Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pwc

Kapsül Haber Ajansı - Pwc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pwc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Divan Grubu’nda Üst Düzey Atama Haber

Divan Grubu’nda Üst Düzey Atama

Divan Grubu’nun Genel Müdürlük görevine sektörün önemli isimlerinden Ziya Alper Önder getirildi. Divan Grubu, bu stratejik atama ile hizmet mükemmeliyeti ve çok sektörlü değer yaratma vizyonunu güçlendirmeyi hedefliyor. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan ve iyi derecede İngilizce ve Almanca bilen Ziya Alper Önder, profesyonel kariyerine 1995 yılında PwC’de başladı. Şirket bünyesinde farklı kademelerde görev alarak 2006 yılında ortaklığa kabul edildi. Denetim, finansal analiz ve kurumsal dönüşüm alanlarında önemli bir uzmanlık geliştiren Önder, 2012 yılından itibaren Doğuş Holding ve Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu çatıları altında iç denetim, bilgi teknolojileri, finans, satın alma, tedarik zinciri, operasyon, teknik ve yatırım süreçleri gibi kritik fonksiyonların yönetiminden sorumlu üst düzey rollerde görev aldı. Çok fonksiyonlu operasyon yapılarının optimizasyonu, organizasyonel dönüşüm, finansal yapılanma ve operasyonel verimlilik gibi alanlarda geniş ölçekli projelere liderlik etti. Divan Grubu’nun gelecek vizyonunda önemli katkı sunacak olan Önder, uzun yıllara dayanan yurt içi ve yurt dışı yönetim ve kurumsal deneyimi; finans, operasyon, tedarik zinciri ve kurumsal dönüşüm alanlarındaki uzmanlığıyla grubun hedeflerini ileriye taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

PwC, Tüketicinin Sesi Küresel Araştırması 2025'i Yayınladı Haber

PwC, Tüketicinin Sesi Küresel Araştırması 2025'i Yayınladı

PwC'nin gerçekleştirdiği Küresel Tüketicinin Sesi Araştırması 2025, gıda sektörünün oldukça kapsamlı bir dönüşüm içinde olabileceğini ortaya koyuyor. Artan tedarik zinciri baskıları ve daralan kâr marjları sektörü yeni arayışlara iterken, tüketici talebi de sağlıklı, pratik ve teknoloji destekli gıda seçeneklerine yöneliyor. Şubat 2025'te, 28 ülke ve bölgede 20 binden fazla tüketiciyle görüşülerek hazırlanan araştırma, tarım ürünleri ithalatına uygulanan gümrük vergilerinin ticari gerilimleri yükselttiğine ve bu durumun fiyat hassasiyeti yüksek kategorilere yönelik talebi düşürebileceğine dikkat çekiyor. İklim değişikliği kaynaklı riskler olarak kabul edilen yükselen sıcaklıklar ve yağış düzenlerindeki değişimlerin ürün verimi ve kalitesi açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çeken araştırma, sektördeki tüm paydaşların isr afı azaltma, işletme süreçlerini daha verimli hale getirme ve tüketicilerin daha sağlıklı, çevreye duyarlı beslenme tercihlerini karşılayabilmek için teknolojiden destek alması gerektiğine vurgu yapıyor. 'Nasıl besleniyoruz?' sorusu sektöre yön veriyor Gıda tercihlerinin, tüketicilerin satın alma davranışlarına etki ettiğine dikkat çeken PwC Türkiye Şirket Ortağı ve Perakende ve Tüketici Ürünleri Sektör Lideri Cihan Harman, günümüzde tüketicilerin, "Nasıl besleniyoruz?" sorusunu daha sıklıkla sormaya başladığının altını çiziyor. Bu sorunun, tarım ve gıda sektörlerini önemli bir yol ayrımına getirdiğini kaydeden Harman sözlerini şöyle sürdürüyor: 'PwC'nin Value in Motion ve Tüketicinin Sesi 2025 araştırmaları açıkça gösteriyor ki, tüketiciler artık 'nasıl besleniyoruz' sorusuna cevap arıyor. Bu da gıda sektörü için yeni büyüme alanlarına, sek törler arası iş birliğine ve inovasyona işaret ediyor. Sağlık, sürdürülebilirlik ve teknoloji ile şekillenen bu yeni beklentiler, gıda sektörünü köklü bir dönüşümün eşiğine getiriyor. 2035'e kadar 10 trilyon doları aşması öngörülen küresel gıda ekosisteminde, başarı; tüketicilerin değer odaklı tercihlerini anlayan, şeffaflık ve inovasyonla yanıt veren şirketlerin olacak. Biz de bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz.' Tüketiciler gıda sektöründe de 'değer'i önde tutuyor Araştırmaya göre tüketiciler, sağlıklı seçimler yapmanın nihai sorumluluğunun kendilerinde olduğuna inanıyor. Bununla birlikte, gıda şirketlerinden ve kuruluşlardan da daha sağlıklı yaşam sürmelerine yardımcı olmalarını bekliyor. "Sağlıklı ve besleyici beslenmeyi teşvik etme sorumluluğu kimde?" sorusunu yanıtlayanların %51'i, gıda üreticileri ve imalatçılarını ilk üçte gösteriyor. Bunu, ka mu kuruluşları ve kamu sağlığı kuruluşları %47, perakendeciler ve marketler %37, restoranlar ve gıda hizmeti sağlayıcılar ise %22 ile izliyor. Ayrıca, katılımcıların %33'ü, bir gıda markasından diğerine geçme kararı aldıklarında sağlık faydalarının en önemli faktörlerden biri olduğunu belirtiyor. Bu, perakendeciler ve üreticilerin sundukları ile tüketici beklentileri arasında bir boşluk olduğunu ortaya koyuyor. Tüketiciler konu daha sağlıklı beslenme olduğunda teknolojiden destek alıyor Araştırma, tüketicilerin yaklaşık %40'ının son bir yılda geleneksel olmayan gıda perakende kanallarını kullandığını gösteriyor. Marketlere fiziksel ziyaretler %62 ile ön sırada olsa da abonelik hizmetleri, yemek kiti teslimatları, online market alışverişi ve üretici pazarları da artık gıda alışveriş ekosisteminin önemli bir parçası. Tüketicilerin sağlıklı yaşam tercihi gıda ve teknoloji aras ındaki etkileşimi de yükseltiyor. Teknoloji odaklı kişisel sağlık ve iyi yaşam, tüketicilerin diyetlerini ve rutinlerini değerlendirme biçimlerinin merkezinde yer alıyor. Bu bağlamda, tüketicilerin %70'i en az bir sağlık uygulaması veya sağlık izleme cihazı kullanıyor. Bu kullanıcılar arasında düzenli egzersiz yapan, beslenme tercihlerinde sosyal medyadaki influencer'lardan ilham alan grup dört veya daha fazla sağlık uygulaması veya cihazı kullanıyor. Fiyat, başlıca belirleyici unsur olmaya devam ediyor Araştırmaya göre fiyat, satın alma kararlarının en belirleyici unsuru olmaya devam ediyor. Yaşam maliyetlerindeki artış tüketici güvenini zorlarken katılımcıların yarıdan fazlası 'maddi olarak idare ettiklerini' ya da aylık faturalarının bir kısmını ya da tamamını ödeyemediklerini söylüyor. Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu'daki katılımcılar yaşam maliyetlerini önümüzdeki 12 ay için ül kelerin karşı karşıya olduğu en büyük risk olarak tanımlarken, Latin Amerika ülkelerinde bu risk, 'ekonomik istikrarsızlığın' ardından ikinci sırada yer alıyor. PwC tüketici anketleri önceki yıllardaki sonuçlarla birlikte değerlendirildiğinde, tüketiciler arasında çevre bilincinin önemli bir hedef olmaya devam ettiğini, ancak bunun tam anlamıyla tercihlere yansımadığını gösteriyor. Son araştırmada katılımcıların %80'den fazlası iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu dile getirirken, yalnızca %44'ü toprak kalitesini iyileştirme ve biyolojik çeşitliliği artırma gibi çevreyi destekleyen gıdalara daha fazla para ödemeye hazır olduğunu belirtiyor. Araştırmadan çıkan önemli bulgular ise şu şekilde sıralanıyor; • Tüketicilerin çoğu ultra işlenmiş gıdaların sağlık riskleri konusunda endişe duyuyor. Ancak yalnızca %35'i bunlardan kaçınmaya özen gösteriyor. • Katılımcıların %44'ü, gıda üretiminde çevresel sürdürülebilirliği desteklemek için daha fazla ödeme yapmaya istekli. Ancak %82'si gıda markalarının iklim ve sürdürülebilirlik girişimlerini düzenli olarak takip etmiyor. • Katılımcıların %44'ü yerel üretimi tercih etmek için ek ödeme yapabileceğini belirtiyor. %56'sı ise daha uygun fiyatlı ithal ürünleri seçiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sigorta Sektöründeki En Kritik Riskler Açıklandı, Türkiye'de Öncelik Regülasyon Haber

Sigorta Sektöründeki En Kritik Riskler Açıklandı, Türkiye'de Öncelik Regülasyon

Sektörün en kritik risklerini ortaya koyan rapora göre globalde siber suçlar en üst sırayı alırken Türkiye'de ise ilk sırada regülasyon uygunluğu yer alıyor. Raporda aynı zamanda yapay zekânın hem bağımsız bir risk hem de diğer risklerin "üstel güçlendiricisi" olduğu belirtiliyor. PwC ve The London Foundation for Banking and Banking'in (CSFI) hazırladığı Insurance Banana Skins 2025 raporu, küresel sigorta sektörünü bugün ve yakın gelecekte bekleyen en kritik riskleri ortaya koyuyor. 42 ülkeden 698 üst düzey sektör profesyonelinin görüşleriyle hazırlanan raporda, yapay zekâ (YZ), bugüne kadarki en hızlı yükselişi gerçekleştirerek 7. sıradan 2. sıraya yerleşti. Siber suç hâlen ilk sırada yer alırken, yapay zekânın hem bağımsız bir risk hem de diğer risklerin "üstel güçlendiricisi" olduğu vurgulanıyor. Türkiye den 15 sektör temsilcisinin görüşlerini de içeren rapor, regülasyon uygunluğunun ülke açısından en kritik risk olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Türkiye'de öne çıkan diğer riskler arasında sırasıyla iklim değişikliği, makro-ekonomik koşullar ve politik riskler bulunuyor. Globalde ilk sırada yer alan siber suçlar ise Türkiye'de 6. sırada konumlanıyor. PwC Finansal Hizmetler Lideri Talar Gül, raporun sonuçlarını şöyle değerlendirdi: "Bu rapor bize gösteriyor ki, sigorta sektörü için en büyük riskler artık teknoloji merkezli. Yapay zekâ artık sadece bir teknoloji trendi değil, sigortacılık sektörünün geleceğini şekillendiren en kritik risklerden biri. Siber suç, yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm yalnızca teknik meseleler değil; güven, itibar ve toplum için değer yaratma biçimimizi doğrudan etkiliyor. Bu ortamda başarı artık sadece riskleri önceden tahmin etmekten geçmiyor ; Dayanıklılık inşa etmek, güveni korumak ve harekete geçme cesaretini göstermek başarının en büyük anahtarı. Önümüzdeki dönemde, inovasyonu sorumlu yönetişimle birleştirenler sadece değişime ayak uydurmakla kalmayacak aynı zamanda sigortacılığın geleceğini de tanımlayacak." Yapay zekâ: Hem fırsat hem risk Rapor, yapay zekânın sigorta sektöründe hem büyük fırsatları hem de riskler barındırdığını ortaya koyuyor. Yapay Zekâ bir yandan operasyonel verimlilik, risk modelleme ve müşteri deneyiminde büyük bir potansiyel taşırken kötüye kullanım veya yetersiz yönetişim; şirketler için düzenleyici yaptırımlara, operasyonel aksaklıklara ve itibar kaybına yol açabiliyor. Katılımcılar, özellikle generative AI'ın hızla yaygınlaşmasının iç kontrolleri aştığını, regülasyonların ise henüz bu alana uyum sağlayamadığını belirtiyor. Bu durum, sigorta şirketlerini "fazl a hızlı hareket etmek ile fırsatı kaçırmak" arasındaki ince çizgide bırakıyor. Rapordan diğer öne çıkanlar: Siber suç, 2025 raporunda da küresel olarak 1 numaralı risk olmaya devam etti. Yapay zekâ, 7. sıradan 2. sıraya çıkarak tarihteki en hızlı yükselişi yaptı.Teknoloji riskleri, eskiyen altyapılar nedeniyle ilk 3'te yer aldı. Makro-ekonomi, son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı.İklim değişikliği, hayat dışı ve reasürans sektörlerinde en kritik tehditlerden biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pwc Türkiye, Yeni Ofisiyle Bursa’daki Varlığını Güçlendiriyor Haber

Pwc Türkiye, Yeni Ofisiyle Bursa’daki Varlığını Güçlendiriyor

PWC Türkiye 2004 yılında Bursa Buttim Plaza'da başlayan yolculuğunu, bugün şehrin merkezinde yer alan R Plaza'daki yeni adresinde geleceğe taşıyor. Geniş kapasitesi, ilham verici ve modern çalışma ortamı ile yeni adresinde faaliyet göstermeye başlayan PwC Bursa ofisi, PwC Türkiye'nin Bursa'ya verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye sanayisi ve ihracatı açısından kritik öneme sahip olan Bursa ve bölgesi için, hizmet çeşitliliğini ve kapasitesini artıran PwC Türkiye, yeni Bursa ofisiyle müşterilerine sunduğunu desteği daha net bir şekilde yansıtarak, geleceğe yönelik güçlü bir platform sunmayı amaçlıyor. PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmak ve toplumda güven yaratmak vizyonuyla hareket ediyoruz. Bursa'da 2004 yılında başlayan yolculuğumuzda müşterilerimizin dönüşüm süreçlerine destek verdik, karmaşık yapıları rekabet avantajına dönüştürdük. Bugün 149 ülkede 370.000'den fazla kişiden oluşan teknoloji odaklı küresel ağımızın bir parçası olarak Bursa'daki bu yeni ofisimizin hepimize yeni iş birlikleri ve başarılar getireceğine inanıyorum. Yenilenen ofisimizde, müşterilerimizin değişen dünya dinamiklerine uyum sağlamasını kolaylaştıran bir yaklaşımla, teknoloji, sürdürülebilirlik ve insan odaklı çözümlerimizi sunmaya, müşterilerilerimizi geleceğe sorunsuz bir şekilde hazırlamaya devam edeceğiz." Bursa'da Yeni Nesil Çalışma Ortamı İkisi İstanbul'da olmak üzere Ankara , Bursa, İzmir ve Eskişehir'de toplam altı ofisi ve iki bin kişiye yakın profesyonel kadrosuyla hizmet veren PwC Türkiye'nin Bursa'daki yeni ofisi, ekipler ve iş ortakları için verimliliği artıran, ilham verici bir çalışma ortamı sunarken, özel etkinlik alanlarıyla da keyifli organizasyonlara ev sahipliği yapacak. PwC Türkiye, tıpkı diğer ofislerinde olduğu gibi, Bursa'daki profesyonellere de kariyer yolculuklarında uzmanlaşma olanakları sunarken genç yetenekler için cazip bir çalışma ortamı sağlamaya devam edecek.

PwC, Marka Konumlandırmasını Ve Kurumsal Kimliğini Yeniledi Haber

PwC, Marka Konumlandırmasını Ve Kurumsal Kimliğini Yeniledi

PwC, bugün itibarıyla yeni marka konumlandırmasını ve kurumsal kimliğinin duyurusunu yaptı. PwC'nin yeni yaklaşımının duyurulması için "So You Can" başlıklı küresel bir kampanya hayata geçirildi. PwC'nin yeni marka konumlandırması ve kimliği, kurumun müşterilerine nasıl destek sunduğunu daha net bir şekilde yansıtarak, geleceğe yönelik güçlü bir platform sunmayı amaçlıyor. Bu yeni yaklaşımın merkezinde; PwC'nin müşterilerinin ivme kazanmalarına ve kazandıkları bu ivmeyi sürdürmelerine yardımcı olma vaadi yer alıyor. Görsel kimlikte yapılan güncellemeler arasında; yeni bir "momentum işareti" ile desteklenen logo tasarımı, markanın yeni imza rengi olarak belirlenen turuncu ve yenilenmiş görsel içerikler yer alıyor. Sözel kimlik tarafında ise; cesur, iş birliğine açık ve iyimser bir marka kişiliğini temel alan yeni bir iletişim tonu benimsendi. PwC'nin küresel web sitesi pwc.com üzerinden paylaşılan bu yeni yaklaşım, önümüzdeki aylarda tüm PwC ağı genelinde uygulanmaya başlanacak. PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu konuyla ilgili şunları söyledi: "Teknoloji başta olmak üzere birçok mega trend ekonomiyi ve iş dünyasını dönüştürmeye devam ediyor. Bu dönemde PwC olarak uzmanlık odaklı, teknolojiyle ilerleyen ve tercih edilen bir iş ortağı olarak müşterilerimize ivme kazandırmayı ve bunu sürdürülebilir bir şekilde hızlandırmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Markamızın; geleceğe daima hazır bir zemin sunmasına büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda müşterilerimize değer yaratma ve bu değeri koruma yolculuklarında sunduğumuz teknoloji ve uzmanlığımızı sürekli olarak geliştiriyoruz. PwC olarak kimliğimizin önemli bir parçası olan markamız, yeni marka konumlandırmamız, logomuz, görsel ve sözel kimliğimiz de işte bu yaklaşımla yenilendi. Bizim için oldukça heyecan verici yepyeni bir dönemi simgeleyen ve sunduğumuz değeri daha net biçimde ifade eden yeni marka kimliğimizi paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz." PwC Türkiye Müşteri ve Endüstri Grupları Lideri Cihan Harman şu değerlendirmede bulundu: "Hızla değişen dünyada ortaya çıkan fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmaları için müşterilerimizin yanında olacak; konusunda uzman insan kaynağına, gerekli yetkinliklere ve deneyime sahibiz. Bu sayede müşterilerimizin bugünün hızla değişen dünyasında ortaya çıkan fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmalarına destek oluyoruz. Yeni marka yaklaşımımız ve iletişim kampanyamız, hem müşterilerimize hem de PwC'nin bir parçası olmak isteyen profesyonellere sunduğumuz özgün değer önerisini daha net bir şekilde aktarmamıza imkân tanıyor."

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.