Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Quot

Kapsül Haber Ajansı - Quot haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Quot haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eczacıbaşı Dynavit’ten Transferde Güç Gösterisi: Avrupa’nın Skor Makinesi İstanbul Yolunda Haber

Eczacıbaşı Dynavit’ten Transferde Güç Gösterisi: Avrupa’nın Skor Makinesi İstanbul Yolunda

Avrupa voleybolunun son yıllarda yetiştirdiği en etkili hücum oyuncularından biri olarak gösterilen Ekaterina Antropova, kariyerine artık turuncu-beyazlı formayla devam edecek. Genç yaşına rağmen hem kulüp düzeyinde hem de milli takım kariyerinde önemli başarılara ulaşan yıldız pasör çaprazı, Eczacıbaşı’nın şampiyonluk hedeflerinde kilit rol üstlenecek. Uluslararası arenada sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Antropova’nın transferi, yalnızca Türkiye’de değil Avrupa voleybol çevrelerinde de önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Güçlü hücumları, etkili servisleri ve kritik anlarda sorumluluk alabilen oyun karakteriyle öne çıkan oyuncu, yeni sezonda Sultanlar Ligi’nin en çok konuşulan isimlerinden biri olmaya aday. Eczacıbaşı Dynavit Yeni Sezonun En Dikkat Çeken Transferlerinden Birini Gerçekleştirdi Eczacıbaşı Spor Kulübü yönetimi, uzun süredir takip ettiği Ekaterina Antropova’yı kadrosuna katarak gelecek yıllara yönelik önemli bir yatırım yaptı. Kulüp yönetimi, genç yıldızın sahip olduğu fiziksel kapasite, teknik beceri ve uluslararası tecrübenin takımın hedefleriyle örtüştüğünü vurguladı. Kulüp Menajeri Bilun Yılmaz, transferin ardından yaptığı değerlendirmede Antropova’nın modern voleybolun ihtiyaç duyduğu tüm özellikleri bünyesinde barındırdığını ifade etti. Sahada oyunun kaderini değiştirebilecek seviyede etkiye sahip bir sporcu olduğunu belirten Yılmaz, oyuncunun kazanmaya alışkın yapısının ve üst düzey organizasyonlarda edindiği deneyimin takıma önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Yılmaz ayrıca, oyuncunun Eczacıbaşı’nın uzun vadeli vizyonuna duyduğu ilginin bu transfer sürecinde belirleyici unsurlardan biri olduğunu dile getirdi. Kulübün hedefleriyle Antropova’nın kariyer planlarının örtüşmesinin güçlü bir iş birliğinin önünü açtığı ifade edildi. Avrupa’nın En Tehlikeli Hücumcularından Biri Olarak Gösteriliyor 2003 doğumlu Ekaterina Antropova, profesyonel kariyerinde kısa sürede dikkat çekici bir yükseliş sergiledi. İtalya voleybolunun önemli kulüplerinde forma giyen başarılı oyuncu, özellikle Savino Del Bene Scandicci döneminde Avrupa çapında tanınan bir yıldız haline geldi. Sahip olduğu yüksek hücum yüzdesi, etkili servis performansı ve blok katkısıyla birçok maçta takımının en önemli silahı olmayı başaran Antropova, rakip savunmaların öncelikli olarak önlem aldığı isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Genç yaşına rağmen gösterdiği istikrarlı performans, onu Avrupa voleybolunun en değerli pasör çaprazları arasında konumlandırdı. Kulüp Kariyerinde Ödüller ve Şampiyonluklar Biriktirdi Antropova’nın kariyer yolculuğu boyunca elde ettiği başarılar, transferin neden büyük ses getirdiğini ortaya koyuyor. İtalya’da forma giydiği dönemlerde hem yerel liglerde hem de Avrupa kupalarında takımının en etkili oyuncularından biri olarak gösterildi. CEV Challenge Cup ve CEV Cup organizasyonlarında şampiyonluk yaşayan yıldız voleybolcu, her iki turnuvada da en değerli oyuncu seçilerek bireysel performansını taçlandırdı. Avrupa kupalarındaki etkileyici performansları sayesinde adını kıtanın en önemli yıldızları arasına yazdıran Antropova, daha sonra Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda da zirveye çıktı. Turnuvanın en değerli oyuncusu seçilen başarılı pasör çaprazı, aynı organizasyonda en iyi pasör çaprazı unvanını da kazanarak kariyerinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Olimpiyat Şampiyonluğundan İstanbul’a Uzanan Yolculuk Kulüp seviyesindeki başarılarını milli takım kariyerine de taşıyan Antropova, İtalya Milli Takımı’nın son yıllardaki önemli zaferlerinde aktif rol üstlendi. Özellikle uluslararası organizasyonlarda kritik anlarda ürettiği sayılarla takımının hücum yükünü taşıyan isimlerden biri oldu. Milletler Ligi şampiyonlukları yaşayan yıldız oyuncu, Paris Olimpiyatları’nda da altın madalya kazanan kadroda yer aldı. Dünya Şampiyonası zaferinde de önemli katkılar veren Antropova, büyük maçlarda ortaya koyduğu karakter ve liderlik özellikleriyle teknik ekiplerin güvendiği oyuncular arasında bulunuyor. Servis ve Hücum Gücüyle Fark Yaratıyor Ekaterina Antropova’yı rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerin başında servis etkinliği geliyor. Kariyeri boyunca birçok kez “en iyi servis atan oyuncu” ödülünü kazanan yıldız isim, maçların kırılma anlarında yaptığı servis serileriyle skor dengelerini değiştirebiliyor. Bunun yanında hücumdaki yüksek verimliliği de dikkat çekiyor. İtalya liginde ve Avrupa kupalarında defalarca en skorer oyuncu ödülüne layık görülen Antropova, hücum gücünü istikrarlı şekilde sahaya yansıtmasıyla tanınıyor. Eczacıbaşı Dynavit’in yeni transferi, yalnızca sayı üreten bir oyuncu olmanın ötesinde, takım arkadaşlarının performansını da yukarı çekebilen bir lider profili çiziyor. Bu özelliğiyle yeni sezonda turuncu-beyazlı ekibin hem Sultanlar Ligi’nde hem de Avrupa arenasında en önemli kozlarından biri olması bekleniyor. Eczacıbaşı’nın Hedefi Avrupa’nın Zirvesi Son yıllarda Avrupa’nın en güçlü voleybol organizasyonlarında sürekli olarak zirve mücadelesi veren Eczacıbaşı Dynavit, Antropova transferiyle kadrosunu daha da güçlendirmiş oldu. Kulübün yeni sezon planlamasında önemli bir yere sahip olan yıldız oyuncunun, hücum hattına büyük bir dinamizm kazandırması bekleniyor. Transferin açıklanmasının ardından voleybol kamuoyunda oluşan beklenti, Eczacıbaşı’nın yalnızca Türkiye’de değil Avrupa’da da şampiyonluk yarışının en güçlü adaylarından biri olacağı yönünde. Genç yaşına rağmen çok sayıda kupa ve bireysel ödül kazanan Ekaterina Antropova ise kariyerinin yeni sayfasını İstanbul’da açmaya hazırlanıyor.

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı

Markanın yüksek performans departmanı tarafından sıfırdan tasarlanan yeni AMG GT 4-Door Coupé, yalnızca elektrikli bir otomobil olmanın ötesine geçerek süperspor otomobil segmentine iddialı bir giriş yapıyor. Üç elektrik motorundan aldığı güçle tam 1.169 beygire ulaşan model, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 2,1 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG’nin yeni nesil elektrikli mimarisi üzerine yükselen otomobil, yalnızca hızlanma rakamlarıyla değil, Formula 1’den aktarılan teknolojileri, ultra hızlı şarj kapasitesi ve sürüş deneyimine getirdiği yeniliklerle de dikkat çekiyor. Mercedes-AMG’nin İlk Tamamen Elektrikli Süperspor Otomobili Yeni AMG GT 4-Door Coupé, markanın elektrikli performans otomobilleri için geliştirdiği AMG.EA platformunun ilk temsilcisi olarak öne çıkıyor. Bu platform, geleneksel elektrikli araç anlayışından farklı olarak yüksek performans odaklı tasarlandı ve AMG mühendislerinin yarış teknolojilerinden edindiği deneyimlerle şekillendirildi. Modelin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise güç aktarım sistemi. Mercedes-AMG, seri üretim bir otomobilde ilk kez üç adet eksenel akışlı elektrik motoruna yer veriyor. Bu teknoloji, markanın birkaç yıl önce bünyesine kattığı İngiliz mühendislik şirketi YASA tarafından geliştirildi. Önde bir, arkada ise iki motorun görev yaptığı sistem, son derece kompakt yapısına rağmen olağanüstü güç üretebiliyor. Özellikle ön akstaki motorun oldukça ince bir tasarıma sahip olması, mühendislik açısından dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Toplamda 1.169 beygir güç ve 2.000 Nm tork üreten sistem, AMG tarihinin en güçlü seri üretim modellerinden birini ortaya çıkarıyor. 10 Dakikalık Şarjla Yüzlerce Kilometre Menzil Elektrikli otomobillerde performans kadar şarj süresi de büyük önem taşıyor. Mercedes-AMG, yeni modelinde bu alanda da sınırları zorlamayı hedefliyor. Araçta kullanılan batarya paketi, Mercedes-AMG High Performance Powertrains ekibinin katkılarıyla geliştirildi. Aynı ekip, markanın Formula 1 güç üniteleri üzerinde de çalışıyor. Bataryadaki binlerce silindirik hücre, özel bir sıvı soğutma sistemiyle ayrı ayrı kontrol ediliyor. Bu teknoloji sayesinde enerji transferi çok daha verimli hale geliyor. Yeni sistemin sunduğu en dikkat çekici avantajlardan biri ise 600 kW’a kadar ulaşabilen ultra hızlı şarj desteği. Bu sayede yalnızca 10 dakikalık bir şarj işlemiyle yaklaşık 460 kilometrelik sürüş menzili elde edilebiliyor. Aracın toplam menzil değerinin ise versiyona bağlı olarak yaklaşık 700 kilometre seviyesine kadar ulaşabildiği belirtiliyor. Elektrikli Ama AMG Ruhundan Vazgeçmiyor Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte performans tutkunlarının en çok dile getirdiği konulardan biri motor sesi ve sürüş hissi oldu. Mercedes-AMG ise bu eleştirilere farklı bir çözüm geliştirmiş durumda. Marka, yeni modelde klasik AMG V8 motorlarının karakterini dijital olarak yeniden oluşturdu. Özel sürüş modunda araç, vites geçişlerini taklit eden geri bildirimler sunarken, AMG’nin efsanevi sekiz silindirli motorlarını anımsatan ses efektleri de kabine aktarılıyor. Bu sistem yalnızca birkaç yapay ses üretmekle sınırlı değil. Binlerce farklı ses dosyası gerçek zamanlı olarak işleniyor ve sürüş tarzına göre değişen bir akustik deneyim ortaya çıkıyor. Gaz tepkileri, hızlanma karakteri ve ses seviyesi sürücünün kullanım şekline göre anlık olarak farklılaşabiliyor. Yarış Teknolojileri Günlük Kullanıma Uyarlandı Mercedes-AMG, yeni elektrikli modelinde pist teknolojilerini günlük sürüşle bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda sürücülere sunulan gelişmiş ayar sistemleri sayesinde aracın karakteri kişisel tercihlere göre şekillendirilebiliyor. Orta konsolda yer alan fiziksel kontrol elemanları aracılığıyla çekiş kontrolü, direksiyon tepkileri ve yol tutuş karakteri detaylı şekilde ayarlanabiliyor. Böylece tamamen dijitalleşen otomotiv dünyasında, sürücünün otomobille kurduğu mekanik bağ korunmaya çalışılıyor. Araçta ayrıca aktif süspansiyon teknolojileri, elektronik kontrollü denge sistemleri ve gelişmiş dört tekerlekten yönlendirme sistemi de bulunuyor. Arka tekerleklerin yön değiştirebilmesi sayesinde düşük hızlarda daha çevik bir sürüş elde edilirken, yüksek hızlarda ise stabilite artırılıyor. Aerodinamik Yapı Performansı Destekliyor Yeni AMG GT 4-Door Coupé’nin geliştirme sürecinde aerodinamik verimlilik önemli bir rol oynadı. Gövde altında yer alan aktif hava yönetim sistemleri, ihtiyaç duyulduğunda devreye girerek yere basma kuvvetini artırıyor. Aracın ön bölümündeki hava kanalları, batarya ve fren sistemlerinin sıcaklığına göre otomatik olarak açılıp kapanabiliyor. Arka bölümde yer alan aktif difüzör ve hareketli spoyler ise yüksek hızlarda daha fazla denge sağlıyor. Bu çözümler yalnızca performansı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğine de katkıda bulunuyor. İki Farklı Versiyonla Satışa Sunulacak Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli amiral gemisi, ilk etapta iki farklı performans seçeneğiyle müşterilere sunulacak. Serinin zirvesinde yer alan AMG GT 63 4-Door Coupé, 1.169 beygirlik gücü ve 2,1 saniyelik hızlanma süresiyle markanın şimdiye kadar geliştirdiği en etkileyici otomobillerden biri olarak konumlanıyor. Daha erişilebilir alternatif olarak hazırlanan AMG GT 55 4-Door Coupé ise 816 beygir güç üretiyor ve 100 km/s hıza yaklaşık 2,5 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG, yeni nesil elektrikli süperspor otomobilinin üretimine 2026 yazında başlamayı planlıyor. Modelin Avrupa pazarındaki ilk teslimatlarının yılın ikinci yarısında gerçekleştirilmesi beklenirken, marka bu otomobille elektrikli performans segmentindeki rekabeti tamamen farklı bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sadettin Saran’dan Memleketi Kırıkkale’ye Anlamlı Yatırım Haber

Sadettin Saran’dan Memleketi Kırıkkale’ye Anlamlı Yatırım

Türkiye genelindeki 28. spor salonu, Saran Group Onursal Başkanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın ev sahipliğinde memleketi Kırıkkale’de açıldı. Kırıkkale Osman Gazi Fen Lisesi bünyesinde inşa edilen ve adını Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alan Atatürk Spor Salonu’nun açılış törenine, Kırıkkale Vali Yardımcısı Ahmet Sait Kurnaz, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürü Rahmi Güney, AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Engin Pehlivanlı, FB Kulübü yönetim kurulu üyeleri ve Saran Group yöneticileri katıldı. Saran Group’un uzun yıllardır sürdürdüğü “Gençler Parkede” sosyal sorumluluk projesi kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde hayata geçirilen spor salonları, gençlerin sporla buluşmasını ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini hedefliyor. Kırıkkale’de açılan yeni spor salonu ile öğrencilerin modern ve donanımlı bir spor alanına erişimi sağlanarak fiziksel gelişimlerinin yanı sıra disiplin, takım ruhu ve özgüven kazanmalarına katkı sunulması amaçlanıyor. Tesis, öğrencilerin yanı sıra bölgedeki gençlerin de kullanımına açık olacak şekilde planlandı ve projenin tamamlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi. Saran Group Onursal Başkanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, açılışta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Kırıkkale benim memleketim ve burada gençler için kalıcı bir yatırım yapabilmek benim için her zaman ayrı bir anlam taşıyor. 26 yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde spor salonları açıyoruz çünkü sporun gençlerin hayatında ne kadar dönüştürücü bir rolü olduğuna inanıyoruz. Spor, sadece fiziksel gelişim değil; disiplin, özgüven ve birlikte başarma kültürü demek. Bu değerler aynı zamanda Fenerbahçe’nin de temelinde var. Biz bu anlayışla sadece spor salonları değil, bugüne kadar 8 okul ve 4 etüt merkezini de hayata geçirdik. Amacımız çok basit: Gençlere fırsat vermek. Onlara iyi imkânlar sunarsanız, gerisini zaten onlar başarıyor. Kırıkkale’de açtığımız bu salonun da birçok gencin hayatına güzel bir şekilde dokunacağına inanıyorum. Saran Group, spor ve eğitim alanında hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle gençlerin gelişimine katkı sunmaya ve Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam etmektedir. “Gençler Parkede” projesi kapsamında açılan spor salonları, Türkiye’nin farklı illerinde binlerce öğrencinin sporla tanışmasına ve daha sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor Haber

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor

. Yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcıyı buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Daha fazla iş birliği, daha fazla ortak akıl ve daha fazla cesaret” çağrısıyla geleceğe güçlü bir mesaj verdi. Dünya doğal taş sektörünün öncü buluşması Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen 31. Marble İzmir, sektörün profesyonellerini bir araya getirdi. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, il ve ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, büyükelçiler, oda ve birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda sektör profesyoneli katıldı. Açılış töreni, 31 yıldır dünya fuarcılığında marka haline gelen Marble İzmir’in tarihini, gücünü ve doğal taş sektörünü anlatan etkileyici bir performansla başladı. Sinematografik anlatı, sanatçıların büyüleyici müzik ve dans gösterileriyle zenginleşti. “Bir hayaldi, dünya markası haline geldi” Fuarın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir’in hikayesinin 37 yıl önce, büyük bütçeler ve imkanlar olmadan başladığını belirterek, “Elinde numuneyle fuar gezen, uzaktan stantlara bakıp ‘biz de yaparız’ diyen insanların inancıyla ilk adım atıldı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan bu adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş buluşmalarından birine dönüştü. O günlerde bir hayaldi; bugün ise bir dünya markası haline geldi. Geçtiğimiz yıl Marble İzmir’i, 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçiyle tamamladık. Bu yıl ise Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla, 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Marble İzmir’in hikayesi bir avuç insanın emeğiyle başladı, bugün ise dünyanın sayılı organizasyonlarından biri haline geldi. Yarın ne olacağı ise bizim bugün ne yaptığımıza bağlı” diye konuştu. “Herkes aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyel açığa çıkmaz” Marble İzmir’in hem kent hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını vurgulayan Başkan Tugay, “Türkiye’nin doğal taş ihracatını çok daha yukarıya taşıyabiliriz. Bunun için daha fazla iş birliği, daha güçlü bir ortak akıl ve daha fazla cesaret gerekiyor. Kamu, özel sektör, odalar ve dernekler aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koymamız mümkün değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğun farkındayız. İZFAŞ ile birlikte bu platformu büyütmeye ve uluslararası etkisini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. “Sektörün duayen isimlerinin adı yaşatılacak” Sektörün duayen isimlerinin adlarının ölümsüzleştirileceğini belirten Başkan Tugay, “İzmir, vefalı bir şehirdir. Kıymetini bilenin kıymetini her zaman bilmiştir. Bu anlayışla, fuarımıza değer katan isimleri onurlandırarak ilerlemeye devam ediyoruz. Daha önce sektörün duayen isimlerinden merhum Raif Türk’ün adını Fuar İzmir’deki meydanımıza vererek bir vefa örneği sergilemiştik. Bugün de aynı vefa duygusuyla merhum Erdoğan Akbulak, Kemal Arslan ve Mehmet Turgut Bekişoğlu’nun isimlerini Fuar İzmir’deki konferans salonlarına vererek kalıcı hale getiriyoruz. Çünkü bu başarı hikayesi, yıllar boyunca emek veren insanların eseridir” dedi. Başkan Tugay, bu yıl doğaya katkı sağlamak amacıyla katılımcılar adına fidan dikildiğini de belirtti. Bakan Bolat: “Dünya sarsılıyor ama işte Marble İzmir yapılıyor” Açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin doğal taş ihracatında dünyanın ilk üç ülkesi arasında yer aldığını belirterek Marble İzmir’in bu başarıya önemli katkı sunduğunu ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu vurgulayan Bolat, “Küresel doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Marble İzmir’deyiz. İZFAŞ’ın başarılı organizasyonuyla gerçekleşen bu fuar, dünya çapında ilk üç arasında yer alan, iftihar ettiğimiz organizasyonlardan biridir. Simgeleşmiş bir fuar haline gelen Marble İzmir, doğal taş sektöründe üretici ve alıcıları buluşturan önemli bir merkezdir. Bu yıl yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcı firma yer alıyor, 70 bin ziyaretçi bekleniyor. Savaşların yaşandığı, dünyanın ekonomik olarak sarsıldığı bir dönemdeyiz. Ama işte Marble İzmir yapılıyor” dedi. Bolat ayrıca, İzmir’in tarih boyunca ihracatın merkezi olduğunu belirterek, “Osmanlı döneminde de dünyaya açılan bir pencere olan İzmir, Cumhuriyet döneminde de bu rolünü sürdürdü. 2025 yılında 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat gerçekleştiren kent, dış ticaret fazlası veren nadir şehirlerden biridir. Bu güzide şehir, savaşa rağmen bu yılın ilk üç ayında da 5,3 milyar dolarlık ihracatla ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti” ifadelerini kullandı. Vali Elban: İhracat yeni maden sahalarıyla değil inovatif tasarımlarla artacak İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Uluslararası fuarcılığın başladığı bir şehirdeyiz. Mermer ve doğal taş sektörü, ‘ekmeğini taştan çıkaran’ bir anlayışla yola çıktı, ancak bugün çok daha özel ve katma değerli bir alana evrildi. Doğal taş ve makine ihracatını birlikte değerlendirdiğimizde 3 milyar dolar seviyesine ulaştık. Hedefimizin 10 milyar dolar olduğuna inanıyorum. Bu hedefe ulaşmak için yeni maden sahalarına değil, daha katma değerli ve inovatif tasarımlara ihtiyaç var. Geçmişte makinede dışa bağımlıyken bugün sektörün kullandığı makinelerin tamamı yerli üretim haline geldi” şeklinde konuştu. Bakan Yardımcısı Tancan: Anadolu mirasını dünya vitrinine çıkarıyoruz Türkiye’nin maden zenginliğine dikkat çeken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, “Bugün burada yalnızca ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bulunuyoruz. Marble İzmir, sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini buluşturan önemli bir organizasyon haline geldi. Türk mermerleri, dünyada pek çok alanda kullanılan ve tanınan ürünler arasında yer alıyor. Ülkemiz, dünya doğal taş ihracatında ilk üç ülke arasında bulunuyor ve sektördeki gücünü her geçen gün artırıyor. Bu fuarın, sektörün gelişimine katkı sağlayacağına ve önemli ticari iş birliklerine zemin hazırlayacağına gönülden inanıyorum” dedi. Şimşek: Sevgi Yolu’nda 7 firmalı fuardan bugüne geldik Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek, Sevgi Yolu’nda 7 firmayla bu fuarın temellerinin atıldığını belirterek, fuarla birlikte sektörün de büyüdüğünü vurguladı. Şimşek, 30 yıl önce makine ithal ederken bugün mermer ihraç eden bir konuma geldiklerine işaret etti. Sektörün profesyonelleri İzmir’de buluştu Fuar İzmir’de 150 bin metrekareyi aşan açık ve kapalı alanda gerçekleşen Marble İzmir, üretimden tasarıma, teknolojiden ticarete kadar doğal taş sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. Marble İzmir 14 – 17 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen firmaların yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarından katılımcıları, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan, Meksika, Rusya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere farklı coğrafyalardan nitelikli alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak. D-ESIGN Arena ile tasarım ve deneyim odağı D Holü, bu yıl “D-ESIGN Arena” konseptiyle yeniden düzenlenerek fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu alanda; mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks söyleşileri, iş görüşmeleri ve çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Doğal taşın sanatsal yönünü öne çıkaran Heykel Çalıştayı’nda ortaya çıkan eserler fuar süresince sergilenirken, fuar sonrası İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kentin kültürel yaşamına katkı sunması hedefleniyor. Marble İzmir kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması ise sektörün katma değerli dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Bu yıl 8 ülkeden 67 üniversiteden öğrencilerin katılımıyla seçilen 724 proje arasından finale kalan 19 tasarım da D Holü’nde sergileniyor. Uluslararası iş birlikleri güçleniyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği, makine ve teknoloji alanında Avrupa ile yeni ticari ve teknik açılımlar sağlarken, fuarın uluslararası konumunu güçlendiriyor. Bu iş birliğiyle bilgi ve teknoloji paylaşımının artırılması ve Türk doğal taş sektörünün küresel rekabet gücünün geliştirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası Haber

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası

Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, “Eşitİş, Eşitİz / Equal Work, Equal Worth” anlayışıyla fırsat eşitliğini, adil ve şeffaf ücretlendirme politikalarını kurum kültürünün ayrılmaz parçası olarak konumlandırıyor. Kapsayıcı ve sürdürülebilir insan kaynakları uygulamalarıyla iş dünyasına örnek olmayı hedefleyen Ülker, İsviçre merkezli Uluslararası Eşit Ücret Derneği (EQUAL-SALARY Foundation) tarafından yürütülen kapsamlı değerlendirme sürecini başarıyla tamamladı. Kadın ve erkek çalışanlar için eşit işe eşit ücret ilkesi uygulandığını; ücret farklarının objektif kriterlerle açıklandığını bağımsız denetimle uluslararası düzeyde belgeleyen Ülker, Türkiye’de 5 binin üzerinde çalışanı bulunan tüm şirketler arasında Eşit Ücret Sertifikası (Equal-Salary Sertifikası) alan ilk şirket oldu. Şirket ayrıca, dünya genelinde atıştırmalık sektöründe 5 binin üzerinde çalışanı bulunan Eşit Ücret sertifikalı ilk şirket unvanını elde etti. Ücret eşitliği, kapsamlı analizlerle ortaya kondu Bağımsız bir denetim firması tarafından yürütülen sürece, beyaz ve mavi yaka toplam 5 bin 379 Ülker çalışanı dahil edildi. Kadın ve erkek çalışanlara eşit işe eşit ücret ilkelerinin uygulandığı; ücret farklılıklarının da objektif ve anlamlı göstergelerle açıklandığı ortaya konmuş oldu. Ülker İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür, eşit işe eşit ücret yaklaşımının uluslararası bir sertifikayla belgelenmesinin, kapsayıcılık ve eşitlik anlayışlarının bir göstergesi olduğunu belirtti. Özgür, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: “Fırsat eşitliği ve kapsayıcılık, Ülker’in sürdürülebilirlik yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor. Bu uluslararası ve bağımsız tescil, Ülker’de fırsat eşitliği ve kapsayıcılığın bir hedeften öte yerleşmiş ve ölçülebilir bir kurum standardı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Eşit Ücret Sertifikası’na hak kazanmakla, yalnızca kendi kurumumuz adına değil, faaliyet gösterdiğimiz alanda da güçlü bir örnek oluşturduk. Bu başarı, küresel ölçekte sektörün kapsayıcılık, çeşitlilik ve eşitlik odağında somut göstergelerle dönüşümüne katkı sağlayacaktır. Ülker olarak geleceğin iş dünyası standartlarını da belirleyen, eşitliği kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getiren öncü uygulamalar geliştirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı  Haber

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı 

Öğrenciler yayını hazırlarken gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve doktor konukların görüşlerine de yer verdiler. Gençler yayında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını nasıl etkilediğine değindiler. Araştırdıkları bilgileri akranlarının ve ailelerin anlayacağı şekilde ilgi çekici bir içeriğe dönüştüren öğrenciler; topluma bir hafta boyunca mevsiminde yetişmiş ürünleri tercih etmeleri, mutfakta gıda israfını azaltmaları ve tabaklarını paylaşmaları için bir farkındalık çağrısı yaptı. İklim değişikliği sofraları ve insan sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele Dünya Meteoroloji Örgütü verileri ortalama küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,2°C artmış olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllar tüm dünyada kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak ölçülüyor. Deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Sel, kuraklık ve orman yangınları hem doğal yaşamı hem de tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Bu tablo, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Genç sözcüler, bu çalışmayla 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında; Açlığa Son (SKA 2), Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (SKA 3), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA 12) ve İklim Eylemi (SKA 13) hedeflerini pusula ediniyorlar. Küresel sorunlara yerel çözümler sunarak sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlıyorlar. Öğrencilerden sürdürülebilir sofralar için “Mevsiminde Tüketelim” çağrısı Bu küresel gerçeklik karşısında harekete geçen İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri, “Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği” başlıklı bir podcast hazırlayarak bu soruna dikkat çektiler. Öğrenciler çalışmalarında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını da nasıl etkilediğini ele aldı. Yayın kapsamında bir ziraat mühendisi iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, bir gıda mühendisi gıdanın üretiminden soframıza gelene kadar uzanan süreçte yaşanan değişimleri, bir çocuk doktoru ise gıda güvenliğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Böylece konu, topraktan sofraya uzanan bütüncül bir perspektifle ele alındı. Devamında da öğrenciler bu soruna yönelik çözüm önerilerini oluşturup, paylaştılar. Uzmanlara göre çevre sorunlarına; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşan gençlerin hazırladığı içerikler çevrelerini olumlu yönde etkiliyor Bu çalışma ile gençler çevre sorunlarına pasif izleyici olarak değil; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşmayı hedeflediler. Yayın hazırlığı sırasında öğrencilere rehberlik eden öğretmenler; gençlerin kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bir konuda inisiyatif almaları ve sorumluluk üstlenmelerinin, çevresel farkındalığın somut bir yansıması olduğunu belirtti. Uzmanlara göre gençlerin erken yaşta çevresel bilinç geliştirmesi, sürdürülebilir davranış alışkanlıklarının yaygınlaşmasında belirleyici rol oynuyor. Gençlerin ürettiği içerikler yalnızca akranlarını değil, ailelerini ve daha geniş toplumsal çevreyi de olumlu yönde etkileyebiliyor. “Değişim bugün başlarsa etkili olur, biz çözümün bir parçası olmayı seçtik” İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu öğrencileri, hazırladıkları podcast ile iklim krizine karşı seslerini yükselttiklerini ifade ettiler. Öğrenciler, iklim krizine karşı değişimin küçük ama kararlı adımlarla başlayacağını belirterek mevsiminde ürün tercih etmek, israfı azaltmak ve su ile enerjiyi dikkatli kullanmak gibi alışkanlıkların geleceği korumada önemli olduğunu vurguladı. Geleceğin yalnızca konuşulan bir kavram olmadığını, doğrudan kendi yaşamlarını şekillendirdiğini vurgulayan öğrenciler, bu nedenle sorumluluğu başkalarına bırakmak yerine çözümün parçası olmayı seçtiklerini belirttiler. Öğrenciler, değişimin yarın değil bugünden başlaması gerektiğini ve bu yayın ile çevrelerini bilgilendirmek ve çözüm önerilerini iletmek istediklerini ifade ettiler. İsteyen herkes öğrencilerin hazırladığı podcast’e İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları resmi podcast hesabından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi Haber

Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi

Çankaya Belediyesi, emeklilerin sosyal yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Emekli Lokalleri’nin sayısını artırıyor. Kısa bir sürede yapımı tamamlanan İlker-Mürsel Uluç Emekli Lokali, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerinin sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı. Emekli lokalinin açılış törenine, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere CHP Parti Meclisi Üyeleri, Ankara milletvekilleri, CHP Ankara İl Başkanı, Bala, Keçiören, Bağlar, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçe başkanları, muhtarlar ve çok sayıda Çankayalı katıldı. "KIVANÇ DUYUYORUZ" Açılış töreninde konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, "Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz" dedi. Açılışa katılan yüzlerce Çankayalı ’ya seslenen Başkan Güner şöyle devam etti: "Bugün burayı bir açılıştan ziyade adeta bir miting alanına çeviren bu güzel kalabalık için, katılımınız için değerli katkılarınız için, tüm komşularımıza, tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Böylesi güzel bir hafta sonunda sizlerle birlikte emekli lokalimizin açılışını yapıyor olmak büyük bir mutluluktur. İkinci yılımızı tamamlarken Gençlik Merkezini, kız öğrenci yurdunu, kent lokantalarını, Çankafelerimizi hep birlikte açtık. Bugün burada da en önem verdiğimiz eserlerimizden biri olan emekli lokallerinin üçüncüsünü açmak için bir aradayız. Emekli lokallerimizde ücretsiz çay, kahve ve çorba, poğaça gibi ikramların yanı sıra yaş almış büyüklerimize, eğitim programları ve seminerler gibi hizmetler sunuyoruz. Bugün emekliye yaptığımız bu hizmetler asla lütuf değildir. Çünkü yıllardır emeklerini sundukları, hizmet ettikleri, primlerini ödedikleri bu devletin onlara en temel vatandaşlık hizmetini sunması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Ancak bugün emeklilerimizin yaşadığı koşullar ortadır. Kent lokantalarımızda, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan 'bazılarına' buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir." "ÇANKAYA'YI DAYANIŞMANIN, PAYLAŞMANIN KALBİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Çankaya'da adil ve dürüst bir yönetim anlayışı oluşturduklarını vurgulayan Başkan Güner, "Bizler kim ne derse desin, hangi baskı unsurlarını kullanırsa kullansın, kaynaklarımızı hangi şekilde keserse kessin, sizin vergilerinizle oluşan bütçemizi, yine sizler için harcamaya, kullanmaya devam edeceğiz. Eşit adil, şeffaf, dürüst bir yönetim anlayışıyla Çankaya'yı dayanışmanın, paylaşmanın, sevginin ve kardeşliğin kalbi yapmaya devam edeceğiz" dedi. KENT YAŞAMINA AKTİF KATILACAKLAR Çankaya'da emekli lokallerinin önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini kaydeden Başkan Güner, şunları söyledi: "Sayısı sekizi bulan emekli lokallerimizde komşularımız bir araya gelecek; sohbet edecek, birlikte vakit geçirecek, yeni dostluklar kuracaklar. Büyüklerimiz kendilerini yalnız hissetmeyecekler. Kent yaşamının içinde aktif bir şekilde yer alacak ve sağlıklı bir şekilde yaşayacaklar. Bizim için en büyük mutluluk işte budur. Geçtiğimiz aylarda birlikte temelini attığımız Kırkkonaklar Mahallemizdeki Meral Gençler Alzheimer Demans Gündüz Yaşam Merkezimizi de inanıyorum ki yıl içerisinde birlikte hizmete açacağız. Bir uçtan bir uca Çankaya'nın her köşesine sizlerden aldığımız güçte, bu güzel birlikteliğimizde hizmet etmeye var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." MANSUR BAŞKAN'DAN TEŞEKKÜR Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkan'ı Mansur Yavaş da emekli lokalleri projesini Çankaya'da hayata geçiren Başkan Hüseyin Can Güner'e teşekkür etti. Emekli lokallerini Ankara genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceklerini müjdeleyen Mansur Yavaş, "81 bin emekli yurttaşımıza her ay düzenli olarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Böylesine donanımlı tesisler artık emeklilerimiz için büyük ihtiyaç haline geldi ve inşallah yenilerini de birlikte açacağız. Başta bizlere bu fikri veren sayın başkanımıza ve çalışanlarına, emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum. İlker ve Mürsel Uluç Mahallelerimize yeni lokallerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu. YAŞAM BOYU GELİŞİM Emekli Lokalleri, dış ve iç mekân tasarımlarıyla da dikkat çekiyor. Ana salon, mutfak ve toplantı odası bulunan bu merkezler, üyelerin rahat bir şekilde bir araya gelmesini sağlıyor. Lokaller, üyelik sistemiyle hizmet veriyor ve üyelerine özel olarak tasarlanmış etkinlikler sunuyor. Zihinsel egzersizleri destekleyen, işitsel-görsel becerileri geliştiren, odaklanma ve konsantrasyonu artıran aktiviteler yer alan lokallerde, üyelere ayrıca çay, kahve ve poğaça gibi ücretsiz ikramlar da sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı Haber

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı

Kadınların, ailelerin ve çocukların sosyal, kültürel ve ekonomik refahını artırmayı hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit’te hayata geçirmeye hazırlandığı Anne Şehir Merkezi Lotus ile örnek bir yaşam kompleksini daha kente kazandıracak. Bu kapsamda Ömer Türkçakal Bulvarı üzerinde inşa edilen Anne Şehir Merkezi Lotus’un çalışmaları tamamlandı. Hizmete girmeye gün sayan tesis, İzmit’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek. TEK ÇATI ALTINDA KAPSAMLI HİZMET MODELİ Anne Şehir Merkezi Lotus, diğer merkezlerden farklı olarak kapsamlı bir yaşam alanı modeli sunacak. Fiziksel aktivite alanlarından danışmanlık hizmetlerine, sosyal destek programlarından üretim atölyelerine kadar pek çok hizmet aynı çatı altında toplanacak. Anne Şehir Merkezi Lotus sayesinde kadınlar hem kişisel hem de mesleki gelişimlerini destekleyecek imkânlara erişirken, aileler güvenli ve destekleyici sosyal ortamda bir araya gelme fırsatı bulacak. PSİKOLOG, DİYETİSYEN VE FİZYOTERAPİST DESTEĞİ Anne Şehir Merkezi Lotus bünyesinde yer alan spor salonundan kadınlar aktif olarak yararlanırken, çocuğu olan annelerin çocukları da merkez içerisindeki anne yanı sınıfında güvenli ve keyifli bir ortamda vakit geçirebilecek. Tesis aynı zamanda psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist hizmetleriyle de kadınların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını destekleyen bütüncül bir hizmet anlayışı sağlayacak. DİĞER SOSYAL DONATILARDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR İzmit’e yeni bir sosyal yaşam alanı kazandıracak proje, yalnızca bir hizmet binası değil; kadınları, aileleri ve çocukları merkeze alan çok yönlü bir yaşam kompleksi olarak tasarlandı. Merkez bünyesinde yer alan “Gönül Bahçem”, “Ana Kafe” ve “Lokomotif Çocuk Köyü” bölümlerinde ise çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.