Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Qr Kod

Kapsül Haber Ajansı - Qr Kod haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Qr Kod haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürü İHA’lar Gaziantep’te Yarışacak Haber

Sürü İHA’lar Gaziantep’te Yarışacak

İnsansız hava araçlarının tek tek hareket etmek yerine birbiriyle koordineli biçimde görev yapabilmesini sağlayan Sürü İHA teknolojileri, geleceğin savunma ve sivil uygulamalarında kritik rol üstlenmeye hazırlanıyor. Orman yangınlarının tespitinden afet yönetimine, keşif ve gözetleme faaliyetlerinden savunma teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanı bulunan bu teknoloji, TEKNOFEST 2026 kapsamında gençlerin geliştirdiği yenilikçi çözümlerle gerçek görev senaryolarında test edilecek. TEKNOFEST 2026 Sürü İHA Yarışması, İHA’ların belirlenen otonom görevleri sürü halinde gerçekleştirebilmesini sağlayan yazılım, algoritma ve sistemlerin geliştirilmesini ve bu teknolojilerin gerçek dünya koşullarında sınanmasını amaçlıyor. Yarışmada en az üç aktif İHA’dan oluşan sürülerin, birbirleriyle koordineli şekilde hareket ederek verilen görevleri başarıyla tamamlaması bekleniyor. Tek komutla kalkıştan otonom inişe kadar zorlu görevler Yarışmanın Dinamik Sürü Kabiliyeti Görevi, takımların geliştirdiği sistemlerin otonomi ve koordinasyon yeteneğini kapsamlı biçimde test edecek. Göreve rastgele bir dizilimde başlayan İHA sürüsü, tek bir komutla eş zamanlı olarak havalanarak başlangıç formasyonuna geçecek. Ardından rota üzerindeki QR kod noktasına ulaşan sürü, kameraları aracılığıyla QR kodunu otonom olarak algılayıp çözümleyecek ve elde ettiği komutlara göre görevini sürdürecek. Bu aşamada sürünün formasyon değiştirmesi, eğimli uçuş gerçekleştirmesi, irtifa değiştirmesi ve sürüye yeni bir İHA’nın eklenmesi ya da bir İHA’nın sürüden ayrılması gibi farklı görevleri koordinasyon içinde yerine getirmesi gerekecek. Görev sırasında sürüden ayrılan bir İHA, belirlenen renkli iniş alanına otonom olarak iniş yaparak sistemini devre dışı bırakacak ve süresi dolduğunda yeniden sürüye katılacak. Görevin sonunda ise sürü, hedef QR noktasına göre yönelimini güncelleyerek başlangıç alanına dönecek ve güvenli biçimde otonom iniş gerçekleştirecek. Bir operatör, birden fazla İHA Yarışmanın ikinci ayağını oluşturan Yarı Otonom Sürü Kontrolü Görevi ise insan ve otonom sistem arasındaki koordinasyonu ön plana çıkaracak. Takımların sürüleri, tek bir joystick veya RC kumanda üzerinden verilen operatör girdileriyle senkronize biçimde yönetilecek. Bu görevde İHA’ların formasyonlarını koruyarak topluca ileri-geri, sağa-sola, yükselme-alçalma ve kendi eksenlerinde dönme hareketlerini gerçekleştirmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra sürünün merkezi sabit tutulurken formasyonun birlikte eğimli şekilde yönlendirilmesi de takımların kontrol kabiliyetlerinin sınanacağı görevler arasında yer alıyor. 165 takımdan 19 takım finale kaldı Sürü İHA teknolojilerinin geleceğine yön verecek genç mühendis ve teknoloji geliştiricilerini bir araya getiren yarışmaya toplam 165 takım ve 806 üye başvurdu. Ön Tasarım Raporu, Ön Değerlendirme Sunumu, Kritik Tasarım Raporu ile Uçuş Kanıt ve Yazılım Değerlendirme Videosu aşamalarını başarıyla tamamlayan 19 takım ve 171 üye finale kalmaya hak kazandı. Finalist takımlar Türkiye’nin 12 farklı ilinden geliyor. Sakarya, Kırşehir, Konya, Erzurum, Adana, İstanbul, Erzincan, Kocaeli, Bursa, Ankara, Tokat ve Elâzığ’dan finale kalan takımlar, geliştirdikleri sürü İHA sistemleriyle Gaziantep’te dereceye girmek için mücadele edecek. Gençlerin teknoloji yarışı Gaziantep’te T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde ve paydaş kurumların katkılarıyla gerçekleştirilen TEKNOFEST’in, gençleri ileri teknoloji alanlarında üretmeye ve geliştirmeye teşvik eden yarışmaları arasında yer alan Sürü İHA Yarışması’nın finalleri, 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziantep Yeşil Kent Stadı’nda gerçekleştirilecek. Finalin ilk gününde açılış ve oryantasyonun ardından teknik kontroller yapılacak ve takımlar kura sürecinin tamamlanmasıyla Dinamik Sürü Kabiliyeti Görevi’ne başlayacak. 7-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek görevlerle takımların otonom sürü teknolojileri sınanırken, 9-11 Eylül tarihleri arasında Yarı Otonom Sürü Kontrolü Görevi kapsamında sürülerin operatör kontrolündeki koordinasyon kabiliyeti değerlendirilecek. Final sürecinin son gününde ise mansiyon ödüllerinin belirlenmesi ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirilecek. Yarışmada dereceye giren takımlar 300 bin TL’lik birincilik, 250 bin TL’lik ikincilik ve 200 bin TL’lik üçüncülük ödülünün sahibi olacak. Derece ödülü için takımların iki görevden de puan alması ve toplamda en az 200 puana ulaşması gerekecek. Bu şartların sağlanamaması halinde jüri kararıyla mansiyon ödülleri verilebilecek. Yarışmada ayrıca performans gösteren takımlara En İyi Takım Ruhu, En Özgün Yazılım ve En Özgün Tasarım ödülleri de takdim edilecek. Geleceğin otonom sistemleri gençlerin ellerinde gelişiyor TEKNOFEST çatısı altında gençlerin yalnızca teknoloji kullanıcısı değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve üreten bireyler olarak yetişmesini destekleyen yarışmalar, Türkiye’nin yüksek teknoloji vizyonunun önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Sürü İHA Yarışması ise bu vizyonun, otonom sistemler ve yapay zekâ destekli koordinasyon gibi geleceğin teknolojilerinde somut karşılık bulduğu alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Gaziantep’te gerçekleştirilecek finalde genç takımların geliştirdiği sistemler; yalnızca uçuş kabiliyetleriyle değil, aynı zamanda birlikte düşünebilen, karar verebilen ve görev paylaşımı yapabilen bir İHA sürüsünün nasıl çalışabileceği üzerinden değerlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank, Vinov İş Yeri Mobil ile Garantili Tahsilatı Sahaya Taşıyor Haber

VakıfBank, Vinov İş Yeri Mobil ile Garantili Tahsilatı Sahaya Taşıyor

Vinov İş Yeri Mobil ile özellikle saha satışı yapan, bayi ve saha pazarlama ağı yaygın olan firmalar; ek cihaz, POS veya fiziksel evrak ihtiyacı olmadan, cep telefonları üzerinden vadeli ya da taksitli tahsilat sürecini başlatabiliyor. VakıfBank, ticaretin ödeme ve tahsilat süreçlerine yenilikçi çözümler sunan Vinov ekosisteminin sınırlarını genişletti. Banka, mevcut Vinov İş Yeri yapısını mobil uygulama üzerinden sahaya taşıyarak; işletmelerin satış anında hızlı, güvenli, vadeli, taksitli ve VakıfBank garantili tahsilat kaydı oluşturabilmesini sağlayan Vinov İş Yeri Mobil uygulamasını kullanıma sundu. Vinov İş Yeri Mobil sayesinde firmaların saha satış ekipleri; müşteri ziyaretlerinde, mağaza, bayi veya saha satış ortamlarında, alıcıyla belirledikleri tutar, vade ve taksit koşullarına göre anında Vinov tahsilat kaydı oluşturabiliyor. Borçlu müşteri ise Vinov APP veya VakıfBank Mobil üzerinden işlemi onaylayarak süreci kolayca tamamlıyor. Uygulama; QR kod, TCKN, VKN veya cep telefonu ile müşteri sorgulama ve kayıt oluşturma imkânı sunuyor. Cep telefonuyla Vinov tahsilat kaydı oluşturulabilecek Yenilikçi çözümlerle finans sektöründe birçok öncü uygulamayı hayata geçiren VakıfBank, reel sektörün ödeme, tahsilat ve nakit akışı ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. VakıfBank inovasyonu olan Vinov; bugün ticaret hayatının farklı ihtiyaçlarına cevap veren güçlü bir yapıya dönüştü. Vinov İş Yeri Mobil ile bu ekosistem bir adım daha ileri taşınarak Vinov İş Yeri’ni işletmelerin cebine, satışın gerçekleştiği ana ve sahaya indiriyor. Vinov İş Yeri Mobil ile firmalar; mağazada, bayide, müşteri ziyaretinde veya saha satış ortamında cep telefonlarıyla Vinov tahsilat kaydı oluşturabiliyor. Müşteri de QR kod veya mobil onay ile işlemi tamamlıyor. Firmalarımıza sadece dijital kolaylık değil aynı zamanda tahsilat güvenliği, operasyonel hız ve nakit akışı öngörülebilirliği sağlanıyor. Vinov İş Yeri Mobil, Vinov’un sağladığı vadeli, taksitli ve VakıfBank garantili tahsilat imkânlarını da içeren çok daha kapsamlı bir dijital tahsilat çözümü sunuyor. Merkezden talimat beklemeksizin işlem yapılabilecek Vinov İş Yeri Mobil, iş yerlerinin ve saha satış ekiplerinin Vinov tahsilat süreçlerini lokasyondan bağımsız, hızlı ve pratik şekilde yönetmesine imkân sağlıyor. Vinov Mobil üzerinden tekil veya toplu tahsilat kaydı oluşturulabiliyor. TCKN/VKN, cep telefonu bilgisi, QR/karekod ya da kayıtlı işlem seçimiyle müşteri yanında anlık kayıt süreci başlatılabiliyor. Böylece bayi, alt bayi, toptan satış, saha satışı ve teslimat anındaki tahsilat süreçlerinde merkezden talimat beklenmeksizin işlem gerçekleştirilebiliyor. Saha ekipleri satış anında Vinov kaydı oluşturarak tahsilat sürecini dijital ortamda tamamlayabiliyor. Vinov İş Yeri Mobil ile listeleme, iptal, kampanya görüntüleme ve erken ödeme alma hesaplama aracı gibi temel fonksiyonlara da kolaylıkla erişilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Drone Teknolojisiyle 3 Milyon Ağaç Tohumu Daha Doğayla Buluşuyor Haber

Drone Teknolojisiyle 3 Milyon Ağaç Tohumu Daha Doğayla Buluşuyor

Ecording iş birliğiyle geçtiğimiz yıl başlattığı ağaç tohumu projesi kapsamında bugüne kadar 5,5 milyon tohumu doğayla buluşturan BİM, 3 milyon ağaç tohumunu daha drone teknolojisiyle Türkiye’nin ormanlarına kazandıracak. Böylelikle proje kapsamında ekilen toplam tohum sayısı 8,5 milyona yükselecek. Çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal faydayı birlikte odağına alan proje, 2026 yılında etkisini artırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Ecording iş birliğiyle hayata geçirilen ve ilk fazında 2,5 milyon, ikinci fazında 3 milyon ağaç tohumu ekilen projenin üçüncü fazında 3 milyon ağaç tohumu daha doğayla buluşturuluyor. Proje kapsamında 152 futbol sahası büyüklüğünde 106 hektarlık bir alana ekilen toplam 8.5 milyon tohumun oluşturduğu yeşil alanların sağlayacağı oksijenin 759.265 kişinin bir yıllık oksijen ihtiyacına denk geliyor. Biyoçeşitliliğin korunmasına ve ekosistemlerin onarılmasına katkı sağlayan proje, aynı zamanda iklim krizinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği bölgelerde yaşayan kadınların tohum işleme sürecine dahil edilmesiyle de yerel toplulukların güçlenmesine destek oluyor. Proje için özel olarak tasarlanan ve üzerinde “Dost’tan Doğaya” yazan Dost Süt ürünlerini tercih eden BİM müşterileri de bu sürecin aktif bir parçası olabiliyor. Müşteriler, ürün ambalajında yer alan QR kod aracılığıyla eriştikleri tohum takip sistemi üzerinden, tohumların büyüme yolculuğunu adım adım izleyebiliyor. Üçüncü faz ürünleri 25 Ağustos tarihinde BİM raflarında yerini alacak. BİM Ticaret Başkanı Umut Baba, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “BİM olarak sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimimizin merkezine koyuyor; doğaya, topluma ve geleceğe karşı sorumluluğumuzla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevre dostu yaklaşımımızı yalnızca operasyonel faaliyetlerimizde değil, ürünlerimiz aracılığıyla da hayata geçiriyoruz. 2025 yılında Ecording ile başlattığımız ağaç tohumu projesinde bugüne kadar 5,5 milyon tohumu doğayla buluşturduk. Bu yıl eklediğimiz 3 milyon tohumla birlikte toplam 8,5 milyon tohuma ulaşarak projenin çevresel etkisini daha da büyüttük. Ülkemizdeki ekosistemlerin onarılmasına sunduğumuz somut katkının önemli bir göstergesi olan projemizle yerel toplulukların güçlenmesine ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılmasına da katkı sağlıyoruz. Bu anlamlı projeye katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve projeyi sahiplenerek destek olan BİM müşterilerimize gönülden teşekkür ederiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzocam Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi ile Akıllı Üretim Dönemini Başlattı Haber

İzocam Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi ile Akıllı Üretim Dönemini Başlattı

Türkiye yalıtım sektörünün lideri İzocam, üretim süreçlerinde dijital dönüşüm yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedefleri doğrultusunda dijital altyapısını güçlendiren şirket, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi’ni Tarsus Tesisinde devreye aldı. Üretim sahasındaki tüm kritik verileri tek merkezde toplay arak gerçek zamanlı analiz imkânı sunan sistem, yapay zekâ destekli altyapısıyla üretim süreçlerini daha akıllı, daha izlenebilir ve daha verimli hale getiriyor. Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “Dijitalleşmeyi; operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedeflerimizin en önemli yapı taşlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Üretimden kalite yönetimine, enerji kullanımından bakım süreçlerine kadar tüm operasyonlarımızı veri odaklı yönetim anlayışıyla sürekli geliştiriyoruz. Bu kapsamda devreye aldığımız Metriks sistemi, yalnızca mevcut süreçlerimizi dijital ortama taşımıyor; aynı zamanda üretim tesislerimizin geleceğini şekillendirecek akıllı üretim altyapısını da oluşturuyor" dedi. Üretim sahasındaki tüm ver iler tek merkezde toplanıyor Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi, üretim sahasında farklı noktalarda oluşan verileri tek dijital platformda bir araya getirerek tüm operasyonların gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlıyor. Daha önce operatörler tarafından manuel olarak takip edilen sıcaklık, basınç, hareket, enerji tüketimi ve benzeri üretim verileri, artık üretim hatlarına entegre edilen akıllı sensörler aracılığıyla otomatik olarak toplanıyor ve anlık olarak analiz ediliyor. Metriks platformu üzerinde önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yapay zekâ destekli analiz modülleriyle üretim süreçlerinin daha da akıllı hale getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, üretim süreçlerinde oluşabilecek olası sapmaların henüz sorun büyümeden tespit edilmesi, operatörlerin anlık olarak uyarılması ve müdahale süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Böylece üretim sürekliliğinin ve operasyonel güveni lirliğin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlıyor Metriks sistemi yalnızca üretim süreçlerini daha etkin yönetmeye değil, enerji verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye de katkı sunuyor. Platform bünyesindeki Enerji Yönetim Sistemi (EMS) modülü sayesinde tesislerde enerji tüketimi anlık olarak takip edilirken, enerji kayıplarının kaynağı ve büyüklüğü ayrıntılı biçimde analiz edilebiliyor. Enerji kullanımının optimize edilmesiyle birlikte karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalara da önemli katkı sağlanıyor. Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerini de ileriye taşıdığını belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "İzocam olarak dijital dönüşümü yalnızca üretim verimliliğini artıran bir teknoloji yatırımı olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veriye dayalı yönetim anlayışı sayesinde hem kaynaklarımızı daha verimli kullanıyor hem de enerji tüketimimizi ve çevresel etkimizi daha etkin şekilde yönetebiliyoruz. Bu yaklaşım, 2050 net sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalara da güç katıyor" şeklinde konuştu. Kalite yönetiminde gerçek zamanlı kontrol dönemi Sistemin sunduğu ileri analitik ve makine öğrenme altyapısı ise yalnızca mevcut durumu izlemekle sınırlı kalmıyor. Üretim verilerini analiz ederek geleceğe yönelik tahminleme modelleri oluşturan sistem sayesinde ham madde bileşimlerinin ürün kalitesine etkisi önceden öngörülebiliyor, ekipman performansı takip edilerek bakım süreçleri daha etkin planlanabiliyor. Böylece hem üretim verimliliği artırılıyor hem de olası duruşlar ile yüksek bakım maliyetlerinin önüne geçiliyor. İzocam, Metriks pl atformunu önümüzdeki dönemde kalite yönetim süreçlerini daha da güçlendirecek yeni modüllerle geliştirmeyi planlıyor. Bu kapsamda devreye alınması hedeflenen Canlı İstatistiksel Süreç Kontrolü (SPC) altyapısı sayesinde üretim hattından gelen verilerin anlık olarak analiz edilmesi, süreçlerde oluşabilecek sapmaların erken aşamada tespit edilmesi ve hurda ile fire oranlarının azaltılması amaçlanıyor. Yine ilerleyen aşamalarda hayata geçirilmesi planlanan QR kod entegrasyonu ile ürünlerin üretim hattı boyunca izlenebilirliğinin artırılması ve kalite süreçlerinin daha şeffaf, daha kontrol edilebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. İzocam’da dijital dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirten Genel Direktör Kerem Kürklü, "Veri odaklı yönetim anlayışımızı güçlendirecek yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dijital teknolojilerden, yapay zekâ destek li analizlerden ve akıllı üretim sistemlerinden en yüksek verimi alarak üretim süreçlerimizi daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha esnek bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. İzocam olarak geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçirirken, sektörümüzde dijital dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TokenFlex Genel Müdürü Erkin Uzun Oldu Haber

TokenFlex Genel Müdürü Erkin Uzun Oldu

Token Finansal Teknolojiler’in iştiraki olan TokenFlex Kurumsal Hizmet Teknolojileri A.Ş.’nin Genel Müdürü Erkin Uzun oldu. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan Erkin Uzun, Bilgi Üniversitesi’nde Finansal Ekonomi alanında yüksek lisansını tamamladı. İş hayatına denetim alanında başlayan Uzun; kariyeri boyunca finans, yatırım, strateji ve iş geliştirme alanlarında yönetsel sorumluluklar üstlendi. 2022 yılından bu yana Token Finansal Teknolojiler’de Dijital Kart Çözümleri Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Uzun, TokenFlex’in kuruluş, yapılanma ve büyüme süreçlerinin sorumluluğunu üstlendi. Dijital yemek kartı ile başlayan TokenFlex, bugün hediye kartı, yakıt çözümleri, dijital cüzdan, QR geçiş ve esnek yan haklar gibi farklı alanları kapsayan bir çalışan yan hakları platformuna dönüştü. Erkin Uzun, yeni görevinde TokenFlex’in büyüme stratejisine, platform yapılanmasının güçlendirilmesine ve çalışan yan hakları alanında dijital, esnek ve sürdürülebilir çözümler sunan bir teknoloji şirketi olarak ölçeklenmesine liderlik edecek. TokenFlex Hakkında Koç Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren ve çalışan yan haklarını dijital bir platforma taşıyarak fiziksel kart zorunluluğunu ortadan kaldıran TokenFlex; mobil uygulama, NFC ve QR kod teknolojileriyle çalışan yeni nesil bir deneyim sunmaktadır. Yemek kartı hizmetine ek olarak; hediye kartları, esnek yan hak uygulamaları ve mobilite çözümleri gibi kurumsal ihtiyaçlara yönelik modüler çözümler geliştiren şirket, Türkiye genelinde yaygın kullanım ağıyla hizmet vermektedir. Tamamen dijital altyapısı, kullanıcı dostu deneyimi ve güçlü teknoloji yaklaşımıyla TokenFlex, çalışan deneyimi ve kurumsal bağlılık alanında yenilikçi çözümler sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KVKK Kararı Sonrası Mesai Takibinde Yeni Dönem Haber

KVKK Kararı Sonrası Mesai Takibinde Yeni Dönem

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) çalışanların mesai ve devam takibinde kullanılan biyometrik verilere ilişkin yayımladığı yeni ilke kararı, iş dünyasında önemli bir dönüşüm sürecini gündeme taşıdı. Kararla birlikte, çalışanların giriş-çıkış süreçlerinin takibinde parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik yöntemlerin kullanımı, veri işleme faaliyetlerinin gereklilik ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gereken bir alan olarak öne çıktı. Kurul, aynı amaca daha az müdahaleci yöntemlerle ulaşılabildiği durumlarda biyometrik veri kullanımının dikkatle ele alınması gerektiğine işaret ederken, şirketlerin çalışan devam kontrol sistemlerinde alternatif çözümlere yönelmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bulut tabanlı insan kaynakları ve iş gücü yönetimi platformu İdenfit’in CEO’su Onur Bayındır, alınan kararın yalnızca hukuki bir düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti: “Mesai takibinde yeni dönem başladı. Şirketler artık yalnızca operasyonel ihtiyaçlarını değil, veri güvenliği, çalışan deneyimi ve yasal uyumluluk süreçlerini birlikte değerlendirmek zorunda. İnsan kaynakları teknolojilerinin amacı çalışanı takip etmek değil, çalışanı güçlendirmek olmalı.” Şirketler Alternatif Çözümleri Daha Fazla Gündemine Alacak Bayındır, çalışan devam kontrol süreçlerinde biyometrik yöntemlerin dışında da birçok teknolojik alternatif bulunduğuna dikkat çekerek, son yıllarda şirketlerin daha esnek çözümlere yönelmeye başladığını ifade etti: “Günümüzde çalışan devam kontrolü için parmak izi veya yüz tanıma tek seçenek değil. QR kod ile giriş-çıkış, GPS doğrulama, mobil uygulama tabanlı çözümler ve turnike entegrasyonları sayesinde şirketler hem operasyonel verimliliklerini korurken, biyometrik veri işleme ihtiyacını azaltabilecek alternatif yöntemlerden de yararlanabiliyor.” Özellikle saha ekipleriyle çalışan, hibrit çalışma modelini benimseyen ve farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren organizasyonlarda mobil tabanlı çözümlerin hızla yaygınlaştığını belirten Bayındır, yeni düzenlemenin bu dönüşümü daha da hızlandıracağını söyledi. Çalışan Güveni ve Veri Koruma Süreçleri Ön Plana Çıkıyor Çalışanların kişisel verilerinin korunmasına yönelik farkındalığının her geçen gün arttığını vurgulayan Bayındır, şirketlerin sürdürülebilir başarı için çalışan güvenini merkeze alan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini dile getirdi: “Bugünün çalışanları yalnızca dijitalleşme beklemiyor; aynı zamanda verilerinin nasıl işlendiğini de önemsiyor. Şirketler için sürdürülebilir başarı, çalışan güvenini koruyarak operasyonel süreçleri yönetebilmekten geçiyor. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülükler ile çalışan deneyimi artık birbirinden ayrı düşünülemez.” İnsan Kaynakları Süreçlerinde Dönüşüm Fırsatı Bayındır, söz konusu kararın şirketler açısından yalnızca bir uyum zorunluluğu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, insan kaynakları süreçlerinin modernizasyonu için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti: “Bu karar, şirketler için yalnızca bir uyum zorunluluğu değil, aynı zamanda insan kaynakları süreçlerini modernize etmek için önemli bir fırsat. Geleceğin PDKS sistemleri; daha esnek, daha kullanıcı dostu ve veri minimizasyonu yaklaşımını gözeten yapılar üzerine kurulacak. Şirketler hem yasal risklerini azaltabilir hem de çalışanlarına daha güven veren bir deneyim sunabilir.” İdenfit, QR kod, GPS doğrulama, mobil uygulama ve turnike entegrasyonları gibi çözümlerle şirketlerin çalışan devam kontrol süreçlerini kişisel verilerin korunmasına ilişkin gereklilikleri gözeterek dijitalleştirmelerine ve uyum süreçlerini desteklemelerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM VTOL İHA “TURUL” Test Uçuşlarına Başarıyla Devam Ediyor Haber

STM VTOL İHA “TURUL” Test Uçuşlarına Başarıyla Devam Ediyor

Türkiye’nin önde gelen savunma ve teknoloji şirketlerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., milli imkanlarla geliştirdiği insansız hava araçlarının test faaliyetlerini sürdürüyor. STM’nin IDEF-2025 Fuarı'nda ilk kez görücüye çıkardığı, dikey iniş-kalkış kabiliyetine sahip STM VTOL İHA TURUL, saha testleri aşamasında kritik aşamaları geride bıraktı. Bulutaltı operasyonlarda fark yaratan ve istihbarat, keşif ve gözetleme (ISR) görevleri için optimize edilen TURUL, gerçekleştirilen test uçuşlarında otonom yeteneklerinden tam not aldı. Sahadan paylaşılan son görüntülerde TURUL, otonom kalkış ve seyrüseferinin ardından, sabit ve hareketli hedeflerin takibini tamamladıktan sonra başarıyla iniş yapıyor. Kalifikasyon testleri devam ederken STM bünyesinde seri üretime hazırlık çalışmaları da paralel olarak devam ediyor. İsmini Türk mitolojisinde gücü, asaleti ve gökyüzündeki mutlak hakimiyeti temsil eden efsanevi avcı kuştan alan TURUL, dikey iniş-kalkış yeteneğiyle operasyonel sahanın yeni koruyucusu olmaya hazırlanıyor. “Bulutaltı Operasyon Kabiliyetiyle Kesintisiz Gözetleme Sunuyoruz” TURUL’un başarıyla devam eden test süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, platformun modern muharebe doktrinindeki yerine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Günümüz savunma ekosisteminde, platformların sadece uçması değil, sahadaki veriyi ne kadar hızlı ve güvenli işlediği kritik önem taşıyor. Sabit kanatlı İHA’larımızın operasyonel menzil avantajını, dikey iniş-kalkış esnekliğiyle birleştirerek pist altyapısı zorunluluğunu ortadan kaldıran bir çözüm ortaya koyduk. Deniz platformlarından veya herhangi bir kara noktasından kalkış ve iniş yapabilen TURUL, özellikle bulutaltı operasyon kabiliyeti sayesinde, zorlu hava şartlarında ve yüksek irtifa gerektiren görevlerde dahi görüntüden kopmadan kesintisiz istihbarat sağlıyor. Elektronik harp direnci yüksek, milli yazılımlarla donatılmış bu sistemimizle; sınır güvenliğinden stratejik tesis korunmasına kadar her alanda tam bağımsızlık vizyonumuza bir tuğla daha ekliyoruz. QR Kod ile Milimetrik İniş Test faaliyetlerinde başarıyla uygulanan QR kod işaretleyici tabanlı iniş ve mmWave radar desteği, sistemin otonom olarak belirlenen noktaya milimetrik hassasiyetle dönmesini sağlıyor. 2 saati aşan havada kalış süresi ve 200 kilometrelik uçuş menziliyle TURUL; taktik keşif, alan gözetleme ve hedef tespiti görevlerinde uçtan uca çözüm sunuyor. TURUL ile Uzun Operasyon Süresi STM tarafından geliştirilen Sabit Kanatlı VTOL İHA Sistemi TURUL, pist ihtiyacını ortadan kaldıran yapısı ve otonom görev kabiliyetiyle hem askeri hem de sivil operasyonlarda çok yönlü bir imkan sunuyor. Uzun havada kalış süresi ve yüksek faydalı yük kapasitesiyle öne çıkan sistem, keşif, gözetleme (ISR), mühimmat bırakma, suüstü mayın tarama görevlerinde otonom olarak görevini icra edebiliyor. Entegre EO/IR görüntüleme sistemleri sayesinde gece ve gündüz görev yapabilen TURUL, tek personel ile kısa sürede kullanıma hazır hale gelebilir. Kabiliyetler Keşif, Gözetleme, İstihbaratDikey Kalkış İniş KabiliyetiQR İşaretleyici Tabanlı Hassas İniş KabiliyetimmWave Radar Destekli Hassas Otonom İniş KabiliyetiEO/IR Görüntüleme Sistemi ile Gerçek Zamanlı Görüntü AktarımıUzun Havada Kalış ve Geniş Görev YarıçapıGNSS Karıştırma Dayanımlı SeyrüseferGörev Planlama ve Otonom Uçuş YeteneğiGece/Gündüz Operasyon Kabiliyeti Teknik Özellikler Uçuş Menzili: 200 kmHaberleşme Menzili: 60 km (LOS)Operasyonel Uçuş İrtifası: 2000 m (MSL)Uçuş Süresi: 2 saatKalkış Ağırlığı: 35 kgKanat Açıklığı: 3.6 mÇalışma Sıcaklığı: -20 / +50 °C Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Servizz, Motosiklet Kullanıcılarının Servis Deneyimini Dijitale Taşıyor Haber

Servizz, Motosiklet Kullanıcılarının Servis Deneyimini Dijitale Taşıyor

Motosiklet sahiplerinin servis süreçlerinde yaşadığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirilen Servizz uygulaması, Türkiye’de ilk defa motosiklet kullanıcılarını tek platformda yetkili servislerle buluşturuyor. Kullanıcıların servis bulma, randevu oluşturma, bakım süreçlerini takip etme ve geçmiş verilere erişim gibi kritik ihtiyaçlarını tek bir platformda toplayarak servis deneyimini daha hızlı, şeffaf ve güvenilir hale getiriyor. Sevizz uygulamasının kullanıcıları, konum bazlı olarak en yakın yetkili servisleri görüntüleyebiliyor, saniyeler içinde randevu oluşturabiliyor ve tüm süreci dijital olarak takip edebiliyor. Bu yeni nesil uygulama, servis deneyimini tamamen değiştirerek sektörde yeni bir standart oluşturuyor. Motosiklet kullanıcıları, App Store'dan ve Google Play’den Servizz uygulamasını indirip kayıt oluyor. Böylece tüm satış sonrası hizmetlerini hızlıca yürütülürken araçların bakım geçmişine hesaplardan erişilebiliyor. Sigorta ve muayene gibi kritik süreçler için hatırlatmalar alınabiliyor. İsteğe bağlı vale hizmeti ile motosikletler servise ulaştırılabiliyor ve tüm işlemler tamamlandığında kullanıcıya anlık bilgilendirme sağlanıyor. Öte yandan Servizz’in sunduğu sistem sayesinde, araçlara ait tüm bakım ve servis geçmişi dijital olarak kayıt altına alınıyor. Bu veriler, araç satışı sırasında QR kod aracılığıyla yeni kullanıcıya aktarılabiliyor. Böylece ikinci el araç piyasasında güvenin artırılması ve araç değerinin korunması hedefleniyor. Türkiye’de bir ilk: Uçtan uca dijital servis platformu Servizz, yalnızca bir servis bulma uygulaması olmanın ötesine geçerek; uygun hizmeti bulma, randevu yönetimi, süreç takibi gibi tüm adımları tek çatı altında topluyor. Bu özelliğiyle Türkiye’de servis deneyimini uçtan uca dijitalleştiren ilk platform olarak konumlanıyor. Kullanıcıya zaman kazandıran, güven yaratan deneyim Servizz mobil uygulamasının konum bazlı akıllı arama ile en yakın servislere harita üzerinden ulaşılabiliyor, kategori ve uzmanlığa göre filtreleme sayesinde en uygun hizmetler bulunuyor. Gerçek zamanlı takvimler sayesinde uygun saatler görülerek hemen randevu onaylatılabiliyor. Böylece büyük bir zaman kazanımı da sağlanıyor. Ayrıca servis geçmişini, ödeme bilgileri ve favori servisler güvenle saklanıyor; ihtiyaç olduğunda tek dokunuşla yeniden randevu oluşturuluyor. Servisler için de dijital dönüşüm Servizz, yalnızca araç sahiplerine değil, servis noktalarına da operasyonel kolaylık sağlıyor. Platformun sunduğu web paneli sayesinde servisler; randevu yönetimi, müşteri takibi ve geçmiş işlemleri dijital ortamda kolayca yönetebiliyor. Bu da hem verimliliği artırıyor hem de müşteri memnuniyetine katkı sağlıyor. Avantajlı bakım paketleri ile tasarruf imkânı Servizz kullanıcıları, farklı motor segmentlerine özel geliştirilen üyelik paketleri sayesinde bakım maliyetlerinde tasarruf sağlanabilecek avantajlar da sunuyor. İstanbul’da başlayan Servizz yolculuğu, kısa sürede Türkiye geneline yayılmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşletmeler, İhtiyaçlarını Karşılayan Fintech Çözümlere Yöneliyor Haber

İşletmeler, İhtiyaçlarını Karşılayan Fintech Çözümlere Yöneliyor

Türkiye’nin uçtan uca tahsilatta, inovatif fintech çözümleriyle hızla büyüyen şirketlerinden Pluspay, sahadan aldığı geri bildirimlerle ödeme sistemlerine tailored (terzi usulü) esnek yaklaşımlar geliştiriyor. Pluspay CEO’su Girayhan Koç, ”Beklentileri iyi analiz ederek ekonomik faaliyetin en canlı olduğu kesimleri fintech çözümlerimizle buluşturuyoruz. Ödeme dünyasında sınırları kaldırarak standartları ileriye taşıyoruz” dedi. Son yıllarda hızla gelişen fintech çözümleri, işletmelere finansal süreçlerini daha hızlı ve verimli yönetme fırsatı sunuyor. Geleneksel finansal sistemlerde krediye erişim, ödeme süreçleri ve muhasebe yönetimi zaman alıcı ve maliyetli olabilirken, dijital çözümler bu süreçleri kolaylaştırıyor. Sahadan aldığı geri bildirimlerle ödeme sistemlerine terzi usulü esnek yaklaşımlar geliştiren Pluspay’in CEO’su Girayhan Koç, “En iyi çözümü, en kolay kullanım şekliyle sunmayı hedefleyen felsefemiz sayesinde, her geçen gün üye işyeri ve partner firma sayımızı artırarak ilerlemeye devam ediyoruz” dedi. Fintech çözümleri, işletmeler için en büyük avantaj Ödeme dünyasında sınırları kaldıran ve standardı ileriye taşıyan öncü rol üstlendiklerini belirten Koç, “Mobil, sanal ya da fiziki POS alternatifleri, QR kod ile ödeme, mobil cüzdan entegrasyonu ya da online krediye erişim gibi fintech araçları, işletmelerin pazardaki rekabet gücünü artırıyor. Özellikle ödeme süreçlerinin güvenli ve hızlı olması son derece hayati. İşletmeler, en büyük avantajı teknolojiyle gelen verimlilikten sağlayabildiklerini anladılar. O nedenle ihtiyaçlarına uygun çözüm neredeyse onu arayıp buluyorlar. Bu bir bakıma fintech ekosisteminin gelişimi için de dinamo rolü oynuyor” şeklinde konuştu. Yasal uyumluluk, güvenlik ve hız bir arada Pluspay’in tahsilatta uçtan uca tek hesap, tek ekran, tek nokta geçidi stratejisini anlatan Koç, “HORECA (Otel, Restoran, Kafe) sektöründeki işletmelerden, lojistik ve saha operasyonlarındaki ekiplere, tüm Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler’e kadar geniş bir kesime hitap ediyoruz. Beklentileri yılların deneyimi ve sahadan aldığımız geri bildirimlerle iyi analiz ediyoruz. BKM TechPOS ile tüm banka kartları geçerli Bankaların ve ödeme cihazı (POS/ÖKC) üreticilerinin Bankalararası Kart Merkezi (BKM) üzerinden tek bir altyapı ile karşılıklı çalışmasını sağlayan bir entegrasyon sistemi olan BKM TechPOS kapsamında olmamız sayesinde tüm banka kartlarından ödeme alabiliyoruz. BKM TechPOS entegrasyonu ile tüm bankalardan tahsilat, taksit, kampanya tanımları, dijital slip, tek bir uygulama üzerinden kullanılabiliyor. Bu, hem işletmeler hem de tüketiciler için ödeme deneyimini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Tek oran ve aidatsız cihazlar Üye işyerlerimize tek oran sunuyor ve yıllık teminat bedeli almıyoruz. Cihaz kullanımını aylık fiyatlandırıyor, ayrılık durumunda herhangi bir bedel almıyoruz. Fiyatlama politikamız proje isteklerine göre daha avantajlı seviyelere de gelebiliyor. Tüm yemek kartlarıyla entegrasyon imkanı Sipariş yöneten yazılımlara entegrasyonumuz sayesinde geniş bir kapsam alanına sahibiz. Bir restoran Pluspay’le çalışmak istediğinde neredeyse sipariş yöneten yazılımların yarısıyla işbirliğimiz olduğu için hemen çalışmaya başlayabiliyoruz. Pazara hakim, POS cihazlarına entegre tüm yemek kartlarıyla entegrasyon sağlıyoruz. Farklı donanım ve POS seçenekleri E-Fatura POS, Sanal POS, Cepte POS ya da EFT POS gibi çoklu POS seçeneklerinin yanı sıra ihtiyaca uygun donanım alternatifleri de sunuyoruz. Kiosk, mini, tablet ya da Pos Lite gibi farklı donanımlarla da tüm bu hizmetlerimizi ihtiyaca uygun şekilde esnek hale getiriyoruz. Üye işyeri yönetim paneli Üye işyerlerine sunduğumuz yönetim paneli ile hizmet verdiğimiz noktalar şube yönetimi, personel yönetimi, cihaz yönetimi gibi yeteneklere kavuşmaktadır. Bununla birlikte sipariş, tahsilat, iptal, iade gibi ödemeye konu tüm aksiyonlar tek bir ekranda kayıt altına alınmakta. Ayrıca sistem, valörlü çalışmak isteyen üye işyerlerinin bekleyen valörlerini gördüğü ve finansal akışını yönettiği ekranlara da sahip. Her işlem için oluşan faturaların görüntülendiği ve KDV raporu gibi muhasebesel raporları da üreten yönetim paneli rutin muhasebe operasyonlarında da üye işyerlerimize büyük kolaylık sağlamaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.