Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Psikolojik Danışmanlık

Kapsül Haber Ajansı - Psikolojik Danışmanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikolojik Danışmanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadıköy’e İBB’den İki Müjde Haber

Kadıköy’e İBB’den İki Müjde

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kadıköy Hasanpaşa’da toplumsal dayanışmayı güçlendiren, kıdemli yurttaşların sosyal hayata katılımını sağlayan ve sokak canlılarının yaşam hakkını koruyan iki önemli tesisin açılışını aynı anda gerçekleştirdi. Mehmet Hattat ve ailesinin bağış katkılarıyla İBB tarafından yapılan Kadıköy Yaş Alanlar Merkezi ile Türkiye’nin ilk kadın veteriner hekimi Merver Ansel’in adını taşıyan Sahipsiz Hayvan Tedavi Merkezi törenle hizmete girdi. Düzenlenen açılış törenine; YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, , Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, İBB Meclis üyeleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri, ilçe yöneticileri ve çok sayıda Kadıköylü katıldı. "BİZ BU ÜLKEYE HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Açılış töreninde konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, katılımcıları selamlayarak Silivri’de bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ve mesajını iletti. Görev bilinciyle hareket ettiklerini vurgulayan Aslan, "Helal oylarınızla seçtiğiniz ve 1,5 yılı aşkın süredir Silivri'de tutsak tutulan Ekrem başkanımızın size selamlarını getirdim. Daha dün gördüm, morali gayet iyiydi. Sırf kendi aracını kullanıp devlete masraf olmasın diye, devletin parasıyla harcama olmasın, yeter ki zor şartlardan çıkalım diye kendi aracını kullandığı için yargılanan bir belediye başkanından konuşuyoruz. Göreceksiniz sürecin sonunda alnının akıyla oradan çıkacak. Biz ne şart ve koşul olursa olsun bu devlete, bu millete hizmet etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Yeri gelecek kendi aracımızı vereceğiz ama biz bu ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz bu ülkeyi seviyoruz, bu cumhuriyeti seviyoruz" dedi. "CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR; BİZ VAR OLDUĞUMUZ SÜRECE KİMSE KENDİNİ YALNIZ HİSSETMESİN" Sosyal devlet ve belediyecilik anlayışının temelinde kimseyi geride bırakmama ilkesinin yattığını belirten Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Biz de bu cumhuriyetin çocuklarıyız, evlatlarıyız. Devletin bir kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak darda kalanın, başı sıkışanın yanındayız. Hiç kimseyi geride bırakmayacağız. Bugüne kadar bırakmadık, bırakmamaya devam ediyoruz. Yarın da öyle yapacağız. Biz var olduğumuz sürece, bu görevlerde olduğumuz sürece, bu belediyeleri, bu ülkedeki yönetime katıldıkça, söz sahibi oldukça bu ülkede kimse kendini yalnız hissetmesin; Cumhuriyet'in çocukları var ve biz varız. Asla umutsuzluk yok. Bizim kitabımızda umutsuzluk yok. Biz asla umutsuz olmayacağız. Yarın bizimdir, Cumhuriyet'in çocuklarınındır, sizindir." "BÜYÜKLERİMİZİN HAYATIN İÇİNDE OLMASI BİZİM VİCDANİ SORUMLULUĞUMUZDUR" Bağışçı Mehmet Hattat ve ailesine katkılarından ötürü teşekkür eden Nuri Aslan, Kadıköy Yaş Alanlar Merkezi’nin kente kazandırılmasının taşıdığı insani değeri vurguladı. Yaş almanın hayatın doğal bir süreci olduğunu ifade eden Aslan, "Hiçbir yaşlı annemiz, babamız, abimiz, ablamız artık kendini yalnız hissedemez. İBB hep yanında. Kadıköy Yaş Alanlar Merkezimizi de bunun için hazırladık. Merkezimiz yaşamını kendi evinde sürdüren büyüklerimiz için yeni bir buluşma ve paylaşım noktası olacak. Burada spor yapabilecekler, müzikle, sanatla ilgilenebilecekler, çeşitli atölyelere katılabilecekler. Sevinçlerini ve üzüntülerini burada paylaşacaklar. Amacımız bu ülkeye emek veren, Türkiye'yi bugünlere getiren büyüklerimizin yanında olmak. Bu bizim görevimiz, insani ve vicdani sorumluluğumuzdur" diye konuştu. EMEKLİLERE DEV DESTEK PAKETLERİ: "HİÇBİR DEDE TORUNUNUN YANINDA MAHCUP KALMAYACAK" Ekonomik sıkıntı çeken emeklilere yönelik İBB’nin sosyal destek detaylarını açıklayan Aslan, "Bugün emeklilerimizin yaşadığı geçim sıkıntılarını, hayat şartlarını hepimiz biliyoruz. Bunun için Ekrem Başkanımızın başlattığı sosyal destekleri büyüterek sürdürüyoruz. 2027 yılında 100 bin emeklimize 10 bin lira Pazar Desteği, 100 bin emeklimize 10 bin lira Kira Desteği ve 100 bin emeklimize 10 bin lira Bayram Desteği sunuyoruz. Hani diyordu ya: 'Torunuma bir şey alamıyorum, kucağıma oturuyor ve ben ona hiçbir şey veremiyorum...' Yok öyle. Biz torun sevgisini Peygamber Efendimizden öğrendik. Peygamber Efendimizin yolundan gidenler olarak söylüyorum; asla ve asla bir emekliyi, bir yaşlıyı İstanbul'da boynu bükük bırakamayız, bırakmayacağız da. Hem Ramazan Bayramı'nda hem Kurban Bayramı'nda onlara 4'er bin lira destek sağlayacağız. Hiçbir dede, hiçbir baba asla ve asla torununun yanında bayramda mahcup kalmayacak; çünkü İBB sizin yanınızda, İstanbullunun yanında" şeklinde konuştu. "19 ARALIK’TA ÜMRANİYE-ATAŞEHİR-GÖZTEPE METROMUZUN AÇILIŞINA TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR" Aynı binada psikolojik danışmanlık hizmetini de yaygınlaştırdıklarını ve bununla birlikte kentin 31’inci psikolojik danışmanlık merkezini faal hale getirdiklerini hatırlatan Aslan, İBB yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirterek 19 Aralık tarihi için şu cümlelerle davette bulundu: "Dünyanın en güçlü kurumuyuz. Kimseye eyvallahımız yok, ne SGK borcumuz var ne vergi borcumuz var. 2000 otobüs aldık, 288 tane metro aracı alıyoruz. 6 tane metro inşaatımız devam ediyor. Kadıköy’de Müze Gazhane’yi kazandırdık, Moda İskelesi’ni açtık, Bostancı-Dudullu metrosunu hizmete aldık. Haldun Taner Sahnemizi, Muammer Karaca Tiyatrosu’nu, Reşat Nuri Güntekin Sahnesi’ni sanatseverlerle buluşturmak için çalışıyoruz. Kadıköy Meydanı sahili düzenliyoruz. Kadıköy’e metro yetmez diye Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metromuzu Cenabıallah'ın izniyle 19 Aralık'ta açacağız. Buradan tüm siyasi parti genel başkanlarını, milletvekillerini, il ve ilçe başkanlarını, tüm halkımızı 19 Aralık'taki metro açılışımıza bekliyorum. Tüm Cumhuriyet’in evlatları o günkü metro açılışımıza davetlidir." "TÜRKİYE'NİN İLK KADIN VETERİNER HEKİMİ MERVER ANSEL’İN ADINI YAŞATMAK BİZİM İÇİN ONURDUR" Sokak canlılarına yönelik merhamet ve hizmet anlayışını vurgulayan Aslan, "Bizim hizmet anlayışımız sadece insanlar için mi? Tabii ki hayır. Cenabı Allah'ın yaşam verdiği, nefes verdiği her şey bizim için değerlidir. Yunus Emre'nin dediği gibi: 'Yaradılanı severiz, Yaradandan ötürü.' İşte bu anlayışla Merver Ansel Sahipsiz Hayvan Tedavi Merkezimizi İstanbul'umuza kazandırıyoruz. Merver Ansel, Türkiye'nin ilk kadın veteriner hekimi, Cumhuriyetimizin yetiştirdiği öncü kadınlardan biri. Onun adını burada yaşatmak bizim için çok kıymetli. Cumhuriyetin veteriner kadınına sahip çıkmak tabii ki de bize yakışır. Bu hayvan hastanemizde hayvanlarımızın muayene, tedavi ve kısırlaştırma işlemlerini gerçekleştireceğiz. Biz İstanbul'un merhametini, iyiliğini büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu. KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANI MESUT KÖSEDAĞI: "BİR KENTİN NASIL BİR YER OLDUĞUNU CANLILARA NASIL DAVRANDIĞI GÖSTERİR" Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ise açılışı yapılan iki merkezin Kadıköy için önemine dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi: "Bugün Kadıköy'de birbirinden değerli iki merkezi kentimize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yaptığımız yeni bir bina açmaktan daha fazlasıdır. İBB tarafından Hasanpaşa'da hayata geçirilen Kadıköy Yaş Alanlar Merkezi, 65 yaş ve üzerindeki komşularımızı bir araya getirerek sanatla, müzikle, kitapla ve farklı atölyelerle yaşamın içinde tutacaktır. Kadıköy Belediyesi olarak biz de yaş alan komşularımızın kent yaşamına katıldığı, kendisini yalnız hissetmediği bir Kadıköy için çalışmaya devam edeceğiz; çünkü hayatın her yaşı güzeldir. Diğer yandan biliriz ki bir kentin nasıl bir yer olduğunu yalnızca insanlarına sunduğu imkânlar değil, kendisini koruyamayan canlılara da nasıl davrandığı gösterir. Sokaklar, parklar, mahalleler insanlarla birlikte kedilerin, köpeklerin, kuşların da ortak yaşam alanlarıdır. Onların sağlıklı ve güvenli bir hayat sürdürmesi bir iyilik meselesi değil, bir hak meselesidir. Merver Ansel Sahipsiz Hayvan Tedavi Merkezi de bu anlayışın somut bir örneğidir. Büyükşehir Belediyemizle, ilçe belediyelerinin, meslek odalarının, veteriner hekimlerin, gönüllülerin birlikte hareket etmesi gereken konuların başında yaşamak ilkesi gelir. Bu kıymetli merkezleri Kadıköy’e kazandıran İstanbul Büyükşehir Belediyemize, emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarımıza, temelleri birlikte attığımız Ekrem Başkanımıza ve açılışı gerçekleştirdiğimiz Nuri Başkanımıza Kadıköylüler adına çok teşekkür ediyorum." Konuşmaların ardından YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, İBB Meclis üyeleri, muhtarlar ve beraberlerindeki heyet, kurdele kesiminin ardından hizmete açılan merkezleri gezerek incelemelerde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı Haber

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı

Hukuki, psikososyal ve sosyal hizmet desteğini bir arada sunan proje kapsamında, Mayıs 2027’ye kadar çocukların ve bakım verenlerin ihtiyaç duydukları desteğe erişimlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Daha eşit ve sürdürülebilir bir gelecek için faaliyetlerini sürdüren Sabancı Vakfı, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere çocukların güvenli ve eşit koşullarda büyüyebilmesi ve potansiyellerini özgürce gerçekleştirebilmeleri için sivil toplumla iş birliklerini sürdürüyor. Bu yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde, kız çocuklarının güvenliğine ve haklara erişimine dikkat çeken Sabancı Vakfı, Nirengi Derneği’nin 2021 yılından bu yana yürüttüğü “İstismara Karşı Destek Hattı” projesine destek veriyor. Nirengi Derneği’nin sahadaki deneyiminden doğan İstismara Karşı Destek Hattı, istismar veya akran zorbalığıyla karşılaşan çocuklar ve bakım verenlerinin süreç içinde yalnız kalmalarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Proje ile yasal danışmanlık, psikososyal destek ve sosyal hizmet müdahalesi bütüncül bir yaklaşımla sunuluyor. Bu sayede çocukların ve bakım verenlerinin ilgili adli ve idari mekanizmalara erişimlerinin kolaylaştırılması ve süreç boyunca güçlenmeleri hedefleniyor. Çocuklar ve bakım verenleri için destek Nirengi Derneği’nin sahada yürüttüğü çalışmalar, istismar ve akran zorbalığıyla karşılaşan çocukların yanı sıra ailelerin, öğretmenlerin ve çocuklarla çalışan profesyonellerin de hangi mekanizmaya başvuracakları ve sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda desteğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bu ihtiyaçtan hareketle 2021 yılında kurulan İstismara Karşı Destek Hattı; fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismarın yanı sıra akran zorbalığı ve akranlar arası istismar vakalarında da destek sağlıyor. Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla etkisi daha da güçlenen ve Mayıs 2027’ye kadar devam edecek proje ile çocuklar ve bakım verenlere ulaşılması hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında; destek hattı üzerinden çocuklara ve bakım verenlere yasal, sosyal hizmet ve psikososyal alanlarda danışmanlık sağlanacak: -Destek Hattı, çocuk koruma ilkelerine ve standart işleyiş prosedürlerine uygun şekilde hizmet verecek. -Yasal Danışmanlık ile istismara maruz bırakılmış çocuklar ve bakım verenlerine adli süreçler, idari mekanizmalar ve yasal haklar kapsamında hukuki danışmanlık verilecek. -Sosyal Hizmet Danışmanlığı ile sosyal destek ağlarına erişimde zorluk yaşayan çocuklar ve bakım verenlere; barınma, ayni/nakdi yardımlar ve temel haklar konusunda danışmanlık verilecek. -Hattı arayan ve travma, akran zorbalığı veya istismara maruz bırakılmış olan çocuklara ve bakım verenlerine ortalama psikolojik danışmanlık verilecek veya yönlendirme yapılacak. Sabancı Vakfı’nın kız çocuklarına yönelik desteği büyüyerek devam ediyor Sabancı Vakfı, geçtiğimiz yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde kız çocuklarının eğitim hakkını savunmak ve fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla 6 farklı sivil toplum kuruluşuna destek sağladı. Toplam 3.000 kız çocuğuna ulaşması hedeflenen bu destek kapsamında Vakıf; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Koruncuk Vakfı, Kız Çocuklarına Destek Derneği, Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği (BoMoVu), Konuşmamız Gerek Derneği ve SistersLab - Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği ile güç birliği yaptı. Bir yıllık destek sürecinin ardından 5 binden fazla kız çocuğuna ulaşıldı. Konuşmamız Gerek Derneği’nin Kırmızı Çizgi Projesi ile Adana ve Şırnak’taki okullarda regl sağlığı ve menstrüel adalet üzerine farkındalık çalışmaları yürütülürken Kız Çocuklarına Destek Derneği’nin Keşfet Antalya Projesi kapsamında çocuklar çevre ve çocuk hakları odaklı şehir rotalarında doğayla buluştu. BoMoVu’nun Özgür Adımlar Projesi ile yaratıcı hareket, dans ve psikolojik öz savunma atölyeleri düzenlenirken SistersLab’ın Dijital Kızlar Projesi ile kız çocuklarının dijital ve sosyal becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Faaliyetleri devam eden Koruncuk Vakfı’nın Depremden Etkilenen Kız Çocuklarının Eğitime Devamı ve Güçlenmesi Projesi kapsamında Hatay’da depremden etkilenen kız çocukları ve ailelerine psikososyal ve koşullu nakdi destek Haziran 2027’ye kadar sağlanacak. ÇYDD’nin Eğitim Bursu Projesi kapsamında ise Ağrı, Gümüşhane ve Muş’taki kız çocukların lise öğrenimlerine yönelik burs desteği Haziran 2029’a kadar sürdürülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı Haber

Sabancı Vakfı’ndan Nirengi Derneği’nin İstismara Karşı Destek Hattı’na Güçlü Katkı

Hukuki, psikososyal ve sosyal hizmet desteğini bir arada sunan proje kapsamında, Mayıs 2027’ye kadar çocukların ve bakım verenlerin ihtiyaç duydukları desteğe erişimlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Daha eşit ve sürdürülebilir bir gelecek için faaliyetlerini sürdüren Sabancı Vakfı, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere çocukların güvenli ve eşit koşullarda büyüyebilmesi ve potansiyellerini özgürce gerçekleştirebilmeleri için sivil toplumla iş birliklerini sürdürüyor. Bu yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde, kız çocuklarının güvenliğine ve haklara erişimine dikkat çeken Sabancı Vakfı, Nirengi Derneği’nin 2021 yılından bu yana yürüttüğü “İstismara Karşı Destek Hattı” projesine destek veriyor. Nirengi Derneği’nin sahadaki deneyiminden doğan İstismara Karşı Destek Hattı, istismar veya akran zorbalığıyla karşılaşan çocuklar ve bakım verenlerinin süreç içinde yalnız kalmalarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Proje ile yasal danışmanlık, psikososyal destek ve sosyal hizmet müdahalesi bütüncül bir yaklaşımla sunuluyor. Bu sayede çocukların ve bakım verenlerinin ilgili adli ve idari mekanizmalara erişimlerinin kolaylaştırılması ve süreç boyunca güçlenmeleri hedefleniyor. Çocuklar ve bakım verenleri için destek Nirengi Derneği’nin sahada yürüttüğü çalışmalar, istismar ve akran zorbalığıyla karşılaşan çocukların yanı sıra ailelerin, öğretmenlerin ve çocuklarla çalışan profesyonellerin de hangi mekanizmaya başvuracakları ve sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda desteğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bu ihtiyaçtan hareketle 2021 yılında kurulan İstismara Karşı Destek Hattı; fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismarın yanı sıra akran zorbalığı ve akranlar arası istismar vakalarında da destek sağlıyor. Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla etkisi daha da güçlenen ve Mayıs 2027’ye kadar devam edecek proje ile çocuklar ve bakım verenlere ulaşılması hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında; destek hattı üzerinden çocuklara ve bakım verenlere yasal, sosyal hizmet ve psikososyal alanlarda danışmanlık sağlanacak: -Destek Hattı, çocuk koruma ilkelerine ve standart işleyiş prosedürlerine uygun şekilde hizmet verecek. -Yasal Danışmanlık ile istismara maruz bırakılmış çocuklar ve bakım verenlerine adli süreçler, idari mekanizmalar ve yasal haklar kapsamında hukuki danışmanlık verilecek. -Sosyal Hizmet Danışmanlığı ile sosyal destek ağlarına erişimde zorluk yaşayan çocuklar ve bakım verenlere; barınma, ayni/nakdi yardımlar ve temel haklar konusunda danışmanlık verilecek. -Hattı arayan ve travma, akran zorbalığı veya istismara maruz bırakılmış olan çocuklara ve bakım verenlerine ortalama psikolojik danışmanlık verilecek veya yönlendirme yapılacak. Sabancı Vakfı’nın kız çocuklarına yönelik desteği büyüyerek devam ediyor Sabancı Vakfı, geçtiğimiz yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde kız çocuklarının eğitim hakkını savunmak ve fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla 6 farklı sivil toplum kuruluşuna destek sağladı. Toplam 3.000 kız çocuğuna ulaşması hedeflenen bu destek kapsamında Vakıf; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Koruncuk Vakfı, Kız Çocuklarına Destek Derneği, Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği (BoMoVu), Konuşmamız Gerek Derneği ve SistersLab - Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği ile güç birliği yaptı. Bir yıllık destek sürecinin ardından 5 binden fazla kız çocuğuna ulaşıldı. Konuşmamız Gerek Derneği’nin Kırmızı Çizgi Projesi ile Adana ve Şırnak’taki okullarda regl sağlığı ve menstrüel adalet üzerine farkındalık çalışmaları yürütülürken Kız Çocuklarına Destek Derneği’nin Keşfet Antalya Projesi kapsamında çocuklar çevre ve çocuk hakları odaklı şehir rotalarında doğayla buluştu. BoMoVu’nun Özgür Adımlar Projesi ile yaratıcı hareket, dans ve psikolojik öz savunma atölyeleri düzenlenirken SistersLab’ın Dijital Kızlar Projesi ile kız çocuklarının dijital ve sosyal becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Faaliyetleri devam eden Koruncuk Vakfı’nın Depremden Etkilenen Kız Çocuklarının Eğitime Devamı ve Güçlenmesi Projesi kapsamında Hatay’da depremden etkilenen kız çocukları ve ailelerine psikososyal ve koşullu nakdi destek Haziran 2027’ye kadar sağlanacak. ÇYDD’nin Eğitim Bursu Projesi kapsamında ise Ağrı, Gümüşhane ve Muş’taki kız çocukların lise öğrenimlerine yönelik burs desteği Haziran 2029’a kadar sürdürülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kreş Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli? Haber

Kreş Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Öğretmen kadrosunun sürekliliği, sınıf mevcudu, çocuk başına düşen yetişkin sayısı, uyum programı, psikolojik danışmanlık hizmeti, güvenlik, beslenme ve uyku düzeninin okul seçiminde temel kriterler arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “En gösterişli imkânlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları genellikle küçük detaylarda gizlidir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, yeni eğitim dönemi öncesinde kreş ve anaokulu seçerken ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi. Kreş seçimi yalnızca “hangi okul daha iyi?” sorusundan ibaret değil Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte ailelerin yoğun bir kreş ve anaokulu arayışına girdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Okul öncesi eğitim dönemi yaklaşırken binlerce aile, çocukları için doğru kreş ve anaokulu bulma arayışına girdi. Bu karar da çocuğun ilerideki okul deneyimi ve duygusal gelişimini doğrudan etkilediği için daha da önemli hale gelmektedir. Fakat bu süreçte veliler sıklıkla fiziksel imkanlara ve gösterişli donanıma odaklanmakta, oysa asıl belirleyici faktör çocuğun okula uyumunu etkileyecek gelişimsel ve psikolojik faktörler olmaktadır.” dedi. Ailelerin karar verirken kurumun fiziksel özelliklerinin ötesine bakması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Aileler bir kurumu ziyaret ettiğinde genellikle bahçenin büyüklüğüne, sınıfların dekorasyonuna bakıyor. Elbette bunlar önemli, ama asıl sorulması gereken sorular çok daha temel: Öğretmen kadrosu ne kadar sık değişiyor? Sınıfta bir çocuğa gerçekten ne kadar zaman ayrılabiliyor? Sınıf mevcudu ne düzeyde oluyor? Çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak bir oryantasyon programı uygulanıyor mu? Çocuk burada kendini güvende hissedecek mi?” diye konuştu. Okul eve yakın olmalı Dr. Kadıoğlu, ailelerin öncelikle bakması gerekenleri şöyle sıraladı: “Okul saatleri ve okul-ev arası mesafe; Çocuğun günlük ritmini bozmayacak, aşırı erken kalkış veya uzun yol gerektirmeyen bir düzen tercih edilmeli. Sınıf mevcudu; Küçük sınıflar, öğretmenin her çocuğu yakından tanımasını ve olası gelişimsel sorunları erken fark etmesini sağlar. Eğitim kadrosunun değişim oranı; Küçük çocuklar güven bağı kurdukları yetişkinin sürekliliğine ihtiyaç duyar; sık öğretmen değişimi kaygı ve uyum sorunlarını artırabilir. Özellikle 0-3 yaş arasında bakım ve eğitim verenin değişmemesi önemli hale geliyor. 4-5 yaş itibariyle çocuklar için bu değişiklik daha tolere edilebilir hale gelebilir. Sanatsal ve sportif faaliyetler, Spor, resim, müzik, tiyatro, seramik gibi etkinlikler; motor beceri, duygu ifadesi ve sosyal beceri gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Güvenlik önlemleri; Güvenliğin bulunması, giriş-çıkış kontrolü, kamera sistemi ve ilk yardım eğitimli personel bulunup bulunmadığı incelenmeli. Psikolojik danışmanlık hizmeti; Okulda tam zamanlı bir rehberlik biriminin bulunması, yalnızca sorun çıktığında değil, hem oryantasyon sürecinde hem de erken tanılama ve aile rehberliği açısından da önemli. Çocuğun günlük ritmi bozulmamalı Beslenme ve uyku düzeni; Bu yaş grubunda fiziksel ihtiyaçlar duygusal düzenlemeyle doğrudan bağlantılıdır; aç ya da uykusuz bir çocuk davranışsal olarak da zorlanacağından rutinlerin belirli olması önemli. Eğitim modeli; Tek bir eğitim yaklaşımına bağlı kalmak yerine (Montessori, Orman Okulu gibi.) farklı modellerin güçlü yönlerini çocuğun ihtiyacına göre bütüncül bir şekilde harmanlayan okullar tercih edilmeli.” Her yaşta aynı kreş kriteri geçerli değil! Kreş ve anaokulu seçiminde en sık yapılan hatalardan birinin bütün yaş gruplarını aynı kriterlerle değerlendirmek olduğunu belirten Dr. Kadıoğlu, “Velilerin gözden kaçırdığı bir nokta da şu; Kreş ve anaokulu seçiminde tek bir kriter listesi her yaş için geçerli değil. 0-2 yaş aralığında en kritik unsur bakımın sıcaklığı ve sürekliliğidir. 2-4 yaş arasında çocuk evden ilk kez ayrılıyor; bu nedenle kademeli bir uyum sürecinin olup olmadığı sorulmalı. 4-6 yaşta ise artık kurallara uyum, sıraya girme ve kendi ihtiyacını ifade etme gibi sosyal beceriler ön plana çıkıyor.” diye konuştu. Sınıf mevcutlarında yasal sınır ne? Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi kurumlarında sınıf mevcudu üst sınırının 20 öğrenci olarak belirlendiğini kaydeden Dr. Kadıoğlu, “Ancak bu bir üst sınır, ideal bir hedef değil. Uluslararası uzman kuruluşların önerileri, yaş küçüldükçe grup büyüklüğünün de küçülmesi gerektiğini gösteriyor. Buna göre bebeklik döneminde 6-8 çocuğa karşılık birden fazla yetişkin bulunması önerilirken, 4-5 yaşta bu sayı 16-20 çocuğa kadar esneyebiliyor. Aileler bir kurumu değerlendirirken sadece kağıt üzerindeki yasal sınırı değil, o sınıfta fiilen kaç yetişkinin görev yaptığını sormalı. Küçük yaşta çocuk ne kadar bireysel ilgiye ihtiyaç duyuyorsa, grup o kadar küçük olmalı ve sınıf öğretmeninin yanında mutlaka bir yardımcı öğretmen bulunmalı.” şeklinde konuştu. Okul yönetimine sorulması gereken sorular ne? Dr. Kadıoğlu, veli görüşmelerinde sorulması önerilen somut soruları da “Öğretmen değişim oranınız nedir, son iki yılda kadroda kaç değişiklik oldu? Yeni başlayan çocuklar için kademeli bir uyum (adaptasyon-oryantasyon) programınız var mı, ne kadar sürüyor? Bir çocuk ağladığında veya öfke nöbeti geçirdiğinde nasıl bir yaklaşım izleniyor? Okulda tam zamanlı rehberlik birimi var mı, ailelerle ne sıklıkla görüşme yapılıyor? Giriş-çıkış kontrolü ve kamera sistemi nasıl işliyor, personelde ilk yardım eğitimi var mı, dolaplar sabitlenmiş mi? Uyku ve beslenme saatleri sabit mi, alerji veya özel durumlar nasıl takip ediliyor? Ailelerle günlük veya haftalık bilgi paylaşımı nasıl yapılıyor?” şeklinde dile getirdi. Gösterişten çok küçük detaylara bakılmalı Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, sözlerini “Aslında en gösterişli imkanlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları da genelde küçük detaylarda gizlidir.” şeklinde tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meditopia, Wellbeing’i Çalışandan Aileye Taşıyor Haber

Meditopia, Wellbeing’i Çalışandan Aileye Taşıyor

Meditopia’nın çalışanlara sunduğu wellbeing ekosistemi de bu ihtiyaçtan hareketle yalnızca bireyleri değil, aile yaşamını da odağına alacak şekilde tasarlanıyor. Bu yaklaşım, çalışanların yaşam kalitesini artırırken şirketlerine olan bağlılıklarını da güçlendiriyor. Aynı zamanda çalışanların iş-özel hayat dengesini daha sağlıklı kurabilmelerine destek olurken, aile bireylerinin de bu sürece dahil edilmesi sayesinde daha sürdürülebilir bir iyi oluş deneyimi sunuyor. Çocuklardan ebeveynlere kadar uzanan bu kapsayıcı yapı, çalışanların profesyonel yaşamlarının yanı sıra günlük hayatlarında da daha dengeli, verimli ve mutlu bireyler olmalarına katkı sağlıyor. Böylece kurumlar için daha yüksek motivasyon, artan verimlilik ve uzun vadeli çalışan memnuniyeti gibi somut çıktılar da beraberinde geliyor. Aileyi Kapsayan Bütüncül Wellbeing Modeli Çalışan deneyiminin daha bütüncül bir perspektifle ele alındığı günümüzde, iş ve özel yaşam dengesi özellikle ebeveynler için kritik bir başlık olarak öne çıkıyor. Meditopia’nın sunduğu çözümler, bu dengeyi destekleyecek şekilde çalışanların yanı sıra aile üyelerinin de günlük yaşamına entegre olabiliyor. Örneğin ebeveynler, çocuklarıyla birlikte spor aktivitelerine katılarak fiziksel hareketi bireysel bir rutinden çıkarıp ortak bir deneyime dönüştürebiliyor. Bu sayede hareket, yalnızca bir alışkanlık değil, aile içinde paylaşılan bir deneyim haline geliyor. Meditopia’nın sunduğu ekosistem, 50’den fazla şehirde 2.000’i aşkın spor tesisi ve aylık 170’ten fazla canlı online ders ile çalışanların ve ailelerinin daha aktif bir yaşam sürmesini destekliyor. Bu yapı, iyi oluşu günlük hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. Zihinsel Sağlıkta Erişilebilir Destek Meditopia ekosistemi, fiziksel iyi oluşun yanı sıra mental sağlığı da kapsayan çok katmanlı bir yapı sunuyor. Platform üzerinden erişilebilen klinik psikologlar, ebeveyn danışmanları, diyetisyenler ve fizyoterapistler, çalışanlara ve uygun durumlarda aile üyelerine birebir destek sağlıyor. Bu kapsamda sunulan psikolojik danışmanlık hizmetlerinin çocukları da kapsayabilmesi, aile içindeki duygusal dayanıklılığı güçlendiren önemli bir rol oynuyor. Çocukların ihtiyaç duyduklarında profesyonel destek alabilmesi, onların gelişimini desteklerken ebeveynlerin üzerindeki yükün daha dengeli yönetilmesine katkı sağlıyor. Bunlara ek olarak 7/24 erişilebilen çağrı merkezi, yapay zeka destekli wellness asistanı ve 15 dilde sunulan 10 bini aşkın içerik, wellbeing’i günün her anına yayılan erişilebilir bir deneyime dönüştürüyor. Meditopia’nın bu yaklaşımı, wellbeing’i yalnızca çalışanlara sunulan bir yan hak olmaktan çıkararak, çalışanların yaşamının tümüne dokunan bütüncül bir deneyime dönüştürüyor. Bu dönüşüm, şirketlerin çalışan bağlılığını ve memnuniyetini artırırken aynı zamanda daha sürdürülebilir bir çalışan deneyimi inşa etmelerine de katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den Psikolojik Danışmanlık Hizmetinde Yenilikçi Adım Haber

ABB’den Psikolojik Danışmanlık Hizmetinde Yenilikçi Adım

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentlilerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklarla daha sağlıklı başa çıkabilmelerini sağlamak amacıyla psikolojik danışmanlık hizmetlerinde yenilikçi bir adım attı. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığına bağlı olarak hizmet veren Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinde VR yani sanal gerçeklik gözlükleriyle danışmanlık hizmeti verilmeye başlandı. 14 farklı senaryonun bulunduğu VR (sanal gerçeklik) destekli psikolojik danışmanlık uygulaması ile danışanlar; gerçek bir risk olmadan kaygı ve korkularıyla kademeli olarak bilimsel yöntemlerle stres ve kaygı kaynaklarının yanı sıra fobileriyle yüzleştiriliyor. Böylece bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklarla daha sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmeleri hedefleniyor. Yenilikçi uygulama; Ulus, Demetevler ve Mamak Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinde hizmete sunuldu. Merkezlere başvuran vatandaşlar, uzman değerlendirmesinin ardından VR destekli görüşmelere dâhil olabiliyor. DANIŞANLAR SANAL ORTAMLARDA SÜRECE DÂHİL EDİLİYOR VR uygulamalarında danışanlar; kendilerini güvende hissedebilecekleri kontrollü ve yapılandırılmış sanal ortamlarda sürece dâhil ediliyor. Uygulamaya uygunluk, uzman psikologlar tarafından değerlendirilirken; tüm süreçler etik ilkeler doğrultusunda ve bireysel ihtiyaçlara göre planlanıyor. Özellikle uçak korkusu, yükseklik korkusu, kalabalık alan korkusu gibi fobi ve sosyal kaygı yaşayan danışanlar için kontrollü maruz bırakma çalışmaları yürütülüyor. Gerçek bir risk oluşturmadan hazırlanan sanal senaryolar aracılığıyla duyarsızlaştırma hedefleniyor. VR İLE STRES YÖNETİMİ VE SOSYAL BECERİ DESTEĞİ VR destekli danışmanlık uygulamaları; kaygı ve stres yönetimi kapsamında da kullanılıyor. Doğa temalı sanal ortamlar eşliğinde yapılan nefes egzersizleriyle danışanların gevşemesi destekleniyor. Sosyal beceri gelişimi için ise markette alışveriş yapma ya da topluluk önünde konuşma gibi günlük sosyal durumlar, sanal ortamda prova edilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOBEP, Dünyanın En Büyük Eğitim Teknoloji Fuarı BETT 2026’da Tanıtıldı Haber

SOBEP, Dünyanın En Büyük Eğitim Teknoloji Fuarı BETT 2026’da Tanıtıldı

Fuarda ziyaretçilerle buluşan platform, özel eğitim uzmanları, akademisyenler ve yazılım mühendislerinin ortak çalışmasıyla geliştirildi. SOBEP’te 2 binden fazla eğitim programı, 18 farklı öğretim yöntemi ve 70 modül yer alıyor. Platform, vakıf ile iş birliği yapan yurt içi ve yurt dışındaki 22 özel eğitim kurumunda yaklaşık 2.260 öğrenci tarafından kullanılıyor ve 4 dile çevrilebiliyor. SOBEP, otizmli bireylerin eğitiminde bireyselleştirmenin önemine odaklanıyor. Eğitim öncesinde öğrenciler değerlendirilerek aile ile birlikte bireyselleştirilmiş eğitim planları hazırlanıyor. Ders sırasında performans verileri anlık olarak sisteme giriliyor ve grafiklerle raporlanarak hem eğitmenler hem de aileler tarafından takip edilebiliyor. Veliler, cep telefonu, tablet veya bilgisayardan devamsızlık, program ekleme ve düzenleme, ilerleme raporları ve arşivleme gibi süreçleri yönetebiliyor. Platforma yapay zekâ desteği Platforma entegre edilen yapay zekâ özelliği sayesinde, eğitmenler tarafından girilen öğrenci verileri anlık analiz ediliyor ve çocuğa özel bireyselleştirilmiş eğitim planları otomatik olarak oluşturuluyor. Bu sistem, öğrencinin gelişim düzeyi, ihtiyaçları ve öğrenme hızını dikkate alarak en uygun hedef ve öğretim yöntemlerini öneriyor. Ayrıca yapay zekâ, süreç boyunca toplanan verileri değerlendirerek eğitim planlarını güncelleyebiliyor ve ilerlemeyi destekleyici rehberlik sunabiliyor. SOBE Vakfı, platformda rehberlik ve psikolojik danışmanlık testleri için de özel alanlar tasarlıyor. Pilot uygulamaların ardından standardize gelişim testlerinin sistem üzerinden alınması ve raporlanması hedefleniyor. Böylece öğrencilerin gelişimi, ders performansları ile birlikte test sonuçları üzerinden de izlenebilecek. “Otizmli bireylerin eğitiminde standartlar yükseltiliyor” SOBEP, hızlı kullanım, kolay erişim ve veri şeffaflığı ile hem eğitmen hem de aile için zaman tasarrufu sağlıyor. Platform verileri, istenirse çocukların hekimleri ve kurum dışı eğitim uzmanlarıyla da paylaşılabiliyor. Kurum yöneticileri ise öğretmen performansını takip edebiliyor, görevlendirme ve geri bildirim süreçlerini dijital ortamda yönetebiliyor. Böylece eğitim kurumlarının dijitalleşmesine katkı sağlanırken, otizmli bireylerin eğitiminde standartlar yükseltiliyor ve öğretmen, aile ile kurum aynı sistemde buluşuyor. “Yerli Eğitim Teknolojimizi Dünyaya Tanıtıyoruz” SOBE Vakfı Başkanı Mustafa Ak, SOBE Vakfı’nın geliştirdiği yerli eğitim teknolojisini Londra’daki BETT Fuarı’nda tanıttığını belirterek, “Dünyanın en büyük eğitim teknolojileri fuarlarından biri olan BETT 2026 kapsamında, Londra’da tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği SOBEP sistemini tanıtıyor. Otizmli ve özel gereksinimli çocukların eğitim süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirilen SOBEP; 2 binin üzerinde hedef davranış, ayrıntılı grafiksel veri takibi ve kanıta dayalı öğretim altyapısı ile dikkat çekiyor. Sistem hâlihazırda 3 farklı ülkede aktif olarak kullanılıyor” dedi. “SOBEP; yerli bir eğitim teknolojisi olarak farklı ülkelere ihraç ediliyor” SOBEP’in yapay zekâ destekli yapısıyla öğretmenlerin ve ailelerin eğitim sürecini planlama, izleme ve değerlendirme süreçlerinde önemli bir yardımcı rol üstlendiğini vurgulayan SOBE Vakfı Eğitim Direktörü Dr. Z. Alperen Sağdıç, “Platform, öğrencilerin bireysel performanslarını analiz ederek öğretim hedeflerinin belirlenmesine ve ilerlemenin anlık olarak takip edilmesine olanak sağlıyor. Türkiye’de alanında tek, dünyada ise sayılı örneklerden biri olan SOBEP; yerli bir eğitim teknolojisi olarak farklı ülkelere ihraç ediliyor. SOBE Vakfı, BETT 2026 aracılığıyla bu yenilikçi ve bilimsel temelli sistemi uluslararası eğitim teknolojileri ekosistemiyle buluşturmayı hedefliyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOBE Rehberlik Birimi Otizmli Bireyler ve Ailelerine Çok Yönlü Destek Sunuyor Haber

SOBE Rehberlik Birimi Otizmli Bireyler ve Ailelerine Çok Yönlü Destek Sunuyor

Rehberlik Birimi bünyesinde ailelere yönelik bireysel psikolojik danışmanlık hizmetleri sunulurken, benzer süreçlerden geçen ailelerin bir araya gelerek deneyimlerini paylaşabildiği grupla psikolojik danışma çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Bu sayede aileler hem duygusal açıdan destekleniyor hem de sosyal dayanışma duygusu güçleniyor. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı bulunan öğrencilere yönelik gelişim değerlendirmeleri, izleme çalışmaları ve bireysel rehberlik hizmetleri düzenli olarak yürütülüyor. İhtiyaç halinde otizmli çocukların kardeşlerine de bireysel psikolojik destek, psiko-sosyal grup çalışmaları ve gelişim değerlendirmeleri sağlanarak tüm aile sistemi destekleniyor. Kurum dışından başvuran ailelere ücretsiz rehberlik ve danışmanlık desteği Yeni tanı almış ailelerden eğitimcilere kadar geniş bir kitleye hizmet sunan SOBE Rehberlik Birimi, kurum dışından başvuran ailelere de ücretsiz rehberlik ve danışmanlık desteği veriyor. Farklı kurumlarla iş birliği içinde yürütülen psiko-sosyal destek ve önleyici rehberlik çalışmalarıyla toplum temelli projelere katkı sağlanıyor. Ailelerin bilgi ve farkındalık düzeyini artırmak amacıyla düzenlenen aile eğitimleri, seminerler ve atölyeler rehberlik hizmetlerinin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanı sıra hazırlanan broşür, afiş, poster ve bilgilendirici materyallerle ailelerin otizm konusunda doğru ve güncel bilgilere ulaşmaları destekleniyor. Rehberlik Birimi, eğitim sürecinin ev ortamında da sürdürülebilir olması amacıyla ailelere bireyselleştirilmiş aile eğitim programları sunuyor. Bu programlar kapsamında ev içi uygulama örnekleri, oyun temelli öğrenme, davranış yönetimi, kardeş ilişkileri ve stresle baş etme konularında ailelere rehberlik ediliyor. Mezun olan öğrenciler belirli aralıklarla takip edilerek ailelere ihtiyaç duydukları durumlarda yeniden destek sağlanıyor; okul ziyaretleri ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerle çocuğun eğitim süreci çok yönlü ele alınıyor. Yeni eğitim dönemlerinde gerçekleştirilen oryantasyon çalışmaları da ailelerin ve öğrencilerin sürece uyumunu kolaylaştırıyor. “Otizmli çocukların kardeşleri de değerlendirilip yönlendiriliyor” SOBE Rehberlik Biriminin 2021 Eylül ayı itibarıyla hizmet vermeye başladığını belirten Psikolojik Danışman Halime Karaçoban, yeni tanı almış ailelerle otizm konusunda bilgilendirme ve sürece yönelik rehberlik görüşmeleri yapıldığını ifade etti. Karaçoban, SOBE hakkında bilgi almak isteyen velilere bilgilendirici görüşmeler sunulduğunu, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin yüz yüze, telefon ve online seçeneklerle erişilebilir şekilde yürütüldüğünü belirtti. Kurum bünyesinde 0-6 yaş arası tüm öğrencilere gelişim değerlendirmeleri uygulandığını aktaran Karaçoban, ailelerin talebi doğrultusunda otizmli çocukların kardeşlerine de değerlendirmeler yapılarak gerekli yönlendirmelerin gerçekleştirildiğini vurguladı. Ayrıca farkındalık ve erken yönlendirme amacıyla çocuklara yönelik dikkat ve değerlendirme testlerinin de uygulandığını söyledi. “2025 yılında 259’u kurum dışı olmak üzere bin 282 görüşme gerçekleştirildi” Psikolog Ş. Beyza Soysal Metin ise, 2025 yılı boyunca rehberlik çalışmalarının kapsamının genişletildiğini belirterek, 9’u kurum dışı olmak üzere toplam 69 eğitim, seminer ve atölye düzenlendiğini kaydetti. Bu çalışmalar kapsamında evde oyun becerilerini destekleme, etkili kitap okuma, etkili iletişim, okula uyum gibi başlıklarda eğitimler verildiğini; film izleme, ebru atölyesi gibi sosyal etkinliklerle ailelerin ve çocukların sosyal etkileşimlerinin desteklendiğini ifade etti. Metin ayrıca üniversiteler ve kamu kurumlarıyla iş birlikleri kapsamında öğrencilere, ailelere ve eğitimcilere yönelik çeşitli seminer ve psikoeğitim programlarının hayata geçirildiğini söyledi. Kasım ve Aralık aylarında kurum bünyesinde annelere yönelik gerçekleştirilen ‘Psikolojik İyi Oluş’ temalı grupla psikolojik danışma çalışmalarının etkililiğinin araştırma olarak sunulmasının planlandığını aktaran Metin, 2025 yılı içerisinde 259’u kurum dışı olmak üzere toplam bin 282 görüşme gerçekleştirildiğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba Perakende’nin “Wondermoms Mentorluk Programı”na Uluslararası Ödül Haber

Fiba Perakende’nin “Wondermoms Mentorluk Programı”na Uluslararası Ödül

Fiba Perakende, çalışan deneyimini geliştirmeye yönelik yenilikçi uygulaması Wondermoms Mentorluk Programı ile uluslararası düzeyde prestijli Bronz Stevie Ödülü’nün sahibi oldu. Bu başarı, şirketin toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve çalışan bağlılığı konusundaki güçlü vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Yeni anne olan Fiba Perakende çalışanlarının doğum izni sonrası işe dönüş sürecini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Wondermoms Mentorluk Programı, gönüllülük esasına dayalı bir mentorluk modeli sunuyor. Program, annelerin doğum sonrası işe adaptasyonunu kolaylaştırmayı, işe dönüş sürecinde yaşanabilecek kaygıyı azaltmayı ve annelerin iş hayatındaki sürekliliğini desteklemeyi hedefliyor. Program kapsamında gönüllü mentorler hem online hem de yüz yüze eğitimler alarak danışanlarına rehberlik etmenin yanı sıra çocuk bakım ve kreş desteği, psikolojik danışmanlık ve ebeveynlik hizmetleri gibi uygulamalarla desteklenen programda ayrıca babalık izni 10 güne çıkarılarak eşitlikçi bir yaklaşım benimsendi. Proje kapsamında 50 yeni anne mentorluk desteği aldı; 15 gönüllü mentor sürece aktif olarak katıldı ve toplamda 240 mentorluk görüşmesi gerçekleştirildi. Programın memnuniyet oranı %100 olarak ölçüldü. *Wondermoms Mentorluk Programı, Fiba Perakende İnsan Kaynakları İş Ortaklığı Ekibi tarafından tasarlanarak yürütülmektedir. Çalışanların iş-yaşam dengesi, psikolojik iyilik hâli ve kariyer sürekliliğini destekleyen bu örnek uygulama, Fiba Perakende’nin kapsayıcı ve sürdürülebilir kurum kültürünün en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.