Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Psikolojik Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Psikolojik Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikolojik Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üretim Sahası ile Ofis Arasındaki Görünmez Duvar Yıkılıyor Haber

Üretim Sahası ile Ofis Arasındaki Görünmez Duvar Yıkılıyor

İş hayatı, büyük bir sessiz dönüşümün eşiğinde. Eskiden sadece "ekmek kapısı" olarak görülen fabrikalar ve atölyeler, şimdilerde çalışanların kendilerini organizasyonun bir parçası hissetmek istediği yeni birer yaşam alanına dönüşüyor. Tekstil atölyelerinden lojistik merkezlerine kadar geniş bir yelpazede, sahada ter döken binlerce çalışan için artık en büyük motivasyon kaynağı meyve sepetleri ya da şık ofis mobilyaları değil; emeğinin bir usta, bir zanaatkâr olarak takdir edilmesi. Kıdemli ustanın beklentisi: Saygı ve Şeffaflık Araştırmalar, özellikle üretim sahasında çalışanların en hassas olduğu noktanın "hakkaniyet" olduğunu gösteriyor. Bir atölyede çalışan ustanın, şirketinin geleceğine dair planları genel müdürle eş zamanlı duyması, sadece bir bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda bir güven beyanı olarak kabul ediliyor. Sektör temsilcileri, çalışanların artık sadece teknik iş güvenliği değil, fikirlerini özgürce söyleyebildikleri bir "psikolojik güvenlik" ortamı aradıklarını vurguluyor. "Güven unvan tanımaz" Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, bu tablonun bir lüks değil, her seviyedeki çalışanın hakkı olduğunu hatırlatarak şunları söylüyor: "Harika bir iş yeri deneyimi için unvan veya lokasyonun bir önemi yok; eğer tezgâh başındaki sesin yankı bulduğu bir güven iklimi yaratabiliyorsanız, o şirket gerçek bir dönüşüm başlatmış d emektir." Yeni Nesil Liderlik Sahaya İniyor 2026 yılında şirketlerin başarısını, üretim bandı ile yönetim ofisleri arasındaki o görünmez mesafeyi ne kadar kısalttıkları belirleyecek. Hiyerarşinin yerini karşılıklı saygıya bıraktığı, lokasyon fark etmeksizin herkesin "değerli" hissettiği kurumlar, yetenek savaşında bir adım önde yer alıyor. Görünüşe göre geleceğin iş dünyası, sahayı plazadan, ustayı yöneticiden ayırmayanların omuzlarında yükselecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor Haber

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor

İş dünyasında İnsan ve Kültür liderliği, yalnızca süreçleri yöneten bir fonksiyon olmaktan çıkarak kurumların güven kültürünü, sürdürülebilir performansını ve uzun vadeli başarısını şekillendiren stratejik bir role evriliyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını her zamankinden daha kritik bir konuma taşıyor. Temmuz ayında başlatılan Best People & Culture Leaders™ 2025 Listesi ve araştırması, Eylül ayında tamamlandı. Araştırmanın çıktıları, 19 Kasım 2025 tarihinde Great Place To Work® Türkiye tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte paylaşıldı. Etkinlik kapsamında yalnızca araştırma sonuçları aktarılmakla kalınmadı; aynı zamanda İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte geleceğe dönük güçlü bir diyalog ve ortak akıl alanı oluşturuldu. Bununla birlikte, Türkiye'de İnsan ve Kültür alanına ilham veren liderler onurlandırılarak süreç anlamlı bir kutlamayla tamamlandı. İnsan ve Kültür Liderliğinin Karar Masasındaki Gücü Best People & Culture Leaders™ 2025 araştırma bulguları, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de stratejik karar alma süreçlerindeki konumunun belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan liderlerin %64'ü, şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını belirtiyor. Bu oran, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de hâlâ ağırlıkla operasyonel bir fonksiyon olarak konumlandığı yönündeki yerleşik algıyı açık biçimde sorgulatıyor. İnsan ve Kültür liderliği artık yalnızca kararları hayata geçiren değil; kararların şekillendiği, kurumun yönünü belirleyen masanın doğrudan bir parçası haline geliyor. Gelecek Dönem Öncelikleri Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara öncelik vereceği soruldu. Yanıtlar, %21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu, %15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi; %13 ile çalışan bağlılığı ve refahı başlıkları takip ediyor. Bu dağılım, İnsan ve Kültür liderlerinin geleceği yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak tanımlamadığını net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşme, bu liderlik perspektifinde bir hedef değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Liderlerin Çalışanların Kişisel İyi Oluşuna Duyarlılığı Çalışanlara insani düzeyde duyarlılık göstermek, güçlü liderliği ayırt eden en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderlerin %93'ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde %75'te kalıyor. Ortaya çıkan 18 puanlık fark, yalnızca bir algı farklılığına işaret etmiyor. Bu sonuç, liderlik yaklaşımlarındaki insan odaklılık seviyesinin, organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattı ğını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda: Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderlik pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,Çalışanlara yalnızca rol, unvan ve çıktılar üzerinden değil; insan olarak yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,Aidiyet ve bağlılığın performansın yan ürünü değil; sürdürülebilir performansı mümkün kılan temel ön koşullardan biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Eyüp Toprak: "İnsan ve Kültür Liderliği, Bugünü Anlamak Kadar Geleceği Okumayı da Gerektiriyor" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'nı, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. Bu çalışma kapsamında, İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alarak liderliğin kapsamını genişleten bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. Araştırmayla amacımız, İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak, bu pratikleri veriye dayalı ve objektif bir zeminde analiz etmek ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmaktı. Elde ettiğimiz bulgular, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin güçlü yönlerine, gelişim alanlarına ve geleceğe dönük önceliklerine dair önemli içgörüler sunuyor. Bu sürece katkı sunan tüm liderlere teşekkür ediyor; Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderleri gönülden kutluyoruz. Great Place To Work® Türkiye olarak, İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte etki yaratan, öğrenen ve dönüştüren bu yolculuğu kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Great Place To Work® Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırma Raporu Açıklandı Haber

Great Place To Work® Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırma Raporu Açıklandı

Türkiye'nin farklı sektörlerinden 200'e yakın İnsan ve Kültür liderinin katılımıyla yürütülen araştırma, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin bugün geldiği noktayı ve geleceğe doğru nasıl dönüştüğünü net biçimde ortaya koyuyor: İnsan ve Kültür fonksiyonu artık yalnızca operasyonel bir destek alanı değil; organizasyonel güvenin, sürdürülebilir performansın ve uzun vadeli başarının temel yapı taşlarından biri. İş dünyasında İnsan ve Kültür liderliği, yalnızca süreçleri yöneten bir fonksiyon olmaktan çıkarak kurumların güven kültürünü, sürdürülebilir performansını ve uzun vadeli başarısını şekillendiren stratejik bir role evriliyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını her zamankinden daha kritik bir konuma taşıyor. Temmuz ayında başlatılan Best People & Culture Leaders™ 2025 Listesi ve araştırması, Eylül ayında tamamlandı. Araştırmanın çıktıları, 19 Kasım 2025 tarihinde Great Place To Work® Türkiye tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte paylaşıldı. Etkinlik kapsamında yalnızca araştırma sonuçları aktarılmakla kalınmadı; aynı zamanda İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte geleceğe dönük güçlü bir diyalog ve ortak akıl alanı oluşturuldu. Bununla birlikte, Türkiye'de İnsan ve Kültür alanına ilham veren liderler onurlandırılarak süreç anlamlı bir kutlamayla tamamlandı. İnsan ve Kültür Liderliğinin Karar Masasındaki Gücü Best People & Culture Leaders™ 2025 araştırma bulguları, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de stratejik karar alma süreçlerindeki konumunun belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan liderlerin %64'ü, şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını belirtiyor. Bu oran, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de hâlâ ağırlıkla operasyonel bir fonksiyon olarak konumlandığı yönündeki yerleşik algıyı açık biçimde sorgulatıyor. İnsan ve Kültür liderliği artık yalnızca kararları hayata geçiren değil; kararların şekillendiği, kurumun yönünü belirleyen masanın doğrudan bir parçası haline geliyor. Gelecek Dönem Öncelikleri Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara öncelik vereceği soruldu. Yanıtlar, %21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu, %15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi; %13 ile çalışan bağlılığı ve refahı başlıkları takip ediyor. Bu dağılım, İnsan ve Kültür liderlerinin geleceği yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak tanımlamadığını net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşme, bu liderlik perspektifinde bir hedef değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Liderlerin Çalışanların Kişisel İyi Oluşuna Duyarlılığı Çalışanlara insani düzeyde duyarlılık göstermek, güçlü liderliği ayırt eden en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderlerin %93'ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde %75'te kalıyor. Ortaya çıkan 18 puanlık fark, yalnızca bir algı farklılığına işaret etmiyor. Bu sonuç, liderlik yaklaşımlarındaki insan odaklılık seviyesinin, organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattı ğını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda: Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderlik pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,Çalışanlara yalnızca rol, unvan ve çıktılar üzerinden değil; insan olarak yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,Aidiyet ve bağlılığın performansın yan ürünü değil; sürdürülebilir performansı mümkün kılan temel ön koşullardan biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Eyüp Toprak: "İnsan ve Kültür Liderliği, Bugünü Anlamak Kadar Geleceği Okumayı da Gerektiriyor" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'nı, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. Bu çalışma kapsamında, İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alarak liderliğin kapsamını genişleten bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. Araştırmayla amacımız, İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak, bu pratikleri veriye dayalı ve objektif bir zeminde analiz etmek ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmaktı. Elde ettiğimiz bulgular, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin güçlü yönlerine, gelişim alanlarına ve geleceğe dönük önceliklerine dair önemli içgörüler sunuyor. Bu sürece katkı sunan tüm liderlere teşekkür ediyor; Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderleri gönülden kutluyoruz. Great Place To Work® Türkiye olarak, İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte etki yaratan, öğrenen ve dönüştüren bu yolculuğu kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz."

İş Hayatında Kendini En Çok Soyutlanmış Hisseden Grup: Z Kuşağı Haber

İş Hayatında Kendini En Çok Soyutlanmış Hisseden Grup: Z Kuşağı

Buna rağmen “iş yeri”, çalışanların güçlü bir aidiyet hissi kurmak istedikleri bir alan olmaya devam ediyor. Aidiyet hissinde ev ortamı %76 ile ilk sırada yer alırken, katılımcıların %47’si, evden sonra en güçlü aidiyet hissini iş yerinde yaşadığını aktarıyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, dünya genelinde farklı kurum ve sektörlerden 18–64 yaş arası 5.000’in üzerinde çalışanla gerçekleştirdiği Çalışan Aidiyet Barometresi’nin (EY Belonging Barometer) sonuçlarını açıkladı. Araştırma bulguları; ekonomik dalgalanma ve toplumsal gerilimler gibi olumsuzlukların iş yerinde bir paradoks oluşturduğunu ortaya koyuyor. Dünya giderek daha bağlantılı bir hale gelirken, diğer yandan çalışanlar kendilerini geçmiş yıllara göre daha kopuk hissettiğini belirtiyor. İş yerlerinde soyutlanma ve kopukluk hissi artıyor Barometre sonuçlarına göre; dünya genelinde çalışanların %85’i, iş yerinde artan bir yalnızlık ve soyutlanma hissi yaşadığını belirtiyor. 2023’e kıyasla yüzde 10 artan bu his, özellikle genç kuşaklarda daha yoğun görülüyor. Z kuşağının %92’si ve Y kuşağının %87’si bu duyguları paylaştığını belirtiyor. Buna rağmen, iş yeri hâlâ çalışanların en çok aidiyet hissi yaşadığı ikinci yer olmaya devam ediyor. Bu kapsamda ev ortamı %76 ile ilk sırada yer alırken katılımcıların %47’si, evden sonra en güçlü aidiyet hissini iş yerinde yaşadığını belirtiyor. Z ve Y kuşakları, iş yerinde artan izolasyonla karşı karşıya olduğunu düşünüyor Küresel çapta yapılan araştırmaya göre, genç katılımcıların %54’ü haftada en az bir kez, yüz yüze veya çevrim içi bir konuşma yapmadan tam bir iş gününü geçirdiklerini söylüyor. Bu oran Y kuşağında %50, X kuşağında %35, baby boomers kuşağında ise %27 seviyelerinde seyrediyor. Farkın uzaktan çalışanlarda daha belirgin olduğu görülüyor. Tamamen uzaktan çalışanların %63’ü, haftada en az bir kez gerçek zamanlı bir konuşma yapmadan tam bir iş günü geçirirken, tam zamanlı ofis çalışanlarında bu oran %35 yani neredeyse iki katı. Hibrit çalışanlarda ise %51’i buluyor. İş yerindeki yalnızlık duygusu, aidiyet hissini etkiliyor Katılımcılara göre; çalışanların aidiyet hissini etkileyen en önemli iki unsur başarılarının görülmemesi ve iş toplantılarına dahil edilmemeleri olarak öne çıkıyor. Bu durum, kendilerini dışlanmış ve yalnız hissetmelerine neden olabiliyor. Katılımcıların %58’i, kişisel yönlerini iş yerinde paylaşırken kendini rahat hissetmediğini belirtiyor. Özellikle Z kuşağı, bu konuda %71 oranıyla diğer kuşaklara göre neredeyse iki kat daha az rahat hissediyor. Barometreye göre, aidiyet hissini en çok güçlendiren unsurların başında %41 oranıyla psikolojik olarak güvende hissetme geliyor. Katılımcıların ruhsal olarak güvenliğinin azalmasına sebep olan ana faktörler ekonomik dalgalanmalar (%32) ve toplumsal olaylar (%25) olurken; psikolojik güvenliği artıran iki ana faktör ise hata kabul edebilme veya yardım isteme konusunda açık olma (%48) ve meslektaşlarıyla güçlü, güvene dayalı ilişkiler kurma (%47) olarak öne çıkıyor. Z ve Y kuşakları, ekonomik belirsizlik nedeniyle kendilerini baby boomers kuşağından iki kat fazla sıkışmış hissediyor. Z kuşağında bu oran %74, Y kuşağında %68, X kuşağında %52, baby boomers kuşağında %34’ü buluyor. Barometreye göre aidiyet hissini güçlendiren diğer unsurlar ise esneklik (%38), ruhsal iyilik hali (wellbeing, %37), gelişim odaklı geri bildirim almak (%31), düzenli olarak profesyonel ve kişisel olarak nasıl olduklarının kontrol edilmesi (%29) olarak sıralanıyor. Yapay zekâ ve teknoloji, aidiyeti artırıyor Katılımcıların %32’si, teknoloji ve yapay zekâ araçlarının artan kullanımının iş yerindeki aitlik hissini güçlendirdiğini söylüyor. Z kuşağı %40 ile bu düşünceyi domine ederken, baby boomers kuşağında bu oran %13 seviyesine düşüyor. Yalnızlık hissini yapay zekâ dolduruyor Katılımcıların %26’sı, kendini yalnız veya izole hissettiğinde bir yapay zekâ uygulamasına veya sohbet robotuna yöneleceğini belirtiyor. Ancak, araştırmaya göre iş gücündeki insan ilişkisi hâlâ kapsayıcılığın kritik bir unsuru olarak öne çıkıyor. Katılımcıların neredeyse yarısı (%48’i), farklı kuşaklardan meslektaşlarıyla çalışmanın kendilerini daha fazla ait hissettirdiğini söylüyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, çalışan aidiyeti konusuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Teknolojinin gelişimiyle birlikte son yıllarda iş hayatında da ciddi bir değişim söz konusu. Bu değişim, pandemiye bağlı olarak tümüyle uzaktan çalışma ve hibrit modellerin hayatımıza girmesiyle hızlandı. Bu yeni iş modellerinin ise çalışanlar için soyutlanma, yalnızlık ve psikolojik güvenlik endişesi, işverenler için ise kapsayıcılık, çalışanları elde tutma gibi konuları beraberinde getiriyor. Bununla birlikte, giderek daha bağlantılı bir dünyada yaşamamıza rağmen çalışanlar kendilerini kopuk ve yalnız hissedebiliyor. Araştırmaya katılan çalışanlar, iş yerinde aidiyet hissini güçlendiren en önemli unsuru, fikirlerini paylaşabilmek ve endişelerini çekinmeden ifade edebilmek olarak tanımlıyor. Bu durum işverenler için; çalışan bağlılığı ve uzun vadede aidiyet hissini destekleyen daha kapsayıcı bir iş kültürü oluşturmak adına önemli bir fırsat sunuyor. Özellikle yeni nesil için bu koşulları sağlayabilen kurumların kazanan bir konumda olacağını söyleyebiliriz.”

Kadınlar İçin En İyi İş Yerleri 2025 Listesi Açıklandı Haber

Kadınlar İçin En İyi İş Yerleri 2025 Listesi Açıklandı

Kadınların iş hayatındaki görünürlüğü ve eşit fırsatlara erişimi, organizasyonların sürdürülebilir başarılarının temel taşlarından birini oluşturuyor. Best Workplaces for Women™ 2025 listesi, kadın çalışan deneyiminde çıtayı yükselten şirketleri görünür kılarak Türkiye'de kapsayıcı, adil ve güven temelli iş yeri kültürünün gelişimine öncülük ediyor. Kadın Çalışan Deneyiminde Belirgin Fark Best Workplaces For Women™ 2025 listesinde yer alan şirketlerde kadın çalışanların %84'ü, iş yerlerinde pozitif bir deneyim yaşadıklarını ifade ediyor. Bu oran standart şirketlerde %56 seviyesinde kalıyor. Ayrıca liste şirketlerinde çalışanların %83'ü, bulundukları kurumlar ı "harika bir iş yeri" olarak tanımlarken, standart şirketlerde bu oran %49. Bu fark, kadın çalışanların sesini duyan, adil yönetim anlayışına sahip kurumlarda güvenin somut biçimde hissedildiğini gösteriyor. Kadın çalışanların deneyiminde öne çıkan bir diğer unsur ise psikolojik güvenlik. Liste şirketlerinde çalışanların %77'si, "duygusal ve psikolojik olarak sağlıklı bir iş ortamında çalıştıklarını" belirtiyor. Bu bulgu, kadın çalışanların yalnızca fiziksel koşullar açısından değil, aynı zamanda ruhsal ve duygusal ihtiyaçları bakımından da desteklendiklerini gösteriyor. Bu sonuç, güven temelli iş yerlerinin yalnızca üretkenliği değil, çalışanların içsel dengelerini de güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Açık İletişim ve Güven, Kadın Çalışan Deneyimini Güçlendiriyor Listede yer alan şirketlerde çalışanların %81'i, "çalışanlar bir şeylere ulaşmak i çin entrikaya başvurmaz, başkalarının arkasından iş çevirmez" ifadesine katılıyor. Bu sonuç, şirket içi ilişkilerin güven, açıklık ve dürüstlük temelleri üzerinde şekillendiğini ortaya koyuyor. Çalışanlar hedeflerine ulaşmak için etik dışı yollara başvurmak yerine iş birliği ve açık iletişim kültürünü benimsiyor. Bu güven ortamı, ekipler arasında güçlü bağların oluşmasını ve ortak hedeflere daha kolay odaklanılmasını sağlıyor. Bu oran standart şirketlerde %47 seviyesinde kalıyor. Bu fark, güvenin ve etik değerlere bağlılığın kadın çalışanların iş yerlerine duydukları aidiyet duygusunu derinleştirdiğini gösteriyor. Anlamlı İş Deneyimi Kadın Çalışanların Aidiyetini Artırıyor Best Workplaces For Women™ 2025 listesinde yer alan şirketlerde çalışanların %80'i, "işlerine severek geldiklerini" ifade ediyor. Bu oran, standart şirketlerde %45 seviyesinde kalıyor. Bu bulgu, kadın çalışanların yalnızca işlerinden memnun olmadıklarını; aynı zamanda yaptıkları işi anlamlı bulduklarını ve çalışma ortamlarında kendilerini iyi hissettiklerini gösteriyor. İşine severek gelen çalışanlar, motivasyonlarını daha kolay sürdürebiliyor, yaratıcılıklarını ortaya koyabiliyor ve ekipleriyle daha güçlü bir iş birliği geliştirebiliyor. Bu fark, kadın çalışanların değer gördükleri ve katkılarının önemsendiği kurumlarda aidiyet duygularının güçlenerek sürdürülebilir başarıya dönüştüğünü ortaya koyuyor. Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak listede yer alan organizasyonların kadın çalışanlar için eşitlikçi ve kapsayıcı iş ortamlarının gelişmesine önemli katkılar sağladığını belirterek şunları ifade etti: "Harika iş yerleri, herkesin kendini güvende, değerli ve eşit hissettiği ortamlarda doğar. Great Place To Work olarak inancımız; güven, adalet ve kapsayıcılık kültürünü kalıcı hale getiren organizasyonların yalnızca çalışanlarını değil, toplumu da ileri taşıdığı yönünde. Bu yıl listede yer alan şirketler, kadın çalışanlarının kariyer gelişimini destekleyen, çeşitliliği güçlendiren ve iş-yaşam dengesini teşvik eden uygulamalarıyla fark yaratıyor. Kadınların iş hayatındaki yerini güçlendirmek ve kapsayıcı, eşitlikçi bir çalışma dünyası inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğu. Great Place To Work® Türkiye olarak, bu dönüşüme öncülük eden ve geleceğin güçlü iş yeri kültürünü inşa eden tüm organizasyonları kutluyoruz." Great Place To Work® Best Workplaces For Women™ 2025 Listesi 10-99 Çalışan Sayısı Kategorisi Bar Otomotiv Re/Max Türkiye Paratim Renart Global Galata Wind Enerji DigitAll Ocean MindDX Dijital Dönüşüm Teknoloji leri Sufle Experian White City Hotels Galaksiya Bilişim Teknolojileri Çorlu Sanayi ve Ticaret Odası 100-499 Çalışan Sayısı Kategorisi Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojileri Lilly Türkiye Pluxee Türkiye Teknasyon Organik Kimya Edenred Siemens Healthineers Servier İlaç Yepaş (Yeşilırmak Perakende) Beştepe Koleji Viessmann 500+ Çalışan Sayısı Kategorisi Esbaş AstraZeneca İlaç DHL Hilton ETB Group Medtronic Türkiye Sahibinden.com FLO Group Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş. Gensenta MikroGrup ATU TP Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.