nedenle bölümümüzde AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçasıdır” diye konuştu. Oyunun artık yalnızca bir yazılım ürünü olmadığını belirten Ergen, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir ekonomi modeli, veri sistemi, dağıtım stratejisidir. Bir küresel rekabet alanıdır. Gelecek beklenen bir zaman dilimi değil; bugünden yapılan hazırlıkların doğal sonucudur. Biz bölüm olarak yalnızca mevcut açığı kapatmayı değil; Türkiye’nin yaratıcı teknoloji üretiminde öncü bir konuma gelmesini hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank Düşünce Kulübü ile Gençler, Harvard Yaz Okulu Yolunda Haber

Akbank Düşünce Kulübü ile Gençler, Harvard Yaz Okulu Yolunda

Gençler, finansal ekosistemi herkes için erişilebilir ve adil hale getirecek yenilikçi fikirler geliştirerek geleceğin kapsayıcı bankacılık vizyonuna katkı sağladı. Jüri değerlendirmesinin ardından en iyi projenin sahibi seçilen Büşra Zeynep Bahar Harvard Yaz Okulu’na gitmeye hak kazandı. Akbank’ın gençlerin yenilikçi fikirlerini desteklemek amacıyla Akbank Gençlik Akademisi çatısı altında hayata geçirdiği Düşünce Kulübü, 16’ncı döneminde de gençlerin fikir üretme ve geliştirme potansiyelini desteklemeye devam ediyor. Her yıl farklı bir tema etrafında yürütülen program, bu yıl “Kapsayıcı Bankacılık” odağında gerçekleşti. 9 hafta süren programa katılan gençler, girişimcilik, strateji, karar mekanizmaları, prototipleme, test çalışmaları, inovasyon odaklı içerik çalışmaları gibi konularda eğitim alarak, mentörlerin desteğiyle finansal kapsayıcılığı artıracak fikirler geliştirdi. Katılımcılar, girişimci kadınlar, gençler, engelli bireyler ve dezavantajlı grupların finansal hayata daha güçlü katılımını sağlayacak yenilikçi çözümler üretti. Ardından projeler, Akbanklı liderler, Endeavor Genel Müdürü Aslı Kurul Türkmen ve GenWise Kurucu Ortağı Tuğrul Ağırbaş gibi alanında uzman isimlerden oluşan jüri üyeleri tarafından değerlendirildi ve finalistler belirlendi. Finalde, Boğaziçi Üniversitesi’nden Büşra Zeynep Bahar, davranışsal ekonomi ve psikometrik araçları entegre ederek gençlerin geçmiş finansal alışkanlıklarını bugünkü karar dinamiklerini ve geleceğe yönelik finansal yönelimlerini analiz eden bütüncül bir finansal benlik uygulaması sunduğu DearMoney projesi ile Harvard Yaz Okulu’na gitme hakkı kazandı. 16. Dönem Akbank Düşünce Kulübü kazananı ile birlikte bugüne kadar Düşünce Kulübü aracılığıyla Harvard Yaz Okulu’nda öğrenim fırsatı kazanan öğrenci sayısı 36’ya ulaşmış oldu.

Karel Kalıp Tampon ve Torpido Kalıplarında Türkiye’nin Tartışmasız Lideri! Haber

Karel Kalıp Tampon ve Torpido Kalıplarında Türkiye’nin Tartışmasız Lideri!

Merkezi İstanbul Tuzla OSB’de, deneme ve ön seri üretim tesisi ise Gebze-Şekerpınar’da olan şirket, uzun yıllardır Türkiye’nin en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 250 firma arasında yer alıyor. Otomotiv üreticilerine maliyet avantajı sağladıklarını söyleyen Karel Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, “Kalıp imalatı, try-out ve pre-serie aşamalarını tek elde toplayarak arayüz maliyetlerini düşürüyoruz. Bir başka deyişle, ‘model onayı’na giden yolda tasarımdan seri üretime kadar markanın tek muhatabı olabilen, uçtan uca bir çözüm ortağıyız. Şirket olarak tampon ve torpido kalıplarında Türkiye’nin tartışmasız lideri, AB’de ise ilk 5 kalıpçıdan biri konumundayız. Ford, Fiat, Toyota, Renault, Mercedes/Daimler, Volkswagen Group, Stellantis Group gibi markalara hizmet veriyoruz. Avrupa standartlarında kalıp mühendisliğimizle AB’nin büyük üreticilerine ihracat yapıyoruz. Yerli yeni nesil EV (elektrikli araç) projeleri de teknolojik uyumumuzu ve hızımızı teyit ediyor. Böylece hem yerli ekosistemde mühendislik yetkinliğimizi artırıyor hem de ihracata dayalı iş hacmimizi besliyoruz” dedi. Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, 1994’ten bu yana yüksek kaliteli üretim teknolojileriyle sektörün önemli markalarıyla güçlü iş birlikleri yapmaya devam ediyor. Otomotiv sektöründe orta ve büyük boy, karmaşık plastik enjeksiyon (eritilen plastiğin kalıba basılması) ve SMC (elyaf takviyeli kompozit levha kalıplama) kalıplarında uzman olan Karel Kalıp, otomotivde bir parçanın fikrinden banttan çıkışına kadar tüm kritik halkaları yani tasarım, mühendislik, imalat, try-out (seri üretim koşullarına yakın ilk denemeler) ve ön seri üretim tek çatı altında yönetebilme kabiliyetine sahip ender şirketler arasında yer alıyor. En fazla Ar-Ge harcaması yapan 250 firma arasında! Karel Kalıp’ın yolculuğuna, yerli kalıpçılığın payını büyütme hedefiyle çıktığını söyleyen Karel Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, “İlk yıllarda telekom ve beyaz eşyada edinilen tecrübe, kısa sürede otomotive odaklanarak büyüdü. Bu geçiş hem global kalite beklentilerine uyum hem de Türkiye’de otomotiv tedarik zincirinin derinleşmesi açısından dönüm noktası oldu. Bugün merkezimiz, İstanbul Tuzla OSB’de (İTOSB) yer alıyor. Deneme ve ön seri üretim tesisimiz ise Gebze-Şekerpınar’da faaliyetlerine devam ediyor” dedi. Şirket 2015’ten bu yana Bakanlık onaylı Ar-Ge merkezi statüsünde faaliyet gösterdiklerini söyleyen Refik Diri, şöyle devam etti: “Ar-Ge merkezimiz, tüm sektörlerde bakanlığın onayladığı 172’nci, kalıpçılık sektöründeki ilk Ar-Ge merkezidir. Firmamız yıllardır en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 250 firma arasında yer alırken 2024 yılında 159’uncu sırada tamamladık. Şirket olarak otomotivde elektrikli araç dönüşümünün merkezinde olan “otomotivde hafifletme” üzerine onlarca projeye imzamızı attık. Karel Kalıp olarak bizim farkımız, adetsel kapasiteden çok yetkin kapasiteyi yani doğru mühendislik, hızlı devreye alma ve sürdürülebilir kaliteyi ölçeklendirmemiz.” Uçtan uca bir çözüm ortağıyız! Kalıpların, yeni bir otomobil modelinin en büyük yatırım kalemi olduğunu vurgulayan Refik Diri, “Bir otomobil modelindeki her parça için sadece bir kalıp üretilir ve bu kalıpla gerekirse milyon adet parça basılabilir. Otomobilde gördüğünüz pek çok plastik parça yani tampon, torpido (instrument panel), orta konsol, kapı içi, sütun kaplamaları, bagaj içi kaplamalar vb. aslında bir ‘kopyalama aracı’ olan kalıplar sayesinde üretilir. Kalıp, parçanın formunu, yüzey kalitesini ve boyutsal doğruluğunu belirler; bu yüzden bir parçanın kalitesi ve birim maliyeti kalıbın başarısına doğrudan bağlıdır. Dolayısıyla kalıp şirketi, otomobil üreticisi (OEM) için yalnızca bir tedarikçi değil, tasarım, maliyet ve kalite ortağıdır. İyi bir kalıp; ilk denemede doğru ürün (hızlı devreye alma), kısa çevrim süresi (daha düşük üretim maliyeti) ve parça ömrü boyunca kolay modifikasyon (esneklik) sağlar. Bu, ciddi zaman ve bütçe tasarrufu demektir. Karel Kalıp olarak biz de, DFM (üretilebilirlik için tasarım), simülasyon, prototipleme, kalıp imalatı, try-out ve pre-serie aşamalarını tek elde toplayarak arayüz maliyetlerini düşürüyoruz. Kısacası, ‘model onayı’na giden yolda tasarımdan seri üretime kadar markanın tek muhatabı olabilen, uçtan uca bir çözüm ortağıyız” diye konuştu. Karel Kalıp’ın, otomotivde orta-büyük boy plastik parça kalıplarında Türkiye’nin ilk 3 kalıpçısından biri olduğunu belirten Karel Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, şunları söyledi: “Ayrıca şirket olarak tampon ve torpido kalıplarında tartışmasız lideriz, AB’de ise ilk 5 kalıpçıdan biri konumundayız. Ford, Fiat, Toyota, Renault, Mercedes/Daimler, Volkswagen Group, Stellantis Group gibi markalara hizmet (doğrudan ya da Tier-1 üzerinden) veriyoruz. Avrupa standartlarında kalıp mühendisliğimiz sayesinde ağırlıklı olarak AB’nin büyük üreticilerine ihracat yapıyoruz. Yerli yeni nesil EV (elektrikli araç) projeleri de teknolojik uyumumuzu ve hızımızı teyit ediyor. Böylece hem yerli ekosistemde mühendislik yetkinliğimizi artırıyor hem de ihracata dayalı iş hacmimizi besliyoruz. Kalıpların zorluğu ve boyutlarına göre yılda ortalama üretim kapasitemiz 50 kalıp. Son yıllarda tam kapasiteyle çalışıyoruz. Ayrıca kapasitemizin yüzde 20’sini ülkemize ithal edilen kalıpların devreye alınması ve modifikasyonları için ayırmaktayız. Son dönemdeki ciromuzun yüzde 50’den fazlasını gerçekleştirdiğimiz ihracat oluşturuyor. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere ihracatımızı AB ülkelerine yapıyoruz. AB’deki OEM ve Tier-1’lerin kalite, izlenebilirlik ve dokümantasyon standartlarına uygun süreçlerimiz var. Bu, yeni müşteri kazanımını ve uzun dönemli iş birliklerini destekliyor. AB’nin öncelikli olmasının sebebi, elektrikli araç dönüşümünün AB’de hızla ilerlemesi. Ön yüz/fascia, aerodinamik kaplamalar ve hafif iç trim gibi alanlarda talep artıyor. Karel’in try-out merkezinde seri koşullara yakın denemeler yapabilmesi (büyük tonajlı enjeksiyon makineleriyle) AB müşterisine güven veriyor. Ayrıca Ar-Ge merkezi sayesinde hafifletme (MuCell, core-back, doğal elyaf, karbon elyaf…) ve yüzey kalitesi gerektiren projelerde teknik kanıt noktaları sunuyor; bu da ülke çeşitliliğini artırma hedefinde elimizi güçlendiriyor.” Hedefimiz ciromuzun yarısını ihracattan sağlamak! Sanayideki en zor imalat alanının kalıp imalatı olduğuna işaret eden Refik Diri, “İşçilik yoğun olan bu alanda başarılı firmaların personel sayısı 100’ü geçmez, dolayısıyla ülkemizde kalıpçı sayısı binlerce, Avrupa’da on binlercedir. Hizmet ve kapasitemizin esnek olması için firmamıza özel bir tedarik zinciri iş modelimiz vardır. Bu sayede yoğun dönemlerde vardiya sayısını 3’e ve kapasitemizi 2-3 misline çıkartabiliriz. Yaklaşık 80 personelimizin yanında yoğun zamanlarda tedarikçilerimizle birlikte yaklaşık 300 istihdam sağlamaktayız. Binek araç, SUV, ticari ve Tır/kamyon olmak üzere farklı kategorilerde üretim yapıyoruz” dedi. Bu yıl hedeflerini toplam cironun yüzde 50’si olarak belirlediklerini aktaran Refik Diri, “İhracat hedefimiz ciromuzun yüzde 50’si. 2026’da üç ana eksene odaklanıyoruz. Bunlardan ilki EV ve hafifletme temalı programlarda payı artırmak. Diğerleri ise AB pazarında müşteri çeşitliliğini derinleştirmek ve kalıpları devreye alma hızını dijital dönüşümle ve ileri simülasyon yöntemleriyle güçlendirmek. Bu üç eksen ile, kalite/maliyet/zaman üçgeninde markalara sürdürülebilir rekabet gücü sunmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.