Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Qnb Türkiye

Kapsül Haber Ajansı - Qnb Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Qnb Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin İlk Şirketler Arası Padel Turnuvası Meditopia Padel Cup Başladı Haber

Türkiye’nin İlk Şirketler Arası Padel Turnuvası Meditopia Padel Cup Başladı

İş dünyasını korta taşıyan Türkiye’nin ilk şirketler arası padel turnuvası Meditopia Padel Cup, QNB Türkiye ana sponsorluğunda başladı. Çalışan sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alan Meditopia'nın hayata geçirdiği Türkiye'nin ilk şirketler arası padel turnuvası, 7 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek. QNB Türkiye ana sponsorluğunda gerçekleşen Meditopia Padel Cup, iş dünyasını spor, rekabet ve sosyal etkileşim etrafında bir araya getiriyor. Turnuva sonunda kupayı kazanan takım belli olacak. 4 Nisan'da başlayan turnuvada takımlar, grup aşamasında karşılaştıkça yalnızca skor üretmekle kalmıyor, aynı zamanda enerjisi yüksek ve dinamik bir atmosferin parçası haline geliyor. 13 kurumdan takımların yer aldığı ve yaklaşık 200 karşılaşmaya sahne olacak organizasyon, 7 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek. Kortta geçen her an, rekabetin yanı sıra takım ruhunu, birlikte hareket etmenin gücünü ve oyunun keyfini öne çıkarıyor. Günlük iş temposuna kısa bir mola niteliği taşıyan turnuva, katılımcılara hem fiziksel olarak aktif olabilecekleri hem de farklı kurumlarla bir araya gelerek yeni bağlar kurabilecekleri bir alan sunuyor. Bu kapsamda Meditopia Padel Turnuvası, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçerek çalışanların fiziksel ve zihinsel iyilik halini destekleyen bir buluşma alanı yaratıyor. İş dünyasını spor aracılığıyla bir araya getiren organizasyon, kurumlar arasında sağlıklı rekabeti teşvik ederken aynı zamanda sosyal bağların güçlenmesine de katkı sunuyor. Meditopia'nın bütüncül sağlık yaklaşımıyla hayata geçirilen turnuva, çalışanların daha dengeli, motive ve bağlantı halinde oldukları bir iş yaşamına katkı sağlamayı hedefliyor. Turnuvanın Kazanan Takımı Kupanın Sahibi Olacak Meditopia Padel Turnuvası'nda final etabıyla birlikte kazanan takım kupanın sahibi olacak. İlk üçe giren takımlar ise turnuva sponsorlarından PadelMedit'in padel raketi ve toplarından oluşan özel hediyelerle ödüllendirilecek. Bu ödüller, kortta gösterilen emeği ve performansı taçlandırırken rekabetin heyecanını da yukarı taşıyor. Katılımcılar, hem korttaki başarılarının karşılığını alacak hem de bu deneyimi değerli bir hatıra ile tamamlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şekerbank'ta Üst Düzey Atama Haber

Şekerbank'ta Üst Düzey Atama

Finans sektöründe 28 yılı aşkın deneyime sahip olan Mustafa Çamlar, Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Çamlar, bankacılık kariyerine 1998 yılında Demirbank’ta başladı. Sırasıyla; Demirbank, Millennium Bank, QNB Türkiye ve DD Mortgage’ta önemli görevler üstlenen Çamlar, Şekerbank’a katılmadan önce Denizbank bünyesinde Bireysel ve Özel Bankacılık Ürün Yönetimi ve Pazarlama Direktörü ve aynı zamanda Deniz Portföy A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktaydı. Kariyeri boyunca bireysel kredi ürünleri, tüketici finansmanı süreçlerinin kurulması, müşteri kazanımına yönelik satış ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi, finansal planlama ile hazine aktif-pasif yönetimi alanlarında çeşitli projelere liderlik eden Mustafa Çamlar, ayrıca bankacılık ürünlerinin dijital kanallar üzerinden yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarda aktif rol üstlendi. Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamlayan Çamlar’ın, Yeditepe Üniversitesi’nde MBA ve Sabancı Üniversitesi’nde Executive MBA dereceleri bulunmaktadır. Mustafa Çamlar, yeni görevine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Şekerbank gibi köklü bir kurumun parçası olmaktan büyük bir gurur ve heyecan duyuyorum. Şekerbank’ın Anadolu bankacılığı yaklaşımını, dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla daha da güçlendirerek, işletmelerimizin ve üreticilerimizin finansmana hızlı, kolay ve sürdürülebilir erişimini artırmayı hedefliyoruz. Müşteri odaklı, veriyle beslenen ve sahayla entegre çözümlerle hem işletme bankacılığında hem de dijital kanallarda katma değeri yüksek bir büyüme yaratmayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye, Dünya Saati Kapsamında Kristal Kule’de Işıklarını Bir Saatliğine Kapattı Haber

QNB Türkiye, Dünya Saati Kapsamında Kristal Kule’de Işıklarını Bir Saatliğine Kapattı

WWF’in (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) öncülüğünde her yıl düzenlenen etkinlikte, 28 Mart Cumartesi günü 20.30–21.30 saatleri arasında ışıklar bir saatliğine kapatıldı. Bu uygulama ile iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybına dikkat çekildi ve “Dünya için bir saat” çağrısı yapıldı. İklim krizi ve biyoçeşitlilik kaybı eş zamanlı ilerlerken, bu iki başlık artık yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal etkileriyle de gündemimizde daha fazla yer alıyor. Son 10 yılda sıcaklık rekolarının kırılması ve okyanusların hızla ısınması bu tabloyu net şekilde ortaya koyuyor. İklim krizine ve doğa kayıplarına dikkat çekerek ortak bir farkındalık yaratmak, kolektif sorumluluğu hatırlatmak açısından önem taşıyor. 2007 yılında başlatılan ve bugün dünyanın en geniş katılımlı çevre hareketlerinden biri haline gelen Dünya Saati, her yıl milyonlarca insanı ortak bir farkındalık etrafında buluşturuyor. QNB Türkiye, bu küresel harekete katılarak farkındalığın yaygınlaşmasına katkı sağlarken sürdürülebilirliği iş modelinin ayrılmaz bir unsuru olarak konumlandırıyor. 2050 Net Sıfır taahhüdü kapsamında finansman gücünü düşük karbonlu ve iklimle uyumlu bir ekonomiye geçişi destekleyecek şekilde yönlendirmeye devam eden QNB Türkiye, Dünya Saati kapsamında gerçekleştirilen bu uygulamayı da bu yaklaşımın bir yansıması olarak hayata geçirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye'den, Uluslararası Para Transferleri için Yeni Hamle Haber

QNB Türkiye'den, Uluslararası Para Transferleri için Yeni Hamle

QNB Türkiye, Visa ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda banka, tüzel müşterilerine yönelik uluslararası para transferi hizmetlerine Visa B2B Connect’i ekleyerek yurt dışı ödemelerde yeni bir transfer seçeneğini devreye aldı. QNB Tüzel İnternet Bankacılığı ve Mobil üzerinden kullanılabilen bu yeni kanal sayesinde işletmeler, sabit muhabir masrafı ve işlem öncesinde görülebilen maliyet yapısıyla transferlerini daha planlı şekilde gerçekleştirebiliyor. Transfer bilgileri girildiğinde, sistem tarafından en uygun ve ekonomik yöntem otomatik olarak öneriliyor ve bu sayede işletmeler, zaman ve maliyet avantajı elde ederek uluslararası ödemelerini rahatlıkla planlayabiliyor. Visa B2B Connect, 120’den fazla ülkeyi kapsayan global ağıyla, bankalar arasında doğrudan ve güvenli bir ödeme akışı sunuyor. QNB Türkiye’den hizmet alan tüzel müşteriler, alışkın oldukları dijital bankacılık kanalları üzerinden işlem yapmaya devam ederken, Visa’nın küresel ağının sağladığı hız ve şeffaflıktan da faydalanabiliyor. QNB Türkiye OBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan, yeni transfer seçeneğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “QNB Türkiye olarak, müşterilerimizin uluslararası pazarlarda daha kolay ve güvenli şekilde hareket edebilmesini sağlayacak çözümleri önceliklendiriyoruz. Visa B2B Connect ile uluslararası para transferlerinde sunduğumuz alternatiflere yeni bir seçenek daha ekledik. Bu iş birliğimiz sayesinde, hız ve maliyet avantajının yanı sıra işletmelerin uluslararası ticarette daha öngörülebilir bir finansal planlama yapmasına da katkı sağlıyoruz. Küresel ticaretin hızla dijitalleştiği bir dönemde, işletmelerin uluslararası ticaret ağlarına daha kolay entegre olabilmesini destekliyor; farklı transfer seçenekleri sunarak müşterilerimizi global pazarlarda rekabet avantajı elde eden, daha güçlü oyuncular haline getirmeyi hedefliyoruz.” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin ise QNB Türkiye ile gerçekleştirilen iş birliği hakkında şunları söyledi: “Günümüzde sınır ötesi ticaret yapan işletmeler için en kritik konuların başında, ödeme maliyetlerini önceden bilmek, ödemenin ne zaman karşı tarafa ulaşacağını net şekilde görebilmek ve işlemleri uçtan uca takip edebilmek geliyor. Özellikle farklı aracı bankalar nedeniyle değişkenlik gösteren masraflar ve belirsiz valör süreleri, şirketlerin nakit akışı planlamasını zorlaştırıyor. Visa, bu ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla geliştirdiği Visa B2B Connect çözümüyle, işletmelerin uluslararası ödemelerinde daha net ve hızlı bir deneyim sunuyor. Visa B2B Connect sayesinde işlem ücretleri baştan biliniyor, ödemelerin varış süresi net olarak görülebiliyor ve uçtan uca izlenebiliyor. Böylece şirketler, sürpriz maliyetlerle veya gecikmelerle karşılaşmadan ödemelerini planlayabiliyor. QNB Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye’deki işletmelerin uluslararası ticaretteki ödeme süreçlerini daha tahmin edilebilir, şeffaf ve güvenli hale getirilmesini amaçlıyoruz. Visa B2B Connect altyapısı, işletmelere ödeme süreçleri üzerinde daha fazla kontrol sağlarken, nakit akışı yönetimini de kolaylaştırıyor.” QNB Türkiye, Visa B2B Connect’i devreye alarak uluslararası para transferi çözümlerini daha kapsamlı bir yapıya kavuşturuyor. Banka, dijitalleşme vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yeni kanallarla işletmelerin küresel ticaretteki adımlarını kolaylaştırmayı ve finansal operasyonlarını daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı Haber

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı

Pilot aşamada 100 kadının katılımıyla yürütülecek 24 haftalık program, eğitim, birebir mentorluk ve uygulamalı atölye çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar anne çocuklarını tek başına büyütüyor. Bu grubun önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle iş hayatının dışında kalıyor. Bekar annelerin ekonomik sistemin dışında kalması yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik maliyetler doğuran önemli bir toplumsal mesele olarak öne çıkıyor. Kadın istihdamındaki her artış; hane gelirinden çocukların eğitimine, sosyal refahtan ekonomik büyümeye kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. QNB Türkiye ve IKADE iş birliğiyle hayata geçen programı, sadece bireyleri değil, aileleri ve dolaylı olarak gelecek nesilleri güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir sosyal yatırım modeli olarak kurgulandı. Program kapsamında katılımcılara, dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zekâ temelli çözümler, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Bunun yanı sıra hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüllerle çok boyutlu bir destek yapısı oluşturulacak. Program, ekonomik güçlenmenin yanı sıra katılımcıların sosyal ve bireysel dayanıklılıklarını artırmayı da hedefliyor. Pilot aşamada 100 bekar annenin doğrudan desteklenmesi ve ilk altı ay içinde katılımcıların en az yüzde 40’ının istihdama geri dönmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Çocukları ve yakın çevreleri dikkate alındığında yaklaşık 500 kişilik dolaylı bir etki alanı oluşturulması öngörülüyor. Bu yönüyle program, kısa vadeli istihdam hedeflerinin ötesinde toplumsal dayanıklılığı artıran sürdürülebilir bir model sunuyor. QNB Türkiye, bu projeyle yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi başlatmakla kalmıyor, özel sektörün daha fazla sorumluluk alması gereken bir alanda örnek bir model ortaya koyuyor. Program, Banka’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerine doğrudan ve ölçülebilir katkı sunan somut bir adım niteliği taşıyor. QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Bekar anneler hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, yalnızca eğitim sunmak değil, kadınların dijital ekonomi içinde kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağlamak. QNB Türkiye olarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği odağımızı, kapsayıcılığı geniş ve sosyal etkisi yüksek bu projeyle daha da güçlendiriyoruz. Finans sektörünün dönüştürücü rolüne inanıyor, kapsayıcı büyümenin somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.” İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İKADE olarak, kadın özgürlüğünün en temel unsurlarından birinin ekonomik bağımsızlık, yani gelir üretme gücü olduğuna inanıyoruz. Bu ihtiyaç özellikle bekar annelerin yaşamında daha belirgin şekilde karşılık buluyor. Tüm projelerimizde olduğu gibi, bu projede de kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini odağımıza alıyoruz. Uzmanlık alanımız olan dijital gelir ve e-ihracat ekosistemi doğrultusunda bu modeli hayata geçiriyoruz. Projemizi üç temel etki alanı üzerine kurguladık: Anne ve çocuk odağı, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Annenin güçlenmesinin çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca ekonomik değil, anne ve çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini destekleyen bir yaklamışımı benimsiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızın katkısının, projenin etki alanını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.’’ Program sonunda oluşturulacak mezun ağı ile katılımcıların birbirlerine mentorluk sunmaya devam etmeleri ve dayanışma yapısının sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. QNB Türkiye, finans sektörünün dönüştürücü gücünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmüyor, sosyal sermayeyi güçlendiren kapsayıcı modellerle toplumsal etki yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özel Sektör Gönüllüleri Derneği'nden ‘Gönülden Ödüller’ Haber

Özel Sektör Gönüllüleri Derneği'nden ‘Gönülden Ödüller’

Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) tarafından, özel sektördeki gönüllülük çalışmalarını destekleyerek yaygınlaşmasını sağlamak ve toplumda fark yaratan iyi örnekleri ödüllendirmek amacıyla 2007 yılından bu yana verilen alanının tek ve en prestijli ödülleri, ‘Gönülden Ödüller’ sahiplerini buldu. QNB Türkiye ev sahipliğinde Kristal Kule’de gerçekleşen 18. Gönülden Ödüller töreninde “En Başarılı Üniversite Gönüllülük Projesi” ödülü, Gazi Üniversitesi Endüstri Topluluğu, Koç Üniversitesi ve YÖN101 Eğitim Programı arasında paylaşıldı. Enerjisa Enerji, En Etkili STK & Özel Sektör İş Birliği Kategorisinde ve En Başarılı Gönüllülük Projesi Çevre Kategorisinde ödülleriyle buluştu. En Başarılı Gönüllülük Projesi Kuşaklar Kategorisi kazananı Vestel, En Başarılı Gönüllülük Projesi Can Dostlar Kategorisi kazananı ise Yapı Kredi Leasing oldu. Koç Holding En Yaratıcı Gönüllü Duyurusu Ödülünü ve Katma Değeri En İyi Anlatan Video Ödülünü aldı. En Başarılı Gönüllülük Projesi Özen Gösterdiklerimiz Kategorisinde ise Kadına Sağlık Projesi’ne Jüri Özel Ödülü verildi. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan ÖSGD Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Akıncılar, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Kurumsal gönüllülük, artık yalnızca bir tercih değil hem çalışanlar hem kurumlar hem de toplum için temel bir ihtiyaç haline geldi. Birleşmiş Milletler’ in 2026’yı “Sürdürülebilir Kalkınma Gönüllüleri Uluslararası Yılı” ilan etmesi, gönüllülüğün toplumsal kalkınmadaki dönüştürücü gücünü açıkça ortaya koydu. Dünya hızla değişiyor. Teknoloji ilerliyor, inovasyon hayatlarımızı kolaylaştırıyor. Ancak bu hızlı dönüşüm ve seri tüketim tüm ekosistem için yeni fiziksel ve duygusal yoksunlukları da beraberinde getiriyor veya var olanları derinleştiriyor. İhtiyaç duyduğumuz toplumsal onarımı yalnızca merkezi yönetimden beklemek artık gerçekçi değil. Tam da bu noktada, kurumların ve çalışanlarının kendi güçlerini fark etmeleri, bir araya gelmeleri ve yapılandırılmış gönüllülük projeleriyle harekete geçmeleri her zamankinden daha kritik. Çünkü anlam arayışının, mutluluğun ve verimliliğin de anahtarı olan gönüllülük, dahil olan tüm tarafları iyileştiriyor. Bu nedenle 18. Gönülden Ödüller Töreni’ni, “Profesyonel İyiler”in buluşması olarak tanımladık ve kurumsal gönüllülükle fark yaratan ekipleri coşkuyla kutladık. En kıymetlisi de bu yıl ilk kez, gönüllülük çalışmalarında etkin görev alan üniversite öğrencilerimizi sahnemizde ağırlamanın mutluluğunu yaşadık, umudumuzu ve motivasyonumuzu tazeledik.” QNB Türkiye ev sahipliğinde, Özel Sektör Gönüllüleri Derneği’nin bu sene 18.sini gerçekleştirdiği Gönülden Ödüller törenin sunuculuğunu Gökçen Müftüoğlu Çapa üstlendi. Dr. Sertaç Doğanay ve Emre Başkan’ın duo oturumunun ardından, Heltia CEO’su Alperen Adikti, veri temelli analizlerle kurumsal gönüllülüğün iş verimliliği üzerindeki etkisini ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye’den 15,6 Ton Karbon Tasarrufu Sağlayan Kampanya Haber

QNB Türkiye’den 15,6 Ton Karbon Tasarrufu Sağlayan Kampanya

Kampanyanın karbon ayak izi, Adform’un Scope3 teknolojisiyle Türkiye ortalamasının %76 altına çekildi ve 15 dönümlük bir ormanın bir yılda emdiğine eşdeğer CO2 tasarrufu¹ sağlandı. ID Fusion çözümü ise kampanyayı çerezsiz tarayıcılardaki "dokunulmaz" kitleye ulaştırdı. QNB Türkiye, "2050 Net Sıfır" hedefini kamuoyuna duyurduğu sürdürülebilirlik iletişimini televizyonun ardından Adform işbirliğiyle dijitale taşıdı. Adform teknolojileriyle yürütülen kampanya, dijital reklamcılığın bugün karşı karşıya olduğu birbiriyle çelişkili iki temel zorluğa aynı anda odaklandı: Bir yanda sektörün artan enerji tüketimi ve çevresel etkisi, diğer yanda ise üçüncü parti çerezler olmadan hedefleme ve verimli erişim. Kampanya, Adform'un entegre teknolojileri sayesinde bu iki zorluğun aynı anda aşılabileceğini kanıtladı. Kampanyanın ilk hedefi, QNB Türkiye’nin sürdürülebilirlik mesajını dijitalde de sorumlu bir şekilde yaymaktı. Bu süreçte, Adform’un Scope3 teknolojisi, satın alma envanterindeki karbon emisyonu yüksek yayınları tespit ederek kademeli olarak eledi. Bu optimizasyon sayesinde kampanyanın karbon ayak izi, 1000 gösterim başına üretilen karbon miktarını (gCO2PM) ölçen standart metrikte, 296,7 gCO2PM seviyesine kadar düşürüldü. Bu oran, Türkiye’deki benzer programatik yayınların ortalamasından yüzde 76 daha düşük bir emisyon anlamına geliyor. Kampanyanın haftalık raporları da bu optimizasyonun başarısını doğruluyor: Kampanyanın ilk haftasında 360,43 gCO2PM olan emisyon oranı, optimizasyonun etkisiyle yalnızca üç haftada yüzde 41,38 azaldı ve 236,61 gCO2PM seviyesine kadar geriledi. Kampanya boyunca elde edilen bu verimlilik, toplamda 15,6 ton CO2 tasarrufu sağladı. Bu miktar, 1 milyondan fazla akıllı telefonun şarj edilmesi sırasında oluşan emisyona ve 15 dönümlük bir ormanın bir yılda emdiği karbon miktarına eşdeğer.¹ Verimlilikten Ödün Vermeyen Erişim Kampanyanın "çifte başarı" hedefinin ikinci ayağı, sürdürülebilirlik optimizasyonu yapılırken dahi erişimden ve verimlilikten ödün vermemekti. Bu noktada Adform’un ID Fusion teknolojisi devreye girdi. ID Fusion, öncelikle farklı cihazlardaki kullanıcı kimliklerini tekilleştirerek kampanya frekansını ortalama 3 seviyesinde sabitledi. Bu sayede bütçe tasarrufu sağlanırken, kullanıcıların reklama boğulmasının önüne geçildi. Adform ID Fusion’ın asıl başarısı ise çerezsiz kitleye erişimde kendini gösterdi. Hedeflemesi en zor olan ve "dokunulmaz" olarak görülen çerezsiz tarayıcılarda toplamda %28,63’lük bir kitleye ulaşıldı. Bu sonuç, Adform teknolojisinin çerezlerin olmadığı bir dünyada bile hedeflenen kitleyi bulabildiğini ve verimliliği koruyabildiğini kanıtladı. Adform ile dijitale taşınan QNB Türkiye kampanyası, 8 Eylül ile 7 Ekim tarihleri arasında toplamda 16,4 milyonun üzerinde görüntülenme ve 15,4 milyona yakın benzersiz erişim elde ederek başarıya ulaştı. Adform Türkiye Hesap Yöneticisi Zülal Çimagil, sorumlu performans örneği olan kampanya hakkındaki değerlendirmesinde şunları söyledi: “QNB Türkiye ile yürüttüğümüz bu proje, sektörde 'performans' ile 'sürdürülebilirliğin' birbirinin alternatifi olmadığını, aksine aynı stratejinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kanıtladı. Bu kampanya, Adform'un entegre teknolojileri sayesinde markaların artık hem daha 'yeşil' ve sorumlu bir reklamcılık yapabileceğini hem de çerezsiz dünyanın zorluklarına rağmen kitlelerine verimli bir şekilde ulaşabileceğini net bir şekilde ortaya koydu. Geleceğin reklamcılığı sorumlu performans üzerine kuruluyor ve biz bu dönüşümü teknolojimizle bugünden mümkün kılıyoruz." QNB Türkiye Dijital Pazarlama İletişimi ekibi ise “QNB olarak Net0 olma sözümüz doğrultusunda dijital reklam kampanyamızda sürdürülebilir bir yayın stratejisi benimsedik. Bu kapsamda, Adform üzerinden yürüttüğümüz reklam yayınlarında Scope3 teknolojisini kullanarak yüksek enerji tüketimine sahip web sitelerini günlük olarak elimine ettik. Bu strateji sayesinde kampanya süresince toplamda yaklaşık 5 metrik ton karbon emisyonu oluşurken, ülke ortalamasıyla kıyaslandığında yaklaşık 15,6 metrik ton karbon tasarrufu sağlandı. Adform ve Scope3 teknolojilerinin desteğiyle, yüzlerce web sitesinde yüksek gösterim ve tıklama oranlarına ulaşırken, fazladan karbon emisyonlarının önüne geçerek dijital ekosistemde daha sürdürülebilir bir reklam deneyimi gerçekleştirdik.” dedi.

QNB Türkiye, Habitat ve UNDP’den Ortak Proje Haber

QNB Türkiye, Habitat ve UNDP’den Ortak Proje

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ile UNDP Bölge Koordinatörü Hamit Doğan’ın katılımıyla gerçekleşen buluşmada, çocuklar suyun döngüsünü, su tasarrufunun önemini ve doğayla kurulan bağı uygulamalı atölyelerde deneyimledi. Gaziantep Ticaret Odası, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Habitat Derneği iş birliğinde kurulan ‘’İstasyon Gaziantep’’te düzenlenen etkinlikte, çocuklar “Su ile Hayata” projesi kapsamında gerçekleştirilen atölyelerde suyun yaşamımızdaki yerini keşfetti. Katılımcılar, proje gönüllüleri ve çocukların deneyimlerine eşlik ederek suyun değerine dair farkındalık sürecine tanıklık etti. Türkiye genelinde 20 şehirde 3.600’den fazla çocuğa ulaşıldı QNB Türkiye, 2015 yılında kurduğu “Minik Eller Büyük Hayaller” Sosyal Sorumluluk Platformu ile bugüne kadar 750 binden fazla çocuğun hayallerine ilham verdi. Platformun çevresel sürdürülebilirlik alanındaki en güçlü uygulamalarından biri olan ve geçtiğimiz yıl başlayan “Su ile Hayata” projesi, 7–14 yaş arası çocuklarda suyun değeri, su tasarrufu ve çevresel farkındalık konularında bilinç geliştirmeyi hedefliyor. Türkiye’nin her bölgesinden şehirlere uzanan eğitimlerle çocuklara su bilinci, su tasarrufu, yağmur suyu ve kullanımı, su ve sürdürülebilirlik, gelecekte su ve su kaynaklarının tüketimi ile Türkiye’de ve dünyada su kaynaklarının yönetimi olmak üzere başlıca konularda eğitimler veriliyor. Bugüne kadar 69 gönüllü eğitmenle 20 şehirden 3.600’den fazla çocuğa ulaşılan proje, saha eğitimleri, Sevgi Evleri’nde düzenlenen özel oturumlar ve https://suilehayata.com/ adresindeki dijital içeriklerle öğrenme deneyimini sürekli hale getiriyor. Gönüllü eğitmenler gezici kütüphane etkinlikleriyle köylere de ulaşarak suyun hikayesini çocuklarla birlikte yeniden yazıyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Dünya Çevre Günü gibi özel günlerde düzenlenen buluşmalarda, çocuklar hem eğlenerek öğreniyor hem de suyun geleceğine dair söz sahibi olabilecekleri bir alanda kendilerini ifade ediyor. Suyun yolculuğunu anlatan deney setleri, su filtreleme sistemleri, su saati, su pompası ve yağmur suyu hasadı gibi atölye uygulamalarıyla çocuklar, güncel su sorunlarına kendi çözümlerini üretme fırsatı buluyor. Her bir etkinlikte, bir damlanın bile fark yaratabileceğini hisseden çocuklar, doğayla daha güçlü bir bağ kurarak “su ile hayatı” deneyimliyor. Proje, Türkiye’nin dört bir yanında çocukların öğrenme merakıyla büyürken doğayla uyumlu yaşam alışkanlıklarını benimsemelerine katkı sağlıyor. Ömür Tan: “Suyun geleceği, farkındalıkla şekillenecek” QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, ülkemizin sanılanın aksine su zengini bir ülke olmadığına dikkat çekerek, “Artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı yıllar içerisinde gerileyerek 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu tahminler, bizlere suyu değerini bir kez daha hatırlatarak, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna gelebileceğini gösteriyor.” dedi. Tan, “QNB Türkiye olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, iş yapış biçimimizin merkezinde yer alan önemli bir değer olarak görüyoruz. Çocuklarda farkındalık oluşturmak bizim için geleceğe yapılan en değerli yatırım” diye konuşarak şöyle devam etti: “Bugün Gaziantep’te, ‘Su ile Hayata’ projemizin en anlamlı duraklarından birinde çocuklarımızla bir aradayız. Bu proje, suyu yalnızca bir kaynak değil, bir yaşam öğretisi olarak anlatıyor. Bugün burada gördüğümüz enerji, merak ve bilinç bize umut veriyor. Bu proje, doğaya ve geleceğe verdiğimiz bir söz. Yalnızca bu tarz sosyal sorumluluk projeleriyle değil, işimizin her alanında sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyoruz. QNB Türkiye olarak 2050 yılına kadar Net Sıfır emisyon hedefine ulaşma taahhüdünde bulunduk. Bu hedef, yalnızca kendi karbon ayak izimizi azaltmakla sınırlı değil; finansman gücümüzü düşük karbonlu yatırımları desteklemek ve yeşil ekonomiye geçişi hızlandırmayı da kapsıyor. “Su ile Hayata” gibi projeler ise bu dönüşümün toplumsal ayağını güçlendiriyor, çünkü sürdürülebilir bir gelecek, yatırımlarla olduğu kadar farkındalıkla da inşa ediliyor.” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic açılış konuşmalarında, projenin çocuklarda su bilincini erken yaşta geliştirmede oynadığı rolün altını çizdi. Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu: “Su ile Hayata projesiyle, çocuklarda sürdürülebilir bir yaşam bilincinin temelini atmayı, suyun önemini aktarırken su varlıklarının sürdürülebilirliği için adım atmaya çocuklardan başlamayı hedefliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, binlerce çocuğun suyu koruma ve çevreye duyarlı davranma konusunda bilinçlendiğini görmek gurur verici. Proje dönemi boyunca çocukları, gönüllüleri ve ebeveynleri su teması etrafında buluşturduk. Gönüllü eğitmenlerimizle Türkiye’nin dört bir yanında binlerce çocuğa ulaşarak onlara suyun sadece bir kaynak değil, yaşamın kendisi olduğunu anlatmaya çalıştık. Projenin gelecek dönemlerinde de yaşamın kaynağını korumaya devam edeceğiz” UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic: “Su kaynakları Türkiye de dahil her yerde sınırlı. İklim değişikliğinin artan etkileriyle birlikte ülke, su kaynakları üzerinde giderek artan bir baskıyla karşı karşıya. Yağış düzenleri değişiyor, barajlardaki su seviyeleri düşüyor ve bu da suyu tasarruflu ve akıllı kullanmayı her zamankinden daha önemli hale getiriyor. “Su ile Hayata” Projesi bu açıdan özellikle önemli; çünkü çocuklara suya saygı duymayı, onu verimli kullanmayı ve korumayı öğretiyor. Şimdiye kadar proje 20 ilde 3.600’den fazla çocuğa ulaştı ve çocukların suyun her damlasının neden değerli olduğunu anlamalarına katkı sağladı. Ve biz bununla yetinmek istemiyoruz. Amacımız, bu çalışmayı daha da genişleterek ülke genelinde çok daha fazla çocuğa ulaşmak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.